Evrim Ağacı Soru & Cevap
Soru & Cevap Nedir?

Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Evrim Ağacı'nın site üzerinde bağımsız okur etkileşimini gerçekleştirmeyi mümkün kılan ilk dijital projesidir. Birçok diğer projenin öncülüdür. Bu kılavuz, kullanıcılara yol göstermesi ve sık sorulan bazı soruları yanıtlaması için hazırlanmıştır.

Sık Sorulan Sorular ve Cevaplar

Bu fikir nereden çıktı?

Bu konuyla ilgili temel bilgileri buradaki Patreon yazımızdan görebilirsiniz.

Profilimde çıkan puanlar ne anlama geliyor?

Bu konuyla ilgili daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Uyum Puanı'mı gizleyebilir miyim?

Evet. Evrim Ağacı profilinizin gizlilik ayarlarına giderek "Profilimde UP Göster" seçeneğini değiştirebilirsiniz. Bu durumda siz hariç kimse Uyum Puanı'nızı göremeyecektir.

"Kabul Edilen Cevap" nedir?

Soruyu soran kişi, verilen cevaplar arasından bir tanesini en tatmin edici, doğru, isabetli, iyi araştırılmış bulursa, onu "Kabul Edilen Cevap" olarak seçebilir. Bu cevap, diğer cevaplara göre daha yukarıda gösterilecektir ve hem soruyu sorana, hem de cevabı verene UP verecektir. Soruyu soran, bir cevabı kabul edilen olarak işaretledikten sonra geri alamaz veya değiştiremez. Moderatörler veya yöneticiler, cevabın isabetli olmadığına kanaat getirecek olursa kabul edilen cevabı geri alabilirler.

"Öne Çıkarılan Cevap" nedir?

Moderatörler veya yöneticiler, verilen cevaplar arasından bir tanesini en tatmin edici, doğru, isabetli, iyi araştırılmış bulursa, onu "Öne Çıkarılan Cevap" olarak seçebilir. Bu cevap, diğer cevaplara en üstte gösterilecektir ve cevabı veren kişiye UP verecektir.

Sorular için pozitif ve negatif oylar nasıl sayılıyor?

Soruların oy puanı pozitif oy sayısından negatif oy sayısının çıkarılmasıyla hesaplanmaktadır.

Cevaplar için pozitif ve negatif oylar nasıl sayılıyor?

Cevapların oy puanı sadece pozitif oy sayısı üzerinden hesaplanmaktadır. Negatif oy vermek yerine beğendiğiniz diğer cevaplara pozitif oy verebilir veya kendi daha iyi olan cevabınızı girebilirsiniz.

Cevaplara yorum veya cevap girebilir miyim?

Hayır. Soru & Cevap Platformu'nun amacı, bir soruya gelen cevaplar arasında münakaşa veya fikir alışverişi yaratmak değil, soru sahibinin spesifik bir sorusunu veya merak ettiği bir konuyu cevaba kavuşturmaktır. Faydalı bulduğunuz bir cevap gelene kadar oylama tuşlarıyla gelen cevapları oylayabilirsiniz ve uygun olduğunu düşündüğünüz cevabı "Kabul Edilen Cevap" olarak işaretleyebilirsiniz. Konuyla ilgili ek sorularınız için yeni sorular oluşturabilirsiniz.

Bilimseverler arası daha aktif fikir alışverişlerinin yapılabileceği platformlar geliştirmekteyiz; takipte kalınız.

Sorularımı yeni cevaplara kapatabilir miyim?

Evet; ancak belirli koşulların sağlanması gerekiyor. Sorunuzu cevaplara kapatabilmeniz için:

  • En az 5 cevap gelmiş olması, veya
  • Kabul edilen cevap seçmiş olmanız, veya
  • Öne çıkarılan bir cevap seçilmiş olması gerekmektedir.

Soruyu yeni cevaplara kapattığınız zaman, okurlar o noktaya kadar gelen cevapları görmeye devam edeceklerdir; ancak yeni cevap ekleyemeyeceklerdir. Var olan cevapları oylamaya ve cevap sahiplerine teşekkür etmeyi de sürdürebilirler.

Sorularımı veya cevaplarımı sonradan düzenleyebilir miyim?

Evet; ancak sorunuzu veya cevabınızı ilettikten sonraki ilk 30 dakika içinde düzenleyebilirsiniz. Bundan sonra herhangi bir düzenleme yapamazsınız. Eğer çok önemli bir değişiklik gerekiyorsa bize e-posta yoluyla ulaşabilirsiniz. Lütfen soru veya cevap göndermeden önce, içeriğinden tamamen tatmin olduğunuzdan emin olunuz.

Sorularımı silebilir miyim?

Evet; ancak sorunuzu sorduktan sonra hiç cevap girilmemiş olması gerekmektedir. Kimi zaman cevap göremeseniz de silemeyebilirsiniz; çünkü onaylanmayı bekleyen (moderasyon denetimine düşmüş) yanıtlar girilmiş olabilir. Ayrıca isim açık şekilde sorduğunuz sorunuzu silmeniz halinde 35 UP, anonim sorduğunuz bir soruyu silmeniz halinde 20 UP kaybedeceksiniz.

Bilimsever Kitleye Sor nedir?

Burası, Evrim Ağacı üyesi olup da cevap vermek konusunda engellenmemiş tüm Evrim Ağacı ailesi üyelerinin sorulara yanıt verebileceği kısımdır. Eğer sorunuzun herhangi bir bilimsever tarafından yanıtlanmasını istiyorsanız buradaki kategorileri kullanmalısınız.

Bir Bilene Sor nedir?

Burası, Evrim Ağacı'na ve Türkiye'deki bilim algısına katkı sağlamak isteyen uzmanların, akademisyenlerin, doktora veya yüksek lisansını almış, belli bir alanda yetkinliğini ispatlamış kişilerin kendilerine özel alanlarının olduğu kategoridir. Eğer bir uzmana spesifik bir soru sormak istiyorsanız bu kategoriyi kullanmalısınız. Unutmayın ki buraya sorulan sorulara, o uzmandan başka hiç kimse yanıt verememektedir. Bu konuda daha fazla bilgiyi bu videomuzun 36. saniyesinden itibaren alabilirsiniz.

Cevaplara matematik formülü girebilir miyim?

Evet, Evrim Ağacı'nda kullandığımız metin editörü, matematiksel formülleri desteklemektedir. Ancak bunun için bir miktar TeX dili bilmeniz gerekmektedir (bu ilk etapta ürkütücü olabilse de, 5-10 dakikada çözebileceğiniz çok basit bir sistem). Metin editöründeki fxf_x ikonuna basarak TeX formatını kullanarak matematik formüllerini girebilirsiniz. Kullanabileceğiniz bütün kodları buradan görebilirsiniz.

Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
285
Mirket Mor
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
hayvanlarla ilgili bazı videolarda gergedan ile çiftleşmeye çalışan fil ya da evdeki peluş oyuncakla çiftleşmeye çalışan köpek gibi değişik görüntülere rastlayabiliyoruz hayvanların bunları yapma sebepleri neler psikolojik olarak bazılarının sorunları mı var
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Evcil hayvanlar doğal ortamlarda bulunmazlar. Dolaysıyla eş bulmak gibi fırsatları neredeyse olmaz. Uzun süre çiftleşmedikleri için başka hayvanlara, insanlara ve cansız objelere dadana bilirler. Hatta mastürbasyon yaptıkları bile görüle bilir.

Teşekkür
Paylaş

Kaynaklar

  1. wagwalking.com
Devamını Göster
Puan Ver
3
Puan Ver
140
Winnie Pooh
Teşekkür (2)
Hatırla
Takip (1)
Paylaş
Klonlama yaparken bitkilerde kök hücre alıp çoğaltılması yeterliyken , neden hayvan hücreleri klonlanırken önce yumurta hücresi çıkartılıp sonra embriyonik hücrenin çekirdeğini eklenilir?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Bitkiler normal hayatta da açık ortamda gelişiyorlar yani açıkta büyüyebilirler fakat hayvanlar büyüme esnasında bir korumaya ve beslenmeye ihtiyaç duyuyor bu da bazen rahimde bazen yumurtada oluyor. Belki yapay rahim ortamları veya yumurta ortamları oluşturulabilir ve canlı bir vücuda - en azından - gerek kalmayabilir.

Teşekkür (1)
Paylaş
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
8K
Ecem Kaya
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Lütfen faiz ile ilgili ayetleri , hadisleri kaynak göstererek yazar mısınız ?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

merhaba

bu konu hakkında bir bilgim yoktu fakat sizin sorunuz üzerine merak edip ben de araştırmak istedim ve birkaç sonuca ulaştım.umarım bu bilgiler sizi tatmin eder.diyanet işleri bakanlığından ulaştığım birkaç şeyi kaynak kısmına ekliyorum.ha bu arada faiz günah değil harammış onu da öğrenmiş oldum sorunuzda belirttiğiniz için söylemek istedim.

sevgiler

Teşekkür
Paylaş

Kaynaklar

  1. dib
  2. youtube
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
690
Hakan Baş
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip
Paylaş
Neden tüm hayvanlar sadece bir beya birkac tür besin kaynağına bağımlıdır ve insanlar bu kadar çok diyet kaynağına bağımlı olmak için evrimleşmiştir?
Puan Ver
1
Puan Ver
215
Mehmet Güven
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
eğer güneş sistemimiz süpernova kaynaklı bir nebuladan oluştuysa geriye ya nötron yıldızı yada karadelik kalması gerekirdi nötron yıldızı kalsaydı tespit edilirdi geriye karadelik kalıyor horshead nebula tipi ise bizleri ve gezegenleri oluşturan elementler nerden geldi üstelik bu nebulalar büyük
Puan Ver
3
Puan Ver
14K
Zeynep X
Teşekkür (2)
Hatırla (1)
Takip (1)
Paylaş
yanımdan motor geçerken veya herhangi başka yüksek sese sahip bir şey kulaklarımı istemeden kapatıyorum bu çocukluğumdan beri böyle sifona basarken bile tek elim kulağımda oluyor
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Öncelikle misofanya adı psikolojik bir rahatsızlık var lakin bunun sizin durumunuzla alakası yok. Misofoni, insanların çiğneme veya nefes alma gibi sıradan seslere anormal derecede güçlü ve olumsuz tepkiler verdiği bir bozukluktur. Misofonya hastalığı başta yeme, içme, çiğneme ve nefes alıp verme gibi günlük seslere tepki olarak gelişen aşırı sinir halidir.

Sizin durumunuz ise muhtemel küçüklükten gelen bir refleks olabilir. Zira küçükken sürekli aklımıza sokulan bazı şeyler ya da bazı şeylerden anlamsız bir şekilde korku duymamız, ileride bize refleks olarak geri dönebilir.

Yine de bir bilene danışmanız en iyisidir.

Saygılar..

Teşekkür (1)
Paylaş
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
970
Tamer Er
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Prototype 1 ve Prototype 2 oyununun içeriğinde gerçekleşen mutasyon ve bu mutasyona bağlı olarak yetenek kazanmak bilimsel olarak mümkün müdür?
Puan Ver
0
Puan Ver
970
Tamer Er
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Zamanda yolculuk teorik olarak mümkün ama teknik olarak mümkün değil diye biliyorum. Şimdi zamanda yolculuk yapıp geçmişe gidip kendimizi öldürürsek teknik olarak o esnada yok olmamız gerekmez mi? Aslında tüm gelecek bundan etkilenmez mi?
Puan Ver
0
Puan Ver
970
Tamer Er
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip
Paylaş
Bilinene göre Japonya'ya 1945 yılında atom bombası atıyor. Daha sonra şehir dümdüz oluyor ve o anda yaşayan tüm canlılar toz oluyor. Ancak aradan sadece 75 yıl geçiyor ve atom bombası ve etkilerinden eser kalmıyor. Acaba kandırılmış olabilir miyiz?
Puan Ver
1
Puan Ver
140
Mustafa Şahin
Teşekkür
Hatırla (1)
Takip (1)
Paylaş
İnternette, kedilerin ve fillerin kendi ölümlerini bilebildiğine dair haberler bulunmakta. Bir hayvanın başka bir canlının öleceğini bilmesini anlaşılır buluyorum. Fakat 'kendi' ölümünü bilmek başka bir şey. Birde biliyor derken acaba tam anlamıyla bir bilmeden mi söz ediyoruz yoksa daha çok depresyonsal bir çöküntüden dolayı tekrar toparlanacağını düşünerek sessiz, sakin bir yer arama ihtiyacı mı güdüyorlar? Bu ikinci ihtimal daha olası gelmekte bana. Bu konuya bilim ne diyor merak etmekteyim.
Puan Ver
0
Puan Ver
70
Anonim .
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Doğru olduğunu düşündüğüm bilginin sadece bilim yoluyla güvenilirlik kazanacağını ve bilgiye ulaşmak için en iyi yolun bilimsel yöntem olduğunu düşünüyorum. Tanrı fikrini de bilimsel olarak bir kanıtı olmadığı için otomatik olarak yanlış varsayıyorum yani tanrıya inanmıyorum. Bu durumda ben ateist mi oluyorum yoksa pozitivist mi?
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Merhabalar,

Öncelikle bu terimlerin sözlük anlamlarına bakalım:

Ateizm:Tanrıtanımazlık. Dünyayı, dünyanın kendisiyle açıklayan ve bu nedenle Tanrı inancını kesin olarak reddeden tüm dünya görüşlerinin tanımlandığı sıfattır.

Pozitivizm:Araştırmaları olgulara dayandıran, metafiziği reddeden, en güvenilir bilginin deneyler yoluyla elde edinilebileceğini savunan felsefe öğretisi ve akımıdır.

Bu iki terimin tanımı yazdıklarınızla uyuşuyor.Yani siz hem ateist hem pozitivistsiniz.

Teşekkür (2)
Paylaş

Kaynaklar

  1. Evrim Ağacı Ateizmin tanımı
  2. Açık Bilim Pozitivizmin tanımı
Devamını Göster
Puan Ver
2
Puan Ver
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Uçakların ileriye doğru hareket etmesini sağlayan motorları, yükselmesini sağlayansa kanatlarıdır. Her ne kadar motorlar ve kanatlar genel yapıları bakımından birbirlerinden çok farklı olsalar da hem ilerleme hem de yükselme benzer fiziksel süreçlerin sonucunda gerçekleşir. Önce motorların daha sonra da kanatların nasıl çalıştığını ele alalım.

Uçak motorları çalıştırılınca içlerindeki pervaneler dönmeye başlar. Uçakların ileri yönde hareket etmesini sağlayansa pervanelerin şeklidir. Pervaneler dönme hareketi yaparken uçağın arka kısmında kalan havayı sıkıştırır, ön kısmında kalan havayı ise seyreltir. Bu durum pervanelerin arka kısımlarına etkiyen hava basıncının ön kısımlarına etkiyen hava basıncından daha büyük olmasına neden olur. Böylece uçağa ileri yönde net bir kuvvet etki eder ve uçak ilerlemeye başlar. Özet olarak motorlarda harcanan enerjinin sağladığı dairesel hareketin pervanelerin şekilleri sayesinde ötelenme hareketine dönüştüğü söylenebilir.

Uçakların yükselmesini sağlayan da yine basınç farkıdır. Uçak ileriye doğru hareket ederken, kanatlar, altlarındaki havayı sıkıştırır üstlerindeki havayı ise seyreltir. Bu durum uçağın alt ve üst kısımları arasında bir basınç farkı oluşmasına neden olur. Böylece uçağa yukarı yönde net bir kuvvet etki etmeye başlar ve uçak yükselir.

YETERLİ DEĞİLSE BU LİNKLERE DE BAKABİLİRSİNİZ : https://www.ceyrekmuhendis.com/ucaklar-nasil-ucar/

https://evrimagaci.org/ucaklar-nasil-ucuyor-tam-mekanizmasini-kimse-bilmiyor-8260

Teşekkür
Paylaş

Kaynaklar

  1. bilimgenc.tubitak.gov.tr Uçaklar Nasıl Uçar?
Devamını Göster
Puan Ver
3
Puan Ver
120
Ege Yılmaz
Teşekkür
Hatırla
Takip (1)
Paylaş
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Avuç içlerindeki çizgiler fleksiyon kırışıklıkları olarak adlandırılır. Bu kırışıklıklar gebeliğin 12. haftasında, yani bebek ana rahmindeyken oluşur. Hepimiz ellerimizde çizgilerle doğarız.

Fakat bazı kültürlerde avuç falı altında kişinin karakteri hakkında yorum yapılır. Fakat bunların bilimsel bir gerçekçiliği yoktur

Teşekkür (2)
Paylaş
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
230
Hüseyin Kurnaz
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
ben bu konuda aklı, varlığın üç bileşeninden(işlevsel olarak bağımsız,varlığın varlığı bakımından bağımlı)biri olarak kabul ettiğimden ve big bang teorisinde baş aktörün akıl olması dolayısıyla böyle bir imkanın var olacağını düşünüyorum.
Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Hatırla
Takip (1)
Paylaş
Ben rüyalarımda neredeyse her zaman eğlenceli ve macera dolu şeyler görürüm ve bu yüzden genelde rüyalarımı hatırlarım. Ama fark ettim ki rüyanın içindeyken bir şeyi hatırlamaya çalıştığımda aşırı zorlanıyorum. Mesela bir şarkı sözü olan "I'm only human after all" sözünü bir türlü hatırlayamadım. Melodisini hatırlıyordum ama sözleri aklıma ancak uyanınca geldi. Ayrıca uyanınca fark ettim ki bunu hatırlamam normalde çok kısa sürmeliydi. Rüyamda ise hissettiğim süre olarak 2 saate yakın bunu hatırlayamadım. Yani rüyada bir şeyleri hatırlamak neden gerçek hayata göre daha zordur?
Puan Ver
4
Puan Ver
6K
Esra Eşiyok
Teşekkür (3)
Hatırla (2)
Takip (2)
Paylaş
yapay rahimler prematüre bebekler için daha fazla yaşam şansı sağlamaktadır. Ayrıca kısırlık yada cinsiyet gibi çeşitli nedenlerden dolayı hamile kalamayanlar için yardımcı olabilecektir. Bunun yanı sıra böyle bir teknolojik sıçramanın üreme hakları üzerinde etkileri olacak mıdır?
Puan Ver
4
Puan Ver
14K
Zeynep X
Teşekkür (3)
Hatırla (2)
Takip (2)
Paylaş
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
5
Puan Ver

Kurtuluş Savaşı üzerine yazılan ilk roman ''Ateşten Gömlek'' çalıntı değildir. Halide Edib yalnızca romana verdiği ismin fikrini, o isimde bir kitap yazacağını öğrendiği Yakup Kadri'den almıştır.

Yakup Kadri'ye bu konuyla alakalı yazdığı açık mektubu, romanın ilk sayfalarında bulabilirsiniz.

Yakup Kadri Bey’e açık mektup

(…)

Anadolu hayli buhranlı günler geçiriyordu. Anadolu harekâtının doğuş günlerindeki ruhların sıkışıklığı, çırpınması ve trajedisi artık geçmiş gibiydi. Havada daha olgunlaşmış ve çetin bir ihtilal ve savaş kokusu vardı. Bununla birlikte siz eski günleri sezmiş olacaksınız ki birdenbire bütün bu isimsiz şeyleri bir cümle içinde topladınız ve bana dediniz ki:

‘Ben ‘Ateşten Gömlek’ isminde bir Anadolu romanı yazacağım.’ Ben biraz sizi arkadaşça üzmek için, ‘Ben de bir ‘Ateşten Gömlek’ yazacağım,’ dedim. Siz yarı ciddi yarı şaka, ‘Yapmayınız, başka roman ismi yok mu!’ dediniz.

Ben ondan sonra Anadolu’ya bakarken, Anadolu’yu hissederken sadece ‘Ateşten Gömlek’ diyorum. Sizin bu kadar başarıyla bulduğunuz ismi almayı düşünemeyecek kadar dürüst bir meslektaştım. Yalnız sizin o dam altındaki küçük odaya çekilip de ‘Ateşten Gömlek’i yazdığınız zamanlar bende bir çocuk merakı uyanıyordu. (…)

Ankara’ya uzun bir izinle döndüğüm günlerde birdenbire eski zamanların roman yazmak hummasına tutuldum. Karşıma birdenbire çıkan Peyamiler, İhsanlar, Ayşeler bir çocuk ısrarıyla hikâyelerine ‘Ateşten Gömlek’ diyorlardı. Bu inatçı çocuklara bu ismi kullanmak doğru olamayacağını o kadar söyledim; o kadar başka isimler buldum; beni dinlemediler. İnsan, romanına koyduğu insan simgelerinin elinde esir olduğunu benim kadar siz de bilirsiniz. (…)

Size de bu kadar Anadolu’ya yakışan ve kendi başına bir şaheser olan isim için teşekkür etmek ve sizden af dilemek isterim, Yakup Kadri Bey. İsmin gücü eserden sağlam olması benim kabahatim değildir.

Benim ‘Ateşten Gömlek’i eğer zaman söndürüp bir tarafa atmazsa Türk romanları arasında iki tane ‘Ateşten Gömlek’ olacak. Belki elli sene sonra bir kütüphane rafında yan yana oturacak olan bu iki kitap Hans Andersen’in masallarındaki gibi belki dile gelir, birbirlerine geçmiş günleri söylerler. Kim bilir, o uzak gelecekte Türk gençliğinin sırtındaki “Ateşten Gömlek” ne kadar bizimkilerden başka olacaktır...”

Teşekkür (2)
Paylaş

Kaynaklar

  1. Can Yayınları Paylaşılamayan Ateşten Gömlek
Devamını Göster
Puan Ver
4
Puan Ver
14K
Zeynep X
Teşekkür (4)
Hatırla (3)
Takip (2)
Paylaş
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Öncelikle kilo vermenin tek yolu kalori açığı oluşturmaktır. Kalori açığı oluşturmadığınız durumda ister yeşil çay tüketin ister kahve veya yulaf tüketin hiçbir şekilde kilo veremezsiniz.

Yulafın kilo vermede ne gibi etkisi vardır?

Yulafın besin değeri gayet yüksektir ve sağlıklıdır, tercih edilebilir bir besindir içerdiği lif miktarı da oldukça yüksektir 100gr'ında yaklaşık 10 Gr lif bulunur bu liflerde sizi tok tutar.

Lif nasıl tok tutar?

lifli yiyecek yediğimiz de (örnek yulaf) bu yiyeceğin içerdiği lif midede su ile karışıp şişer yani hacimsel olarak büyür bu büyümede mideye doluluk hissi verir ve açlığınız gider böylece yemek isteğiniz geçeceği için kalori açığı oluşturmak daha kolay olabilir.

Teşekkür (2)
Paylaş
Devamını Göster
Tüm Sorular
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Gözleme dayalı sahalarda şans sadece hazırlıklı zihinlerden yanadır.”
Louis Pasteur
Geri Bildirim Gönder