Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Sibel Özkan
Sibel Özkan
178.2K UP
Uyarlayan 18 saat önce 9 dk.

Yapılandırmacı matematik, klasik matematikten "vardır" ifadesinin "inşa edebiliriz" şeklinde yorumlanmasıyla ayrılır. Yapılandırıcı yaklaşımda, yalnızca varoluşsal niceleyiciyi değil; tüm mantıksal bağlaçları ve niceleyicileri bu mantıksal ifadeleri içeren bir önermenin kanıtını nasıl inşa edeceğimize dair talimatlar olarak yeniden yorumlamamız gerekir. Klasik matematikte önermeleri doğrulamak için onun değilini varsayarak ve ardından bu varsayımdan bir çelişki türeterek matematiksel ispat yapmak mümkündür. Ancak yapılandırmacı matematikte niceleyicileri doğrulamaya dayalı bir yol izlenmektedir.

Üçüncü Halin İmkansızlığı olarak da belirtilen Dışlanmış Orta İlkesi bize, bir pp önermesiyle ilgili yalnızca iki olasılık olduğunu söyler; ya pp doğrudur ya da pp'nin olumsuzlaması (değili) doğrudur. Matematiksel gösterimi sonraki anlatımlarda da anlaşılır olması için şu şekildedir:

1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Hızır Ermiş
4 gün önce
Sevgililer günü
45 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 6 gün önce 4 dk.

Evrende gördüğümüz birçok yapı, disk şeklinde bulunmaktadır. Bu disk oluşumu çok temel fizik yasalarının sonucunda gerçekleşir. Disk benzeri yapılardan belki de en dikkat çekici olanı spiral (Tür: "sarmal") galaksilerken Güneş sistemi gibi yıldız sistemlerindeki gezegenler de yıldızın doğumu sırasında oluşan bir disk üzerinde doğmuştur.

Böylesine disk benzeri yapıların görülmesinin ardındaki fiziksel sebep, gündelik hayattan da tecrübe ettiğimiz bir etkiye dayanır: merkezkaç etkisi. Arabayla hızla giderken aniden bir virajdan döndüğünüzde, adeta yan taraflara savrulursunuz. Burada hissettiğiniz şey, aslında eylemsizliktir. Hareketinizin bir vektörü (yönü) vardır ve vektörler daima doğrusaldır. Fakat dönüş yaptığınız için vektörünüzün yönü değişmektedir. Eylemsizlik ise tam olarak sizin mevcut hareket vektörünüzü korumak istemenizdir. Bu sebeple vektör değiştikçe siz de savrulmayı hissedersiniz.

23
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Uyarlayan 6 gün önce 6 dk.

Nitrit, azot döngüsünde yer alan ve bakteriyel nitrifikasyon/denitrifikasyon işlemlerinin önemli parçası olan bileşiklerden biridir. Özellikle yeni kurulmuş akvaryumlarda henüz tam olarak istenilen dengeye gelmemiş bakteri kültürü sonucunda nitrit birikmesi/patlaması yaşanabilir. Bu durum, balıklar için toksik bir etkiye neden olmaktadır ve nitrit zehirlenmesi (nitrit patlaması) olarak adlandırılır.

Sağlıklı bir akvaryumda nitrit seviyesi mikromolar seviyelerinin dahi altında olmalıdır (neredeyse hiç olmamalıdır). Yükselen nitrit konsantrasyonları çeşitli balık türleri için ciddi sorunlara neden olur. Bu nedenle nitritle başa çıkmak için gerek kimyasal kullanımı gerekse etkinlik yönünden çeşitli eylemler belirlenmiştir.

10
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 15 Eylül 2014 1 dk.

Gezegenimizi hayali sınırlara bölmeye başladığımızdan beri binlerce ülke var oldu ve yok oldu; gelecekte de var olup yok olacak. Bunlardan en irilerinden bir tanesi, resmi adı Rusya Federasyonu olan ve "Rusya" olarak bilinen ülkedir. Rusya Avrupa'da Norveç, Finlandiya, Estonya, Letonya, Litvanya, Polonya, Belarus ile, Asya'da ise Ukrayna, Gürcistan, Azerbaycan, Kazakistan, Çin, Moğolistan ve Kuzey Kore ile komşuluğa sahiptir. Japonya ile Okhotsk Denizi üzerinde, ABD ile Bering Boğazı üzerinde, Kanada ile de Arktik Adaları civarında deniz sınırlarını paylaşır.

Şu anda yüz ölçümü, Kırım sayılmayacak olursa, 17.098.242 kilometre karedir ve bu yüz ölçümüyle Dünya'daki en büyük ülkedir. Bu yüzey alanının %13 civarının sulardan oluştuğu bilinmektedir. Yüzey alanı, Antarktika sayılmayacak olursa, tüm Dünya'daki karaların 8'de 1'ini kaplar. Bu yüz ölçümüyle Rusya, Güneş Sistemi içerisindeki cüce gezegenlerden birisi olan Plüton'un tamamından daha geniş yüzey alanına sahip olmaktadır. Plüton'un yüzey alanı 16.550.000 kilometre kare civarındadır.

21
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Fatih Birinci
Fatih Birinci
400.8K UP
Çeviren 8 Ağustos 2019 31 dk.

Doğu Asyalılar ve Batılılar dünyayı çok farklı şekilde algılar ve onunla ilgili farklı şekilde düşünürler. Batılılar dikkatlerini odaktaki bir nesneye verme eğiliminde olurlar. Nesnenin niteliklerini analiz eder, onun davranışlarına yön veren kuralları bulma çabasıyla kategorize ederler. Bu kurallar formel mantığı içerir (Ç.N. Formel mantık; düşünmenin içeriğinden çok biçimiyle ve kurallarıyla ilgilenen mantık türüdür). Nedensel atıflar sadece nesneye odaklanma eğilimindedir, bu yüzden genellikle yanlıştır (Ç.N. Metin boyunca “atıf”, bir şeyin kaynağı olarak gösterilen etken anlamında kullanılmaktadır).

Doğu Asyalılar ise çoğunlukla geniş bir algısal ve kavramsal alana dikkat ederler. Nesnelerle ilgili olarak, nesnenin hangi kategoriye ait olduğundan çok, hangi aileye üye olduğunu önemserler. Bunlara dayanarak nesneleri sahip oldukları ilişkiler, değişiklikler ve ait oldukları grupla ilgili olarak ele alırlar. Nedensel atıfları, bağlama vurgu yapar. Dikkatlerini yönlendiren önemli bir husus sosyal faktörlerdir. Doğu Asyalılar, kendileri için önceden biçilmiş rol ilişkileri içinde, karmaşık sosyal ağlar içinde yaşar. Etkili bir biçimde işlev görmek için bağlama dikkat etmek önemlidir.

136
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
188.6K UP
Türü Ekleyen 6 gün önce
Macropus rufus, günümüzde yaşayan en büyük keseli memeli türü olup, Avustralya kıtasının açık ve yarı kurak ekosistemlerine evrimsel olarak en iyi uyum sağlamış kara memelilerinden biridir. Bu tür, yalnızca boyutsal büyüklüğüyle değil, fizyolojik dayanıklılığı, hareket biyomekaniği ve çevresel stres faktörlerine karşı geliştirdiği adaptasyon mekanizmalarıyla da dikkat çeker. Kızıl kanguru, modern memeli evriminde enerji verimliliği temelli adaptasyonun en ileri örneklerinden biri olarak kabul edilir.

Morfolojik olarak türün en belirgin özelliği, aşırı gelişmiş arka ekstremiteleri ve güçlü kas-tendon sistemidir. Uzamış arka bacak kemikleri, yüksek elastik lif oranına sahip tendon yapıları ve güçlü kas grupları sayesinde yüksek hızda, uzun mesafeli ve düşük enerji maliyetli zıplama mümkün olur. Bu yapı, yalnızca hareket kabiliyeti değil, aynı zamanda predatör kaçışı, alan kullanımı ve kaynak erişimi açısından da türü ekolojik olarak avantajlı kılar. Kuyruk, denge sağlayıcı bir yapı olmanın ötesinde, yavaş hareket ve dik duruş sırasında üçüncü bir destek noktası gibi işlev görerek vücut stabilitesini sağlar.

Macropus rufus, aşırı sıcaklık dalgalanmalarına ve su kıtlığına karşı ileri düzey fizyolojik adaptasyonlar geliştirmiştir. Termoregülasyon mekanizmaları sayesinde vücut ısısını dengeleyebilir; su kaybını minimize eden böbrek yapısı ve metabolik süreçleri, kurak ortamlarda uzun süre hayatta kalmasına olanak tanır. Bu özellik, türün çöl ve yarı çöl ekosistemlerinde geniş yayılım göstermesini mümkün kılar.

Beslenme ekolojisi açısından kızıl kanguru, lif oranı yüksek, düşük besin değerli bitkilerle beslenmeye uyum sağlamış otçul bir türdür. Sindirim sistemi, selülozun parçalanmasını sağlayan mikrobiyal fermentasyon süreçleriyle desteklenir. Bu sayede düşük kaliteli besin kaynaklarından maksimum enerji elde edilebilir. Bu tür, sadece tüketici bir organizma değil, aynı zamanda bitki örtüsünün yapısını ve yenilenme döngülerini düzenleyen bir ekolojik mühendis işlevi görür.

Üreme biyolojisi, keseli memelilere özgü ileri adaptasyonları içerir. Dişiler kısa gebelik süresi sonrası gelişimini tamamlamamış yavruyu keseye alır ve uzun süreli laktasyon süreci başlar. Embriyonik diapoz mekanizması sayesinde dişi, çevresel koşullar elverişsiz olduğunda embriyo gelişimini geçici olarak durdurabilir. Bu, popülasyon sürekliliğini çevresel dalgalanmalara karşı biyolojik olarak güvence altına alan kritik bir adaptasyondur.

Davranışsal olarak Macropus rufus, yarı sosyal yapılar sergiler; gevşek sürü organizasyonları içinde yaşar. Erkekler arasında alan ve dişi erişimi için hiyerarşik rekabet görülür. Tür, yüksek çevresel tolerans kapasitesi sayesinde geniş alanları kapsayan göç benzeri hareketler gösterebilir ve kaynak dağılımına göre mekânsal organizasyonunu dinamik biçimde yeniden şekillendirir.

Macropus rufus, yalnızca “büyük bir kanguru” değildir;
enerji ekonomisi, hareket biyomekaniği, fizyolojik dayanıklılık, üreme stratejileri ve ekolojik mühendislik rollerinin birleştiği evrimsel olarak son derece sofistike bir adaptasyon modelidir.
Bu yönüyle tür, keseli memeli evriminde çevresel stres koşullarına karşı geliştirilen biyolojik stratejilerin en güçlü temsilcilerinden biri olarak kabul edilir.
3
İnceleme
Arda Çağlar
Arda Çağlar
3,057 UP
İnceleyen7 3 gün önce
Özetle eserde kısa bir Cusup Abdurrahmanov biyografisi ve onun 1928'de yazdığı Kırgızistan'a dair ''tarım'', ''kooperatifler'', ''eğitim'', ''sağlık'' gibi konularla ilgili hazırladığı raporlar bulunuyor. Kırgızistan veya Türkistan'daki atmosferi anlamakta yardımcı olan küçük bir kitapçık. Ayrıca sonda metnin orijinalini yani Arap alfabesiyle yazılan Kırgızca metni koymaları da iyi olmuş.

Eserin ilk kez Türkiye Türkçesine çevrilmesi açısından değerli bir eser olmakla beraber bazı göze batan yazım hataları azımsanmayacak düzeyde. Benim bu incelemeyi yaptığım şubat 2026'da sadece 1. basım var, umarım ki sonraki baskılarda düzeltilir.
7.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Turancılıktan Hükümlü Bir Liderin Ülkesine ve Geleceğine Bakışı
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
156.9K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 6 gün önce Sen de Cevap Ver

Merhaba, bazen aklımıza “Bir tür tamamen yok olursa geri getiremez miyiz?” gibi biraz bilim kurgu kokan ama aslında oldukça ciddi sorular geliyor. Nesli tükenen canlıları gerçekten sonsuza kadar mı kaybediyoruz, yoksa genetik bir yedek plan mümkün mü?

Hiç mantıksız bir soru değil, tam tersine bayağı iyi bir merak bu. İnsan “madem yok olma riski var, neden bir yedek kopyasını saklamıyoruz?” diye düşünüyor.

Önce şunu söyleyeyim. Evet, gerçekten de nesli tükenmekte olan birçok hayvanın DNA’sı, doku örnekleri, hatta sperm ve yumurtaları özel merkezlerde saklanıyor. Buna gen bankası ya da “frozen zoo” deniyor. Mesela San Diego’daki Frozen Zoo projesinde yüzlerce türden hücre örnekleri sıvı azotta saklanıyor. Amaç tam da senin düşündüğün şey: Eğer bir tür doğada yok olursa, elimizde genetik materyal olsun. Peki koruma altındaki bir tür yine de tamamen tükenebilir mi? Maalesef evet. Koruma altında olmak riski azaltır ama sıfırlamaz. Habitat kaybı, iklim değişimi, genetik çeşitliliğin düşmesi, hastalıklar. Küçük popülasyonlarda “genetik darboğaz” dediğimiz bir durum olur. Çeşitlilik azalınca tür kırılgan hale gelir. Bazen sayıları artmış gibi görünse bile genetik olarak zayıflamış olabilirler.

Tüm Reklamları Kapat

Gelelim en heyecanlı kısma. Elimizde DNA varsa aynı canlıyı yeniden oluşturabilir miyiz? Teorik olarak bazı durumlarda evet, ama pratikte iş o kadar kolay değil. 1996’da Dolly isimli koyun klonlandı. Yani yetişkin bir hücrenin çekirdeği alınıp başka bir yumurtaya yerleştirildi ve genetik olarak aynı bir birey üretildi. Bu, “aynı DNA ile aynı canlı” fikrinin mümkün olduğunu gösterdi. Ama burada kritik nokta DNA tek başına yeterli değil. Canlının gelişmesi için uygun bir yumurta hücresi, uygun bir taşıyıcı anne (yakın akraba bir tür olabilir) ve doğru epigenetik koşullar gerekiyor. Ayrıca klon başarı oranı çok düşük ve süreç oldukça riskli.

Mesela yünlü mamut üzerine çalışmalar var. Ama plan tam olarak mamutu geri getirmek değil; mamut DNA’sının bazı kısımlarını Asya filine aktararak mamut benzeri özelliklere sahip bir fil üretmek. Bu “diriltme” değil, daha çok genetik mühendislik. Bir de önemli olan şu , diyelim ki genetik olarak birebir kopya ürettik. Bu gerçekten “aynı canlı” mı olur? Genetik olarak evet, ama deneyimleri, çevresi, sosyal öğrenmesi farklı olur. Yani birey olarak aynı olmaz. Daha çok genetik bir ikiz gibi düşün. Daha önemli bir mesele vardır. Tür sadece DNA’dan ibaret değil. Ekosistem ilişkileri, davranış kalıpları, mikroorganizmaları. Bir türü laboratuvarda üretmekle doğaya geri kazandırmak aynı şey değil. Eğer yaşam alanı yok olmuşsa, geri getirmek anlamsız olabilir.

O yüzden bilim insanları genelde şunu söyler “Diriltme teknolojisine yatırım yapmak yerine, mevcut türleri korumaya yatırım yapmak daha mantıklı.”

Dürüst olayım, insanın içini kıpırdatan bir fikir bu. Yok olmuş bir türü yeniden görmek. Bir yandan büyüleyici, bir yandan da biraz ürkütücü. Sizce bu daha çok “doğayı onarma” çabası mı olurdu yoksa insanın kontrol etme arzusunun bir uzantısı mı? :)))

Teşekkür ederim.[1]

Kaynaklar

  1. Hatice Kutbay. (). Kendi Fikrim Ve Antik Dna Çalışmaları.
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Deniz Uyanık
Deniz Uyanık
77.8K UP
Yazar 29 Mart 2020 7 dk.

İnsanı diğer canlılardan ayıran en büyük farklarından birisi ölümlü olduğunun farkında olduğu söylenir. Ölümün evrimsel açıdan büyük bir öneme sahip olduğu ve bir çok hayvanın ölüm konseptini kavradığına ve yas tuttuğuna dair bir çok gözlem yapılmıştır. Ancak insanın ölüm karşısındaki tepkisinin diğer canlılara kıyasla çok daha şiddetli olduğu bariz.

Klinik psikolog Dr. Therese A. Rando, yas tutmayı, "hayatta kalan bireyin yeni duruma uyum sağlama süreci" olarak tanımlamıştır.

41
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Seda Baykal Köse
Seda Baykal Köse
130.9K UP
Yazar 25 Ocak 2017 43 dk.

Antik Yunan’daki çok önemli bilimsel düşünce temelleri uzun bir süre unutulmaya yüz tutmuştur. Bu miras daha sonra Müslümanlar tarafından tekrar keşfedilmiştir ve Müslümanlar bu mirası belki de tamamen unutulmaktan kurtarmışlardır. Antik Yunan medeniyeti ile karşılaşan Müslüman medeniyeti özellikle 8. ve 13.yy.’larda çok önemli bilimsel çalışmalar yapmıştır. Tarihte, 8. yüzyıldan 13. yüzyıla kadar (kimi kaynaklara göre 15. yüzyıla kadar) olan dönem, İslam coğrafyasının Altın Çağı olarak bilinir. Bu zaman diliminde İslam alimleri üzerinde, Antik Yunan çalışmalarının tesirini fazlasıyla görmek mümkündür. Sorgulayıcı ve araştırmacı bakış açısı ile birlikte devralınan miras, Müslüman medeniyetinin yükselmesine olanak sağlamıştır.

Bu dönemde Müslüman bilimciler, canlılığın ortaya çıkışı ve gelişimi ile ilgili kendilerinde mevcut olan görüşlerden farklı olan açıklamalarla da tanışmıştır. Doğaya karşı bu yeni pencereden bakmışlar ve bu fikri kendi bakış açılarıyla hem geliştirmiş hem de daha sonra Avrupa medeniyetine bırakmışlardır. Bunu yaparken Antik Yunan’daki çalışmaları kendi dillerine çevirmiş ve bu çalışmalar üzerine kendi yorumlarını yapmışlardır.

197
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 6 Kasım 23:44
Birçok insan, o veya bu şekilde sosyal medyayı kullanmaktadır. Bu kullanım kendi başına zararlı olmamasına ve sosyal medyanın bazen faydalı olmasına karşın,...
19
Discord
Kayra Ayyıldız
Üye 1 gün önce
Aslında demek istediğim şöyle; Dünyada bir yerde bir bardak yere düşüp kırılıyor. Ben bir şekilde ışık hızını aşıp 3000001 km/sn ile dünyadan uzaklaşmaya başlarsam, ve benim kolumda aynı hızda dünyaya doğru uzamaya başlarsa, yeterince uzaklaşınca bardağın düşmediğini göreceğim ve elimde orada olmuş olacak. Bu durumda ne gerçekleşir?
1 Cevap - 141 görüntülenme
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

EtkinlikKonferans
Boray Yıldırım
Etkinliği Ekleyen 2 hafta önce Ankara & ÇevrimiçiÜcretsiz21 Şubat
19. Aykut Kence Evrim Konferansı
21 Şubat 2026 08:45 tarihinden 22 Şubat 2026 16:30 tarihine kadar.

ODTÜ Biyoloji ve Genetik Topluluğu olarak 20 yıldır halka evrimi anlatmak, evrim hakkında doğru bilinen yanlışları düzeltmek ve evrimsel biyoloji ile akademik olarak ilgilenen insanları bir araya getirmek amacıyla Aykut Kence Evrim Konferansı’nı düzenliyoruz. Konferans, hocamız Aykut Kence’nin emekleriyle Ulusal Evrim Konferansı olarak başlamış olup vefatının ardından öğrencileri tarafından hatırasını yaşatmak amacıyla ‘Aykut Kence Evrim Konferansı’ adını almıştır.

Ülkemizde evrim karşıtlığının ne kadar fazla olduğunu bilmekle beraber bu görüşlerin sonucunda ortaya atılmış bütün propagandaların da farkındayız. Bunları yapan zihniyetin  karşısında bir öğrenci topluluğu olarak kâr amacı gütmeden yalnızca bilimi yaymak adına düzenlediğimiz Aykut Kence Evrim Konferansı’nı 20 yıldır birçok sorunla karşılaşılmasına rağmen başarı ile düzenlenmeye devam ediyoruz. Bu sene de konferansımızı 21-22 Şubat 2026’da ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenleyeceğiz. 

Konferansımız genel oturum ve akademik oturum olmak üzere iki oturum içermekte olup genel oturumumuz her kesime hitap eden bir oturumdur. Genel oturum sunumları eş zamanlı olarak Aykut Kence Evrim Konferansı YouTube kanalında yayınlanacaktır.

Kayıt linkimiz: https://www.biletimgo.com/etkinlik/19-aykut-kence-evrim-konferansi-22005

Akademisyenlerin sunumlarının yanı sıra aralarda jeolojik devirler ve primat evrimi ekiplerimizin sunumları olacaktır. Ayrıca fuaye alanımızda çeşitli ikramlarımız olacaktır.

Konferans bitiminin ardından aktif katılım gösteren katılımcılarımıza sertifika verilecektir.

ODTÜ dışı kayıtlarımız 15 Şubat günü saat 13.00'te kapanacaktır. Bunun sebebi, ODTÜ dışından gelecek katılımcılarımızın konferans günü kampüse girişte sorun yaşamamaları için katılımcı listelerinin gerekli yerlere iletilmesidir. 

Biyoloji ve Fen Bilimleri Öğretmenleri, [email protected] mail adresine öğretmen olduklarını gösteren belgeyi attıkları takdirde konferansımıza ücretsiz katılabilirler.

Konferansımıza topluluk kaydı yapmak isteyen üniversite toplulukları ve liseler [email protected] üzerinden bize ulaşabilirler.

Genel ve akademik oturum programlarımız ve duyurularımız sosyal medya hesaplarımızdan paylaşılacaktır. Bizi takip etmeyi unutmayınız.

Devamını Göster
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Astronomi & Kozmoloji konusunda geliştirebilirsin.

Tüm Reklamları Kapat
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)