Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Yarım Güneş ile Fışkırma

Güneş’e neler oluyor? Açık bir biçimde, Güneş’in alt kısmı kalın bir bulut tabakasının ardında gizlenmiş. Yeryüzündeki birçok kara parçası için çok daha az olmasına rağmen, tüm Dünya üzerinde ortalamasını aldığımızda, bulutlar tüm zamanın 2/3’ünde Güneş’i kapatır. Güneş’in sağ üst köşesinde manyetik etkiyle yükselen sıcak gaz fışkırması görülüyor. Fışkırma küçük gibi görünse de Dünya’mızı kolaylıkla sarabilir ve bir aydan fazla bir süre devam edebilir. Paylaşılan görsel iki pozun birleşimidir. Biri bulutu ve fışkırmayı diğeri de Güneş’in dokusunu ortaya çıkartıyor. Her ikisi de aynı kamera ile Lynnwood, Washington, ABD’de aynı konumdan yaklaşık bir saat arayla çekildi. Güneş’in kromosferindeki kabarcıklı doku, belirli bir renkte ortaya çıkan bir atmosfer katmanıdır. Dokunun her yerdeki benzerliği, yüzeyin nispeten sakin olduğunu gösteriyor. Bu da Güneş’in 11 yıllık döngüsünde minimum seviyeyi henüz geçtiğine dair bir gösterge niteliğinde. Önümüzdeki yıllarda Güneş daha aktif bir döneme doğru ilerleyecek. Güneş lekelerinin, fışkırmaların ve kaçınılmaz olarak Dünya’daki kuzey ışıklarının daha yaygın olacağı Güneş maksimumuna doğru gelişme gösterecek.

2 Kasım 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kaynağı ve Telif Hakkı: Rainee Colacurcio
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Tüm Reklamları Kapat
Burak Albayrak
Burak Albayrak
355.9K UP
Ekleyen 7 Ocak 2023 42 dk.

Respiratuvar Sinsityal Virüs (kısaca RSV), dünya çapında çocukları enfekte eden en yaygın virüslerden biridir ve yetişkinlerde, özellikle yaşlılarda giderek artan bir şekilde önemli bir patojen olarak tanınmaktadır. RSV enfeksiyonunda karşılaşılan en yaygın klinik senaryo bir üst solunum yolu enfeksiyonudur; ancak RSV genellikle küçük çocuklarda bir alt solunum yolu hastalığı olan bronşiyolit olarak ortaya çıkar ve nadiren pnömoni, solunum yetmezliği, apne ve ölüme ilerleyebilir.

RSV tedavisi üç kategoriye ayrılır:

54
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 22 Ocak 2012 25 dk.

Öncelikle, bu makalemizin, "Evrim Ağacı" Nedir, Nasıl Tasarlanır? Soy Ağaçları ile Evrim Ağacı Arasındaki İlişki Üzerine... başlıklı yazımızın içerisinde geçen bir kısmın oldukça geliştirilmiş ve zenginleştirilmiş hali olduğunu belirtmek isteriz. Ancak burada daha geniş bir şekilde işlememizin, okurlarımızın evrimi kavraması açısından çok daha faydalı olacağını düşünüyoruz. Üstelik bu yazı dizimizi toparlayacak ve konuyla ilgili son noktayı koyacak bir yazı olması açısından önem arz etmektedir. Umuyoruz ki tüm okurlarımıza faydalı olacaktır. Hemen, o kışkırtıcı soruyla başlayalım:

İlk olarak, konu hakkında uzman olmayan kişiler tarafından yönlendirilen bu tür yargılayıcı soruların neredeyse her zaman hatalı olduğunu belirterek başlayalım. Örneğin, soru içerisinde "şöyle böyle, dolayısıyla evrimin gerçekleşmesi mümkün değildir." kalıbı, soruyu baştan sona hatalı kılmaktadır; çünkü soru sahipleri, konuyu tam olarak kavrayamadan yargılara varmaktadırlar. Yani soruya anlam yüklemektedirler. Bu da, bilimsel açıdan hatalı bir yaklaşımdır. Çünkü az sonra göreceğimiz gibi, bir neslin önceki ve sonraki neslinin kendisiyle aynı türden olmasının evrime engel olan hiçbir tarafı yoktur; tam tersine, evrimin öngördüğü zaten kısa nesillerde fiziksel değişim ve dolayısıyla bariz türleşmelerin yaşanmasının pek mümkün olmadığıdır. Ancak öncelikle bazı bilgiler vermemiz gerekmektedir.

123
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Buğra Ünal
Seslendiren 17 Haziran 2024 29:41
Buğra Ünal & Meriç Öztürk - Recall'dan kurtulduk… şimdilik - iPad'de devrim! Hesap Makinesi geliyor! - Yapay Zeka değil Elma Zeka, hem de cennetten...
23
Ögetay Kayalı
Yazar 6 gün önce 4 dk.

Hidrostatik denge, bir gazın ya da sıvının yerçekimiyle içe doğru çekilmesine rağmen neden çökmediğini açıklayan dengedir. Aslında bir yıldızın (veya başka bir nesnenin) nasıl olup da stabil durduğunu açıklamamıza yardımcı olur.[1] Bu yazımızda hidrastatik dengenin ne olduğunu, hidrostatik dengeyi hangi faktörlerin etkilediğini açıklayacağız.

Yıldızlar, kendi kütle çekimleri altında çöken gaz ve toz bulutlarından oluşur. Bulut çökmesine devam ettiği sürece daha küçük bir hacimde sıkışmaya başlayan gazın basıncı artar. Öyle bir noktaya gelinir ki en sonunda basınç kuvveti, kütle çekim kuvvetine eşit olarak gazın daha fazla kendi üzerine çökmesini engeller. Kütle çekim kuvveti ile basınç kuvvetinin dengelendiği bu duruma hidrostatik denge denir. Boşlukta bu kuvvetler dengesini sağlayan simetri bir küre olduğundan yıldızlar küresel bir yapıya sahiptir.

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Yazar 5 saat önce 5 dk.

Kinetik enerji, hareket eden bir cismin sahip olduğu enerjidir. Bir cisim durur haldeyse, yani cismin hızı 0 ise, cismin kinetik enerjisi 0 olacaktır. Cisim hareket etmeye başladığında kinetik enerji kazanmaya başlar. Bir cismin hareket ettiğini gördüğümüzde aslında çok temel bir gerçeğe tanıklık ederiz. Hareket eden her cisim enerji taşır. Koşan bir insanın durması için çaba harcaması buna bir örnektir. Giden bir arabanın fren yapmadan duramaması ya da düşen bir taşın yere çarptığında güçlü bir etki yaratmasını da düşünebiliriz. Bunların tamamı kinetik enerji ile ilgilidir.

Burada önemli bir noktayı en baştan vurgulamak gerekir. Kinetik enerji yalnızca “Hareket var mı yok mu?” sorusuyla ilgili değildir. Aynı zamanda kinetik enerji, cismin ne kadar hızlı hareket ettiğiyle de doğrudan ilintilidir. Dolayısıyla cismin hızı iki katına çıktığında kinetik enerjisi iki katına değil, dört katına çıkar. Bu yazımızda kinetik enerji nedir, kinetik enerjinin formülü nedir, enerji dönüşümleri nelerdir; gibi konulara değineceğiz.

0
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 12 Aralık 2019 25 dk.

Gerçek, anlaması son derece zor olan; halen eksiksiz bir tanımına sahip olmadığımız, baş döndürücü bir olgudur.[1] İnsanlık, kendini bildi bileli "gerçek olanı" anlamaya ve anlatmaya çalışmıştır. Fakat gerçek, öylesine karmaşık ve girift yapılıdır ki, bugüne kadar ona yaklaşmanın veya en azından ifade etmenin birçok farklı yolunu bulduk: felsefe, bilim, din, sanat, edebiyat bunlardan sadece birkaçı... Her biri, farklı varsayımlarla ve perspektiflerle gerçeğe yaklaşmaya çalıştı ve birbirinden farklı araçları kullanarak gerçeğe (ya da gerçeğin insanlar üzerindeki izdüşümüne) erişebileceğimizi, ona erişemesek bile belirli açılarını, belirli bir kapsamda izah ve ifade edebileceğimizi iddia ettiler. Burada biz, bu yöntemlerden bugüne kadar gerçeği evrensel olarak tanımlamak konusunda en başarılısı olan ve bizim de özel ilgi alanımız olan bilime ve bilimin temel varsayımlarına (ve bazı olası kısıtlarına) değineceğiz.

Bilim, Evren'in ilk anından şu anına (ve hatta geleceğine) kadar olan tüm var oluş basamaklarını tutmayı başaracak kadar kapsamlı, isabetli ve öğretici bir uğraştır: Bilim, Büyük Patlama anından itibaren, fizikle (hatta daha spesifik olarak kuantum mekaniği ve kozmoloji ile) başlar.[2] Fiziksel süreçler sonucunda oluşan ilk atom altı parçacıklar, fizikokimyasal bazı süreçlerden geçerek elementleri oluşturmuş, elementler bir araya gelerek molekülleri inşa etmeye başlamış ve bu sayede kimyanın doğması mümkün olmuştur.[3] Kimyanın ana konusu olan elementler ve moleküller, Evren'deki astronomik olayların merkezinde yer almıştır. Bu astronomik olaylardan birisi, jeokimyasal süreçlerin bir sonucu olarak doğan kayalık gezegenlerdir - ki bu kayalık gezegenleri (ve özellikle de Dünya isimli olanını), jeoloji isimli bir bilim dalı inceler.[4]

116
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Berkay Kalaycık
Berkay Kalaycık
129.4K UP
Yazar 25 Nisan 2021 3 dk.

Bitkiler, her ne kadar rüzgârla tozlaşabiliyor olsalar da, tahmin edileceği üzere, tamamen bilinçsiz ve rastgele olan bu tozlaştırıcıya pek güven olmaz. Fakat böceklere, özellikle de bal arılarına çok daha fazla güvenilebilir. Çünkü bal arıları da yaşamak için çiçeğin salgıladığı polene muhtaçtır. İşte bu mutualist yaşam biçimi sayesinde, çiçekler üremesini, bal arıları da besin kaynağını garantilemiş olur! Nitekim, bal arılarının bu eşsiz özelliği, onları canlılar dünyasında çok önemli bir yere koyar.

Ancak işler, çam ve göknar ağaçları gibi iğne yapraklı ağaçlara, diğer bir deyişle çiçek açmayan bitkilere geldiğinde, biraz karışır. Arılar, bu çiçek açmayan bitkilerden bile besin kaynağını bir şekilde çıkarabilmektedir. Fakat bu arılar bitkilerin fotosentez ile ürettiği şekeri, bu kez doğrudan bitkinin üreme organlarından değil, dolaylı yollardan temin ederek yapar.

40
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 14 Şubat 2019
Herkes öğrenmek ister; ancak kimse bunun bedelini ödemek istemez.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
37
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close