Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Keşfet
Bilimdeki Son Gelişmeler
Akış
İçerikler
Gündem
Sağlık
Nöronlar
Satürn
Goril
Yiyecek
Hava
İstatistik
Hominid
Evrimsel Biyoloji
Beslenme Davranışları
Nükleer
Deniz
Sars-Cov-2
Evrimsel Tarih
Maskeler
Beslenme Davranışı
Fil
Matematik
Lazer
Bilimsel
Şiddet
Hastalıkların Tedavisi
Beslenme
Beslenme Biçimi
Besin Değeri
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ece Müker
Ece Müker
605.8K UP
2 gün önce
University of Pennsylvania bünyesinde yürütülen ve Science dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, modern insan genomundaki Neandertal DNA’sının dağılımına dair uzun süredir tartışılan bir gizeme sosyal bir açıklama getiriyor. Çalışmaya göre, Neandertal DNA’sının modern insanın X kromozomunda büyük ölçüde eksik olmasının nedeni biyolojik “uyumsuzluk” değil, cinsiyete dayalı çiftleşme örüntüleri olabilir.

Araştırmacılar, modern insanlarla Neandertaller arasındaki gen akışının ağırlıklı olarak Neandertal erkekler ile modern insan kadınlar arasında gerçekleştiğini gösteren bir örüntü tespit etti. Bu durum, modern insan popülasyonlarına daha az Neandertal X kromozomu aktarılmasına yol açarken, Neandertallerin X kromozomlarında modern insan DNA’sının görece fazla bulunmasını açıklıyor.

Ekip, Altai, Chagyrskaya ve Vindija Neandertallerine ait genomları Afrika kökenli modern insan genomlarıyla karşılaştırdı. Sonuçlar, Neandertallerin X kromozomlarında modern insan DNA’sının diğer kromozomlara kıyasla %62 daha fazla olduğunu ortaya koydu. Bu bulgu, türler arası genetik uyumsuzluk hipotezini zayıflatıyor ve çiftleşme yönündeki asimetrinin en basit açıklama olduğunu gösteriyor.

Çalışma, insan evriminin yalnızca doğal seçilimle değil, tarih öncesi sosyal etkileşim ve çiftleşme tercihleriyle de şekillenmiş olabileceğini ortaya koyuyor.

197 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
605.8K UP
3 gün önce
NASA, ajans tarihindeki ilk tıbbi tahliyeye ilişkin yeni ayrıntıları açıkladı. 58 yaşındaki deneyimli astronot Mike Fincke, geçen ay Uluslararası Uzay İstasyonu’nda sağlık sorunu yaşayan mürettebat üyesinin kendisi olduğunu duyurdu.

Fincke, rahatsızlığının niteliğini açıklamadı ancak mürettebat arkadaşları ve yer kontrolündeki uçuş doktorlarının desteğiyle durumunun hızla stabilize edildiğini belirtti. Olayın “acil bir durum” olmadığını, ancak uzay istasyonunda bulunmayan gelişmiş tıbbi görüntüleme olanaklarından yararlanmak istediklerini ifade etti. ISS’teki ultrason cihazının kriz sırasında önemli rol oynadığı aktarıldı.

Fincke ve üç astronot, görevlerinin planlanandan erken sona ermesinin ardından Pasifik Okyanusu’na iniş yaptı ve San Diego’daki bir hastaneye götürüldü. Astronotlar ertesi gün Houston’a döndü. Sağlık sorunu, planlanan bir uzay yürüyüşünün de iptal edilmesine yol açtı.

1996’dan bu yana astronot olan ve dört görevde toplam 549 gün uzayda kalan Fincke, şu anda sağlık durumunun iyi olduğunu açıkladı.

271 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
10
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
605.8K UP
3 gün önce
Gökbilimciler, Atacama Large Millimeter/submillimeter Array (ALMA) teleskobunu kullanarak Samanyolu’nun merkezine ait şimdiye kadarki en ayrıntılı haritayı oluşturdu. Çalışma, galaksimizin süper kütleli kara deliğini çevreleyen ve yoğun gaz ile toz bulutlarından oluşan Merkezi Moleküler Bölge’yi (CMZ) benzeri görülmemiş ayrıntılarla ortaya koydu.

Araştırmacılar, bu kaotik bölgede “nadir ve gizemli” olarak tanımlanan yapılar tespit etti. CMZ, aşırı yoğunluk, yüksek sıcaklık ve güçlü manyetik alanlar gibi özellikleriyle erken evrendeki genç galaksilere benzer koşullar sergiliyor. Bu nedenle elde edilen veriler, Büyük Patlama’dan kısa süre sonraki galaksi oluşum süreçlerini anlamak için önemli bir pencere sunabilir.

Yeni harita, Samanyolu’nun merkezindeki gaz hareketlerini ve yıldız oluşum süreçlerini daha net analiz etmeye olanak tanırken, galaksimizin evrimini erken evrenle karşılaştırmalı olarak incelemek için güçlü bir veri seti sağlıyor.

253 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
605.8K UP
4 gün önce
Southwest Research Institute, Aix-Marseille Üniversitesi ve Institute for Advanced Studies araştırmacılarının yürüttüğü yeni çalışmalar, Jüpiter’in Galileo uydularının oluşumu sırasında karmaşık organik molekülleri (COM) bünyelerine katmış olabileceğini gösteriyor. Bulgular The Planetary Science Journal ve Monthly Notices of the Royal Astronomical Society dergilerinde yayımlandı.

Araştırmaya göre oksijen, azot ve karbon içeren karmaşık organik moleküller; yıldız oluşumu sırasında ortaya çıkan gaz ve toz disklerinde, ultraviyole ışınım ve ısınma etkisiyle buzlu taneler üzerinde oluşabiliyor. Geliştirilen modeller, hem Güneş’in oluştuğu protogezegen diskinde hem de Jüpiter’in çevresindeki gezegenimsı diskte bu kimyasal süreçlerin gerçekleşebileceğini ortaya koydu.

Simülasyonlar, bu organik moleküllerin önemli bir kısmının Jüpiter’in dört büyük uydusu olan Europa, Ganymede, Callisto ve Io’nun oluştuğu bölgelere taşınmış olabileceğini gösteriyor. Ayrıca bazı organik bileşiklerin Jüpiter yörüngesi içinde yerel olarak da oluşmuş olabileceği belirtiliyor.

Europa, Ganymede ve Callisto’nun yüzey altı okyanuslara sahip olabileceği düşünülüyor. Eğer bu uydular erken dönemde karmaşık organik moleküller kazandıysa, su ve enerji kaynaklarıyla birlikte prebiyotik kimya için gerekli temel bileşenlere de sahip olmuş olabilirler. Bulgular, yaklaşan uzay görevlerinin Jüpiter sistemindeki kimyasal verileri yorumlaması açısından önemli bir çerçeve sunuyor.

463 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
605.8K UP
4 gün önce
Dünya’nın jeolojik kayıtlarında yaklaşık bir milyar yıllık zaman dilimini temsil eden ve “Büyük Uyumsuzluk” olarak bilinen boşluğun nedeni yeni bir araştırmayla netleşti. Bulgular, 23 Şubat 2026’da Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlandı.

Büyük Uyumsuzluk, yaklaşık 500 milyon yıllık tortul kayaçların, çoğu zaman 1,7 milyar yıldan daha eski “temel kayaçların” doğrudan üzerinde bulunmasıyla tanımlanıyor. Aradaki eksik katmanlar, bazı bölgelerde birkaç milyon yılı, bazı yerlerde ise bir milyar yılı aşkın bir süreyi kapsıyor. Bu durum, 150 yılı aşkın süredir bilim insanlarını şaşırtıyordu.

Yeni çalışma, söz konusu boşluğun nedeninin “Kar Topu Dünya” gibi küresel buzullaşma olayları ya da Kambriyen dönemdeki yaşam patlaması olmadığını; esas olarak kıtaların hareketi ve buna bağlı geniş çaplı erozyon süreçleriyle ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmacılara göre levha tektoniğiyle bağlantılı bu süreçler, geniş alanlarda kayaçların aşınmasına ve jeolojik kaydın silinmesine yol açtı.

Sonuçlar, Dünya’nın erken jeolojik evrimi ve kıtasal hareketlerin gezegen tarihindeki rolü hakkında daha net bir çerçeve sunuyor.

446 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
12
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Veli Sarıgül
Veli Sarıgül
156.7K UP
Aktaran 6 gün önce 3 dk.

Dinozor temalı film ve dizilerin vazgeçilmez figürlerinden biri olan, paleontoloji tutkunlarının adeta göz bebeği hâline gelmiş Spinosaurus’a ait yeni bir türün keşfedildiği duyuruldu. Keşif haberi sosyal medyada öylesine hızlı yayıldı ki kısa süre içinde hemen her platformda Spinosaurus’a dair sayısız meme ve haberle karşılaşmak mümkün hâle geldi. Ancak ayrıntılara geçmeden önce, söz konusu dinozoru genel hatlarıyla ele almak yerinde olacaktır.

Spinosaurus yaklaşık 100 milyon yıl önce Geç Kretase'de Kuzey Afrika'nın mangrow ormanlarında varlığını sürdürmüş olan theropod takımına ait, amfibi niteliklere sahip ve en karakteristik özelliği sırtında yer alan yüzgeçimsi yapı olan bir dinozordur. Sözü açılmışken yaklaşık 1,5 metreyi bulan bu yapının neden evrimleştiği meselesine değinmeden geçmemek gerekir. Bu konuda kesin bir uzlaşı bulunmamakla birlikte birkaç hipotez öne sürülmektedir: Yapının termoregülasyonda rol oynamış olabileceği, eş seçiliminde etkili olduğu ya da hidrodinamik dengeye katkı sağladığı düşünülmektedir. Nitekim 2025 yapımı Jurassic World: Rebirth filminde de bu yapı, suda hareketi destekleyen bir unsur olarak tasvir edilmiştir.

16
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 1 ay önce 2 dk.

Oval ve simetrik, az sayıda çıkıntılı lobu olan karaağaç veya elma yaprakları hızla düşer ve bu da onların ağacın dibine yakın bir yerde son bulma olasılığını artırır. Ancak yapraklara loblar eklemek ve onları asimetrik hale getirmek düşüşlerini yavaşlatır. Bu durumda daha uzağa savrulmalarına neden olur. Fizikçi Matthew Biviano ve Kaare Jensen, 7 Mayıs’ta Journal of the Royal Society Interface dergisinde yayımladıkları çalışmada bunu rapor ediyor.

Yaprak döken ağaçlar her yıl yapraklarını döker. Yaprakların dökülme sürecinde biriktirdikleri karbon ve besin maddelerinin yaklaşık %40’ına veda ederler. Ancak bu kaynakların hepsinin kaybolması gerekmez. Eğer yapraklar ağacın dibine yakın düşerse ağaç, çürüyüp parçalandığında bu besinlere yeniden erişebilir. Yaprakların nereye düşeceğini ise rüzgâr, hava koşulları ve yaprak şekli belirler.

23
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 1 ay önce 2 dk.

Yeni yayımlanan bir araştırmaya göre, toprakta yeterli azot bulunması durumunda tropikal ormanlar, ormansızlaştırmadan sonra iki kat daha hızlı toparlanabiliyor.

University of Leeds liderliğindeki bir bilim insanı ekibi, besin maddelerinin ormanların yeniden büyümesini nasıl etkilediğini incelemek amacıyla dünyanın en büyük ve en uzun süreli deneyini gerçekleştirdi. Çalışma, ağaç kesimi ve tarım gibi faaliyetler nedeniyle temizlenmiş alanları kapsıyor.

26
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Bol
Hatice Bol
52.6K UP
Aktaran 31 Aralık 2 dk.

Oxford University Press tarafından Molecular Biology and Evolution dergisinde yer alan yeni bir makaleye göre İtalya'da çok sayıda köyün bulunduğu bölgelerde yaşayan ayılar evrim geçirerek daha küçük ve daha az saldırgan hale geldi.

İnsanoğlu, içinde yaşadığı çevreyi uzun zamandır kendi ihtiyaçlarına göre şekillendirirken ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği de kökten değiştiriyor. İnsan faaliyetlerinin yaban hayatı üzerindeki sarsıcı etkileri arasında yer alan yaşam alanı kaybı ve kaynakların aşırı kullanımı, popülasyonların azalmasına ya da seçilim baskılarının yön değiştirmesine neden olarak türlerin evrimsel rotasını doğrudan etkilemektedir.

65
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ecem İşler
Ecem İşler
22.6K UP
Aktaran 21 Kasım 2 dk.

Kulağa korku filminden fırlamış gibi geliyor: Kemikleri yiyip bitiren, kafatasının kaynaşmış plakalarını kaynayan asit gibi eriten bir hastalık.

Ancak araştırmacılar, 3 Ekim'de Nature Neuroscience dergisinde yayımladıkları raporda, Glioblastoma adı verilen bir beyin kanseri türünün de benzer bir etki yaparak canlı kafatası dokusunun aşınmasına yol açtığını bildirdi.

66
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)