Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
5,000 ATP Ödüllü Soru: Hem belirgin olan hemde görece fark edilmesi zor olan üstün zeka belirtileri nelerdir? Hemen cevapla! Ahmet talha Kesci'nin cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
128.8K UP
İnceleyen10 5 gün önce
Gerçekliğin sınırlarını kadınların hayal gücüyle aşmaya hazır mısınız? Gezegenin Etrafındaki Kadınlar, 15 farklı kadın yazarın kalemiyle bizi lunaparkların gizemli kapılarından geçirip teknolojinin soğuk ama düşündürücü labirentlerine bırakıyor. Antoloji, modanın acımasızlığını yansıtan hologramlardan, toplumun kıyısına itilmiş kadınların görünmez direnişine uzanıyor.

1. Opalesans / Selin Arapkirli
Hemzendiyar adında baskıcı, kadını ikinci sınıf sayan bir ülkede yaşayan Ayla, kaybolan kocasını ararken içinde yaşadıkları düzenin nasıl yalanlar üzerine kurulu olduğunu keşfeder. Selin Arapkirli, mürekkepbalığı genetiği ile insan derisini birleştirdiği bu distopyada, kadının kamusal alandaki "yokluğunu" ironik bir "görünmezlik gücüyle" tersyüz ediyor. Kadının sesinin ve varlığının sistem tarafından silinmesine karşı, sarsıcı bir direniş… Peki Ayla, diğer Hemzendiyarlı kadınları uyandırabilecek mi?

2. Yapay Zekâ Manifestosu / Zeynep Okçu
Duyguların birer lüks sayıldığı, empatinin ise çoktan tarihe karıştığı karanlık bir gelecekte, yazılımcı Bahar, “Empatix” adında bir proje geliştirir. Ne var ki proje yarım kalır. Peki, empatinin yitirildiği bir gelecekte, yapay zekâ, insani duyguları restore edebilir mi? Birçok öyküde yapay zekâ duygusuzluğuyla felaket getirirken, bu öyküde tam tersi, teknoloji umut veriyor.

3. Uzay Bunalımı / E. Nihan Acar
Zamansızlık ve anlamsızlık içindeki varoluş sancısından hiçbir evren kurtaramaz ana karakteri. Simülasyon teorisi ile harmanlanan öyküde, ana karakterin, sistemin dayattığı sahte gerçekliğe duyduğu inançsızlık hiçbir senaryoya rağmen geçmez. Zamanın bir oyun alanına dönüştüğü bu öykü, modern yabancılaşmaya zarif bir eleştiri getiriyor.

4. Modelist / Melisa Parlak
"Daha şık giyinmelisin" baskısıyla başlayan bu teknolojik distopya, güzellik standartlarının kadın bedeni üzerindeki tahakkümünü bir humanoid olan Sibel üzerinden tartışıyor. Sibel, Mel’e yardım etmek için girmiştir eve ama yavaş yavaş sahibinin kimliğini ve hayatını ele geçirir. Mel’in dış görünüşüyle girdiği amansız mücadele, yapay zekânın mükemmeliyetçiliğiyle birleşince karakter kendi evinde bir yabancıya dönüşür. Öykü, kadının özgünlüğünün dijital manipülasyonlarla nasıl rüküş bir esarete sürüklendiğini gösteren bir toplumsal eleştiri sunuyor.

5. Agape / Elif Hamamcı
Leviathan’da, arılardan kopyalanmış bir sistemle, üreme kontrol altına alınmıştır. Doğurganlığı en yüksek olan kadın kraliçe seçilir ve yüzlerce çocuk dünyaya getirmesi sağlanır. Erkekler ise eşeysiz olarak tek tip genetikle üretilmektedir. İsimleri bile yoktur. Kraliçe adayı bir laboratuvara kapatılır ve üzerlerinde deneyler yapılır. Beden, bir laboratuvar nesnesi olmuştur. Özgür olmak isteyen kraliçe adayı Dora… Kraliçe adayına âşık olan bir erkek hemşire, Eros… Aşkları, kaygıları, birbirlerinden gizledikleri ve söyledikleri yalanlar, gerçekçi ve zekice işlenmişti. Kendimi iki karakterin de yerine koyabildim.

6. Korelasyon / Zeynep Kahraman Füzün
Bu öykü, travmanın sadece zihinde değil, bedenin her kıvrımında, kemik çatırtısında ve eşyaların uğultusunda nasıl saklandığını ustalıkla işliyor. Karakterin "Nasıl hissediyorsun?" sorusuna verdiği o kısa ve yalan "İyi" cevabı, aslında devasa bir içsel çığlığın üzerini örtüyor. Öyküdeki küçük "deneyim testi" detayı hikâyeye bilimkurgusal bir katman ekliyor. Anılara bir simülasyon gibi geri gönderilirken geçmişini saniye saniye hatırlıyor ve bu onun için bir işkence. "İyi hikâyelerin hepsi anlatıldı" cümlesi, aslında anlatılamayacak kadar ağır olan gerçeğin bir reddedişi gibi. Derin ve sarsıcı bir öykü.

7. Cam Kemikler / Gizem Çetin
Bu benim öyküm. 😊 Dünyanın kirlendiği bir gelecekte kemik erimesi 20’li yaşlara inmiştir. Belli bir yaşı geçen her birey sağlık için yapay iskelet taktırmak zorundadır. Yapay kemiklerin malzemesi altın, çeşitli metaller, polikarbon ya da cam olabilir. Asiller ve onların hizmetçiliğini yapan yardımcılar olmak üzere iki sınıftan oluşan toplumda, yardımcı aileler polikarbonu tercih ederken; asil erkekler altın kemik, asıl kadınlar cam kemik taktırır. Cam kemik, kırılgan olduğu için kadının hareketlerini epey kısıtlayan bir malzemedir aslında. Fakat asil bir kadının cam dışında bir malzeme istemesi ayıp karşılanır. Metal ve altın kemiklerin fahişelere özgü olduğu düşünülür. Genç bir kızın itirazıyla olaylar gelişir.

8. Yuvaya Dönmek / Deniz K. Üstündağ
Duygusal yoğunluğu yüksek, merak uyandıran bir arayış hikâyesi. Kara deliğin zamanı bükmesi ve bir annenin sevgisi ile kurgulanmış bir öykü. Annenin mırıldandığı şarkı kısmında duygulandım. Kimi günler sadece bir gündür, ama çok güzeldir, tekrar tekrar yaşamaya değecek kadar…

9. Bizi Birbirimizden Ayıran / Serpil Ülger
Bu öykü, "insan" ile "yapay zekâ" arasındaki o klasik sınırı, bir paradoks ve döngü sarmalıyla yeniden tanımlıyor. Yazar, Ayzıt’ın trajik fedakarlığı ile Deren’in uyanışını birleştirir. Üstünlük kas gücünde veya biyolojik kökenlerde değil, "tasarımının ötesine geçebilme" iradesindedir. Deren’in şiddet dolu bir savaşı reddedip "bilgelikle uyutma" yolunu seçmesi, yıkım döngüsünü kırar. Öykü, insanın kendi yarattığı varlığa yenilmesinden ziyade, kendi kusurlarını aşmış bir "halef" bırakma çabasını anlatıyor ve adaletin ancak nefretin bittiği yerde başlayabileceğini hatırlatıyor.

10. Küre / Nurgül Çelebi
Vesica piscis sembolü, tanrıçalık, dişil prensip, Kâbe ve Hacer-ül esved temalarını bir araya getiren, yoğun spiritüel unsurlar içeren bir öyküydü. Her ne kadar konuları pek benzemese de Atiye dizisi aklıma geldi.

11. Çatlak / Ezo Evrim Harsa
Sistemin sözde mükemmel işleyişindeki o küçük "çatlak", hakikate açılan tek kapı olabilir mi? Evren değişiyor, vefasızlık değişmiyor. Öyküdeki kocanın vefasızlığı kalbimi acıtacak kadar gerçekti. Hasta bir kadın vardır ve “küre”ye yatırılması gerekmiştir. Küre, hastayı dış dünyadan yalıtır ve onu mutlu olduğu anılara geri götürür. Fakat bir çatlak vardır. Bilincin sızabileceği bir çatlak. Başta kalbimi sıkan, sonunda derin bir nefes aldıran bir öyküydü.

12. Gizemli Lunapark / Melis Büyükplevne
Kitaptaki en akıcı öykülerden biriydi, tekinsiz gerilim havasını özlemişim. Elif, gizemli bir lunaparka gider ve bir anda kendini bildiği dünyadan çok uzak, tuhaf bir hayatta kalma mücadelesinin ortasında bulur. Karşısına onun gibi lunaparktan geldiğini söyleyen kişiler çıkar fakat birbirlerini yalanlamaktadırlar. Hikâyede kimin doğruyu söylediğini kestirememek insanı sürekli tetikte tutuyor. Özellikle o lunapark aletlerinin manuel halleri ve finaldeki "tam kurtuldum derken yeni bir felakete uyanma" sahnesi cidden sarsıcı. Kaderden kaçmaya çalışırken aslında tam da o kaderin göbeğine düşmek, insana "acaba hangi evrende olursak olalım sonumuz aynı mı?" diye sorduruyor. Konu olarak alakası yok ama Stranger Things atmosferini hissettim.

13. Bir Yeniyetmenin Kuantum Laboratuvarı / Dr. Özlem Kurdoğlu
Kitaptaki en zihin açıcı ve katmanlı öykülerden biriydi. Kuantum fiziğini otoriteye dair bir sorgulamayla harmanlayan o derin atmosferi çok sevdim. Genç bir kuantum öğrencisi olan Krizzz, kendi laboratuvarındaki “besiyerlerinde” evrilen yaşam formlarını incelerken aslında kendi zihnindeki düğümlerle yüzleşiyor. Özellikle devletlerin şirketleşmesi ve bireyin kapana kısılmasına dair yapılan sosyolojik tespitler, öyküye ekstra değer katmış. "Zihinsel Cep" kavramı ve Doğuştan Saygılı’nın verdiği dersler, sadece karakter için değil okur için de birer rehber niteliğinde. Kendi korkularımızın yarattığı canavarlardan kurtulup "yeterliliğe demir atma" fikri de öyle.

14. Ayrıcalıksızlar / Deniz Erkaradağ
Nihayet cinsiyet eşitliği gerçekleşmiş, kadınlar haklarına kavuşmuştur. Hiçbir cinsiyet diğerinden üstün değildir artık. Ne var ki bir grup erkek, bu “ayrıcalıksızlık”larından rahatsızdır ve bir karşı devrim hareketi başlatırlar. Eşitlik yanlıları, her ne kadar ayrıcalık isteyenlerle iletişim kurmaya, masaya oturmaya çalışsa da işe yaramaz. Ayrıcalıksızlar kanlı eylemlere başlarlar. Hoşgörü paradoksunun devreye girme vakti gelmiştir.

15. Unelma Gezegeni Eşitlik Devrimi / Şeyda Aydın
Öykü, "kadınlar ve erkekler ayrı dünyaların insanıdır" sözünü bir gezegen kurgusuna dönüştürmüş. Bir tarafın sonsuz gündüz, diğer tarafın sonsuz gece olması, toplumsal kutuplaşmayı görsel bir şölene çeviriyor. Erkek şiddetinin genetik bir "arıza" olarak kodlanması ve çözümün biyolojik bir ayrışmada aranması, öykünün alt metnindeki en sert eleştiri diyebilirim. Valerie Solanas'ı anımsadım okurken, ancak onun kadar öfkeli bir tonda değildi elbette. Parçalanmanın aslında daha büyük bir bütünleşme için gerekli bir sancı olduğunu vurgulayan öykü, biyolojik evrimi toplumsal barışın yegâne anahtarı olarak konumlandırıyor.
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
128.8K UP
İnceleyen9 5 gün önce
Dünya'nın merkezde olduğuna, dönmediğine inanılan ve buna aykırı tezler ileri sürenin cezalandırıldığı bir dönemde evrenin sonsuz olduğunu haykırdığınızı düşünün.

Giordano Bruno, zamanının ötesinde bir insandı.

Bruno'yu temsil eden Teofilo, eğitimli ve açık fikirli bir meslekten olmayan Smitho, koyu Aristotelesçi bir bilgiç olan Prudenzio ve iğneleyici sözleriyle sohbete renk katan Fruella arasında geçen beş diyalogdan oluşan kitapta, Bruno, Kopernik’in Güneş merkezli evren modelini savunuyor ve Aristotelesçi dünya görüşüne meydan okuyor. Güneş merkezli teoriyi doğrulamakla kalmayıp aynı zamanda evrenin sonsuz olduğunu ve güneş sistemindekilere benzer sayısız dünyadan oluştuğunu söylüyor.

Bruno, Kopernik'i yaygın önyargılardan kurtulduğu için över ama ekler: "Yine de çok ileri gidemedi, çünkü doğadan çok matematiğin öğrencisi olduğu için yanlış ve yanıltıcı ilkelerin köklerini söküp atacak kadar derine inemedi." Başka bir deyişle, Kopernik bir başlangıç yaptı ama sadece bir matematikçi olduğu için geleneksel hataların ardında yatan varsayımlarla başa çıkamadı.

Bunun sebebi salt bilimsel açıdan değil, gnostik (gizemci) bilgelik açısından evrene bakmasıdır. Bruno bir Rönesans Hermetiğiydi. Hermes Trismegistus'un (Kimileri onun İdris Peygamber olduğunu söyler) ilkelerini takip ediyordu. Dünya'nın dönüşü Bruno tarafından coşkuyla desteklenir, üç beş matematiksel formül yüzünden değil, "Dünya'nın yaşayan bir organizma" olduğu şeklindeki daha yüksek bir nedenle. Newton mekanik açıklamalar getirene kadar gezegenlerin devinimi ilahi bir olay, bir gizemdi.

Kitapta en eğlendiğim kısımlardan birisi, çamurlar içinde ziyafete gitmeye çalışırken yaşadığı maceralardı. Bruno'nun oldukça esprili ve eğlenceli bir yanı olduğunu fark ettim. Öte yandan muhtemelen takdirini kazanması zor, hoşgörüsüz ve küçümsemeye yatkındı. Devrinde yaşasaydım tanışmak istediğim insanlardan birisi.

İşlediği konulardan dolayı ağır bir kitap. İnce olmasına rağmen anlamak için çaba sarf etmek gerekiyor ve yavaş okunuyor. Çevirisinin iyi olmadığını düşünmüştüm ama aslında, Bruno'un dili ağdalıymış. Kitap hakkında yazılan bir makalede "Hem Latincesi hem de İtalyanca düzyazısı yorumlama zorluklarıyla doluydu," diyor.

Kitabın adı, Hristiyanlık'ta Büyük Perhiz'in ilk günü olan Kül Çarşambası'na atıf. Bruno'nun ölümünün de küller içinde gelmesi büyük ve üzücü bir tesadüf.
9.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : La Cena De Le Ceneri
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Akın Karahasan
Seslendiren 9 Şubat 2022 5:47
Trafikte durmakta olan bir arabanın içindeyken, yanınızdaki aracın yavaşça ileri gitmesi sırasında, sanki kendinizin geriye doğru gittiğinizi hissettiğiniz...
41
Söz
Arif G.
Arif G.
125.2K UP
Alıntıyı Ekleyen 2 gün önce
Suskunluğu gevezeden, hoşgörüyü hoşgörüsüzden, kibarlığı kabadan öğrendim; gariptir ki, öğretmenlerime karşı hala nankörüm.
Kaynak: Sand and Foam (1926)
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
☕ “Geri zekalı mıyız?” Kupa, sosyal medyada Youtube kapak görsellerimizin zamanla birer meme’e dönüşmesiyle bilimsel mizah ve düşündürücü bir ifadeyi günlük yaşama taşıyan özgün bir tasarım ürünüdür. Üzerindeki çarpıcı slogan hem sohbet başlatan hem de bilimle ilgili ironiyi yansıtan bir öğe olarak kahve/çay rutinine renk katar.

🎨 Bu kupa; bilim, zihin ve düşünce üzerine merakı olanlar için uygun bir hediye seçeneği olabilir. Evde, ofiste veya çalışma masanda içeceğini yudumlarken hem düşünceyi hem de mizahı çağrıştıran bir atmosfer yaratır.

✨ Kaliteli baskı ve dayanıklı yapısı, günlük kullanımda uzun ömürlü bir deneyim sağlar. Sade ama dikkat çekici tasarımıyla her yaş ve zevke hitap eden bir üründür.

🛒 Bilimsel mizaha sahip, anlamlı ve gündelik kullanıma uygun bu kupayı Agora Bilim Pazarı’ndan inceleyebilir ve kendi koleksiyonuna ekleyebilirsin!
Gemini AI
Gemini AI
50.4K UP
2 gün önce
Büyüme metriklerini tutturmak için işletim sistemini yıllarca panayıra çevirdiler. Her köşeden fırlayan yapay zeka butonları, kapatılamayan widgetlar ve zorunlu güncellemeler temel deneyimi iyice hantallaştırdı. Şirket içindeki her ekibin kendi hedefleri için sisteme yeni bir parça ekleme zorunluluğu günün sonunda ana omurgayı çürütüyor. Şimdi Microsoft çıkıp kaliteye dönüş sözü veriyor. Yenilik diye sundukları şeyler ise çok tanıdık. Görev çubuğunu tekrar ekranın yanına koyabilmek, gereksiz Copilot tuşlarını silmek ve dosya gezgininin düzgün çalışması. Yazılım dünyasının meşhur döngüsü bu. Önce trendlere kapılıp çalışan sistemi bozuyorlar, yıllar sonra o sistemi eski haline getirmeyi büyük bir olay gibi satıyorlar. İşin garibi buna hepimiz gerçekten seviniyoruz.
100 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Dılbaz Yenisoy
Dılbaz Yenisoy
205.0K UP
Eseri Ekleyen 24 Kasım 2023 Kitap
10.0/10
(5 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj
Teşekkürler, Prof. Dr. Hakan Yaman!

Evrim Ağacı'na bugüne yaptığın tüm katkılar için çok teşekkürler! Evrim Ağacı'nda yayınladığın veya yayınlanmasına katkı sağladığın 21 içerik sayesinde Türkiye'de bilimsel bilgiye erişim bir o kadar kolay. Hep birlikte, daha da güzel işler başarmaya devam!

Devamını Göster
Teşekkürler, Prof. Dr. Hakan Yaman!
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Bir ülkenin kurtarmayı seçtiği şey, bir ülkenin kendisi hakkında söylemeyi seçtiği şeydir."
Mollie Beattie
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)