Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Elif İnan
Elif İnan
26.7K UP
Çeviren 17 Ocak 2018 10 dk.

Biyolojideki güncel anlamıyla evrim, genellikle bir popülasyonun zaman içerisinde biyolojik çeşitlilik oranındaki değişiklikler anlamına gelir. Evrim, tek bir yazı ile enine boyuna değinilmeyecek kadar geniş bir konu olduğu için, bu yazının başlıca amacı, daha derin tartışmaların bulunduğu diğer yazı bağlantılarıyla birlikte evrimdeki güncel meselelere geniş bir bakış açısı sağlamaktır. Bu yazı, evrimin tanımları üzerine kısa bir araştırmayla başlayıp evrimin farklı modlarının ve ilişkili felsefi sorunların irdelenmesiyle devam eder. Daha sonrasında, özellikle bu ansiklopedide verilen konulara odaklanılarak evrim felsefesindeki diğer konuların bir özetiyle sonlanır.

Bu yazının başında verilen evrim tanımı fazlasıyla geneldir. Literatürde, bazılarının bu genel tanımlamayla uyuşmadığı daha spesifik tanımlar da vardır. Birkaç örnek verelim.

82
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Nazan Bilgin
Nazan Bilgin
3,425 UP
Çeviren 14 Ağustos 2018 18 dk.

Bizim en yakın kuzenlerimiz olan Neandertaller, taştan aletler yapmada ve hayvanları avlamada başarılı olmuş, birçok buzul çağın zor şartlarında hayatta kalmışlardır. Peki, neden 27.000 yıl önce yok oldular?

Neandertaller en az 200.000 yıl boyunca Avrupa ve Batı Asya’da yaşamış ve yaklaşık 27.000 yıl önce yok olmuş bir hominin türüdür. Bu süre içerisinde bu bölgelerde bilinen en soğuk iklim şartlarından bazılarına şahitlik etmişlerdir. Fıçı göğüs, daha kısa uzuv, daha büyük beyin gibi fiziksel özelliklerinin birçoğu onların soğuğa adapte olduklarını ve ısıyı tutmaya adapte olmuş bir vücut biçimine sahip olduklarını gösterir. Hayvan avlamada ve taştan karmaşık aletler yapmada üstün olan Neandertallerin kemikleri son derece kaslı ve güçlü olduklarını, ama sık sık yaralandıklarını ve bu nedenle zor bir hayat sürdürdüklerini ortaya koyar. Şüphesiz Neandertaller 200 bin yılı aşkın bir süre boyunca çevresine başarılı bir şekilde adapte olmuş zeki türlerdir. Peki, onlar ne kadar “insanlardı”? İnsanlara özgü olduğunu düşündüğümüz dil, müzik, sanat ve din gibi davranışlar sergilediler mi? Ve neden modern insanlar Avrupa’ya göç ettikten kısa bir süre sonra ortadan kayboldular?

84
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Enes Güldemet
Üye 4 gün önce
Evimde Cordiseps Mantarı beslemek istiyorum. Ortamım vesaire her şeyim hazır ama aklıma bir soru takıldı. Kedime zarar verir mi? Okuyan, ilgi gösteren herkese teşekkürler.
164 görüntülenme
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 21 Ocak 2017 2 dk.

Hepimizin yemeklerde tükettiği ve mikroskop altında fotoğraftaki gibi gözüken sofra tuzu, liseden bilebileceğiniz üzere NaCl kimyasal formülüne sahiptir (ya da daha meşhur Türkçe adıyla "naci"). Na, sodyum elementidir. Cl, klor elementidir.

Klor elementi, 1. Dünya Savaşı'nın meşhur ölümcül kimyasalı olarak ün kazanmıştır. Klor gazı kullanılan Avrupa savaş alanlarındaki insanlar solunum yetmezliği, öksürük, hapşırma, burun rahatsızlığı gibi semptomlar göstermiştir. Klor gazının dozu milyonda 1-3 parça olduğunda genizde mukuslu bir tabaka oluşur ve 1 saat kadar rahatsızlık verir. Milyonda 5-15 parça arası düzeyinde bu mukus tabakası dikkate değer düzeyde rahatsızlık vermeye başlar. Milyonda 30 parçanın ötesine geçildiğinde göğüs ağrısı, nefes darlığı ve öksürük oluşur. Milyonda 40-60 parçaya ulaşıldığında toksik pnömonit ve akut pulmoner ödem oluşur. Milyonda 400 parçanın üzerinde 30 dakika civarında maruz kalındığında ise ölüm gerçekleşir. Milyonda 1000 parçanın üzerinde ölüm, sadece birkaç dakikada gerçekleşir.

16
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EA Discord Soci Science Grubu
Çeviren 26 Kasım 2023 7 dk.

Bilimin mihenk taşlarından biri tekrarlanabilirliktir. Bunun temel nedeni, yapılan deneylerin tutarlı olup olmadığını görme ihtiyacıdır. Tekrarlanabilirlik, bir deneyin gerçekle ilişkisi olup olmadığını anlamamızı sağlamaktır. Eğer deney tekrarlanabilir değilse doğruluğundan emin olamayız.

Son yıllarda sosyal bilimciler, bulgularının tekrarlanabilirliği ile alakalı derin endişe duymaktadır. Psikolojide inanılmaz etkili bir bulgu olan "benlik kaynaklarının tükenmesi" veya "Marshmallow Testi" gibi konuların hassas olduğunu düşündüğümüz yöntemlerimizi adeta bir yay gibi büktüğünü gördük. Bu nedenle bilim insanları şu ana kadar süregelen yaygınlaşmış metodolojilerinin hatalı pozitif sonuçlar doğurduğunu fark ettiler. Bu olay "tekrarlanabilirlik krizi" olarak da adlandırıldı.

21
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 9 saat önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
3
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Alperen Karaçor
Öğrenciyim, ilgimi çeken konularda araştırma yapmayı seviyorum. 5 gün önce Sen de Cevap Ver

Bilimsel anlamda mutlak yokluk diye bir şeyle çalışamayız. Bilim, ölçülebilen ve etkisi olan şeylere odaklanır.

boş uzay, enerji yoğunluğu çok düşük alanlar, parçacık içermeyen durumlar. Ama bunların hiçbiri gerçek anlamda yokluk değildir. Kuantum vakumu bile alanlarla doludur; sanal parçacıklar çıkar, girer, enerji dalgalanır. Yani fiziksel “boşluk” bile aslında tam olarak boşluk değildir.

Zaman, evrenin bir parçasıdır. Genel göreliliğe göre zaman ve uzay birlikte ortaya çıkar. Eğer zaman evrenle birlikte başladıysa, “evrenden önce” tarzı bir ifade kullanamayız.

Tüm Reklamları Kapat

Evrenin başlangıcından önce yokluk vardı demek bilimsel bir ifade değildir, çünkü önceyi tanımlayacak bir zaman yoktur.

Tabi bazı teoriler var

Kuantum kozmolojisi: Evren, bir kuantum durumundan türemiş olabilir.

Çoklu evren senaryoları: Bizim evrenimiz daha büyük bir yapıdan doğmuş olabilir. Bu da yokluk değil, daha geniş bir bağlam.

Döngüsel evren modelleri: , evrenin tek bir Büyük Patlama ile başlamadığını, genişleme–daralma döngülerinden geçtiğini söyler

Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Gülece Su Demir
Gülece Su Demir
55.3K UP
Alıntıyı Ekleyen 3 gün önce
Siz genç arkadaşlar, yorulmadan beni takibe ahdetmişsiniz. İşte ben bu sözden çok duygulandım. Yorulmadan beni takip edeceğinizi söylüyorsunuz. Fakat arkadaşlar, yorulmamak ne demek? Elbette yorulacaksınız. Benim sizden istediğim şey yorulmamak değil, yorulduğunuz zaman dahi durmadan yürümek, yorulduğunuz dakikada dinlenmeden beni takip etmektir. Yorgunluk, her insan için tabii bir halettir. Fakat insanda yorgunluğu yenebilecek manevi bir kuvvet vardır ki, bu kuvvet yorulanları dinlendirmeden yürütür. Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç evlatları, yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz. Ben buraya yalnız bunu size anlatmak için gelmiş bulunuyorum. Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.”
Kaynak: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı (Kaynak Bağlantısı)
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 1 gün önce 4 dk.

3D yazıcı, bilgisayar ortamında oluşturulan tasarım dosyalarını alıp elle tutulur gerçek nesnelere çeviren bir tür makinedir. Çok çeşitli tipleri bulunsa da günümüzde en yaygın olarak kullanılanı Fused Deposition Modeling (FDM) tipi yazıcıdır. Bu tür yazıcılar basit bir şekilde, verilen plastik materyali alır ve sıcak bir uçta eriterek arzu ettiğiniz nesneyi katman katman yazarak bir bütün haline getirir. Bu yazıda yazıcılardan bahsederken FDM tipi olanları kast ediyor olacağız.

Öncelikle yapılması gereken, elde bir tasarım dosyasının bulunmasıdır. Bunu SolidWorks gibi CAD programları kullanarak kendiniz tasarlayabileceğiniz gibi, 3D tarayıcı kullanarak bir nesneyi taratarak da elde edebilirsiniz. Yani ya gerçek bir nesneyi taratmanız ya da sanal bir nesneyi kendiniz bilgisayarda oluşturmalısınız. Buna bir diğer alternatif ise başkalarının yaptığı tasarımları ilgili platformlarda (GrabCad, Thingiverse gibi) aratarak indirmektir. Özetle, elinizde bir tasarım dosyası bulunmalıdır. Dosyanın formatı ise STLolmalıdır.

3
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 7 Mayıs 2024 2 dk.

James Webb Uzay Teleskobu'nun uzak bir gezegende yaşam belirtileri bulduğuna dair son haberler anlaşılabilir bir şekilde heyecan yarattı. Yeni bir çalışma bu bulguya meydan okuyor.

Kaliforniya Üniversitesi tarafından yapılan ve Astrophysical Journal Letters'da yayınlanan bir çalışma Dünya dışı yaşam meraklıları için bir hayal kırıklığı yaratmış olabilir, ancak yakın gelecekteki keşif olasılığını göz ardı etmiyor.[1]

13
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Begüm Sönmez, Emre Akman Ve Hüseyin Atala
Begüm Sönmez, Emre Akman Ve Hüseyin Atala Seslendiren 8 Kasım 2024 9:43
Dünya'nın 650 milyon yıl önceki hali, yapay zekanın yapamadıkları, Biomedgpt. Evreka yeni bölümüyle kulaklarınızda!
19
Ege Can Karanfil
Ege Can Karanfil
133.8K UP
Çeviren 9 Eylül 2020
Güneş sistemine egemen olan gaz devinin nefes kesici teleskop görüntülerinde, parlak fırtınanın başını, uzun ve çalkantılı kuyruğu ile birlikte yüzerken görüyoruz. soldan sağa doğru, 26 Ağustos, 28 Ağustos ve 1 Eylül tarihlerinde yakalanan bu görüntülerde, fırtınanın uzunluğunu neredeyse iki katına çıkarttığını görebilirsiniz. Gezegenin Kuzey Ilıman Kuşağı’nın jet akımları boyunca uzanarak, paylaşılan görsellerde doğuya doğru ilerliyor ve Jüpiter’in Güney yarım küresindeki ünlü fırtınaları; Büyük Kırmızı Leke ve beyazımsı Oval BA’yı geçiyor. Galileo uydularından olan Callisto ve Io da, ortadaki görüntüde gözükmekte. Aslında, gece vakti teleskoplarıyla gökyüzü gözlemi yapan gökyüzü meraklıları, son birkaç hafta içinde Jüpiter’in Kuzey Ilıman Kuşağı’nda son derece hızlı hareket eden fırtına oluşumları bildirdiler.
5
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
🧠 Sinir hücreleri (nöronlar), elektriksel ve kimyasal sinyallerle iletişim kuran karmaşık yapılar olarak bilinir. Son yıllarda geliştirilen “kemogenetik” yaklaşımlar, bu hücrelerin davranışlarını genetik olarak belirlenmiş kimyasal anahtarlarla kontrol etmeyi amaçlayan deneysel yöntemleri ifade ediyor.

🔬 Kemogenetikte belirli moleküller nöronlara duyarlı hâle getirilir, bu da araştırmacıların kimyasal bir bileşiğe yanıt veren nöron alt kümelerini seçici olarak aktive etmelerini ya da baskılamalarını mümkün kılabilir. Bu yöntem, nöronların devre düzeyindeki işlevlerini daha hassas şekilde çözümlemek için kullanılan güçlü bir araç olarak değerlendiriliyor.

🧪 Örneğin bazı çalışmalar, kemogenetik anahtarların belirli nöron gruplarını hedefleyerek davranışsal tepkileri değiştirebildiğini gösteriyor. Bu tür yaklaşımlar, beynin hangi parçalarının belirli işlevlerden sorumlu olduğunu ortaya koymada optogenetik gibi tekniklere alternatif ya da tamamlayıcı rol oynayabilir.

🧬 Ayrıca kemogenetik yöntemler, sinir sistemindeki bozuklukları ve hastalık süreçlerini anlamak, potansiyel tedavi stratejileri geliştirmek gibi uygulama alanlarında da bir araç olarak değerlendiriliyor. Ancak bu alan hâlâ yeni ve deneysel kabul ediliyor; etik ve teknik sınırlamalar da hâlen tartışma konusu.

Yazar: Zişan Işık
Editör: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close