Her sabah mamasını hazırlarken siyah beyaz lurcher cinsi köpeğimiz Ozzy en sıcak gözlerle bize bakar. Yüzünde dünyanın en tatlı gülümsemesi belirir. Mamayı beklerken başını yana eğer ve adeta o mamayı kendisine vereceğimizi bilir. Kuyruğunu hızla sallayarak sabırla beklerken "Beni gerçekten seviyor mu?" diye merak etmekten kendimizi alamayız. Çünkü bazen ufak da olsa kandırıldığımızı hissederiz. Sanki biz Pavlov'un köpeklerinden biriyiz ve o da Pavlov'dur, bizi kucaklamalar ve o masum bakışlarla kendisine güzel şeyler yapmamız için koşullandırıyordur.
Bu gerçekten sevgi mi, yoksa başka bir şey mi? Köpekler insanlarını gerçekten bizim onları sevdiğimiz gibi sevebilir mi? Görünüşe göre bu tür soruların oldukça zengin bir bilimsel geçmişi var. Üstelik elde edilen heyecan verici sonuçlar, köpeklerle olan ilişkimizi sonsuza dek değiştirebilir.