Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
134.7K UP
İnceleyen 1 gün önce
Selamlar bu incelemeyi yazarken aklıma sadece Milenaya değil Kafkanın başka iki kadına da yazdığı mektuplar geliyor.Felice Bauer’e 1912–1917 yılları arasında yüzlerce mektup yazdı. Hatta iki kez nişanlanıp iki kez ayrıldılar.Grete Bloch’a (Felice’nin arkadaşı) yazdığı mektuplar vardır, oldukça karmaşık ve dolaylı bir ilişkidir :))) daha çok Milenaya yazdığı Mektupları bilir herkes.

Kafka’nın Milena’ya yazdığı mektuplar, birine yazılmış olmaktan çok, bir yaraya seslenme gibidir. Sanki Milena bir kişi değil de, Kafka’nın kendine en yakın geldiği aynadır. O mektuplarda sevgi vardır ama rahatlatan bir sevgi değil bu; insanı iyileştirmeyen, ama insanın kaçamadığı bir yakınlık.

Kafka Milena’ya âşıkken bile huzurlu değildir. Tam tersine, mektuplar boyunca sürekli bir geri çekilme, bir “gel ama çok da yaklaşma” hâli vardır. Milena’ya duyduğu şey, sevilmekten çok anlaşılma arzusu gibidir. Çünkü Milena onu yazan biri olarak, kırılgan biri olarak, eksik biri olarak görür. Kafka için bu çok tehlikelidir; insanın gerçekten görülmesi kadar korkutucu bir şey yoktur.

Bu mektuplarda Kafka kendini sürekli suçlar. Hasta olduğu için, güçlü olmadığı için, birlikte bir hayat kuramayacağı için. Ama bu suçluluk sahici bir mazeret mi, yoksa hayata karşı duyduğu büyük çekingenliğin bahanesi mi, insan emin olamaz. Milena’ya “sana zarar veririm” derken, aslında “hayata karışırsam dağılırım” demektedir.

En çarpıcı olan şudur , Kafka Milena’ya yakın olmak ister ama yakınlığın sonuçlarından korkar. Mektuplar bu yüzden bir kavuşma hazırlığı değil, bir mesafe koreografisidir. Her cümlede biraz daha açılırken, bir sonraki cümlede geri çekilir. Milena onun için bir ihtimaldir ama aynı zamanda bir uçurumdur.

Kafka’nın edebi sesi bu mektuplarda neredeyse çıplaktır. Romanlarında kurduğu labirentler yoktur; savunma mekanizmaları zayıflamıştır. Dava’daki Josef K. neyse, Milena’ya yazan Kafka da odur: Anlaşılmak ister ama yargılanmaktan korkar. Sevilmek ister ama bunun bedelini ödeyebileceğine inanmaz.

Bu yüzden Milena’ya Mektuplar bir aşk metni değildir; bir var olma sancısıdır. Kafka bu mektuplarla Milena’ya ulaşmaktan çok, kendine dokunur. Ve okur şunu hisseder: Bazı insanlar sevgiyi yaşayamaz, sadece yazar. Bazı aşklar da yaşanmak için değil, insanın kendini tanıması için vardır.

Kafka Milena’ya şunu demek ister gibidir, hiç açıkça söylemeden:
“Beni sevme. Beni anla. Ama çok da yaklaşma. Çünkü ben kendime bile tam yaklaşamıyorum. Kim bilir belki “Bazı insanlara yaklaşamayışımız, onları sevmediğimizden değil; kendimizi o kadar açıkta bırakmaya cesaret edemediğimizdendir.” :)))
9.0/10
(4 Kişi)
Puan Ver
Milena'ya Mektuplar
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 4 Şubat 2024 2 dk.

Birçok insanın iklim değişimini ve iklim krizinin yarattığı sorunları inkâr ettiğini biliyoruz. Profesör Florian Zimmermann'a göre olası açıklamalardan biri, "güdümlü düşünce"dir. Güdümlü düşünceler, bilişsel uyumsuzluk yaratan durumlarda kendimizi korumanın bir yolu olarak görülebilir. Zararlı davranışlarımızı sürdürmek için bahaneler buluruz, gerçekleri eğip bükeriz. Örneğin yere çöp atan biri, zaten herkesin çöp attığını ve bir çöpün eksik ya da fazla olmasının önemli bir fark yaratmayacağını söyleyip yere çöp atma davranışını gerekçelendirebilir.

Bu bahanelerin iklim değişikliği konusundaki düşünceleri nasıl etkilediği konusunda çok fazla deneysel çalışma bulunmuyordu. Zimmermann ve Stötzer'in Nature Climate Change dergisinde yayınladığı çalışma, bu konuda beklenmedik sonuçlar ortaya koydu.[1] Deney, 4.000 Amerikalı ile çevrimiçi olarak gerçekleştirdi.

19
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
167.5K UP
Gözlemi Yapan 1 gün önce Türkiye, İzmir
📍 Yer bilgisi: İzmir
📅 Tarih ve saat: Kasım ayı, 11:00–14:00 arası
🌡️ Hava durumu: Açık / güneşli
🌡️ Sıcaklık: ~16–20 °C
💧 Nem ve yağış durumu: Orta nem (%55–70), yakın zamanda hafif yağış almış
🌿 Habitat tipi: Taşlık–otluk doğal açıklık, Akdeniz florası
🪨 Zemin özellikleri: Taşlı, çakıllı, kireçli, iyi drene olan toprak
🧭 Yön / konum: Güney veya güneydoğu bakı
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Melike Dal
Melike Dal
98.7K UP
Ekleyen 7 Temmuz 2021 15 dk.

Borderline Kişilik Bozukluğu, kararsız ve uçlarda ruh halleri, çarpık benlik duygusu, dengesiz ilişkiler, yoğun öfke patlamaları ile karakterize edilen bir kişilik bozukluğudur. Borderline Kişilik Bozukluğu'na sahip bireyler, ani ruh hali değişiklikleri yaşayabilir. Bu durum kendilerini ve hayatı algılayış biçimlerinde soruna yol açabilir.

Ani ruh hali değişimleri ile, kendinizi neşeli hissederken dakikalar ya da saatler içinde öfke patlamaları yaşayabilirsiniz. Bir gün iyi anlaştığınızı düşündüğünüz, sevdiğiniz birisini ertesi gün çok kötü birisi olarak görebilirsiniz. Bu da insan ilişkilerinde problem yaşamanıza, dengesiz ve geçici ilişkiler kurmanıza yol açabilir. En nihayetinde bu durum, sizi ve sosyal ilişkilerinizi büyük ölçüde yıpratabilir.

134
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Eren Gürleyük
İnceleyen8 2 gün önce
Werther, edebiyat tarihinin en meşhur kendine acıyan erkek karakteridir. Aşkı paylaşılmaz, konuşulmaz, dönüştürülmez; sadece büyütülür ve insanın üstüne devrilir. Bu anlamda Werther, Ahmed Arif’in şiir öznesiyle ve Kafka’nın mektuplarındaki erkeklikle aynı çizgidedir. Werther’i okurken aklıma hep Kader filmi gelir: arzu vardır ama etik yoktur, tutku vardır ama sorumluluk yoktur. Trajedi buradan doğar. Etkileyici olabilir; ama rol model olması mümkün değildir.
9.6/10
(12 Kişi)
Puan Ver
The Sorrows of Young Werther
Yazar: Goethe
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cihan Mert Yardım
Yazar 15 Aralık 2020 6 dk.

Bir mağara düşünün. İçinde kendine ait bir ekosistem, iklim ve yağmur ormanları mevcut. Henüz bilimsel kayıtlara geçmeyen ve keşfedilmeyi bekleyen birçok hayvan ve bitki türü bulunmakta. O kadar büyük ve geniş ki, içine koskoca New York şehrini sığdırabilmektesiniz. Sonu henüz bulunamadı ve bu durum, birçok maceraperest ve kâşifi her yıl bu mağaraya sürüklemekte.

Bu mağara, aslında bir mağara değil "mağaralar bütünü" olarak geçiyor. İçinde, yeraltının derinliklerine doğru birbiriyle bağlanan onlarca küçük mağara mevcut. Küçük dediğimize bakmayın, o mağaraların hepsi, ortalama bir mağaranın boyutlarının kat ve kat üzerinde. Bu mağara, her anlamda gerçekten çok ilginç. Keşfedilmesi, sonra ortadan kaybolup yıllar sonra tekrardan bulunması, mağaranın iç yapısı, içeride duyulan garip, korkutucu hava akım sesleri ve Dünya’daki diğer mağaralara göre çok farklı özellikleri, bu mağaranın zaten büyüklük olarak sıra dışı olması durumuna daha da sıra dışılık katmakta... İşte karşınızda, tüm sıra dışılığı ve gizemi ile Hang Son Doong!

59
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Leromobax S5
Leromobax S5
1,568 UP
evrim ağacı iziyom 4 gün önce Sen de Cevap Ver

bence cevap ikiside çünkü sınırsız demek örnk bir sayıda 999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999... böyle sonsuza kadar gider çünkü sınır yok sonsuz ise yine sayı öneği 999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999999... ikiside bitmez yani bence sonsuz = sınırsız ve sınırsız = sonsuz bence böyle

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Vedat Koçoğlu
Vedat Koçoğlu
112.5K UP
5 gün önce
Ejderha çizdim
38 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 1 gün önce 2 dk.

Yeni yayımlanan bir araştırmaya göre, toprakta yeterli azot bulunması durumunda tropikal ormanlar, ormansızlaştırmadan sonra iki kat daha hızlı toparlanabiliyor.

University of Leeds liderliğindeki bir bilim insanı ekibi, besin maddelerinin ormanların yeniden büyümesini nasıl etkilediğini incelemek amacıyla dünyanın en büyük ve en uzun süreli deneyini gerçekleştirdi. Çalışma, ağaç kesimi ve tarım gibi faaliyetler nedeniyle temizlenmiş alanları kapsıyor.

4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 27 Temmuz 2011 27 dk.

Filler, o ikonik dişlerini kalıcı olarak yitiriyorlar ve sebebi biziz. Evet, son asır içindeki yasadışı fildişi kaçakçılığı nedeniyle filler, dişsiz olacak biçimde evrimleşmeye başladılar. Eskiden (1930'larda ve öncesinde) dişsizlik fil popülasyonlarının sadece %1-2'sinde görülürken, artık Çin'deki fillerin neredeyse yarısı diş üretemeyen bireylerden oluşmaktadır. Bazı fil popülasyonlarında dişsiz doğum oranları %98'lere ulaşmış haldedir. Bunun ne kadar acı olduğunu, kelimelerle ifade etmemiz çok zordur.

Ancak ara ara sosyal medyada gündeme gelen bu konu, birçok soruyu da beraberinde getirmektedir: Evrim nasıl olur da 80-90 yıl kadar kısa bir sürede yaşanabilir? Fillerin dişlerini kaybetmesi gerçekten evrim mi, yoksa sadece bir adaptasyon mu? Filler, dişlerini kaybetmenin avantajını bildiği için mi dişsiz yavrular doğuruyorlar? Dişler, sürekli kesildikleri için mi köreliyor ve eğer öyleyse, neden sünnetli çocuklar doğmuyor? Bu yazıda, tüm bu sorularınızın ve daha fazlasının yanıtlarını bulacaksınız.

118
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Itamar Shatz
Itamar Shatz
500.0K UP
Yazar 7 Kasım 2021 20 dk.

Karar vermek hayatın kritik bir parçasıdır, ancak çoğu insan öyle ya da böyle karar vermekte zorlanır. Örneğin bazı insanlar doğuştan kararsızlardır, dolayısıyla akşam yemeğinde ne yiyeceklerini seçmek gibi basit konulara gelindiğinde bile kısa sürede karar vermekte zorluk yaşarlar. Öte yandan bazı insanlarsa çok aceleyle karar verir ve sonuç olarak da kendileri için kötü olacak seçimler yapabilirler, özellikle de finans veya ilişkiler konusunda. Bazı insanlar ise çoğu durumda karar verirken gayet rahattırlar, ancak kariyer seçmek gibi hayati konulara gelince sıkışıp kalırlar.

Karar vermek hayatın çok önemli bir parçası olduğu ve genelde doğru karar vermekte zorlanıldığı için, karar vermeyi öğrenmek son derece faydalıdır. Makalenin ilerleyen bölümlerinde, karar verirken izlemeniz gereken süreci öğrenip, daha hızlı ve daha iyi karar vermenizi sağlayacak yönergeler, ipuçları ve taktikler göreceksiniz. Hem günlük kararlarınızı alırken hem de incelikli kararlarla boğuşuyorken bu, size yardımcı olacaktır.

113
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Zişan Işık
Zişan Işık
109.5K UP
Yazar 1 gün önce 5 dk.

Nöronların aktivitesini dışarıdan kontrol etmek, modern nörobilimin en temel hedeflerinden biridir. Beynin hangi devrelerinin hangi davranışları ürettiğini anlayabilmek, yalnızca nöronların doğal aktivitesini gözlemlemekle değil, bu aktiviteye nedensel biçimde müdahale edebilmekle mümkündür. Bu nedenle nöron kodlama yaklaşımları, günümüzde nörobilim araştırmalarının merkezinde yer almaktadır.

Nöron kontrolünde çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Çoğunluğu ışık temelli yaklaşımlar olsa da bu teknikler her deneysel koşul için ideal değildir. Beyne fiber optik yerleştirilmesi, ışığın biyolojik dokuda sınırlı yayılımı, uzun süreli ve sürekli modülasyon gereksinimi gibi durumlar; farklı kontrol mekanizmalarına duyulan ihtiyacı artırmıştır. Özellikle davranışsal deneylerde veya saatler süren devre manipülasyonlarının gerekli olduğu çalışmalarda ışık temelli yöntemler pratik sınırlamalarla karşılaşabilir.

4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Feyza Yılmaz
Üye 6 gün önce Henüz cevap yok.
İnsanların duygularındaki alt kökenlerle fazla ilgilenen, fazlasıyla anlamaya çalışmak inanılmaz yorucu. Bu fazla empatiklik nasıl aşılabilir?
118 görüntülenme
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Şule Ölez
Şule Ölez
1.3M UP
Çeviren 17 Şubat 2016 3 dk.

Bazı hayvanlar sanki karşı cinsmiş gibi davranırlar, hatta bazıları cinsiyet değiştirirler ve buna rağmen yavrulayabilirler.

Eğilip bükülebilen ve şekli kolayca değiştirilebilen malzemeler plastik olarak tanımlanır. Bu malzemelerin çoğu fosil yakıttan üretilen polimerlerden yapılmıştır. Davranışlar da eğilip bükülebilir ve şekil değiştirebilir. Bu anlamda davranışlar da plastik olarak düşünülebilir.

24
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Talha Çakırca
Seslendiren 28 Kasım 2023 3:15
Kilo verirken vücudumuzda yakılan yağ nereye gider? Ünlü karikatürist Yiğit Özgür’ün de esprili bir şekilde çizdiği gibi, oturduğumuz yerden birdenbire...
60
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close