Evrim Ağacı Soru & Cevap
Reklamı Kapat
Sonuçları Filtrele Seçki
Soru & Cevap Nedir?

Neler Yeni?

3 Temmuz 2020: UP Sıralamasındaki hatalar giderildi.

30 Haziran 2020: Soru birleştirme ve soru yönlendirme raporlarındaki sorunlar giderildi. Soru birleştirme raporu oluştururken artık sadece URL girerek de soruyu bulmanız mümkün. Ayrıca liderlik sıralamasına aylık lider ve geçen haftanın lideri de eklendi.

29 Haziran 2020: Haftalık UP sıralaması paneli eklendi. Masaüstü kullanıcılarında Seçki filtresi altında sağ panele son sorular eklendi.

21 Haziran 2020: Filtreler geri getirildi, hız optimizasyonu yapıldı. Yeni tasarım geliştirmelerine başlandı.

17 Haziran 2020: Bir geliştirme projesinin uzantısı olarak Soru & Cevap Platformu'ndaki filtreler geçici olarak kaldırıldı. İşlem tamamlanınca geri getirilecekler.

15 Haziran 2020: Sorulara görsel ekleme özelliği getirildi. Yeni kategoriler eklendi. Tespit edilen bazı diğer sistemsel hatalar giderildi.

11 Haziran 2020: Bazı cevap girişleri sırasında sistemin hata verip, okurların cevabını sildiği bildirilmişti. Bu hatanın kaynağı tespit edildi ve giderildi. Uzmanlara sorma özelliği, bilimseverlere sorma özelliği ile birleştirildi. Tasarım sadeleştirmeleri ve geliştirmeleri yapıldı.

***

Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Evrim Ağacı'nın site üzerinde bağımsız okur etkileşimini gerçekleştirmeyi mümkün kılan ilk dijital projesidir. Birçok diğer projenin öncülüdür. Bu kılavuz, kullanıcılara yol göstermesi ve sık sorulan bazı soruları yanıtlaması için hazırlanmıştır.

Sık Sorulan Sorular ve Cevaplar

Bu fikir nereden çıktı?

Bu konuyla ilgili temel bilgileri buradaki Patreon yazımızdan görebilirsiniz.

Profilimde çıkan puanlar ne anlama geliyor?

Bu konuyla ilgili daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Uyum Puanı'mı gizleyebilir miyim?

Evet. Evrim Ağacı profilinizin gizlilik ayarlarına giderek "Profilimde UP Göster" seçeneğini değiştirebilirsiniz. Bu durumda siz hariç kimse Uyum Puanı'nızı göremeyecektir.

"Kabul Edilen Cevap" nedir?

Soruyu soran kişi, verilen cevaplar arasından bir tanesini en tatmin edici, doğru, isabetli, iyi araştırılmış bulursa, onu "Kabul Edilen Cevap" olarak seçebilir. Bu cevap, diğer cevaplara göre daha yukarıda gösterilecektir ve hem soruyu sorana, hem de cevabı verene UP verecektir. Soruyu soran, bir cevabı kabul edilen olarak işaretledikten sonra geri alamaz veya değiştiremez. Moderatörler veya yöneticiler, cevabın isabetli olmadığına kanaat getirecek olursa kabul edilen cevabı geri alabilirler.

"Öne Çıkarılan Cevap" nedir?

Moderatörler veya yöneticiler, verilen cevaplar arasından bir tanesini en tatmin edici, doğru, isabetli, iyi araştırılmış bulursa, onu "Öne Çıkarılan Cevap" olarak seçebilir. Bu cevap, diğer cevaplara en üstte gösterilecektir ve cevabı veren kişiye UP verecektir.

Sorular için pozitif ve negatif oylar nasıl sayılıyor?

Soruların oy puanı pozitif oy sayısından negatif oy sayısının çıkarılmasıyla hesaplanmaktadır.

Cevaplar için pozitif ve negatif oylar nasıl sayılıyor?

Cevapların oy puanı sadece pozitif oy sayısı üzerinden hesaplanmaktadır. Negatif oy vermek yerine beğendiğiniz diğer cevaplara pozitif oy verebilir veya kendi daha iyi olan cevabınızı girebilirsiniz.

Cevaplara yorum veya cevap girebilir miyim?

Hayır. Soru & Cevap Platformu'nun amacı, bir soruya gelen cevaplar arasında münakaşa veya fikir alışverişi yaratmak değil, soru sahibinin spesifik bir sorusunu veya merak ettiği bir konuyu cevaba kavuşturmaktır. Faydalı bulduğunuz bir cevap gelene kadar oylama tuşlarıyla gelen cevapları oylayabilirsiniz ve uygun olduğunu düşündüğünüz cevabı "Kabul Edilen Cevap" olarak işaretleyebilirsiniz. Konuyla ilgili ek sorularınız için yeni sorular oluşturabilirsiniz.

Bilimseverler arası daha aktif fikir alışverişlerinin yapılabileceği platformlar geliştirmekteyiz; takipte kalınız.

Sorularımı yeni cevaplara kapatabilir miyim?

Evet; ancak belirli koşulların sağlanması gerekiyor. Sorunuzu cevaplara kapatabilmeniz için:

  • En az 5 cevap gelmiş olması, veya
  • Kabul edilen cevap seçmiş olmanız, veya
  • Öne çıkarılan bir cevap seçilmiş olması gerekmektedir.

Soruyu yeni cevaplara kapattığınız zaman, okurlar o noktaya kadar gelen cevapları görmeye devam edeceklerdir; ancak yeni cevap ekleyemeyeceklerdir. Var olan cevapları oylamaya ve cevap sahiplerine teşekkür etmeyi de sürdürebilirler.

Sorularımı veya cevaplarımı sonradan düzenleyebilir miyim?

Evet; ancak sorunuzu veya cevabınızı ilettikten sonraki ilk 30 dakika içinde düzenleyebilirsiniz. Bundan sonra herhangi bir düzenleme yapamazsınız. Eğer çok önemli bir değişiklik gerekiyorsa bize e-posta yoluyla ulaşabilirsiniz. Lütfen soru veya cevap göndermeden önce, içeriğinden tamamen tatmin olduğunuzdan emin olunuz.

Sorularımı silebilir miyim?

Evet; ancak sorunuzu sorduktan sonra hiç cevap girilmemiş olması gerekmektedir. Kimi zaman cevap göremeseniz de silemeyebilirsiniz; çünkü onaylanmayı bekleyen (moderasyon denetimine düşmüş) yanıtlar girilmiş olabilir. Ayrıca isim açık şekilde sorduğunuz sorunuzu silmeniz halinde 35 UP, anonim sorduğunuz bir soruyu silmeniz halinde 20 UP kaybedeceksiniz.

Bilimsever Kitleye Sor nedir? (Kaldırılmış özellik)

Burası, Evrim Ağacı üyesi olup da cevap vermek konusunda engellenmemiş tüm Evrim Ağacı ailesi üyelerinin sorulara yanıt verebileceği kısımdır. Eğer sorunuzun herhangi bir bilimsever tarafından yanıtlanmasını istiyorsanız buradaki kategorileri kullanmalısınız.

11 Haziran 2020 itibariyle tüm soru sorma yöntemleri birleştirilmiştir. Bazı kategoriler, sadece belirli kişilerce yanıt girilebilir biçimde ayarlanmış olabilir; fakat soru sorma sistemi tek bir yönteme indirgenmiştir.

Bir Bilene Sor nedir? (Kaldırılmış özellik)

Burası, Evrim Ağacı'na ve Türkiye'deki bilim algısına katkı sağlamak isteyen uzmanların, akademisyenlerin, doktora veya yüksek lisansını almış, belli bir alanda yetkinliğini ispatlamış kişilerin kendilerine özel alanlarının olduğu kategoridir. Eğer bir uzmana spesifik bir soru sormak istiyorsanız bu kategoriyi kullanmalısınız. Unutmayın ki buraya sorulan sorulara, o uzmandan başka hiç kimse yanıt verememektedir. Bu konuda daha fazla bilgiyi bu videomuzun 36. saniyesinden itibaren alabilirsiniz.

11 Haziran 2020 itibariyle tüm soru sorma yöntemleri birleştirilmiştir. Bazı kategoriler, sadece belirli kişilerce yanıt girilebilir biçimde ayarlanmış olabilir; fakat soru sorma sistemi tek bir yönteme indirgenmiştir.

Cevaplara matematik formülü girebilir miyim?

Evet, Evrim Ağacı'nda kullandığımız metin editörü, matematiksel formülleri desteklemektedir. Ancak bunun için bir miktar TeX dili bilmeniz gerekmektedir (bu ilk etapta ürkütücü olabilse de, 5-10 dakikada çözebileceğiniz çok basit bir sistem). Metin editöründeki fxf_x ikonuna basarak TeX formatını kullanarak matematik formüllerini girebilirsiniz. Kullanabileceğiniz bütün kodları buradan görebilirsiniz.

Devamını Göster
205
Osman Günay
Teşekkür (3)
Hatırla
Takip (2)
Paylaş
Teknolojik imkanların gelişmesiyle yeni bir yıldız keşfedilmesi değil de,yeni gözlenebilen evrenden ışığı dünyamıza henüz varmış bir yıldız keşfi oldu mu?.Gözlenebilir evren dediğimiz de ışık hızıyla artmıyor mu?
Cevap

Gözlemlenebilir evren, evrenin ışık ve başka sinyallerin yani madde ve galaksiler, evrenin kozmolojik genişlemesinden beri dünya merkez alınarak fotonların (ışık özlerinin) dünyaya ulaşmasıdır. Tam olarak gözlemlenebilir evrenin sonundan başlayıp dünyaya ulaşabilmesidir. Bu gözlemlenebilir evrenin 1m dışını bile göremeyiz çünkü ışık bize ulaşmıyor. Ama andromeda galaksisinde yada marsta bile olsan gözlemlenebilir evren değişir. Bizde ancak ışığın gelebildiği yerleri görebiliriz sadece. Umarım anlatabilmişimdir

Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş

Kaynaklar

  1. Kaynak
Devamını Göster
25
Onur Zengin
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Plasebo etkisi, etkisiz bir ilacın telkine dayalı bir etki ortaya çıkarma halidir.
Cevap

Plasebo'nun mekanizması tam olarak anlaşılamamış olsa da bizim sosyal öğrenme sonucu geliştirdiğimiz beklentilerin bu etkinin oluşumunda önemli rol oynadığı düşünülür. Beynimiz çevreden gördüğü kadarıyla bir beklenti oluşturur ve bu beklenti aslında bir sosyal öğrenme çeşididir. Bu öğrenmeler sonucu oluşan beklentimiz bir placebo durumda bilinçsiz olarak beyindeki acı azaltma mekanizmalarının aktive olmasına sebep olabilir. Bir acının azalmasını beklediğimiz de beynimiz önceden edinilmiş bu beklenti sonucu otomatikman endorfin salınımını başlatır. Endorfinin acı deneyimini azaltıcı bir etkisi vardır. Bu acı deneyiminin azalmasına aslan payı prefrontal korteksindir. Ayrıca opioid sistemdeki aktivasyonun da placebo etkisini azaltma veya arttırmada önemli bir rolü vardır. Kısacası placebo etkisi sonucu beyinde acı azaltıcı deneyimlerin önünü açacak biyokimyasal reaksiyonların varlığından söz edilebilir.

Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş

Kaynaklar

  1. Kaynak
Devamını Göster
55
Servan Ergün
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Düşündüğümde, koltuk altları ter bezleri yüzünden çok koku yapıyor, ama dışarı ile herhangi bir etkileşimi yok. Vücudun en temiz yerlerinden birisi olması gerekmez mi?
Cevap

Vücudumuzun heryerinde bulunan bir mikroorganizma florası bulunmaktadır. -yerel halk-. İç organlarımız dahil vücudumuzun heryerinde bakteri ve farklı mikroorganizmalardan oluşan florayla kaplıdır. Havanın olduğu her yerde yaşarlar bakteriler, ancak kapalı ve nemli ortamlar onların çoğalmaları için daha uygun ortamlardır. Ter bezinin çok(nem), dış ortamla temasın az olduğu ayak, kasık, koltuk altı gibi ortamlarda bakteriler çok daha yoğun çoğalabilirler. Çoğalan bu floranın teri ve enerji üretebildiği besinleri metabolize etmesi nedeniyle oluşturduğu metabolik atıklar kokuya neden olur. Dış ortamdan izole bile olsa hiç kirlenmiyor gibi görünse de, ortam olarak tek hücrelilerin üremesi için uygun ortamlar olması nedeniyle bahsi geçen bölgeler daha çok kokuya neden olur metabolik artıkların birikmesi nedeniyle.

Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş
Devamını Göster
Reklamı Kapat
120
Gökay Şener
Teşekkür (1)
Hatırla (1)
Takip
Paylaş
can yayınları komünist manifesto sy72 de yer alan bu pasaja göre kadın komünizm için nedir?
Reklamı Kapat
65
Kerim Bayraktar
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip
Paylaş
Kuarkların sürekli bir renk değişimi içinde olduğunu ve gluonların renksiz olduğunu okudum fakat neden sürekli bir renk değişimi içinde olduklarını anlayamadım.
1,285
Kağan Duman
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip (1)
Paylaş
Gözümüzde temelde üç farklı rengi algılayan fotoreseptörler ve bunlara koni deniyor. Peki üç tip koni olmasına rağmen çok geniş bir spektrumdaki renkleri nasıl algılayabiliyoruz?
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Samet Cınar , Muhendis,teknisyen,ic mimar

Renkler aslinda mor otesi ve kizil otesi arasindaki radyasyonun gorulebilir veya gozumuzun algilayabilir frekanslari arasindaki dalga boylarinin gozdeki renk algilayicilara verdigi uyarilar sonucunda beyinin yorumlamasidir. Uc ana renk algilayabiliriz , Kirmizi, Yesil ve Mavi bu renklerin gordugumuz renklerdeki oranina gore ara renkleri goruruz. Mesela kirmizi ve yesil dogru oranda karistiginda yani iki dalga boyu ayni anda algilayicilara geldiginde beyin bunu sari olarak yorumlar. Veya Mavi ve Kirmizinin dalga boylarini algilanmasiyla mor beyin mor renge yorumlar. Renklerin disinda koyulugu algilayan ayri algilayicilar vardir. Bunlar siyahla beyaz arasindaki gri tonlari algilarlar. Yansiyan isigin dalga boyundan haric bu frekansin kuvvetiyle alakali tonlar algilanir. Aslinda bu algilayicilardan daha cok beyinin yorumlamasiyla alakalidir. Bundan dolayidirki her kezin gordugu renk kisiye gore degisirmi fikri vardir. Benim gordugum kirmiziyi siz aslinda benim algilamamdaki yesil gibi gordugunuz halde dogdugunuzdan itibaren onu kirmizi olarak ogrendiginizden o sizin icin kirmizidir ve bu herkez icin aynimidir emin olamiyoruz.

Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş

Kaynaklar

  1. TED ED How we see color - Colm Kelleher
Devamını Göster
Reklamı Kapat
Reklamı Kapat
135
Memento Mori
Teşekkür (2)
Hatırla
Takip
Paylaş
Amalgam dolguların içeriğindeki civanın insan genlerini değiştirdiği ,kansere sebep açtığıyla ilgili birçok dedikodu var bunların bir geçerliliği var mıdır amalgam dolgu insan ağzında kullanıma uygun mudur?
Reklamı Kapat
37K
Ecem Kaya
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Beddua'nın orijinal metni var mı , varsa nerede ?
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap

Dinler efsane olduğu için bu sözde Tabiki insanlar tarafından oluşturlmuştur . Örneğin teistik din olan slam peygamberi istanbulu fetheden ne güzel komutandır diye birşey söylemiştir ama bu söz tabiki Gerçek olmadıgı kanıtlandı . Fatih sultan mehmet inde bu sözü Benim kaanitimce İslamcılar tarafından gerçek dışı olmayan sözdür .ama bazı kaynaklarda bu söz gerçek ama Ayasofya için demediği söyleniyor .

Kaynakta bulabilirsiniz

Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş

Kaynaklar

  1. Kaynak Ayasofya
Devamını Göster
Reklamı Kapat
125
Mert Türer
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip
Paylaş
Cevap

"Süperpozisyon" kavramının anlaşılmasına katkısı büyüktür. Bu kavramın klasik benzeri olmadığını, dünyanın klasik fizik ile açıklanışı ile hareket edildiğinde bunun bir sınırı olacağını göstermesi açısından da önemlidir.

Bu tarz çelişkiler, bilimde paradigma değişimlerinin olduğu dönemlerde daha da görünür olur. "Eski" kavramlarımız ve eski düşünüş biçimimiz vardır, oysa önümüzde "yeni" bir şeyler vardır. İşte o "yeni" şeyleri "eski" kavramlarımızla ya da kavramlarımızın arasında kurduğumuz ilişkilerle açıklamaya çalıştığımızda çuvallarız. Schrodinger in kedisi tam da böyledir. Kedi ölü mü, diri mi? Bu şey 0 mı 1 mi? "Eğer 0 ise 1 değildir, 1 ise 0 değildir" der "klasik" düşünüş biçimimiz, ama bu düşünüş biçimi önümüzdeki yeni dünyada çuvallar... Alıştığımız klasik determinizmi sorgulatır bize, evrenle etkileşimimiz sorgulatır. Klasik fiziğin o evrene sadece dışarıdan bakan ona hiç müdahele etmeyen gözlemcisini getirir tam da anlamaya çalıştığı sistemlerin içine koyar vb. vb.

Puan Ver
2
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş
Devamını Göster
97K
Ersals Krononot
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Cevap

Olabilir elbette. Buradaki mesele evrenin evrimi ile bizim onu anlamamızın evrimi arasındaki fark bence.

Evren dediğiniz gibi parçacık (ya da alan) ile başlayıp bizim duyularımızla algılayabildiğimiz makro evrene evrildi. Ama bizim evreni anlamlandırma çabamız önceleri sadece beş duyumuzla algılayabildiğimiz kısmı ile sınırlı idi. Bilgimiz ve yapabilirliğimiz geliştikçe, artık beş duyumuz ile algılayamadığımız kısmına da nüfus etmeye başladık. Ve teknoloji daha da geliştikçe artık evrenin ilk halinde tek başlarına var olan parçacıklara ve alanlara da nüfus edebilmeye başladık. Dolayısıyla evrene dair bilgimiz klasik fizikten kuantum fiziğine doğru gelişti.

Aslında burada şöyle bir yanılgıya kapılmamak lazım. Mikrodan makroya gititkçe, kuantum fiziği bir yerde başlar bir yerde biter sonra onun bittiği yerde klasik fizik başlar fikri doğru değil. Geldiğimiz noktada asıl olan kuantum fiziği, yani makro evrende de mikro evrende de geçerli olan o. Günlük yaşamımızın devamı için makro evrene dair hesaplarımızı, kuantum fiziği ile yapmak ile klasik fizik ile yapmak arasında sonuçları itibarı ile hemen hiç fark yok. Klasik fizik de işimizi görecek hassasiyette sonuçlar verecektir. Ancak, kuantum fiziğinin formülasyonu fazlasıyla karışık olduğundan, makro evrene dair klasik fiziği kullanmak işimize geliyor.

Yani aslında kuatum fiziği ile klasik fizik arasında bir geçiş kurgulamadan da tutarlı bir tablo elde edebiliyoruz. Sadece makro evrende klasik fiziği kullanmak işimize geliyor. Klasik fizik, kuantum fiziği tarafından bir limit durumu olarak kapsanıyor.

Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş
Devamını Göster
135
Ozan Corleone
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip (2)
Paylaş
Diyelim ki çok güçlü bir fenerimiz var ve bu fener ile belli uzaklıktaki, 300.000 kilometreden uzun levhayı aydınlatıyoruz. Ardından bir cisimle 1 saniyede ışığı bir kenardan başlayarak kesiyoruz. Böylece saniyede 300.000 kilometreden daha fazla hızla gölge ilerlemiş oluyor. Burada gölge ışık hızını geçmiş olmaz mı?
Cevap
Samet Cınar , Muhendis,teknisyen,ic mimar

Golge ilerleyen hizi olan bir sey degildir, golge bir sey degildir sadece yoklugun tanimidir. Golge isiksiz bolge demektir. Andinlanmis bolgenin hizina gore aydinlanmamis bolgenin hizi olamaz. Burada sadece aydinlanmis bolgenin isik kaynagi aktif hale geldikten nekadar sonra aydinlandigi yani isigin hizi tartisilabilir. Yani soguk degil isi yoklugu, karanlik degil isik yoklugundan bahsedebiliriz.

Puan Ver
3
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş

Kaynaklar

  1. Youtube Einstein ve hocasi
Devamını Göster
Reklamı Kapat
415
Gönül Tekin
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip (1)
Paylaş
Tanrının varlığına dair edinilen bir bilgi sizce bilimsel değeri olan bir bilgi midir?Metafizik bir hipotez ya da ispatlanmış bir gerçek olarak tanrı bilimin konusu olabilir mi?Tanrı kavramını bilimsel platformlarda tartışmak yerine önce kavramın bilim disiplinine uygunluğunu tartışmak gerekmez mi?
Cevap

Aslında sorunun yanıtı kaynakta verdiğim sorunun yanıtındaki tartışmalar ile yakından ilişkili.

Bir şeyin bilimin konusu olabilmesi için sağlaması gereken bazı koşullar var. "Tanrının varlığı" problemi bu koşulları sağlamadığı için biliminin inceleme alanına girmiyor. Dolayısıyla bu, bilimsel yoldan ispatlanabilir bir şey değil.

Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş
Devamını Göster
17K
Hüseyin Açar
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Son zamanlarda sık sık duyduğumuz diş kaplama modellerinden olan zirkonyum kaplama dişimize gelecekte zarar verebilir mi?
Reklamı Kapat
135
Trachurus Trachurus
Teşekkür (2)
Hatırla (1)
Takip (2)
Paylaş
Kendimde fark ettiğim bir olaydır.Mastürbasyon yapmadan önce hapşırırım.Araştırdım biraz, parasempatik sistem ile ilgili olduğunu söylüyorlar. Sadece 1 araştırma var. Kesin ve doğru bir sonuç yok. Merak ediyorum acaba mastürbasyon öncesi neden hapşırıyorum ? KBB doktorlarına gittim fakat bir çözüm bulamadım.Bu bir sorun mu bilmiyorum :)
415
Gönül Tekin
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip (1)
Paylaş
Bir canlıyı kullanmaksızın kendi gibi canlılıktan yoksun diğer virüsleri kullanarak çoğalabilen virofajlar virüs ise virüs tanımını gözden geçirmek gerekmez mi?Sputnik APMV'yi sadece amipi konak olarak kullandığı sırada canlılığa yakın bir haldeyken enfekte edebiliyorsa ortadaki çelişki biraz yumuşuyor.Ancak sputnik’in tek başına bir APMV’yi de enfekte edebildiği bilgisine sahipsek canlılık ve cansızlık gibi bazı kavramları gözden geçirmek, bazı tanımları yenilemek ihtiyacı doğmaz mı?
Reklamı Kapat
225
Gokay Akcay
Teşekkür (3)
Hatırla
Takip (2)
Paylaş
Gastrulasyon evresinde türleri diğerlerinden ayıran genetik farklılaşma ve morfolojik değişim neye göre gerçekleşir ? Örneğin eğer bir köpek embriyosunun hücre göçüne müdahale edersek türünü değiştirmek mümkün müdür ?
Reklamı Kapat
165
Enes Güngörmüş
110 görüntülenme
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip (1)
Paylaş
Yani neyle izleniyorlar?
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap

Çift yarık deneyinde elektronlar fotonlar en son da moleküller, kamera ile gözlenmiştir deney esnasında. Yani kamera varken de yokken de insan dolaylı gözlemcidir. Kamera observer .

Kamera etkisini ortaya çıkarmak için, elektron perdeye çarpmadan önce kamera kapatılmıştır. Bu durumda da elektronun dalga hareketi yaptığı gozlenince, parçacık -dalga seçimini gözlemciye bağlı yaptığı netlesmistir.

195 görüntülenme
Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür (2)
Paylaş

Kaynaklar

  1. Kaynak
Devamını Göster
Reklamı Kapat
715
Nova Proxima
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip (1)
Paylaş
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Mandalorian Software , rüyalarınedenhatırlamıyoruz

Öncelikle Rüyaları neden hatırlamıyoruz onu anlatim

Çok güzel bir rüya gördüm, ama tam olarak hatırlayamıyorum” ifadesi birçoğumuz için hayli tanıdıktır. Rüyaları uyandıktan sonra hatırlamanın neden zor olduğuna dair çeşitli kuramlar var, ancak bu durumun nedeni tam olarak bilinmiyor. Freud rüyaların bastırılmış duygularımızın ifadesi olduğunu, bu nedenle hatırlamak istemediğimizi söylüyor. Bazı bilim insanları ise bu duruma, rüyaların oluştuğu ve REM uykusu olarak bilinen uyku evresindeki nörokimyasal değişimlerin sebep olduğunu düşünüyor. Beynin bellek oluşumu, düşünme, konuşma işlevlerinden sorumlu bölgesi olan serebral kortekste, hafızanın gelişimine yardımcı norepinefrin hormonunun eksik olması, rüyaların hatırlanamamasına neden olabilir. Bazı kuramlar ise tekrar etmenin ve bir olguyu başka bir olgu ile ilişkilendirmenin öğrenme üzerindeki etkisini dikkate alıyor ve rüyaya geri dönüp tekrar etmenin mümkün olmamasının rüyaların kolayca unutulmasında rol oynadığını söylüyor. Kaliforniya Teknoloji Üniversitesi’nden araştırmacılar ise Neuron dergisinde yayımlanan çalışmalarında belleğin oluştuğu ve daha sonra depolandığı bölgeler arasındaki bağlantının, uykunun rüya görülmeyen kısmı olan yavaş dalgalı uyku evresinde (SWS) gerçekleştiğini, REM evresinde ise sinir hücreleri etkin olsa da iletişimlerinin uyumlu olmadığını gösterdi. Bu, rüyaların bellekte depolanmadığı anlamına gelebilir.

Yani bir nevi norokimyasal bir süreç . Unutmak bize hiçbirşey katmaz . Sadece algıda seçiciliği önler . Yani uyku neden olur Beyin gereksiz hafızabilgilerini siler daha iyi norolojık süreç gerçekleşir . Öyüzden rüyalar sürekli hatırlanırsa norokimyasal bozulmalar olur . Öyüzden böyle daha iyi kısa sürede bellekte durması .

130 görüntülenme
Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür (2)
Paylaş

Kaynaklar

  1. Kaynak Norokımyasal
Devamını Göster
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Eğer zihninize egzersiz yaptırırsanız, tıpkı bedeninize yaptırdığınızda olduğu gibi o da acıkacaktır.”
Louisa May Alcott