Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Ebuzer Eser'in cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Tüm Reklamları Kapat
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Ferit Görür
Ferit Görür
251.1K UP
Çeviren 22 saat önce 10 dk.

Karl Benz'in 1886 yılında ilk motorlu arabayı tanıtmasından bu yana, yapabileceklerimizin sınırlarını zorlamanın hayalini kuruyoruz.

Dünyanın en hızlı seri üretim otomobili unvanı şu anda saatte 489 kilometrenin üzerinde azami hıza sahip olan Bugatti Chiron Supersport 300+ modeline ait. Ancak bu canavar bile, yıllar boyunca kara hızı rekorunu elinde tutan bazı inanılmaz araçların yanında sönük kalıyor.

2
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Şafak Aki
Şafak Aki
120.5K UP
3 gün önce
Nietzsche henüz dört yaşındayken kaybettiği babasını çok seviyordu ve bütün hayatı boyunca onu saygıyla andı. 1885 yılında bir yayıncıya açtığı davayı kazanınca eline biraz para geçmiş; o da babasının mezarı için büyük bir mezar taşı ısmarlayıp taşın üzerine İncil'den bir söz yazdırmıştı (1. Korintoslulara, 13.8):

Die Liebe höret nimmer auf / Sevgi asla zeval bulmaz

- Felsefenin Tesellisi, Alain de Botton

5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 5 gün önce 6:15
Bin bir badire atlatarak uzaya gönderilmeyi başaran James Webb Uzay Teleskobu, ilk renkli derin uzay fotoğrafını gönderdi. Aşağıdaki fotoğrafın kenarında...
6
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Evrim Ağacı
Çeviren 26 Ocak 2000
Centaurus (Kentaur), güney göğünün en dikkat çekici takımyıldızlarından biridir (en çarpıcı takımyıldızlar arasında sayılır). Samanyolu’nun güzel şeridi bu geniş takımyıldızın içinden geçer. Üstelik gökyüzü hazineleri bununla da bitmez: Güneş’e en yakın yıldız Alpha Centauri, gökadamızdaki en büyük küresel yıldız kümesi Omega Centauri ve en yakın etkin gökada Centaurus A da burada yer alır. Parlak mavi yıldız kümelerinden oluşan sıkı sarılmış sarmal kolların kucakladığı bu göz alıcı gökada (katalog adıyla ESO 269-57) aynı zamanda Centaurus'un sınırları içinde bulunur. Kendi gökadamızdaki ön plan yıldızlarının oluşturduğu bir perde ardında görülen bu yüzü bize dönük sarmal gökada, yaklaşık 150 milyon ışık yılı uzakta ve yaklaşık 200.000 ışık yılı çapındadır. Daha parlak ön plan yıldızlarında, teleskobun neden olduğu kırınım dikenleri ve doygunluğa ulaşmış dijital kamera piksellerinden kaynaklanan sarı dikey çizgiler seçiliyor. Bu ayrıntılar, Avrupa Güney Gözlemevi’nin Very Large Telescope görüntüsünde açıkça görülüyor. Arka planda ise daha uzaktaki sönük gökadaların merak uyandıran incecik izleri fark edilebiliyor.
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
218.0K UP
İnceleyen 5 gün önce
Merhaba
Bazen bazı kitaplar insanın içine sessizce yerleşir, çocukluğun, aile olmanın, kayıpların ve değişimin ne demek olduğunu yeniden düşündürür. Ben Vadim O Kadar Yeşildi Ki’yi (How Green Was My Valley) böyle kitaplardan biri olarak görüyorum. İlk bakışta bir madenci kasabasının hikâyesi gibi görünse de aslında i insanın geçmişe duyduğu özlemi, zamanın bir şeyleri nasıl sessizce alıp götürdüğünü anlatan çok içli bir eser. Kitabı okurken bazen kendi çocukluğunu, aile sofralarını ya da “eskiden her şey daha farklıydı” hissini düşünmeden edemiyor insan. Çünkü bu romanın en güçlü yanı, insanın kalbine dokunan sade ama derin bir hüzne sahip olması.

Vadim O Kadar Yeşildi Ki, Galli bir yazar olan Richard Llewellyn tarafından 1939 yılında yazılmıştır. Richard Llewellyn’in gerçek adı Richard Dafydd Vivian Llewellyn Lloyd’dur. Her ne kadar uzun yıllar Galler kökenli bir maden işçisi ailesinden geldiğini söylese de sonradan yaşam öyküsünün bir kısmını romantize ettiği ortaya çıkmıştır. Buna rağmen kitabın duygusal gücü hiç azalmamıştır. Çünkü yazar, işçi sınıfının yaşamını, aile bağlarını ve toplumsal dönüşümün insanlar üzerindeki etkisini son derece canlı bir şekilde aktarır. Özellikle sanayileşme, emek mücadelesi, sınıfsal dönüşüm ve geleneksel aile yapısının çözülüşü romanda önemli bir yer tutar.

Roman, Galler’deki bir kömür madeni kasabasında yaşayan Morgan ailesinin küçük oğlu Huw Morgan’ın gözünden anlatılır. Hikâye, çocukluk anıları biçiminde ilerler. Huw’un gözünden yalnızca ailesini değil, bir dönemin yavaş yavaş kayboluşunu izleriz. Bir zamanlar “yeşil” olan vadinin zamanla madenlerin dumanı ve ekonomik değişimle dönüşmesi aslında yalnızca doğanın değil, insanların hayatlarının da değişimini simgeler. Bu yüzden kitabın adı çok anlamlıdır .“Vadim o kadar yeşildi ki…” cümlesi biraz da geçmişe duyulan özlemin sesi gibidir.

Romanın en etkileyici yönlerinden biri aile ilişkilerini çok gerçek ve sıcak bir biçimde anlatmasıdır. Morgan ailesindeki dayanışma, sofradaki konuşmalar, baba otoritesi, anne şefkati ve kardeşlik duygusu insanı bazen kendi hayatına götürür. Ama kitap sadece sıcak anılarla ilerlemez; işsizlik, grevler, yoksulluk, aşk acısı, ölüm ve toplumsal baskılar gibi sert gerçekleri de anlatır. Özellikle değişen dünya düzeni içinde insanların birbirine yabancılaşması, eski değerlerin yavaş yavaş kaybolması romanda insanın içine işleyen bir hüzün bırakır.

Bence bu kitabı özel yapan şey, büyük olayları küçük bir çocuğun gözünden anlatmasıdır. Çünkü çocukların bakışı çoğu zaman daha dürüst ve daha kırılgandır. Huw’un yaşadıkları bize şunu düşündürüyor: İnsan bazen bir yeri değil, o yerde hissettiği duyguları özlüyor. Belki de hepimizin içinde “bir zamanlar çok yeşil olan bir vadi” vardır; çocukluk, eski bir ev, kaybedilmiş insanlar ya da artık geri dönmeyecek zamanlar…

Kitap aynı zamanda şu soruyu da düşündürdü bana . Zaman mı değişir, yoksa insanlar mı? Çünkü romanda hem doğa hem aile düzeni hem de toplum sessizce dönüşür. İnsan bunu okurken kendi hayatına da bakıyor; bir zamanlar çok değerli olan bazı şeylerin neden kaybolduğunu sorguluyor.

Romanın 1941 yılında sinemaya da uyarlandığını ve çok ses getirdiğini eklemek gerekir. Özellikle aile, aidiyet, sınıf ve nostalji temalarını sevenler için çok etkileyici bir eser olduğunu düşünüyorum. Belki de bu kitap, insanın geçmişe dönüp bakarken hissettiği o buruk duygunun roman hâlidir: Güzel olan şeylerin çoğu, biz fark etmeden değişiyor.

Kitaptan çok sevilen bir duyguya dönüşmüş şu düşünceyi de hissettirdi. İnsan bazen geçmişte yaşadığı mutluluğu ancak onu kaybettikten sonra gerçekten anlayabiliyor. Bu yüzden Vadim O Kadar Yeşildi Ki, sadece bir roman değil; biraz hatırlamak, biraz özlemek ve biraz da büyümenin bedelini anlamak gibi bir kitap.
9.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : How Green Was My Valley
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Buğra Ünal
Seslendiren 24 Haziran 2024 19:49
Buğra Ünal & Meriç Öztürk - Apple Intelligence AB ülkelerinde olmayacak - Kaspersky ABD'de yasaklanıyor - TikTok'ta Hitler'in ayak sesleri
23
İnceleme
Eyüp Gassaloğlu
İnceleyen9 4 gün önce
Edebiyat tarihinin açık ara en "gamsız", en "dünya yansa umrunda olmaz" başkarakterine sahip kitabıdır. Kitabın varoluşçu felsefesini tek bir cümleye sığdırmak gerekirse o da şudur: "Evrenin umurunda değiliz, e o zaman benim de evren umurumda değil; o halde hayde gidip bir kahve içelim."
Kitap insanın kanını donduran bana da daha ilk satırlarından "bu ne gevşeklik bre ehli deve" dedirten o meşhur cümlesiyle başlar: "Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum." Normal bir insan böyle bir durumda ne yapar? Ağlar, yas tutar, taziyeleri kabul eder. Bizim Meursault ne yapıyor? Cenazede kahve içiyor, ertesi gün kız arkadaşı Marie ile denize girip, üstüne bir de komedi filmi izlemeye gidiyor. Suç ve Ceza'daki Raskolnikov işlediği suçun ağırlığıyla vicdan azabından yataklara düşüp hummalar içinde kıvranırken, Meursault annesinin cenazesinde sadece "Güneş de ne yakıyor arkadaş" diye terlemeyi dert edinir.
Gelelim o meşhur plaj sahnesine. Olaylar gelişir, kumsalda tekin olmayan bir karşılaşma yaşanır ve Meursault cebindeki tabancayla bir adamı vurur. Neden mi? Nefret ettiği için mi? Derin bir felsefi hesaplaşma veya kan davası yüzünden mi? Hayır. Ter damlası gözüne aktığı ve güneş gözünü aldığı için.Kitabın ikinci yarısı tam bir hukuk komedisidir. Meursault cinayetten yargılanmaktadır ama mahkemede kimsenin cinayeti falan konuştuğu yoktur.
Savcı: "Sayın jüri, bu adam bir canavar! Neden mi? Adam vurduğu için değil, annesinin cenazesinde sütlü kahve içip ağlamadığı için!"
Meursault'un iç sesi: "Acaba mahkeme ne zaman biter, öğle yemeğinde ne yesem... Marie de bugün ne güzel giyinmiş." Meursault, kendi idam davasında bile o kadar sıkılır ki, sanki zorlu bir final haftasında çok çalışıp tüm ezberini unutmuş bir öğrencinin boş sınav kağıdına bakması gibi (yaşayan bilir), kendi hayatına ve yargılanışına yabancılaşır. Toplum ondan "pişmanmış gibi" yapmasını bekler, ama o yalan söylemeye bile üşenir.
KISSADAN HİSSE
Toplum; kurallarına uymayanı, "mış gibi" yapmayayı ve sahte duygu göstermeyeni dışlar. Meursault, toplumun o yazılı olmayan tiyatro kurallarına uymayı reddeden biridir. Hapishanede papaz gelip ona günah çıkartmasını, Tanrı'ya sığınmasını söylediğinde bile "Benim böyle şeylere vaktim yok, zaten hepimiz eninde sonunda öleceğiz" diyerek adamı çileden çıkarır. Kısacası Yabancı, hayata karşı sürekli görüldü atıp cevap vermeyen bir adamın, dünyayla olan o tuhaf ve absürt imtihanıdır.
Kitap
9.7/10
(63 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Alev Kıratlı
Alev Kıratlı
20.6K UP
Çeviren 1 gün önce 6 dk.

Uçakların kalkış ve iniş sırasında aşırı ince aerosol parçacıkları yaydığını biliyoruz. İsviçre'deki Zürih Havalimanı çevresinde Paul Scherrer Enstitüsünden (PSI) araştırmacıların yaptığı ölçümlerin de açıkça gösterdiği üzere, bu parçacıkların bazıları makine yağı da içeriyor. Mevcut verilere göre düşük kükürtlü yakıtların kullanılması bu soruna kalıcı bir çözüm olabilir.

Araştırma ekibi, 2022 kışında ve 2024 yazında Zürih Havalimanı'nı çevreleyen alanda çeşitli hava kalitesi ölçümleri gerçekleştirdi. Her biri birkaç hafta süren bu iki ölçüm serisinde, havalimanının en yoğun pisti olan 28 numaralı pistten rüzgâr yönünde yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki havadaki parçacık maddeleri yakalamak için özel ekipmanlar kullandılar. Yakalanan bu parçacıkların boyutunu ve kimyasal bileşimini belirlemek üzere spektrometreler kullanılarak neredeyse gerçek zamanlı, yani parçacıklar yakalandıktan hemen sonra detaylı bir analiz yapıldı.

2
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Dilan Eser
Dilan Eser
116.7K UP
Öğrenci 4 gün önce Sen de Cevap Ver

Ne yazık ki rotasizmin tam olarak neden yaşandığı henüz bilinmiyor; ancak en güçlü tahmin, bu çocukların etraflarındaki insanların R harflerini düzgün telaffuz etmemeleri sonucunda normal gelişimleri sırasında bu harfi doğru öğrenemedikleri yönünde... Dil ve ağız, bu harfi nasıl üretmesi gerektiğini öğrenemediği için, çocuklar da bu harfi telaffuz edememektedir. Özellikle de ebeveynler "şirin veya tatlı olduğu için" R harflerini düzgün telaffuz etmezlerse, çocuklar da bu harfi doğru öğrenememektedir.


Dolayısıyla çocuğunuza dili nasıl öğrettiğinize dikkat etmelisiniz.

Tüm Reklamları Kapat

https://evrimagaci.org/rotasizm-r-harfini-soyleyememe-durumu-4378

6
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Ferit Görür
Ferit Görür
251.1K UP
1 gün önce
Dişçiye gitmek, hele de çürük varsa, modern dünyanın "mecburi ama ürkütücü" ritüellerinden biri. Düşünsenize, bir matkapla dişinizin içindeki çürüğü oyuyorlar. Bu işlemi ilk kimler düşündü sanırdınız? Belki Mısırlılar, ya da Romalılar? Yanıldınız. Ta 60.000 yıl önce Sibirya'da bir Neandertal, çürük dişine tıpkı bizim bugün yaptığımız gibi bir işlem uygulamış.

Bir Neandertal azı dişinde bulunan bu derin oyuk, küçük bir taş matkapla çürümüş dokunun temizlendiğini gösteriyor. Yani acıdan kurtulmak için sadece "acıya katlanmak" yerine, sorunu kökünden çözmeye çalışmışlar. Bu, sadece mekanik bir beceri değil, aynı zamanda acıyı anlama, sorunu teşhis etme ve çözüm üretme kapasitesinin inanılmaz bir göstergesi. Bizim türümüz Homo sapiens'te benzer bir diş tedavisi kanıtı çok daha yeni, yaklaşık 14.000 yıl öncesine dayanıyor. Bu bulgu, insan sağlığı anlayışının evrimini gerçekten yeniden şekillendiriyor.

Peki, bunu kendisi mi yaptı yoksa bir başkası mı ona yardım etti? O kısım hala net değil. Belki toplumsal bir destek, belki de tek başına hayatta kalma mücadelesinin bir parçasıydı. Ama kesin olan şu ki, Neandertallerin algısı ve problem çözme yeteneği, onlara atfettiğimiz "mağara adamı" imajından çok daha öte. Canım sıkkın olduğunda kendi dişimi matkapla oyma fikri bile tüylerimi diken diken ediyor, onların bunu o şartlarda başarması... Hak ettikleri saygıyı görmemiş bir tür.
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'na katkı sağlamanın bir yolu, Agora Bilim Pazarı'na uğrayarak, burada bilimseverlerle buluşturduğumuz bilim kitapları, ders kitapları, hediyelik eşyalar ve diğer ürünlerden satın almak. Bir göz atın, hoşunuza giden bir şeyler bulacağınıza hiç kuşkumuz yok!

Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"İnsanları mutlu etmek istiyorsanız, onları anlayarak işe başlamalısınız."
Charles Reade
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)