Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Çeviren 14 Mayıs 2024 3 dk.

San Fransisco veya İstanbul'da, hiçbirine tek bir kelime bile yazmadan 600 kişiyle "çıktığınızı" hayal edin. Yakında olacak şey şu: Küçük ve meşgul bir bot, sizin adınıza çok sayıda aday ile konuşarak "kendinizi tanıma" safhasını tamamlayacak ve size hangi insanlarla tanışmak için koltuktan kalkmanız değeceğini söyleyebilecek. Whitney Wolfe Herd'e göre flörtün geleceği bu ve bunu bilecek biri varsa, o da ta kendisi!

Wolfe Herd, kadınları ilk hamleyi yapmaya teşvik eden bir buluşma ve ağ platformu olan Bumble'ın kurucusu ve yönetim kurulu başkanı. Platform, şimdi algoritmasının bu yönünü değiştirmiş olsa da, Wolfe Herd şirketin "Kutup Yıldızı"nın her zaman aynı kaldığını söylüyor:

37
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Okan Özyazgan
Okan Özyazgan
53.8K UP
Çeviren 30 Mart 2022 5 dk.

Din dendiğinde akla genellikle ahlaklı insanları ödüllendiren ve günahkarları cezalandıran bir tanrı gelir. Ancak dünya üzerindeki her dinde bu şekilde insanların ahlakıyla ilgilenen tanrıların olduğunu söylemek yanlış olur. Küçük çaplı geleneksel toplumların tasavvur ettiği manevi dünyalarda insanların ahlaki davranışlarının geri plana atıldığı, sosyal bilimciler tarafından uzun süredir bilinmektedir.[1] Bu toplumların mitlerinde manevi varlıklar insanların birbirine nasıl davrandığıyla değil, insanların bu varlıklara karşı yükümlülüklerini yerine getirip getirmemeleriyle ve uygun şekilde itaat edip etmedikleriyle ilgileniyor.

Bununla beraber, bugün dünya üzerinde bilinen dinlerde ve sayısız varyantlarında ya her şeyi gören cezalandırıcı tanrılara inanılmakta ya da ahlaklıları ödüllendirip günahkarları cezalandırmak için karma benzeri daha kapsamlı sistemlerin olduğu varsayılmaktadır.

81
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Fatih Birinci
Fatih Birinci
400.4K UP
Çeviren 15 Kasım 2016 5 dk.

2015 yılında Paris’te gerçekleşen bir dizi korkunç terörist saldırının en az 129 insanın ölümüne ve 352 kişinin yaralanmasına yol açmasından sonra, tüm dünya ortak bir üzüntü ve yasla birleşmişti.

Fransa'ya 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana yapılan en ölümcül saldırı niteliğindeki bu olaylar, küresel ölçekli bir öfke, dayanışma ve üzüntüye yol açtı. İnternet üzerinde de; Facebook, kullanıcıların profil resimlerinin üzerini kaplayan bir Fransız bayrağı ve Paris’teki bireyler için bir ‘güvenlik bildirimi’ eklerken, sosyal medya üzerinde #PrayforParis (Paris için dua et) ve #StayStrongParis (Gücünü koru Paris) hashtag’leri (iliştiri) yayıldı. Bu arada, dünyanın farklı yerlerinde mum ışıklı anma törenleri yer aldı ve Empire State Building, Londra’nın Gözü ve Tokyo Kulesi binaları gibi meşhur uluslar arası anıtlar da kırmızı, beyaz ve mavi ışıklarla aydınlatıldı.

11
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çınar Ege Bakırcı
Yazar 20 Ocak 2015 6 dk.

Hepimiz Güneş Sistemi'ndeki 8 gezegenin ismini Güneş'e olan sırasıyla sayabiliriz. En azından öyle umuyoruz; eğer emin değilseniz, sırası şöyle: Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs ve son olarak, Neptün. Ancak bu gezegenlere neden bu isimlerin verildiğini çoğu insan tam olarak bilmiyor. Biz de bu sorunu çözerek, gezegenlerin isimlerinden kısaca bahsetmek istedik. 

Öncelikle genel bir kuraldan bahsedelim: teleskop tam olarak icat edilene kadar bilinen 5 gezegene (Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter, Satürn) Romalılar hep kendi tanrılarının isimlerini vermişlerdir. Sonradan keşfedilen gezegenlerden olan Neptün'e de Roma Tanrısı'nın adı verilmiştir. Tabii günümüzde bu tanrılara artık inanan pek kimse kalmadığı için, onlara "mitolojik tanrılar" adı verilmektedir. Bunun haricinde bu tür isimlendirmenin yalnızca 2 adet istisnası vardır: Dünya ve Uranüs. Bunların hepsini sırasıyla izah edeceğiz. Şimdi isimlerin nereden geldiğine, baş döndürücü fotoğraflarıyla birlikte, tek tek bakalım:

172
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Enes Soylu
Enes Soylu
19.2K UP
İnceleyen10 6 gün önce
Çizgi romanı gerçekte olabilecek veya olmuş olayların ideolojileriyle harmanlanmış, yönetim şekillerine eleştiri barındıran, çok yönlü bir film. Hollywood aksiyonu arayan da; çizgi roman filmi arayan da, hatta derin hikaye anlatımı, içi dolu bir kurgu arayan da izler. İlk iki filmde ki Rachel' ı oynayan aktörler farklı olsa bile bunu hissettirmiyor. En başta sıcak karşılanmayan Heath Ledger ayrı bir hikaye... 2. filmde 1. yarı daha iyiyken bu filmin 2. yarısı daha dolu, daha derin. Bizim toplumumuz için değeri farklı olan bir seri: Batman hayali bir karakter, Dark Knight ise güzel bir seri ama bu seride anlatılanlar gerçeğin bir yansıması. Son filmde iyice belli ediyor kendini. Şehrini, halkını kurtarmak isteyen bir kahraman var, ama ne uğruna? Kötü karakterlerin amaçları belli ve motivasyonları belli: İntikam. Gerçekçi olmayan şey; çıkarlarının yetersiz olması, 1. ve 3. filmde Gotham' ı sosyalist rejime çeviren daha sonra da yok etmek isteyen bir grup var. Buna karşı mücadele eden Bruce Wayne, Atatürk' ün maskeli ve zengin hali gibi. Maddi bir çıkar yok; toplumun mutluluğu, refahı ve aydınlık geleceği tek gayeleri. Aralarındaki fark ise birinin gerçek olması... Umarım bir gün iyi bir yönetmen ve kadro ile gerçekçi, izlemeye doyamayacağımız bir Atatürk filmi çekilir. Gönül ister ki Nolan çeksin bu filmi; Christian Bale İsmet Paşa' yı, Tom Hardy Atatürk' ü oynasın... İsteriz ki ileride film sektörümüzde 2000' lerin başındaki o ışığı tekrardan görürüz...
9.8/10
(26 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Dark Knight Rises
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Altay Kenger
Seslendiren 31 Ocak 2020 5:34
Yıllar önce olmasına rağmen, o kadar travmatik bir anı ki, sanki dünmüş gibi hatırlıyorum: yaşlıca bir profesör beni kelimenin tam anlamıyla duvara "çiviledi"...
27
Sibel Özkan
Sibel Özkan
155.9K UP
Yazar 17 saat önce 8 dk.

Basit şeyler bazen şaşırtıcıdır. Matematik, öyle büyüleyicidir ki son derece basit gibi görünen bazı problemler, onlarca yıl boyunca en azılı matematikçiler tarafından bile çözülemeyebilir. "Collatz Problemi" de basit görünen ancak insanların içinde kaybolup gittiği problemlerden biridir. O kadar kaotik ve öngörülemez nitelikte sayı dizileri üretir ki çözülemez veya karar verilemez bir bilmece olduğu söylenir. Bazı uzmanlar bunu bir siren şarkısı veya bir bataklık olarak görürler ve sadeliğiyle baştan çıkaran bu problem için amatör ve genç matematikçileri, bu problemden uzak durmaları konusunda uyarırlar.

Matematikçi Jeffrey Lagarias'a göre, sayı teorisyeni Shizuo Kakutani, Soğuk Savaş sırasında Yale Üniversitesindeki herkesin yaklaşık bir ay boyunca bu problem üzerinde çalıştığını ancak hiçbir sonuç alınamadığını söylemiştir. Kakutani, benzer durumu Chicago Üniversitesinde de yaşayınca bu sorunun matematik araştırmalarını yavaşlatmak için komplo amaçlı ortaya atıldığı esprisini yapmıştır.[1]

4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yasin Kayalar
Yasin Kayalar
213.4K UP
2 gün önce
Senin unuttuklarını 'beynin' unutur sanma. Delil mi? Hiç ummadığın bir rüyada sana 'beynin' unutmadığını gösterir. Senin erişemiyor olman beynindeki bilginin  'unutulduğu' (Kayıtlı olmadığı) anlamına gelmez. Beyin kitabında hepsi 'katman katman, tabaka tabaka' kayıtlıdır. 
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj
Teşekkürler, Eric Rose!

Evrim Ağacı'na bugüne yaptığın tüm katkılar için çok teşekkürler! Evrim Ağacı'nda yayınladığın veya yayınlanmasına katkı sağladığın 29 içerik sayesinde Türkiye'de bilimsel bilgiye erişim bir o kadar kolay. Hep birlikte, daha da güzel işler başarmaya devam!

Devamını Göster
Teşekkürler, Eric Rose!
Tuğçe Barut
Tuğçe Barut
128.3K UP
Yazar 18 Aralık 2021 21 dk.

Canlı yaşamının devamı, canlının kendisini oluşturan bir veya birden çok hücrenin bütünlüğüne doğrudan bağlıdır. Hücre bütünlüğü ise, entropi yasası gereği, zamanla bozulma eğilimi göstermektedir; fakat canlılık, bu bozulmayı çeşitli metabolik aktiviteler ile geciktirmeye, bir diğer tabir ile hayatta kalmaya çalışır. Hayatta kalmaya yönelik gerçekleştirdiği metabolik aktiviteler, yapım ve yıkım tepkimelerinin toplamına karşılık gelir.

Tahmin edebileceğiniz üzere her iki tepkime türünde de yoğun miktarda enerjiye ihtiyaç duyulmaktadır. Fakat tek başına enerji yeterli değildir. Tepkimelerin gerçekleşmesi ve canlılığın devamlılığını sağlayabilmesi için, belli başlı diğer maddelere de ihtiyaç duyulur. Bu maddelerin önemli bir kısmını vücudumuzda birçok görevi üstlenen mineraller ve tuzlar oluşturur.

88
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Esra Akkoyun
Esra Akkoyun
3,500 UP
Çeviren 14 Ağustos 2018 11 dk.

Bir kişinin genlerinin davranışı sadece genlerin DNA dizilimine bağlı değildir, epigenetik faktörler de gen davranışlarını etkiler. Bu faktörlerdeki değişiklikler hastalıkta önemli bir rol oynayabilir.

Dış çevrenin genler üzerindeki etkisi hastalığa yol açabilir ve bu etkilerin bazıları insanlarda kalıtsal olabilir. Çevresel faktörlerin bir bireyin yavrusunun genetiğini nasıl etkilediğini araştıran çalışmalar tasarlamak zordur. Fakat toplumsal düzenin oldukça merkezileştirilmiş olduğu bazı bölgelerde, aileleri etkileyebilecek çevresel bilgi elde edilebilir. Örneğin İsveç bilim insanları son zamanlarda beslenmenin kalp ve damar hastalıkları ve diyabetle ilişkili ölüm oranını etkileyip etkilemediğini ve bu etkilerin ebeveynlerden çocuklara ve torunlara geçip geçmediğini inceleyen araştırmalar yürüttüler (Kaati et al., 2002). Bu araştırmacılar İsveç’teki ailelerin 1980’lerden başlayarak üç nesil boyunca yıllık mahsullerinin ve yiyecek fiyatlarının kayıtlarını inceleyerek bireylerin yiyeceğe ne kadar erişimi olduğunu tahmin ettiler. Araştırmacılar, bir babanın ergenliğinden hemen önceki gelişiminde kritik bir dönem boyunca yeteri kadar yiyeceğe erişimi olmadığı durumlarda, erkek evlatlarının kalp ve damar hastalıklarından ölme olasılığının daha düşük olduğunu buldular. Baba tarafından büyükbaba için bu kritik dönem boyunca yiyeceğin bol olması durumunda, çocukların diyabetle ilişkili ölümleri önemli ölçüde artıyordu. Aşırı yiyeceğin babanın dönemine denk düşmesi durumunda ise çocukların diyabetle ilişkili ölümleri azalıyordu. Bu bulgular, diyetin bir ailedeki erkekler tarafından nesilden nesile aktarılan  gen değişikliklerine sebep olabildiğini ve bu değişikliklerin bazı hastalıklara karşı hassasiyeti etkileyebildiğini göstermektedir. Peki, bu değişiklikler nelerdir ve nasıl hafızada tutulur? Bu tarz soruların cevapları epigenetik kavramının içinde yer alır.

100
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 3 hafta önce ÇevrimiçiÜcretsiz30 Kasım
Alman İdealistlerinde Yeni Platoncu İzler
30 Kasım 2025 09:00 tarihinden 30 Kasım 2025 11:00 tarihine kadar.

Bu yayın, Ankara Felsefe Radyosu tarafından düzenlenecek olup belirtilen tarih ve saatte aşağıdaki link üzerinden ulaşabilirsiniz.

https://www.youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu

Devamını Göster
5
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
🔬 Füzyon, yani hafif atom çekirdeklerinin birleşmesiyle enerji açığa çıkması, yıldızların içindeki prosesi dünyaya taşımaya çalışmak demektir. Ancak bu süreç laboratuvarda taklit edilecek kadar basit değil.
🌡️ Hidrojen izotoplarının birleşmesi için gereken sıcaklıklar 100 milyon °C’yi, basınçlar ise Güneş’in merkezine yaklaşan düzeyleri bulur. Bu ortamı güvenli ve sürdürülebilir şekilde yaratmak, bugünün mühendisliğinin sınırlarını test ediyor.
📉 Füzyon deneylerinde kullanılan enerjiden daha fazlasını elde etmek hâlâ deneysel kalıyor.
🌍 Eğer başarılı olursak füzyon enerjisi karbon salınımı yapmaz, yan ürünü radyoaktif atık neredeyse yoktur ve enerji kaynağı neredeyse sınırsızdır. Bir elektriğe bağımlı dünya için gerçek bir “oyun değiştirici” olabilir.
🧠 Ancak bu hedefe ulaşmak için manyetik hapsolma, lazer uyarmalı plazma kontrollü reaksiyonlar ve süper iletken yapıların gelişimi gibi bir dizi teknolojik devrim gerekiyor.
✨ Bu da gösteriyor ki Dünya enerjisinin geleceği, aslında küçük bir Güneş yaratabilme kapasitemize dayanıyor.
Yazar: Yasemin Akın
Editör: Çağrı Mert Bakırcı
ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Öne Çıkan İnceleme
Yağmur Aydın
İnceleyen 1 Ekim 2022
Bu eseri biyolojiye merakı olan herkese tavsiye ederim. EMİN ÇOK FAYDALI OLACAK.
9.8/10
(12 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Life: The Science of Biology
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
Bu inceleme Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Tüm Reklamları Kapat
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close