Puan Ver
0
Puan Ver
470
Bekir Kadak
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Öne Çıkarılan Cevap Öne Çıkarılan Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Pekin Adamı (Homo erectus pekinensis), bir Homo erectus türüdür. 1923-1927 yılları arasında Pekin yakınlarındaki Zhoukoudian'da fosilleri keşfedilmiş olup 2009 yılında yapılan bir araştırmada yaklaşık 750,000 yıllık bir geçmişi olduğu tespit edilmiştir.

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Vikipedi
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
70
Target .
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Görme ,koku alma , hissetme ve duyma ;av ve avcılara karşı ne kadar iyi olursa avlanmayı veya kaçmamızı o kadar iyi etkiliyor peki ya tat almak evrimsel süreçte ne işimize yaradı?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver
Mirza Sarıca , Bilime meraklı bir insan

İyi akşamlar! Bu konuda detaylı bir bilgim yok ancak halihazırda bildiğim şeyleri harmanlayıp bana mantıklı gelen şeyi açıklayacağım umarım senin için de tatmin edici olur.

Bir yemeği yediğimizde beynimizin ödül mekanizması devreye girer ve dopamin denen nörotransmitter salgılanır. Dopamin; beynimizde, yaptığımız eylemlerden zevk ve haz almamızı sağlayan ve dolayısıyla o eyleme devam etmemizi sağlayan bir biyokimyasaldır. Evrimsel süreçte de yediğimiz yemeklerden tat almamız o yemeklerden daha çok haz almamızı dolayısıyla o eylemi zevkle yapmızı sağlamış olabilir. Ve zevkle yapılan bi şey de avantajlı duruma geçip seçilmiş olabilir.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
50
Ali Faruk
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Tüm bunların yanında insan ne zaman düşünmeye başladı? Yoksa düşünmek zaten default özelliklerimizden miydi? Zaman içinde bu ozelliğimizi geliştirdik mi?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver
Mirza Sarıca , Bilime meraklı bir insan

Öncelikle merhaba!

Bulunan en eski Homo Sapiens fosilleri 300.000 yıl öncesine dayanmaktadır.

Homo cinsinin bütün türleri üstün bir zekaya sahiptir. Yani düşünmek sadece bizim türümüze özgü bir özellik değildir. Bu kadar üstün bir zekanın evrimi ise bir dizi seçilim baskılarının belirli bir sıra ve şiddeti sayesinde olmuştur. Aşağıdaki linkten sorunun daha detaylı bir cevabını kendin öğrenebilirsin.

İyi akşamlar dilerim...

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
-1
Puan Ver
5k
Adem Emre
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Biyolojiye ilgim var. Sizce biyoloji okumalı mıyım? Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nde okumayı düşünüyorum.
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Osman Sarıkülçe
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Avcı-Toplayıcıların torunu olan modern insanlık için aç kalmanın, bazı günler gıdasız günü geçirmenin uzun süreçte avantajı, dezavantajı var mıdır?
Puan Ver
0
Puan Ver
50
Ali Faruk
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Duygularımızı neden dışarı yansıyoruz? Dışa vurma ihtiyacı hissediyoruz?
Puan Ver
0
Puan Ver
100
Emre Yurddas
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver

Mide suyu, sindirim enzimleri, hidroklorik asit ve besinleri emmek için önemli olan diğer maddelerden oluşur - günde yaklaşık 3-4 litre mide suyu üretilir. Mide suyundaki hidroklorik asit, yiyeceği parçalar ve sindirim enzimleri proteinleri böler. Asitli mide suyu da bakterileri öldürür. Mukus, mide duvarını koruyucu bir kaplama ile kaplar. Bikarbonat ile birlikte bu, mide duvarının kendisinin hidroklorik asit tarafından zarar görmemesini sağlar.

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Kaynak 1
  2. Kaynak 2 Türkçe açıklama için bakabilirsiniz. Buna benzer bir yazı.
Devamını Göster
Puan Ver
3
Puan Ver
2,390
Ömer Alpöz
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
bu rastgeleliğin sebebi bilim dünyasının henüz keşfedemediği farklı yasalar olamaz mı ? yani bilmediğimiz şeyler olduğu için bize rastgele gibi geliyor olamaz mı ?
Puan Ver
2
Puan Ver
1,055
Şevval Güneş
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
peki dil düşünceyi ifade etme konusunda güvenilir bir araç mıdır?Dil mi düşünceye önceldir, düşünce mi dile?Hangisi düşünceyi doğurur?
Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver

Öncelikle anlamı aktarma amacıyla kullanılır dil. Yani anlamı üreten beyin gelişmişliği, bunu aktarmanın yollarını üretir. En güçlüsü de dildir.

Antropolojik olarak el kol hareketlerinin daha önemli olduğu düşünülmekte. Ancak faaliyet, anlamı aktarma olduğu için hangi yolla olduğu birincil derecede öneme sahip değil gibi.

Gelişmiş beyin yapıları, sofistike ihtiyaçlar ve yoğun duygusal bağlar nedeniyle daha zengin bir dil e ihtiyaç duyar. Bu gelişmişlik tabii ki göreceli. Ancak açıklamak için böyle ifade ediyoruz. Orta beyin ve korteks gelişimi hayvanlarda daha tekil sesler üretmekte.

Düşünce ile dil etkileşiminde, kişi düşünsel gelişimini temel alarak yaşıyorsa dil i etkiler, zenginleştirir, farklı yönleriyle kullanır. Ancak yaşamsal gerekçelere bağlı gündelik dilin kendisine yettiği bireyler, dil in ve gündelik dilin izin verdiği ölçüde anlam ile muhatap olacaktır.

Aslında bu etkileşim kişiye ve gelişimine özel gibi görünüyor. Bir insan 2 dil bilmeyi yetersiz görürken, diğeri gündelik kelimeler dışında terminolojiyi gereksiz görebilir.

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Dil masum degildir
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
2,390
Ömer Alpöz
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
felsefe bölümü sağladığı entelektüel yararlar ile birlikte modern zamanlarda ne şekilde kullanılabilir, avantajları nelerdir?
Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Üniversitede felsefe ya da felsefe ağırlıklı eğitim almanın en önemli getirisi, öncelikle kültürel evrim açısından varoluşu yorumlamada bir izleğe sahip olacaktır kişi ve kendi düşünce yapısı için de zemin oluşturabilir.

Ancak dikkat edilmesi gereken bir konu, felsefenin hikaye kısmına dalınma tehlikesi.

Felsefenin ne olduğu -DELUEZE- konusu, felsefe hakkında ne dendiğinden çok çok çok çok daha önemlidir.

Delueze un Felsefe Nedir adlı kitabını inanılmaz tavsiye ederim. Kanserin terminal döneminde arkadaşıyla yazmıştır ve felsefeyi derinlemesine ele alır.

Diğer yandan felsefenin daha soyut bir disiplin olmasının dengelenmesi gerekir. Bunun için de sosyoloji ve antropoloji hakkında araştırma yapmak felsefe okuyan birini çok destekleyecektir. Şahsi fikrim kesinlikle biyokimya ve genetik epigenetik gibi bilim dallarıyla da ilgilenmeli ama saçma gelebilir.

Kısaca, dengelemeyi başararak, aldığı bilgiyi yönetebilecek içsel tutarlılığa sahip kişinin felsefe okuması onu geliştirecek besleyecektir.

Eğitimin nasıl verildiği değil, bizim onu nereye taşıdığımız konu.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
28k
Ersals Krononot
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Dolaylı olarak etki edebiliyor olsak da akıl kişilik cinsiyet ırk zeka düzeyi gibi temel faktörleri seçemiyor olmak bizi nitelik olarak yzeka dan ayr
Puan Ver
6
Puan Ver
197
Mehmet Ulusoy
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Bu soru arkadaşımın '' saçlarımı soğuk suyla yıkayınca daha yağsız oluyor. Sıcak suyla sanki yağ yapışıyor. '' deyişiyle gelişen bir sorudur.
Puan Ver
4
Puan Ver
1,055
Kaan Sardoğan
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
İnsanlar yüzünden nesli tükenen çok sayı da tür olsa da insanlardan önce de çok sayıda nesil tükendi.Bizim buna engel olma çabamızın amacı nedir? Not:Yanlış anlaşılma olmasın sorumda kötü bir amaç beslemiyorum gerçekten merakımdan kaynaklı bir şekilde sordum.
Puan Ver
2
Puan Ver
1,616
Jimmy Braddock
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Örnek olarak tırnak kenarları.
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
4
Puan Ver

Bahsettiğiniz süreç immünolojide "inflamasyon" diye geçer. Bu sürecin 4 ana belirtisini, 1. yy'da Celsus isimli Romalı hekim öne sürmüştür. Bunlar sıcaklık (calor), ağrı (dolor), kızarıklık (rubor) ve şişme (tumor). Günümüzde ise bunların mekanizmalarını açıklayabilecek bilgi birikimine sahip olduk.

Bakteriler ile enfekte olmuş dokulara, o bölgedeki bağışıklık sistemi hücreleri tarafından antijen sunumu gerçekleşir. Kompleman dediğimiz hümoral bağışıklık sistemi aktive olur. Hem bağışıklık sistemi hücrelerinden, hem de bölgedeki dokuların bazılarından çeşitli sinyal molekülleri olan sitokin ve kemokinler salınır. Histamin gibi damar geçirgenliği artıran ajanlar sayesinde damar geçirgenliği artar. Çünkü damardan söz konusu bölgeye daha donanımlı bağışıklık sistemi hücreleri göç edecektir. Damardan dokulara hücreler sızarken, aynı şekilde sıvı geçirgenliği de artar. Bu da şişkinlik ve kızarıklık görünümü verir. IL-1 gibi sıcaklığı artıran sitokinler de salınınca, inflamasyon daha belirginleşir. Bu süreçler sırasında bölgedeki sinir uçları uyarıldığı için normalden daha çok ağrı hissederiz.

Favorilerime Ekle
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
70
Ege Çakar
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Şöyle ki konjugasyon ve mutasyonlar var bu yüzden mitozun evrime katkısı olduğunu düşünüyorum sadece bunu açıklayan bir makale lazım bana.
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver
Altan Özerenler , Biyoteknoloji Öğrencisi

Krossing Over olayı yani parça değişimi mitoz bölünmede yoktur. Sadece mayoz bölünmede gerçekleşir. Ayrıca rastgele dağılım olayı vardır. Rastgele dağılımda eğer birey birbirinden farklı birim faktörleri içeriyorsa (mor x beyaz) her bir gamet bunları % 50 oranında alabilecektir. Ancak kalıtsal çeşitlilik mitoz bölünmedede vardır. Gerçekleşen mutasyonlar bir sonraki nesile aktarılabilir ama bu gen sadece anneden veya babadan geldiği için bastırılabilir. Eğer aktarılan mutasyonlu gen dominant(baskın) özellikteyse sonraki nesilin fenotipine yansımaktadır ama resesif(çekinik) özellikte ise genotipinde olan özellik fenotipine yansımaz. Bu sebeble mitoz bölünme evrime %100 katkı yapar veya yapmaz diyemeyiz.

Favorilerime Ekle

Kaynaklar

  1. Mitoz ve mayoz, Mendel Genetiği http://www.bektastepe.net/course-slides/2-mitoz-ve-mayoz.pdf
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
28k
Ersals Krononot
Favorilerime Ekle
Sonra Cevapla
Takip Et
Ölümü kabullenememe sadece gelişmiş kognitif fonksiyonlar ile açıklanabilir mi...
Tüm Sorular
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Cehalet ne zaman bir görüş haline geldi?”
Scott Adams
Geri Bildirim Gönder