Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Eserler
İncelemeler
Kişiler
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
İnceleme
Hüseyin Güngör
İnceleyen5 9 saat önce
Uzun bir aradan sonra çizgi roman okuyayım dedim. Daha önce hiç Iron Man romanı okumamıştım. Bu, yazar Matt Fraction ve çizer Salvador Larroca elinden çıkmış ödüllü bir seri olan The Invincible Iron Man'in ilk cildiymiş. Matt Fraction elinden Hawkeye, Punisher, Batman 2025, Uncanny X-Men gibi bayağı eser çıkmış birisi. Çizimlerden hiç hoşlanmadığımı özellikle belirtmeliyim.

Hikayenin dönemi İç Savaş sonrası Tony'nin SHIELD direktörlüğü yaptığı bir periyot. Anladığım kadarıyla Iron Man 3 filminin konusunda bu seriden bayağı bir detay kullanmışlar. Konunun iskeletinde çok benzerlik görüyorum. İlk filmdeki iş arkadaşı Obadiah Stane'nin deli oğlu Ezekiel Stane farklı alanlardan Tony'yi ciddi şekilde sınamaya gelmiş ve kendisini altıncı kabusuyla tanıştırıyor. İşlenen karakterler Tony, Stane, Richards, Peter gibi dahi nörofarklılar olduğu için onların gözünden dünyaya bakmak ve düşüncelerini incelemek gerçekten hoşuma gidiyor.

Tony atalarının mirası olan silah endüstrisi şirketinin vizyonunu değiştirmeye bayağı odaklanmış birisiyken, karaborsadan kendi teknolojisini ters mühendislikle daha üst bir seviyeye çıkararak dünyayı kaosa sürükleyebilecek bir teknolojinin önünü açmış durumda olan Stane, onu kendi mirası üzerinde kumar oynayacak kadar zor duruma düşürüyor. İnsanları canlı bombaya çeviren ve biyolojik enerjilerini nükleer seviyesine çıkarabilen bir teknoloji üçüncü filmde Mandarin üzerinden anlatılmıştı. Onunla da baş etmek için Ev Partisi Protokolü'nü kullanmıştı. Yalnız, bu yönleriyle falan da bakınca herhangi bir şeyin film uyarlamasına ciddi haksızlık edildiğine bir kere daha emin oldum. Evet, romanın da sonunda Tony Peter'ın kamerasından ilk defa endişeli ve yorgun görüntüleniyor ama Iron Man 3'te verilen panik-obsesif psikoloji başka bir seviyeydi. Hele bunu tüm Avengers mitolojisine yedirdikleri için ben hiç eleştiride bulunamam bu noktada. Bu arada, karakter arasındaki ilişkilerde film serisindeki sıcaklığı asla bulamıyorsunuz bunu da belirtmeliyim. Hele Pepper gerçekten film serisinin tuzu biberiydi. Burada öyle yakın bir ilişkileri yok sanırım ve Tony'nin kendisini hayatta tutma çabalarına nankör tripleri açıkçası şu günlerde fevkalade canımı sıktı. Adamın suratına karşı sen bombasın ben de öyle olmak istemiyorum iması yaptı ya la.

Hikaye bana bir nevi çift dikiş oldu ve etkilendim diyemem. Çizimler de benim için ekstra sevimsiz olunca pek verimli bir okuma oldu diyemem ama yine de uzun zaman sonra güzel bir his verdi.
5.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Beş Kabus
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
℘𝓋𝒹ℰ 🪽
İnceleyen9 11 saat önce
Arkadaşımla okumaya başlamıştık ve doğruyu söylemek gerekirse kitabın başlarında o gazla okutmaya çalıştım kendimi amaa ilerledikçe o kadar sardı ki bir günde bitirdim ve hatta şuan favori kitaplarımdan. kitap bilim kurgu üzeri kesinlikle okumanızı tavsiye ederim…
9.8/10
(25 Kişi)
Puan Ver
Orijinal Adı : The Time Machine
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
141.0K UP
İnceleyen10 2 gün önce
Güneş’in 5 milyar yıl içinde ömrünü tüketip bir beyaz cüceye dönüşeceğini biliyor muydunuz? Peki ya Antik Mısırlıların gün doğmadan önce Sirius’u gördüğünde Nil’in taşacağı yeni tarım sezonunun başlangıcını kutladığını? Evrenin genişlemesinin ivmelenerek hızlandığını ve neden olduğu bilinmediği için “kara enerji” dendiğini?

Kitap, 100 bölümde, kısa, ilginç ve akılda kalıcı astronomik bilgiler veriyor. Her bölüm bir yıldız üzerinden evrenin başka bir köşesine ya da astronomiyle ilgili ilginç bir konuya götürüyor. Bölümlerin kısa olması da kitabı oldukça akıcı hâle getiriyor. Birkaç bölüm okuyup bırakmak ya da merak ettiğiniz bir konuyu açıp okumak mümkün.

Astronomiye merakı olup nereden başlayacağını bilemeyenler için güzel bir giriş kitabı olduğunu düşünüyorum. Bazı bilgiler daha önce duyulmuş olsa bile, yıldızlar üzerinden anlatılmaları konuyu daha ilgi çekici ve akılda kalıcı hâle getiriyor. Bir bölümde tarih öncesi insanların takvim niyetine kullandığı gök cisimlerini okurken, hemen ardından karadeliklerin gizemine veya ötegezegen avına geçebiliyorsunuz. Sayfaları çevirirken "bir bölüm daha okuyayım" hissini hiç kaybetmiyorsunuz.

Kitabın sonunda astronomi ile ilgili okunacak kitap önerileri ve geniş bir dizin yer alıyor. Bu açıdan kitap, uzayın derinliklerine doğru daha uzun bir okuma yolculuğunun başlangıcı gibi de düşünülebilir. İyi ki okumuşum dediğim bir kitap.
10.0/10
(12 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Şafak Aki
Şafak Aki
122.4K UP
İnceleyen10 2 gün önce
"Kadının ikincilliğinin doğal kabul edilerek bunun onun bedeninin denetlenmesinin meşru gerekçesi sayılması, her üç tek tanrılı dinin ortak özelliği. Bu ortak özellik, tarihsel ve coğrafi olarak üç geleneğin de aşağı yukarı aynı ya da birbirine yakın topraklarda ve benzer maddi koşullarda benzer gereksinimlere yanıt olarak doğup gelişmeleriyle açıklanabilse bile, ilginç olan, bugünkü ifadelerinde de kadınlara ilişkin tutum ve anlayışı odak almaları. Günümüzde Protestan ve İslamcı köktendinciliğin de kadının konumu ve denetimi üzerinde yoğunlaştığını ve kendilerini toplumsal cinsiyet ve kadının "doğru" toplumsal rolü aracılığıyla meşrulaştırdıklarını görüyoruz. Karşılaştırmalı yaklaşım, bu konuda da, partikülarizme ve oryantalizme düşülerek dinsel canlanışı salt İslam'a özgü bir olgu olarak görme yanılgısına engel olacak ve köktendinciliğin, İslam'ın 'egzotik' alanıyla sınırlı ve anlaşılmaz bir şey olmadığının görülmesine yardım edecektir." – Fatmagül Berktay
10.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Hıristiyanlıkta ve İslamiyette kadıının Statüsü Üzerine Karşılaştırmalı Bir Yaklaşım
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Rustin Cohle
Rustin Cohle
50.3K UP
İnceleyen7 2 gün önce
Kozmosun Filogenetiği: Lee Smolin’in Kozmolojik Doğal Seçilim Hipotezi
Lee Smolin’in Evrenin Yaşamı (The Life of the Cosmos) yapıtı ele alındığında, modern fizikteki en büyük metodolojik açmazlardan biri olan İnce Ayar Problemi’ne (Fine-Tuning Problem) sunulan radikal ontolojik çözüm göze çarpmaktadır. Standart Model ve Genel Görelilik çerçevesinde tanımlanan temel fiziksel sabitlerin (ince yapı sabiti α, kütle çekim sabiti G, parçacık kütle oranları vb.), karmaşık maddelerin, nükleosentezin ve astrofiziksel yapıların oluşumuna izin verecek dar bir parametre aralığında bulunması geleneksel fizikte rastlantı ya da teleolojik argümanlarla açıklanmaya çalışılır. Smolin ise bu parametrik hassasiyeti, biyolojinin Darwinyen mekanizmasını kozmolojiye uyarlayarak Kozmolojik Doğal Seçilim (Cosmological Natural Selection - CNS) hipoteziyle açıklar.
Klasik Genel Görelilik kuramına göre, masif yıldızların kütle çekimsel çöküşü sonucunda oluşan kara delik merkezlerinde uzay-zaman eğriliği sonsuza gider ve singülarite çöküşü meydana gelir. Smolin, Döngüsel Kuantum Kütle Çekimi (Loop Quantum Gravity) paradigmalarından beslenerek, Planck ölçeğinde kuantum etkilerinin devreye girdiğini ve bu çöküşün sonsuz bir yoğunluk yerine bir kuantum kütle çekimsel sıçramaya (quantum bounce) dönüştüğünü öne sürer. Bu süreçte kara deliğin olay ufkunun ardında, atasal uzay-zaman dokusundan topolojik olarak ayrışan ve genişleyen yeni bir türev uzay-zaman (bebek evren) meydana gelir.
Bu kozmolojik doğum sürecinde parametre uzayında kuşaklararası aktarım ve stokastik pertürbasyon mekanizmaları belirleyici rol oynar. Sıçrama esnasında oluşan türev uzay-zaman, ebeveyn evrenin temel fiziksel sabitler kümesini ve boyutsuz parametrelerini büyük ölçüde korur (parametrik miras). Ancak kuantum düzeyindeki dalgalanmalar nedeniyle, iletilen sabitlerde (örneğin ince yapı sabitinde veya kuark kütlelerinde) çok küçük oranlarda rastgele sapmalar (stokastik pertürbasyon) yaşanır; bu durum parametre uzayında sürekli bir varyasyon yaratır. Kozmolojik ölçekteki "uyum başarısı" ise bir evrenin üretebildiği toplam kara delik katsayısıdır. Sabitleri masif yıldız oluşumuna, efektif soğuma mekanizmalarına ve kütle çekimsel çökmeye elverişli olan evrenler, popülasyonda yüksek oranda kara delik ve dolayısıyla yüksek oranda türev evren üreterek kozmik toplulukta istatistiksel baskınlık (popülasyon dominansı) kazanır. Kara delik üretemeyen parametrik konfigürasyonlar ise "kısır" kalarak elenir.
Metnin felsefi boyutunda dikkat çeken bir diğer kritik aşama, Antropik İlke’nin reddi ve yaşamın epifenomenal niteliği üzerine kurulan analizdir. Kozmologların sıklıkla başvurduğu Antropik İlke, evrenin mevcut yapısını gözlemcinin varlığına bağlayan teleolojik veya gözlemci seçilim sapmasına (observer selection bias) dayalı bir yaklaşımdır. Smolin bu anlayışı bilimsel açıdan kısıtlı bulur. CNS hipotezine göre evren, organik yaşamın ortaya çıkması için değil, kara delik üretim kapasitesini maksimuma çıkarmak üzere evrimleşmiştir. Ancak kararlı bir astrofiziksel evrim (uzun ömürlü yıldızlar, karbon/oksijen nükleosentezi, moleküler soğuma bulutları) hem kara delik oluşumunun hem de kimyasal/organik yaşamın ön koşuludur. Dolayısıyla yaşam, kara delik üretim verimliliğini optimize eden kozmolojik süreçlerin zorunlu bir ikincil yan ürünüdür (epifenomen).
İncelememde son olarak vurgulanması gereken nokta, modelin ampirik sınanabilirliği ve yanlışlanabilirlik (falsifiability) kapasitesidir. Smolin’in kuramını diğer spekülatif çoklu evren modellerinden ayıran en kritik özellik, Karl Popper'ın yanlışlanabilirlik kriterine uygun olmasıdır. CNS hipotezinin temel öngörüsü, mevcut evrenimizdeki fiziksel sabitlerin kara delik üretimini maksimuma çıkaran lokal bir optimizasyon noktasında durduğudur. Bu öngörü deneysel ve teorik olarak sınanabilir: Eğer teorik simülasyonlarda veya hesaplamalarda, örneğin ince yapı sabiti α ya da proton-nötron kütle farkı üzerinde yapılan bir değişiklik sonucunda evrendeki toplam kara delik sayısının arttığı tespit edilirse, Smolin’in Kozmolojik Doğal Seçilim hipotezi yanlışlanmış olur.
Sonuç olarak Lee Smolin, Evrenin Yaşamı ile fiziği Newtoncu ve Platonik "zamandan bağımsız, mutlak ve ebedi yasa" kalıplarından çıkarıp; dinamik, tarihsel ve süreç odaklı bir ontolojiye taşır. Fiziksel sabitler artık uzay-zamanın başında rastgele belirlenmiş dogmatik sayılar değil, kozmolojik kuşaklar boyunca parametre uzayında süzülerek optimizasyona uğramış adaptif yapılardır. Eser, teorik fizik ile evrimsel biyoloji arasında kurduğu epistemolojik köprüyle kozmoloji literatüründeki dönüm noktalarından biri olmayı sürdürmektedir.
9.4/10
(5 Kişi)
Puan Ver
Geçmişten Geleceğe Evrenin Evrimi
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Gerçekler öylesine romantiktir ki, hayal gücü onun üzerine hiçbir şey katamaz."
Jules Verne
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)