Otomatik Portakal, iyilik ve kötülük üzerine rahatsız edici ama son derece berrak bir ayrım yapar. Romanda kötülük, Alex üzerinden tamamen bireysel, dürtüsel ve öznel bir tercih olarak görünürken; iyilik ancak özgür iradeyle ve toplumsal bir bağlam içinde anlam kazanır. Devlet eliyle dayatılan “iyilik”, iyilik olmaktan çıkar ve insanı mekanik bir nesneye dönüştürür. Burgess’in asıl sorusu nettir: Kötülük yapamayan bir insan gerçekten iyi midir, yoksa sadece iradesiz midir? Bu kitap, ahlakı sonuçta değil, seçme özgürlüğünde arayan güçlü bir metin.