Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
2,500 ATP Ödüllü Soru: Homo neanderthalensis veya Homo erectus Günümüze Ulaşsaydı Hukuki ve Taksonomik Statüleri Ne Olurdu, Kırmızı Listeye Alınırlar mıydı? Hemen cevapla! 500 ATP Ödüllü Soru: Kanıt Nedir, Sadece Bilimsel mi Demek, Bilimsel Kanıtı Tek Ölçü Sayan Din Karşıtları, Dini ve Felsefi Kanıtların da Bilgi Ürettiğini Neden Görmezden Geliyor? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Bilimdeki Son Gelişmeler
Akış
İçerikler
Gündem
Argüman
Yavru
Hominid
Çocuklar
Eşcinsellik
Müfredat
Dil
İklim
Yakınsak Evrim
Uluslararası Uzay İstasyonu
Ses
İnsan Evrimi
Canlı
Sinirbilim
Yeni Doğan
Davranış
Dinozorlar
Kök Hücre
Evrim
Jinekoloji
Güve
Değişim
Arkeoloji
Gaz
Ağrı
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ece Müker
Ece Müker
645.9K UP
8 saat önce
Bilim dünyası yıllardır karadeliklerin merkezindeki "tekillik" (singularity) kavramıyla boğuşuyor. Fizik yasalarının işlemediği bu noktaya bir alternatif olarak 25 yıl önce ortaya atılan "gravastar" teorisi, Goethe Üniversitesi Frankfurt’tan fizikçilerin yeni çalışmasıyla ilk kez dinamik bir temele oturtuldu.

Goethe Üniversitesi'nden teorik fizikçiler, devasa yıldızların çöküşü sırasında karadelik yerine "gravastar" adı verilen ultra-kompakt nesnelerin nasıl oluşabileceğine dair ilk dinamik çözümü sundu. Physical Review D dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, yıldızın merkezinde oluşan bir "mini-evrenin" genişleme basıncı, kütleçekimsel çökmeyi durdurarak yapıyı dengede tutuyor. Bu model, karadeliklerin merkezindeki "tekillik" ve "olay ufku" gibi karmaşık sorunları aşarak, genel görelilik teorisi içinde alternatif ve kararlı bir yapı sunuyor.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
645.9K UP
8 saat önce
Journal of the American Ceramic Society dergisinde yayımlanan yeni bir MIT çalışması, karbondioksitin çimentoya enjekte edildiğinde tetiklediği kimyasal süreci ilk kez gerçek zamanlı olarak görselleştirdi. Daha önce çok hızlı gerçekleştiği için gözlemlenemeyen bu geçici reaksiyon, Raman konfokol mikroskobu sayesinde yakalandı.
 
Araştırma, kimyasal süreci üç aşamalı bir drama olarak ortaya koyuyor: Birinci aşamada CO₂, pişmiş kireçtaşından açığa çıkan kalsiyumu hızla yakalayor ve kalsiyum karbonat olarak çöküyor; bu, normal sertleşme reaksiyonunu geçici olarak yavaşlatıyor. İkinci aşamada kalsiyumdan yoksun kalan silikatlar, tüm hamur boyunca yayılan amorf bir "silika jeli" ağı oluşturuyor. Bu jellerin varlığı daha önce hiç gözlemlenmemişti. Üçüncü aşamada, yaklaşık dört-beş saat sonra normal hidrasyon yeniden başlıyor ve kalsiyum hidroksit, silika jeliyle reaksiyona girerek çimentonun bağlayıcı gücünü sağlayan kalsiyum silikat hidratı üretiyor. Jel ağının hamur boyunca yayılmış olması, bu bağlayıcı maddenin çok daha homojen bir yapıda oluşmasını sağlıyor.
 
Sonuç çarpıcı: CO₂ enjekte edilmiş çimento, 24 saatlik basınç dayanımında referans karışımına kıyasla ortalama yüzde 13 daha güçlü çıktı. Teorik olarak bu yöntem, çimento üretiminden kaynaklanan karbon emisyonlarının yüzde 40'ına kadarını telafi edebilir; pratik oran daha düşük olsa da anlamlı bir katkı sunabilir. Araştırmacılar, mekanizmayı anlamalarının artık dozajı optimize ederek hem performansı hem de karbon depolamayı iyileştirme imkânı tanıdığını vurguluyor.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
645.9K UP
1 gün önce
Evrenin en gizemli parçacıklarından olan nötrinoları anlamak için tasarlanan devasa yeraltı dedektörü Jiangmen Yeraltı Nötrino Gözlemevi (JUNO), ilk önemli bilimsel verilerini paylaştı. Çin’in Guangdong eyaletinde, yerin yaklaşık 700 metre altında bulunan bu devasa küresel dedektör, nötrinoların "lezzet" (çeşit) değiştirme mekanizmalarını şimdiye kadarki en yüksek hassasiyetle ölçmeyi başardı.

Çin'in Jiangmen Yeraltı Nötrino Gözlemevi (JUNO), nötrinoların özelliklerini anlamak amacıyla yürüttüğü çalışmalardan ilk önemli sonuçları Nature dergisinde yayımladı. Yerin 700 metre altında, nükleer santrallerden gelen antinötrinoları inceleyen dedektör, nötrinoların "lezzet değiştirme" süreçlerini yüksek hassasiyetle ölçtü. Henüz nötrinoların kütle hiyerarşisine dair nihai cevabı vermemiş olsa da JUNO, gelecekte bu temel fizik gizemini çözebilecek kapasitede olduğunu kanıtladı. ABD ve Japonya'daki benzer projelerle birlikte, bu çalışma parçacık fiziğinde yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
645.9K UP
1 gün önce
İnsanlar yürürken veya dönerken rastgele bir yön mü seçiyor? Yeni bir araştırma, bu sorunun cevabının "hayır" olduğunu gösteriyor. İspanya ve Japonya’daki araştırmacıların geniş katılımlı deneyleri, insanların hareket ederken belirgin bir şekilde saat yönünün tersine (counterclockwise) dönme eğiliminde olduğunu ortaya koydu.

İspanya ve Japonya'daki araştırmacılar tarafından yürütülen yeni bir çalışma, insanların yürürken veya dönerken istemsizce saat yönünün tersine yönelme eğiliminde olduğunu keşfetti. Nature Communications dergisinde yayımlanan bulgular, bu davranışın kültürden veya cinsiyetten bağımsız, biyomekanik seviyede bir asimetriyle ilişkili olabileceğini öne sürüyor. Çocuklarda daha belirgin olan bu eğilim, gelecekte mimari tasarım, robotik ve kalabalık yönetimi gibi alanlarda insan odaklı yeni yaklaşımların geliştirilmesine temel oluşturabilir.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
4
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
645.9K UP
2 gün önce
Harvard ve Princeton araştırmacıları, yetişkin bir meyve sineğinin beyin ve sinir kordonu bağlantılarını içeren ilk tam konektomu yayımladı. Nature dergisinde yer alan çalışma, sinek davranışlarının beyin tarafından tek bir merkezden değil, vücut kısımlarındaki yerel sinir devreleri aracılığıyla "dağıtık" olarak yönetildiğini kanıtlıyor. Elektron mikroskobu ve yapay zeka araçlarıyla oluşturulan bu açık kaynaklı harita, nörobilim araştırmalarını hızlandırmayı ve karmaşık hareketlerin biyolojik temelini anlamayı amaçlıyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 21 Mart 1 dk.

Japonya’da keşfedilen bir ada kuşu türü, yaklaşık 1000 kilometre uzakta yaşayan benzer bir türle neredeyse tamamen aynı görünüyor. Ancak genetik analizler, bu iki grubun milyonlarca yıldır birbirinden izole olduğunu ortaya koyuyor.

Takema Saitoh, Per Alström ve meslektaşları; Japonya’daki Tokara Adaları’nda yaşayan küçük, böcekle beslenen bir ötücü kuş türünü tanımladı. Tokara yaprak ötücü kuşu olarak adlandırılan bu tür (Lat: "phylloscopus tokaraensis"), zeytin yeşili sırtı ve gümüşümsü gri göğsüyle dikkat çekiyor.

25
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Veli Sarıgül
Veli Sarıgül
157.6K UP
Aktaran 23 Şubat 3 dk.

Dinozor temalı film ve dizilerin vazgeçilmez figürlerinden biri olan, paleontoloji tutkunlarının adeta göz bebeği hâline gelmiş Spinosaurus’a ait yeni bir türün keşfedildiği duyuruldu. Keşif haberi sosyal medyada öylesine hızlı yayıldı ki kısa süre içinde hemen her platformda Spinosaurus’a dair sayısız meme ve haberle karşılaşmak mümkün hâle geldi. Ancak ayrıntılara geçmeden önce, söz konusu dinozoru genel hatlarıyla ele almak yerinde olacaktır.

Spinosaurus yaklaşık 100 milyon yıl önce Geç Kretase'de Kuzey Afrika'nın mangrow ormanlarında varlığını sürdürmüş olan theropod takımına ait, amfibi niteliklere sahip ve en karakteristik özelliği sırtında yer alan yüzgeçimsi yapı olan bir dinozordur. Sözü açılmışken yaklaşık 1,5 metreyi bulan bu yapının neden evrimleştiği meselesine değinmeden geçmemek gerekir. Bu konuda kesin bir uzlaşı bulunmamakla birlikte birkaç hipotez öne sürülmektedir: Yapının termoregülasyonda rol oynamış olabileceği, eş seçiliminde etkili olduğu ya da hidrodinamik dengeye katkı sağladığı düşünülmektedir. Nitekim 2025 yapımı Jurassic World: Rebirth filminde de bu yapı, suda hareketi destekleyen bir unsur olarak tasvir edilmiştir.

34
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 26 Ocak 2 dk.

Oval ve simetrik, az sayıda çıkıntılı lobu olan karaağaç veya elma yaprakları hızla düşer ve bu da onların ağacın dibine yakın bir yerde son bulma olasılığını artırır. Ancak yapraklara loblar eklemek ve onları asimetrik hale getirmek düşüşlerini yavaşlatır. Bu durumda daha uzağa savrulmalarına neden olur. Fizikçi Matthew Biviano ve Kaare Jensen, 7 Mayıs’ta Journal of the Royal Society Interface dergisinde yayımladıkları çalışmada bunu rapor ediyor.

Yaprak döken ağaçlar her yıl yapraklarını döker. Yaprakların dökülme sürecinde biriktirdikleri karbon ve besin maddelerinin yaklaşık %40’ına veda ederler. Ancak bu kaynakların hepsinin kaybolması gerekmez. Eğer yapraklar ağacın dibine yakın düşerse ağaç, çürüyüp parçalandığında bu besinlere yeniden erişebilir. Yaprakların nereye düşeceğini ise rüzgâr, hava koşulları ve yaprak şekli belirler.

35
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 16 Ocak 2 dk.

Yeni yayımlanan bir araştırmaya göre, toprakta yeterli azot bulunması durumunda tropikal ormanlar, ormansızlaştırmadan sonra iki kat daha hızlı toparlanabiliyor.

University of Leeds liderliğindeki bir bilim insanı ekibi, besin maddelerinin ormanların yeniden büyümesini nasıl etkilediğini incelemek amacıyla dünyanın en büyük ve en uzun süreli deneyini gerçekleştirdi. Çalışma, ağaç kesimi ve tarım gibi faaliyetler nedeniyle temizlenmiş alanları kapsıyor.

31
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Bol
Hatice Bol
52.7K UP
Aktaran 31 Aralık 2 dk.

Oxford University Press tarafından Molecular Biology and Evolution dergisinde yer alan yeni bir makaleye göre İtalya'da çok sayıda köyün bulunduğu bölgelerde yaşayan ayılar evrim geçirerek daha küçük ve daha az saldırgan hale geldi.

İnsanoğlu, içinde yaşadığı çevreyi uzun zamandır kendi ihtiyaçlarına göre şekillendirirken ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği de kökten değiştiriyor. İnsan faaliyetlerinin yaban hayatı üzerindeki sarsıcı etkileri arasında yer alan yaşam alanı kaybı ve kaynakların aşırı kullanımı, popülasyonların azalmasına ya da seçilim baskılarının yön değiştirmesine neden olarak türlerin evrimsel rotasını doğrudan etkilemektedir.

76
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Bilim, gerçeğin şiiridir."
Richard Dawkins
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)