Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
5,000 ATP Ödüllü Soru: Su Olan Herhangi Bir Gezegende Tarım Yapılabilir Mi? Hemen cevapla! 500 ATP Ödüllü Soru: "Onun gibi düşünmeyi bilmek isterdim" Dediğiniz biri/birileri var mı? Hemen cevapla! Hatice Kutbay'ın cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Tüm Reklamları Kapat
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Ferit Görür
Ferit Görür
244.7K UP
Çeviren 5 gün önce 18 dk.

Geleceği tahmin etmenin genellikle beyhude bir çaba olduğu düşünülür. Yine de önümüzdeki on yıllarda neleri konuşacağımızı merak etmekten kendimizi alamıyoruz. Belki de bunları, Ay'daki bir barda oturup yaşlanma karşıtı ve karanlık madde (İng: "dark matter") aromalı içeceklerimizi yudumlarken tartışıyor olacağız.

Bilim dünyasında her hafta yayımlanan yüzlerce yeni araştırma makalesi, yarının rüzgarlarının ne yöne eseceğini anlamamız için bize sayısız ipucu sunuyor. Biz de bu bilimsel verilerden yola çıkarak, geleceğin teknolojilerine dair en güçlü tahminleri bir araya getirdik. İşte bu veriler ışığında, 2050 yılında günlük hayatımızı doğrudan tanımlayacağını düşündüğümüz 10 devrimsel teknoloji.

13
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Meriç Öztürk
Seslendiren 4 Temmuz 2024 19:05
Hücrelerin Sınır Güvenliği, Proteinlerin Zorlu Hayatı ve Organeller - Meriç Öztürk & Eda Alparslan
22
Söz
Dilan Demir
Dilan Demir
58.1K UP
Alıntıyı Ekleyen 6 gün önce
Dışardaki hayvanlar,bir domuzların yüzlerine,bir insanların yüzlerine bakıyor;ama onları birbirlerinden ayırt edemiyorlardı.
Kaynak: Hayvan Çiftliği
14
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Öne Çıkan EtkinlikBilim Buluşması
Evrim Ağacı İzmir Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 1 hafta önce İzmirÜcretsiz10 Mayıs
Astronomi Bilimine Sanatsal Dokunuş: Astrofotoğrafçılık ve Tutulmalar
10 Mayıs 2026 15:00 tarihinden 10 Mayıs 2026 18:00 tarihine kadar.

Evrim Ağacı İzmir Şehir Topluluğu olarak astrofotoğrafçılık alanındaki derin bilgi ve deneyimi ile Kubilay Akdemir konuğumuz olacak! Astronomi bilimine sanatsal bakış açısıyla yaklaşacağımız bu etkinliğe, astronomi ve fotoğrafçılık alanlarıyla ilgilenen herkes davetlidir! Etkinliğimiz ücretsiz bir etkinliktir.     

                                                                                                                                                                    

📍Cliff Venue Bahçe, Bornova, https://share.google/JOJlJr0yTLo4qITE4
⏱️10 Mayıs, Pazar, 15:00

📝Kayıf Formu: https://forms.gle/zmaaDScBkGe77yUi9

KONUŞMACI HAKKINDA

Kubilay Akdemir 1976 yılında Gaziantep’te Doğdu. İlk ve orta öğrenimini
doğduğu şehirde tamamladı. Gaziantep’te yerel yayın yapan GRT ve Yaprak
TV kanallarında program yapımcılığı yaptı. 1997-2005 yılları arasında Dokuz
Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğrafçılık Bölümü’nde eğitim
gördü. 1996’dan beri gökyüzü fotoğrafçılığıyla uğraşmaktadır. 1996-2002 yılları
arasında Ege Mimarlık Dergisi’nde çalışmalar yaptı. Ege Üniversitesi Astronomi
Bölümü’nün düzenlediği yaz okullarında gökyüzü fotoğrafçılığıyla ilgili dersler
verdi. 11 Ağustos 1999 tarihinde gerçekleşen “Tam Güneş Tutulması”
Fotoğrafları Tübitak Bilim ve Teknik Dergisi’nde yayınlandı. Canon, NTV,
CNNTÜRK, Atlas Dergisi, Magma Dergisi ve Tübitak gibi kurumların
destekleriyle Mısır, Güney Afrika, Birleşik Arap Emirlikleri, Çin, Sri Lanka,
Suriye, Avustralya , Endonezya, ABD, Filipinler, Uganda, ve Türkiye’de belgesel
fotoğraf ve film alanında çalışmalar gerçekleştirdi. 2001 yılından beri ATLAS
Dergisi serbest fotoğrafçısı olarak görev almakta, 1996 yılından beri İzmir’de
bulunan Gölge Reklam Ajansında sanat yönetmenliği ve tanıtım/reklam filmleri
konusunda çalışmaktadır. Akdemir, “Tutulma Avcıları” adlı Güneş ve Ay
tutulmaları belgesel çalışmalarını 1999 Yılından beri sürdürmektedir. “Tutulma
Avcıları” adlı çalışma Güneş ve Ay tutulmalarının kültürler üzerindeki etkilerini
tarihsel süreçten günümüze kadar olan yansımalarını konu ediyor. Tutulma
tarihini araştırırken tutulma efsanelerini, tutulmanın din ve kültürler üzerindeki
etkilerini, günlük yaşam ve inanışların belgelerini gözler önüne getiriyor.

Kubilay Akdemir’in ‘Tutulma Avcıları’ projesi, 1998 yılında
gökyüzü fotoğrafçılığı ve belgesel fotoğraf çalışmalarıyla
başladı. Günümüzde de aktif olarak devam etmektedir.

Devamını Göster
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Nur Emir
Betül Nur Emir
36.7K UP
Üye 1 gün önce
Fizik öğrenmek istiyorum lisans seviyesinde ya da fizik ile ilgili herhangi bir iş yapan ya da bölüm okuyan farketmez Bana fizik kaynağı,sitesi yani fizik öğrenebileceğim herhangi bir şeyler önerir misiniz.
1 Cevap
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Meryema Şermet
Meryema Şermet
129.3K UP
İnceleyen9 4 gün önce
Ben büyük bir Atay hayranıyım. Türk edebiyatında onun kadar sıra dışı yazar bulmak zor. Başarılı yazarımız çok fazla ama Oğuz Atay benim için bambaşka bir yere sahip. İlk okuduğum eseri olan tutunamayanlar da yazarın dünyasıyla ilk defa karşılaşmıştım ve o zamanda kendimde esere inceleme yazacak cesareti bulamıyordum (ya kötü bir inceleme yazarsam, eseri hak ettiği gibi övemezsem) diye. Hâlâ da yazmadım. İkinci okuduğum eseri ise; Oyunlarla Yaşayanlar olmuştu, onu da çok beğenmekle birlikte inceleme yazmamıştım. Ama bu defa korkuyu beklerken öykü kitabıyla şeytanın bacağını kırmaya niyetliyim:)
Atay'ın eserlerindeki başkaralterler genellikle ondan birşeyler taşıyorlar, onun düşünce dünyasının yansıtıyorlar. Tutunamayanlar romanındaki Turgut'un mühendis olması (Atay'da mühendisti) oyunlarla yaşayanların baş karakteri çoşku'nun yaşadığı aydın bunalımı, korkuyu beklerkendeki her öykü'nün baş karakterlerinin de ortak sorunu olan; yalnızlık, toplum tarafından anlaşılmama ve topluma olan kızgınlık. Bunlar Atay ile karakterlerinin ortak bazı özellikleri. Ama onun düşünce dünyasını yansıtıyorlar derken tam olarak anlatmak istediğim şey bu değildi. Örneğin; "beni anlamıyorlardı. Zarar yok, zaten beni daha kimler anlamadı! " Ya da, " düşünmek mi? Durmadan düşünmekten başka ne yapıyordum ki? O kadar çok düşündüm ki, o kadar çok şeyi bir arada düşündüm ki... "Bunlar korkuyu beklerken öyküsünden, bana göre Oğuz Atay'ın kendi düşünceleri, serzenişi. Oradaki isimsiz baş karakterin değil. Ayrıca kitaptaki birçok öyküsünde baş karakterlerin ismi yok, bunun sebebi onların aslında kendisi olması bence. Tamamen olmasa bile büyük ölçüde Oğuz Atay'ın ta kendisi o tutunamayan, yalnız, insanlara küskün ve öfkeli karakterler. Eğer hala aksini iddia ediyorsanız kendimce fark ettiğim bir iki detayı daha dikkatinize sunmak isterim; bir mektup öyküsünde baş karakter, " Tabii tanımadığınız için nereden bileceksiniz, münasebetsiz babam -sanki ikimiz de aynı yaştaymışız gibi beni zorla kendi terzisine götürdü, Sadece dikiş parasını verdi diye bana bol gelen bu aşağılık elbiseyi giymek zorunda kaldım." Diye yakınıyor. Kitabın ileriki bölümlerinde yer alan babama mektup öyküsünde de, (bu öykü'nün üzerinde birazdan daha detaylı duracağım) "üstüme uymayan kötü dikilmiş elbiseler giydirdin" diyor babasına. Yani bir mektup öyküsündeki babasına bu konuda sitem eden isimsiz baş karakter ile babama mektup öyküsündeki, bizzat Atay'ın etmiş olduğu sitem aynı. Bunun gibi daha birçok örnek sayılabilir, mesela korkuyu beklerken'deki karakterin yaşadığı şehirden uzak bir kasabadaki izole ev, Oğuz Atay'ın da babama mektup öyküsünde yapmak istediği şey olarak geçiyor. "işte ben de yalnızsam, Yalnızlığımı bilmek için çoğu zaman- sabit bakışlarla boşluğa baktığım zaman- bu herkesten uzak, kerpiç evi gittikçe daha ciddi bir biçimde düşünüyorum."
Atay'ın eserlerindeki baş karakterlerin aslında, kendisinin birer parçaları olduğu konusunda anlaştık sanıyorum? Şimdi geçelim beni en çok etkileyen iki öyküsüne; İlki, korkuyu beklerken öyküsü oldu. En uzun öykü buydu ama yine de bana çok kısaymış gibi geldi, aşırı etkileyiciydi. Bence o hikayeden, en az bir tutunamayanlar veya tehlikeli oyunlar kadar harika roman çıkardı. Karakterin piskolojik sorunları- ki bütün Atay karakterleri yarı delidir bana göre- ve muazzam pasajlarıyla okurken çok zevk aldığım bir hikaye oldu. İkincisi ise; babama mektup hikayesi. Benim için anlamı bambaşka çünkü Atay'ın baba problemini ben de yaşıyorum. Babamla hiç anlaşamadık şu ana kadar, hep ondan kurtulursam( üniversiteye gidip ya da meslek sahibi olduğum zaman) herşeyin yoluna gireceğini, çok daha iyi olacağını düşündüm. Benim potansiyelimi engelleyen o diyordum kendime. Size sadece Atay'ın babasına söylediği şu sözleri aktaracağım;" belki hatırlamazsın ama bugün sen öyle de tam 2 yıl oluyor. Ne yazık ki bu süre içinde ben daha iyi ve akıllı olamadım. Oysa yıllar önce, bazı zamanlar sen olmasaydın birçok şey yapabileceğimi düşünürdüm. Şimdi artık suçun kendimde olduğunu görmek zorundayım!" Bu satırlar beni fazlasıyla etkiledi. Yanlış düşündüğümü fark ettim, o an hissettiğim tüm duyguları anlatmaya kalksam inceleme fazlasıyla uzar. Zaten yeterince uzun oldu bu yüzden hem kendim hem de sizin iyiliğiniz için bunu yapmayacağım.( boğazım çok kurudu, hafiften başım da dönüyor.) İşte şuan Atay'ı taklit ediyorum, farkında olmadan! Ama söylediklerim gerçek😮‍💨
Vakit ayırıp incelemeyi sonuna kadar okuduğunuz için teşekkür ederim. Bence Oğuz Atay'ı henüz okumadıysanız başlamak için iyi bir zaman😊
Lütfen okuyun.
7.0/10
(4 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Tüm Reklamları Kapat
İrem Kaplan
İrem Kaplan
198.3K UP
Yazar 6 gün önce 4 dk.

Kanser, hücresel proliferasyon, farklılaşma ve apoptoz arasındaki dengenin bozulması sonucu ortaya çıkan çok aşamalı bir hastalıktır. Normal bir hücrede DNA hasarı, lezyonun tipine bağlı olarak farklı onarım mekanizmalarıyla giderilir; baz eksizyon tamiri (BER) ve nükleotid eksizyon tamiri (NER) küçük baz değişiklikleri ve hacimli DNA adduct’larının onarımında rol oynarken, çift iplik kırıkları başta olmak üzere daha ciddi hasarlar homolog rekombinasyon yoluyla düzeltilir.[1]

Bununla birlikte DNA onarım süreçleri bu mekanizmalarla sınırlı değildir; uyumsuzluk onarımı (MMR) replikasyon hatalarının düzeltilmesinde, homolog olmayan uç birleştirme (NHEJ) ise özellikle çift iplik kırıklarının hızlı ancak hata yapmaya daha yatkın şekilde onarımında önemli rol oynar. Hasarın giderilememesi durumunda ise hücre döngüsünün durdurulması veya apoptoz gibi hücresel yanıtlar devreye girer; bu süreçler sıklıkla p53 aracılı yollarla düzenlenmekle birlikte, p53’ten bağımsız sinyal iletim mekanizmaları da bu yanıtların oluşumuna katkıda bulunabilir.[10][11][12]

25
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İsmail Ahmetoğlu
Üye 11 Haziran 2024
1 Cevap - 209 görüntülenme
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
204.0K UP
İnceleyen 3 gün önce
Merhaba
Kitabı elime aldığımda bir deniz hikâyesi okuyacağımı düşünüyordum. Fırtınalar, yolculuklar, belki biraz macera . Sayfalar ilerledikçe aslında bunun bir yolculuktan çok bir sıkışmışlık hikayesi olduğunu fark ettim. Sanki gemi sadece denizde ilerlemiyor, aynı zamanda insanın iç dünyasının en karanlık yerlerine doğru da gidiyordu. Okurken kendimi çoğu zaman rahatsız hissettim ama bu kötü bir rahatsızlık değildi. Daha çok insanı düşündüren, huzursuz eden bir his.

Belki de bu yüzden kitapla aramda garip bir bağ oluştu. Çünkü Amat, sadece anlatılanları değil, insanın kendi içinde sakladığı şeyleri de yüzeye çıkarıyor gibi bu da onu benim için sıradan bir roman olmaktan çıkarıp, daha kişisel bir okuma deneyimine dönüştürdü. Amat, İhsan Oktay Anar’ın en çarpıcı ve atmosferi en yoğun eserlerinden biri. Açıkçası bu kitabı okurken insan kendini sadece bir hikâyenin içinde değil, kapalı ve karanlık bir dünyanın içinde hissediyor. Gemi (Amat) sanki sadece bir ulaşım aracı değil; karakterlerin günahlarının, korkularının ve geçmişlerinin sıkıştığı bir alan gibi.

Roman yüzeyde bir deniz yolculuğu anlatıyor gibi görünse de aslında çok daha derin bir meseleyle uğraşıyor kötülük nereden gelir? İnsan doğuştan mı kötüdür, yoksa şartlar mı onu o noktaya getirir? Bu sorunun net bir cevabı yok ama kitap boyunca hissedilen şey herkesin içinde karanlık bir taraf var ve bazı koşullar altında bu taraf ortaya çıkabiliyor. Karakterler bu anlamda çok “insani” ne tamamen iyi ne de tamamen kötü. Özellikle kaptan ve gemideki diğer figürler, kendi iç çatışmalarıyla var oluyor. Bu da hikayeyi daha rahatsız edici ama aynı zamanda daha gerçek kılıyor. Çünkü okurken “ben olsam ne yapardım?” sorusu kaçınılmaz hale geliyor. Kitabın en güçlü taraflarından biri dil ve atmosfer. İhsan Oktay Anar’ın dili biraz eski, yer yer ağır ama çok bilinçli kurulmuş. O dil sayesinde o karanlık, gotik hava daha da yoğun hissediliyor. Deniz, fırtına, gemi hepsi neredeyse canlı bir karakter gibi.

Doğaüstü unsurlar da var ama bunlar korku filmi gibi ani bir etki yaratmıyor. Daha çok içten içe rahatsız eden, huzursuzluk veren bir şey. Okurken sürekli bir tedirginlik hissi var, ama bunun tam olarak nereden geldiğini her zaman açıklayamıyorsun. Bence kitabın gücü de burada. Kişisel olarak Amat bana şunu hissettirdi. İnsan bazen en çok kendi içindeki şeylerden korkmalı. Dış dünyadaki tehlikelerden kaçabilirsin ama kendi zihninden kaçamazsın. Kitap da tam olarak bu yüzleşmeyi anlatıyor. Şunu da söylemek gerekir herkes için kolay bir kitap değil. Dili ve atmosferi sabır istiyor. Hızlı okunacak bir hikaye değil; sindirerek ilerlemek gerekiyor. Eğer buna hazır değilsen ağır gelebilir.
Amat, klasik bir hikaye anlatmıyor. Daha çok bir his, bir karanlık deneyim sunuyor. Bitirdikten sonra olaylardan çok, bıraktığı o yoğun atmosfer akılda kalıyor.
Kitap
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 10 Temmuz 2021
Saati unut. Onun zaman üzerinde hiçbir gücü yok.
Kaynak: A Tale For the Time Being (TED-Ed)
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
64
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'na katkı sağlamanın bir yolu, Agora Bilim Pazarı'na uğrayarak, burada bilimseverlerle buluşturduğumuz bilim kitapları, ders kitapları, hediyelik eşyalar ve diğer ürünlerden satın almak. Bir göz atın, hoşunuza giden bir şeyler bulacağınıza hiç kuşkumuz yok!

Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Bir uzay aracı içerisinde Dünya’nın yörüngesinde dolaştığımda, gezegenimizin ne kadar güzel olduğunu ilk defa gördüm. Ey, insanlık! Lütfen onu koruyalım ve güzelliğini arttıralım. Onu yok etmeyelim!"
Yuri Gagarin
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)