Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
İbrahim Kaya
İbrahim Kaya
58.5K UP
Yazar 20 Haziran 2019 23 dk.

Darwin zamanında, teorisine getirilen en önemli itirazlardan birisi, kendisinin de, Türlerin Kökeni isimli eserinde bahsettiği sorunlardan birisidir: Kambriyen jeolojik devri. Bu dönem, jeolojik devirlerden Paleozoik Çağ’ın ilk periyodunu kapsar ve yaklaşık 541 ile 485 milyon yıl önceki bir zaman aralığına tekabül eder. Bu dönemde oluşan jeolojik katmanlar, daha önceki dönemlere nazaran çok daha fazla fosil içerir.

Kambriyen jeolojik devri, ilk olarak, Darwin'in de öğretmenleri arasında bulunan İngiliz jeolog Adam Sedgwick tarafından keşfedilmiş ve isimlendirilmiştir. Bu döneme ait kayaçların en belirgin olarak görüldüğü yer, İngiltere'deki Galler bölgesi olduğu için, bu jeolojik dönem Sedgwick tarafından, Galler’in Latince ismi olan Cambria'ya gönderme olarak Kambriyen olarak adlandırılmıştır. Günümüzdeki canlı şubelerinin çoğunun ilk olarak bu dönemde evrimleştiği düşünülmektedir.

157
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Özgün Kabacaoğlu
Yazar 8 Haziran 2020 4 dk.

Çok tartışılan bir soru vardır. Sosyal bilim, bilim midir? Felsefenin buradaki yeri nedir?

Sosyal bilimler nedir, ne değildir? Doğa bilimleri ile yani fizik, kimya gibi ilimlerle ortak ve farklı noktaları nedir? Daha ötesinde sosyal bilimler diye bir şeyden bahsedebilir miyiz? Sosyal bir bilim var mıdır? Yoksa bilim sadece fizik ve diğer doğa bilimlerinin genel adımıdır?

32
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
130.8K UP
İnceleyen 5 gün önce
Utopia kendi sayfamda da paylaştığım ve yorumladığım bir kitap. Ütopya’yı okurken şunu hissediyorsun: Thomas More aslında sana “bak, böyle bir dünya var” demiyor; “senin yaşadığın dünya neden böyle?” diye soruyor. Kitap, hayali bir ada üzerinden ilerliyor ama anlattıkları fazlasıyla gerçek. Özel mülkiyetin, sınırsız hırsın ve adaletsizliğin insanı nasıl bozduğunu yüzüne yüzüne söylüyor.

Ütopya Adası’ndaki insanlar daha eşit, daha sakin ve daha az hırslı. İlk başta kulağa çok hoş geliyor. Ama biraz durup düşününce şunu fark ediyorsun: Bu düzen ne kadar adil olursa olsun, fazla kusursuz. Herkes mutlu gibi ama birey olmanın alanı da dar.

More’un asıl başarısı burada. Sana hazır bir cennet sunmuyor; seni ikilemde bırakıyor. “Daha adil ama daha sıkı kurallı bir dünya mı, yoksa özgür ama adaletsiz bir dünya mı?” diye sorduruyor.

Ütopya bittiğinde şunu düşünüyorsun:
Belki sorun, kusursuz bir düzen aramamızda değil;
insanı merkeze almadan düzen kurmaya çalışmamızda.
Kitap
10.0/10
(9 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi XXVII (27) - Çevirenler: Sabahattin Eyüboğlu, Vedat Günyol, Mîna Urgan (Mîna Urgan'ın İncelemesiyle)
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yusuf Dixon
2 gün önce
Kendi salladığım bir şey. :)
Psyhontes: Tüm canlıların özü birdir; beden ve yaşantıları farklıdır. Her birey farklı deneyimlerle dünyayı görse de, ruh ve bilinç akışı aynıdır. “Ben” ve “öteki” ayrımı, yüzeydeki biçimlerin illüzyonudur; özsel birlik kaçınılmazdır. Sadece farklı gözlüklerden bakıyoruz hayata, sen ben olsaydın sadece ben olacaktın.

0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Arshia Teki
İnceleyen10 25 Şubat 2023
Güzel anlatım
10.0/10
(2 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Shivanista 00%&Amp;/+/
Üye 2 gün önce Henüz cevap yok.
Yeteneğimi , köylü hayatının yüceliğini göstermesi mi yoksa sarsıntılı psikolojik hali mi? Uzun zamandır kafamı yoran bir şey . Evet yetenekli ve resimleri gerçekten de insanı hayran bırakıyor ama kimimiz sadece yetenekli diye tanınır olduk?
Van Gogh neden bu kadar ünlü oldu?
Van Gogh neden bu kadar ünlü oldu?
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Biz insanlar gökten düşmüş melekler değil, yükselmiş kuyruksuz maymunlarız.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
39
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ertan Tiryaki
1 gün önce
12.01.2026 yeni yazı
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 5 gün önce 11:43
Ocak ayına neden "ocak" deriz, hiç düşündünüz mü? Şubat, neden şubattır? Ekim gibi bir ay ismi, dilimize yüzlerce yıl önce mi girdi? Aralık'ın anlamı...
14
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Tüm Reklamları Kapat
Pedram Türkoğlu
Yazar 14 Mayıs 2017 27 dk.

Böcekler derin deniz dipleri hariç neredeyse her habitattan rapor edilmişlerdir. Çoğu türü karasal olmasına karşın, birçoğu da yetişkin veya larval evrelerinde tatlı sularda ya da tuzlu su bataklıklarında yaşarlar. Az sayıda tür (okyanus koşucuları Holobates cinsinin tümü) açık okyanus yüzey suları üzerinde yaşayabilmesine karşın şaşırtıcı bir şekilde yetişkin böcekler okyanuslara uyum sağlamayı başaramamıştır. Muhtemelen yüksek basınçta su geçiren ve kırılgan olan dış iskeletleri okyanuslarda uyum başarısı sağlayamamıştır. Bu başarıyı sağlayanlar da zaten artık ''böcek'' değildir. Bu sınıfta yaklaşık 29 takım, 949 aile ve 1.1 milyon böcek türü tanımlanmış, büyük olasılıkla bu sayının en az 3 katı daha tanımlanmayı beklemektedir. Benzer bir şekilde şimdilik 95 milyon böcek türünün fosillerde de mevcut olduğu sanılmaktadır. Örneğin Meganeuropsis permiana 245 milyon yıl önce yaşamış, 71 cm'lik kanat açıklığı ile şimdiye kadarki bulunan en büyük böcektir. Aslında böcekler, uçma ilk evrimleştiğinde başka hiçbir organizma tarafından yaşam şekli olarak kullanılmamaktaydı. Bu nedenle rekabete girebilecek başka hayvan grupları olmadığından uyumsal başarıları da engellenememiştir. Birtakım amfibiler dışında Dünya'da onları eleyebilecek başka bir tür yoktu. Böylece sayıları artmış ve yanında bitkilerin çeşitliliğini getirmiştir.

Yusufçuklar ve kızböcekleri, bilinen en eski böcek takımları arasında yer alır. Kanat açıklıkları 19 cm'ye ulaşabilen bu hayvanlar genellikle suya yakın yerlerde yaşayan, uçarken başka böcekleri avlayan birer yırtıcıdır. Boyları 25 cm'yi bulan en iri türlerden bazıları küçük kuşları ve sürüngenleri de avlar. Örneğin Mavi yusufçuk (Pachydiplax longipennis) birlikte veya ayrı ayrı çırpabildiği büyük çifte kanatlarıyla ileri ya da geri uçabilir, havada asılı kalabilir. Şafak yusufçuğu (Trithemis aurora) da etçil beslenmeye uygun ağız yapısına sahiptir. Termit ve hamamböcekleri avlanamaz. Hamamböcekleri genelde çürümüş bitki artıklarıyla, memelilerin ve kuşların artıklarını yer. Termitler ise ölü ağaçlarla beslenir. Besinlerin dönüşümünü sağlamakla birlikte, kentsel yaşam alanlarında binalara zarar verir. Çekirgeler ve ağustosböcekleri ise omnivordur (hepçildir). Bedeninin geri kalanını hareket ettirmeden kafasını çevirebilen tek böcek de peygamberdevesidir (Mantis takımı). Avcı böcekler dışında bokböcekleri gibi detritivor olan böcekler de ekosistemdeki kimyasalların yeniden döngüye katılmasında önemlidirler. Bazı böcekler, bitkilerin ya da hayvanların iç parazitidir. Diğerleri konağın kanını emer ya da yüzeyindeki dokuları tüketirler. Tüm böcek türlerinin yaklaşık %20'si parazitoiddir.

81
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Mehmet Ali Döke
Mehmet Ali Döke
19.7K UP
Çeviren 19 Ekim 2016 12 dk.

Canlılar doğaları gereği rekabetçidir; fakat işbirliği de yaygındır. Genler, genomlarda işbirliği yaparlar; hücreler, dokularda işbirliği yaparlar; bireyler, toplumlarda işbirliği yaparlar. İçlerinde toplu eylemin bireyler arasındaki işbirliğinden doğduğu hayvan toplumları yüksek düzeyde toplumsal karmaşıklık sergilerler. Bu gibi toplumlar yalnızca böcekler, memeliler ve kuşlar arasında yaygın olmayıp amip gibi basit türlerde bile görülürler (Görsel 1).

Hayvan toplumları yapı bakımından üreme yetisine sahip tek bir dişinin yüzlerce, binlerce, hatta milyonlarca kısır işçi tarafından desteklendiği tümtoplumsal (ösosyal) böcek kolonilerinden bir veya daha çok üreyen birey ile az sayıda üremeyen bireyden oluşan ve işbirliği yaparak üreyen omurgalı topluluklarına kadar değişiklik gösterirler. Toplu halde yaşayan türlerin çeşitliliği göz önüne alındığında neden bazı türler karmaşık toplumlar oluşturur da onlarla yakın akraba olan diğer türler oluşturmazlar? Bu toplumlar içinde neden bazı bireyler üremeye yatkınken diğerleri kendi üreme çabalarını erteleyip başkalarının yavrularını yetiştirmeye yardımcı olurlar? Bu ve başka soruların yanıtlarını belirlemek, toplulukların nasıl ve neden oluştuklarını ve topluluklar içerisinde bireylerin davranışsal rollerinin nasıl belirlendiğini düşünmeyi gerektirir. 

66
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hasanali Koç
Hasanali Koç
107.1K UP
Yazar 10 Şubat 4 dk.

Yüz, insan vücudunun en hassas ve en karmaşık yapılardan biridir. Görme, koku alma, tat alma ve dokunma gibi hayati duyularımızın merkezi konumunda olması nedeniyle sinir yoğunluğu yüz bölgesinde oldukça fazladır. Bu yazımızda, yüzümüzde neden daha fazla sinir olduğunu evrimsel ve biyolojik olarak anlatmaya çalışacağız.

Evrimsel açıdan bakıldığında, yüz bölgesi hayatta kalmak için kritik duyuları bünyesinde barındırır. Görme, işitme ve koku duyuları tehditleri algılamamızda rol oynamaktadır. Bu duyular, insanın çevresindeki tehlikeleri erken fark etmesini sağlayarak hayatta kalma şansını arttırır.

47
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Burak Albayrak
Burak Albayrak
355.9K UP
Ekleyen 21 Kasım 2022 36 dk.

Kuduz; çoğunlukla enfekte bir hayvanın ısırması yoluyla bulaşan, insanlarda ve diğer memelilerde ensefalite (beyin iltihabına) neden olan, aşı yoluyla kolaylıkla önlenebilen ancak önlenmediği takdirde çok ölümcül olan, viral bir hastalıktır. Kuduz virüsü (Rabies lyssavirus), memelilerin merkezi sinir sistemini enfekte eder ve nihayetinde beyinde hastalık oluşmasına ve ölüme neden olur. Virüs, genellikle ısırıkları, sıyrıkları ve yaraları kontamine eden tükürük veya mukozal maruziyet yoluyla bulaşır. Ayrıca nakledilen nörolojik dokular (örneğin kornea) ve katı organlar yoluyla kuduz geçişi de belgelenmiştir.

Kuduzun ilk belirtileri; halsizlik veya rahatsızlık, ateş veya baş ağrısı dahil olmak üzere gribe benzer olabilir. Ayrıca ısırık bölgesinde rahatsızlık, karıncalanma veya kaşıntı hissi olabilir. Bu belirtiler günlerce sürebilir. Semptomlar daha sonra serebral disfonksiyon, anksiyete, konfüzyon ve ajitasyon şeklinde ilerler. Hastalığa yakalanma ile semptomların başlaması arasındaki süre genellikle 1-3 aydır ancak bu süre 1 haftadan az veya 1 yıldan fazla olacak şekilde değişebilir. Aradaki süre, virüsün merkezi sinir sistemine ulaşmak için periferik sinirler boyunca kat etmesi gereken mesafeye (dolayısıyla ısırığın vücuttaki konumuna) bağlıdır.

114
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

İnceleme
Orçun Deniz Can
İnceleyen10 28 Mayıs
Bu bir diziden çok daha fazlası, başlamadan onu belirteyim.

Hikaye ana karakterlerimiz Bryon Cranston'ın canlandırdığı lise kimya öğretmeni olan Walter White ve Aaron Paul'un canlandırdığı Walter'ın başarısız öğrencilerinden biri olan Jessie Pinkman adındaki 2 kişidir. Walter bir gün narkotik şubede bir polis olan bacanağı Hank'e katılmak ister ve Hank onu kırmaz. Katıldığı bu operasyonda polisin baskın attığı eve yakın bir mesafede olan başka bir evden darmadağın bir biçimde 2. kattan yere atlayan öğrencisi Jessie'yi görmesiyle şaşırır ama zaten onun bu işlere bulaştığını görmesiyle gelecekte yapacakları işlerin başlamasının ilk adımı da atılmış olur.

İlerleyen zamanda çevresi ve arkadaşlarından cinsel hayat anlamında, ekonomik zorluklar anlamında ve daha sıralayabiliceğim bir çok şey de daha geride kaldığını fark eder ama hala bu pekte sevmediği hayatına devam eder, ta ki 50. yaş doğum gününde 3. evre akciğer kanseri olduğunu öğrenene kadar. Oturup onsuz kalacak olan ailesinin rahat yaşaması için, oğlunun üniversite masrafları için ne kadar para kazanması gerektiğini hesaplar ve kimya bilgisini kullanabiliceği ve kısa zamandada iyi para kazanabiliceği bir iş olan aynı zamanda bölgesinde de yaygın olduğunu bacanağı Hank'in anlattıklarından bildiği, bir uy*şturucu madde olan met*mfetamin ticaretine başlama kararı alır ve Jessie'de olaylara burada katılır. Walter'ın planına göre o kimya bilgisini kullanıp pişirecek, sokaklara ve m*th'in ticaretine az biraz hakim olan Jessie ise satacaktır.

Şahsen ben dizide önemli bir rol sahibi olan Avukat Saul Goodman'ının hayatıni işleyen bir dizi olan ve gine Vince Gilligan'ın elinden çıkmış Better Call Saul dizisini daha çok severim ama elbette Breaking Bad çok daha üst düzey bir iş ve muhtemelen en iyisi, benim için yeri ayrıdır. Bu dizinin bence en iyi yaptığı şey karakter gelişimi ve değişimlerini kendi içinde çelişmeden çok uygun ve iyi bir ölçüde yapabilmesi, örnek olarak hiç bir anda "bunu niye yaptı?, Bu nasıl bir tepki?, ne alaka?" gibi bir cümle kurmadım. Onun haricinde çok kaliteli yazılmış birbirinden ikonik bir çok villain içeriyor ama ileri kısımlar için spoiler'a kaçabilir o yüzden belirtmeyeceğim. Ayrıca eklemesem olmaz, dizinin müzikleri özellikle intro müziği bir efsanedir, muhtemelen sosyal medyadan vs. duymuşsunuzdur.

Neyse anlatacaklarım bu kadardı benim için en anlamlı dizi olamasada muhtemelen izlediğim en iyisi buydu, muhtemelen izlerseniz sizinde öyle olacak.

Okuduğunuz için Teşekkürler.
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
13
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Meltem Çetin Sever
Yazar 15 Mayıs 2018 2 dk.

Türkçede helikopter böceği de denilen yusufçuk böcekleri göz alıcı renkleri ile bizleri şaşkınlığa uğratır. Güçlü saydam kanatları, uzun vücutları ve vücuduna oranla devasa gözleri vardır. Bu büyük gözlerle çok iyi bir görüşe sahiptirler. Bilinen 500 civarında alt türü bulunmaktadır. Bazı dişi yusufçuk türleri çiftleştikten sonra erkek yusufçuğun kafasını yer bu yüzden bu türlerin erkekleri hayatları boyunca (yusufçukların yaşam süresi 6 ay ile 7 yıl arasında değişir) sadece 1 defa çiftleşebilirler. Başka bir yusufçuk türünün ise başka ilginç bir özelliği var; aeshna juncea türünün dişileri daha fazla çiftleşmemek için takipte olan ısrarcı erkek yusufçukları kandırarak ölü taklidi yapıyorlar.

İsviçre’deki Zürih Üniversitesi'nde yıllardır yusufçuklar hakkında araştırma yapan Rassim Khelifa, Alp Dağları’nda larva toplarken aeshna juncea türünün ölü taklidi yapma davranışına tanık oldu. Khelifa, dişilerin sık sık saklanmak üzere göletlerin yakınlarındaki yoğun bitki örtüsüne çekildiklerini keşfetti. Gözlemlediği 31 dişiden 27’si ölü taklidi yapmış ve bu dişilerden 21’i başarılı olmuştu. İspanya'daki Vigo Üniversitesi'nden Adolfo Cordero-Rivera'ya göre, bu sadece çok sayıda yusufçuğın bulunduğu alanlarda kullanılan bir strateji olabilir. Cordero-Rivera şöyle diyor:

19
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
187.3K UP
Türü Ekleyen 1 gün önce
Lactobacillaceae, karbonhidrat fermantasyonu yoluyla laktik asit üreten, Gram-pozitif, spor oluşturmayan bakterileri kapsayan geniş ve ekolojik açıdan son derece önemli bir bakteri ailesidir. Ailenin üyeleri genellikle çubuk veya kok şeklinde hücre morfolojisine sahiptir ve anaerobik ya da fakültatif anaerobik koşullarda yaşamlarını sürdürebilir. Laktik asit üretimi, bu bakterilerin yaşadıkları ortamın pH’ını düşürerek hem kendileri için uygun bir ekolojik niş oluşturur hem de rakip mikroorganizmaların baskılanmasını sağlar.

Bu aileye ait bakteriler; fermente gıdalar, bitkisel materyaller, toprak, su ve hayvan sindirim sistemleri gibi çok çeşitli habitatlarda bulunur. Özellikle memeli bağırsak mikrobiyotası ve fermente gıdalarla olan ilişkileri, Lactobacillaceae’yi insan sağlığı ve gıda teknolojisi açısından önemli bir konuma taşır. Birçok üye tür, probiyotik özellikler göstererek bağırsak mikrobiyal dengesinin korunmasına katkıda bulunur.

Lactobacillaceae ailesi, fizyolojik toleransları bakımından oldukça geniştir; asidik ortamlara yüksek dayanıklılık, farklı sıcaklık aralıklarında büyüme ve çeşitli karbon kaynaklarını kullanabilme yeteneği bu ailenin ayırt edici özelliklerindendir. Ayrıca bazı cinsler bakteriyosin üreterek patojen mikroorganizmalara karşı biyolojik savunma sağlar. Bu özellik, aile üyelerini doğal biyokoruyucu ajanlar hâline getirir.

Aile içerisinde yer alan Lactobacillus, Pediococcus, Levilactobacillus ve Limosilactobacillus gibi cinsler, morfolojik ve metabolik çeşitliliği yansıtır. Bu çeşitlilik, Lactobacillaceae’nin hem evrimsel açıdan esnek hem de ekosistem işlevleri bakımından merkezi bir bakteri ailesi olduğunu gösterir.
0
Söz
İbrahim Beysüm
İbrahim Beysüm
52.1K UP
Alıntıyı Ekleyen 16 saat önce
İdam cezası bir hak değildir, çünkü hiç kimse topluma katılırken beni öldürebilirsiniz diye sözleşme imzalamaz. İdam, devletin bir vatandaşa açtığı savaştır.
Kaynak: Suçlar ve cezalar üzerine
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
165.7K UP
Sevdiğinin Bilincinde Olan Biri 2 gün önce Sen de Cevap Ver
Sizce ne yapmalıyım?
Sizce ne yapmalıyım?

Selamlar,

Yazdığın yazı ve kullandığın kelimeler senin cevabını çoktan verdiğini anlatıyor Ertan, bunun için onaylanmaya ihtiyacı duyma aklını ve duygularını dinle. İkili ilişkilerde doğru yanlış düzlemi üçüncü taraflardan sağlanamaz.

Sevgiler,

Tüm Reklamları Kapat

Kaynaklar

  1. F. O'Connor. (2009). İyi İnsan Bulmak Zor. ISBN: 9789753427494. Yayınevi: Metis Yayınları.
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close