Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Şafak Aki
Şafak Aki
117.6K UP
2 gün önce
Niçin bu kadar hayallerinin esiri olmuştu?
Hayatın biraz da gerçekçi yönlerini düşünmüş, bu toprak parçasının üstünde bir şiir bulutuna sarınarak uçmak için çalışmamış olsaydı, bugün bu kadar yenik düşmüş olmayacaktı.
En küçük sebepleri en büyük düşlemelere yeterli saymış, kendisine asılsız temeller üzerine kurulmuş bir hayat meydana getirmişti. İşte şimdi gerçeğin acımasız rüzgârları üzerinden geçtikçe, o düşlemeleri hep birer birer düşürmüş, onu şuracıkta en küçük bir yaşamak isteğinden bile tam bir yoksunluk içinde bırakmıştı.

Mai ve Siyah / Halid Ziya Uşaklıgil

28 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İrem Öznur Kılıç
Seslendiren 19 Kasım 2022 10:31
Mise en Place ("miğ-zon-pılas" şeklinde okunur), "yerine koymak" anlamına gelen ve üzerinde çalışmaya başlamadan önce bir görev için planlamamız ve hazırlanmamız...
Bionluk Logo sponsorluğunda seslendirildi.
43
Evrim Ağacı
Çeviren 17 Ağustos 2017 12 dk.

Ekolojik fırsat, türlerin farklılaşmasında hayati bir öneme sahip olup adaptif yayılmanın başlamasında anahtar bir rol oynamaktadır.

Özellikle evrimin işlevsel sürecinin Darwin (1859) tarafından tanımlanmasından bu yana, türlerin gezegenimizde nasıl çoğaldığı uzun bir süredir biyologların ilgisini çekmektedir. İnsanlar, dünyanın birçok bölgesinde farklı ekolojiye ve biçimlere sahip benzer organizmaların çeşitliliğini gözlemleyebilirler. Örneğin; Kuzey Amerika’da biçim, renk ve vücut uzunluklarına göre belirgin bir biçimde farklılaşan Lampropeltini (Görsel 1) familyasına ait 35 keme yılanı türünden herhangi birisiyle kolaylıkla karşılaşabilirsiniz. Bu grup içerisindeki türler; beslenme alışkanlığı olarak sürüngen yumurtaları, diğer yılanları, kertenkeleleri, kuşları ve küçük memeleri ve ayrıca yaşam alanı olarak da çölleri, otlak alanları, tropik yağmur ormanları ve yaprak döken kuzey ormanlarını içeren geniş bir yelpazedeki ekolojiyi tercih etmektedirler. Biçim ve ekolojideki bu aşırı farklılık karşısında, tüm bu çeşitlenmelerin zaman içerisinde nasıl ortaya çıktığını sorabilirsiniz. Tüm bu türlerin biçimsel ve ekolojik farklıkları standart ve değişmeyen bir hızda mı başlayıp çoğalmakta yoksa uygun, boş bir ortam ortaya çıktığında mı hızlı bir biçimde bu alanı doldurmaktadırlar?

60
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Deha Kaykı
Deha Kaykı
199.4K UP
Yazar 10 Nisan 2024 17 dk.

Uçuş yetenekleri, kuşların hayatta kalma ve üreme başarılarında kritik rol oynamaktadır. Kuşların uçuşlarında; aerodinamik yapıları, kas-iskelet sistemleri ve uçuş teknikleri gibi çeşitli faktörler etkili olmaktadır. Kuşlar, özellikle süzülme sırasında kanatlarının şeklini ve hareketlerini kullanarak havada kalma yetenekleri ile birlikte uçuş süresi gibi değişkenleri ayarlamaktadır. Bu noktada, kuşların rüzgar akımlarını kullanarak yer çekimine karşı direnç sağlaması ve enerji tasarrufu yapabilmeleri için süzülme tekniği ortaya çıkmaktadır. Enerji tasarrufu sağlamaları onların uzun mesafeleri etkili bir şekilde kat edebilmelerine olananak sağlamaktadır. Bazı kuş türleri ise bu tekniği kullanmakta ustalaşarak çok uzun saatler boyu kanat çırpmadan uçabilmektedir.

Bu makalede kuşların süzülme yetenekleri, kanat çırpma sıklığı, kanat çırpmadan uzak mesafeleri nasıl kat edebildikleri ve çeşitli kuş türlerinin kullandığı uçuş teknikleri gibi konular ele alınacaktır.

34
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Seda Baştürk
Seda Baştürk
193.5K UP
Çeviren 30 Kasım 2020
Samanyolu’nun uydu galaksilerinde hala yıldız oluşumu devam ediyor mu? Küçük Macellan Bulutu’nun (KMB’nin) kümeleri ve bulutsularından biri olan NGC 346, yaklaşık 200 ışık yılı genişliğinde olan bir yıldız oluşum bölgesidir. Hubble Uzay Teleskobu ile çekilen bu görselin merkezinde görülmekte. Samanyolu’nun uydu galaksisi olan Küçük Macellan Bulutu (KMB), sadece 210.000 ışık yılı uzaklıkta Tukan Takımyıldızı yönünde bulunan, güney göklerinin bir harikasıdır. NGC 346’yı araştıran astronomlar, burada sağda görülen toz şeritleri ile bölünmüş ve karanlıkta dizilmiş gelişme aşamasındaki bir yıldız popülasyonu belirlediler. Halen doğum bulutlarının içerisinde çökmekte olan bebek yıldızlardan gelen ışık, aradaki toz nedeniyle kırmızılaşmıştır. Görselin tepesine doğru, daha kırmızı yıldızların bulunduğu ve daha yaşlı bir başka yıldız kümesi var. Küçük ve düzensiz galaksi KMB’nun kendisi, evrenin ilk oluşum zamanlarında daha yaygın olan bir galaksi türünü temsil ediyor. Bu küçük galaksilerin, bugün evrende bulunan daha büyük galaksiler için birer yapı taşı oldukları düşünülüyor.
6
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 19 Ağustos 2011 15 dk.

Daha önceki yazılarımızda seçilimin evrime nasıl etki ettiğini matematiksel olarak göstermiştik. Şimdi seçilimin özellikle tek bir tipine, yönlü seçilime odaklanalım. Çünkü aslında "yönlü seçilim" adını verdiğimiz seçilim türü, diğerlerinin de özünde yatmaktadır. Örneğin "bozucu seçilim", iki farklı yöne (ekstreme) "doğru" dengenin bozulmasıdır. Yani birbirine zıt iki yönü içerisinde barındırır. "Sabitleyici seçilim" ise, uçların elendiği ve belli bir özellik bakımından ortalamada olanların seçildiği bir seçilim türüdür. Burada da, ortalamaya "doğru" bir seçilim görülür. Evet, bunlar yönlü seçilimden farklı seçilim türleridir; ancak yönlü seçilimi tam olarak anladığımızda, diğerlerinin de nasıl evrime katkı sağladığını görebilmiş oluruz. Bu sebeple bu yazımızda yönlü seçilimi daha detaylı analiz edecek ve bunun sonuçlarına göz atacağız.

Yönlü seçilim, hatırlayabileceğiniz gibi, özellik dağılımı içerisinde belli bir ucun (ekstremin) avantajlı olmasından ötürü sürekli olarak o yöne doğru olan seçilim türüdür. Yani bir popülasyonda uzun bireylerin avantajlı olması ve geri kalan tüm bireylerin uzunlara göre çeşitli seviyelerde dezavantajlı olması, uzun vadede yönlü bir seçilimi beraberinde getirecektir. Daha uzun olanlar daha kolay hayatta kalacak ve üreyecek, kendilerinin uzun olmasını sağlayan genleri gelecek nesillere daha fazla aktaracaktır. Böylece her nesilde üretilen yavruların ortalamadaki boy uzunluğu, önceki nesillere (atalarına) göre daha fazla olacaktır. Böylece popülasyon farklılaşacak, evrim geçirecektir.

62
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Göktuğ Kaçıra
Yazar 1 Aralık 2020 2 dk.

Bu tür Evrim Ağacı tarafından gözlemlenmemiştir.

Neofelis yaşayan iki türü kapsayan bir kedigil cinsidir. Gözlemlenmesi oldukça zor olan bu iki türden bulutlu pars (Neofelis nebulosa) Güneydoğu Asya'da yaşarken, Sunda bulutlu parsı (Neofelis diardi), Sumatra ve Borneo'da yaşar. Uzun bir kafatasları, kafataslarıyla uyumlu geniş bir alın, uzun ve geniş burunları vardır. Sunda bulutlu parsının diğer türlere göre daha uzun üst köpek dişleri ve daha dar bir damağı vardır.

23
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
🌘Artemis II görevi, şu anda planlanan tarihe göre yaklaşık iki hafta sonra, 4 astronotun bulunduğu Orion kapsülünü taşıyan SLS roketinin fırlatılması ile başlayacak. Bu bgörev ile birlikte insanoğlu yaklaşık 54 yıl aradan sonra ilk kez Ay’ın yörüngesinde insanlı bir görev gerçekleştirmiş olacak. Peki, Orion Kapsülü Dünya’nın yörüngesinden Ay’a nasıl gidecek?

🚀Burada temelinde sorulması gereken soru; Dünya’dan Ay’a nasıl gidilir değil, uzayda yörüngesinde bulunduğumuz bir cismin etrafından, hareketli başka bir cismin yörüngesine nasıl geçiş yapılır? olmalıdır. Durumu incelediğimizde, merkez cismi(mesela Dünya) sabit kabul edersek , biz ve hedef cismimiz(mesela Ay) sürekli ve periyodik bir dönme hareketi yapıyor olacaktır. Bizim yapmamız gereken, iticilerimizi doğru pozisyonda ve doğru yönelimde çalıştırarak, hedef cismimimiz gidiş yoluna kendimizi inanaılmaz spesifik bir hız ile fırlatmak olacaktır. Bu manevra Ay–Dünya sistemi içerisinde yapıldığında buna, Ay Enjeksiyon Manevrası (Trans-Lunar Injection, TLI) denmektedir.

👩🏻‍🚀Artemis II görevi kapsamında da, tıpkı 50 yıl önce Apollo misyonlarında olduğu gibi bu manevra kullanılmaktadır. Görevin ikinci günü, Orion kapsülüne eşlik eden Avrupa Servis Modülü’nün motorları, Ay Enjeksiyon Manevrası’nı yapmak üzere çalıştırılacak ve görevin Ay yolculuğu aşaması başlayacaktır.

Yazar: Bora Cüneyt Akçakın

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Betül Parlak
Seslendiren 1 gün önce 27:21
İnsanlık bugüne kadar pek çok bilimsel atılım yapmış, tüm dünyayı küresel olarak etkileyen pek çok buluş gerçekleştirmiştir. Bilimsel atılımların ve insanlığın...
3
Emre Çalışan
Emre Çalışan
51.1K UP
2 gün önce
5 :)
31 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İlanYazı Yarışması
Sultan Doe
İlanı Ekleyen 2 hafta önce ÇevrimiçiÜcretsiz1 Şubat
Kitap Okuma Challenge
01 Şubat 2026 22:36 tarihinden 04 Ocak 2027 22:29 tarihine kadar.

Habitify’da kitap okuma challenge’ı başlattım.

Challenge detayı:

  • Her gün minimum 30 dakika kitap okuma
  • Tür serbest
  • Günlük check-in Habitify üzerinden
  • Amaç: zinciri bozmadan okuma alışkanlığı kazanmak
     

Katılmak isteyenler aşağıdaki link üzerinden dilediği zaman challenge’a dahil olabilir. Challenge başlamış olup istediğiniz zaman katılabilirsiniz

Birlikte motive olalım.

#kitapokuma #habitify #readingchallenge

Devamını Göster
10
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 1 Haziran 2011 22 dk.

Eşcinsellik, bir türün bir bireyinin, kendisiyle aynı cinsiyetten bir diğer bireye karşı romantik veya cinsel bir çekim hissetmesi veya bu iki birey arasında cinsel etkileşim yaşanmasıdır.[1][2][3] Bu bakımdan eşcinsellik, bir cinsel yönelim grubudur ve kişinin kendi biyolojik cinsiyetinden olan diğer bireylere yönelik kalıcı bir duygusal, romantik ve/veya cinsel çekim hissetmesi olarak tanımlanabilir. Doğal olarak bu cinsel yönelim, kişinin deneyimlediği bu duygulara uygun olan davranışlar sergilemesini ve bu türden duygular deneyimler yaşayanlarla ortak bir komünite olma algısını da içerir.[4]

Tarihte, eşcinsellere karşı çok sert ve çok acımasız birçok kampanya yürütülmüş olmasına karşın, bilimin ve toplumsal algının göreceli olarak gelişmiş olması sayesinde, bu karşıtlıklar (Türkiye de dahil hala birçok coğrafyada etkisi sert bir şekilde hissedilmekle birlikte) giderek azalmaktadır. Bu azalmada, bilimsel algımızın gelişmesinin, toplumsal hareketlerin dönüştürücü etkisinin ve halk arasında evrimin artık çok daha iyi anlaşılıyor olmasının çok büyük bir rolü olmuştur. 

414
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 3 Kasım 2013 1 dk.

Aşağıdaki kelebek, tam anlamıyla "yarı yarıya erkek, yarı yarıya dişi"dir. Vücudunun bir tarafı tam bir erkekken, diğer tarafı tam bir dişidir. Bu, doğada oldukça nadir görülen bir genetik bozukluktur. Her zaman yarı yarıya olması gerekmese de, çoğunlukla bu şekilde görülür. Kimi zaman bu durum, vücudun içerisindeki bazı bölgelerin dişi, bazı bölgelerin erkek hücreler ve dokular taşımasıyla sonuçlanır. Buna "mozaik dişi-erkek biçimliliği" adı verilir.[1]

Bu durum genel olarak jinandromorfi (İng: "gynandomorphism") olarak bilinir. Bu sözcük, Yunancada "dişi" anlamına gelen "gyn" ile "erkek" anlamına gelen "andro" kelimelerinin "biçim" anlamına gelen "morph" sözcüğü ile birleştirilmesiyle oluşturulmuştur.[2] Dolayısıyla dişi-erkek biçimlilik olarak Türkçeleştirilebilir. Çoğunlukla böceklerde görülen bu durum, kimi zaman ıstakozlarda, yengeçlerde ve hatta kuşlarda bile gözlenmiştir. Bunun en güncel örneklerinden birisi, 2020 yılında Pennsylvania eyaletinde tespit edilen gülgöğüslü grosbeak (Pheucticus ludovicianus) bireyidir.[3]

32
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 3 gün önce 3 dk.

Naegleria fowleri ya da halk arasındaki adıyla beyin yiyen amip; çoğunlukla göl, nehir ve sıcak su kaynakları gibi tatlı sularda ve toprakta bulunur. Naegleria'lardan yalnızca bir tür insan sağlığı için tehlikelidir: Naegleria fowleri.

Beyin yiyen amip ile ilgili gazetelerde ara ara haberler yapılır. Bunun nedeni çok yüksek ölüm oranına sahip olmasıdır fakat yıl içerisinde diğer tüm hastalık ve olaylara kıyasla çok daha az can almaktadır. ABD'de 57 yılda sadece 148 vaka raporlanmıştır ve bunlardan yalnızca 4'ü hayatta kalabilmiştir.

13
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
144.8K UP
İnceleyen 4 gün önce
Böyle Söyledi Zerdüşt okurken insanın başına gelen şey şudur. Bir kitap okumazsın; biri gelir, karşına dikilir ve sana “Sen kimsin?” diye sorar. Üstelik cevabı da senin yerine vermez. Nietzsche’nin en acımasız ama en dürüst tarafı budur.

Bu kitap bir roman gibi akmaz, bir felsefe metni gibi de öğretmez. Daha çok, dağdan inmiş bir adamın iç konuşmaları gibidir. Zerdüşt konuşur, bağırır, susar, tekrar konuşur. Okur olarak bazen hayran kalırsın, bazen sinirlenirsin, bazen de “bunu bana niye söylüyorsun?” dersin. Nietzsche zaten tam da bunu ister.
“İnsan, aşılması gereken bir şeydir.” Bu cümle kitap boyunca insanın ensesinde dolaşır. Nietzsche’nin derdi insanı küçümsemek değil; insanın yerinde saymasına tahammül edememesidir. Alışkanlıklara, hazır doğrulara, sürü ahlakına karşı neredeyse alerjisi vardır. Bu yüzden Zerdüşt kalabalıklara konuşur ama kimse onu gerçekten dinlemez. Çünkü çoğu insan, gerçeği değil, konforu ister.

Kitaptaki “üstinsan” fikri çok yanlış anlaşılmıştır. Burada kastedilen, başkalarından üstün olan biri değil; kendi korkularını, tembelliğini ve ezberlerini aşabilen insandır. Yani mesele güç değil, sorumluluk meselesidir. Kendi hayatının yükünü taşıyabilmek.

“Uçuruma bakarsan, uçurum da sana bakar.” Bu söz, kitabın ruhunu çok iyi özetler. Nietzsche, insanın karanlığıyla yüzleşmeden olgunlaşamayacağını söyler. Acıdan, yalnızlıktan, çelişkiden kaçan birinin “kendisi” olamayacağını ima eder. Bu yüzden Zerdüşt sık sık yalnızdır. Çünkü kendi yolunu yürüyen herkes, bir noktada yalnız kalır.

Alt başlıktaki o meşhur ifade boşuna değildir. “Herkes ve hiç kimse için bir kitap.” Herkes içindir, çünkü insan olmaya dair konuşur. Hiç kimse içindir, çünkü çoğu insan duymak istemez.

Bence bu kitap bir “hayat rehberi” değil. Daha çok, rahatını bozan bir ayna. Kendine bakmaya cesareti olan için çok şey söyler; olmayan için sadece tuhaf ve rahatsız edici bir metin olarak kalır.

Sonunda şunu hissedersin. Nietzsche sana “beni anla” demez. Sana şunu der.
“Beni bırak, ama kendinden kaçma.”

Bu yüzden Böyle Söyledi Zerdüşt, sevilen bir kitap olmaktan çok, insanı dönüştüren bir kitaptır.
9.6/10
(102 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi CLVI (156) - Almanca Aslından Çeviren: Mustafa Tüzel
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Eren Gürleyük
İnceleyen10 4 gün önce
Bu kitabı okumak Harry Potter okumaya benzemez. Bir hikâyenin içine girmezsin; bir fikrin içine çekilirsin. Burada olay yoktur, büyü yoktur, rahatlatan bir akış hiç yoktur. Zerdüşt sana bir şey anlatmaz; sana bakar. Cümleler yol göstermez, itiraz eder. Okurken “ne olacak?” diye sormazsın, “ben neye inanıyorum?” diye sorarsın.

Bu kitap keyif vermek için değil, konforu bozmak için yazılmıştır. Bittiğinde elinde bir sonuç kalmaz; yerinden oynatılmış bir zihin kalır. Kısacası: Harry Potter dünyadan kaçmak içindir, Zerdüşt ise dünyaya geri dönmeye cesaret edenler için.
9.6/10
(102 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi CLVI (156) - Almanca Aslından Çeviren: Mustafa Tüzel
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
4
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Kadir Çiçek
Kadir Çiçek
104.3K UP
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
Doğayı anlamaya çalışan insan, kendi aklının doğanın bir parçası olduğunu da anlamalıdır
Kaynak: Bu düşünce, 17. yüzyıl filozofu Baruch Spinoza’nın Ethica (Ethics) adlı eserinde geçer. Spinoza’ya göre insan zihni, doğadan bağımsız değil; doğanın zorunlu bir sonucudur. Bilmek, evrenin kendi kendini bilmesidir. (Spinoza – Ethics (Part II, Proposition 11))
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eray .
Eray .
1,291 UP
Meraklı bir normal vatandaş 1 gün önce Sen de Cevap Ver

Görsel olarak değil ses ve koku belki doku olarak hayal eder. Ekstra olarak o kişiye tek tek açıklayamazsın çünkü adamın renkten anladığı şey sadece bizim gördüğümüz ama onun ne olduğunu bilmediği birşey ki zaten şekililin ne olduğunu bilmiyor

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 3 gün önce Türkiye, Ordu
siyah gövdeli ve toraks, kanat örtüsü ve bazen de karın bölgesinde belirgin beyaz lekeler veya çizgiler bulunan küçük böceklerden oluşan bir çiçek böceği cinsidir. Cinsin yetişkinleri gündüz aktiftir ve genellikle ilkbahar ve yaz aylarında otların, çalıların ve ağaçların çiçeklerinde polen, nektar ve çiçek dokularıyla beslenerek tozlaşmaya katkıda bulunurlar. Larvalar toprakta yaşayan ve saproksilofagdır, çürüyen organik maddede veya kumlu substratlarda gelişirler.
6
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Discord
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

İnceleme
Silinmiş Üye
Silinmiş Üye İnceleyen10 17 Mart 2023
Akıl hastanesinde doktor Andrey Yefimiç ile akıl hastası İvan Dmitriç arasında geçen felsefi-toplumsal konuşmalar. Çehov bu eserinde bir bakıma Çarlık Rusyasının yıkılış sürecine girdiği son dönemlerinde insanın içindeki buğranı, yalnızlığı, karamsarlığı ve aynı zamanda korkuyu da işlemiş.
9.8/10
(22 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Палата № 6
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
12
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 3 gün önce
Kınkanatlı böcek cinsidir. 10-15 mm boyutlarındadır ve genellikle göğüs, kanat örtüsü ve karın bölgesinde beyaz noktalar veya çizgiler bulunan siyah renktedir. her türün kendine özgü bir deseni vardır. Genellikle çiçekler üzerinde beslenirken bulunur.
2
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close