Evrim Ağacı Soru & Cevap
Reklamı Kapat
Sonuçları Filtrele Seçki
Soru & Cevap Nedir?

Neler Yeni?

24 Ağustos 2020: UP Geçmişini görüntüleme eklendi.

22 Ağustos 2020: UP Sıralamasındaki ek hatalar giderildi.

26 Temmuz 2020: Metin kutusundaki yazı düzenleme araçları kolay erişim eklendi.

3 Temmuz 2020: UP Sıralamasındaki hatalar giderildi.

30 Haziran 2020: Soru birleştirme ve soru yönlendirme raporlarındaki sorunlar giderildi. Soru birleştirme raporu oluştururken artık sadece URL girerek de soruyu bulmanız mümkün. Ayrıca liderlik sıralamasına aylık lider ve geçen haftanın lideri de eklendi.

29 Haziran 2020: Haftalık UP sıralaması paneli eklendi. Masaüstü kullanıcılarında Seçki filtresi altında sağ panele son sorular eklendi.

21 Haziran 2020: Filtreler geri getirildi, hız optimizasyonu yapıldı. Yeni tasarım geliştirmelerine başlandı.

17 Haziran 2020: Bir geliştirme projesinin uzantısı olarak Soru & Cevap Platformu'ndaki filtreler geçici olarak kaldırıldı. İşlem tamamlanınca geri getirilecekler.

15 Haziran 2020: Sorulara görsel ekleme özelliği getirildi. Yeni kategoriler eklendi. Tespit edilen bazı diğer sistemsel hatalar giderildi.

11 Haziran 2020: Bazı cevap girişleri sırasında sistemin hata verip, okurların cevabını sildiği bildirilmişti. Bu hatanın kaynağı tespit edildi ve giderildi. Uzmanlara sorma özelliği, bilimseverlere sorma özelliği ile birleştirildi. Tasarım sadeleştirmeleri ve geliştirmeleri yapıldı.

***

Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Evrim Ağacı'nın site üzerinde bağımsız okur etkileşimini gerçekleştirmeyi mümkün kılan ilk dijital projesidir. Birçok diğer projenin öncülüdür. Bu kılavuz, kullanıcılara yol göstermesi ve sık sorulan bazı soruları yanıtlaması için hazırlanmıştır.

Sık Sorulan Sorular ve Cevaplar

Bu fikir nereden çıktı?

Bu konuyla ilgili temel bilgileri buradaki Patreon yazımızdan görebilirsiniz.

Profilimde çıkan puanlar ne anlama geliyor?

Bu konuyla ilgili daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Uyum Puanı'mı gizleyebilir miyim?

Evet. Evrim Ağacı profilinizin gizlilik ayarlarına giderek "Profilimde UP Göster" seçeneğini değiştirebilirsiniz. Bu durumda siz hariç kimse Uyum Puanı'nızı göremeyecektir.

"Kabul Edilen Cevap" nedir?

Soruyu soran kişi, verilen cevaplar arasından bir tanesini en tatmin edici, doğru, isabetli, iyi araştırılmış bulursa, onu "Kabul Edilen Cevap" olarak seçebilir. Bu cevap, diğer cevaplara göre daha yukarıda gösterilecektir ve hem soruyu sorana, hem de cevabı verene UP verecektir. Soruyu soran, bir cevabı kabul edilen olarak işaretledikten sonra geri alamaz veya değiştiremez. Moderatörler veya yöneticiler, cevabın isabetli olmadığına kanaat getirecek olursa kabul edilen cevabı geri alabilirler.

"Öne Çıkarılan Cevap" nedir?

Moderatörler veya yöneticiler, verilen cevaplar arasından bir tanesini en tatmin edici, doğru, isabetli, iyi araştırılmış bulursa, onu "Öne Çıkarılan Cevap" olarak seçebilir. Bu cevap, diğer cevaplara en üstte gösterilecektir ve cevabı veren kişiye UP verecektir.

Sorular için pozitif ve negatif oylar nasıl sayılıyor?

Soruların oy puanı pozitif oy sayısından negatif oy sayısının çıkarılmasıyla hesaplanmaktadır.

Cevaplar için pozitif ve negatif oylar nasıl sayılıyor?

Cevapların oy puanı sadece pozitif oy sayısı üzerinden hesaplanmaktadır. Negatif oy vermek yerine beğendiğiniz diğer cevaplara pozitif oy verebilir veya kendi daha iyi olan cevabınızı girebilirsiniz.

Soru altındaki cevaplar neye göre sıralanıyor?

Sorulara gelen cevaplar, cevabın aldığı pozitif puana göre sıralanmaktadır. Pozitif puanların sıralaması ne olursa olsun, en üstte öne çıkarılan cevap, ondan sonra kabul edilen cevap ondan sonra pozitif puan sıralamasına göre diğer cevaplar listelenmektedir.

Cevaplara yorum veya cevap girebilir miyim?

Hayır. Soru & Cevap Platformu'nun amacı, bir soruya gelen cevaplar arasında münakaşa veya fikir alışverişi yaratmak değil, soru sahibinin spesifik bir sorusunu veya merak ettiği bir konuyu cevaba kavuşturmaktır. Faydalı bulduğunuz bir cevap gelene kadar oylama tuşlarıyla gelen cevapları oylayabilirsiniz ve uygun olduğunu düşündüğünüz cevabı "Kabul Edilen Cevap" olarak işaretleyebilirsiniz. Konuyla ilgili ek sorularınız için yeni sorular oluşturabilirsiniz.

Bilimseverler arası daha aktif fikir alışverişlerinin yapılabileceği platformlar geliştirmekteyiz; takipte kalınız.

Sorularımı yeni cevaplara kapatabilir miyim?

Evet; ancak belirli koşulların sağlanması gerekiyor. Sorunuzu cevaplara kapatabilmeniz için:

  • En az 5 cevap gelmiş olması, veya
  • Kabul edilen cevap seçmiş olmanız, veya
  • Öne çıkarılan bir cevap seçilmiş olması gerekmektedir.

Soruyu yeni cevaplara kapattığınız zaman, okurlar o noktaya kadar gelen cevapları görmeye devam edeceklerdir; ancak yeni cevap ekleyemeyeceklerdir. Var olan cevapları oylamaya ve cevap sahiplerine teşekkür etmeyi de sürdürebilirler.

Sorularımı veya cevaplarımı sonradan düzenleyebilir miyim?

Evet; ancak sorunuzu veya cevabınızı ilettikten sonraki ilk 30 dakika içinde düzenleyebilirsiniz. Bundan sonra herhangi bir düzenleme yapamazsınız. Eğer çok önemli bir değişiklik gerekiyorsa bize e-posta yoluyla ulaşabilirsiniz. Lütfen soru veya cevap göndermeden önce, içeriğinden tamamen tatmin olduğunuzdan emin olunuz.

Sorularımı silebilir miyim?

Evet; ancak sorunuzu sorduktan sonra hiç cevap girilmemiş olması gerekmektedir. Kimi zaman cevap göremeseniz de silemeyebilirsiniz; çünkü onaylanmayı bekleyen (moderasyon denetimine düşmüş) yanıtlar girilmiş olabilir. Ayrıca isim açık şekilde sorduğunuz sorunuzu silmeniz halinde 35 UP, anonim sorduğunuz bir soruyu silmeniz halinde 20 UP kaybedeceksiniz.

Cevaplara matematik formülü girebilir miyim?

Evet, Evrim Ağacı'nda kullandığımız metin editörü, matematiksel formülleri desteklemektedir. Ancak bunun için bir miktar TeX dili bilmeniz gerekmektedir (bu ilk etapta ürkütücü olabilse de, 5-10 dakikada çözebileceğiniz çok basit bir sistem). Metin editöründeki fxf_x ikonuna basarak TeX formatını kullanarak matematik formüllerini girebilirsiniz. Kullanabileceğiniz bütün kodları buradan görebilirsiniz.

Kaldırılmış Özellikler

Bilimsever Kitleye Sor nedir?

Burası, Evrim Ağacı üyesi olup da cevap vermek konusunda engellenmemiş tüm Evrim Ağacı ailesi üyelerinin sorulara yanıt verebileceği kısımdır. Eğer sorunuzun herhangi bir bilimsever tarafından yanıtlanmasını istiyorsanız buradaki kategorileri kullanmalısınız.

11 Haziran 2020 itibariyle tüm soru sorma yöntemleri birleştirilmiştir. Bazı kategoriler, sadece belirli kişilerce yanıt girilebilir biçimde ayarlanmış olabilir; fakat soru sorma sistemi tek bir yönteme indirgenmiştir.

Bir Bilene Sor nedir?

Burası, Evrim Ağacı'na ve Türkiye'deki bilim algısına katkı sağlamak isteyen uzmanların, akademisyenlerin, doktora veya yüksek lisansını almış, belli bir alanda yetkinliğini ispatlamış kişilerin kendilerine özel alanlarının olduğu kategoridir. Eğer bir uzmana spesifik bir soru sormak istiyorsanız bu kategoriyi kullanmalısınız. Unutmayın ki buraya sorulan sorulara, o uzmandan başka hiç kimse yanıt verememektedir. Bu konuda daha fazla bilgiyi bu videomuzun 36. saniyesinden itibaren alabilirsiniz.

11 Haziran 2020 itibariyle tüm soru sorma yöntemleri birleştirilmiştir. Bazı kategoriler, sadece belirli kişilerce yanıt girilebilir biçimde ayarlanmış olabilir; fakat soru sorma sistemi tek bir yönteme indirgenmiştir.

Devamını Göster
370
Oğuzhan Orhan Baylan
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip
Paylaş
Körlerin kansere yakalanma oranı neden daha düşük? hatta bazı kanser türlerine hiç yakalanmıyormuş neden acaba?
Cevap

Merhabalar. Konu hakkında 1998 yılından bir makale buldum sizinle de paylaşmak isterim.

Melatonin hormonu beyinde yer alan epifiz bezi tarafından salgılanır. Bu hormon özellikle gece salgılanır ve ışığa maruz kalınması durumunda bu hormonun salgılanma hızı düşer. Melatoninin ilgi çekici bir diğer özelliği ise bu hormonun kanser oluşumuna karşın koruyabilme özelliğinin olması. Kör insanların çoğunluğu ışığa neredeyse hiç maruz kalmadıkları için bu bireylerde melatonin salgılanma hızı hiç düşmez. Dolayısıyla bu bireylerde kanserin görülme olasılığının daha düşük olması beklenir.

Bu makalede elde edilen sonuç ise kör insanlarda kanser (kanserin türü fark etmeksizin) görülme olasılığı görme engeli bulunmayan bireylere göre daha az olduğu keşfedilmiş. Bu durumun başlıca sebebinin yüksek derecede melatonin salgılanması olduğu düşünülüyor. Tabii başka sebepleri de olabilir.

Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş

Kaynaklar

  1. Pubmed
Devamını Göster
Reklamı Kapat
30
Mustafa Mert Kaya
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Canlıların ortak bir atadan gelidiğini biliyoruz . Bu ortak atadan türüyen (torunların) canlıların,bir çok çeşitlere ve doğaya uyum sağliyamayanların Evrim sürecinde elendiğini biliyoruz. Peki Evrim canlı bir varlık , düşünebilen ,görebilen bir varlik mı da bu türlerın doğaya uyum sağlayamadığıni nereden biliyor ?
Cevap

öncelikle üzerinde uzlaşılması gereken şey Evrimin bir amaç değil süreç olduğudur. ikinci şey ise canlı varlıkların hiç biri içerisinde bulundukları sürecin farkında değil - yani evrimin farkında değil. Böyle bir süreç olduğunu iddia eden ise insanoğlu. İnsanlar (daha doğrusu bilim insanları) her şeyi gözleyip, kategorize edip, sınıflandırmayı, belli bir düzene oturtmayı severler, çünkü insan beyninin işleyişi buna yatkın. Biz insanlar baktığımız şeyde bir düzen görmeye meyilliyiz, o yüzden bulutlara bakınca değişik değişik şekillere benzetiriz.

Evrime gelecek olursak: canlılar açısından her şeyi 2 temel unsura indirgeyebiliriz; hayatta kalmak ve neslini devam ettirmek. Bu 2 temel unsuru da etkileyen en önemli şey çevresel koşullardır - hava sıcaklığı, ortamın kurak veya sulak olması, gıda bolluğu veya yokluğu, yaşam alanında yırtıcıların bulunması veya bulunmaması, yaşam alanının başka türde canlılarla paylaşılması...bu gibi bir çok etken çevresel koşulları oluşturur.

Bir türün bireyleri genetik olarak birbirlerine çok benzer olsalar da bireyler arasında ufak tefek farklılıklar vardır. İşte bu farklılıklar yukarıda örneklerini verdiğim çevresel koşullarda değişim meydana geldiğinde bir avantaj veya dezavantaj olarak bireye/bireylere etki eder. Örneğin söz konusu bireylerden biri çok tüylüdür, hava sıcaklıklarında ani bir düşüş bu çok tüylü birey için avantaj haline gelir, tüysüz-az tüylü olanlar ölebilir veya neslini devam ettiremez, öte yandan tüylü olanlar yaşayıp çoğalmaya devam ederler. Veya tüysüz olanlar bu soğuk ortamdan daha sıcak ortamlara göç ederken tüylü olanlar soğuk ortamda kalırlar, ve binlerce yıl sonra tüylü ve tüysüz bireyler ayrı türler haline gelir. Bu son derece basit bir şekilde, hiç detaylara girmeden Evrim sürecini anlatan bir örnek. Görüldüğü gibi sürecin hiç bir yerinde akıl, mantık veya özel bir seçim söz konusu olmadı, evrim hiç bir şeye karar vermedi, hiç bir şeyi görmedi ve hiç bir şeyi anlamadı. Her şey tamamen türün bireylerinin farklılıklarının değişen koşullar karşısında avantaja/dezavantaja dönmesine göre şekillendi. İngilizce de buna "survival of the fittest" - "en uygun olanın hayatta kalması" deniyor. Yani değişen koşullar sonucunda, bu yeni koşullarda hayatta kalan bireyler, soylarını devam ettirip genlerini sonraki kuşaklara aktarırlar, genetik farklılık miktarı arttıkça artık o grup yeni bir tür haline gelmiş olur. Bu şekilde biriken farklılıklar, değişimler bizim isimlendirmemizle Evrim sürecini oluştururlar.

Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş

Kaynaklar

  1. Ara türler Ara tür diye bir kavram var, evrimi anlamak açısından okumak faydalı olacaktır
Devamını Göster
7K
Alim Karaçay
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Bunu bilgisayar için yapan eklentiler varmış ama ben mobilde ki youtube uygulaması için böyle bir özelliği istiyorum bir ebeveyn ungulaması falan da olur bir şekilde ben bazı kanalları "HİÇBİR ŞEKİLDE" görmek istemiyorum istediğim ana sayfama çıkmasınlar değil ben o kanalın adını yazsam bile çıkmasın hatta trenlere çıkarsa bile görmek istemiyorum bazı konularda araştırma yaparken bazı kanalların sürekli karşıma çıkması baydı
Cevap

merhabalar alim Karaçay

vidyo baslıgının yanında 3 tane gri renkli nokta var, bu noktalara tıkladığın zaman ilgilenmiyorum yada kanalı önerme diye 2 secenek var. bunları secersen bida görmezsin.

youtube hakkında konuştuğumuz için bu şarkıyı sana armağan ediyorum:

Zümrüt-Yanımdaki Gölgen

https://www.youtube.com/watch?v=BT2p5yst46c

Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş
Devamını Göster
Reklamı Kapat
2,593
Utlan 50
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Koronavirüs,insanlara temas yolu,hava yolu ile bulaşabiliyor.Fakat bu koronavirüslerde virüs geçirmiş insanların bağışıklık sisteminden geçmiş olan virüsler yani ilk halinden daha zayıf virüsler.Zaman içinde koronavirüs gücünü kaybedebilir mi ? Böyle bir şey var mı ? Var ise gerçekleşmesi uzun mu?
Reklamı Kapat
1,040
Ali Bayraktar
Teşekkür
Hatırla
Takip (1)
Paylaş
Vücutta nasıl etki ettiğini ve çalıştığını merak ettim
482
Efe Gerenli
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap

Bu konuda Yunuslara bakabiliriz. Biraz tartışmalı olsa da yunusların birbirlerini isimleri ile çağırdığına yönelik iddialar var.

---

Yunuslar çıkardıkları tiz sesler ve tıkırtılarla ne söylüyor olabilir? Yunusların birbirlerini tanımak için kullandıkları “imza ıslıkları” üzerinde yapılan yeni bir çalışma, bu sorunun cevabının "isimler" olduğunu iddia ediyor!

Seslenişlerin "isim" olarak nitelendirilmesi ve yunusların birbirlerini "insan benzeri" şekilde çağırması, bilim insanları arasında bir tartışma konusu; ancak sonuçlar, bunun olabileceğini destekler nitelikte. Sonuçta, hayvan davranışı jargonunu kullanacak ve insana uyarlayacak olursak, insanlar da arkadaşlarını genellikle "kendilerine has vokal imzaları kopyalayarak" selamlarlar. İskoçya'daki St. Andrews Üniversitesi’nden biyolog Stephanie King şöyle söylüyor:

Yunuslar bu ıslıkları belirli bir bireyle buluşmak istedikleri zaman kullanıyor. Bu, arkadaşça ve samimi bir işaret.

İmza ıslıkları yunuslara anneleri tarafından öğretiliyor. Bu sonuçlar, yakında, bu ıslıkların yunus isimlerine kanıt olarak sunulmasını sağlayabilir. Fakat bu ıslıkların işlevi ve özellikle de yunusların birbirlerinin ıslıklarını neden kopyalama eğiliminde oldukları gibi konularda cevaplanmayı bekleyen birçok soru var: Kuşların alan hakimiyeti için şarkılarını eşleştirmesi gibi bir mücadele mi söz konusu? Yoksa erkek bireylerin diğer erkekler tarafından korunan dişilere kur yapmasını sağlayan aldatıcı kopyalanmış sinyaller mi? Ya da birbirini tanıyan bireyler arasında bilgi aktarımını sağlayan diyalog benzeri bir yapı mı?

Ses Kayıtları ve İsim Analizi

Bu olasılıkları araştırmak için King ve Janig’in takımı Sarasota Yunus Araştırma Programı tarafından kaydedilen çeşitli kayıtları analiz ettiler. Bu program Florida’da çiftler halinde yakalanan yunusların bir süre belirli bir alanda tutulup araştırmacılar tarafından fotoğraflanmasını ve incelenmesini sağlıyor.

Yakalanan yunuslar birbirlerini göremiyor; ancak birbirini duymaya ve iletişim kurmaya devam ediyordu. King ve Janig’in analizleri yunusların zaman zaman imza ıslıklarını kullandıklarını gösterdi. Yunuslar bu ıslıkları annelerine, yavrularına veya dost erkeklere söylemeye meyilliydiler. Yunuslar bu ıslıkları tıpkı sokakta birbirini gören iki arkadaşın buluşmak için birbirine seslenmesi gibi, sadece tanıdıkları yunuslarla bağlantıyı koparmamak için kullanıyorlar. Ayrıca, ıslıkların kopyalanması tam değil; fakat çağrının başı ve sonundaki değişimler çağrıya, "kopyalayanın kimliği" gibi ekstra bilgiler katıyor olabilir.

Öğrenilmiş Sinyaller ile Referansiyel İletişim

Bu olasılık yunuslarda dilbilimcilerin deyimiyle öğrenilmiş sinyaller ile referansiyal iletişimin olabileceğine bir ipucu. Yani yunuslar içgüdüsel olarak seslenmektense, duyduğu sesleri öğrenerek iletişim kuruyor olabilirler. Şimdiye kadar sadece bunun insanlar tarafından yapıldığı biliniyordu. King şöyle diyor:

Biz, dili öğreniriz ve nesnelerle ilişkilendiririz. Bunu, yakalanan yunus ve gri papağanlarda da gözledik. Fakat bu henüz herhangi bir türün doğal iletişim sisteminde gözlenmedi. Biz, onların doğal ortamlarında bunu yaptığını söylemiyoruz; ancak kesinlikle bu konuyu araştırmalıyız.

Bazı Uzmanlar Şüpheli

Daha önce yunusların ses imzalarının isimlerini çağrıştırıyor olabileceği konusundaki görüşlere karşı çıkan Durham Üniversitesi’nden araştırmacı Robert Barton, yunuslardaki iletişim yöntemlerine gereğinden fazla anlam yüklemeye karşı uyarıda bulundu. Ayrıca Sarasota projesinde yakalanan yunusların birbirlerinin imzalarını kopyaladıklarını; fakat bunu seyrek olarak gerçekleştirdiklerinin üzerinde duruyor.

King ve Janik, Barton’un bu düşüncesinin kopya ıslıkların anlamlı olduğunu, yani sadece seçilen bir bireyle özel bir iletişim için kullanıldığını desteklediğini düşünüyor. Barton’a göre, bu olayın diğer açıklamaları da eşit derecede olası. Buna, kopyalamanın aşırı sınırlı bir öneme sahip olması da dahil.

Barton, yunusların referansiyel iletişimi konusunda birçok şeyin mümkün olduğunu söylüyor, fakat şimdiye kadar yapılan deneylerle ellerinde bu yorumlar için çok az delilleri olduğunu da ekliyor. Dalhousie Üniversitesi’nden birbirileriyle isim benzeri yapıları kullanarak iletişim kuran sperm balinaları üzerinde çalışan biyolog Shane Gero’ya göre, yunus seslenişleri doğası üzerindeki tartışmalar hayvan davranışları alanında tarihsel gerginlikleri yansıtmaktadır.

Davranış Bilimlerinin Tarihsel Sarkacı

Yüzyıl önce insan benzeri özellikler hayvanlara fazlasıyla atfedilirdi. 20. Yüzyıl'da bilimsel sarkaç geriye giderek hayvanların akılsız varsayıldığı noktaya geldi. Çünkü o dönemde hayvanların yetenekleri kontrollü deneylerle ispatlanamıyordu. Yunuslar da dahil olmak üzere bu deneylerin yapılması lojistik olarak zor, bunun sonucu olarak hayvan zekası küçümsenmiş olabilir. Bizim balina ve yunuslardaki karmaşık düşüncelerin resmen farkında olmamamız bunun onlarda olmadığı anlamına gelmez. Zengin sosyal yaşamları ve bilişsel kapasiteleri göz önünde bulundurulduğunda, bu hayvanlar için isim kullanımı kesinlikle mantıksız değildir. Gero, şöyle söylüyor:

Geriye bu çağrıların nasıl algılandığı kalıyor. Bu çağrılardan herhangi bir anlam çıkarmak zor. Yunusların çağrıları kopyalaması ve çağrıları kopyalayan yunuslar bir anlam taşıyor mu?

King ise bu konuyu hala deneysel olarak çalışmaları gerektiğini ve bu yüzden konunun ilgi çekici olduğunu düşünüyor.

Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş

Kaynaklar

  1. Evrim Ağacı
Devamını Göster
Reklamı Kapat
Reklamı Kapat
55
Aleyna Tecer
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Bilimin sürekli gelişmekte olduğunu biliyoruz.Peki gelecekte sentetik kimyanın yeri nedir?Ne gibi gelişmeler yaşanabilir?Moleküler makine öğrenimi ile ortak noktası olabilir mi?Katalizör boyutunun bir etkisi var mı?
505
Halil Özcan
159 görüntülenme
Teşekkür
Hatırla (1)
Takip
Paylaş
7 yaşına yeni basmış ve okumayı yeni öğrenecek bir çocuğa evrimi ve bilimi nasıl anlatırız kitap, yazar, içerik her türlü şekilde doğru yöntemler nelerdir?
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap

Evrimi hikaye şeklinde, sade ve somut anlatmakta fayda var. Her dönem (yumuşakçalar, balıklar, sürüngenler...) ayrı bir hikaye olabilir. Hikayeyi "filler çok yiyecek bulmuşlar, büyümüşler; ayılar kutuplara gitmişler, beyazlaşmışlar; kurtların arasından uysal olanlarını seçmişiz, köpekler ortaya çıkmış" şeklinde somutlaştırmak mümkün. Dinozor meraklısı ise daha da iyi. Dinozorlar da başka türlerin arasında ufak bir gruptan türediler, onlar gidince memeliler aynı şekilde gelişti vs.

Bir yandan da mitolojiyle karşılaşmalarına hazırlık olarak, gene masalları ve diğer hikayeleri kullanabilirsiniz. Çok katı olmamak lazım o konuda; çocuklar fanatizme de meyilli olabiliyor, çünkü bildikleriyle kimliklerini ayırmakta, özellikle akranlarla çatıştıklarında, zorlanıyorlar. Aynı gerçekliğe birkaç farklı açıdan bakılabileceğini farkında olmadan öğreniyorlar. Sonuçta mitoloji ve din, sanat ve dilin gelişmesine çok katkı sağladı. Bunlara da duyarlı yetişmek, iletişim ve yaratıcılık konusunda önemli. Temel referans bilim olmaya devam eder.

İş Bankası Yayınları'ndan çıkan konuya yakın kitapları tavsiye edebilirim. Doğrudan evrimle ilgisi olması gerekmiyor. Hatta tersine, evrimle ilgili gelişimi (protoceratops'ların triceratops'a ve başka türlere dönüşmesi vb.) kitapları incelerken kendiniz kurabilirsiniz. Yakın coğrafyada yaşayanların akrabalığı (leopar-kaplan, aslan-jaguar, zebra-eşek vb.) ve türlerin yayılması da ilginç birer hikaye olabiliyor.

305 görüntülenme
Puan Ver
5
Puan Ver
Teşekkür (3)
Paylaş
Devamını Göster
65
Papatya Tv
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Cevap

herhalde siz tatlıyı çok seven son paranızla hangi tatlıyı almayı düşünen bir insansınız herhalde. bu iki yiyecektede yuksek oranda seker vardır. bu yiyecekleri yedikten sonra spor yapmanızı önerir ve bu tür tatlıları kararında yemenizi tavsiye ederim.bana soracak olursanız iki tatlıda mükemmeldir.

Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş
Devamını Göster
Reklamı Kapat
160
Ayhan Gülen
157 görüntülenme
Teşekkür (1)
Hatırla (2)
Takip
Paylaş
Seks Sırasında Fantezinin Bilimi. Adlı yazıda ''Kadınlar Arasında En Yaygın 10 Fantezi''-lerden birininde 'Seks yaptığım kişinin beni seks sırasında domine etmesi' Olduğu okudum. Merak etmekteyim. Cinsel ilişki sırasında pasif olma isteği kadınlarda neden daha fazla? Bilimsel bir açıklaması varmı?
Cevap

"Birçok taksonda, daha küçük ve hareketli gametleri üreten cinsiyet, daha büyük ve daha az hareketli gametleri üreten cinsiyete göre ebeveyn bakımına daha az yatırım yapma eğilimindedir. Tüm memeli türlerinin %90’ından fazlasında yavruya erkek tarafından yapılan yatırım, gebeliğin başladığı noktada bitmektedir ve erkek bundan sonrasında ebeveyn bakımına dahil olmamaktadır. Erkek bir memeli, üreme başarısını çoğunlukla dişilerle çiftleşme fırsatlarını maksimize etmeye çabalayarak ve bunun için rakip erkeklerle şiddetli bir rekabete girerek arttırabilir.

Buna karşılık bir dişi için genellikle üreme başarısını arttırmak, çiftleşme fırsatları için direkt rekabetten ziyade, yavrusunun yaşaması ve yetişkinliğe ulaşması için gereken kaynakları ve korumayı güvence altına almasına daha çok bağlıdır. Bu durum, dişinin, erkeğin yapamadığı gebelik ve emzirmeye çok fazla zaman ve enerji harcadığı memeli türlerinde açıkça görülür.

Beklendiği gibi, insanlarda erkekler dişilere göre eş bulmak için daha direkt ve şiddetli bir rekabete girmekte, dişiler ise erkeklere göre daha fazla bakım sağlamaktadır."

303 görüntülenme
Puan Ver
5
Puan Ver
Teşekkür (3)
Paylaş
Devamını Göster
1,260
Görkem Gürsoy
Teşekkür (1)
Hatırla (1)
Takip (1)
Paylaş
Diğer hayvanlara bakınca hiçbiri doğduğunda meğlemiyor,havlamıyor veýa miyavlamiyor ama neden insan doğduğunda ağlar?
Cevap

İnsan doğarken ağlar çünkü anne rahminden çıktığında suni oksijenden gerçek oksijene geçiş acılı bir süreçtir buna ışık sıcaklık hava değişimi gibi sebeblerde neden olabilir. Sorunuzun kısa cevabı 5 duyu organının ilk defa işleve geçmesi diyebiliriz.

173 görüntülenme
Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş
Devamını Göster
Reklamı Kapat
Reklamı Kapat
25
Eylül Yıldız
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Punto ve yazı stili önemli değil.
Reklamı Kapat
Reklamı Kapat
260
Azat Tekin
Teşekkür (2)
Hatırla
Takip
Paylaş
Eğer mobil uygulamada soru cevap olursa daha pratik bir şekilde soru sorabilir veya cevap verebiliriz
100
Yildirim Kuzay
Teşekkür (1)
Hatırla (2)
Takip
Paylaş
Roma gibi sağlam kayıt tutan bir imparatorlukta(vergiler dahil)İsa için neden hiç bir kayıt yok?İsa'yı konu alan bazı olaylar her dört İncil'de neden farklı.Belki de Roma zulmüne karşı uydurulmuş bir şehir efsanesidir.Mısır ve Musa'da olduğu gibi.
25K
Yusuf İğın
138 görüntülenme
Teşekkür (2)
Hatırla (2)
Takip
Paylaş
Her içeriğin altına kullanıcılar yorum yapıp sorular sorabilir mi? Forum misali...
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap

Yazılarla ilgili sorularınızı zaten şu anda da sorabiliyorsunuz. "Yazılarımıza Yönelik Sorular" kategorisi bunun için var. İçeriğin en altında "Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz." bölümüne tıklayarak da sorabilirsiniz o yazı ile ilgili sorularınızı.

İçeriğe yorum yapma kısmını yapacaklarını sanmam. Yazıları yoruma açık yaparlarsa yorumları o içeriğe giren herkes görecek. Kaynaklı, kaynaksız, doğru ya da yalan bilgi, reklam, hakaret gibi birçok tarzda yorum gelecek. O sebeple sadece bilimi aktarmak adına makalelerini yoruma açacaklarını sanmıyorum. Hatta ben kendi açıklamalarını da koyayım:

"Evrim Ağacı yazılarına neden yorum yapamıyoruz?

Sosyal medya ile hayatlarımıza iyice girmiş olan "yorum" kavramı, çok ciddi yanlış bilgilerin, sahte haberlerin ve çarpık iddiaların geniş kitlelere ulaştırılmasının önünü açan bir uygulama. Sosyal medya firmaları bunu "insanlara özgürlük verme" adı altında kâr maksimizasyonu, platforma bağımlılık ve reklam gösterim sayılarını arttırma amacıyla kötüye kullanmaktalar. Biz, internet kullanıcıları arasındaki (en azından bilimsel) fikir alışverişinin yorum sistemleri üzerinden değil, bilimsel metodolojiye ve görüş bildirimine çok daha uygun sistemler aracılığıyla yapılması gerektiği kanaatindeyiz. Bu nedenle Evrim Ağacı'ndaki sistemlerimizi bu metodolojiyi yansıtacak biçimde pekiştiriyoruz. Bunun bazı örneklerini Soru & Cevap Platformu'muzda görebilirsiniz; okurlarımızın içeriklerle ve birbiriyle düzgün ve koordineli bir şekilde etkileşmesini mümkün kılacak ek sistemlerimiz de yolda!"

Yazılarla ilgili yorumlar ve bilimseverlerle sohbet için Discord gibi platformlar daha iyi bir seçim olacaktır. Evrim Ağacı Discord: https://discord.gg/GbdD64q

341 görüntülenme
Puan Ver
5
Puan Ver
Teşekkür (5)
Paylaş
Devamını Göster
Reklamı Kapat
400
Özgür Özgür
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip
Paylaş
Merhaba. Geçenlerde hidrojen atomunun bir fotoğrafını gördüm. Elektron olduğu söylenen alan sanki çekirdekten yayılan bir enerji dalgası gibi geldi bana. Sorum şu elektronların varlığı ve parçacık olduğu kesin biliniuor mu? Atomları birbirine bağlayan farklı bir mekanizma olabilir mi? Farklı bir atom modeli mümkün mü? Saygılar
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap

Bohr atom modeli rutherforad atom modeline göre oldukça üstün tarafları olsa da bu kuramında eksik yönleri vardır.Bu modelin açıklayamadığı olayları listeleyelim.

1)Elektronun, maddesel olarak kabul edilmiştir.Dalga-parçacık ikiliği (De Broglie Hipotezi) göz önüne alınmamıştır.

2)Elektronlar çekirdek etrafında dairesl yörüngede dolaştığını söylemiştir.Oysa elektronlar eliptik yörüngede dolanır.

3)Yalnızca tek elektronlu sistemlerin spektrumlarını açıklar.He+ ,H,Li+2 atomların sistemlerini açıklamaktadır.Çok elektronu bulunan elementlerde elektronların çekirdekle ve birbirleri ile, elektriksel ve manyetik etkileşimleri hesaba katılmamış ve açıklanamamıştır.

4) Spektrum analizlerinde bazı çizgilerin parlaklığının diğerlerinden daha fazla olması, Bohr tarafından açıklanamamıştır.

5)Manyetik alanın emüsyon spektrumuna etkisini açıklayamamıştır

Eksiklikleri olsa da Bohr Kuramı modern atom fiziğine geçiş aşaması olarak ele alınmaktadır.

Günümüzde modern atom teorisiyle açıklanmaktadır atomun yapısı. Aşağıya 2 kaynak bıraktım bununla ilgili

136 görüntülenme
Puan Ver
3
Puan Ver
Teşekkür (3)
Paylaş
Devamını Göster
45K
Alperen Yılmaz
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Tüm markalardan deneyimlediğim bir şey.Nedeni nedir?
240
Kaan Türköver
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Mesela atıyorum aynştanyum elemeyi ile corona virüsü bir araya getirsek bir şey olabilir mi? Böyle daha öne bir şey denenmiş mi (bir virüs/bakteriyi elementlerle tepkimeye sokmaya çalışmak ve bunun sonucu)
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bilim, bizler daha insan olmayı bile hak etmemişken bizleri tanrı kılmıştır.”
Jean Rostand