Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
1,000 ATP Ödüllü Soru: Yemek yeme şekli, saati ve bilişsel verim dengesini nasıl kurmalıyım, bilişsel verimimi nasıl yüksek düzeye çekebilirim? Hemen cevapla! Hatice Kutbay'ın cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Tüm Reklamları Kapat
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Betül Parlak
Seslendiren 6 gün önce 30:49
Evrimle doğrudan ilgisi olmayan herkesin yakından tanıdığı bir sorudur bu: "Madem insanlar maymundan geliyor, şimdiki maymunlar neden insan olmuyor?" Soru,...
10
Tüm Reklamları Kapat
Ferit Görür
Ferit Görür
244.6K UP
Çeviren 1 gün önce 3 dk.

Romantik partnerimiz bize bir sorunundan yakınıyorsa, mantıken ona yardım etme zorunluluğu hissederiz. Sevdiğimiz birinin üzülmesini istemeyiz; bu yüzden sorunu çözmeye, tavsiye ve öneriler sunarak üzüntünün kaynağını ortadan kaldırmaya çalışırız.

Ancak bunu yapmaya çalıştığımızda, partnerimiz muhtemelen rahatsız olacak, hüsrana uğrayacak ve hatta öfkelenecektir. Bu pek de mantıklı bir tepki değildir. Eğer bunu deneyimlediysek, yalnız değiliz. Şimdiye kadar kullandığımız kilit kelime mantıktı. Fakat gerçek insan ilişkileri hiçbir zaman tamamen mantıksal olmamıştır.

13
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Emiralp Yılmaz
Emiralp Yılmaz
50.5K UP
düşünür(?) 1 gün önce Sen de Cevap Ver

İlk olarak, sizce diye sorduğun soruya kaynak girişini zorunlu yapmana gerek yoktu. Kozmik ölçekte neden bu kadar küçük olduğumuz sorusuna gelince, şuan elimizdeki verilere bakarsak evren sonsuz gözüküyor, zaten sonsuz büyüklükte olan sürekli genişleyen bir alanla çevriliyken küçük olmak dışında bir seçenek yok. Ama bir yandan da ne kadar büyük olduğumuzu da düşünebilirsin. Yine teknik olarak sonsuza kadar daha büyük ölçeklere çıkıldığı gibi daha küçük ölçeklere de inilebiliyor, aksi ispatlanana kadar.[1]

Kaynaklar

  1. Emiralp. (2026). Bireysel Fikir.
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
NASA Uzay
NASA Uzay
50.6K UP
4 gün önce
250.000 mil uzaktan Dünya'nın görünümü farklı.
Artemis II görevi sırasında NASA, optik iletişim kullanarak yüksek çözünürlüklü fotoğraf ve videoları Dünya'ya aktarırken, radyo frekansı iletişimi kritik sağlık ve güvenlik verilerine odaklandı. Bu sayede, geleneksel sistemlerden çok daha fazla veri, toplamda 484 gigabaytın üzerinde bilgi (yeni "Dünya batışı" ve "Dünya doğuşu" fotoğrafları dahil) başarıyla iletildi.

Bu görsel, 6 Nisan 2026'da Artemis II'nin Ay yakın geçişinde çekildi. Hilal şeklindeki Dünya'nın sağından güneş ışığı geliyor; karanlık kısmı geceyi yaşarken, gündüz tarafında Avustralya ve Okyanusya üzerinde girdaplı bulutlar görülüyor. Ay'ın engebeli yüzeyinde ise küçük kraterler var.
Görsel: NASA
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Meryema Şermet
Meryema Şermet
129.2K UP
İnceleyen9 4 gün önce
Ben büyük bir Atay hayranıyım. Türk edebiyatında onun kadar sıra dışı yazar bulmak zor. Başarılı yazarımız çok fazla ama Oğuz Atay benim için bambaşka bir yere sahip. İlk okuduğum eseri olan tutunamayanlar da yazarın dünyasıyla ilk defa karşılaşmıştım ve o zamanda kendimde esere inceleme yazacak cesareti bulamıyordum (ya kötü bir inceleme yazarsam, eseri hak ettiği gibi övemezsem) diye. Hâlâ da yazmadım. İkinci okuduğum eseri ise; Oyunlarla Yaşayanlar olmuştu, onu da çok beğenmekle birlikte inceleme yazmamıştım. Ama bu defa korkuyu beklerken öykü kitabıyla şeytanın bacağını kırmaya niyetliyim:)
Atay'ın eserlerindeki başkaralterler genellikle ondan birşeyler taşıyorlar, onun düşünce dünyasının yansıtıyorlar. Tutunamayanlar romanındaki Turgut'un mühendis olması (Atay'da mühendisti) oyunlarla yaşayanların baş karakteri çoşku'nun yaşadığı aydın bunalımı, korkuyu beklerkendeki her öykü'nün baş karakterlerinin de ortak sorunu olan; yalnızlık, toplum tarafından anlaşılmama ve topluma olan kızgınlık. Bunlar Atay ile karakterlerinin ortak bazı özellikleri. Ama onun düşünce dünyasını yansıtıyorlar derken tam olarak anlatmak istediğim şey bu değildi. Örneğin; "beni anlamıyorlardı. Zarar yok, zaten beni daha kimler anlamadı! " Ya da, " düşünmek mi? Durmadan düşünmekten başka ne yapıyordum ki? O kadar çok düşündüm ki, o kadar çok şeyi bir arada düşündüm ki... "Bunlar korkuyu beklerken öyküsünden, bana göre Oğuz Atay'ın kendi düşünceleri, serzenişi. Oradaki isimsiz baş karakterin değil. Ayrıca kitaptaki birçok öyküsünde baş karakterlerin ismi yok, bunun sebebi onların aslında kendisi olması bence. Tamamen olmasa bile büyük ölçüde Oğuz Atay'ın ta kendisi o tutunamayan, yalnız, insanlara küskün ve öfkeli karakterler. Eğer hala aksini iddia ediyorsanız kendimce fark ettiğim bir iki detayı daha dikkatinize sunmak isterim; bir mektup öyküsünde baş karakter, " Tabii tanımadığınız için nereden bileceksiniz, münasebetsiz babam -sanki ikimiz de aynı yaştaymışız gibi beni zorla kendi terzisine götürdü, Sadece dikiş parasını verdi diye bana bol gelen bu aşağılık elbiseyi giymek zorunda kaldım." Diye yakınıyor. Kitabın ileriki bölümlerinde yer alan babama mektup öyküsünde de, (bu öykü'nün üzerinde birazdan daha detaylı duracağım) "üstüme uymayan kötü dikilmiş elbiseler giydirdin" diyor babasına. Yani bir mektup öyküsündeki babasına bu konuda sitem eden isimsiz baş karakter ile babama mektup öyküsündeki, bizzat Atay'ın etmiş olduğu sitem aynı. Bunun gibi daha birçok örnek sayılabilir, mesela korkuyu beklerken'deki karakterin yaşadığı şehirden uzak bir kasabadaki izole ev, Oğuz Atay'ın da babama mektup öyküsünde yapmak istediği şey olarak geçiyor. "işte ben de yalnızsam, Yalnızlığımı bilmek için çoğu zaman- sabit bakışlarla boşluğa baktığım zaman- bu herkesten uzak, kerpiç evi gittikçe daha ciddi bir biçimde düşünüyorum."
Atay'ın eserlerindeki baş karakterlerin aslında, kendisinin birer parçaları olduğu konusunda anlaştık sanıyorum? Şimdi geçelim beni en çok etkileyen iki öyküsüne; İlki, korkuyu beklerken öyküsü oldu. En uzun öykü buydu ama yine de bana çok kısaymış gibi geldi, aşırı etkileyiciydi. Bence o hikayeden, en az bir tutunamayanlar veya tehlikeli oyunlar kadar harika roman çıkardı. Karakterin piskolojik sorunları- ki bütün Atay karakterleri yarı delidir bana göre- ve muazzam pasajlarıyla okurken çok zevk aldığım bir hikaye oldu. İkincisi ise; babama mektup hikayesi. Benim için anlamı bambaşka çünkü Atay'ın baba problemini ben de yaşıyorum. Babamla hiç anlaşamadık şu ana kadar, hep ondan kurtulursam( üniversiteye gidip ya da meslek sahibi olduğum zaman) herşeyin yoluna gireceğini, çok daha iyi olacağını düşündüm. Benim potansiyelimi engelleyen o diyordum kendime. Size sadece Atay'ın babasına söylediği şu sözleri aktaracağım;" belki hatırlamazsın ama bugün sen öyle de tam 2 yıl oluyor. Ne yazık ki bu süre içinde ben daha iyi ve akıllı olamadım. Oysa yıllar önce, bazı zamanlar sen olmasaydın birçok şey yapabileceğimi düşünürdüm. Şimdi artık suçun kendimde olduğunu görmek zorundayım!" Bu satırlar beni fazlasıyla etkiledi. Yanlış düşündüğümü fark ettim, o an hissettiğim tüm duyguları anlatmaya kalksam inceleme fazlasıyla uzar. Zaten yeterince uzun oldu bu yüzden hem kendim hem de sizin iyiliğiniz için bunu yapmayacağım.( boğazım çok kurudu, hafiften başım da dönüyor.) İşte şuan Atay'ı taklit ediyorum, farkında olmadan! Ama söylediklerim gerçek😮‍💨
Vakit ayırıp incelemeyi sonuna kadar okuduğunuz için teşekkür ederim. Bence Oğuz Atay'ı henüz okumadıysanız başlamak için iyi bir zaman😊
Lütfen okuyun.
7.0/10
(4 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Gelecek, herkesi kendi çalışma ve başarılarına göre yargılayacaktır. Bugün onların. Ama uğruna çok çalıştığım gelecek benim.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
40
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Dilan Demir
Dilan Demir
58.0K UP
Alıntıyı Ekleyen 22 saat önce
İnsan aklının sınırlarını zorlamadıkça hiçbir şeye ulaşamaz!
Kaynak: Tarz olarak Albert Einstein'a benzediği için kendisine atfedilmektedir.Herhangi kesin bir kaynak bulunmamaktadır.
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ahmet Uğur Avcı
Yazar 6 gün önce 11 dk.

Yapay zekâ temelli araçlara her gün bir yenisi ekleniyor. Sizin yerinize belirli görevleri bilgisayar sistemleriyle yapmaya yardımcı olan bu platformların sayısı ve görev alanları gün geçtikçe artıyor. Şu an için yapay zekâ desteğiyle ne kadar orijinal veya yaratıcı işler üretilebileceği konusunda çok ciddi soru işaretleri olsa da bilgisayar giren her ev artık potansiyel bir tasarımcı, editör, yazar, bilişim ve istatistik uzmanı, dijital sanatçı, sosyal içerik üreticisi ve daha nicesini barındırıyor.

Elbette bu gelişmeler ve beraberinde gelen tartışmalardan bilim de payına düşeni fazlasıyla almaktadır. Yapay zekâ araçlarının bilimsel üretkenlikte geldiği son aşamada, hangi konuda nasıl bir çalışma yapmanız gerektiğini, hangi aşamalarda nasıl bir yol izlemeniz gerektiğini ve çıktıları metne nasıl aktaracağınızı bilmenize gerek olmayabilir. Bir yapay zekâ aracına girip size yol göstermesini isteyebilirsiniz. Dahası, bu araçları kullanmayı bilmeniz de mecburi değil, yapmak istediğiniz iş için hangi aracı nasıl kullanmanız gerektiğini başka bir yapay zekâ aracına sorun, onu çalıştırmak için bir komut metni (İng: "prompt") yazmasını isteyin ve sizin için çok kısa sürede hazırladıktan sonra gidip onu diğer araca yapıştırın.

8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Evrim Ağacı'na Destek Ol
Tüm Reklamları Kapat
Nehir Düzdar
Üye 1 gün önce
mesela astrolojiye ilgi duyuyorum ve yapılan çoğu yorumun birebir doğru olduğuna şahit oldum fal içinde aynı şey geçerli ama çoğu bilim adamı tesadüf olduğunu ve bir saçmalıktan ibaret olduğunu savunuyor ben buna katılmıyorum bilim herşeyi kanıtlayamaz bazı şeyler insanın içinde olması gerekir
1 Cevap
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Altay Kenger
Seslendiren 26 Kasım 2019 3:52
Sinek (Diptera) ve elbise güvesi (Tineola bisselliella) gibi bazı uçan böceklerin ışığa olan ilgilerini fark etmeyeniniz yoktur galiba. Buna karşılık...
23
Tüm Reklamları Kapat
Söz
Rıdvan Efe
Rıdvan Efe
110.9K UP
Alıntıyı Ekleyen 11 Ağustos 2022
Bir gizemi doğal yollarla tam açıklayamamamız, onun doğaüstü bir açıklamayı gerektirdiği anlamına gelmez.
Kaynak: M. Shermer'in İnanan Beyin isimli kitabından...
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Bilim, yaşamı kısmen de olsa açıklayabilmektedir. Sonuçta gerçeklere, deneyime ve deneye dayanır."
Rosalind Franklin
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)