Beyni olmayan bir canlı nasıl karar verebilir, bir şeyi nasıl hatırlayabilir? Odun çürüten Phanerochaete velutina mantarıyla yapılan deneyler, bilim insanlarını tam da bu soruyla baş başa bırakıyor.
Ormanda gördüğümüz şapkalı kısım, mantarın sadece üreme organı. Asıl canlı toprağın altında: Hif adı verilen ipliksi yapılar toprak boyunca uzanıp miselyum denen geniş bir ağ kuruyor. Bu ağda ne beyin var ne de merkezi bir sinir sistemi.
Japonya'daki Tohoku Üniversitesinden Yu Fukasawa ve ekibine göre mantarın yeni toprakta bile eski yönü seçmesinin muhtemel açıklaması, ağın yemin ilk konduğu tarafta daha fazla büyümüş olması. Yani hafıza bir beyinde değil, ağın şeklinde saklanıyor. Fukasawa buna yapısal bir bellek diyor.
Ekip ardından dokuz odun bloğunu haç ya da daire şeklinde dizdi. Haç diziliminde mantar zamanla ortadaki blokları bırakıp dıştakilere yöneldi, daire diziliminde ise merkeze hiç dokunmadı. Araştırmacılar bunu bir tür örüntü tanıma olarak yorumluyor; Fukasawa davranışın merkezdeki kaynağın tükenmesine verilen doğal bir tepki olduğunu da kabul ediyor.
Bu, mantarın zeki ya da bilinçli olduğu anlamına mı geliyor? Fukasawa zekayı insana özgü bir özellik değil, farklı seviyeleri olan bir yelpaze olarak görmeyi öneriyor. Wisconsin-Madison Üniversitesinden Cecelia Stokes ise temkinli: Mantarlarda ölçülen elektriksel sinyaller şaşırtıcı değil, çünkü bütün hücreler iyon hareketiyle elektrik üretiyor. Stokes'a göre mantarları bilinçli saymak için kanıtlar henüz yetersiz.
Belki de mantarları bize benzetmeye gerek yok. Beyni olmayan bir canlının kendi sorunlarını kendi yoluyla çözebiliyor olması, zaten yeterince ilginç. 🍄
✏️ Çeviren: Ferit Görür · Editör: Evrim Ağacı
17 görüntülenme