Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Keşfet
Bilimdeki Son Gelişmeler
Akış
İçerikler
Gündem
Diş Sorunları
Şempanze
Facebook
İhtiyoloji
Oyun Teorisi
Kelebek
Yıldızlar
Cansız
Metal
Konuşma
Afrika
Pediatri
Göz
Kimyasal Evrim
Dilbilim
Skeptisizm
Canlı Cansız
Saldırı
Doğa Olayları
Bilgi
Hekim
Maske
Anksiyete
Evrimsel Antropoloji
Renk
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ece Müker
Ece Müker
609.5K UP
1 saat önce
Mart ayı, güneş aktivitesindeki artış ve yaklaşan bahar ekinoksu nedeniyle kuzey ışıklarını gözlemlemek için en uygun dönemlerden biri olarak kabul ediliyor. 20 Mart’ta gerçekleşecek ekinoks civarında, Russell-McPherron Etkisi olarak bilinen manyetik fenomen sayesinde Dünya’nın manyetik alanı güneş rüzgarlarına karşı daha açık hale geliyor ve bu durum aurora oluşma ihtimalini önemli ölçüde artırıyor. 2024 sonlarında zirveye ulaşan 11 yıllık güneş döngüsünün etkileri hala sürerken, güneşten gelen yüklü parçacıkların atmosferdeki atomlarla etkileşimi gökyüzünde görkemli ışık gösterileri oluşturmaya devam ediyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
609.5K UP
2 saat önce
NASA’nın DART uzay aracının 2022 yılında Dimorphos asteroidine gerçekleştirdiği kasıtlı çarpışmanın, tüm sistemin Güneş etrafındaki yörüngesini değiştirdiği bilimsel olarak doğrulandı. Science Advances dergisinde yayımlanan yeni çalışmaya göre, bu müdahale ikili asteroit sisteminin yörünge süresini 0,15 saniye kadar saptırdı. Bu olay, insan yapımı bir nesnenin bir gök cisminin Güneş çevresindeki yolunu ölçülebilir şekilde değiştirdiği ilk vaka olarak kayıtlara geçti. Bulgular, kinetik çarpma yönteminin gelecekteki olası asteroit tehditlerine karşı etkili bir gezegen savunma stratejisi olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
609.5K UP
1 gün önce
Cambridge Üniversitesi araştırmacıları, elektronların güneş enerjisi malzemelerinde beklenenden çok daha hızlı hareket edebildiğini gösteren yeni bir mekanizma keşfetti. Araştırmada, elektronların yalnızca 18 femtosaniye içinde (saniyenin katrilyonda birinin de altındaki zaman ölçeğinde) bir molekülden diğerine geçtiği gözlemlendi. Bu süre, moleküllerin kendi titreşim hareketleriyle aynı zaman ölçeğine denk geliyor.

Deneyler, elektronların klasik teorilerin öngördüğü gibi rastgele yayılmak yerine, moleküler titreşimlerin etkisiyle adeta “moleküler bir mancınık” tarafından fırlatılır gibi karşı tarafa geçtiğini ortaya koydu. Bu süreçte moleküllerin titreşimleri yalnızca eşlik eden bir etki değil, elektron transferini doğrudan hızlandıran bir mekanizma olarak görev yapıyor.

Araştırma, güneş pillerinde ve ışıkla çalışan teknolojilerde kullanılan karbon temelli malzemelerde yük ayrışmasının nasıl gerçekleştiğine dair onlarca yıldır kabul edilen tasarım kurallarını sorguluyor. Bulgular, moleküler titreşimlerin bastırılması yerine doğru şekilde kullanılması durumunda daha verimli güneş pilleri, fotodedektörler ve fotokatalitik sistemler geliştirilebileceğini gösteriyor.

Çalışma sonuçları Nature Communications dergisinde yayımlandı.

46 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
609.5K UP
1 gün önce
Ctenophora grubuna ait deniz canlılarında yapılan yeni bir çalışma, sinir sistemlerinin evrimine dair önemli ipuçları ortaya koydu. Bergen Üniversitesi’nden araştırmacılar, bu canlılarda bulunan ve aboral organ adı verilen duyu yapısının beklenenden çok daha karmaşık olduğunu gösterdi. Araştırmada yüksek çözünürlüklü 3 boyutlu elektron mikroskobu kullanılarak organın iç yapısı ayrıntılı biçimde incelendi.

Analizler, bu organın içinde 17 farklı hücre tipi bulunduğunu ve bunların 11’inin daha önce hiç tanımlanmamış hücreler olduğunu ortaya çıkardı. Bu hücreler sinir ağıyla doğrudan bağlantılı çalışarak yerçekimi, ışık ve basınç gibi çevresel uyarıları algılamaya yardımcı oluyor.

Çalışma, söz konusu yapının tam anlamıyla bir beyin olmadığını ancak hayvanın davranışlarını koordine eden merkezi bir yapı gibi işlev görebileceğini gösteriyor. Bulgular ayrıca hayvanlarda merkezi sinir sistemlerinin evrimde birden fazla kez bağımsız olarak ortaya çıkmış olabileceğini düşündürüyor.

Araştırma sonuçları Science Advances dergisinde yayımlandı ve erken hayvanların sinir sistemlerinin sanılandan daha karmaşık olabileceğini ortaya koydu.

42 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Sken
1 gün önce
karbonun allotropları ile nanoteknolojide ilerleme kaydetmek mümkünmüş
192 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Veli Sarıgül
Veli Sarıgül
156.8K UP
Aktaran 1 hafta önce 3 dk.

Dinozor temalı film ve dizilerin vazgeçilmez figürlerinden biri olan, paleontoloji tutkunlarının adeta göz bebeği hâline gelmiş Spinosaurus’a ait yeni bir türün keşfedildiği duyuruldu. Keşif haberi sosyal medyada öylesine hızlı yayıldı ki kısa süre içinde hemen her platformda Spinosaurus’a dair sayısız meme ve haberle karşılaşmak mümkün hâle geldi. Ancak ayrıntılara geçmeden önce, söz konusu dinozoru genel hatlarıyla ele almak yerinde olacaktır.

Spinosaurus yaklaşık 100 milyon yıl önce Geç Kretase'de Kuzey Afrika'nın mangrow ormanlarında varlığını sürdürmüş olan theropod takımına ait, amfibi niteliklere sahip ve en karakteristik özelliği sırtında yer alan yüzgeçimsi yapı olan bir dinozordur. Sözü açılmışken yaklaşık 1,5 metreyi bulan bu yapının neden evrimleştiği meselesine değinmeden geçmemek gerekir. Bu konuda kesin bir uzlaşı bulunmamakla birlikte birkaç hipotez öne sürülmektedir: Yapının termoregülasyonda rol oynamış olabileceği, eş seçiliminde etkili olduğu ya da hidrodinamik dengeye katkı sağladığı düşünülmektedir. Nitekim 2025 yapımı Jurassic World: Rebirth filminde de bu yapı, suda hareketi destekleyen bir unsur olarak tasvir edilmiştir.

21
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 1 ay önce 2 dk.

Oval ve simetrik, az sayıda çıkıntılı lobu olan karaağaç veya elma yaprakları hızla düşer ve bu da onların ağacın dibine yakın bir yerde son bulma olasılığını artırır. Ancak yapraklara loblar eklemek ve onları asimetrik hale getirmek düşüşlerini yavaşlatır. Bu durumda daha uzağa savrulmalarına neden olur. Fizikçi Matthew Biviano ve Kaare Jensen, 7 Mayıs’ta Journal of the Royal Society Interface dergisinde yayımladıkları çalışmada bunu rapor ediyor.

Yaprak döken ağaçlar her yıl yapraklarını döker. Yaprakların dökülme sürecinde biriktirdikleri karbon ve besin maddelerinin yaklaşık %40’ına veda ederler. Ancak bu kaynakların hepsinin kaybolması gerekmez. Eğer yapraklar ağacın dibine yakın düşerse ağaç, çürüyüp parçalandığında bu besinlere yeniden erişebilir. Yaprakların nereye düşeceğini ise rüzgâr, hava koşulları ve yaprak şekli belirler.

24
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 1 ay önce 2 dk.

Yeni yayımlanan bir araştırmaya göre, toprakta yeterli azot bulunması durumunda tropikal ormanlar, ormansızlaştırmadan sonra iki kat daha hızlı toparlanabiliyor.

University of Leeds liderliğindeki bir bilim insanı ekibi, besin maddelerinin ormanların yeniden büyümesini nasıl etkilediğini incelemek amacıyla dünyanın en büyük ve en uzun süreli deneyini gerçekleştirdi. Çalışma, ağaç kesimi ve tarım gibi faaliyetler nedeniyle temizlenmiş alanları kapsıyor.

26
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Bol
Hatice Bol
52.6K UP
Aktaran 31 Aralık 2 dk.

Oxford University Press tarafından Molecular Biology and Evolution dergisinde yer alan yeni bir makaleye göre İtalya'da çok sayıda köyün bulunduğu bölgelerde yaşayan ayılar evrim geçirerek daha küçük ve daha az saldırgan hale geldi.

İnsanoğlu, içinde yaşadığı çevreyi uzun zamandır kendi ihtiyaçlarına göre şekillendirirken ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği de kökten değiştiriyor. İnsan faaliyetlerinin yaban hayatı üzerindeki sarsıcı etkileri arasında yer alan yaşam alanı kaybı ve kaynakların aşırı kullanımı, popülasyonların azalmasına ya da seçilim baskılarının yön değiştirmesine neden olarak türlerin evrimsel rotasını doğrudan etkilemektedir.

66
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ecem İşler
Ecem İşler
22.6K UP
Aktaran 21 Kasım 2 dk.

Kulağa korku filminden fırlamış gibi geliyor: Kemikleri yiyip bitiren, kafatasının kaynaşmış plakalarını kaynayan asit gibi eriten bir hastalık.

Ancak araştırmacılar, 3 Ekim'de Nature Neuroscience dergisinde yayımladıkları raporda, Glioblastoma adı verilen bir beyin kanseri türünün de benzer bir etki yaparak canlı kafatası dokusunun aşınmasına yol açtığını bildirdi.

66
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)