Çıktığı gün filmi izledim. Ve sizi bilmem ama ben filme bayıldım! Ben bu filmi kusurlarıyla sevdim. Gerçekten! Peter'ın yalnızlığı ve arkadaşı Ned'i, eski sevgilisi MJ'i sürekli araması... Olağanüstü. Filmde net olarak bir kötü yok. Hatta çizgi romanlardan bildiğimiz kötüler ilk sahnelerde Spider-Man onlar önceden haklamış olarak gösteriliyor. Jean DeWolff ile bağı çok güzeldi. Sanki yeni May hala gibiydi ve DeWolff sayesinde de Peter'ın otorite kazanması ve bir durum olduğunda korunması farklı hissettirdi. Ve polisler ona karşı çıkmak, mızmızlık etmek yerine Spider-Man'i dinlemeleri de farklı ve gerçekten güzel hissettirdi. Sonrasında Punisher var tabii. Harikaydı! Zaten "Punisher: One Last Kill" filminin de incelemesini yapmıştık. O da Peter için baba gibiydi. Baba gibi kısmına gelecek olursak zaten çizgi romanlarda bir noktadan sonra ortaklık kuruyorlardı, ben de buna yönelik bir teori atmıştım ve evet teorim tuttu. Ve Spider-Man ile Punisher sahneleri komik tasarlanmıştı. Bazıları da duygusal. Şimdi Sadie Sink'e gelelim. Zaten kendisini Stranger Things'den biliyorum ve takip ediyorum. Harika bir aktris ve rolünü de harika yapmış. Umarım gelecek Doomsday filminde olur. Gerçi garip olan şey şu ki filmde Jean'in ablası rolündeki Olivia Booth-Ford 16 yaşında, Sadie Sink 24 yaşında! Neyse ki Sadie daha genç durmuş. Peter'a üzülüyorum. Bu MJ seni zaten Spider-Man olduğun için sevmişti. Sen aşk rüzgarlarına kapılıp neden peşindesin hâlâ! Peter'ın Jean'i korumak için önüne atılması biraz klişe bir sahneydi ama olsun yine duyguyu verebildi. Marisa Tomei yeni çekimler için geri dönmesi harikaydı. İlk başta "Oynamamıştır ya, eski flashbackleri koyar geçerler" dedim ama bravo Marvel yani. Şimdi bir sürü kusur bulan var. Evet arkadaşlar gerçekten kusurlar ve istenmeyen şeyler eksikler var. Ama şunu anlayın ki bu bir geçiş filmi, bence bir geçiş filmine göre çok iyi hatta! Film genel olarak çok fazla çizgi roman referansı içeriyordu ve izlerken çizgi roman okur gibi oldum. Ve film doğal hissettirdi. Neden mi? Çünkü CGI çok az kullanıldı. Gerçek bir kostüm kullanıldı ve dahası. Ve en önemlilerden biriyse post-credit sahnesi oldu. Dedik ya geçiş filmi diye, işte bu film Doomsday'e bir geçiş. Saçmalık olan şey izlediğimiz salonda tüm salon post-credit için tüm jeneriğin bitmesini bekledi. Ama değdi. Sadece Joe Keery'nin Harry Osborn'u oynamasını, Matt Murdock'un hapishaneden kaçışını, Black Cat'in gelişini beklerdim ama olsun. Benden bu kadar. Puanım 10/10!