Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 26 Temmuz 2021 31 dk.

Sosyal kimlik, bir bireyin ait olduğunu hissettiği gruplara bağlı olarak, yani grup aidiyetinden yola çıkarak kendine yönelik geliştirdiği kavrayışın bir parçasıdır.[1] Toplumsal bir şekilde yaşayan insanlar, çok farklı şekillerde gruplara ve alt gruplara ayrılırlar. Bu gruplar arasındaki karmaşık ve dinamik etkileşimler, 1970'lerde ve 80'lerde Henri Tajfel ve John Turner tarafından geliştirilen ve Sosyal Psikoloji sahasının altında yer alan Sosyal Kimlik Teorisi kapsamında incelenir.[2][3]

İnsanlar, kategorik düşünmeye meyilli canlılardır. Toplumda "basmakalıp" veya "stereotip" olarak adlandırılan kalıplar da bunun bir ürünüdür. Sosyal kimlik de bu kategorik düşünmenin bir sonucudur.

99
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Mert Avşar
Mert Avşar
27.2K UP
Çeviren 22 Mart
Burası bir zamanlar plajdı… Mars'ın antik dönemlerinde… 360 derecelik açısıyla dikkat çeken panorama, yatay olarak sıkıştırılmış hâliyle, kızıl gezegeni gözlemleyen keşif aracı Curiosity tarafından 2017 yılında çekildi. İsmini Dünya'daki Ogunquit Plajı'ndan alan bu yer, uzun zaman önce belli dönemlerde su altında kaldığını, bazı zamanlarda ise antik bir gölün kenarında olduğunu gösteren kanıtlar içeriyor. Fotoğrafın ortasında yer alan açık tepe, Curiosity'nin keşif yaptığı Gale Krateri'nin merkezi olan Mount Sharp'ın tepesidir. Ön plandaki koyu renkli kumların bazı bölümleri analiz için toplanmıştır. Açık renkli taban kaya, çoktan kurumuş olan göl yatağının dibine çökmüş sedimentten oluşmuştur. Öne çıkan panorama (etkileşimli versiyonu için tıklayın), yüzden fazla görüntüden oluşturulmuştur ve gezginin sol altta imzası bulunmaktadır.
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 2 gün önce 5 dk.

Newton teleskop (Newtonian teleskop), Sir Isaac Newton tarafından 1668 yılında, mercekli teleskoplara alternatif olarak tasarlanmış bir aynalı teleskoptur. Bu teleskop, birincil optik olarak bir mercek değil ayna kullanır. Yani ışığı toplayan optik, eğimli yüzeye sahip bir aynadır.

Newton teleskop aslında astrofotoğrafçılar arasında sıklıkla Newtonian teleskop olarak anılır. Bu teleskop türü, mercekli teleskoplara alternatif olarak aynalı teleskopları ortaya atmış olsa da tek aynalı teleskop Newton teleskop değildir. Gerek kullanılan optiğe gerekse mekanik tasarıma göre farklı aynalı teleskop türleri görmek mümkündür. .

1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Efe Yağız
Efe Yağız
231.1K UP
Yazar 17 Ekim 2022 26 dk.

Klasik mekanik veya Newton fiziği, makroskobik boyutlardaki cisimlerin hareketleri, davranışları ve bu cisimler etkiyen kuvvetleri, hem deneysel hem de matematiksel olarak inceleyen ve araştıran fizik dalıdır. Klasik mekanik, bilim insanlarının sadece birkaç denklem kullanarak havada uçan bir topun hareketini ve bir mıknatısın çekimini tanımlayabilmesini ve Ay tutulmalarını tahmin edebilmelerini sağlamaktadır.

Klasik mekanik çoğu "normal" veya "klasik" nesnenin davranışlarını tam olarak açıklar. Bir nesnenin "normal" veya "klasik" kabul edilebilmesi için:

126
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 27 Ağustos 2011 4 dk.

Bu safsata, olaylar arasındaki kronolojik ilişkinin otomatik olarak neden-sonuç ilişkisi anlamına geldiğini iddia etmekten kaynaklanmaktadır. Latincede “post hoc, ergo propter hoc” olarak bilinen ve Türkçeye “Bundan sonra oldu, dolayısıyla bundan ötürü oldu.” şeklinde çevirebileceğimiz safsatadır. Temel formu şu şekildedir:

Bu insanların farkında olmadan düşebildiği en tehlikeli mantık hatalarından birisidir. Elbette ki olaylar arasındaki oluş sırası, doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi vermek zorunda değildir. Öngörülemeyen ya da bilinemeyen bir C de B'nin sebebi olabilir.

39
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 3 gün önce 27:21
İnsanlık bugüne kadar pek çok bilimsel atılım yapmış, tüm dünyayı küresel olarak etkileyen pek çok buluş gerçekleştirmiştir. Bilimsel atılımların ve insanlığın...
7
Discord
Evrim Ağacı'na Destek Ol
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 2 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz30 Ocak
Felsefede Yeni Bir Bakış: Antropontoloji
30 Ocak 2026 13:00 tarihinden 30 Ocak 2026 15:00 tarihine kadar.

Ankara Felsefe Radyosu’nun bir sonraki yayın konuğu Prof. Dr. Betül Çotuksöken. İnsanın nasıl bir varlık olduğunu; onun söylemini ya da tarihselliğini ihmal etmeden, varlığın bilgisine yönelimini ifade eden antropontoloji kavramını ele alacağız. Davetlisiniz.

Devamını Göster
5
0 Yorum
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Berru Nehir Tetik
Aktaran 30 Kasım 2024 3 dk.

Oldukça basit teknikler kullanarak duygularımızı manipüle etmek, uykularımızı kâbusa çeviren korkuları azaltmayı mümkün kılabilir. Kâbus bozukluğu teşhisi konulan 36 hasta üzerinde yapılan bir çalışma, iki basit terapinin birleşiminin kötü rüya sıklığını azalttığını ortaya koydu.

Bilim insanları, gönüllülerden en sık gördükleri kâbusları olumlu bir şekilde yeniden kurgulamalarını istedi ve uyku sırasında bu olumlu deneyimlerle ilişkilendirilen müzikler çaldı. Cenevre Üniversitesi Hastaneleri ve Cenevre Üniversitesi'nden psikiyatrist Lampros Perogamvros, 2022'de sonuçlar yayınlandığında şunları söylüyordu:

20
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Oğuzhan Kiper
Oğuzhan Kiper
57.8K UP
Yazar 14 Ağustos 2017 10 dk.

Eski bir müzisyen şakası şöyle der: “Üç tip davulcu vardır: Sayabilenler ve sayamayanlar.”

Müziğin eski çağlardan beri bazı ruhsal sorunların tedavi edilmesinde gerek ana etken, gerekse yardımcı olarak kullanıldığını bilmekteyiz. Günümüzde de benzer çalışmalar sürdürülmekte ve müzik terapisi doktorlar tarafından tavsiye edilmektedir. Bunu belki de tıbbın söylemesine gerek kalmadan bizler zaten uygulamaktayız. Stres altında kaldığımızda, öfkelendiğimizde veya konsantrasyon sorunları yaşadığımızda müziğin bize yardımcı olacağını umuyoruz.

50
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
145.0K UP
İnceleyen 5 gün önce
Böyle Söyledi Zerdüşt okurken insanın başına gelen şey şudur. Bir kitap okumazsın; biri gelir, karşına dikilir ve sana “Sen kimsin?” diye sorar. Üstelik cevabı da senin yerine vermez. Nietzsche’nin en acımasız ama en dürüst tarafı budur.

Bu kitap bir roman gibi akmaz, bir felsefe metni gibi de öğretmez. Daha çok, dağdan inmiş bir adamın iç konuşmaları gibidir. Zerdüşt konuşur, bağırır, susar, tekrar konuşur. Okur olarak bazen hayran kalırsın, bazen sinirlenirsin, bazen de “bunu bana niye söylüyorsun?” dersin. Nietzsche zaten tam da bunu ister.
“İnsan, aşılması gereken bir şeydir.” Bu cümle kitap boyunca insanın ensesinde dolaşır. Nietzsche’nin derdi insanı küçümsemek değil; insanın yerinde saymasına tahammül edememesidir. Alışkanlıklara, hazır doğrulara, sürü ahlakına karşı neredeyse alerjisi vardır. Bu yüzden Zerdüşt kalabalıklara konuşur ama kimse onu gerçekten dinlemez. Çünkü çoğu insan, gerçeği değil, konforu ister.

Kitaptaki “üstinsan” fikri çok yanlış anlaşılmıştır. Burada kastedilen, başkalarından üstün olan biri değil; kendi korkularını, tembelliğini ve ezberlerini aşabilen insandır. Yani mesele güç değil, sorumluluk meselesidir. Kendi hayatının yükünü taşıyabilmek.

“Uçuruma bakarsan, uçurum da sana bakar.” Bu söz, kitabın ruhunu çok iyi özetler. Nietzsche, insanın karanlığıyla yüzleşmeden olgunlaşamayacağını söyler. Acıdan, yalnızlıktan, çelişkiden kaçan birinin “kendisi” olamayacağını ima eder. Bu yüzden Zerdüşt sık sık yalnızdır. Çünkü kendi yolunu yürüyen herkes, bir noktada yalnız kalır.

Alt başlıktaki o meşhur ifade boşuna değildir. “Herkes ve hiç kimse için bir kitap.” Herkes içindir, çünkü insan olmaya dair konuşur. Hiç kimse içindir, çünkü çoğu insan duymak istemez.

Bence bu kitap bir “hayat rehberi” değil. Daha çok, rahatını bozan bir ayna. Kendine bakmaya cesareti olan için çok şey söyler; olmayan için sadece tuhaf ve rahatsız edici bir metin olarak kalır.

Sonunda şunu hissedersin. Nietzsche sana “beni anla” demez. Sana şunu der.
“Beni bırak, ama kendinden kaçma.”

Bu yüzden Böyle Söyledi Zerdüşt, sevilen bir kitap olmaktan çok, insanı dönüştüren bir kitaptır.
9.6/10
(102 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi CLVI (156) - Almanca Aslından Çeviren: Mustafa Tüzel
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 2 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz30 Ocak
Felsefede Yeni Bir Bakış: Antropontoloji
30 Ocak 2026 13:00 tarihinden 30 Ocak 2026 15:00 tarihine kadar.

Ankara Felsefe Radyosu’nun bir sonraki yayın konuğu Prof. Dr. Betül Çotuksöken. İnsanın nasıl bir varlık olduğunu; onun söylemini ya da tarihselliğini ihmal etmeden, varlığın bilgisine yönelimini ifade eden antropontoloji kavramını ele alacağız. Davetlisiniz.

Devamını Göster
5
0 Yorum
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Mustafa Çolak
Mustafa Çolak
20.1K UP
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
Bilmek istiyorum. İnanç değil, varsayım değil; bilgi istiyorum. Tanrı’nın elini uzatmasını, yüzünü göstermesini, benimle konuşmasını istiyorum. Karanlıkta ona sesleniyorum ama sanki orada hiç kimse yokmuş gibi görünüyor.
Kaynak: (​The Seventh Seal. Yönetmen Ingmar Bergman,1957,Antonius Block karakteri)
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cansu Kilim
Cansu Kilim
9.7K UP
Çeviren 18 Kasım 2013 1 dk.

Journal of the Royal Society Interface’te yayınlanan yeni bir araştırmaya göre, insan dili belirli psikolojik yeteneklerin evrimleşmesiyle mümkün hale geldi.

Durham Üniversitesi’nden araştırmacılar, insan dilinin eşsiz ifade gücünün, insanların işaretler oluşturmaları ve bu işaretleri yaratıcı bir şekilde kullanmaları gerektirdiğini söylüyorlar. Araştırmacılar, bunun ancak belirli psikolojik becerilerin evrimiyle mümkün hale geldiğini iddia ediyorlar.

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 2 Haziran 2021 22 dk.

2015 yılında yayınladığımız bir açık mektupta, Dünya'nın dört bir yanından akademisyenlerin, yapay zeka ile ilgili en büyük tehlikelerden birinin otonom silahların insan müdahalesi olmaksızın hedef tespiti yapıp, bunları vurabileceği ve dolayısıyla bunun engellenmesi gerektiğine yönelik çağrılarını Evrim Ağacı okurlarıyla paylaşmıştık. Çok ilginç ve öngöremediğimiz bir şekilde, bu endişe 2020 yılında Türkiye tarafından üretilen bir drone ile, gerçek bir savaş sahasında hayata geçirilmiş ve önü alınamayacak bir otonom silahlanma yarışını tetiklemiş olabilir. Mektupta uzmanlar, şöyle yazıyorlardı:[1]

Otonom silahların lehine ve aleyhine pek çok argüman geliştirilmiştir. Örneğin insan askerlerin yerine makine kullanma, makineye sahip olan ülkeler için insan zayiatını azaltması bakımından iyi, fakat bu sebeple savaşa girme ihtimalini yükseltmesi bakımından ise kötü bir fikirdir. Bugün insanlık için en kilit soru, küresel bir "Yapay Zekaya Sahip Silahlanma yarışını" başlatmak ya da bunu önlemektir. Şayet herhangi büyük askeri bir güç Yapay Zekaya Sahip silahları geliştirmede öne geçerse, küresel bir silahlanma yarışı fiilen kaçınılmaz olur. Bu teknolojik gidişatın nereye varacağı ise şimdiden görülebilir: Otonom silahlar, geleceğin Kalaşnikofları olacaktır. Nükleer silahların aksine, bu silahların üretimi için pahalı ve elde etmesi zor ham maddeye gerek yoktur, bu yüzden de bütün önemli askeri güçler için seri üretim bakımından kolay bulunur ve ucuz olacaklardır. Karaborsada görülmeleri, teröristlerin, halkını daha iyi kontrol etmek isteyen diktatörlerin ya da soykırım başlatmak isteyen savaş baronlarının ve benzerlerinin ellerinde görülmeleri sadece zaman meselesi olacaktır. Otonom silahlar; suikast düzenleme, devletleri istikrarsızlaştırma, halkları boyunduruk altına alma ve belli bir etnik grubun hedef alınarak öldürülmesi gibi eylemler için kusursuzdur. Bu sebeple, inanıyoruz ki, (askeri türden) Yapay Zekaya Sahip silahlanma yarışı, insanlık için faydalı olmayacaktır.

76
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ayça Karaca
Ayça Karaca
65.5K UP
Felsefeyle ilgilenen bir öğrenci 4 gün önce Sen de Cevap Ver

Aranmayacağını düşünüyorum. Çünkü zaten "olmayan bir şey"den söz edilemez. Kendisini düşündüğünüz anda o şey var olmuş olur, yokluğuna kanıt aradığınızda da sonuçta kanıtlamaya çalıştığınız bir şey var olur. Var olmayan şey artık vardır.

2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Emre Çalışan
Emre Çalışan
51.2K UP
4 gün önce
20 :)
19 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Blog Yazısı
Göktürk Aykut Aslan
Blog Yazarı 3 dk.

Evrim Nedir ? Ne değildir ? Evrim Hakkında Herşey

Evrim nedir ? İnsanlar maymunda mı geliyor ? Madem ki insanlar maymundan geliyor? Neden şimdiki maymunlar insan olmuyor? İyide evrim sadece bir teori ispatlanmadı ki.Eğer evrim biyolojisi ile uzaktan yakından ilgilenen biriyseniz bu ve benzeri sözleri bir çok kez duymusunuzdur kaldı ki evrim teorisi ile ilgilenmek için biyolog olmaya gerek yok hatta Fen bilimcisi olmanıza bile gerek Ekonomist yahut Mimar bile olsanız hatta benim gibi Sosyal bilimcisi iseniz Tarih Coğrafya Sosyoloji ile ilgilenseniz bile evrim ile ilgilenmenizde sakınca yok kaldı ki bu yazayı yazan biri olarak Tarih Coğrafya Sosyoloji benim asıl ilgi alanlarım neyse hazırsanız başlayalım ve evrimi iyice bir didik didik edelim ve bilime giden o müthiş yolda bir gezintiye çıkalım.

23
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close