Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
3,000 ATP Ödüllü Soru: NOAEL LD50 oranı bize zehir ile ilgili hangi bilgileri verir? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Bilimdeki Son Gelişmeler
Akış
İçerikler
Gündem
Canlılık Ve Cansızlık Arasındaki Farklar
Kimyasal
Nöron
Böcek
Görme
İnsan Evrimi
Pandemik
Kadın Sağlığı
Pediatri
Karar Verme
Çalışma
Yılan
Kontrol
Komplo
Soğuk
Çevre Kirliliği
Hava
Albert Einstein
Yaşamın Başlangıcı
Yaban Hayatı
Kanıt
Koku
Ecza
İklim Krizi
Kalıtım
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ece Müker
Ece Müker
659.1K UP
9 saat önce
2024 yılında New Jersey'de bir eve düşen ve sahipleri tarafından profesyonelce korunan Hillsborough meteoriti, yapılan analizlerle astrobiyoloji dünyasını hareketlendirdi. Science Advances dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, bu nadir CM tipi göktaşı, Dünya dışı amino asitler ve antik tuzlu su (brine) izleri taşıyor. Bennu ve Ryugu örnekleriyle karşılaştırıldığında daha çeşitli bir organik yapı sergileyen bu örnek, yaşamın temel yapı taşlarının ilkel göktaşları aracılığıyla erken Dünya'ya taşındığı teorisini güçlendiren en "saf" kanıtlardan biri olarak görülüyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
659.1K UP
9 saat önce
Science dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, dışgezegen araştırmalarında bugüne kadarki en önemli kilometre taşlarından birine ulaştı: Yaşam için uygun sıcaklık aralığında (yaşanabilir bölgede) yer alan kayalık bir gezegende ilk kez atmosfer doğrudan tespit edildi. LHS 1140 b adlı bu gezegen, Dünya'dan 48 ışık yılı uzaklıkta bir kızıl cüce yıldızı yörüngesinde dönüyor.
Harvard Üniversitesi'nden Collin Cherubim liderliğindeki ekip, Şili'deki Magellan Gözlemevi'nin WINERED spektrografını kullanarak gezegenin atmosferinde helyum imzasını doğrudan tespit etti. Bu hem kayalık bir dışgezegendeki ilk doğrudan atmosfer tespiti hem de yaşanabilir bölgedeki kayalık bir gezegenin ilk kez atmosfere sahip olduğunun kanıtlanması anlamına geliyor.
Gezegenin demir çekirdeği olan kayalık bir yapısı var ve yıldızına olan mesafesi sıvı suyun yüzeyinde var olabilmesine olanak tanıyor. Araştırmacılar, tespit edilen helyumun ötesinde başka gazların da atmosferde bulunabileceğini ve gezegenin büyük ihtimalle önemli miktarda su içerdiğini öngörüyor.
Kızıl cüce yıldızların genellikle güçlü radyasyon patlamalarıyla çevrelerindeki gezegenlerin atmosferlerini söküp attığı biliniyordu. Ancak bu keşif, milyarlarca yıl boyunca bile atmosferlerin hayatta kalabileceğini kanıtlıyor. Öte yandan araştırmacılar gezegende yaşam olduğunu kesinlikle iddia etmiyor; ancak bu bulgu, "Yalnız mıyız?" sorusuna yanıt arayışında atılmış en heyecan verici adımlardan biri olarak tarihe geçiyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
659.1K UP
1 gün önce
2024 yılında New Jersey'de düşüşünden hemen sonra kurtarılan "Hillsborough" meteoriti, NASA bilim insanları tarafından yapılan analizlerle Güneş Sistemi'nin kimyasal geçmişine ışık tutuyor. Science Advances dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, bu ilkel kaya parçasının içinde milyarlarca yıl önce aktif olan tuzlu su (brine) kanalları ve yaşam için kritik öneme sahip zengin amino asit envanteri bozulmadan keşfedildi. Çalışma, yaşamın temel yapı taşlarının ilkel asteroitler aracılığıyla gezegenlere nasıl taşındığını ve bu tür asteroitlerin Güneş Sistemi'nin ilk dönemlerinde ne kadar aktif olduğunu kanıtlıyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
659.1K UP
1 gün önce
NASA'nın Curiosity gezgini, Gale Krateri'nin yeni bir bölgesini keşfederken yüzeyde daha önce hiç görülmemiş çarpıcı bir yapıyla karşılaştı: dev bir peteği andıran çokgen deseni. Mars'ta 14 yıldır görev yapan Curiosity'nin çektiği yakın çekim fotoğraflar ve daha önce elde edilen yörünge görüntüleriyle yapılan karşılaştırma, ekibi de şaşırttı.
NASA'nın bloguna göre yüzey, büyük bir Marslı petekmiş gibi çokgen yapılarla kaplıydı. Gezgin ilerledikçe bu çokgen sırtların daha aşınmış olduğu görüldü; çevrede ise koyu renk çakıl ve molozlar dikkat çekti.
Bilim insanları bu yapının nasıl oluştuğunu henüz açıklayamıyor. Dünya'da benzer geometrik desenler çamur kuruması ve çatlaması, mineral kristallenmesi ya da toprağın tekrar tekrar donup çözülmesiyle oluşabiliyor; ancak Mars'taki oluşumun bu süreçlerden hangisini ya da hangilerini içerdiği belirsiz. Mars'ın milyarlarca yıllık jeolojik tarihi göz önünde bulundurulduğunda volkanik aktivite, akan su, rüzgar erozyonu ve dramatik iklim değişimleri de etken olmuş olabilir.
Gizemi daha da derinleştiren koyu renk kayaçlar da merak uyandırıyor. Bunların üstteki jeolojik katmanlardan aşağı yuvarlanmış parçalar mı, uzak bir çarpma krateriyle savrulmuş malzemeler mi, yoksa doğrudan Mars'a düşmüş meteorit kalıntıları mı olduğu tartışılıyor. Nikel içeren meteoritlerin daha önce Mars yüzeyinde bulunmuş olması bu son olasılığı ilgi çekici kılıyor. Curiosity, önümüzdeki süreçte bölgede ölçümler yapmaya devam edecek.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
659.1K UP
3 gün önce
İspanyol araştırmacılar, Samanyolu Galaksisi'nin merkezine yakın moleküler bir bulutta, uzay boşluğunda ilk kez doğrudan bir şeker molekülü olan eritrülözü tespit etti. Nature Astronomy dergisinde yayımlanan bulgular, gezegenlerin oluşumundan önce dahi yıldızlararası ortamda karmaşık organik bileşiklerin sentezlenebildiğini gösteriyor. Bu keşif, yaşamın temelini oluşturan moleküler yapı taşlarının uzayda doğal süreçlerle üretilip gezegen sistemlerine hazır bir şekilde sunulabileceği hipotezini güçlendiriyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 21 Mart 1 dk.

Japonya’da keşfedilen bir ada kuşu türü, yaklaşık 1000 kilometre uzakta yaşayan benzer bir türle neredeyse tamamen aynı görünüyor. Ancak genetik analizler, bu iki grubun milyonlarca yıldır birbirinden izole olduğunu ortaya koyuyor.

Takema Saitoh, Per Alström ve meslektaşları; Japonya’daki Tokara Adaları’nda yaşayan küçük, böcekle beslenen bir ötücü kuş türünü tanımladı. Tokara yaprak ötücü kuşu olarak adlandırılan bu tür (Lat: "phylloscopus tokaraensis"), zeytin yeşili sırtı ve gümüşümsü gri göğsüyle dikkat çekiyor.

25
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Veli Sarıgül
Veli Sarıgül
157.7K UP
Aktaran 23 Şubat 3 dk.

Dinozor temalı film ve dizilerin vazgeçilmez figürlerinden biri olan, paleontoloji tutkunlarının adeta göz bebeği hâline gelmiş Spinosaurus’a ait yeni bir türün keşfedildiği duyuruldu. Keşif haberi sosyal medyada öylesine hızlı yayıldı ki kısa süre içinde hemen her platformda Spinosaurus’a dair sayısız meme ve haberle karşılaşmak mümkün hâle geldi. Ancak ayrıntılara geçmeden önce, söz konusu dinozoru genel hatlarıyla ele almak yerinde olacaktır.

Spinosaurus yaklaşık 100 milyon yıl önce Geç Kretase'de Kuzey Afrika'nın mangrow ormanlarında varlığını sürdürmüş olan theropod takımına ait, amfibi niteliklere sahip ve en karakteristik özelliği sırtında yer alan yüzgeçimsi yapı olan bir dinozordur. Sözü açılmışken yaklaşık 1,5 metreyi bulan bu yapının neden evrimleştiği meselesine değinmeden geçmemek gerekir. Bu konuda kesin bir uzlaşı bulunmamakla birlikte birkaç hipotez öne sürülmektedir: Yapının termoregülasyonda rol oynamış olabileceği, eş seçiliminde etkili olduğu ya da hidrodinamik dengeye katkı sağladığı düşünülmektedir. Nitekim 2025 yapımı Jurassic World: Rebirth filminde de bu yapı, suda hareketi destekleyen bir unsur olarak tasvir edilmiştir.

34
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 26 Ocak 2 dk.

Oval ve simetrik, az sayıda çıkıntılı lobu olan karaağaç veya elma yaprakları hızla düşer ve bu da onların ağacın dibine yakın bir yerde son bulma olasılığını artırır. Ancak yapraklara loblar eklemek ve onları asimetrik hale getirmek düşüşlerini yavaşlatır. Bu durumda daha uzağa savrulmalarına neden olur. Fizikçi Matthew Biviano ve Kaare Jensen, 7 Mayıs’ta Journal of the Royal Society Interface dergisinde yayımladıkları çalışmada bunu rapor ediyor.

Yaprak döken ağaçlar her yıl yapraklarını döker. Yaprakların dökülme sürecinde biriktirdikleri karbon ve besin maddelerinin yaklaşık %40’ına veda ederler. Ancak bu kaynakların hepsinin kaybolması gerekmez. Eğer yapraklar ağacın dibine yakın düşerse ağaç, çürüyüp parçalandığında bu besinlere yeniden erişebilir. Yaprakların nereye düşeceğini ise rüzgâr, hava koşulları ve yaprak şekli belirler.

35
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 16 Ocak 2 dk.

Yeni yayımlanan bir araştırmaya göre, toprakta yeterli azot bulunması durumunda tropikal ormanlar, ormansızlaştırmadan sonra iki kat daha hızlı toparlanabiliyor.

University of Leeds liderliğindeki bir bilim insanı ekibi, besin maddelerinin ormanların yeniden büyümesini nasıl etkilediğini incelemek amacıyla dünyanın en büyük ve en uzun süreli deneyini gerçekleştirdi. Çalışma, ağaç kesimi ve tarım gibi faaliyetler nedeniyle temizlenmiş alanları kapsıyor.

32
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Bol
Hatice Bol
52.7K UP
Aktaran 31 Aralık 2 dk.

Oxford University Press tarafından Molecular Biology and Evolution dergisinde yer alan yeni bir makaleye göre İtalya'da çok sayıda köyün bulunduğu bölgelerde yaşayan ayılar evrim geçirerek daha küçük ve daha az saldırgan hale geldi.

İnsanoğlu, içinde yaşadığı çevreyi uzun zamandır kendi ihtiyaçlarına göre şekillendirirken ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği de kökten değiştiriyor. İnsan faaliyetlerinin yaban hayatı üzerindeki sarsıcı etkileri arasında yer alan yaşam alanı kaybı ve kaynakların aşırı kullanımı, popülasyonların azalmasına ya da seçilim baskılarının yön değiştirmesine neden olarak türlerin evrimsel rotasını doğrudan etkilemektedir.

78
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Deneyim, bilimlerin anasıdır."
Miguel de Cervantes
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)