Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Eserler
İncelemeler
Kişiler
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
İnceleme
Yavuz Çirkin
Yavuz Çirkin
20.3K UP
İnceleyen10 2 saat önce
Yıllar içinde sayısız film izledim ama aralarından en duygusal, en sürükleyici ve psikolojik derinliği en yüksek olan tek bir yapıt seçmem gerekirse bir saniye bile tereddüt etmem: Esaretin Bedeli. Benim gözümde bu film sadece harika bir sinema eseri değil; her izleyişte daha da derinleşen, tartışmasız net bir 10 üzerinden 10 başyapıt.

Yüzeysel bakıldığında haksız yere cinayetle suçlanan bir adamın acımasız bir hapishane sisteminde hayatta kalma mücadelesi gibi görünüyor. Ancak hikayenin özünde insan dayanıklılığı, psikoloji ve "kurumsallaşma" kavramının insan zihni üzerindeki tehlikesi yatıyor—zihnin bir süre sonra özgürlüğünü kaybetmeye nasıl uyum sağladığını ve özgürlüğün kendisinden bile korkar hale gelişini muazzam işliyor. Film ucuz aksiyonlara veya hızlı bir tempoya sığınmak yerine, geçen onlarca yılın ezici ağırlığını Andy Dufresne ve Red ile birlikte bize hissettiriyor. Psikolojik yıkıma karşı umudun ne kadar güçlü bir direniş aracı olduğunu gösteriyor.

Tim Robbins ve Morgan Freeman arasındaki kimya kusursuz; bunu destekleyen harika bir senaryo ve büyüleyici bir müzik kullanımı var. Andy'nin o sağanak yağmurun altında durduğu ikonik sahne ise sinema tarihinin en arındırıcı, en tatmin edici anlarından biri. Esaretin Bedeli, insan ruhuna zamansız bir ayna tutan ve jenerik aktıktan sonra bile zihninize kazınan gerçek bir hikaye anlatıcılığı dersi.
9.6/10
(107 Kişi)
Puan Ver
Orijinal Adı : The Shawshank Redemption
Yönetmen: Frank Darabont
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Sonya Demirboğa
Sonya Demirboğa
81.6K UP
İnceleyen10 3 saat önce
Fyodor Dostoyevski, hiç şüphesiz Modern Rus Edebiyatının en önemli isimlerinden birisidir. Onun romanlarının en önemli tarafı insan yaşamının ve deneyiminin derinlerine inebilmiş olmasıdır. Çoğu zaman hissettiğimiz ama ifade edemediğimiz, hatta ifade edilmesinin mümkün olmadığını düşündüğümüz duygu durumlarını okuruz Dostoyevski romanlarında.
Fyodor Dostoyevski’nin bu duygu durumlarını anlatan esserlerinden biri olan 1864 yılında kaleme aldığı Yeraltından Notlar, modern dünya felsefesinin ve psikolojik edebiyatın en sarsıcı metinlerinden biridir. Eser, tek bir karakterin iç dünyasından süzülen karmaşık düşünceleri ve toplumsal uyumsuzluğu merkeze alarak insan doğasının karanlık ve çelişkili koridorlarında rehberlik eder.
Yeraltından Notlar, aslında modern dünyayla dertleri olan bir adamın kendi iç dünyasından dökülen sarsıcı bir iç hesaplaşma. Eser, tek bir karakterin zihnine odaklanarak insan doğasının o pek dokunulmak istenmeyen, çelişkili ve karanlık yönlerini cesurca önümüze seriyor.
Kitap, edebiyat dünyasında "Yeraltı Adamı" olarak bildiğimiz isimsiz anlatıcının o meşhur iç dökümüyle açılıyor. Bu adam, döneminde çok revaçta olan "insan mantıklıdır, her sorun bilimle, akılla çözülür" fikrine adeta savaş açmış durumda. Ona göre insan sadece kendi çıkarını düşünen ya da mantığın çizdiği sınırlarda yaşayan dümdüz bir varlık değil. Aksine insan, sırf "ben özgürüm, kendi kararlarımı kendim veririm" diyebilmek için bile bile yanlış yapabilir, kendi ayağına sıkabilir. Yazarın o meşhur "2 × 2 = 4" ve "2 × 2 = 5" benzetmesi de tam olarak buradan çıkıyor; dayatılan mutlak doğrulara başkaldırmak, aslında bireyin kendi varlığını koruma çabası.
İlk kısımda bu işin felsefesini yapan anlatıcı, ikinci kısımda geçmişine dönüp bu kafa yapısının gerçek hayatta nasıl patladığını gösteriyor. Okul arkadaşlarıyla buluştuğunda girdiği o tuhaf ego savaşları, kendini hem herkesten üstün görüp hem de yerin dibine sokması, ardından karşılaştığı Liza isimli genç kadına takındığı o çelişkili tavırlar... Bir yandan ona moral verip kurtarıcılık taslarken, diğer yandan sırf kendi ezikliğini örtmek için onu kırıp dökmesi, bu içsel yalnızlığın sahaya yansıması gibi. Yeraltı Adamı toplumla bağını kopardığı için kendi zihnindeki "yeraltına" çekilmiş; fakat bu sığınak ona huzur vermekten çok, aşırı düşünmenin getirdiği bir felç hali yaratmış.
Toparlamak gerekirse Yeraltından Notlar, standart bir hikâyeden ziyade, insanın kendi kendisiyle kavgasını anlatan güçlü bir varoluş metni. Dostoyevski, aşırı bilincin insanı nasıl eylemsizliğe sürüklediğini ve bünyemizde hem en yüce hem de en aşağılık duyguları aynı anda nasıl taşıdığımızı çok net bir şekilde yüzümüze vuruyor.
9.6/10
(139 Kişi)
Puan Ver
Orijinal Adı : Записки из подполья
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Yaren Tekin
Yaren Tekin
51.8K UP
İnceleyen10 1 gün önce
kesinlikle izlenmeli başyapıt
Film
9.6/10
(148 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Esat Kudret
Esat Kudret
792.3K UP
İnceleyen10 2 gün önce
Muazzam bir kara mizah. Aziz Nesin gibiler bir halka yüzyılda bir ya nasip olur ya da olmaz. Biz nasiplenen şanslı olanlardanız...
Çoğaltmak lazım... Okuyarak ve aşarak ve ötesi üstüne yeni bir şeyler ekleyerek...
Yoksa bugün ve yarın da adı, şekli, şemali ve figüranları nasıl değişirse değişsin, sonuçları itibarı ile yoz bir düzeni ayakta tutan ve "bugün git yarın gel" şeklinde özetlenen "bir işi bin iş yapma" ve bunun üzerinden bıktırarak yozluğu manipüle etme işi, ya da daha açık bir ifade ile "garibanın ensesinde boza pişirme işi" daha çok sürer. Çünkü bu ara duvar, bu duvarı ördüren daimi başrol oyuncularını gizleyen yegane duvardır ve yıkılmadan bir sonraki kapıya ulaşılamaz.
9.9/10
(33 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
136.7K UP
İnceleyen8 2 gün önce
Kitabın özü, Woolf’un şu cümlelerinde saklı: “Kurmaca yazmak isteyen bir kadının parası ve kendine ait bir odası olmalıdır.”

Kitap, yazarın, “kadınlar ve kurmaca” konulu uzun denemesinden oluşmaktadır. Deneme dedim ama kimi zaman bir günlüğe dönüşür, hatta Oxbridge adlı hayali bir üniversitenin bahçesinde öyküleşir, eski zamanlarda okunmuş şiirler belirir arada. Üslubu didaktik değildir aksine serbestçe akar.

Neden medeniyete kadınların daha az katkıda bulunduğunu, bilhassa edebiyat tarihinde neden çok az kadın şair olduğunu sorgular. Bu, erkeklerin inandırmaya çalıştığı gibi kadınların eksikliğinden dolayı mıdır?

Bir düşünce deneyi yapar Woolf. Shakespeare’in aynı yeteneğe, aynı dehaya sahip hayali bir kız kardeşini yaratır: Judith. Shakespeare, yeterince boş zamana ve toplumsal desteğe sahipken Judith henüz evinde, kendi annesi babası tarafından kösteklenmeye başlayacaktır. Tam yazmaya odaklanmışken yemek yapmaya çağrılacaktır mesela. Kütüphanelere erişemeyecek, okula gönderilmeyecek, daha hayatı tanımamışken erkenden evlendirilecektir.

Bir ihtimal daha yaratır yazar, Judith diyelim ki bir oyun yazabildi ve evden kaçarak tiyatroya gitti. Tiyatronun müdürü tarafından ciddiye alınmayacak, daha kapıdayken reddedilecektir. Kardeşiyle aynı meziyetlere sahip olmasına rağmen sırf cinsiyeti yüzünden yeteneklerini kalıcı eserlere dönüştüremeyecek ve ilhamlarını dışa vuramadığı için ruh sağlığı giderek bozulacaktır.

Bir ve birkaç yüzyıl evvelinin az sayıdaki kadın edebiyatçılarının -mesela Brontë kardeşler- yapıtlarını ve ruh hallerini inceler Woolf. Satırlarında engellenmekten doğan öfkeyi ve meydan okumayı, sahip olamadıkları imkânlara duydukları özlemi görür. Cinsiyetçiliğe maruz kalmak eserlerinde bir etki bırakmıştır ve Woolf’a göre olumsuz bir etkidir bu.

Jane Austen’in sürekli bir sürü insanın girip çıktığı ve dikkatinin bölüneceği oturma odasında yazmak zorunda kalması gibi, kadın şair ve yazarlar zihinlerinde dahi yalnız olamamışlar, toplumun içlerine işleyen önyargısıyla mücadele etmişlerdir.

Yazar, ayrıca iyi edebiyatın zor koşullardan doğduğu gibi romantik anlayışa karşı çıkar. Realist olarak, bir yazarın iyi yazması için en azından geçimini sağlayabilmesi gerekir, diye düşünür.

Kurmaca yazmak isteyen bir kadının parası ve kendine ait bir odası olmalıdır, hem fiziksel hem de zihinsel bir oda. Kimsenin etkileyemeyeceği, saf ilham ve düşüncelerini rahatsız edemeyeceği bir oda.
8.0/10
(2 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Her birimizin yeraltı dünyasından çıkmak için kendi yolu var, benim yolum yazmak."
Franz Kafka
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)