Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Alperen Karaçor
Alperen Karaçor
60.2K UP
İnceleyen10 5 gün önce
Celâl Şengör’ün muazzam bilgi birikimini bir kez daha gözler önüne seren bu eser, herkesin rahatlıkla anlayabileceği bir dille yazılmış. Bilim, tarih, evrim ve toplumsal meseleler gibi geniş bir konu yelpazesine sahip olması da kitabı özellikle etkileyici kılıyor, okumanızı öneririm.
10.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nda yayınladığımız bilim haberlerini anlık olarak Bundle üzerinden de okuyabileceğinizi biliyor muydunuz?

Aylin Okutan
Aylin Okutan
61.8K UP
Çeviren 29 Mayıs 2022 2 dk.

Zürih Üniversitesi'nden yaban hayatı biyoloğu Angela Ziltener, derin deniz dalışlarında pek çok kez, Hint-Pasifik şişe burunlu yunusların ilgi çekici bir şey yaptığını fark etti.

Yunuslar (Tursiops aduncus), vücutlarını, deniz tabanını kaplayan mercanlara veya deniz süngerlerine sürtmek için sıraya giriyorlardı. On yıldan uzun bir süre sonra bu yunus grubunun "evlat edinilmiş" bir üyesi olduğundan, yunuslar Ziltener'in onlara rahatsız etmeden yaklaşmasına izin veriyordu ve bu sayede o ve ekibi, hayvanların neden bu şekilde davrandığını anlamayı başardılar: Yunuslar, mercanları ve deniz süngerlerini kendilerine ait "özel eczaneler" olarak kullanabilirler!

26
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Utku Derin
Utku Derin
414.1K UP
Aktaran 23 Nisan 2 dk.

Fenike kültürü, Doğu Akdeniz'deki Tunç Çağı şehir devletlerinde ortaya çıktı, ilk alfabe gibi pek çok günümüz yazı sisteminin temelini atan önemli yenilikler geliştirdi. M.Ö. 1. binyılın başlarında Fenike şehirleri, İber Yarımadası'na kadar uzanan geniş bir deniz ticaret ağı kurarak kültürlerini, dinlerini ve dillerini Akdeniz'in orta ve batı kesimlerine yaydı.

M.Ö. 6. yüzyıla gelindiğinde, günümüz Tunus'unda bulunan Fenike sahil kolonisi Kartaca, bu bölgede söz sahibi olmaya başladı. Romalılar, kültürel olarak Fenike'ye bağlı ya da Kartaca yönetimindeki bu topluluklara "Pön" adını verdi. Kartacalı imparatorluk, özellikle Roma Cumhuriyeti ile yapılan üç büyük "Pön Savaşı" ve Kartacalı general Hannibal'ın Alpler'i aşan sürpriz seferiyle tarihte derin iz bıraktı.

17
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Taner Beyter
Taner Beyter
399.8K UP
Yazar 1 gün önce 13 dk.

Her yıl en az 60 milyar hissedebilen canlıyı (yüz tanıyan, rüya gören, sosyalleşen, bir dereceye kadar akıl yürütebilen, acı kaynağından kaçan ve çığlık atan, iletişim kuran, sosyalleşen, favori oyun ve yemeği olan) yemek için öldürüyoruz. Bunların çok büyük bir kısmının fiziksel ve psikolojik acı çektiği açıkça görünüyor. Yalnızca tabağımızda yemek olarak değil; kıyafet, kozmetik, yarışlar ve sirkler, deneyler vb. birçok alandaki hayvan kullanımı modern toplumların temel mekanizmasının çekirdeğinde yer alıyor gibi duruyor. Bu ahlaken tartışmaya değer bir mesele ki bundan ötürü felsefecilerin uygulamalı etik başlığında en çok tartıştığı konu başlıklarından biri hayvan hakları olmaya devam ediyor.

Hayvan hakları meselesi; ahlak felsefesi, hukuk, bilişsel bilimler, psikoloji, dinler tarihi, antropoloji ve daha birçok entelektüel alanla temas eden ve ilk bakışta görüldüğünden çok daha kapsayıcı, belirleyici ve mühim olan bir konuma sahip. Bu nedenle hayvan hakları ve etiğine yönelik kitapları okuyarak bu konuda daha fazla bilgilenmek son derece önemli.

1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
💉 Tip-1 diyabet, pankreasın insülin üreten hücrelerini yok eden otoimmün bir hastalık. Şimdi bilim insanları bu süreci tersine çevirebilecek bir adım attı.
🔬 Vertex Pharmaceuticals tarafından yürütülen yeni bir klinik deneyde, hastalara laboratuvar ortamında üretilmiş pankreas adacık hücreleri tek bir infüzyonla nakledildi. Bu hücreler, hastanın vücudunda insülin üretimini yeniden başlattı.

📊 İlk sonuçlara göre, 12 katılımcıdan 10’u tedavi sonrası tam bir yıl boyunca insülin enjeksiyonuna ihtiyaç duymadan kan şekeri dengesini koruyabildi.
🧬 Bu tedavi, kök hücre tabanlı adacık hücrelerinin, bağışıklık sistemi tarafından yok edilmeden uzun süre işlevini sürdürebileceğini gösteriyor.
Ancak hâlâ immün baskılama gereksinimi ve üretim ölçeklendirmesi gibi önemli zorluklar mevcut.
🌍 Yine de bu çalışma, diyabet tedavisinde “yaşam boyu insülin bağımlılığı” anlayışını kökten değiştirme potansiyeline sahip.
Bilim, artık yalnızca kan şekerini dengelemekle değil, vücudun kendi insülinini yeniden üretebilmesini sağlamakla ilgileniyor.
Yazar: Fatma Nur İnakçı
Editör: Damla Şahin Uçar
ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Sosyal Bilimler konusunda geliştirebilirsin.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 3 Şubat 2019
İstikrar çok önemlidir. Bırakmaya zorlanmadığınız müddetçe asla bırakmamalısınız.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
26
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Çeviren 13 Mayıs 2024 52 dk.

Alan Turing'in 1950 yılında Mind dergisinde yayımlanan "Computing Machinery and Intelligence" başlıklı makalesi, yapay zeka tarihi için bir dönüm noktası olarak kabul edilir. Bu eserde Turing, daha sonraları "Turing Testi" olarak adlandırılacak olan fikri ortaya atarak makinelerin düşünme yeteneğini sorgulamış ve bilgisayar biliminin temel taşlarını döşemiştir. Bu test, insan bir "sorgucu"nun, hangisinin hangisi olduğunu bilmeden bir makine ve başka bir insanla yazılı olarak veya doğal dilde konuşmasını içerir. Sorgucu, makineyi insandan güvenilir bir şekilde ayıramazsa, makinenin insan benzeri bir zeka sergilediği kabul edilir.

Turing'in makalesi, tartışmayı zihin ve bilincin doğasına ilişkin soyut felsefi tartışmalardan pratik ve operasyonel bir perspektife temelden kaydırmaktadır. Bunu yaparak, insan düşünce sürecinin kendisini taklit etmek yerine, makinelerin insan zekasına davranışsal eşdeğerlik sergileme becerisine odaklanan zeka için net, ölçülebilir bir standart belirler. Bu pratik yaklaşım, sadece yapay zeka araştırmacılarına somut bir hedef sunmakla kalmamıştır, aynı zamanda psikoloji, bilişsel bilim ve bilgisayar bilimlerinden daha geniş bir disiplinlerarası katılımı davet ederek akıllı sistemlerin geliştirilmesinin önünü açmıştır. Turing'in çalışması bu nedenle sadece makinelerin yeteneklerine bir meydan okuma olarak değil, aynı zamanda zekanın doğasına ilişkin felsefi bir sorgulama olarak da hizmet etmekte ve onlarca yıllık tartışma, araştırma ve yeniliği teşvik etmektedir.

66
8
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Altay Kenger
Seslendiren 4 Kasım 2022 8:14
Ağlama; duygusal durumlar, acı ya da çeşitli fiziksel uyarılma durumlarına yanıt olarak gözlerden salgılanan ve genellikle gözyaşı kanalı yoluyla yüzün...
81
Sahnedeki Portreler
3 gün önce
Yetenek 
Azim 
Hırs 
Cesaret 
Özgüven


0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Özge Uysal
Özge Uysal
70.5K UP
Piskoloji makaleleri okuyan sıradan bir öğrenci 6 gün önce Sen de Cevap Ver
Bir insan, duygularını hiç açıklamadan bir başkasına uzun yıllar hatta ömür boyu aşk veya bağlılık hissedebilir mi?
Bir insan, duygularını hiç açıklamadan bir başkasına uzun yıllar hatta ömür boyu aşk veya bağlılık hissedebilir mi?

Bir insana uzun yıllar boyunca platonik olarak âşık olmak, ilk bakışta romantik ya da masum görünse de aslında kişinin iç dünyasında yavaş yavaş derin izler bırakabilen bir deneyimdir. Bu tür bir aşk, çoğu zaman bağlanma kuramının (John Bowlby, Mary Ainsworth) işaret ettiği biçimde karşılık bulmayan bir duygusal yatırım haline dönüşür. İnsan beyni doğal olarak karşılıklılığı aradığından, karşılık alamadığı her sinyalde hem ödül sistemi (dopamin) tetiklenir hem de hayal kırıklığıyla ilişkili stres devreleri aktifleşir. Böylece kişi sürekli bir “bir gün olur mu?” beklentisi ile “asla olmayacak” gerçeği arasında gidip gelen bir duygu dalgalanması yaşar.

Zaman içinde bu durum kişinin özsaygısını hafifçe aşındırmaya başlayabilir. Sosyal psikolog Aronson’ın benlik algısıyla ilgili çalışmalarının da gösterdiği gibi, kişi elde edemediği birine aşırı değer atfettikçe kendi değerini istemeden düşürür; çünkü zihin, “Beni seçmediğine göre ben yeterli değil miyim?” gibi içsel sorular üretir. Bu, uzun vadede sessiz bir özgüven erozyonuna dönüşebilir. Hatta bazı kişilerde idealizasyon dediğimiz mekanizma ortaya çıkar: Kişi âşık olduğu kişiyi gerçekte olduğundan daha kusursuz, kendisini ise daha eksik görmeye başlar. Bu da duygusal gerçeklik ile zihinsel gerçeklik arasında bir boşluk yaratır.

Bu tür bir platonik aşk, uzun yıllar sürdüğünde kişinin sosyal ilişkilerini de gölgeleyebilir. Çünkü zihinsel enerji sürekli aynı kişiye yönelir; başka biriyle yakınlaşma şansı olduğunda bile kişi farkında olmadan kendisini geri çeker. Böylece yalnızlık hissi artar, yalnızlık arttıkça da platonik aşka tutunma güçlenir — psikolojide “kendini sürdüren döngü” olarak bilinen bir mekanizma.

Tüm Reklamları Kapat

Terapötik açıdan bakıldığında, bu durum genellikle bilişsel-davranışçı terapi (Aaron Beck), şema terapi (Jeffrey Young) ve zaman zaman duygusal odaklı terapi yöntemleriyle ele alınır. Terapide kişinin idealizasyonu fark etmesi, duygusal ihtiyaçlarını tanıması ve karşılıklı ilişki kurma becerilerini geliştirmesi hedeflenir. Özellikle şema terapi, “ulaşılamaz insanları sevme” eğiliminin bazen çocukluk dönemindeki koşullu sevgi deneyimlerinden beslendiğini ortaya koyar. Terapide kişi, duygularını yeniden örgütlemeye ve ilişki ihtiyaçlarını karşılıklı bir temele oturtmaya başladıkça platonik aşkın etkisi yavaşça çözülür.

Platonik aşkın “dışına çıkma ihtimali” ise kişinin bu duyguyu ne kadar süredir yaşadığı, karşı tarafın tutumu ve gerçek koşullar gibi birçok faktöre bağlıdır. Uzmanlar şunu söylüyor: Platonik aşk, karşılıklı ilişkiye dönüşürse çoğu zaman idealize edilmiş hayal yıkılır ve daha gerçekçi, bazen daha sıradan ama daha sağlıklı bir ilişki yapısı ortaya çıkar (Helen Fisher’ın romantik aşk nörobiyolojisi üzerine çalışmalarında bu süreç açıkça görülür). Yani platonik bir aşk gerçeğe dönüştüğünde, o büyülü “ulaşılamazlık” hissi kaybolur fakat onun yerine iki insanın gerçek benlikleriyle kurduğu daha sakin bir bağ gelebilir.

Eğer platonik aşk karşılığa dönüşmezse — ki çoğu zaman dönüşmez — kişi zamanla bu duygunun yerini özgürleşmeye bırakır. Terapistler bunun “duygusal çözülme” olarak adlandırıldığını söyler. Bu aşamada kişi, karşılık alamadığı bir duyguya yatırım yapmamanın hafifliğini yaşamaya başlar; artık hayatındaki ilişkileri daha seçilebilen, karşılıklı ve doyurucu bir zemine kayar.

Sonuçta, ömür boyu platonik bir aşka saplanıp kalmak kimse için bir kader değildir. Bu duygu çok insani, çok anlaşılır ve hatta başlangıçta besleyici bile olabilir; ancak uzun vadede kişinin duygusal dengesi için bir yük haline gelir. Fark edildiğinde, üzerine düşünüldüğünde ve gerekirse uzman desteği alındığında yavaşça çözülür. Ve belki de en güzeli: İnsan, bu çözülme sayesinde gerçek bir bağ kurma kapasitesini yeniden kazanır hem kendisiyle hem de hayatına girmeye cesaret edecek yeni biriyle.

3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Efe Gerenli
Efe Gerenli
36.5K UP
Evrimsel Biyoloji Meraklısı 1 Ocak 2021 Sen de Cevap Ver

Evrimsel uyum başarısı, doğrudan hayatta kalabilme becerisi ve üreme başarısı ile ilgilidir.Eğer ki bahsettiğiniz şey bağıl uyum başarısı ise,hayır bağıl uyum gücü 1 den fazla olamaz,çünkü bağıl uyum %(bağıl şekilde) ile ifade edilen ve 1 in üstüne çıkamayan bir orandır(mutlak uyum başarısı 1 den fazla olabilir ama önemli olan ve işleme dahil edilen bağıl uyumdur bağıl uyum 1 in üstüne çıkamaz)Muhtemelen kitabınızda mutlak uyumdan bahsetmiş.Yanlış bir bilgi varsa lütfen düzeltin ya da istisnalar varsa lütfen alta yazın,bende öğrenmek isterim.

Kaynaklar

  1. Çağrı Mert Bakırcı. Seçilimin Matematiği. (1 Ocak 2021). Alındığı Tarih: 1 Ocak 2021. Alındığı Yer: Evrim Ağacı | Arşiv Bağlantısı
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Taylan Dursun
Taylan Dursun
52.4K UP
2 gün önce
Erdemli çöpçüyü Ahlaksız Doktora tercih ederim.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Sevgi Düşkün
Sevgi Düşkün
24.7K UP
İnceleyen10 16 Ocak 2023
bende izledim ve harika bir dizi konuları bakış açıları ile harika bir dizi
Dizi
9.9/10
(77 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Black Mirror
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close