Puan Ver
0
Puan Ver
30
Sümeyye Özçelebi
Teşekkür
Hatırla
Takip
ileri yaşta olmayan hastalar için 5-10 yıl arasına sigara içiyorsa mesela ?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver
Baran Anık , Tıp Fakültesi Öğrencisi

Merhaba,

Bazı uzmanların söylediğine göre, sigara içmek sizi şiddetli Covid-19 enfeksiyonuna karşı daha savunmasız hale getiriyor. Bu konuda fazla çalışma olmamasına rağmen, kanıtların çoğu sigara içmenin akciğerlerdeki immün fonksiyonu baskıladığını ve inflamasyonu tetiklediğini gösteriyor. Uzun dönem sigara içicileri için ise kronik akciğer hastalıkları gelişme riski daha yüksek olduğundan, şiddetli Covid-19 vakaları görülme ihtimali artıyor.

Ayrıntılı bilgiyi kaynak bölümünde bulabilirsiniz. Umarım yardımcı olabilmişimdir.

Bilim dolu günler dilerim, sağlıcakla kalın.

Teşekkür (1)
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
35
Said Değirmenci
Teşekkür
Hatırla (1)
Takip (1)
Son günlerde 5G teknolojisinin insan sağlığına büyük zararlar verdiği söylentisi yayılıyor. Ben bazı iddiaları ve işin aslını sormak istiyorum. 1. 5G ağının oksijen molekülünü parçalayıp ciğerlere zarar verdiği. 2. 26.000 bilim adamı bunun zararları konusunda hemfikir olduğu 3. Covid-19 virüsünün 5G teknolojisi yüzünden bu kadar yayıldığı. Şahsen kulağa düzmece geliyor fakat ben 5Gnin hali hazırda kanıtlanmış bir zararı var mı bunu sormak istiyorum.
Puan Ver
0
Puan Ver
30
Emre Kösem
Teşekkür
Hatırla
Takip
Merhabalar öncelikle.Bu sene babama evrime inandığımı bu sebeple yaratılış hikayesine inanmadığımı belirttim bu yüzden babamla aramız baya bi bozuldu.(Kendisi yobaz) Ne zaman evrim hakkında konuşsam bana onların proje oldugunu,insanların daha çok para kazanmak için kaos çıkartmak için çıkarttığı şeyler olduğunu söylüyor.Napmam gerekiyor ?
Puan Ver
0
Puan Ver
720
Hasan Hüseyin Kaya
Teşekkür
Hatırla
Takip
Söylenilene göre kendisi MI5 ve MI6 te çalışmış. Baz istasyonlarının kendi geliştirdiği mikrodalga silahlardan "daha güçlü olduğunu" iddia etmiş. Ve bu güçlü dalgalar insanların bağışıklığını düşürüp kansere yakalanma olasılığını yükselterek bir yandan da iddiaya göre mutsuzluğu arttırmaktaymış. Soruyorum, doğrusu nedir?
Puan Ver
1
Puan Ver
2,599
Jimmy Braddock
Teşekkür
Hatırla
Takip
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Bazı seslerin insanı rahatsız etmesinin sebebi , sesin iki temel özelliğine dayanır.

1- Sesin Şiddeti:

Sesin şiddeti, ses dalgalarının enerjisine ve genliğine bağlıdır. Genlik büyükse ses şiddetli, küçükse ses zayıf duyulur.

Genlik
Genlik
fizik.net.tr

Ses kaynağından uzaklaştıkça sesin şiddeti daha az, yaklaştıkça daha fazla algılanır.Sesin şiddetinin birimi desibel (dB) dir. İşitilebilen en hafif ses 0 dB dir ve buna işitme eşiği denir. İnsan 0 – 120 dB aralığındaki sesleri duyabilir. 30 ile 60 dB arası sesler normal şiddetteki seslerdir. 60 dB den fazla olan sesler şiddetlidir ve rahatsız eder.

– Şiddetli sesler;

* Uyumayı ve düşünmeyi zorlaştırır.

* Stres ve sinir yapar.

* İşitme kaybına neden olabilir.

2-Sesin Frekansı

Sesi oluşturan kaynağın bir saniyedeki titreşim sayısına frekans denir. Sesin yüksekliği frekans ile doğru orantılıdır.Frekans sesin yüksekliğinin ölçüsüdür.

Frekans
Frekans
fizik.net.tr

– Frekansın birimi Hertz (Hz) dir. Frekans yalnızca kaynağa bağlıdır. Kaynaktan üretilen sesin frekansı ortam değiştirse de değişmez. Frekansı büyük olan ses, ince (tiz), Frekansı küçük olan ses kalın (bas) dır.

– Genellikle bayanların sesi ince (frekansı büyük), erkeklerin sesi kalın (frekansı küçük) dır. İnce sesleri kalın seslerden ayıran özellik sesin yüksekliği yani frekanstır.

– Kulağın sese duyarlılığı sesin şiddetine bağlı olduğu gibi frekansına da bağlıdır. İnsan kulağının duyarlı olduğu frekans aralığının içindeki ses dalgalarıdır. Sesin şiddeti yeterli ise bu sınırlar 20 Hz ile 20.000 Hz arasındadır. Duymuş olduğunuz sesin miktarı (farklı sesler)ve bu seslerin frekansı arttıkça sesten dolayı rahatsızlığınız da artar.

Lakin bir durum daha var. Psikolojik ve sinirsel bir hastalık olarak tanımlanabilen Misophonia .

Sesten nefret etme olarak tanımlanan misophonia hastalığı köklü bir geçmişe sahip olsa da ilk kez 2001 yılında Jastreboff isimli bilim adamı tarafından tanımlanmıştır. Öksürük, televizyon sesi, ıslık, horlama, gülme, sakız çiğneme, yürüme, esneme, hapşırma, konuşma, koklama, nefes alma, yemek yeme, diş fırçalama ve tırnak kesme gibi günlük hayatta mutlaka karşılaşılan sıradan seslerden rahatsız olan, hatta öfkelenen misofonya hastaları, yoğun kaygı yaşar ve kaçınma davranışı geliştirebilir. Nedeni tam olarak bilinmese de nörolojik ve psikolojik bir bozukluk olarak değerlendirilen hastalığa beynin frontal lobundaki farklılıklardan kaynaklandığı düşünülür. Hastalar çevresel seslerden o kadar rahatsız olur ki bir süre sonra sosyal hayattan uzaklaşmaya başlar ve yalnızlaşır. Halk arasında duyma bozukluğu olarak bilinse de duyma ile ilgili olarak algıda gelişen bozukluğu olan misofonya, yüksek sesli ve aritmik seslerin yanı sıra bazı hafif seslere karşı da rahatsızlık hissi gelişmesine neden olur.

Misophonia belirtileri nelerdir?

Genellikle diş fırçası sesi, yemek yeme sesi, düdük sesi ve nefes sesi gibi tetikleyici bir ses ile ortaya çıkan misophonia hastalığı belirtileri sosyal bir kramp gibidir. Hastalar bu çevresel seslere maruz kaldığında kontrolünü kaybedebilir ve saldırganlaşarak şiddete başvurabilir.

Çekirdek, patlamış mısır, cips gibi yenme esnasında ses çıkartan yiyeceklerden nefret etme,

Sabahları alarm sesi duyduğunda aşırı öfke hissetme ve gün içinde alarm sesine duyulan tedirginlik hissi,

Gündüz çevresel seslerden duyulan aşırı gerginlik hissi ve geceleri ise sessizlikten gelen huzur hissi,

Bebek ağlamalarına tahammül edememe(yüksek frekanslı ses)

Okulda, işte ya da herhangi bir mekânda ayağın ritmik bir şekilde yere ya da herhangi bir nesneye vurulmasından rahatsız olma,

Seslerden rahatsızlık hissine katlanamamaktan dolayı evin dışına çıkmaktan ve sosyal ortamlarda bulunmaktan korkma ve endişelenme,

Bu ve benzeri rahatsızlıklar herkeste zaman zaman hissedilen rahatsızlıklardır. Ancak misophonia hastaları çevresel seslere aşırı tepki gösterir.

Kişisel yorumum olarak şunu eleyebilirim; tiz seslerin diş gıcırdamasına veya diş gıcırdatmaya sebep olduğunu belirten bir bilimsel yayın olduğunu düşünmüyorum.

Teşekkür (1)
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
110
Nesib Nesiboğlu
Teşekkür
Hatırla
Takip
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Burada elektromanyetik kuvveti yenen bir kuvvet vardır: Güçlü Çekirdek Kuvveti. Bu kuvvet protonların birbirini itmesine ya da elektronların protonları çekmesine engel olmaktadır.

Bunu şuna benzetebiliriz: İçi su dolu bir bardağı ters çevirdiğinizde, bardaktaki su yerçekimi kuvveti etkisiyle dökülür. Ancak bardağın içinde mutlaka birkaç damla kalır. Çünkü artık yerçekimi kuvvetini yenen başka bir kuvvet devreye girmiştir.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
55
Fatih Celiloğlu
Teşekkür
Hatırla
Takip
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Bu maskeler nem ve diğer etkenler yoluyla bariyer özelliklerini kaybederler. Yani içeri ve dışarı yönde geçirgenlikleri artar.

Bu konuda yapılmış bir çalışmaya dair grafiği ve çalışmanın linkini paylaşacağım. Çalışmada tek kullanımlık maskenin takıldıktan 2.5 saat sonra hiç takılmamış gibi bakteriler tarafından kolonize edildiğini göreceksiniz.

Tek kullanımlık maskeler kısa süreli, potansiyel riskli alanlarda bulaşı engellemek için takılmalı, takarken kesinlikle el teması olmamalı ve işimiz bittiğinde uygun şekilde çıkarılarak çöpe atılmalıdır.

Tek kullanımlık maske ile tüm gün sokakta gezmek gibi davranışlar hiç takmamaktan daha risklidir. Örnek olarak verdiğim çalışmanın bakteri kolonizasyonunu gösterdiğini, virüslerin ise boyut olarak bakterilerden çok daha küçük olduğunu da akıldan çıkarmamak gerekir.

Sağlıkla kalın..

Tek kullanımlık maskenin zaman içinde bakteriyel kolonizasyon miktarı
Tek kullanımlık maskenin zaman içinde bakteriyel kolonizasyon miktarı
International Journal of Infection Control
Teşekkür (1)

Kaynaklar

  1. International Journal of Infection Control How effective are face masks in operation theatre?
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Atakan Şahbaz
Teşekkür
Hatırla (1)
Takip
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Merdiven sayısı: x

Çıkarken attığı adım sayısı: x/3 adım

İnerken attığı adım sayısı: x/4 adım

Toplam attığı adım sayısı 35 (çıkarken attığı adım sayısı + inerken attığı adım sayısı = 35) ise

x/3 + x/4 = 35

Payda eşitlersek: 4x + 3x = 420

7x=420

x=60

Merdiven 60 basamaklı ise çıkarken 60/3=20 adım, inerken 60/4=15 adım toplam 20+15=35 adım yani yaptığımız işlem doğrudur.

Teşekkür

Kaynaklar

  1. Benzer sorular 4. soru bu soruya benzer
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür
Hatırla
Takip
Cevap
Puan Ver
4
Puan Ver

Öncelikle bu konuda kanıt olmadığını, söylemi desteklediği!! ifade edilen iki teori olduğunu söyleyebilirim;

İlk teori 5G' nin bağışıklık sistemine zarar verdiği iddiasıdır. Bu iddia şu ana kadar kanıtlanmış değildir. 5G nin hücresel hasara sebep olabilecek radyasyon seviyelerinden çok daha düşük seviyede bir etki gösterdiği bilinmektedir.

İkinci teori ise viruslerin birbiri ile elektromanyetik yollarla iletişim kurarak hastalığın yayılımını indüklediklerini iddia etmektedir. Bu iddia ise tamamen dayanaksızdır. Bu teoriyi yayınlayan tabloid gazete konuyu 2011 yılında bakterilerin iletişimi hakkındaki bir bilimsel araştırma iddiasına dayandırmaktadır.

Teşekkür (1)

Kaynaklar

  1. fullfact.org 5G is not accelerating the spread of the new coronavirus
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
761
Ahmet Can
Teşekkür (1)
Hatırla (1)
Takip (1)
Merhabalar hesap makinesi kullanmadan x^2+12x-4 işlemini nasıl çarpanlara ayırabiliriz? 40 sayısının karekökünü deneme yanılma yapmadan hesap makinasız nasıl çözebiliriz?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

sıradan bir cevap vereceğim.şöyle ki ilk önce " −b±√Δ/2a " formülü ile kökleri bulduktan sonra (x−x1)⋅(x−x2) formatını kullanarak çarpanlarına ayırabilirsin :)

(x1 ve x2 denklemin kökleri)(en az 200 karakter olması gerekiyormuş aklına takılan bir şey varsa sorabilirsin)

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
300
Ayşe Bal
Teşekkür
Hatırla
Takip
insanlar çok keskin tatları anlayabilirler mesela acıyı çok acıyı ılığı soğuğu ama bazı tatlar ve aromaları herkes ayırt edemez örneğin biralarda kimisi tatlarının aynı olduğunu fark göremediğini kimisi ilk yudumda farkı görebildiğini söyler kahvelerde de bu şekilde bu durumun insanın damak zevkiyle alakası nedir fark nedir buradaki?
Puan Ver
0
Puan Ver
30
Seckin Altun
Teşekkür
Hatırla
Takip
Eşinizi seversiniz,annenizi, babanizi, köpeğinizi vs. Yani demek istediğim dünya üzerinde illaki bir şeyi seviyoruz. Sevgi DNA miza işlenmiş bir mecburiyet mıdır? Dünya üzerinde hiçbir şeyi sevmeyen insan var mıdır ?
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Ergin Kotan
Teşekkür
Hatırla
Takip
Antihipertansif tedavide kullanılan ACE inhibitörlerinin ACE reseptör ekpresyonunu arttırıcı etkisi var mı?
Puan Ver
7
Puan Ver
490
Ayberk Çıtak
Teşekkür (2)
Hatırla (1)
Takip (2)
İlk duruma baktığımızda çevirmen ya da sözlük gibi yardımcılar yoktu, insanlar nasıl kendi dillerindeki kelimelerin karşılığını diğer dillerde öğrendiler. Somut nesneler öğrenilebilir olsa da "şevkat" gibi soyut şeyleri nasıl öğrendiler?
Puan Ver
1
Puan Ver
55
Harad El
Teşekkür
Hatırla
Takip (1)
Nesnelerin ışığı aynadan yansıyıp göze ulaştığında göz aynaya odaklanması gerekirken uzaktaki cisimlere gerçekten uzağa bakıyormuş gibi tepki veriyor.
Puan Ver
1
Puan Ver
1,394
Ulaş Toprak
Teşekkür
Hatırla (1)
Takip (1)
HIV bulaşmış kişilerin AZT tedavisinde düşük dozda başlayıp, arttıratak ilerlemesinin ana sebebi nedir? AZT direnci bakımından yüksek dozda başlamak çok daha faydalı olmaz mı? Aynı şekilde tedavinin dozu virüsün evrimsel sürecini ne yönde etkiler?
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Bu konuyu detayına girmeden genel tababet temelinde yanıtlamaya çalışayım;

Öncelikle bahsettiğiniz uygulamayı genellememek gerekir.

Bir ilaç;

Belirli dozda başlanıp, aynı dozda devam edilip yine aynı dozda kesilebilir

Düşük dozda başlanıp, optimal doza çıkılıp, doz azaltılarak kesilebilir

Yüksek doz başlanıp, optimal doza inilip, doz azaltılarak kesilebilir şeklinde örnekleri çoğaltmak mümkündür.

Bunun sebebi temelde ilaç dediğimiz yabancı maddeyi istenilen tedavi edici etkiyi oluşturması için mümkün olan en uygun dozda, en uygun sürede verme gerekliliğidir.

Bazı ilaçlarda istenilen etkinin ortaya çıkması ile yan etki oluşturması arasında çok ince bir çizgi bulunur. Yan etkileri de düşünerek zaman içinde artan dozlama yapılır.

Bazı ilaçlarda ise tedavinin hızlı başlamasını istersiniz, yan etki potansiyeli düşükse mümkün olan en yüksek dozda başlarsınız.

Bazı ilaçlarda ise vücudun adaptasyon dönemi vardır. Bu denemde de yavaş ve düşük doz başlangıç seçeneği kullanılabilir.

Bir ilaç için tüm yukarıda saydığım olasılıklar klinik çalışmalarla "en uygun şekilde" belirlenir ve daha sonra sağlık otoritelerinin onayı sonrasında kullanıma girer. Bu onaylı kullanımlar dışında hekim hastanın mevcut klinik durumuna göre bazı doz modifikasyonları yapabilir.

Umarım faydalı olmuştur..

Teşekkür (1)
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür
Hatırla
Takip
Evrim ağacı sitesinde bilimseverler olarak tek bir çatı altında toplanmış bir aile gibiyiz. Evrim ağacı gibi kaliteli ve özgün bir içerik platformu bilmiyorum, evrim ağacı sitesine yazı yazarak katkıda bulunmak isterim. Kuantum fiziği ve kuantum gravitasyon alanında bilgi sahibiyim.
Öne Çıkarılan Cevap Öne Çıkarılan Cevap
Puan Ver
5
Puan Ver

Evrim Ağacı'nda içerik üretmek isteyenlerin takip etmesi gereken adımları burada anlatmıştık.

Ayrıca herhangi bir yazılı içerik göndermeden önce Yazılı İçerik Kurallarımızı okuduğunuzdan da lütfen emin olun.

Bu kuralların her birine uyan içerikler göndermeniz halinde editörlerimiz değerlendirmeye alacak ve uygun bulurlarsa yayınlayacaklardır.

Sevgiler.

Teşekkür
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Erdem Deniz
Teşekkür
Hatırla
Takip
Ozellikle s protein ace baglantisi üzerinden açıklamalar biribiriyle çelişir ve karışık düzeyde, düşüncenizden öte bununla ilgili bir kaynak onerebilir misiniz ? (dili ingilizce de olabilir)
Puan Ver
0
Puan Ver
50
Defne Eşkin
Teşekkür
Hatırla
Takip
Klasik müzik dinleyenlerin genelde sakin bir kişiliğe sahip olması bence tesadüf değil. Peki bu klasik müzik; limbik sistemi mi etkiliyor, parasempatik sinirlerin etkisini mi arttırıyor veya sempatik sinirlerin etkisini mi azaltıyor(karakter sınırı çok az, hiçbir şey sığdıramadım buraya ancak bu kadar oldu)
Tüm Sorular
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Eleştirel düşünce bir angaryadır. Doğuştan veya kolay kolay gelmez. Bu emeğin meyveleri genç zihinlere tattırılmazsa, onlar da hiçbir zaman bu meyveleri hasat etmeyeceklerdir. Her çocuk atomun şaşırtıcılığı ile donatılmalıdır, sihrin esareti ile değil.”
Perry DeAngelis
İnsan Zekasının Evrimi: Neden Sadece İnsanın Beyni Bu Kadar Evrimleşmiştir?
Geri Bildirim Gönder