Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Tüm Reklamları Kapat
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Tüm Reklamları Kapat
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Ferit Görür
Ferit Görür
216.8K UP
Çeviren 23 saat önce 7 dk.

Dünya Günü (İng: "Earth Day") yaklaşırken bu küresel etkinlik, çevreyi korumanın evdeki günlük yaşamı şekillendiren koşullara daha yakından dikkat etmemiz gerektiği anlamına da geldiğini bize hatırlatıyor. Kullandığımız suyun kalitesi de dikkat etmemiz gereken bu koşulların başında geliyor.

Bu konudaki tartışmalarda giderek daha fazla dikkat çeken unsurlardan biri de, gıda ambalajlarından içme suyuna kadar her şeyde bulunan sonsuzluk kimyasalları (İng: "forever chemicals") veya PFAS adı verilen maddelerdir. Araştırmacılar bu riskleri daha iyi anlamak için çalışmalarını sürdürürken, yeni düzenlemeler ve ev tipi filtreleme sistemlerindeki ilerlemeler günlük maruziyeti azaltmayı giderek kolaylaştırıyor.

4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Ahmet Çolak
Ahmet Çolak
118.7K UP
Alıntıyı Ekleyen 4 gün önce
Bilim yoluyla anladığımız şekliyle gerçek dünya, kendine has bir büyüye sahiptir; gerçeğin büyüsü. Bu, herhangi bir doğaüstü masaldan veya hileli bir sihirbazlık numarasından çok daha büyüleyicidir.
Kaynak: The Magic of Reality: How We Know What's Really True
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
190.3K UP
İnceleyen 2 gün önce
Budalalıktan Deliliğe klasik bir roman gibi ilerleyen bir eser değildir. Umberto Eco bu kitapta farklı dönemlerde kaleme aldığı deneme, makale ve konuşmaları bir araya getirir. Bu nedenle kitap tek bir olay örgüsüne sahip değildir; ancak tüm metinleri birleştiren ortak tema insanın düşünme biçimi, yanılgıları ve “budalalık” kavramıdır.

Eserde Eco, budalalığı yalnızca bilgisizlik olarak ele almaz. Ona göre asıl tehlikeli olan, insanın yanlış düşünmesine rağmen kendinden emin olmasıdır. Yani problem bilmemek değil, yanlış bilgiyi doğru sanmaktır. Bu yaklaşım, kitabın genelinde sürekli tekrar edilen temel bir düşüncedir.

Kitapta ayrıca bireysel hatalardan çok toplumsal düşünme biçimleri incelenir. Eco, insanların kalabalıklar içinde nasıl düşündüğünü, nasıl kolayca yönlendirilebildiğini ve yanlış fikirlerin nasıl hızla yayılabildiğini sorgular. Bu bağlamda medya, ideoloji ve propaganda gibi unsurların insan düşüncesi üzerindeki etkilerine de değinir.

Eserin önemli bölümlerinden biri de komplo teorileri ve yanlış bilginin yayılmasıdır. Eco’ya göre insanlar çoğu zaman karmaşık gerçeklikler yerine daha basit ama hatalı açıklamaları tercih eder. Bu durum, komplo teorilerinin neden bu kadar etkili olduğunu açıklar. İnsan zihni, belirsizlikten kaçınmak için çoğu zaman kolay olanı seçer.

Dil ve iletişim de kitapta önemli bir yer tutar. Eco, dilin sadece bir iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda düşünceyi şekillendiren bir yapı olduğunu vurgular. Sözcüklerin yanlış kullanımı veya bilinçli olarak manipüle edilmesi, insanların gerçekliği algılama biçimini doğrudan etkileyebilir.

Kitapta tarihsel örneklere de yer verilir. Geçmişte insanların nasıl hatalar yaptığı, hangi yanlış inançlara kapıldığı ve bu hataların nasıl toplumsal sonuçlar doğurduğu anlatılır. Ancak Eco’nun asıl vurgusu, bu hataların geçmişte kalmadığıdır. Ona göre insan doğası değişmediği için aynı yanılgılar günümüzde de devam etmektedir.

Budalalıktan Deliliğe okurken kendimi tuhaf bir aynanın karşısında buldum. Hani bazen bir metin seni anlatmaz da, seni sana gösterir ya işte tam öyle. Kitapta ilerledikçe fark ettim ki, “budalalık” Eco’ya göre sadece bilgisizlik değil. Daha tehlikeli bir şeyde kendinden emin bir yanlışlık hali. Yani insanın bilmeden değil, yanlış bildiğini doğru sanarak hareket etmesi bu bana fazlasıyla tanıdık geldi. Çünkü dürüst olayım bazen ben de böyleyim.

Bir yerde durup düşündüm .Ben ne kadar gerçekten düşünüyorum, ne kadar sadece inandığım şeyleri tekrar ediyorum?

Eco’nun en rahatsız edici tarafı da bu zaten. Sana doğrudan “sen şöylesin” demiyor ama seni öyle bir noktaya getiriyor ki, kendi kendine itiraf etmek zorunda kalıyorsun. Gülüyorsun bazı yerlerde, ama o gülüşün içinde hafif bir huzursuzluk var. Delilik, sandığımız kadar uzak bir şey değil. Bazen sadece bir adım ötede. Hatta bazen o adımı attığımızın farkında bile değiliz. Galiba en zor olan şu insan kendi budalalığını fark ettiğinde ne yapar? Tam bir felaket anı gibi oluyor insanın dünyası :((
Puan Ver
Orjinal Adı : Pape Satàn Aleppe: Cronache di una società liquida
Derleyen: Umberto Eco
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Discord
Rasyonalist Bilim
Çeviren 22 saat önce 2 dk.

Vücudunuzu oluşturan atomların ve evrendeki diğer bütün cisimlerin çoğunlukla boşluktan oluştuğunu muhtemelen duymuşsunuzdur. Tek parça olarak görünmemize rağmen bu aslında doğrudur. Ne yazık ki (belki de ne yazık ki demek ürkütücü sonuçlar doğurabilir) vücudumuzdaki atomlar, bir diğer atomun içerisinden geçip gidemez. Durumun böyle olmasını isteyebilirdiniz ama bunu söyleyeceğimiz için üzgünüz ki Shadowcat'in nesnelerin içinden geçme gücü sadece X-Men çizgi romanlarında kalmaya devam edecek.

Her şey atom çekirdeğinin etrafında yörünge izleyen elektronlarla ilgilidir. Atom çizimleri elektronların atom çekirdeği etrafında düzenli örüntüde dolandığını göstermektedir ama durum hiç de böyle değildir.

6
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Murat Kiri
Murat Kiri
127.3K UP
Gözlemi Yapan 5 gün önce Türkiye, Yozgat
Kazgagası. Solida olduğunu düşündüm ama emin olamadım.
5
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
190.3K UP
İnceleyen 4 gün önce
Merhaba
Kendime Düşünceler’ni elime aldığımda ağır bir felsefe kitabı okuyacağımı sanmıştım. Ama birkaç sayfa sonra şunu fark ettim bu kitap bana yazılmamış. Ben, bir insanın kendisiyle konuşmalarını okuyorum. Sanki Marcus Aurelius’un zihnine sessizce misafir olmuşum gibi.
Marcus Aurelius’un kim olduğu burada çok önemli. Bir düşünür olmasının ötesinde, Roma İmparatoru. Yani gücün zirvesinde bir insan. Ama bu kitapta güç yok, gösteriş yok. Aksine sürekli kendini dizginlemeye çalışan, öfkesini kontrol etmeye uğraşan biri var. Bu beni durdurdu. Çünkü insan ister istemez şunu düşünüyor: “Her şeye sahip biri bile iç dünyasını kontrol etmekte zorlanıyorsa, demek ki mesele dış dünya değil.”
Kitabı anlamak için biraz da Stoacılık’tan bahsetmek gerekiyor. Stoacılık, M.Ö. 3. yüzyılda Kitionlu Zenon tarafından kurulmuş bir felsefe. Temel fikri çok net ama uygulaması zor. Kontrol edebildiğin şeylere odaklan, edemediklerini kabullen.

Stoacılara göre dış dünya ,insanlar, olaylar, kayıplar bizim kontrolümüzde değildir. Ama düşüncelerimiz, tepkilerimiz ve seçimlerimiz bizim sorumluluğumuzdadır. Bu yüzden mutluluk dışarıda değil, insanın kendi içinde kurduğu dengededir. Marcus Aurelius’un kitabı da tam olarak bu düşüncenin bir pratiği gibi. Kitabın içeriği bir hikâye değil. Bölümler halinde yazılmış kısa notlardan oluşuyor. Ama bu notlar aslında bir insanın kendine verdiği öğütler. Öfkeyle baş etme, ölümle yüzleşme, sabırlı olma, insanları anlama hepsi var ama öğretici bir dille değil; daha çok içten bir hatırlatma gibi. Bir yerde şu cümleyle karşılaştım ve gerçekten durup düşündüm.

“İnsanı rahatsız eden şey olaylar değil, onlar hakkındaki düşünceleridir.” Bu cümle Stoacılığın özeti gibi. Çünkü bir anda şunu fark ediyorsun.Seni kıran şey belki de olayın kendisi değil, ona yüklediğin anlam. Bir başka yerde ise şöyle diyor. “Çok geçmeden her şeyi unutacaksın; çok geçmeden herkes seni unutacak.” İlk başta biraz sert geliyor ama sonra insanın içinde tuhaf bir hafiflik yaratıyor. Çünkü bu cümle aslında özgürlük veriyor. Her şey geçiciyse, o zaman bu kadar yük taşımaya gerek var mı?
içime en çok dokunanlardan biri “Sabah uyandığında, insanların bencil, nankör ve kaba olacağını düşün ama yine de onlarla uyum içinde yaşa.” Burada Stoacılığın o sakin ama güçlü tarafı var. Dünya değişmeyebilir, insanlar zor olabilir. Ama sen nasıl biri olacağını seçebilirsin.

Okurken sık sık kendime döndüm. Gün içinde ne kadar küçük şeylere takıldığımı fark ettim. İnsanların sözleri, kırgınlıklar, geçmiş Marcus Aurelius sanki yüzyıllar öncesinden bana şunu söylüyor. “Zihnini koru, çünkü asıl olan o.” Kitap bittiğinde büyük bir aydınlanma yaşamadım. Kendime Düşünceler’ni kapattıktan sonra zihnimde dolaşan düşünceler bir noktada çok tanıdık bir duaya bağlandı.

Hani şu herkesin bir şekilde duyduğu, belki de içinden geçirdiği cümle “Allah’ım, değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için güç, değiştiremeyeceklerimi kabullenmek için sabır ve ikisi arasındaki farkı anlayabilmek için akıl ver.” Aslında bu cümle ile Marcus Aurelius’un düşünceleri arasında şaşırtıcı bir yakınlık var. Stoacılığın özü de tam olarak bu değil mi zaten? Neyin senin elinde olduğunu bilmek ve olmayanla savaşmayı bırakmak. Kendi hayatıma dönüp baktığımda şunu fark ediyorum .En çok yorulduğum yerler, kontrol edemediğim şeyleri zorladığım yerler. İnsanlar değişsin istiyorum, geçmiş farklı olsun istiyorum, bazı şeyler hiç yaşanmamış olsun istiyorum ama olmuyor. Ben en çok da bu “olmayan” şeylerin içinde tükeniyorum.

Belki de mesele gerçekten çok daha sade. Değiştirebildiğim şeyler var mesela tepkilerim düşüncelerim, seçimlerim. Bir de değiştiremeyeceklerim, mesela başkaları, zaman, olmuş olanlar galiba bütün hayat, bu ikisini karıştırdığım yerde zorlaşıyor. Şimdi kendime daha sakin bir yerden bakmaya çalışıyorum. Her şeye yetişmek zorunda değilim. Her şeyi düzeltmek zorunda da değilim. Kendi içimde neyi büyüttüğüme, neyi beslediğime karar verebilirim.

Ben hâlâ öğreniyorum… neyi bırakmam gerektiğini, neyi tutmam gerektiğini.

Galiba en büyük güç, her şeyi değiştirmek değil; doğru yerde direnmek, doğru yerde bırakabilmek. İçimde bir sadeleşme oldu. Bazı şeyler yerli yerine oturdu gibi kendime şu soruyu sordum. Ben gerçekten hayatı mı yaşıyorum, yoksa zihnimin kurduğu anlamların içinde mi kayboluyorum?

Belki de Kendime Düşünceler’nin asıl gücü burada. Sana bağırmıyor, öğretmeye çalışmıyor. Sadece seni kendinle baş başa bırakıyor , galiba en zor şey de bu ''Dünyayı değil, kendini yönetmek''
9.8/10
(107 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
11
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Şehmus Savaş🚀🧑‍🚀🔭
İnceleyen10 7 Mayıs 2023
İngilizce öğrenmek isteyenler için güzel bir uygulamadır
9.1/10
(10 Kişi)
Puan Ver
@CamblyileIngilizceOgren
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hekimbasi Center
Hekimbasi Center
21.5K UP
Etkinliği Ekleyen 1 hafta önce İstanbulÜcretsiz27 Nisan
HECAS Spring 2026 Seminar Series STEVEN MITHEN
27 Nisan 2026 10:00 tarihinden 29 Nisan 2026 17:00 tarihine kadar.

Türkiye’de disiplinler arası akademik etkileşimi teşvik etmek amacıyla kurulan Hekimbaşı Center for Advanced Studies (HECAS), 2026 Bahar Dönemi kapsamında uluslararası düzeyde seçkin bir akademisyeni İstanbul’da ağırlıyor.

📌 Steven Mithen (University of Reading)
Sound, Symbol, and the Evolution of the Mind
📅 27–29 Nisan 2026
📍 Hekimbaşı Av Köşkü, Ümraniye

İnsan zihninin evrimi, dilin kökeni ve müziğin bilişsel gelişimdeki rolü üzerine odaklanan bu yoğunlaştırılmış seminer, sınırlı sayıda katılımcıyla gerçekleştirilecektir.

Seminer, günde 6 saatlik oturumlar halinde, üç gün sürecek şekilde planlanmıştır. Katılımcılar için önceden okuma materyalleri paylaşılacaktır.

🎓 Hedef kitle: Yüksek lisans ve doktora öğrencileri, akademisyenler ve doktora sonrası araştırmacılar
🌍 Seminer dili: İngilizce
💸 Katılım: Ücretsiz
🚐 Ulaşım ve öğle yemekleri HECAS tarafından karşılanacaktır

Başvurular HECAS web sitesi üzerinden yapılmaktadır:
🔗 https://hekimbasi.center

Devamını Göster
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Çoğu zaman ekonomistlerin insanlardan beklediği gibi davranmayız; çünkü onların sandığından çok daha az bencil ve çok daha az rasyoneliz."
Frans De Waal
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)