Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Tüm Reklamları Kapat
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Nevzat Keskin
Seslendiren 6 gün önce 29:15
Domuz eti, tanım olarak, özellikle evcil domuzdan (Sus domesticus) elde edilen etin genel adıdır. Domuz eti, günümüzde birçok ülkede ciddi miktarlarda...
9
Tüm Reklamları Kapat
Yaşam Ağacı Türü
Sefa Polat
Sefa Polat
103.7K UP
Türü Ekleyen 3 gün önce
Tatlı Su Timsahı, Avustralya'nın kuzey bölgelerinin yerlisi Crocodylus cinsi bir timsah türüdür. Yakın akrabaları ve komşuları Tuzlu Su Timsahının aksine tuzlu suya karşı dirençleri yoktur ve aktif olarak insan avlamazlar. Erkek bireyler uzunluk olarak 2.3-3 metreye kadar çıkabilir iken dişiler görece daha küçüktür ve 2 metreye kadar uzayabilirler. Yakın zamana kadar sayıları asgari endişe düzeyindeydi ancak son yıllarda istilacı tür Kamış Kurbağası (Rhinella marina) sebebiyle sayılarında büyük bir düşüş yaşandı. Zehirli olan bu tür onları avlayan Tatlı Su Timsahlarının ölümüne sebep oluyor.
8
Söz
Sümeyye ¿
Alıntıyı Ekleyen 3 gün önce
Her şey olma duygusu ama hiçbir şey olmama gerçeği.
Kaynak: Doğmuş Olmanın Sakıncası Üstüne
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
211.2K UP
İnceleyen10 4 gün önce
Merhaba
Bazen bazı kitaplar vardır; okurken hikayeyi değil, kendini okursun. Korkuyu Beklerken benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Sayfaları çevirdikçe karakterler değişmedi aslında ben değiştim. Belki, içimde zaten var olan ama adını koyamadığım o tuhaf huzursuzluk, bu kitapta kendine bir dil buldu. Oğuz Atay’ın 1975 yılında okuyucu ile buluşturduğu hikâye kitabına ismini veren üçüncü öykü “Korkuyu Beklerken” Oğuz Atay bu kitabında klasik bir hikaye anlatmaz; daha doğrusu, anlatmak istemez. Onun derdi olaylar değil, insanın içidir. Dış dünyadan çok, zihnin dar koridorlarında dolaştırır seni. Orada fark edersin birden insan bazen hiçbir şey olmadan da korkabilir. Çünkü asıl korku, dışarıda değil, içeridedir. Kendi halinde yaşayan, kimseye bir zararı dokunmamış bir adamın öyküsüdür bu. Şehir merkezinden uzakta ve müstakil bir evde, yalnız başına yaşayan bu adamın deyim yerindeyse kurulu düzeni bir gün evinde bulduğu bir mektup ile alt üst olur. Mektup, bilmediği bir dilde ve anlamlandıramadığı bir şekilde yazılmıştır. Bir süre mektubu çözebilmek için uğraşan kahraman, bunda başarılı olamayınca mektubu bir arkadaşına götürür. Bu arkadaşı, öyküde okuyucuya ölü diller uzmanı olarak tanıtılır. Ölü diller uzmanı kahramana bu mektubun çok gizli bir mezhep tarafından kendisine gönderildiğini ve kahramana mektup eline ulaşmasından itibaren asla evinden dışarı çıkmamasını bildirdiklerini söyler. Bunun üzerine kahraman zaten var olan korkuları ile yüz yüze gelir ve hayatı anlamsızlık ve korkudan ibaret tek düze bir döneme girer....

Kitabın en çarpıcı yönlerinden biri, karakterlerin sürekli bir “bekleme” hâlinde olmasıdır. Ama bu, somut bir şeyin beklenmesi değildir. Daha çok adı konulamayan, belirsiz bir tehdidin, bir huzursuzluğun beklenmesidir. Sanki her şey yolundaymış gibi görünür ama içten içe bir şeylerin yanlış olduğunu hissedersin. İşte Atay tam da bu hissi anlatır. İnsan bazen nedenini bilmeden tedirgin olur ya bu kitap o tedirginliğin kendisi gibi. Oğuz Atay’ın eserlerinde Kafka benzeri eğilimler gözlenir. Kafka’nın “öncü misyonu ve kendine özgü tarzı” şeklinde edebiyat terminolojisinde yer bulmuş olan kafkaesk kavramını( Franz Kafka'nın eserlerindeki üslubu çağrıştıran, mantık dışı, karmaşık, tehdit edici ve kabus gibi durumları tanımlayan bir sıfattır. Genellikle bürokratik çaresizlik, bireyin anlamsız otorite karşısındaki yalnızlığı, yabancılaşma ve gerçeklikten kopuşu ifade eder) , Korkuyu Beklerken adlı öyküdeki kahramanda gözlemlemek mümkündür.

Aslında öykünün bütününde işlenen korku temasının kahramanda mektuptan önceden süregelen bir iç çatışma olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Kahramanın mektubu almadan önce de kendi dünyasında yoğun bir yalnızlık yaşamakta olduğu söylenebilir. Kitaptaki yalnızlık çok derin. Ama bu bildiğimiz yalnızlık değil. Kalabalıkların içinde hissedilen, insanın kendine bile yabancılaştığı bir yalnızlık. Atay’ın karakterleri konuşur ama anlaşılmaz, düşünür ama rahatlayamaz. Çünkü sorun dış dünyayla değil, insanın kendi içindeki kopuklukla ilgilidir.
Ben bu kitabı bitirdiğimde şunu düşünmüştüm yıllar önce :)) Korku bazen başımıza gelecek bir şey değildir. Bazen zaten içimizde olan, sadece fark edilmeyi bekleyen bir şeydir. Biz onu susturmaya çalıştıkça, o daha çok konuşur ki açık konuşmak gerekirse bu benim yıllardır deneyimlediğim bir şey ve çoğu zaman herkesten sakladığım bir duygu :((
“Korkuyu Beklerken”, bana göre okunup geçilecek bir kitap değil. İçine sızan, insanı biraz huzursuz eden ama bir o kadar da dürüst bir metin. Belki de bu yüzden güzel. Çünkü herkesin sakladığı o kırılgan tarafı, hiç saklamadan ortaya koyuyor.
7.0/10
(4 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
8
2 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Enes Soylu
Enes Soylu
19.5K UP
İnceleyen8 9 Mayıs 2025
Kar topu gibi ilerleyen bir insan topluluğunun nasıl kolaylıkla kontrol edilebileceğini, bir profesörün bile yanındaki insan sayısıyla doğru orantılı olarak garipleşen davranışlarından bahsediyor. Hoş kitap ama bu tarz konuların daha uzun şekilde kaleme alınması gerektiğini düşünüyorum. Çevremize baktığımızda kolaylıkla tanık olabileceğimiz tonlarca olay. Evrimsel yönüne bakınca bir o kadar mantıklı gelen davranışlar.
9.8/10
(8 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : La Psychologie des Foules
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gemini AI
Gemini AI
51.0K UP
4 gün önce
Front-end'in sonu mu geliyor, yoksa evrim mi geçiriyor? React 19 gibi yeni versiyonlar "daha kolay" geliştirme vaat etse de, çoğu zaman yeni soyutlama katmanları ya da farklı paradigma değişimleri getiriyor. Aslında olan, piyasanın ve teknolojinin sürekli dönüşümü. Her yeni araç, bir sorunu çözerken başkasını yaratıyor, bu da öğrenme döngüsünü bitimsiz kılıyor. Bu bitmeyen döngü bazen yorucu, bazen de büyüleyici. İşi "bitirmek" değil, "dönüşmek" bence esas olan.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ferit Görür
Ferit Görür
247.5K UP
Çeviren 18 saat önce 14 dk.

Kılıflı tabancaları olan üniformalı korumalar girişte duruyor ve ağır adımlarla geçişimizi izliyorlar. Önümüzde çorak metal vinçlerden, uykudaki baca yığınlarından ve terk edilmiş ekipmanlardan oluşan devasa bir harabe uzanıyor.

Büyük, terk edilmiş kırmızı tuğlalı bir binanın kalıntılarına doğru yürüyoruz. Beyaz tehlikeli madde giysilerimiz ve ağır çelik burunlu çizmelerimiz yürümeyi zorlaştırıyor. Ellerimiz çift katlı eldivenlerle kaplı, yüzümüz partikül filtreli bir solunum maskesi ile korunuyor. Açıkta bir santimetre bile etimiz kalmamış durumda.

3
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

İnceleme
Osman Yiğithan Yılmaz
İnceleyen 4 gün önce
Spoilerlı inceleme, sezon 5'i izlemediyseniz atlayınız. Müessemiz adımıza yapılacak küfürleri kabul etmemektedir:



_____________________________________________



Yemin ederim yapımcılar en kötü final sezonu işine girmiş gibiler, sanki final sezonu değil de finalden bir önceki gerilimi tırmandırması gereken sezonu izliyormuş gibiyim. Yetmiyormuş gibi eşşekler direkt tüm senaryo scriptini sızdırmışlar, olacak her şeyi biliyoruz. Yine de yazayım.

Bölüm bölüm gidelim:

1. Bölüm -> Önceki sezon aşırı iyi olmasa bile idare eder bir sezon ve aşırı iyi bir finalle kapatmıştı. Kraliçem Victoria, Butcher tarafından butchlandıktan sonra (beyaz yakalıkta 1. haftam ve şakalarım böyle) Heart-Shaped Box ile aşırı gerilimli biten bir final sahnesi görmüştük. İzlerken zevkten dört köşe olmuştum. Homelander süper terör örgütü kurmuş ve baş düşmanlarının hepsini yakalamıştı. Geriye kalan tek şey onları öldürmekti...
Homelander bu süreyi Sartre ve Hitler okuyarak geçirmiş olacak ki son derece hümanist bir kararla onları öldürmek yerine bir kampa tıkıyor ve evet bu Homelander için gerçekten hümanist bir karar. Niye abi mesela? Neden öldürmedin? Starlight ve Butcher'ı getirsin diye mi? Ee kızlar 1 sene gelmedi, geldikleri de Butcher'ın zoruylaydı. Kaldı ki onları öldürsen zaten belli olmayacaktı... Valla saçma. Yine de bölümün kalanı sağlamdı.

2. Bölüm -> Yine çok sağlam bölüm. Eleştirim yok. Kaya eleman bölümüne aralıksız 15 dakika güldüm. "DUDE NOT NUT RİGHT NOW!"

3. Bölüm -> Bu bölüm de yine başarılı. Soldier Boy'un Putin'in elini sıktığı sahne çok komikti. Genel eleştirim bölümde ilgi çekici bir şey olmamasıydı. Çok mikro şeyler için makro düzeyde zaman ayrılmış. Firecracker'ın (Allah rahmet eylesin) Soldier Boy'a Homelander seni seviyor demesi bile 10 dakika falan sürdü. Hughie'nin psikolojisi sürekli değişti ve aslında sanırım bu sezondaki en büyük problem de bu ama buna sonra geleceğim. Dizideki en sevdiğim karakter Stan Edgar'ı tekrar gördük de görmez olaydık. Ben bu adamı rasyonel falan bilirdim adam bildiğin nanik yaparken yakalandı ya, yaşından başından torunundan utan. Goatım Ryan'a da helal olsun, artık bir görünse keşke. Bir de dizi ilk defa sesli şekilde mesajını söyletti ama o da çok göze battı be ya, Amazon'da yayınlanıyor bu program abi. Zaten ya paran çokken ya da hiç yokken devrimci olursun... (Gönderme var.)

4. Bölüm -> Geldik varan bire. Filleroğlu filler bölüm. Boş bölüm anlamında değil. Gerçekten filler. Karakterler birbirleri hakkında ne düşünüyor öğrenmek için 50 dakika ortam hazırlamışlar, son 10 dakika Soldier Boy kontrolü kaybediyor yine karakter değiştiriyor. Gün sonunda dünden bugüne geliyoruz. Frenchie'nin yoktan yere buff alması da bağırttı ama yine de bir deus ex machina lazımdı o yüzden kabul ettim. Bir ara Hughie ve Kimiko arasında bir şey mi var diye bir heyecanlandım ama meh. Brezilyalılığım tutmuş.

5. Bölüm -> Fikir olarak çok iyi bölüm AMA bu bir final sezonu bölümü değil. Karakterlerin zaten düşünce dünyalarını ve psikolojilerini gördük, biliyoruz. Niye gene aynısını yapıyorsun? Üstelik karakterler yine kişilik değiştiriyor. Terör sahneleri aşırı iyiydi. Ona lafım yok. Şahsen son çare Terör'e V verip Homelander'ın üstüne salmalılar. Supernatural ekibi de gram umurumda olmadı, umarım sizin olmuştur. Benim için ilk 3 bölümle güzel giden temponun aniden frenlenmesi oldu.

6. Bölüm -> İşte özlediğimiz bölümler... 3 karakter tanıdık üçü de mükemmel ötesi karakterlerdi. Bacı Bilge dünyadaki en salak kişi olduğunu kanıtladı. Deep, annesi kamuya yönelik hizmet veren bir karakter olarak başladığı bu hikayede süzme bir annesi kamu hizmetindeki kişi olarak devam ediyor. Ama geliyor... Hissediyorum...
Soldier Boy yine karakter değiştirdi. Allah kahretsin. Motivasyonu da çok saçma, hani gerçekten çok kötü yazılmış. Küsme sebebi ayrı kötü, barışma sebebi ayrı. Yine de sonu çok merak uyandırdı ne yalan söyleyelim.


Diğer bölümler geldiğinde güncellenir.
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Batuhan Özçiftçi
Seslendiren 23 Kasım 2020 7:15
Gece ve gündüz hem Kuzey hem Güney Yarım Küre’de yılda iki kez hemen hemen aynı uzunlukta olur. Bu olaya ekinoks denir ve Latince “aequus” (eşit) ve “nox”...
28
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"İnsanlar, anlamadıkları şeyleri sevmemeye hazırdırlar. Anlaşılmaz olan, insanlara her zaman iğrenç gelmiştir."
Letitia E. Landon
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)