Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 3 Şubat 2017 1 dk.

Bu fotoğrafta gördüğünüz, Afrika Dev Kara Salyangozu olarak da bilinen "Achatina achatina" türü. Bu devasa salyangozlar, tıpkı diğer salyangozlar gibi "radula" isimli bir dil yapısına sahiptirler. Bu dil üzerinde çok sayıda ufak diş bulunur. Bunu kullanan salyangozlar, yemeklerini ağızları içerisinde ufacık parçalara bölerler.

İnsanlar gibi hepçil olan bu hayvanlar, kimi zaman leş de yerler. Hatta en sevdikleri besinler arasında kemik kalıntıları vardır, çünkü kabuklarını üretmekte kullandıkları kalsiyuma olan ihtiyaçlarını bu şekilde giderirler. 

27
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Talha Karslıoğlu
Çeviren 22 Kasım 2019 2 dk.

Birkaç yüzyıl önce, Grimm Kardeşler, Hans Christian Andersen ve Charles Perrault gibi masal yazarları prenseslerin, kötü canavarların, karanlık ormanların, tuhaf büyülerin, birbirlerine kavuşamayan aşıkların büyülü hikayelerini her yerde çocukların masal kitaplarına ve yatak uçlarına taşıdılar. Ama uyarladıkları bu masallar ne kadar eskiydi? Yeni bir araştırma bu masalların köklerinin tarih öncesi zamanlara kadar uzandığını öne sürüyor.

Royal Society Open Science dergisinde yayımlanan yeni bir araştırmada, biri halkbilimci, diğeri antropolog olan araştırmacılara göre Rumpelstiltskin ve Jack ve Fasulye Sırığı gibi masallar düşünülenden çok daha eskiler. Araştırmacılar bu klasik masalların sırasıyla 4.000 ve 5.000 yıllık olduğunu söylüyor. Bu iddia, Grimm Kardeşler'in sadece birkaç yüzyıllık masalları aktardığı yönündeki geçmiş tahminlerle çelişiyor.

51
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Fatma Aka
Fatma Aka
3,355 UP
Çeviren 14 Ağustos 2018 12 dk.

Makroevrim nedir? Neden önemlidir? Makroevrimsel düşünce, primat evriminin modellerini yorumlamaya nasıl yardım eder?

Yaşam ağacında, hepsinin ortak bir ataya bağlandığı birçok dal vardır ve ağaç üzerindeki yaşam çeşitliliği evrimsel süreçlerden kaynaklanmaktadır. Yeryüzündeki yaşamı hiyerarşilere ayırarak düzenlediğimiz gibi, evrimsel süreçler ve modelleri için de aynısını yapmak istiyoruz. Bu nedenle, birçok bilim insanı, aralarındaki ayrım biraz yapay olsa da, evrimin mikroevrim ve makroevrim olarak iki ayrı hiyerarşik sürece ayrılabileceğini önermektedir. Mikroevrim, türlerin gen havuzlarındaki alellerin frekanslarını değiştiren mekanizmaları tanımlar (Rexnick & Ricklefs 2009). Bu mekanizmalar mutasyon, göç, genetik sürüklenme ve doğal seçilimi kapsar. Teori, bu süreçlerin etkilerinin zaman içinde biriktiğini ve bazen de popülasyonların ayrışmasına ve yeni türlerin doğmasına neden olabildiğini ileri sürmektedir. Buna karşılık, makroevrim geniş zaman dilimleri boyunca yaşam ağacı üzerindeki modelleri büyük bir ölçekte tanımlar. Denge, kademeli değişim, hızlı değişim, adaptif radyasyonlar, nesil tükenmeleri, iki veya daha fazla türün birlikte evrimi ve türler arasındaki genetik özelliklerde yakınsak evrim (convergent evolution) sadece birkaçı olmak üzere, yaşam ağacında büyük ölçekte birçok farklı model gözlemlenebilir (Görsel 1). Makroevrimsel çalışmalar, sonuçlarını çoğunlukla fosil buluntularından elde eder. Fosiller yeni yaşam formlarının ortaya çıkışını, coğrafi dağılımlarının zaman içinde nasıl değiştiğini ve sonunda nesillerinin ne zaman tükendiğini belgelemektedir. Buna karşılık, mikroevrimsel değişimler genelde fosil buluntularından gözlenemez, çünkü türlerin kendi içindeki evrimsel değişimleri yöneten süreçlerin çok daha kısa zaman ölçeklerinde gerçekleştiği düşünülmektedir. Bu nedenle, makroevrim, tür seviyesinin üzerindeki evrimsel modelleri açıklamaya odaklanmıştır (Rexnick & Ricklefs 2009) ve bu konuda çalışan araştırmacılar, bu modelleri açıklayan temel ilkeleri araştırmaktadırlar.

71
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ali Gazi Kavak
Ali Gazi Kavak
76.5K UP
Gözlemi Yapan 3 saat önce Türkiye, Hatay
Hatay/Antakya'da yaklaşık 15 yıllık bir üzüm ağacının nemli gövdesinde tarafımca gözlenmiştir. Ortam yaklaşık 4 gündür aralıksız yağış almaktadır.Mantarın görüntüsünden hangi mantar olduğunu bilemediğimden türü net söyleyemiyorum ancak sanırım ağaç kulağı mantarı olabilir.Ortam sıcaklığı yaklaşık 5 derecedir. Kakaolu pudink gibi bir yapısı vardır. Kulak memesi gibi esnektir.
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 13 Nisan 2019 28 dk.

Kara delikler, uzayda yol alan hiçbir maddenin ve ışık da dahil hiçbir radyasyonun kaçamayacağı kadar büyük kütleçekim alanlarıdır. Astronomik tanımıyla bir kara delik, büyük kütleli yıldızların süpernova patlamasıyla ölmesi sonucunda oluşan, bilinen en sıkışık (kompakt) gök cismidir. Yani kara delikler, aslında ölü yıldızlardır; çünkü yeterince büyük kütleli yıldızların yakıtı bittiğinde, kendi üzerine çökerler ve bir kara delik oluştururlar. Kara deliklerin olay ufku denilen bölgelerinde kütleçekim kuvveti öylesine güçlüdür ki bu noktadan itibaren ışık dahi kara deliğin çekiminden kaçamaz. Işığın kaçamaması sebebiyle, bir renkleri veya gözle görünür ışımaları yoktur ve bu nedenle "kara" olarak adlandırılırlar.

Birçok bilimkurgu filmine de konu olan, oldukça popüler bir konu olmasının yanı sıra, bilim dünyasında da hala sıcak bir araştırma konusudur. Şartların ekstremliği ve bildiğimiz fiziğin sınırlarını zorlaması onu oldukça ilgi çekici bir gök cismi haline getirir. Bu nedenle herkes tarafından çokça dile getirilmiş olması, onun hakkında birçok yanlış bilginin de yayılmasına neden olmuştur.

495
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Analist 12 Mayıs 2014 3 dk.

Not: Türlerin Kökeni, Had Safhada Mükemmellik ve Karmaşıklık Sergileyen Organlar, syf. 222; Darwin bu cümleden sonra sayfalar uzunluğunda gözün nasıl evrimleştiğini anlatmaktadır; Darwin'in tahmini açıklaması, bugün net bir şekilde gösterilerek gözün teori için herhangi bir yıkıcılığı olmadığı ispatlanmıştır.

Bu alıntı, Charles Darwin'in Türlerin Kökeni isimli kitabının İngilizce orijinalinin 143 ve 144'üncü sayfalarında geçmektedir. Yaratılışçılar tarafından söz bağlam dışı bir şekilde kırpılmakta ve Darwin'in sözleri çarpıtılmaktadır.

27
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Evrim Ağacı Ankara Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 3 hafta önce Ankara₺1.100,00 - ₺2.000,0024 Ocak
Evrim Ağacı Ankara - Antik Ankara Gezisi
24 Ocak 2026 10:30 tarihinden 24 Ocak 2026 16:30 tarihine kadar.

Evrim Ağacı Antik Ankara Gezisi etkinliği 24 Ocak 2026 Cumartesi tarihinde saat 10.30’da başlayacaktır. 
 

Etkinlikte:

Anadolu Medeniyetleri Müzesi 

Ankara Kalesi ve Surları

Ankara Roma tiyatrosu

Roma Hamamı

Augustus-Roma Tapınağı gezilecektir.   

Tur Rehberi: Timuçin Alp Aslan, MA. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Tarih bölümünden lisans derecesini aldı. Bologna Üniversitesi’nde Latince, Koç Üniversitesi Kapadokya Okulu, Nümizmatik okulu ve Çevresel Arkeoloji programları gibi uluslararası etkinliklerde yer aldı. Ankara Çayyolu Höyük, Muğla – Milas Labraunda antik kutsal alanı ve Yunanistan’da Büyük İskender’in ilk başkenti Pella’da alan çalışmalarında bulundu. 

Aynı zamanda Ankara Turist Rehberleri Odası’na kayıtlı profesyonel turist rehberi olarak çalışmaktadır. 


 Etkinlik, 20 kişilik kontenjan ile sınırlıdır. 

Katılımcıların gezi öncesi Müze Kart uygulamasını indirmeleri gerekmektedir.

Katılımcılarımızın, yürümeye elverişli rahat ayakkabılar ve kıyafetler tercih etmeleri önerilmektedir.

Öğle yemeği ücreti katılımcılara aittir.  

Bu gezi 9787 TÜRSAB numaralı Happy Journey Turizm Seyahat Acentesi markası olan Keşfet 101 ile düzenlenmektedir.
 

Devamını Göster
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ardil Yıldırım
3 gün önce
Eskiden insanların en büyük hatası neydi biliyor musunuz? 
Evreni doğayı ve diğer her şeyi insan merkezli almalarıydı. 
Ancak modern bilimin kanıtları sayesinde aslında insana da çok önemli bir yerde bulunmadığını fark ettik. 
Biz sadece koca evreni uzaktan bir teleskopla izleyen küçük canlılarız. 
Hem de çok küçük...

53 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hakan Orhan
Hakan Orhan
81.0K UP
Çeviren 2 gün önce 4 dk.

Hayatımızın bir döneminde hepimiz bunu hissetmişizdir. Şairler onun hakkında yazar, şarkıcılar onun hakkında şarkılar söyler ve onu bulmak, ifade etmek ve sürdürmek üzerine koca bir endüstri oluşmuştur. Peki aşk nedir? Nerede bulunur? Onu tetikleyen nedir? "Delicesine" aşık olduğumuzda zihnimizde ve bedenimizde gerçekten neler oluyor?

Romantik aşk, tanımlanması genellikle zor olsa da "bağlanma" olarak bilinen güçlü bir duygusal bağın gelişimini, cinsel çekimi ve bakım vermeyi (şefkati) içerir. "Aşık olanlar"; saplantılı düşünceler, duygusal bağımlılık ve artan enerji gibi bir dizi yoğun duygu yaşarlar fakat bu duygular ilişkinin ilk aşamalarıyla sınırlı olabilir.

13
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 23 Eylül 2021 17 dk.

Beyin çipi, çoğunlukla felçli hastalarda uygulanmak üzere; oldukça küçük bir tasarıma sahip olan ve beyin yüzeyine yerleştirilen cihazlardır. Bu cihazlar sayesinde beyinde gerçekleştirilen aktivitelerin izlenmesi amaçlanır.

2016 yılında Elon Musk’ın kurduğu Neuralink şirketi ile birlikte sıklıkla konuşulmaya başlayan beyin çipleri aslında ilk defa gerçekleştirilmiş bir çalışma değildir. Aksine, 1960’lı yıllardan itibaren bu konuda yapılmış birçok çalışma bulunmaktadır. Bu konudaki ilk çalışmalar, beyindeki aktiviteleri takip edebilmek ve bunları belirli komutlara dönüştürebilmek için maymunlar üzerinde gerçekleştirildi. Günümüzde beyin çipleri ile ilgili yapılan çalışmalar genellikle 1970’li yılların başlarında ortaya çıkan "beyin-makine arayüzü" terimi ile anılmaktadır.

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
101
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hubble'dan Yıldızlararası Ziyaretçi 3I/ATLAS

Şili'nin Rio Hurtado kentindeki, NASA destekli ATLAS (Asteroid Terrestrial-impact Last Alert System) tarama teleskobuyla 1 Temmuz'da keşfedilen 3I/ATLAS, Güneş Sistemimizden geçtiği bilinen üçüncü yıldızlararası cisim olduğu için bu adı aldı. 2017'de 1I/ʻOumuamua'yı, 2019'da ise kuyrukluyıldız 2I/Borisov'u izlemiş oluyor. C/2025 N1 adıyla da bilinen 3I/ATLAS bir kuyrukluyıldız. Artan Güneş ışığıyla ısınan buzlu çekirdeğinden kopup fırlayan tozun oluşturduğu, gözyaşı biçimli bir bulut; 21 Temmuz'da çekilen bu Hubble Uzay Teleskobu'nun keskin görüntüsünde seçiliyor. Hubble, iç Güneş Sistemi'ne doğru yol alan şimdiye dek kaydedilmiş en hızlı kuyrukluyıldızı izlerken poz sırasında arka plandaki yıldızlar çizgi gibi uzamış görünüyor. Hubble görüntüsünün analizi, doğrudan görülemeyen katı çekirdeğin çapının büyük olasılıkla 5,6 kilometreden küçük olduğunu gösteriyor. Bu kuyrukluyıldızın yıldızlararası kökeni, Güneş'in çevresinde bir tur atıp geri dönmeyen; eksantrik, belirgin biçimde hiperbolik olduğu saptanan yörüngesinden anlaşılıyor. Bu yörünge, 3I/ATLAS'ı yeniden yıldızlararası uzaya taşıyacak. Dünya gezegeni için bir tehdit oluşturmayan bu dışarıdan gelen ziyaretçi, şu anda Güneş'e Jüpiter'in yörünge uzaklığının içinde bulunuyor; Güneş'e en yakın geçişinde ise Mars'ın yörünge uzaklığının az da olsa içine girecek.

9 Ağustos 2025 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kaynağı: NASA, ESA, David Jewitt (UCLA) et al. - İşleme; Joseph DePasquale (STScI)
Çeviren: Eyüp Akman

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Sizden Gelenler
gerçekten müthiş bir site her bilgi ve öğretici içerik aydınlanmamızı sağlıyor sizi iyi ki tanıdım. Bilime olan sevgimi kat be kat arttırdınız. Gerçekten herkese tavsiye ederim :)
İnceleme
Hüseyin Güngör
İnceleyen10 5 gün önce
Nolan'dan önceki fav yönetmenim James Cameron'ın oldukça meşhur serisi Avatar, açıkçası hiçbir zaman benim kafamda tam bir yer edinemedi. İlk film 2009 gibi çok eski bir tarihe dayanıyor. İkinci filmden önce onu da izlemiştim ama hatırlıyorum demek yine yalan olur. 8 puan olarak girmişim. Hafızamda tutunamamasının nedeni bence çok büyük ölçekten işlenen bir hikaye olmasından kaynaklı olabilir. Bir de LotR serisi bu etkiyi vermişti hep. Büyük ölçekte çok kıymetli ve epik bir hikaye ama küçük ölçekte "Bu neydi şimdi?" hissi veriyor bana. Ben biraz daha drama sever bir taraftayım sanırım. İkinci film 2022 yapımıydı ve 7 puan girmişim. Zaten çok memnun kalmadığımı hatırlıyorum. Aynı türde olayların taraflar arasında çok git gel yaparak tekrarlandığı ve esnetildiği, sıkıcı bir filmdi. Bu sorun aynı uzunluktaki bu filmde yer almıyor. Bu çok güzel bir gelişme ve direkt anlatının tadını değiştiriyor.

Film hala başta yavaş ilerliyor ama zaten 3 saatlik bir film için normal. Sonrasında tempo hep yüksek devam ediyor. Ben tempodan dolayı hiç sorun çekmedim. Hikayenin bu sefer daha dolu olması beni asıl çeken şey oldu. Buna rağmen film ödüllerini ve adaylıklarını daha çok yine teknik detaylardan alıyor. Tabii ki görsel ve işitsel kalitesine verilen önem herkesçe malumdur. Yalnız filmde bu sefer Varang isimli yeni bir karakterin yer alması bence ayrıca üstünde durulması gereken bir şey. Ben bu karakteri gerçekten izlemesi keyifli buldum. Oyuncu Oona Chaplin'in etkisi var mı emin değilim. Daha çok karakterizasyondan kazanıyor.

Filmin en büyük teması malumunuz sömürgeciliktir. Ve bunun önemi geldiğimiz 2026 tarihinde maalesef ki azalmak yerine daha da önem kazanmıştır ve muhtemelen insanlık tarihi boyunca da devam edecek bir derttir. Hatta bu en nihayetinde evrimsel de bir paradokstur kanımca. Bu temayı milletler üstü ve hayali bir tür üzerinden postcolonialist bir perspektifle işlemek bence çok kıymetli bir iş olacaktır çünkü hem öğretici hem de empati kurması kolay, öz eleştiriyi daha teşvik edici olur. Bununla kalmayıp hayata dair çok kıymetli ve öğretici elzem konuları ele alması da yine bir Interstellar ve Dune havası vermiştir bana. Bunlar gerçekten yaşamayı öğretecek serilerdir. Vakti geldiğinde gelenekleri de güncellemek gerektiğini ve evrimin sosyolojik olarak da kaçınılmaz olduğunu öğretiyor mesela. Kendini ve aileni korumak için karşı koyarak savaşmanın erdem olduğunu gösteriyor mesela. Bazı büyük çatışmaların çözümünün belki savaş olacağını ve her zaman güçlü/adaptif kalmak gerektiğini de çıkarabiliriz. Burada da çözüm, tıpkı Matrix gibi evrenlerde de olduğu üzere, türlerin birleşerek devam etmesidir galiba. Bu hikayede de aynı yolu görmeye başladık. Bu anlamda yeni kuşak karakterler de bunu temsil edecek dönüşümler geçirmeye başladılar. Nispeten epileptik bir karakter olan şaman Kiri'ye çok rol ayrılmıştı filmde ve bu gibi detaylar da paganist zihniyetli bizim gibi insanlar için bağ kurmak adına güzel bir sebep daha verdi. Sanki günümüzde insanın doğayla olan çatışması daha çok merkeze gelmeye başladı gibi, öyle seziyorum. Dune'da çöl ve solucanlar neyse burada da elektromanyetikvari alanlar olan ve sanırım fluxcon denen akım girdapları aynı şeyler bence.
8.2/10
(10 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Avatar: Fire and Ash
Yönetmen: James Cameron
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Temel Kavrak
Temel Kavrak
85.0K UP
Gözlemi Yapan 29 Ocak 2024 Türkiye, Samsun
Samsun Batıpark'ta bulutlu bir havada kaydedildi.
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 17 Ağustos 2019
Tek bir hücre, belirli şartlar sağlandığında sadece birkaç yılda yetişkin bir insana dönüşebiliyorsa, tek bir hücrenin belirli diğer şartlar sağlandığında yüz milyonlarca yıl içinde insan türüne dönüşebileceğini anlamakta hiçbir güçlük olmamalıdır.
Kaynak: Bu söz, Spencer'ın 20 Mart 1852 yılında yayınladığı "The Development Hypothesis" isimli kitabında geçmektedir. (Wikiquote)
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
28
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Funda Başak
Seslendiren 16 Mayıs 2023 6:48
Niktofobi, kişinin karanlıktan aşırı bir şekilde korkmasına neden olan bir spesifik fobi türüdür. "Ligofobi" veya "skotofobi" olarak...
82
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close