Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Söz
Arın Özkınay
Arın Özkınay
141.5K UP
Alıntıyı Ekleyen 26 Mayıs 2022
Ses dalgaları kulak zarı ve kulak kepçesine (kulağınızın etli kısmı) çarptığında bir dizi mekanik ve nörokimyasal olayı tetikler. Bu sürecin sonunda ismine perde dediğimiz içsel, zihinsel bir imge oluşur. Kimsenin olmadığı bir ormanda bir ağaç düştüğünde yine ses çıkar mı? (Bu soruyu ilk olarak İrlandalı filozof George Berkeley sormuştu.) Kısaca cevap vermek gerekirse, hayır! Ses, beynin titreşen moleküllere verdiği tepkiyle ortaya çıkan zihinsel bir imgedir. Benzer şekilde bir insan ya da hayvanın bulunmadığı yerde perde de olamaz. Düşen ağacın yarattığı titreşimi uygun bir alet ölçebilir ancak duyulmadığı takdirde ya da duyulana kadar bu titreşim bir ses değildir.
Kaynak: Müziğin Etkisindeki Beyin (Goodreads)
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
15
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Nida Yaren Yılmaz
Çeviren 27 Şubat 2018 48 dk.

Evrimle ilgili teoriler, en geniş tanımıyla, türlerin neden bu şekilde olduklarını açıklamaya çalışır. Çoğu evrimciye göre bu, türlerin sahip olduğu karakteristik adaptasyonları açıklamak anlamına gelir. Ayrıca türler içindeki çeşitliliği açıklamak anlamına da gelir. Modern kültürel evrim teorilerinin bu iki madde için de genel niteliği, kültürel kalıtımın (özellikle diğerlerinden öğrenme yollarının çeşitleri) önemi konusundaki ısrarlarıdır. Kültürel evrim teorilerinin ilk bakışta haklı olduğuna karşı gelmek mümkün değildir. Türümüz üyelerinin hayatta kalıp üreyebilmelerinin sebebi; kısmen alışkanlıklar, yapabilme bilgisi (İng: "know-how") ve teknolojidir; bunlar ilk olarak başkalarının yaptığı keşiflere dayanan birikimli bir projenin parçası olarak oluşturulmuş, sonra da diğerlerinden öğrenilerek devam ettirilmiştir. Türümüz ayrıca, yine sosyal öğrenme aracılığıyla oluşturulmuş ve devamlılığı sağlanmış olan farklı alışkanlıklar, yapabilme bilgisi ve teknolojilere sahip alt gruplar barındırmaktadır. Asıl soru kültürel evrimin önemli olup olmadığı değil de kültürel evrim teorilerinin nasıl şekillendirilmesi gerektiği ve geleneksel organik evrim anlayışıyla nasıl ilişkilendirilebileceğidir.

Kültürel evrim teorilerinin evrimsel psikoloji teorilerinden ayrılması gerekir, her ne kadar ikisinde de kültürel olayların açıklanmasında evrimsel fikirler kullanılıyor olsa da. Evrimsel psikologlar (örneğin Tooby and Cosmides 1992), bizimki de dahil olmak üzere bütün türlerdeki en önemli kalıtım mekanizmasının genetik kalıtım olduğunu varsaymaya meyillidir. Evrimsel psikoloji insan zihninin, kalıtımla elde edilmiş genetik çeşitlilik üzerinde etkili olan doğal seçilimin alışıldık süreçleriyle evrimleştiğini kabul eder. Mesela, evrimsel bir psikolog insanların yaygın olarak yağlı besinlere olan düşkünlüğünü, türümüzün uzak tarihindeki bazı nadir koşullar gerektirdiğinde mümkün olduğunca yağ tüketmenin önemi üzerinden açıklayabilir. Bu tür bir hipotez yeni kültürel eğilimlerin ortaya çıkışını da açıklamamıza yardımcı olabilir: Son zamanlarda obezitedeki artış, yüksek yağ içerikli besinlere kolay ulaşabilme gibi yeni çevresel değişimler ile bir zamanlar adapte olmak için geliştirdiğimiz ancak şu anda tehlikeli olan tadımsal bir tercihin birleşmesiyle açıklanabilir.

80
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Turan Tufan
Turan Tufan
65.1K UP
Yazar 10 Nisan 2011 12 dk.

Memelilerin bilimsel deneylerde kullanılmasının mümkün olduğunca kısıtlanması gerekliliği, biyomedikal çalışmaların farklı pek çok alanında hücre kültürlerinin geliştirilmesi ve kullanılmasına yol açmıştır. Hücre kültürleri mikrobiyolojide özellikle virüslerin üretilmesi ve tanımlanması, virüs aşılarının üretimi amacıyla kullanılmaktadırlar. Yeni yüzyılda ise kanser araştırmalarının hız kazanması ile özellikle kanser ilaçlarının geliştirilmesinde, etkilerinin saptanmasında hücre kültürleri özellikle büyük önem kazanmıştır.

İlk defa 1951 yılında Baltimore’da (ABD) servikal kanser nedeniyle takip edilen Afrika kökenli Amerikalı bir hastanın kanser dokularının laboratuvarda kültürü başarılabilmiştir. Henrietta Lack adındaki hasta kanserin yayılması sonucu ölmüş ancak ölümsüz hücrelerinin kültürü adına atfen HeLa adı ile dünya genelindeki laboratuvarlara talep nedeniyle dağıtılmıştır. Bu olayın ilginç diğer yanı ailesinin uzun yıllar bu hücrelerin tüm dünya genelinde yaşamaya devam ettiğinden haberdar olmamalarıdır. Kanser hücrelerinin ölümsüz olması ve çok kolay üretilebilmeleri çalışmalarda hücre kültürü gerektiren araştırmalara hız kazandırmıştır. Amerikan Tipi Kültür Koleksiyonu (American Type Culture Collection, ATCC) ve Avrupa Hücre Kültür Koleksiyonu (European Collection of Cell Culturu, EACC) hücreler için ana kaynaklardır ve 80 farklı türe ait 4000’den fazla hücre kültürünü bünyesinde bulundurmaktadır.

81
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Evrim Ağacı
Yazar 3 gün önce 54s

Son birkaç gün içinde bazı "gazete"ler (!) de dahil olmak üzere sosyal medyadaki birtakım hesapların, Evrim Ağacı olarak 2013 yılında Richard Dawkins ile ilişkili bir ismi Türkiye'de ağırlamış olmamızdan ve Richard Dawkins'in bilimsel çalışmalarından bahsetmemizden yola çıkarak ve Dawkins'in de Epstein'le (o yönde hiçbir kanıt olmamasına rağmen) kriminal bir bağlantısı olduğu varsayımıyla, Evrim Ağacı olarak bizim de Jeffrey Epstein ile bir bağlantımız olduğu yönünde abesle iştigal ve çocukça bir iddiası, artık tetikçilik boyutuna ulaşacak seviyede paylaşıldığı için, bu açıklamayı yapmak elzem olmuştur.

Bunu açıklamak zorunda kalmak bile utanç verici olsa da Jeffrey Epstein adlı canavar veya onunla işbirliği yaptığı bilinen herhangi bir kişiyle herhangi bir maddi veya manevi işbirliğimiz bulunmamaktadır. Benzer şekilde, Richard Dawkins'den veya vakfından hiçbir şekilde para almadığımız gibi, herhangi bir dernek, vakıf, örgüt, devlet vb. kurumla hiçbir ilişkimiz bulunmamaktadır.

14
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnci Şardağ
İnci Şardağ
58.9K UP
Yazar 7 Şubat 2021 12 dk.

Evrimsel biyolojide mimikri diğer bir adıyla taklitçilik, bir türün avından veya avcısından gizlenmek için diğer türe benzer özellikler geliştirmesi olarak tanımlanır. Doğada yaygın olarak karşılaştığımız mimikri örneklerinin başında canlıların birbirlerinin görünümünü taklit etmeleri gelse de koku, ses ve davranış gibi canlıların biyokimyasal özelliklerin taklit edildiği örnekler de bulunmaktadır. Daha detaylı bir şekilde Max Planck Enstitüsünde Davranış Fizyolojisi üzerine çalışan Wolfgang J. H. Wickler mimikriyi, “Taksonomik olarak yakından ilişkili olmayan iki veya daha fazla organizmanın yüzeysel benzerliği ile karakterize edilen fenomen” olarak tanımlamaktadır.

Genellikle mimikri davranışının oluşturulmasındaki amaç, taklit eden canlının, taklit edilen canlı dışında üçüncü tür bir canlıyı kandırmaktır. Bu üçüncü canlı, taklit eden türün avı veya avcısı olabileceği gibi, taklit ettiği türün dişisi veya erkeği de olabilir. Kısacası mimikri, canlının kendine zarar verebilecek diğer türleri kandırmak veya manipüle etmek amacıyla kamuflaj davranışı sergilemesi ve uyarı sinyalleri oluşturmasıdır. Doğada bu mekanizma temelde avcılara karşı bir savunma olarak geliştirilmiş olsa da avcıların da mimikri sayesinde avlarının güvende hissetmelerini sağlayarak onları kandırdıkları örnekler bulunmaktadır.

93
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 22 Ekim 2014 2 dk.

UYARI: Aşağıdaki görseller bazı okurlarımız tarafından rahatsız edici bulunabilir. Kendi tercihinizle devam ediniz.

Siyam ikizleri, ana rahminde birbirine yapışmış olan tek yumurta ikizleridir. Her 120.000 doğumdan sadece 1 tanesinde böyle bir durum görülür. Bu vakaların da yaklaşık yarısında ikizlerden bir tanesi veya ikisi de ölü doğar. Geri kalan yarısında da çoğu zaman yapışık halde iki tam (veya tama yakın) vücut bulunmaz; bunun yerine bir tam vücuda ek olarak, ikinci bedenin sadece bazı organları ve uzuvları yapışık olarak gelişir. 

26
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hilal Nizamoğlu
Çeviren 12 Kasım 2015 4 dk.

Birçok insan tam manada kontrolü kaybetmese de depresif ya da endişeli olduğunu hisseder. Kaç kişinin "Biraz obsesifim." dediğini bir düşünün. Anlaşılacağı üzere insanlar birçok hastalığın çeşitli kademelerden oluştuğunu düşünür. Yine de çoğu kişi halusinasyon görmenin ya da olmayan sesleri duymanın nasıl bir şey olduğunu bilemez. Genel görüşe göre ya psikotik hastasınızdır, ya da değilsinizdir.

Ancak genel görüşün “hasta ya da değil” yargıları arasında bir çizginin olmadığına dair bulgular artmaktadır. Psikiyatrlar, psikotik hastalıkların kademeli bir spektrum ile değerlendirilip değerlendirilemeyeceğını uzun süredir tartışıyorlardı; ve 10 yılı aşkın suredir bu soruyu araştırıyorlar.

14
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Esat Kudret
Esat Kudret
747.5K UP
2 gün önce
Onlar(04:17)

Onlar ki

Anamız, babamız, bacımız , kardaşımız

ve henüz kokusuna doyamadığımız evlatlarımızdı...

Dostlarımız ve dahi yoldaşlarımızdı...

Yitirdik aysız bir gecede,

yoz, kokuşmuş, halkına düşman

ceberut bir düzenin

pişkinliğinin revasında,

sınıfımıza payelenen...

İşte bu yüzden,

sırf bu yüzden

yasta değiliz bugün

ve değil sırf anmak işimiz...

Bilemekteyiz öfkemizi

damıtılmış ta Spartaküslerden,

Pir Sultanlardan

ve dahi Bedreddinlerden bu yana...

Bilemekteyiz hesap gününe geri sayımda...

Andımız olsun ki;

toprağa düşersek hesabını sormadan,

o bereketli, yüce ve settar toprak

cesedimizi kusa...
44 görüntülenme
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Saygın Güleç
Saygın Güleç
25.8K UP
Çeviren 4 Şubat 2018 11 dk.

Evrimsel süreçler genomu nasıl etkiler? Popülasyon genomiği alanı, evrim ve genomla ilgili çıkarım yapmak için genomun popülasyon içi ve popülasyonlar arası yapısını inceler.

Popülasyonların birbirinden bağımsız olarak evrimleşmesi genetik ıraksamaya neden olur. Genomun çeşitli bölgelerinin birbirlerinden oldukça farklı düzeylerde genetik ıraksama göstermesi beklenir (Nosil ve ark. tarafından incelenmiştir, 2009). Bazı bölgelerde popülasyonlar arasında neredeyse hiç farklılaşma görülmezken, bazı bölgelerde genetik ıraksama son derece belirgindir (Şekil 1). Genomun bölgeleri boyunca gözlemlenen bu popülasyonlar arası ıraksama çeşitliliğine heterojen genomik ıraksama denir (Nosil ve ark. 2009). Popülasyonların farklılaşması ve tür oluşumu sırasında genomik ıraksamanın son derece heterojen olması beklenir, çünkü bu sırada bazı bölgelerde ıraksak doğal seçilim ile bağlantılı genetik farklılıklar birikirken, diğer bölgelerde gen akışının homojenize edici etkileri ve genetik sürüklenme tarafından rastgele farklılıkların ortaya çıkarılması için yeterli zaman olmaması ıraksamanın önüne geçer. Ekolojik sebeplerden veya genetik çatışmadan kaynaklanan seçilim, genetik sürüklenmenin stokastik etkileri, farklılık gösteren mutasyon sıklıkları, seçilim altındaki özelliklerin genetik temeli ve kromozomlardaki genler arasındaki genetik bağlantı dahil birçok unsur, heterojen genomik ıraksamaya katkıda bulunur. Popülasyonlardaki genomik farklılaşma şekilleri, bu çeşitli tarihi evrimsel ve genetik süreçler sonucunda oluşur ve birleşir. Böylece, biyologlara evrimsel ıraksamayı şekillendiren kuvvetleri yeniden oluşturma imkanı sunar.

48
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
598.5K UP
5 gün önce
Güneş, 1–2 Şubat tarihlerinde arka arkaya dört güçlü X sınıfı güneş patlaması üretti. İlk patlama 1 Şubat’ta 12:33 UTC’de X1.0 şiddetinde gerçekleşirken, yaklaşık 11 saat sonra X8.1 büyüklüğünde çok daha güçlü bir patlama kaydedildi. Bu olay, Ekim 2024’ten bu yana gözlenen en güçlü güneş patlaması olurken, ölçülen en güçlü 19. patlama olarak kayıtlara geçti. Ardından 2 Şubat’ta X2.8 ve X1.6 şiddetinde iki patlama daha meydana geldi.

NASA’nın Güneş Dinamikleri Gözlemevi tarafından kaydedilen patlamalar, NOAA’ya göre Dünya’ya dönük hareketine yeni başlayan RGN 4366 adlı büyük bir güneş lekesi grubundan kaynaklandı. Uzmanlar, bu bölgenin karmaşık yapısını koruması ve güçlü patlamalar üretmeye devam etmesi halinde, yüksek enerjili parçacık olayları ve koronal kütle atımları (CME) riskinin artabileceğini belirtiyor. CME’ler kutup ışıkları gibi görsel etkiler yaratabilse de, uydular, elektrik şebekeleri ve iletişim sistemleri üzerinde olumsuz sonuçlara yol açabiliyor.

Bilim insanları, Güneş’in 11 yıllık döngüsünün en aktif dönemini geride bırakmasına rağmen uzay havasında hareketliliğin bir süre daha sürebileceğini vurguluyor. NOAA Uzay Hava Tahmin Merkezi, önümüzdeki günlerde “daha fazla heyecan verici aktivite” beklendiğini açıkladı.

245 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
10
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Ögetay Kayalı
Yazar 4 gün önce 4 dk.

3D yazıcı, bilgisayar ortamında oluşturulan tasarım dosyalarını alıp elle tutulur gerçek nesnelere çeviren bir tür makinedir. Çok çeşitli tipleri bulunsa da günümüzde en yaygın olarak kullanılanı Fused Deposition Modeling (FDM) tipi yazıcıdır. Bu tür yazıcılar basit bir şekilde, verilen plastik materyali alır ve sıcak bir uçta eriterek arzu ettiğiniz nesneyi katman katman yazarak bir bütün haline getirir. Bu yazıda yazıcılardan bahsederken FDM tipi olanları kast ediyor olacağız.

Öncelikle yapılması gereken, elde bir tasarım dosyasının bulunmasıdır. Bunu SolidWorks gibi CAD programları kullanarak kendiniz tasarlayabileceğiniz gibi, 3D tarayıcı kullanarak bir nesneyi taratarak da elde edebilirsiniz. Yani ya gerçek bir nesneyi taratmanız ya da sanal bir nesneyi kendiniz bilgisayarda oluşturmalısınız. Buna bir diğer alternatif ise başkalarının yaptığı tasarımları ilgili platformlarda (GrabCad, Thingiverse gibi) aratarak indirmektir. Özetle, elinizde bir tasarım dosyası bulunmalıdır. Dosyanın formatı ise STLolmalıdır.

13
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Ece Müker
Ece Müker
598.5K UP
Eseri Ekleyen 3 gün önce Film
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Tüm Reklamları Kapat
IC 2118’in Cini

Cadılar Bayramı sezonundan esinlenen teleskoptan çekilmiş bu portre, korkunç görünümlü bir kozmik bulutu gösteriyor. Bu yıldızlararası sahne, Avcı Takımyıldızı yönündeki IC 2118 yansıma bulutsusunun tozlu genişliği içerisinde yer almakta. IC 2118, mahallenizden yaklaşık 800 ışık yılı uzaklıkta ve Avcı’nın ayağındaki parlak mavimsi yıldız Rigel’in yakınlarında bulunuyor. Daha geniş görüş alanındaki görünümü nedeniyle genellikle Cadı Başı Bulutsusu olarak tanımlanan bulutsu, bu sıralar gece yarısından sonraki saatlerden önce yükseliyor. Artı şeklinde parlayan yıldızlar ile burada gösterilen korkunç görüntü, Avcı’nın sıcak süper dev yıldızına doğru uzanan bir kol gibi görünüyor. IC 2118’in parıltısının kaynağı Rigel, sol üstte bu karenin hemen ardındadır.

29 Ekim 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kaynağı & Telif Hakkı: Casey Good/Steve Timmons
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 18 Eylül 2014 2 dk.

18 Eylül 2012 tarihinde Dünya'ya Japon fotoğrafçı Yoji Ookata tarafından gösterilen bu ekin çemberleri, denizin 30 metre kadar altı altında buluyor ve çapları 2.5 metreye kadar ulaşıyor. Bu halkaların elbette ekinlerle hiçbir alakası yok. Sadece şekiller, popüler kültürde "uzaylılar" tarafından yapıldığına inanılan, aslında kendilerine "ekin sanatçıları" diyen insanlarca, başkalarının tarlalarında gizlice yapılan bir sanat olan "ekin çemberleri"ne benziyor diye, denizaltındaki garip geometrik şekillere bu isim takılmış. Tıpkı gerçek ekin çemberleri gibi, denizin altındaki bu ilginç şekillerin varlığı, 1 hafta gibi kısa bir süre içerisinde komplo teorisyenlerinin ve heyecanlı hayalperestlerin ana tartışma konusu haline geldi ve yine uzaylıların ve denizaltında yaşayan gizli halkların sanatı olduğu iddia edildi. 

Gerçek ekin çemberlerinin aksine, denizaltı çemberlerinin sırrının çözülmesi çok uzun sürmedi (gerçek ekin çemberlerinin sırrının çözülmesi 35 yıldan fazla zaman aldı) ve şekilleri Dünya'ya tanıtan ilk fotoğrafçı olan Ookata, şekiller hakkında gerçeği de ortaya çıkaran isim oldu.

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
İlbey Selçuk
İlbey Selçuk
21.2K UP
İnceleyen 25 Kasım 2021
Tolga Özuygur,youtube kanalında çılgın projeler yapan bir youtuber,eğer teknolojik projeleri seviyorsanız takip edebileceğiniz kanallardan birisi.
Youtube Kanalı
9.7/10
(43 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 3 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gülfem Akdemir
Seslendiren 26 Şubat 2024 8:45
Daha önceki bir yazımızda, sağduyularımızın Dünya ve uzay konusunda bizi köklü bir şekilde yanılttığını anlatmıştık. Bu yanılgılardan birisinin, Dünya'nın...
36
Söz
Şafak Aki
Şafak Aki
117.8K UP
Alıntıyı Ekleyen 1 gün önce
Gerilemenin kapitalist ilerlemenin parçası olmasına dair bir diğer bariz vaka, güvencesiz istihdamın muazzam yükselişidir. Güvencesiz iş, bu zamana dek bir refah devleti olarak algılanan her ülkede görülen bir dizi haktan mahrum bırakır çalışanları: Güvencesiz çalışanlar sağlık sigortalarından ve emeklilik planlarından kendileri mesuldür; senelik ücretli izin yoktur; gelecek gitgide müphem bir hâl alır. Güvencesiz iş, işçi sınıfı içerisinde de, kalıcı çalışanlar ile güvencesiz çalışanlar arasında bir antagonizma üretir. Bu artan sömürünün işçi direnişini güçlendirmesi beklenirdi fakat bu vaziyet, direnişi iyice zorlaştırır ve bunun temel sebebi ideolojiktir: Güvencesiz iş, yeni bir tür özgürlük olarak sunulmaktadır. Artık kompleks bir müessesede çarkın dişlerinden biri değil, çalışmamı özgürce idare eden, yeni seçimler yapmaya, yaratıcı potansiyelimin bambaşka yanlarını keşfetmeye, önceliklerimi seçmeye özgür, kendimin patronu, kendimin girişimcisiyimdir...
Kaynak: Umutsuz Olma Cesareti
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close