Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Gülsevinç Ay
Gülsevinç Ay
25.5K UP
Çeviren 23 Mart 2018 12 dk.

Hayvanlar çevrelerinden aldıkları bilgileri bir yere hareket etmek, aktiviteleri için zamanlarını ayarlamak, miktarı değerlendirmek veya geçmişi hatırlamak için nasıl kullanırlar?

Bir kovanın derinliklerinde, bir bal arısı (Apis mellifera) çılgınca dans eder. O dans ettikçe diğer bal arıları arka ayakları ve antenleri ile onun vücuduna dokunarak çevresine toplanır. Daha sonra bu gözlemciler birer birer dansı bırakır, kovan girişine yönelir ve aynı yöne doğru uçarlar. Çünkü dans eden arı bol yiyecek kaynağına olan mesafeyi ve besin kaynağının yönünü onlara bildirmiştir (Görsel 1). Bir saat içerisinde işçi (yiyecek toplayıcı) arılar dönerler ve kendi dansları ile diğer işçi arılara yiyecek kaynağının yerini göstermeye hazırdırlar.

91
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Zişan Işık
Zişan Işık
109.6K UP
Yazar 5 gün önce 5 dk.

Nöronların aktivitesini dışarıdan kontrol etmek, modern nörobilimin en temel hedeflerinden biridir. Beynin hangi devrelerinin hangi davranışları ürettiğini anlayabilmek, yalnızca nöronların doğal aktivitesini gözlemlemekle değil, bu aktiviteye nedensel biçimde müdahale edebilmekle mümkündür. Bu nedenle nöron kodlama yaklaşımları, günümüzde nörobilim araştırmalarının merkezinde yer almaktadır.

Nöron kontrolünde çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Çoğunluğu ışık temelli yaklaşımlar olsa da bu teknikler her deneysel koşul için ideal değildir. Beyne fiber optik yerleştirilmesi, ışığın biyolojik dokuda sınırlı yayılımı, uzun süreli ve sürekli modülasyon gereksinimi gibi durumlar; farklı kontrol mekanizmalarına duyulan ihtiyacı artırmıştır. Özellikle davranışsal deneylerde veya saatler süren devre manipülasyonlarının gerekli olduğu çalışmalarda ışık temelli yöntemler pratik sınırlamalarla karşılaşabilir.

13
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Enes Kocabey
Enes Kocabey
156.8K UP
Yazar 30 Ağustos 2022 14 dk.

Erikson'un psikososyal gelişim teorisi, bir kişinin doğumdan ölümüne kadar sağlıklı bir birey olması için geçmesi gereken 8 evreyi ifade eder. Erik Erikson'un teorisine göre kişi, her evrede kişiliğinin gelişimi için olumlu veya olumsuz sonuçları doğurabilecek bir dizi psikososyal çatışma yaşamaktadır. Kişi, bu evrelerde meydana gelen çatışmaları başarıyla tamamlarsa, yaşamının geri kalanında kendisine fayda sağlayacak erdemleri kazanacaktır. Ancak evrelerin başarıyla tamamlanmaması, daha sonraki evrelerin de tamamlanmasını da zorlaştıracaktır. Bu da sağlıklı bir kişilik ve güçlü bir benlik duygusu için gerekli olan temel becerilerin geliştirilememesine sebep olabilir.

Erik Erikson, psikososyal gelişim teorisini oluştururken, psikanalist Sigmund Freud'un psikoseksüel gelişim teorisinden etkilenmiştir. Fakat Freud'un aksine psikoseksüel gelişim yerine psikososyal gelişime odaklanmıştır. Psikososyal gelişim, temelde bireyin psikolojik ihtiyaçları ("psiko") ile toplumun ihtiyaçları ("sosyal") arasındaki çatışmayı ifade eder.

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
53
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 2 gün önce 3 dk.

Özellikle bitkili akvaryumlarla uğraşanlar için ışık konusu son derece hassastır. Işığın fazla olması, en temel problemlerden biri olan yosun çoğalmasına neden olarak bitkilerin ölümüne sebebiyet verebilir, keyifle başlayan bir hobiyi çileye dönüştürebilir. Fakat sorun şu ki her bitkinin ışık ihtiyacı farklıdır. Bunu akvaryum içinde bazılarını gölgelere koyarak çözebilseniz de çoğunlukla gözden kaçan bir problem vardır: Işık şiddetinin mesafeyle azalması.

Bu dünyanın Ferrarisi olarak bildiğimiz ADA markasının Solar RGB modelinin tavandan asıldığı ve akvaryum yüzeyinden de oldukça yüksekte bırakıldığı dikkatinizi çekmiştir. Başka markaların suyun yüzeyinden 10-15 cm yüksekte olan modellerini de görmek elbette mümkün. Hatta iyi kabul edilen modellerin çoğu, daima bir tavan askısını tasarıma dahil eder. ADA gibi markaların bu şekilde hareket etmesinin özel bir nedeni var ve burada anlatacağımız olay, kalitenin ne demek olduğunu, detay bilgilerin nasıl fark yarattığını çarpıcı bir biçimde gösteriyor.

8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 8 Ekim 2022 14 dk.

Akademik temeli ekonomi sahasında olan Meksikalı politikacı Josefina Eugenia Vázquez Mota, istatistiklerle ilgili şöyle söylüyor:

Gerçekten de istatistikler son derece tehlikeli oyuncaklardır. Birçok bilim insanı ve filozof buna dikkat çeken sözler söylemişlerdir. Örneğin Mark Twain, "Gerçekler inatçı olsa da, istatistikler daha fazla eğilip bükülebilir yapıdadır." diyerek tehlikeye işaret etmiştir. Kimi zaman Twain'e, kimi zamansa İngiliz başbakanı Benjamin Disraeli'ye atfedilen bir diğer meşhur söz ise şöyledir:

102
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Eray Şeyhan
Eray Şeyhan
101.1K UP
Alıntıyı Ekleyen 21 saat önce
Primatların evrim tarihinin başlarında, avlarını zehirle veya boğarak öldüren yılanlar onlar için en önemli omurgalı yırtıcılardı. Tehlikeli yılanlar hala insanların felç olmasına veya ölmesine yol açıyor. Başta tropiklerde olmak üzere. her yıl 150.000 insan yılan sokması yüzünden hayatını kaybediyor. Hiç zehirli yılan olmayan Madagaskar da evrilen lemurların dışında, primatların hepsinde kolayca tetiklenen bir yılan korkusu vardır. Labaratuvarda yetişmiş ve hiç yılan görmemiş maymunlar bile, yılandan korkan diğer maymunları görerek yılan korkusu geliştirirler. Biz insanlar da yılanları algılama ve onlara verdiğimiz tepkiler konusunda doğuştan gelen bazı önyargılar taşırız. Dokuz-on aylık insan bebekler yılanlara diğer hayvanlardan farklı tepkiler vermez ama bebek bir yaşına geldiğinde yılan ile korku hızla birbiriyle ilişkilendirilir. Üç yaşında bir bebeğin yılana verdiği tepki tehdit içermeyen bir uyarana verdiği tepkiden daha hızlıdır.
Kaynak: Yılanlar, Gündoğumları ve Shakespeare Sayfa 59 - 60
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Vedat Koçoğlu
Vedat Koçoğlu
112.7K UP
6 gün önce
Deve çizdim
17 görüntülenme
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ardil Yıldırım
1 gün önce
Eskiden insanların en büyük hatası neydi biliyor musunuz? 
Evreni doğayı ve diğer her şeyi insan merkezli almalarıydı. 
Ancak modern bilimin kanıtları sayesinde aslında insana da çok önemli bir yerde bulunmadığını fark ettik. 
Biz sadece koca evreni uzaktan bir teleskopla izleyen küçük canlılarız. 
Hem de çok küçük...

43 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hakan Orhan
Hakan Orhan
81.0K UP
Çeviren 22 saat önce 4 dk.

Hayatımızın bir döneminde hepimiz bunu hissetmişizdir. Şairler onun hakkında yazar, şarkıcılar onun hakkında şarkılar söyler ve onu bulmak, ifade etmek ve sürdürmek üzerine koca bir endüstri oluşmuştur. Peki aşk nedir? Nerede bulunur? Onu tetikleyen nedir? "Delicesine" aşık olduğumuzda zihnimizde ve bedenimizde gerçekten neler oluyor?

Romantik aşk, tanımlanması genellikle zor olsa da "bağlanma" olarak bilinen güçlü bir duygusal bağın gelişimini, cinsel çekimi ve bakım vermeyi (şefkati) içerir. "Aşık olanlar"; saplantılı düşünceler, duygusal bağımlılık ve artan enerji gibi bir dizi yoğun duygu yaşarlar fakat bu duygular ilişkinin ilk aşamalarıyla sınırlı olabilir.

5
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Fatih Birinci
Fatih Birinci
400.7K UP
Yazar 11 Mart 2019 11 dk.

“Öf, canım sıkıldı”.

Günlük hayatımızda sıklıkla karşılaştığımız bir ifade bu. Bu cümleyi sarf etmişsek demek istediğimiz şey, o anda çevremizdeki şeylerin bizi yeterince eğlendirmediği, zihnimizin veya bedenimizin daha fazla meşguliyete ihtiyaç duyduğudur. Öyle ya, kimse bir kuyrukta yarım saat beklemek istemez. Ya da randevulaştığınız birinin geciktiğini düşünün. Bunlar sıkıcı durumlar. Ancak bazı insanlar, bizim sıkıcı olarak gördüğümüz şartların çok daha şiddetlisini yaşadılar. 

495
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Burak Roni Özgökçe
İnceleyen10 12 dakika önce
Çocukluğunuza o saf ve hayal dolu dünyanıza dönmenizi sağlayan mükemmel ötesi güzel bir kitap
9.5/10
(198 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : O Meu Pé de Laranja Lima
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 12 Eylül 2011 1 dk.

Tapirler irice, az çok domuza benzeyen ve orta uzunlukta bir hortuma sahip memelilerdir. Onları meşhur eden özelliklerinden olan hortumlarına bilimsel olarak "proboscis" adı verilir. Bu hortum, her yöne doğru kolaylıkla hareket ederek, normalde ulaşamayacağı yapraklara erişmesini sağlar. Tür 2 metre uzunluğa ve 1 metre yüksekliğe kadar erişebilir, 150-300 kilogram arasında bir ağırlığa sahiptir. Tapirleri meşhur eden bir diğer özellik ise, vücut ölçülerine göre çok daha büyük olan penisleridir. Bu canlılar, Güney ve Orta Amerika'daki ormanlarda ve Güneydoğu Asya'da bulunurlar.

Tapirlerin evrimsel olarak en yakın akrabaları, kendileri gibi tek parmaklı olan atlar ve gergedanlardır. İlk tapir benzeri canlı günümüzden 50 milyon yıl kadar önce Erken Eyosen Dönem'de yaşamış olan Heptodon'dur. En yakın akrabasının, ilkin bir at türü olan Hyracotherium olduğu düşünülmektedir. Bu tür, günümüz tapirlerinin yarı boyundadır ve hortumu yoktur.

27
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Bora Cüneyt Akçakın
Seslendiren 3 Ekim 2024 17:02
Starliner Kurtarma Görevi başladı! - Uzay Mekiği Faciaları ve Uzay Yarışı'nın Kötü Sonuçları
25
Sizden Gelenler
Mehmet Emre Demir
Üye
Evrim Ağacı hayatımı çok değiştirdi. Daha da fazla kişiye ulaşmanız dileğiyle. Bu yaşam görüşünde ihtişam var!
Kayahan Ozsu
Üye 3 gün önce Henüz cevap yok.
MHRS üzerinden randevu alamıyorum ne yapmam gerekiyor.
181 görüntülenme
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Io Gerçek Renkleriyle

Güneş Sistemi’nin en tuhaf uydusu parlak sarıdır. Burada görülen görüntü, Io’nun ortalama bir insan gözünün algılayabileceği “gerçek renklerde” nasıl görüneceğini göstermeye yönelik bir deneme. Fotoğraf, 1995–2003 yılları arasında Jüpiter’in yörüngesinde dolaşan Galileo uzay aracı tarafından 1999 Temmuz’unda çekildi. Io’nun renkleri kükürt ve erimiş silikat kaya kaynaklıdır. Io’nun sıra dışı yüzeyi, etkin volkanlardan oluşan sistemi sayesinde sürekli tazelenir; bu yüzden de çok “genç” kalır. Jüpiter’in güçlü gelgit çekimi, Io’yu esnetir ve Jüpiter’in diğer Galile uydularının yol açtığı sallantıları bastırır. Bunun ürettiği sürtünme, Io’nun içini büyük ölçüde ısıtır; erimiş kayaçlar da yüzeyi yarıp patlayarak dışarı fırlar. Io’nun volkanları o kadar etkindir ki, adeta tüm uyduyu tersyüz ederler. Hatta Io’daki bazı volkanik lavlar öylesine sıcaktır ki karanlıkta bile ışıldar.

20 Ocak 2026 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kredisi: NASA, JPL, Galileo Project
Çeviren: Eyüp Akman

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
İnceleme
M Уединение
İnceleyen7 3 gün önce
Yazıma başlamadan belirtmeliyim ki, Midnight Express yalnızca gerçek olaylardan etkilenerek yazılmış bir film değil; aynı zamanda bir ülkenin itibarının sinema yoluyla nasıl temsil edilebileceğine dair üretilmiş en korkunç ve etkili örneklerden biridir, bu etkisiyle tabulaşmayı başarmıştır Türkiye’de. Film, 1977’de bizzat başkarakter Billy Hayes tarafından kaleme alınan kitaptan esinlenmiştir ve senaryosu, Hayes’in başından geçen gerçek olayları dramatize ederek sunar. 1978 yılında Cannes Film Festivali’nde gösterime giren ve Türkiye’de yasaklanan film, Türk-Amerikan ilişkilerinin zayıf olduğu bir dönemde büyük yankı uyandırmıştır.

Filmin ilk sahnelerinde İstanbul’un silüeti, camiler; kalabalık, gelişmemiş sokaklar ve arkada çalınan Türk müziğiyle, yönetmen izleyiciye oryantalizmin ve yabancılık duygusunun sinematik bir örneğini sunar. Hayes’in havalimanındaki sahneleri, dilini anlamadığı bir ülkenin yabancılığını ve yakalanma stresini hissettirmek için özenle tasarlanmıştır. Bu sahneler, seyircinin Billy ile empati kurmasını sağlarken, aynı zamanda Türkiye’yi “tehditkar ve yabancı bir yer” olarak kodlar seyircinin bilinçaltında.

Film, Hayes’in yakalanması ve hapishane sürecine girişiyle, gerilimi ve karakterin psikolojik çöküşünü yoğunlaştırır. Gardiyan Hamido’nun acımasızlığı, Rıfkı’nın sadizmi ve savcının kin dolu tavrı üzerinden film, Türk karakterleri tek boyutlu ve olumsuz biçimde sunar. Neredeyse tek bir iyi niyetli Türk karakter olmaması; Halihazırda yabancı görülen Türk insanını, Batılı izleyicinin gözünde saf kötü hale getirir. Buradaki sorun, yalnızca dramatik etki değil; aynı zamanda kolektif bir stereotipin yaratılmasıdır. Hayes’in cezasının 4 yıldan 30 yıla çıkarılması ve mahkemede Türk halkını hedef alarak hakaret etmesi, karakterin film başından beri hissettiklerinin ve psikolojik çöküşünün dışavurumudur. Artık Hayes “mantıklı bir özne” değildir; ruhsal çöküşü ve çaresizliği, seyirciler tarafından açıkça hissedilir. Tek bir kurtuluş yolu vardır artık Hayes'in.

Rıfkı’ya karşı gösterdiği şiddet, öfke ve cinnetin en ham, gerçekçi hâlinin sinemada sunulduğu eşsiz sahnelerden biridir. Bu sahneler, Hayes’in insanlıktan kopuşunu dramatik bir biçimde yansıtırken, film bir yandan da seyirciyi psikolojik gerilimin içine çekmeyi başarır.

Akıl hastaları koğuşuna düşmesiyle Billy’nin tamamen çökmüş hâli temsil edilir. Koğuşta yaratılan boğucu atmosfer, seyircinin karakterin zihinsel yıkımını deneyimlemesini sağlar.

Filmin ilerleyen sahnelerinde, Billy diğer akıl hastası mahkumlarla birlikte bir sütunun etrafında yürür. Bu sırada Ahmet adlı bir mahkum, Billy’ye her insanın bir makine olduğunu, bazılarını bozuk olarak fabrikadan çıkardıklarını ve işte bozuk makinelerin buraya hapsedildiğini anlatır. Billy, bunun üzerine mahkumların döndüğü yönün tersine yürüyerek diğer "bozuk makineler" gibi olmadığını ispatlamaya çalışır kendince. Ahmet, ona iyi bir Türk’ün sağdan yürüdüğünü, ters yönde yürüyenlerin komünizm yanlısı olduğunu hatırlatır. Bu uyarı, Billy’nin artık bu "bozuk makineler"den oluşan sistemin parçası olmadığını fark etmesini sağlar; kendi bilincini ve yönünü yeniden kazanır.

Son sahnelerde Hayes’in sevgilisinin ziyareti ve Hamido’yu alt ederek hapishaneden kaçışı, bir kurtuluş anı sunar. Ancak bu “mutlu son”, filmin karanlık, rahatsız edici atmosferini tamamen ortadan kaldırmaz. Film, izleyicide hâlâ güçlü bir gerilim ve rahatsızlık bırakır; Türkiye’ye dair yaratılan imaj ise günümüzde dahi sürecektir. İzleyici ise Hayes’in kurtuluşuna sevinmelidir.

Özetle söylemeliyim ki, Midnight Express sinematografik olarak ve müzik tasarımı açısından çok etkileyici, psikolojik gerilimi başarıyla işleyen bir yapım. Ancak filmdeki tek boyutlu saf kötü Türk karakterleri ve mekanlar, tarihsel ve kültürel bağlamda Türkiye’yi problemli hatta "medeniyetsiz" denilebilecek bir şekilde temsil ediyor. Bu yönleriyle film hem büyüleyici hem rahatsız edici bir deneyim sağlıyor. Türk izleyiciler olarak bu temsili kesinlikle eleştirme hakkına sahibiz; ancak sinema açısından bakıldığında; gerilimi, karakter psikolojisi, sahne tasarımı ve başarılı film müzikleri ile ölmeden izlemenizi kesinlikle tavsiye ettiğim bir film. Kimisi için Türkiye’nin karanlık geçmiş dönemlerinin temsili; kimisi için düşmanca ve ırkçı bir propaganda filmidir Midnight Express…

Puanım: 7/10.
5.7/10
(7 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Midnight Express
Yönetmen: Alan Paker
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close