Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
10,000 ATP Ödüllü Soru: Geçmişi hatırlamak ve düşünmek insana özgü müdür, diğer canlılarda geçmişi düşünebilir mi? Hemen cevapla! 500 ATP Ödüllü Soru: Siz spini nasıl hayal ediyorsunuz? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Tüm Reklamları Kapat
Betül Parlak
Seslendiren 19 saat önce 6:27
Duruş pozisyonunuz ile su içmeniz arasında modern bilim bilgilerimiz ışığında bugüne kadar keşfedilmiş hiçbir bağlantı bulunmamaktadır. Bugüne kadar yapılan...
4
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
217.1K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 5 gün önce Sen de Cevap Ver
Cinsel yönelimi normal insanlardan biraz farklı olan insanlar hasta mıdır yoksa bu insanlar belli başlı bozukluklara mı sahiptir?
Cinsel yönelimi normal insanlardan biraz farklı olan insanlar hasta mıdır yoksa bu insanlar belli başlı bozukluklara mı sahiptir?

Merhaba

İnsanlık tarihi boyunca bazı insanlar kendilerine benzeyenleri daha kolay anlamış, kendilerinden farklı olanları ise bazen merakla, bazen korkuyla, bazen de önyargıyla karşılamıştır. Cinsel yönelimi toplumun çoğunluğundan farklı olan insanlara dair sorular da aslında biraz buradan doğar.“ Bu insanlar hasta mı?”, “Bir bozukluk mu söz konusu?”, “Toplum neden farklı görüyor?” Bu sorular hassas olsa da, onları yargıdan çok insanı anlamaya çalışarak sormak önemlidir.

Öncelikle bilimsel açıdan şunu ayırmak gerekir. Bir insanın cinsel yönelimi ile ruhsal hastalık aynı şey değildir. Günümüzde psikoloji ve psikiyatri alanındaki genel yaklaşım, heteroseksüellik dışındaki yönelimleri tek başına bir hastalık ya da bozukluk olarak değerlendirmez. Bir insanın kimi sevdiği, kimden duygusal ya da romantik olarak etkilendiği, onu otomatik olarak “hasta” yapmaz. Ruh sağlığında daha çok bakılan şey, kişinin hayatını sürdürebilmesi, ilişkiler kurabilmesi, kendisiyle barışık olup olmaması ve ciddi bir psikolojik sıkıntı yaşayıp yaşamadığıdır. Çünkü bir insan heteroseksüel de olabilir, farklı bir yönelime sahip de olabilir; ama aynı zamanda kaygı, depresyon ya da başka ruhsal sorunlar yaşayabilir. Bu sorunlar çoğu zaman yönelimin kendisinden değil, yaşadığı hayat koşullarından ve sosyal baskılardan kaynaklanabilir.

Tüm Reklamları Kapat

Biyolojik açıdan konuya baktığımızda ise insan davranışlarının ve yönelimlerinin tek bir nedene bağlı olmadığını görürüz. Bilim insanları yıllardır cinsel yönelimin kökenini araştırıyor ve bugün ulaşılan genel görüş, bunun tek bir gene, tek bir hormona ya da tek bir yaşantıya bağlı olmadığı yönünde. Genetik yatkınlıklar, anne karnındaki gelişim süreci, hormonlar ve çevresel etkiler birlikte rol oynayabiliyor. Yani bu durum çoğu zaman bir tercih ya da bir anda verilen bilinçli bir karar gibi işlemiyor; insanlar genellikle yönelimlerini seçtiklerini değil, zamanla fark ettiklerini ifade ediyorlar. Bu nedenle birçok araştırmacı bunu insan çeşitliliğinin bir parçası olarak ele alıyor.

Psikolojik açıdan da önemli bir ayrım yapmak gerekir. Ne yazık ki bir zamanlar bazı uzmanlar farklı yönelimleri bir ruhsal bozukluk gibi yorumlamış olsa da, zamanla yapılan bilimsel çalışmalar bu görüşü desteklemedi. Bugün daha çok üzerinde durulan konu, kişinin yaşadığı duygusal yük ve toplumsal deneyimlerdir. Çünkü bir insan sürekli dışlanıyorsa, ailesi tarafından reddediliyorsa, korku içinde yaşıyor ya da kendini gizlemek zorunda hissediyorsa; bu durum kaygı, yalnızlık ve depresyon gibi ruhsal sıkıntılara yol açabilir. Burada insanı yoran şey çoğu zaman yönelimin kendisi değildir aslında kendinden olmayanı dışlayan toplumun verdiği tepki olabilir.

Peki toplum neden bunu farklı görüyor?

Bu sorunun cevabı biraz tarihte ve kültürde saklıdır. İnsan toplulukları binlerce yıl boyunca aile, soyun devamı, çocuk sahibi olma ve toplumsal düzen etrafında yaşamlarını şekillendirdi. Bu yüzden kadın ve erkek birlikteliği birçok toplumda temel model hâline geldi. Zaman içinde yaygın olan şey yalnızca “çoğunluk” olmaktan çıktı ve bazı yerlerde “tek doğru” gibi algılanmaya başlandı. İnsan zihni çoğu zaman alışık olduğu şeyi normal kabul eder; daha az gördüğü ya da anlamadığı şeyleri ise farklı olarak etiketler.

Tüm Reklamları Kapat

Bir diğer önemli neden de bilinmezliktir. İnsan psikolojisi tanıdığı şeylerde güven hisseder. Farklı olan ise bazen korku ya da tedirginlik yaratabilir. Bu sadece cinsel yönelim konusunda değil; tarih boyunca farklı dine inananlar, farklı dil konuşanlar ya da farklı kültürlerden gelen insanlar için de yaşanmıştır. Antropoloji ve sosyal psikolojide buna bazen “ötekileştirme” denir. İnsanlar kendi grubunu merkeze koyar, farklı olanı ise anlamakta zorlanabilir.

Dinî ve kültürel değerler de bu bakışı etkileyebilir. Bazı insanlar meseleyi inanç çerçevesinde değerlendirirken, bazıları insan hakları ve bireysel özgürlük açısından ele alır. Bu nedenle aynı toplum içinde bile çok farklı görüşler bulunabilir. Toplum aslında tek bir düşünce biçiminden oluşmaz; farklı kuşaklar, farklı yaşam deneyimleri ve farklı değerler bir arada yaşar.

Antropolojik açıdan bakıldığında ise ilginç bir gerçek ortaya çıkar. Tarih boyunca farklı yönelimlere sahip insanlar hep vardı. Ancak bunların toplum içindeki görünürlüğü, kabul biçimi ve ifade edilme şekli kültürden kültüre değişti. Bazı toplumlar bunu daha sert biçimde dışlarken, bazı toplumlarda daha kabul edici tutumlar görüldü. Bu da bize “normal” dediğimiz şeyin yalnızca biyolojiyle değil, aynı zamanda kültürle de şekillendiğini gösterir.

İnsani açıdan düşündüğümüzde ise belki de en temel soru şudur. Bir insanı değerli yapan nedir? Çoğunluğa benzemesi mi, yoksa nasıl bir insan olduğu mu? İnsanların yönelimleri farklı olabilir; ama sevilmek, anlaşılmak, güven duymak, bir yere ait hissetmek gibi temel duygusal ihtiyaçları büyük ölçüde ortaktır. Bir insanın değeri yalnızca kimi sevdiğiyle ölçülemez; başkalarına nasıl davrandığı, nasıl bir hayat kurduğu ve ne kadar iyi bir insan olmaya çalıştığı da önemlidir.

Belki meseleye en insanî yerden bakınca şunu söylemek mümkündür. İnsanlar çoğu zaman bilmediklerinden korkar; ama tanıdıkça, dinledikçe ve anlamaya çalıştıkça bakış açıları değişebilir. Çünkü insanı anlamanın yolu, önce onu yalnızca bir etiket olarak değil, bir insan olarak görebilmektir.

3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ferit Görür
Ferit Görür
250.9K UP
2 gün önce
Bir Romalı kadının cesedini alçıyla kalıplamak... Colchester'da bulunan kurşun tabut, ölüm sonrası bedenle kurulan o garip bağı gösteriyor. Sıvı alçı dökülünce, çürümeyi yavaşlatmanın ötesinde, bedenin bir "izini" bırakıyor. Hayaletimsi, ama fiziksel bir kopya. O anki amaç neydi tam bilemiyoruz; belki bir ritüel, belki bir anıt. Ama bu, binlerce yıl sonra bile bizi düşündüren bir "sonsuzluk" arayışı. İnsan, hem sevdiklerini hem de kendini hep hatırlatmak istiyor. Sadece bizim bildiğimiz yollarla değil, görünen o ki çok daha derinden.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
İrem Kaplan
İrem Kaplan
205.9K UP
Gözlemi Yapan 6 saat önce Türkiye, Antalya
37.378944° K, 31.455298° D koordinatları, tam olarak Antalya'nın Akseki ilçesi (Cevizli ile Bademli arasındaki Kocaçay vadisi) sınırları içerisine düşüyor. (Rakım: 1.212 m)

Morfolojik Notlar: Üreme dönemi renklenmesine sahip, boğaz bölgesi belirgin tuğla kırmızısı/turuncu renkli, sırtı karakteristik mozaik desenli yetişkin erkek birey aktif halde (güneşlenirken) fotoğraflanmıştır.

Boğazdaki Kırmızılık: Ayırt Edici Bir Özellik mi, Her Bireyde Var mı?
Fotoğrafta ilk dikkatinizi çeken o harika tuğla kırmızısı/turuncu boğaz bölgesi, bu tür için çok tipik bir morfolojik ayırt edici özelliktir ama her bireyde her zaman bu şekilde görünmez. * Üreme Dönemi Canlılığı: Bu renklilik özellikle ilkbahar ve erken yaz aylarında (tam da gözlemi yaptığınız Mayıs ayında!) zirveye ulaşır. Çünkü Mayıs ayı bu canlıların üreme dönemidir. Erkek bireyler, dişilerin ilgisini çekmek ve kendi bölgelerini diğer erkeklere karşı savunmak için bu canlı kırmızı, turuncu veya bazen mavi benekli boğaz renklerini gururla sergilerler.

Yaş ve Cinsiyet Farkı: Genç bireylerde veya bazı baskın olmayan dişilerde bu boğaz bölgesi daha soluk, beyazımsı veya hafif lekeli olabilir. Dolayısıyla, "Her bireyde keskin bir şekilde var mıdır?" sorusunun cevabı hayır; ancak "Bu türe ait güçlü bir teşhis karakteri midir?" sorusunun cevabı kesinlikle evet. Fotoğraftaki dostumuz muhtemelen üreme döneminin tüm yakışıklılığıyla kayanın üzerinde güneşlenen yetişkin bir erkek.

Sıradan Bir Tarla Kertenkelesinden (Veya Kozmopolit Türlerden) Farkı Ne?
Etrafımızda, bağda bahçede en sık gördüğümüz kozmopolit tür genelde Tarla Kertenkelesi (Podarcis tauricus) veya Duvar Kertenkelesi (Podarcis muralis) gibi türlerdir. Bizim Toros Kertenkelemizi onlardan ayıran farklar şunlardır:

Sırt Deseni ve Dokusu: Tarla kertenkeleleri genellikle sırt hatları boyunca uzanan daha düzgün yeşilimsi-kahverengi şeritlere sahiptir ve düz arazileri, otluk alanları severler. Oysa Anatololacerta pelasgiana'nın sırt desenine dikkatli bakarsanız; dikey ve yatay çizgilerin birleşerek neredeyse bir "ağ" veya karmaşık bir mozaik (retikülat) yapı oluşturduğunu görürsünüz. Bu desen, üzerinde yaşadığı likenli ve çatlaklı Toros kayalarında kusursuz bir kamuflaj sağlar.

Kaya Adaptasyonu (Ekofizyoloji): Kozmopolit türler düz toprağa ve insan yerleşimlerine kolayca adapte olabilirken, bu tür tam bir kaya tırmanıcısıdır (saxicolous). Parmak yapıları, dik kalker kayalarına tutunmak ve avlanmak için evrimleşmiştir.

Kafanın Basıklığı: Kafası, kayaların dar çatlaklarına rahatça girip saklanabilmesi için sıradan tarla kertenkelelerine göre dikey olarak daha basık ve aerodinamiktir.
Bu Tür Neden "Endemik"?
Bir türe endemik dememiz için, dünya üzerinde sadece belirli bir coğrafi bölgeye sıkışmış olması ve başka hiçbir yerde doğal popülasyonunun bulunmaması gerekir.

Toros Kertenkelesi, Anadolu endemiklerindendir (sadece Güney ve Batı Anadolu ile buraya çok yakın birkaç Ege adasında sınırlıdır). Bunun temel sebebi Toros Dağları'nın yarattığı coğrafi izolasyondur. Milyonlarca yıl önce yaşanan iklimsel değişimler ve dağ oluşumları (orojenez) sırasında, bu türün ataları bu yüksek rakımlı, mikroklimalı kaya sığınaklarında izole kalmışlardır. Aşağıdaki düzlüklere inemedikleri veya oradaki diğer kozmopolit türlerle rekabet edemedikleri için sadece bu dağ silsilesine adapte olarak kendi türleşme süreçlerini tamamlamışlardır. Yani bu canlı, üzerinde yürüdüğünüz o coğrafyanın milyonlarca yıllık evrimsel tarihinin canlı bir anıtıdır.
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Tüm Reklamları Kapat
Öne Çıkan EtkinlikKültürel Etkinlik
Evrim Ağacı Ankara Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 18 Mart İzmir₺20.500,00 - ₺21.900,0017 Mayıs
Evrim Ağacı - Doğa ve Tarih Gezileri Serisi 2
17 Mayıs 2026 08:00 tarihinden 19 Temmuz 2026 21:00 tarihine kadar.

Evrim Ağacı Doğa ve Tarih Gezileri Serisine Başlıyor!

Birbirinden çekici rotalarda bilim ve tarihi bir araya getirecek ve milyonlarca yıl öncesinden başlayarak günümüze kadar doğanın ve insanlığın tarihini beraber gezerek öğreneceğiz. 


Gezilerimiz 2 ayrı seriden oluşmaktadır: 

2. Serimizde: 

- Magnesia’dan Miletos’a - 17 – 18 – 19 Mayıs 2026 (2 gece konaklama) 

- Göbeklitepe’den Mardin’e - 26 – 27 – 28 Haziran 2026 (2 gece konaklama) 

- Assos’tan Pergamon’a - 17 – 18 -19 Temmuz 2026 (2 gece konaklama)  turlarımız olacaktır. 



İletişim Bilgileri ve Kayıt:

Keşfet 101, Evrim Ağacı iletişim hattı: 0543 232 73 92

  1. Turlarımız için buluşma noktaları belirtilen tarihlerde tarafınıza mail ile iletilecektir. 
  2. Serimiz için ulaşım bilgileri tarafınıza mail ile iletilecektir. 

Katılımcıların Müze Kart uygulamasını indirmeleri gerekmektedir. 

Katılımcılarımızın, yürümeye elverişli rahat ayakkabılar ve kıyafetler tercih etmeleri önerilmektedir. 

Hava durumu göz önüne alınarak güneş gözlüğü ve şemsiyelerini almaları önerilmektedir. 

Bu gezi 9787 TÜRSAB numaralı Happy Journey Turizm Seyahat Acentesi markası olan Keşfet 101 ile düzenlenmektedir.

Devamını Göster
9
1 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Bir vurmakla ağaç devrilmez."
Türk Atasözü
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)