Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
5,000 ATP Ödüllü Soru: Kendi kendinin üzerine düşünebilen bir şey bilinci oluşturmaz mı ve kendini duyumsayan bir şeyin materyalinin karbon, hidrojen ve oksijen yerine silikon temelli olması fark eder mi? Hemen cevapla! 500 ATP Ödüllü Soru: Neden farklı sistemlerde farklı karakteristik empedansa sahip iletim hatları kullanıyoruz? Hemen cevapla! 500 ATP Ödüllü Soru: Premium alma kısmında sürekli sorun yaşıyorum. Kaç gündür güncellemeye çalışıyorum ama olmuyor; “başarılı” diyor ama karttan para çekilmiyor. Tarihi gelmeden premium iptal olmuş. Neden böyle oluyor? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Eserler
İncelemeler
Kişiler
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
131.8K UP
İnceleyen10 9 saat önce
Bir bilimkurgu okuru ve yazarı olarak, Zümrüt Bıyıkoğlu'nun kitabının bu konuda okuduğum en faydalı kitaplardan birisi olduğunu söyleyebilirim. Kitap, bilimkurgunun ne olduğunu, sınırlarının nereye uzandığını ve bir tür olarak nasıl inşa edildiğini derinlemesine, ancak okuru yormayan bir metodolojiyle ele alıyor. Bilimkurgunun tarihi ve tanımıyla başlayan metin; novum, bilimkurgunun çeşitleri, katı ve yumuşak bilimkurgu gibi teorik kavramları açıkladıktan sonra, dünya ve toplum yaratma pratiklerine kadar uzanan geniş bir rehber halini alıyor.

Kitaptan en çok aklımda kalan şey, "novum" kavramı oldu. "Novum", bilimkurgu eserlerinde, okurun alışılagelmiş dünyadan farklı bir kurgusal evrende olduğunu anlamasını sağlayan unsur. Kitapta da vurgulandığı üzere novum sadece fiziksel bir materyal ya da teknolojik bir aygıt olmak zorunda değil. Farklı bir bilinç yapısı, alternatif bir toplumsal sistem ya da tamamen yeni bir kavram da bir eserin novumu haline gelebiliyor. Bilimkurgu türünün esnekliğini ve zihinsel sınırlarını anlamak adına iyi bir anahtar.

Kitabın en sevdiğim yanı, arkasında ciddi bir akademik birikim barındırmasına rağmen akademinin o mesafeli ve soğuk üslubundan uzak durması. Sayfaları çevirirken usta bir yazarla baş başa oturmuş, samimi tavsiyeler alıyormuşum gibi hissettim. Bu samimiyeti pekiştiren en önemli unsurlardan biri de türler arası geçişler. Yazarın bilimkurguyu ara sıra farklı türlerle, mesela fantastikle kıyaslaması, anlatmak istediği konuları epey anlaşılabilir kılmış.

Kitabın içinde birçok kült bilimkurgu eserinin adı geçiyor. Dune ve Cesur Yeni Dünya'yı bir dünya ya da toplum yaratma açısından incelediği alt bölümler var. Kardaşev Ölçeği gibi bilimsel kavramlardan da bahsediyor. Kitabın sonundaki 20 sayfalık kronoloji bölümü ise adeta bir hazine niteliğinde. En az 200-300 eserin listelendiği bu bölüm, okuyan kişinin bilimkurgu kültürünü ciddi anlamda zenginleştirecektir. Hem bu türe yeni başlayanlar hem de mutfağına girmek isteyenler için kıymetli bir kaynak.
10.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
234.7K UP
İnceleyen 10 saat önce
Merhaba .
Hubeyb Karaca'nın Bu Senin Hayatın mı? adlı kitabı, günümüz insanının gerçekten kendi kararlarını mı verdiği, yoksa farkında olmadan pazarlama stratejeleri, algoritmalar ve tüketim kültürü tarafından mı yönlendirildiği sorusunu merkeze alan popüler bilim niteliğinde bir eserdir.
Yazarın temel iddiası, modern dünyada bireylerin özgür iradeleriyle hareket ettiklerini düşünmelerine rağmen, seçimlerinin önemli bir bölümünün şirketler, markalar ve dijital platformlar tarafından yönlendirildiğidir. Bu doğrultuda reklamların artık yalnızca ürün satmadığı; aynı zamanda yaşam tarzı, kimlik, aidiyet ve statü algısı da oluşturduğu savunulmaktadır.
Kitap boyunca gündelik yaşamdan seçilen örnekler üzerinden tüketim alışkanlıklarının nasıl şekillendiği açıklanmaktadır. Bir kahve markasının tercih edilmesi, belirli bir cep telefonu kullanılması, sosyal medyada takip edilen kişiler veya giyilen kıyafetler yalnızca bireysel tercihler olarak değil, aynı zamanda kimliğin dışa vurumu olarak değerlendirilmektedir. Yazar, tüketim davranışlarının çoğu zaman gerçek ihtiyaçlardan değil; ait olma isteği, kabul görme arzusu ve toplumsal statü kazanma çabasından kaynaklandığını ileri sürmektedir. Özellikle sosyal medya algoritmalarının bireylerin karşısına belirli içerikleri çıkararak düşüncelerini, beğenilerini ve kararlarını etkilediğine ilişkin değerlendirmeler, kitabın dikkat çeken yönleri arasında yer almaktadır.

Eserin en güçlü yönlerinden biri sade, akıcı ve anlaşılır bir anlatıma sahip olmasıdır. Pazarlama, psikoloji ve davranış bilimlerinden yararlanmasına rağmen teknik ve ağır bir dil kullanılmamıştır. Bu durum, akademik altyapısı olmayan okuyucuların da kitabı rahatlıkla takip edebilmesini sağlamaktadır. Kısa bölümler halinde ilerleyen anlatım ve güncel örneklerin kullanılması, kitabın akıcılığını artırırken okuyucunun kendi yaşamını sorgulamasına da imkan tanımaktadır. Okuyucu, kitabın ilerleyen bölümlerinde sık sık 'Bu tercihi gerçekten ben mi yaptım?' sorusunu kendisine yöneltmektedir.

Bununla birlikte eserin bazı sınırlılıkları da bulunmaktadır. Öncelikle kitap, akademik bir araştırma çalışmasından çok popüler bilim niteliğinde hazırlanmıştır. Bu nedenle ileri sürülen görüşlerin bir kısmı ayrıntılı bilimsel tartışmalar ve kapsamlı kaynaklarla desteklenmemektedir. Ayrıca pazarlamanın ve reklamcılığın birey üzerindeki etkisi zaman zaman olduğundan daha güçlü biçimde sunulmaktadır. Oysa insan davranışları yalnızca tüketim kültürüyle açıklanabilecek kadar basit değildir. Aile yapısı, eğitim düzeyi, ekonomik koşullar, kültürel çevre, tarihsel süreç ve bireysel yaşam deneyimleri de karar alma süreçlerini etkileyen önemli faktörler arasında yer almaktadır.

Antropolojik açıdan değerlendirildiğinde kitap, tüketim kültürünü anlamak açısından önemli bir başlangıç niteliği taşımaktadır. Ancak antropoloji disiplini, insan davranışlarını yalnızca tüketim ve pazarlama ekseninde değil; kültür, toplumsal yapı, akrabalık ilişkileri, gelenekler, ekonomik sistemler ve tarihsel süreçlerle birlikte ele almaktadır. Bu nedenle kitapta ileri sürülen görüşler değerli olmakla birlikte, insan davranışlarını açıklayan daha geniş bir kuramsal çerçevenin yalnızca bir bölümünü oluşturmaktadır.

Özellikle Pierre Bourdieu'nun habitus ve kültürel sermaye yaklaşımı, Jean Baudrillard'ın tüketim toplumu kuramı ve Erving Goffman'ın benliğin sunumu anlayışı gibi sosyal bilimler literatüründeki temel yaklaşımlar, kitapta ele alınan konuların daha derinlikli biçimde anlaşılmasına katkı sağlayabilecek niteliktedir.

Genel olarak değerlendirildiğinde Bu Senin Hayatın mı?, modern tüketim toplumunda bireyin görünmez yönlendirmeler karşısındaki konumunu sorgulayan, düşündürücü ve akıcı bir eserdir. Okuyucuyu kendi tercihlerini eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirmeye yönlendirmesi kitabın en önemli başarısıdır. Bununla birlikte eser, akademik bir inceleme olmaktan çok farkındalık oluşturmayı amaçlayan popüler bir çalışma olarak değerlendirilmelidir.

Tüketim kültürü, dijital medya ve pazarlamanın birey üzerindeki etkilerini anlamak isteyen okuyucular için güçlü bir giriş kitabı niteliği taşımaktadır. Ancak konuyu daha kapsamlı ve bilimsel bir çerçevede incelemek isteyenlerin sosyoloji, antropoloji ve kültürel çalışmalar alanındaki kuramsal eserlerle bu okumayı desteklemeleri, daha bütüncül bir bakış açısı kazanmalarını sağlayacaktır.

Kitap önerisi için teşekkür ederim .
10.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Günlük Yaşamınızda Pazarlamanın Görünmez Eli
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Arif G.
Arif G.
216.6K UP
İnceleyen10 13 saat önce
Sadece pazarlama üzerine videolar hazırlayan bir kanal diye tanımlamak eksik kalır çünkü kanalın asıl yaptığı şey, pazarlama kavramlarını anlatmaktan çok onları gerçek hayatta sınamak. Buradaki fark, izleyiciye hazır cevaplar vermek yerine bir fikrin gerçekten işe yarayıp yaramadığını göstermeye çalışması. "Müşterisi olmayan restoranlara 100 kişi götürürsek ne olur" veya "50 Kişiyle gittiğimiz restorana ne oldu" gibi videolar ilk bakışta basit bir deney gibi duruyor ama aslında arkasında müşteri davranışı, dikkat ekonomisi ve küçük bir hareketin büyük sonuçlara dönüşüp dönüşemeyeceği gibi daha büyük sorular var. Pazarlama içeriklerinde sık görülen bir problem var: çoğu içerik, zaten başarılı olmuş markaların hikayesini anlatıyor. Sonucu bildiğimiz için her şey geriye dönük olarak mantıklı görünüyor. METİN'in içeriklerinde ise süreç daha ön planda. Bir fikir ortaya çıkıyor, uygulanıyor ve ortaya çıkan tepki izleyiciyle birlikte gözlemleniyor. "Tüm sinema salonunu ayağa kaldırdık!" veya sahte bir fenomen oluşturduk! gibi videolar da sadece eğlence amacı taşımıyor. Bu içeriklerde insanların neden bir şeye dahil olduğu, bir olayın nasıl yayıldığı ve algının nasıl şekillendiği üzerine pratik örnekler görüyoruz. Kanalın en güçlü tarafı da bence burada: pazarlamayı toplantı odalarındaki teorilerden çıkarıp günlük hayatın içine taşıması. Bir restoran, bir sinema salonu veya sosyal medya fikri üzerinden aslında insanların nasıl karar verdiğini gösteriyor. Tabii bu formatın bir riski de var. Deney ve sonuç odaklı içerikler izleyicinin beklentisini sürekli yükseltiyor. Her videoda daha farklı bir fikir, daha büyük bir etki görmek gerekiyor. Ama doğru kullanıldığında bu tarz, pazarlama anlatmanın en anlaşılır yollarından biri haline geliyor. Son bir şey daha: videolar oldukça kısa. Konu dağıtılmadan anlatılıyor, gereksiz uzatılmıyor, aynı cümleler tekrar etmiyor, konu izleyiciye yoğun bir şekilde anlatılıyor olsa da sürecin bir miktarını daha görmek istiyoruz. Kaliteli içeriklerde gereksiz bölümler yoktur:))
Youtube Kanalı
10.0/10
(2 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
131.8K UP
İnceleyen7 1 gün önce
Tituba, Barbados'tan gelen siyahi bir köledir ve Salem kasabasındaki Püritenlerin cadı davalarında ilk suçlanan kişilerdendir. Cadılıkla suçlanmış, hapsedilmiş, suçsuzluğu anlaşıldığında bile dahi hapishane masraflarını ödeyecek parası olmadığı için hemen salıverilmemiştir. Hikâyesinin bu kadarı bilinir, sonrası yoktur.

Yazar Maryse Condé ise tarihin adını silik harflerle yazdığı Tituba'yı ana karakter olarak alıyor, tarihe genel olarak sadık ve belgelerin eksik bıraktığını büyülü bir kurguyla tamamlıyor. Bizlere Tituba'yı zengin iç dünyası, özlemleri, aşkları ve zaaflarıyla anlatıyor.

Roman, Tituba'nın dünyaya gelişiyle başlıyor. Hikayesinin başı bile acıdır. İngiliz bir denizcinin annesine tecavüz etmesi sonucunda dünyaya gelen melez bir bebektir Tituba. 7 yaşında annesinin idamına ve üvey babasının intiharına şahit olur.

Man Yaya adında, bitkilerin dilinden anlayan şifacı bir kadınla karşılaşır. Ondan öğrenir cadılık sanatını. Maruz kaldığı ırkçılığa ve bunca travmaya rağmen kalbi kararmamıştır. Hayata duyduğu heyecan, doğanın güzelliklerini duyumsayışı bitmez. Ağlar, acı çeker ve üzülür; ama aşkı, neşeyi ve hazzı da tanır. Salem'e götürüldüğünde geride bıraktığı Barbados'u, doğduğu toprakları özler. Hayatı boyunca bir o yana, bir bu yana savrulurken yetenek ve bilgileriyle insanlara iyilikten başka bir şey yapmamıştır. Fakat çağ, katı yobazlık çağıdır ve şifacı kadınların adı "cadı"dır.

Etkileyici karakter gelişimiyle ve hafif masalsı anlatımıyla Tituba'nın büyülü dünyasına alıveren bu romanı severek okudum.
7.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Orijinal Adı : Moi, Tituba, sorcière noire de Salem
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Tamer Fenerci
İnceleyen6 1 gün önce
eser,19. yy ingiliz aile ve örflerinni güzelce hissetrien bir kitap ama neticede konu genişliği bakımından oldukça dar ,kitabın geneli aslında pembe diziler gibi sınıfsal farklılıklar para evlilikleri ve 19. yy da kadına verilen değerler üzerinde duruluyor aslında ama hikayezi beni pek açmadı zengin bir hikayesi yok bana göre,ancak bu tarz pembe dizi hikayelerini seviyorsanız size akıcı gelebilir kitabın başalrında türeyen vasıfsız aile fertlerinin isimlerini aklınızda tutmak biraz zorlayabilir bu kimin teyzesiydi diye .dil olarak akıcı bir kitap ağır dili yok . kitapta belkide en beğendiğim konu bay bennet in hicivleri .sanki günümüzden gelmiş gibi aile fertlerinin saçma olaylara kafa takmasını güzel bir hicivle eleştiriyor
7.0/10
(5 Kişi)
Puan Ver
Orijinal Adı : Pride and Prejudice
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Bilimin bir numaralı aracı şüpheciliktir. Şüpheciliği ışığı, sorgusuz inancı yok eder."
Mike Huben
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)