Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat

Sürü Bağışıklığı Nedir? Salgınlarda Toplum Bağışıklığına Ulaşma Konusunda Sık Düşülen Hatalar Nelerdir?

Sürü Bağışıklığı Nedir? Salgınlarda Toplum Bağışıklığına Ulaşma Konusunda Sık Düşülen Hatalar Nelerdir? Bioworld
20 dakika
5,357
  • Epidemiyoloji
  • Viroloji

Sürü bağışıklığı veya toplum bağışıklığı (İng: "herd immunity"); bir popülasyonun belli bir yüzdesinin enfeksiyon veya aşılama yoluyla, bakteri veya virüs gibi patojenlere karşı bağışık hale gelmesi ve bu sayede, toplumun geri kalanının da o patojenin sebep olduğu enfeksiyondan korunması veya o patojenden etkilenme riskinin azalmasıdır. Bir diğer deyişle sürü bağışıklığı, toplumda aşılanan veya belli bir hastalığı atlatan kişilerin, toplumda henüz aşılanmayan veya o hastalığa henüz yakalanmamış kişileri de koruma özelliğidir. Örneğin aşılama çalışmalarında, popülasyonun en azından "sürü bağışıklığı kazanabilecek düzeyde" aşılanması hedeflenir ki, aşı olmayan kişiler de bu bağışıklık sayesinde korunabilsin.

Mavi insan: Bağşıklık kazanmamış sağlıklı birey, Sarı insan: Bağışıklık kazanmış sağlıklı birey, Kırmızı insan: Bağışıklık kazanmamış hasta birey. En üstteki görselde bağışıklık kazanmamış insan topluluğunda hastalığın yayılışı görülüyor. Ortadaki görselde bağışıklık kazanmış bazı bireyler ile bağışıklığı olmayan çoğunluk bireyler hastalığı yayıyor. En alttaki görselde ise; topluluğun büyük kısmının bağışıklığı olduğu için hastalık yayılamıyor.
Mavi insan: Bağşıklık kazanmamış sağlıklı birey, Sarı insan: Bağışıklık kazanmış sağlıklı birey, Kırmızı insan: Bağışıklık kazanmamış hasta birey. En üstteki görselde bağışıklık kazanmamış insan topluluğunda hastalığın yayılışı görülüyor. Ortadaki görselde bağışıklık kazanmış bazı bireyler ile bağışıklığı olmayan çoğunluk bireyler hastalığı yayıyor. En alttaki görselde ise; topluluğun büyük kısmının bağışıklığı olduğu için hastalık yayılamıyor.
Wikipedia

Bugüne kadar aşılar sayesinde birçok ülkede kızamık, kabakulak, çocuk felci ve suçiçeği gibi hastalıklarda sürü bağışıklığı seviyesine erişilmiştir. Birazdan detaylarını göreceğimiz gibi, bu durumda da ara sıra salgınlar patlak verebilir; ancak sürü bağışıklığı olmayan durumda olacağının aksine, günümüzde bunlar çok daha seyrek ve sınırlı coğrafyalarda yaşanmaktadır. Kimi zaman şans eseri aşılanmamış bireylerin bir arada bulunması ve bu hastalıkların patojenlerinin ortamda bulunması halinde ufak salgınlar patlak verebilmektedir. 2019 yılında Disneyland'de görülen kızamık salgını bunun bir örneğidir. Grip gibi virüsler ise çok hızlı (grip örneğinde 1 yıldan kısa sürede) evrimleştikleri için, toplumun sürü bağışıklığı noktasına erişmesi hiçbir zaman mümkün olamayabilir.

Tüm Reklamları Kapat

Hangi noktadan sonra sürü bağışıklığından söz edilmeye başlayabileceğimizi, patojenin özellikleri belirlemektedir. Az sonra detaylarını göreceğimiz gibi, genel olarak bir patojen ne kadar bulaşıcı ise, sürü bağışıklığının devreye girmesi için aşılanması veya hastalığı atlatması gereken kişi oranı o kadar yüksek olacaktır. Örneğin kızamık gibi aşırı bulaşıcı bir hastalıkta sürü bağışıklığı, toplumun ancak %90'ından fazlası bağışıklığa sahipse devreye girmektedir. Daha az bulaşıcı hastalıklarda bu oran, çok daha az olabilmektedir.

"Sürü bağışıklığı" terimi, ilk kez 1923'te kullanılmıştır. 1930'larda önemli sayıda çocuğun kızamığa karşı bağışık hale gelmesinden sonra, yeni enfeksiyonların sayısının geçici olarak azaldığı gözlemlenmiş ve doğal olarak ortaya çıkan bir fenomen olarak kabul edilmiştir. Bir diğer deyişle, bir salgın normal akışına bırakılacak olursa, toplumun yeterince geniş bir kesimi hastalığa yakalanıp, ölenler eledikten ve kalanlar hastalığı atlattıktan sonra, sürü bağışıklığı "doğal" bir şekilde gelişebilmektedir. Ne var ki, görülebileceği üzere, bu yöntemde temel prensip sağkalımdır; yani vahşi bir doğal seçilim yaklaşımı söz konusudur.

Tüm Reklamları Kapat

Gelişen aşı teknolojileri sayesinde, sürü bağışıklığını sağlamak için salgınları akışına bırakmak gereksiz ve insanlık-dışı bir uygulama konumuna gerilemiştir. Aşılar sayesinde, popülasyonun geniş bir kısmına hastalığa sebep olan patojenlerin zayıflatılmış versiyonları, parçaları veya genetik materyalleri (ve bunlardan üretilen parçaları) tanıtılarak, o kişilerin hastalığa bağışıklık kazanması mümkün olmuştur. Üstelik aşı yoluyla kazanılan bağışıklık sırasında, hastalığı gerçekten geçirme sırasında olanın yanında ölme veya ağır hastalık geçirme ihtimali neredeyse yok denecek kadar azdır. Bu nedenle aşılama yoluyla bağışıklığın kazanılması, hastalığı toplumda serbest bırakmaya nazaran çok daha akılcı ve mantıklı bir yöntemdir.

Yani modern toplumlarda sürü bağışıklığından söz edebilmek için, o salgının patojenine karşı aşı geliştirilmiş olması gerekmektedir. Bu çerçevede, özellikle de COVID-19 salgını boyunca öğrendiğimiz gibi, bir salgının erken evrelerinde sürü bağışıklığından söz etmenin, birbiriyle bağlantılı 3 temel hatası vardır:

  1. Aşıların olmadığı bir bağlamda sürü bağışıklığı kavramı anlamsızdır.
  2. Çünkü aşılar olmadan sürü bağışıklığına erişmeye kalkarsanız, %0.7 gibi kulağa az gelen bir ölüm oranına sahip bir hastalık, bir gezegenden milyonlarca, belki on milyonlarca insanın silinmesine neden olur.
  3. Çok spesifik popülasyonları ve ülkeleri örnek alıp, salgın bilimin (epidemiyolojinin) temellerine sırt çevirirseniz, bu suça ortak olmuş olursunuz.

Evrim Ağacı olarak bunu, COVID-19 salgınının başından beri, tekrar tekrar, dilimiz döndüğünce söyledik:

Reklam
NordPass Ücretsiz şifre yöneticisi ile eksiksiz dijital güvenlik
  • Şifrelerinizi, kredi kartlarınızı ve kişisel bilgilerinizi güvenle depolayın.
  • İnternet sitelerine giriş bilgilerinizi tek tıkla yükleyin ve yeni şifreleri kolayca kaydedin.
  • Şifreniz çalınırsa, anlık bildirimler alın.
Fırsatı Yakalayın
30 günlük para iadesi garantisi

  1. Öncelikle Şubat 2020'de, henüz kimse virüsü ciddiye almazken "Önümüzdeki 1.5 Yılda Muhtemelen Koronavirüse Yakalanacaksınız" öngörüsünü yayınladığımızda, sürü bağışıklığının çalışmayacağını, bunu uygularsak milyonlarca insanın gereksiz yere öleceğini söylemiştik.
  2. Sonrasında Mart 2020'de, sürü bağışıklığının ateşle danstan farkı olmadığı konusunda uyarmıştık.
  3. Sürü bağışıklığında ısrar eden ülkelerden gelen verilerden yola çıkarak, Nisan 2020'de kısa vadede sürü bağışıklığını unutmamız gerektiği konusunda halkımızı bilgilendirmiştik.
  4. Sürü bağışıklığının ne olduğunu bilmeyenlerin propagandasının milyonlarca kişinin ölümü olabileceği konusunda 4 Mayıs 2020'de okurlarımızı uyarmıştık. Ayrıca Mayıs 2020 boyunca, sürü bağışıklığı stratejisini uygulayan ülkelerin başarısızlığını vurgulamış, o ayın sonunda sürü bağışıklığından çok ama çok uzak olduğumuzu anlatmış, 2020 yılının bitişinden önce sürü bağışıklığı hayalinden vazgeçmemiz gerektiğini hatırlatmıştık.
  5. Aşılarla ilgili umutların artmaya başladığı bir dönemde, Eylül 2020'de COVID-19 sürü bağışıklığındaki durumumuzu analiz etmiştik.
  6. Nihayetinde COVID-19 aşıları gerçek olduğunda, 29 Aralık 2020'de, yavaş yavaş sürü bağışıklığından söz etmeye başlayabileceğimizi anlatmıştık.

Sürü bağışıklığı konusunda uyarılarımızı yaparken, şöyle demiştik:

"Saldım çayıra, mevlam kayıra", modern bir salgınla mücadele yöntemi değildir. Orta Çağ'da bile bu kadar gevşek bir yaklaşım bulamazsınız. Aşının olmadığı bağlamlarda, sürü bağışıklığından söz edilemez. Bu tür bir konuda ısrar edilirse, bu, kasten cinayet işlemekten farksızdır.

Aşılar sayesinde, hastalığa yakalanmaksızın bağışıklık kazanan kişilerin sayısı da hızla artacaktır. Yani hastalığa yakalandığı tespit edilen her 100 kişiden 2-3'ü ölmeksizin, 10'u hastalığı atlatmasına rağmen uzun dönem COVID-19 yan etkilerini göstermeye devam etmeksizin bu hastalığa direnç kazanmak mümkün olacaktır.

Şimdi gelin, sürü bağışıklığı kavramına biraz daha yakından bakalım.

Sürü Bağışıklığı Nedir?

İnsanı hayvandan ayırmaya yönelik umutsuz çabanın dile yansıması olarak "toplum bağışıklığı" ismiyle de anılan "sürü bağışıklığı", bir türün popülasyonun yeterince büyük bir kısmında bir salgın etmenine (örneğin SARS-CoV-2 virüsüne) karşı savunma tepkisini sağlayacak moleküllerin (antikorların) bulunması, dolayısıyla virüsü taşıyan kişilerin temasa geçtiği insanların ezici çoğunluğunun halihazırda bağışıklığa sahip bireyler olması, buna bağlı olarak da virüsün artık yayılabileceği bir oyun alanı bulamayarak evrimsel yok oluş yolağına girmesidir.

Bu dramatik tanımın karşılığı olan "sürü bağışıklığı oranı", orijinal üreme sayısı 2-3 civarında olan SARS-CoV-2 gibi virüsler için %66 civarındadır (bunun nasıl hesaplandığı ile ilgili daha fazla bilgi almak için okumaya devam ediniz). Az sonra göreceğimiz gibi, bu orana erişmek işin sonu değil, işin başıdır. O noktada, yani %66 civarında, artık salgın hızla yavaşlamaya başlar ve antikorlara sahip bireylerin oranı %90 civarına ulaştıktan sonra virüs, artık daha fazla yayılamayarak, nihayetinde yok olur (ya da popülasyondaki çok kısıtlı bir alt grup içerisinde yayıldığı için artık “salgın”, en azından “pandemi” demek mümkün olmaz). Bu da pandeminin sonu demektir.

Tüm Reklamları Kapat

Sürü Bağışıklığı Nasıl Hesaplanır?

Sürü bağışıklığına, hasta olan 1 kişinin ortalamada 1'den daha az sayıda yeni vaka yarattığı zaman ulaşılmış olur. Bu durum, üreme sayısı olarak bilinen RR sayısının (yani bir kişinin hastalığı bulaştırdığı ortalama kişi sayısı) hiçbir ek önlem olmayan şartlar altında 1'in altına düşmesi demektir. Bireylerin homojen bir şekilde karıştığı ve her birinin hastalığa eşit miktarda açık olduğu ve hastalığı eşit miktarda yaydığı şartlar altında RR değeri şu şekilde hesaplanır (Denklem 1):

R=(1−pC)(1−pI)R0\LARGE{R=(1-p_C)(1-p_I)R_0}

Bu denklemde pCp_C farmasötik (ilaç ile ilişkili) olmayan önlemlerden ötürü bulaşma oranlarındaki göreli azalmadır; pIp_I hastalığa dirençli bireylerin oranıdır; R0R_0 hastalığa tamamen açık bir popülasyon içinde hiçbir önlem alınmadığındaki üreme sayısıdır. R0R_0 sayısı popülasyona bağlı olarak ve zamanla değişebilir; ayrıca bireyler arasındaki temasların doğasına ve sayısına göre ve potansiyel çevresel faktörlere göre de değişebilir. Eğer hiçbir kontrol önlemi yoksa (yani pC=0p_C=0 ise), sürü bağışıklığı için gereken koşul (yani R=(1−pI)R0R=(1-p_I)R_0 olmak üzere, R<1R<1 koşulu), hastalığa karşı direnci olan kişilerin oranı pI=1−1R0p_I=1-\frac{1}{R_0} olduğunda sağlanır.

SARS-CoV-2 için birçok R0R_0 tahmini 2.5-4 arasındadır ve bu temel üreme sayısının sayının aldığı değerler, anlamlı bir coğrafi örüntü göstermemektedir (yani coğrafyadan bağımsız gibi gözükmektedir). Fransa için hesaplanan R0=3R_0=3 değeri için sürü bağışıklığına erişmek için gereken bağışıklığa sahip birey oranı %67'dir.

Tüm Reklamları Kapat

Yukarıdaki Denklem 1'den de görebileceğimiz gibi, sürü bağışıklığının olmadığı şartlar altında, popülasyondaki dirençli birey sayısı arttıkça, salgını önlemek için alınan sosyal mesafelendirme önlemleri azaltılabilir. Örneğin eğer popülasyon hastalığa tamamen açıksa, R0=3R_0=3 olan bir durumda, salgının önüne geçmek için bulaşma oranlarının %67 düzeyinde azaltılması gerekir; ama eğer popülasyonun 3'te 1'i halihazırda sürü bağışıklığına erişmişse, salgının önüne geçebilmek için bulaşma oranları %50 düzeyinde azaltılmalıdır.

Kimi durumda, popülasyon bağışıklığı pI=1−1R0p_I=1-\frac{1}{R_0} düzeyine ulaşmadan da sürü bağışıklığına erişmek mümkün olabilir. Örneğin eğer bazı bireyler, daha fazla sayıda temasta bulundukları için hastalığa yakalanmaya ve hastalığı yaymaya daha meyillilerse, bu tür süper-yayıcılar muhtemelen hastalığa en erken yakalanacaktır. Bu süper-yayıcılara bağlı olarak, popülasyon içinde hastalığa açık birey sayısı hızla azalacaktır ve hastalığın yayılma hızı yavaşlayacaktır.

Hele ki eğer bazı analizlerin gösterdiği gibi R0 değeri 2-2.5 değil de, örneğin 3 ise, toplumun %50'sinin değil, %66'sının hastalığa yakalanması gerekiyor demek. Bu, Dünya popülasyonu için, fazladan 1.2 milyar kişinin daha hastalığı atlatıp direnç kazanması gerektiği anlamına geliyor! Yine %0.5'lik bir ölüm oranı varsayımıyla, fazladan 6 milyon kişinin ölmesi gerekmesi demek olurdu.

Sürü bağışıklığı nasıl çalışır?
Sürü bağışıklığı nasıl çalışır?

Sürü Bağışıklığı Hakkında Yaygın Mitler ve Gerçekler

Ne yazık ki, özellikle de kriz zamanları sırasında, konu hakkında bilgisi veya donanımı olmayan, konu hakkındaki akademik literatürü tarama zahmetine girmeyen kişiler tarafından kavramlar son derece yanlış bir şekilde sunulmakta ve işin hassas detayları halka yansıtılmamaktadır. Bu bakımdan, bu anlatılar sadece bir propaganda aracından öteye gidememektedir.

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Neden Çocuk Kitapları Okumalıyız

“Çoğu yetişkin, okuma sürecinin tek yönlü işlemesi gerektiğini düşünür zira bunun aksi gerileme, olgunlukta geriye gitme olarak görülür. Önce PeterveJane denen çift başlı canavarı, ardından Narnia’yı aşıp Patrick Ness ile devam edersiniz… Derken yetişkin edebiyatına geçerek zafer kazanır, sonra da hep orada kalır, bir daha asla geriye dönüp bakmazsınız çünkü geriye bakmak mevki kaybetmek demektir.
Ama insan yüreği tren gibi düz bir hatta ilerlemez. Okuma serüveni böyle bir şey değil, en azından benimkisi böyle değildi. Çocuk edebiyatını ıskartaya çıkarırsak, yetişkin gözüyle okuduğumuzda farklı bir simya yakalayacağımız zenginliklerle dolu bir mücevher kutusunu ıskartaya çıkarmış oluruz.”

Son dönemin en önemli yazarlarından Katherine Rundell, çocuk kitaplarının hayal gücünün fitilini nasıl ateşlediğini, dahası nasıl yeniden ateşleyebileceğini; çocuk edebiyatının cüretkâr ve oyunbaz tavrıyla, nasıl olup da içimizdeki eski açlıkları uyandırıp dünyaya dair yeni bakış açıları oluşturmamızı sağlayabileceğini gösteriyor. Yetişkin okur için keyifli ve ikna edici bir deneme.

Devamını Göster
₺66.00
Neden Çocuk Kitapları Okumalıyız

COVID-19 salgını sırasında sürü bağışıklığı hakkında da çok çeşitli mitler uydurulmuş, yalanlar söylenmiş ve halk, yanlış yönlendirilmiştir. Aşağıda, bu konuda dikkatimizi çeken birkaç miti ele almakta ve doğrularını anlatmaya çalışmaktayız.

Mit - 1: "COVID-19 salgınında sürü bağışıklığı, sihirli ve kesin bir sayıdır."

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, sürü bağışıklığına erişilecek noktanın belirlenmesi, belirli varsayımları ve belirsizlikleri içermektedir. Dolayısıyla kesin bir sürü bağışıklığı noktası vermek imkânsızdır. Daha önemlisi, salgının seyri boyunca hastalanan kişi sayısı da değiştiği için (ve hatta virüsün kendisi de değiştiği için), bu oran da durmaksızın değişmektedir.

Bilimde, genel olarak bir ölçüm veya hesaplama üzerinde daima belirsizlik bulunur. Buna, hata payı denir ve istatistiki olarak bu pay hesaplanabilir. Eğer COVID-19 salgınında, sürü bağışıklığından söz edebileceğimiz noktayı ele alacak olursanız, buna yönelik tahminlerin %60-90 arasında değiştiğini görürsünüz. Aşağıda, COVID-19 salgını gibi salgınlarda, bu tür bir iddiada bulunmanın zorluklarına sebep olan birkaç faktörü görebilirsiniz.

Yaş Faktörü

Ancak COVID-19 bağlamında bu olgunun etkisini nicel olarak hesaplamak zordur. Britton ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışmaya göre, eğer R0=3R_0=3 ise ve yaşa bağlı temas örüntüleri dikkate alınacak olursa (örneğin 80 yaş üstü bireylerin, 20-40 yaş arası bireylerden dikkate değer miktarda daha az teması bulunacağı varsayılırsa), sürü bağışıklığına erişmek için gereken oran %66.7'den %62.5 düzeyine düşmektedir.

Süper Yayıcılar

Buna ek olarak, aynı yaş grubundaki bireylerin temas sayısının dikkate değer miktarda çeşitlilik gösterdiğini varsayarsak, popülasyonun sadece %50'si direnç kazandığında sürü bağışıklığına erişilebilmektedir. Ancak bu senaryoda, pI=1−1R0p_I=1-\frac{1}{R_0} formülünden sapmayı, sadece birebir aynı birey grubunun potansiyel süper-yayıcılar olduğunu varsayarsak bekleriz. Eğer süper-yayıcılık olayları, bireylerden değil de, düzenlenen etkinliklerden kaynaklanıyorsa veya eğer salgın kontrol önlemleri dolayısıyla potansiyel süper-yayıcıların sayısı azalıyorsa veya kim oldukları değişiyorsa, bu durumun sürü bağışıklığına erişmek için gereken oranı düşürme etkisi azalacaktır.

Çocukların Rolü

COVID-19 için daha düşük bir sürü bağışıklığı limitine katkı sağlayacak bir diğer faktör, viral bulaş dinamiklerinde çocukların rolüdür. Yapılan ön çalışmalar, çocukların (özellikle de 10 yaş ve altındaki çocukların), yetişkinlere nazaran hastalığa daha az yakalandığını ve hastalığı daha az yaydığını göstermektedir.

Bağışıklık Süresi

Bir diğer soru, %50'lik bir popülasyon bağışıklığına erişmenin neye mal olacağıdır; çünkü özellikle de bu hastalığı hafif/orta şiddette geçirenlerde SARS-CoV-2'ye karşı kazanılan direncin ne kadar sürdüğü henüz bilinmemektedir (sezonluk koronavirüslere karşı bağışıklık genellikle kısa sürelidir). Dahası, sağlam bir bağışıklığa erişmek için hastalığı en azından birkaç kere geçirip geçirmemek gerektiği de bilinmemektedir.

Şu ana kadar hastalığa yeniden yakalanma olaylarına çok az sayıda vakada rastlanmıştır ve bu, nadir bir olgu olabileceği gibi, son derece yaygın bir durum haline de gelebilir. Benzer şekilde, daha önceden enfekte olmuş biri hastalığa yeniden yakalandığında ikinci seferi nasıl geçireceği ve halihazırda bulunan bir miktar bağışıklığın, viral döküntü ve bulaşmayı nasıl etkileyeceği de bilinmemektedir.

Grip pandemilerinde sürü bağışıklığı genellikle iki veya üç dalga geçtikten sonra yakalanır; bunların her biri, grip virüsünün tipik mevsimlik doğası dolayısıyla kesintili olarak gelir ve nadiren kapsamlı önlemleri gerektirir. Çoğu durumda daha önceki grip virüslerine yakalanmanın verdiği karşılıklı koruma sayesinde ve aşılarla sağlanabilir.

Mit - 2: "Aşılar olmadan sürü bağışıklığına ulaşmak daha iyidir."

Sürü bağışıklığının veya genel olarak "bağışıklığın" ne yolla kazanıldığının dikkate değer bir önemi yoktur. Zira bir hastalığa yakalanıp atlattığınızda da tam anlamıyla ve kalıcı bir bağışıklık oluşmayabilir; aşıyla bağışıklık kazandığınızda da... Benzer şekilde, "doğal" yollarla kazandığınız bağışıklığı, aşı yoluyla da elde edebilirsiniz. Tüm bunlar, istatistiki olarak araştırılır ve hangi yöntemle ne düzeyde bağışıklık kazanılacağı, olasılık matematiği çerçevesinde belirlenir. Bireysel özellikler, çok sayıda rastgele faktör, patojenin evrim hızı gibi birçok faktör burada rol oynar.

Tüm Reklamları Kapat

Ancak problem şu: Aşının olmadığı bir durumda, bir hastalığa karşı direnç kazanmak için yapabileceğiniz tek şey, o patojenin (örneğin virüs veya bakterinin) size bulaşmasına izin vermektir. Ancak bunun da çalışabilmesi için, o hastalığı atlattığınızda, sonraki enfeksiyonlara karşı bağışıklık kazandığınızın kesin olması gerekmektedir. Ne var ki çok iyi tanınan ve on yıllardır araştırılan hastalıklar haricinde, birçok yeni patojene karşı direncin ne kadar kalıcı olduğu önceden bilinememektedir.

Benzer şekilde, patojenin öldürücülük oranı da her zaman çok kesin bilinemeyebilir ve virüsün evrimine, alınan önlemlere, aşılara, ilaçlara, popülasyonun o anki durumuna ve birçok diğer faktöre bağlı olarak zaman içinde değişebilir. Yani bir hastalığı atlatma sonrası edineceğiniz bağışıklığın uzun dönem sürebildiğini varsaysak bile, söz konusu sürü bağışıklığına erişebilmemiz için çok büyük miktarda insanın enfekte olması gerekmektedir. Yani burada yapılması gereken, bir maliyet hesabıdır.

Koronavirüsü ele alalım. Birçok tahminlere göre, enfeksiyon bulaşan kişilerin %0.5 ila %1 arasının ölmektedir. Doğal yollarla, yani salgını kendi haline bırakarak sürü bağışıklığına ulaşma seçilecek olursa, çok fazla sayıda insan ölecektir. Sayılarla konuşacak olursak:

  • Dünya nüfusunun 7.5 milyar olduğunu varsayarsak, sürü bağışıklığına ulaşmak için 4.95 milyar insanın hastalığa yakalanması gerekmektedir. 4.95 milyar kişi enfekte olursa, %0.5'lik bir ölüm oranı varsayarsak 24 milyondan fazla insan ölecektir.
  • Daha önceden izah ettiğimiz gibi, sürü bağışıklığından söz edebilmek için yetişkin popülasyonun %40-70 arasının enfekte olması gerektiğini varsayarsak, Dünya'daki 5.5 milyar yetişkinin 2.2 milyar ila 3.9 milyar arasının enfekte olması gerekmektedir. %0.5'lik bir ölüm oranı varsayılırsa, 11 milyon ila 19 milyon kişi ölecektir.
  • Grip gibi düşünelim. Öldürücülük oranı %0.1 olsun. Aşırı iyimser yaklaşalım ve sürü bağışıklığı için bugüne kadar hesaplanan en düşük değeri alalım: %40 enfeksiyon oranı. Bu durumda, sürü bağışıklığından söz edebilmemiz için 7.5 milyar insanın 3 milyarı hastalığa yakalanmalıdır. Bu aşırı gevşek senaryoda bile 3 milyon insan ölecektir.

Üstelik bunların "sürü bağışıklığı" ile ilişkilendirilebilmesi için, toplam nüfusun değil, geriye kalan nüfusun %60 civarının hastalığa yakalanmış ve atlatmış olması gerekmektedir. Yani örneğin son senaryoda "3 milyar" dediğimiz kişi sayısı, hastalığı atlatanlar olmalıdır ("iyileşenler"). Bunun üzerine ölenleri de eklediğimizde, gerçekte hastalığa yakalanan kişi sayısı daha da fazla olacaktır. Bir diğer deyişle, doğal olarak, enfekte olup atlatan ve enfekte olup ölen kişi sayısı, burada verdiğimiz sayılardan bile büyük olacaktır.

Tüm Reklamları Kapat

Elbette bu sayılar, gerçekte olanı matematiksel modellerle ifade etme çabamızın bir ürünüdür. Ve modeller, neredeyse hiçbir zaman %100 gerçek olanı gösteremezler. Örneğin insan popülasyonları, homojen olarak dağılmadığı ve her bir birey, diğer tüm bireylerle eşit ihtimalle temas etmediği için, bu tarz "düz hesaplar" bazen yanıltıcı olabilirler. Ancak bu sayılar, insan popülasyonlarının tüm dinamizmine yönelik yapılan nicel çalışmalarla da doğrulanmaktadır. Dolayısıyla böylesine büyük bir risk faktörünü, "Bu sadece bir model!" deyip geçiştirmek bilimsel veya anlamlı değildir.

Zaten çok da fark etmez: Bu sayıların ve buradaki anlatımın amacı, 5 milyon kişi mi ölecek, yoksa 12.4 milyon kişi mi ölecek, bunu ortaya koymak değildir. Bu sayıların ve buradaki anlatımın amacı, elimizde olan katı verilerden yola çıkarak, eğer hastalığı doğal seyrine bırakarak sürü bağışıklığına erişmeye çalışacak olursak nasıl bir tablo çıkacağını göstermektir. Ve ortaya çıkan tablonun hiçbir versiyonu, kabul edilebilir ve kolayca görmezden gelinebilir sayılar vermemektedir. Bu model %50 oranında hata payına sahip olsaydı bile (ki böyle bir hata payına sahip değildir), yine de milyonlarca insanın hayatını kaybetmesinden söz ediyor olurduk.

Mit - 3: "Sürü bağışıklığına ulaşıldığında salgın biter!"

Tüm bunlar bir yana, belki de anlaşılması gereken en önemli şey, sürü bağışıklığına erişildiğinde virüsün sihirli bir şekilde ortadan kayboluvermediği gerçeğidir. İşler, sürü bağışıklığına eriştiğinizde sona ermez. Sürü bağışıklığına eriştiğinizde olan tek şey, gidişatın yavaşlamasıdır. Eğer sürü bağışıklığına erişeceğimiz nokta %80 ise, %79'da herkes hastalık riski altında, %81'de herkes kurtulmuş değildir. Yani sürü bağışıklığı, bir açma/kapama düğmesi değildir!

Popülasyon içinde yeterince bağışıklığa erişince, her bir insan artık 1'den daha az sayıda insana hastalığı bulaştırabilecektir ve böylece yeni bir epidemi (veya pandemi) başlayamayacaktır. Ancak eğer bir epidemi (veya pandemi) halihazırda başlamışsa, bu salgın yoluna devam edecektir. Eğer tepe noktasında 100.000 kişi halen enfekte haldeyse ve her biri 0.9 kişiye hastalığı bulaştıracak olursa, bu halen 90.000 yeni enfeksiyon demek olacaktır ve bu kişiler de yine daha fazla kişiye bulaştırmayı sürdürecektir. Kontrolden çıkmış bir tren, rayları yokuş yukarı gitmeye başladığı anda durmaz; benzer şekilde, hızla yayılmakta olan bir virüs, sürü bağışıklığına erişildiği anda durmaz!

Tüm Reklamları Kapat

Dahası, pandemi sona erdiğinde, popülasyonun çok büyük bir kısmı hastalığa yakalanmış olacaktır; sadece sürü bağışıklığına erişmeyi umduğumuz, nüfusun 3'te 2'si değil. Bu ek enfeksiyonlar, epidemiyologlar arasında aşırılar (İng: "overshoot") olarak bilinir.

Sürü bağışıklığından sonrası... Daha fazla enfeksiyon!
Sürü bağışıklığından sonrası... Daha fazla enfeksiyon!
The New York Times

Mit - 4: "Sürü bağışıklığına erişilen oran, evrensel bir sayıdır."

Bu, tamamen hatalıdır. Küresel salgınlarda (pandemilerde), bırakın evrensel sayılardan söz etmeyi, bir ülke içerisinde bile tek bir sayıdan söz etmek mümkün olamamaktadır. Örneğin İstanbul'daki COVID-19 salgınının dinamikleri ile, Bayburt'taki COVID-19 salgınının dinamikleri aynı değildir. Dolayısıyla bu illerimizde sürü bağışıklığına erişilebilecek oranlar da farklı olacaktır. Benzer şekilde, salgının farklı noktalarında da bu oranlar durmaksızın değişecektir.

Mit - 5: "Aşı olabilecek herkes aşılandığında, sürü bağışıklığı devreye girecektir."

Bir salgında patojeni anlamak bir şeydir (örneğin genomunu çözmek). Ona yönelik ilaç ve aşı geliştirmek başka bir şeydir. O aşıları ve ilaçları topluma etkili bir şekilde ulaştırabilmek ise bambaşka bir şeydir. COVID-19 salgını sonrasında aşılara erişim konusundaki tutarsızlıklardan da gördüğümüz üzere, aşılama faaliyetleri topyekün yapılabilen bir faaliyet değildir. Toplumun yeterince geniş bir kısmının aşılanması, kimi ülkelerde aylar, kimi ülkelerde yıllar sürecektir. Bazı ülkelerde belki de hiçbir zaman sürü bağışıklığına erişilemeyecektir.

İşte bu nedenle aşılar çıktığı için diğer korunma yöntemlerini ortadan kaldırmak büyük bir hatadır. Eğer ülkeler ve şehirler arası geçişler mümkünse, toplum sürü bağışıklığından uzaksa, virüs evrim geçiriyorsa, toplumun önemli bir kesimi halen bağışıklığa sahip değilse; maske, hijyen, sosyal mesafe gibi diğer önlemler alınmaya devam edilmeli, kriz anında karantina yöntemi uygulanarak salgın kontrol altında tutulmalıdır. Salgının kontrol edilmediği her gün, evrimleşmesine izin verilen bir gün olacaktır. Dolayısıyla aşıların, ilaçların ve hatta hastalığı atlatıp sürü bağışıklığına katkı sağlayanların bu katkılarının altının oyulması anlamına gelmektedir.

Tüm Reklamları Kapat

Benzer şekilde, toplumun tamamının aşılanması teorik olarak da mümkün olmayabilir. Örneğin bir aşı, belirli gruplar için (mesela çocuklar için) önerilmiyorsa, o kişilerin aşıyı olması mümkün olmayacaktır. Bu durumda toplumun hepsi aşılanabilir olmayacak; sürü bağışıklığına erişme ihtimali daha düşük olacaktır.

Sonuç

Salgın başından beri vurguladığımız üzere, salgınla mücadele tek bir kurşunla çözülebilecek bir problem değildir. Salgınlar ve toplumlar çok karmaşık sistemlerdir ve her ikisine yönelik de bugüne kadar geliştirilen çok oturaklı ve öngörü gücü yüksek teorilerimiz bulunmaktadır. Bu teorileri kullanan istisnasız her ülke, salgını kontrol altında tutmayı veya kötü zamanlarda işleri iyi yöne çevirmeyi başarmıştır. Bu teorilere sırt çeviren ve başına buyruk işler yapan istisnasız her ülke, salgında başarısız olmuş veya kontrolü elden kaybetmiştir. Bunun sebebi, bilimin öngörü gücünün yüksekliği ve salgınların "sihirli" olgular olmamasıdır. Salgın, bilimsel olarak anlaşılabilir ve çözülebilir bir problemdir.

Sürü bağışıklığını anlamak ve halka anlatmak, bir salgınla mücadele önemli adımlardan biridir; ancak tek başına bu kavramın bütün dertleri çözeceğini ummak hatalı olacaktır. Aşıya erişim, aşı kararsızlığı, ekonomik problemler, psikososyal problemler, risk-fayda analizleri, komplo teorileri ve daha nicesi, bir salgınla mücadelede gözetilmesi gereken sorunlardır. Genellikle bilimde söylendiği gibi:

Zor bir sorun karşısında kulağa en basit gelen çözüm, muhtemelen yanlıştır.
Alıntı Yap
Okundu Olarak İşaretle
9
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Umut Verici! 1
  • Muhteşem! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • H. Salje, et al. (2020). Estimating The Burden Of Sars-Cov-2 In France. Science, sf: 208-211. doi: 10.1126/science.abc3517. | Arşiv Bağlantısı
  • T. Britton, et al. (2020). A Mathematical Model Reveals The Influence Of Population Heterogeneity On Herd Immunity To Sars-Cov-2. Science, sf: 846-849. doi: 10.1126/science.abc6810. | Arşiv Bağlantısı
  • E. Goldstein, et al. (2020). On The Effect Of Age On The Transmission Of Sars-Cov-2 In Households, Schools And The Community. medRxiv, sf: 2020.07.19.20157362. doi: 10.1101/2020.07.19.20157362. | Arşiv Bağlantısı
  • O. Byambasuren, et al. (2020). Estimating The Seroprevalence Of Sars-Cov-2 Infections: Systematic Review. medRxiv, sf: 2020.07.13.20153163. doi: 10.1101/2020.07.13.20153163. | Arşiv Bağlantısı
  • S. Flaxman, et al. (2020). Estimating The Effects Of Non-Pharmaceutical Interventions On Covid-19 In Europe. Nature, sf: 257-261. doi: 10.1038/s41586-020-2405-7. | Arşiv Bağlantısı
  • T. Sekine, et al. (2020). Robust T Cell Immunity In Convalescent Individuals With Asymptomatic Or Mild Covid-19. Cell. | Arşiv Bağlantısı
  • A. Sette, et al. (2020). Pre-Existing Immunity To Sars-Cov-2: The Knowns And Unknowns. Nature Reviews Immunology, sf: 457-458. doi: 10.1038/s41577-020-0389-z. | Arşiv Bağlantısı
  • I. Sermet, et al. (2020). Prior Infection By Seasonal Coronaviruses Does Not Prevent Sars-Cov-2 Infection And Associated Multisystem Inflammatory Syndrome In Children. medRxiv, sf: 2020.06.29.20142596. doi: 10.1101/2020.06.29.20142596. | Arşiv Bağlantısı
  • Service de santé des armées. Investigation De L’épidémie De Covid-19 Au Sein Du Groupe Aéronaval. (1 Ağustos 2020). Alındığı Tarih: 13 Eylül 2020. Alındığı Yer: Service de santé des armées | Arşiv Bağlantısı
  • M. A. Miller, et al. (2009). The Signature Features Of Influenza Pandemics — Implications For Policy. The New England Journal of Medicine, sf: 2595-2598. doi: 10.1056/NEJMp0903906. | Arşiv Bağlantısı
  • J. Wosen. Why Coronavirus Testing Isn’t So Simple. (3 Mayıs 2020). Alındığı Tarih: 24 Nisan 2021. Alındığı Yer: San Diego Union-Tribune | Arşiv Bağlantısı
  • C. T. Bergstrom, et al. What Coronavirus Herd Immunity Really Means. (1 Mayıs 2020). Alındığı Tarih: 24 Nisan 2021. Alındığı Yer: The New York Times | Arşiv Bağlantısı
  • C. Spencer. Are You Sure You Understand Herd Immunity?. (23 Nisan 2021). Alındığı Tarih: 24 Nisan 2021. Alındığı Yer: Medium | Arşiv Bağlantısı
  • M. Krakow. A Tourist Infected With Measles Visited Disneyland And Other Southern California Hot Spots In Mid-August. (24 Ağustos 2019). Alındığı Tarih: 24 Nisan 2021. Alındığı Yer: The Washington Post | Arşiv Bağlantısı
  • L. S. Rogers, et al. What Is Herd Immunity And How Can We Achieve It With Covid-19?. (7 Nisan 2021). Alındığı Tarih: 24 Nisan 2021. Alındığı Yer: Johns Hopkins Bloomberg School of Public Health | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 01/02/2023 01:49:38 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/10388

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Tüm Reklamları Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Galaksi
Gıda Güvenliği
Sosyal
Hızlı
Ölümden Sonra Yaşam
Stephen Hawking
Evrim Kuramı
Doğa Olayları
Filogenetik
Köpekbalığı
Müfredat
Ortak Ata
Dünya
Sosyal Mesafelendirme
Sürüngen
Evrimsel Biyoloji
Oyun
Evrim Teorisi
Sağlık Bakanlığı
Yumurtalık
Manyetik
Yanlış
Egzersiz
İyi
Entomoloji
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Alıntı Yap
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
Ç. M. Bakırcı. Sürü Bağışıklığı Nedir? Salgınlarda Toplum Bağışıklığına Ulaşma Konusunda Sık Düşülen Hatalar Nelerdir?. (24 Nisan 2021). Alındığı Tarih: 1 Şubat 2023. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/10388
Bakırcı, Ç. M. (2021, April 24). Sürü Bağışıklığı Nedir? Salgınlarda Toplum Bağışıklığına Ulaşma Konusunda Sık Düşülen Hatalar Nelerdir?. Evrim Ağacı. Retrieved February 01, 2023. from https://evrimagaci.org/s/10388
Ç. M. Bakırcı. “Sürü Bağışıklığı Nedir? Salgınlarda Toplum Bağışıklığına Ulaşma Konusunda Sık Düşülen Hatalar Nelerdir?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 24 Apr. 2021, https://evrimagaci.org/s/10388.
Bakırcı, Çağrı Mert. “Sürü Bağışıklığı Nedir? Salgınlarda Toplum Bağışıklığına Ulaşma Konusunda Sık Düşülen Hatalar Nelerdir?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, April 24, 2021. https://evrimagaci.org/s/10388.

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'ndaki reklamları, bütçenize uygun bir şekilde, kendi seçtiğiniz bir süre boyunca kapatabilirsiniz. Tek yapmanız gereken, kaç ay boyunca kapatmak istediğinizi aşağıdaki kutuya girip tek seferlik ödemenizi tamamlamak:

10₺/ay
x
ay
= 30
3 Aylık Reklamsız Deneyimi Başlat
Evrim Ağacı'nda ücretsiz üyelik oluşturan ve sitemizi üye girişi yaparak kullanan kullanıcılarımızdaki reklamların %50 daha az olduğunu, Kreosus/Patreon/YouTube destekçilerimizinse sitemizi tamamen reklamsız kullanabildiğini biliyor muydunuz? Size uygun seçeneği aşağıdan seçebilirsiniz:
Evrim Ağacı Destekçilerine Katıl
Zaten Kreosus/Patreon/Youtube Destekçisiyim
Reklamsız Deneyim
Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Moderatöre Bildir

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya size sunulan (oylama gibi) diğer araçlar ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Öncül Ekle
Sonuç Ekle
Mantık Hatası Seç
Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.