Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 15 saat önce Türkiye, İstanbul
Genellikle yapraksı (foliose) tallus yapısına sahiptir. Tallus, yassı, loblu ve dallanmış bir görünüme sahiptir. yüzeye tamamen yapışık değildir ve alt yüzeyinde rizina adı verilen ipliksi yapılarla substrata tutunur. Üst yüzey çoğunlukla gri, gri-yeşil veya sarımsı tonlarda olup, çevresel koşullara bağlı olarak renk değişimi gösterebilir. ağaç kabukları, kayalar ve odunsu yüzeyler üzerinde yaygın olarak bulunur. Özellikle temiz hava koşullarına duyarlı olmaları nedeniyle, Parmelia türleri biyolojik hava kalitesi göstergesi olarak değerlendirilir. Hava kirliliğinin yüksek olduğu alanlarda gelişimleri sınırlıdır.
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 9 Nisan 2011 11 dk.

Evrimsel biyolojiyle derinlemesine ilgilenmeye başlayan birçok kişi, bir süre sonra bayağı sorulardan kurtularak evrimin özünü anlamaya yarayacak, birçok mekanizmanın işleyişinin kavranmasını sağlayacak, türler ve çevre arasındaki karşılıklı ekolojik ilişkileri algılamaya yarayacak sorular sormaya başlayacaktır. Bu soruların etraflıca irdelenmesi ve cevaplanması, modern bilimin en güçlü teorilerinden biri olan Evrim Teorisi'nin anlaşılmasını kolaylaştıracaktır. Örneğin, bir evrim konferansında anlatılanlar üzerine akla şöyle bir soru takılabilir:

Bu, elbette ki buna benzer olabilecek devasa bir soru grubunun bir örneği olarak seçilmiştir. Özünde sorulan soru şudur:

94
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 8 Mayıs 2014 42 dk.

Bilimle ve evrimle ilgili konularda iki argümanın sesi çok gür çıkar: İlki, bilimde "tesadüf" kavramına mutlak suretle yer olamayacağı iddiasıdır. Yani bazı insanlar, doğada hiçbir şeyin rastgele, tesadüfen, şans eseri olamayacağına inanır. Bu sanrı öylesine güçlüdür ki, bilimsel bir meselede bir olayın "şans eseri" o şekilde yaşandığı söylendiğinde, sanki bilimin sınırlarından çıkılmış da, imkansız bir olaydan bahsediliyormuş gibi tepkiler gösterirler. Bu, Evren'de her şeyin önceden belirlenmiş kurallara ve katı bir mutlakiyete dayalı olduğu görüşünün hatalı bir uzantısıdır. Buna az sonra döneceğiz.

Argümanlardan ikincisi ise, evrimin "tesadüflerle dolu" olduğu ve daha önemlisi, evrimsel biyolojinin her şeyi "tesadüfler" ile açıkladığıdır. Yani bu kişilere göre evrim, Evren'in başlangıcından tutun da, insanların kararlarına kadar her şeyin tesadüf eseri var olduğunu ileri sürmektedir. Halbuki sırf evrime özgü bir "tesadüf" tanımı yapmak ve diğer doğa yasalarından ayırmak büyük bir hatadır. Evrim, diğer doğa yasaları ne kadar tesadüfiyse o kadar tesadüfidir. Buna da az sonra döneceğiz.

175
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Osman Olta
İnceleyen10 2 hafta önce
Keyifli bir filmdi daha çok ilkokul seviyesi çocuklar için yapılmış bence yetişkinler için pek uygun değil. ama filmin ana fikri çocuklar için ders niteliğinde olmuş
7.0/10
(6 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Emre Çalışan
Emre Çalışan
51.3K UP
6 gün önce
21 :)
33 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Betül Parlak
Seslendiren 4 gün önce 27:21
İnsanlık bugüne kadar pek çok bilimsel atılım yapmış, tüm dünyayı küresel olarak etkileyen pek çok buluş gerçekleştirmiştir. Bilimsel atılımların ve insanlığın...
7
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 3 Şubat 2019
Sanat bendir; bilim biz...
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
28
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Ögetay Kayalı
Yazar 7 saat önce 8 dk.

FDM tipi 3D yazıcı kullanılanların başına en çok gelen problemlerden biri Z yalpalamasıdır. Bu problem, kartezyen yazıcılarda Z eksenine bağlı mille ilişkilidir. Ortalıkta bu problemin çözümüne dair hatalı birçok açıklama olması sebebiyle soruna çözüm arayanlar bir türlü bu basit problemin üstünden gelememektedir. Bu yazıda Z yalpalaması sorununun ne olduğuna, nasıl çözüleceğine ve neden diğer çözümlerin işe yaramadığına değineceğiz.

Kartezyen tipi yazıcılarda ya yatak yukarı aşağı hareket eder ya da yazıcı ucu taşıyan başlık yukarı aşağı hareket eder. Yani Z ekseni boyunca tek bir motor (bazen çift motor) bu hareketi sağlar. Söz konusu eksen, yapılan hareket yer çekimine karşı yapıldığından genellikle kayış kullanılmaz. Kayış kullanılması durumunda sistemin taşıdığı ağırlık, step motorun ivmesi altında esnemeye başlar, bu da hassasiyeti bozar ve dalgalanma oluşturur. Lakin bu dalgalanma, mil kullanması durumunda da gerçekleşmektedir. Kartezyen olmayan yazıcılarda kayış kullanılmasına rağmen bu sorun yaşanmayabilir, onların tasarımı daha farklı olduğu için bu yazıda onlara değinmeyeceğiz.

1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif G.
Arif G.
109.9K UP
1 gün önce
Bazen sorunlar sıraya girmek yerine anlaşmış gibi aynı ana yığılır. İnsan tek tek taşınabilir yüklerin toplamı altında ezildiğini fark eder. Bu anlarda asıl yıpratan problemlerden çok nefes alacak boşluğun kalmamasıdır. Zaman daralır zihin bulanır ve çözüm değil dayanma refleksi devreye girer. İnsan artık ilerlemeyi değil dağılmamayı hedefler. Günler birbirine karışır yükler hafiflemez ama anlam değiştirir. Geçer ama izi insanın sınırlarını netleştirerek kalır. Öğrettiği ise şudur. Kontrol her zaman sende olmayabilir, fakat ayakta kalma iradesi sandığından daha derindir. Dur nefes al, acele etme güçlenmek bazen sadece dayanmakla başlar ve sabır sonunda yönünü hep bulur.


61 görüntülenme
3
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Emir Mert Polat
Emir Mert Polat
101.4K UP
İnceleyen8 3 gün önce
Filmi izledim ama net söyleyebilirim ki kitap 30 kat daha iyi. Filmde özellikle son sahnelerdeki 'otel odası' ve 'uzay gemisindeki olaylar' kısımları çok havada kalırken, kitapta bu sürecin mantığı ve zamanın akışı harika açıklanmış. Ayrıca HAL 9000 filmde sinsi bir insan gibi davranıyor; oysa kitapta yazılımsal çelişkiye düşen bir makine olduğu için yaptıkları çok daha gerçekçi. Film görsellik peşinde koşarken kitabın o teknik derinliğini ve mantığını verememiş.
9.5/10
(50 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : 2001: A Space Odyssey
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
2 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
147.5K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 3 saat önce Sen de Cevap Ver

Merhaba

Bazen durup hiçbir şey yapmadan düşündüğüm oluyor. Günlük telaş, akademik hedefler, yapılacaklar listeleri bir anlığına sustuğunda geriye tek bir soru kalıyor “Ben neden buradayım?” Bu soru genellikle büyük kriz anlarında değil, tam tersine her şey sıradan akarken geliyor. İnsan, tür olarak milyonlarca yıllık bir evrimsel sürecin ürünü olduğunu bilse bile, kendi varlığını yalnızca biyolojiyle açıklamakta zorlanıyor. Çünkü biz sadece hayatta kalan organizmalar değiliz; yaşadığımızı fark eden, bunun üzerine düşünen ve anlam arayan varlıklarız.

İnsanların neden var olduğu sorusu, bilimle felsefenin kesiştiği en temel sorulardan biridir. Bilim bu soruya “nasıl var olduk?” üzerinden yaklaşırken, felsefe ve düşünce tarihi “ne için varız?” sorusunu sorar. Bilimsel bakış açısına göre insanın varlığı önceden belirlenmiş bir amaçtan çok, doğa yasalarının ve uzun bir evrimsel sürecin sonucudur.

Tüm Reklamları Kapat

Evren yaklaşık 13,8 milyar yıl önce oluştu. Yıldızların içinde ağır elementler meydana geldi, süpernova patlamaları bu elementleri uzaya yaydı ve sonunda Dünya gibi gezegenler oluştu. Dünya’da uygun fiziksel ve kimyasal koşullar ortaya çıktığında yaşam başladı. Yaşamın temel özelliği, hayatta kalmak ve kendini devam ettirmektir. Charles Darwin’in doğal seçilim kuramı, canlıların bilinçli bir plan doğrultusunda değil, çevreye uyum sağlayabildikleri ölçüde varlıklarını sürdürdüklerini gösterir. Darwin’in ifadesiyle, “Hayatta kalan en güçlü olan değil, değişime en iyi uyum sağlayandır” (Darwin, 1859).

İnsanlar, yaklaşık 6–7 milyon yıl önce Afrika’da yaşayan ve şempanzelerle ortak olan bir atadan evrimleşmiştir. İklim değişiklikleriyle birlikte ormanlık alanların azalması, bazı primatların iki ayak üzerinde daha fazla hareket etmesine neden olmuştur. Eller serbest kalmış, alet kullanımı gelişmiş, sosyal ilişkiler karmaşıklaşmış ve beyin hacmi giderek artmıştır. Homo habilis, Homo erectus ve Homo sapiens gibi türler bu sürecin aşamalarını temsil eder. Evrimsel biyolog Richard Dawkins’in belirttiği gibi, evrim ileriye dönük bir plan değil, geriye dönüp bakıldığında anlamlı görünen kör bir süreçtir (Dawkins, 1986).

Canlıların çevreye uyumunda genetik değişimlerin yanı sıra, modifikasyon adı verilen değişimler de önemlidir. Modifikasyon, bir canlının genetik yapısı değişmeden, çevresel koşulların etkisiyle ortaya çıkan fiziksel ya da işlevsel değişikliklerdir. Örneğin insanlarda güneşe maruz kalmaya bağlı bronzlaşma, yüksek rakımda yaşayan bireylerde akciğer kapasitesinin artması ya da düzenli spor yapan bireylerde kas gelişimi modifikasyona örnektir. Bu değişimler kalıtsal değildir; bireyin yaşamı boyunca ortaya çıkar ve evrimsel değişimle karıştırılmamalıdır (Futuyma, 2013).

Doğadaki hayatta kalma stratejilerinden biri de metabolizmanın yavaşlatılmasıdır. Brumasyon, özellikle sürüngenlerde görülen ve soğuk dönemlerde metabolik faaliyetlerin minimum düzeye indiği bir durumdur. Memelilerde görülen hibernasyondan farklı olarak brumasyon sırasında hayvan tamamen uyku halinde değildir; zaman zaman uyanabilir ve çevresel uyaranlara sınırlı tepkiler verebilir. Bu durum, enerji kaynaklarının kısıtlı olduğu dönemlerde hayatta kalmayı mümkün kılan evrimsel bir uyumdur (McCue, 2004).

Tüm Reklamları Kapat

Bilimsel açıdan bakıldığında “neden varız?” sorusunun cevabı, “var olmayı başardığımız için” şeklinde özetlenebilir. Ancak insanı diğer canlılardan ayıran temel özellik, bu soruyu sorma yeteneğidir. İnsan, yalnızca yaşayan bir canlı değil, varlığının farkında olan ve ona anlam yüklemeye çalışan bir türdür. Bu noktada felsefi düşünce devreye girer. Albert Camus, insanın anlamsız gibi görünen bir evrende anlam arayan tek varlık olduğunu söyler (Camus, 1955). Viktor Frankl ise insanın temel güdüsünün haz ya da güç değil, anlam arayışı olduğunu vurgular (Frankl, 1946).

Sonuç olarak insanlar, evrenin bilinçli bir amacı doğrultusunda değil, doğa yasaları ve evrimsel süreçlerin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Ancak bu durum, insanın kendi yaşamına anlam katamayacağı anlamına gelmez. Aksine, anlam üretme kapasitesi insanı insan yapan temel özelliklerden biridir.[1]

Teşekkür ederim.

Kaynaklar

  1. Hatice Kutbay. (). Kendi Fikrim Ve Antropoloji Okumaları.
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Göktuğ Kaçıra
Yazar 2 Aralık 2021 3 dk.

Tırtıllar çok fazla besin tüketirler ve bu konuda pek de seçici değillerdir. Ana besin kaynakları olan bitki yapraklarını, hem yaprak döken bitkilerden hem de iğne yapraklılardan alabilirler. Bu kadar fazla yemek, haliyle, fazla dışkı anlamına gelmektedir. Bugüne kadar tırtıl dışkısının etkileri, ekolojik etki veya toprak döngüsüne katkıları gibi çeşitli sebeplerle araştırılmıştır. Ancak bu dışkının iklim üzerindeki etkisi, bugüne kadar görmezden gelinmiş gibi görünmektedir. Her ne kadar tırtıl dışkısı gibi "ufacık" bir unsurun, küresel ısınma gibi devasa bir iklim değişimiyle ilgili olmayacağını varsaymak kolay olsa da, bu varsayım bizi hataya düşürecektir.

Bitkilerin dışarıdan gelen zararlılara karşı kendi savunma mekanizmaları olduğunu biliyoruz. Görünüşe göre tırtıllar, bunlardan birkaç tanesini aşmayı başarmıştır. Bu olay, özellikle mısırlarda görülmektedir. Mısırlar, mantar enfeksiyonlarını önlemek veya otçul hayvanları uzak tutmak için kullandıkları kimyasallara sahiptirler. Ancak bu bitkiler aynı anda sadece bir çeşit kimyasalı kullanabilmektedir. Yani ya mantar enfeksiyonundan korunacaklar ya da otçul hayvanlardan...

23
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Turan Tufan
Turan Tufan
65.1K UP
Yazar 10 Nisan 2011 12 dk.

Memelilerin bilimsel deneylerde kullanılmasının mümkün olduğunca kısıtlanması gerekliliği, biyomedikal çalışmaların farklı pek çok alanında hücre kültürlerinin geliştirilmesi ve kullanılmasına yol açmıştır. Hücre kültürleri mikrobiyolojide özellikle virüslerin üretilmesi ve tanımlanması, virüs aşılarının üretimi amacıyla kullanılmaktadırlar. Yeni yüzyılda ise kanser araştırmalarının hız kazanması ile özellikle kanser ilaçlarının geliştirilmesinde, etkilerinin saptanmasında hücre kültürleri özellikle büyük önem kazanmıştır.

İlk defa 1951 yılında Baltimore’da (ABD) servikal kanser nedeniyle takip edilen Afrika kökenli Amerikalı bir hastanın kanser dokularının laboratuvarda kültürü başarılabilmiştir. Henrietta Lack adındaki hasta kanserin yayılması sonucu ölmüş ancak ölümsüz hücrelerinin kültürü adına atfen HeLa adı ile dünya genelindeki laboratuvarlara talep nedeniyle dağıtılmıştır. Bu olayın ilginç diğer yanı ailesinin uzun yıllar bu hücrelerin tüm dünya genelinde yaşamaya devam ettiğinden haberdar olmamalarıdır. Kanser hücrelerinin ölümsüz olması ve çok kolay üretilebilmeleri çalışmalarda hücre kültürü gerektiren araştırmalara hız kazandırmıştır. Amerikan Tipi Kültür Koleksiyonu (American Type Culture Collection, ATCC) ve Avrupa Hücre Kültür Koleksiyonu (European Collection of Cell Culturu, EACC) hücreler için ana kaynaklardır ve 80 farklı türe ait 4000’den fazla hücre kültürünü bünyesinde bulundurmaktadır.

81
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mars Ekspres’den Marslı Uydu Phobos

Neden Phobos bu kadar koyu? Phobos, Mars’ın iki uydusundan en büyüğü ve en içte olanı. Tüm Güneş Sistemi’ndeki en koyu renkli uydudur. Sıradışı yörüngesi ve rengi, yakalanmış buz ve koyu renkli kaya karışımından oluşan bir asteroit olabileceğine işaret ediyor. Phobos’un Mars‘ın kenarına yakın olan bu görüntüsü 2010 yılında, şu anda da Mars’ın yörüngesinde dönmekte olan robotik uzay aracı Mars Ekspres ile kaydedildi. Phobos çok krateri olan çorak bir uydudur ve en büyük krateri de uzak tarafında bulunuyor. Bunun gibi görüntüler sayesinde, Phobos‘un muhtemelen bir metre kalınlığında yumuşak bir toz tabakası ile kaplı olduğu belirlendi. Phobos Mars’a çok yakın bir yörüngede dönüyor. Bu yüzden bazı yerlerden günde iki defa doğup batıyor gibi görünüyor. Buna karşılık bazı yerlerden hiç görünmüyor. Phobos‘un Mars etrafındaki yörüngesi sürekli olarak küçülüyor. Yaklaşık 50 milyon yıl içinde, büyük olasılıkla Mars yüzeyine çarpıp parçalara ayrılacak.

8 Kasım 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kaynağı: G. Neukum (FU Berlin) et al., Mars Express, DLR, ESA; Teşekkürler: Peter Masek
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Discord
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close