Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
500 ATP Ödüllü Soru: Zamansız varlık birden fazla olabilir mi? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Eserler
İncelemeler
Kişiler
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
229.4K UP
İnceleyen 2 saat önce
Merhaba
Sizin paylaşımınızdan sonra okudum kiatabı.insanlığın hafızasına tutulmuş bir ayna gibi Andrew Pettegree ve Arthur der Weduwen'in Kütüphane Kırılgan Bir Tarih adlı eseri de tam olarak böyle bir çalışmadır. Yazarlar, kütüphaneleri yalnızca kitapların saklandığı sessiz mekanlar olarak değil, uygarlığın belleğini taşıyan canlı organizmalar olarak ele alırlar. Bu nedenle eser, bir kütüphane tarihinden çok, insanlığın bilgiyi koruma ve geleceğe aktarma mücadelesinin hikâyesidir.

Kitap, Mezopotamya'nın kil tabletlerinden başlayarak İskenderiye Kütüphanesi'ne, Orta Çağ manastırlarından modern ulusal kütüphanelere kadar uzanan geniş bir tarihsel yolculuk sunar. Ancak yazarların asıl başarısı, bu yolculuğu yalnızca kurumların tarihi olarak anlatmamakta yatar. Her kütüphanenin arkasında savaşların, yangınların, siyasi mücadelelerin, iktidar çatışmalarının ve insan tutkularının bulunduğunu gösterirler. Böylece okuyucu, bilgi tarihinin aslında ne kadar kırılgan bir zeminde yükseldiğini fark eder.

Eserin merkezinde yer alan "kırılganlık" kavramı son derece etkileyicidir. İnsanlık, yüzyıllar boyunca bilgiyi korumak için sayısız kütüphane inşa etmiş; fakat aynı zamanda savaşlar, fanatizm, ihmal ve doğal afetler nedeniyle bu birikimin önemli bir kısmını da yok etmiştir. Kitap boyunca hissedilen temel duygu, uygarlığın hafızasının sandığımız kadar kalıcı olmadığıdır. Bir yangın, bir işgal ya da siyasi bir karar, yüzyılların bilgisini birkaç gün içinde ortadan kaldırabilir.

Yazarların anlatımı akademik olmasına rağmen son derece akıcıdır. Tarihsel olaylar kuru bir kronoloji halinde verilmez; aksine, kitapların peşine düşen koleksiyoncular, bilgiyi korumaya çalışan kütüphaneciler ve kültürel mirası kurtarmaya çalışan insanlar üzerinden anlatılır. Bu yaklaşım, esere güçlü bir insani boyut kazandırır. Okuyucu yalnızca kurumları değil, bilgiyi yaşatmaya çalışan insanları da tanır.

Edebi açıdan bakıldığında eser, bir medeniyet elegisi niteliği taşır. Her kaybolan el yazması, her yanan kütüphane ve her yok edilen arşiv, insanlığın ortak hafızasında açılmış bir yara olarak karşımıza çıkar. Bu nedenle kitap, yalnızca geçmişe ilişkin bir anlatı değil, aynı zamanda günümüz için de bir uyarıdır. Dijital çağda bilginin sonsuza dek korunacağına dair iyimser inancı sorgular ve hafızanın korunmasının sürekli bir çaba gerektirdiğini hatırlatır.

Kütüphane Kırılgan Bir Tarih, kitapları sevenler için olduğu kadar tarih, kültür ve uygarlık üzerine düşünen herkes için değerli bir eserdir. Pettegree ve der Weduwen, kütüphanelerin raflarında duran kitapların aslında insanlığın umutlarını, korkularını ve deneyimlerini taşıdığını gösterir.

Eseri bitirdiğinizde bir kütüphaneye artık yalnızca kitapların bulunduğu bir bina olarak değil, yüzyılların emeğiyle oluşturulmuş ve her an kaybedilebilecek kadar kırılgan bir hafıza mekanı olarak bakmaya başlarsınız.

“Kütüphaneler yalnızca geçmişi saklamaz; insanlığın geleceğe dair umutlarını da muhafaza eder. Bu yüzden her kütüphane, aslında unutulmaya karşı verilmiş sessiz bir mücadeledir.''

Paylaşımınız ve kitabı okumama sebep olduğunuz için teşekkür ederim.
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Furkan Alp Avşar
İnceleyen 1 gün önce
Film temelde basit bir takıntı gibi görünse de ana karakterimizin çoğu insanın içinde kalan keşke sihirli değneğim olsa da birlikte olsaydık dediği kısmı gerçek kılıyor. Birçok insan bu durumun üstesinden rahatça geleceğini ve bunun tatlı geldiğini düşünürken film bizlere bu tip bir olayın nasıl bir kaosa sürüklenebileceğini gösteriyor. Kesinlikle izlenmesi gereken romantik gerilim ve korku türlerini mükemmel bir şekilde karıştırmış bir eser. 10/10
Film
8.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
2 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Arif G.
Arif G.
207.8K UP
İnceleyen10 2 gün önce
Kitabı okurken en çok hoşuma giden şey günlük hayatta neredeyse hiç sorgulamadığımız davranışları yeniden düşünmeye teşvik etmesi oldu. Yaptığımız tercihlerin ne kadarının gerçekten bize ait olduğu sorusunu farklı örneklerle ele alınıyor. Bu soru ilk bakışta basit görünse de kitap ilerledikçe oldukça rahatsız edici bir hal alabiliyor. Özellikle sosyal medya, markalar ve tüketim alışkanlıkları üzerine yapılan tespitleri ilgi çekici. Çünkü çoğumuz seçimlerimizi tamamen özgür irademizle yaptığımızı düşünsek de, çevremizin, reklamların ve dijital platformların üzerimizde düşündüğümüzden daha fazla etkisi olabileceğini fark ediyoruz. Kitap bu konuda kesin hükümler vermekten çok okuyucuyu düşünmeye yönlendiriyor. Yazarın dili oldukça akıcı. Karmaşık kavramları akademik bir üsluba boğmadan anlatıyor. Bu sayede pazarlama, tüketim psikolojisi veya sosyal medya algoritmaları gibi konulara daha önce ilgi duymamış kişiler bile kitabı rahatlıkla takip edebilir. Okurken bir ders kitabı hissi vermekten çok, günlük hayattan örneklerle ilerleyen bir sohbet havası taşıyor. Kitabın en güçlü yanı bence farkındalık kazandırması. Bir ürünü neden satın aldığımızı, belirli markalara neden bağlandığımızı veya bazı fikirleri neden benimsediğimizi sorgulamaya teşvik ediyor. Okuma bittikten sonra bile insanın zihninde dolaşmaya devam eden sorular bırakıyor. Genel olarak modern dünyada bireyin kararlarının ne kadarının kendisine ait olduğunu sorgulatan, akıcı ve düşündürücü bir kitap. Pazarlama, sosyal medya ve tüketim kültürünün hayatımızdaki görünmez etkilerini merak edenlerin ilgisini çekebilecek harika bir eser...
10.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Günlük Yaşamınızda Pazarlamanın Görünmez Eli
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Meryema Şermet
Meryema Şermet
143.9K UP
İnceleyen 2 gün önce
Öncelikle en son söyleyeceğimi ilk başta söyleyeyim; bu dizi Türkiye'nin gelmiş geçmiş en iyi dizisidir açık ara, bana göre. Çünkü sağlam bir "kurgusu" var, oyuncu kadrosu (başrol hariç) harika ve yaptığı göndermeler çok iyi. Ben geçen yıl sıfır spoilersız izlemeye başladım, açıkçası başta epey önyargılıydım, "mafya dizisi, insanları suça teşvik ediyor" diye düşünüyordum ama izlerken bu düşüncem değişti. Hâlâ dizi/filmlerin insanlar üzerinde etkisi olduğuna inanıyorum fakat bunun, Murat Soner gibi eleştirmenlerin abarttığı kadar büyük ölçüde olduğunu düşünmüyorum. Suça sürükleme tartışmalarıya ilgili bu kadar konuştuğumuz yeter, şimdi gelelim dizinin gerçekten neden çok kaliteli olduğuna; Osman Sınav'ın yönetmenliği, senaryoda, gerçek hayatta yaşanan ve Türk toplumunu derinden sarsan olayların yer alması, konsey sahneleri başta olmak üzere birçok sahnedeki diyalogların çarpıcılığı ve kalitesi. Bunlar bana göre diziyi bu kadar önemli hâle getiren etmenler. Müziklerin kalitesini de söylemesem içimde kalır! Neredeyse her konsey üyesinin kendisine özel türküsü ya da fon müziği var, hepsinin özenle seçildiği belli (tıpkı bazı karakter ve gemi isimleri gibi) Ayrıca dizinin benim için olumlu katkıları da oldu, mesela Uğur Mumcu'yu, ona yapılan suikasti diziden önce bilmiyordum. Ben merak edip araştırmayı çok seven biri olduğum için, muhtemelen kısa zaman sonra onu da tanıyacaktım(o zamana kadar yetmişler ve seksenlerde kalmıştım, daha doksanlar hakkında hiçbir şey bilmiyordum.) dizi sayesinde Mumcu dahil daha başka önemli isimleri tanımış oldum. Dizi hakkında tahminlerde bulunup, ortaya attığı teorilerin ne kadarının gerçek olduğu hakkında düşünmek oldukça keyifli ama yapabileceğim tek eleştiri de burasıyla ilgili, Kurtlar Vadisi birçok komplo teorisini beslemiştir. Değindiği konuların derinliğini kabul ediyorum, hepsine yanlış, uydurma diyemem. Ama illüminati gibi uç teorilere de inanan binlerce insan var, dünyada yaşanan her önemli gelişmeye "büyük güçler dünyayı yönetiyor" bakış açısı ile bakmak da pek sağlıklı değil. Bir tek bu tarz bir düşünce yapısına zemin hazırladığı için eleştirebilirim diziyi, onun dışında eğer hâlâ izlemediyseniz mutlaka izleyin; en azından 1. bölüme bir şans verin derim. Zaten ilk bölümün başlangıç sahneleri sizi içine çekecektir.
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Alperen Karaçor
İnceleyen10 3 gün önce
Kitap, Martin Eden isimli eğitimsiz ve işçi sınıfından bir gencin, burjuva sınıfına ait olan Ruth isimli bir hanımefendiye aşık olmasıyla başlar. Ruth'a aşık olan Martin'in içinde değişmek, daha entelektüel bir insan olmak ve burjuva sınıfına ait olma isteği uyanır. Eninde sonunda bu isteğini gerçekleştirir daha bilgili ve üst sınıftan bir insan hâline gelir ancak daha önce kendisinden üstün gördüğü ve hayran kaldığı bu kesimin aslında ne kadar yapmacık, bilgisiz ve yozlaşmış olduğunu görünce büyük bir hayal kırıklığına uğrar.
Martin Eden sadece bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda toplumsal sınıfları, başarı kavramını ve bireyin toplum içindeki yerini sorgulayan güçlü bir eleştiridir.
Her yönüyle okunması gereken muazzam bir şaheserdir.

Sağlıcakla Kalın.
Kitap
9.7/10
(111 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Sizi harekete geçirenin ne olduğunu bulun. Çünkü dünyanın, harekete geçen insanlara ihtiyacı var."
Howard Thurman
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)