Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Ayberk Çuhadaroğlu
Üye 2 gün önce
Evrimde limbik sistemden prefrontal kortekse doğru bir kontrol kayması olursa, insanın temel motivasyonları ve karar mekanizmaları daha rasyonel biçimde yönetilmeye başlayabilir mi? Bu durum duyguların körelmesine, bazı psikolojik özelliklerin elenmesine ve insanın zamanla daha mekanik bir varlığa dönüşmesine yol açabilir mi?
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Ahmet Balçık
Ahmet Balçık
52.8K UP
İnceleyen10 18 Ağustos 2023
İkinci dünya savaşı ortamında bir ABD müttefiği olduğunuzu bilerek filmi izlemeye gitmeniz o zamanı daha kolay anlamanız açısından daha kolay olacaktır. Film Oppenheimer'ın yaşadıklarını güzel anlatmakla birlikte yaşanan duyguları da en iyi bir şekilde yansıtmış. Hoşuma gitmeyen tek yanı filmin ilk 1 saatinin trailer gibi olmasıydı. Her an ne olacak acaba diye izletiyordu kendini fakat bu insan üstünde ister istemez bir belirsizlik duygusu bırakıyordu. Bu duygu da insana pek iyi gelmiyor. Bunların yanında film gerçekten Nolan'ın Interstellardan sonra bir başyapıtı olabilir.
9.7/10
(636 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 6 gün önce 27:21
İnsanlık bugüne kadar pek çok bilimsel atılım yapmış, tüm dünyayı küresel olarak etkileyen pek çok buluş gerçekleştirmiştir. Bilimsel atılımların ve insanlığın...
9
Yasemin Akın
Yasemin Akın
207.1K UP
Çeviren 13 Aralık 2020 28 dk.

Gaia ilkesi olarak da bilinen Gaia hipotezi, Dünya'daki tüm organizmaların ve inorganik çevrelerin, gezegendeki yaşam koşullarını koruyan, tek ve kendi kendini düzenleyen karmaşık bir sistem oluşturmak için yakın bir şekilde entegre olduğunu öne sürer. Yani gezegenin başlı başına canlı bir organizma olduğunu savunan görüştür. İsmi, Yunan mitolojisinde "Gaia" adı verilen, yeryüzünü simgeleyen ve yeryüzünün vücut bulmuş hali ("toprak ana") olan Tanrıçadan gelmektedir.

Gaia hipotezinin araştıran bilim insanları, tercih edilmiş bir homeostazda (iç korunum) biyosferin ve yaşam formlarının evriminin küresel sıcaklık, okyanus tuzluluğu, atmosferdeki oksijen ve diğer yaşanabilirlik faktörlerinin dengesine nasıl katkıda bulunduğunu gözlemlemeye odaklanır. Gaia hipotezi kimyager James Lovelock tarafından formüle edildi ve 1970'lerde mikrobiyolog Lynn Margulis tarafından Lovelock ile birlikte geliştirildi. Başlangıçta bilim camiası tarafından düşmanlıkla karşılansa da, şimdilerde jeofizyoloji ve yerküre sistem bilimi disiplinlerinde inceleniyor; ayrıca biyojeokimya ve sistem ekolojisi gibi alanlarda bazı ilkeleri benimsendi. Bu ekolojik hipotez, belirsiz bir felsefe ve hareket altında, sosyal bilimler, siyaset ve din alanlarında analojilere ve çeşitli yorumlara da ilham vermiştir.

125
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 19 Ocak 2019
Sayısız yüce güçle donanmış insan, buna rağmen vücudunda düşük kökenlerinin silinmez izini bir damga gibi taşımaktadır.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
24
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 19 Kasım 2016 5 dk.

21. yüzyılın (ve tarihin) en etkili genom düzenleme tekniği olduğu düşünülen CRISPR/Cas9 yönteminin en kilit noktalarından birisi, tek bir düzenleme yapmanın ne kadar zor ve zaman alıcı bir iş olduğudur. Ne yazık ki ikinci sınıf popüler bilim sayfaları ve medya kaynakları bu çok önemli gerçeği göz ardı etmekte, CRISPR/Cas9 ile oturduğumuz yerden dilediğimiz gen dizilerini değiştirebileceğimiz gibi bir algı yaratmaktadırlar.

CRISPR/Cas9 yönteminin son derece başarılı olmasına rağmen ne kadar zor bir yöntem olduğunu anlamak için, şunu öğrenebilirsiniz: Sadece 1000 baz çiftini, yani insan genomunun milyonda birini değiştirmek için, az sonra sözünü edeceğimiz 3 ayrı (ve zorlu) olayın aynı anda meydana gelmesi, ancak bunlar meydana gelirken bir dizi başka olayın asla yaşanmaması gerekmektedir. Yani CRISPR/Cas9 yöntemiyle genom değiştirmek, sanılanın aksine son derece zor bir iştir.

35
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 22 Ocak 2012 25 dk.

Öncelikle, bu makalemizin, "Evrim Ağacı" Nedir, Nasıl Tasarlanır? Soy Ağaçları ile Evrim Ağacı Arasındaki İlişki Üzerine... başlıklı yazımızın içerisinde geçen bir kısmın oldukça geliştirilmiş ve zenginleştirilmiş hali olduğunu belirtmek isteriz. Ancak burada daha geniş bir şekilde işlememizin, okurlarımızın evrimi kavraması açısından çok daha faydalı olacağını düşünüyoruz. Üstelik bu yazı dizimizi toparlayacak ve konuyla ilgili son noktayı koyacak bir yazı olması açısından önem arz etmektedir. Umuyoruz ki tüm okurlarımıza faydalı olacaktır. Hemen, o kışkırtıcı soruyla başlayalım:

İlk olarak, konu hakkında uzman olmayan kişiler tarafından yönlendirilen bu tür yargılayıcı soruların neredeyse her zaman hatalı olduğunu belirterek başlayalım. Örneğin, soru içerisinde "şöyle böyle, dolayısıyla evrimin gerçekleşmesi mümkün değildir." kalıbı, soruyu baştan sona hatalı kılmaktadır; çünkü soru sahipleri, konuyu tam olarak kavrayamadan yargılara varmaktadırlar. Yani soruya anlam yüklemektedirler. Bu da, bilimsel açıdan hatalı bir yaklaşımdır. Çünkü az sonra göreceğimiz gibi, bir neslin önceki ve sonraki neslinin kendisiyle aynı türden olmasının evrime engel olan hiçbir tarafı yoktur; tam tersine, evrimin öngördüğü zaten kısa nesillerde fiziksel değişim ve dolayısıyla bariz türleşmelerin yaşanmasının pek mümkün olmadığıdır. Ancak öncelikle bazı bilgiler vermemiz gerekmektedir.

124
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eda Alparslan
Aktaran 6 Temmuz 2023 3 dk.

Avustralya'da yapılan bir çalışmaya göre sigara içen kadınların adet sancısı çekme olasılığı sigara içmeyen kadınlara göre daha yüksek. Çalışmaya katılan kadınlar arasından sigara içenlerin yoğun regl ağrısı çekmesinin ve günlük içtikleri sigara sayısı arttıkça ağrıların da kötüleşmesinin olası olduğu tespit edildi.

New York'taki Lenox Hill Hastanesi'nde kadın doğum uzmanı olan Jennifer Leighdon Wu, sigara içmenin regl ağrısını tam olarak nasıl artırabileceği bilinmese de rahme ulaşan oksijenin kısıtlanmasının bu duruma neden olabileceğini belirtiyor. Çalışmada görev almamış olan Wu, şöyle ekliyor:

19
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 8 Ağustos 2022 25 dk.

Kuantum dolanıklık (kısaca "dolanıklık" veya "dolaşıklık"), bir grup parçacığın her birinin kuantum durumunun, parçacıklar birbirinden çok uzak mesafeler boyunca ayrılmış olsalar bile, diğerlerinin durumundan bağımsız olarak tanımlanamayacağı şekilde oluşturulduğu, etkileştiği veya uzamsal yakınlığı paylaştığı zaman meydana gelen, fiziksel bir olgudur. Daha kısa tabiriyle kuantum dolanıklık, iki veya daha fazla parçacığın fiziksel özelliklerinin ("kuantum durumlarının") aralarındaki mesafeden bağımsız olarak birbirini etkileyebilmesidir. Kuantum dolanıklık konusu, klasik fizik ile kuantum fiziği arasındaki uyumsuzluğun merkezinde yer alır: Dolanıklık, klasik mekanikte bir karşılığı olmayan ama kuantum mekaniğinde yer alan ana özelliklerden biridir.

Kuantum dolanıklık, aslında sadece atom altı parçacıklara özgü bir özellik değildir; fakat dolanıklığın yeterince uzun süreler ve yeterince uzak mesafeler boyunca korunmaya devam edebilmesi için, dolanık parçacıkların olabildiğince küçük seçilmesi gerekmektedir. Parçacıklar büyük seçilecekse de dolanıklığın bozulmayacağı şartların genellikle laboratuvar ortamında hassas bir şekilde yaratılması ve korunması gerekmektedir. Bugüne kadar bu şartlar altında kuantum dolanıklık, deneysel olarak, hem fotonlar gibi kütlesiz parçacıklar, hem nötrinolar ve elektronlar gibi hafif parçacıklar hem de buckyballs gibi büyük moleküller ve hatta küçük elmaslar ile gösterilmiştir.[7][8][9][10][11] Kuantum dolanıklık; iletişim, hesaplama ve kuantum radarı gibi birçok sahada aktif olarak araştırılmakta ve geliştirilmektedir.

215
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Alperen Karaçor
Alperen Karaçor
74.1K UP
Aerospace alanında çalışmak isteyen bir öğrenciyim 3 saat önce Sen de Cevap Ver

Aslında bir şeyin Uzay-Zamanı etkilemesinin tek yolu kütle ve enerji daha kapsamlı ifadeyle uzay-zamanı büken şey enerji-momentum içeriğidir

Kütle ve enerji varsa uzay-zaman bükülür.

Yoğunluk ve dağılım da önemli olsa da genellikle ne kadar çok kütle veya enerji varsa, bükülme o kadar büyük olur.

Tüm Reklamları Kapat

Güneş uzay-zamanı büküyor çünkü 2 × 10³⁰ kg civarı bir kütlesi var. Bu bükülme Güneş Sistemi ölçeğinde güçlü ama galaksi ölçeğinde neredeyse önemsiz kalıyor. Bir galaksiyi etkilemek gerekirse güneşten milyarlarca kat büyük bir kütleye sahip bir cisme ihtiyacımız olurdu

Galaksilerin kendisi

Süper kütleli kara delikler

-Aslında bir galaksiyi döndüren şey çoğunlukla kendi toplam kütlesi.

Tüm Reklamları Kapat

-Yüz milyarlarca yıldız + gaz + toz + ve en önemlisi karanlık madde.

Süper Kütleli Kara Delikler

Her büyük galaksinin merkezinde milyonlarca hatta milyarlarca Güneş kütlesinde kara delik var.

Bunlar yerel olarak uzay-zamanı inanılmaz büker.

Galaksi kümeleri ve Süper kümeler

Binlerce galaksinin bir arada bulunduğu kümeler var. Bunların kütlesi o kadar büyük ki uzay-zamanı dev ölçeklerde bükerler.

ve bir de kara madde var ki o da görünmese bile uzay zamanı büküyor ve galaksileri bir arada tutuyor.

Sağlıcakla kalın.

Kaynaklar

  1. R. Matthews. Why Do The Centres Of Galaxies Contain Black Holes?. (12 Haziran 2017). Alındığı Tarih: 1 Şubat 2026. Alındığı Yer: BBC Science Focus Magazine | Arşiv Bağlantısı
  2. NASA. What Is A Black Hole? (Grades K - 4) - Nasa. (21 Kasım 2022). Alındığı Tarih: 1 Şubat 2026. Alındığı Yer: NASA | Arşiv Bağlantısı
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Avcı’nın Kemeri’nin Kuzeyi

Avcı’nın Kemeri‘nin hemen kuzeyinde kalmış bir gökyüzü manzarası olan bu kozmik sahne, parlak yıldızlar, yıldızlararası toz bulutları ve parıldayan bulutsular ile doldurulmuş. Samanyolu Galaksisi‘nin düzlemine yakın olan bu geniş bölgenin kapladığı alan, 5 derecenin altında veya yaklaşık olarak 10 dolunaydır. Bir yansıma bulutsusu olan ve mavimsi rengiyle dikkat çeken M78, sağ alt tarafta. M78’in renk tonu, sıcak ve genç yıldızların mavi ışığını yansıtan tozdan kaynaklanmaktır. Renkli bir karşıtlıkla, merkezden akan hidrojen gazının kırmızı parıltılı şeridi, c olarak bilinen sönük ancak geniş bir emisyon bulutsusunun bir parçasıdır. Sol üst kısımda, LDN 1622 olarak kataloglanmış koyu renkli bir toz bulutu, belirgin bir silüet oluşturuyor. M78 ve karmaşık Barnard İlmiği yaklaşık 1.500 ışık yılı uzaklıktayken LDN 1622 çok daha yakında. Gezegenimiz Dünya’dan yaklaşık olarak sadece 500 ışık yılı uzaklıkta.

5 Kasım 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kaynağı & Telif Hakkı: Terry Hancock (Grand Mesa Observatory)
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Mücahid Köse
Yazar 6 Kasım 1 sa.

İnsan düzeyinde yabancı bir zekanın ortaya çıkışı, sadece bilimkurgu anlatılarının sınırları içerisinde olmaktan çıkarak, artık bilimsel araştırmalar ve disiplinlerarası çalışmalarla desteklenen somut bir öngörü haline gelmektedir.[1][2][3][4][5][6][7][8] Yapay zeka alanındaki araştırmaların ve OpenAI, Google, xAI, Meta gibi büyük teknoloji şirketlerinin öncelikli hedeflerinden biri, yapay genel zekayı geliştirmektir.[9][10][11][12] 2020 yılında yayımlanan bir çalışmada, dünya genelinde 37 farklı ülkede sürdürülen toplam 72 aktif yapay genel zeka araştırma ve geliştirme girişimi saptanmıştır.[13] Yapay zeka araştırmalarında ulaşılan nokta, hızla ilerleyen teknolojik gelişmeler ve yapılan büyük yatırımlar göz önüne alındığında, bilim komünitesinin önemli bir kısmı, bu yeni zekanın ortaya çıkışının çok uzak olmayan bir gelecekte gerçek olabileceğini düşünmektedir.[14] Öte yandan, daha ihtiyatlı olan bazı tahminler ise bu sürecin biraz daha uzun sürebileceğini ve belki de hiçbir zaman mümkün olmayabileceğini ileri sürmektedir.[15][16]

Bu yeni zekanın doğasına dair bazı belirsizlikler bulunsa da, insanlardan morfolojik, fizyolojik, psikolojik ve sosyolojik olarak önemli ölçüde farklı olacağını söylemek mümkündür.[17] Bu farklılıkların tam olarak ne olacağını başlangıçta kavramsallaştırması zor olabilir; zira, yapay genel zeka olarak adlandırılan bu sistemin sahip olacağı bilişsel kapasitenin, tarih boyunca var olmuş en üstün insan zekalarının toplamından bile daha yüksek olması öngörülmektedir.[18]

109
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İlanAraştırma Anketi
Muhammet Numan Sağırlı
İlanı Ekleyen 2 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz30 Ocak
İnanç/İnançsızlık, Prososyallik ve Ruh Sağlığı: Karşılaştırmalı Bir Araştırma
30 Ocak 2026 09:00 tarihinden 28 Şubat 2026 23:59 tarihine kadar.

Merhabalar, 

Ben Numan Sağırlı. Marmara Üniversitesi’nde araştırma görevlisiyim. ABD’de bulunan Sewanee University ve University of South Carolina Beaufort’daki meslektaşlarımızla başlattığımız akademik iş birliği kapsamında Türkiye’de inanç/inançsızlık üzerine bir araştırma yapıyoruz. Araştırmada inanç/inançsızlık, prososyallik ve ruh sağlığını karşılaştırmalı olarak inceleyeceğiz. Araştırmanın ilk aşamasında kendini Ateist/Nonteist veya Agnostik olarak tanımlayan bireylerden veri topluyoruz. 28 sorudan oluşan kısa bir anketimiz var. Şu an katılımcı bulmakta oldukça zorlanıyoruz. Bunun için sizin yardımınıza başvurmak istedik. Kabul ederseniz, gönderide paylaştığım anket linkini araştırma kriterlerine uyum sağlayan tanıdıklarınızla paylaşabilir misiniz? Dilerseniz siz de katılabilirsiniz.

Araştırma kriterleri:

1 – 18 yaşından büyük olmak.

2 – Kendini Ateist/Nonteist veya Agnostik olarak tanımlamak.

Cevaplarınızı bekliyorum. 

Çok teşekkür ederim.

Saygılarımla.

Devamını Göster
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Çınar Civan
Çınar Civan
622.9K UP
İnceleyen3 5 gün önce
Verdiğim 3 puanın tamamının oyunculara olduğu ve ne senaryoya ne de başka bir şeye tek bir puan bile veremeyeceğim, bana göre tarihin en "pis" filmlerinden birisi. Böyle düşünmemin sebebini detaylıca açıklamadan önce bir konuya açıklık getirmek istiyorum: Bu filmin sevenleri ve Jordan Belfort'un hayranları oldukça fazla. Bu kişilerin at gözlüklerini çıkarmasını ve bütün amacı sizi kullanarak daha da fazla para kazanmak olan uyuşturucu bağımlısı bir finansal suçluyu gözlerinde bu kadar büyütmemesini rica ediyorum. "Ne olacak, bu sanat, film, takılma o kadar." demeden önce bu filmden kazanılan paranın Belfort'un cebine nasıl girdiğini düşünmesini rica ediyorum.

Film kurgu açısından da oldukça rezaletti, bana göre hiçbir sanatsal niteliği bulunmuyor. Filmin önemli bir kısmı uyuşturucu çeken insanlar ve çıplak kadınlardan oluşuyor. Artık insanı bunaltmaya başlayan ve artık sanki izleyiciyle dalga geçer gibi alakalı alakasız her yerden çıkan seks sahneleri, mide bulandıran betimlemeler ve kadınları seks objesi olarak gösteren bir yaklaşım mevcut. Evet, bunlar Jordan Belfort'un hayatının bir parçası olabilir. Buna lafım yok. Ancak film Jordan Belfort tarafından yazıldığı için belgesel gibi bir aktarım sakın beklemeyin. Resmen Belfort'un "Bakın ben bu kadar kadınla yattım." demek için yazdığı bir senaryo gibi duruyor. Kısacası, tek kelimeyle "iğrenç" bir filmdi.

Filmi izleyip de Wall Street'i böyle bir yer sananlar varsa onlara da belirtmek isterim ki alakası yok. Evet, Wall Street oldukça para hırsıyla her şeyi yapmayı göze alacak tip barındırıyor ama Belfort gibilerinin yeri burası değil. Belfort gibileri ancak sahte, dolandırma niyetli şirketlerin başında olabilir. Ben şahsen Belfort'un bir satış dahisi falan olduğunu hiç düşünmüyorum. Başlangıçtaki alıcı kitleniz belirli bir zeka ve bilgi birikimi seviyesinden yoksun olursa inanmalarını istediğiniz şeyleri kolay yutturursunuz. Sonrasında işleri büyüttüğünüzde de "büyük" olmanın verdiği güveni kullanarak siz de daha büyükleri kandırabilirsiniz. Burada Belfort'un zekasına dair hiçbir şey göremiyorum. Sadece kafası suç işlemeye çok basan ve bundan hiçbir pişmanlık veya çekince duymayan bir asam.

Şunu da hatırlatmak isterim: Belfort'un çevresindekilere verdiği zararı bir düşünün. Ailesine, eşine, çocuğuna... Eşinin atlattığı travmayı, sonrasında yaşadıklarını düşünün.

3 puan verirken bile çok çekindiğim bir film oldu. Bunun tek sebebi oyunculuk, tekrar söylüyorum. DiCaprio muazzam bir oyunculuk sergilemiş. Muazzam. Keza diğer birkaç oyuncu da muazzam iş çıkarmış. Ama sadece oyunculukla sanat eseri çıkmıyor.

İzlemeyi düşünenlere tavsiyem, hiç bulaşmayın. Tamamıyla zaman kaybı. Jordan Belfort şu anda motivasyon konuşmaları, satış rehberliği tadında içerikler ve lüks hayatını anlattığı videolar üretiyor. Tavsiyem, bu adama bir kuruş bile para kazandırmayın. Onun yerine tazminatlarının ne kadarını ödediğini, yarattığı yıkımı ne kadar kapattığını bir araştırın. Bir de bu filmin ve genel olarak Belfort'un anlattıklarının hayat dersi amacıyla yapıldığını söyleyenleri ciddiye bile almayın. Belfort işini çok güzel bulmuş. Madem iş elimizde patladı, biz de bunu fırsata çevirelim demiş. Yasa dışı yollarla para kazanamayack hâle gelince, adı bir kere karaya çıkınca o da mecburi olarak yasal yollarla lüks yaşamını nasıl devam ettirebilir onun yolunu bulmuş.

Ne diyeyim, dünya garip. Bu insanları bile göğe sığdıramayan insanlarla dolu. Örnek aldığınız kişileri iyi seçin, onlara benzersiniz. Gerçek bir Wall Street başarısı için gidin Warren Buffett'in hayatını okuyun, inceleyin. Onun hayatından film yapacak malzeme, uyuşturucu, kadınlar, seks, kara para falan çıkmayacağı için belki de bir filmi çekilmiyordur. Bir gün çekilse bile DiCaprio gibi bir yıldızı oynatacak bütçeli bir film olur mu bilemiyorum.
8.3/10
(10 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Wolf of Wall Street
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 2 gün önce
Geleneksel anlamda mantar olarak adlandırılsa da, filogenetik olarak Fungi alemine değil, Amoebozoa süper grubuna dahil edilir. Bu grup, yaşam döngüsünün belirli evrelerinde amipsi hareket yeteneği gösteren organizmaları kapsar. ür, yaşam döngüsünün vejetatif evresinde plasmodium adı verilen, çok çekirdekli ve hücre duvarı bulunmayan tek bir kütle hâlinde bulunur. Plasmodium evresinde aktif olarak hareket edebilir ve bakteriler, maya hücreleri ile organik artıklarla beslenir. Hareket, sitoplazmik akışlar aracılığıyla gerçekleşir ve çevresel koşullara göre yönlenebilir.
çürüyen odun yüzeylerinde genellikle yoğun kümeler hâlinde, parlak kırmızı–turuncu renkte, boncuk benzeri sporangiumlar oluşturur. Sporangiumlar sıkıca paketlenmiş silindirik ya da yarı silindirik yapılar şeklindedir ve olgunlaştıkça renkleri koyulaşarak matlaşır.

Her bir sporangium, rüzgâr ve çevresel etkenlerle yayılan mikroskobik sporlar içerir. Sporlar uygun koşullarda çimlenerek amipsi hücrelere dönüşür ve bu hücreler birleşerek yeniden plasmodium evresini oluşturur. Böylece organizmanın yaşam döngüsü tamamlanır.
Özellikle çürüyen odun üzerinde bakteriyel popülasyonları kontrol ederek organik maddenin parçalanmasına dolaylı katkı sağlar. İnsanlar için toksik veya patojenik değildir ve doğada yumurta kütleleriyle karıştırılsa da hayvansal bir yapı değildir.
4
Arif G.
Arif G.
110.8K UP
4 gün önce
Bir tür düşünün, ona yazmayınca, aramayınca, hal hatır sormayınca bir süre kendisini unuttun sanarak bizi engelliyor her yerden. Sonra sen bir iletişim kurmak istediğinde anlıyorsun engel yediğini ama buna rağmen yine de konuşmak istiyorsun ve konuşuyorsun. Nedeni sorduğunda ise cevap belli zaten. 'Beni unuttun sandım'. Kendini bu kadar değerli görüyorsan o adımı sende atabilirdin, engellemek yerine sende yazabilirdin. Ama yok türümüz kendini öyle bir yere konumlandırmışki iletişimi bir hak değil, imtiyaz sanıyor.
Sessizliği yok sayılmak, yok sayılmayı da saygısızlık olarak yorumluyor.
Oysa iletişim iki taraflıdır.
Hatırlanmayı isteyen, hatırlatmayı da bilmeli.
Ama işte...

115 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Çeviren 3 gün önce 4 dk.

Yakın zamanda Maunganui Dağı'nda ölümcül heyelanlar meydana geldi. O günden beri kamp alanının üzerindeki yamaçların çökmesine neyin sebep olmuş olabileceği ile ilgili çeşitli tartışmalar yaşandı. Bu tartışmalar biri de heyelan üzerindeki Mauao'daki son ağaç kesiminin olası rolü.

Böylesi trajedilerin ardından insanların net ve tek bir açıklama araması son derece doğal. Ancak heyelanların nedenleri çok çeşitlidir. Genellikle jeoloji ve uzun vadeli yamaç evrimi, hava durumu, iklime ve arazi kullanımı başta olmak üzere pek çok etken heyelanlar üzerinde etkili.

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Dilan Demirboğa
Dilan Demirboğa
51.8K UP
Alıntıyı Ekleyen 3 gün önce
Keep the flight in mind,the bird may die.
(Kuş ölür, sen uçuşu hatırla.)
Kaynak: Furuğ Ferruhzad'ın şiirinden alıntıdır.
5
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close