Evrim Ağacı Soru & Cevap
Soru & Cevap Nedir?

Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Evrim Ağacı'nın site üzerinde bağımsız okur etkileşimini gerçekleştirmeyi mümkün kılan ilk dijital projesidir. Birçok diğer projenin öncülüdür. Bu kılavuz, kullanıcılara yol göstermesi ve sık sorulan bazı soruları yanıtlaması için hazırlanmıştır.

Sık Sorulan Sorular ve Cevaplar

Bu fikir nereden çıktı?

Bu konuyla ilgili temel bilgileri buradaki Patreon yazımızdan görebilirsiniz.

Profilimde çıkan puanlar ne anlama geliyor?

Bu konuyla ilgili daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Uyum Puanı'mı gizleyebilir miyim?

Evet. Evrim Ağacı profilinizin gizlilik ayarlarına giderek "Profilimde UP Göster" seçeneğini değiştirebilirsiniz. Bu durumda siz hariç kimse Uyum Puanı'nızı göremeyecektir.

"Kabul Edilen Cevap" nedir?

Soruyu soran kişi, verilen cevaplar arasından bir tanesini en tatmin edici, doğru, isabetli, iyi araştırılmış bulursa, onu "Kabul Edilen Cevap" olarak seçebilir. Bu cevap, diğer cevaplara göre daha yukarıda gösterilecektir ve hem soruyu sorana, hem de cevabı verene UP verecektir. Soruyu soran, bir cevabı kabul edilen olarak işaretledikten sonra geri alamaz veya değiştiremez. Moderatörler veya yöneticiler, cevabın isabetli olmadığına kanaat getirecek olursa kabul edilen cevabı geri alabilirler.

"Öne Çıkarılan Cevap" nedir?

Moderatörler veya yöneticiler, verilen cevaplar arasından bir tanesini en tatmin edici, doğru, isabetli, iyi araştırılmış bulursa, onu "Öne Çıkarılan Cevap" olarak seçebilir. Bu cevap, diğer cevaplara en üstte gösterilecektir ve cevabı veren kişiye UP verecektir.

Sorular için pozitif ve negatif oylar nasıl sayılıyor?

Soruların oy puanı pozitif oy sayısından negatif oy sayısının çıkarılmasıyla hesaplanmaktadır.

Cevaplar için pozitif ve negatif oylar nasıl sayılıyor?

Cevapların oy puanı sadece pozitif oy sayısı üzerinden hesaplanmaktadır. Negatif oy vermek yerine beğendiğiniz diğer cevaplara pozitif oy verebilir veya kendi daha iyi olan cevabınızı girebilirsiniz.

Cevaplara yorum veya cevap girebilir miyim?

Hayır. Soru & Cevap Platformu'nun amacı, bir soruya gelen cevaplar arasında münakaşa veya fikir alışverişi yaratmak değil, soru sahibinin spesifik bir sorusunu veya merak ettiği bir konuyu cevaba kavuşturmaktır. Faydalı bulduğunuz bir cevap gelene kadar oylama tuşlarıyla gelen cevapları oylayabilirsiniz ve uygun olduğunu düşündüğünüz cevabı "Kabul Edilen Cevap" olarak işaretleyebilirsiniz. Konuyla ilgili ek sorularınız için yeni sorular oluşturabilirsiniz.

Bilimseverler arası daha aktif fikir alışverişlerinin yapılabileceği platformlar geliştirmekteyiz; takipte kalınız.

Sorularımı yeni cevaplara kapatabilir miyim?

Evet; ancak belirli koşulların sağlanması gerekiyor. Sorunuzu cevaplara kapatabilmeniz için:

  • En az 5 cevap gelmiş olması, veya
  • Kabul edilen cevap seçmiş olmanız, veya
  • Öne çıkarılan bir cevap seçilmiş olması gerekmektedir.

Soruyu yeni cevaplara kapattığınız zaman, okurlar o noktaya kadar gelen cevapları görmeye devam edeceklerdir; ancak yeni cevap ekleyemeyeceklerdir. Var olan cevapları oylamaya ve cevap sahiplerine teşekkür etmeyi de sürdürebilirler.

Sorularımı veya cevaplarımı sonradan düzenleyebilir miyim?

Evet; ancak sorunuzu veya cevabınızı ilettikten sonraki ilk 30 dakika içinde düzenleyebilirsiniz. Bundan sonra herhangi bir düzenleme yapamazsınız. Eğer çok önemli bir değişiklik gerekiyorsa bize e-posta yoluyla ulaşabilirsiniz. Lütfen soru veya cevap göndermeden önce, içeriğinden tamamen tatmin olduğunuzdan emin olunuz.

Sorularımı silebilir miyim?

Evet; ancak sorunuzu sorduktan sonra hiç cevap girilmemiş olması gerekmektedir. Kimi zaman cevap göremeseniz de silemeyebilirsiniz; çünkü onaylanmayı bekleyen (moderasyon denetimine düşmüş) yanıtlar girilmiş olabilir. Ayrıca isim açık şekilde sorduğunuz sorunuzu silmeniz halinde 35 UP, anonim sorduğunuz bir soruyu silmeniz halinde 20 UP kaybedeceksiniz.

Bilimsever Kitleye Sor nedir?

Burası, Evrim Ağacı üyesi olup da cevap vermek konusunda engellenmemiş tüm Evrim Ağacı ailesi üyelerinin sorulara yanıt verebileceği kısımdır. Eğer sorunuzun herhangi bir bilimsever tarafından yanıtlanmasını istiyorsanız buradaki kategorileri kullanmalısınız.

Bir Bilene Sor nedir?

Burası, Evrim Ağacı'na ve Türkiye'deki bilim algısına katkı sağlamak isteyen uzmanların, akademisyenlerin, doktora veya yüksek lisansını almış, belli bir alanda yetkinliğini ispatlamış kişilerin kendilerine özel alanlarının olduğu kategoridir. Eğer bir uzmana spesifik bir soru sormak istiyorsanız bu kategoriyi kullanmalısınız. Unutmayın ki buraya sorulan sorulara, o uzmandan başka hiç kimse yanıt verememektedir. Bu konuda daha fazla bilgiyi bu videomuzun 36. saniyesinden itibaren alabilirsiniz.

Cevaplara matematik formülü girebilir miyim?

Evet, Evrim Ağacı'nda kullandığımız metin editörü, matematiksel formülleri desteklemektedir. Ancak bunun için bir miktar TeX dili bilmeniz gerekmektedir (bu ilk etapta ürkütücü olabilse de, 5-10 dakikada çözebileceğiniz çok basit bir sistem). Metin editöründeki fxf_x ikonuna basarak TeX formatını kullanarak matematik formüllerini girebilirsiniz. Kullanabileceğiniz bütün kodları buradan görebilirsiniz.

Devamını Göster
Puan Ver
3
Puan Ver
1,120
Ahmet Yusuf Bilgin
Teşekkür (3)
Hatırla (1)
Takip (2)
Paylaş
Bildiğim kadarıyla cüce gezegen olarak kabul ediliyor Plüton ,ne kadar büyüklüğe ulaşırşa gezegen sayılır
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
5
Puan Ver

İnsanlar gezegenler için bazı kriterler belirlemiştir. Plüton bu kriterlere uymadığı için gezegen kategorisinden kaldırılmıştır.

Gezegen kategorisine uymayan bazı özellikleri.

Plüton’un diğer gezegenlere oranla belirgin derecede ufak olması

2005 yılı itibari ile Kuiper Kuşağı’nda keşfedilen binlerce gök cisminin Plüton’dan pek bir farklı olmadığının fark edilmesi Plüton’un da bu kuşağın bir üyesi olarak görülmesine neden olmuştur.

2000’li yıllardan itibaren Güneş Sistemi içerisinde cüce gezegen, uydu ve asterorit keşfi son derece hızlanmıştır. Bu durum sistemimizin yapısını anlamamıza ve Plüton’un gezegen kriterleri taşımadığı kanaatine varmamıza neden olmuştur. Çünkü o yıllarda keşfedilen bazı gök cisimleri Plüton kadar veya ondan daha büyük olmasına rağmen cüce gezegen olarak tanımlanmıştır. Bu durumda Plüton’un diğer cüce gezegenlerden bir ayrıcalığı olmadığı anlaşılmıştır.

Teşekkür (5)
Paylaş
Devamını Göster
Puan Ver
2
Puan Ver
85
Ege Yılmaz
Teşekkür
Hatırla
Takip (1)
Paylaş
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Avuç içlerindeki çizgiler fleksiyon kırışıklıkları olarak adlandırılır. Bu kırışıklıklar gebeliğin 12. haftasında, yani bebek ana rahmindeyken oluşur. Hepimiz ellerimizde çizgilerle doğarız.

Fakat bazı kültürlerde avuç falı altında kişinin karakteri hakkında yorum yapılır. Fakat bunların bilimsel bir gerçekçiliği yoktur

Teşekkür
Paylaş
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
45
Anonim .
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Doğru olduğunu düşündüğüm bilginin sadece bilim yoluyla güvenilirlik kazanacağını ve bilgiye ulaşmak için en iyi yolun bilimsel yöntem olduğunu düşünüyorum. Tanrı fikrini de bilimsel olarak bir kanıtı olmadığı için otomatik olarak yanlış varsayıyorum yani tanrıya inanmıyorum. Bu durumda ben ateist mi oluyorum yoksa pozitivist mi?
Cevap
Puan Ver
0
Puan Ver

Merhabalar,

Öncelikle bu terimlerin sözlük anlamlarına bakalım:

Ateizm:Tanrıtanımazlık. Dünyayı, dünyanın kendisiyle açıklayan ve bu nedenle Tanrı inancını kesin olarak reddeden tüm dünya görüşlerinin tanımlandığı sıfattır.

Pozitivizm:Araştırmaları olgulara dayandıran, metafiziği reddeden, en güvenilir bilginin deneyler yoluyla elde edinilebileceğini savunan felsefe öğretisi ve akımıdır.

Bu iki terimin tanımı yazdıklarınızla uyuşuyor.Yani siz hem ateist hem pozitivistsiniz.

Teşekkür
Paylaş

Kaynaklar

  1. Evrim Ağacı Ateizmin tanımı
  2. Açık Bilim Pozitivizmin tanımı
Devamını Göster
Puan Ver
1
Puan Ver
796
Uluğ Artun Efe
Teşekkür
Hatırla (1)
Takip
Paylaş
Pedofili sapkınlık mı yönelim mi hastalık mı tercih midir ? Tıpta ne olarak geçer ?
Puan Ver
1
Puan Ver
550
Aleyna Halıcı
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Yaşlanma teorisi ve evrim arasında nasıl bir ilişki vardır? Örnek verir misiniz?
Puan Ver
3
Puan Ver
6K
Ecem Kaya
Teşekkür (2)
Hatırla
Takip (1)
Paylaş
Müzik ve evrim arasında nasıl bir ilişki vardır ?
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Konu hakkında Evrim Ağacı yazarlarından Meltem Hanım'ın kaynaklarda bıraktığım yazısını okumanızı tavsiye ederim. Gayet güzel ve akıcı bir şekilde müziğin beynimizdeki ayrı ayrı bölmeleri nasıl etkilediğini açıklamış.

Teşekkür (1)
Paylaş

Kaynaklar

  1. Evrim Ağacı
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
1,285
Serkan Üstün
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
spandrelizm nedir?Örnek ile açıklayabilir misiniz?
Puan Ver
0
Puan Ver
8K
Barış Akman
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Evrime göre ahlak dediğimiz kavram nedir,ne değildir? Görüşlerinizi merak ediyorum.
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver

Merhaba , ahlak konusu hakkında evrim ağacında yazılar mevcut inceleyebilirsin,kaynaklar aşağıdaki linkte.Ayrıca, Patricia S. Churchland ise Güvenen Beyin kitabında ahlakın nörobilimsel kökenini inceliyor. Kitabı okumanı tavsiye ederim.

Teşekkür (1)
Paylaş
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
25
Ahmet Güneri
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Merhabalar. Daha sonraki sorularınızda soru eklerini ayırmaya özen gösterirseniz çok sevinirim.

Sorduğunuz soru ufak bir yanlış anlaşılmadan kaynaklanıyor sanırsam. Aşağıda bıraktığım fotoğrafta da görebileceğiniz gibi polipeptit sindirimi bir hidroliz tepkimesidir ve suya ihtiyaç vardır. Soruda belirttiğiniz gibi su açığa çıkmaz. Su açığa çıkan tepkimelere dehidrasyon tepkimesi denir. Örnek vermem gerekirse, proteinlerin yapıtaşı olan aminoasitlerden dipeptit veya polipeptit oluşması durumunda su açığa çıkar.

Hidroliz ve dehidrasyon
Hidroliz ve dehidrasyon
Teşekkür
Paylaş

Kaynaklar

  1. Wikipedia Protein
Devamını Göster
Puan Ver
5
Puan Ver
235
Dudehell Dudehell
Teşekkür (2)
Hatırla (1)
Takip
Paylaş
Telomerlerin her hücre bölünmesinde kısaldığını biliyoruz. Peki bu durum kıllar içinde geçerli midir? Çünkü kılları her kestiğimizde uzamak için mitoz bölünmeye tabi tutulur ve bu sırada telomer harcanmaz mı? Örneğin sürekli sakal kesmek?
Cevap
Puan Ver
3
Puan Ver

Telomer her bir DNA sarmalının ucunda bulunan ve kromozomları koruyan parçalardır. Tıpkı ayakkabı bağcıklarının ucundaki plastik parçalara benzerler. Vücudumuzdaki tüm hücrelerdeki DNA sarmallarının ucunda bulunurlar. Her hücrede 23 kromozom çifti olduğundan, her hücrenin 92 telomeri vardır.

Hücrelerimiz bizi genç ve sağlıklı tutabilmek için her bölündüğünde, telomerler sürekli kısalır. Ayrıca telomer uzunluğu stres, sigara, obezite, egzersiz eksikliği, kötü beslenme alışkanlıklarının da katkısı ile daha da kısalırlar.

Embriyonun ilk başlangıçta telomer uzunluğu 15.000 BP (base pair-baz çift) olarak başlar. Anne rahminde o kadar hızlı bir hücre bölünmesi ve çoğalması yaşanır ki bebek doğduğunda telomer uzunluğu 10.000 BP’ye kadar düşmüştür. Genellikle yaşlandığımızda telomer uzunluğumuz 3.000-4.000 BP’ye kadar kısaldığında artık hücrelerimiz görev yapmayı bırakırlar. Tüm yaşamımız boyunca yaklaşık her biri 7.000 BP uzunluğunda telomerimiz vardır ve her yıl yaşam şekline bağlı olarak 50-200 BP/yıl kısalır.

Telomerler kritik bir uzunluğa düştüklerinde artık hücrenin bölünmesi sona erer. Bu yüzden bir hücre kendi kendine en fazla 50-60 kez bölünebilir. Hayflick Limiti denen bu durum 1960’larda Dr. Hayflick tarafından tanımlanmıştır. Teoriye göre insanın en iyi koşullarda yaşasa dahi yaklaşık 125 yıl ile sınırlı bir hayatı olmaktadır.

Hücrenin artık görev yapamamaz hale gelebilmesi için, 92 telomerden sadece 1 tanesinin kritik eşiğe gelmiş olması yeterlidir. Tek bir hücreyi telomerleri kısaldığı için kaybetmek trilyonlarca hücremiz içinde anlamlı gözükmese de yaşımız ilerledikçe telomeri kısa olan bu tip hücrelerin sayısı giderek artmakta ve çoğunluğu oluşturmaktadır. Bu durum yaş ile giderek artan sağlık sorunlarının kaynağını oluşturur.

Tıp dünyası 1980’lerden bu yana telomerlerin farkındadır ama ne işe yaradığı son zamanlarda anlaşılmıştır. Hatta bir dönem telomerler çöp DNA olarak dahi yorumlanmıştır. Telomer biyolojisi hakkında bugüne dek 10.000’den fazla yayınlaşmış makale vardır ve sürekli yenileri de çıkmaktadır. Yapılan klinik çalışmalarda bir çok hastalığın telomerlerin kısalması ile bağlantılı olduğu saptanmıştır. Telomerlerin uzunluğunun muhafaza edilmesi sağlıklı yaşam anlamına geldiği kadar uzun yaşam da anlamına gelmektedir.

* Obezite

* Yüksek kolestrol

* İnflamasyon ve oksidatif stres

* Yüksek tansiyon ve kalp rahatsızlıkları

* Tip 2 diyabet

* Kanser

* Osteoporoz

* Osteoarthirit (damar tıkanıklığı)

* Alzheimer

Saç, cilt ve bağışıklık sistemindeki hücreler vücudun diğer bölgelerindeki hücrelere göre daha hızlı yenilendiklerinden telomerleri daha da hızlı kısalma eğilimdedir.

Bu yüzden yaşlılık belirtileri dış görünümde daha hızlı belirgin hale gelmektedir.

Teşekkür (4)
Paylaş
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Havadaki su buharının bulut olarak yoğunlaşabilmesi ve su moleküllerin yağmuru oluşturacak şekilde birleşip ve büyümesi için, üzerilerinde toplanabilecekleri bir çekirdeğe ihtiyaç duyarlar. Yoksa düşük sıcaklıklarda bile süper soğumuş olarak kalırlar. Bunun kimyasal açıklaması nedir?
Puan Ver
0
Puan Ver
9K
Hüseyin Açar
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
DangerVille Youtube kanalında yayınlanan ve Evrim Ağacı tarafından da bir içerik oluşturulan konu olan Velociraptor'unun sesi nasıl belirleniyor? (Lütfen ama lütfen bir yazıyı kopyalayıp buraya yapıştırmayınız, o yazıyı eğer yazdıklarınız belirtiyorsa kaynakça olarak belirtmenizi rica ediyorum) https://evrimagaci.org/velociraptor-jurassic-parkin-meshur-dinozoru-gercekte-neye-benziyordu-sesi-nasildi-3707
Puan Ver
3
Puan Ver
6K
Esra Eşiyok
Teşekkür (3)
Hatırla (2)
Takip (2)
Paylaş
yapay rahimler prematüre bebekler için daha fazla yaşam şansı sağlamaktadır. Ayrıca kısırlık yada cinsiyet gibi çeşitli nedenlerden dolayı hamile kalamayanlar için yardımcı olabilecektir. Bunun yanı sıra böyle bir teknolojik sıçramanın üreme hakları üzerinde etkileri olacak mıdır?
Puan Ver
0
Puan Ver
385
Murat Boyraz
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Sorumun çıkış noktası "canlılık" aslında; yani canlılığın en küçük yapı taşını aradığımızda çok küçük bir canlıya değil de bir koda yani ihtiva ettiği kod ile canlılığa sebep olan DNA ya ulaşıyoruz. Yani canlılığı maddenin kodlanmış hali olarak görebiliriz . Aynı mantıkla çok küçük ve parçalanamaz bir madde aramaktansa enerjinin kodlanmış bir halinin madde olabileceğini düşünebilir miyiz ? Yani enerjinin bir kod ile programlanmış hali bize madde olarak görünüyor olabilir mi ?. Umarım iyi ifade e
Puan Ver
4
Puan Ver
8K
Zeynep X
Teşekkür (2)
Hatırla
Takip (2)
Paylaş
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
13
Puan Ver

Kötülük problemi ya da şer problemi, din felsefesinde kötülük ile mutlak iyi olan bir Tanrı'nın varlığının nasıl bağdaştığı şeklindeki bir sorudur. Sorunu ilk olarak Epikür mantıksal bir formül ile ortaya koymuş, o zamandan beri de felsefe ile hiçbir ilişkisi olmayan kişilerden filozoflara kadar hemen herkesin zihnini meşgul etmiştir.

M.S. II. yüzyılda yaşamış bir Kilise Babası olan Lactantius’un (ö. M.S. 340) aktarımına göre Epikür kötülük problemini bir ikilem biçiminde şöyle formüle etmiştir:

“Tanrı, ya kötülükleri ortadan kaldırmak ister de kaldıramaz; veya kaldırabilir, ama kaldırmak istemez; ya da ne kaldırmak ister, ne de kaldırabilir; yahut da hem kaldırmayı ister hem de kaldırabilir. Eğer ortadan kaldırmak istiyor da kaldıramıyorsa, O her şeye kadir değildir; ki bu durum Tanrı’nın karakteriyle uyuşmaz; eğer ortadan kaldırabiliyor, fakat kaldırmak istemiyorsa, O kötü niyetlidir; ki bu da aynı şekilde Tanrı ile uyuşmaz; eğer O ne ortadan kaldırmayı istiyor, ne de kaldırabiliyorsa, hem kötü niyetlidir hem de her şeye kadir değildir; bu durumda da Tanrı değildir; eğer hem ortadan kaldırmayı istiyor, hem de kaldırabiliyorsa – ki yalnızca bu Tanrı’ya uygundur–, o zaman kötülüklerin kaynağı nedir? Ya da o kötülükleri niçin ortadan kaldırmamaktadır?”

Teşekkür (10)
Paylaş

Kaynaklar

  1. Wikipedia Kötülük ve mutlak iyi olan Tanrı'nın nasıl bağdaştığına ilişkin felsefi bir sorun
Devamını Göster
Puan Ver
3
Puan Ver
8K
Zeynep X
Teşekkür (2)
Hatırla (1)
Takip (1)
Paylaş
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
4
Puan Ver

Kurtuluş Savaşı üzerine yazılan ilk roman ''Ateşten Gömlek'' çalıntı değildir. Halide Edib yalnızca romana verdiği ismin fikrini, o isimde bir kitap yazacağını öğrendiği Yakup Kadri'den almıştır.

Yakup Kadri'ye bu konuyla alakalı yazdığı açık mektubu, romanın ilk sayfalarında bulabilirsiniz.

Yakup Kadri Bey’e açık mektup

(…)

Anadolu hayli buhranlı günler geçiriyordu. Anadolu harekâtının doğuş günlerindeki ruhların sıkışıklığı, çırpınması ve trajedisi artık geçmiş gibiydi. Havada daha olgunlaşmış ve çetin bir ihtilal ve savaş kokusu vardı. Bununla birlikte siz eski günleri sezmiş olacaksınız ki birdenbire bütün bu isimsiz şeyleri bir cümle içinde topladınız ve bana dediniz ki:

‘Ben ‘Ateşten Gömlek’ isminde bir Anadolu romanı yazacağım.’ Ben biraz sizi arkadaşça üzmek için, ‘Ben de bir ‘Ateşten Gömlek’ yazacağım,’ dedim. Siz yarı ciddi yarı şaka, ‘Yapmayınız, başka roman ismi yok mu!’ dediniz.

Ben ondan sonra Anadolu’ya bakarken, Anadolu’yu hissederken sadece ‘Ateşten Gömlek’ diyorum. Sizin bu kadar başarıyla bulduğunuz ismi almayı düşünemeyecek kadar dürüst bir meslektaştım. Yalnız sizin o dam altındaki küçük odaya çekilip de ‘Ateşten Gömlek’i yazdığınız zamanlar bende bir çocuk merakı uyanıyordu. (…)

Ankara’ya uzun bir izinle döndüğüm günlerde birdenbire eski zamanların roman yazmak hummasına tutuldum. Karşıma birdenbire çıkan Peyamiler, İhsanlar, Ayşeler bir çocuk ısrarıyla hikâyelerine ‘Ateşten Gömlek’ diyorlardı. Bu inatçı çocuklara bu ismi kullanmak doğru olamayacağını o kadar söyledim; o kadar başka isimler buldum; beni dinlemediler. İnsan, romanına koyduğu insan simgelerinin elinde esir olduğunu benim kadar siz de bilirsiniz. (…)

Size de bu kadar Anadolu’ya yakışan ve kendi başına bir şaheser olan isim için teşekkür etmek ve sizden af dilemek isterim, Yakup Kadri Bey. İsmin gücü eserden sağlam olması benim kabahatim değildir.

Benim ‘Ateşten Gömlek’i eğer zaman söndürüp bir tarafa atmazsa Türk romanları arasında iki tane ‘Ateşten Gömlek’ olacak. Belki elli sene sonra bir kütüphane rafında yan yana oturacak olan bu iki kitap Hans Andersen’in masallarındaki gibi belki dile gelir, birbirlerine geçmiş günleri söylerler. Kim bilir, o uzak gelecekte Türk gençliğinin sırtındaki “Ateşten Gömlek” ne kadar bizimkilerden başka olacaktır...”

Teşekkür (2)
Paylaş

Kaynaklar

  1. Can Yayınları Paylaşılamayan Ateşten Gömlek
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür (1)
Hatırla (1)
Takip (1)
Paylaş
Eğer kullanıyorsak, neden ders kitaplarında elektronların katmanlarından veya katmanların belli bir elektron alabilme kapasitesinden bahsedebiliyoruz? Güncel teoride atomun belli bir katmanı yok ki ve tam olarak yerlerini bilemeyiz ki? Pratik bir fayda sağlıyor diye öğretiliyorsa, bu gerçekliği bulandırmaz mı?
Tüm Sorular
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Primatlar üzerinde çalıştıkça göreceksiniz ki, kendimizde değerli bulduğumuz her ne varsa -ki buna ahlak da dahildir- primat davranışları ile doğrudan ilişkilidir.”
Frans de Waal
Geri Bildirim Gönder