Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Ali Necmettin Sarper Ayhanım'ın cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Bilimdeki Son Gelişmeler
Akış
İçerikler
Gündem
Canlılık Ve Cansızlık Arasındaki Farklar
Kimyasal
Nöron
Böcek
Görme
İnsan Evrimi
Pandemik
Kadın Sağlığı
Pediatri
Karar Verme
Çalışma
Yılan
Kontrol
Komplo
Soğuk
Çevre Kirliliği
Hava
Albert Einstein
Yaşamın Başlangıcı
Yaban Hayatı
Kanıt
Koku
Ecza
İklim Krizi
Kalıtım
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ece Müker
Ece Müker
660.2K UP
9 saat önce
Stanford Üniversitesi'nden bilim insanlarının Nature Communications dergisinde yayımlanan yeni araştırmasına göre, gök bilimciler ilk kez her iki bileşeni de ayrı ayrı süpernova patlamasıyla yok olmuş bir ikili yıldız sistemi keşfetti. Denizanası Bulutsusu olarak bilinen IC 443 ve komşusu G189.6+3.3 kalıntılarının aynı yıldızlararası bulutla etkileşime girdiğini tespit eden ekipler, bu devasa kütleli ikiz yıldızların milyarlarca yıllık ömürlerinin ardından uzayda bıraktığı çifte patlama izini ilk kez net bir şekilde gözler önüne serdi.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
660.2K UP
9 saat önce
SpaceX, Northrop Grumman’ın uzaydaki uyduların ömrünü uzatmak ve onarmak için tasarladığı MRV-MEP misyonunu Falcon 9 roketiyle başarıyla fırlattı. ABD Donanma Araştırma Laboratuvarı tarafından geliştirilen 3 metrelik iki robotik kola sahip olan Misyon Robotik Aracı (MRV), jeostasyonel yörüngedeki uydulara "uydu jetpackleri" (MEP) monte ederek uyduların operasyonel ömürlerini sekiz yıla kadar uzatacak. Uzayda bakım, onarım ve yer değiştirme kabiliyetlerini bir üst seviyeye taşıyan bu görev, uzay varlıklarının sürdürülebilirliği açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
660.2K UP
1 gün önce
UC San Diego Scripps Oşinografi Enstitüsü'nden bilim insanlarının yürüttüğü yeni bir araştırma, okyanuslar, nehirler ve göllerdeki hızla artan oksijen kaybının (deoksijenasyon) Dünya'nın ekolojik dengesini tehdit ettiğini ortaya koydu. Limnology and Oceanography dergisinde yayımlanan çalışma, iklim değişikliği ve kirlilik gibi faktörlerle tetiklenen bu oksijen düşüşünün "Gezegen Sınırları" çerçevesine dahil edilmesini ve küresel ölçekte acilen ele alınması gereken kritik bir eşik olarak kabul edilmesini öneriyor.
28 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
660.2K UP
1 gün önce
The Astrophysical Journal Letters dergisinde yayımlanan yeni bir Texas Üniversitesi Austin çalışması, kozmolojinin iki ayrı gizemini tek bir teoride birleştiriyor: James Webb Uzay Teleskobu'nun keşfettiği "Küçük Kırmızı Noktalar" (Little Red Dots) ile küresel yıldız kümelerinin kökeni.

Küçük Kırmızı Noktalar, Büyük Patlama'dan yaklaşık 600 milyon yıl sonra ortaya çıkan ve 1,5 milyar yıl sonra ortadan kaybolan kompakt, son derece parlak nesneler. Çoğunlukla süper kütleli kara deliklerin çevresindeki yoğun gaz bulutları olarak yorumlansa da yeni çalışma farklı bir açıklama öneriyor: Bu nesneler, merkezinde süper kütleli bir yıldız barındıran genç küresel yıldız kümeleri olabilir.

Küresel kümeler ise galaksilerin yörüngesinde dönen, yüz binlerce hatta milyonlarca yıldız içeren antik yapılar. Yüz yılı aşkın süredir incelenmelerine rağmen nasıl oluştukları hâlâ bilinmiyor. Araştırmacılar bu nesneleri milyarlarca yıllık evrimlerinin sonunda gördüğünden başlangıç koşullarını yeniden inşa etmek güç. Öte yandan küresel kümelerin kimyasal bileşiminde tuhaf bir örüntü var: yüksek helyum, azot, sodyum ve alüminyum; düşük karbon, oksijen ve magnezyum. Bu kombinasyon yalnızca olağan yıldızlardan çok daha yüksek sıcaklıklarda gerçekleşen nükleer füzyonla açıklanabilir.

UT Austin'den John Chisholm ve ekibinin teorisi şöyle işliyor: Erken bir küresel kümede yıldızlar art arda çarpışarak merkezi bir süper kütleli yıldız oluşturabilir. Bu devasa yıldız hem nesneyi bir Küçük Kırmızı Nokta gibi gösterir hem de ölünce çevresine bugün küresel kümelerde gördüğümüz kimyasal parmak izlerini bırakır. Yıldız öldükten sonra nesne artık bir Küçük Kırmızı Nokta gibi görünmez; küme ise milyarlarca yıl varlığını sürdürür.

Birden fazla kanıt bu teoriyi destekliyor: Küçük Kırmızı Noktaların evrendeki dağılımı bugünkü küresel kümelerin dağılımıyla örtüşüyor, kütleleri uyumlu ve her ikisi de aynı kozmik dönemde ortaya çıkıyor.
29 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
660.2K UP
2 gün önce
Gökbilimciler, yaşanabilir bölgede yer alan kayalık ötegezegen LHS 1140 b'den kaçan helyum gazını tespit ederek, bu gezegenin atmosferini milyarlarca yıldır koruduğunu ilk kez kanıtladı. Yıldızlarının şiddetli radyasyonuna rağmen atmosferini kaybetmeyen bu "Süper Dünya", yaşanabilir bölgelerdeki kayalık gezegenlerin hayatı desteklemek için gereken temel koşullara (atmosferik koruma) sahip olabileceğini gösteren en güçlü kanıtı oluşturuyor. Bu keşif, evrende Dünya dışında yaşanabilir dünyalar arayışında yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
77 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 21 Mart 1 dk.

Japonya’da keşfedilen bir ada kuşu türü, yaklaşık 1000 kilometre uzakta yaşayan benzer bir türle neredeyse tamamen aynı görünüyor. Ancak genetik analizler, bu iki grubun milyonlarca yıldır birbirinden izole olduğunu ortaya koyuyor.

Takema Saitoh, Per Alström ve meslektaşları; Japonya’daki Tokara Adaları’nda yaşayan küçük, böcekle beslenen bir ötücü kuş türünü tanımladı. Tokara yaprak ötücü kuşu olarak adlandırılan bu tür (Lat: "phylloscopus tokaraensis"), zeytin yeşili sırtı ve gümüşümsü gri göğsüyle dikkat çekiyor.

25
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Veli Sarıgül
Veli Sarıgül
157.8K UP
Aktaran 23 Şubat 3 dk.

Dinozor temalı film ve dizilerin vazgeçilmez figürlerinden biri olan, paleontoloji tutkunlarının adeta göz bebeği hâline gelmiş Spinosaurus’a ait yeni bir türün keşfedildiği duyuruldu. Keşif haberi sosyal medyada öylesine hızlı yayıldı ki kısa süre içinde hemen her platformda Spinosaurus’a dair sayısız meme ve haberle karşılaşmak mümkün hâle geldi. Ancak ayrıntılara geçmeden önce, söz konusu dinozoru genel hatlarıyla ele almak yerinde olacaktır.

Spinosaurus yaklaşık 100 milyon yıl önce Geç Kretase'de Kuzey Afrika'nın mangrow ormanlarında varlığını sürdürmüş olan theropod takımına ait, amfibi niteliklere sahip ve en karakteristik özelliği sırtında yer alan yüzgeçimsi yapı olan bir dinozordur. Sözü açılmışken yaklaşık 1,5 metreyi bulan bu yapının neden evrimleştiği meselesine değinmeden geçmemek gerekir. Bu konuda kesin bir uzlaşı bulunmamakla birlikte birkaç hipotez öne sürülmektedir: Yapının termoregülasyonda rol oynamış olabileceği, eş seçiliminde etkili olduğu ya da hidrodinamik dengeye katkı sağladığı düşünülmektedir. Nitekim 2025 yapımı Jurassic World: Rebirth filminde de bu yapı, suda hareketi destekleyen bir unsur olarak tasvir edilmiştir.

35
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 26 Ocak 2 dk.

Oval ve simetrik, az sayıda çıkıntılı lobu olan karaağaç veya elma yaprakları hızla düşer ve bu da onların ağacın dibine yakın bir yerde son bulma olasılığını artırır. Ancak yapraklara loblar eklemek ve onları asimetrik hale getirmek düşüşlerini yavaşlatır. Bu durumda daha uzağa savrulmalarına neden olur. Fizikçi Matthew Biviano ve Kaare Jensen, 7 Mayıs’ta Journal of the Royal Society Interface dergisinde yayımladıkları çalışmada bunu rapor ediyor.

Yaprak döken ağaçlar her yıl yapraklarını döker. Yaprakların dökülme sürecinde biriktirdikleri karbon ve besin maddelerinin yaklaşık %40’ına veda ederler. Ancak bu kaynakların hepsinin kaybolması gerekmez. Eğer yapraklar ağacın dibine yakın düşerse ağaç, çürüyüp parçalandığında bu besinlere yeniden erişebilir. Yaprakların nereye düşeceğini ise rüzgâr, hava koşulları ve yaprak şekli belirler.

35
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 16 Ocak 2 dk.

Yeni yayımlanan bir araştırmaya göre, toprakta yeterli azot bulunması durumunda tropikal ormanlar, ormansızlaştırmadan sonra iki kat daha hızlı toparlanabiliyor.

University of Leeds liderliğindeki bir bilim insanı ekibi, besin maddelerinin ormanların yeniden büyümesini nasıl etkilediğini incelemek amacıyla dünyanın en büyük ve en uzun süreli deneyini gerçekleştirdi. Çalışma, ağaç kesimi ve tarım gibi faaliyetler nedeniyle temizlenmiş alanları kapsıyor.

32
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Bol
Hatice Bol
52.7K UP
Aktaran 31 Aralık 2 dk.

Oxford University Press tarafından Molecular Biology and Evolution dergisinde yer alan yeni bir makaleye göre İtalya'da çok sayıda köyün bulunduğu bölgelerde yaşayan ayılar evrim geçirerek daha küçük ve daha az saldırgan hale geldi.

İnsanoğlu, içinde yaşadığı çevreyi uzun zamandır kendi ihtiyaçlarına göre şekillendirirken ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği de kökten değiştiriyor. İnsan faaliyetlerinin yaban hayatı üzerindeki sarsıcı etkileri arasında yer alan yaşam alanı kaybı ve kaynakların aşırı kullanımı, popülasyonların azalmasına ya da seçilim baskılarının yön değiştirmesine neden olarak türlerin evrimsel rotasını doğrudan etkilemektedir.

78
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Benim için hayat sürekli bir öğrenme süreci, öğrenmekse derin bir tutkudur. Bilgiçlik taslamak ya da kuru kuru bilmek için değil, sahiden bilme, anlama isteği ile her yaşta yeni bir şeyler öğrenmenin sevinci yaşamım boyunca hiç terk etmedi beni."
Murathan Mungan
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)