Yakzan, "uyanık" demek, Hay ise "diri". Hay bin Yakzan, "Uyanık oğlu diri". Akıl, gözlem ve sezgi yolu ile özüne ve yaratıcıya ulaşan bir karakter... Bir felsefi roman, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın deyişiyle "Müslüman âleminin tek romanı".
İslam dünyasının önemli filozoflarından İbn Tufeyl'in kaleme aldığı bu eser, ıssız bir adada hiç insan görmeden yetişen Hay bin Yakzan'ı anlatmaktadır. Hay yalnızca aklıyla, doğayı gözlemleyerek ve nesnelerin niteliklerini irdeleyerek fizikötesi kavramları keşfeder. Ruhu olduğunu sezer. Madenleri, bitkileri, hayvanları, gök cisimlerini tanır. Derken mağaraya çekilir, tefekküre dalar, özüne döner ve yaratıcıya ulaşır.
Kitabın ana fikri, insanın aydınlanmaya aslen kendi özünden ulaşabileceğidir.
Kitapta uzun bir ön bölüm var. Uzun, ancak gerekli. Eski kozmolojiyi, evrendoğumu özetleyen bu bölümde İslam'da alegorik öykü geleneğinin tarihçesi ve İbn Sina'nın yazdığı Hay bin Yakzan öyküsü de yer alıyor. Bu öykü, İbn Tufeyl'in Hay Bin Yakzan'ından farklı.
Evren, akıl, öz, ruh gibi kavramlar hakkında düşündürecek, sorgulamalarınıza ışık tutacak bu felsefi romanı öneriyorum.