Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Tüm Reklamları Kapat
Fatih Birinci
Fatih Birinci
400.8K UP
Yazar 21 Mayıs 2021 16 dk.

Evinize aldığınız üçüncü Aloe vera bu. Önceki iki yetiştirme girişiminiz de başarısız olmuş, çiçekleriniz çürüyüp ölmüşler. Oysa kaliteli toprak ve vitaminler alıp, çiçeğinizi balkonda en uygun yere koymuştunuz. Hatta güneşin konumuna göre saksının yerini değiştiriyordunuz. Toprağında yuvalanan sineklerle bile amansız mücadelelere giriştiniz. Olmadı, bu da boynunu büktü, belli ki solup gidecek.

Üzülüyorsunuz.

114
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 5 gün önce 5 dk.

Lepistes balığı (Lat: "poecilia reticulata") dünya üzerinde en çok satılan tropikal balığıdır ve akvaryum hobisindeki en popüler canlı doğuran balıklardan biridir. Ülkemizde de oldukça yaygın olan bu tür özellikle kolay bakımı, kolay üremesi ve oldukça farklı çeşitliliğe sahip olması nedeniyle çokça tercih edilir. Köken olarak Güney Amerika kökenli olsa da artık günümüzde dünyanın birçok yerindeki farklı habitata yayılmış durumdadır.

Oldukça barışçıl balıklar olmalarından, canlı doğurarak çok kısa sürede sayılarını kolayca artırabilmelerinden ve kolay bakım koşullarından dolayı çokça tercih edilen tatlı su balıklarındandır. Akvaryum hobisine başlayan birçok kişi bu hobiye lepistes balığıyla başlamaktadır.

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Meltem Çetin Sever
Uyarlayan 17 Mart 2020 6 dk.

Yeni koronavirüs Dünya’nın her yerinde çok hızlı bir şekilde yayılmaya devam ediyor. An itibariyle Antarktika, Madagaskar ve bazı Afrika ülkeleri hariç tüm Dünya'yı sarmış durumda. Ülkelerin çoğunluğu virüsün hızla yayılmasını engellemek için çeşitli önlemler alıyorlar; insanların topluca bir araya geleceği tüm etkinlikler ertelenmiş durumda, okullar kapatılıyor ve hatta sınırlar kapatılıyor. Sosyal izolasyonu sağlamak için yaptırımlı önlemler alınıyor.

Virüsle başa çıkabilmek için 2 farklı yöntem öneriliyor. İlki, Çin, İtalya ve İspanya gibi ülkelerin yaptığı, katı karantinalar ve sosyal mesafelendirmeler yoluyla vaka sayısını asgariye indirme stratejisi. Buna baskılama deniyor.

16
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Yaşam Ağacı Türü
Berru Nehir Tetik
Türü Ekleyen 6 gün önce
Gallinula Chloropus, koyu renkli tavuk benzeri bir su kuşudur. Yüzerken başını ritmik bir şekilde ileri geri oynatır ve vücudu hafifçe öne yatar. Bu türün gençleri daha açık renkli olmasıyla birlikte gövdeleri koyu renklidir. Rahatsız edildiklerinde hızla bitki örtüsü altına saklanan veya su yüzeyinde koşar gibi kaçan bu kuşun boyu 32-35 cm arası değişmekle birlikte ağırlığı da 250-400 gram aralığındadır.
6
Ebrar Özgen Arslan
Yazar 5 gün önce 4 dk.

Elektronlar gibi temel parçacıklar elektrik yüküne sahiptir ve kuantum spin özelliği taşır. Elektronların spinleri ve çekirdek etrafındaki yörüngesel hareketleri, atomik ölçekte manyetik alanlar oluşmasına neden olur.[2] Bu etki, çok sayıda atomun bir araya gelmesiyle gözlemlenebilir manyetik davranışlarına dönüşür. Bu tür sistemlerin oluşturduğu manyetik etki, manyetik moment veya manyetik dipol momenti kavramları ile tanımlanır.

Manyetik moment, bir nesne veya sistemin manyetik alan ürettiğinde sahip olduğu manyetik güç ve yönelimleri belirleyen vektörel niceliktir. Örneğin elektrik akımı döngüleri, bazı astronomik cisimler ve temel parçacıklar manyetik momente sahip nesnelerdir. Nesnelerin konumları bu vektörün manyetik alan çizgilerine paralel hale gelme eğilimindedir.

12
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 24 Nisan 2013 18 dk.

Evrim Teorisi ile ilgili yaygın bir kullanım, teorinin birbirinden farklı ve çoğu zaman birbirine zıt (örneğin komünizm ve kapitalizm gibi veya bireycilik ve toplumculuk gibi) ideolojiler için dayanak olarak kullanılmasıdır. Bu durumda şu soru doğmaktadır: Evrim Teorisi, herhangi bir ideoloji ile doğrudan ilişkili olabilir mi? Cevap açıktır; ancak iki basamaklıdır: Hayır; Evrim Teorisi hiçbir siyasi ideoloji ile doğrudan ilişkili değildir. Ancak evet, çok sayıda ve hatta birbirine karşı olan siyasi ideolojiler Evrim Teorisi'ni doğrudan veya dolaylı olarak kullanmışlar ve bilimin bu önemli sahasının bilgilerinden faydalanmışlardır.

Söz konusu ideolojiler, Evrim Teorisi'ni kendilerine araç olarak kullanmıştır ve yer yer halen kullanmaya devam etmektedirler. Evrim Teorisi ise, diğer tüm bilim sahaları gibi, bu ideolojilerin hiçbirine diğerlerinden daha yakın veya uzak değildir. Dolayısıyla herhangi bir siyasi ideoloji ile herhangi bir bilim dalı arasındaki ilişki kat'i suretle tek yönlüdür.

171
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 18 Şubat 2018 1 dk.

Bu harika görüntüler, Geniş Alan Kızılötesi Araştırma Teleskobu olarak bilinen WISE'dan elde edildi. Yüksek çözünürlüklü bu fotoğraflar, bilim insanlarının bu galaksileri incelemesi için sadece harika veriler sunmuyor; aynı zamanda nefes kesici güzellikteler.

2009 yılında devreye giren WISE, sadece 2 yıl içinde gökyüzünü 1.5 defa baştan sona, kızılötesi dalgaboyuna odaklanarak taradı. Bu teleskop sayesinde, asteroidler kadar yakın cisimlerden, uzak galaksilere kadar çok sayıda cismi görüntüleyebiliyoruz. 

36
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnci Şardağ
İnci Şardağ
58.9K UP
Yazar 23 Ocak 2021 9 dk.

Evrilebilirlik (ya da evrimleşebilirlik), en basit tanımıyla doğal seçilimin etkili olduğu bir evrim sistemi içerisinde, bir canlının kalıtsal fenotipik varyasyonlar geliştirme kapasitesidir. Daha detaylı açıklamak gerekirse evrilebilirlik; tür içerisindeki bir popülasyonun genetik çeşitlilik oluşturma yeteneğinden öte, doğal seçilimin etkili olduğu bir evrim sistemi içinde uyumsal yani adaptasyon sağlayan genetik çeşitlilik oluşturma yeteneğidir. Burada uyumsal veya adaptasyon sağlayan genetik çeşitlilik oluşturma yeteneğinden kasıt, popülasyonun yararına olacak çeşitliliğin kazanılmasıdır

Aynı zamanda evrilebilirlik; evrimsel sürece hücre biyolojisi, gelişim biyolojisi ve moleküler biyoloji gözünden modern bir bakış olarak da düşünülebilir. Darwin’in evrim teorisinin de yansıttığı gibi evrim; oldukça başarılı işleyen, bir o kadar da yaratıcı ve doğal ilkelerin ürünü olan bir süreçtir. Evrim kuramının tam olarak anlaşılması ve eksikliklerinin giderilebilmesi için evrilebilirlik kelimesinin de doğru bir şekilde anlaşılması gerekir. Bunun için öncelikli olarak Darwin’in evrim teorisi fikrine biraz daha yakından göz atalım.

103
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Jenny Jenn
6 saat önce
Tarım sektörü, artan dünya nüfusu, iklim değişikliği ve sınırlı doğal kaynaklar gibi faktörlerin etkisiyle hızlı bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Bu dönüşümün merkezinde ise Tarım Aletleri Pazarı yer almaktadır. Modern üretim tekniklerinin yaygınlaşması, verimlilik odaklı yaklaşımlar ve dijitalleşme, tarım makineleri ve ekipmanlarına olan talebi her geçen yıl artırmaktadır.


0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Fatih Birinci
Fatih Birinci
400.8K UP
Yazar 12 Ekim 2024 24 dk.

Masal sonlarında dendiği gibi, sonsuza dek mutlu mesut yaşamak mümkün mü? Bunu en çok sağlayabileceğini düşündüğümüz sıra dışı bir duruma bakalım: Piyangoda büyük ikramiyeyi kazandınız! Artık hiçbir sıkıntınızın kalmayacağını varsayabilirsiniz. Hayatınızın geri kalanında istediğinizi yer içer, istediğiniz yere gider, istediğiniz her şeyi alırdınız. Eh, bu durumda artık sürekli mutlu bir insan olurdunuz…

Bir de bu durumun duygusal olarak tam tersi bir şey düşünelim: Bir kaza sonucu bacaklarınız felç oluyor ve artık yürüyemeyeceğinizi öğrendiniz. Bu durumda, kalan hayatınızda sizi sürekli bir mutsuzluğun bekleyeceğini düşünebilirsiniz. Öyle ya, sadece bir hayatınız var ve dünyadaki sürenizin kalanında hayattan tat almanızı engelleyecek çok travmatik bir deneyim yaşadınız.

37
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
122.4K UP
İnceleyen9 3 gün önce
Bilimkurgunun tarihçesini araştıranlar, türe ismini (sciencefiction, sci-fi) verenin Hugo Gernsback olduğunu okumuşlardır. Peki Gernsback'ten yaklaşık çeyrek asır önce türü tanımlamak için makaleler yazan bir yazar ve kuramcı olduğunu söylesem...

Maurice Renard. Bilinmeyen olguların bilimle fethedildiği kurgulara, yani bugün bilimkurgu dediğimiz türe önceleri "olağanüstü-bilimsel roman", sonra da "varsayım romanı" ismini veren Fransız yazar, makaleler yazarak türün edebiyat dünyasında ciddi bir konuma gelmesine katkıda bulunmuş. Yalnız onun olağanüstü-bilimsel roman tanımı bugünkünden biraz farklı. Mesela bilimkurgunun temel taşlarından kabul ettiğimiz Jules Verne'i türe dahil etmiyor. Çünkü Verne zaten denizaltı yolculuğu gibi döneminde araştırılan, icat edilmesi muhtemel şeyleri yazıyordu. Renard'a ise olağanüstü görünene, mucize sayılana alan açmak önemliydi.

Kitapta Renard'ın üç önemli makalesi yer almakta. Birisi "Olağanüstü-Bilimsel Roman ve İlerleme Tasavvuruna Olan Etkisi" başlığını taşıyor ve kitabın en uzun makalesi. Burada, Edgar Allan Poe ve H. G. Wells'in yapıtlarından örnekler vererek türü tanımlayan yazar, ardından türün temellerini tanımlar. "Dayanağı akıldan başkası olmayan sağlam bir temele sırtını dayadığını", "bilgelik ve hünerin bir deri olarak giydirildiği bir beden"le karşı karşıya olduğumuzu söyler. Hatta bu türdeki eserler ona göre "sahnelenmiş felsefe ve tiyatroya uyarlanmış mantık"tır.

Evreni "bilmediklerimiz, varlığından şüphe duyduklarımız, varlığına emin olduklarımız" şeklinde üç bölüme ayıran yazar bilimin gelişmesiyle ilk iki alanın geriye çekilebileceğini ancak her şeyi bilmemiz imkansız olduğu için daima var olacaklarını söyler. Başka bir açıdansa bilimin gelişmesi aslında bilmediklerimizin de sayısını artırabilir, çünkü neyi bilmediğimize ancak bir miktar bilgiyle vakıf olabiliriz. Olağanüstü-bilimsel roman ise hammaddesini bilinmeyenlerden ve şüphelilerden almaktadır Renard'a göre.

İlerlemek halk kitlelerinin gözünde refahımızın artması anlamına gelse de, hatta bir icada gösterilen ilgi de onun gündelik hayata etkisiyle doğru orantılı olsa da (Yazar burada x ışını ve uçağın icadını örnek verir. X ışınının keşfedilmesi profesyonel alanda kullanıldığı için fazla bir heyecan yaratmamıştır ama uçağın icadı, insanın uçabilmesi anlamına geldiği için çok büyük bir ilgiye mazhar olmuştur) olağanüstü-bilimsel roman bizi konfor alanımızdan çıkarır, bilinmeyenin saf dehşetini ve merakını yükler, böylece bilimsel düşünceyi insanmerkezci eğilimden arındırıp başka bakış açılarıyla düşünmeye iter.

İkinci makale "Varsayım Romanı" başlığını taşır. Okurun bir eseri sadece anlayarak değil, hissederek okumasının önemine değinen yazar burada tür için "varsayım romanı" ismini daha uygun bulduğunu söyler. Varsayımlar bilinmeyenin karanlığıyla bilinenin aydınlığı arasındaki o loş bölgedir. Burada doğan eserler hayal gücümüzü, bilme umudumuzu harekete geçirecektir.

Yine bu makalede Renard, varsayım romanını -kitabın kapağında da bulunan- Merkür heykelinde somutlaştırır. Heykelin kanatları hem onu hayal dünyasına ait kılmakta hem de ucube değil zarif bir görünüm vermektedir. Bir yanda göğe yükselir diğer yandan ayak parmağının ucuyla gerçeğin üstüne basar. İşte bu yazara göre varsayım romanının da özellikleridir.

Üçüncü makale "Sinematografın Öncüsü" başlığını taşır ve kitaptaki en kısa makaledir. Villiers de L’Isle-Adam'ın 1800'lerin sonunda kaleme aldığı Geleceğin Havva'sı adlı romanından bir pasajı alıntılayan yazar, sinemanın -üzerinde henüz ciddi bir bilimsel araştırma yokken- nasıl öngörüldüğünü ve bunun hayranlık verici olduğunu anlatır.

"Mucizelere ne kadar çabuk alışıyoruz!" der Renard ve ekler, "Şimdilerde pek hoş gelir bize sinema; yine de siz onun zarafetini, bir de yirmi sekiz yıl önce görseydiniz!"

Bir asır öncesine gitmek ve henüz o dönemler emekleme aşamasında olan bilimkurguya katkı sağlayan bir yazarın yazdıklarını okumak güzeldi.
9.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ege Can Karanfil
Ege Can Karanfil
133.9K UP
Yazar 28 Şubat 2021 8 dk.

Perseid meteor yağmuru (ya da gök taşı yağmuru) her yıl Ağustos ayında gerçekleşen, gözlem şartlarının olumlu olması nedeniyle en belirgin ve en popüler olan meteor yağmurudur. Perseid meteor yağmuru, Swift-Tuttle kuyrukluyıldızının parçaları olan Parlak Perseidler'den kaynaklanan bir göktaşı yağmurudur. Bunları bir yıldız kayması şeklinde görebileceğiniz gibi zaman zaman ateş topları şeklinde de görebilirsiniz. Bu olay, atmosfere girerek yanan gök taşları tarafından oluşturulur.

2023 yılındaki Perseid Meteor Yağmuru, 12-13 Ağustos 2023'te yaşanacaktır. Saatte ortalama 50-75 meteorun gözlemlenebileceği bu dönemde, boyutları kum tanesiyle küçük bir çakıl arasında değişen pek çok gök taşı, Dünya'nın atmosferine girerek yanar ve meteor yağmurunu oluşturur. Aşağıdaki tablodan, her bir gün ve saatte bakmanız gereken yönü ve yüksekliği görebilirsiniz:

33
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Deniz Uyanık
Deniz Uyanık
77.8K UP
Yazar 29 Temmuz 2020 6 dk.

İnsan, düşünen bir varlıktır. Tahmini rakamlar insanın günde en az 20.000 kez düşündüğünü hesaplamaktadır. Daha yüksek tahminler 60.000 ile 100.000 olarak hesaplanmıştır[1]. Hayatın önemli bir parçası olan düşüncelerin bir kısmının rahatsız edici olması kaçınılmazdır. Genellikle bir anda, nedensizce aklımızda beliren bu karanlık düşünceler, çoğu insan için rahatsız edici olabilir. Mesela, metro istasyonunda beklerken tren gelmeden, şu anda atlasam ne olur diye bir düşünce hiç geçti mi? Ya da, o sabah ocağı kullanmamanıza rağmen, ocağı açık mı unuttum düşüncesi?

Rahatsız edici düşünceler çoğu insanın hayatında önemli bir yer tutmaz. Obsesif kompülsif bozukluk (OKB), tekrarlanan rahatsız edici düşüncelerin (takıntıların) insan hayatını çekilmez bir hale getirmesi ile oluşur. Peki, nasıl?

66
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Ögetay Kayalı
Yazar 3 gün önce 2 dk.

Nanometre, SI yani Uluslararası Birimler Sisteminde bir metrenin milyarda birine karşılık gelen uzunluk birimidir. Matematiksel olarak 1x10−9m1x10^{-9}m olarak ifade edilir. Bir metreyi bir milyar eşit parçaya böldüğümüzde her parça 1 nanometredir. Nano kelimesi etimolojik olarak Yunanca "cüce" anlamına gelen "nanos" kelimesinden gelmektedir.[1] Ölçek; atomların, biyomoküllerin ve pek çok modern nanoteknolojik yapının boyut aralığını temsil etmektedir.[3]

Nanometreyi çok daha iyi anlayabilmek adına milimetre (mm) ve mikrometre (μm) ile kıyaslayabiliriz. Neredeyse hepimiz milimetreye aşinayız, gündelik hayatta çok ufak olarak kabul ettiğimiz ölçüler artık bunlar oluyor. Yaptığımız mekanik tasarımların önemli bir kısmı, milimetrik hataları tolere edebiliyor. Bu noktada 1 milimetrenin, 1 metrenin 1000'de 1'i ya da 1 santimetrenin 10'da 1'i olduğunu hatırlayalım.

3
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Blog Yazısı
Ecrin Ela Erduyan
Blog Yazarı 2 dk.

"Kuasar" sözde yıldız anlamına gelmektedir. Yıldıza çok benzediklerinden bunların gökadamızdaki yıldızlar olduklarını düşünmüştük doğal olarak. Ancak spektroskopik araştırmalar bunların çok uzaklarda bulunabileceğini göstermiştir. Kuasarların evrenin genişlemesinde çok önemli rol aldıkları sanılıyor. Bunlardan bazıları bizden ışık hızının %90'ına eş bir hızlı uzaklaşmaktadırlar. Eğer kuasarlar çok uzaktaysalar, bu mesafelerden görülecek kadar içleri parlak olmalı. Aralarında bin süpernovanın bir defada patlamasının çıkardığı ışık kadar parlak olanları var.

Kuğu X-1 için söz konusu olduğu gibi, bunların hızlı dalgalanmaları, o müthiş parlaklıklarının küçük bir hacim içinde (başka bir deyişle, Güneş Sistemi hacmine yakın) kaldığını gösteriyor. Bir kuasardan büyük miktarda enerji yayıldığına bakılırsa, bunu çok ilginç bir süreç doğruyor olmalı. Bunun nedenine ilişkin olarak ortaya atılan fikirleri şöyle özetleyebiliriz: (1)Kuasarlar, güçlü bir manyetik alana bağlantılı olarak hızla dönen olağanüstü kütleli dev-atarcalardır; (2)kuasarlar, galaksinin göbeğinde yoğun birikimli milyonlarca yıldızın çok yanlı çarpışmalarından ileri gelmektedir. Bu çarpışmalar sonucunda, büyük kütleleri yıldızların dış katmanları yırtılarak, iç kesimlerinin milyarlara varan derecedeki ısısı ortaya çıkıyor; (3) bir önceki savın benzeri bu sava göre, kuasarlar öylesine yoğun birikimli yıldız galaksileridir ki, yıldızların birinde ki süpernova patlaması başka bir yıldızın dış katmanını yırtarak onu da bir süpernova yapar ve zincirleme tepkimeyle yıldızlarda patlamalar meydana gelir; (4) kuasarlar maddeyle madde-karşıtının (anti-madde) birbirine şiddetle yok etmesinden güç kaynağı alıyor ve her nasılsa bu gücü koruyor; (5) böylesi bir gökadanın göbeğindeki kara deliğe gaz, toz ve yıldızların düşmesiyle çıkan enerji bir kuasardır; ve (6) kuasarlar "beyaz delik"lerdir. Yani kara deliklerin arka yanları. Evrenin öteki yanlarında, hatta belki de başka evrenlerde kara deliklere hortum gibi emilen maddenin görüntüye dönüşmesidir.

22
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)