Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Söz
İrem Kaplan
İrem Kaplan
188.9K UP
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
Eğer bir önceki ay yaptığım işlerin aynısını yapıyor ve ilerleme kaydedemiyorsam, burada bir yanlışlık var ve kendimi, düşündüklerimi hayata geçirememişim demektir. Ama eğer kendimi geliştirmem başkalarına bağlıysa daha büyük bir yanlışlık var ve kendimi keşfedememişim demektir.
Kaynak: Yazarın girişimci kafasıyla düşün kitabının 11. baskısı sf 14-15
Puan Ver
Bu kitap yazarın AI klonu tarafından yazılmıştır
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Kaan Ekinci
1 gün önce
"Düşüncelerimizin haricinde, hiçbir şey tamamıyla bizim elimizde değildir." Rene Descartes
23 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Babür Erdem
Babür Erdem
218.7K UP
Yazar 9 Nisan 2011 8 dk.

Mustafa Kemal Atatürk, ömrü boyunca yüzlerle ifade edilecek sayıda kitap okumuş, çok çeşitli konulara kafa yormuş, tarihsel açıdan olduğu kadar bireysel olarak da oldukça ilginç bir liderdir. Örneğin, Atatürk'ün ilgilendiği konular askeri stratejiler ve modern hukuk gibi konular olduğu gibi, geometri ve modern bilim gibi bambaşka içerikli konulardır da. Okuduğu kitaplar arasında bizler için en ilgi çekici olanı, evrimsel biyoloji ile ilgili olanlardır.

Evrimsel biyoloji 1920 ve 30'larda tam anlamıyla hız kazanmakta, matematiksel altyapısı keşfedilmekte, genetik ile bağlantısı ayrılmaz bir şekilde kurulmaktadır. Bu dönemde evrimsel biyoloji son derece ilgi çekici ve derinlemesine bir araştırma sahası olduğu gibi, aynı zamanda bilimsel camiaya var oluşun yegane bilimsel açıklaması olarak çoktan kabul görmüştür de..

375
4
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 11 Haziran 2019 31 dk.

Büyük Patlama, modern kozmolojik teoriler ışığında, maddenin aşırı yoğun ve sıcak bir noktadan genişlemesi sonucu Evren'imizin oluşmasını mümkün kılan âna verilen isimdir. Yani tıpkı kara deliklerin merkezinde bulunan tekillik gibi, Evren'in başlangıcında da bir tekillik bulunmaktadır. Evren, bu tekil noktadan başlamış ve bugünkü haline doğru evrimleşmiştir. Evren'in şu andaki büyüklüğünü tam olarak bilemiyoruz; ancak Evren'in gözleyebildiğimiz kadarının 93 milyar ışık yılı çapa sahip bir küre olduğunu biliyoruz. Evren'in büyüklüğüyle ilgili detayları buradaki yazımızdan okuyabilirsiniz.

Albert Einstein, 1915 yılında uzay ve zaman algımızı kökünden değiştiren Genel Görelilik Teorisi’ni ortaya attığı zaman denklemlerin statik olmayan bir evreni gösterdiğini fark etti. O zamanlarda Evren’in genişlediğine veya daraldığına dair bir gözlem olmadığı için Einstein denkleme "Kozmolojik Sabit" adıyla bilinen bir parametre koydu, bu parametre boş uzayın enerjisini temsil ediyordu ve kütle çekimin etkisini yok ederek Evren’in statik bir biçimde kalmasını sağlıyordu.

483
4
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Öykü Yeşilova
Öykü Yeşilova
29.8K UP
Ekleyen 1 Nisan 2021 12 dk.

Afazi, kişinin iletişim mekanizmasını bozan hastalığa verilen addır. Bu hastalık, kişinin konuşma ve konuşulanı anlama yetilerini büyük ölçüde engelleyebilir. Sadece sözlü iletişimle kalmayıp yazılı iletişimde de bu engel söz konusudur.

Afazi, genelde inme veya bir kafa yaralanması sonucunda gelişir; fakat afaziye sebep olabilecek durumlar arasında, gelişen bir beyin tümörü ya da beyinde hasara yol açabilecek herhangi bir diğer hastalık da yer alabilmektedir. Genel olarak afazinin şiddeti, beyinde oluşan hasarın büyüklüğüyle doğru orantılıdır.

32
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Eser
Arda Çağlar
Arda Çağlar
3,464 UP
Eseri Ekleyen 5 gün önce Kitap
Puan Ver
Orjinal Adı : Очерки по истории Казанского ханства
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
Emirhan Eryoldaş
Üye 4 Haziran 2021
Mesela sıcaklık neden eşitlenir ? Ya da hava basıncı neden çoktan aza akar ? Akım neden en az dirençten geçer ve hepsini yaparlarken orada olduklarını nereden biliyorlar ? Eşitlenecek bölgeyi nasıl biliyor ? Mesela akım dirençsiz yeri bilmese diğer yolu da denemesi gerekmez mi ? Bu yüzden biraz enerji kaybetmez mi ?
1 Cevap - 249 görüntülenme
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
159.2K UP
İnceleyen 5 gün önce
Merhaba
Bu kitabı okurken insan kendini bir konferans salonunda değil de, sakin bir odada, pencerenin kenarında oturmuş Virginia Woolf ’la çay içiyormuş gibi hissediyor. Sana bir ders vermiyor; daha çok düşünmeye davet ediyor. “Kadınlar neden büyük edebiyat eserleri üretmedi?” sorusuyla başlıyor ama aslında sorduğu şey çok daha derin: Bir insanın yaratabilmesi için neye ihtiyacı vardır?

Woolf’ net ve açık bir cevap verir .Bir kadının yazabilmesi için paraya ve kendine ait bir odaya ihtiyacı vardır.” Bu cümle çok sade , basit geliyor fakat biraz düşününce insanı etkiler .Çünkü burada oda sadece dört duvar değil. O oda; özgürlük, ekonomik bağımsızlık, bölünmeyen zaman ve zihinsel alan temsil eder. Kitap boyunca Woolf’un dili hem zarif hem ironik. Erkek egemen akademik dünyayı anlatırken alttan alta ince bir mizah var. Mesela erkeklerin kadınlar hakkında yazdığı kalın kitapları düşünürken, onların öfkesini ve savunmacılığını fark ediyor. Şunu sezdiriyor: Kadınları küçük görmek bazen erkeklerin kendilerini büyük hissetme ihtiyacından doğar. Ama Woolf’un metni bir öfke metni değil. Daha çok bir bilinç metni. “Androjen zihin” Woolf'un manifestosu olarak bilinir. Woolf bu fikrini ortaya atıyor; yaratıcı zihnin kadınsı ya da erkeksi değil, ikisinin dengesi olduğunu söylüyor.

Bana göre sadece kadınlar için değil, herkes için yazılmış gibi. Çünkü aslında mesele üretmek. Düşünmek. Kendin olabilmek. Hepimizin hayatında bir “oda” ihtiyacı yok mu? Gürültüden uzak, kimsenin müdahale etmediği, sadece kendimize ait bir alan.

Kitap bittiğinde Woolf bağırmaz , slogan atmaz, Woolf'un sözlerinde şunu duyarsınız “Yetenek vardır. Ama koşullar yoksa o yetenek filizlenemez.” insan dönüp kendi hayatına bakıyor. Ki bu çoğu zaman bir çok kadının yaptığı bir davranış. Benim odam var mı? Benim özgür zamanım var mı? Ben gerçekten düşünebiliyor muyum? Woolf’un sorusu burada çok kişisel bir yere çarpıyor: “Benim odam var mı?” Türkiye’de birçok kadın bu soruyu hayatının farklı dönemlerinde kendine soruyor. Evlenmeden önce, evlendikten sonra, çocuk sahibi olduktan sonra, akademide, iş hayatında… “Ben gerçekten düşünebiliyor muyum?” sorusu bazen daha da ağır: “Ben gerçekten kendim için düşünebiliyor muyum?” Aslında mesele sadece kadın meselesi de değil; ama kadınlar için daha yoğun. Çünkü toplumsal roller zihinsel alanı daraltabiliyor. Woolf’un dediği gibi yetenek var. Türkiye’de de var. Çok var. Ama o yeteneğin filizlenmesi için sadece bireysel çaba yetmiyor; sosyal yapı, ekonomik şartlar ve kültürel kodlar da alan açmalı. insan ister istemez şunu fark ediyor: Kendine ait bir oda bazen bir kapı değil, bir cesaret. Ama o cesaretin sürdürülebilmesi için de gerçekten biraz sessizlik, biraz para ve biraz da müdahalesiz zaman gerekiyor.Bu yüzden Kendine Ait Bir Oda sadece feminist bir metin değil; bir varoluş çağrısı gibi. Sessiz ama güçlü. İnce ama derin. Okurken insan hem biraz üzülüyor hem de tuhaf bir şekilde güçleniyor.

Sanırım bu duyguyu boyunda üniversitede çocukları olan ,40 dan sonra tekrar üniversite okuyan ve etraftakilerin bu yaştan sonra ne uğraşıyorsun yada akdedeme deki hocaların bazılarının yaşından dolayı yatırım yapmak istemediği yüksek lisans yapmaya çalışan biri olarak ben çok iyi biliyorum .

Kendime soruyorum , Benim odam var mı? Benim özgür zamanım var mı? Ben gerçekten düşünebiliyor muyum?
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
10
2 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Zeynep Şeniş
Zeynep Şeniş
209.7K UP
Uyarlayan 2 Ağustos 2020 3 dk.

Yenilenebilir enerji kaynakları kelimenin tam anlamıyla güneş ışığında, havada, denizlerimizde ve okyanuslarımızda bulunur. Gezegenin fiziksel yapısının bir parçası olduklarından doğal yollarla sürekli olarak yenilenirler.

Bu enerji kaynakları genellikle “alternatif enerji” olarak da adlandırılır çünkü petrol ve kömür gibi geleneksel fosil yakıtlara bir alternatif olarak görülürler. Doğada 5 temel yenilenebilir enerji kaynağı bulunmaktadır: Güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi, hidroelektrik enerjisi, jeotermal enerji ve biyokütle enerjisi.

31
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yasin Kayalar
Yasin Kayalar
214.5K UP
Bilim ve felsefe okuru 14 Ekim 2022 Sen de Cevap Ver

Bir yapay zeka için yaptığı hiç bir işlemin de verinin de anlamlı bütünlüğü yoktur. Yapay zeka sadece yazılım şemasını kullanarak bizim ürettiğimiz bütünsel olarak anlamlı çıktıları verir. Yani onu programlayan bizlere anlamlı bilgi sunması (ki bu zaten insanın programlamasına dayanan bir anlamlı bilgi işlemedir) bu bilgilerin yapay zeka için de anlamı olduğunu göstermez. Örneğin kendisine yüklenen programla bir elmayı tanıyan yapay zeka hiç bir zaman işlediği verinin bir elmaya karşılık geldiğine dair gerçek bir anlama sahip olamaz. Sunduğu ve cismin elma olduğuna dair çıktısı ise tamamen bizim beklentimizi karşılayacak bir bilgi sunum şekline dayanır. Makine için ise ortada ne elma vardır ne de işlediği bilginin anlamı. Bu nedenle makineye anlam veren ve anlam katan şey bizim bilinçlerimizdir. Yani onların anlamlı bilgi bütünü oluşturmasına ve buna uygun çıktı sunmasına neden olan şey bizim onları organize edebilecek bir anlam dünyasına ve bilince sahip olmamızdır. Bu noktada yapay zekanın bize göre ve bizim programlamıza uygun veri sunuyor olmasına bakıp da yapay zekayı gerçekten kendisi için de anlamlı bilgi ürettiğini sananlara şaşmamak elde değil. Bir makinenin bilinçli olması için kendi kendinin farkındalığına sahip olması gerekir. Bu da şu demek makinenin bir işlem birimi diğer işlem birimlerini tanımlaya biliyor demek olurdu. Ancak kendisi de bir işlem birimi olan ve tanımlayan işlem biriminin de kendisini tanımlayabilecek durumda olması gerekirdi ki işte burada paradoks ortaya çıkar. Çünkü tanımlayan ve tanımlanan aynı şey olur. Bu ise her ihtimalde tanımlayanın niteliğini çıkmaza ve paradoksa götürür. Böyle bir durumda Kendi kendini tanımlayan bir birim sonsuz bir döngü içinde olmak durumunda kalır. Bu da esasen zamansal bir kapalı halka durumuna dayanıyor olabilir. Daha doğrusu sonsuz bir döngü için kapalı bir zamansızlık veya tekillik gerekir. Eğer bilinçli olmak için bu gerekiyorsa her bilinç evrende sonsuz bir kapalı zaman halkası durumunda demektir. Zaten bilinç deneyiminde düşünmenin kendisi için zaman doğrudan algılanmaz ve dış dünyaya bakılarak ölçümlemlenır. Yani bu demek oluyor ki dış dünya olmasa düşünmenin kendisi için zaman kavramı ortaya çıkmazdı. Bilinç deneyiminin bu şekilde zamansız olması da sonsuz döngüyü doğrular.

birileri hala yapay zeka bilinçli zekadan üstün diyorsa bence bir kez daha düşünmeleri gerekir.

Tüm Reklamları Kapat

2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Yazar 25 Aralık 2022 2 dk.

Doğa belgeselleri dediğimizde aklımıza ilk olarak kuşkusuz BBC ve National Geographic yapımları gelecektir. Dolayısıyla yaban hayatının ilgi çekici özelliklerinin sadece Afrika veya Güney Amerika gibi tropikal coğrafyalarda olduğu düşünülüyor. Halbuki doğa, her yerdir… Kutup çöllerinden okyanusların derinlerine kadar! Canlılık, gezegenemizdeki neredeyse tüm coğrafyalara uyum sağlamayı başarmıştır. Canlılığın var oluşu başlı başına "ilgi çekici"dir. Önemli olan canlılığı anlamak. Bunu da ancak ekoloji ve evrimsel biyoloji çerçevesinde yapabiliriz!

Üzerinde yaşadığımız kara parçası sayısız hikayeler barındırıyor. Göç etmeye hazırlanan bir leylekten, resifte avlanan bir orfoza kadar… Bu hikayeleri anlatmak için 2.5 yıl sürecek zorlu bir serüvene çıkıldı. Gerek bilimsel altyapısı, gerekse içerik kalitesiyle şimdiye kadar Türkiye’de yapılmış en iyi doğa belgeseli olacağından şüphe yok. Resmi tanıtımını aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.

101
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Ali Gazi Kavak
Ali Gazi Kavak
78.5K UP
Üye 5 gün önce
Atalarımızın ve bizim hormon çeşidimiz ve hormon miktarımız aynı mı? Kaybedilmiş yani artık salgılanmayan hormonlar var mı? Dopamin sistemimizin giderek bozulmasına beyinlerimiz ne tepki verecek ?
132 görüntülenme
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)