Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Tüm Reklamları Kapat
Ece Müker
Ece Müker
595.4K UP
5 gün önce
Google DeepMind, hastalıkların genetik kökenlerini anlamayı hızlandırmayı amaçlayan yeni yapay zekâ aracı AlphaGenome’u tanıttı. Araç, tek seferde 1 milyon DNA harfini analiz edebiliyor ve mutasyonların genlerin ne zaman, nerede ve hangi hücrelerde aktif olacağını nasıl etkilediğini tahmin edebiliyor. İnsan genomunun yalnızca yaklaşık %2’si protein kodlarken, geri kalan %98’lik “kodlamayan” bölüm gen düzenlemesinde kritik rol oynuyor. AlphaGenome özellikle bu büyük ve karmaşık alanı anlamaya odaklanıyor.

İnsan ve fare genetik verileriyle eğitilen sistem, kanser, kalp hastalıkları, otoimmün rahatsızlıklar ve ruh sağlığı sorunları gibi birçok hastalıkta hangi genetik değişimlerin etkili olabileceğini belirlemeye yardımcı olmayı hedefliyor. Bağımsız araştırmacılara göre AlphaGenome, gen düzenlemesini bozan mutasyonları, etkilenen genleri ve hücre tiplerini ortaya koyarak yeni ilaç ve gen terapilerinin geliştirilmesine zemin hazırlayabilir. Bilim insanları, aracın deneysel çalışmaları tamamen ikame etmese de genetik araştırmalarda önemli bir hızlanma ve yönlendirme sağlayacağını vurguluyor.

253 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yarım Güneş ile Fışkırma

Güneş’e neler oluyor? Açık bir biçimde, Güneş’in alt kısmı kalın bir bulut tabakasının ardında gizlenmiş. Yeryüzündeki birçok kara parçası için çok daha az olmasına rağmen, tüm Dünya üzerinde ortalamasını aldığımızda, bulutlar tüm zamanın 2/3’ünde Güneş’i kapatır. Güneş’in sağ üst köşesinde manyetik etkiyle yükselen sıcak gaz fışkırması görülüyor. Fışkırma küçük gibi görünse de Dünya’mızı kolaylıkla sarabilir ve bir aydan fazla bir süre devam edebilir. Paylaşılan görsel iki pozun birleşimidir. Biri bulutu ve fışkırmayı diğeri de Güneş’in dokusunu ortaya çıkartıyor. Her ikisi de aynı kamera ile Lynnwood, Washington, ABD’de aynı konumdan yaklaşık bir saat arayla çekildi. Güneş’in kromosferindeki kabarcıklı doku, belirli bir renkte ortaya çıkan bir atmosfer katmanıdır. Dokunun her yerdeki benzerliği, yüzeyin nispeten sakin olduğunu gösteriyor. Bu da Güneş’in 11 yıllık döngüsünde minimum seviyeyi henüz geçtiğine dair bir gösterge niteliğinde. Önümüzdeki yıllarda Güneş daha aktif bir döneme doğru ilerleyecek. Güneş lekelerinin, fışkırmaların ve kaçınılmaz olarak Dünya’daki kuzey ışıklarının daha yaygın olacağı Güneş maksimumuna doğru gelişme gösterecek.

2 Kasım 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kaynağı ve Telif Hakkı: Rainee Colacurcio
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Ekin Baran Sunar
Seslendiren 29 Ağustos 2019 29:43
“Doğa bir savaş alanıdır.” sözünü, çayırlarda koşturan aslan ve geyiklerden çok, bağışıklık sisteminde yaşananlar olarak anlamak mümkündür. Moleküler...
40
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Ilgaz Ay
Ilgaz Ay
52.1K UP
Yazar 17 Kasım 2022 6 dk.

Bat-CoV/RaTG13 (veya eski ismiyle Ra4991) Rhinolophus affinis cinsi yarasaları enfekte eden SARS benzeri bir betakoronavirüstür.[1] 2013 yılında Çin, Yunnan Mojiang ilçesinde yer alan terk edilmiş eski bir madendeki yarasa pisliğinde keşfedilmiştir.[1][2] COVID-19 pandemisi patlak verdikten sonra başlatılan araştırmalara konu edilen RaTG13, Şubat 2020'de %96,1 nükleotid benzerliği ile SARS-CoV-2'nin en yakın akrabası ilan edilmiştir.[3] 2022'de Laos/Feuang'da keşfedilen Banal-52'nin, %96.8 nükleotid benzerliği göstermesiyle RaTG13, bu unvanını kaybetmiştir.

2012'nin bahar aylarında Mojiang ilçesinde maden temizleyen üç işçi ölümcül pnömoni geliştirdi. Pnömoni, ilaçlara cevap vermeyince, yeni bir hastalık olması endişesiyle hastalardan alınan örnekler Wuhan Viroloji Enstitüsü'ne gönderildi. Örnekler üzerinde Ebola, Nipah ve SARSr-Cov Rp3 testleri yapıldı, COVID-19 salgını ortaya çıkınca örnekler üzerinde SARS-CoV-2 testi de yapıldı, negatif sonuç alındı.

32
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 4 gün önce 8 dk.

FDM tipi 3D yazıcı kullanılanların başına en çok gelen problemlerden biri Z yalpalamasıdır. Bu problem, kartezyen yazıcılarda Z eksenine bağlı mille ilişkilidir. Ortalıkta bu problemin çözümüne dair hatalı birçok açıklama olması sebebiyle soruna çözüm arayanlar bir türlü bu basit problemin üstünden gelememektedir. Bu yazıda Z yalpalaması sorununun ne olduğuna, nasıl çözüleceğine ve neden diğer çözümlerin işe yaramadığına değineceğiz.

Kartezyen tipi yazıcılarda ya yatak yukarı aşağı hareket eder ya da yazıcı ucu taşıyan başlık yukarı aşağı hareket eder. Yani Z ekseni boyunca tek bir motor (bazen çift motor) bu hareketi sağlar. Söz konusu eksen, yapılan hareket yer çekimine karşı yapıldığından genellikle kayış kullanılmaz. Kayış kullanılması durumunda sistemin taşıdığı ağırlık, step motorun ivmesi altında esnemeye başlar, bu da hassasiyeti bozar ve dalgalanma oluşturur. Lakin bu dalgalanma, mil kullanması durumunda da gerçekleşmektedir. Kartezyen olmayan yazıcılarda kayış kullanılmasına rağmen bu sorun yaşanmayabilir, onların tasarımı daha farklı olduğu için bu yazıda onlara değinmeyeceğiz.

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Dilay Eldoğan Eken
Yazar 31 Ocak 2021 12 dk.

Dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik ile ilişkili belirtilere ilk kez 1775 yılında Melchoir Adam Weikard tarafından yazılan tıp kitabında rastlanmıştır. Bu kitapta Weikard, dikkati kolayca dağılabilen, dikkatini sürdüremeyen, aşırı aktif ve oldukça dürtüsel bazı çocuk ve yetişkinlerden bahsetmiştir. Bu bireylerin yaşadıkları sorunun yetersiz çocuk yetiştirme pratikleri ve biyolojik yatkınlıktan kaynaklanıyor olabileceğini, tedavisinde süt, bitkisel ürünler, sessizlik, yalnız kalma, at sürme gibi uygulamaların etkili olabileceğini belirtmiştir.[1]

1700lü yıllarda yapılan etkileyici şekilde çağdaş tanımlamanın aksine dikkat eksikliği ve hiperaktivite belirtileri, sonraki yıllarda "minimal beyin hasarı", "çocukluk dönemi hiperkinetik reaksiyonu", "dikkat eksikliği bozukluğu" gibi isimlerle anılmış ve bu isimlerle uyumlu olarak kimi zaman beyin hasarı kimi zaman sadece hiperaktivite ile ilişkilendirilmiştir. Bugün artık bu belirtileri Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) olarak isimlendiriyor, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu'nu yaşam işlevselliğini ve gelişimi olumuz yönde etkileyen dikkat eksikliği ve/veya hiperaktivite-dürtüsellik olarak tanımlıyoruz. Ayrıca bu bozukluğun çocuklarda yaklaşık %5-7, yetişkinlerde ise yaklaşık %3-5 olan görülme oranları ile yaygın bir nörogelişimsel bozukluk olduğunu biliyoruz.[2]

124
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Merve Kaftancıoğlu
Çeviren 30 Ekim 2021 52 dk.

Bilim, inanılmaz yüksek başarıya sahip bir insan girişimidir. Bilimsel yöntem üzerine araştırma yapmak ise, işte bu başarıya ulaşmış faaliyetlerin farkına varma yolunda bir teşebbüstür. Sistematik gözlem ve deney, tümevarım ve tümdengelimle muhakeme, hipotez ve teorilerin oluşumu, test edilmesi, çoğu zaman bilimin karakteristik özelliği olarak tanımlanan faaliyetlerdendir. Bunların ayrıntılı olarak nasıl yürütüldüğü ise büyük ölçüde değişebilir. Ama bunun gibi karakteristik özellikler, sadece bazı meşru bilimsel yöntem veya yöntemler kullanan faaliyetlerin bilim olarak kabul edilmesi gerektiği durumlarda, bilimsel aktiviteyi bilimsel olmayandan ayırarak sınırlamanın (buna bilimde "demarkasyon problemi" denir) bir yolu olarak görülmüştür.[1] Diğerleri ise, bilimde, sadece bilime özgü olan sabit ve yöntemsel bir alet takımı gibi bir şey olup olmadığını sorgulamıştır. Bazıları, natüralizm gibi bilimin doğası hakkında daha geniş tetkikleri kabul etmemenin bir parçası dahilinde tek bir yöntemin görüşüne ayrıcalık tanımayı, bazılarıysa prensipte herhangi bir kısıtlamayı reddeder (bkz. Plüralizm).[2]

Bilimsel yöntem, bilgi, tahmin ya da kontrol gibi bilimin amaçlarından ve ürünlerinden ayırt edilmelidir. Yöntemler, bu hedeflere ulaşmanın araçlarıdır. Bilimsel yöntem, aynı zamanda, bilimsel metodun (yani bir yöntembilimin) belirli bir nitelendirmenin -nesnellik, tekrarlanabilirlik, basitlik veya geçmiş başarılar gibi kıymetli kılan şeylerin- arkasındaki değerleri ve gerekçeleri de içeren meta-yöntembilimden de ayırt edilmelidir. Metodik kurallar, yöntemi kontrol etmek için önerilmiştir. Bu kurallara uyan yöntemlerin verilen değerleri karşılayıp karşılamaması ise meta-yöntembilimsel bir sorudur. Son olarak yöntem, bir dereceye kadar, metotların uygulandığı ayrıntılı ve bağlamsal pratiklerden ayrıdır. Bu sonuncusu belli bir aralığa yayılabilir: örneğin özel laboratuvar teknikleri, tanımlamalarda ve akıl yürütmede kullanılan matematiksel formlar veya diğer özel diller, teknolojik veya diğer materyal araçlar, gerek diğer bilim insanlarıyla yahut gerek genel olarak halkla iletişim kurma ve sonuçları paylaşma yolları, ya da bilimin nasıl ve ne şekilde yürütüldüğüne ilişkin gelenekler, alışkanlıklar, dayatılan gelenekler ve kurumsal kontroller vb.

84
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Eren Gürleyük
İnceleyen10 4 gün önce
Huxley bu romanı yazarken çocuklara verilen elektrik şoklarını anlatıyordu ikinci bölümde; kitaptan, doğadan ve yalnızlıktan korkutulan bedenleri. Bugün o şoklar yok. Onların yerini daha incelikli, daha sessiz ama çok daha etkili bir yöntem aldı. Cebimizde taşıdığımız akıllı telefonlar, özellikle de reels ve tiktok gibi kısa video döngüleri, artık bu şartlandırmanın ana aracı.

Cesur Yeni Dünya’nın ikinci bölümünde anlatılan şey bir distopya olmaktan çok, açık bir davranış mühendisliği örneğidir. Sevgi değil korku, bilgi değil alışkanlık öğretilir. Bebekler kitaplardan nefret etmeyi öğrenirken, biz uzun metinlerden sıkılmayı, sessizliğe tahammül edememeyi ve boşlukta kaldığımızda huzursuz olmayı kendiliğimizden öğrendiğimizi sanırız. Oysa bu öğrenme, tekrar ve yönlendirmeyle şekillenir.

Reels izlerken kimse bize kitap okuma demiyor, TikTok’ta kimse düşünmeyi yasaklamıyor. Zaten buna gerek de kalmıyor. Algoritma, romandaki hipnopedi gibi çalışır; aynı görüntüler, aynı müzikler ve aynı duygular tekrar edilir. Bir noktadan sonra bunlar düşünce üretmez, sadece refleks oluşturur. Dikkat parçalanır, derinlik kaybolur, sabır gereksizleşir.

Aradaki fark basittir. Romandaki çocuklara bu koşullandırma zorla yapılır. Biz ise buna gönüllü oluruz. Ekranı kapatma ihtimali varken kapatmamayı seçer, zihnimizi sürekli meşgul edecek uyaranları yanımızda taşırız. Huxley elektrik şoklarını yazdı; biz ise onları cebimizde gönüllü olarak taşıyoruz.

Bu romanı asıl ürkütücü kılan şey baskı ya da mutsuzluk değildir. Asıl korkutucu olan, her şey yolundaymış gibi hissettiren bir düzenin kurulmuş olmasıdır. Kimsenin itiraz etmediği, çünkü kimsenin durup düşünecek kadar sessiz kalmasına izin verilmediği bir dünya. Cesur Yeni Dünya rahatsız ediyorsa sebebi karanlık olması değil, fazlasıyla tanıdık olmasıdır.
9.7/10
(61 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Brave New World
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Discord
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, İstanbul
Uygun nem ve sıcaklık koşullarında Tubifera ferruginosa, sporlaşma evresine geçer. Bu evrede çürüyen odun yüzeylerinde genellikle yoğun kümeler halinde, parlak kırmızı–turuncu renkte, boncuk benzeri sporangiumlar oluşturur. Sporangiumlar sıkıca paketlenmiş silindirik ya da yarı silindirik yapılar şeklindedir ve olgunlaştıkça renkleri koyulaşarak matlaşır. Doğada yumurta kütleleriyle karıştırılsa da hayvansal bir yapı değildir.
mantar olarak adlandırılsa da, filogenetik olarak Fungi alemine değil, Amoebozoa süper grubuna dahil edilir. Bu grup, yaşam döngüsünün belirli evrelerinde amipsi hareket yeteneği gösteren organizmaları kapsar.
5
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Kaan Akgören
Kaan Akgören
50.1K UP
Yazar 4 Haziran 2022 23 dk.

Hücrenin normal fonksiyonlarını gerçekleştirebilmesi için gereken hareket, membran transportu ve makromoleküllerin sentezi gibi birçok olay enerji gerektirmektedir. Dolayısıyla, metabolik enerjinin üretimi ve kullanımı hücre biyolojisinin temelini oluşturur. Tüm hücreler, metabolik aktivitelerin gerçekleşmesi sırasında kullanılacak enerji kaynağı olarak Adenozin Trifosfat (ATP) kullanır.

Hücreler üç temel görev türü için kimyasal enerjiye ihtiyaç duyarlar: kimyasal iş, taşıma işi ve mekanik iş. Bu işleri kabaca açıklamak gerekirse kimyasal iş, monomerlerden polimerlerin sentezinde olduğu gibi kendiliğinden gerçekleşemeyecek endergonik tepkimelerin yürütülmesi, taşıma işi bileşiklerin zarlardan kendiliğinden geçiş yönünün ters yönünde pompalanması, mekanik iş ise sil hareketi, kas hücrelerinin kasılması ve hücre bölünmesi sırasında kromozomların hareketi gibi işlerdir.

110
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
595.4K UP
4 gün önce
Bilim insanları, küresel deniz seviyeleri için büyük risk oluşturan Antarktika’daki Thwaites Buzulu’nda (kamuoyunda “Kıyamet Buzulu” olarak biliniyor) ilk kez derin sondaj çalışmasına hazırlanıyor. Birleşik Krallık kadar geniş bir alanı kaplayan ve yer yer 2 bin metre kalınlığa ulaşan bu dev buzulun çökmesi durumunda, dünya genelinde deniz seviyesinin yaklaşık 65 santimetre yükselmesi bekleniyor.

İngiliz Antarktika Araştırmaları (BAS) ve Kore Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KOPRI) tarafından yürütülen projede, sıcak suyla çalışan özel bir matkap kullanılarak buzulun yaklaşık 1.000 metre derinliğine inilecek. Amaç, sıcak okyanus suyunun buzu alttan nasıl erittiğini ve “su altı tsunamileri” olarak tanımlanan büyük ölçekli dalgaların buz erimesini nasıl hızlandırdığını doğrudan gözlemlemek.

Araştırmacılar, ilk kez bu kadar zor ve daha önce neredeyse hiç incelenmemiş bir bölgeye ulaşarak, buzun deniz tabanından koptuğu en hassas noktada gerçek zamanlı veriler toplamayı hedefliyor. Elde edilecek bulguların, deniz seviyesinin ne kadar hızlı yükselebileceğine dair daha güvenilir iklim modelleri geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.

332 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
10
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Esat Kudret
Esat Kudret
747.3K UP
İnceleyen 30 Ocak 2023
Kısaca: Her yaş güzeldir. Tadını çıkarın ve belki de en önemlisi kendinizi tanıyın. İç barışınız (huzur) her şeydir diyor.
9.8/10
(6 Kişi)
Puan Ver
Yaşlanmadan Ne Anlıyoruz?
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eylül Badak
Üye 2 gün önce
106 görüntülenme
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Taner Beyter
Taner Beyter
402.7K UP
Yazar 13 Ekim 2019 23 dk.

Şu an önümde bir ağaç görüyorum ancak bundan ne kadar emin olabilirim? Gerçekten önümde bir ağaç olduğundan şüphe duymak ve sanrı görüyor olabileceğimi hesaplamak ne kadar ileriye götürülebilir bir anlayıştır? Bu pozisyonda takınacağımız şüpheci tavır doğru inançlarımızı gerekçelendirmiş olsak dahi makul müdür?

Önümde gerçekten bir ağaç olabilir ve hatalı bir şüphecilik içinde olabilirim, önümde ağaç olmayabilir ve doğru bir şüphecilik içinde olabilirim; aynı zamanda sanrı görüyor olabileceğimin de farkındayım. Bilgi olmasalar dahi temeli sanrılara dayanan gerekçelendirilmiş inançlara sahip olma olasılığımız hiç de düşük değilmiş gibi görünüyor.

147
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bilim haberlerimizi ve diğer yazılarımızı Google Haberler'de görmek için bizi takip etmeyi unutmayın.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close