Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat
Gonca Çelik
Gonca Çelik
166.8K UP
Yazar 11 Haziran 2019 10 dk.

Escherichia coli (yazıda E. coli olarak kısaltılacaktır) ilk olarak 1885’te Dr. Theodor Escherich tarafından sıcakkanlı organizmaların sindirim sisteminde fekal kontaminasyonun indikatörü olarak tespit edilmiştir. Fekal kontaminasyon, gıda bilimi ve teknolojisinde ham maddenin veya son ürünün dışkı ile kirlenmesi demektir. Buradaki ham madde ve ürün süt ve yoğurt gibi besinler olabilir. E. coli’nin indikatör olarak kullanılmasının sebebi, kendisinin de dışkı kaynaklı bir mikroorganizma olmasıdır. Dolayısıyla bir gıdada, ham madde veya bir gıda araç-gerecinde E.coli’ye rastlanılması durumunda, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak buralara dışkının bulaştığını anlarız.

Bir bakteriyi fekal indikatör olarak seçebilmemiz için kendisinin diğer bakterilere göre bazı farklı özelliklere sahip olması gerekmektedir. Öncelikle bağırsak kökenli olmalıdır. Dışkıdan izole edilebilmelidir, çevresel koşullara karşı dayanıklı olmalıdır ve gıdalarda çok düşük düzeylerde bulunsalar bile tespit edilebilir olmalıdırlar. 

57
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 6 gün önce 5 dk.

Çoban Yıldızı, gökyüzüne bakan muhakkak herkesin hayatının bir döneminde duyduğu, oldukça parlak bir gök cismidir. O kadar parlaktır ki mutlaka dikkat çeker. Bu nedenle büyük bir çoğunluk bunun kutup yıldızı olduğunu düşünür. Lakin Çoban Yıldızı olarak adlandırdığımız bu gök cismi aslında bir yıldız bile değildir. Güneş sisteminin ikinci gezegeni olan Venüs'tür.

Çoğunlukla gökyüzüne gün batımında baktığımız için özellikle bu zamanlarda fark edilse de gün doğumları sırasında da görünür. Fakat gecenin ilerleyen saatlerde görme şansınız yoktur. Bunun ardında aslında oldukça basit bir prensip yatar.

22
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sevcan Aslan
Sevcan Aslan
172.3K UP
Yazar 8 Şubat 2021 4 dk.

Potasyum, "K" sembolü ile gösterilen ve atom numarası 19 olan kimyasal bir elementtir. Potasyum, çok az kuvvetle, hatta bıçakla kesilebilecek kadar yumuşak, gümüşi beyaz renk bir metaldir.[1] Potasyum, bir aleve lavanta rengi verir ve buharı yeşildir. Potasyum metali atmosferik oksijenle hızla reaksiyona girerek sadece birkaç saniye içinde lapa lapa beyaz potasyum peroksit oluşturur.

İlk olarak, adını aldığı bitkilerin külleri olan potastan izole edilmiştir. Potasyum, dış elektron kabuğundaki tek elektronunu pozitif yüklü bir iyon oluşturmak için kolayca çıkarılabilen alkali metaldir. Anyonlarla birleşerek tuzlar oluşturan bir katyondur. Doğada potasyum sadece iyonik tuzlarda bulunur. Potasyum, suyla kuvvetli bir şekilde reaksiyona girerek, reaksiyonda yayılan hidrojeni tutuşturmak için yeterli ısı üretir ve leylak rengi bir alevle yanar.

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
31
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikSeminer
Rabia Canbolat
Rabia Canbolat
1,280 UP
Etkinliği Ekleyen 18 saat önce Çevrimiçi₺600,0025 Ocak
Sanatla kendini tanıma
25 Ocak 2026 12:24 tarihinden 06 Şubat 2026 12:28 tarihine kadar.

anatla Kendini Tanımak
Bazen kelimeler yetmez…
İşte tam da o yerde sanat konuşur.

Bu atölyede;
🎨 gerçek benliğinle ideal benliğin arasındaki farkı,
🎨 gölgelerini yargılamadan fark etmeyi,
🎨 bilinçli farkındalık ve özşefkatle kendinle temas kurmayı
sanat aracılığıyla keşfedeceğiz.

Kendinle daha sahici, daha şefkatli bir ilişki kurmak istiyorsan
bu alan senin için 🌱

Başlangıç: 6 Şubat

Devamını Göster
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 29 Nisan 2014 17 dk.

Işık hızı (fotonların hızı), kusursuz vakumda saniyede 299.792.458 metredir (m/s). Bu, kabaca saatte 1.079.250.000 kilometreye eşittir. Yani saatte 300 kilometre hız yapabildiğiniz bir arabayla çıkabileceğiniz maksimum hızın 3.597.500 katına... Fotonları bu hızda gidiyor gibi görüyoruz, çünkü fotonların kütlesi yoktur. Buna rağmen kinetik enerjileri vardır; ancak buna az sonra geleceğiz.

Einstein ışık hızı için "Evren'in hız limiti" demişti. İddiasına göre ışıktan hızlı gitmek nedensellik prensibini ihlal etmek demekti. Bu konularla ilgili derin bilgisi olmayan okurlarımız için, "nedensellik" ilkesi basitçe bir neden ile sonucu arasında ilişki olması demektir. "Neden-sonuç ilişkisi" olarak da bilinir. Nedensellik ilişkisinin bozulması ise mantık hatalarına neden olur. Buna bir örnek olarak, henüz tetiği çekmemişken, silahınızdan çıkacak merminin hedefi vurması örneğini verebiliriz. Işık hızını aşmak, bazı temel enerji yasalarını ihlal etmek anlamına gelir. Ancak bu yapılabilecek olursa, zamanda yolculuk bile mümkün olacaktır.

238
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Alperen Karaçor
Alperen Karaçor
70.2K UP
Aerospace alanında çalışmak isteyen bir öğrenciyim 8 saat önce Sen de Cevap Ver

Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn antik dönemlerde gözle görülebildikleri için hangisinin ilk önce keşfedildiğini bilmiyoruz.

Teleskobun yardımı ile keşfedilen ilk gezegen ise 1781 yılında İngiliz Gökbilimci William Herschel tarafından keşfedilen Uranüs'tür.

İnsanlar Uranüs'ü aslında zaman zaman soluk bir nokta olarak görüyorlardı.

Tüm Reklamları Kapat

William Herschel'da aslında Uranüs'ü ilk keşfettiğinde onu bir gezegen olarak değil bir kuyrukluyıldız sanmıştı.

Herschel'ın gözlemlerinden sonra birçok astronom Uranüs üzerine çalıştı ve özellikle Johann Elert Borde adlı astronom sayesinde Uranüs'ün bir gezegen olduğu kabul gördü.

Kaynaklar

  1. N. S. E. Team. Uranus: Facts. (10 Kasım 2017). Alındığı Tarih: 27 Ocak 2026. Alındığı Yer: NASA | Arşiv Bağlantısı
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hakan Orhan
Hakan Orhan
81.0K UP
Çeviren 6 gün önce 4 dk.

Hayatımızın bir döneminde hepimiz bunu hissetmişizdir. Şairler onun hakkında yazar, şarkıcılar onun hakkında şarkılar söyler ve onu bulmak, ifade etmek ve sürdürmek üzerine koca bir endüstri oluşmuştur. Peki aşk nedir? Nerede bulunur? Onu tetikleyen nedir? "Delicesine" aşık olduğumuzda zihnimizde ve bedenimizde gerçekten neler oluyor?

Romantik aşk, tanımlanması genellikle zor olsa da "bağlanma" olarak bilinen güçlü bir duygusal bağın gelişimini, cinsel çekimi ve bakım vermeyi (şefkati) içerir. "Aşık olanlar"; saplantılı düşünceler, duygusal bağımlılık ve artan enerji gibi bir dizi yoğun duygu yaşarlar fakat bu duygular ilişkinin ilk aşamalarıyla sınırlı olabilir.

23
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 11 Ağustos 2016 19 dk.

Astroloji, buradaki yazımızda etraflıca işlediğimiz gibi, gök cisimleriyle davranışlarımız ve kişilik özelliklerimiz arasında anlamlı ilişkiler olduğunu iddia eden bir sahtebilim türüdür. Bu bakımdan astroloji, bilimsel geçerliliği olan bir pratik değildir. Bilimin temel kriterlerine neden uymadığını buradaki yazımızda anlatmıştık. Tüm bunlara rağmen insanların astrolojinin iddialarının kendilerine neden uyduğunu sandıklarını, yani astrologların insanları nasıl kandırdığının psikolojisini ise buradaki yazımızda anlatmıştık. Modern bilim, astrolojinin antik zamanlarda kalma, bilimin en temel ilkeleriyle çelişmesi dolayısıyla bilimsel geçerliliği bulunmayan, çoğunlukla kendini astrolog olarak gören kişilerin hayal gücüyle beslenen bir sahtebilim olduğu konusunda hemfikirdir. Bu konularda daha fazla bilgi edinmek için, Dr. Tevfik Uyar tarafından kaleme alınan Astrolojinin Bilimle İmtihanı isimli eseri edinmenizi tavsiye ederiz.

Astrolojinin iddiaları akademik çalışmalarla tekrar tekrar çürütülmüştür. 2006 yılında Personality and Individual Differences dergisinde yayınlanan akademik bir çalışmada, 15.000'den fazla kişinin doğum tarihleri ile kişilik özellikleri arasındaki ilişki incelenmiş ve tek bir kişide bile istatistiki olarak anlamlı sonuç elde edilememiştir.

190
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Kadir Çiçek
Kadir Çiçek
104.3K UP
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
Doğayı anlamaya çalışan insan, kendi aklının doğanın bir parçası olduğunu da anlamalıdır
Kaynak: Bu düşünce, 17. yüzyıl filozofu Baruch Spinoza’nın Ethica (Ethics) adlı eserinde geçer. Spinoza’ya göre insan zihni, doğadan bağımsız değil; doğanın zorunlu bir sonucudur. Bilmek, evrenin kendi kendini bilmesidir. (Spinoza – Ethics (Part II, Proposition 11))
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 18 saat önce ÇevrimiçiÜcretsiz30 Ocak
Felsefede Yeni Bir Bakış: Antropontoloji
30 Ocak 2026 13:00 tarihinden 30 Ocak 2026 15:00 tarihine kadar.

Ankara Felsefe Radyosu’nun bir sonraki yayın konuğu Prof. Dr. Betül Çotuksöken. İnsanın nasıl bir varlık olduğunu; onun söylemini ya da tarihselliğini ihmal etmeden, varlığın bilgisine yönelimini ifade eden antropontoloji kavramını ele alacağız. Davetlisiniz.

Devamını Göster
2
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
A. Ömer Yiğit
A. Ömer Yiğit
38.1K UP
İnceleyen9 21 Ekim 2021
Bilim-kurgu olarak çok etkileyici olmasa da oyunculuk ve anlatım olarak güzel bir dizi. Ayrıca fazla yerli muadilinin olmaması sebebiyle Türkiye'de yapılan bir bilim-kurgu eserinin anlatım olarak nasıl bir iş çıkaracağını görmek adına da izlenebilir.
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Aysel Yalçın
Üye 5 gün önce Henüz cevap yok.
1- 1 senedir D3 vitamini ve demir hapını düzenli olarak kullanıyorum. 2- Boyama, ısı kullanımı vs.yok. 3- Yakın zamanda ebeveyn kaybı yaşadım ama saçlarımın yapısı önceden bozulmaya başladı. gibi nedenler aklıma geliyor.
209 görüntülenme
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Eren Gürleyük
İnceleyen9 6 gün önce
Ademden Önce, ilkel insanın dünyasını bugünün bilinciyle geriye doğru kazarak anlatan çarpıcı bir roman. Devletin, dinin, dilin ve soyut düşüncenin henüz olmadığı bir çağda insanlar yalnızca hayatta kalmaya çalışır: karnını doyurmak, güvenli bir barınak bulmak ve biraz sıcak. Dünya onlara hâlâ yenidir; suyun donması bile şaşkınlık ve oyunla karşılanır.

İletişim sınırlıdır ama yaşam yoğundur. İnsanlar güler, oynar, sevişir, korkar ve ölür; bunların hiçbiri bugünkü anlamıyla trajedi değildir. Çünkü onları sınırlayan kurallar yoktur. Açlık, soğuk ve tehlike kadar özgürlük de doğaldır. Ademden Önce, uygarlık öncesi insanın vahşi ama saf özgürlüğünü anlatan etkileyici bir metindir.
9.7/10
(20 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Before Adam
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Burak Roni Özgökçe
İnceleyen7 5 gün önce
Bu eser sevipde kavuşamayanların eseridir bu eserde genç wertherin bir kadına tutkulu yani tapıyorcasına bağlanmasını yaşadığı içsel bunalımını ve psikolojisini anlatıyor duygularını bastıran platonik aşıkların eserde kendinden birşeyler bulacağına eminim .
9.3/10
(16 Kişi)
Puan Ver
The Sorrows of Young Werther
Yazar: Goethe
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 2 gün önce
Kınkanatlı böcek cinsidir. 10-15 mm boyutlarındadır ve genellikle göğüs, kanat örtüsü ve karın bölgesinde beyaz noktalar veya çizgiler bulunan siyah renktedir. her türün kendine özgü bir deseni vardır. Genellikle çiçekler üzerinde beslenirken bulunur.
2
Tüm Reklamları Kapat
Betül Parlak
Seslendiren 1 gün önce 27:21
İnsanlık bugüne kadar pek çok bilimsel atılım yapmış, tüm dünyayı küresel olarak etkileyen pek çok buluş gerçekleştirmiştir. Bilimsel atılımların ve insanlığın...
1
Mars Ekspres’den Marslı Uydu Phobos

Neden Phobos bu kadar koyu? Phobos, Mars’ın iki uydusundan en büyüğü ve en içte olanı. Tüm Güneş Sistemi’ndeki en koyu renkli uydudur. Sıradışı yörüngesi ve rengi, yakalanmış buz ve koyu renkli kaya karışımından oluşan bir asteroit olabileceğine işaret ediyor. Phobos’un Mars‘ın kenarına yakın olan bu görüntüsü 2010 yılında, şu anda da Mars’ın yörüngesinde dönmekte olan robotik uzay aracı Mars Ekspres ile kaydedildi. Phobos çok krateri olan çorak bir uydudur ve en büyük krateri de uzak tarafında bulunuyor. Bunun gibi görüntüler sayesinde, Phobos‘un muhtemelen bir metre kalınlığında yumuşak bir toz tabakası ile kaplı olduğu belirlendi. Phobos Mars’a çok yakın bir yörüngede dönüyor. Bu yüzden bazı yerlerden günde iki defa doğup batıyor gibi görünüyor. Buna karşılık bazı yerlerden hiç görünmüyor. Phobos‘un Mars etrafındaki yörüngesi sürekli olarak küçülüyor. Yaklaşık 50 milyon yıl içinde, büyük olasılıkla Mars yüzeyine çarpıp parçalara ayrılacak.

8 Kasım 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kaynağı: G. Neukum (FU Berlin) et al., Mars Express, DLR, ESA; Teşekkürler: Peter Masek
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Sosyal Bilimler konusunda geliştirebilirsin.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 1 Şubat 2019
Bir kral, ulusu için mücadele eder. Bir kahraman ise herkes için...
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
14
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close