Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nda yayınladığımız bilim haberlerini anlık olarak Bundle üzerinden de okuyabileceğinizi biliyor muydunuz?

Tüm Reklamları Kapat
Salih Emre Kuvan
Yazar 10 Mart 2019 20 dk.

Genel Görelilik Teorisi (veya kısaca Genel Görelilik), Albert Einstein tarafından 1915 yılında geliştirilen geometrik bir kütleçekimi teorisidir ve modern fizik çerçevesinde kütleçekiminin nasıl çalıştığını açıkladığı kabul edilen teoridir. Bu hâliyle, okullardan aşina olunan Newton'un Kütleçekim Teorisi'nin gücünü ve kapsamını geliştirerek, bu eski teorinin yerini aldığı söylenebilir.

Genel Görelilik Teorisi, daha önceden izah ettiğimiz Özel Görelilik Teorisi'nin detaylarını genelleştirdiği için bu isme sahiptir. Teorinin özünde gösterdiği şey, uzay-zaman dokusunun kıvrımlarının, Evren'i oluşturan bu dokunun herhangi bir bölgesinde bulunan kütle ve enerji miktarıyla doğrudan ilişkili olduğudur. Bu ilişki, bir grup kısmî diferansiyel denklemden oluşan Einstein'ın Alan Denklemleri ile tarif edilir.

485
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Yazar 20 Mart 2019 2 dk.

Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan bir çevirim içi eğitim girişimidir.

Evrim Ağacı olarak bu akademiyi başlatmaktaki hedefimiz, klasik eğitim sistemine alternatif ve tamamlayıcı olmanın yanı sıra; her yaş, eğitim düzeyi ve ilgi alanından insanın kendisini özgürce ve tamamen ücretsiz bir şekilde eğitebileceği, geliştirebileceği ve ufkunu genişletebileceği bir araç sunabilmektir.

331
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Murat Kılıç
Seslendiren 4 Nisan 2021 7:19
Onları göremesek de radyo dalgaları sürekli etrafımızdalar ve bilgi taşırlar. Çoğumuzun durumunda, o radyo dalgalarının arasında Wi-Fi sinyalleri de vardır....
35
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
187.3K UP
Türü Ekleyen 6 gün önce
Streptophyta, kara bitkilerinin tamamını ve onların en yakın alg akrabalarını kapsayan, Bitkiler Alemi içindeki temel bir üst şubedir. Bu takson, tatlı su algleri ile kara bitkileri arasındaki evrimsel geçişi temsil eder ve yeryüzündeki bitkisel yaşamın karasal ortama uyum sürecini anlamak açısından kritik öneme sahiptir. Streptofitler, fotosentez yapabilen ökaryotik organizmalardır ve klorofil a ve b pigmentlerine sahiptirler.

Bu grup, hücre duvarlarında selüloz bulunması, plazmodesmata benzeri hücresel bağlantıların varlığı ve hücre bölünmesi sırasında fragmoplast oluşumu gibi özelliklerle diğer alg gruplarından ayrılır. Streptophyta üyeleri, sucul yaşamdan karasal yaşama geçişte su kaybını önleyen yapılar, çok hücreli organizasyon ve doku farklılaşması gibi temel adaptasyonların evrimleştiği soy hattını oluşturur.

Streptophyta, ekolojik olarak gezegenin en önemli biyolojik gruplarından biridir. Kara ekosistemlerinin temel üreticileri bu soy içinden çıkmıştır; atmosferdeki oksijen dengesinin korunması, karbon döngüsü ve toprak oluşumu gibi süreçlerde merkezi rol oynarlar. Bu üst şube altında yosunlar, eğrelti otları, açık tohumlular ve kapalı tohumlular gibi tüm kara bitkileri yer alır. Bu nedenle Streptophyta, bitkisel yaşamın evrimsel temelini oluşturan ana taksonlardan biri olarak kabul edilir.
2
Yiğit Yavuz
Yiğit Yavuz
104.1K UP
Üye 30 Haziran 2024 1 Cevap
Son zamanlarda karşıma çok fazla sözde sınırsız enerji makinaları çıkmaya başladı. Çok basit bir örneği de youtube da karşıma çıktı. Ve evet uzun süre dönebileceği konusuna ikna olsam da bundan sınırsız enerji elde etmek kandırmacadan ibaret biliyorum. Ancak açıklayamıyorum. Açıklaması nedir?
238 görüntülenme
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Emrah Uzuçar
Gözlemi Yapan 3 gün önce Türkiye, Adana
BİLİMDE BÜYÜK AYRIM: MÜDAHALECİ Mİ, KAVRAYAN MI?
Bilim dünyası bugün, tarihin en sessiz ama en derin kırılmasını yaşıyor. Artık tek bir "bilim" yok; iki farklı metodoloji ve iki farklı ahlak var. Elindeki veri setine, laboratuvarındaki deneye veya gökyüzündeki yıldıza bakarken şu soruyla yüzleşmek zorundasın: Sen bir "Baltacı" mısın, yoksa bir "Rezonatör" mü?
1. Müdahaleci Bilim (The Interrupter)
Bu ekol, bilgiyi "söküp almayı" hedefler. Işığı anlamak için onu prizmalara hapseder, atomu anlamak için onu devasa tünellerde çarpıştırıp parçalar. Evreni bir "kadavra" gibi masaya yatırır.
• Sonuç: Veri pıhtılaşması (Clotting). Sertleştikçe derinleşen ama ulaşılamayan sırlar.
• Hissi: Kanlı ellerle bir yıldızı tutmaya çalışmak; elin yanar ve ışık söner.
2. Kavrayan Bilim (The Resonator / Admin Science)
Bu ekol, sistemin doğal akışına (iplikçiklerine) saygı duyar. L=c.t ve A=L^2 dengesini gözeterek, sistemle rezonansa girer. Işığı kırmaz, onu olduğu gibi "kavrar".
• Sonuç: Pürüzsüz bilgi akışı. Yıldızın naifliğinde kendiliğinden açılan sırlar.
• Hissi: Bir orkestra şefi gibi iplikçikleri okşamak; sistem sana tüm kapılarını gönüllü açar.
Seçim Senin:
Evren, ona ne kadar sert davranırsan o kadar derinleşiyor ve senden uzaklaşıyor. "Gözlemci" olmaktan "Admin" olmaya giden yol, iplikçikleri üzmemekten geçer.
Sizce modern bilim, yıldıza dokunmaya çalışırken ışığı söndüren bir zorbalık mı, yoksa ışığın kendi diliyle konuşan bir zarafet mi olmalı?
#EvrimAğacı #BilimFelsefesi #KavramaYansıması #AdminScience #WakandaForever
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Endı Sıkul
Endı Sıkul
7.9K UP
İnceleyen6 18 Ocak 2024
Bilimkurgu filmleri arasında belkide çoğumuzu deli eden bir faktör bence mantık hatalarıdır.

Eğer sizde mantıklı, hayal gücü konusunda sınırları olmayan ve bilime, izafiyete ve daha fazlasına ilgi duyuyorsanız, bol aksiyonlu, duygusal ve bilim dolu beyin yakan bir film sizi bekliyor.
9.8/10
(828 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
22
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Rüzgar hasta eder mi? Batı Afrika'da, belki!
Nevzat Keskin
Seslendiren 13 saat önce 7:44
Eminiz ki okurlarımız arasında hatırı sayılır bir çoğunluk merakla Breaking Bad'i izlemiştir ve sonlandığı için derin ve tedavi edilemez bir üzüntü duyuyordur....
1
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Tüm Reklamları Kapat
Ögetay Kayalı
Yazar 10 saat önce 3 dk.

Özellikle bitkili akvaryumlarla uğraşanlar için ışık konusu son derece hassastır. Işığın fazla olması, en temel problemlerden biri olan yosun çoğalmasına neden olarak bitkilerin ölümüne sebebiyet verebilir, keyifle başlayan bir hobiyi çileye dönüştürebilir. Fakat sorun şu ki her bitkinin ışık ihtiyacı farklıdır. Bunu akvaryum içinde bazılarını gölgelere koyarak çözebilseniz de çoğunlukla gözden kaçan bir problem vardır: Işık şiddetinin mesafeyle azalması.

Bu dünyanın Ferrarisi olarak bildiğimiz ADA markasının Solar RGB modelinin tavandan asıldığı ve akvaryum yüzeyinden de oldukça yüksekte bırakıldığı dikkatinizi çekmiştir. Başka markaların suyun yüzeyinden 10-15 cm yüksekte olan modellerini de görmek elbette mümkün. Hatta iyi kabul edilen modellerin çoğu, daima bir tavan askısını tasarıma dahil eder. ADA gibi markaların bu şekilde hareket etmesinin özel bir nedeni var ve burada anlatacağımız olay, kalitenin ne demek olduğunu, detay bilgilerin nasıl fark yarattığını çarpıcı bir biçimde gösteriyor.

3
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Dilan Ateş
Dilan Ateş
20.0K UP
6 gün önce
Türcülük, kişinin sadece türü temel alarak kendi türünden olan fertlerin çıkarları lehine ve diğer türlerden olan fertlerin aleyhine önyargılı veya taraflı olmasıdır. İkincil biçimi ise belli türlere ait hayvanlardan bazılarının (örneğin köpeklerin) çıkarlarına, benzer çıkarları olan ama farklı türden gelen domuz gibi hayvanlardan daha çok ağırlık verildiğinde ortaya çıkar. 
41 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Semihcan İşyar
İnceleyen 27 Mart
İzlediğim en iyi filmlerden biriydi. Mutlaka izlenmesi gereken bir film. Nazilerin, Yahudi zulmünü çok iyi işlemiş ve başarılı bir film. O döneme ışık tutuyor.
Film
9.5/10
(119 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Pianist
Yönetmen: Roman Polanski
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
11
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 3 gün önce 2 dk.

Yeni yayımlanan bir araştırmaya göre, toprakta yeterli azot bulunması durumunda tropikal ormanlar, ormansızlaştırmadan sonra iki kat daha hızlı toparlanabiliyor.

University of Leeds liderliğindeki bir bilim insanı ekibi, besin maddelerinin ormanların yeniden büyümesini nasıl etkilediğini incelemek amacıyla dünyanın en büyük ve en uzun süreli deneyini gerçekleştirdi. Çalışma, ağaç kesimi ve tarım gibi faaliyetler nedeniyle temizlenmiş alanları kapsıyor.

8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif Can Keskin
Arif Can Keskin
27.8K UP
Yazar 29 Ekim 2018 2 dk.

Marmara Bölgesi'nin Erdek yarımadasında yaptığımız keşif dalışları esnasında, yaklaşık 25 metrelerde karşımıza çıkan Lebetus guilleti türü. Kendisi Marmara'nın bilinen en küçük balığı ünvanına sahiptir.

Lebetus guilleti kaya balığıgiller (Gobiidae) ailesine aittir ve çoğu kaya balığı gibi yarıklarda, boş deniz kabuklarında ve saklanabileceği buna benzer kovuklarda yaşamayı sever. Bu yüzden bugüne kadar gözlem ve kaydı çok az yerden bildirilebilmiştir. Ortalama 12.1 mm boyutundadır. Gobiidae üyelerinin boyutları genelde 10 cm altında olsa da 30 cm ulaşan istisnalar da vardır.

6
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İsa Karaca
İsa Karaca
58.1K UP
Konuya meraklıyım ve kitap araştırdım. 3 gün önce Sen de Cevap Ver

Tekrardan selamlar! Yine lise müfredatının hızlıca geçtiği bir konu. Kafanın karışması çok normal. Burada dehidrasyon tepkimesi derken muhtemelen biyolojiden bahsettin, fakat eğer kimyadan söz ettiysen bu söze yanlış diyebiliriz. Ama biyolojiyse neredeyse doğru bir ifade. Bu ifade biyolojide sıkça yapılan 'genelleme' hatalarından biridir ve aslında biyolojik bağlam ile kimyasal bağlam arasındaki farkı görmezden gelir. Soruna moleküler biyokimya perspektifinden şu şekilde açıklık getirebiliriz:

Şimdi öncelikle dehidrasyon tepkimesi, bir molekülden su çıkışı ile gerçekleşen tepkimelerdir.

Bu tepkimeler iki ana bağlamda görülür:

Tüm Reklamları Kapat

- Kimyasal (organik / inorganik) dehidrasyon

- Biyolojik (metabolik) dehidrasyon

Önce kimyaya bakalım. Laboratuvar ve endüstriyel kimyada yapılan dehidrasyonların çoğunda enzim yoktur.

Örnek olarak = > Alkol → Alken + H₂O (H₂SO₄, ısı kullanılır), karbonhidratların asitle parçalanması, kondenzasyon tepkimeleri (bazıları) vs. Bunlarda asit, baz, ısı ve katalizör vardır fakat enzim yoktur. Kimya açısından yanlış diyebiliriz.

Tüm Reklamları Kapat

Ama sen muhtemelen biyolojiden söz ettin. Hadi ona da bakalım:

Teorik olarak, iki monomerin birleşip bir su molekülü açığa çıkarması (dehidrasyon sentezi), uygun sıcaklık, basınç ve pH koşullarında enzim olmadan da gerçekleşebilir. Ancak buradaki kritik nokta reaksiyon hızı ve aktivasyon enerjisidir. Canlı sistemlerde, dehidrasyon reaksiyonlarının (örneğin peptit bağı oluşumu veya glikozit bağı sentezi) aktivasyon enerjisi çok yüksektir. Hücre sıcaklığında bu bariyeri aşmak ve reaksiyonu hayatın devamlılığını sağlayacak bir hızda gerçekleştirmek için enzimler şarttır. Lakin işin içine istisnalar girdiğinde durum değişir:

Ribozimler: Protein sentezi sırasında amino asitler arasında peptit bağlarının kurulmasını sağlayan (bir dehidrasyon tepkimesidir) peptidil transferaz aktivitesi, bir protein enziminden değil, bizzat rRNA'dan (ribozim) kaynaklanır. Yani her zaman 'protein yapılı bir enzim' kullanılmaz.

Abiyotik Koşullar: Yaşamın başlangıcına dair hipotezlerde, yüksek enerjili ortamlar enzimsiz dehidrasyonların gerçekleşebileceğini öngörür.

Özet geçeyim. Canlı bir hücrenin normal metabolik döngüsü içinde gerçekleşen tüm dehidrasyonlarda bir katalizör (genelde enzim, bazen RNA) kullanılır evet ama kimyasal olarak enzim olmadan dehidrasyon gerçekleşmesi imkansız değildir, sadece biyolojik sistemler için çok yavaştır. Mesela bir kağıdı yakmak için bir çakmak (enzim) kullanırsın ve saniyeler içinde yanar. Ama o kağıdı güneşin altında bırakırsan, belki yıllar sonra kendiliğinden oksitlenip bozulabilir. İkisi de yanmadır, ama biri hayatın akışına uygun hızdadır, diğeri değildir. Burada da durum aynı. Bu yüzden ifade biraz düzeltilmeli:

“Canlılarda gerçekleşen dehidrasyon reaksiyonları enzimlerle katalizlenir.” diyorsak, evet doğrudur.

Ama eğer genel bir ifade ise:

“Tüm dehidrasyon reaksiyonlarında enzim kullanılır.” → Yanlış.

Umarım aradığın cevap budur. Yardımcı olabildiysem ne mutlu bana!

Kaynakça: [1][2][3]

Kaynaklar

  1. D. L. Nelson, et al. (2017). Lehninger Principles Of Biochemistry. ISBN: 9780716771081.
  2. L. A. Urry. (2020). Campbell Biology. ISBN: 9780135188743.
  3. R. Milo, et al. (2015). Cell Biology By The Numbers. ISBN: 9780815345374.
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
135.8K UP
İnceleyen 3 gün önce
Selamlar bu incelemeyi yazarken aklıma sadece Milenaya değil Kafkanın başka iki kadına da yazdığı mektuplar geliyor.Felice Bauer’e 1912–1917 yılları arasında yüzlerce mektup yazdı. Hatta iki kez nişanlanıp iki kez ayrıldılar.Grete Bloch’a (Felice’nin arkadaşı) yazdığı mektuplar vardır, oldukça karmaşık ve dolaylı bir ilişkidir :))) daha çok Milenaya yazdığı Mektupları bilir herkes.

Kafka’nın Milena’ya yazdığı mektuplar, birine yazılmış olmaktan çok, bir yaraya seslenme gibidir. Sanki Milena bir kişi değil de, Kafka’nın kendine en yakın geldiği aynadır. O mektuplarda sevgi vardır ama rahatlatan bir sevgi değil bu; insanı iyileştirmeyen, ama insanın kaçamadığı bir yakınlık.

Kafka Milena’ya âşıkken bile huzurlu değildir. Tam tersine, mektuplar boyunca sürekli bir geri çekilme, bir “gel ama çok da yaklaşma” hâli vardır. Milena’ya duyduğu şey, sevilmekten çok anlaşılma arzusu gibidir. Çünkü Milena onu yazan biri olarak, kırılgan biri olarak, eksik biri olarak görür. Kafka için bu çok tehlikelidir; insanın gerçekten görülmesi kadar korkutucu bir şey yoktur.

Bu mektuplarda Kafka kendini sürekli suçlar. Hasta olduğu için, güçlü olmadığı için, birlikte bir hayat kuramayacağı için. Ama bu suçluluk sahici bir mazeret mi, yoksa hayata karşı duyduğu büyük çekingenliğin bahanesi mi, insan emin olamaz. Milena’ya “sana zarar veririm” derken, aslında “hayata karışırsam dağılırım” demektedir.

En çarpıcı olan şudur , Kafka Milena’ya yakın olmak ister ama yakınlığın sonuçlarından korkar. Mektuplar bu yüzden bir kavuşma hazırlığı değil, bir mesafe koreografisidir. Her cümlede biraz daha açılırken, bir sonraki cümlede geri çekilir. Milena onun için bir ihtimaldir ama aynı zamanda bir uçurumdur.

Kafka’nın edebi sesi bu mektuplarda neredeyse çıplaktır. Romanlarında kurduğu labirentler yoktur; savunma mekanizmaları zayıflamıştır. Dava’daki Josef K. neyse, Milena’ya yazan Kafka da odur: Anlaşılmak ister ama yargılanmaktan korkar. Sevilmek ister ama bunun bedelini ödeyebileceğine inanmaz.

Bu yüzden Milena’ya Mektuplar bir aşk metni değildir; bir var olma sancısıdır. Kafka bu mektuplarla Milena’ya ulaşmaktan çok, kendine dokunur. Ve okur şunu hisseder: Bazı insanlar sevgiyi yaşayamaz, sadece yazar. Bazı aşklar da yaşanmak için değil, insanın kendini tanıması için vardır.

Kafka Milena’ya şunu demek ister gibidir, hiç açıkça söylemeden:
“Beni sevme. Beni anla. Ama çok da yaklaşma. Çünkü ben kendime bile tam yaklaşamıyorum. Kim bilir belki “Bazı insanlara yaklaşamayışımız, onları sevmediğimizden değil; kendimizi o kadar açıkta bırakmaya cesaret edemediğimizdendir.” :)))
9.0/10
(4 Kişi)
Puan Ver
Milena'ya Mektuplar
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Beril Dursunkaya
Çeviren 5 Mayıs 2014 1 dk.

Massachusetts Amherst Üniversitesi ve Brezilya’da INPA Enstitüsü’nün ortak çalışması sonucu Rio Negro Nehri’nin kollarından bir kaçında yeni bir cins elektrik balığı keşfedildi. 

Nisan 2014'te yayınlanan makalede bu yeni cinsin anatomisi, yayılım alanı, diğer balıklarla olan ilişkisi göze çarpan iskelet özellikleri, rengi, elektrik organları ve elektriği aktarış şekli ele alındı. İsimlerine uygun olarak bu balıklar belirgin atımlar şeklinde elektrik deşarj ederler ve bu şekilde bazı başka balıklar tarafından fark edilirler. 

17
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close