Evrim Ağacı Soru & Cevap
Reklamı Kapat
Sonuçları Filtrele Seçki
Soru & Cevap Nedir?

Neler Yeni?

3 Temmuz 2020: UP Sıralamasındaki hatalar giderildi.

30 Haziran 2020: Soru birleştirme ve soru yönlendirme raporlarındaki sorunlar giderildi. Soru birleştirme raporu oluştururken artık sadece URL girerek de soruyu bulmanız mümkün. Ayrıca liderlik sıralamasına aylık lider ve geçen haftanın lideri de eklendi.

29 Haziran 2020: Haftalık UP sıralaması paneli eklendi. Masaüstü kullanıcılarında Seçki filtresi altında sağ panele son sorular eklendi.

21 Haziran 2020: Filtreler geri getirildi, hız optimizasyonu yapıldı. Yeni tasarım geliştirmelerine başlandı.

17 Haziran 2020: Bir geliştirme projesinin uzantısı olarak Soru & Cevap Platformu'ndaki filtreler geçici olarak kaldırıldı. İşlem tamamlanınca geri getirilecekler.

15 Haziran 2020: Sorulara görsel ekleme özelliği getirildi. Yeni kategoriler eklendi. Tespit edilen bazı diğer sistemsel hatalar giderildi.

11 Haziran 2020: Bazı cevap girişleri sırasında sistemin hata verip, okurların cevabını sildiği bildirilmişti. Bu hatanın kaynağı tespit edildi ve giderildi. Uzmanlara sorma özelliği, bilimseverlere sorma özelliği ile birleştirildi. Tasarım sadeleştirmeleri ve geliştirmeleri yapıldı.

***

Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Evrim Ağacı'nın site üzerinde bağımsız okur etkileşimini gerçekleştirmeyi mümkün kılan ilk dijital projesidir. Birçok diğer projenin öncülüdür. Bu kılavuz, kullanıcılara yol göstermesi ve sık sorulan bazı soruları yanıtlaması için hazırlanmıştır.

Sık Sorulan Sorular ve Cevaplar

Bu fikir nereden çıktı?

Bu konuyla ilgili temel bilgileri buradaki Patreon yazımızdan görebilirsiniz.

Profilimde çıkan puanlar ne anlama geliyor?

Bu konuyla ilgili daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Uyum Puanı'mı gizleyebilir miyim?

Evet. Evrim Ağacı profilinizin gizlilik ayarlarına giderek "Profilimde UP Göster" seçeneğini değiştirebilirsiniz. Bu durumda siz hariç kimse Uyum Puanı'nızı göremeyecektir.

"Kabul Edilen Cevap" nedir?

Soruyu soran kişi, verilen cevaplar arasından bir tanesini en tatmin edici, doğru, isabetli, iyi araştırılmış bulursa, onu "Kabul Edilen Cevap" olarak seçebilir. Bu cevap, diğer cevaplara göre daha yukarıda gösterilecektir ve hem soruyu sorana, hem de cevabı verene UP verecektir. Soruyu soran, bir cevabı kabul edilen olarak işaretledikten sonra geri alamaz veya değiştiremez. Moderatörler veya yöneticiler, cevabın isabetli olmadığına kanaat getirecek olursa kabul edilen cevabı geri alabilirler.

"Öne Çıkarılan Cevap" nedir?

Moderatörler veya yöneticiler, verilen cevaplar arasından bir tanesini en tatmin edici, doğru, isabetli, iyi araştırılmış bulursa, onu "Öne Çıkarılan Cevap" olarak seçebilir. Bu cevap, diğer cevaplara en üstte gösterilecektir ve cevabı veren kişiye UP verecektir.

Sorular için pozitif ve negatif oylar nasıl sayılıyor?

Soruların oy puanı pozitif oy sayısından negatif oy sayısının çıkarılmasıyla hesaplanmaktadır.

Cevaplar için pozitif ve negatif oylar nasıl sayılıyor?

Cevapların oy puanı sadece pozitif oy sayısı üzerinden hesaplanmaktadır. Negatif oy vermek yerine beğendiğiniz diğer cevaplara pozitif oy verebilir veya kendi daha iyi olan cevabınızı girebilirsiniz.

Cevaplara yorum veya cevap girebilir miyim?

Hayır. Soru & Cevap Platformu'nun amacı, bir soruya gelen cevaplar arasında münakaşa veya fikir alışverişi yaratmak değil, soru sahibinin spesifik bir sorusunu veya merak ettiği bir konuyu cevaba kavuşturmaktır. Faydalı bulduğunuz bir cevap gelene kadar oylama tuşlarıyla gelen cevapları oylayabilirsiniz ve uygun olduğunu düşündüğünüz cevabı "Kabul Edilen Cevap" olarak işaretleyebilirsiniz. Konuyla ilgili ek sorularınız için yeni sorular oluşturabilirsiniz.

Bilimseverler arası daha aktif fikir alışverişlerinin yapılabileceği platformlar geliştirmekteyiz; takipte kalınız.

Sorularımı yeni cevaplara kapatabilir miyim?

Evet; ancak belirli koşulların sağlanması gerekiyor. Sorunuzu cevaplara kapatabilmeniz için:

  • En az 5 cevap gelmiş olması, veya
  • Kabul edilen cevap seçmiş olmanız, veya
  • Öne çıkarılan bir cevap seçilmiş olması gerekmektedir.

Soruyu yeni cevaplara kapattığınız zaman, okurlar o noktaya kadar gelen cevapları görmeye devam edeceklerdir; ancak yeni cevap ekleyemeyeceklerdir. Var olan cevapları oylamaya ve cevap sahiplerine teşekkür etmeyi de sürdürebilirler.

Sorularımı veya cevaplarımı sonradan düzenleyebilir miyim?

Evet; ancak sorunuzu veya cevabınızı ilettikten sonraki ilk 30 dakika içinde düzenleyebilirsiniz. Bundan sonra herhangi bir düzenleme yapamazsınız. Eğer çok önemli bir değişiklik gerekiyorsa bize e-posta yoluyla ulaşabilirsiniz. Lütfen soru veya cevap göndermeden önce, içeriğinden tamamen tatmin olduğunuzdan emin olunuz.

Sorularımı silebilir miyim?

Evet; ancak sorunuzu sorduktan sonra hiç cevap girilmemiş olması gerekmektedir. Kimi zaman cevap göremeseniz de silemeyebilirsiniz; çünkü onaylanmayı bekleyen (moderasyon denetimine düşmüş) yanıtlar girilmiş olabilir. Ayrıca isim açık şekilde sorduğunuz sorunuzu silmeniz halinde 35 UP, anonim sorduğunuz bir soruyu silmeniz halinde 20 UP kaybedeceksiniz.

Bilimsever Kitleye Sor nedir? (Kaldırılmış özellik)

Burası, Evrim Ağacı üyesi olup da cevap vermek konusunda engellenmemiş tüm Evrim Ağacı ailesi üyelerinin sorulara yanıt verebileceği kısımdır. Eğer sorunuzun herhangi bir bilimsever tarafından yanıtlanmasını istiyorsanız buradaki kategorileri kullanmalısınız.

11 Haziran 2020 itibariyle tüm soru sorma yöntemleri birleştirilmiştir. Bazı kategoriler, sadece belirli kişilerce yanıt girilebilir biçimde ayarlanmış olabilir; fakat soru sorma sistemi tek bir yönteme indirgenmiştir.

Bir Bilene Sor nedir? (Kaldırılmış özellik)

Burası, Evrim Ağacı'na ve Türkiye'deki bilim algısına katkı sağlamak isteyen uzmanların, akademisyenlerin, doktora veya yüksek lisansını almış, belli bir alanda yetkinliğini ispatlamış kişilerin kendilerine özel alanlarının olduğu kategoridir. Eğer bir uzmana spesifik bir soru sormak istiyorsanız bu kategoriyi kullanmalısınız. Unutmayın ki buraya sorulan sorulara, o uzmandan başka hiç kimse yanıt verememektedir. Bu konuda daha fazla bilgiyi bu videomuzun 36. saniyesinden itibaren alabilirsiniz.

11 Haziran 2020 itibariyle tüm soru sorma yöntemleri birleştirilmiştir. Bazı kategoriler, sadece belirli kişilerce yanıt girilebilir biçimde ayarlanmış olabilir; fakat soru sorma sistemi tek bir yönteme indirgenmiştir.

Cevaplara matematik formülü girebilir miyim?

Evet, Evrim Ağacı'nda kullandığımız metin editörü, matematiksel formülleri desteklemektedir. Ancak bunun için bir miktar TeX dili bilmeniz gerekmektedir (bu ilk etapta ürkütücü olabilse de, 5-10 dakikada çözebileceğiniz çok basit bir sistem). Metin editöründeki fxf_x ikonuna basarak TeX formatını kullanarak matematik formüllerini girebilirsiniz. Kullanabileceğiniz bütün kodları buradan görebilirsiniz.

Devamını Göster
Reklamı Kapat
110
Mustafa Taban
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip
Paylaş
Mesela telefonumuzdaki bilgilere dışarıdan erişilebilir mi dosyalara mikrofona veya kameraya herhangi bir şekilde erşilebiliyor mu? Ne kadar güvendeyiz, sürekli dinlenip izleniyor olabilir miyiz?
Cevap

Sorunun net cevabı: "Verilerin senin teknik ve güvenlik bilgin kadar güvendedir." Eğer normal ve sıradan bir bilgisayar, mobil aygıt, smart tv veya herhangi bir dijital aygıt kullanıcısı iseniz cevap: hayır hiç bir veriniz güvende değil ve bunu açıkça söyleyebilirim. Yani burada anlatmak istediğim eğer verileriniz için özellikle güvenlik tedbirleri almıyorsanız veya alacak bilgi dahilinizde değilse güvende değilsiniz. Şuan bağlı olduğunuz internet ağı, bilgisayarınızın veya cihazınızın mac adresleri/fiziksel mac adresleri, şifresiz dosyalarınız(verileriniz), çok güvenerek kullandığınız o meşhur "ICLOUD" veya "Google drive" vs hepsi verileriniz teker teker süzmekte hepsine meta yerleştirerek işlemekte. Yani gözünüz arkada kalmasın verilerinizi sizin için kontrol eden "bir" değil "onlarca" kurum var :)

Evet bu yazıyı okuyanları duyabiliyorum hadi oradan benim dosyalarım, bilgilerim, yaptıklarım, konuştuklarım kimin işine yarayacakta beni izleyecekler diyebilirsiniz fakat bu izleme zannettiğiniz bir izleme değil. Hani biri bilgisayarın karşısına geçip sizin masaüstünüzü veya fotoğraflarınızı amaçsız bir "hacker" gibi izlemiyor :) Özellikle Amerika, Çin, Rusya gibi büyük devletlerin internet tabanlı güvenlik kuruluşları (NSA, FSB, FAPSI gibi kurumlar) dünya üzerinde ki akan çoğu veriyi ilk elden geçiren oluşumlardır denebilir.

Bu yazıyı eğer detaylı yazarsak çok ama çok uzar o yüzden sadece sorunuzun cevabını yukarıda ki şekilde vermek yeterli. Eğer kişisel özgürlüğü ve güvenliğinizi önemsiyorsanız "açık kaynak kodlu" yazılımlar kullanmaya özen gösterin. (Windows veya Macintosh değilde "Linux" gibi...)

Ayrıca şuan dünyada ki internetin çoğunluğunu normal düzeyde ki dijital aygıt kullanıcısı yani (yazılımcı, hacker, pentest uzmanı, bilişimciler) dışında ki kişiler hariç %97'sini oluşturmakta. Bu %97'lik kısım kendini her zaman çok güvende hissederler ve herhangi bir güvenlik önlemi alma gereksinimi duymazlar çünkü kullanıldıklarının farkında değildirler. Güvenlik gerçekten var terimini absürt olarak şu şekilde tanımlayabiliriz; Bizi virüsten koruması için indirdiğimiz anti-virüs yazılımları aslında bizlerin bilgisayarlarını tararken, kişisel bilgi ve dosyalarımızı da kendi sunucularında işlemekte ve bunları satıp/pazarlamaktadırlar.

Eğer bu içinde bulunduğumuz uçsuz bucaksız ve bulunmaz bir nimet olan internetin güvenliğini hakkında çarpıcı detayları daha çok öğrenmek istiyorsanız. Eski CIA ajanı olan "Edward Snowden"in kendi yazdığı biyografi kitabı olan "Sistem Hatası"nı okumanızı şiddetle öneririm.

Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür (2)
Paylaş
Devamını Göster
440
Kağan Duman
Teşekkür (1)
Hatırla (1)
Takip (1)
Paylaş
Gözümüzde temelde üç farklı rengi algılayan fotoreseptörler ve bunlara koni deniyor. Peki üç tip koni olmasına rağmen çok geniş bir spektrumdaki renkleri nasıl algılayabiliyoruz?
Cevap
Samet Cınar , Muhendis,teknisyen,ic mimar

Renkler aslinda mor otesi ve kizil otesi arasindaki radyasyonun gorulebilir veya gozumuzun algilayabilir frekanslari arasindaki dalga boylarinin gozdeki renk algilayicilara verdigi uyarilar sonucunda beyinin yorumlamasidir. Uc ana renk algilayabiliriz , Kirmizi, Yesil ve Mavi bu renklerin gordugumuz renklerdeki oranina gore ara renkleri goruruz. Mesela kirmizi ve yesil dogru oranda karistiginda yani iki dalga boyu ayni anda algilayicilara geldiginde beyin bunu sari olarak yorumlar. Veya Mavi ve Kirmizinin dalga boylarini algilanmasiyla mor beyin mor renge yorumlar. Renklerin disinda koyulugu algilayan ayri algilayicilar vardir. Bunlar siyahla beyaz arasindaki gri tonlari algilarlar. Yansiyan isigin dalga boyundan haric bu frekansin kuvvetiyle alakali tonlar algilanir. Aslinda bu algilayicilardan daha cok beyinin yorumlamasiyla alakalidir. Bundan dolayidirki her kezin gordugu renk kisiye gore degisirmi fikri vardir. Benim gordugum kirmiziyi siz aslinda benim algilamamdaki yesil gibi gordugunuz halde dogdugunuzdan itibaren onu kirmizi olarak ogrendiginizden o sizin icin kirmizidir ve bu herkez icin aynimidir emin olamiyoruz.

Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş

Kaynaklar

  1. TED ED How we see color - Colm Kelleher
Devamını Göster
25
Muhammed İssi
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Yani şöyle ki artık bulunamayan madenleri geçmişten kendi gününe getirip kullanma ihtimalleri var mı? Varsa zaten bu yüzden de kendi vakitlerinde kullanamamalarının sebebi bu paradoks değil midir? Bahsettiğim şey simülasyon değil. Geçmişten gününe maden aktarma biçimi. Bu sonsuz maden demek midir yoksa paradoks mudur?
Cevap
Samet Cınar , Muhendis,teknisyen,ic mimar

Suanki medeniyet tip 1 olma yolunda ilerlemekten cok kendini yok etme asamasina daha yakin. Fakat hali hazirda gok taslarina sonda yapip kendi ayimiza ayak basabildik. Marsta geziniyor uzay madenciligini hesapliyorken. Tip 2 ye ulasmis bir medeniyet zamanda geri donup kendi kendini soymaz heralde. Zaman yolculugunun cok daha yaratici getirileri olabilir. Mesela dah saglikli ve ekolojik bir gelecek icin yonlendirme yapilabilir.

Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş
Devamını Göster
95
Memento Mori
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip
Paylaş
Amalgam dolguların içeriğindeki civanın insan genlerini değiştirdiği ,kansere sebep açtığıyla ilgili birçok dedikodu var bunların bir geçerliliği var mıdır amalgam dolgu insan ağzında kullanıma uygun mudur?
Reklamı Kapat
85
Girolamo Riario
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip
Paylaş
Polifaz uyku ile ilgili detaylı bir araştırma ve her bünyenin uygulayabileceği bir program var mi? özellikle dymaxion uyku sistemiyle ilgileniyorum?
Reklamı Kapat
Reklamı Kapat
103
Məhəmməd Hacıyev
Teşekkür (1)
Hatırla (1)
Takip (1)
Paylaş
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap

Evrenin merkezi yoktur, çünkü evrenin kenarı yoktur. Sınırlı bir evrende uzay kavislidir; öyle ki, düz bir çizgi boyunca milyarlarca ışıkyılı ilerleyebilseydiniz sonunda başladığınız noktaya geri dönecektiniz. Evrenimizin sonsuz olması da mümkün. Her iki durumda da, gökada grupları evreni tamamen doldurur ve her yönde birbirlerinden uzaklaşarak evreni genişletir

Ancak; ortada evrenin ışık hızından daha hızlı genişlemesini engelleyen bir şey de yoktur. Evrendeki herhangi bir yerel noktada hiçbir şey ışıktan daha hızlı hareket edemese de, bu, evrenin tamamı için doğru değildir. Uzayın ne kadar hızlı genişleyeceği konusunda herhangi bir sınır yoktur.

Yani evren büyük patlama olduğundan sonra genişledi ve genişlemeye devam ediyor .

BIG RIP Teorisi Büyük yırtılma teorisi ise Evren genişleyip sonunda yırtılıp yok olucak diyor .

Hipotezin gerçeği, evrenimizde mevcut olan karanlık enerji türüne dayanır. Bu hipotezi ispatlayabilen tip, sürekli artan bir karanlık enerji şeklidir. Evrendeki karanlık enerji sınırsız olarak artarsa, evreni bir arada tutan tüm güçlerin üstesinden gelebilir.

Bu olayı Anlamanız için . Sicim teorisini - Genel görelilik kuramına - Büyük patlama ya bakmanızı öneririm . Ancak öyle kafanızda bir model oluşacak . ondan sonra BIG RIP teorisini anlayabileceksiniz . Ama Bide böyle bir durum söz konusudur Evren genişlerken sürekli Parçacıklar aradakı mesafeyi Kapatır .

Bu konuda almanız için Kerem cankoçak ın kitabı okumanızı tavsiye ederim : https://www.amazon.com.tr/Cern-Büyük-Patlama-Patlamadan-Günümüze/dp/6057941209

Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş

Kaynaklar

  1. Kaynak Evrenin genişlemesi
  2. Kaynak 2 Büyük yırtılma teorisi
Devamını Göster
Reklamı Kapat
Reklamı Kapat
90
Sevgi Dutağacı
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip (1)
Paylaş
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap

Evrimsel olarak canlılık güneşe göre gelişmiş olduğu için sirkadiyen ritm bütün canlılarda vardır tek hücreliler dahil.

Insan türü için sirkadiyen ritmin bir bölümü de, güneşin dalga boyunu algılama ve günün saatine göre hormonal üretimde bulunmadir. Güneş ışınlarının dalga boyu, beyin tarafından analiz edilerek sadece günün saati değil, konum vs gibi bilgilerin de analiz edildiğine dair veriler söz konusu. Sirkadiyen ritme gore hormonal salinim, alinan işığın dalga boyuna gore yapilmakta. (Kisa süreli isiktan mahrum kalma durumunda standart surec bir sure devam eder.)Işte bu evrimsel süreç açısından güneş ışığını doğrudan almak bir ihtiyaç. Gözlük, güneş ışığını dalga boyunu değiştirir. Sadece gözlük değil, sıradan bir cam, pencere vs de işığın kırılmasına ve dalga boyunun değişmesine neden olur. Gece lamba kullanmak da aynı şekilde sirkadiyen ritmi bozar.

Gün içerisinde doğrudan ışığa maruz kaldığımız zamanlar dışında kesinlikle güneş gözlüğünü unutmak gerekiyor. Genellikle kozmetik nedenlerle ihtiyaç duyuluyor göz çevresi kirisikligi ya da aksesuar olarak. Özellikle sahte gözlük kullanımı, UV ışınlara gözleri açmak olacağı için daha ciddi bir sorun.

Güneş gözlüğü kullanımını sınırlamak, mavi ışık filtrelerini ekranlara evdeki ışıklara koymak, sabah erken saatte güneş doğmadan gökyüzüne bakmak (pencere arkasından değil dogrudan) sirkadiyen ritm i doğru kurmaya yarayacaktır.

Konuyu ticaretini yapan kişilerden değil medikal arka planını gözeten otörlerden ogrenmek daha dogru olacaktir her konuda oldugu gibi.

198 görüntülenme
Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür (4)
Paylaş

Kaynaklar

  1. Kaynak
Devamını Göster
105
Bahri Can Ünal
Teşekkür (2)
Hatırla (1)
Takip (1)
Paylaş
Cevap
Samet Cınar , Muhendis,teknisyen,ic mimar

Buna farkli mutluluk cesitleriyle hem evet hem hayir diyebiliriz. Ne hayvanlarda nede insanlarda bir cok seyi mecbur olduklari icin yaparlar. Ama yaptiklarini basardiklarinda basarmanin hazziyla mutlu olurlar. Bazende mutlu olmak icin bazi isleri yaparlar. Mesela hobiler eglencelik aktiviteler. Mutlulugun cesidi isin sebebi veya sonucu olabilir.

Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş
Devamını Göster
231
Sude Öztürk
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Görelilik ve kuantum kusursuz bir şekilde eşleştiğinde fizik adına neler değişecek? Örneğin dolanıklık anlaşılıp ışınlanma gibi uçuk fikirler normalleşebilecek mi?
Cevap

Herşeyin teorisi öncelikle adından anlaşabileceği üzerine Evrenin tamamiyle nasıl oluştugu yapısını Anlatmaya çalışıyor Yani kısacası Birçok teoriyi birleştirip Evrenin nasıl oluştugunu anlatmaya çalışıyor . Zaten Stephan Hawking ceviz kabugundaki evren isimli kitabıyla Bunu anlatıyor . Birçok teoriyi birleştirip M - kuramı adını verdiği kurama ulaşıyor . Bu arada Işınlanma uç bir fikir değildir . Dediğiniz üzere Tabiki olabilir Işınlanma .

M kuramı nın amacı nedir ?

Yoğunluk, Büyük Patlama sırasında kuşkusuz çok daha fazlaydı; ne de olsa, evrendeki bütün kütleler bir aradaydı. Patlama gerçekleşince, çevreye hayal edilmesi güç büyüklükte bir enerji yayıldı. Bu ilk enerji, temel parçacıklara ve maddenin kaderini belirleyen dört kuvvete dönüştü. Kozmologlar asıl sorunu, işte bu dört kuvvet konusunda yaşıyorlar. Bir evren formülü, bütün zamanlar ve evrendeki bütün olaylar için geçerli olmalı; yani son bir denklem, mikrokozmoz ve makrokozmozda etkili bütün kuvvetleri içermeliydi. Bugüne kadar yapılan matematiksel hesaplamalar, sadece üç kuvveti kapsıyordu: elektromanyetik kuvvet (elektronları atom çekirdeğine bağlıyor), "güçlü kuvvet" (atom çekirdeğini bir arada tutuyor) ve "zayıf kuvvet" (radyoaktif parçalanmayı sağlıyor)... Buna karşılık, bütün çabalara rağmen, dördüncü kuvvet olan kütle çekimi, bir türlü "Her Şeyin Teorisi" ne dahil edilemedi. Nedeni ise, çekim gücünün sadece maddelerde bulunması. Büyük Patlama sırasında kütle, maddesel olmayan bir nok-tada, "hiçlik"i ifade eden bir kuvantumda yoğunlaşmıştı. Araştırmacıların, "tekillik" durumunu daha iyi anlayabilmeleri için her iki teoriyi "Kuvantum Çekim Kuvveti"nde birleştirmeleri, yani "Çekim Kuvvetinin Kuvantum Teorisi"ni geliştirmeleri gerekiyordu. Ancak, bunu bir türlü başaramıyorlardı.

"Her Şeyin Teorisi"ne giden yolda başka bir sorun da, atomun standart modelinde yaşanıyordu. Parçacıklar, bazı matematiksel işlemlere tabi tutulduklarında, ortaya anlamsız ve sonsuz değerler çıkıyordu. Ayrıca standart model, ne parçacık kütlelerini ne de doğal kuvvetlerin şiddetini açıklıyordu. Bunlar formülde sabit değerler olarak yer alıyordu.

80'li yılların ortalarında, fizik uzmanları John Schwarz ve Michael Green'in uğraşıları sonucu bir çözüm yolu bulundu. Onlara göre anlamsızlıklar, parçacıkların, denklemlerde sonsuz küçük noktacıklar olarak ele alınmasından kaynaklanıyordu. Peki ama, parçacıkların iplikçikler gibi esneme yetenekleri olsaydı ne olurdu? Yaklaşık 10 yıl önce geliştirilen, ancak daha sonra hesapları çıkmaza sokan "sicim teorisi", atomaltı parçacıkları nokta şeklinde değil, iplik (sicim) şeklinde tanımlıyordu. Sicimler, bir kemanın telleri gibi salınan, 10 (üzeri -33) santimetre uzunluğunda, minicik iplikçiklerdi. Sicimler şimdiye kadar gözlenemedi; ancak, büyüklüğü matematiksel olarak hesaplanabiliyor: Bir sicimin bir atomun büyüklüğüne olan oranı, bir atomun bütün Güneş Sistemi'ne olan oranına eşit. Ayrıca, belirli bazı sicimlerin, kütle çekimine sahip olduğu ve sicimlerin, aynı zamanda kuvantlar oldukları da bilinenler arasında. Hawking, buradan yola çıkarak "kütle çekiminin kuvantum teorisi"ni geliştirdi.

Stephen Hawking, sicimlerle ilgili çok sayıda hesaplama yaptıktan sonra şu sonuca ulaştı: Evreni üç veya dört boyutlu kabul ettiğimiz sürece, geliştirilen "Kütle Çekiminin Kuvantum Teorisi" bizi tek bir evren formülüne götürmüyor. Dolayısıyla çözümü, çok boyutlu alanlarda aradı. Bu nedenle de sicimde takılıp kalmadı ve hesaplar yaparak, sicimlerden çok boyutlu kuvantlar elde etti. Bunlara "membran" adını verdi ve daha da kısaltarak "bran" olarak kullandı. Bu bran'lar, birden fazla boyutta varlık gösteriyorlardı. Hesaplamalarına devam ederek bir sınıra ulaştı: Evrende on bir boyut vardı.

Peki bütün o boyutları neden algılayamıyoruz? Hawking nedenini şöyle açıklıyor: Büyük Patlama'nın ardından, zaman boyutu ile üç tane uzaysal (uzunluk, genişlik, yükseklik) boyut açılarak kozmik büyüklüğe dönüştü. Kalan yedi boyut, konumlarını değiştirmeden, yani sicim kadar bir alanı kaplayacak büyüklükte, bir gonca gibi sarılı olarak kaldılar. Bilim adamına göre, böyle yedi boyutlu bir yumak, evrenin her noktasında mevcut.

MTeorisi'ne göre, evren iki boyutlu bran'larla kaplı. Bu branlar için üçüncü boyut, bran'ların frizbi plakları gibi, içinde oradan oraya uçtukları ve hiç birbirlerine çarpmayacakları büyüklükte bir "hiper uzay". "Üç boyutlu kütlecikler" hiç fark edilmeden dört boyutlu bir uzaya, "dört boyutlu kütlecikler" beş boyutlu bir uzaya vb. giriyorlar. Hawking, bu noktada kendi kendine şu soruyu sormuş: "Üstünde yaşadığımız Dünya nasıl yorumlanmalı?" Yanıtını ise şöyle vermiş: "Bizim gözlemleyebildiğimiz evren, belki de hiper uzayda süzülen üç boyutlu bir bran'dan öte bir şey değil. Ve evrenimiz bu uzayın içinde yalnız değil. Çünkü, sürekli yeni evrenler, yeni bran'lar doğu-yor

Puan Ver
0
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş

Kaynaklar

  1. Kaynak m Kuramı
Devamını Göster
Reklamı Kapat
870
Erencan Karadi
Teşekkür (3)
Hatırla
Takip (2)
Paylaş
Cevap

Merhaba!Bu benim ilk cevabım.Bunu bazı yaptığım araştırmalara göre cevaplayacağım arada yaptığım bilgi hatları olabilir hoş görmeni umuyorum.

Anestezi Veya Narkoz Nedir?

Anestezi veya diğer adıyla narkoz,hastanın ameliyat sırasında acı çekmesini engelmmek amacıyla verilen bir tür uyuşturcu bütünüdür.Narkoz içinde etil,morfin gibi maddeler bulnudurabilir.

Narkoz Nasıl Çalışır?

Narkoz sinir sistemlerini geçici olarak çoğunuğunu durdurarak hiçbir şey hissetmemeni sağlarlar.

Şimdi ise göze bakalım

Göz Nedir? Nasıl Çalışır?

Göz temel duyu organlarımızdan biridir görme falliyetinde kullanılır.Gözün çalışma preinsibi bir kamera gibidir.Kornea ve göz merceği, ışığı kırarak retina üzerinde odaklanmasını sağlar. Retina üzerindeki fotoreseptörler ışığı elektrik akımına dönüştürür. Elektrik akımı, optik sinirden geçerek beyne ulaşır. Beyin bu sinyalleri işleyerek görüntü oluşturur.

Asıl Soru Neden Narkoz Etkisnde İken GÖREMEYİZ?

Burdaki önemli nokta optik SİNİRLER ile iletilir fakat anestezi çoğu siniri geçici olarak durduğu için görüntü beyne ulaşmaz ve görme işlemi gerçekleşmez.

Umarım yardımcı olmuştur.İyi günler(Çok detaylı bakmadığım için doğru bilgiler olmayabilir.Ben senin de araştırmanı tavsiye ederim.)

Puan Ver
2
Puan Ver
Teşekkür (2)
Paylaş
Devamını Göster
135
Ozan Corleone
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip (2)
Paylaş
Diyelim ki çok güçlü bir fenerimiz var ve bu fener ile belli uzaklıktaki, 300.000 kilometreden uzun levhayı aydınlatıyoruz. Ardından bir cisimle 1 saniyede ışığı bir kenardan başlayarak kesiyoruz. Böylece saniyede 300.000 kilometreden daha fazla hızla gölge ilerlemiş oluyor. Burada gölge ışık hızını geçmiş olmaz mı?
Cevap
Samet Cınar , Muhendis,teknisyen,ic mimar

Golge ilerleyen hizi olan bir sey degildir, golge bir sey degildir sadece yoklugun tanimidir. Golge isiksiz bolge demektir. Andinlanmis bolgenin hizina gore aydinlanmamis bolgenin hizi olamaz. Burada sadece aydinlanmis bolgenin isik kaynagi aktif hale geldikten nekadar sonra aydinlandigi yani isigin hizi tartisilabilir. Yani soguk degil isi yoklugu, karanlik degil isik yoklugundan bahsedebiliriz.

Puan Ver
2
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş

Kaynaklar

  1. Youtube Einstein ve hocasi
Devamını Göster
165
Osman Günay
Teşekkür (2)
Hatırla
Takip (2)
Paylaş
Teknolojik imkanların gelişmesiyle yeni bir yıldız keşfedilmesi değil de,yeni gözlenebilen evrenden ışığı dünyamıza henüz varmış bir yıldız keşfi oldu mu?.Gözlenebilir evren dediğimiz de ışık hızıyla artmıyor mu?
415
Gönül Tekin
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip (1)
Paylaş
Bir canlıyı kullanmaksızın kendi gibi canlılıktan yoksun diğer virüsleri kullanarak çoğalabilen virofajlar virüs ise virüs tanımını gözden geçirmek gerekmez mi?Sputnik APMV'yi sadece amipi konak olarak kullandığı sırada canlılığa yakın bir haldeyken enfekte edebiliyorsa ortadaki çelişki biraz yumuşuyor.Ancak sputnik’in tek başına bir APMV’yi de enfekte edebildiği bilgisine sahipsek canlılık ve cansızlık gibi bazı kavramları gözden geçirmek, bazı tanımları yenilemek ihtiyacı doğmaz mı?
Reklamı Kapat
135
Trachurus Trachurus
Teşekkür (2)
Hatırla (1)
Takip (2)
Paylaş
Kendimde fark ettiğim bir olaydır.Mastürbasyon yapmadan önce hapşırırım.Araştırdım biraz, parasempatik sistem ile ilgili olduğunu söylüyorlar. Sadece 1 araştırma var. Kesin ve doğru bir sonuç yok. Merak ediyorum acaba mastürbasyon öncesi neden hapşırıyorum ? KBB doktorlarına gittim fakat bir çözüm bulamadım.Bu bir sorun mu bilmiyorum :)
Reklamı Kapat
130
Nizam Uyar
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip (1)
Paylaş
Merhaba sitenizdeki sinir bilim yazılarını pdf olarak okuyabilmek mümkün mü? Sitede sıralama karışık ve uğraştırıcı. Teşekkürler
Öne Çıkarılan Cevap Öne Çıkarılan Cevap

Evrim Ağacı makalesini PDF olarak da indirebilirsiniz. Makaleye girdiğinizde (şimdi sol tarafta yer alan) panelde "Yazdır" tuşuna basıp Yazdırma seçeneğini "PDF olarak kaydet" olarak seçerseniz PDF olarak kaydedebilirsiniz.

Ayrıca makale arşivi 2016 yılında E-Pub olarak yayınlanmış. "Düzenli Yazı Dizileri" kısmında "11. Sinirbilim ve Beyin" olarak bulabilirsiniz. Ancak 4 yıl öncesinden kalma olduğu için güncel olmayabilir. O kısmını bilemeyeceğim.

Arşive buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

542 görüntülenme
Puan Ver
4
Puan Ver
Teşekkür (6)
Paylaş
Devamını Göster
Reklamı Kapat
135
Enes Güngörmüş
110 görüntülenme
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip (1)
Paylaş
Yani neyle izleniyorlar?
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap

Çift yarık deneyinde elektronlar fotonlar en son da moleküller, kamera ile gözlenmiştir deney esnasında. Yani kamera varken de yokken de insan dolaylı gözlemcidir. Kamera observer .

Kamera etkisini ortaya çıkarmak için, elektron perdeye çarpmadan önce kamera kapatılmıştır. Bu durumda da elektronun dalga hareketi yaptığı gozlenince, parçacık -dalga seçimini gözlemciye bağlı yaptığı netlesmistir.

195 görüntülenme
Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür (2)
Paylaş

Kaynaklar

  1. Kaynak
Devamını Göster
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Evren’i bizim olmasını istediğimiz şekliyle değil de, gerçekten olduğu gibi anlayabilmek, bilgeliğin ilk adımıdır.”
Bertrand Russell