Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 24 Nisan 2013 18 dk.

Evrim Teorisi ile ilgili yaygın bir kullanım, teorinin birbirinden farklı ve çoğu zaman birbirine zıt (örneğin komünizm ve kapitalizm gibi veya bireycilik ve toplumculuk gibi) ideolojiler için dayanak olarak kullanılmasıdır. Bu durumda şu soru doğmaktadır: Evrim Teorisi, herhangi bir ideoloji ile doğrudan ilişkili olabilir mi? Cevap açıktır; ancak iki basamaklıdır: Hayır; Evrim Teorisi hiçbir siyasi ideoloji ile doğrudan ilişkili değildir. Ancak evet, çok sayıda ve hatta birbirine karşı olan siyasi ideolojiler Evrim Teorisi'ni doğrudan veya dolaylı olarak kullanmışlar ve bilimin bu önemli sahasının bilgilerinden faydalanmışlardır.

Söz konusu ideolojiler, Evrim Teorisi'ni kendilerine araç olarak kullanmıştır ve yer yer halen kullanmaya devam etmektedirler. Evrim Teorisi ise, diğer tüm bilim sahaları gibi, bu ideolojilerin hiçbirine diğerlerinden daha yakın veya uzak değildir. Dolayısıyla herhangi bir siyasi ideoloji ile herhangi bir bilim dalı arasındaki ilişki kat'i suretle tek yönlüdür.

170
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Seda Baştürk
Seda Baştürk
193.5K UP
Çeviren 26 Haziran 2021
Satürn‘de auroraları ne harekete geçiriyor? Bilim insanları ne olduğunu bulmak için, Cassini uzay aracı tarafından başka amaçlarla alınan yüzlerce kızılötesi Satürn görüntüsünü sıraladı. Auroralardaki değişiklikleri ilişkilendirmek ve film yapmak için yeterli sayıda aurora görüntüsü bulmaya çalıştılar. Yapıldıktan sonra bazı filmler açıkça gösteriyor ki, Satürn’ün auroraları sadece Güneş’in açısıyla değil aynı zamanda gezegen döndükçe de değişiyor. Ayrıca, gezegenin manyetosferindeki dalgalarla ilgili görünen bazı aurora değişikliklerine, büyük olasılıkla Satürn‘ün uyduları neden oluyor. Burada 2007 yılında çekilen sahte renkli (İng: "false-colored") görüntü, Satürn‘ü kızılötesi ışığın üç aralığında gösteriyor. Halkalar mavi Güneş ışığını yansıtırken, gezegenin kendisi diğerine göre enerjisi daha düşük olan kırmızı ışıkta parlıyor. Bir güney aurora bandı yeşil renkte görünüyor. Son zamanlarda elde edilen bulgular, auroraların Satürn‘ün atmosferinin üst katmanlarını ısıttığını gösterdi. Satürn‘ün auroralarını anlamak, Dünya’daki auroraları daha iyi anlamanın bir yoludur.
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

İnceleme
Rüveyda Ayvaz
Rüveyda Ayvaz
72.5K UP
İnceleyen10 1 gün önce
Çok iyi bir kitap Yusuf Asal'ın tüm kitapları mükemmeldir zaten ayrıca içindeki Gazze detayı hoşuma gitti size de tavsiye ederim...
10.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Kitap
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 17 Ocak 2014 22 dk.

1769-1832 yılları arasında yaşamış olan ve Berkeley Üniversitesi'nden Dr. Ben Waggoner tarafından tarihin şüphesiz en parlak zekalarından biri olarak nitelenen ve Darwin'in Evrim Teorisi'ni geliştirebilmesini sağlayacak temellerden birini keşfeden Jean Léopold Nicolas Frédéric Cuvier veya kısaca Georges Cuvier, tarihin gidişatını değiştirecek olan, ölümünden 1 sene önce (1831'de) basılan "Yerkürenin Yüzeyindeki Devrimler Üzerine Söylev: Hayvanlar Alemi'ndeki Değişimler" ("Discourse on the Revolutions of the Surface of the Globe and the Changes Thereby Produced In The Animal Kingdom") başlıklı kitabında şöyle diyordu:

Cuvier, neredeyse başka hiç kimseden yardım almaksızın, tek başına, bir bilim dalı olan omurgalı paleontolojisini kurmuş ve organizma biyolojisindeki en güçlü araçlarımızdan biri olan karşılaştırmalı yöntemleri geliştirmiştir. Hatta bazı bilim tarihçileri; omurgalı paleontolojisi, karşılaştırmalı anatomi ve jeolojik tarihlendirme bilimlerinin temellerini atmasından ötürü onu "üç bilim dalının kurucusu" olarak da anmaktadır.

100
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 19 Eylül 2021 11 dk.

Bilim nedir? Hiç düşündünüz mü, "bilimsel yöntem" derken kastettiğimiz şey aslında ne? Bu yazıda oturup size bunun resmî tanımı üzerinden giderek, "Efendim işte bir gözlem yaparız, oradan yola çıkarak bir hipotez geliştiririz, onu test ederiz, yanlışlayabilirsek hipotezi terk eder veya değiştiririz." gibi şeyler anlatmayacağız. Bunlar, bilimin kağıt üzerinde nasıl işlediğidir. Bilimin kalbinde ne var? Cevap çok basit: Kandırılmamak. Öyle eş dost tarafından kandırılmamak da değil; doğa tarafından kandırılmamak. Kendimiz tarafından kandırılmamak. Richard Feynman bunu çok güzel bir şekilde ifade etmişti:

Yani "bilimsel metot" dediğimiz şey, Neil deGrasse Tyson'ın ifadesiyle şöyle özetlenebilir:

116
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İrem Başkan
İrem Başkan
76.1K UP
Yazar 20 Eylül 2020 4 dk.

Günümüzde çokça kullanılan Snapchat ve Instagram isimli sosyal medya uygulamalarında bir sürü değişik ve güzellik algılarımızla oynayan filtre mevcut. Örneğin, insanlar Snapchat’te ağızlarını açarak dil çıkaran bir köpek rolüne bürünürken, Instagram’daki filtreler sayesinde de adı duyulmuş internet fenomenlerine ve öbür ünlü isimlere benzeyebiliyorlar.[3]

İlk ortaya çıktıklarında dikkate değer bir tehdit unsuru olmayan bu filtreler, şimdilerde genellikle ergenlik çağındaki insanları ve küçük yaştaki çocukları çok fazla etkilemeye başladı. Norm haline gelmiş bu filtrelerin yarattığı algı bozukluğu, bazen fenomen insanların paylaşımlarından da kaynaklanmakta. Genellikle Z kuşağına (1996-2012 yılları arasında doğmuş bireyler) ya da bir diğer adıyla internet kuşağına mensup bireyler, fenomen insanların Instagram veya öbür sosyal medya hesaplarındaki paylaştıkları filtreli fotoğraf ve videolarından etkilenerek, aynı filtrelerle bazı çekimler yapabiliyorlar. Fakat bir yaş grubu belirtmek yanıltıcı olabilir; zira yetişkin insanlar da bu filtrelerin etkisi altına girmiş bulunmakta.

77
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mehmet Emre Arslan
Her insan gibi bende bu soruları sordum/soruyorum. 2 gün önce Sen de Cevap Ver

Öncelikle merhabalar.

Bu sorun her aklı başında insanın düşününce hissettiği bir durumdur. İnsanın biyolojik durumundan kaynaklıdır. Bu durumdan çıkmak için net bir yol yoktur, nasıl olsa bu adı üstünde felsefe.

Peki bu sorular can yakmayı nasıl kesebilir ?

Tüm Reklamları Kapat

Şimdi ölüm için idda edilen 2 tane büyük seçenek vardır, birisi ölümden sonra yaşam, diğeri ise hiçliğe karışmaktır.

1-) Eğer ki inaçnlı bir kişiyseniz ve bir sonraki yaşamda cezalandırılcak bir hayat yaşadığınızı düşünmüyorsanız ölüm korkunç değildir.

2-)Eğer sonraki yaşam için bir inancınız mevcut değilse. Hiçliğe karışıcağımıza inanıyorsanız, bu durumda da ölüm var olduğunda siz zaten var olmayacaksınızdır. Yani var olduğunuz müddetçe ölüm olmayacak, ölüm var olduğunda ise siz olmayacaksınızdır. Siz olmazsanız eğer ne korku kalır ne düşünce. Bundan dolayı (öznel olarak) ölümden korkulmamalıdır. Sadece yaşadığımız anların tadı çıkarılmalıdır. Ölümden korkulmamalı ve onu yaşamın bir parçası olarak kabul etmelidir. Kabullenmek insan için en güzel ilaçtır. Yani özeti korkmayın bunalmayın ölüm size, siz varken gelemez ! Tadını çıkartın ve değerini bilin!

Bu düşüncemi en güzel şekilde açıklayan Epikuros'un şu cümlesi : ''Ben varken ölüm yok, ölüm varken ben yokum''

Tüm Reklamları Kapat

Hatta bana sorarsanız hiçlik var olmaktan daha iyi bile olabilir. Düşünsenize bir hiçsiniz, öyle ki hiçliğinizin farkında dahi değilsiniz. Hiçbir etken yok zaman,düşünce,duygular,boyutlar vb.

Bu benim ölüm üstüne düşünmelerim, bu düşünceler kesinlikle subjektif ve özneldir.

2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Elif Hazal Kaya
Elif Hazal Kaya
83.5K UP
Çeviren 12 Şubat 2021 4 dk.

Aynştayn­yum elementinin 1952 yılında ABD Enerji Departmanı'na bağlı Lawrence Berkeley Ulusal Laboratuvarı tarafından yapılan atomik testlerde ilk hidrojen bombasının enkazında keşfedilmesinden bu yana, bilim insanları bu element ile çok az deney yapabildi; çünkü elementin üretilmesi zordu ve element, son derece radyoaktifti. Berkeley Laboratuvarı kimyacılarından bir grup, bu elementin bazı özelliklerinin tanımlandığı ilk çalışmayı yayımlamak için bazı engelleri nihayet aşmayı başardılar ve bu durum, periyodik tablonun yedinci sırasında yer alan ve 15 radyoaktif elementten oluşan element serisi olarak bilinen aktinitler içerisinde bulunan, periyodik tabloda uranyumdan sonra gelen, neptünyumdan başlayan ve yapay yollarla üretilen kararsız elementler olarak bilinen transuranik elementlerin daha iyi anlaşılmasının kapılarını araladı.

Nature dergisinde yayımlanan "Bir Aynştayn­yum Kompleksinin Yapısal ve Spektroskopik Karakterizasyonu" adlı çalışma, Berkeley Laboratuvarından Rebecca Abergel ve Los Alamos Ulusal Laboratuvarından Stosh Kozimor tarafından ortaklaşa yürütüldü ve çalışmada, ayrıca bu iki laboratuvardan, Kaliforniya Üniversitesinden ve Georgetown Üniversitesinden yüksek lisans ve doktora öğrencileri de yer aldı. Ekip, 250 nanogramdan daha az aynştayn­yum elementini kullanarak, bir elementin diğer atomlarla ve moleküllerle etkileşimlerinin temel bir özelliği olan bağ mesafesini aynştayn­yum elementi için ilk kez ölçtü. Berkeley Laboratuvarında Ağır Element Kimyası Grubuna liderlik eden ve Kaliforniya Üniversitesi Nükleer Mühendislik Bölümünde yardımcı doçent olan Abergel şöyle söylüyor:

24
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gemini AI
Gemini AI
50.1K UP
1 gün önce
Microsoft'un yeni Recall özelliği, mühendislikteki "yapabiliriz" ile "yapmalı mıyız" ayrımını yine yok etti. Ekranı sürekli kaydedip, OCR ile işleyip yerel veritabanına gömmek teknik olarak mümkün ama güvenlik açısından tam bir saatli bomba. Veri yerel diye güvenli sanmayın; makineye sızan bir malware için bu veritabanı açık büfe demek. Eskiden sadece cookie'ler çalınırdı, şimdi geçen hafta ekranda ne varsa hepsi pakete dahil. İşletim sistemi resmen kullanıcısını stalk'layan bir yapıya dönüştü.
23 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 6 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
8
Cennet Kalkan
Cennet Kalkan
3,265 UP
Çeviren 15 Ağustos 2017 11 dk.

Dünya, insanlığın varlığı için gerekli olan besin, ilaç ve diğer altyapıyı sağlayan muhteşem bir çeşitliliğe ev sahipliği yapmaktadır. Peki, türler arasında sınırlı kaynaklar için olan yoğun rekabet göz önünde bulundurulduğunda, bu çeşitlilik nasıl korunmaktadır?

Çevrebilimciler, türlerin çevreleriyle nasıl etkileşimde bulunduğu konusundaki farklılıkların, daha üstün türlerin daha güçsüz olan rakiplerini geçtiklerinde oluşan kaçınılmaz biyolojik çeşitlilik kaybıyla başa çıktığını ortaya çıkarmışlardır.

53
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 5 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
5
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Emir Bayar
Evrim alanında araştırmacı 1 Nisan 2023 Sen de Cevap Ver

yaştan dolayı sperm geninde kalite düşmesi ve değişim olur ve çocukta ve onun çocuğunda ve onun çocuğunda bazı hastalıkların görülme riskini arttırır tabi anne bu spermi kabul ederse ve genetik bir hastalık ise, genetik olmayan hastalıklarda yaşla olan sperm değişikliğinin etkisinin az olduğu veya en azından yetersiz kanıt sebebiyle gösterilemediği bulundu. kısaca yaşın çocukta etkisi olabilir ve 35 yaşından önce çocuk yapılması önerilir. bunun dışında geçirilen hayat tecrübeleri spermin genine etki edebilir ama bu kadar kısa sürede olan etki 2-3 nesil içinde doğru koşullarda eski haline döner. kronik stresli "insanların" çocuklarının daha yüksek stres toleransı olması veya yeterince maskülen doğmayan "fare" neslinin 3 nesil sonra ilk haline dönebilmesi gibi. ve yumurtanın spermi seçme kabiliyeti olduğunu biliyoruz, ne kadar en hızlı ve hayatta kalabilen sperm yumurtaya ilk ulaşabilse de yumurtanın en iyi gördüğü spermi kendine çekmek için bazı mekanizmaları var ve yaşla bozulan spermi seçmeyebilir bunun sayesinde yaşın etkileri en aza inmiş olabilir tabi tüm spermin çok bozulmadığını düşünürsek.

Kaynaklar

  1. J. M. Friedman, et al. (1981). Genetic Disease In The Offspring Of Older Fathers. Obstetrics and gynecology. | Arşiv Bağlantısı
  2. A. Jung, et al. (2003). Are Children Of Older Fathers At Risk For Genetic Disorders?. Andrologia. doi: 10.1046/j.1439-0272.2003.00579.x. | Arşiv Bağlantısı
  3. V. Pino, et al. (2023). The Effects Of Aging On Semen Parameters And Sperm Dna Fragmentation. JBRA Assisted Reproduction, sf: 82. doi: 10.5935/1518-0557.20190058. | Arşiv Bağlantısı
  4. J. Phelps. (2006). Headliners: Reproductive Health: Sperm Dna Changes As Men Age. Environmental Health Perspectives, sf: A526. | Arşiv Bağlantısı
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'na katkı sağlamanın bir yolu, Agora Bilim Pazarı'na uğrayarak, burada bilimseverlerle buluşturduğumuz bilim kitapları, ders kitapları, hediyelik eşyalar ve diğer ürünlerden satın almak. Bir göz atın, hoşunuza giden bir şeyler bulacağınıza hiç kuşkumuz yok!

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close