Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Ebuzer Eser'in cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Tüm Reklamları Kapat
Eserler
İncelemeler
Kişiler
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
İnceleme
Anıl Can Erdoğan
İnceleyen9 11 saat önce
Film tamamen gerçek olaylara dayanıyor.
9.6/10
(14 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
218.1K UP
İnceleyen 17 saat önce
Merhaba
Çocuklar Hastahanesi …'' Beklemesini onlar kadar bilen yoktur.''

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu Peyami Safa’nın 1930 yılında yayımlanan sekizinci romanıdır. İlk baskısı 1930 olmasına rağmen aslında 1937 yılında yayımlanan baskısı ile daha çok dilden dile dolaştığını görürüz romanın.
Tür olarak otobiyografik izler taşıyan romandaki karakter Peyami Safa’nın çocukluk zamanlarından derin izler taşıyan ve bir o kadar da düşünsel ögelere yer veren bir yapıtıdır. Türk klasikleri açısından ilk psikolojik eserleri arasında yer alır. Romandaki karakterin ruhu ve bedeni arasındaki sıkışmışlık hissini ve onun hayatından derin izleri taşıdığını görürüz.
Bu kitabı okurken insan sanki bir roman değil de bir insanın içine sakladığı acıyı okuyormuş gibi hissediyor. Çünkü eser, yalnızca hasta bir çocuğun hikayesi değil; korkunun, yalnızlığın ve büyümeye çalışan bir ruhun hikayesi aslında. Romanın merkezinde bacağındaki ciddi hastalık nedeniyle sürekli hastaneler ve doktorlarla mücadele eden genç bir çocuk vardır. Ancak asıl mesele bedenindeki ağrıdan çok, ruhunda taşıdığı yük gibidir. Birde Nüzhet'e olan tutkusu var tabi...

Kitabı samimi yapan şey, anlatıcının iç sesi. Öyle büyük olaylar olmaz belki ama küçük korkular çok büyüktür. Bir ameliyat korkusu, sakat kalma endişesi, kendini eksik hissetme duygusu özellikle genç yaşta hastalık yaşayan ya da hayatında uzun süre belirsizlik taşımış insanlar bu kitabı daha derinden hissedebilir. Çünkü bazen insanın canını en çok bedenindeki yara değil, kimsenin anlamadığını düşündüğü iç kırgınlıklar acıtır.

Sevgili okur en nihayetinde hepimiz ''Hayaller güzel olsa da hayatımızda her zaman gerçekleri yaşamıyor muyuz? '' Birde TRT de dizisi vardı sanırım, oda güzeldi.
9.0/10
(9 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
218.1K UP
İnceleyen 17 saat önce
Merhaba
Hem romanını okuduğum , hem 1995 yapımı başrollerini Colin Firth,Jennifer Ehle'nin oynadığı sanırım 6 bölümlük diziydi. Diziyi hala arada bir açıp hayranlıkla izliyorum .Tabi Colin Firth için :))Uyarlandığı romandaki duyguyu böyle net böyle güzel işleyen nadir yapımlardan biri bence.

Jane Austen, İngiliz edebiyatının en önemli kadın yazarlarından biridir. 1775 yılında İngiltere’de doğmuş, yaşamı boyunca çok büyük bir şöhret kazanmamış olsa da ölümünden sonra dünya edebiyatının en sevilen isimlerinden biri haline gelmiştir. Austen’ın romanlarını özel yapan şey, büyük savaşları ya da tarihi olayları değil; insanların ilişkilerini, gururlarını, yanlış anlamalarını, aşklarını ve toplum baskısını ince bir gözlem gücüyle anlatmasıdır. Özellikle kadınların toplum içindeki yerini, evlilik baskısını ve sınıf ayrımlarını zekice bir mizahla ele alır. Dili sade ama çok katmanlıdır; ilk bakışta bir aşk romanı gibi görünen eserlerinin altında ciddi toplumsal eleştiriler vardır. insan psikolojisini ve toplumsal ilişkileri çok güçlü anlatan bir romandır.

Bence romanın en güzel yanı, karakterlerin değişebilmesidir. Darcy kibirini sorgular, Elizabeth ise kendi önyargılarıyla yüzleşir. Bu yüzden kitabın adı çok anlamlıdır: “Gurur” sadece Darcy’de, “önyargı” ise sadece Elizabeth’te değildir; aslında herkes biraz ikisini de taşır.

İnsan bazen karşısındaki kişiyi değil, onun hakkında kurduğu fikri sever ya da ondan nefret eder. Ama gerçekten tanımaya başladığında, bütün o kesin yargılar yavaş yavaş kırılır.

Bu yüzden Gurur ve Önyargı, yalnızca romantik bir roman değil; insanı, ilişkileri ve kendimizi nasıl yanlış okuyabildiğimizi anlatan zamansız bir eser gibi geliyor bana.
6.3/10
(3 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Pride and Prejudice
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
218.1K UP
İnceleyen 18 saat önce
Merhaba
İlk ise yıllarımda okuduğum bir kitaptı. Sergüzeşt, Türk Edebiyatına batı tarzını getiren yazarlardan Samipaşazade Sezai‘nin roman türündeki tek eseridir. 1888 yılında yayınlanan eser, realizm akımının etkisinde yazılmıştır ancak dönemin romantizm etkisini de barındırır.

Samipaşazade Sezai (1859–1936), Türk edebiyatında özellikle realist ve toplumsal yönü güçlü eserleriyle tanınan önemli bir yazar, diplomat ve devlet adamıdır. En çok, Osmanlı edebiyatının ilk gerçekçi sosyal romanlarından biri kabul edilen Sergüzeşt adlı eseriyle bilinir.

Sergüzeşt, ilk olarak 1887 yılında Kitapçı Arakel tarafından yayınlandı. Dönemin otoriter yönetiminin gölgesinde, Samipaşazade Sezai’nin otosansürü fark ediliyordu. Bu sansüre rağmen saray için yenilikçi ve dikkat edilmesi gereken bir yazar olarak mimlendi. Saray tarafından sıkı bir takibe alınmasının ardından, 1901 yılında Paris’e kaçtı ve Jön Türkler’e katıldı.(Jön Türkler, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde meşrutiyet rejimini yeniden getirmek ve devleti dağılmaktan kurtarmak amacıyla örgütlenen muhalif aydın, asker ve bürokratlardan oluşan siyasi bir harekettir.)

Roman, edebiyatımızdaki romantizmden realizme geçiş döneminin sembol eseri olarak kabul edilmektedir. Edebi yönünün dışında, ele aldığı konu itibariyle de dönemi için yenilikçi ve dikkat çekici bir eserdir. Dilber isimli esir bir kızın yaşam hikayesi üzerinden, Osmanlı toplumundaki esir ticaretini yansıtır. 19. yüzyılda halen sürmekte olan bu ticaretin, bireylerde ve toplumda yol açtığı yıkıma dikkat çeker. Roman, Batum’dan gelen ve Tophane’ye yanaşan bir vapurdaki esirlerden bazılarının, sandallarda bekleyen esirciler tarafından satın alınmalarını anlatarak başlar. Hacı Ömer isimli bir esirci, ticaret yapmak üzere ikisi on altı on yedi yaşlarında, üçüncüsü ise dokuz yaşında üç esir alır. Oldukça zayıf olan bu küçük kıza, satıldığı ilk evde Dilber adı verilir. Oldukça zalim bir hanıma hizmet eden Dilber, küçük yaşına rağmen büyük eziyetlerle karşılaşır. Sonunda bir gece dayanamayarak kaçar ancak bu onun kurtuluşu değildir. Dilber’in İstanbul’dan Mısır’a uzanan esirlik macerasının yalnızca başlangıcıdır. Yazar, romanda sadece Dilber’in yaşamını değil, zaman zaman onun karşılaştığı kişileri de okuyucuya aktarır.

Sergüzeşt, benim için sadece eski bir edebiyat metni olmadı insanın içini burkan, zaman geçse de bazı acıların değişmediğini hissettiren bir roman. Kitabı okurken insan bir yandan “Ne kadar eski bir hikaye” diye düşünüyor, bir yandan da şaşırtıcı şekilde bugüne benzeyen duygularla karşılaşıyor: güçsüzlük, yalnızlık, ait olamama ve özgürlük özlemi. Özellikle Dilber’in hikayesi insanın içine sessiz bir hüzün bırakıyor.

Kişisel olarak kitabı okurken beni en çok etkileyen şey, Dilber’in yalnızca bir karakter gibi değil, gerçekten yaşamış bir insan gibi hissettirmesiydi. Küçük yaşta Kafkasya’dan koparılıp köle olarak satılan bir çocuğun, sevgiye ve aidiyete duyduğu ihtiyaç o kadar gerçek anlatılıyor ki bazen insan kitabı bırakıp düşünmek istiyor: Bir insanın hayatı, doğduğu yer ve içine düştüğü şartlar yüzünden ne kadar değişebilir? En acısı da Dilber’in çoğu zaman kendi hayatı üzerinde söz hakkının olmaması. Sezai burada yalnızca bir aşk hikayesi anlatmıyor; insanın insan üzerindeki tahakkümünü, sınıf ayrımını ve kadınların toplumdaki kırılgan yerini de gösteriyor.

Bana göre kitabın en güçlü yanı, okuru büyük olaylarla değil küçük kırgınlıklarla etkilemesi. Çünkü bazen bir insanın sessizce üzülmesi, bağırıp çağırmasından daha ağır gelir. En acısı bu değil mi zaten.Hangimiz zaman zaman bu duyguları hissetmiyor ki? Dilber’in yaşadığı yalnızlık da tam olarak böyle bir şey. Okurken insan ister istemez “Bir insan biraz sevgi görseydi hayatı değişir miydi?” diye düşünüyor.

Şunu da itiraf etmem lazım lise yıllarımda ilk okumamda toplumsal gerçekliğini anlayamadığım ve kavrayamadığım bir kitaptı. Yetişkinlik dönemimde okuduğumda derinliğini anladığım bir bir eser oldu.
Kitap insana şu duyguyu bırakıyor. İnsan yalnızca zincirlerle değil, toplumun kurallarıyla da esir olabilir. Sergüzeşt, eski bir roman olmasına rağmen özgürlük, insan onuru ve merhamet üzerine bugün bile düşündüren güçlü bir eser. Bitirdiğimde içimde kalan duygu bir hüzündü ve daha fazlası...
Kitap
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
4
2 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Onur Bahadır
Onur Bahadır
50.7K UP
İnceleyen10 23 saat önce
Böyle bir kahramanın yargılanması ilk bakışta Ona yapılan haksızlık gibi algılanabilir ama birçok açıdan olumlu yanları daha çok. Güçlü bir emsal oluşturabilir. İnsana, teknolojiye ve güvenliğe dair daha fazla, daha yararlı geri bildirimler toplanmasını sağlamıştır. Kaptan bu sayede soğuk kanlılığını, ustalığını, övgüyü hak ettiğini, üstüne iletişim becerilerini en güzel şekilde, şüpheye yer bırakmadan ortaya koyma şansı bulmuştur. Bu bütün kaptanların hedeflemesi gereken bir idealdir. Yargısız infaz ve zan altında kalmak ise hepimizin korkması gereken, bir arada yaşamak ve sağlıklı bir toplum oluşturmak için üzerine düşünmemiz ve önlem almamız, mücadele etmemiz gereken düşmandır.
Film
8.5/10
(6 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"İnsanlara bilim anlatmak cahilleri aydınlatmakla ilgili değildir, türümüzün genelinin ilerlemesi için gereklidir."
Kurzgesagt – In a Nutshell
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)