Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Atahan Lannister'in cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Bilimdeki Son Gelişmeler
Akış
İçerikler
Gündem
Erkek
Alkol
Zehirli Mantar
Bilgisayar
İhtiyoloji
Kartal
Beslenme Davranışları
Demir
Bilimkurgu
Diyabet
Güve
Müfredat
Kuantum Dolanıklık
Kaygı
Nükleer
Sperm
Sıcak
Astronomi
Fosil
Teleskop
Einstein
Kuş
Mit
Kültür
Tohum
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Ece Müker
Ece Müker
643.5K UP
8 saat önce
Harvard ve Princeton araştırmacıları, yetişkin bir meyve sineğinin beyin ve sinir kordonu bağlantılarını içeren ilk tam konektomu yayımladı. Nature dergisinde yer alan çalışma, sinek davranışlarının beyin tarafından tek bir merkezden değil, vücut kısımlarındaki yerel sinir devreleri aracılığıyla "dağıtık" olarak yönetildiğini kanıtlıyor. Elektron mikroskobu ve yapay zeka araçlarıyla oluşturulan bu açık kaynaklı harita, nörobilim araştırmalarını hızlandırmayı ve karmaşık hareketlerin biyolojik temelini anlamayı amaçlıyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
643.5K UP
8 saat önce
NASA, Artemis III görevinin mürettebatını duyurdu. 2027'de Dünya yörüngesinde gerçekleştirilecek bu görevle birlikte İtalyan astronot Luca Parmitano, Artemis programına katılan ilk Avrupalı oldu.
 
Görevin komutanlığını NASA astronotu Randy Bresnik üstlenirken André Douglas ve Frank Rubio görev uzmanı olarak yer alacak. Parmitano ise baş pilot olarak ekibe katılıyor. Yedek mürettebat üyesi olarak Bob Hines atandı.
 
Artemis III, başlangıçta planlananın aksine Ay yüzeyine inmeyecek; 2028'deki Artemis IV Ay inişini hazırlamak amacıyla Orion kapsülünü iki farklı Ay iniş aracına kenetleme manevraları yapacak.
 
49 yaşındaki Parmitano, 2009'da ESA tarafından astronot seçildi; daha önce iki ISS görevini tamamladı ve karmaşık uzay yürüyüşleri gerçekleştirdi. 2013'teki bir uzay yürüyüşünde kıyafetinin soğutma sistemindeki arızadan kaynaklanan su birikimi nedeniyle hayati tehlike geçirmesiyle tanınıyor.
 
NASA Başkanı Isaacman, iki ay önce başarıyla tamamlanan Artemis II'nin ardından bu görevi "insanlığın Ay'a dönüşünde cesur bir adım" olarak nitelendirdi. Parmitano'nun seçimi, Kanadalı Jeremy Hansen'ın Artemis II'ye katılımının ardından Artemis programında uluslararası ortaklığın derinleştiğini gösteriyor.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
643.5K UP
1 gün önce
9 Haziran akşamı gün batımının ardından gökyüzünde Venüs ve Jüpiter birbirine çıplak gözle tek bir noktaymış gibi görünecek kadar yaklaşacak. Gerçekte iki gezegen arasındaki uzaklık Dünya-Güneş mesafesinin en az dört katı; ancak Güneş Sistemi'nin düzlemsel yapısı nedeniyle gökyüzünde hemen hemen aynı konumda görünüyorlar.
 
Venüs-Jüpiter kavuşumları yaklaşık yılda bir gerçekleşiyor: En son Ağustos 2025'te, ondan önce Mayıs 2024 ve Mart 2023'te yaşandı. Peki neden bu sıklıkla? Bunun yanıtı Güneş Sistemi'nin yapısında gizli.
 
Gezegenler Güneş'i neredeyse iç içe daireler halinde dolaşıyor ve hepsi ortak bir düzleme yakın hareket ediyor. Bu düz "pizza" yapısı, gökyüzündeki tüm gezegenlerin yalnızca dar bir bant boyunca (ekliptik) görünmesini sağlıyor. Bu düzenlilik, Güneş oluşurken etrafındaki gaz ve toz bulutunun düz bir disk oluşturmasından kaynaklanıyor.
 
Planetary Science Institute'ten Kat Volk'un vurguladığı asıl önemli nokta şu: Bu düzlemsel ve dairesel yapı, Dünya'nın Güneş'ten istikrarlı ve sabit bir mesafede kalmasını sağlıyor. Eğer gezegenler birbirini rahatsız edecek kadar eğik ve uzun-eliptik yörüngelerde olsaydı, Dünya'nın iklimi istikrarsızlaşır ve su gibi yaşam için kritik kaynaklar tehlikeye girerdi. Yani Venüs ve Jüpiter'in bu yakınlaşması aslında Güneş Sistemi'nin yaşama elverişli bir yapıya sahip olduğunu gösteren dolaylı bir kanıt.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
643.5K UP
1 gün önce
NASA, 6 Haziran Cuma günü Uluslararası Uzay İstasyonu'ndaki beş astronota acil prosedür başlatma emri verdi: Astronotlar, istasyona kenetli SpaceX Crew Dragon kapsülüne binerek acil tahliyeye hazırlanmak zorunda kaldı. Ancak tahliye gerçekleşmedi.
 
Olayın tetikleyicisi, Rus Roscosmos ajansının istasyonun Rus yapımı Zvezda hizmet modülündeki kalıcı sızıntıları inceleme ve onarma kararıydı. Roscosmos daha sonra bu yapısal onarım çalışmasını erteledi; ek ölçümler ve veri değerlendirmeleri yaparak daha önce sızdırmazlık macunu uygulanan alanları inceledi. NASA bu kararı güçlü biçimde destekledi ve astronotlar normal faaliyetlerine döndü.
 
Zvevzda modülündeki sızıntılar yeni bir sorun değil; bu sorun Eylül 2019'dan bu yana aralıklı olarak devam ediyor. Mühendisler, modülün yapısındaki mikroskobik çatlaklardan kaynaklandığını düşünüyor. Rus kozmonotlar defalarca inceleme ve macun uygulaması yaptı; ancak kalıcı bir çözüm bulunamadı.
 
Astrofizikçi Jonathan McDowell endişeyi şöyle özetliyor: Küçük bir çatlağın aniden felaket boyutuna ulaşması düşük ihtimalli ama imkânsız değil; böyle bir durum istasyonu ve mürettebatı tehlikeye atabilir.
 
ISS'in 2031'de atmosferde kontrollü biçimde yakılarak devreden çıkarılması planlanıyor. Bu son dramatik olay, istasyonun ömrünü doldurmak üzere olan bir tesisin zorluklarını gözler önüne serdi.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
643.5K UP
2 gün önce
Geophysical Research Letters dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, Atlantik Okyanusu'nun Grönland ve İzlanda güneyinde yer alan ve dünyanın geri kalanı ısınırken soğumaya devam eden gizemli "soğuk leke" bölgesinin ardındaki mekanizmayı netleştiriyor. Doğrudan gözlem verilerine dayanan bu çalışma, soğumanın yüzey ısı kaybından değil, okyanus ısı taşımasındaki değişimlerden kaynaklandığını ortaya koyuyor.
 
Araştırmacılar, 1955'e kadar uzanan okyanus ısı içeriği ve yüzey akış verilerini uydu ölçümleriyle birleştirerek bir ısı bütçesi analizi gerçekleştirdi. Sonuç şaşırtıcı: Soğuk leke bölgesinde yüzey ısı kaybı aslında azalmış; bu da yüzey soğumasının asıl neden olduğu iddiasını çürütüyor. Soğuma, yüzeysel değil derin okyanus kaynaklı; bölgeye daha az ısı taşıyan zayıflayan okyanus akıntısı sistemi, yani AMOC (Atlantik Meridyonal Devridaim Dolaşımı) bunun baş sorumlusu.
 
AMOC, tropikal sulardan Kuzey Atlantik'e ısı taşıyan dev bir "taşıyıcı bant" işlevi görüyor. Birçok çalışma, bu sistemin sanayi öncesi dönemden bu yana yavaşlamakta olduğunu göstermişti; şimdiki çalışma bunu gözlemsel verilerle de destekliyor.
 
En kritik uyarı ise şu: Araştırmacılara göre AMOC'un bilinen bir dönüm noktası var; bu noktanın ötesinde sistem tamamen kapanabilir. Standart iklim modellemeleri, mevcut küresel ısınma senaryolarının önemli bir kısmında bu eşiğin yüzyılın ortasına doğru aşılabileceğine işaret ediyor.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
4
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 21 Mart 1 dk.

Japonya’da keşfedilen bir ada kuşu türü, yaklaşık 1000 kilometre uzakta yaşayan benzer bir türle neredeyse tamamen aynı görünüyor. Ancak genetik analizler, bu iki grubun milyonlarca yıldır birbirinden izole olduğunu ortaya koyuyor.

Takema Saitoh, Per Alström ve meslektaşları; Japonya’daki Tokara Adaları’nda yaşayan küçük, böcekle beslenen bir ötücü kuş türünü tanımladı. Tokara yaprak ötücü kuşu olarak adlandırılan bu tür (Lat: "phylloscopus tokaraensis"), zeytin yeşili sırtı ve gümüşümsü gri göğsüyle dikkat çekiyor.

25
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Veli Sarıgül
Veli Sarıgül
157.6K UP
Aktaran 23 Şubat 3 dk.

Dinozor temalı film ve dizilerin vazgeçilmez figürlerinden biri olan, paleontoloji tutkunlarının adeta göz bebeği hâline gelmiş Spinosaurus’a ait yeni bir türün keşfedildiği duyuruldu. Keşif haberi sosyal medyada öylesine hızlı yayıldı ki kısa süre içinde hemen her platformda Spinosaurus’a dair sayısız meme ve haberle karşılaşmak mümkün hâle geldi. Ancak ayrıntılara geçmeden önce, söz konusu dinozoru genel hatlarıyla ele almak yerinde olacaktır.

Spinosaurus yaklaşık 100 milyon yıl önce Geç Kretase'de Kuzey Afrika'nın mangrow ormanlarında varlığını sürdürmüş olan theropod takımına ait, amfibi niteliklere sahip ve en karakteristik özelliği sırtında yer alan yüzgeçimsi yapı olan bir dinozordur. Sözü açılmışken yaklaşık 1,5 metreyi bulan bu yapının neden evrimleştiği meselesine değinmeden geçmemek gerekir. Bu konuda kesin bir uzlaşı bulunmamakla birlikte birkaç hipotez öne sürülmektedir: Yapının termoregülasyonda rol oynamış olabileceği, eş seçiliminde etkili olduğu ya da hidrodinamik dengeye katkı sağladığı düşünülmektedir. Nitekim 2025 yapımı Jurassic World: Rebirth filminde de bu yapı, suda hareketi destekleyen bir unsur olarak tasvir edilmiştir.

34
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 26 Ocak 2 dk.

Oval ve simetrik, az sayıda çıkıntılı lobu olan karaağaç veya elma yaprakları hızla düşer ve bu da onların ağacın dibine yakın bir yerde son bulma olasılığını artırır. Ancak yapraklara loblar eklemek ve onları asimetrik hale getirmek düşüşlerini yavaşlatır. Bu durumda daha uzağa savrulmalarına neden olur. Fizikçi Matthew Biviano ve Kaare Jensen, 7 Mayıs’ta Journal of the Royal Society Interface dergisinde yayımladıkları çalışmada bunu rapor ediyor.

Yaprak döken ağaçlar her yıl yapraklarını döker. Yaprakların dökülme sürecinde biriktirdikleri karbon ve besin maddelerinin yaklaşık %40’ına veda ederler. Ancak bu kaynakların hepsinin kaybolması gerekmez. Eğer yapraklar ağacın dibine yakın düşerse ağaç, çürüyüp parçalandığında bu besinlere yeniden erişebilir. Yaprakların nereye düşeceğini ise rüzgâr, hava koşulları ve yaprak şekli belirler.

35
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 16 Ocak 2 dk.

Yeni yayımlanan bir araştırmaya göre, toprakta yeterli azot bulunması durumunda tropikal ormanlar, ormansızlaştırmadan sonra iki kat daha hızlı toparlanabiliyor.

University of Leeds liderliğindeki bir bilim insanı ekibi, besin maddelerinin ormanların yeniden büyümesini nasıl etkilediğini incelemek amacıyla dünyanın en büyük ve en uzun süreli deneyini gerçekleştirdi. Çalışma, ağaç kesimi ve tarım gibi faaliyetler nedeniyle temizlenmiş alanları kapsıyor.

31
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Bol
Hatice Bol
52.7K UP
Aktaran 31 Aralık 2 dk.

Oxford University Press tarafından Molecular Biology and Evolution dergisinde yer alan yeni bir makaleye göre İtalya'da çok sayıda köyün bulunduğu bölgelerde yaşayan ayılar evrim geçirerek daha küçük ve daha az saldırgan hale geldi.

İnsanoğlu, içinde yaşadığı çevreyi uzun zamandır kendi ihtiyaçlarına göre şekillendirirken ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliği de kökten değiştiriyor. İnsan faaliyetlerinin yaban hayatı üzerindeki sarsıcı etkileri arasında yer alan yaşam alanı kaybı ve kaynakların aşırı kullanımı, popülasyonların azalmasına ya da seçilim baskılarının yön değiştirmesine neden olarak türlerin evrimsel rotasını doğrudan etkilemektedir.

76
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Limandaki bir gemi güvendedir. Ama gemilerin inşa edilme amacı bu değildir."
John A. Shedd
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)