Evrim Ağacı

Bir Hastalığın Temel Bulaşıcılık ve Üreme Katsayısı (R0 Değeri) Nedir? Nasıl Hesaplanır?

Bir Hastalığın Temel Bulaşıcılık ve Üreme Katsayısı (R0 Değeri) Nedir? Nasıl Hesaplanır?
Tavsiye Makale

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Koronavirüs salgını sırasında kitlesel olarak öğrenilen yeni bilimsel kavramlardan birisi temel üreme sayısı veya temel bulaşıcılık katsayısı gibi isimlerle bilinen ve R0R_0 olarak gösterilen bir kavram oldu. Temel bulaşıcılık katsayısı, basitçe, virüsün bulaştığı her bir kişinin kendisinden başka ortalamada kaç kişiye bulaşabileceğini gösteren bir sayı.

Örneğin COVID-19 salgınına sebep olan SARS-CoV-2 virüsünün temel bulaşıcılık katsayısının 1.4-2.5 arasında olduğu düşünülüyor; yani virüsün bulaştığı her bir kişi, kendisinden başka ortalamada 1.4 ila 2.5 kişiye (ya da kabaca 1-3 kişiye) bulaştırabiliyor. Bu sayı, MERS salgınında görülen 0.7 civarındaki temel üreme sayısından epey büyük. SARS için bu değer 2-5 arasıydı ve bu salgın sırasında 8000 insan hastalanmış ve en az 774 ölüm yaşanmıştı.

Temel bulaşıcılık katsayısı önemli bir sayı, çünkü bu sayıdan yola çıkarak salgının küresel bir krize dönüşüp dönüşmeyeceği, eğer dönüşecekse de bu şekilde bir salgına dönüşmesinin önüne geçmek için virüsün bulaşıcılığının ne kadar önlenmesi gerektiği tespit edilebiliyor.

R0 Nasıl Hesaplanıyor?

R0R_0 sayısı basitçe birkaç sayıyı çarpıp bölerek hesaplanılan bir sayı değil; dolayısıyla dikkate alınması gereken bazı kritik faktörler bulunuyor. Bu faktörleri şöyle sıralamak mümkün:

Enfekte Dönem

Bazı hastalıklar, diğerlerine göre daha uzun süre bulaşıcı kalabilmektedir. Örneğin ABD Hastalık Kontrol ve Önlem Merkezine (CDC) göre gribe yakalanan yetişkinler 8 güne kadar hastalığı başkalarına bulaştırabilirler; ancak çocuklarda bu süre 2 hafta kadardır. Bir hastalığın enfekte dönemi ne kadar uzunsa, o kadar fazla kişiye bulaşma ihtimali olacaktır. Yani daha yüksek enfekte dönem, daha yüksek bir R0R_0 sayısı ile sonuçlanır.

NPR

Temas Oranı

Eğer bulaşıcı hastalığa sahip bir insan kimseyle temasa geçmezse, hastalık da pek fazla yayılamayacaktır. Ama örneğin SARS-CoV-2 gibi solunum yollarıyla bulaşan bir hastalığın taşıyıcısı bir bara, konsere, toplantıya gidecek olursa, çok sayıda insanla temasa geçecek demektir. Bu da hastalığın bulaşıcılığını arttırır. Dolayısıyla yüksek temas oranı daha yüksek bir R0R_0 sayısına neden olacaktır. İşte bu nedenle salgınlar sırasında sosyal mesafelendirme önlemleri büyük önem taşımaktadır.

Bulaşım Yolu

SARS-CoV-2 gibi bazı virüsler solunum yoluyla bulaşır ve dolayısıyla her zaman fiziksel temasa gerek olmayabilir. HIV gibi bazı diğer virüsler ise cinsel temas veya kan temasını gerektirir - ki bu, yanlışlıkla yapılması çok daha zor bir temas yöntemidir. Bu nedenle bazı hastalıklar çok hızlı yayılırken, bazı diğerleri çok daha kısıtlı bir bulaşım yoluna sahiptir. Daha kolay bulaşım yoluna sahip hastalıklar, daha yüksek bir R0R_0 sayısına neden olacaktır.

MDPI

R0 Sayısı Neden Önemli?

R0R_0 sayısı, bir salgının gidişatı hakkında bize ön bilgi verebilmesi açısından büyük öneme sahip:

  • R0R_0 değeri 1'den küçükse, her bir enfeksiyon, ortalamada 1'den az sayıda yeni enfeksiyona yol açabiliyor demektir. Bu durumda viral enfeksiyonlar giderek sönümlenecek ve salgın duracaktır.
  • R0R_0 değeri 1 ise, her bir enfeksiyon, ortalamada 1 diğer enfeksiyona yol açıyor demektir. Bu durumda hastalık varlığını koruyacak; ama ne salgına dönüşecek ne de sönümlenecektir.
  • R0R_0 değeri 1'den büyükse, her bir enfeksiyon, ortalamada 1'den daha fazla sayıda yeni enfeksiyona yol açabiliyor demektir. Bu durumda hastalık bir yerel salgına (epidemik) veya küresel salgına (pandemik) dönüşebilir.

Yani bir virüsün küresel salgına dönüşebilmesi için gereken unsurlardan birisi R0R_0 değerinin 1'den büyük olması. Bu, tek başına yeterli olmayabilir; ancak salgına giden yola işaret eden önemli faktörlerden birisi bu.

Gerçekten de, yukarıdaki sayıları kıyaslayacak olursanız, MERS düşük R0R_0 değeri dolayısıyla çok ciddi bir küresel salgına dönüşmemişti; ancak SARS, COVID-19 gibi bir pandemik olmasa bile 26 ülkeyi etkileyen büyük bir epidemik salgına (çok sayıda ülkeyi etkileyen ama küresel olmayan salgına) dönüşmüştü.

Dolayısıyla SARS-CoV-2'nin 1.4-2.5 düzeyindeki değeri, küresel salgın ihtimaline işaret ediyordu. Buna ek olarak, an itibariyle eldeki veriler, virüs bulaşabilirliğinin en az %60'ı bloke edilmezse, salgının önüne geçemeyeceğimizi gösteriyordu. Gerçekten de Dünya Sağlık Örgütü, COVID-19 salgınının tüm Dünya'ya yayılması sonrasında, 11 Mart 2020'de salgını bir "pandemik" (küresel salgın) ilan etti.

Hastalığın nasıl bulaştığı önemli, çünkü SARS ve MERS salgınlarında her hasta eşit derecede bulaştırıcı değildi; bazı hastalara süperbulaştırıcı adı verilmişti çünkü çok daha fazla insana, çok daha hızlı bir şekilde virüsü bulaştırabiliyorlardı. Eğer SARS-CoV-2 için de böyle bir durum varsa, bu kişilerin erken tespiti büyük önem arz edebilir.

R0 Değeri Dikkatli Okunmalı!

Ancak R0R_0 değeri ile ilgili dikkatli olunması gereken birçok detay bulunuyor. Örneğin bu sayının geçerli bir sayı olabilmesi için, bir popülasyondaki insanların tamamının hastalığa açık olması gerekiyor. Yani, R0R_0 sayısından söz edebilmemiz için:

  • o hastalığa karşı kimse aşılanmamış olmalıdır,
  • o hastalığı daha önce kimse atlatmamış olmalıdır,
  • hastalığı kontrol etmenin basit bir yolu bulunmamalıdır.

Dikkatinizi çekecek olursa, aşina olduğumuz hastalıkların ezici çoğunluğu bu üç unsurdan en az bir tanesini, tıp ve modern bilim sağ olsun, ihlal etmektedir ve bu nedenle R0R_0 değerlerinden pek söz edilmez.

R0 Değeri Salgın Boyunca Değişebilir!

Ayrıca bu sayının bir salgın boyunca değişebildiği, dolayısıyla düzenli olarak takip edilmesi gerektiği hatırlanmalı. Daha yüksek R0R_0 değeri, daha "kötü" bir salgına işaret etmek zorunda değil! Örneğin sezonluk gribin R0R_0 değeri 1.3 civarında; ancak her yıl milyonlarca insanı hasta ediyor. SARS ise, 2-5 arasında olan öldürücülük oranıyla, dediğimiz gibi sadece 8.000 kişiyi hasta etti. Dolayısıyla R0R_0, bir hastalığın yayılma hızına, öldürücülüğüne, vb. diğer kritik faktörlere yönelik bilgi vermiyor.

R0 Değeri Tekrar Salgınlarında Değişebilir!

Sadece bu da değil: Aynı salgın, evrim nedeniyle tekrar ettiğinde de R0R_0 değeri değişebilir. Buna bir örnek olarak, toplamda 50 milyon insanı öldüren 1918 domuz gribi ("İspanyol Gribi") salgını verilebilir. BMC Medicine dergisinde yayınlanan bir makaleye göre bu hastalığın R0R_0 değeri 1.4 - 2.8 arasındaydı (bu açıdan SARS-CoV-2 ile oldukça benzer olduğu söylenebilir). Ancak hastalık 2009 yılında geri geldiğinde, R0R_0 değeri 1.4-1.6 arasında seyretti. Ayrıca aşı teknolojimiz sayesinde 2009 salgını 1 milyon insana bulaştı ve 200.000 civarında insanı öldürdü.

Inside Edition

R0 Değeri Yanıltıcı Olabilir!

Ayrıca sadece R0R_0 değerinden salgın beklentisine ulaşmak da sadece genel bir çerçevedir ve her zaman salgının boyutunu öngörmemizi sağlamaz. Örneğin 2 senaryo düşünün:

  1. Bir salgında her bir hasta 2 diğer kişiyi de hasta ediyor. Yani R0=2R_0=2.
  2. Bir diğer salgında tek bir süper-bulaştırıcı 100 kişiyi hasta ediyor, diğer 49 diğer hasta başka kimseyi hasta etmiyor. Yani R0=2R_0=2.

R0R_0 değerleri aynı; ancak tehdit bambaşka! Dolayısıyla viroloji (veya diğer bilim dallarında) etraflıca bilgiye sahip olmadan veri yorumlamaya çalışmamakta fayda var. Veriler çoğu durumda herkese açık ve herkes analiz yapabilir; ancak karmaşık sistemleri tekil sayılara indirmek anlam kaybına yol açar.

Sonuç: Aşılar En Büyük Silahımız!

Burada bir parantez açalım: Kızamık için bu R0R_0 değeri 12-20 arasındadır (ortalamada 18 civarındadır)! Ve işte tam da bu nedenle aşılar müthiş bir öneme sahip; çünkü hastalık yapıcı unsurların, yani bakteri ve virüs gibi patojenlerin yayılabilirliğinin önüne geçmekte kullanabileceğimiz en güçlü silah, adeta salgınlara karşı bir duvar görevi gören aşılar.

Aşılarla ilgili daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 2
  • Tebrikler! 8
  • Bilim Budur! 3
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 3
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 2

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 06/06/2020 08:37:36 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8377

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Güncel
Hasta
Tedavi
Deri
Aslan
Büyük Patlama
Hastalık
Carl Sagan
Mers
Sürüngen
Kromozom
Balık Çeşitliliği
Mantar
Video
Maskeler
İspat Yükü
Biyokimya
Evrimleşme
Bağışıklık Sistemi
Bakteri
Jinekoloji
Ses
Organ
Çiftleşme
Evrimsel Psikoloji
Biyoloji
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bilim insanları doğru cevapları veren kişiler değil, doğru soruları soran kişilerdir.”
Claude Levi-Strauss
Geri Bildirim Gönder