Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Eserler
İncelemeler
Kişiler
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
122.1K UP
İnceleyen9 14 saat önce
Bilimkurgunun tarihçesini araştıranlar, türe ismini (sciencefiction, sci-fi) verenin Hugo Gernsback olduğunu okumuşlardır. Peki Gernsback'ten yaklaşık çeyrek asır önce türü tanımlamak için makaleler yazan bir yazar ve kuramcı olduğunu söylesem...

Maurice Renard. Bilinmeyen olguların bilimle fethedildiği kurgulara, yani bugün bilimkurgu dediğimiz türe önceleri "olağanüstü-bilimsel roman", sonra da "varsayım romanı" ismini veren Fransız yazar, makaleler yazarak türün edebiyat dünyasında ciddi bir konuma gelmesine katkıda bulunmuş. Yalnız onun olağanüstü-bilimsel roman tanımı bugünkünden biraz farklı. Mesela bilimkurgunun temel taşlarından kabul ettiğimiz Jules Verne'i türe dahil etmiyor. Çünkü Verne zaten denizaltı yolculuğu gibi döneminde araştırılan, icat edilmesi muhtemel şeyleri yazıyordu. Renard'a ise olağanüstü görünene, mucize sayılana alan açmak önemliydi.

Kitapta Renard'ın üç önemli makalesi yer almakta. Birisi "Olağanüstü-Bilimsel Roman ve İlerleme Tasavvuruna Olan Etkisi" başlığını taşıyor ve kitabın en uzun makalesi. Burada, Edgar Allan Poe ve H. G. Wells'in yapıtlarından örnekler vererek türü tanımlayan yazar, ardından türün temellerini tanımlar. "Dayanağı akıldan başkası olmayan sağlam bir temele sırtını dayadığını", "bilgelik ve hünerin bir deri olarak giydirildiği bir beden"le karşı karşıya olduğumuzu söyler. Hatta bu türdeki eserler ona göre "sahnelenmiş felsefe ve tiyatroya uyarlanmış mantık"tır.

Evreni "bilmediklerimiz, varlığından şüphe duyduklarımız, varlığına emin olduklarımız" şeklinde üç bölüme ayıran yazar bilimin gelişmesiyle ilk iki alanın geriye çekilebileceğini ancak her şeyi bilmemiz imkansız olduğu için daima var olacaklarını söyler. Başka bir açıdansa bilimin gelişmesi aslında bilmediklerimizin de sayısını artırabilir, çünkü neyi bilmediğimize ancak bir miktar bilgiyle vakıf olabiliriz. Olağanüstü-bilimsel roman ise hammaddesini bilinmeyenlerden ve şüphelilerden almaktadır Renard'a göre.

İlerlemek halk kitlelerinin gözünde refahımızın artması anlamına gelse de, hatta bir icada gösterilen ilgi de onun gündelik hayata etkisiyle doğru orantılı olsa da (Yazar burada x ışını ve uçağın icadını örnek verir. X ışınının keşfedilmesi profesyonel alanda kullanıldığı için fazla bir heyecan yaratmamıştır ama uçağın icadı, insanın uçabilmesi anlamına geldiği için çok büyük bir ilgiye mazhar olmuştur) olağanüstü-bilimsel roman bizi konfor alanımızdan çıkarır, bilinmeyenin saf dehşetini ve merakını yükler, böylece bilimsel düşünceyi insanmerkezci eğilimden arındırıp başka bakış açılarıyla düşünmeye iter.

İkinci makale "Varsayım Romanı" başlığını taşır. Okurun bir eseri sadece anlayarak değil, hissederek okumasının önemine değinen yazar burada tür için "varsayım romanı" ismini daha uygun bulduğunu söyler. Varsayımlar bilinmeyenin karanlığıyla bilinenin aydınlığı arasındaki o loş bölgedir. Burada doğan eserler hayal gücümüzü, bilme umudumuzu harekete geçirecektir.

Yine bu makalede Renard, varsayım romanını -kitabın kapağında da bulunan- Merkür heykelinde somutlaştırır. Heykelin kanatları hem onu hayal dünyasına ait kılmakta hem de ucube değil zarif bir görünüm vermektedir. Bir yanda göğe yükselir diğer yandan ayak parmağının ucuyla gerçeğin üstüne basar. İşte bu yazara göre varsayım romanının da özellikleridir.

Üçüncü makale "Sinematografın Öncüsü" başlığını taşır ve kitaptaki en kısa makaledir. Villiers de L’Isle-Adam'ın 1800'lerin sonunda kaleme aldığı Geleceğin Havva'sı adlı romanından bir pasajı alıntılayan yazar, sinemanın -üzerinde henüz ciddi bir bilimsel araştırma yokken- nasıl öngörüldüğünü ve bunun hayranlık verici olduğunu anlatır.

"Mucizelere ne kadar çabuk alışıyoruz!" der Renard ve ekler, "Şimdilerde pek hoş gelir bize sinema; yine de siz onun zarafetini, bir de yirmi sekiz yıl önce görseydiniz!"

Bir asır öncesine gitmek ve henüz o dönemler emekleme aşamasında olan bilimkurguya katkı sağlayan bir yazarın yazdıklarını okumak güzeldi.
9.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Amin Mehtiyev
Amin Mehtiyev
50.1K UP
İnceleyen 15 saat önce
Filmi çok sevdim. Film, haksız yere hapsedilen Andy Dufresne'nin hayatını anlatıyor. Hapisteyken bile hayata olan umudu hiç sönmedi. Andy'nin zekice planı, sabırlı davranışı ve iradesi onu adım adım özgürlüğe doğru götürdü. Film bize insan ruhunun zor koşullarda bile hayatta kalabileceğini gösteriyor.

Filmin ana mesajı, umudun insanı hayatta tutan en güçlü duygulardan biri olduğudur. Özgürlük sadece fiziksel değil, aynı zamanda zihinsel bir kavramdır. Uzun bir hapis hayatı bazı insanları değiştirebilir, ancak Andy gibi insanlar kimliklerini korumayı başarırlar.
9.6/10
(95 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Shawshank Redemption
Yönetmen: Frank Darabont
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Doruk Fidan
İnceleyen 19 saat önce
ilk başta şunu söylemeliyim film final olduğu için fazla bütçe ayırmışlar filmin konusu ve oyunuları çok iyi iş çıkarmışlar ve size hafta sonları veya tatilerde gitmeyin kalablık olur ben ara tatilin ilk günü gittim filimi açıksası çok beğendim eğer il veya ilçenizde cinemapink varsa orayı gidin gayet konforlu neyse reklama girmesin film çok iyi gidip izlemenizi öneririm
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Berk Mutlu
Berk Mutlu
12.0K UP
İnceleyen 1 gün önce
Bu film herhangi bir film izlenip geçilebilir. Veya filmin insanlık tarihindeki değişimlerin toplumları nasıl etkilediğini net bir şekilde ortaya koyduğunu görebilirsiniz.
Truman Show sanıldığı kadar basit bir film değil. İzlemeden önce bunun bilincinde olmalısınız.

ps: Asgari seviyede spoiler içerir, spoiler deneceğini bile sanmıyorum.

THE TRUMAN SHOW

Genel Bakış

Başrolünde Jim Carrey'in(Truman Burbank) yer aldığı, Peter Weir tarafından yönetilen Truman Show, Truman Burbank'ın yaşadığını sandığı gündelik hayatından bir sahne ile başlıyor ancak ilerleyen kısımlarda Truman bazı şeylerden şüphelenmeye başlayacak ve yaşadığı Dünya'ya karşı kuşkular duyacak.
Bütün hayatının bir aldatmadan oluştuğunu fark eden Truman, bütünüyle birlikte her şeyi açığa kavuşturmak için çalışıyor.

Truman Burbank

Truman, gündelik hayatında son derece pozitif ve kana yakın,neşeli, kaşif olmak ve Dünyayı gezmek isteyen birisi ayrıca bir koca.
Ancak Truman'ın bile kendi hakkında bilmediği bazı şeyler var. O ne gerçek annesini ne de gerçek babasını tanıyor, aslında onları tanıdığını sanıyor. Truman bir şirket tarafından doğduğu anda sahiplenilmiş bir projedir. Truman, bütün hayatı boyunca onun izni veyahut haberi olmadan bir TV yıldızı olmuştu ancak onun Dünyasında değil.

Lauren(by Natasha McElhone)

Filmde pek bir sahnesi olmamasına rağmen filmin kilit karakterlerinden Biri. Lauren ile Truman bir kütüphanede tanışıyorlar ve direk o an kütüphaneden çıkıp beraber akşamın tadını çıkarıyorlar(kısa bir süreliğine de olsa),ayrılmadan önce o gece Lauren,Truman'a Bir kağıt parçası veriyor. Truman evli olmasına rağmen Lauren onun için adeta karanlık bir gökyüzündeki dolunay gibiydi...
Lauren, ayrılmadan önce ayrıca bütün filmin akışını(basit bir sitcom veya dram filmi olmanın dışına çıkacak)değiştirecek, Truman'ı yiyip bitirecek onun hakkında kendisi hariç herkesin bildiği bazı şeylerden bahsediyor. Ve gerçek "Truman Show" başlıyor.

Peter Weir, Director

ps: Normalde Yönetmenler hakkında pek bir yorumum olmaz ama kaçınılmaz bir başarıydı...

Filmin sahneleri arasındaki geçişleri kişiyi duygu halinde tutacak biçimde hazırlanmıştı, özellikle son sahnelerde Truman Show'u izleyen seyirciler ile gerçek seyirciler yani bizler adeta birbirlerimizle karşı karşıya vermiş 'Herkes o an Truman'ı izliyordu' ve tamda filmin konusu. Herkes Truman'ı izliyor...
Peter Weir, izleyici ile aktör/oyuncu arasındaki empati,kişisel bağlanma sürecini okadar kısa bir süre içinde okadar güçlü bir bağ haline getiriyorki adeta kendi kurtuluşunuzmuşcasına her şeyi iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Ağlayacaksınız, üzüleceksiniz, kızacaksınız, küfürler edip sinirleneceksiniz, içiniz ısınacak...

Neden Sanıldığı Kadar Basit Değil

ps: Bu kısmı filmi izledikten sonra okursanız daha net bir biçimde anlayacaksınız ama filmi izlerken daha gerçekçi bir tutuma sahip olmak isterseniz okuyabilirsiniz,ben olsam izlemeden okurdum çünkü keşke alt yapı ile izleseydim filmi diyorum.)

Truman Show'da işlenen bir çok konu var: Medya, Teknoloji, Çevremiz, Gerçeklik, Hırs, Çıkarcılık, Etik Kurallar, Kişisel haklarımız...(kişisel en önemli gördüğüm kısmı anlatıyorum altta)
Basit bir soru: Hiç çevrenizdeki yerleşkelere dikkatlice baktınız mı ? Hiç bir gariplik olup olmadığına dikkat ettiniz mi ? Veya Çevrenizdeki kişilerin davranışları ve cümlelerine, tutarlılıklarına dikkat ettiniz mi ?
Hatta daha minimize bir düşünce, hepimiz zaman zaman izlediğimizi hissetmişizdir.
Olan her şeyin bir nedeni olduğunu film bize açıkça gösteriyor, boşuna demiyorlar her şey ayrıntılarda gizli diye.

Kişisel Yorumlar

Film benim ne zamandır ertelediğim filmlerden biriydi, herkes diyordu güzel diye ama bana göre basit bir komedi,sitcom belki dram diyebileceğim bir filmdi. Açıkça demek istiyorum ki herkesin hayatında en az 1 kere izlemesi gereken bir filmdir Truman Show.
Herkes gibi ben de bazı "en"lerde kararsız birisiyim ama bu film kesin bir şekilde demek istiyorumki benim için genel anlamda en başarılı film olduğunu söyleyebilirim. İZLEYİN.

Ek Notlar

Filmde bir tek ben mi Lauren'e bu kadar takıldım bilmiyorum ama Truman ile ikisi arasındaki ilişki beni çok kötü yaptı dürüstçe söylemek gerekirse. Özellikle "Every Breathe You Take" şarkısının bu film için yazılmış olmasını dilerdim... Okadar uyumlu ki yani elimden tek gelen bunu alıntılamak:
Every breath you take
And every move you make
Every bond you break,every step you take
I'll be watching you
Beni bitiren bir alıntı daha izninizle:

Truman - Was nothing real ?
Christof - You were real.

Buraya kadar okuyan herkese teşekkürler; Good Afternoon, Good Evening and Good Night.
9.9/10
(200 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Truman Show
Yönetmen: Peter Weir
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
122.1K UP
İnceleyen7 1 gün önce
Bu klasikte, karısını öldüren bir adamın evlilikten sonra duygularının zamanla nasıl nefrete dönüştüğünü ve katil olma noktasına geldiğini okuyoruz.

Kitap, şehvetten uzak durmayı öğütleyen İncil ayetleriyle başlıyor. Ardından kadının erkeğin gözündeki ve toplumdaki yeri, genelevlerin kadını nasıl obje gibi gösterdiği ve erkeğin ergenlik yaşlarında bu batak evlerinde kadına karşı edindiği hastalıklı bakışı, evlilik kurumunun yıprattığı duyguları ve ruh dünyasını ele alıyor.

Tolstoy'un bu kitapta Schopenhauer'ın Aşkın Metafiziği kitabından etkilendiği yazıyor başka incelemelerde. Ne var ki Tolstoy'un bu ilişkilere getirdiği çözüm Schopenhauer'dan epey farklı: Keşiş yaşamı. Kadınlardan tamamen uzak durmak. Yazar hikayenin sonunda kendi düşüncelerini anlattığı bölümde kilise nikahının bir yozlaşma olduğunu, gerçek Hristiyanlıkta hiçbir şekilde şehvetin yeri olmadığını anlatıyor. Böylece kitaba başlarken yazdığı ayetlerle de mesajını tamamlamış oluyor.

Yazarın doğru sorunları teşhis ettiğini, fakat yanlış çözümler getirdiğini düşünüyorum. Her şeye rağmen okunması gereken çarpıcı bir öykü.
8.3/10
(7 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Крейцерова Соната
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)