Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
187.3K UP
Türü Ekleyen 4 gün önce
Muraenidae familyası, sıcak ve ılıman denizlerde yaşayan, kaya ve mercan resiflerine sıkı şekilde bağlı, son derece bölgeci ve savunmacı yılanbalığı benzeri balıkları kapsar. Müren balıkları genellikle kayalık oyuklarda, resif çatlaklarında veya mağaramsı yapılarda saklanarak yaşar ve bulundukları alanı aktif biçimde sahiplenir. Bu alanlara yapılan ani veya yakın temaslar, mürenler tarafından doğrudan tehdit olarak algılanır.

Müren balıklarının saldırgan olarak tanınmasının temelinde koruma içgüdüsü yatar. Beslenme ya da avlanma sırasında değil, çoğunlukla yaşam alanlarının ihlal edildiğini düşündüklerinde savunma davranışı sergilerler. Güçlü çene kasları ve geriye doğru kıvrılmış, son derece keskin dişleri sayesinde yakaladıkları nesneyi ya da canlıyı kolay kolay bırakmazlar. Isırma sırasında çenelerini kilitleyerek tutunma davranışı göstermeleri, savunma reflekslerinin bir parçasıdır ve bu nedenle müren ısırıkları ciddi doku hasarına yol açabilir.

Bu familyanın üyeleri çoğunlukla gece aktiftir ve etçil beslenirler; balıklar, kabuklular ve yumuşakçalar temel besin kaynaklarını oluşturur. Görme duyuları sınırlı olmasına rağmen koku alma duyuları son derece gelişmiştir. Uzun, silindirik vücut yapıları ve yüzgeçlerin büyük ölçüde körelmiş olması, dar kaya aralıklarında hareket etmelerini kolaylaştıran önemli adaptasyonlardır.

Muraenidae, ekosistem içinde av–avcı dengesinin korunmasında önemli rol oynar. Aynı zamanda mercan resiflerinde yaşayan canlı çeşitliliğinin düzenlenmesine katkı sağlar. Bu familyaya ait türler genellikle insanlara karşı sebepsiz saldırgan değildir; ancak mesafeli yaklaşılması gereken deniz canlıları arasında yer alırlar. İnsanlarla yaşanan olumsuz etkileşimlerin büyük çoğunluğu, mürenlerin saklandığı alanlara bilinçsizce yaklaşılması sonucu ortaya çıkar.
0
Tüm Reklamları Kapat
Deha Kaykı
Deha Kaykı
199.4K UP
Yazar 21 Ocak 2024 33 dk.

Günümüzde gerçekleşen habitat kayıpları biyoçeşitliliğin hızla azalmasına neden olmaktadır. Nesli tükenmekte olan türler; iklim değişikliği, avlanma, kirlilik ve habitat kaybı gibi birçok faktöre maruz kalarak dünya üzerindeki varlıklarını devam ettirmeye çalışmaktadır. Özellikle de yaşanan habitat kayıpları birçok türün neslinin tükenme tehlikesi altına girmesinin başlıca nedenlerinden biridir. Bu durum, türlerin göç yollarını keserek ve nüfuslarını azaltarak onları olumsuz etkilemektedir. Bu sorunların ortaya çıkmasındaysa insan etkisi önemli bir yer tutmaktadır. Hızla artan nüfus ve talepler, doğal kaynakların aşırı kullanımına ve ekosistemlerde daha fazla baskıya neden olmaktadır.

Dolaysıyla nesli tükenmekte olan türleri ve habitat kayıplarını durdurmak için eyleme geçilmesi gerekmektedir. Koruma çabalarını, doğal yaşam alanlarının sürdürülebilir kullanımını teşvik etmek ve nesli tükenmekte olan türleri korumak için stratejiler geliştirmek üzerine odaklanılmalıdır. Bu durum, koruma projelerine ve stratejilerine var olan ihtiyacı artırarak ekosistemlerdeki türlerin genetik çeşitliliği, doğal yaşam alanlarını ve ekosistem işlevselliğini koruma çabalarını içeren koruma biyolojisi (İng: "conservation biology") alanın doğmasını sağlamaktadır. Koruma biyolojisi kapsamında koruma projelerini gerçekleştiren bilim insanları, bazı durumlarda ekosistemleri ya da ekosistem birimlerini incelemek ve bunların tamamını korumaya yönelik tedbir almak yerine belirli bir ekosistem bütününü temsil eden temsilci türlere (İng: "representative species") odaklanmaktadır. Bu makalede koruma planlamaları, koruma planlamalarında kullanılan tür çeşitleri, koruma biyolojisi ve koruma biyolojisinin alt araştırma alanları gibi konular ele alınacaktır.

28
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Seda Baştürk
Seda Baştürk
193.5K UP
Çeviren 13 Nisan 2021
Bu süpernova şok dalgası, saatte 500.000 kilometreden fazla bir hızla yıldızlararası uzayda ilerliyor. Orta bölgede, keskin ayrıntıları ile dikkat çeken renkli bileşen göz kamaştırıyor. İnce, parlak ve örgülü iplikler aslında yandan görülen kozmik ışıltılı bir gaz tabakasına ait uzun dalgalanmalardır. NGC 2736 olarak kataloglanan nesnenin uzun görünümü ona popüler adı olan Kalem Bulutsusu adını verir. Yaklaşık olarak 5 ışık yılı uzunluğunda olan ve 800 ışık yılı uzaklıkta yer alan Kalem Bulutsusu, Vela süpernova kalıntısının sadece küçük bir bölümünü temsil ediyor. Vela kalıntısının kendisi ise yaklaşık 100 ışık yılı çapındadır. Yaklaşık 11.000 yıl önce patlayan bir yıldızın genişlemekte olan enkaz bulutudur. İlk başta, şok dalgası saatte milyonlarca kilometre hızla hareket ediyordu ancak dikkate değer ölçüde yavaşlayarak yıldızlararası maddeyi süpürdü. Bu dar bant ve geniş alan görüntüsü, iyonize olmuş haldeki hidrojen ve oksijen atomlarının karakteristik parıldamalarını sırasıyla kırmızı ve mavi renklerde göstermekte.
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ahmet Caner Sönmez
Çeviren 9 Mart 2014 5 dk.

Yeni araştırmalar hem bitkiler, hem de hayvanların aynı matematiksel ve fiziksel prensiplere cevap olarak evrimleştiğini gösteriyor. Araştırmacılar, Kleiber Kanunu’nun altında yatan mantık doğrultusunda çalışarak (metabolizma kütlenin dörtte üçüncü kuvvetine eşittir) ve bunu bitkilerin ve hayvanların geometrilerine ayrı ayrı uygulayarak, bitkilerin ve hayvanların birbirlerine eşdeğer ölçüde enerji verimlilikleri gösterdiklerini buldular.

Neden bir farenin yaşamı boyunca atan kalp atışlarının sayısı bir filinkiyle neredeyse aynıdır? Farenin yaklaşık 1 yıl yaşamaya; filin ise 70 kere kış mevsimi görüp geçirmesine yeten bir ömrü olmasına rağmen? Neden küçük bitkiler ve hayvanlar, büyük olanlardan daha hızlı olgunlaşır? Niçin doğa bu kadar aşırı uçta farklı biçimler seçmiştir? Çiçek açan bir ağacın endamlı güzelliği ve bir kaplanın korku salan simetrisi gibi...

10
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sıla Gürçınarlı
Çeviren 3 gün önce 10 dk.

Her yıl, geleceğin bilim iletişimcilerine sözde bilim hakkında konuşmak üzere Ottawa Üniversitesinde davetli konuşmacı olarak yer alıyorum. Öğrencilere bilim ve sözdebilim arasında net bir sınır olmadığını, bunun daha çok bir spektrum olduğunu ve bir şeyin nerede yer aldığını belirlemenin zor olabileceğini göstermek için giderek daha karmaşık örnekler kullanıyorum.

Osteopati, bu spektrumda konumlandırılması zor olan karmaşık örneklerden biridir. Sahte bir bilim mi? Henüz oluşum aşamasındaki bir bilim mi? Yoksa, bilim felsefecisi Paul Thagard'ın sözde bilimsel olduğu açıkça ortaya çıkmadan önce astrolojiye de yapıştırılabileceğini söylediği "umutsuz bir proje" mi?

10
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Eren Gürleyük
İnceleyen7 6 gün önce
Sofi’nin Dünyası, ilk çağlardan bugüne felsefe tarihinin geniş bir özetini sunan; bunu da insanı boğmadan, merakı canlı tutarak yapabilen ender kitaplardan biri. Evet, yer yer “blöfçünün rehberi” tadında bilgiler verir; ancak adı geçen filozofların düşünce sistemleri için sağlam bir başlangıç noktası olma işlevini fazlasıyla yerine getirir.

Bu kitaptan alınan ilk ivmeden sonra derinleşmek elbette okura kalmıştır. Ama felsefeye ilgiyi uyandırmak, kapıyı aralamak konusunda son derece başarılıdır. Hem bir felsefe tarihi kaynağı gibi başvurulabilir, hem de merakla okunur.

Her ne kadar birileri tarafından “sıçılmış bir kitap” diye küçümsenmiş olsa da, yirmi beş yüzyıllık düşünsel birikimi bu kadar düzenli ve erişilebilir biçimde bir araya getiren bir eserin bu sıfatı hak ettiğine inanmak pek mümkün değil.
7.0/10
(2 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Sofies verden
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 23 Ağustos 2011 4 dk.

"Mantık hatası" kalıbı, tıpkı "teori" sözcüğü gibi günümüzde, günlük dilde farklı, bilimde ve felsefede ise farklı anlamlarda kullanılan bir kalıptır. Günlük yaşantımızda genellikle anlayamadığımız ya da anlayamayacağımız kadar karmaşık olan olaylar için “Bu işte bir mantık hatası var.” deriz. Ancak bilim dünyasında mantık hataları, günlük dildeki kullanımı kapsamakla birlikte, burada göreceğiniz gibi çok daha geniş bir alanı içine almaktadır.

Mantık Hatası (İng: "Logical Fallacy"), isimden de anlaşılabileceği gibi, temel olarak, mantıklandırma sürecinde yapılan her türlü hata anlamına gelmektedir. Ancak mantık hataları, olgusal (gerçeksel) hatalardan (İng: factual error) farklıdır. Örnekleyelim:

177
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 21 Ağustos 2013 24 dk.

Hayat, sağ elini kullanmayı tercih eden ("sağlak") insanlar için tasarlanmıştır. Çünkü popülasyonun %85-90 civarı, sağ elini kullanmaktadır; geriye kalan %10-15'lik kesim sol elini kullanmayı tercih eder ("solak"). İyi ama neden? Bunu belirleyen ne? El tercihi, hangi faktörlerden etkilenerek oluşuyor? Bu yazımızda, el tercihi ya da ellilik olarak bilinen bu konuya ve bunun evrimine değineceğiz.

Ellilik (el tercihi, el kullanımı) olarak bilinen ve halk arasında genelde "sağlaklık ve solaklık" olarak kullanılan bu kavramın ne yazık ki evrensel ve net bir tanımı bulunmamaktadır. Ancak sıklıkla başvurulan tanımı üzerinden gidecek olursak, bir insanın günlük yaşantısı içerisinde öncelikli olarak tercih ettiği el ve ayak kullanımıdır. Yani bir şeye uzanmak için genellikle sağ elinizi kullanıyorsanız "sağlak", sol elinizi kullanıyorsanız "solak" olarak bilinirsiniz. Aynı durum ayaklar için de geçerlidir, ancak burada sadece el olarak bahsedeceğiz.

174
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikSeminer
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 1 ay önce İstanbul₺250,0017 Ocak
Egzersiz Üzerine: Hareketin Evrimi ve Modern Hareketsizlik
17 Ocak 2026 14:00 tarihinden 17 Ocak 2026 17:00 tarihine kadar.

İlk insanların doğal olarak hareketli yaşam tarzından modern dünyanın uzun süreli oturmaya dayalı düzenine geçişi ele alınacaktır. Hareketsizliğin omurga, eklem ve kas sistemi üzerindeki etkileri; ağrı, fonksiyon kaybı ve postür bozuklukları gibi sonuçlar bilimsel veriler ışığında incelenecektir. M.Sc. Egzersiz Uzmanı Doğa Altıntaç’ın sunumuyla doğru egzersiz prensipleri, hareket kalıpları ve günlük yaşamda uygulanabilir çözümler üzerinde durulacaktır.

Tarih: 17 Ocak 2026, Cumartesi
Saat: 14.00 – 17.00
Yer: Vogs Coffee, Bahariye

Katılımcılar için temel amaç: vücut farkındalığı kazanmak, hareketsizliğin fizyolojik etkilerini anlamak ve bunlarla başa çıkmak için uygulanabilir, bilim temelli stratejiler edinmek.

Devamını Göster
25
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bilim haberlerimizi ve diğer yazılarımızı Google Haberler'de görmek için bizi takip etmeyi unutmayın.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Söz
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
132.2K UP
Alıntıyı Ekleyen 1 saat önce
Tahirle Zuhre Meselesi

Tahir olmak de ayip degil Zuhre olmak da
hatta sevda yuzunden olmek de ayip degil,
butun is Tahirle Zuhre olabilmekte
yani yurekte.

Mesela bir barikatta dovuserek
mesela kuzey kutbuna kesfe giderken
mesela denerken damarlarinda bir serumu
olmek ayip olur mu?

Tahir olmak da ayip degil Zuhre olmak da
hatta sevda yuzunden olmek de ayip degil.

Seversin dunyayi doludizgin
ama o bunu farkinda degildir
ayrilmak istemezsin dunyadan
ama o senden ayrilacak
yani sen elmayi seviyorsun diye
elmanin da seni sevmesi sart mi?
Yani Tahir'i Zuhre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliginden?

Tahir olmak da ayip degil Zuhre olmak da
hatta sevda yüzünden ölmek de ayip degil.
Kaynak: https://web.itu.edu.tr/~altilar/siir/NazimHikmetRan/TahirleZuhreMeselesi.html (https://web.itu.edu.tr/~altilar/siir/NazimHikmetRan/TahirleZuhreMeselesi.html)
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Emrah Uzuçar
Emrah Uzuçar
17.3K UP
Gözlemi Yapan 1 gün önce Türkiye, Adana
"Bu inşa süreci, İbnü'l Arabî’nin 'Hayal Mertebesi' olarak adlandırdığı o muazzam ara kesitte, verinin maddeye dönüştüğü bir frekans aralığında gerçekleşir. Işık, sadece aydınlatan değil, dokuduğu her iplikçikte varlığı 'mümkün kılan' asıl faildir. Ancak bu tecelli, sanıldığı gibi kusursuz bir süreklilik arz etmez; aksine, her bir 'adımda' (step), sistemin doğasından kaynaklanan %1’lik bir kavrama sapması (Fazz−4) ile sarsılır. Bu sapma, evrenin neden sonsuz olmadığını ve neden kendi içine doğru bir girdap gibi çökmeye mahkum olduğunu açıklar. Zenodo üzerinde DOI (https://doi.org/10.5281/zenodo.18183914) ile kayıt altına aldığımız bu asimptotik sınır, fiziğin katı yasaları ile mistisizmin 'noksanlık' öğretisinin kesiştiği o mutlak noktadır: Evren, tamama ermek isteyen ama her seferinde 'eksik kalan' devasa bir bilgi işleme sürecidir."
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Yasemin Akın
Yasemin Akın
207.1K UP
Uyarlayan 13 Ocak 2021 16 dk.

Kromatografi, karışımları bileşenlerine ayırmak için basit veya karmaşık yöntemlerle laboratuvarda gerçekleştirilen bir tekniktir. Kağıt kromatografisi ve ince tabaka kromatografisinden, gaz kromatografisine kadar birçok farklı kromatografi türü vardır.

Kromatografi, ayrıştırılmak istenen bileşenin sabit bir faza eklenmesi ve bu sabit faz üzerinde akan bir başka hareketli faz sayesinde bileşenlerine ayrılması ilkesine dayanır. Bu ayırma işlemi üzerinde etkili olan faktörler; adsorbsiyon, katı ve sıvı fazlaların özellikleri, bileşenlerin moleküler ağırlıkları ve afinitelerindeki farklılıklardır. Bu farklılıklar nedeniyle kromatografide çalışılan karışımın bazı bileşenleri fazlar içinde daha yavaş, bazıları daha hızlı hareket eder. Bu sayede karışımın bileşenleri birbirinden ayrılmış olur.

52
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj
Teşekkürler, G. Deniz Salalı!

Evrim Ağacı'na bugüne yaptığın tüm katkılar için çok teşekkürler! Evrim Ağacı'nda yayınladığın veya yayınlanmasına katkı sağladığın 3 içerik sayesinde Türkiye'de bilimsel bilgiye erişim bir o kadar kolay. Hep birlikte, daha da güzel işler başarmaya devam!

Devamını Göster
Teşekkürler, G. Deniz Salalı!
Altay Kenger
Seslendiren 21 Aralık 2020 8:44
İzleyenlerin bileceği üzere, yapacağınız her türlü işin ve eylemin, ayıplama, cezalandırma gibi dışsal etkilerden azade olduğu, meşhur televizyon dizisi...
42
Vedat Koçoğlu
Vedat Koçoğlu
112.1K UP
2 gün önce
Fraktalizm akımıma uygun gitar çizdim
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
166.7K UP
Antrenör 1 gün önce Sen de Cevap Ver

Selamlar Ayberk,

Öncellikle evet beslenmenin spordaki etkisi son derece önemlidir.

2 ay diyet yaparak kas kazanamazsın kas kazanımının öncelikli koşulu direnç egzersizleridir.

Tüm Reklamları Kapat

Vücut yağ oranına bağlı olarak herkesin beslendiği yani yüksek karbonhidrat-düşük protein-yüksek yağ döngüsü çokta istediğin gibi sonuçlar vermeyecektir. Özellikle yağ oranın %15'ten fazla ise kesinlikle yapma.

Kas gelişimi konusunda literatürde farklı görüşler hakim, kimisi kalori fazlalığının senin de bildiğin gibi olması gerektiğini savunan [1] ki ilk çalışma az da değil günlük alman gereken miktarın %40'ını destekler kimisi [2] kalori fazlasının sadece yağ olarak geri dönüşeceğini kas kazanımına bir etkisi olmadığını söylemektedir. [3] Bu çalışmada ise yağ yakarken kas kazanabileceğini önemle vurgular.

Yani bilgim ve tecrübelerimle eğer yağlıysan kesinlikle kalori açığı oluştur. Beslenmene ekstra dikkat et normal kilolardaysan günlük harcadığın kalorilere yakın alabilirsin (maintenance). Zayıfsan durumuna göre günlük alman gereken miktarın %10'u ile %25 kadar fazla kalori alabilirsin. Ancak bunları yaparken direnç egzersizlerini ve kardiyolarını aksatmamalısın(evet bulktayken bile kardiyo yapmalısın)

Eğer gerçekten değişim görmek istiyorsan antrenmanlarını sert yap(tükenişe git) iyi ve yüksek proteinli (min 1.6xkütlen) beslen, iyi dinlen(dinleme günleri ve 7-9 saat uyku), stresi kontrollü olarak al mikro besinleri de özen göster, supplementlere fazla güvenme ancak alabilirsin (kreatin kütlene göre 5-20gr) (protein tozu 1-2scoop yeterli olacaktır)

Tüm Reklamları Kapat

Ve unutma başarı devamlılıkta gizlidir.

Sevgiler,

Kaynaklar

  1. Y. Hatamoto, et al. (2024). Greater Energy Surplus Promotes Body Protein Accretion In Healthy Young Men: A Randomized Clinical Trial. Elsevier BV, sf: 48-60. doi: 10.1016/j.clnu.2024.09.035. | Arşiv Bağlantısı
  2. E. R. Helms, et al. (2023). Effect Of Small And Large Energy Surpluses On Strength, Muscle, And Skinfold Thickness In Resistance-Trained Individuals: A Parallel Groups Design. Sports Medicine - Open, sf: 102-. doi: 10.1186/s40798-023-00651-y. | Arşiv Bağlantısı
  3. C. Barakat, et al. (2020). Body Recomposition: Can Trained Individuals Build Muscle And Lose Fat At The Same Time?. Strength & Conditioning Journal, sf: 7-21. doi: 10.1519/SSC.0000000000000584. | Arşiv Bağlantısı
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Bilim Devrimcileri

Bilim Devrimcileri tarih boyunca halkın bilim algısını ve bilimin “otorite” olarak rolünü şekillendiren önemli düşünürleri mercek altına alıyor.

Bilimsel bir keşif ne zaman kabul edilen bir gerçeğe dönüştü? Bilimsel gerçekleri inkâr etmek neden kolaylaştı? Ve biz bu konuda neler yapabiliriz? Filozof ve bilim tarihçisi Robert P. Crease, Bilim Devrimcileri’nde bu soruları, bilimsel altyapının kökenlerini ve dünyanın önemli on düşünürünün bilimsel aklı şekillendirmedeki rollerini bir bir tanımlayarak yanıtlıyor.

Bilim Devrimcileri kitabında günümüz politikacıları ve hükümet yetkilileri; bilim insanlarını bilim dışı yorumlarıyla eleştirirken, bu güvensizlik düzeyine nasıl geldiğimizi ve bundan nasıl kurtulabileceğimizi örnekleriyle ortaya koyuyor. Eserde tarih boyunca gözlerini kırpmadan hayatlarını da tehlikeye atarak bilimsel aklı üstün kılmaya çalışan on düşünür ve bilim devrimcisine yer veriliyor. Bilimin cehaletinin ve yanlış kullanımının insan yaşamına ve kültüre yönelik en büyük tehdidi nasıl oluşturduğu inceleniyor.

Bilimi ortak yarar için uygulamanın ne anlama geldiğine ve bilimden bağımsız siyasi eylemin tehlikesine dair güncel ve önemli bir araştırma olan Bilim Devrimcileri, hem mevcut bilim karşıtı söylemin kökenlerini hem de modern dünyanın dağılmasını önlemek için neler yapılabileceğini anlamamıza yardımcı oluyor.

Devamını Göster
₺221.00
Bilim Devrimcileri
Rüzgar hasta eder mi? Batı Afrika'da, belki!
Kenan Can Akdamar
Üye 19 Temmuz 2023 1 Cevap
Etrafımda dikenler olduğu için çok net bir fotoğraf elde edemedim.
284 görüntülenme
Bu örümceğin türü nedir?
Bu örümceğin türü nedir?
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close