Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
500 ATP Ödüllü Soru: Siz spini nasıl hayal ediyorsunuz? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
İnceleme
Murat Can Çelik
İnceleyen10 14 Nisan 2023
Modern toplumun bize dayattığı siyasi sınırlar ve devletlerin egemenliğinin bireye olan zararlarını güzel bir şekilde anlatıyor. Vatandaş ve Vatandaş olmayan kavramlarını sorgulamanın tam sırası. İyi Seyirler...
Film
9.9/10
(188 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Terminal
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
12
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Rasyonalist Bilim
Yazar 1 gün önce 4 dk.

Plazma, maddenin evrende en çok görülen halidir. Gazlar ısıtılmaya devam edildikçe atomlarındaki elektronlar kopar ve pozitif iyonlarla serbest elektronlar bir arada plazmayı oluşturur. Bu serbest elektronlar dolayısıyla plazmanın elektrik iletkenliği metallerden bile yüksektir.

Plazma terimi ilk kez 1928'de Irvine Langmuir tarafından tanımlanmış ve kullanılmıştır. Langmuir, iyonlaşmış gazların etrafıyla ilişkisine bakarak onları hücrelerle alışverişte bulunan kan plazmasına benzetmiştir. Bugün ise pozitif iyonları ve elektronları eşit miktarda bulunduran plazmalar, akla gelen ilk anlamını çağrıştırarak (kan plazması) medikal tedavilerde kullanılıyor.

5
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sinan Ertaş
Sinan Ertaş
61.1K UP
1 gün önce
Bir şeyin tam aksini düşünememiş olman, o şeyin olmadığı anlamına gelmez.
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Ferit Görür
Ferit Görür
249.8K UP
Çeviren 1 gün önce 5 dk.

Kişisel bir soru soralım: Sık gaz çıkaran biri olduğunuzu düşünür müsünüz? Günde ortalama kaç kez yellenmektesiniz: beş mi? 20 mi? Daha fazla mı?

Bilim insanları kısa süre önce, konu insanlarda gaz çıkarmaya geldiğinde ders kitaplarımızın şaşırtıcı derecede boş olduğunu keşfettiler. Bu yüzden vereceğiniz hiçbir cevap yanlış değil.

3
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eda Alparslan Ve Emre Akman
Eda Alparslan Ve Emre Akman Seslendiren 26 Temmuz 2024 7:16
Minik robotlar, Down Sendromlu Neanderthal, Uyku ve Hafıza İlişkisi... Hepsi ve daha fazlası bu bölümde!
26
Eser
Furkan Arduç
Eseri Ekleyen 9 Mayıs 2022 Dizi
10.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Eser
Arda Çağlar
Arda Çağlar
41.6K UP
Eseri Ekleyen 4 gün önce Youtube Kanalı
Puan Ver
Köyde Yaşam
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat
Betül Parlak
Seslendiren 1 gün önce 6:15
Bin bir badire atlatarak uzaya gönderilmeyi başaran James Webb Uzay Teleskobu, ilk renkli derin uzay fotoğrafını gönderdi. Aşağıdaki fotoğrafın kenarında...
4
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
215.7K UP
İnceleyen 4 gün önce
Merhaba
Öteki, Fyodor Dostoyevski’nin 1846 yılında yayımlanan erken dönem eserlerinden biridir. Romanın orijinal adı Dvoynik (İkiz / Çift) olup Türkçeye genellikle Öteki adıyla çevrilmiştir. Dostoyevski bu eserinde, insanın kimlik bunalımını, yalnızlığını ve psikolojik parçalanmasını ele alır.
Kitabın merkezinde, sıradan bir devlet memuru olan Yakov Petroviç Golyadkin vardır. Golyadkin, toplum içinde kabul görmek isteyen ama bir türlü kendini ifade edemeyen, içine kapanık ve kaygılı bir karakterdir. Bir gün kendi görünüşüne birebir benzeyen, ancak daha özgüvenli ve daha başarılı bir “öteki” ile karşılaşır. Bu kişi zamanla onun işini, çevresini ve hatta kimliğini elinden almaya başlar. Roman ilerledikçe okur şu soruyla karşı karşıya kalır: Bu “öteki” gerçekten var mıdır, yoksa Golyadkin’in zihninin yarattığı bir yansıma mıdır?

Kitap yalnızca bir olay örgüsü anlatmaz; daha çok insan psikolojisinin derinliklerine iner. Özellikle yalnızlık, toplum tarafından dışlanma korkusu, özgüven eksikliği, kimlik krizi ve insanın kendi içindeki çatışmalar romanın temel temalarıdır. Bu yönüyle Öteki, modern psikolojik romanların öncülerinden biri kabul edilir. Hatta birçok edebiyat araştırmacısı, bu eserin psikanalitik okumalar açısından çok güçlü olduğunu ve insan zihnindeki “bölünmüş benlik” kavramını erken dönemde işlediğini belirtir. Bölünmüş benlik kavramını açmak isterim kavram, kişinin benlik algısında bir parçalanma ya da iç çatışma yaşaması durumunu ifade eder. Bu, çoğu zaman insanın içinde birbiriyle çelişen farklı “benlik parçaları” varmış gibi hissetmesiyle ilişkilidir. Ancak burada önemli bir ayrım var. Psikolojide bölünmüşlük her zaman ağır bir ruhsal hastalık anlamına gelmez. Bazen hepimizin yaşadığı iç çatışmaların daha yoğun bir hâlidir.

Örneğin bir insanın içinde aynı anda iki farklı ses olabilir: Bir tarafı cesur olmak isterken diğer tarafı korkabilir; bir yanı ilişkiyi sürdürmek isterken başka bir yanı uzaklaşmak isteyebilir. “Gitmek istiyorum ama kalmak da istiyorum” hissi aslında hafif düzeyde bir iç bölünmüşlük örneğidir. Bu durum insan olmanın doğal bir parçasıdır. Bu nedenle roman, zaman zaman ağır ve karanlık bir atmosfer taşısa da insan ruhunu anlamaya çalışan okurlar için oldukça etkileyici bir eserdir.

Fyodor Dostoyevski (1821–1881), dünya edebiyatının en büyük romancılarından biri kabul edilen Rus yazardır. Hayatı da romanları kadar çalkantılıdır. Genç yaşta siyasi düşünceleri nedeniyle tutuklanmış ve idam cezasına çarptırılmıştır. İdam edilmek üzereyken cezası son anda sürgüne çevrilmiş ve yıllarca Sibirya’da ağır şartlarda yaşamıştır. Bu deneyim, onun insan psikolojisine ve insanın acıyla dönüşümüne bakışını derinden etkilemiştir. Dostoyevski’nin eserlerinde suç, vicdan, inanç, özgür

Öteki, insanın kendi içine bakmasını bazen istemeden de olsa sağlayan o tuhaf kitaplardan biri. İlk okuduğumda bana şunu düşündürmüştü. İnsan gerçekten yalnızca kendisi midir, yoksa içinde susturmaya çalıştığı başka bir “ben” daha mı taşır? Çünkü Dostoyevski burada yalnızca bir adamın hikayesini anlatmaz; insanın kendi gölgesiyle kavgasını anlatır. Hepimizin bazen sakladığı korkuları, kıskançlıkları, değersizlik hissini ve kabul görme arzusunu masanın üzerine bırakır.

Kişisel olarak bana göre Öteki, insanın kendi içinde verdiği sessiz savaşın romanıdır. Hayatta bazen öyle dönemler olur ki kendimizi yeterli hissetmeyiz; bir yanımız güçlü görünmeye çalışırken başka bir yanımız sessizce geri çekilir. İşte Dostoyevski tam da o çatlağın içine girer. Romanın kahramanı Yakov Petroviç Golyadkin’in karşısına çıkan “öteki”, aslında sadece bir insan değil; onun korkularının, bastırılmış arzularının ve olmak isteyip olamadığı kişinin ete kemiğe bürünmüş hâlidir gibi gelir bana.

Romanı okurken insan zaman zaman huzursuz olur. Çünkü Golyadkin’in yaşadığı yabancılaşma, biraz da bize ayna tutar. Bir ortamda kendimizi yetersiz hissettiğimizde, kabul görmek için farklı davranmaya çalıştığımızda ya da “Acaba insanlar benim hakkımda ne düşünüyor?” diye gece sessizliğinde kendi kendimize kaldığımız anlarda, aslında Dostoyevski’nin anlattığı o ruh haline çok da uzak olmadığımızı fark ederiz.

Dostoyevski’nin dili bazen yorucu ve karanlık olabilir ama bu karanlık boşuna değildir. O, insan ruhunun kuytu köşelerine inmeyi sever. Golyadkin’in gittikçe çözülüşünü okurken insan bir noktada şunu düşünür: Belki de insanın en büyük düşmanı dışarıdaki insanlar değil, kendi zihninin içinde büyüttüğü korkulardır.

Kitapta beni en çok etkileyen şeylerden biri şu düşünce İnsan bazen kendi hayatında kendine yabancılaşabilir. Kendini anlatamaz, anlaşılmadığını hisseder, hatta kendi benliğine bile uzak düşebilir. Dostoyevski bunu öyle güçlü verir ki roman bittikten sonra bir süre insanın içinde sessiz bir ağırlık kalır. Bir yerde şu duygu çok baskındır: İnsan, kabul görmek uğruna kendinden ne kadar vazgeçebilir? Ve insan kendisinden kaçmaya çalıştığında gerçekten kurtulabilir mi?

Roman bana biraz şunu hissettirdi. Hepimizin içinde bir “öteki” var aslında. Daha cesur olan, daha kırgın olan, daha korkan ya da daha çok sevilmek isteyen bir yanımız. Asıl Mesele o sesi susturmak değil belki; onu anlamayı öğrenmek. Dostoyevski’nin dünyasını seven biri için bu kitap, yalnızlık, kimlik ve insan ruhunun kırılganlığı üzerine unutulmayacak bir deneyim. Ama mutlu son bekleyen bir kitap değil; daha çok insanı kendisiyle baş başa bırakan, düşündüren ve bazen de biraz canını sıkan bir yolculuk. Belki de tam bu yüzden etkileyici.
Kitap
9.8/10
(13 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Двойник, Dvoynik
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Alper Kaan Selçukoğlu
Gözlemi Yapan 21 Kasım 2024
Cape Town, Masa Dağı'nda gözlemlediğim bir Cape damanı. Bu canlılar görünüş olarak her ne kadar tavşan veya fare gibi kemirgen canlıları andırsa da, genetik olarak fillerle ve deniz inekleri (Sirenia) ile yakın akrabadır. Genetik analizler, Hyracoidea (damanlar), Proboscidea (filler) ve Sirenia (deniz inekleri) gruplarının Afrotheria adı verilen bir üst takson altında toplandığını göstermiştir. Bu üç grup, yaklaşık 60 milyon yıl önce ortak bir atadan ayrılmıştır.

Bu canlılar özellikle leoparın yavrularını beslemesi için uygun bir avdır. Çakal, sansar, karakulak gibi memeliler de damanların başlıca avcıları konumundadır. Öte yandan kartallar ve şahinler için de kuvvetli bir öğün oluştururlar.
16
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Şafak Aki
Şafak Aki
119.9K UP
Alıntıyı Ekleyen 4 gün önce
Çok az filozof kendini kötü hissetmenin olumlu bir şey olduğunu düşünmüştür. Yaygın inanca göre bilge kişi acılarını bastırabilen; huzursuzluk, kötümserlik, öfke, kendini hor görme, aşk acısı gibi duygularını denetim altında tutabilen kişidir.
İşte tam da bu nedenle, Friedrich Nietzsche'ye göre filozofların çoğu lahana kafalıydı. Talihim böyle istiyor, ilk doğru dürüst insan ben olmalıyım, diye yazmıştı filozof bundan biraz da utanç duyarak 1888 yılının sonbaharında. Günün birinde beni ermişler katına yükseltecekler diye ödüm kopuyor.
Kaynak: Felsefenin Tesellisi
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Yasa, arzudan bağımsız mantıktır."
Aristoteles
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)