Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Bilimdeki Son Gelişmeler
Akış
İçerikler
Gündem
Diyet
Ağaç
Tohum
Viral
Tüyler
Molekül
Argüman
Cihaz
Köpekbalığı
Robot
Kromozom
Vaka
Foton
Halk Sağlığı
Acı
Saat
Kafatası
Kırmızı
Karar Verme
Balık
Ölümden Sonra Yaşam
Enfeksiyon
Konuşma
Savaş
Genel Görelilik Teorisi
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ece Müker
Ece Müker
651.2K UP
13 saat önce
NASA'nın 2004'te fırlatılan ve gama ışını patlamalarını izleyen Neil Gehrels Swift Gözlemevi, güneş fırtınaları nedeniyle beklenenden hızlı yörünge kaybediyor ve yıl sonuna kadar atmosfere girecek. Bunu önlemek için NASA, Arizona merkezli Katalyst Space firmasına tam olarak 9 ay önce, Eylül 2025'te Swift'i kurtarma görevi verdi; 30 milyon dolarlık bu sözleşme, uzay tarihinde eşi görülmemiş bir girişimi başlattı.
 
Katalyst'ın geliştirdiği "Link" adlı buzdolabı büyüklüğündeki uzay aracı, üç iyon motoru, üç robotik kol ve kapsamlı sensörlerle donatılmış. Sıfırdan tasarlanıp bir yıldan kısa sürede fırlatmaya hazır hale getirilmesi, uzay araçları için olağanüstü kısa bir geliştirme süresi. Görev 30 Haziran'da, Marshall Adaları'ndaki Kwajalein Atolü'nden, Northrop Grumman'ın hem son Pegasus XL roketi hem de son L-1011 Stargazer uçağıyla gerçekleşecek. Link, birkaç hafta yörünge testi yaptıktan sonra Swift'e yanaşacak, robotik kollarıyla kavrayacak ve üç aya kadar sürecek yavaş bir yörünge yükseltme manevrası yapacak.
 
Swift'in vazgeçilmezliği, Hubble ya da Webb'in yapamadığı bir yetenekte gizli: Gama ışını patlaması tespit edildiğinde dakikalar içinde yeniden yönlendirebiliyor. Bu patlamalar, güneşin tüm ömrü boyunca üreteceğinden daha fazla enerjiyi saniyeler içinde açığa çıkarıyor. Swift'in gözlemleri, altın ve platin gibi ağır elementlerin nötron yıldızı çarpışmalarında üretildiğini kanıtladı; 2022'de ise "BOAT" (Brightest of All Time) lakaplı tarihin en güçlü uzay patlamasını yakaladı. Görev başarılı olursa Swift en az 5 yıl daha bilim üretecek.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
651.2K UP
13 saat önce
NASA, 37 Amerikan şirketinden gelen 41 teklife yeşil ışık yaktı. 2025 İşbirliği Fırsatı Duyurusu (ACO) kapsamında seçilen bu projeler; uzay ulaşımı, gezegensel yüzey operasyonları ve Ay yüzey altyapısı alanlarında kritik teknolojileri olgunlaştırmayı hedefliyor.
 
ACO ortaklıkları fon transferi içermiyor; şirketler NASA'nın uzmanlarından, tesislerinden, yazılımından ve donanımından yararlanırken karşılığında kendi kaynaklarını da masaya yatırıyor. NASA'nın sağladığı yaklaşık 30 milyon dolarlık kaynak, sektörün 32 milyon dolarlık katkısıyla birleşiyor. Projelerin süresi 12 ila 24 ay arasında değişecek.
 
Seçilen projeler arasında üç tanesi özellikle öne çıkıyor: Lockheed Martin, Ay'ın kalıcı gölge bölgelerinde uzun süreli güç üretimini mümkün kılacak modüler, kompakt bir enerji sistemi geliştiriyor; fiber lazer tabanlı kablosuz güç aktarımı bu sistemin merkezinde yer alıyor. Kall Morris Inc., "Asteria" adını verdiği bir ekler sistemini hayata geçiriyor; bu sistem, önceden altyapı kurulumu gerektirmeksizin mevcut veya gelecekteki uydulara yapışabilen ve yörüngesel varlıkların ömrünü uzatmayı hedefleyen bir teknoloji. Moonprint Solutions ise Ay ve Mars'taki aşındırıcı tozdan kritik donanımları koruyacak esnek izolasyon örtüleri geliştiriyor.
 
2015'ten bu yana 110'dan fazla projeyi destekleyen ACO programı, NASA'nın ticari sektörü uzay keşfinin aktif ortağı haline getirme stratejisinin temel araçlarından biri olmayı sürdürüyor.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
651.2K UP
1 gün önce
Avrupa Uzay Ajansı'nın Euclid uzay teleskobu, galaksimizin kalabalık merkezinin şimdiye kadar çekilen en büyük ve en ayrıntılı fotoğrafını üretti. Mart 2025'te 26 saatlik gözlemle elde edilen ve dokuz ayrı fotoğrafın birleştirilmesinden oluşan mozaik, yaklaşık 60 milyon yıldızı tek karede yakalıyor.
 
Samanyolu'nun ortasında yer alan "şişkinlik" (bulge), milyarlarca eski ve serin yıldızı barındıran dev bir yapı. Euclid bu bölgeyi, başlangıçtaki karanlık madde ve karanlık enerji araştırma hedeflerinin dışına çıkarak görüntüledi; ancak sonuç olağanüstü oldu. Görüntü, Canada-Fransa-Hawaii Teleskobu'nun renk verileriyle zenginleştirildi.
 
Bu fotoğrafın bilimsel değeri yalnızca estetik değil; Euclid'in gerçek gücü mikro mercekleme tekniğinde yatıyor. Bir yıldız başka bir yıldızın önünden geçtiğinde arka plandaki yıldızın ışığını büküp parlatıyor. Bu yıldızın yörüngesinde gezegen varsa, onun yerçekimi de ışıkta küçük bir değişime yol açıyor; bu değişim gezegenin varlığını ele veriyor. Son 20 yılda bu teknikle yaklaşık 300 dışgezegen keşfedildi; tümü galaksi merkezine yönelik çalışmalarla bulundu. Yeni Euclid görüntüsü, 51 bilinen gezegen sistemini içeriyor ve ileride keşfedilecek daha pek çok sistemin kütlesini ölçmek için de kullanılacak.

38 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
651.2K UP
1 gün önce
Communications Biology dergisinde yayımlanan yeni bir Warwick Üniversitesi çalışması, büyük maymunların ve insanların gülüşünün temel ritmik yapısının 15 milyon yıl boyunca neredeyse hiç değişmediğini ortaya koyuyor. Bu bulgu, insan konuşmasının evrimine dair yeni ve beklenmedik bir pencere açıyor.
 
Araştırmacılar, dört orangutan, iki goril, üç bonobo, dört şempanze ve dört insandan alınan 140 gülüş kaydını analiz etti. Tüm türlerde aynı örüntü gözlemlendi: Gülüş sesleri arasındaki aralıklar, türden bağımsız olarak düzenli ve ritmik bir yapı sergiliyor. Ekip, bu temel ritmik yapının tüm büyük maymunların ortak atalarından miras kaldığını ve olağanüstü bir istikrarla korunduğunu öne sürüyor.
 
Ancak insan gülüşü bu ortak temelden belirgin biçimde ayrışıyor: İnsanlar daha hızlı, daha değişken ve bağlama göre kontrol edilebilir bir gülüşe sahip. Gıdıklanma sonucu patlayan kontrolsüz kahkaha ile toplantıdaki kibar gülümseme ya da utanç sonrası sinir kahkahası, aynı ritmik altyapının bilinçli denetim altında şekillendirilmiş farklı versiyonları. Bu bağlama duyarlı vokal kontrol, konuşmanın temel yapı taşlarından biri.
 
Warwick'ten Dr. Adriano Lameira bulgulardan çıkan önemli sonucu şöyle özetliyor: İlk insanların vokal kontrol kapasitesini atadan kopuk bir sıçraymayla kazandığı klasik anlayışın aksine, gülüşün evrimi insanların 15 milyon yıl boyunca birikmekte olan bir vokal kontrol kapasitesinin devamı olduğunu gösteriyor. Konuşmanın izini fosil kayıtlarında sürmek imkânsız; bu yüzden tüm büyük maymunlarla paylaşılan gülüş, hominid ses evrimini anlamak için eşsiz bir pencere sunuyor.

28 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
651.2K UP
2 gün önce
Monthly Notices of the Royal Astronomical Society dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, şimdiye kadar keşfedilen en hafif dev gezegen çiftini tanımlıyor. Oxford Üniversitesi'nden George Dransfield liderliğindeki ekip, Dünya'dan 1.110 ışık yılı uzaklıktaki Volans (Uçan Balık) takımyıldızında bir yıldızın yörüngesinde dönen iki "süper kabarık" (super-puff) gezegen tespit etti.
 
Her ikisi de Jüpiter büyüklüğünde olan bu gezegenler, pamuktan daha düşük bir yoğunluğa sahip; Dransfield'ın ifadesiyle "yoğunlukları kutudan yeni çıkmış tıraş köpüğüne benziyor." Karşılaştırma yapılacak olursa Jüpiter, bu iki gezegenin 35 katı daha yoğun.
 
Süper kabarık gezegenler, yeni doğan yıldızların etrafındaki gaz ve toz disklerinde tozdan çok gazın bulunduğu bölgelerde oluştuğu düşünülen nadir oluşumlar. Zamanla malzeme kaybederek giderek daha da seyreliyorlar. NASA'nın onayladığı yaklaşık 6.300 dışgezegen arasında 40'tan azı süper kabarık olarak sınıflandırılıyor.
 
NASA'nın TESS uydusu son on yılda bu gezegenleri tespit etti; Dünya'daki teleskoplar ise yörünge gözlemleriyle yoğunluk hesaplamalarını mümkün kıldı. Gezegenlerin kimyasal bileşimini kesin olarak belirlemek için Webb Uzay Teleskobu'nun izleme gözlemlerine ihtiyaç duyuluyor; hidrojen ve helyumdan oluştuğu tahmin ediliyor.

83 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 21 Mart 1 dk.

Japonya’da keşfedilen bir ada kuşu türü, yaklaşık 1000 kilometre uzakta yaşayan benzer bir türle neredeyse tamamen aynı görünüyor. Ancak genetik analizler, bu iki grubun milyonlarca yıldır birbirinden izole olduğunu ortaya koyuyor.

Takema Saitoh, Per Alström ve meslektaşları; Japonya’daki Tokara Adaları’nda yaşayan küçük, böcekle beslenen bir ötücü kuş türünü tanımladı. Tokara yaprak ötücü kuşu olarak adlandırılan bu tür (Lat: "phylloscopus tokaraensis"), zeytin yeşili sırtı ve gümüşümsü gri göğsüyle dikkat çekiyor.

25
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Veli Sarıgül
Veli Sarıgül
157.7K UP
Aktaran 23 Şubat 3 dk.

Dinozor temalı film ve dizilerin vazgeçilmez figürlerinden biri olan, paleontoloji tutkunlarının adeta göz bebeği hâline gelmiş Spinosaurus’a ait yeni bir türün keşfedildiği duyuruldu. Keşif haberi sosyal medyada öylesine hızlı yayıldı ki kısa süre içinde hemen her platformda Spinosaurus’a dair sayısız meme ve haberle karşılaşmak mümkün hâle geldi. Ancak ayrıntılara geçmeden önce, söz konusu dinozoru genel hatlarıyla ele almak yerinde olacaktır.

Spinosaurus yaklaşık 100 milyon yıl önce Geç Kretase'de Kuzey Afrika'nın mangrow ormanlarında varlığını sürdürmüş olan theropod takımına ait, amfibi niteliklere sahip ve en karakteristik özelliği sırtında yer alan yüzgeçimsi yapı olan bir dinozordur. Sözü açılmışken yaklaşık 1,5 metreyi bulan bu yapının neden evrimleştiği meselesine değinmeden geçmemek gerekir. Bu konuda kesin bir uzlaşı bulunmamakla birlikte birkaç hipotez öne sürülmektedir: Yapının termoregülasyonda rol oynamış olabileceği, eş seçiliminde etkili olduğu ya da hidrodinamik dengeye katkı sağladığı düşünülmektedir. Nitekim 2025 yapımı Jurassic World: Rebirth filminde de bu yapı, suda hareketi destekleyen bir unsur olarak tasvir edilmiştir.

34
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 26 Ocak 2 dk.

Oval ve simetrik, az sayıda çıkıntılı lobu olan karaağaç veya elma yaprakları hızla düşer ve bu da onların ağacın dibine yakın bir yerde son bulma olasılığını artırır. Ancak yapraklara loblar eklemek ve onları asimetrik hale getirmek düşüşlerini yavaşlatır. Bu durumda daha uzağa savrulmalarına neden olur. Fizikçi Matthew Biviano ve Kaare Jensen, 7 Mayıs’ta Journal of the Royal Society Interface dergisinde yayımladıkları çalışmada bunu rapor ediyor.

Yaprak döken ağaçlar her yıl yapraklarını döker. Yaprakların dökülme sürecinde biriktirdikleri karbon ve besin maddelerinin yaklaşık %40’ına veda ederler. Ancak bu kaynakların hepsinin kaybolması gerekmez. Eğer yapraklar ağacın dibine yakın düşerse ağaç, çürüyüp parçalandığında bu besinlere yeniden erişebilir. Yaprakların nereye düşeceğini ise rüzgâr, hava koşulları ve yaprak şekli belirler.

35
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 16 Ocak 2 dk.

Yeni yayımlanan bir araştırmaya göre, toprakta yeterli azot bulunması durumunda tropikal ormanlar, ormansızlaştırmadan sonra iki kat daha hızlı toparlanabiliyor.

University of Leeds liderliğindeki bir bilim insanı ekibi, besin maddelerinin ormanların yeniden büyümesini nasıl etkilediğini incelemek amacıyla dünyanın en büyük ve en uzun süreli deneyini gerçekleştirdi. Çalışma, ağaç kesimi ve tarım gibi faaliyetler nedeniyle temizlenmiş alanları kapsıyor.

32
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Bol
Hatice Bol
52.7K UP
Aktaran 31 Aralık 2 dk.

Oxford University Press tarafından Molecular Biology and Evolution dergisinde yer alan yeni bir makaleye göre İtalya'da çok sayıda köyün bulunduğu bölgelerde yaşayan ayılar evrim geçirerek daha küçük ve daha az saldırgan hale geldi.

İnsanoğlu, içinde yaşadığı çevreyi uzun zamandır kendi ihtiyaçlarına göre şekillendirirken ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği de kökten değiştiriyor. İnsan faaliyetlerinin yaban hayatı üzerindeki sarsıcı etkileri arasında yer alan yaşam alanı kaybı ve kaynakların aşırı kullanımı, popülasyonların azalmasına ya da seçilim baskılarının yön değiştirmesine neden olarak türlerin evrimsel rotasını doğrudan etkilemektedir.

77
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"İnandığım şeyler için ölümü göze almam. Çünkü yanılıyor olabilirim."
Bertrand Russell
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)