Evrim Ağacı olarak yazılı veya görsel içeriklerimizin sonunda okur ve izleyenlerimizden maddi destek talebinde bulunuyoruz. Takipçilerimiz, Patreon ve Kreosus isimlerini çok iyi bilecektir. Ancak birçok internet sitesi ücretsiz yayın yaparken, Evrim Ağacı'nın neden maddi destek istediği konusu birçoklarının kafasında soru işaretleri oluşturuyor. Bu videoda bu soru işaretlerini gidermek istiyoruz.

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Bu işi hobi olarak yapmıyoruz.

Birçok kişi, ana işlerine "ek" olarak YouTube videoları çekip, bloglarına yazılar yazıyorlar. Bizim ise tek işimiz, yani mesleğimiz Evrim Ağacı. Tanıdığınız küçük/büyük neredeyse "YouTuber"ların ek işleri, başka gelir kaynakları var. Kimi mühendislik yapıyor, kiminin reklam şirketi var, kimi akademisyen... Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; sadece bir tercih meselesi. Biz, eğer başka meslek sahibi olursak Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı biliyoruz. Bu nedenle meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik. Eğer hem gelir kaynağı yaratıp, hem Evrim Ağacı'nı sürdüremezsek, mecburen Evrim Ağacı ile uğraşmayı bırakıp kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Evrim Ağacı ve YouTube

Burada kritik bir diğer nokta var: Evrim Ağacı sadece bir YouTube kanalı değil. Hatta YouTube bizim için belirli bir takipçi kitlemizle bir iletişim aracından ibaret.

Bizim asıl varlık alanımız internet sitemiz. Biz bir bilim platformu geliştirme peşindeyiz. Türkiye'nin gördüğü en kapsamlı bilim platformunu geliştirmeye çalışıyoruz. Bu platform, bilimseverlerin birbiriyle etkileşime geçebilmesini, okulda göremedikleri eğitimi görebilmelerini, kendilerine özel eğitim programları hazırlayabilmelerini, akademisyen ve uzmanlarla bilimseverleri buluşturabilmeyi ve daha nice detayı mümkün kılacak.

Bunları mümkün kılmak için Evrim Ağacı'nda aşırı kapsamlı kodlama ve yazılım bilgisi gerektiren dijital projeler geliştiriyoruz, her gün yeni yazılar yazıyoruz, yazarlar ve editörlerle çalışarak insanlarımıza tamamen ücretsiz bir şekilde içerikler sunuyoruz, videolar hazırlayıp düzenliyoruz, gerçek hayatta etkinlikler düzenliyoruz. Normal bir meslek, insanların haftada 40-45 saatini alırken, Evrim Ağacı'nın tüm işleri bizim haftada yaklaşık 100 saatimizi alıyor!

Dolayısıyla Evrim Ağacı'nı bir "hobi" olarak göremeyiz. Bu bir "iş". Ve biz mühendislik, biyoloji, vb. aslen diplomamız olan alanlarda bir işe girmeden, bu işi bu kadar aktif, bu kadar büyük, bu kadar yüksek hedeflerle devam ettirmek istiyorsak, bilimseverlerden gelecek maddi desteklere muhtacız. Yani neden destek istediğimizin bir diğer kısa cevabı şu: Çünkü ihtiyacımız var. Olmasaydı, tabii ki istemezdik. Bizler paragöz insanlar değiliz. 

Maddi hedeflerimiz de çok sayıda projenin analizine ve resmi olarak çalışmak istediğimiz iş arkadaşlarımıza ödemek istediğimiz maaşları gözeterek belirleniyor. Eğer ki "maaş" anlamında maddi ihtiyaçlarımızı karşılayacak, şu anda tamamen gönüllü olarak geliştirme yapan yazılımcı veya editör dostlarımıza ödemeler yapabilecek gelir kaynaklarını yaratamazsak, Evrim Ağacı'nı tamamen bırakıp kendi işlerimize dönmemiz gerekecek. Yani biz bu işi "hobi" olarak değil, "profesyonel" olarak yapma arzusundayız; bu yöndeki samimiyetimizi göstermek adına da kendi mesleklerimizin peşinde koşmak yerine, akademik mezuniyetimiz sonrasında doğrudan doğruya Evrim Ağacı'na yüklenmeyi seçtik. Çünkü biz, Evrim Ağacı'nın Türkiye'nin aydınlanması ve ilerlemesi için önemli bir araç olduğuna inanıyoruz; bu nedenle de neredeyse 10 yılımızı adadığımız bu projeyi yarım bırakmak istemiyoruz. 

Farklı Gelir Modelleri

Tabii ki farklı gelir modelleri de mevcut. Mesela Medium gibi blog siteleri veya The New York Times gibi gazeteler, ayda 3-5 adet içeriklerini okumanıza izin verip, sonra sizden para isteyebiliyorlar.

Bazı diğer oluşumlar, tamamen reklam gelirleri ile ayakta duruyor, dışarıdan reklamlar alıyorlar. Bu oluşumları izleyicilerini ve okurlarını reklama boğarak reklam gelirlerini arttırmaya çalışıyorlar. Türkiye'deki gazetelerin sitelerini 3 dakika ziyaret ederek, ne demek istediğimizi anlayabilirsiniz.

Biz bu modelleri Türkiye ve bilim için uygun bulmuyoruz. İçeriklerimizi ülkemizdeki her bir insana, %100 ücretsiz olarak ulaştırmak için kendimize söz verdik ve bu sözden çıkmayacağız.

Uyguladığımız bazı ek yöntemler elbette var: Agora Bilim Pazarı'mız aracılığıyla ürün satışı yapmaya veya çeşitli devlet fonlarına veya uluslararası fonlara başvurmaya çalışıyoruz. Ancak şu anda hiçbiri yeterli düzeyde değil; henüz hiçbir başvurumuz da kabul edilmedi (ESEB için minik projeler haricinde). Ama alternatif fikri olan varsa kapımız ve kulaklarımız sonuna kadar açık.

Dış Reklamlar

Dış reklamlara ve reklam gelirlerine gelince... YouTube üzerinden yayın yapan veya yazdıkları viral içeriklerle reklam gelirleri peşinde koşan kişi ve grupların hepsi "eğlence" alanında içerik üretiyor. Bu alan insanlarca aşırı fazla tüketildiği/izlendiği için, çok büyük sponsorlar ile anlaşıyorlar. Bu ülkemizde de böyle, yurt dışında da böyle. Mesela epey kaliteli bir eğlence kanalı olan Dude Perfect'in sponsorlarına bir göz atın: Hasbro, NFL, Chelsea FC, Coca Cola, NBA, Nike, Pepsi, Cheetos... Ne ararsanız var. En azından başları sıkıştığında bile başvurabilecekleri sponsor potansiyelleri bulunuyor. 

Biz bugüne kadar hiçbir firma ile sponsorluk anlaşması yapmadık ve kolay kolay da yapamayız; çünkü içeriklerimiz milyonlarca izlenmesi için değil, Türkiye'de, Türkçe bir bilim arşivi olsun diye çekiliyor. Ülkemizde bilimsel bir arşiv yaratmak amacıyla hazırlanıyor. Ancak tüm bu idealizmimiz, asıl sorunu değiştirmiyor: Evrim Ağacı için yaptığımız diğer tüm işlere ek olarak, bir de YouTube videolarımızın hazırlanması, çekilmesi, düzenlenmesi saatler, hatta kimi zaman günler alıyor. Dolayısıyla maddi kaynağımızı reklam anlaşmalarından yaratmamız mümkün değil, sadece bu işe kıymet veren izleyenlerin ve okurların desteği ile yaratabiliriz. Başka (bildiğimiz) yolu yok.

Aslında bu özünde çok güzel bir şey, çünkü sponsorluk almak, sponsora boyun eğmeyi gerektiriyor. Biz, sadece okurlarımız tarafından desteklenerek, tamamen bağımsız kalabiliyoruz ve hiçbir tekil kişinin güdümü altına girmemiş oluyoruz.

Türkiye'deki (Aşırı) Düşük Reklam Gelirleri

Başka bir nokta reklam gelirlerinin problemleri... İngilizce bir reklam, Türkçe bir reklama göre ortalama 13 kat, kimi zaman çok daha fazla gelir getiriyor. Bu fark her geçen gün açılıyor. Türkiye'deki bir siteye Almanya'dan gelen her bir kullanıcı, Türkiye'deki bir kullanıcıdan 3 ila 8 kat fazla reklam geliri getiriyor. Ve bu fark her geçen gün artıyor. Bizim kitlemizin %98'inden fazlası Türkiye'den geliyor. Biz, bu dezavantaja ve İngilizce yayınlar yapabilecek olmamıza rağmen Türkiye için, Türkçe olarak yayın yapmak istiyoruz. Çünkü İngilizce konuşan dünyanın daha fazla bilime ihtiyacı yok; Türkiye'nin (ya da Türkçe konuşan dünyanın) var. Biz bu bilinçle yaptığımız işi yapıyoruz. 

Ama yine de soralım: Bu reklam gelir farkı ne demek? Yabancı kanallar sadece reklam gelirleri ile bile yetinebiliyorlar (ki onun üzerine bir de ek olarak sayısız sponsorluklar alıyorlar). Çünkü İngilizce videoların kitlesi aşırı geniş, izlenmeleri milyonlarla ifade ediliyor. Bir de "eğlence" sektöründe olunca on veya yüz milyonlarca görüntüleme alabiliyorlar. 

Hesabı kendiniz de yapabilirsiniz: Bu yaklaşım çok isabetli değil; ancak kabaca her 1000 görüntüleme 1$ reklam geliri demek diyebiliriz. Tabii ki Türkiye'de bu oran çok ama çok daha az. Ancak bu değer üzerinden bile hesaplayacak olduğumuzda, videolarımızdan ve sitemizdeki reklamlardan gelen gelirimiz ayda birkaç yüz doları geçemiyor. Yılda milyonlarca görüntüleme almamıza rağmen! Bu gelir, bırakın yazılımcımıza veya editörlerimize maaş ödemeyi, tek bir aileyi doyurmak için bile asla yeterli değil. Dolayısıyla Evrim Ağacı'nı bir "meslek" olarak sürdürmek için gelire ihtiyacımız var. İşte bu nedenle de desteklere ihtiyacımız var.

Bilime Desteğin Erdemi

Son olarak bir diğer noktaya değinelim: Kültürü, sanatı, entelektüel düşünceyi baştan yaratan muazzam insanlar, örneğin Leonardo da Vinci veya Michelangelo gibi dehalar, sanatlarını icra etmek için maddi gelire ihtiyaç duyuyorlardı. Sonuçta yaptıkları resim veya heykel gibi işler... "Neden paraya ihtiyaçları olsun ki, 2 boya, 3 mermer ver, arada didinsin dursunlar." diye düşünebilirsiniz. Ama olay sadece bir işin "nasıl" ortaya çıktığı değil, o işe harcanan "emek". Bu emek, toplumca veya kişilerce değersiz görülüyorsa, elbette, kimse para vermemeli. Kimse sanata destek olmamalı. Ancak sanat, bilim, edebiyat, felsefe, vb. konular, insanlığı ileri götürecek, toplum için katma değer yaratan unsurlar olarak görülüyorsa, toplum da bunun daha çok üretilebilmesini elinden geldiğince desteklemeli. Mesela da Vinci ve Michalengelo'nun destekçilerinden birisi bankerlerden oluşan Medici ailesi idi. Sanatlarına değer veriyor, yaptıkları katkıyı prestij olarak görüyorlardı. Bu konuda TEDx konuşmamıza bir göz atabilirsiniz.

Ne yazık ki günümüzdeki sistem kâr potansiyeline göre yapılan işlere değer biçiyor; emeğe ya da insanlığa (ya da belirli bir alt kültüre) yapılan entelektüel katkıya göre değil.

Kitle Fonlama

Bu nedenle de, bu tarz işlerin yapılabilmesi için modern dünyanın bir lütfu olan "kitle fonlamaya" başvurmak gerekiyor. 2017'den beri Patreon kullanarak okur ve izleyicilerimizden destek alıyoruz.

2018'de ise, kitle fonlamanın değerini daha da iyi anlayarak ve halkın dokusunun değişmesine olacak potansiyel katkısını öngörerek, tamamen kendimiz, sıfırdan, yepyeni bir kitle fonlama sistemi geliştirdik. "Kreosus" dediğimiz sistem, kendi sistemimiz ve herkesin kullanımına da açık. Çünkü "meslek" bakımından değer görmeyen birçok "iş", insanlığı asıl değiştirme potansiyeline sahip olan işler. Biz de hem kendimize, hem de biz gibi alanlarda çalışan kişilere bir araç olmak, bir platform sunmak istiyoruz. Dahası, Patreon dolar ile çalıştığı için destekçilerimize yük oluyordu; biz de TL ile çalışan sistem geliştirip, doların kur yükünü kendi omuzlarımıza alalım dedik. Çünkü Türkiye ekonomisinde, ne zor şartlar altında bize destek olunduğunu çok iyi biliyoruz. Kitle fonlama ile ilgili olarak şu soru-cevap listesine bir göz atabilirsiniz, birçok konuya değiniyoruz.

Kendinize Sorun

Kişi, bize yardımcı olmak veya bizi anlamak için kendine basitçe şunu sormalı:

Hiçbir gelir kaynağım ve ek işim olmadan, reklamlardan yeterli miktar kazanamadan, büyük sponsorluklar al(a)madan, belirli bir çizgiyi ve düzeyi koruyarak (yani abartılı veya eğlenceli içeriklerle görüntülenme sayılarını şişirmeden), haftamın 90-100 saatini insanlara tamamen ücretsiz bir şekilde bilim anlatıcılığı yapmaya ayırmak isteyecek olsaydım, hayatımı nasıl idame ettirebilir, 'maaşımı' nereden alabilirdim?

Eğer kitle fonlama (yani takipçilerden gelen destekler) haricinde bir yanıtı varsa, biz de memnuniyetle dinlemek ve uygulanabilir ise uygulamak isteriz!

Sonuç

Biliyoruz, uzun bir anlatım oldu; ancak soru işareti kalsın istemedik. Çünkü maddi destek istemeyi "dilencilik" veya "camimizin damı akıyor" tarzı kültürel ögelerle eşleştirenler var. Biz, yaptığımızın onursuz bir talep olduğu kanısında değiliz. Yaptığımızın ülkemiz ve insanlık için faydası olduğuna inanıyoruz ve bunu sürdürmek için sizlerin desteklerini bekliyoruz. Hepsi bu. 

Kafanızda soru işaretleri kalırsa, bize [email protected] üzerinden ulaşabilirsiniz. Sorularınızı yanıtlamaktan memnuniyet duyarız.

Tüm destek yöntemlerini görmek için buraya tıklayınız.

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder