Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 22 Ocak 2012 25 dk.

Öncelikle, bu makalemizin, "Evrim Ağacı" Nedir, Nasıl Tasarlanır? Soy Ağaçları ile Evrim Ağacı Arasındaki İlişki Üzerine... başlıklı yazımızın içerisinde geçen bir kısmın oldukça geliştirilmiş ve zenginleştirilmiş hali olduğunu belirtmek isteriz. Ancak burada daha geniş bir şekilde işlememizin, okurlarımızın evrimi kavraması açısından çok daha faydalı olacağını düşünüyoruz. Üstelik bu yazı dizimizi toparlayacak ve konuyla ilgili son noktayı koyacak bir yazı olması açısından önem arz etmektedir. Umuyoruz ki tüm okurlarımıza faydalı olacaktır. Hemen, o kışkırtıcı soruyla başlayalım:

İlk olarak, konu hakkında uzman olmayan kişiler tarafından yönlendirilen bu tür yargılayıcı soruların neredeyse her zaman hatalı olduğunu belirterek başlayalım. Örneğin, soru içerisinde "şöyle böyle, dolayısıyla evrimin gerçekleşmesi mümkün değildir." kalıbı, soruyu baştan sona hatalı kılmaktadır; çünkü soru sahipleri, konuyu tam olarak kavrayamadan yargılara varmaktadırlar. Yani soruya anlam yüklemektedirler. Bu da, bilimsel açıdan hatalı bir yaklaşımdır. Çünkü az sonra göreceğimiz gibi, bir neslin önceki ve sonraki neslinin kendisiyle aynı türden olmasının evrime engel olan hiçbir tarafı yoktur; tam tersine, evrimin öngördüğü zaten kısa nesillerde fiziksel değişim ve dolayısıyla bariz türleşmelerin yaşanmasının pek mümkün olmadığıdır. Ancak öncelikle bazı bilgiler vermemiz gerekmektedir.

123
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İlanYazı Yarışması
Sultan Doe
İlanı Ekleyen 6 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz1 Şubat
Kitap Okuma Challenge
01 Şubat 2026 22:36 tarihinden 04 Ocak 2027 22:29 tarihine kadar.

Habitify’da kitap okuma challenge’ı başlattım.

Challenge detayı:

  • Her gün minimum 30 dakika kitap okuma
  • Tür serbest
  • Günlük check-in Habitify üzerinden
  • Amaç: zinciri bozmadan okuma alışkanlığı kazanmak
     

Katılmak isteyenler aşağıdaki link üzerinden dilediği zaman challenge’a dahil olabilir. Challenge başlamış olup istediğiniz zaman katılabilirsiniz

Birlikte motive olalım.

#kitapokuma #habitify #readingchallenge

Devamını Göster
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arsel Berkat Acar
Çeviren 26 Aralık 2015 2 dk.

Suya florürün katılmasını topluma karşı işlenen en büyük dolandırıcılığın olduğuna inanan bir avukatla karşılaşmıştım. Diğer kişiler de JFK (John Kennedy), RFK (Robert Kennedy), MLK Jr. (Martin Luther King Jr.), Jimmy Hoffa ve Prenses Diana'nın kimler tarafından öldürüldüklerini anlatarak beni saatlerce nefes kesici hikayeleriyle güldürdüler.

Aynı şekilde Federal Reserv'in, Yeni Dünya Düzeni'nin, Trilateral Komisyon'un, Dış-işleri Meclis'in, Yale Üniversitesi'nin gizli topluluğu olan Skull and Bones'un, Tapınak Şövalyeleri'nin, Masonların, İlluminati'nin, Bilderberg Grub'un, Rothschild'ların, Rockefeller'lerin ve Siyonistler'in hain planlarına dair bahsettiler. Bunlara inananların sayısı o kadar fazla ki, Dünya'yı nasıl ele geçireceklerine dair bir toplantı yapmak isteseler Madison Sqaure Garden gibi devasa bir spor kompleksinde buluşmaları gerekecek.

32
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Bizler, yaban hayatta bir fil görme ihtimali olan son nesil olabiliriz; çünkü kaçakçılar, dişleri için filleri muazzam bir hızla öldürüyorlar. Neden?
Zişan Işık
Zişan Işık
109.5K UP
Yazar 3 gün önce 5 dk.

Nöronların aktivitesini dışarıdan kontrol etmek, modern nörobilimin en temel hedeflerinden biridir. Beynin hangi devrelerinin hangi davranışları ürettiğini anlayabilmek, yalnızca nöronların doğal aktivitesini gözlemlemekle değil, bu aktiviteye nedensel biçimde müdahale edebilmekle mümkündür. Bu nedenle nöron kodlama yaklaşımları, günümüzde nörobilim araştırmalarının merkezinde yer almaktadır.

Nöron kontrolünde çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Çoğunluğu ışık temelli yaklaşımlar olsa da bu teknikler her deneysel koşul için ideal değildir. Beyne fiber optik yerleştirilmesi, ışığın biyolojik dokuda sınırlı yayılımı, uzun süreli ve sürekli modülasyon gereksinimi gibi durumlar; farklı kontrol mekanizmalarına duyulan ihtiyacı artırmıştır. Özellikle davranışsal deneylerde veya saatler süren devre manipülasyonlarının gerekli olduğu çalışmalarda ışık temelli yöntemler pratik sınırlamalarla karşılaşabilir.

9
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İbrahim Halil Bağmancı
5 gün önce
“Bilimle kavga eden şey din değil;
bu toplumun düşünmeyi günah sayan zihniyetidir.” İBRAHİM HALİL BAĞMANCI

88 görüntülenme
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Esra Akkoyun
Esra Akkoyun
3,500 UP
Çeviren 14 Ağustos 2018 11 dk.

Bir kişinin genlerinin davranışı sadece genlerin DNA dizilimine bağlı değildir, epigenetik faktörler de gen davranışlarını etkiler. Bu faktörlerdeki değişiklikler hastalıkta önemli bir rol oynayabilir.

Dış çevrenin genler üzerindeki etkisi hastalığa yol açabilir ve bu etkilerin bazıları insanlarda kalıtsal olabilir. Çevresel faktörlerin bir bireyin yavrusunun genetiğini nasıl etkilediğini araştıran çalışmalar tasarlamak zordur. Fakat toplumsal düzenin oldukça merkezileştirilmiş olduğu bazı bölgelerde, aileleri etkileyebilecek çevresel bilgi elde edilebilir. Örneğin İsveç bilim insanları son zamanlarda beslenmenin kalp ve damar hastalıkları ve diyabetle ilişkili ölüm oranını etkileyip etkilemediğini ve bu etkilerin ebeveynlerden çocuklara ve torunlara geçip geçmediğini inceleyen araştırmalar yürüttüler (Kaati et al., 2002). Bu araştırmacılar İsveç’teki ailelerin 1980’lerden başlayarak üç nesil boyunca yıllık mahsullerinin ve yiyecek fiyatlarının kayıtlarını inceleyerek bireylerin yiyeceğe ne kadar erişimi olduğunu tahmin ettiler. Araştırmacılar, bir babanın ergenliğinden hemen önceki gelişiminde kritik bir dönem boyunca yeteri kadar yiyeceğe erişimi olmadığı durumlarda, erkek evlatlarının kalp ve damar hastalıklarından ölme olasılığının daha düşük olduğunu buldular. Baba tarafından büyükbaba için bu kritik dönem boyunca yiyeceğin bol olması durumunda, çocukların diyabetle ilişkili ölümleri önemli ölçüde artıyordu. Aşırı yiyeceğin babanın dönemine denk düşmesi durumunda ise çocukların diyabetle ilişkili ölümleri azalıyordu. Bu bulgular, diyetin bir ailedeki erkekler tarafından nesilden nesile aktarılan  gen değişikliklerine sebep olabildiğini ve bu değişikliklerin bazı hastalıklara karşı hassasiyeti etkileyebildiğini göstermektedir. Peki, bu değişiklikler nelerdir ve nasıl hafızada tutulur? Bu tarz soruların cevapları epigenetik kavramının içinde yer alır.

100
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 15 Temmuz 2015 4 dk.

Kilo vermek, günümüzde giderek artan sayıda bir insan kitlesinin en hayati hedeflerinden birisidir. Obezite gibi ölümcül bir hastalık en sıklıkla Amerikan halkının sorunu gibi gözükse de, tüm Dünya giderek artan bir hızla bu hastalığın avuçları arasına girmektedir. Geride bıraktığımız 33 sene, obezite hastalığının en yoğun olarak çalışıldığı dönem olmuştur. Bu 33 yıllık süre zarfında 188 farklı ülkeden toplanan verilere göre obezite, tüm Dünya'daki yetişkin insanlar arasında %28 oranında, çocuklar arasındaysa %47 oranında artış göstermiştir. Yani 1980'li yıllarda Dünya'daki obez ve aşırı kiloluların sayısı 857 milyon civarındayken, 2013 yılında bu sayı 2.1 milyarı aşmıştır! 

2.1 milyar! Bunun ne demek olduğunu bilemiyoruz anlıyor musunuz? Dünya'da neredeyse her 3 insandan 1 tanesi obez! Şu anda Dünya'daki obez sayısı, 1927 senesindeki Dünya toplam nüfusundan fazla! ABD, obezitenin en sık görüldüğü (%13) ülkelerden birisi olsa da, hayat kayıpları bakımından durum %5 oranındadır ve diğer birçok ülkeden düşüktür. Yani obezite, artık "Amerika'nın sorunu" falan değildir. Bunu en net şekilde gösteren veriler, son 30 sene içerisinde dişiler arasındaki obezitenin en hızlı artış gösterdiği ülkelerin Mısır, Suudi Arabistan, Umman, Honduras ve Bahreyn olduğu gerçeğidir. Erkeklerdeki en hızlı obezite artışı ise Yeni Zelanda, Bahreyn, Kuveyt, Suudi Arabistan ve ABD'dedir.

50
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
187.3K UP
Türü Ekleyen 6 gün önce
Streptophyta, kara bitkilerinin tamamını ve onların en yakın alg akrabalarını kapsayan, Bitkiler Alemi içindeki temel bir üst şubedir. Bu takson, tatlı su algleri ile kara bitkileri arasındaki evrimsel geçişi temsil eder ve yeryüzündeki bitkisel yaşamın karasal ortama uyum sürecini anlamak açısından kritik öneme sahiptir. Streptofitler, fotosentez yapabilen ökaryotik organizmalardır ve klorofil a ve b pigmentlerine sahiptirler.

Bu grup, hücre duvarlarında selüloz bulunması, plazmodesmata benzeri hücresel bağlantıların varlığı ve hücre bölünmesi sırasında fragmoplast oluşumu gibi özelliklerle diğer alg gruplarından ayrılır. Streptophyta üyeleri, sucul yaşamdan karasal yaşama geçişte su kaybını önleyen yapılar, çok hücreli organizasyon ve doku farklılaşması gibi temel adaptasyonların evrimleştiği soy hattını oluşturur.

Streptophyta, ekolojik olarak gezegenin en önemli biyolojik gruplarından biridir. Kara ekosistemlerinin temel üreticileri bu soy içinden çıkmıştır; atmosferdeki oksijen dengesinin korunması, karbon döngüsü ve toprak oluşumu gibi süreçlerde merkezi rol oynarlar. Bu üst şube altında yosunlar, eğrelti otları, açık tohumlular ve kapalı tohumlular gibi tüm kara bitkileri yer alır. Bu nedenle Streptophyta, bitkisel yaşamın evrimsel temelini oluşturan ana taksonlardan biri olarak kabul edilir.
2
Tüm Reklamları Kapat
Yasemin Akın
Yasemin Akın
207.1K UP
Çeviren 13 Aralık 2020 28 dk.

Gaia ilkesi olarak da bilinen Gaia hipotezi, Dünya'daki tüm organizmaların ve inorganik çevrelerin, gezegendeki yaşam koşullarını koruyan, tek ve kendi kendini düzenleyen karmaşık bir sistem oluşturmak için yakın bir şekilde entegre olduğunu öne sürer. Yani gezegenin başlı başına canlı bir organizma olduğunu savunan görüştür. İsmi, Yunan mitolojisinde "Gaia" adı verilen, yeryüzünü simgeleyen ve yeryüzünün vücut bulmuş hali ("toprak ana") olan Tanrıçadan gelmektedir.

Gaia hipotezinin araştıran bilim insanları, tercih edilmiş bir homeostazda (iç korunum) biyosferin ve yaşam formlarının evriminin küresel sıcaklık, okyanus tuzluluğu, atmosferdeki oksijen ve diğer yaşanabilirlik faktörlerinin dengesine nasıl katkıda bulunduğunu gözlemlemeye odaklanır. Gaia hipotezi kimyager James Lovelock tarafından formüle edildi ve 1970'lerde mikrobiyolog Lynn Margulis tarafından Lovelock ile birlikte geliştirildi. Başlangıçta bilim camiası tarafından düşmanlıkla karşılansa da, şimdilerde jeofizyoloji ve yerküre sistem bilimi disiplinlerinde inceleniyor; ayrıca biyojeokimya ve sistem ekolojisi gibi alanlarda bazı ilkeleri benimsendi. Bu ekolojik hipotez, belirsiz bir felsefe ve hareket altında, sosyal bilimler, siyaset ve din alanlarında analojilere ve çeşitli yorumlara da ilham vermiştir.

124
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 1 Kasım 2014 16 dk.

Her ne kadar halk arasında ayıp olarak görülüp utanç kaynağı olsa da, penis, vajina, meme ve testis gibi organların türümüz ve genel olarak hayvanların var oluşu için ne kadar önemli araçlar olduğu aşikardır. Dolayısıyla bu tabuları yıkıp, son derece doğal ve sıradan bir olgu olan, biyolojik varlığımızın yegâne kaynağı olan seksin detaylarından haberdar olmamız gerekiyor. Örneğin penis ile ilgili benzer bir içeriğimizi buradan görebilirsiniz. Cinsellik ile ilgili tüm yazılarımızı buradan görebilirsiniz. Konuyla ilgili bir yazı dizimizi buradan okuyabilirsiniz.

Eğer cinsel organlardan söz edilmesi sizi rahatsız ediyorsa, bu noktada okumayı kesmenizi tavsiye ederiz. Ancak eğer ki varlığımızın nadide sebeplerinden biri olan bu organı tanımak istiyorsanız, faydalı olacağını umduğumuz bu yazımızı okuyabilirsiniz. İyi okumalar.

300
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Buğra Ünal
Seslendiren 22 Ekim 2024 49:34
-Intel’de kara bulutlar eksik olmuyor -Apple’dan yeni iPad Mini -Devlerin Ar-Ge bütçeleri
21
Wggw 2772
Üye 5 gün önce Henüz cevap yok.
Albert Einstein nasıl bu kadar zeki olduğunu merak ediyorum
5
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

İnceleme
Yağız Ziya Tuştaş
İnceleyen 24 Ocak
sana diyorum ahmed, düşme dönüşme merak etme merak ettiğine dönüşürsün ahmed!
Film
4.2/10
(5 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Discord
Eser
Ahmet Özkaya
Ahmet Özkaya
165.3K UP
Eseri Ekleyen 15 Kasım 2021 Kitap
10.0/10
(4 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Dikkatimizi Evren ile ilgili gerçeklere ne kadar çok çevirirsek, içimizdeki yok etme güdüsü bir o kadar azalacaktır.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
20
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close