Puan Ver
0
Puan Ver
1,965
Diyojen 1
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Rastlayan vardır muhtemelen. Son zamanlarda çok karşıma çıkıyor. Düşüncelerinizi merak ettim..
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
4
Puan Ver

Evrim Ağacı ile ilgisini merak ediyorsanız, birkaç ay önce burada açıklamıştım:"https://evrimagaci.org/soru/kirmizi-asa-isimle-seride-sizin-videolariniz-hedef-alinmis-cevap-verebilir-misiniz-767"

Şahsi kanaatimi yazıda belirtmiştim ama burada da özet geçeyim: Madem x-y-z uzayının dışında düşünmemiz gerekiyor, bu zaten bilim dışı bir konudur ve bilim adamlarının bu konuyla ilgisi beklenemez. Felsefeye girer ve bu konuda herkesin düşüncesi öznellik taşır. Doğa yasalarını uyguladığı iddia edilen binlerce tanrılık bir geçmişi var insanlığın.

Peki, o zaman bu kadar çaba niye?

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
29k
Ersals Krononot
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Soru bile sormak kısıtlılık nedeniyle zor, cevaplar ile ilgili açıklama vs gerekiyor.
Öne Çıkarılan Cevap Öne Çıkarılan Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver
Eyüp Akman , Evrim Ağacı Site Geliştiricisi Onaylı Kullanıcı

Şu an sitede bir chat sistemi bulunmuyor ama gelecek özellik planlarımızda kişilerin kendi arasında sohbet edebileceği bir chat sistemi planı var.

Soru sormanın bu kadar kısıtlı olmasının nedeni soruları ve cevapları belirli bir kalitenin üzerinde tutmak. Ekleyeceğimiz özellikleri planlarken kaliteyi azaltmadan insanların katkı sağlama imkanlarını artırmaya çalışıyoruz.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
50
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Rosenhan deneyi akıl sağlığı yerinde olmayan hastalara konulan tanıların ne kadar doğru olduğunu anlamaya yönelik psikiyatrik tanı üzerine kurulu bir deneydir. Deney, Stanford Üniversitesi Öğretim Üyesi psikolog David Rosenhan tarafından gerçekleştirilmiştir ve 1973 yılında Science adlı dergide yayımlanmıştır.[1][2] Deney gerçekleştikten sonra psikoloji biliminde psikiyatrik tanının ne kadar önemli ve etkili olduğu münazaralarıyla ciddi bir şekilde değerlendirilmiştir[3]

Deney iki bölümde gerçekleştirildi. İlk bölümde Rosenhan'ın ortakları (Rosenhan'ın kendisi de dahil üç kadın ve beş erkek olmak üzere) sahte hasta rolüne girdiler. Kimi halüsinasyonlar gördüğünü kimi ise farklı psikolojik rahatsızlıklar yaşadığını söyleyerek kendilerini kliniklere hasta olarak kabul ettirdiler (deney ülkenin beş farklı eyaleti ve bu eyalete bağlı farklı hastanelerde yinelenmiştir). Daha sonra kliniklere kabul edilen sahte hastalara kliniğin görevlileri tarafından psikiyatrik tanılar konuldu. Sahte hastalar kliniğe kabul edildikten kısa süre sonra bu sefer -deney gereği- normal hareketler sergilemeye başladılar ve görevlilere artık iyi hissetiklerini söylemeye başladılar. Ancak sahte hastalar klinik görevlileri tarafından pek ciddiye alınmamış, mamafih görevliler sahte hastalara antipsikotik ilaçlarını almaları doğrultusunda salıverileceklerini belirttiler. Sahte hastalar yaklaşık 19 gün boyunca klinikte tutuldular. Klinik, içlerinden birine ''remisyonda şizofren (hafif şizofreni)'' tanısı koyarak diğerlerini de serbest bıraktı. 

Deneyin birinci kısmı gerçekleştikten -ve basında geniş yer edindikten- sonra Rosenhan'a bir klinikten istemde bulunulur. Söz konusu klinik Rosenhan'a bu deneyi yeniden gerçekleştirmesini -fakat bu sefer sahte hastaları kendi kliniklerine göndermesini- ister. Klinik; kendi çalışanlarının gönderilen sahte hastaları -diğer (gerçek) akıl hastalarından- ayrıbileceği güvencesini verir.  Rosenhan teklifi kabul eder ve böylelikle deneyin ikinci kısmı başlar. Klinik çalışanları; o hafta içinde gelen, akıl hastası oldukları iddia edilen 193 hastadan 41'ine ''sahte hasta olabilir'' teşhisinde bulundular, bu 41 hastadan ise 19'u -en az bir psikiyatr ve klinik çalışanı tarafından kontrol edilerek- kliniğe kabul edilmişlerdir; fakat Rosenhan, kliniğe hiç sahte hasta göndermemiştir.

Deneyin sonuçlarının da gösterdiği üzere akıl hastalığı kliniklerinin "normal bir insan ile akıl hastası olan bir insanı birbirinden ayıramadıkları" ortaya çıkmıştır, böylelikle psikiyatri enstitülerine karşı -haklı- bir itimatsızlık oluşmasıyla birlikte (gerçekte akıl hastası olmayan bir kişinin teşhis koyularak kliniğe yatırılması gibi bir spekülasyonda) klinikte gerçekleşebilecek olası dehümanizasyonun da tehlikelerini belirtmiştir deney aynı zamanda.

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Kaynak 1
Devamını Göster
Puan Ver
3
Puan Ver
170
Furkan Aksüt
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Örnekler ile açıklarsanız sevinirim.
Puan Ver
1
Puan Ver
16k
Ufuk Derin
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Şiddet olaylarına tepki göstermek için insan harici hayvanların asla eşine veya çocuklarına şiddet uygulamadığı söyleniyor. Bu iddia doğru mu?
Puan Ver
1
Puan Ver
1,965
Diyojen 1
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Shopenhauer, Seçkinlik ve Sıradanlık üzerine adlı kitabında insan çehresine bakılarak kişiliğin ortaya çıkabileceğini iddia ediyor. Bu doğru mudur?
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Öncelikle fizyonomini tanımını açıklayayım ;Fizyonomi, vücutta bulunan kusurları uzmanca incelemeyi ifade etmektedir. Genellikle yüz okuma olarak bilinir. Özellikle insan yüzünde görünen özellikleri tanımlayıp soyut kavramları açıklamak olarak da özetlenebilir. Fizyonomi, cinsiyet, sınıf olgusu ve ait olunan ırk çevresinde gelişen bir beden biliminin geçerli durumda olduğunu savunmaktadır. Bu alanı bir bilim dalı olarak görmekten çok Richard Leppert gibi bir sanat uğraşı olarak görenler de vardır.

Hakkında

Fizyonomi en nesnel tanımı ile insan yüzündeki çizgilerin incelenerek kişinin ruhsal yapısının saptanması olarak bilinmektedir. Fiziki yapıya bakılarak ruhsal yapının anlaşılmasının ve bu ikili arasındaki ilişkinin açığa kavuşturulmasını amaçlayan girişimler genel olarak bilimsel değer taşımadığından fizyonomi uğraşı da falcılık, sahte bilimcilik veya şarlatanlık olarak görülmektedir. Bunun böyle olmasına karşın bazı fiziksel özelliklerin seçili ruhsal yapının tipik bir göstergesi olduğuna işaret eden kanıtlar da bulunmaktadır. Buna örnek olarak bireydeki zekâ gerilemelerinin, ruhsal ve davranışsal bozukluklarda görülen fizyonomik nedenler çoğu zaman psikolojisosyoloji ve tıpla bir uyum içerisinde incelenir. Nitekim Down sendromununcüceliğin ve galaktozemiden kaynaklanan zeka geriliği durumunun kalıtsal olarak insandan insana aktarıldığı belirlenmiştir.

İlk fizyonomik incelemeler Yunan filozof Aristoteles'den kalmıştır. Benzerlik yönüyle ilişki kurmaya dayanan bu çalışmalar yüz çizgilerinin belirli bir hayvana benzemesi ile birey ve hayvan arasında orantılı uyumluluk kurma düşüncesine dayanır. Örneğin buldog türü köpekler gibi güçlü çene yapısına sahip olan insanların güçlü ve oldukça dirençli oldukları ileri sürülmüştür. Bunun dışında bireyin beden yapısı da Hipokrat'dan günümüze fizyonomik çalışmalarda incelenerek farklı beden tiplerinin ruhsal özelliklerle olan uyumu irdelenmiştir. Bu irdelemeleri gerçekleştirenlerin başında Alman psikiyatr Ernst Kretschmer ve Amerikalı William Herbert Sheldon gelmektedir.[1]

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Wikipedia
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
170
Furkan Aksüt
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Bir örnek vereyim: Bizi yaratan x varlık bize şu an zulüm ediyor olsa bile, bizi yarattığı gerçeğini değiştirmiyor. Ancak Tanrı olmadığını gösteriyor.
Puan Ver
0
Puan Ver
115
Oğulcan Ünal
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Günümüz kompleks iktisadi sorunsallarına çözümsel algoritmaları üretmek için, ''Neo-klasik iktisat'' mı yoksa ''Klasik iktisat'' anlayışını mı tercih etmeliyiz ? neden ?
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Günümüz dünyasının iktisadi ilişkileri oldukça kompleks yapıya sahiptir. Bu karmaşık iktisadi, parasal ve sosyal ilişikileri anlamak, anlamlandırmak için tek bir iktisadi ekolün hiçbir zaman yeterli olacağını düşünmüyorum. Bu nedenle ekonomilerin ihtiyaçlarına uygun olarak, sürdürülebilir programların ve istikrarlı ekonomilerin oluşturulmasının 'Karma Ekonomik Sistem' anlayışı altında mevcut durumlara en uygun çözümleri geliştirebilmek için gerekirse bütün ekol ve düşünce disiplerinden faydanılması gerektiğini düşünüyorum.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
1,965
Diyojen 1
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
4
Puan Ver

Bıçağı soğanın üzerine vurup onu kestiğinizde, lakrimatör-faktör sentaz enzimini havaya saçarsınız. Bu enzim, soğan içerisindeki sülfoksitleri sülfenik aside dönüştürür. Dengesiz yapıda olan sülfenik asit, kısa sürede kendisini syn-propanethial-S-okside dönüştürür. Bu da havaya karışarak gözlerinize ulaşır. Bu kimyasal, gözlerinizi yakar ve buna engel olmak isteyen gözyaşı bezleri de çalışmaya başlayarak gözyaşlarını üretir.

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Kaynak
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
120
Sadi Gün
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Ek soru: Ne oldu da atasinda sicakliga dayanikli spermler torunlarinda gucsuzlesti. Sicakliga daha dayanikli olomasi gerekmez miydi? Cok tesekkurler.
Puan Ver
0
Puan Ver
95
Davy Jones
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Parmağının bir kısmını kaybeden bir adam bu pudrayı bir süre yarasına dökerek rejenere ediyor . Safsata mı gerçek mi ? Gerçekse eğer nasıl ?
Puan Ver
0
Puan Ver
3,118
Mirza Sarıca
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Konuştuğum çoğu kişi ahlakın değişken olduğunu söylemesine rağmen onlar da dahil herkes belirli kurallar altında yaşıyor. Bu kuralları belirleyen nedi
Puan Ver
5
Puan Ver
2,720
Ömer Alpöz
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
bu rastgeleliğin sebebi bilim dünyasının henüz keşfedemediği farklı yasalar olamaz mı ? yani bilmediğimiz şeyler olduğu için bize rastgele gibi geliyor olamaz mı ?
Puan Ver
0
Puan Ver
100
Emre Yurddas
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver

Mide suyu, sindirim enzimleri, hidroklorik asit ve besinleri emmek için önemli olan diğer maddelerden oluşur - günde yaklaşık 3-4 litre mide suyu üretilir. Mide suyundaki hidroklorik asit, yiyeceği parçalar ve sindirim enzimleri proteinleri böler. Asitli mide suyu da bakterileri öldürür. Mukus, mide duvarını koruyucu bir kaplama ile kaplar. Bikarbonat ile birlikte bu, mide duvarının kendisinin hidroklorik asit tarafından zarar görmemesini sağlar.

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Kaynak 1
  2. Kaynak 2 Türkçe açıklama için bakabilirsiniz. Buna benzer bir yazı.
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
15
Biliminsani Joe
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Yani dünyadaki gibi manyetik alanın işleyişini baz alarak radyasyona maruz kalmayan uzay araçları geliştiriliyor mu ya da geliştirilebilir mi ?
Tüm Sorular
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Öğrenen ancak düşünmeyen bir kimse kaybolmuştur. Düşünen ancak öğrenmeyen bir kimse tehlikededir.”
Konfüçyus
Geri Bildirim Gönder