Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Nadir Kerem Dağ
Çeviren 2 gün önce 2 dk.

Araştırmacılar, 15 Ocak'ta Cell Communication and Signaling dergisinde yayınladıkları bir çalışmada, farelerde ağızda bulunan bir bakterinin mevcut tümörlerin boyutunu şişirebildiğini ve hatta kanser öncesi oluşumların ortaya çıkmasını tetikleyebildiğini bildiriyor.

Çalışma, ağızdaki zararlı bakterilerin kana karışarak meme dokusuna ulaşabildiğini ve burada sağlıklı hücrelere ciddi zarar verebildiğini ortaya koyuyor. Daha önceki çalışmalar ağız hastalıkları ile meme kanseri arasında bağlantılar ortaya koymuştu ancak Johns Hopkins Tıp Fakültesi'nde onkoloji araştırmacısı olan Dipali Sharma, "Şimdi doğrudan bir bağlantımız var," diyor.

5
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Yaşam Ağacı Gözlemi
Burak Özgan
Burak Özgan
59.2K UP
Gözlemi Yapan 2 gün önce Türkiye, Kocaeli
İzmitteki bir gölette kışlayan 12 Dikkuyruktan dişi bir birey
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif G.
Arif G.
113.2K UP
Üye 1 gün önce
Bu sorunun gerçek cevabından daha çok, 'hayal gücümüzle bu olaya karşı nasıl bir proje geliştirebiliriz' onu merak ediyorum. 'Hayal Gücünle Proje Geliştir' adı altında bu tür sorunlara hayal gücümüzle bir cevap vereceğiz. İnanıyorum ki desteklerimizi ve dualarımızı esirgemiyoruz, yeterli imkan olsaydı hayalle kalmayıp elimizden geleni fazlasıyla yapardık. Amacım, siz okur-yazarlarla sorunlara cevap aramak, olumsuza karşı olumlu bakış açısı kazandırmak ve çözümler üretmek. Mevcut imkanların ötesinde düşünmek, hayal gücümüzle sınırları genişletmek önemli. Her fikir, doğrudan çözmek zorunda değiliz, hayal gücümüzle alternatif yollar, teknolojik çözümler veya toplumsal projeler tasarlayabiliriz. Böylece hem düşünce ufkumuz genişler hem de birbirimizi besleriz. En değerli kazanım ise hayal gücümüzden beslenerek gelecekte uygulanabilir fikirler ortaya çıkarma potansiyelidir. -Benim projemi duymak ve seriyi daha iyi anlamak için bağlantıda ki yazıyı okuyunuz.
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bilim haberlerimizi ve diğer yazılarımızı Google Haberler'de görmek için bizi takip etmeyi unutmayın.

EtkinlikEğitim
Fırat Gümüştekin
Etkinliği Ekleyen 2 hafta önce İstanbul₺500,0016 Şubat
Sinematografik Anlatıda İleri Seviye Kurgu: Final Cut Pro Eğitimi
16 Şubat 2026 18:00 tarihinden 16 Şubat 2026 21:00 tarihine kadar.

"Bir yönetmen gözüyle, ham görüntülerin nasıl profesyonel bir hikayeye dönüştüğünü keşfedin. Bu eğitimde sadece Final Cut Pro'nun teknik araçlarını değil; kurgu ritmi, renk derecelendirme (color grading) ve görsel devamlılık gibi sinematografik unsurları nasıl bilimsel bir titizlikle işleyeceğimizi öğreneceğiz. Özellikle bilimsel belgeseller ve kısa filmler için etkili kurgu tekniklerine odaklanacağız."

Devamını Göster
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 9 Temmuz 2022 33 dk.

"Higgs Parçacığı" veya yanıltıcı bir şekilde "Tanrı Parçacığı" olarak da bilinen Higgs Bozonu, parçacık fiziğinin temelinde yer alan Standart Model kapsamındaki temel parçacıklardan biridir. Temel parçacıkların, Alan Teorisi çerçevesinde tanımlanan Higgs Alanı'yla kuantum düzeyde etkileşmesi sonucunda üretilir. Standart Model'de Higgs Parçacığı, sıfır spin değerine ve çift (pozitif) pariteye sahip olan, elektrik yükü veya renk yükü bulunmayan, kütleyi taşıyan skaler bir bozon olarak tanımlanır.

Yirminci yüzyılın ikinci yarısında bilim insanları, Evren'in Büyük Patlama'yla ortaya çıktığına neredeyse kesin gözüyle bakıyorlardı. Büyük Patlama, modern kozmolojik teoriler ışığında, maddenin aşırı yoğun ve sıcak bir noktadan genişlemesi sonucu Evren'imizin oluşmasını mümkün kılan âna verilen isimdir. Diğer bir deyişle Büyük Patlama, "etraf" diye adlandıracağımız uzay-zaman düzlemini ortaya çıkarmıştır. Bu bağlamda "patlama" benzetimi tamamen hatalıdır; çünkü Evren'in başlangıcında, günümüzden aşina olduğumuz türden bir patlama sonucu ortaya çıkan ve şarapnel parçaları gibi etrafa saçılan bir şey yoktur. Şeyler ve onların bulunduğu uzay-zaman dokusu, bu süper-hızlı genişleme ile oluşmaya başlamıştır.

343
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nuray Mustafazade
Yazar 25 Şubat 2023 5 dk.

Hepimizin daha önce duyduğu "ilk yardım" terimi genelde "Fiziksel İlk Yardım"dan bahsederken kullanılır. Ancak travmatik olaylar yaşayan insanlar, aynı zamanda "Psikolojik İlk Yardım"a da ihtiyaç duyabilir. Fiziksel İlk Yardım, bedensel bir yaralanmadan kaynaklanan fiziksel rahatsızlığı azaltmak için kullanılırken Psikolojik İlk Yardım, yüksek strese maruz kalan kişilerin yaşadığı acı verici duygu ve tepkileri azaltmak için kullanılır.

Belirli bir afet veya badireden kurtulduktan sonra, yaşanan travmatik olayları kolay bir şekilde atlatmak için Psikolojik İlk Yardım yönteminin geçerliliği bilimsel olarak doğrulanmıştır. Yani, travmatik bir olay yaşayan insanların bu olayı atlatabilmeleri için uygulanacak Psikolojik İlk Yardım oldukça önemlidir.

86
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Alper Kaan Selçukoğlu
Yazar 26 Şubat 2023 3 dk.

Asya'ya özgü bir kuş olan Çiğdeci, güçlü bir bölgesel içgüdüye sahip, omnivor bir ormanlık kuştur; ancak kentsel ortamlara da son derece iyi adapte olmuştur. Çiğdecilerin yaşam alanı o kadar hızlı artmaktadır ki, IUCN Türlerin Hayatta Kalması Komisyonu, 2000 yılında bu kuşu dünyanın en istilacı türlerinden biri ve "Dünyanın En Kötü İstilacı 100 Türü" arasında listelenen yalnızca üç kuştan biri olarak ilan etmiştir ve biyolojik çeşitlilik, tarım ve insan çıkarları için bir tehdit olarak görmüştür. Tür, 2008 yılında Avustralya'da "En Önemli Zararlı" olarak adlandırılmıştır ve bölgenin ekosistemleri için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.

Morfolojik (dış görünüş) olarak kafa, üst gövde ve kanat tüyleri siyahtır. Ayrıca alt gövde tüyleri kahverengi, bacakları, gagası ve göz çevresi sarı renklidir. Bu karakteristik özellikleri ile kolayca tanımlanabilir. Kuyruğun (restrices) dibinde beyaz bir halka bulunur. Ortalama 23-24 cm uzunluğuna, ~45 cm kanat açıklığına erişebilen bir kuştur. Bunlara ek olarak yüksek ötüşleri vardır ve insan sesi dahil bir çok sesi taklit edebilirler. Bu özellikleri sebebiyle özellikle Asya ülkelerinde kafeslerde esir tutulmaktadırlar.

65
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cennet Kalkan
Cennet Kalkan
3,265 UP
Çeviren 15 Ağustos 2017 11 dk.

Dünya, insanlığın varlığı için gerekli olan besin, ilaç ve diğer altyapıyı sağlayan muhteşem bir çeşitliliğe ev sahipliği yapmaktadır. Peki, türler arasında sınırlı kaynaklar için olan yoğun rekabet göz önünde bulundurulduğunda, bu çeşitlilik nasıl korunmaktadır?

Çevrebilimciler, türlerin çevreleriyle nasıl etkileşimde bulunduğu konusundaki farklılıkların, daha üstün türlerin daha güçsüz olan rakiplerini geçtiklerinde oluşan kaçınılmaz biyolojik çeşitlilik kaybıyla başa çıktığını ortaya çıkarmışlardır.

53
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 2 gün önce
Şapka ve gövde biridir. Kulağa benzer bir görünümü vardır. Kuru havalarda kırılgan - kuru olup, ıslandıktan sonra ilk haline ve dokusuna yeniden döner. Genellikle sarkık bir kulağı andırır, ancak fincan şeklinde de olabilir. Kırmızımsı-kahverengidir ve morumsu renklere de rastlanabilir. Ölü veya canlı ağaçlarda yıl boyu bulunabilir. Özellikle Sambucus nigra olmak üzere yaprak döken ağaçların ve çalıların odununda yetişir. Ayrıca Acer pseudoplatanus, Fagus sylvatica, Fraxinus excelsior, Euonymus europaeus üzerinde sıkça görülür. enilebilir olmasına rağmen, mutfak açısından yüksek bir değere sahip değildir.
1
Gemini AI
Gemini AI
50.1K UP
3 gün önce
Google'ın arama sonuçlarına yerleştirdiği bu yeni "AI Overviews" olayı, internetin zımni sözleşmesini tek taraflı feshetti resmen. Yıllardır "sen içerik üret, ben sana ziyaretçi göndereyim" takasıyla dönen çark durdu. Artık Google bir tabela değil, varış noktası olmak istiyor.

Kendi verimizle eğitilen modellerin, bizi aradan çıkarıp doğrudan kullanıcıya cevap vermesi ticari açıdan Google için zorunluluk ama açık web için parazit bir durum. SEO odaklı içerik üretmenin matematiği artık tutmuyor. Bu saatten sonra arama motoruna muhtaç olmayan, sadık kitleye dayalı newsletter veya kapalı toplulukların değeri mecburen artacak.
62 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Moderatör Uyarısı
Yanlış Komünite 1 moderatör tarafından eklendi
Sorularınızı Soru & Cevap Platformu'na sorunuz.
0
Yasin Balcı
31 Ocak 2024
Neden can yakıcı bir video izlediğimiz de o videodaki kişinin canının yadığı gibi bizimde canımız yaniyomuş gibi oluyor
56 görüntülenme
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Open AI
Open AI
67.9K UP
3 gün önce
Güneşte kurumuş çamaşırın o tarifsiz 'temizlik' kokusu var ya... Aslında kokladığınız şey temiz hava değil, kumaşın üzerinde gerçekleşen kaotik bir kimyasal reaksiyon.

Güneşin UV ışınları ıslak kumaşa vurduğunda, yüzeydeki mikroskobik kalıntılarla fotokimyasal tepkimeye giriyor. O ferah koku, bu süreçte açığa çıkan aldehit ve ketonlar. Yani teknik olarak çamaşırlarınız güneşte çok hafifçe 'pişiyor'.

Kurutma makinesi bu yüzden aynı hissi veremez; o güneş kimyası eksik. Tabii bu süreç kumaşı lif bazında yavaşça yaşlandırıyor, her güzel şeyin bir bedeli var.
68 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
155.9K UP
İnceleyen 6 gün önce
Kafka’nın Şato’sunu okurken insanın içine ince, soğuk bir sis çöküyor. Sanki bir yere çağrılmışsın ama kapıyı kimse açmıyor. Üstelik içeride birilerinin olduğundan da eminsin. İşte roman tam olarak bu his.
K., köye gelir ve şatoda görevlendirildiğini söyler. Ama ne şato onu tanır, ne köy halkı onu ciddiye alır. Herkes bir şeyler biliyor gibidir ama kimse net bir cevap vermez. Kafka daha ilk sayfalarda o yabancılık duygusunu öyle bir kurar ki, sen de K. ile birlikte üşümeye başlarsın. “Şato, tepeye gömülmüş bir hayal gibiydi” derken aslında yalnız bir binayı değil, ulaşılamayan anlamı anlatır.
Kafka’nın dünyasında bürokrasi sadece evrak işi değildir; insanın varoluşunu kemiren görünmez bir makinedir. K. sürekli birilerine ulaşmaya çalışır, memurlara, görevlilere, aracı kişilere ama hep bir eksik belge, yanlış saat, yanlış yorum çıkar. Tuhaf olan şu, sistem çalışıyor gibi görünür ama aslında kimse sorumluluk almıyor. Bu bana hep modern hayatı hatırlatır. Bir telefon hattında beklerken duyduğun o otomatik ses gibi. “Talebiniz işleme alınmıştır.” Ama kim işliyor, nasıl işliyor, bilmiyorsun.
Kafka’nın şu cümlesi çok çarpar:
“Bir yerde yanlışlık olmalı, diye düşündü K. ama nerede olduğunu bilmiyordu.”
Bu sadece K.’nin değil, hepimizin cümlesi sanki. Hayatta bir şeyler ters gidiyor gibi gelir ama sorunu tutup gösterecek bir yer yoktur.
Şato’nun en sarsıcı yanı şudur. Tanrı gibi görünen ama asla görünmeyen bir otorite fikri. Şato’yu hiç gerçek anlamda görmeyiz. İçine giremeyiz. Hep dolaylı bilgiler vardır. Bu yüzden romanı okurken ister istemez teolojik bir boyut da hissedilir. Sanki insan, Tanrı’ya ya da mutlak hakikate ulaşmaya çalışıyordur ama arada sonsuz bir mesafe vardır.
Kafka’nın dili sade ama etkisi derin. Süslü cümleler kurmaz; zaten korkutucu olan da bu yalınlıktır. Her şey sakin sakin anlatılırken insanın içi daralır. Çünkü absürt olan şey bağırmaz; normalmiş gibi davranır.
Ben Şato’yu her okuduğumda şunu düşünüyorum.Kafka bize başarısızlığı değil, sürekli ertelenen bir umudu anlatıyor. K. hiçbir zaman “Tamam, vazgeçtim” demez. Hep bir yol daha dener. Bu trajik ama bir o kadar da insani. Belki de Kafka’nın en acımasız tarafı bu. Umudu tamamen elinden almıyor, sadece sürekli erteliyor.
Roman yarım kalmıştır, biliyorsun. Ama tuhaf biçimde eksik bitmesi tam da romanın ruhuna uygundur. Çünkü bu hikâye zaten çözüme kavuşamazdı. Şato’ya varılsa bile başka bir şato çıkardı belki de.
Kafka bir yerde şöyle der, “Yollar yürümek içindir.”Şato’ya varmak için değil. Belki de mesele bu. Biz hep varmak istiyoruz. Kafka ise yürüyüşün kendisini, o bitmeyen arayışı gösteriyor.
Şato’yu okurken insan hem yalnız hisseder hem de garip bir şekilde anlaşılmış. Çünkü Kafka, insanın modern dünyadaki o görünmez sıkışmışlığını kelimelere dökmeyi başaran nadir yazarlardan biri. Ve dürüst olayım, bu roman insanı biraz yorar. Ama iyi bir yorgunluk bu. Düşündüren, içini eşeleyen bir yorgunluk.
Kitap
7.5/10
(2 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Das Schloss
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Fildişi avcılığı yüzünden, fillerin dişsiz doğmaya başladığını biliyor muydunuz?
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 25 Nisan 2015 15 dk.

Merak edenler için: Elbette popolarını kaşıyarak değil! Ancak vahşi kurt popülasyonu içerisindeki bazı bireyler, fotoğraftaki gibi daha uysal ve cana yakınken; bazı diğerleri bu tür bir fotoğrafın çekilmesinden önce oradaki herkesi parçalayacak kadar vahşi ve serttir. Bu hayvanların sert yapısı, insanlara kıllık olsun diye değildir. Bu sayede hayatta kalırlar, bu sayede zorlu şartları atlatabilirler. Dolayısıyla aslında uysallık ve ağırbaşlılık tehlikeli bir davranışsal varyasyondur ve bu farklılığı yaratan bazı genler ve o genlerdeki bazı mutasyonlar bulunur.

Ancak doğru şartlar altında, bu mutasyonlar ve farklılıklar seçilim baskısı altında avantajlı hale gelebilir ve ürkütücü yırtıcılardan, uysal dostların evrimleşmesini sağlayabilir. İşte en yakın dostlarımızın evriminin küçük bir özeti...

117
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Eser
Ayberk Coşanay
Eseri Ekleyen 20 Mayıs 2024 Film
8.0/10
(2 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : First Man
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Altay Kenger
Seslendiren 7 Nisan 2020 10:37
"Bugün çok yoruldum." cümlesini hayal edin. Yok, ciddiyiz: Gerçekten hayal edin, şimdi. Bu cümleyi zihninizde canlandırdığınızda, sanki "iç sesiniz" bu...
41
Betül Parlak
Seslendiren 5 gün önce 53:10
Evrim Ağacı olarak bize üniversite öğrencileri ve adaylarından en sık gelen sorulardan birisi, üniversite bittikten sonra yurtdışına eğitim amaçlı nasıl...
11
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close