Evrim Ağacı Soru & Cevap
Reklamı Kapat
Sonuçları Filtrele Seçki
Soru & Cevap Nedir?

Neler Yeni?

3 Temmuz 2020: UP Sıralamasındaki hatalar giderildi.

30 Haziran 2020: Soru birleştirme ve soru yönlendirme raporlarındaki sorunlar giderildi. Soru birleştirme raporu oluştururken artık sadece URL girerek de soruyu bulmanız mümkün. Ayrıca liderlik sıralamasına aylık lider ve geçen haftanın lideri de eklendi.

29 Haziran 2020: Haftalık UP sıralaması paneli eklendi. Masaüstü kullanıcılarında Seçki filtresi altında sağ panele son sorular eklendi.

21 Haziran 2020: Filtreler geri getirildi, hız optimizasyonu yapıldı. Yeni tasarım geliştirmelerine başlandı.

17 Haziran 2020: Bir geliştirme projesinin uzantısı olarak Soru & Cevap Platformu'ndaki filtreler geçici olarak kaldırıldı. İşlem tamamlanınca geri getirilecekler.

15 Haziran 2020: Sorulara görsel ekleme özelliği getirildi. Yeni kategoriler eklendi. Tespit edilen bazı diğer sistemsel hatalar giderildi.

11 Haziran 2020: Bazı cevap girişleri sırasında sistemin hata verip, okurların cevabını sildiği bildirilmişti. Bu hatanın kaynağı tespit edildi ve giderildi. Uzmanlara sorma özelliği, bilimseverlere sorma özelliği ile birleştirildi. Tasarım sadeleştirmeleri ve geliştirmeleri yapıldı.

***

Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Evrim Ağacı'nın site üzerinde bağımsız okur etkileşimini gerçekleştirmeyi mümkün kılan ilk dijital projesidir. Birçok diğer projenin öncülüdür. Bu kılavuz, kullanıcılara yol göstermesi ve sık sorulan bazı soruları yanıtlaması için hazırlanmıştır.

Sık Sorulan Sorular ve Cevaplar

Bu fikir nereden çıktı?

Bu konuyla ilgili temel bilgileri buradaki Patreon yazımızdan görebilirsiniz.

Profilimde çıkan puanlar ne anlama geliyor?

Bu konuyla ilgili daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Uyum Puanı'mı gizleyebilir miyim?

Evet. Evrim Ağacı profilinizin gizlilik ayarlarına giderek "Profilimde UP Göster" seçeneğini değiştirebilirsiniz. Bu durumda siz hariç kimse Uyum Puanı'nızı göremeyecektir.

"Kabul Edilen Cevap" nedir?

Soruyu soran kişi, verilen cevaplar arasından bir tanesini en tatmin edici, doğru, isabetli, iyi araştırılmış bulursa, onu "Kabul Edilen Cevap" olarak seçebilir. Bu cevap, diğer cevaplara göre daha yukarıda gösterilecektir ve hem soruyu sorana, hem de cevabı verene UP verecektir. Soruyu soran, bir cevabı kabul edilen olarak işaretledikten sonra geri alamaz veya değiştiremez. Moderatörler veya yöneticiler, cevabın isabetli olmadığına kanaat getirecek olursa kabul edilen cevabı geri alabilirler.

"Öne Çıkarılan Cevap" nedir?

Moderatörler veya yöneticiler, verilen cevaplar arasından bir tanesini en tatmin edici, doğru, isabetli, iyi araştırılmış bulursa, onu "Öne Çıkarılan Cevap" olarak seçebilir. Bu cevap, diğer cevaplara en üstte gösterilecektir ve cevabı veren kişiye UP verecektir.

Sorular için pozitif ve negatif oylar nasıl sayılıyor?

Soruların oy puanı pozitif oy sayısından negatif oy sayısının çıkarılmasıyla hesaplanmaktadır.

Cevaplar için pozitif ve negatif oylar nasıl sayılıyor?

Cevapların oy puanı sadece pozitif oy sayısı üzerinden hesaplanmaktadır. Negatif oy vermek yerine beğendiğiniz diğer cevaplara pozitif oy verebilir veya kendi daha iyi olan cevabınızı girebilirsiniz.

Cevaplara yorum veya cevap girebilir miyim?

Hayır. Soru & Cevap Platformu'nun amacı, bir soruya gelen cevaplar arasında münakaşa veya fikir alışverişi yaratmak değil, soru sahibinin spesifik bir sorusunu veya merak ettiği bir konuyu cevaba kavuşturmaktır. Faydalı bulduğunuz bir cevap gelene kadar oylama tuşlarıyla gelen cevapları oylayabilirsiniz ve uygun olduğunu düşündüğünüz cevabı "Kabul Edilen Cevap" olarak işaretleyebilirsiniz. Konuyla ilgili ek sorularınız için yeni sorular oluşturabilirsiniz.

Bilimseverler arası daha aktif fikir alışverişlerinin yapılabileceği platformlar geliştirmekteyiz; takipte kalınız.

Sorularımı yeni cevaplara kapatabilir miyim?

Evet; ancak belirli koşulların sağlanması gerekiyor. Sorunuzu cevaplara kapatabilmeniz için:

  • En az 5 cevap gelmiş olması, veya
  • Kabul edilen cevap seçmiş olmanız, veya
  • Öne çıkarılan bir cevap seçilmiş olması gerekmektedir.

Soruyu yeni cevaplara kapattığınız zaman, okurlar o noktaya kadar gelen cevapları görmeye devam edeceklerdir; ancak yeni cevap ekleyemeyeceklerdir. Var olan cevapları oylamaya ve cevap sahiplerine teşekkür etmeyi de sürdürebilirler.

Sorularımı veya cevaplarımı sonradan düzenleyebilir miyim?

Evet; ancak sorunuzu veya cevabınızı ilettikten sonraki ilk 30 dakika içinde düzenleyebilirsiniz. Bundan sonra herhangi bir düzenleme yapamazsınız. Eğer çok önemli bir değişiklik gerekiyorsa bize e-posta yoluyla ulaşabilirsiniz. Lütfen soru veya cevap göndermeden önce, içeriğinden tamamen tatmin olduğunuzdan emin olunuz.

Sorularımı silebilir miyim?

Evet; ancak sorunuzu sorduktan sonra hiç cevap girilmemiş olması gerekmektedir. Kimi zaman cevap göremeseniz de silemeyebilirsiniz; çünkü onaylanmayı bekleyen (moderasyon denetimine düşmüş) yanıtlar girilmiş olabilir. Ayrıca isim açık şekilde sorduğunuz sorunuzu silmeniz halinde 35 UP, anonim sorduğunuz bir soruyu silmeniz halinde 20 UP kaybedeceksiniz.

Bilimsever Kitleye Sor nedir? (Kaldırılmış özellik)

Burası, Evrim Ağacı üyesi olup da cevap vermek konusunda engellenmemiş tüm Evrim Ağacı ailesi üyelerinin sorulara yanıt verebileceği kısımdır. Eğer sorunuzun herhangi bir bilimsever tarafından yanıtlanmasını istiyorsanız buradaki kategorileri kullanmalısınız.

11 Haziran 2020 itibariyle tüm soru sorma yöntemleri birleştirilmiştir. Bazı kategoriler, sadece belirli kişilerce yanıt girilebilir biçimde ayarlanmış olabilir; fakat soru sorma sistemi tek bir yönteme indirgenmiştir.

Bir Bilene Sor nedir? (Kaldırılmış özellik)

Burası, Evrim Ağacı'na ve Türkiye'deki bilim algısına katkı sağlamak isteyen uzmanların, akademisyenlerin, doktora veya yüksek lisansını almış, belli bir alanda yetkinliğini ispatlamış kişilerin kendilerine özel alanlarının olduğu kategoridir. Eğer bir uzmana spesifik bir soru sormak istiyorsanız bu kategoriyi kullanmalısınız. Unutmayın ki buraya sorulan sorulara, o uzmandan başka hiç kimse yanıt verememektedir. Bu konuda daha fazla bilgiyi bu videomuzun 36. saniyesinden itibaren alabilirsiniz.

11 Haziran 2020 itibariyle tüm soru sorma yöntemleri birleştirilmiştir. Bazı kategoriler, sadece belirli kişilerce yanıt girilebilir biçimde ayarlanmış olabilir; fakat soru sorma sistemi tek bir yönteme indirgenmiştir.

Cevaplara matematik formülü girebilir miyim?

Evet, Evrim Ağacı'nda kullandığımız metin editörü, matematiksel formülleri desteklemektedir. Ancak bunun için bir miktar TeX dili bilmeniz gerekmektedir (bu ilk etapta ürkütücü olabilse de, 5-10 dakikada çözebileceğiniz çok basit bir sistem). Metin editöründeki fxf_x ikonuna basarak TeX formatını kullanarak matematik formüllerini girebilirsiniz. Kullanabileceğiniz bütün kodları buradan görebilirsiniz.

Devamını Göster
75
Gülşah Madan
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
siz bas agrinizi nasil geciriyorsunuz?
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap

böyle bilinemez saydığın elamet atıyorum 10 tane hastalığın alameti.buradan rahatlıkla tanı koyulamaz yani böyle sorucan malın biri gelip kanser diyecek dahata strese falan giricen en iyisi doktorun ne tehşişi koydu ? onu söyle bakalım doğru ola bilirmi belirtilerle uyuşuyormu

Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş

Kaynaklar

  1. KAYNAK
Devamını Göster
735
Batuhan İyiis
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Evrene yaratılmamis,sonsuzdur gibi sıfatları verirken mutlak iyi gibi insanı sıfatlarını vermemek koşulu istediğimiz sıfatı vererek onu dinlerin tanrı katına çıkarabiliriz.
Cevap

bence tanrıyı daha çok kendimizin bir üst modeli kusursuz varlık insan olarak yorumlama ve görme eğlimindeyiz yani hiç bir zaman yalnış yapayan en güçlü,en büyük vs gibi evrene yapılmaması bu yüzdendir

Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş
Devamını Göster
Reklamı Kapat
90
İpek Bayrak
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Cevap

fiziki yönden baktığımızda evrende her şey haraket halindedir içinde anlık olarak bilmem kaçkadar hüceyre ölüyo yenisi yaranıyor vs yani evrende duraan kalarsan ölüsün demekdir senin canın sıkılmasının sebebi beyinin ödül mekanizmasının çalıştırmaman yani dopamin olmayınca hazzı hiss etmiyorsun ve canın sıkılıyor ancak bişeyler yaparsan ondan hazz alırsın ve bir daha olsun istersin 2-3 kere denedikden sonra yaptığın şeyden sıkılırsın başka bişey denersin ve bu böyle uzaar gider

Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş

Kaynaklar

  1. wiki
Devamını Göster
Reklamı Kapat
Reklamı Kapat
Reklamı Kapat
15K
Hüseyin Açar
Teşekkür (1)
Hatırla (1)
Takip
Paylaş
Farklı iyi türe ait hayvanlara zaman zaman birbirleriyle çiftleşebilirler mi? Örnek olarak geçmişte böyl e bir durum söz konusu mu?
25
Oben Serbes
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Biraz saçma olabilir ama şöyle bir teorim var; Evreni bir baloncuk olarak dusunelim, içindeki hava ise yıldızlar ve gezegenler olsun. Bu baloncuk patladığında içindeki hava da etrafa yayılcaktır. Yani demek istediğim şey belki bigbang evrenin başlangıcı değil, evrenin sonuydu. Evren patladığı için gezegenler, yıldızlar ve galaksiler oluştu.
295
Samet Cınar
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Hareket eden iki nesnenin bir birine oranla gecen zaman farklilik gosterirken disardan onlara bakana gore ikisi icinde gecen zaman aynidir. Peki uzayda var olan herseyin kat ettigi zamanin hep ayni oldugu bir yer varmidir?
Reklamı Kapat
25
Ozgun Fakir
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Evrende yalnızca bir gözlemci ve bir atom parçacığı düşünelim. Bu gözlemci atom ile paralel ve eşit bir hızla ilerlesin. Işık hızına yakın bir hızda ilerlediklerini düşünelim... e ama düşünemiyoruz? Hız nerede çünkü? İsterlerse dursunlar isterlerse ışık hızını geçsinler, hızlarını nasıl bulacağız? referans nerede? hız ne?
85
Osman Günay
Teşekkür
Hatırla
Takip (1)
Paylaş
Teknolojik imkanların gelişmesiyle yeni bir yıldız keşfedilmesi değil de,yeni gözlenebilen evrenden ışığı dünyamıza henüz varmış bir yıldız keşfi oldu mu?.Gözlenebilir evren dediğimiz de ışık hızıyla artmıyor mu?
Reklamı Kapat
65
Zehranur Oral
Teşekkür
Hatırla (1)
Takip
Paylaş
Cevap verirseniz çok sevinirim ❤️
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap

Büyük Patlama, uzay-zamanın var olmaya başladığı bir ân olduğu için, Büyük Patlama'dan öncesi diye bir kavramdan söz etmemiz de mümkün değil.

Bizler, akan bir zaman algısına sahip olduğumuz için, zamanın bir noktada başlaması ve öncesinden söz edememek zihnimizi fazlasıyla zorlamaktadır. Ancak Görelilik Teorisi çerçevesinde, zamanın bizim alışageldiğimiz gibi düzenli akan bir olgu olmadığını anladığımız zaman, Büyük Patlama ânına yaklaştıkça zamanın anlamını neden yitirdiğini anlamamız da mümkün olabilir.

Bir cismin kütlesi ve hızı, onun deneyimlediği zaman algısını etkilemektedir. Örneğin Dünya etrafında dönen uyduların düzenli olarak iç saatlerini düzenlemeleri gerekir, çünkü bu yüksek irtifada dönen uyduların deneyimlediği zaman algısı, Dünya'da bizlerin deneyimlediği zaman algısından farklıdır. Bu fark, Dünya'nın kütleçekiminin gezegenin yüzeyi ile uyduların döndüğü yükseklikte farklı olmasıdır. Bizim için zaman, uydularınkine göre daha yavaştır. Bu fark çok küçüktür; ancak yeterince uzun süre geçince bu fark birikerek anlamlı bir boyuta ulaşmaktadır. Benzer şekilde, devasa kara deliklerin olay ufkuna yaklaşan bir gözlemcinin zaman algısı değişecektir.

Bu durumda, Evren'deki bütün malzemenin tekil bir noktaya sıkıştırıldığı Büyük Patlama ânında, bildiğimiz anlamıyla zamandan söz etmemiz imkansızlaşmaktadır. Öyle ki, bu ân içerisinde bildiğimiz fizik kuvvetleri de anlamını tamamiyle yitirmektedir. Hatta temel fizik kuvvetlerinin ne zaman birbirinden ayrışıp, anlamlı birer doğa yasası haline geldiklerini bile tespit edebilmekteyiz. Yani fizik kuralları, Büyük Patlama ânına yaklaştıkça değişmektedir.

Bu nedenle Büyük Patlama ânından önce ne olduğunu sormak, kuzey kutbunun daha kuzeyinde (veya güney kutbunun daha güneyinde) ne olduğunu veya doğmadan önce ne/nerede olduğunuzu sormaya benzer. Kutup noktaları, gezegenimizin yapısal varlığının uç noktalarıdır; kuzey-güney kavramları bu varlığın yapısına göre belirlenir. Sizin varlığınız, babanızın spermi ve annenizin yumurtasının birleşmesi ile başlar, onunla tanımlanır. Bundan önce "siz" diye bir kavram bulunmuyordu. Benzer şekilde, Büyük Patlama ânından önce de Evren veya zaman gibi kavramlar bulunmuyordu. Dolayısıyla olmayan bir şeyin "öncesini" sormak anlamsız olmaktadır.

196 görüntülenme
Puan Ver
3
Puan Ver
Teşekkür (4)
Paylaş

Kaynaklar

  1. Evrim Ağacı
Devamını Göster
92K
Ersals Krononot
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip (1)
Paylaş
Deney gözlem sonucunu, varlık yorumuna sahip bir bireyin yorumlaması, mutlak düzeyde objektif kalabilir mi ?
Cevap

Yine bu soruda rasyonalite kavramının yapısını ele almamız gerekiyor.Akılcılığın gayet tabii belirli sınırları mevcut.Salt tanımı ile irrasyonel olmayan her şeyi rasyonelitenin içerisine dahil edersek eğer,evet,subjektifliğe kayıyor diyebiliriz.Aslında rasyonelliğin irrasyonellik dışı tutulması bize yine salt bir sonuç verir : genelgeçer olmayan bir objektiflik :) hoş bu da subjektiflikten başka nedir ki.

Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş
Devamını Göster
90
Sevgi Dutağacı
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip (1)
Paylaş
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap

Evrimsel olarak canlılık güneşe göre gelişmiş olduğu için sirkadiyen ritm bütün canlılarda vardır tek hücreliler dahil.

Insan türü için sirkadiyen ritmin bir bölümü de, güneşin dalga boyunu algılama ve günün saatine göre hormonal üretimde bulunmadir. Güneş ışınlarının dalga boyu, beyin tarafından analiz edilerek sadece günün saati değil, konum vs gibi bilgilerin de analiz edildiğine dair veriler söz konusu. Sirkadiyen ritme gore hormonal salinim, alinan işığın dalga boyuna gore yapilmakta. (Kisa süreli isiktan mahrum kalma durumunda standart surec bir sure devam eder.)Işte bu evrimsel süreç açısından güneş ışığını doğrudan almak bir ihtiyaç. Gözlük, güneş ışığını dalga boyunu değiştirir. Sadece gözlük değil, sıradan bir cam, pencere vs de işığın kırılmasına ve dalga boyunun değişmesine neden olur. Gece lamba kullanmak da aynı şekilde sirkadiyen ritmi bozar.

Gün içerisinde doğrudan ışığa maruz kaldığımız zamanlar dışında kesinlikle güneş gözlüğünü unutmak gerekiyor. Genellikle kozmetik nedenlerle ihtiyaç duyuluyor göz çevresi kirisikligi ya da aksesuar olarak. Özellikle sahte gözlük kullanımı, UV ışınlara gözleri açmak olacağı için daha ciddi bir sorun.

Güneş gözlüğü kullanımını sınırlamak, mavi ışık filtrelerini ekranlara evdeki ışıklara koymak, sabah erken saatte güneş doğmadan gökyüzüne bakmak (pencere arkasından değil dogrudan) sirkadiyen ritm i doğru kurmaya yarayacaktır.

Konuyu ticaretini yapan kişilerden değil medikal arka planını gözeten otörlerden ogrenmek daha dogru olacaktir her konuda oldugu gibi.

Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür (2)
Paylaş

Kaynaklar

  1. Kaynak
Devamını Göster
155
Mesut Tkgz
139 görüntülenme
Teşekkür (1)
Hatırla (3)
Takip
Paylaş
Işığın hızının sabit olduğundan nasıl emin olduk? Ölçe bildiğimizden daha hızlı olup, henüz biz onu ölçecek bilgiye sahip olmayabilir miyiz?
Cevap

1800'lü yılların ortalarında James Clerk Maxwell bugün Maxwell denklemleri adını verdiğimiz denklemlerini yayınladı. Bu denklemler boş uzayın, vakumun, elektromanyetik özelliklerini açıklıyordu. Ve Maxwell kütlesiz olan elektromanyetik radyasyonun hızının ışık hızıyla aynı olabileceğini düşünmüştü. Bugün biliyoruz ki ışık da bir elektromanyetik dalgadır ve Maxwell'in bu denklemleri sayesinde ışık hızını, evrendeki diğer sabitlere dayanarak hesaplayabiliyoruz. Bilim insanları bu durumu sınamak için birçok deney yaptılar. Örneğin bazı cisimlerden lazerin yansımasını hesapladılar veya Albert Einstein'ın genel görelilik teorisi ile kütleçekiminin (kütleçekimi de cisimleri ışık hızında etkiler) gezegenler üzerindeki etkilerinin hızını hesapladılar. Bu deneyler sonucunda da tüm deneylerin sonucunun Maxwell denklemlerine uyduğunu gözlemlediler. Neyse ki ışık hızının hikayesi burada bitmiyor.

Kuantum alan teorisi evrenin, vakumun, düşündüğümüz kadar boş olamayacağını söyler. Boşluk olarak düşündüğümüz alanda anlık bir şekilde varolan ve anında yok olan parçacıklarla doludur. 3. kaynaktaki gifi izleyebilirsiniz. Bazı araştırmacılar bu parçacıkların ışık hızını etkileyebilecceğini düşünüyor ve ışık hızının hiçbir zaman sabit olamayacağını savunuyorlar.

Araştırmalarım sonucunda ilginç bir bilgiyle karşılaştım sizinle de paylaşmak isterim. Günümüzde kullandığımız metreyi de ışık hızına bağlı olarak tanımlamışız. Yani metrenin tanımı şu şekilde: Işık hızının saniyenin 1/299.792.458'inde aldığı yol.

Umarım yardımcı olabilmişimdir. Yararlandığım kaynakları alta bırakıyorum. Detaylı bilgi almak isterseniz okuyabilirsiniz.

266 görüntülenme
Puan Ver
2
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş

Kaynaklar

  1. Science Alert Gayet güzel bir makale fakat İngilizce
  2. Wikipedia Metrenin tanımı
  3. Forbes Parçacıkların hiçlikte anlık varoluşunu gösteren gif
Devamını Göster
24M
Çağrı Mert Bakırcı
488 görüntülenme
Teşekkür (1)
Hatırla (1)
Takip (2)
Paylaş
"Işığın yayılması için ortama gerek yoktur." derken kastedilen sanıyorum "atomlardan oluşan ortama gerek yoktur", öyle değil mi? Uzay-zaman dokusunun kendisi, ışığın hareket etmek için ihtiyaç duyduğu ortamdır diyebilir miyiz?
Cevap

Verilen yanıtlara ek olarak bir de Quantum Field Theory (QFT)'ye de değinmekte fayda var.

Bunu kısaca ve kabaca özetlemek gerekirse bu teori, evrenin kompakt şekilde birçok alanın birleşiminden oluştuğunu söyler. Yani Standart Model'de yer alan temel tüm parçacıklar için, evrende bir alan olduğunu söyler, ve bu parçacıkların bu alandaki titreşimler sonucu oluştuğunu açıklar. Yani evrende fotonlar için de bir alan olduğunu, fotonların da o alandaki titreşimler sonucu oluştuğunu söyler. Böylece sizin sorunuzu da bu teori böyle açıklar.

İyi günler dilerim.

Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş

Kaynaklar

  1. Stanford Encyclopedia of Philosophy Quantum Field Theory
Devamını Göster
Reklamı Kapat
665
Salih Atlı
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
İçgüdülerin ötesine geçen bilişsel derinliğimize rağmen henüz bilincimiz olup olmadığı bilimsel olarak tartışmalıdır. Bilinçli değilsek tesadüflerle buraya kadar gelmiş oluyoruz ve geleceğimiz nasıl şekillenecek sorusu havada kalıyor denilebilir mi? ''Gen Kültür Birlikte Evrimi'' makalesi önemli!
Reklamı Kapat
25
Ömercan Savgan
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Amatör olarak veri bilimi ile ilgileniyorum ve genom projesi dikkatimi çekiyor daha önce bu konuyla ilgilenmiş birisi varsa bu verileri nerden elde edebilirim yada nerden başlamalıyım. Teşekkür ederim.
305
Gönül Tekin
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Bir canlıyı kullanmaksızın kendi gibi canlılıktan yoksun diğer virüsleri kullanarak çoğalabilen virofajlar virüs ise virüs tanımını gözden geçirmek gerekmez mi?Sputnik APMV'yi sadece amipi konak olarak kullandığı sırada canlılığa yakın bir haldeyken enfekte edebiliyorsa ortadaki çelişki biraz yumuşuyor.Ancak sputnik’in tek başına bir APMV’yi de enfekte edebildiği bilgisine sahipsek canlılık ve cansızlık gibi bazı kavramları gözden geçirmek, bazı tanımları yenilemek ihtiyacı doğmaz mı?
Reklamı Kapat
1,163
Hibrit Usta
Teşekkür (1)
Hatırla (1)
Takip (2)
Paylaş
Kış mevsiminde , bazı kızların saf mini etek veya erkeklerin tişört giyerek dolaştığını görüyorum. Bu insanların soğukta üşümemesinin bilimsel bir nedeni veya başka bir nedeni var mıdır? Bu insanların özelliği nedir?
420
Oktay Mumcu
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip (1)
Paylaş
Aldığım yanıt. bilinç dışı ritim veya biyolojik saat ile ilgili. Oysa ben eğitilebilir veya öğretilebilir saatten bahsediyorum. Örneğin bir orkestranın aynı anda aynı notaları çalması veya içimizden saniyeleri sayarken neredeyse bir saatin eşdeğeri olması gibi..
Reklamı Kapat
480
Halim Kara
115 görüntülenme
Teşekkür (5)
Hatırla (5)
Takip (4)
Paylaş
Fosillere bakılarak ne tür bir yöntemle belirlenir?
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap

Bir fosilin filogenetik ağaçta yerinin belirlenebilmesi için öncelikle o fosilin ne fosili olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Fosilin türünün belirlenmesine kadar ilerleyen kimlik tespiti öncelikle morfolojik özelliklere bakılarak başlar. Çeşitli bilim dallarından fosil bilimciliğe geçiş yapmış bilim insanları bilgileri doğrultusunda fosilin dış görüntüsü incelerler. Ancak buradaki dış görüntüsü sözünün basit bir olay olduğunu düşünmemek lazım zira konu hakkında bilgi sahibi olmayan bir insanın fark edemeyeceği ancak bir fosil bilimciye göre bariz bir şekilde ortada olan farklılar mevcuttur. Buna örnek vermek gerekirse reçine içinde iyi durumda saklanmış bir peygamberdevesi fosilini söyleyebilirim. Fosil morfolojisi alanında uzman birisi olmadığım için bahsettiğim peygamberdevesi fosilini günümüzde yaşayan bireylerden ayırt edememiştim. Ancak sonrasında yapılan açıklamalarda böceğin pençe boyu, kanat yapısı, bacak uzunluğu gibi bir çok etken olduğunu ve bunu fark edemememin normal olduğunu anladım. Burada işin içine uzmanlık giriyor, bir fosil bulunduğu zaman bilim insanları çeşitli gözlemler yaparak söz konusu canlının türüne kadar tanımlayabilirler. Yeni bir tür söz konusu olduğunda ise yine gözlemlere başvurulur. Zaten o canlının belli bir takson basamağına kadar yerini belirleyebilirler buradan sonrası ise yeni bir tür olup olmadığını anlamak için "Diğer türlerde bir arada bulunmayan özellikler bu türde bir arada mı, normalde bir arada olan özellikler bu türde yarı eksik veya tamamen eksik mi?" tarzı düşünceler ile gözlemler yapılır ve yeni canlı tanımlanır.

Yakın dönem fosillerinden genetik materyaller de elde edilebilmektedir. Bu durumda ise iş iyice kolaylaşmakta ve yapılan karşılaştırmalar sonucu canlının kimliği tespit edilebilmektedir. Ayrıca fosillerin belli yöntemlerle ne kadar eski olduğu tespit edilebilir. Bu yaş hesaplaması da bu canlıların evrimsel süreçteki yerlerini bulmamıza yardımcı olur.

Diyelim ki elimizde bir fosil var. Bu fosili incelediğimizde uzuvları ve bir omurgası olduğunu görüyoruz. Yani canlı omurgalı bir hayvan. Biraz daha incelediğimizde ön uzuvlarının kanat şeklinde olduğunu görüyoruz bu durumda canlının kanatlara sahip olduğunu düşünebiliriz. Yani canlı kuş olabilir, bir çeşit uçan memeli olabilir... Bu şekilde canlının yerini arayacağımız alanı daraltmış olduk. Ağız ve diş yapısını incelediğimizde ağzının gaga şeklinde olduğunu fark ediyoruz. Demek ki bu bir kuş olabilir. Süreç bu şekilde uzar gider

Ben bu konunun uzmanı olmadığım için burada çok yüzeysel şekilde bir süreç yazdım. Asıl uzmanlar incelemelerini yaparken kafatası ölçümleri, uzuvların ölçümleri, parmak yapısı, diş yapısı ve daha bir çok ince ayrıntıya girerek işlerini yaparlar.Yukarıda peygamberdevesi örneğinde de belirttiğim gibi bizim fark edemeyeceğimiz ancak uzmanlar için ayırt edici özellikler var ve bu özellikler önemli roller oynuyorlar. Çünkü türler arası farklılaşma çok ufak özellikler ile de sağlayabilmekte. Doğada bu şekilde karıştırılan çok canlı var. En basitinden oluklu kertenkelelerin yılan sanılmasını örnek verebilirim. Bilmeyen bir göz için iki canlı da uzuvsuz uzunlamasına bir vücut yapısına sahip ve aynı sanılabilir lakin bu iki canlı grubu çok farklıdır.

Puan Ver
5
Puan Ver
Teşekkür (3)
Paylaş

Kaynaklar

  1. Fosiller Hangi Yöntemler Kullanılarak Ayırt Edilir? Sitedeki bu yazıyı okuyarak daha fazla bilgi edinebilirsin
  2. AGI/How do paleontologists identify fossils?
Devamını Göster
Reklamı Kapat
90
Nizam Uyar
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Merhaba sitenizdeki sinir bilim yazılarını pdf olarak okuyabilmek mümkün mü? Sitede sıralama karışık ve uğraştırıcı. Teşekkürler
Öne Çıkarılan Cevap Öne Çıkarılan Cevap

Evrim Ağacı makalesini PDF olarak da indirebilirsiniz. Makaleye girdiğinizde (şimdi sol tarafta yer alan) panelde "Yazdır" tuşuna basıp Yazdırma seçeneğini "PDF olarak kaydet" olarak seçerseniz PDF olarak kaydedebilirsiniz.

Ayrıca makale arşivi 2016 yılında E-Pub olarak yayınlanmış. "Düzenli Yazı Dizileri" kısmında "11. Sinirbilim ve Beyin" olarak bulabilirsiniz. Ancak 4 yıl öncesinden kalma olduğu için güncel olmayabilir. O kısmını bilemeyeceğim.

Arşive buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

475 görüntülenme
Puan Ver
3
Puan Ver
Teşekkür (5)
Paylaş
Devamını Göster
Reklamı Kapat
7K
Emre Ayhan
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Hem hayvanda hem de bitkide hastalık yapan mikroskobik canlılar var mı? Ve hayvandan bitkiye, bitkiden hayvanat hastalık geçer mi?
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Herkes ölür. Amaç sonsuza kadar yaşamak değildir. Geride, sonsuza kadar yaşayacak bir şey bırakmaktır.”
Chuck Palahniuk