Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
20,000 ATP Ödüllü Soru: Kuantum mekaniğini, genel göreliliği, zamanın yönünü, kara delikleri ve evrenin başlangıcını aynı temel ilkeden türetebilecek bir gerçeklik katmanı var mı? Hemen cevapla! 1,500 ATP Ödüllü Soru: Çember matematiksel olarak sonsuz mudur? Hemen cevapla! 1,000 ATP Ödüllü Soru: Sizce bazı insanlar neden kaostan haz alırlar, onlara iyi gelir? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Eserler
İncelemeler
Kişiler
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
İnceleme
Yavuz Çirkin
Yavuz Çirkin
56.6K UP
İnceleyen10 9 saat önce
Christopher Nolan’ın başyapıtı The Dark Knight, sadece çizgi roman uyarlamalarının zirvesi değil, aynı zamanda insan doğası, kaotik düzen ve toplumsal psikoloji üzerine çekilmiş en derinlikli filmlerden biridir. Film, Gotham şehri üzerinden insan türünün kriz anlarında ahlaki pusulasını nasıl kaybettiğini ve kaosa karşı ne kadar kırılgan bir adaptasyon sergilediğini evrimsel ve sosyolojik bir gözle önümüze seriyor. Bu kaotik evrenin merkezinde ise sinema tarihinin en muazzam performanslarından biri duruyor: Heath Ledger’ın Joker’i. Ledger, rolü öyle bir boyuta taşımış ve o kadar inanılmaz oynamış ki, sinema dünyasına bundan daha iyi bir Joker’in bir daha geleceğini hiç zannetmiyorum. Joker, evrimsel süreçte toplumların inşa ettiği tüm kuralları ve "uygarlık" maskesini yırtıp atmaya çalışan, kaosu bir doğa kanunu gibi savunan saf bir nihilist. Karşısında ise adaleti ve düzeni temsil eden, benim de sinemada izlemekten en çok keyif aldığım ve açık ara en beğendiğim Batman olan Christian Bale’in canlandırdığı Bruce Wayne var. Bale’in Batman’e kazandırdığı o psikolojik derinlik ve insan tarafı ile Ledger’ın kaos simgesi Joker’i arasındaki o amansız diyalektik, filmin omurgasını oluşturuyor. Filmin bir diğer harika dinamiği ise Harvey Dent ve Rachel Dawes arasındaki ilişki. Harvey Dent'in "Gotham’ın Beyaz Prensi" olarak temsil ettiği o sarsılmaz umut ve Rachel ile arasındaki insani, sıcak bağ, Joker’in manipülasyonlarıyla bir anda trajik bir yıkıma dönüşüyor. Dent’in yaşadığı kayıp sonrası geçirdiği o psikolojik başkalaşım, insanın en ufak bir rastlantı veya trajediyle (Two Face'in yazı-tura kararlarında olduğu gibi) ahlaki değerlerinden nasıl sapabileceğini gösteren muazzam bir sosyopatoloji örneği. The Dark Knight, oyunculuklarından felsefi altyapısına, atmosferinden karakter dinamiklerine kadar kusursuz bir sinematik deneyim. Kendi türünün sınırlarını aşan bu zamansız başyapıta puanım tereddütsüz 10/10. Toplumsal düzenin ne kadar ince bir çizgi üzerinde durduğunu ve insan zihninin karanlık köşelerini keşfetmek isteyen herkes için bu film hala aşılamamış bir anıt niteliğinde.
9.5/10
(51 Kişi)
Puan Ver
Orijinal Adı : The Dark Knight
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Yavuz Çirkin
Yavuz Çirkin
56.6K UP
İnceleyen8 9 saat önce
Yasujirō Ozu’nun 1953 yapımı Tokyo Story filmini izledikten sonra, insanın sosyal evrimi ve aile kavramı üzerine düşünmemek elde değil. Taşradan Tokyo’ya çocuklarını ziyarete gelen yaşlı bir çiftin hikayesini anlatan bu film, insanın modernleşme süreciyle geçirdiği kültürel dönüşümün muazzam bir portresi. Ebeveynlerin temsil ettiği geleneksel dayanışma, çocukların yaşadığı kentin koşturmacasıyla çarpışıyor. Evlatların anne babalarını ihmal etmesi salt kötülükten değil; odakların biyolojik bir içgüdüyle geçmişe değil, geleceğe kaymasıyla, yani evrimsel biyolojideki akraba seçilimiyle ilgili.

Beni bu filmde en çok yakalayan şey ise o benzersiz atmosferi ve muazzam karakter dinamikleri oldu. Kameranın Japon evlerindeki tatami zeminine, tam insan oturma hizasına yerleştirilmiş olması sizi o odanın bir köşesine hapsediyor; abartısız ama içten içe sarsıcı bir deneyim sunuyor. Öz evlatlar yaşlı ebeveynlerini bir yük gibi birbirlerine paslarken, aralarında kan bağı dahi bulunmayan dul gelinleri Noriko’nun çifte gösterdiği sahici şefkat, empatinin ve karşılıklı özgeciliğin bazen genetik bağlardan çok daha güçlü olabileceğini kanıtlıyor.

Zamanın akışına ve insan ilişkilerinin dönüşümüne dair yapılmış en dürüst filmlerden biri olan Tokyo Story'nin bende çok ayrı bir yeri var. O büyüleyici atmosferi, sakinliği ve bende bıraktığı derin iz sebebiyle filme puanım 8/10. Toplumsal değişimlerin insan doğasını nasıl şekillendirdiğini sinematik bir başyapıt üzerinden görmek isterseniz, mutlaka bir şans verin derim.
8.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Orijinal Adı : 東京物語 - Tôkyô monogatari
Yönetmen: Yasujirô Ozu
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Yavuz Çirkin
Yavuz Çirkin
56.6K UP
İnceleyen10 14 saat önce
Yıllar içinde sayısız film izledim ama aralarından en duygusal, en sürükleyici ve psikolojik derinliği en yüksek olan tek bir yapıt seçmem gerekirse bir saniye bile tereddüt etmem: Esaretin Bedeli. Benim gözümde bu film sadece harika bir sinema eseri değil; her izleyişte daha da derinleşen, tartışmasız net bir 10 üzerinden 10 başyapıt.

Yüzeysel bakıldığında haksız yere cinayetle suçlanan bir adamın acımasız bir hapishane sisteminde hayatta kalma mücadelesi gibi görünüyor. Ancak hikayenin özünde insan dayanıklılığı, psikoloji ve "kurumsallaşma" kavramının insan zihni üzerindeki tehlikesi yatıyor—zihnin bir süre sonra özgürlüğünü kaybetmeye nasıl uyum sağladığını ve özgürlüğün kendisinden bile korkar hale gelişini muazzam işliyor. Film ucuz aksiyonlara veya hızlı bir tempoya sığınmak yerine, geçen onlarca yılın ezici ağırlığını Andy Dufresne ve Red ile birlikte bize hissettiriyor. Psikolojik yıkıma karşı umudun ne kadar güçlü bir direniş aracı olduğunu gösteriyor.

Tim Robbins ve Morgan Freeman arasındaki kimya kusursuz; bunu destekleyen harika bir senaryo ve büyüleyici bir müzik kullanımı var. Andy'nin o sağanak yağmurun altında durduğu ikonik sahne ise sinema tarihinin en arındırıcı, en tatmin edici anlarından biri. Esaretin Bedeli, insan ruhuna zamansız bir ayna tutan ve jenerik aktıktan sonra bile zihninize kazınan gerçek bir hikaye anlatıcılığı dersi.
9.6/10
(107 Kişi)
Puan Ver
Orijinal Adı : The Shawshank Redemption
Yönetmen: Frank Darabont
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Sonya Demirboğa
Sonya Demirboğa
81.7K UP
İnceleyen10 15 saat önce
Fyodor Dostoyevski, hiç şüphesiz Modern Rus Edebiyatının en önemli isimlerinden birisidir. Onun romanlarının en önemli tarafı insan yaşamının ve deneyiminin derinlerine inebilmiş olmasıdır. Çoğu zaman hissettiğimiz ama ifade edemediğimiz, hatta ifade edilmesinin mümkün olmadığını düşündüğümüz duygu durumlarını okuruz Dostoyevski romanlarında.
Fyodor Dostoyevski’nin bu duygu durumlarını anlatan esserlerinden biri olan 1864 yılında kaleme aldığı Yeraltından Notlar, modern dünya felsefesinin ve psikolojik edebiyatın en sarsıcı metinlerinden biridir. Eser, tek bir karakterin iç dünyasından süzülen karmaşık düşünceleri ve toplumsal uyumsuzluğu merkeze alarak insan doğasının karanlık ve çelişkili koridorlarında rehberlik eder.
Yeraltından Notlar, aslında modern dünyayla dertleri olan bir adamın kendi iç dünyasından dökülen sarsıcı bir iç hesaplaşma. Eser, tek bir karakterin zihnine odaklanarak insan doğasının o pek dokunulmak istenmeyen, çelişkili ve karanlık yönlerini cesurca önümüze seriyor.
Kitap, edebiyat dünyasında "Yeraltı Adamı" olarak bildiğimiz isimsiz anlatıcının o meşhur iç dökümüyle açılıyor. Bu adam, döneminde çok revaçta olan "insan mantıklıdır, her sorun bilimle, akılla çözülür" fikrine adeta savaş açmış durumda. Ona göre insan sadece kendi çıkarını düşünen ya da mantığın çizdiği sınırlarda yaşayan dümdüz bir varlık değil. Aksine insan, sırf "ben özgürüm, kendi kararlarımı kendim veririm" diyebilmek için bile bile yanlış yapabilir, kendi ayağına sıkabilir. Yazarın o meşhur "2 × 2 = 4" ve "2 × 2 = 5" benzetmesi de tam olarak buradan çıkıyor; dayatılan mutlak doğrulara başkaldırmak, aslında bireyin kendi varlığını koruma çabası.
İlk kısımda bu işin felsefesini yapan anlatıcı, ikinci kısımda geçmişine dönüp bu kafa yapısının gerçek hayatta nasıl patladığını gösteriyor. Okul arkadaşlarıyla buluştuğunda girdiği o tuhaf ego savaşları, kendini hem herkesten üstün görüp hem de yerin dibine sokması, ardından karşılaştığı Liza isimli genç kadına takındığı o çelişkili tavırlar... Bir yandan ona moral verip kurtarıcılık taslarken, diğer yandan sırf kendi ezikliğini örtmek için onu kırıp dökmesi, bu içsel yalnızlığın sahaya yansıması gibi. Yeraltı Adamı toplumla bağını kopardığı için kendi zihnindeki "yeraltına" çekilmiş; fakat bu sığınak ona huzur vermekten çok, aşırı düşünmenin getirdiği bir felç hali yaratmış.
Toparlamak gerekirse Yeraltından Notlar, standart bir hikâyeden ziyade, insanın kendi kendisiyle kavgasını anlatan güçlü bir varoluş metni. Dostoyevski, aşırı bilincin insanı nasıl eylemsizliğe sürüklediğini ve bünyemizde hem en yüce hem de en aşağılık duyguları aynı anda nasıl taşıdığımızı çok net bir şekilde yüzümüze vuruyor.
9.6/10
(139 Kişi)
Puan Ver
Orijinal Adı : Записки из подполья
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Yaren Tekin
Yaren Tekin
51.8K UP
İnceleyen10 2 gün önce
kesinlikle izlenmeli başyapıt
Film
9.6/10
(149 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Bilim, cehaletin topografisidir."
Oliver Wendell Holmes
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)