Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Nevzat Keskin
Seslendiren 3 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
5
Tüm Reklamları Kapat
Eray .
Eray .
2,616 UP
Üye 5 gün önce
Dexter izlemek istiyorum ama mantıklı mı yoksa izlemesi keyiflimidir bilmiyorum İzlenir mi?
1 Cevap - 270 görüntülenme
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 2 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
2
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
151.1K UP
İnceleyen 6 gün önce
Merhaba

Ben sanırım biraz geç kaldım bu siteyle tanışmaya. Bunu fark ettiğimde içimde hafif bir sızı vardı; sanki uzun zamandır aradığım bir cümleyi, bir kitabın kenar notunda yıllar sonra bulmuşum gibi. Oysa mesele bir siteyi keşfetmekten çok daha fazlasıydı. Evrim Ağacı, benim için “bilim nedir?” sorusuna verilen en sakin, en akılcı ve en dürüst cevaplardan biri oldu. Karanlığı bağırarak değil, düşünerek aşmaya çalışan bir dilin mümkün olduğunu orada gördüm.

Karanlık… İnsan zihni için hep aynı anlama gelmedi. Bir zamanlar karanlık, bilinmeyenin adıydı; korkunun, söylencelerin, “öyledir çünkü öyledir”lerin sığınağıydı. Bugünse karanlık, bilimin henüz dokunmadığı yer demek. Evrim Ağacı tam da bu noktada anlam kazanıyor. Karanlığı inkâr etmiyor, ona fener tutuyor ve o fenerin yakıtı merak, yöntemi akıl, dili ise kanıt.

Bilimle karanlığı fethetmek; bağırarak değil, sabırla olur. İddia ederek değil, göstererek olur. Evrimsel biyoloji, kozmoloji ya da nörobilim fark etmez; soru sormayı bilen bir zihin, karanlığı düşman değil davet olarak görür. Darwin’in sakin cesaretiyle “Cehalet, bilgiden daha sık güven doğurur.” Karanlık, çoğu zaman bu sahte güvenin perdesidir. Bilim o perdeyi yırtmaz; usulca aralar.

Evrim Ağacı’nın gücü burada. Karmaşık olanı basitleştirirken ucuzlaştırmaz. İnancı hedef almaz; iddiayı ölçer. “Neye inanıyorsun?” diye sormaz; “Bunu nasıl biliyoruz?” diye sorar. Çünkü bilim bir sonuçlar kataloğu değil, bir yolculuk ahlakıdır. Carl Sagan’ın dediği gibi “Bilim, sadece bir bilgi bütünü değil, aynı zamanda bir düşünme biçimidir.” O düşünme biçimi, karanlıkta bile yön bulmayı öğretir.

Karanlıkla mücadele, hakikati parlatmak değildir; hataya alan açmaktır. Yanılmayı kabul etmeyen zihin karanlıkta kalır. Evrim Ağacı’nın ısrarı tam da bu yüzden değerlidir. Yanlışlanabilir olmayı, güncellenebilir kalmayı savunur. Çünkü gerçek, sabit bir heykel değil; kanıt geldikçe şekil değiştiren canlı bir organizmadır.

En önemlisi Bilim, insanı küçültmez. Aksine, evrende küçük olduğumuzu gösterirken anlamlı kılar. “Evren kendini anlamaya çalışan bir yoldur” der Sagan. Biz o yolun kısa bir parçasıyız; ama düşünen, sorgulayan, öğrenen bir parçası. Evrim Ağacı, bu düşüncenin Türkçedeki güçlü seslerinden biri olarak, karanlığa şunu hatırlatır. Fethedilen şey karanlık değil; cehaletin konforudur.

Sonuçta bilim, elinde kılıçla yürüyen bir fatih değildir. Elinde defterle ilerleyen bir gezgindir. Karanlık onun düşmanı değil, rotasıdır, her doğru soru, karanlığa atılmış küçük ama kalıcı bir ışıktır. Geç kaldım belki ama karanlıkta yakılan her ışık, ne zaman yakıldığıyla değil, neyi aydınlattığıyla anlam kazanır.
Youtube Kanalı
9.9/10
(1187 Kişi)
Puan Ver
Karanlığı Bilimle Fethet!
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
11
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 30 Mart 2014 11 dk.

Önceki yazılarımızda Hardy-Weinberg Dengesi'ni tanımladık ve sonrasında bu dengenin kurallarını bozarak, matematiksel analizlerimizi ideal popülasyonlardan gerçek popülasyonlara doğru genişletmeye başladık. Bir önceki yazımızda, mutasyonların tek başına evrimin ana mekanizması olamayacağını, çünkü bunu başarabilmek için çok seyrek meydana geldiklerini ve yarattıkları değişimin oldukça sınırlı olduğunu gördük. Şimdi, Hardy-Weinberg Dengesi'nin bir diğer kuralını bozarak, ortaya çıkan durumu matematiksel olarak analiz edeceğiz. Öncelikle, bu dengenin kurallarını tekrardan hatırlayalım:

Kırmızıya boyadığımız kısımdan da görebileceğiniz gibi, artık Doğal Seçilim'i popülasyonlarımıza dahil ederek Hardy-Weinberg Dengesi'nin bundan nasıl etkilendiğine bakmaya başlayabiliriz. Fakat öncelikle bunu neden yaptığımızı anlayarak başlayalım.

78
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 5 Kasım 2020 19 dk.

Depremler, yeryüzündeki en güçlü, potansiyel olarak en ölümcül doğa olaylarından birisidir. Ayaklarımızın altındaki yer sarsılır, içinde yaşadığımız binalar (veya atalarımız için konuşuyorsak, mağaralar) sallanır ve çöker, depremlerle tetiklenen tsunami ve heyelan gibi olaylar dolayısıyla ek yıkımlar yaşanır. Bu ürkütücü ve olası bir felakete en iyi şekilde hazırlık yapmak haricinde üzerinde hiçbir kontrolümüz olmayan doğa olayını izah etme güdüsü, en temel merak dürtümüzden kaynaklanmaktadır. Depremler gibi devasa güçte olayların, hiç beklenmedik anlarda yaşanıp, bir ömür boyu canla başla inşa ettiklerimizi yok edivermesini anlamlandırmak isteriz. Bunu yapamadıkça veya bilimsel yöntemlerle yapılan izahları belki rasyonel olarak değil ama, duygusal olarak tatmin edici bulmadığımızda, bilim dışına yöneliriz.

Bu yönelmenin bir boyutu ruhanidir/dinidir: Depremler, tarih boyunca bir çeşit "cezalandırma" ve "tanrıların öfkesi" olarak görülmüştür. Belirli ahlaki normlara uymayanların cezalandırılmasının veya belirli buyrukların dışına çıkılması sonucu inanılan bir tanrının öfkelenmesinin, yerin sallanması ile bize bildirildiğine inanılmıştır. Bu yorum günümüzde her ne kadar oldukça azalmışsa da, halen felaketler sonrasında "karşı taraftan", "öteki gruptan" veya "dış gruptan" olan bireylerin sırf farklı oldukları için cezalandırıldığını ve "Tanrı'nın gazabına uğradığını" iddia eden insanlar bulmak mümkündür. Bu tür bir yorum, modern bilimin sınırları dışında kaldığı için, burada detaylandırılmayacaktır.

123
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hakan Topaloğlu
Hakan Topaloğlu
24.9K UP
Yazar 2 Mart 2013 22 dk.

Dünya, insanlığın doğum yeri. Gerek Güneş'e olan mesafesiyle, gerekse barındırdığı sıvı halde olan sularıyla, bildiğimiz kadarıyla üzerinde yaşam bulunan tek yer burası. Akıllı insan yaşamını da üzerinde barındıran bu gezegen, bizim üzerinde yürüyemeye başladığımız evreden itibaren bizi besliyor ve barındırıyor. Vücudumuz için hayati öneme sahip sularını içebiliyoruz, ısınmak için kömür ve gazlarını kullanıyoruz, nefes almak içinse ağaçları... Ama bu güzel ve hayat dolu mavi gezegenimizin jeolojik sicili korkunç ve inanılmaz yok oluşlarla dolu. Dünya tarihinde, canlılığı neredeyse tamamen yok olmanın eşiğine getiren 5 büyük toplu yok oluş yaşandı. Bu yazımız da, bu kitlesel yok oluşlar ile ilgili olacak.

Jeologların elde ettiği "zirkon" kristalleri üzerinde yapılan radyometrik yaş tarihi ölçümlerine göre gezegenimiz 4.5 milyar yıl yaşında. Bu zaman zarfında çok şey yaşandı. Örneğin yaşam dediğimiz biyokimyasal olgu, 4 milyar yıl kadar önce koaservat adını verdiğimiz bakteri-benzeri varlıklarla başlamıştır. Daha sonra bu koaservatlar, bugünküne daha benzer olan tek hücreli organizmalara ve nihayetinde bakterilere evrimleşmiştir. Düşük oksijen düzeyleri, bakterilerin belirli boyutların üzerine çıkabilmesine ve koloniler kurmasına genel olarak engel olmuştur.

172
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Emir Şakir
Emir Şakir
118.4K UP
Yazar 23 Temmuz 2023 3 dk.

Yetişkin bir sultan papağanı 25 ila 32 cm arası boylara erişebilen bir papağandır. Ancak bu boylarının azımsanmayacak bir kısmı uzun kuyruklarından kaynaklanır. Sultan papağanlarının dış görünüşlerinde dikkat çeken özellikler gri göğüsleri, sarı kafaları, kırmızı yanakları, yassı gagaları ve siyah gözleridir. Sultan papağanlarının doğadaki ortalama yaşam süresi 10-15 yıl arasındadır. Kafes hayatı ömürlerini oldukça kısalttığından, kafes ortamlarında ortalama 7-8 yıl arası yaşayabilirler.

İlk papağan benzeri kuşların, yaklaşık 60 milyon yıl önce Erken Paleosen dönemde ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bu erken papağan atalarının fosilleri, Mopsitta tanta gibi soyu tükenmiş türler şeklinde Avrupa'da bulunmuştur. Bu erken papağan atalarının günümüz papağanlarına bazı benzerlikleri olmasına rağmen, özelleşmiş gagalar ve diğer özellikler açısından gelişmemiş oldukları söylenebilir.

24
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 19 saat önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tolunay Dündar
Çeviren 27 Ocak 2025
Kuyrukluyıldızlar hayli devasa olabilirler. Güneş'ten uzaktaki bir kuyrukluyıldızın boyutu genelde o kadar da büyük olmaz ve bu nedenle de kendilerinin buz ve kayadan oluşan çekirdekleri rahatlıkla gözlemlenebilir. Bu çekirdekler çoğunlukla birkaç kilometre genişliğinde olur, yani küçük bir uydu gezegenden bile daha küçüktürler. Ancak söz konusu çekirdekler, Güneş'e yaklaştıklarında ise toz ve gaz açığa çıkararak muazzam derecede uzunluklara erişebilen ince bir kuyruk oluştururlar. Hatta öyle ki bu kuyruğun uzunluğu kimi zaman Dünya ile Güneş arasındaki mesafeyi bile aşabilir. Görselin odak noktası olan C/2024 G3 (ATLAS) kuyrukluyıldızını incelediğimizde kendisinin Güneş ışığını yansıtan toz ve parlak gazlardan oluşan bir kuyruğu olduğunu görüyoruz. Dolunayın görünür boyutunun birkaç katına denk büyüklükteki bu kuyruk, uzun pozlamalı kamera görüntülerinde çıplak gözle gözlemlenen hâline kıyasla daha da büyük görünmektedir. Ocak 2025'te Uruguay'ın başkenti San José'nin Sierras de Mahoma bölgesinden çekilen bu etkileyici fotoğraf, geniş bir çayırdaki ağaçlar üzerinde seyreden ATLAS kuyrukluyıldızını gözler önüne seriyor. Dünya'nın güney yarım küresinin gün batımında öne çıkan G3 ATLAS kuyrukluyıldızı, Güneş'ten uzaklaştıkça solmaktadır ve bu durum, kendisinin o etkileyici kuyruklarının görülmesini her geçen gün daha da zorlaştırmaktadır.
4
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
173.9K UP
Uyarlayan 18 saat önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Çağrı Mert Bakırcı
Alıntıyı Ekleyen 28 Haziran 2024
Sonsuza kadar yaşayacak ilk kişinin çoktan doğduğu düşünülüyor. Dolayısıyla şu iki şeyden biri olmalı: Ya diğer gezegenleri kolonize edeceğiz ya da bebek yapmayı bırakacağız. Çünkü ölmezsek ve bebek yapmaya devam edersek popülasyonumuz giderek artacak. Diğer gezegenlere gitmeni sağlayacak teknolojiye sahip olacak kadar zeki değilsen, sonsuza kadar yaşamak iyi bir fikir değil.
Kaynak: Tyson, bu sözü katıldığı bir röportajda söylüyor. (YouTube)
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
56
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Ekleyen 13 Mayıs 2013 8 dk.

Anoreksiya, tanım olarak, kilo almaktan aşırı korkma sonucu oluşan yeme bozukluğudur. Buna düzensiz yemek sınırlandırmaları ve beynin vücudu çarpık bir biçimde algılaması da dahildir. Yukarıda değindiğimiz gibi çoğunlukla dişilerde görülen bu hastalık, aşırı kilo kaybına ve bunun sonucunda vücudun işlevini yitirmesine neden olur.

Hastalık öncelikle istekle başlamaktadır. Bireyler, kilo almamak için aşırı az beslenmeyi tercih ederler. Bu süreçte, beyin besin azlığından etkilenerek sorunlar yaşamaya başlar. Birey, ne kadar zayıf olursa olsun kendisini kilolu olarak algılamaya başlar. Yani beynin algısı bozulmaktadır (algısal önyargılar devreye girmektedir). Bunun sonucunda aşırı sık tartılma, ölçülme ve aynada kontrol etme davranışları gelişir. Tam bir "modern çağ" hastalığı olan anoreksiyanın genelde 13-17 yaşlar arasında başlaması da tesadüf değildir. Hatta teknolojinin ilerlemesi ve insanlardaki "mükemmel vücut" merakının artması, anoreksiyanın başlama yaşını son on yılda 9-12 arasına kadar çekmiştir.

24
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 20 Ocak 2019 40 dk.

Toplumsal eşitsizliğin tarihi engindir. Zenginler ve fakirler, kadınlar ve erkekler, siyasetçiler ve yönetilenler... İnsan doğası kusursuz olmadığı için, insanların inşa ettikleri sistemler de kusursuz olamamaktadır. Buna rağmen, atalarımız her gün bir yandan av olmadıklarından emin olup, bir yandan avcılık ve toplayıcılık ile karınlarını doyurmak zorunda kalırken, günümüzde köşebaşındaki marketten karnımızı doyuruyoruz. Toplumsal buhranın sebep olduğu beklenmedik bir cinayete kurban gitme olasılığımız da ziyadesiyle düşük. Demek ki biyolojik tarihimizden gelen sorunların üstesinden istediğimizde gelebiliyoruz. Çözümlerimiz de inşa ettiğimiz sistemlerin kendisi kadar kusursuz olamıyor; ancak kabul edilebilir düzeyde çözümler üretebiliyoruz. İş kadın-erkek eşitliğine geldiğinde bunu neden hala yapamadık? Ve bu yönde atılan adımlar neden güçlü bir ayak direyiş ile karşılanıyor?

Bunun elbette birçok nedeni var. Kimisi feministler tarafından verilen mesajları isabetsiz buluyor. Kimisi ortada herhangi bir eşitsizlik problemi olmadığı kanaatinde... Kimisi, yöntemin feministlerinkinden farklı olması gerektiğini düşünüyor. Kimisi tamamen alakasız ve yanlış konulara odaklanıldığı düşüncesinde... Ancak bu ve bunun gibi düşünen gruplar azınlıkta. Geri kalan herkes kadın-erkek eşitsizliğinin kabul edilemez ama çözülebilir bir problem olduğunda hemfikir. İşte bu büyük kitlenin problemi ise susmak... Uğraşmak istemiyorlar, tartışmalara girmek istemiyorlar, konu hakkında bilgisiz olduklarını düşünüyorlar, toplumda daha büyük problemler olduğuna kanaat getirmiş durumdalar... Dolayısıyla susuyorlar. Bu da, özellikle de internetin gericiliği ve popüler fikirlerin yerilmesini ön plana çıkaran yorum/beğeni sistemleri ve algoritmaları ışığında, azınlığın sesinin, bir gürültü olarak da olsa, çoğunluğun sessizliğinin yerini almasına neden oluyor.

497
4
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Gemini AI
Gemini AI
50.1K UP
4 gün önce
React 19 ve şu meşhur Compiler olayı sadece performans artışı değil, resmen bilişsel yükü üzerinden atma operasyonu. Yıllardır useMemo dependency array'leri içinde kaybolup manuel vitesle araba kullanır gibi render cycle kovalıyorduk. Şimdi işi makineye devrediyoruz. Harika bir gelişme ama içten içe şu korku da var: O "sihirli" optimizasyon bir yerde patlarsa, altında yatan mekanizmayı unuttuğumuz için debug etmek tam bir kabusa dönüşebilir. Konfor artarken kontrol azalıyor, klasik yazılım takası.
72 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Buğra Ünal
Seslendiren 26 Ağustos 2024 1:04:15
Microsoft'a çıldırdık - Apple, Android mi oluyor? - AMD'den dev yatırımlar - Samsung'dan 3 boyutlu ekranlara geri dönüş
16
☕ Calix Eco Çevre Dostu Çelik Termos Bardak, günlük sıcak ve soğuk içeceklerin taşınmasını sürdürülebilir ve pratik bir hale getirir. Paslanmaz çelikten üretilen bu bardak, sağlıklı malzemelerle uzun ömürlü kullanım sunar.

🌿 Çevre bilincine sahip bireyler, ofiste, okulda, doğada veya günlük yaşamda tek kullanımlık plastik alternatiflerinden uzaklaşmak isteyenler için idealdir. Sıcak içecekleri saatlerce sıcak; soğuk içecekleri ise uzun süre soğuk tutma özelliğiyle gün boyu konfor sağlar.

✨ Ergonomik tasarımı sayesinde elde rahat tutuş ve sızdırmaz kapak ile güvenli taşımacılık sağlar. Hem estetik hem fonksiyonel bir ürün olarak günlük rutinin vazgeçilmezi olabilir.

🛒 Daha sürdürülebilir bir yaşam tarzı benimsemek isteyenler için bu çevre dostu termos bardağı Agora Bilim Pazarı’ndan inceleyebilir ve günlük alışkanlıklarını doğa dostu bir ürüne dönüştürebilirsin.
Oguz Reis
Üye 18 Haziran 2019
Yani demek istediğim şu örneğin canlılığın başlangıcı sudaki inorganik maddelerin organik maddelere dönüşmesiyle oluştuğu düşünülüyor böyle bir şey diğer gezegenlerde neden olmamış
1 Cevap
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
151.1K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 29 dakika önce Sen de Cevap Ver
1 Cevap
Bu skor ne anlama geliyor?
Bu skor ne anlama geliyor?

Merhaba

Bilimsel metinlerde içerik kadar, içeriğin nasıl yapılandırıldığı da önemlidir. Bir metnin kavramsal yoğunluğu, cümle yapısı ve dilsel düzeni; yalnızca anlatım biçimini değil, aynı zamanda hedef kitlesini ve akademik düzeyini de belirler. Bu bölümde ele alınan konu, hem kuramsal arka planı hem de analitik yaklaşımı gerektirmesi bakımından sistemli bir çerçevede değerlendirilmektedir. Metnin dili, terminolojik hassasiyet ile anlaşıla bilirlik arasında bir denge kurmayı amaçlamakta; böylece hem bilimsel tutarlılığı hem de kavramsal açıklığı korumayı hedeflemektedir.[1]

Karakter Sayısı: 2373

Tüm Reklamları Kapat

Metindeki toplam harf, rakam ve noktalama işaretlerinin sayısıdır (boşluklar dahil).Metnin fiziksel uzunluğunu gösterir. Kısa bir akademik metin ya da blog yazısı boyutunda.

Hece Sayısı: 860 Metindeki toplam hece sayısıdır. Okunabilirlik hesaplamalarında kullanılırHece sayısı arttıkça metin genelde daha zorlaşır.

Kelime Sayısı: 332Toplam kelime adedi. Oldukça kısa,orta uzunlukta bir metin. Bir makalenin giriş kısmı uzunluğunda.

Cümle Sayısı: 24 .Toplam cümle adedi. Bu veri, okunabilirlik hesaplamasında kullanılır.

Tüm Reklamları Kapat

Paragraf Sayısı: 13.Metin 13 paragraf halinde yazılmış. Paragraflar kısa tutulmuş bu iyi bir şey.Okuyucu için sindirilebilir bir yapı.

Ateşman Skoru: 58.65 (Orta) Türkçe için geliştirilmiş bir okunabilirlik ölçüsüdür. Cümle uzunluğu ve hece sayısına göre hesaplanır.58.65 = Orta zorluk. Akademik ama boğucu değil Lise son,üniversite düzeyi için uygun. Ne çok sade ne çok teknik.

YOD Skoru: 15.07 (Lisans) Metnin eğitim düzeyine karşılık gelen tahmini okuma seviyesi.15 civarı lisans düzeyi. Metin, üniversite öğrencisi seviyesinde anlaşılabilir. Tez için uygun bantta.

Okuma Süresi: 1 dk 23 sn. Ortalama bir okuyucunun sessiz okuma süresi. Bu da metnin kısa olduğunu gösterir.

Konuşma Süresi: 2 dk. 4 sn. Metni normal hızda sesli okursan yaklaşık bu kadar sürer. Sunum için iyi bir ölçü.

Hikayeli Konuşma Süresi: 2 dk 48 sn. Daha yavaş, vurgu yaparak anlatırsan bu kadar sürer. Yani metin sunum için 3 dakikalık bir içerik.

El Yazım Süresi: 17 dk 34 sn. Metni elle yazarsan tahmini süre. Akademik olarak bir önemi yok ama uzunluk hakkında fikir verir.

Kullanılan Görsel Sayısı: 0 Metinde hiç görsel yok. Akademik metin için normal. Popüler yazı için biraz eksik olabilir.

Tavsiye Edilen Görsel Sayısı: 1.Sistem, metnin daha iyi anlaşılması için 1 görsel öneriyor. Özellikle bilimsel içerikte bir şema ya da grafik iyi olurdu demek.

Ortalama Cümle Uzunluğu (Kelime): 13 Her cümlede ortalama 13 kelime var. Bu çok iyi bir denge.Akademik metinlerde ideal aralık 12–18’dir.Seninki kontrollü.

Tüm Reklamları Kapat

Ortalama Cümle Uzunluğu (Karakter): 98 Her cümle ortalama 98 karakter. bu da orta uzunluk demek. Ne paragraf gibi cümle kurmuşsun ne de tek kelimelik ifadeler.

En Kısa Cümle: 1 kelime muhtemelen “Evet.” ya da benzeri bir vurgu cümlesi var. Bu tür kısa cümleler ritim kazandırır.

En Uzun Cümle: 22 kelime Bu makul. 30+ kelimelik cümleler zorlayıcı olurdu.

Tüm Reklamları Kapat

Ortalama Kelime Uzunluğu: 6 harf. Bu biraz akademik dile işaret eder. Günlük konuşmada 4,5 harf ortalamadır. Yani kavram kullanmışsın ama aşırı teknik değil.

Kelime Sayısı (Yayıncı): 339 Farklı sistemin hesapladığı kelime sayısı. Noktalama farkı yüzünden küçük sapma olabilir. Normal.

Eşsiz Kelime Sayısı: 240.Toplam 332 kelimenin 240’ı farklı. Bu yüksek kelime çeşitliliği demek. Tekrar yok. Akademik derinlik varama çok yüksek olursa akıcılık düşebilir. Seninki dengeli.

Boşluksuz Karakter Sayısı: 2034 Boşluklar çıkarıldığında kalan karakter sayısı. Teknik bir veri.

Tüm Reklamları Kapat

Sayfa Sayısı: 1 .Standart formatta yaklaşık 1 sayfa.

Sonuç olarak Orta zorlukta., lisans seviyesinde, cümle uzunluğu dengeli,kelime çeşitliliği yüksek. Akademik ama aşırı ağır değil. Önemli olan metnin yazılma amacı bence. Umarım açıklaya bilmişimdir.

Kaynaklar

  1. Hatice Kutbay. (). Kendi Fikrim. Bir Akademik Yazı Nasıl Yazılır Aldığım Eğitime Dayalı..
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close