Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 29 Nisan 2014 17 dk.

Işık hızı (fotonların hızı), kusursuz vakumda saniyede 299.792.458 metredir (m/s). Bu, kabaca saatte 1.079.250.000 kilometreye eşittir. Yani saatte 300 kilometre hız yapabildiğiniz bir arabayla çıkabileceğiniz maksimum hızın 3.597.500 katına... Fotonları bu hızda gidiyor gibi görüyoruz, çünkü fotonların kütlesi yoktur. Buna rağmen kinetik enerjileri vardır; ancak buna az sonra geleceğiz.

Einstein ışık hızı için "Evren'in hız limiti" demişti. İddiasına göre ışıktan hızlı gitmek nedensellik prensibini ihlal etmek demekti. Bu konularla ilgili derin bilgisi olmayan okurlarımız için, "nedensellik" ilkesi basitçe bir neden ile sonucu arasında ilişki olması demektir. "Neden-sonuç ilişkisi" olarak da bilinir. Nedensellik ilişkisinin bozulması ise mantık hatalarına neden olur. Buna bir örnek olarak, henüz tetiği çekmemişken, silahınızdan çıkacak merminin hedefi vurması örneğini verebiliriz. Işık hızını aşmak, bazı temel enerji yasalarını ihlal etmek anlamına gelir. Ancak bu yapılabilecek olursa, zamanda yolculuk bile mümkün olacaktır.

238
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 6 gün önce 5 dk.

Çoban Yıldızı, gökyüzüne bakan muhakkak herkesin hayatının bir döneminde duyduğu, oldukça parlak bir gök cismidir. O kadar parlaktır ki mutlaka dikkat çeker. Bu nedenle büyük bir çoğunluk bunun kutup yıldızı olduğunu düşünür. Lakin Çoban Yıldızı olarak adlandırdığımız bu gök cismi aslında bir yıldız bile değildir. Güneş sisteminin ikinci gezegeni olan Venüs'tür.

Çoğunlukla gökyüzüne gün batımında baktığımız için özellikle bu zamanlarda fark edilse de gün doğumları sırasında da görünür. Fakat gecenin ilerleyen saatlerde görme şansınız yoktur. Bunun ardında aslında oldukça basit bir prensip yatar.

22
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ertan Tiryaki
5 gün önce
Yarım kalan her hikâye, bir gün daha gür bir sesle devam etmek için susar.
Hayaller bekler, devrim sabırlıdır.
Baba ocağına dönmek geçmişe sığınmak değil;
kökü hatırlayıp geleceği ayağa kaldırmaktır.
Çünkü bu yolda geri dönüş yoktur, sadece kaldığı yerden yeniden başlamak vardır.

34 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ege Özmeral
Ege Özmeral
180.0K UP
Yazar 10 Ocak 2021 14 dk.

Newton fiziğinde kütleyi nasıl ele aldığımızdan daha önce bahsetmiştik. Newton fiziği, her ne kadar günlük hayatımızda işimize yarasa da ışık hızına yaklaştıkça yanlış tahminlerde bulunmaktadır. Bu tarz durumlarda, Newton fiziğinin çok daha genel bir hali olan özel görelilik teorisini kullanmamız gerekir.

Özel görelilik teorisi, 1905 yılında Einstein tarafından ortaya atıldığında uzay ve zaman anlayışımız üzerinde devrimsel bir değişim yarattı. Uzay ve zaman dediğimiz kavramların, sezgilerimizin bize söylediğinin aksine, değişmeyen mutlak şeyler olarak değil; ama farklı hızlardaki gözlemciler tarafından farklı ölçülen kavramlar olduğu ortaya çıktı. Dahası görelilik, sadece uzay ve zaman hakkındaki sezgilerimizin değil, ama aynı zamanda kütle hakkındaki sezgilerimizin de yanlış olduğunu bize gösterdi.

110
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Alperen Karaçor
Alperen Karaçor
69.3K UP
Öğrenciyim, ilgimi çeken konularda araştırma yapmayı seviyorum. 2 gün önce Sen de Cevap Ver

Bu sadece ayılara bahşedilen bir özellik değil bir sürü hayvan bu özelliği sergiliyor ve hatta ayılar bu özelliği tam olarak kullanan canlılar bile değil.

Gerçek kış uykusu yer sincapları, yarasalar, bazı kemirgenler ve sürüngenlerde görülür. Bu hayvanlarda vücut sıcaklığı neredeyse çevre sıcaklığına iner, kalp atışı dakikada birkaç vuruşa düşer, metabolizma %90’a varan oranda yavaşlar.

Diğer canlılarda olmaması da tamamen evrimsel: soğuk iklim ve yemek bulma zorluğu gibi faktörlerin bulunduğu alanda yaşayan hayvanlar enerji tüketimini kısıtlamak ve hayatta kalmak amacıyla bu özelliği geliştirdiler.

Tüm Reklamları Kapat

Sağlıcakla kalın.[1]

Kaynaklar

  1. Bilim Genc. Hayvanlar Kış Uykusuna Neden Yatar? | Tübitak Bilim Genç. Alındığı Tarih: 25 Ocak 2026. Alındığı Yer: Bilim Genc | Arşiv Bağlantısı
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Yazar 12 Nisan 2020 21 dk.

Bu yazımızda FOTON-M3 projesinin “Tardigrade Resistance to Space Effects” (TARSE) misyonu yani "Uzay Etkilerine Tardigrad Direnci" misyonu üzerinde durulup ilk deney sonuçlarına dair bilgiler verilmeye çalışılmıştır. FOTON-M3 projesinin diğer misyonları olan TARDIS misyonuna ait yazımıza buradan, RoTaRad misyonuna ait yazımıza ise buradan ulaşabilirsiniz.

Foton, Rus bilim uydu ve yeniden giriş aracı programlarının proje adıdır. Foton projesinin ana odağı ise genel anlamda malzeme bilimi araştırmalarını kapsar, ancak bazı görevlerde biyoloji dahil pek çok farklı disiplini içeren araştırmalar da yapılmıştır. Orijinal Foton serisi, 1985-1999 yılları arasında Plesetsk Cosmodrome'dan 12 lansmanı içeriyordu. Foton-M adı altında ikinci seri ise orijinal Foton üzerinde birçok tasarım geliştirmesini içermekle beraber günümüzde de hala devam ettiriliyor.

82
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 6 saat önce 5 dk.

Newton teleskop (Newtonian teleskop), Sir Isaac Newton tarafından 1668 yılında, mercekli teleskoplara alternatif olarak tasarlanmış bir aynalı teleskoptur. Bu teleskop, birincil optik olarak bir mercek değil ayna kullanır. Yani ışığı toplayan optik, eğimli yüzeye sahip bir aynadır.

Newton teleskop aslında astrofotoğrafçılar arasında sıklıkla Newtonian teleskop olarak anılır. Bu teleskop türü, mercekli teleskoplara alternatif olarak aynalı teleskopları ortaya atmış olsa da tek aynalı teleskop Newton teleskop değildir. Gerek kullanılan optiğe gerekse mekanik tasarıma göre farklı aynalı teleskop türleri görmek mümkündür. .

0
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ali Gazi Kavak
Ali Gazi Kavak
76.8K UP
Gözlemi Yapan 3 gün önce Türkiye, Hatay
Hatay/Antakya'da yaklaşık 15 yıllık bir üzüm ağacının nemli gövdesinde tarafımca gözlenmiştir. Ortam yaklaşık 4 gündür aralıksız yağış almaktadır.Mantarın görüntüsünden hangi mantar olduğunu bilemediğimden türü net söyleyemiyorum ancak sanırım ağaç kulağı mantarı olabilir.Ortam sıcaklığı yaklaşık 5 derecedir. Kakaolu pudink gibi bir yapısı vardır. Kulak memesi gibi esnektir.
5
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 1 gün önce 10 dk.

Teleskop kundağı (ya da kurgu sistemi) bir teleskobun olmazsa olmazıdır. Hiçbirimiz teleskobun yalnızca tüpünü alıp gözlem yapma şansına sahip değiliz. Öncelikle teleskobu sağlam bir şekilde, yere oturtacak bir yapıya ihtiyacımız var. Bu yapı gerektiğinde Dünya'nın dönüş hareketinden dolayı gece boyunca yer değiştiren yıldızları da takip etmeli. Aksi halde baktığımız bir bölgedeki yıldızlar sürekli görüntüden çıkacaktır. Eğer astrofotoğrafçılık yapıyorsanız bu kesinlikle istemediğimiz bir şeydir.

Tüm bunlara değinmeden önce, gökyüzündeki koordinat sistemlerine biraz değinmeliyiz. Çünkü teleskobun baktığı yer gökyüzüdür ve her baktığınız noktanın bir koordinatı bulunur. Her ne kadar bunu düşünerek yapmasak da teleskobun hareketini anlamak açısından oldukça önemli bir konudur.

0
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 19 Nisan 2011 29 dk.

Hayat Molekülleri, ya da diğer bir ismiyle organik moleküller en azından bizim bildiğimiz ve tanımladığımız anlamıyla canlılığın var olabilmesi ve varlığını sürdürebilmesi için gereken kimyasal moleküllerdir. Temel olarak nükleotitler, lipitler, proteinler ve karbonhidratlar "hayat molekülleri"dir. Bu moleküllerin hepsinin genel formları az çok benzer olsa da, işlevleri kimyasal ve fiziksel özelliklerinden dolayı birbirlerinden tamamen farklıdır.

Bu farklı özelliklerin toplamı, bugün bizlerin "canlı" olarak isimlendirdiği varlık formlarını meydana getirir. Daha doğrusu, canlılık için gereken aktivite ve organizasyon şartlarının istikrarlı bir şekilde sağlanabilmesi için bu kimyasallardan oluşan bir yapı ve bu yapının uzun süreli deneme-yanılma ve eleme-seçme mekanizmalarından geçmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, şimdilik bildiğimiz kadarıyla, bu moleküllerden oluşmayan bir varlığın canlılığın ilkelerini bir arada bulundurması pek mümkün değildir. Bunda, bu moleküllerin istikrarlı yapısının (tepkimeler, radyoaktivite, vb. kimyasal özellikler bakımından) çok büyük önemi olduğunu unutmamak gerekmektedir.

171
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Eren Gürleyük
İnceleyen10 3 gün önce
Bu kitabı okumak Harry Potter okumaya benzemez. Bir hikâyenin içine girmezsin; bir fikrin içine çekilirsin. Burada olay yoktur, büyü yoktur, rahatlatan bir akış hiç yoktur. Zerdüşt sana bir şey anlatmaz; sana bakar. Cümleler yol göstermez, itiraz eder. Okurken “ne olacak?” diye sormazsın, “ben neye inanıyorum?” diye sorarsın.

Bu kitap keyif vermek için değil, konforu bozmak için yazılmıştır. Bittiğinde elinde bir sonuç kalmaz; yerinden oynatılmış bir zihin kalır. Kısacası: Harry Potter dünyadan kaçmak içindir, Zerdüşt ise dünyaya geri dönmeye cesaret edenler için.
9.6/10
(102 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi CLVI (156) - Almanca Aslından Çeviren: Mustafa Tüzel
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
4
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
592.1K UP
6 gün önce
NASA, 50 yılı aşkın bir aradan sonra Ay’a yapılacak ilk insanlı uçuş olan Artemis II görevi için kritik bir eşiği geçti. Space Launch System (SLS) roketi ve Orion kapsülü, Kennedy Uzay Merkezi’nde 39B rampasına taşındı. Fırlatma gerçekleşirse, Artemis II astronotları Ay’ın arka tarafının 4.000 milden fazla ötesine giderek tarihte Dünya’dan en uzağa seyahat eden insanlar olacak ve atmosfere dönüşte insanlı uzay uçuşları için hız rekoru kıracak. Görev kapsamında Ay’a iniş yapılmayacak; iniş Artemis III’e bırakıldı.

NASA, Şubat başında yapılması planlanan “wet dress rehearsal” (ıslak prova) testinin ardından kesin fırlatma tarihini netleştirmeyi hedefliyor. Şubat ayı için birkaç uygun pencere bulunuyor; aksi hâlde Mart başı yedek tarih olarak değerlendiriliyor. Artemis II, programın geçmişte yaşadığı gecikmelere rağmen son aylarda sorunsuz ilerleyen bir hazırlık sürecinin ardından, insanlığın Ay’a dönüş yolculuğunda kritik bir kilometre taşı olarak görülüyor.

216 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Kadir Çiçek
Kadir Çiçek
104.3K UP
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
Doğayı anlamaya çalışan insan, kendi aklının doğanın bir parçası olduğunu da anlamalıdır
Kaynak: Bu düşünce, 17. yüzyıl filozofu Baruch Spinoza’nın Ethica (Ethics) adlı eserinde geçer. Spinoza’ya göre insan zihni, doğadan bağımsız değil; doğanın zorunlu bir sonucudur. Bilmek, evrenin kendi kendini bilmesidir. (Spinoza – Ethics (Part II, Proposition 11))
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close