Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 29 Haziran 2011 50 dk.

Elbette evrimsel biyoloji söz konusu olduğunda, soruların ucunun Tanrı inancına ve dinlere gelmemesi oldukça zor. Doğadaki evrim yasasının her ne kadar kütleçekimi yasasından veya kimyasal maddelerin tepkime dinamiklerini belirleyen yasalardan hiçbir farkı olmasa da ve her ne kadar Evrim Ağacı olarak biz, bugüne kadar bütün konuları bilimsel bir çerçeveden ele alıp, şahsi inançlara yönelik yorumlardan kaçınmış olsak da, ister istemez okurlarımız bizim halk arasında yaygın olarak Tanrı inancını bilimsel olarak nasıl izah edebileceğimizi, tanrıların, dinlerin ve bu inançların spesifik argümanlarının gerçeklik payı olup olmadığını ve Tanrı/din kavramını var oluşun neresine yerleştirmemiz gerektiğini soruyorlar.

Ne yazık ki bu soruların hepsinin cevabını veremeyiz; çünkü... Bilmiyoruz. Hatta halk arasında yoğun bir kamplaşma olsa da ve tutkuyla savunulan argümanlar/iddialar aksi yönde bir izlenim verse de, tarafların hiçbirinin yukarıdaki soruların nihai ve gerçek yanıtlarını bilmediğini de rahatlıkla iddia edebiliriz. Dolayısıyla biz, bu konuda bilimsel olarak sonlandırılmamış bir tartışmayı Evrim Ağacı olarak sonlandırma iddiasında olamayız - bugüne kadar hiç olmadık da. Ancak şunu yapabiliriz: İnsanı ve Evren'i tamamen doğal bir varlık olarak gören bilimin, "Eğer Evren bir süperbilinç tarafından var edilmediyse ve insan da dahil her şey doğal süreçlerle var olduysa, insanlar arasında görülen dini inançları ve Tanrı kavramlarını bilimsel ve doğal olarak nasıl izah edebiliriz?" sorusuna verdiği yanıtları size aktarabiliriz. Bu yazıda da yapacağımız bu olacak.

208
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
🧠 Bilimsel merak, ironi ve mesafeli mizah!
“I Don’t Believe in Humans” Uzun Kollu Sweatshirt, tek bir cümleyle güçlü bir duruş sergileyen tasarımlardan biri.

👕 Günlük kullanım için uygun bu uzun kollu ürün, sade tasarımı sayesinde kombinlerde kolayca yer bulur. Unisex yapısı, farklı stillere ve bedenlere uyum sağlar.

✨ Bu tasarım; sloganlı ürünlerden hoşlanan, düşünceyi mizahla ifade etmeyi seven ve sıradan mesajlardan uzak durmak isteyenler için öne çıkar. Gösterişsiz ama net bir ifade arayanlara hitap eder.

🛒 Bilimle, mizahla ve stil ile bağ kuran bu ürünü Agora Bilim Pazarı’nda inceleyebilir, koleksiyonuna ekleyebilirsin.
İnceleme
Berk Mutlu
Berk Mutlu
12.1K UP
İnceleyen 4 gün önce
"El Hoyo" yani çukur denilen bir yerde geçiyor tüm film. İspanyol yapımıdir ve başrolü Iván Massagué(goreng) dir.
Film goreng çukura kayıt olmasıyla başlıyor ve ardından platformdaki ilk günü geliyor, filmin baş ve ortası hızlı geçiyor son kısımlara göre. Herkese hitap edecek bir yapıt değil sıkılabilirsiniz çünkü konusu biraz komplike bir şey izlerken basit gibi görünecek ama olsun.
Bana kalırsa izleyin güzel film.


Eger sıkılmam sabırlıyım(ki beğenirseniz zaten sıkılmazsiniz hiç) derseniz alttaki yazıyı okuyun.


Geçen hafta bunu 2. kez izledim filmi izlerken kendinizi vermeye çalışın lütfen basit bir film değil bu sanacaginiz kadar , tıpkı eski filozofların 'ütopya' ları gibi kusursuz bir toplum oluşturmaya çalışılıyor ancak kesinlikle imkansız diyebiliriz. Filmin başinda 132 kattan oluşan bir platform olduğunu sanacaksiniz ancak bu zamanla değişecek yani biz sonradan ogrencez gerçeği. Filmin temelinde yatan düşünce basit, İnsanlar aç gözlü olmaz,birbirlerine saygı ve haklarına saygı duyarlarsa kusursuz barış ve düzen sağlanır. Ancak filmde kişiler açlık ile sınanıyor Platformda kişi başına 1 öğün olacak yani herkes kendi payına yeticek şekilde yemek yese herkesin günü rahatlıkla geçirebileceği bir yemek dağıtımı var ancak eski tarihlerde ki gibi bir kast,hiyerarşi sistemi bulundugundan üst katlardaki kişiler alt katlardakileri adete KÖLE gibi görüyor ve onlardan üstün olduklarına inaniyorlar,dolayısıyla kendilerinin tüm yemeklere sahip olduklarını düşünüyorlar vesayre vesayre.
9.3/10
(37 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Murat Demir
Murat Demir
39.8K UP
Çeviren 6 Ocak 2021 12 dk.

5 Haziran 2020'de, Oxford Üniversitesi araştırmacıları, kendi COVID-19 aşılarının son faz klinik çalışmasında sessizce bir değişiklik yapmışlardı. GİZLİ diye not düşülen bir belgede yapılan bir değişiklikte, yeni bir denek grubu dahil edeceklerini belirtmişlerdi.

Bu değişiklik büyük ölçekli bir çalışmada önemsiz gibi gözükebilir. Ancak bu değişiklik, potansiyel olarak ciddi sonuçlar doğurabilecek bir hatayı üstünü kapatmıştı: İngiltere’deki deneklerin çoğuna, yanlışlıkla sadece yarım doz aşı verilmişti.

21
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Fatma Yaşın Tekizoğlu
Yazar 14 Haziran 2020 8 dk.

Dünya tarihi, insanların birbirine acımasız davranışlar sergilediği olaylarla doludur. Sadece son yüzyıla baktığımızda bile insanların gaz odalarında yakıldığı, akıl almaz işkenceler nedeniyle hayatlarını kaybettiği, kimyasal silahlara maruz bırakıldığı ya da cinsel şiddete uğradığı pek çok olay örneği görebiliriz. Bunlar ve benzeri acımasız eylemleri gerçekleştiren kişilerin genellikle yaptıklarından zevk aldıklarına ilişkin kanıtlar bulmak da zor değildir. Peki, insanlar nasıl bu kadar kolayca, hatta keyif alarak başkalarına zarar verebilirler?

Kötülük psikolojisine ilişkin yapılan çalışmalar bu konuya birçok farklı açıklama getirecektir. Bu noktada, mağdurları insanlıktan çıkarma eğiliminin, şiddeti kolaylaştıran hatta bundan keyif alınmasını sağlayabilen psikolojik mekanizmalar arasında en çok vurgulananlardan biri olduğunu söyleyebiliriz (Haslam, Loughnan, Reynolds ve Wilson, 2007). İnsanlıktan çıkarma (İng: "dehumanization"), en genel ifadeyle insanların diğerlerini insana özgü statünün altında ya da dışında algılanmasıdır (Haslam, 2006).

85
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
122.2K UP
İnceleyen10 3 gün önce
Mutluluk ve istikrar kavramı üzerine kurulmuş bir dünya düşünün. Aile yok. Aitlik yok. Annelik ve babalık ayıp sayılıyor. Kadınlar ve erkekler arasında eğlencelik ilişkiler desteklenirken, ciddi ilişkiler ahlak dışı sayılıyor. "Herkes herkes içindir." Gelişim yok. Sınıflara ayrılmış bu toplumda hangi sınıfa aitseniz, o sınıfın gereksinimlerine göre embriyo döneminden itibaren şartlandırılıyorsunuz.

... ve yaşadığınız hayatı ne olursa olsun seviyorsunuz. Örneğin Epsilonlardansanız kasten kısa boylu, çirkin, bedensel işinizi yapmaya yetecek kadar düşük zekalı bırakılmanıza rağmen isyan etmiyor, mutluluk duyarak çalışıyorsunuz. Ya da güzel, yakışıklı, sağlıklı, uzun boylu bir Alfa'ysanız bile sizin şartlarınıza sahip olmayan Epsilon ve Betaları sorgulamak aklınıza gelmiyor.

Bu kitabı okumadan önce konforun bu kadar ürkütücü bir kavram olabileceği aklıma gelmezdi. Okurken insan olarak zıtlıklara ihtiyacımız olduğunu düşündüm. Mutluluk kadar üzüntüye de, zevk kadar mahrumiyete de, istikrar kadar istikrarsızlığa da... Uygarlık kadar vahşiliğe de.

Vahşi ya da asıl adıyla John, ormanda Kızılderililerle büyümüş bir karakter. Böylece insanlığını koruyabilmiş. Onun sesi sizin de iç sesiniz oluyor. Sanki siz John'sunuz, sizsiniz yoz uygarlıktan zehirlenen, "soma" paketlerini avuç avuç dışarı atıp insanlara uyanmaları için haykıran...

İnanılmaz bir kitap. İnanılmaz derken lafın gelişi, inanılır, hatta ucundan kıyısından yaşadığımız bir kitap. Defalarca okuyabilirim. Elimden gelse herkese okuturdum. İnsanın özünden kopuk ütopya düşlerinin en büyük distopyaları doğurduğunu söylerdim.

Aldous Huxley'in Kadim Felsefe adında bir kitabı varmış. Doğu ve Batı felsefelerinden bahsediyormuş, Mevlana ve Gazali de varmış kitapta. Yazara saygı duydum. Zaten Cesur Yeni Dünya'nın derin bir sorgulamanın ve öze varışın meyvesi olduğu o kadar belli ki...
9.7/10
(62 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Brave New World
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
3 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Silinmiş Üye
Silinmiş Üye İnceleyen10 17 Şubat 2024
Zevkinize göre uydurabildiğiniz bir gelecek veya bir yaşantı çeşidiniz varsa bile, bu kitapta nasıl otostop çektiklerini öğrenmek sizi eğlendirecektır. Aksi halde ufuk açıcı bir kitaptır, şu "Otostopçunun Galaksi Rehberi."
10.0/10
(56 Kişi)
Puan Ver
Otostopçunun Galaksi Rehberi, #1
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Levent Özkarayel
Yazar 30 Mayıs 2011 48 dk.

Atom, kimyasal bir elementi oluşturan maddenin en küçük yapıtaşıdır. Katı, sıvı, gaz ve plazma hâlindeki her madde, nötral veya iyonize olmuş atomlardan oluşur. Çoğu atom, 1 metrenin 10 milyarda biri (yani yaklaşık 100 pikometre) büyüklüğündedir. Bu kadar küçük ölçeklerde, kuantum mekaniğinden kaynaklı etkiler maddenin davranışını domine etmeye başlar. Bir diğer deyişle, örneğin bir tenis topunun davranışlarını kestirmekte kullandığımız klasik fizik, bu ölçekte anlamını yitirir. Dolayısıyla, atomlar kadar küçük nesnelerin davranışlarını açıklayabilmek için kuantum fiziği denilen özel bir fizik türünün kullanılması gerekir.

Her atom, bir çekirdek ve bu çekirdeğin etrafına bağlı hâlde bulunan 1 ya da daha fazla sayıda elektrondan oluşur. Atom çekirdeği ise 1 ya da daha fazla sayıda proton ve nötrondan oluşur. Hidrojen atomlarının en yaygın formu hariç, bütün atom çekirdeklerinde nötronlar bulunur. Elektronlar, proton ve nötronlara göre o kadar küçüktür ki, atomun toplam kütlesinin %99.94'ünü protonlar ve nötronlar tek başlarına oluştururlar.

435
6
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Akın Karahasan
Seslendiren 15 Şubat 2022 3:44
Yeni ortaya çıkarılan bir fosil, yunus-benzeri ichtyosaurları, amfibik geçmişlerine bağlıyor. Bu fosil, yunus-benzeri ichtyosaurların kara yaşantısından...
42
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 6 gün önce İstanbul₺250,00 - ₺350,0028 Şubat
İnsan Yaşamının Psikolojik Evrimi
28 Şubat 2026 14:00 tarihinden 28 Şubat 2026 17:00 tarihine kadar.
Günümüz insanının duygu dünyasını, kaygılarını ve davranış örüntülerini anlamak için bu etkinlikte tarih öncesi yaşama bakıyoruz. Klinik psikoloji ve evrimsel perspektifi bir araya getiren bu buluşma, insanın ruhsal ve düşünsel evriminin izlerini arkeolojik kalıntılar, semboller ve erken dönem yaşam pratikleri üzerinden birlikte yorumlamayı amaçlıyor. Kaygının kökeni, aidiyet ihtiyacı, ritüellerin ve sembollerin ortaya çıkışı, duyguların neden bazen “çok eski” hissettirdiği gibi sorular; tarih öncesinden bugüne uzanan bir çerçevede ele alınıyor. İnsan davranışlarının gerçekten değişip değişmediği, yoksa yalnızca ifade biçimlerinin mi dönüştüğü tartışılıyor. Etkinlik boyunca;
  • Kaygı, korku, güven ve aidiyet gibi temel duyguların evrimsel temelleri,
  • İnsan zihninin belirsizlikle baş etme yolları,
  • Ritüellerin, sembollerin ve hikâye anlatıcılığının psikolojik işlevleri,
  • Günlük hayatta yaşadığımız stres ve tehdit algılarının “eski bir alarm sistemi” ile ilişkisi üzerine disiplinlerarası bir değerlendirme yapılacaktır.
  • Konuşmacılar:
  • Klinik Psikolog Eren Yalçın
  • Dr. Hüreyla Merel Balcı
  • Tarih: 28 Şubat 2026
    Saat: 14.00
    Mekân: Vogs Coffee, Bahariye / Kadıköy
    Devamını Göster
    4
    0 Yorum
    2
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Çağrı Mert Bakırcı
    Yazar 8 Ekim 2020 21 dk.

    Eskiden yaşamış varlıkların korunmuş kalıntıları, işaretlerine (İng: "impression)" ve izlerine (İng: "trace") fosil denir. Örneğin ölmüş bir canlıdan arta kalan kemikler, iskeletler, ayak izleri, sürünme izleri, reçine içinde korunmuş parçaları ve daha nice kalıntı fosil olarak değerlendirilebilir. Fosiller, evrim tarihini anlamamızı sağlayan veri hatlarından önemli bir tanesi olduğu için, evrimsel biyolojide, genel olarak bilim tarihinde ve evrene bakış açımızda büyük değişimler yaratmıştır.

    Dünya'daki canlılık tarihi boyunca biriken fosillerin tamamına fosil kaydı adını vermekteyiz; çünkü fosil kaydı, gezegenimizdeki yaşamın adeta bir anı defteri gibidir. Bu defterin farklı sayfaları, yaşam tarihinin farklı noktalarına denk gelir. Daha eski sayfaları açarak, daha eski fosillerden gelen verilerle Dünya'mızın daha eski tarihini keşfedebiliriz. Yakın zamanlara gelerek, bu katmanlardan çıkarılan fosillerin modern türlerin yakın akrabalarına dair bıraktığı izleri öğrenebiliriz.

    226
    1
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Çağrı Mert Bakırcı
    Yazar 29 Mart 2014 13 dk.

    Bir önceki yazımızda mutasyonların sandığımızdan çok daha hızlı ve fazla miktarda popülasyonlara dahil olduğundan bahsetmiştik. Hatırlayacak olursanız, türümüzde bile en kötü ihtimalle her nesilde ortalama 2 yeni mutasyonun popülasyona dahil olduğunu açıklamıştık. Peki bu mutasyonların evrime etkisi nedir? Bu yazımızda buna göz atacağız. Evrim ve genel olarak bilim karşıtları mutasyonlardan söz ederken "Mutasyonların hepsi zararlıdır." gibi bir argüman kullanmaktadır. Bunun ne kadar büyük bir hata olduğunu bir önceki yazımızda göstermiştik. Evrimsel biyologlar ise, bir doğa yasası olan evrimi ve bu yasanın mekanizmalarından biri olan mutasyonları anlatırken "Evrim mutasyonlarla olmaz. Mutasyonlar sadece çeşitlilik yaratabilir. Kendi başlarına evrime neden olamaz." derler. Biz de, Evrim Ağacı olarak bunu sıklıkla söyleriz. Peki bu ne demektir? Neden mutasyonlar evrime neden olamaz? Mutasyonların evrimdeki yeri nedir?

    Mutasyonların evrimle ilişkisini görmek için öncelikle evrimin "ölçü birimi" olarak düşünebileceğimiz uyum başarısı (fitness) kavramını anlamamız gerekiyor. Bunun matematiğine sonradan, özellikle seçilimin matematiksel analizini yaparken gireceğiz. Ancak şu etapta bilmeniz gereken, bir türün bir popülasyonu içerisinde yaşayan bir bireyin hayatta kalma ve üreme başarısının 0 ile 1 arasındaki (ya da yüzdelik dilimdeki) ifadesine uyum başarısı adını veririz. Uyum başarısı, hayatta kalabilme oranı ile üreme miktarına bağlı olarak hesaplanmaktadır. Bunların detaylarına daha sonradan gireceğiz. En temel düzeyde uyum başarısının, tüm popülasyon için hesaplanabileceğini bilmenizde fayda vardır. Bu tür uyum başarısına ortalama uyum başarısı adını veririz. Bir türün ortalama uyum başarısı ve bunun değişim miktarı, yönü ve hızı; o türün ne yöne doğru evrimleştiğini, yok olup olmayacağını, nesiller sonra gen frekanslarının neye evrimleşeceğini belirlemektedir. Dolayısıyla evrimin en temel kavramlarından birisi uyum başarısıdır.

    91
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Evrim Ağacı'ndan Mesaj

    Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

    Ögetay Kayalı
    Yazar 1 gün önce 6 dk.

    Sarımsak, geçmiş çağlardan bu yana, bazı olumlu etkilerle ilişkilendirildiğinden pek çok kültürde kendisine yer bulmakta ve insanlar tarafından tüketilmektedir. Bu yaygın kullanım, bilim insanlarının ilgisini çektiği için sarımsağın faydaları özelinde çeşitli araştırmalar yapılmıştır. Sarımsağın içeriğindeki çeşitli bileşiklerin insan sağlığı üzerindeki olası etkileri uzun yıllardır araştırmaların konusu olmaktadır. Bu yazımızda hem akademik çalışmalardan hem de halk arasında sarımsağa atfedilen bazı özelliklerin bilimsel açıdan yeterince desteklenmediğinden bahsedeceğiz.

    Sarımsak, Latince adıyla Allium sativum, aslında soğanların dahil olduğu Allium cinsine ait bir türdür. Bizlerin de bildiği en yakın akrabaları soğan, arpacık soğanı ve frenk soğanıdır. Çok yıllık bir bitki olsa da göreli olarak soğuk havaları tercih ettiğinden genellikle ekim-mart döneminde ekilir ve mayıs-eylül döneminde toplanır. Depolanması için çürümemesi adına kurutulması gerekir.

    5
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Arif G.
    Arif G.
    115.2K UP
    1 gün önce
    Sözün akışını bozup güzel cümleler aramaktansa, güzel cümleleri bozup sözün akışına uydurmayı tercih edin.
    23 görüntülenme
    1
    0 Yorum
    • Şikayet Et
    • Mantık Hatası
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Yaşam Ağacı Gözlemi
    Sinan Arslan
    Sinan Arslan
    108.2K UP
    Gözlemi Yapan 3 gün önce Türkiye, Eskişehir
    Suricata suricatta
    2
    0 Yorum
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Tüm Reklamları Kapat
    Sena Turan
    Üye 5 Eylül 2023
    Freud’un psikoseksüel gelişim basamaklarından oral dönemde, oral fiksasyondan dolayı bağımlılıklardan mücadele
    224 görüntülenme
    0
    • Şikayet Et
    • Mantık Hatası
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Evrim Ağacı'ndan Mesaj

    Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

    Evrim Ağacı'ndan Mesaj

    Bilim haberlerimizi ve diğer yazılarımızı Google Haberler'de görmek için bizi takip etmeyi unutmayın.

    İnceleme
    Damla Şahin Uçar
    İnceleyen 3 Ocak 2024
    Son derece başarılı bir şekilde kurgulanmış fantastik bir dizi olan Once Upon a Time, sanırım unutumadığım diziler arasında yer alıyor. Masal dünyasının pek çok karakterini bir araya getiren dizi, masal karakterlerinin, gerçek dünyadaki hallerini gösteriyor.
    İnceleme Yaz
    Sonra İzleyeceklerime Ekle
    11
    0 Yorum
    • Şikayet Et
    • Mantık Hatası
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Daha Fazla İçerik Göster
    Keşfet
    Ara
    Yakında
    Sohbet
    Agora

    Bize Ulaşın

    ve seni takip ediyor

    Göster

    Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

    Göster

    Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

    Geri dön

    Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

    Geri dön

    Close
    Kapak Görseli Seç
    Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
    Kareler yükleniyor…
    Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
    0:00 / 0:00
    Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
    Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)