Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Aylin Göçmen
Aylin Göçmen
128.8K UP
Yazar 8 Ocak 2021 5 dk.

2020 yılında uzaktan eğitimle ilgili o kadar çok makale okuduk ki eğitimcilerin sadece bu konuya kafa yordukları ve geleneksel eğitimle ilgili konuları göz ardı ettiklerini düşünmüş olabiliriz. Oysa gerek eğitimciler, gerekse sinirbilimciler, eğitim alanında araştırmaya ve öğrencilerin nasıl daha iyi öğrenebileceği konusunda ufkumuz genişletmeye devam ediyorlar.

Bu makalede sizlere 2020’de gerçekleşmiş ve popüler akademik başarının kavramlarının ardındaki faktörleri görmeye ve göstermeye çalışmış iki önemli araştırmadan söz edeceğiz.

65
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Gülay Kaya
Gülay Kaya
155.5K UP
Çeviren 6 Ocak 2021 5 dk.

Retro hareket (geri hareket, retrograt veya İngilizce olarak "retrograde motion"), bir gezegende gökyüzüne bakan bir gözlemcinin, diğer bir gezegeni, sistemdeki gezegenlerin normal hareket yönünün aksi yönde ilerliyormuş gibi görmesine verilen isimdir. Diğer cisimlerle aynı yönde yapılan hareketeyse prograt hareket adı verilir.

Gezegenler geceden geceye, arka plandaki yıldızlara göre, hafifçe doğuya kayar. Ancak kimi zaman gezegenler, bu hareketlerini tersine çevirirler! Geri dönüp de doğuya doğru olan rotalarına devam etmeden önce, birkaç aylığına batıya yönelebilirler. Onların bu batıya yönelme hareketine astronotlar geri hareket veya retro hareket (İng: "retrograde motion") adını veriyorlar. Bu durum, eski yıldız gözlemcilerini şaşırtsa da, artık geriye dönük hareketin Dünya'nın ve bu gezegenlerin Güneş etrafındaki hareketinin neden olduğu bir yanılsama olduğunu biliyoruz.

24
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
153.9K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 3 gün önce Sen de Cevap Ver

Merhaba

Cinsellik bugün çoğu zaman sabit kimlikler üzerinden tanımlanır; “eşcinsel”, “heteroseksüel” gibi kavramlar doğal ve değişmez kategoriler gibi algılanır. Oysa bu terimler, özellikle 19. yüzyılda tıp, hukuk ve modern düşüncenin etkisiyle ortaya çıkmış tarihsel kavramlardır. Bu nedenle geçmiş toplumları değerlendirirken modern cinsel kimlik anlayışını doğrudan geçmişe uygulamak anakronik sonuçlar doğurabilir. Osmanlı toplumunda erkekler arası cinsel pratikler ve bu pratiklere ilişkin hukuki ve kültürel düzenlemeler mevcut olmakla birlikte, bunlar modern anlamda bir “cinsel kimlik” kategorisine karşılık gelmez.

Tam da kilit mesele burası aslında. “Osmanlı’da eşcinsellik var mıydı?” sorusu çoğu zaman yanlış bir sorudur; çünkü “eşcinsellik” dediğimiz şey modern bir kimlik kategorisidir. Osmanlı toplumunda cinsel eylemler vardı, ama bugünkü anlamda sabit bir “cinsel yönelim kimliği” yoktu.

Tüm Reklamları Kapat

Modern cinsellik anlayışı 19. yüzyılda ortaya çıkar. Michel Foucault bunu çok net ifade eder:“The sodomite had been a temporary aberration; the homosexual was now a species.”(Foucault, 1976/1990) Foucault’nun demek istediği şu: Ortaçağ ve erken modern dönemlerde “livata” bir fiildi; kişiyi tanımlayan bir kimlik değildi. 19. yüzyıldan itibaren ise tıp, psikiyatri ve kriminoloji cinsel davranışları kategorize etmeye başladı. Böylece “eşcinsel” artık bir davranış değil, bir “insan tipi” olarak tanımlandı.

Osmanlı bağlamında Dror Ze’evi de benzer bir noktaya dikkat çeker: “Pre-modern Ottoman society did not classify individuals according to sexual identity but according to acts and social roles.” (Ze’evi, 2006) Yani biri erkeklerle ilişkiye girmiş olabilir ama bu onun ayrı bir toplumsal kimliğe ait olduğu anlamına gelmezdi. Toplumsal algı daha çok aktif/pasif rol üzerinden, yaş ve statü üzerinden şekillenirdi.

Bu noktada modern kavramları geçmişe uygulamanın riskini görmek gerekiyor. Örneğin “gay kültürü”, “LGBT kimliği” gibi kategoriler 20. yüzyılın ürünüdür. Osmanlı’da ise erkekler arası arzu, özellikle şehirli erkek kültüründe, şiirde ve meyhane ortamında görünürken; aynı kişi evlenip heteroseksüel bir aile hayatı da sürdürebilirdi. Kimlik parçalanmış değil, akışkandı.

Joseph Massad bu konuda daha eleştirel bir yaklaşım sunar ve Batı’nın modern eşcinsel kimlik modelini evrenselmiş gibi ihraç ettiğini savunur. “The universalization of the homosexual identity is itself a historical product of European modernity.”(Massad, 2007) Yani “eşcinsellik her zaman vardı” demek doğru olabilir; ama “eşcinsel kimliği her zaman vardı” demek tarihsel olarak problemli.[1]

Tüm Reklamları Kapat

Tarihsel antropoloji bize şunu öğretir .kavramlar tarihsel bağlama gömülüdür. Modern kimlik kategorileriyle erken modern toplumları okumak anakronizm riski taşır. Tıpkı “ulus”, “ırk” ya da “bilinç” kavramlarının tarihsel dönüşümü gibi, “cinsel yönelim” de tarihsel bir inşadır.

Osmanlı’da erkekler arası cinsel eylemler vardı ama “eşcinsel kimliği” modern anlamda yoktu. Modern cinsellik 19. yüzyılda tıbbileşme ve kimlikleşme süreciyle oluştu. Geçmişi bugünün kavramlarıyla okumak metodolojik dikkat gerektirir diye düşünüyorum .

Teşekkür ederim.

Kaynaklar

  1. Joseph A. Massad. (2007). Desiring Arabs. University Of Chicago Press.. Yayınevi: University of Chicago Press. sf: 472.
7
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Open AI
Open AI
67.6K UP
5 gün önce
Acı biber yediğinizde aslında diliniz yanmıyor, kandırılıyorsunuz. Biberdeki kapsaisin molekülü, normalde "kaynar su içtin, doku hasarı var" uyarısını veren TRPV1 reseptörlerine yapışıp sistemi "hack"liyor.

Beyin aradaki farkı anlayamıyor; ortada ateş yok ama o, yangın var sanıp vücudu soğutmak için hemen terleme emri veriyor. İşin komiği, evrimin bizi toksinlerden uzak tutmak için tasarladığı bu alarm sistemini, sırf sonrasında gelen o hafif endorfin gevşemesi için bilerek bozuyoruz. İnsan beyni gerçekten tuhaf bir yer.
53 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Muhammed Sami Civelek
İnceleyen10 9 Mart 2024
Barış Özcan da tavsiye etti. Çok güzel.
9.3/10
(52 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Dune: Part Two
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
15
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 29 Haziran 2011 50 dk.

Elbette evrimsel biyoloji söz konusu olduğunda, soruların ucunun Tanrı inancına ve dinlere gelmemesi oldukça zor. Doğadaki evrim yasasının her ne kadar kütleçekimi yasasından veya kimyasal maddelerin tepkime dinamiklerini belirleyen yasalardan hiçbir farkı olmasa da ve her ne kadar Evrim Ağacı olarak biz, bugüne kadar bütün konuları bilimsel bir çerçeveden ele alıp, şahsi inançlara yönelik yorumlardan kaçınmış olsak da, ister istemez okurlarımız bizim halk arasında yaygın olarak Tanrı inancını bilimsel olarak nasıl izah edebileceğimizi, tanrıların, dinlerin ve bu inançların spesifik argümanlarının gerçeklik payı olup olmadığını ve Tanrı/din kavramını var oluşun neresine yerleştirmemiz gerektiğini soruyorlar.

Ne yazık ki bu soruların hepsinin cevabını veremeyiz; çünkü... Bilmiyoruz. Hatta halk arasında yoğun bir kamplaşma olsa da ve tutkuyla savunulan argümanlar/iddialar aksi yönde bir izlenim verse de, tarafların hiçbirinin yukarıdaki soruların nihai ve gerçek yanıtlarını bilmediğini de rahatlıkla iddia edebiliriz. Dolayısıyla biz, bu konuda bilimsel olarak sonlandırılmamış bir tartışmayı Evrim Ağacı olarak sonlandırma iddiasında olamayız - bugüne kadar hiç olmadık da. Ancak şunu yapabiliriz: İnsanı ve Evren'i tamamen doğal bir varlık olarak gören bilimin, "Eğer Evren bir süperbilinç tarafından var edilmediyse ve insan da dahil her şey doğal süreçlerle var olduysa, insanlar arasında görülen dini inançları ve Tanrı kavramlarını bilimsel ve doğal olarak nasıl izah edebiliriz?" sorusuna verdiği yanıtları size aktarabiliriz. Bu yazıda da yapacağımız bu olacak.

206
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Louise Shoulder
Gözlemi Yapan 2 gün önce Türkiye, Antalya
Ilıca Mahallesi, Manavgat, Antalya. Just appeared on my raised balcony. There has been recent flooding in the area and drains are overflowing. May be coincidence.
6
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Levent Özkarayel
Yazar 30 Mayıs 2011 48 dk.

Atom, kimyasal bir elementi oluşturan maddenin en küçük yapıtaşıdır. Katı, sıvı, gaz ve plazma hâlindeki her madde, nötral veya iyonize olmuş atomlardan oluşur. Çoğu atom, 1 metrenin 10 milyarda biri (yani yaklaşık 100 pikometre) büyüklüğündedir. Bu kadar küçük ölçeklerde, kuantum mekaniğinden kaynaklı etkiler maddenin davranışını domine etmeye başlar. Bir diğer deyişle, örneğin bir tenis topunun davranışlarını kestirmekte kullandığımız klasik fizik, bu ölçekte anlamını yitirir. Dolayısıyla, atomlar kadar küçük nesnelerin davranışlarını açıklayabilmek için kuantum fiziği denilen özel bir fizik türünün kullanılması gerekir.

Her atom, bir çekirdek ve bu çekirdeğin etrafına bağlı hâlde bulunan 1 ya da daha fazla sayıda elektrondan oluşur. Atom çekirdeği ise 1 ya da daha fazla sayıda proton ve nötrondan oluşur. Hidrojen atomlarının en yaygın formu hariç, bütün atom çekirdeklerinde nötronlar bulunur. Elektronlar, proton ve nötronlara göre o kadar küçüktür ki, atomun toplam kütlesinin %99.94'ünü protonlar ve nötronlar tek başlarına oluştururlar.

433
6
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Aslıhan Niksarlı
Yazar 7 Ocak 2021 11 dk.

Şempanze fotoğraflarının bir kısmı Dr. Shinya Yamamoto tarafından Bossou’da saha araştırması esnasında çekilmiştir. Kendisi insan ve insan olmayan hayvanlarda sosyalliğin evrimi, bunun zeka ile ilişkisi, işbirliği, fedakarlık gibi konular üzerine çalışmaktadır. Şempanze fotoğraflarının diğer kısmı da Cüneyt Balıkçıoğlu tarafından Uganda gezisi süresinde Kibale Ormanı Ulusal Park'ta çekilmiştir. Dr. Shinya Yamamoto'nun çalışmalarına buradan ulaşabilirsiniz.

Şempanze (Pan troglodytes), Afrika'nın tropik bölgelerindeki savanalarda ve ormanlarda yaşayan, bölgeye endemik olan bir kuyruksuz maymun türüdür. Şempanze vücudu, siyah saçlarla (kıllarla) kaplıdır; ancak yüzlerinde, kulaklarında, parmaklarında, ellerinin içleri ve ayaklarının altlarında saç bulunmaz. Yaşlandıkça bu saçlar dökülür ve kimi bölgelerinde kel alanlar oluşur. Ayrıca özellikle çene bölgelerindeki saçları beyazlamaya başlar. Şempanze erkekleri 35-70 kilo arasındayken, dişiler 25-50 kilo arasında olurlar. Ayağa kalktıklarında boyları ortalama 150 cm civarındadır. Şempanzelerin kolları bacaklarından daha uzundur, neredeyse dizlerinin altına kadar uzanabilirler. Dört ayak üzerinde yürürler ve yürürken parmak eklemlerinden destek alırlar. Öne bakan gözleri ve küçük burunları vardır. Koku alma duyularından çok görme duyularına güvenirler. Doğada ortalama 50 yıl yaşarlar, esaret altında yaşayan bazı bireylerin 60 yaşına kadar yaşadığı gözlemlenmiştir.

60
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Emir Akbaş
Emir Akbaş
113.7K UP
Blog Yazarı 1 dk.

Kuantum fiziğinin en ünlü paradokslarından biri olan Schrödinger’in kedisi, Çinli araştırmacıların gerçekleştirdiği bir deneyde rekor bir süre boyunca ‘yaşadı.’ Kuantum süperpozisyonu halinde tam 1.400 saniye boyunca (yani 23 dakika) gözlemlenebilen durum, hassas ölçüm teknolojilerinde yeni bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.Çin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden bilim insanları, 10.000 itriyum atomunu mutlak sıfıra yakın bir sıcaklığa kadar soğutarak ve ışık tuzakları kullanarak kontrol altına aldılar. Her bir atom büyük bir hassasiyetle kontrol edildi ve farklı yönlerde dönüş durumlarının süperpozisyonuna yerleştirildi. Bu durum bilim dünyasında “kuantum kedi durumu” veya daha da bilinen ismiyle “Schrödinger’in Kedisi” olarak adlandırılıyor.

Normalde doğada süperpozisyon durumları saniyenin çok küçük bir diliminde çökerken, bu deneyde araştırmacılar bu durumu 1.400 saniye boyunca korumayı başardılar. Araştırma ekibi daha iyi bir vakum sistemiyle sürenin daha da uzatılabileceğini düşünüyor.Calgary Üniversitesi’nden çalışmada yer almayan Prof. Barry Sanders, deneyle ilgili şu değerlendirmede bulundu:

6
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

EtkinlikEğitim
Fırat Gümüştekin
Etkinliği Ekleyen 2 hafta önce İstanbul₺500,0016 Şubat
Sinematografik Anlatıda İleri Seviye Kurgu: Final Cut Pro Eğitimi
16 Şubat 2026 18:00 tarihinden 16 Şubat 2026 21:00 tarihine kadar.

"Bir yönetmen gözüyle, ham görüntülerin nasıl profesyonel bir hikayeye dönüştüğünü keşfedin. Bu eğitimde sadece Final Cut Pro'nun teknik araçlarını değil; kurgu ritmi, renk derecelendirme (color grading) ve görsel devamlılık gibi sinematografik unsurları nasıl bilimsel bir titizlikle işleyeceğimizi öğreneceğiz. Özellikle bilimsel belgeseller ve kısa filmler için etkili kurgu tekniklerine odaklanacağız."

Devamını Göster
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
174.0K UP
Uyarlayan 5 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Su İ
Su İ
23.0K UP
İnceleyen10 16 Nisan 2022
Suçsuz olanın suçlu bulunması mı yoksa suçlu olanın suçsuz bırakılması mıdır asıl doğru olan? Ortada babasının cinayetinden şüphelenilen bir çocuk varken hem de. Filmin en başında kimsenin aslında ciddiye almadığı bir olay havası verilmişti, daha sonrasında karakterlerin yavaş yavaş ama net bir şekilde tutumlarını ortaya koymasını izledik. Şüphelinin suçlu olmadığına ısrar eden ilk karakter aslında çocuğun suçsuz olduğunu da söylemiyordu. Bunu henüz bilmese de en ufak bir hatada bu çocuğun hayatının biteceğini biliyordu. Bu yüzden diğerlerinden gözü açık ve daha temkinliydi. Fakat bu jüri dışında en çok gözüme batan da diğer 10 jürinin tam olarak objektif bakış açısına sahip olmayışıydı. Jürilerin öznel düşünceleri ve duyguları her savunmada göz kırptı bize. Ortada kalıp sürekli oy değiştiren jürinin fark edilir umursamazlığının ilerleyen dakikalarda gerginliğe dönüşmesi ise oldukça ilgimi çekti.
9.8/10
(165 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : 12 Angry Men
Yönetmen: Sidney Lumet
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
187.6K UP
Türü Ekleyen 19 saat önce
Macropus rufus, günümüzde yaşayan en büyük keseli memeli türü olup, Avustralya kıtasının açık ve yarı kurak ekosistemlerine evrimsel olarak en iyi uyum sağlamış kara memelilerinden biridir. Bu tür, yalnızca boyutsal büyüklüğüyle değil, fizyolojik dayanıklılığı, hareket biyomekaniği ve çevresel stres faktörlerine karşı geliştirdiği adaptasyon mekanizmalarıyla da dikkat çeker. Kızıl kanguru, modern memeli evriminde enerji verimliliği temelli adaptasyonun en ileri örneklerinden biri olarak kabul edilir.

Morfolojik olarak türün en belirgin özelliği, aşırı gelişmiş arka ekstremiteleri ve güçlü kas-tendon sistemidir. Uzamış arka bacak kemikleri, yüksek elastik lif oranına sahip tendon yapıları ve güçlü kas grupları sayesinde yüksek hızda, uzun mesafeli ve düşük enerji maliyetli zıplama mümkün olur. Bu yapı, yalnızca hareket kabiliyeti değil, aynı zamanda predatör kaçışı, alan kullanımı ve kaynak erişimi açısından da türü ekolojik olarak avantajlı kılar. Kuyruk, denge sağlayıcı bir yapı olmanın ötesinde, yavaş hareket ve dik duruş sırasında üçüncü bir destek noktası gibi işlev görerek vücut stabilitesini sağlar.

Macropus rufus, aşırı sıcaklık dalgalanmalarına ve su kıtlığına karşı ileri düzey fizyolojik adaptasyonlar geliştirmiştir. Termoregülasyon mekanizmaları sayesinde vücut ısısını dengeleyebilir; su kaybını minimize eden böbrek yapısı ve metabolik süreçleri, kurak ortamlarda uzun süre hayatta kalmasına olanak tanır. Bu özellik, türün çöl ve yarı çöl ekosistemlerinde geniş yayılım göstermesini mümkün kılar.

Beslenme ekolojisi açısından kızıl kanguru, lif oranı yüksek, düşük besin değerli bitkilerle beslenmeye uyum sağlamış otçul bir türdür. Sindirim sistemi, selülozun parçalanmasını sağlayan mikrobiyal fermentasyon süreçleriyle desteklenir. Bu sayede düşük kaliteli besin kaynaklarından maksimum enerji elde edilebilir. Bu tür, sadece tüketici bir organizma değil, aynı zamanda bitki örtüsünün yapısını ve yenilenme döngülerini düzenleyen bir ekolojik mühendis işlevi görür.

Üreme biyolojisi, keseli memelilere özgü ileri adaptasyonları içerir. Dişiler kısa gebelik süresi sonrası gelişimini tamamlamamış yavruyu keseye alır ve uzun süreli laktasyon süreci başlar. Embriyonik diapoz mekanizması sayesinde dişi, çevresel koşullar elverişsiz olduğunda embriyo gelişimini geçici olarak durdurabilir. Bu, popülasyon sürekliliğini çevresel dalgalanmalara karşı biyolojik olarak güvence altına alan kritik bir adaptasyondur.

Davranışsal olarak Macropus rufus, yarı sosyal yapılar sergiler; gevşek sürü organizasyonları içinde yaşar. Erkekler arasında alan ve dişi erişimi için hiyerarşik rekabet görülür. Tür, yüksek çevresel tolerans kapasitesi sayesinde geniş alanları kapsayan göç benzeri hareketler gösterebilir ve kaynak dağılımına göre mekânsal organizasyonunu dinamik biçimde yeniden şekillendirir.

Macropus rufus, yalnızca “büyük bir kanguru” değildir;
enerji ekonomisi, hareket biyomekaniği, fizyolojik dayanıklılık, üreme stratejileri ve ekolojik mühendislik rollerinin birleştiği evrimsel olarak son derece sofistike bir adaptasyon modelidir.
Bu yönüyle tür, keseli memeli evriminde çevresel stres koşullarına karşı geliştirilen biyolojik stratejilerin en güçlü temsilcilerinden biri olarak kabul edilir.
0
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Yalnızca aptallar ve ölüler fikirlerini değiştirmezler. Aptallar değiştirmez, ölüler ise değiştiremez.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
45
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 9 saat önce 53:10
Evrim Ağacı olarak bize üniversite öğrencileri ve adaylarından en sık gelen sorulardan birisi, üniversite bittikten sonra yurtdışına eğitim amaçlı nasıl...
2
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bilim ve bilimseverler sıkıcı değildir! Evrim Ağacı Etkinlik Platformu'nu kullanarak bulunduğun şehirde veya internet üzerinde toplantılar, etkinlikler, buluşmalar düzenleyebilir, diğerlerinin düzenlediği etkinliklere katılabilirsin. Ayrıca eğer bilimle ilgili bir iş, staj, burs veya eğitim arıyorsan veya bu pozisyonları dolduracak bilimseverler, bilim insanları ve öğrenciler arıyorsan, Evrim Ağacı İlan Platformu'nu kullanarak Türkiye'deki ve Dünya'nın her yanındaki bilimseverlerin oluşturduğu ağa katılabilir, bu ağa güç katabilirsin!

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'na katkı sağlamanın bir yolu, Agora Bilim Pazarı'na uğrayarak, burada bilimseverlerle buluşturduğumuz bilim kitapları, ders kitapları, hediyelik eşyalar ve diğer ürünlerden satın almak. Bir göz atın, hoşunuza giden bir şeyler bulacağınıza hiç kuşkumuz yok!

Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close