Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Tüm Reklamları Kapat
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Söz
Batuhan Piren
Batuhan Piren
208.6K UP
Alıntıyı Ekleyen 3 gün önce
Dünya Yahudiliğinin işlevi sorusu, ırksal bir soru değildir; aksine, her türlü bağlılıktan kurtulmuş olarak, bütün varolanları Varlık’tan köksüzleştirme görevini dünya tarihsel bir ‘misyon’ olarak üstlenebilen insan karakterinin metafizik niteliği sorusudur.
Kaynak: Heidegger and the Jews: The Black Notebooks kitabı (Notre Dame Philosophical Reviews)
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Ekin Baran Sunar
Seslendiren 29 Ağustos 2019 30:18
“Doğa bir savaş alanıdır.” sözünü, çayırlarda koşturan aslan ve geyiklerden çok, bağışıklık sisteminde yaşananlar olarak anlamak mümkündür. Moleküler...
40
Yaşam Ağacı Türü
Sefa Polat
Sefa Polat
103.7K UP
Türü Ekleyen 4 gün önce
Tatlı Su Timsahı, Avustralya'nın kuzey bölgelerinin yerlisi Crocodylus cinsi bir timsah türüdür. Yakın akrabaları ve komşuları Tuzlu Su Timsahının aksine tuzlu suya karşı dirençleri yoktur ve aktif olarak insan avlamazlar. Erkek bireyler uzunluk olarak 2.3-3 metreye kadar çıkabilir iken dişiler görece daha küçüktür ve 2 metreye kadar uzayabilirler. Yakın zamana kadar sayıları asgari endişe düzeyindeydi ancak son yıllarda istilacı tür Kamış Kurbağası (Rhinella marina) sebebiyle sayılarında büyük bir düşüş yaşandı. Zehirli olan bu tür onları avlayan Tatlı Su Timsahlarının ölümüne sebep oluyor.
9
Ayaz Kaan Türkmen
2 gün önce
Kara delikler ile ilgili ilginç bir tezim var ilgilenenler ile bu tezi büyütmek isterim
1
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Efil Saylam
Efil Saylam
128.4K UP
Çeviren 3 saat önce 1 dk.

Hayatınızın bir noktasında muhtemelen bir bilgisayar sorunuyla karşılaştınız ve sizden daha fazla şey bilen biri size "Kapatıp açmayı deneyin!" dedi.

İngiliz komedi dizisi The IT Crowd'un ve pek çok bilgi işlem departmanının popüler hâle getirdiği bu tavsiye kulağa sinir bozucu gelebilir. Ama bunu önermelerinin, sizi daha da sinirlendirmenin ötesinde, birkaç iyi nedeni var.

4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Ahmet Ensar Artun
İnceleyen6 27 Şubat 2025
Film her ne kadar korku filmi adı altında çıkış yapmış olsa da ben filmde korkmak yerine yaşamlarımızı sorguladım. Film evrenimizin/evrenlerin en büyük hakikatini "Ölümü" ele alıyor. Film esnasında yer yer gülecek yer yer meraklanacaksınız. Nasıl yaklaştığınıza göre değişir ama bence güzel bir filmdi. Tavsiye ediyorum.
Film
5.0/10
(2 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Selehattin3146 Kızıldağ
İnceleyen 6 gün önce
Muhtelemen o değişi ve onu değiştirenlerde biziz çoçukluğumdan beri izlediğim kanalın şimdi nerdeyse hiç bir samimiyeti kalmadı sanırım bizde değişdik artık hep aynı içerikleri göruyoruz ve talep edilen de bu yapacak bir şey yok malesef:)
Youtube Kanalı
7.2/10
(77 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ayşe Yılmaz
Ayşe Yılmaz
142.9K UP
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, Çankırı
Yapraklı ilçe merkezinde kaydedilmiştir. Latince tür adı "Equisetum arvense" olup Türkçede "Kırkkilit otu" veya "At kuyruğu otu" gibi isimlerle anılmaktaymış.
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
212.4K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 6 gün önce Sen de Cevap Ver

Merhaba

Bazen fark ediyorum; ne zaman ağır ve düzensiz beslensem zihnim de aynı şekilde ağırlaşıyor. Düşüncelerim yavaşlıyor, odaklanmak zorlaşıyor. Tabi bunda yaşımın etkisi ne kadar oda sorgulanmalı :)) Ama ne zaman daha dengeli, daha ritmik bir şekilde besleniyorum, sanki zihnim de toparlanıyor, daha berrak düşünüyorum. Bu durum aslında tesadüf değil; çünkü bedenimiz ve beynimiz, milyonlarca yıllık evrimsel süreçte belirli bir düzene göre çalışacak şekilde şekillenmiş. Yani nasıl beslendiğimiz sadece fiziksel sağlığımızı değil, doğrudan düşünme biçimimizi de etkiliyor.

Yemek yeme biçimi, zamanı ve bilişsel performans arasındaki ilişkiyi yalnızca modern beslenme bilimiyle değil, evrimsel ve biyolojik temellerle birlikte düşünmek daha bütünlüklü bir anlayış sağlar. İnsan beyni, evrimsel süreçte sürekli ve bol gıdaya erişim koşullarında değil; dalgalı, belirsiz ve zaman zaman kıtlık içeren bir çevrede gelişmiştir. Bu durum, bugün yaşadığımız “çok sık yemek yeme” düzeninin aslında biyolojik olarak doğal bir durum olmadığını düşündürür.

Tüm Reklamları Kapat

Avcı ve toplayıcı yaşam biçiminde insanlar günün her saatinde yemek bulamazdı. Bu nedenle vücut, özellikle de beyin, açlık ve tokluk arasında gidip gelen bir ritme adapte olmuştur.

Hafif açlık durumunda dikkat ve çevresel farkındalığın artması, evrimsel açıdan avantaj sağlamıştır; çünkü aç bir bireyin yiyecek bulabilmesi için daha uyanık ve odaklı olması gerekir. Bugün de benzer şekilde, aşırı tok olmadığımız zamanlarda zihinsel berraklığın artması bu evrimsel mekanizmanın bir yansımasıdır. Ancak bu durumun bir sınırı vardır; uzun süreli ve kontrolsüz açlık, beyin için gerekli enerji kaynağını azalttığı için performansı düşürür.

Biyolojik açıdan bakıldığında, beynin temel enerji kaynağı glikozdur; ancak bu glikozun dengeli ve istikrarlı sağlanması gerekir. Hızlı sindirilen şekerli gıdalar kan şekerini ani yükseltir ve ardından hızlı bir düşüşe neden olur. Bu da dikkat dağınıklığı, yorgunluk ve zihinsel dalgalanmalara yol açar. Buna karşılık protein, lif ve sağlıklı yağ içeren besinler daha yavaş sindirilir ve beyne daha stabil bir enerji akışı sağlar. Bu nedenle bilişsel verim için önemli olan çok yemek değil, doğru şekilde beslenmektir.

Evrimsel açıdan bir diğer önemli mekanizma ise keton üretimi ve metabolik esnekliktir. Vücut, uzun süre aç kaldığında yalnızca glikozla değil, yağlardan üretilen keton cisimcikleriyle beyni besleyebilir.

Tüm Reklamları Kapat

Araştırmalar, ketonların bazı durumlarda beyin için daha verimli bir enerji kaynağı olabileceğini ve zihinsel odaklanmayı destekleyebileceğini göstermektedir (Mattson vd., 2014)[1]. Bu durum, aralıklı açlık uygulamalarının bazı bireylerde zihinsel performansı artırmasının biyolojik temelini açıklar. Ancak bu her birey için aynı etkiyi yaratmaz; kişisel metabolizma ve yaşam tarzı burada belirleyicidir.

Bununla birlikte, insan vücudu yalnızca ne yediğimize değil, ne zaman yediğimize de duyarlıdır. Bu noktada devreye sirkadiyen ritim girer. Biyolojik saatimiz, gün ışığına ve uyku ve uyanıklık döngüsüne göre çalışır. Sabah ve gün ortasında metabolizma daha aktiftir; alınan besinler daha verimli kullanılır. Akşam geç saatlerde yemek yemek ise hem sindirimi zorlaştırır hem de uyku kalitesini düşürür. Uyku kalitesinin düşmesi de doğrudan bilişsel performansı etkiler; çünkü hafıza pekiştirme ve öğrenme süreçleri büyük ölçüde uyku sırasında gerçekleşir. Beyin performansı açısından önemli bir diğer biyolojik faktör de nörotransmitter üretimidir. Yediğimiz besinler, serotonin, dopamin ve asetilkolin gibi nörotransmitterlerin üretimini etkiler. Örneğin protein açısından zengin besinler dopamin üretimini destekleyerek motivasyon ve odaklanmayı artırabilirken, aşırı karbonhidrat tüketimi kısa süreli rahatlama sağlasa da uzun vadede dalgalı bir zihinsel durum yaratabilir.

Tüm bu evrimsel ve biyolojik veriler bir araya getirildiğinde ortaya çıkan şey İnsan beyni, ne sürekli tok ne de aşırı aç olacak şekilde, ritmik ve dengeli bir enerji akışına ihtiyaç duyar. Güne dengeli bir öğünle başlamak, gün içinde kan şekerini sabit tutacak şekilde beslenmek, aşırı ağır geç yemeklerden kaçınmak ve zaman zaman hafif açlık durumlarına izin vermek, bilişsel performansı destekleyen bir stratejidir. Bilişsel verimi artırmanın yolu daha fazla yemek değil; evrimsel olarak uyumlu, biyolojik olarak dengeli bir beslenme ritmi kurmaktır. Bu ritim sağlandığında, gün boyunca daha stabil bir dikkat, daha güçlü bir hafıza ve daha yüksek bir zihinsel performans elde etmek mümkün hale gelir.

Kaynaklar

  1. Mark P Mattson, et al. (2017). Impact Of Intermittent Fasting On Health And Disease Processes.. Pub Med. | Arşiv Bağlantısı
4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
212.4K UP
İnceleyen 3 gün önce
Merhaba
Dün gece izledim filmi. Mother Mary filmi aslında dışarıdan bakınca bir pop yıldızının geri dönüş hikayesi gibi görünüyor ama aslında daha çok iç dünyayla ilgili bir film .Filmde Mother Mary, eskiden çok ünlü bir şarkıcı ama bir olaydan sonra sahneden uzak kalmış. Şimdi geri dönmek istiyor ama hem psikolojik olarak zor durumda hem de kendini “tam olarak yansıtan” bir şey bulamıyor.
Bu yüzden moda tasarımcısı Sam’in yanına gidiyor. Ama burada işler basit değil çünkü Sam onu seviyor gibi ama aynı zamanda ondan nefret de ediyor. Yani aralarında hem çekim hem gerilim var.

Filmi izledikten sonra Amerika'da film hakkında yapılmış farklı bir kaç yorumu da okudum .Aslında izlerken anlamlandıramadığım öğelerin tam tanımını da bu sayede öğrenme şansım oldu. Filmin en belirgin özelliklerinden biri, anlatım biçiminde kullanılan Dalívari sürrealizm estetiğidir. Bu ifadeyi bende yeni öğrendim anlamlandıramadığım öğelerden birini kafamda oturtmamada yardımcı oldu . İspanyol sanatçı Salvador Dalí’nin eserlerinde görülen gerçeküstü, rüya benzeri ve çoğu zaman mantık dışı imgelerin sinemaya uyarlanmış bir biçimini ifade eder. Filmde Mother Mary’nin bir “iblis tarafından rahatsız edilme” hissi, kostüm seçiminde renklerden kaçınması, ahır gibi tekinsiz mekanlarda geçen sahneler ve gerçek ile hayal arasındaki sınırın belirsizleşmesi, bu sürrealist yaklaşımın somut örnekleriymiş. Bu estetik tercih, karakterin içsel parçalanmasını görselleştirmekte ; yani dış dünyada görülen tuhaflıklar aslında karakterin zihinsel durumunun yansımasıdır.

Film aynı zamanda “psikoseksüel pop gerilim filmi” olarak tanımlanabilecek bir tür melezliği taşır. Ben bunu ilk defa duydum açıkçası. Sonra araştırdığımda buradaki “psikoseksüel” kavramı, bireyin kimliği, arzuları ve ilişkileri ile psikolojik yapısı arasındaki bağı ifade ediyormuş. Filmde Mother Mary ile moda tasarımcısı Sam arasındaki ilişki, yalnızca profesyonel ya da duygusal bir bağ değil; aynı zamanda bastırılmış arzular, güç ilişkileri ve kimlik çatışmaları üzerinden ilerleyen bir gerilim alanıdır. “Pop gerilim” ifadesi ise bu psikolojik çatışmanın, parlak sahne performansları ve müzik endüstrisinin gösterişli yüzüyle birlikte sunulmasını açıklamaktaymış. Böylece film, sahne ışıkları ile karanlık iç dünya arasında sürekli bir karşıtlık kurar.

İlk defa şunu fark ettim insan bir film izlerken sadece güzel vakit geçirmiyor biraz araştırınca film sektöründe kullanılan ifadeleri bir film nasıl eleştirilmeli yada yorumlanmalı bunları da öğreniyor. İşin aslı şu vakit geçirirken eğleniyorsunuz eğlenirken öğreniyorsunuz .Aslında herkes sinema ve edebiyatı boş vakit değerlendirme aksiyonu olarak görüyor çünkü yıllarca bizlere empoze edilen buydu zamanla ve yaş aldıkça bunun böyle olmadığını fark edebilmek benim için güzel bir şey kendi adıma mutluyum. Filmi paylaşan, izlememe neden olan ve inceleme yazmamı sağlayan arkadaşımıza teşekkür ederim.
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Eser
Selman Bedel
Selman Bedel
75.7K UP
Eseri Ekleyen 3 gün önce Youtube Kanalı
5.5/10
(2 Kişi)
Puan Ver
@cihaztvvideo
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Şafak Aki
Şafak Aki
119.8K UP
2 gün önce
Uzun süre tasarlanmış bir intihar, diye düşündüm,
umutsuzluğun birden ortaya çıkarttığı bir eylem değil.
- Bitik Adam, Thomas Bernhard

1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 4 gün önce 26:15
Özel Görelilik Teorisi (veya İzafiyet Teorisi), Evren'i oluşturan uzay-zaman dokusunun doğasına yönelik bir teoridir ve uzay ve zaman arasındaki ilişkiyi...
4
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Günümüzde bilim insanları dilenciler gibi görülmektedir. Ellerindeki teneke kutular, devletin fon ajanslarına ısrarla doğrultulmuştur."
J. Doyne Farmer
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)