Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Veli Sarıgül
Veli Sarıgül
154.3K UP
Yazar 31 Aralık 2023 33 dk.

Maymunlar Cehennemi serisinin başlangıcı, 1968'de Franklin J. Shaffer tarafından Maymunlar Gezegeni (İng: "Planet of the Apes") adlı filmle yapıldı. Film, Pierre Boulle'un aynı adlı romanından (Fr: "La planète des singes") uyarlanmıştı. Bu seri ilk filmle birlikte, Beneath the Planet of the Apes (1970), Escape from the Planet of the Apes (1971), Conquest of the Planet of the Apes (1972) ve Battle for the Planet of the Apes (1973) isimlerinde beş filmden oluşuyordu.

2011 yılında Rupert Wyatt'ın yönettiği Rise of the Planet of the Apes filmiyle seri yeniden başlatılarak filmlere modern bir perspektif sunuldu. Yeniden başlatılan seri, Rise of the Planet of the Apes (2011), Dawn of the Planet of the Apes (2014), War for the Planet of the Apes (2017) ve 2024'te vizyona girecek olan Kingdom of the Planet of the Apes'le devam ediyor.

89
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Osman Öztürk
Osman Öztürk
138.8K UP
Çeviren 15 Haziran 2011 14 dk.

Çoğu insan için Evrim Teorisi'nin tartışmaya yer bırakmaz şekilde ortaya koyduğu türler arası kuzen-ata ilişkisi, anlaması güç kavramlardan birisidir. Halbuki sadece kendi ailelerimize bile bakarak bu evrimsel olguyu algılamamız mümkündür. Bu makalemizde, türler arası akrabalık ilişkilerinden ziyade, tür içerisindeki akrabalık ilişkilerine odaklanacağız. Bu makaleyi, buradaki makalemiz gibi bazı diğerleriyle birleştirerek analiz edecek olursanız, var olmuş, var olan ve var olacak tüm türlerin birbirleriyle nasıl akraba olduğunu anlamanız mümkün olacaktır. Gelin şimdi sizi soy hattınız içerisinde son derece ilginç bir yolculuğa çıkaralım. Bu süreçte, evrimsel biyoloji ile ilgili birçok kavramı analiz etme ve anlama fırsatı bulacağınızı umuyoruz. Hikayeyi birinci tekil şahıs olarak anlatacağız, çünkü bu hikaye Wait But Why isimli bilim sitesinin kurucusu Tim Urban'ın soy ağacı tarihine yaptığı bir yolculuğa dayanıyor. Ondan öğreneceğimiz çok şey var, dolayısıyla hemen başlayalım:

Büyüklerimden yalnız 89 yaşındaki babaannem hayatta: Nana...

67
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sibel Özkan
Sibel Özkan
175.3K UP
Uyarlayan 6 gün önce 8 dk.

Matematiksel nominalizm; matematiksel nesnelerin, ilişkilerin ve yapıların ya hiç var olmadığını ya da soyut nesneler olarak var olmadığını (ne uzay-zamanda yer alırlar ne de nedensel güçlere sahiptirler) savunan bir görüştür. Genel olarak matematiksel nominalizmin iki biçimi vardır: Matematiksel nesnelere bağlılıktan kaçınmak için matematiksel (veya bilimsel) teorilerin yeniden formüle edilmesini gerektiren görüşler ve matematiksel veya bilimsel teorileri yeniden formüle etmeyen, bunun yerine bu teoriler kullanıldığında matematiksel nesnelere bağlılığın söz konusu olmadığını açıklayan görüşler.

Daha önce matematiksel Platonizm hakkındaki yazımızda nominalizm ile platonizmin kısa bir karşılaştırmasını yapmıştık. Bu yazımızda detaylandıracak olursak matematik hakkındaki ontolojik tartışmalarda bu iki görüşün ön plana çıktığını söyleyebiliriz.

21
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
🌍 Uzayın nerede başladığı, fiziksel ve teknik açıdan hâlâ net sınırı olmayan bir konu. Geleneksel olarak “uzay sınırı” yaklaşık 100 km yükseklikteki von Kármán çizgisi olarak kabul ediliyor; bu değer, hava taşıtlarının uçuşunun bittiği ve uzay araçlarının başlayabileceği yer olarak uluslararası standartlarda yaygın biçimde kullanılıyor.

📡 Ancak bazı bilim insanları, gerçek yörüngesel davranışlar ve uydu verileri incelendiğinde uzayın daha düşük irtifalarda dahi fiziksel olarak “uzay gibi” davranmaya başlayabileceğini ileri sürüyorlar. Bu yaklaşım, yeryüzüne daha yakın bölgede, örneğin 80 km civarında, bile atmosferik etkilerin azaldığı ve uzaya özgü süreçlerin devreye girdiği bir geçiş alanı olabileceğini düşündürüyor.

🛰️ Öte yandan uzay sınırını belirlemek salt fiziksel değil; aynı zamanda hukuki ve teknolojik ölçütlerle de ilişkili. Dünya’nın atmosferinin kademeli inceldiği ve belli bir “ani keskin çizgi” yerine süreklilik gösterdiği unutulmamalı; bu nedenle “Uzay nerede başlar?” sorusuna verilen yanıt hem bilimsel hem de tanımsal olarak farklılık gösterebiliyor.

🔭 Kısacası sadece belirli bir rakam üzerinden tanımlanan uzay sınırı, fiziksel gerçeklerin bir yansıması olsa da alternatif tanımlamalarla sanılandan biraz daha yakın bir sınırın mümkün olduğu düşünülüyor. Bu da uzay araştırmaları ve yörünge çalışmalarında kavramsal esneklik gerektiriyor.
Yazar: Sven Bilén
Çeviren: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
EtkinlikKültürel Etkinlik
Evrim Ağacı Ankara Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 3 hafta önce Ankara₺1.100,00 - ₺2.000,0024 Ocak
Evrim Ağacı Ankara - Antik Ankara Gezisi
24 Ocak 2026 10:30 tarihinden 24 Ocak 2026 16:30 tarihine kadar.

Evrim Ağacı Antik Ankara Gezisi etkinliği 24 Ocak 2026 Cumartesi tarihinde saat 10.30’da başlayacaktır. 
 

Etkinlikte:

Anadolu Medeniyetleri Müzesi 

Ankara Kalesi ve Surları

Ankara Roma tiyatrosu

Roma Hamamı

Augustus-Roma Tapınağı gezilecektir.   

Tur Rehberi: Timuçin Alp Aslan, MA. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Tarih bölümünden lisans derecesini aldı. Bologna Üniversitesi’nde Latince, Koç Üniversitesi Kapadokya Okulu, Nümizmatik okulu ve Çevresel Arkeoloji programları gibi uluslararası etkinliklerde yer aldı. Ankara Çayyolu Höyük, Muğla – Milas Labraunda antik kutsal alanı ve Yunanistan’da Büyük İskender’in ilk başkenti Pella’da alan çalışmalarında bulundu. 

Aynı zamanda Ankara Turist Rehberleri Odası’na kayıtlı profesyonel turist rehberi olarak çalışmaktadır. 


 Etkinlik, 20 kişilik kontenjan ile sınırlıdır. 

Katılımcıların gezi öncesi Müze Kart uygulamasını indirmeleri gerekmektedir.

Katılımcılarımızın, yürümeye elverişli rahat ayakkabılar ve kıyafetler tercih etmeleri önerilmektedir.

Öğle yemeği ücreti katılımcılara aittir.  

Bu gezi 9787 TÜRSAB numaralı Happy Journey Turizm Seyahat Acentesi markası olan Keşfet 101 ile düzenlenmektedir.
 

Devamını Göster
7
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Onur Özer
Onur Özer
12.4K UP
Çeviren 18 Mayıs 2018 10 dk.

Moleküler evrim hızı, bir popülasyon içerisinde DNA veya protein dizilerindeki mutasyonların ne sıklıkla sabitlendiğini (yani popülasyondaki bireylerin çoğunda gözlendiğini) ölçer. Mutasyon hızı ise belirli bir zaman aralığında DNA veya protein dizisinde meydana gelen değişim miktarını tanımlar. Birbirine sıkı sıkıya bağlı bu iki kavram, moleküler evrim anlayışımızın temelini oluşturur.

Örneğin moleküler saat kuramı (Zuckerkandl ve Pauling 1962), zaman ilerledikçe bir protein dizisinde sabitlenen amino asit mutasyonlarının miktarının da artacağını öngörür. Bu durumda, eğer mutasyon hızının belirli bir proteinin evrimsel soy hatları boyunca aynı olduğu varsayılırsa, moleküler evrim hızının da sabit olması beklenir (Görsel 1).

60
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Zişan Işık
Zişan Işık
109.6K UP
Yazar 5 gün önce 5 dk.

Nöronların aktivitesini dışarıdan kontrol etmek, modern nörobilimin en temel hedeflerinden biridir. Beynin hangi devrelerinin hangi davranışları ürettiğini anlayabilmek, yalnızca nöronların doğal aktivitesini gözlemlemekle değil, bu aktiviteye nedensel biçimde müdahale edebilmekle mümkündür. Bu nedenle nöron kodlama yaklaşımları, günümüzde nörobilim araştırmalarının merkezinde yer almaktadır.

Nöron kontrolünde çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Çoğunluğu ışık temelli yaklaşımlar olsa da bu teknikler her deneysel koşul için ideal değildir. Beyne fiber optik yerleştirilmesi, ışığın biyolojik dokuda sınırlı yayılımı, uzun süreli ve sürekli modülasyon gereksinimi gibi durumlar; farklı kontrol mekanizmalarına duyulan ihtiyacı artırmıştır. Özellikle davranışsal deneylerde veya saatler süren devre manipülasyonlarının gerekli olduğu çalışmalarda ışık temelli yöntemler pratik sınırlamalarla karşılaşabilir.

10
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 5 saat önce 4 dk.

Teleskop, uzaydan gelen elektromanyetik ışınımı toplayıp odaklayarak bu cisimleri daha parlak, daha ayrıntılı ve ölçülebilir hale getiren bilimsel bir gözlem aracıdır. Genellikle teleskop denilince akla ilk gelen üç ayak üzerinde duran, arkasından gözümüzle baktığımız uzun ince bir tüp ya da gözlemevlerinde yer alan etrafında ne olduğuna anlam veremediğimiz bir sürü ekipmanla donatılmış aygıtlar geliyor. Hâlbuki teleskopların birçok türü bulunmaktadır. Seçeceğiniz türü belirleyen esas faktör nasıl bir amaç için teleskop kullanmak istediğinizdir.

Uzaydan gelen elektromanyetik ışınımı toplayan teleskop; gözlemlenen cisimlerin daha parlak, ayrıntılı ve ölçülebilir hale gelmesini sağlayan gözlem araçlarıdır. Teleskobun en temel iki amacı vardır: Yakınlaştırma yapmak ve daha fazla ışık toplayarak görünmeyen gök cisimlerini görünür hale getirmek.

1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Eren Gürleyük
Eseri Ekleyen 6 gün önce Kitap
10.0/10
(2 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
Sinan Alp Akyol
Sinan Alp Akyol
7.2K UP
Çeviren 9 Ocak 2014 2 dk.

Almanya'nın Münih şehrinde kırda ve şehirde yaşayan karatavukların sirkadiyen ritmleri arasında farklılıklar bulundu. Yeni bir araştırma, şehir yaşamının insanlar ve hayvanlardaki biyolojik saat üzerinde büyük etkileri olduğunu gösteriyor.

Araştırmacılar Güney Almanya'daki karatavukların sarkadiyen ritimlerini (24 saatlik biyolojik aktivite döngülerini) ölçtü. Alman ve İskoç araştırmacılar, şehirde yaşayan kuşların ormandakilere göre daha erken kalktığını ve daha az dinlendiğini buldu. Araştırma ekibinin bulguları, farklılıkların mikroevrimin bir sonucu olabileceği ihtimalini yükseltti.

13
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Seda Baştürk
Seda Baştürk
193.5K UP
Çeviren 9 Şubat 2021
Yıldızlar neden göz kırpıyor? Atmosferimiz, uzaklardaki gök cisimlerinden gelen ışığın yolunu bozması nedeniyle suçlu durumda. Bu durumun sebebi, sürekli hareket halinde ve hafif düşük sıcaklıktaki hava cepleridir. Atmosfer türbülansı, astronomlar için bir sorundur çünkü incelemek istedikleri kaynakların görüntülerini bulanıklaştırır. ESO‘nun Paranal Gözlemevi‘nde bulunan görseldeki teleskop, bu türbülans ile mücadele etmek için dört lazerle donatılmıştır. Lazerler, Dünya’nın üst atmosferinde yüzen atomları – meteorların geçerken bıraktığı sodyum – uyaran bir renge ayarlanmıştır. Parıldayan bu sodyum noktaları yapay yıldızlar gibi davranıyor. Göz kırpmaları anında kaydediliyor ve saniyede yüzlerce kez deforme olabilen esnek bir aynaya gönderiliyor. Bu sayede atmosferik türbülans etkilerinden kurtulup daha net görüntüler elde edilebiliyor. Yapay yıldız oluşturulması, teknolojinin gelişen bir alanıdır ve bazı durumlarda, Hubble sınıfındaki görüntülerin yeryüzünden alınmasına olanak verir. Bu teknik aynı zamanda, insan görme bilimindeki yan uygulamalara da yol açmıştır. Retinanın çok keskin görüntülerini elde etmek için kullanılıyor.
8
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ali Gazi Kavak
Ali Gazi Kavak
75.9K UP
Üye 5 gün önce Henüz cevap yok.
Beynimizi manipüle ederek gördüğümüz rüyayı adeta yaşıyormuş gibi deneyimleyemez miyiz?
225 görüntülenme
Cevap Ver 500 UP
6
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
138.8K UP
İnceleyen 5 gün önce
Genç Werther’in Acıları insanın eline aldığı bir roman değil de, sanki birinin gece yarısı yazıp kimseye göndermeye cesaret edemediği mektupları okumak gibi. Werther konuşuyor, ama aslında kalbi konuşuyor; aklı pek söz almıyor. Goethe bize “bakın böyle bir genç vardı” demiyor, “bakın içinizde hâlâ böyle bir yer var” diyor.

Werther’in derdi sadece Lotte’ye duyduğu aşk değil. Asıl derdi, dünyaya sığamamak. Her şeyi fazla hissediyor: Sevgiyi de, hayal kırıklığını da, güzelliği de. Doğa ona fazla güzel geliyor, insanlar fazla yüzeysel, kurallar fazla dar. O yüzden Werther’in acısı romantik bir aşk acısından çok, varoluşsal bir taşma hâli. İçinde olanlar dışarıya sığmıyor.

Lotte burada bir insan olmaktan çıkıyor neredeyse. Bir eşik gibi. Werther’in ulaşamayacağı, ama vazgeçemeyeceği bir anlam. Onu sevmesi, “mutlu olma ihtimali”ni sevmesi gibi. Ama hayat orada durmuyor; Albert var, düzen var, akıl var. Werther bunların hepsine yabancı. Çünkü o, uyum sağlamayı değil, hakikatini korumayı seçiyor.

Romanın en sarsıcı tarafı Werther yanlış olduğunu biliyor ama yine de vazgeçmiyor. Kendini durdurmak istemiyor. Acıyı bir yük gibi değil, kimliğinin bir parçası gibi taşıyor. Sanki mutlu olursa kendini kaybedecekmiş gibi. Goethe burada çok tehlikeli ama çok dürüst bir şey yapıyor. Acıyı yüceltmeden, ama inkâr da etmeden gösteriyor.

Werther’i okurken insanın içinden şu geçiyor: “Biraz sakin ol, biraz geri çekil.” Ama aynı anda da şunu hissediyorsun: Eğer Werther bunu yaparsa, Werther olmaktan çıkacak. Çünkü bazı insanlar için denge, ruhun ölümü gibi geliyor. Onlar ya çok sever ya hiç sevmez. Ya yanar ya donar.

Bu kitap bu yüzden hâlâ can yakıyor. Çünkü hepimiz hayatımızın bir yerinde Werther olduk. Birini değil belki, ama bir ihtimali sevdik. Uyum sağlamayı reddettik. “Beni böyle kabul etsinler” dedik. Ve çoğu zaman dünya buna hazır değildi.

Kendimize ait bir cümleyle bitirecek olursak," Bazı acılar geçmez, çünkü aslında gitmesi istenmez; insan onlarla kendini tanır.”

Genç Werther’in Acıları bir intihar romanı değil. Bir gencin değil, bir duyarlılığın hikâyesi. Ve belki de Goethe’nin bize bıraktığı en dürüst soru şu “Ya sorun dünyada değilse ama biz bu dünyaya biraz fazla açık kalpli geldiysek?”

Eseri paylaşan incelememi okuyacak herkese teşekkür ederim
9.5/10
(14 Kişi)
Puan Ver
The Sorrows of Young Werther
Yazar: Goethe
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
168.1K UP
Gözlemi Yapan 5 gün önce Türkiye, İzmir
📍 Yer bilgisi: İzmir
📅 Tarih ve saat: Kasım ayı, 11:00–14:00 arası
🌡️ Hava durumu: Açık / güneşli
🌡️ Sıcaklık: ~16–20 °C
💧 Nem ve yağış durumu: Orta nem (%55–70), yakın zamanda hafif yağış almış
🌿 Habitat tipi: Taşlık–otluk doğal açıklık, Akdeniz florası
🪨 Zemin özellikleri: Taşlı, çakıllı, kireçli, iyi drene olan toprak
🧭 Yön / konum: Güney veya güneydoğu bakı
4
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ege Özmeral
Ege Özmeral
180.0K UP
Fizik Mezunu / Evrim Ağacı Yazarı 12 Ocak 2021 Sen de Cevap Ver

Matematikte bu tarz bir sıkıntı söz konusu değil, bu düşünceye sebebiyet veren matematiği fizik ile karışıyor olman. Örnekten yola çıkarak bir kişinin bir adım ilerlemesi için onun yarısını, bunu da ilerlemesi için bunun da yarısını ilerlemesi vs. gerektiğini düşünerek sonsuz tane sonsuz küçüklük ilerlemesi gerektiğini ve bunun absürtlüğünden dolayı uzayın kesikli olduğu yani en küçük temel uzunluk olduğu ve bundan daha kısasının olmadığı iddia edilebilir. Buna Zeno Paradoksu denir.

Lakin bu fiziği ilgilendiren bir sorun olur. Matematikse sayılar mesafeyi, adeti ağırlığı vs. betimelemek zorunda değil. Evet, fizikte, günlük hayatta vs sayıları bu şekilde kullanıyoruz ancak matematik tek başına bunlarla ilgilenmez. Matematik yalnızca bize soyut nesneleri ve aralarındaki mantıksal ilişkiyi sunar. Dolayısıyla matematikte 1'den 2'ye gitmek gibi bir şey yoktur.

Tüm Reklamları Kapat

Kaynaklar

  1. Wikipedia. Zeno'nun Paradoksları. (12 Ocak 2021). Alındığı Tarih: 12 Ocak 2021. Alındığı Yer: Wikipedia | Arşiv Bağlantısı
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nda yayınladığımız bilim haberlerini anlık olarak Bundle üzerinden de okuyabileceğinizi biliyor muydunuz?

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close