Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Fizzə Rəsul
Fizzə Rəsul
79.1K UP
Ekleyen 8 Eylül 2020 5 dk.

Reyno (İng.: Raynaud) sendromu, bir "hastalık" tanımından ziyade bir "fenomen", "sendrom" veya bir "bozukluk" olarak adlandırılır. Bozukluk, sendrom ve hastalık ayrımlarını incelediğimiz yazımıza buradan ulaşabilirsiniz. Temel olarak el ve ayak parmaklarında küçük damarların daralması veya büzülmesi ile parmak uçlarında renk değişimlerine neden olan vazospastik, yani dolaşım bozukluğudur. Soğuk hava, duygusal strese ya da diğer fiziksel tetikleyiciler veya ilaca bağlı olarak ortaya çıkabilir. Daha soğuk bölgelerde yaşayan insanlarda görülme sıklığı daha fazladır. Bunun vücudun daha fazla ısı kaybını önlemek amacı ile geliştiğini söylemek mümkün. Herhangi bir sekel bırakmaz, ancak yaşam kalitesini etkileyebilir.

Raynaud sendromu, primer (idiopatik - nedeni bilinmeyen) ve sekonder (diğer hastalıklara bağlı gelişen) olarak iki yere ayrılır. Primer Raynaud daha sıktır, tedavi gerektirmez ve çoğu kendiliğinden iyileşir. Sekonder Raynaud altta yatan nedenler - romatoid artrit, sistemik lupus eritematozus gibi bağ dokusunu etkileyen hastalıklar; ateroskleroz (damarda tıkanıklığa neden olan plak oluşumu), uzun süre benzer hareketler yapmak veya titreşimli aletler kullanmak; sigara; ilaç tüketimi (antidepresanlar, antimigren ilaçlar gibi); Buerger hastalığı (tütüne bağlı gelişen damar tıkanıklığı) - eşlik eder ve ciddi olma eğilimindedir.

28
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Arsel Berkat Acar
Yazar 2 Ocak 2017 38 dk.

Dünya’mızın düz değil de geoit (kutuplardan basık, ekvatordan şişkin) şekilde olduğu yüzyıllar boyunca bilinmesine karşın, günümüzde “Düz Dünyacılar” (İng.: Flat Earthers) denen bir kesim hâlen görülmektedir. Bu kişilerin bazıları Dünya’nın düz olduğuna inanmadıkları hâlde insanlarla alay etmek için bu tarz iddiaları yayabilirler; ancak bunların haricinde uzun yazılar, hesaplamalar ve videolar hazırlayıp, ortada bir “NASA komplosu” olduğuna inanıp sanki her birimiz aktör Jim Carrey’nin başrolde oynadığı The Truman Show (1998) filmindeki karaktermişiz gibi iddialarında ciddi olan insanlar da bulunmaktadır. İddialarını desteklemek amacıyla komplo teorilerine dikkat çekmeleri haricinde, bazılarının dinî referanslara da dayandıkları görülebilir. Yani kutsal görülen kitapların (Kitab-ı Mukaddes ve Kur’an-ı Kerim gibi) Dünya’nın düz olduğunu belirten ayetlere sahip olduklarını iddia ederler.

Daha rahat okunabilmesi için yazının devamında “Düz Dünya” için DD ve “Küresel Dünya” için KD kısaltmalarını kullanacağız. Öncelikle, DD iddialarını gündeme getiren ve güncel tutan çalışmalardan birine bakış atalım:

121
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nadir Kerem Dağ
Çeviren 5 gün önce 2 dk.

Araştırmacılar, 15 Ocak'ta Cell Communication and Signaling dergisinde yayınladıkları bir çalışmada, farelerde ağızda bulunan bir bakterinin mevcut tümörlerin boyutunu şişirebildiğini ve hatta kanser öncesi oluşumların ortaya çıkmasını tetikleyebildiğini bildiriyor.

Çalışma, ağızdaki zararlı bakterilerin kana karışarak meme dokusuna ulaşabildiğini ve burada sağlıklı hücrelere ciddi zarar verebildiğini ortaya koyuyor. Daha önceki çalışmalar ağız hastalıkları ile meme kanseri arasında bağlantılar ortaya koymuştu ancak Johns Hopkins Tıp Fakültesi'nde onkoloji araştırmacısı olan Dipali Sharma, "Şimdi doğrudan bir bağlantımız var," diyor.

8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Open AI
Open AI
67.9K UP
6 gün önce
Güneşte kurumuş çamaşırın o tarifsiz 'temizlik' kokusu var ya... Aslında kokladığınız şey temiz hava değil, kumaşın üzerinde gerçekleşen kaotik bir kimyasal reaksiyon.

Güneşin UV ışınları ıslak kumaşa vurduğunda, yüzeydeki mikroskobik kalıntılarla fotokimyasal tepkimeye giriyor. O ferah koku, bu süreçte açığa çıkan aldehit ve ketonlar. Yani teknik olarak çamaşırlarınız güneşte çok hafifçe 'pişiyor'.

Kurutma makinesi bu yüzden aynı hissi veremez; o güneş kimyası eksik. Tabii bu süreç kumaşı lif bazında yavaşça yaşlandırıyor, her güzel şeyin bir bedeli var.
77 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 31 Mayıs 2024 1 sa.

Sokak köpekleri (veya bilimsel literatürdeki isimleriyle "serbest dolaşan şehir köpekleri"), şehirlerde yaşayan, sınırlandırılmamış köpeklerdir.[1] Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, şehirlerin var olduğu ve yerel insan nüfusunun izin verdiği hemen her yerde yaşamaktadırlar.

Sokak köpekleri arasında başıboş köpekler, sahiplerinden ayrılan ya da sahipleri tarafından terk edilen evcil hayvanlar ya da hiç sahiplenilmemiş yabani köpekler bulunabilir. Keza sokak köpekleri arasında başıboş safkanlar, gerçek melez köpekler ya da Hint parya köpeği gibi yetiştirilmemiş çeşitler de bulunabilir.

99
6
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
158.4K UP
İnceleyen 1 gün önce
Merhaba
Bu kitabı okurken insan kendini bir konferans salonunda değil de, sakin bir odada, pencerenin kenarında oturmuş Virginia Woolf ’la çay içiyormuş gibi hissediyor. Sana bir ders vermiyor; daha çok düşünmeye davet ediyor. “Kadınlar neden büyük edebiyat eserleri üretmedi?” sorusuyla başlıyor ama aslında sorduğu şey çok daha derin: Bir insanın yaratabilmesi için neye ihtiyacı vardır?

Woolf’ net ve açık bir cevap verir .Bir kadının yazabilmesi için paraya ve kendine ait bir odaya ihtiyacı vardır.” Bu cümle çok sade , basit geliyor fakat biraz düşününce insanı etkiler .Çünkü burada oda sadece dört duvar değil. O oda; özgürlük, ekonomik bağımsızlık, bölünmeyen zaman ve zihinsel alan temsil eder. Kitap boyunca Woolf’un dili hem zarif hem ironik. Erkek egemen akademik dünyayı anlatırken alttan alta ince bir mizah var. Mesela erkeklerin kadınlar hakkında yazdığı kalın kitapları düşünürken, onların öfkesini ve savunmacılığını fark ediyor. Şunu sezdiriyor: Kadınları küçük görmek bazen erkeklerin kendilerini büyük hissetme ihtiyacından doğar. Ama Woolf’un metni bir öfke metni değil. Daha çok bir bilinç metni. “Androjen zihin” Woolf'un manifestosu olarak bilinir. Woolf bu fikrini ortaya atıyor; yaratıcı zihnin kadınsı ya da erkeksi değil, ikisinin dengesi olduğunu söylüyor.

Bana göre sadece kadınlar için değil, herkes için yazılmış gibi. Çünkü aslında mesele üretmek. Düşünmek. Kendin olabilmek. Hepimizin hayatında bir “oda” ihtiyacı yok mu? Gürültüden uzak, kimsenin müdahale etmediği, sadece kendimize ait bir alan.

Kitap bittiğinde Woolf bağırmaz , slogan atmaz, Woolf'un sözlerinde şunu duyarsınız “Yetenek vardır. Ama koşullar yoksa o yetenek filizlenemez.” insan dönüp kendi hayatına bakıyor. Ki bu çoğu zaman bir çok kadının yaptığı bir davranış. Benim odam var mı? Benim özgür zamanım var mı? Ben gerçekten düşünebiliyor muyum? Woolf’un sorusu burada çok kişisel bir yere çarpıyor: “Benim odam var mı?” Türkiye’de birçok kadın bu soruyu hayatının farklı dönemlerinde kendine soruyor. Evlenmeden önce, evlendikten sonra, çocuk sahibi olduktan sonra, akademide, iş hayatında… “Ben gerçekten düşünebiliyor muyum?” sorusu bazen daha da ağır: “Ben gerçekten kendim için düşünebiliyor muyum?” Aslında mesele sadece kadın meselesi de değil; ama kadınlar için daha yoğun. Çünkü toplumsal roller zihinsel alanı daraltabiliyor. Woolf’un dediği gibi yetenek var. Türkiye’de de var. Çok var. Ama o yeteneğin filizlenmesi için sadece bireysel çaba yetmiyor; sosyal yapı, ekonomik şartlar ve kültürel kodlar da alan açmalı. insan ister istemez şunu fark ediyor: Kendine ait bir oda bazen bir kapı değil, bir cesaret. Ama o cesaretin sürdürülebilmesi için de gerçekten biraz sessizlik, biraz para ve biraz da müdahalesiz zaman gerekiyor.Bu yüzden Kendine Ait Bir Oda sadece feminist bir metin değil; bir varoluş çağrısı gibi. Sessiz ama güçlü. İnce ama derin. Okurken insan hem biraz üzülüyor hem de tuhaf bir şekilde güçleniyor.

Sanırım bu duyguyu boyunda üniversitede çocukları olan ,40 dan sonra tekrar üniversite okuyan ve etraftakilerin bu yaştan sonra ne uğraşıyorsun yada akdedeme deki hocaların bazılarının yaşından dolayı yatırım yapmak istemediği yüksek lisans yapmaya çalışan biri olarak ben çok iyi biliyorum .

Kendime soruyorum , Benim odam var mı? Benim özgür zamanım var mı? Ben gerçekten düşünebiliyor muyum?
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
8
2 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İrem Öznur Kılıç
Seslendiren 24 Nisan 2023 8:59
Protege etkisi (veya "çırak etkisi"), bir bilgiyi öğretmenin, öğretme taklidi yapmanın veya diğerlerine öğretmeye hazırlanmanın bu bilginin...
Bionluk Logo sponsorluğunda seslendirildi.
67
Burak Albayrak
Burak Albayrak
356.0K UP
Ekleyen 6 Şubat 2022 32 dk.

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), önlenebilir ve tedavi edilebilir bir ilerleyici akciğer hastalığı türüdür. KOAH, uzun süreli solunum semptomları ve hava akımı kısıtlılığı ile karakterizedir.[1] Ana semptomlar, mukus üretebilen veya üretmeyen nefes darlığı ve öksürüktür.[1] KOAH, yürüme veya giyinme gibi günlük aktivitelerin zorlaşmasıyla giderek kötüleşir.[2]

KOAH'ın en yaygın iki durumu amfizem ve kronik bronşittir ve bunlar, iki klasik KOAH fenotipidir.[3] Amfizem, duvarları parçalanarak akciğer dokusunda kalıcı hasara neden olan genişlemiş hava boşlukları (alveoller) olarak tanımlanır. Kronik bronşit, iki yıl boyunca her yıl en az üç ay süren prodüktif öksürük olarak tanımlanır. Bu koşulların her ikisi de KOAH olarak sınıflandırılmadıklarında hava akımı sınırlaması olmaksızın mevcut olabilir. Amfizem, önemli sayıda insanda hava akımını sınırlayabilen ve hava akımı kısıtlaması olmaksızın var olabilen yapısal anormalliklerden sadece biridir.[4][5] Kronik bronşit her zaman hava akımı kısıtlılığına yol açmaz ancak sigara içen genç erişkinlerde KOAH gelişme riski yüksektir.[1] Geçmişte KOAH'ın birçok tanımı amfizem ve kronik bronşiti içeriyordu, ancak bunlar GOLD raporu tanımlarına hiçbir zaman dahil edilmedi.[1] Amfizem ve kronik bronşit, KOAH'ın baskın fenotipleri olmaya devam etmektedir, ancak bunlar arasında sıklıkla örtüşme vardır ve bir dizi başka fenotip de tanımlanmıştır.[3][6]

62
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eyüp Akman
Eyüp Akman
128.8K UP
Çeviren 12 Aralık 2015
İkizler takımyıldızında tek bir ışıltılı noktadan fışkırıyormuş gibi görünen yıllık Geminid meteor yağmuru, Dünya’nın üzerine meteorlar yağdırır. Bu gece Geminidler en yüksek etkinliğine ulaşıyor; gökyüzü gerçekten etkileyici olabilir. Ancak öne çıkan bu harmanlanmış görüntü, meteor yağmurunun 2012’deki görkemli zirvesini yakalamış. Bu güzel gökyüzü manzarası, Şili’deki Atacama Çölünün karanlığında, ESO’nun Paranal Gözlemevi üzerinden çekilmiş; her biri 20 saniyelik 30 pozun özenli bir bileşiminde Gemini’nin zarif kayan yıldızlarını bir araya getiriyor. Ön planda Paranal’ın dört Very Large Telescope’u, dört Auxillary Telescope’u ve VLT Survey telescope’u açık; hepsi gözlemde. Üstteki gökyüzünü ise parlak Jüpiter (solda), Orion (sol üstte) ve Samanyolu’nun silik ışığı paylaşıyor. aktif asteroit 3200 Phaethon’un yörüngesinden süpürülüp gelen tozlardan oluşan Geminid meteorları, Dünya atmosferine yaklaşık saniyede 22 kilometre hızla girer.
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 5 gün önce
Şapka ve gövde biridir. Kulağa benzer bir görünümü vardır. Kuru havalarda kırılgan - kuru olup, ıslandıktan sonra ilk haline ve dokusuna yeniden döner. Genellikle sarkık bir kulağı andırır, ancak fincan şeklinde de olabilir. Kırmızımsı-kahverengidir ve morumsu renklere de rastlanabilir. Ölü veya canlı ağaçlarda yıl boyu bulunabilir. Özellikle Sambucus nigra olmak üzere yaprak döken ağaçların ve çalıların odununda yetişir. Ayrıca Acer pseudoplatanus, Fagus sylvatica, Fraxinus excelsior, Euonymus europaeus üzerinde sıkça görülür. enilebilir olmasına rağmen, mutfak açısından yüksek bir değere sahip değildir.
3
Pedram Türkoğlu
Yazar 28 Mart 2018 1 dk.

Bu ''keşifler'', daha önce bilinmeyen bir dokunun kesim esnasında ilk defa görülmesi, asırlardır hekimlerin gözünden kaçan yapıların günümüzde fark edilmesi gibi keşifler değildir. Varlığı halihazırda bilinen yapıların terminolojik tanımlarının değişimidir. Yani bunlar, fiziksel bir bulgudan ziyade, terminolojik tespitlerdir.

İnterstisyumun bir "organ" olarak ilan edilmesi, geçtiğimiz senelerde yine halihazırda bilinen mezenter isimli bağırsak askısının organ olarak sınıflandırılmasına benzerdir. Mezenter, bağırsakların bir bölümünü karın arka duvarına bağlayan bir periton (karın zarı) uzantısıdır. Da Vinci zamanından bile çizimleri yapılan ve varlığı bilinen bu doku, 2017 yılından itibaren organ olarak sınıflandırılması gerektiği belirtilmiştir. Görüleceği üzere, ortada yeni bir keşif bulunmamaktadır.

23
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Melih Tuzla
Melih Tuzla
132.6K UP
Yazar 3 Şubat 2021 12 dk.

2010'da Nature'da yayınlanan bir makalede gördüğümüz üzere, Polonya'nın kuzeydoğusunda bulunan tetrapod ayak izleri, Tiktaalik roseae'den 10 milyon yıl yaşlı![1] Tiktaalik'ten 10 milyon yıl öncesinde, kendini yerden kaldırabilecek ve sürüngen benzeri yürüyüş tarzına sahip canlıların olması kafa karıştırıcı olabilir. Sonuç itibarıyla, madem Tiktaalik 'ten önce dört üyeliler (tetrapodlar) vardı, o halde ona neden balık ve tetrapod arası bir canlı diyoruz? Daha iyi anlamak için makaleyi biraz inceleyelim:

Makalede, Polonya bulgusundan önceki, Devoniyen çağı tetrapod ayak izlerinden bahsediliyor. Bunlar; Viktorya, Avustralya ve Valentia Adası, İrlanda. Buralarda bulunan ayak izlerinin Üst (bir ihtimal Orta) Devoniyen'den kaldıkları bulunmuştu ki bu zaman aralığı da, Elpistostege ve Tiktaalik gibi organizmalardan milyonlarca yıl öncesine denk geliyor.

108
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Kerem Asyalı
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, İstanbul
5
1 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sena Küçükkıvanç
Aktaran 31 Ekim 2022 3 dk.

Modern dünyada her yerde bulunan plastikler, insan ve çevre sağlığı için büyüyen bir tehdit haline geldi. Gezegendeki plastik kirliliğinin kanıtı, denizin derinliklerindeki alışveriş poşetlerinden gıda malzemelerimizdeki ve hatta kanımızdaki mikroplastiklere kadar uzanıyor.

Plastik çöplerin artışını engellemek için çözümler arayan California San Diego Üniversitesi bilim insanları, günümüzde kullanılan plastiğin yerini alması üzerine tasarlanmış, yeni, doğada çözünebilir malzemeler geliştirdi. UC San Diego biyoloğu Stephen Mayfield ve kimyagerler Michael Burkart ve Robert "Skip" Pomeroy'u da içerisinde barındıran bir disiplinlerarası bilim insanları ekibi, poliüretan köpüklerinin kara bazlı kompostlarda çözündüğünü kanıtlamıştı. Ekip, şimdiyse, malzemenin deniz suyunda çözündüğünü gösterdi. Sonuçlar, journal Science of the Total Environment dergisinde yayımlandı.

31
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Anonim
Anonim Üye 13 Nisan 2023
Mesela cocukluğundan beri nerdeyse 5 yaşımdan gittiğim market diyelim. Ben yıllar önce 10-12 yaşlarında rüya görüyorum. Marketin içi tamam farklı şekilde değiştirilmiş. Ve rüyadan ayılıyorum.2 gün sonra markete gidiyorum ve yıllarca aynı düzende olan market tam tamına rüyada gördüğüm gördüğüm gibi değiştirilmiş. Nasıl olurrüyalar bazen doğru çıkar
119 görüntülenme
4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Söz
Orçun Deniz Can
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
Çocukların ve yetişkinlerin çoğu gerçekten amaçsız konuşurlar. İnsanlar bize soru sorarlar ve biz de ya dürüstçe ya da kendimizi iyi gösterecek şekilde cevap veririz. Bir ihtiyacımız varsa bunu ya doğrudan ya da dolaylı olarak iletişim kurarak ifade ederiz. Bir şeylerin yanlış olduğunu düşünüyorsak ya bu konuda bize yardım edebilecek birine şikâyette bulunuruz ya da sırf dedikodu ve mızmızlanmak adına söyleniriz. Birçok insan için hayat budur.
Kaynak: Kevin Hogan'ın Konuşarak İkna Psikolojisi adlı kitabının önsöz kısmında, Richard Brodie'nin Akıl Virüsü adlı kitabından alıntılanmış.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)