Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Ögetay Kayalı
Yazar 2 gün önce 5 dk.

Çoban Yıldızı, gökyüzüne bakan muhakkak herkesin hayatının bir döneminde duyduğu, oldukça parlak bir gök cismidir. O kadar parlaktır ki mutlaka dikkat çeker. Bu nedenle büyük bir çoğunluk bunun kutup yıldızı olduğunu düşünür. Lakin Çoban Yıldızı olarak adlandırdığımız bu gök cismi aslında bir yıldız bile değildir. Güneş sisteminin ikinci gezegeni olan Venüs'tür.

Çoğunlukla gökyüzüne gün batımında baktığımız için özellikle bu zamanlarda fark edilse de gün doğumları sırasında da görünür. Fakat gecenin ilerleyen saatlerde görme şansınız yoktur. Bunun ardında aslında oldukça basit bir prensip yatar.

12
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Utku Derin
Utku Derin
414.3K UP
Aktaran 23 Nisan 2 dk.

Şu anda, Kuzey Amerika kıtasının alt kısmı Dünya'nın erimiş mantosuna doğru damla damla akıyor. Texas Üniversitesi'nden araştırmacılar, Nature Geoscience dergisinde yayınladıkları makalede kraton incelmesi adı verilen bu jeolojik olayın ilk gerçek zamanlı olarak incelenmesi olabileceğini belirtiyor.[1]

Kratonlar, gezegenin kıtalarının bir kısmını oluşturan eski ve devasa kaya kütleleridir. Genellikle milyarlarca yıl boyunca sabit kalsalar da bazen jeolojik hareketler, bu kaya katmanlarının "kratonik incelme" veya "kratonik damlama" yoluyla yok olmasına neden olabiliyor. Bu olayın belgelenmiş bir örneğinin, milyonlarca yıl önce Kuzey Çin Kratonu'nun en derin kök katmanında yaşandığı biliniyor olsa da bilim insanları, şimdiye kadar bu süreci anlık olarak gözlemleyememişti.

33
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Kadir Çiçek
Kadir Çiçek
103.9K UP
Alıntıyı Ekleyen 1 gün önce
Doğayı anlamaya çalışan insan, kendi aklının doğanın bir parçası olduğunu da anlamalıdır
Kaynak: Bu düşünce, 17. yüzyıl filozofu Baruch Spinoza’nın Ethica (Ethics) adlı eserinde geçer. Spinoza’ya göre insan zihni, doğadan bağımsız değil; doğanın zorunlu bir sonucudur. Bilmek, evrenin kendi kendini bilmesidir. (Spinoza – Ethics (Part II, Proposition 11))
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Canberk Çolak
Canberk Çolak
297.3K UP
Yazar 26 Şubat 2020 3 dk.

Alkol, karbon atomuna doğrudan bağlanmış bir ''-OH'' grubu olan organik bileşiklere verilen genel addır. Bu yüzden teknik olarak karbon atomu içeren her organik bileşik bir alkole dönüştürülebilir. Örneğin ksilitol ya da eritritol gibi şeker alkolleri çeşitli maddelerin içerdiği şekerin fermente edilmesi ile elde edilir. Günümüzde üretilen alkollü içeceklerin üretilmesinde kullanılan temel yöntem de budur; çeşitli maddelerin ve doğal olarak şeker barındıran besinlerin fermente edilmesi...

Fermantasyon işlemi, besinin içerdiği karbonhidratın oksijensiz ortamda bakteriler tarafından alkole ya da aside dönüştürülmesidir. Bu işlemin gerçekleşmesi için gereken bakteriler bazen maya olarak dışarıdan da eklenebilir ya da ışık altında şeker eklenerek besinin içerdiği bakterilerin aktif olması sağlanabilir. Hatta bu işlemin uzun sürmesi ve tam olarak gerçekleşmesi için bakteriler tarafından tüketilmesi için farklı bir karbonhidrat kaynağı eklenebilir. Üretilen alkollü içeceğin türüne göre farklı fermantasyon yöntemleri tercih edilebilir.

80
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Öne Çıkan İnceleme
Sabri Küsüroğlu
İnceleyen10 28 Ağustos 2024
İnsan zihni, belki de evrenin en büyük gizemlerinden biri. Yüzyıllardır bilim insanları, filozoflar ve sanatçılar, zihnin nasıl çalıştığını, bilincin ne olduğunu ve bu karmaşık yapının nasıl oluştuğunu anlamaya çalışıyor. Ancak tüm bu çabalar, genellikle bir bulmaca gibi, her çözümle daha fazla soru doğuruyor. V. S. Ramachandran'ın Beyindeki Hayaletler adlı kitabı, bu gizemi bir nebze olsun aydınlatma arzusuyla kaleme alınmış ve insan zihninin en derin köşelerine cesur bir yolculuk yapıyor.

Ramachandran, sinirbilimin Sherlock Holmes’u olarak anılıyor ve bu unvanı sonuna kadar hak ediyor. Kitap boyunca, okuyucuyu birbirinden ilginç nörolojik vakalarla tanıştırıyor ve bu vakalar üzerinden, beyin ile zihin arasındaki o ince, ama bir o kadar da karmaşık bağı çözümlemeye çalışıyor. Hayalet uzuv sendromu, beden algısı ve benliğin doğası gibi konular, Ramachandran'ın ustalıkla ele aldığı ve büyük bir titizlikle incelediği alanlar arasında yer alıyor.

Kitabın her sayfasında, insan zihninin karmaşıklığı ve bir o kadar da kırılgan yapısı gözler önüne seriliyor. Ramachandran, sadece beyni değil, aynı zamanda insan olmanın ne anlama geldiğini de sorguluyor. "Ben kimim? Zihnim gerçekten sadece beynimdeki sinir hücrelerinden mi ibaret? Özgür irade diye bir şey var mı?" gibi sorular, kitabın ana eksenini oluşturuyor ve okuyucuya, beynin kendisini anlama çabasının ne denli büyüleyici olduğunu gösteriyor.

Ramachandran, nörolojik bozuklukları sadece birer hastalık olarak değil, aynı zamanda insan zihnini anlama yolunda ipuçları sunan değerli birer anahtar olarak görüyor. Bu bağlamda, nöroloji hastalarının yaşam öyküleri, sadece bireysel trajediler değil, aynı zamanda insan doğasına dair derinlemesine birer inceleme fırsatı sunuyor.

Beynin, başka beyinleri ve kendi varlığını anlamak için verdiği mücadele, kitabın belki de en can alıcı noktası. Ramachandran'ın şu sözleri bu durumu özetler nitelikte: "Beyin, kendi varlığıyla ilgili sorular sormaya başladığında, işte o zaman gerçek bir mucizeyle karşı karşıyayız." Bu ifade, kitabın genel tonunu ve insan zihninin keşfedilmemiş derinliklerine yapılan bu heyecan verici yolculuğu en iyi şekilde yansıtıyor.

Ramachandran'ın Beyindeki Hayaletler kitabı, hem bilimsel bilgi arayışındaki okuyuculara hem de insan zihninin sırlarına merak duyan herkese hitap ediyor. Kitabı okurken, bir yandan beynin ne denli karmaşık ve etkileyici bir organ olduğunu keşfederken, diğer yandan da insan olmanın anlamını yeniden sorgulamaya başlayacaksınız. Sonuç olarak, bu kitap, insan doğası ve zihnine dair birçok yönü aydınlatan, büyüleyici ve düşündürücü bir eser olarak karşımıza çıkıyor.
9.8/10
(8 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Phantoms in the Brain: Human Nature and the Architecture of the Mind
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
Bu inceleme Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
168.2K UP
Gözlemi Yapan 6 gün önce Türkiye, İzmir
📍 Yer bilgisi: İzmir
📅 Tarih ve saat: Kasım ayı, 11:00–14:00 arası
🌡️ Hava durumu: Açık / güneşli
🌡️ Sıcaklık: ~16–20 °C
💧 Nem ve yağış durumu: Orta nem (%55–70), yakın zamanda hafif yağış almış
🌿 Habitat tipi: Taşlık–otluk doğal açıklık, Akdeniz florası
🪨 Zemin özellikleri: Taşlı, çakıllı, kireçli, iyi drene olan toprak
🧭 Yön / konum: Güney veya güneydoğu bakı
8
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Çağrı Mert Bakırcı
Ekleyen 25 Haziran 2024 1 sa.

Obezite, uzun süreli pozitif enerji dengesi nedeniyle gelişen aşırı yağlanmadan ötürü zaman içinde yapısal anormalliklere, fizyolojik bozukluklara ve işlevsel sorunlara yol açan, yaşam boyu süren, çok sebepli kronik bir hastalıktır.[1][2][3] Obezite hastalığı diğer kronik hastalıklara yakalanma riskini artırmakta ve erken ölümle ilişkilendirilmektedir. Diğer kronik hastalıklarda olduğu gibi obezite de çoklu fenotipler, klinik tablolar ve tedavi yanıtları ile karakterize edilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü, 1997 yılında obeziteyi resmen "küresel bir salgın hastalık" olarak kabul etmiştir.[4]

Kişinin kilosunun boyunun karesine bölünmesiyle tespit edilen Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 30 kg/m2'nin üzerinde olan insanlar obez olarak sınıflandırılır; 25-30 kg/m2 aralığı aşırı kilolu olarak tanımlanır. Ancak Vücut Kitle İndeksi, yağ oranını tespit etmekte kullanılan hızlı bir metrikten ibarettir ve tanı koyma sırasında tek araç olarak görülmemelidir. Örneğin Vücut Kitle İndeksi, kas ile yağ kitlesi arasında ayırt etmediği için çok kaslı kişiler de obez olarak kategorize edilebilirler. Keza Vücut Kitle İndeksi beyaz Avrupalı erkeklere göre tasarlandığı için bütün dünyaya uymamaktadır; bu nedenle bazı Doğu Asya ülkeleri obeziteyi hesaplamak için daha düşük değerler kullanmaktadır.[5]

63
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 3 gün önce 7:44
Eminiz ki okurlarımız arasında hatırı sayılır bir çoğunluk merakla Breaking Bad'i izlemiştir ve sonlandığı için derin ve tedavi edilemez bir üzüntü duyuyordur....
5
Utanç Gerekli mi?

Değişim utançla sağlanabilir mi?

Bu kitap, doğru şekilde ve doğru zamanda uygulandığında utancın gezegenimizi ve nihayetinde kendimizi başarısızlığa uğratmamızı nasıl engelleyebileceğine dair tamamen yeni bir anlayışı aktarıyor…

Jennifer Jacquet bu kışkırtıcı kitabında yunusları kurtarmak, işçi sömürüsünü durdurmak, insanları oy kullanmaya teşvik etmek ve değiştirilmek istenen pek çok davranış için utancın nasıl kullanılabileceğini gösteriyor. Bu eski aracın son derece etkili kullanımıyla ilgili 7 maddelik de bir kılavuz sunuyor.

Utanç elbette karmaşık bir konu ve suçlulukla yakından ilişkili ancak Jacquet bu duygunun tüm yönlerini ustalıkla araştırıyor, örneklerle gözler önüne seriyor ve utancın birçok kültürde yüzyıllar boyunca nasıl kullanıldığını, kullanımının zaman içinde nasıl değiştiğini göstermek için tarihe ve sosyal bilimlere atıfta bulunuyor. Yine de bu kitabın en önemli yönü utandırmanın geçmişi hakkında gözler önüne serilenlerden ziyade utandırmanın geleceği, yani internet üzerinden utandırmanın potansiyel gücü. Bu kitapta da savunulan şey, daha iyi bir dünya için utancın yeniden rehabilite edilmesi.

Utanç Gerekli mi? arzu edilen davranışı teşvik etmek ve sosyal normları uygulamak isteyen her birey veya insan grubuna hitap eden, hem düşündürücü hem de eğlendirici bir kılavuz.

Devamını Göster
₺147.00
Utanç Gerekli mi?
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
139.7K UP
İnceleyen 2 gün önce
Ballerina, Len Wiseman imzasını taşısa da esasen John Wick evreninin ruhunu alıp daha içe dönük, daha yaralı bir hikâyeye çeviriyor. Film boyunca izlediğimiz şey sadece estetik bir intikam öyküsü değil; kayıp, öfke ve sessiz bir dayanma hâli. Ana karakterin zarafetle şiddet arasında gidip gelen duruşu, filmin en güçlü tarafı. Bir sahnede neredeyse kırılacak gibi duruyor, bir sonraki sahnede ise soğukkanlı bir kararlılıkla ayağa kalkıyor. Bu geçişler yapay durmuyor; aksine insanî.

Wiseman aksiyon konusunda zaten ne yaptığını bilen bir yönetmen. Dövüş sahneleri stilize ama abartıya kaçmıyor, kamera hareketleri göz yormuyor. Yine de film, “bakın ne kadar sertim” diye bağırmıyor; sessizce ilerliyor. Asıl vurucu olan, karakterin içindeki boşluk hissi. İntikam burada bir amaçtan çok bir dayanak gibi duruyor, ayakta kalabilmek için tutunulan bir dal.

Ballerina’yı izlerken şunu hissediyorsun: Bu evrende herkes yaralı ama herkes bunu farklı taşıyor. Kimisi silahla, kimisi susarak. Film tam olarak bu suskunluğun peşine düşüyor. Büyük laflar etmiyor, felsefe yapmaya çalışmıyor; ama bittikten sonra içinde hafif bir ağırlık bırakıyor ve bence bu, her aksiyon filminin becerebildiği bir şey değil.

''Bazı yaralar iyileşmek için değil, insanı ayakta tutmak için vardır.” Hayta biraz öyle gibi değil mi :)))
Film
5.3/10
(10 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Bora Cüneyt Akçakın
Seslendiren 27 Kasım 2024 19:54
Starship 6. kez Fırlatıldı! Gelecekteki İstasyonlar ve Ay Planları
19
EtkinlikKültürel Etkinlik
Evrim Ağacı Ankara Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 3 hafta önce Ankara₺1.100,00 - ₺2.000,0024 Ocak
Evrim Ağacı Ankara - Antik Ankara Gezisi
24 Ocak 2026 10:30 tarihinden 24 Ocak 2026 16:30 tarihine kadar.

Evrim Ağacı Antik Ankara Gezisi etkinliği 24 Ocak 2026 Cumartesi tarihinde saat 10.30’da başlayacaktır. 
 

Etkinlikte:

Anadolu Medeniyetleri Müzesi 

Ankara Kalesi ve Surları

Ankara Roma tiyatrosu

Roma Hamamı

Augustus-Roma Tapınağı gezilecektir.   

Tur Rehberi: Timuçin Alp Aslan, MA. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Tarih bölümünden lisans derecesini aldı. Bologna Üniversitesi’nde Latince, Koç Üniversitesi Kapadokya Okulu, Nümizmatik okulu ve Çevresel Arkeoloji programları gibi uluslararası etkinliklerde yer aldı. Ankara Çayyolu Höyük, Muğla – Milas Labraunda antik kutsal alanı ve Yunanistan’da Büyük İskender’in ilk başkenti Pella’da alan çalışmalarında bulundu. 

Aynı zamanda Ankara Turist Rehberleri Odası’na kayıtlı profesyonel turist rehberi olarak çalışmaktadır. 


 Etkinlik, 20 kişilik kontenjan ile sınırlıdır. 

Katılımcıların gezi öncesi Müze Kart uygulamasını indirmeleri gerekmektedir.

Katılımcılarımızın, yürümeye elverişli rahat ayakkabılar ve kıyafetler tercih etmeleri önerilmektedir.

Öğle yemeği ücreti katılımcılara aittir.  

Bu gezi 9787 TÜRSAB numaralı Happy Journey Turizm Seyahat Acentesi markası olan Keşfet 101 ile düzenlenmektedir.
 

Devamını Göster
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
139.7K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 6 gün önce Sen de Cevap Ver

Merhaba daha önce arkeolojide eğitim almış biri olarak bu konuya elimden geldiğince açıklık getirmek isterim. Bu konu öğrencilik döneminde de öğrenciler arasında tartışılan anlam vermeye çalışılan bir konuydu .Cevabı zaman ayırıp okuyacak herkese teşekkür etmek isterim.

Karahantepe’nin Çanak Çömlek Öncesi Neolitik (Pre-Pottery Neolithic, PPN) döneme tarihlenmesine rağmen “çanak çömlek bulunmuş” gibi ifade edilmesi, çoğu zaman kavramsal ve bağlamsal bir yanlış anlamadan kaynaklanır. “Çanak çömlek öncesi” terimi, bir yerleşimde pişmiş kil kap üretiminin henüz bilinmediği ya da yaygınlaşmadığı kültürel evreyi tanımlar; bu ifade, alanda hiçbir koşulda çanak çömlekle ilişkili buluntu görülemeyeceği anlamına gelmez. Arkeolojide belirleyici olan, çanak çömlek buluntularının hangi stratigrafik bağlamdan geldiği ve ana yerleşim evresiyle ilişkili olup olmadığıdır (Özdoğan, 2011).

Karahantepe’de ortaya çıkarılan anıtsal mimari, T-biçimli dikilitaşlar, taş heykeller ve ritüel bağlamlı yapılar, Güneydoğu Anadolu’da MÖ 10. binyıla tarihlenen Çanak Çömlek Öncesi Neolitik A ve B evreleriyle uyumludur. Bu evrelerde topluluklar yerleşik yaşama geçmiş, avcı-toplayıcı gelenekle tarıma geçiş arasında bir ekonomi sürdürmüş, ancak henüz pişmiş kil kap teknolojisini geliştirmemiştir. Kap ihtiyacı taş kaplar, oyulmuş kalker tekneler, ahşap ve sepet gibi organik malzemelerle karşılanmıştır (Schmidt, 2010; Özdoğan, 2015).

Tüm Reklamları Kapat

Buna rağmen Karahantepe’de ya da yüzey araştırmalarında çanak çömlek parçalarından söz edilmesi, birkaç bilimsel açıdan makul durumla açıklanır. İlk olarak, Karahantepe çok katmanlı bir yerleşim alanı olabilir. PPN döneme ait ana mimari kullanım sona erdikten sonra, alanın daha geç Neolitik evrelerde kısa süreli ya da sınırlı biçimde yeniden kullanılmış olması mümkündür. Bu durumda bulunan çanak çömlekler, PPN tabakalarıyla çağdaş değil, Çanak Çömlekli[1] Neolitik ya da daha geç dönemlere ait olur. Yakın Doğu’daki pek çok Neolitik merkezde bu tür üstten karışmalar iyi bilinen bir durumdur (Özdoğan, 2011; Kuijt & Goring-Morris, 2002).

İkinci olarak, özellikle popüler basında “çanak çömlek” ifadesi bazen bilimsel terminolojiye uygun olmayan biçimde kullanılabilmektedir. Taş kaplar, kap biçimli oyuntular ya da pişmemiş toprak nesneler, haber dilinde hatalı şekilde çanak çömlek olarak adlandırılabilmektedir. Oysa arkeolojik açıdan çanak çömlek, açıkça pişirilmiş kil teknolojisini ifade eder ve bu teknoloji Karahantepe’nin ana kullanım evresiyle örtüşmez (Schmidt, 2010).

Bu nedenle Karahantepe’de çanak çömlek bulunduğuna dair ifadeler, sitenin Çanak Çömlek Öncesi Neolitik niteliğini otomatik olarak geçersiz kılmaz. Bilimsel değerlendirmelerde esas olan, buluntuların stratigrafik konumu ve tarihlendirme sonuçlarıdır. Bugüne kadar yayımlanan akademik çalışmalar, Karahantepe’nin temel yerleşim evresinin çanak çömleksiz bir Neolitik topluluğa ait olduğunu ve olası çanak çömlek buluntularının daha geç dönemlerle ilişkili olduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır (Özdoğan, 2015; Schmidt, 2010).

Kaynaklar

  1. I. Kuijt, et al. (2002). Foraging, Farming, And Social Complexity In The Pre-Pottery Neolithic Of The Southern Levant: A Review And Synthesis. Journal of World Prehistory, sf: 361-440. doi: 10.1023/A:1022973114090. | Arşiv Bağlantısı
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Eren Cihan
Eren Cihan
77.8K UP
Blog Yazarı 2 dk.

Tatlı patates, (Ipomoea batatas), Amerika'nın tropikal bölgelerine özgü bir kök bitkisidir. Tropikal ve ılıman iklimlerde yaygın olarak yetiştirilir. En çok yetiştirilen yerler

Taze kökleri pişmiş sebze olarak ya da püre şeklinde turta dolgusu olarak kullanılır. Japonya'da kuru gıda, nişasta ve alkol kullanımı amacıyla üretilmektedir. Tarihi kaynaklarda ilk defa 1492 yılında Kolomb'un Amerika'ya ayak basmasıyla keşfedilse de MÖ 750'den beri Peru'da yetiştirildiği bilinmektedir.

5
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Doğan Kısa
Doğan Kısa
70.3K UP
Üye 4 gün önce 2 Cevap
Damlama olayı sonrası oluşacak depremin Richter ölçeği ile sınıflandırılması mümkün olur mu? Ek olarak sonu ve başı belli olan fay hatlarının uzunluklarına göre yaratabileceği maksimum şiddeti hesaplanabiliyorken, dairesel bir olayın ortaya çıkarabileceği maksimum enerjiyi tahmin edebilir miyiz? Bir çok kişinin ilk defa karşılaştığı bu jeolojik olaya dair cevaplar içinde bulunuyor olduğum bu kişiler için çok aydınlatıcı olacaktır. Teşekkürler.
432 görüntülenme
Cevap Ver 2,000 UP
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Eser
Ece Müker
Ece Müker
591.9K UP
Eseri Ekleyen 9 saat önce Film
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
İnceleme
Hamza Türkün
Hamza Türkün
107.9K UP
İnceleyen9 28 Nisan 2024
Aklındakileri söylemekten çekinmeyen birisi. Bu durum ilk başlarda belli başlı konularda farklı düşünceleriniz olduğu için antipatik geliyor. Tabii dilinin sivri olması da ona ısınmanız konusunda hiç yardımcı olmuyor. Ama zamanla onun internetteki en dürüst ve şeffaf insanlardan birisi olduğunu anlıyorsunuz ve nefretiniz önce saygıya sonra sevgiye dönüşüyor. Düşüncelerini belirtirken kendi takipçilerinin tepkisinden bile çekinmemesi aslında bizi sadece sayı ve para kaynağı olarak görmediğini ve bize insan olarak verdiği saygıyı gösteriyor. İnternette takip ettiğim insanlar arasında ben bu kişiyi gerçekten tanıyorum diyebildiğiniz tek kişidir kendisi.
Youtube Kanalı
5.6/10
(22 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close