Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
EtkinlikEğitim
Cansu Cenik
Etkinliği Ekleyen 1 gün önce Çevrimiçi₺18.000,0011 Şubat
PSİKODİNAMİK PSİKOTERAPİ ATÖLYESİ
11 Şubat 2026 18:26 tarihinden 27 Şubat 2026 23:59 tarihine kadar.

Psikodinamik Psikoterapi Atölyesi
Analitik tutumdan klinik müdahaleye uzanan 48 saatlik yoğun bir eğitim programı.

Psikodinamik terapinin kuramsal ve klinik temellerini derinlemesine ele alan bu program, katılımcıların terapötik süreci anlayabilen, klinik olarak düşünebilen ve müdahalelerini kuramsal bir zemine oturtabilen bir perspektif geliştirmelerini hedeflemektedir.

🔹 Programa kabul edilen katılımcılara 4 oturumluk grup süpervizyonuna katılım hakkı sunulmaktadır.
📅 Şubat – Haziran 2026
📍 Ayda 1 hafta sonu / Toplam 48 saat
💻 Online

Psikodinamik terapi pratiğine sağlam bir başlangıç yapmak ve klinik düşünme becerisini geliştirmek isteyen ruh sağlığı profesyonellerine yöneliktir.

📩 Detaylı bilgi ve başvuru için; @delfipsikolojiakademi hesabından bize ulaşabilir ya da aşağıdaki formu doldurabilirsiniz.
https://forms.gle/s7GMYX8gae3avDJj8

Devamını Göster
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Utku Derin
Utku Derin
414.3K UP
Aktaran 26 Aralık 2024 2 dk.

5 Aralık'ta Nature Communications dergisinde yayınlanan bir araştırma, bazı şizofreni vakalarının kafatasındaki şekil bozukluklarından kaynaklanabileceğini öne sürüyor. Çalışma silme tipi mutasyondan kaynaklanan bir kromozom bozukluğu olan DiGeorge sendromuna odaklanıyor. Bu sendromda, 22. kromozomun bir kopyasının küçük bir parçasında eksiklik görülür.

Yaklaşık olarak her 2.150 doğumdan birini etkileyen bu sendrom, vücudun birçok farklı bölümünü etkileyebilir. Kalp anomalileri, bağışıklık sorunları, damak yarığı ve gelişimsel gecikmelere neden olma potansiyeli taşır. Araştırmalar, bu sendromu taşıyan bireylerin ergenlik veya erken yetişkinlik döneminde şizofreni geliştirme olasılığının %25 ila %30 olduğunu öne sürüyor.

17
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hüseyin Efe
Platon 1 gün önce Sen de Cevap Ver

Bu konuya aslında Cam sürahi ve Su gibi bir örnek verilebilir mi ?

Akışkanlar konulduğu yerin şeklini alır, cam yeterli şartlar oluştuğunda akışkandır.

Ve su şartlara göre üç kimyasal değişken geçirir madde üzenden örneklenmez diyenler olursa bu evren de biz insanlar neyiz ?

Tüm Reklamları Kapat

1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 30 Nisan 2012 19 dk.

Eğer Evrim Kuramı'na, dolayısıyla evrimsel biyolojinin bir bilim dalı olmasına karşı duran biriyle konuşacak olursanız, muhtemelen laf dönüp dolaşıp önce dine, sonra eğer ki kişi din ile bilimin taban tabana zıt olduğunu düşünüyorsa felsefeye ve sonunda, yine bu kişinin bilgisi dahilindeyse, Karl Popper'a gelecektir.

Karl Popper'ın felsefi bakış açısı dahilinde söylediği sözler, evrim karşıtlığı için bol miktarda ve oldukça güzel malzemeler oluşturur. Popper'ın felsefi düzlemdeki bazı söylemleri, bilim camiasından evrim karşıtlığı konusunda hiçbir destek bulamayan bazı kesimler için oldukça kullanışlı içeriklere dönüşmüştür. Ancak Popper'ın evrim karşıtlığına malzeme edilmesi konusunda "ufak" bir sorun var: Az sonra tüm detaylarıyla göstereceğimiz üzere, Karl Popper evrimi reddetmiyordu! Daha doğrusu, erken yaşlarındaki evrim karşıtlığının sebebinin cehaleti ve konu hakkındaki bilgisizliği (ve yaptığı aceleci genellemeler) olduğunu kabul ediyordu. Fikirleri, yaşı ilerledikçe değişmişti.

129
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 20 Nisan 2011 23 dk.

Trilobitler, evrimin en nadide ve ilgi çekici örneklerinden birçoğunu bünyelerinde taşıyor olmalarına rağmen, birçok sefer bilim düşmanları tarafından evrime karşı birer araç haline getirilmeye zorlanıyorlar. Tabii ki neredeyse her zaman tutarsızlık abidesi olan bu girişimler, trilobitlerle ilgili gerçekleri değiştirmeye asla yeterli olmayacak. Ancak özellikle trilobitlerin gözleriyle ilgili birçok hatalı bilgiyi bu makalemizde düzeltmek ve sizlere bu hoş canlıları tanıtmak için bazı önemli bilgiler vermek istiyoruz.

Trilobitler, Dünya'mızın antik sularında 520 milyon yıl kadar önce yaşamış olan sert kabuklu, segmanlı vücutlara sahip baş döndürücü hayvanlardır. Dinozorların evrimleşmesinden çok önce soyları tükenmiştir ve Paleozoik Çağ'ın anahtar öneme sahip hayvanlarından birisidirler. Bu çağ, basit vücut planlarına sahip canlılardan karmaşık canlıların evriminin yaşandığı ve dolayısıyla günümüz yaşantısının ortaya çıkması konusunda belkemiği olan sayısız canlının evrimleştiği dönemdir. Bu açıdan, trilobitlerin evrimlerinin incelenmesi, basitten karmaşığa giden evrimsel sürecin önemli bir basamağını aydınlatmamızı sağlamaktadır. Gerçekten de, bugüne kadar trilobit evrimi üzerine yapılan tüm araştırmalar, evrimsel biyolojinin temellerinin oluşturulmasında önemli roller oynamıştır ve bu açıdan her biri çok önemlidir.

109
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 2 gün önce 53:10
Evrim Ağacı olarak bize üniversite öğrencileri ve adaylarından en sık gelen sorulardan birisi, üniversite bittikten sonra yurtdışına eğitim amaçlı nasıl...
9
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Sosyal Bilimler konusunda geliştirebilirsin.

Ece Müker
Ece Müker
601.0K UP
4 gün önce
Arkeologlar, Grönland'ın kuzeyindeki uzak Kitsissut adalarında yaptıkları araştırmalarla, Arktik'in ilk sakinlerinin sanılandan çok daha usta denizciler olduğunu ve bölge ekosistemini binlerce yıl boyunca bizzat şekillendirdiklerini ortaya koydu. Antiquity dergisinde yayımlanan çalışma, buzulların çekilmesinden hemen sonra, yani 4.500 yıl önce bölgeye ulaşan Erken Paleo-İnuit topluluklarının, dondurucu ve tehlikeli sularla çevrili Baffin Körfezi'nde 50 kilometrelik açık deniz yolculuklarını küçük deri teknelerle (skin-on-frame) düzenli olarak gerçekleştirdiklerini kanıtlıyor. Bu cesur denizciler, sadece zorlu koşullara uyum sağlamakla kalmamış; denizden elde ettikleri besin maddelerini ve organik materyalleri karaya taşıyarak adeta birer "ekolojik mühendis" gibi hareket etmiş ve bugünkü Arktik doğasının temellerini atmışlar. Bulgular, Arktik ekosistemlerinin her zaman yerli halkların varlığı ve koruyuculuğuyla tanımlandığını göstererek, bölgenin tarihsel gelişimine dair bildiklerimizi kökten değiştiriyor.
205 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 3 Ekim 2022 19 dk.

Rosenhan Deneyi, akıl hastası olduğuna inanılan kişilere konan psikiyatrik tanıların geçerli teşhisler olup olmadığını incelemek için yapılmış bir deneydir. Araştırma, Stanford Üniversitesi'nden psikolog David L. Rosenhan tarafından 1969-1972 yılları arasında yapılmıştır. Araştırmanın sonuçları, dünyanın en prestijli bilim dergilerinden biri olan Science'ta 19 Ocak 1973'te, Delilerin Arasında Akıllı Olmak (İng: On Being Sane In Insane Places) başlıklı bir makaleyle ilan edilmiştir. Rosenhan, bu makalesinde, akıl hastalıklarını ayırt edebilecek yöntemlere sahip olup olmadığımız konusunu psikoloji dünyasının merkezine taşıyarak, içerisine bilimi, sosyolojiyi ve etik kavramını alan derin tartışmalara neden olmuştur. Bu makalemizde, Rosenhan Deneyi, ortaya koyduğu problemler, bu problemlere yönelik çözümler ve Rosenhan Deneyi'ne yönelik eleştirilere bir bakış atacağız.

1969 yılında, Amerika'daki bir akıl hastanesinin kapısı çalındı. Kapıdaki kişi, ürkek ve bitkin bi' şekilde, kafasının içinde sesler duyduğunu, bu seslerin "boşluk" ve "oyuk" gibi sözcükleri tekrar ettiğini ve "güm" gibi sesler çıkardığını söyledi. Kısa bir incelemeden geçirilen kişi, akıl hastası olduğu gerekçesiyle hastaneye yatırıldı. Ancak yatış işlemlerinin tamamlanmasından kısa bir süre sonra, hasta, seslerin tamamen kaybolduğunu ve artık kendini çok daha iyi hissettiğini söylemeye başladı. Hastane görevlileri bu beyanı ciddiye almadılar; çünkü bir hastanın bu kadar kısa sürede iyileşmiş olması mümkün değildi. Dolayısıyla gerçekte hiçbir akıl hastalığı olmayan bu kişiyi, hastanede tutmaya ve ona ilaçlar vermeye devam ettiler. Tam 3 hafta boyunca!

68
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gökalp Selamet
Gökalp Selamet
198.2K UP
Çeviren 2 Ocak 2023 25 dk.

İnsan çiftleşme sisteminin en iyi nasıl karakterize edileceği, yoğun ve kutuplaşmış bir tartışma konusudur:

Her iki yaklaşım için de çeşitli dayanak noktaları ve kaynaklar bulunduğu göz önüne alındığında, insanlarda çiftleşme modellerinin en iyi nasıl tanımlanacağı konusunda akademik camiada bir anlaşmazlık olduğu söylenebilir. Özellikle zor olan, türe özgü bir stratejinin, üzerinde anlaşmaya varılmış bir tanımını oluşturmaktır - ki yapılacak bu tanım, karşılaştırmalı çalışmalarda yaygın bir kullanıma sahip olacaktır.

158
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 9 saat önce Türkiye, İstanbul
En yaygın olarak Yahudi kulağı” veya Ağaç kulağı, Jöle Mantarı olarak bilinen, dünya çapında bulunan bir mantardır. Göze çarpan kulak benzeri şekli ve kahverengi rengi ile ayırt edilir. Yıl boyu gözlemlenebilir, nemsiz ve çok güneşli havalarda kuruyup büzüşür ancak yağmur yağdığında eski formuna geri döner. Yenilebilir olarak geçer ancak mutfak değeri pek gözetmez.
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ardil Yıldırım
5 gün önce
Evrenin makro ve mikro boyut arasındaki öngörülemez Ve inanılmaz farkı insana inanılmaz bir meraka ve şaşkınlığa sürüklüyor.
33 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif G.
Arif G.
112.5K UP
Üye 6 gün önce
Tarih mi merak ettiniz! Bugün günlerden'Asrın Felaketinin 3. Yıl dönümünün ertesi günü... Hangi mi felaket? ∞ 4:17 ∞ Bazı şeylerin değişmesi gerekiyor ama işte onlar asla değişmeyecek, biliyoruz. Bu yüzdendir ki 'nasıl olsa degişmeyecek' ya da' bu değişimde benim hareketim önemsiz' gibi tavır sergileyip yokuşa atlıyoruz her seferinde. Bu teslimiyet en az değişmeyenler kadar kalıcı bir sorun haline geliyor. Çünkü değişimin önündeki engel çoğu zaman sistemler değil, etkisiz olduğumuza dair içselleştirdiğimiz bu düşünce oluyor. 'Ben ne yapabilirim ki?' cümlesi sorumluluğu üzerimizden alırken bizi rahatlatıyor, ama aynı anda bizi edilgenliğe mahkum ediyor. Oysa hiçbir büyük dönüşüm tek başına anlamlı görünen bir hareketle başlamadı. Küçük, dağınık ve çoğu zaman sonuçsuz sanılan itirazlar birikmeden hiçbir şey kırılmadı. Yokuşa attığımız her an değişmeyecek dediğimiz şeyi biraz daha sağlamlaştırıyoruz, çünkü değişmeyen şey çoğu zaman düzen değil bizim ona dokunmamayı seçmemiz oluyor.
1 Cevap - 316 görüntülenme
5
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Plüton neden gezegen değil?
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nda yayınladığımız bilim haberlerini anlık olarak Bundle üzerinden de okuyabileceğinizi biliyor muydunuz?

Söz
Salih Öztürk
Salih Öztürk
100.7K UP
Alıntıyı Ekleyen 2 gün önce
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Kaynak: Apologia
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Özge Uysal
Özge Uysal
114.0K UP
İnceleyen10 3 gün önce
Bence Mezarlık, Türk dizi tarihinde yapılmış en cesur ve en nitelikli işlerden biri.Sadece bir polisiye ya da suç dizisi değil; aynı zamanda toplumun çoğu zaman görmezden gelmeyi tercih ettiği meseleleri cesaretle ele alan güçlü bir anlatı. Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri, adalet mekanizmasının zaman zaman yetersiz kaldığı noktalar ve toplumsal sessizlik… Mezarlık bunları romantize etmeden, doğrudan ve sarsıcı bir şekilde izleyiciye sunuyor.

Dizinin bence en güçlü yanı, izleyiciyi pasif bir konumda bırakmaması. İzlerken rahatsız oluyorsun, durup düşünüyorsun ve sorgulamaya başlıyorsun. Çünkü anlatılanlar soyut bir kurgu gibi değil; aksine günlük hayatta karşılaşılabilecek kadar tanıdık. Bu da diziyi klasik bir suç hikâyesinin çok ötesine taşıyor ve toplumsal bir anlatıya dönüştürüyor.

Karakterler son derece özenli ve derinlikli yazılmış. Özellikle kadın karakterlerin güçlü ama aynı zamanda kırılgan yönleriyle ele alınması, Türk dizilerinde pek sık rastlanmayan bir gerçekçilik sunuyor. Hiçbir karakter tek boyutlu değil; herkesin bir geçmişi, bir yükü ve bir iç dünyası var. Bu da anlatıyı daha inandırıcı ve etkileyici kılıyor.

Teknik açıdan da bence çok başarılı bir yapım. Atmosfer, renk kullanımı, müzik ve tempo hikâyenin ağırlığını taşıyabilecek şekilde kurgulanmış. Hiçbir sahne gereksiz hissettirmiyor; her detay anlatının bütünlüğüne hizmet ediyor. Bu da dizinin ne kadar titizlikle hazırlandığını açıkça gösteriyor.

Bu nedenle bence Mezarlık, Türk yapımı en iyi diziler arasında rahatlıkla ilk 5’e girebilecek bir yapım. Hatta daha da net söyleyebilirim: Benim için Türk yapımı en iyi dizi. Çünkü yalnızca iyi anlatılmış bir hikâye sunmakla kalmıyor, aynı zamanda izleyiciyi düşünmeye ve fark etmeye davet eden bir duruş sergiliyor.

Kısacası Mezarlık, bence cesareti, anlatımı ve bıraktığı etkiyle uzun süre hatırlanacak, referans alınacak bir yapım. Ve tam da bu yüzden sadece “iyi” değil, çok özel bir dizi.
Dizi
9.0/10
(2 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
187.6K UP
Türü Ekleyen 3 gün önce
Macropodidae, Diprotodontia takımı içerisinde yer alan ve evrimsel olarak zıplayıcı lokomosyon üzerine uzmanlaşmış en karakteristik keseli memeli ailelerinden biridir. Bu aile; kangurular, wallabiler, wallaroo’lar ve ağaç kanguruları gibi morfolojik ve ekolojik açıdan farklılaşmış birçok formu kapsar. Macropodidae üyeleri, yalnızca Avustralya faunasının simgesel canlıları değil, aynı zamanda biyomekanik evrimin en ileri örneklerinden biri olarak kabul edilir.

Ailenin temel ayırt edici özelliği, arka ekstremitelerin aşırı derecede gelişmiş olmasıdır. Uzamış arka bacak kemikleri, kalınlaşmış kas dokusu ve yüksek elastik lif oranına sahip tendon yapıları sayesinde, bu canlılar zıplama hareketini yalnızca bir hareket biçimi olarak değil, enerji verimli bir ulaşım stratejisi olarak kullanır. Bu sistemde kaslar sadece kuvvet üretmez; aynı zamanda elastik enerji depolar ve bu enerji bir sonraki sıçramada geri kazanılır. Bu sayede uzun mesafeli hareketler düşük metabolik maliyetle gerçekleştirilebilir. Kuyruk ise denge organı olmanın ötesinde, hareket sırasında üçüncü bir destek noktası gibi işlev görerek vücut stabilizasyonunu sağlar.

Macropodidae üyeleri beslenme açısından yüksek lifli bitkisel diyete adapte olmuş otçullardır. Sindirim sistemleri, selüloz sindirimine uygun şekilde genişlemiş fermentasyon bölgeleri ve simbiyotik mikroorganizmalarla desteklenen bir yapı gösterir. Bu adaptasyon, düşük besin değerine sahip bitkisel kaynaklardan maksimum enerji elde edilmesini sağlar. Bu yönüyle kangurugiller, sadece tüketici organizmalar değil, bitki örtüsü yapısını şekillendiren ekolojik düzenleyiciler olarak da işlev görür.

Üreme biyolojileri, keselilere özgü gelişmiş adaptasyonları içerir. Kısa gebelik süresi, gelişimini tamamlamamış yavrunun keseye geçişi ve uzun süreli laktasyon süreci, çevresel koşullara karşı yüksek uyum kapasitesi sağlar. Dişilerde görülen embriyonik diapoz (gelişimin geçici durdurulması) mekanizması, olumsuz çevre koşullarında üremenin biyolojik olarak ertelenmesine imkân tanır. Bu sistem, Macropodidae’nin değişken iklim koşullarında tür devamlılığını sürdürebilmesini sağlayan kritik bir adaptasyondur.

Ekolojik dağılım açısından Macropodidae türleri; açık bozkırlardan yarı çöl ekosistemlerine, ormanlık alanlardan dağlık bölgelere kadar geniş bir habitat yelpazesinde bulunur. Bu çeşitlilik, ailenin yüksek adaptif radyasyon kapasitesini yansıtır. Aynı aile içinde hem yerde yaşayan, hem ağaçta yaşayan (tree-kangaroo) hem de yarı kurak alanlara uyum sağlamış türlerin bulunması, evrimsel esnekliğin güçlü bir göstergesidir.

Macropodidae, yalnızca kanguruları kapsayan bir aile değil;
hareket biyomekaniği, enerji ekonomisi, ekolojik mühendislik ve üreme stratejilerinin entegre olduğu evrimsel bir adaptasyon sistemidir. Bu yönüyle aile, modern memeli evriminde lokomosyon temelli adaptasyonun en net ve en sofistike örneklerinden biri olarak değerlendirilir.
1
Cemile Kış
Seslendiren 21 Ağustos 2021 6:01
Ders kitaplarının verdiği izlenime rağmen, evrene dair şu anki bilgilerimiz, uçsuz bucaksız bir cehalet okyanusunda sadece küçük bir adayı temsil etmektedir....
40
Blog Yazısı
Kasım Aydın
Kasım Aydın
151.4K UP
Blog Yazarı 1 dk.

Bazı insanların benlikleriyle özdeşleşmiş, etiyle kemiğiyle onun bir parçası haline gelmiş fikirleri veya idealleri vardır. Bunlar ağızdan çıkana kadar bir taslak hüviyetini korurken, söylendikten sonra hayatın tek gayesi, ulaşılması gereken bir ütopya ve uğruna sayısız fedakârlıklar yapılabilecek bir değer kazanır.

Yukarıda bazı insanlardan kastedilen aslında tarihte iyi veya kötü bir isim bırakmış ve kitleleri büyük bir taassupluk içinde peşinden sürüklemiş olanlar, yani büyük liderlerdir. Bu tarz liderlerin hangi zaman ve mekân da ortaya çıktığı ya da özelliklerinin ne olduğu konusu ilgi alanımız dışındadır.

14
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Lütfullah Kuyumcu
Gözlemi Yapan 2 Haziran 2024 Türkiye, İzmir
Scolopendra cingulata
25 Nisan 2023
Izmir Buca Kaynaklar
6
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İlanPsikolojik Yardım ve Terapi
Cansu Cenik
İlanı Ekleyen 31 Ekim İstanbul & ÇevrimiçiÜcretsiz25 Şubat
PSİKANALİTİK/PSİKODİNAMİK TERAPİ
25 Şubat 2026 19:26 tarihinden 20 Temmuz 2026 00:30 tarihine kadar.

Ben Psikolog Cansu Cenik.

Psikanalitik ve Dinamik Psikoterapi yaklaşımı ile süpervizyon eşliğinde ile online ve İstanbul'da  Anadolu ve Avrupa yakasında yüz yüze danışan kabul etmekteyim. 

Detaylı bilgi almak için e-posta ile iletişime geçebilirsiniz.

[email protected] 

Devamını Göster
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close