Evrim Ağacı Soru & Cevap
Reklamı Kapat
Sonuçları Filtrele Seçki
Soru & Cevap Nedir?

Neler Yeni?

26 Temmuz 2020: Metin kutusundaki yazı düzenleme araçları kolay erişim eklendi.

3 Temmuz 2020: UP Sıralamasındaki hatalar giderildi.

30 Haziran 2020: Soru birleştirme ve soru yönlendirme raporlarındaki sorunlar giderildi. Soru birleştirme raporu oluştururken artık sadece URL girerek de soruyu bulmanız mümkün. Ayrıca liderlik sıralamasına aylık lider ve geçen haftanın lideri de eklendi.

29 Haziran 2020: Haftalık UP sıralaması paneli eklendi. Masaüstü kullanıcılarında Seçki filtresi altında sağ panele son sorular eklendi.

21 Haziran 2020: Filtreler geri getirildi, hız optimizasyonu yapıldı. Yeni tasarım geliştirmelerine başlandı.

17 Haziran 2020: Bir geliştirme projesinin uzantısı olarak Soru & Cevap Platformu'ndaki filtreler geçici olarak kaldırıldı. İşlem tamamlanınca geri getirilecekler.

15 Haziran 2020: Sorulara görsel ekleme özelliği getirildi. Yeni kategoriler eklendi. Tespit edilen bazı diğer sistemsel hatalar giderildi.

11 Haziran 2020: Bazı cevap girişleri sırasında sistemin hata verip, okurların cevabını sildiği bildirilmişti. Bu hatanın kaynağı tespit edildi ve giderildi. Uzmanlara sorma özelliği, bilimseverlere sorma özelliği ile birleştirildi. Tasarım sadeleştirmeleri ve geliştirmeleri yapıldı.

***

Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Evrim Ağacı'nın site üzerinde bağımsız okur etkileşimini gerçekleştirmeyi mümkün kılan ilk dijital projesidir. Birçok diğer projenin öncülüdür. Bu kılavuz, kullanıcılara yol göstermesi ve sık sorulan bazı soruları yanıtlaması için hazırlanmıştır.

Sık Sorulan Sorular ve Cevaplar

Bu fikir nereden çıktı?

Bu konuyla ilgili temel bilgileri buradaki Patreon yazımızdan görebilirsiniz.

Profilimde çıkan puanlar ne anlama geliyor?

Bu konuyla ilgili daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Uyum Puanı'mı gizleyebilir miyim?

Evet. Evrim Ağacı profilinizin gizlilik ayarlarına giderek "Profilimde UP Göster" seçeneğini değiştirebilirsiniz. Bu durumda siz hariç kimse Uyum Puanı'nızı göremeyecektir.

"Kabul Edilen Cevap" nedir?

Soruyu soran kişi, verilen cevaplar arasından bir tanesini en tatmin edici, doğru, isabetli, iyi araştırılmış bulursa, onu "Kabul Edilen Cevap" olarak seçebilir. Bu cevap, diğer cevaplara göre daha yukarıda gösterilecektir ve hem soruyu sorana, hem de cevabı verene UP verecektir. Soruyu soran, bir cevabı kabul edilen olarak işaretledikten sonra geri alamaz veya değiştiremez. Moderatörler veya yöneticiler, cevabın isabetli olmadığına kanaat getirecek olursa kabul edilen cevabı geri alabilirler.

"Öne Çıkarılan Cevap" nedir?

Moderatörler veya yöneticiler, verilen cevaplar arasından bir tanesini en tatmin edici, doğru, isabetli, iyi araştırılmış bulursa, onu "Öne Çıkarılan Cevap" olarak seçebilir. Bu cevap, diğer cevaplara en üstte gösterilecektir ve cevabı veren kişiye UP verecektir.

Sorular için pozitif ve negatif oylar nasıl sayılıyor?

Soruların oy puanı pozitif oy sayısından negatif oy sayısının çıkarılmasıyla hesaplanmaktadır.

Cevaplar için pozitif ve negatif oylar nasıl sayılıyor?

Cevapların oy puanı sadece pozitif oy sayısı üzerinden hesaplanmaktadır. Negatif oy vermek yerine beğendiğiniz diğer cevaplara pozitif oy verebilir veya kendi daha iyi olan cevabınızı girebilirsiniz.

Soru altındaki cevaplar neye göre sıralanıyor?

Sorulara gelen cevaplar, cevabın aldığı pozitif puana göre sıralanmaktadır. Pozitif puanların sıralaması ne olursa olsun, en üstte öne çıkarılan cevap, ondan sonra kabul edilen cevap ondan sonra pozitif puan sıralamasına göre diğer cevaplar listelenmektedir.

Cevaplara yorum veya cevap girebilir miyim?

Hayır. Soru & Cevap Platformu'nun amacı, bir soruya gelen cevaplar arasında münakaşa veya fikir alışverişi yaratmak değil, soru sahibinin spesifik bir sorusunu veya merak ettiği bir konuyu cevaba kavuşturmaktır. Faydalı bulduğunuz bir cevap gelene kadar oylama tuşlarıyla gelen cevapları oylayabilirsiniz ve uygun olduğunu düşündüğünüz cevabı "Kabul Edilen Cevap" olarak işaretleyebilirsiniz. Konuyla ilgili ek sorularınız için yeni sorular oluşturabilirsiniz.

Bilimseverler arası daha aktif fikir alışverişlerinin yapılabileceği platformlar geliştirmekteyiz; takipte kalınız.

Sorularımı yeni cevaplara kapatabilir miyim?

Evet; ancak belirli koşulların sağlanması gerekiyor. Sorunuzu cevaplara kapatabilmeniz için:

  • En az 5 cevap gelmiş olması, veya
  • Kabul edilen cevap seçmiş olmanız, veya
  • Öne çıkarılan bir cevap seçilmiş olması gerekmektedir.

Soruyu yeni cevaplara kapattığınız zaman, okurlar o noktaya kadar gelen cevapları görmeye devam edeceklerdir; ancak yeni cevap ekleyemeyeceklerdir. Var olan cevapları oylamaya ve cevap sahiplerine teşekkür etmeyi de sürdürebilirler.

Sorularımı veya cevaplarımı sonradan düzenleyebilir miyim?

Evet; ancak sorunuzu veya cevabınızı ilettikten sonraki ilk 30 dakika içinde düzenleyebilirsiniz. Bundan sonra herhangi bir düzenleme yapamazsınız. Eğer çok önemli bir değişiklik gerekiyorsa bize e-posta yoluyla ulaşabilirsiniz. Lütfen soru veya cevap göndermeden önce, içeriğinden tamamen tatmin olduğunuzdan emin olunuz.

Sorularımı silebilir miyim?

Evet; ancak sorunuzu sorduktan sonra hiç cevap girilmemiş olması gerekmektedir. Kimi zaman cevap göremeseniz de silemeyebilirsiniz; çünkü onaylanmayı bekleyen (moderasyon denetimine düşmüş) yanıtlar girilmiş olabilir. Ayrıca isim açık şekilde sorduğunuz sorunuzu silmeniz halinde 35 UP, anonim sorduğunuz bir soruyu silmeniz halinde 20 UP kaybedeceksiniz.

Cevaplara matematik formülü girebilir miyim?

Evet, Evrim Ağacı'nda kullandığımız metin editörü, matematiksel formülleri desteklemektedir. Ancak bunun için bir miktar TeX dili bilmeniz gerekmektedir (bu ilk etapta ürkütücü olabilse de, 5-10 dakikada çözebileceğiniz çok basit bir sistem). Metin editöründeki fxf_x ikonuna basarak TeX formatını kullanarak matematik formüllerini girebilirsiniz. Kullanabileceğiniz bütün kodları buradan görebilirsiniz.

Kaldırılmış Özellikler

Bilimsever Kitleye Sor nedir?

Burası, Evrim Ağacı üyesi olup da cevap vermek konusunda engellenmemiş tüm Evrim Ağacı ailesi üyelerinin sorulara yanıt verebileceği kısımdır. Eğer sorunuzun herhangi bir bilimsever tarafından yanıtlanmasını istiyorsanız buradaki kategorileri kullanmalısınız.

11 Haziran 2020 itibariyle tüm soru sorma yöntemleri birleştirilmiştir. Bazı kategoriler, sadece belirli kişilerce yanıt girilebilir biçimde ayarlanmış olabilir; fakat soru sorma sistemi tek bir yönteme indirgenmiştir.

Bir Bilene Sor nedir?

Burası, Evrim Ağacı'na ve Türkiye'deki bilim algısına katkı sağlamak isteyen uzmanların, akademisyenlerin, doktora veya yüksek lisansını almış, belli bir alanda yetkinliğini ispatlamış kişilerin kendilerine özel alanlarının olduğu kategoridir. Eğer bir uzmana spesifik bir soru sormak istiyorsanız bu kategoriyi kullanmalısınız. Unutmayın ki buraya sorulan sorulara, o uzmandan başka hiç kimse yanıt verememektedir. Bu konuda daha fazla bilgiyi bu videomuzun 36. saniyesinden itibaren alabilirsiniz.

11 Haziran 2020 itibariyle tüm soru sorma yöntemleri birleştirilmiştir. Bazı kategoriler, sadece belirli kişilerce yanıt girilebilir biçimde ayarlanmış olabilir; fakat soru sorma sistemi tek bir yönteme indirgenmiştir.

Devamını Göster
6K
Alim Karaçay
Teşekkür (1)
Hatırla (1)
Takip
Paylaş
VI. fonksiyonda x yerine 7 koyduğumuzda f^-1(9)=-1 oluyor ama III. fonksiyonda x yerine 3 koyduğumuzda f^-1(3)=-1 oluyor şimdi f in tersinde 3 mu -1 yoksa f in tersinde 9 mu ? neyi yanlış yapıyorum veya bilmediğim ne f in tersinde 9, -1 e eşitse bu durumda f te -1, 9 a eşit olmalı ama f te -1, 3 e eşit beni aydınlatırsanız sevinirim
Cevap

Bir fonksiyonun tanım kümesindeki farklı sayılar, değer kümesindeki aynı sayıya eşit olabilir. Ama bunu tersi geçerli değildir. Mesela sabit fonksiyon için tanım kümesindeki tüm sayılar, değer kümesindeki tek bir sayıya eşittir.Eğer tanım kümesindeki en az iki farklı sayıyı, fonksiyona koyunca aynı sayıyı veriyorsa, fonksiyonun tersi alındığında bu sayı tanım kümesinden çıkarılmalıdır yoksa bu bir fonksiyon olmaz, fonksiyon tanımından çıkar.

Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş

Kaynaklar

  1. Sayısal Dershane
Devamını Göster
6K
Alim Karaçay
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip
Paylaş
yeni bir şey daha fark ettim vol2 de anlattığım durumlara ek olarak bazı şarkılarda sorun olmazken bazı şarkılarda da bağlanmıyor yani bunun nedeni ne olabilir ki neden bazı şarkılarda düzgün bağlanırken neden bazı şarkılarda düzgün bağlanmıyor lütfen bu soruyu vol2 yi okuyup cevaplayın
Cevap

selamlar alim, sorununun ne oldugunu tam olarak anlamadım. ama şunu bilmeni isterim ki kulaklığının müzik ayırdığını sanmıyorum. büyük ihtimalle sinyal sıkıntısı yaşıyorsun. F/P ürünlerinde uzun süreli kullanımda benimde yaşadığım bir sıkıntı. eğer kulaklığı tamir veya arıza tespit için verebilecegin bir yer yok ise yeni bir tane almanı öneririm. zira sözlü olarak bu durumu çözmenin yolu oldugunu pek sanmıyorum.

Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş
Devamını Göster
Reklamı Kapat
4,071
Gülnur Arlı
Teşekkür (2)
Hatırla
Takip (1)
Paylaş
Okul öncesi öğretmenliği okurken bu soruyu bir kaç kez cevapladım. Ancak alan dışındaki insanların da yorumlarını merak ediyorum. Cevaplarınızı okumak isterim, şimdiden teşekkürler 🙂
Cevap

merhabalar Gülnur Arlı

herkese şahsi fikrini sorduğun için kendi düşüncemi belirtmek istedim. bence ne kadar erken o kadar iyi. bunu hayat tecrubeme dayanarak soyluyorum , çevremde çok örneğini gördüm. geçen dolmuşta kadın çocuguyla beraber yanıma oturdu, çocugu 4 yaşında ya var ya yok, elinde annesinin telefonuyla oyun oynuyodu. okumayı yazmadı sökmüş ve ailesinden bağımsız bir şekilde okuyup yazabiliyordu. yada 10 yaşında bir tanıdığım var, çocuk yazılım ve kodlama yapabiliyordu(gerçi yazdığı şeyler çok zor yazılımlar diil) ve bu yaşıtlarına göre daha akıllı olan çocukların sosyal anlamda da diğer çocuklardan geri kalmış bir yanı yoktu.

artık günümüzde teknoloji o kadar ilerledi ki, 30 yıl önceki amerika baskanından bile daha fazla imkanımız var. istediğimiz her bilgiye, filme, muziğe, oyuna hemen ulaşabiliyoruz. başka kültürleri hemen tanıyabiliyoruz, hayatımızı kolaylaştıran fikirler edinebiliyoruz herşeyi internete danışabiliyoruz, resmen sanal bir dunyamız var elimizin ucunda, neden bunları cocuklardan saklayalım ki? asosyal olup tüm gün oyun oynama hakkındada şöyle bir acıklamay yapayım: güzel bir belgesel izlemiştim gecenlerde, gunde 12 saat oyun oynayan e-sporcuları anlatıyordu belgesel. bu oyuncuların hepsi ailevi yada sosyal anlamda acı cekmiş insanlardı ve birşeylerden kaçmak için oyun oynamaya basladıklarını soyluyordu. yani teknolojiyi erken tanıyan asosyal olup, tüm gün internette takılıp, sosyal yetenekleri azalacagını soylemek boş bir idda.

obur taraftan teknolojiyi reddeden ebeveynlerin çocuklarının genelde kalın kafalı ve dar görüşlü olduklarını çok gördüm. kendilerine ögretilen kulturu %100 dogru kabul ettiklerinden, her ortama uyum saglamada veya baska fikirleri benimsemede sorunlar yasadıklarını da cok gordum. geri kafalılık bizi hiçbir zaman ileri götürmez. elbette yasıtlarıyla vakit gecirmesi ve sosyal ilişkiler kurması çok onemli ama biyoloji kanunları derki uyum saglayamayan elenir, gelişen teknolojiye uyum saglamak çok onemlidir.

BU DEDİKLERİM YANLIŞ ANLAŞILMASIN! ben burda internet %100 guvenli ve guvenilirdir demiyorum. çocuklara teknolojiyi kontrollu bir şekilde verilmesi gerekir. internetin iyi oldugu yerler kadar bi o kadarda kötü yada cocuklar tarafından yanlıs anlasılabilecek yerler var. çocuklara gözü kapalı teknolojik aletler verilmemeli ve yaptıgı şeyler denetlenmelidir. aksi taktirde çocukların cok yanlış dusunceleri ve fikirler empoze edebilir

Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş

Kaynaklar

  1. Link belgesel linki
  2. Link izlenilmesi tavsiye edilir
Devamını Göster
Reklamı Kapat
75
Özge Yiğit
Teşekkür (2)
Hatırla
Takip
Paylaş
Tercih listemde ilk sıraya yazdım ve gelmesini çok istiyorum. Kendimce öğretmenlerine ve derslerine baktım ama bu bölümde okuyan ya da bilgisi olan birinden de bir şeyler öğrenmeyi çok isterim.
Reklamı Kapat
4,071
Gülnur Arlı
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip
Paylaş
Yazılım için gerekli şartlar neler? Başlangıç düzeyinde hangi yazılım dili tercih edilmeli? Matematik konusunda sol lobumu çok aktif kullanamıyorum ama kelimelerle aram iyidir, yine de yazılım yazabilir miyim merak ediyorum 😂😂
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap

selamlar gülnur, bana sorarsan öncelikle yazılım çatısı altında bulunan dallar arasında kendine en uygun olanı seçmelisin. genelde çevremde de gördüğüm hatalardan biri alan araştırması yapmadan yazılımcı olmayı istemek. web uygulamalı mı geliştirmek istiyorsun? mobil uygulama mı geliştirmek istiyorsun? siber güvenlik uygulamaları mı tasarlamak istiyorsun? UI mi tasarlamak istiyorsun? vb. vb.

Daha sonra kararında emin oldugunda yapman gereken en önemli şey araştırmak. Bol bol araştırmanı ve bilgi toplamanı öneririm. Günümüz de bilgisayar ile yapılan işlerin büyük çoğunluğunda araştırmak bilgi toplamak ve bu bilgileri işleyebilmek önemli. Bu yazdıklarım doğrultusunda kafanda bir yol çizeceksin diye umuyorum. Teknik kısımlara daha sonra geçmen senin yararına olacaktır.

Ayrıca başka bir hata ise algoritma öğrenmeden yazılım dillerini öğrenmeye çalışmaktır. Algoritma senin yazılım dilleri ile mantıklı birşeyler anlatabilmeni sağlayan olgudur. Diller arası syntax farklılıkları çok büyük değildir ve algoritma öğrendikten sonra farklı dilleri öğrenmek çok zorlamaz kimseyi. Kodlama algoritmasi öğrenmen için aşağıya birkaç kaynak ekleyeceğim.

Alaylı yazılımcı olma konusuna gelirsek; bu konuda piyasa tam bir paradoks oluşturuyor. Söylediğim gibi bol bol araştırarak ve kendi kendini eğiterek bu işi öğrenmek mümkün ama bunu iş haline getirmek hayli zor. Genellikle iş ilanlarına bakarsanız ilgili bölümlerden mezun ya da en az 2 yıl tecrübeli gibi bir kısım bulunuyor. İlk etapta piyasa girmek zor olduğu gibi alaylı olduğun için lisans bitirmiş yazılımcıya kıyasla kendini daha fazla kanıtlaman gerekiyor. Son yıllarda bu algı kırılmaya başlansa bile hala alaylı yazılımcı için işler kolay diyemeyiz. Tabi eğer bu işi sadece yapmak istedigin icin yapmak istiyorsan başlangıç için Udemy, Youtube gibi platformlarda içerik üreticilerinin ücretli veya ücretsiz yayınladığı eğitimleri değerlendirebilirsin. Ayrıca 1 milyon istihdam projesinden faydalanabilirsin yine uzman eğitimciler tarafından hazırlanmış bir arşivleri mevcut.

Şunu da eklemek istiyorum; zihinsel bir engel olmadığı sürece herkes yazılımcı olabilecek kapasiteye sahip bence.

Birkaç kaynak ekliyorum sağlıcakla kal!

Puan Ver
2
Puan Ver
Teşekkür (2)
Paylaş

Kaynaklar

  1. 1 milyon istihdam kayıt olup arşivi bir gözden geçir. başlangıç için html5,css,python dillerine bakabilirsin.
  2. kodlamaevi Algoritma hakkında. Cocuklara yönelik olduguna takılma baslangıc icin iyi.
  3. youtube shift delete kanali Meslek seçimi hakkında bir konuşma.
  4. youtube selman kahya videolarını incelemeni önerecegim bir yazilimci
  5. GOOGLE Bol bol soru sorr
Devamını Göster
Reklamı Kapat
620
D. Sahin
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Homofobikligin batidan geldigi soyleniyor kuranda yasak olsa da islam ulkelerinde yasak olmadigi soyleniyor (ortacagdan bahsediyorum)?
Reklamı Kapat
815
Armağan Taşhan
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip
Paylaş
tek hücrelilerin bölünmesi gibi düşünelim. evrenimiz yeteri kadar büyüklüğe ulaştığı zaman balonun patlaması gibi patlaması yerine bölünerek bizimle aynı şifreye sahip başka bir evren meydana geldiğini düşünelim o zaman Çoklu evrenlerin varlığı hakkında düşünülebilir
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip
Paylaş
Siyah genelde (en azından lise düzeyinde) renk var olmaması durumu olarak anılıyor ama benim aklıma ışıkla ilgili bir belgesel izledikten sonra şu soru geldi : Siyah renkli ışık saçan bir ateş var olabilir mi?
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap

Aslında ışığın tanımına bakacak olursak, ışık insanın gözünün algılayabildiği elektromanyetik radyasyon olarak nitelendiriliyor. Işık spektrumunu da gözden geçirirseniz siyah renginin olmadığını göreceksiniz. Siyah diye isimlendirdiğimiz renk ışığın olmadığı zaman algıladığımız renktir. Yani siyah renkli bir kaleminiz varsa, demek ki, o kalem ona yansıyan görülebilir elektromanyetik radyasyonu yani ışığı emiyor demektir. Yani renkler tamamen bizim algımızdan ibaretdir. Işığın ne olduğu ile ilgili bilgileri aldığım kaynağıda bırakıyorum.

Puan Ver
4
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş

Kaynaklar

  1. Brittanica Kaynak dahilinde ışık ile ilgili geniş bilgileri ve ışık spektrumunu görebiliriniz.
Devamını Göster
Reklamı Kapat
940
Anonim .
Teşekkür (2)
Hatırla
Takip
Paylaş
Verilen kabaca örneklere göre uzay-zaman bükülüyor ve büken nesnenin etrafındaki nesneler yörüngede dönüyor ama eğer aşağı doğru bir çekim olmazsa cisimler neden çukura doğru gitme eğilimi göstersin ki
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap

Einstein in açıkladığı uzayzaman dokusunu kafamızda biraz netleştirelim.

Uzay ve zamanı tek bir doku olarak ele alan, evreni tamamen dolduran bir yapı olarak düşünelim. Basitleştirmek için genelde etrafından gerilmiş esneyen bir branda olarak gösterilir videolarda. İşte o brandanın 3 boyutlu hali düşündüğümüz uzay zaman dokusu.

Bu doku, ŞEYlerin varlıklarını sergiledikleri ALAN. Her ŞEY, bu alana tabidir. Alanda oluşacak değişikliklere uyarak hareket eder herşey. Bunu anlamak için en dikkat çekici örnek, ışığın doğrusal yol izlerken, güneş - gezegen kütlesinin büktüğü uzay zaman dokusundan geçerken SAPMASI. Işık açısından düz yol almaya devam etmektedir uzay zaman dokusu bükülmüş olsa bile. Sapmayı, gözlemci tespit edebilir. Çünkü gözlemci bükülmüş uzay zaman dokusuna tabi değildir. Onu dışarıdan gözlemleyebilir. Zaten ışığın kendini doğrusal ilerliyor olmasına rağmen gözlemcinin onun saptığını tespit edebilmesi göreliliğin ta kendisi.

İşte büyük kütleler uzay zamanı büktüklerinde, daha küçük kütleler artık bu bükülmüş dokuya tabi oldukları için ışık gibi ona uyarak hareketlerini sürdürürler. Herhangi bir kütleçekim etkisine maruz kalmayan nesneler harekesiz ise sabit, hareketli ise aynı hız ve doğrultuda hareketlerine devam ederler. Bir kütlenin büktüğü alanda da ise bu hareket bükülme şartlarına geçerek devam eder.

Yani aslında videolarda izlediğimiz branda nın ortasına konan metal topun brandayı esnetmesi, 3 boyutlu anlamda gerçek. Küçük kütlelerin bu etkiye dahil olmasının çekim gücüyle ilgisinin olmamasının nedeni de, nasıl bükülmemiş uzay zaman dokusunda doğrusal hareket ediyorlarsa, bükülmüş dokuda mecburen bükülme etkisine uyarak hareket etmelerinin gerekliliği. Bunun için çekim etkisine gerek yok. Öyle olsaydı ışık diğer gezegenlere oranla sahip olduğu görece kütle ile çekim etkisinden kurtulamazdı büyük ihtimalle.

Puan Ver
2
Puan Ver
Teşekkür (3)
Paylaş

Kaynaklar

  1. Kaynak
Devamını Göster
Reklamı Kapat
290
Cem Aydin
Teşekkür (6)
Hatırla (2)
Takip (1)
Paylaş
Cevap

Biz (Homo sapiens) sosyal bir canlıyız ve hayatta kalarak neslimizi devam ettirmemiz için üremeye, dolayısıyla grup halinde dolaşmaya ihtiyacımız var. Ve grup halinde dolaşmamız insanların arasında bir hiyerarşiye sebep oluyor, seni ava bile davet etmeyen bir insan grubunda mı olmak istersin yoksa o grubu yönetebildiğin bir grupta mı. Tabii ki ikinci seçenek çünkü seni ava bile etmeyen bir grupta senin hem fiziksel hem de ruhsal olarak zayıf olduğunu düşünürler bu nedenle seni çağırmazlar ve grup 1 kişi eksik olduğu için avı başarısız geçebilir. Bu nedenle kendini grup/kabile içerisinde ki statünü kötü duruma sokabilecek bir hareketi yapman hoş olmaz. İnsanlar senin zayıf olduğunu düşünür bu nedenle gruptan dışlanır ve hayatta kalma ve üreme şansın çok fazla azalır. Beraber ava gittiğin bir arkadaşının yuvasına girip istediğin eşyayı çalabilirsin fakat bunun sana ne faydası olacak, eğer kimse görmezse istediğini alabilir ve uzaklaşabilirsin fakat ya görürlerse, işte o zaman kimse seni aralarında istemeyecektir ve toplum arasında düşük bir statü eş seçerken bile kendini gösterebilir. Toplum tarafından pek tercih edilmediğin için sağlıklı ve üremeye elverişli dişilerle beraber olamazsın bu durumda soyun tehlikeye girer. Sana hiç bir faydası olmayan bir şeyi yaptığın için ömür boyu sefalet içinde geçirebilirsin ve bunu kimse istemez. Bu durumda yaptığımız bazı olaylar/hareketlerden utanmaya ve bunları yapanları statüsel olarak düşük görmeye başlarız, kimsenin gözünde küçülmemek için utancımızı geliştiririz ve bu da ahlak ve kültür dediğimiz soyut iki kelimeyi oluşturur. Kısacası; Montreal Üniversitesi’nden Dr. Daniel Sznycer utanmak hakkında: “Utanma hissi diğerleri tarafından dışlanmamıza neden olabilecek davranışlardan kaçınmamıza yardımcı olan içsel bir sinyaldir” der.

Sadece kabile arasında değil farklı toplumlardan gelmiş bireylerin bile bizi ayıplaması utanmamıza sebebiyet veriyor. Bu da utanmanın ne kadar evrimsel ve evrensel olduğunu gösteriyor.

Puan Ver
2
Puan Ver
Teşekkür (2)
Paylaş
Devamını Göster
2,268
Ozan Altay
Teşekkür (3)
Hatırla
Takip
Paylaş
Cevap
Zeynep Acar , Bilgisayar Mühendisi

Hastaneler faydalı olduğunu iddia etse de birçok uzman doktor zararlı olduğunu söylemekte. Bir zamanlar, Sünnet HIV virüsünün bulaşmasını yüksek oranda engeller başlıklı haberler vardı. Fakat HIV hızlı bir şekilde Türkiye'de artmaya devam etti. Sünnet geleneğinin olduğu ülkelerde de artmaya devam etti, bu iddia da böylece çürümüş oldu. Ve elimizde zararları kaldı.

Sünnetle neler kaybederiz?

Dartos Fascia adındaki ısıya duyarlı yumuşak kas tabakasının yaklaşık olarak yarısı.

Bağışıklık sisteminin bir parçası olan özelleşmiş Epitelyal Langerhans hücreleri

Yavaş hareketleri, sıcaklıklardaki düşük oynamaları, ve yüzeydeki ince farklılıkları hissedebilen, çeşitli tipte 10,000 ile 20,000 arasında özelleşmiş erotojenik sinir uçları. Bu kayıp üst derideki (sünnet derisi) en önemli duyusal alıcılar olan Maysner yuvarlarının da (meissner’s corpuscles) binlercesini içerir.

Amacı ve değeri henüz tam olarak anlaşılmamış olan estrojen alıcıları.

Hareketli penis derisinin %50’sinden fazlası; penis başının penisi kurumadan, aşırı sürtünme ve tahrişten, ve keratinleşmeden koruyan çok amaçlı kaplaması. Penis başının keratinleşmesinin zarar verici cinsel sonuçları henüz araştırılmamıştır.

Yumuşak sırtların frenar bantları (the frenar band of soft ridges); insan vücudunda en fazla zevk yaratan bölge. Yoğun olarak sinirlerle bezenmiş olan bu bölgenin kaybedilmesi, geri kalan penisin hassasiyetini normal bir deri tabakasının hassasiyeti ile aynı hale indirir.

Anne sütü ve plazma hücrelerinde de bulunan, bağışıklık antikorlarını, antibakteriyel ve antiviralleri salgılayan, yumuşak mukozanın bağışıklık savunma sistemi.

Lenfatik kanallar; bunların kaybı vücudun bağışıklık sistemi içerisinde lenf akışını olumsuz yönde etkileyebilir.

Frenulum; glansın aşağı kısmında, “V” şekilli, ağ-görünümlü, genelde üst-deri ile birlikte kesilen veya zarar görerek işlev göremez hale gelen çok duyarlı bir yapı.

Feremonları salgılayan iç üstderinin “apokrin bezleri“. Feromonların kaybının yol açtığı sonuçlar henüz araştırılmamış olmakla birlikte, olası cinsel eşlere sessiz, görünmeyen, ama güçlü sinyaller yolladığı sanılmaktadır

Penisi nemlendirip kayganlaştıran ectopic sebaceous bezleri.

Gerekli “kayma” mekanizması. Eğer açılır ve düz olarak yayılırsa, ortalama yetişkinin üstderisi 104 santimetrekare yer kaplar.(yaklaşık olarak bir posta kartı kadar) Kendi kendini kayganlaştıran ve hareketli olan bu deri, penise kendi içinde kayma özelliğini kazandırır; bu da vajinayı kurutmadan, yapay kayganlaştırıcılara ihtiyaç duymadan cinsel ilişkiyi sağlar.

Glansın pembe-kırmızı-koyu mor arasındaki rengi. Glans normalde tıpkı dil gibi bir iç organdır.

Penis çevresinin önemli bir kısmı. Gevşek üstderinin penise kazandırdığı önemli bir hacim vardır. Bu da sünnetli penisi, sünnet edilmemiş penise göre oldukça ince yapar

Sünnet sırasında üstderiyi penise bağlayan doku yırtılarak koparıp atıldığı için, sertleşmiş penis uzunluğunun 2.5 cm kadarı da kaybolur. Bu paylaşılan zar, üst deri ve glansı penis gelişirken sıkıca birbirine bağlar. Onu koparmak glansa zarar verir; ham, enfeksiyona, sürtünmelere ve tahrişe açık hale getirir. Bu durum penisin büzülüp ufalmasına neden olur.

Frenular atardamar ve dorsal atardamarı da içeren metrelerce uzunluğunda damar. Bu yoğun kan dolaşımının kesilmesi, penisin gövdesine ve glansına yeterli kan akışını sınırlar, bu da açık bir şekilde penisin doğal işlevine ve gelişimine zarar verir.''

Ve daha da önemlisi erken sünnette psikolojik sorunlar ve bunların anneye etkisi...

Bilimsel araştırmalar sürekli bir şekilde göstermiştir ki, sünnet bir çocuğun davranışsal gelişimini bozar. University of Colorado Tıp fakültesinde yapılan çalışmalarla sünneti olan bebeklerin non-REM uykularının rahat olmadığı belgelenmiştir. Sinir yollarına karşı yapılan ve dayanılmaz bir acı veren uzun bombardımana karşı sünnetli bebekler bir yarı-koma durumuna girerler. Bu koma günler, hatta bazen haftalar sürebilir.

147 görüntülenme
Puan Ver
7
Puan Ver
Teşekkür (9)
Paylaş

Kaynaklar

  1. Sunnetinzararlari Hekimlerin Sünnet görüşleri
Devamını Göster
Reklamı Kapat
115
Göktuğ Altun
Teşekkür (3)
Hatırla (1)
Takip
Paylaş
İzlediğim birkaç videoda (Vahşi Frank dakika 8.00-13.45 en güzel örneği) çitaların insanların yanından geçip gittiğini, saldırmadığın sürece tehdit veya yemek olarak görmediklerini gördüm. Bu tarz davranışlarının sadece bizim türümüze özgü olmadığını biliyorum, fakat altında yatan sebebi anlamadım.
6K
Alim Karaçay
Teşekkür (2)
Hatırla
Takip
Paylaş
çok saçma bir şey oluyor bir arkadaş bu sorunun önceki haline cevap yazmış yalnız orada anlatılan hiçbir durum geçerli değil ve cihaz sorunsuz çalışıyor saçma olan kısım şu cihazı herhangi bir şarkı açıkken bilgisayara bağlarsam eğer şarkıyı değiştirmezsem sorunsuz çalışıyor fakat şarkıyı değiştirmeye kalktığımda bağlantı direkt kopuyor bunun sebebi ne ayrıca film izleyemiyorum bluetooth bağlantısı kopuyor
Reklamı Kapat
2,268
Ozan Altay
187 görüntülenme
Teşekkür (4)
Hatırla
Takip
Paylaş
Ana dilimde bir videonun altyazısı olsa bile okuyorum. Sizde de oluyor mu ?
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Zeynep Acar , Bilgisayar Mühendisi, Araştırmacı

Bu durum göz koordinasyonuyla ilgilidir. Görüntü genelde sabit/ benzer kalırken altyazı sürekli değişir. Gözünüz videoda olsa da altta sürekli değişen altyazılara tepki veriyoruz, buna benzer bir durum reklamlardaki "Banner Körlüğü" olgusu buna iyi bir örnektir. İnsanlar artık belirli reklamları görmüyor çünkü bunların sadece reklam olduğunu ve ilgi çekici olmadığını biliyorlar.

Aynı şekilde işitme engelli birisi için de altyazı alışageldik bir durum olduğu için, dikkatlerini bizimki kadar çekmiyor bile. Çünkü sürekli altyazıya maruz kalıyorlar.

514 görüntülenme
Puan Ver
10
Puan Ver
Teşekkür (9)
Paylaş
Devamını Göster
815
Armağan Taşhan
Teşekkür (6)
Hatırla (2)
Takip
Paylaş
bir küre hayal edin ve içini ayna ile kaplayalım kürede küçük bir delik olsun o delikten ışık gönderelim ve ışığın oradan çıkmasına izin vermeden deliği küre ile uyumlu olan ayna ile kapatalım ve içinde ışığı hapsedmiş oluruz teknik açıdan mümkün gibi duruyor
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap

Merhabalar Armagan Taşkan

İyi deneme ama hayır ışığı depo edemezsin. Bu termodinamiğin 1. Yasasına aykırıdır. Eger dediğin gibi bir sistem yapmış olsaydık aynalar ışıgı ve ışığın enerjisini emer. Genelde aynalar %5-10 arası oranla ışıgın enerjisini emer. Yani bir yerden sonra, belli bir yansımadan sonra denge noktasına gelir bu aynalı oda. Yani parlaklığı daha fazla aramaz cunku o Işın sekebilecegi kadar sekmiştir ve daha fazla sekemez olmuştur. Işık kaynağını kapatırsan eger hızlı bir şekilde karanlığa gomulur.

%100 ışıgı yansıtan bir ayna icat edilirse(ki hiç ole birşey olamaz) evet teorik olarak dediğin mumkun olur.

240 görüntülenme
Puan Ver
8
Puan Ver
Teşekkür (7)
Paylaş

Kaynaklar

  1. Link
Devamını Göster
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Aranızda telekineziye inanan varsa elimi kaldırsın.”
Kurt Vonnegut