Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Çeviren 19 Nisan 2014 1 dk.

Bir grup araştırmacı Makedonya'da geçen sene yaptıkları araştırmada dehşet verici bir sahneyle karşılaştılar: ölü bir burun boynuzlu engerek yılanının parçalanmış karnından çıkan bir ölü çıyan kafası! Araştırmacılar, çıyanın yılanın ölümü sonrasında kelimenin tam anlamıyla onu içten dışa yiyerek tükettiğini düşünmekteler. Belgrad Üniversitesinden sürüngen bilimci Ljiljana Tomović şöyle diyor:

Tomović ve arkadaşları 14 Mayıs 2013'te, Makedonya'nın Golem Grad bölgesinde bulunan Prespa Gölü'ndeki 178.000 metrekarelik bir adada sürüngenleri etiketliyorlardı. Adada binlerce kaplumbağa, on binlerce yılan ve yüzlerce engerek bulunuyor. Bu ölümcül mücadelenin kalıntıları, araştırmacılardan biri olan Dregan Arsovski bir kayayı ters yüz ettiğinde ortaya çıktı.

32
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Bora Cüneyt Akçakın
4 gün önce
NASA’nın insanlığı yeniden Ay’a taşıyacak Artemis Programı’nın ikinci görevi olan Artemis II, yaklaşık iki hafta sonra Kennedy Uzay Merkezi’nden fırlatılacak.

Artemis Programı, insanlığı Ay’a yeniden — bu kez kalıcı olacak şekilde — taşımayı hedefleyen, NASA liderliğinde yürütülen çok uluslu bir Ay programıdır. Artemis Programı kapsamında gerçekleştirilen ilk görev olan Artemis I, 2022 yılında insansız olarak gerçekleştirilmişti. Bu görev kapsamında, NASA’nın günümüzdeki en büyük fırlatma sistemi olan Space Launch System (SLS) roketi, ilerleyen görevlerde insanları Ay yörüngesine taşıyacak Orion kapsülü ile birlikte insansız olarak fırlatılmış, Orion kapsülü Ay çevresinde başarıyla yörüngeye girdikten sonra Dünya’ya güvenli bir şekilde geri dönmüştü. Yaklaşık iki hafta sonra ise SLS, 4 astronotu Ay'ın yörüngesine ulaştırmak adına Artemis II görevi kapsamında tekrardan fırlatılacak. görev esnasında, Ay ve Dünya arasındaki uzay radyasyonunun yolculuk yapan astronotlar üzerindeki etkileri ve astronotların yolculuk boyunca geçireceği psikolojik ve fizyolojik değişimler incelenecek. Aynı zamanda görev, Ay'a insanlı iniş gerçekleştirecek olan Artemis III görevinin bir provası niteliğinde olacak. Görev profili açısından Artemis II, Apollo 8 görevine oldukça benziyor. Bu görevde de tıpkı Apollo 8’de olduğu gibi astronotlar Ay yüzeyine iniş yapmadan Ay’ın yörüngesine girecek ve ardından Dünya’ya geri dönecek. Bu yönüyle Artemis II, insanlığın Apollo 17’den tam 54 yıl sonra Ay’a göndereceği ilk insanlı görev olacak ve Ay’a dönüş sürecinde çok kritik bir adımı temsil edecek.

107 görüntülenme
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nüvit Sadun Kuzuoğlu
5 gün önce
Tübitak Popüler Bilim Kitapları tarafından daha önce yayınlanmış olan Evrim (Yazar: Linda Gamlin Çeviren: Aksu Bora) günümüzde baskılar nedeniyle yayınlanmamaktadır. Bu kitabın  ders ortamında kullanmak üzere PDF leri arıyorum. Yardımlarınızı rica ederim. Dr. Nüvit Sadun Kuzuoğlu ([email protected])
43 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 29 Ağustos 2011 17 dk.

Homo sapiens, "Taksonomik Olarak İnsan" yazımızda da detaylarıyla ele aldığımız üzere, 275 milyon yıl kadar önce sürüngenlerden evrimleşmiş memeliler içerisinde, 47 milyon yıl kadar önce evrimleşmeye başlamış Primatlar takımı içerisinde bulunan ve son 6-7 milyon yıldır insansılar kolundan evrimleşerek günümüze gelmeyi başaran tek insan türüdür. Yani bu uzun yolculukta, ilk memelilerden günümüze kadar pek çok özellik değişmiş, bunların birikimi sayesinde önce primatlar dediğimiz iri beyinli memeliler evrimleşmeyi başarmış, bunların arasından bir kol da günümüz modern insanına doğru gitmiştir. Bu yoldaki değişimlerden başlıcaları morfolojik, anatomik, fizyolojik ve davranışsal değişimlerdir. Morfolojik değişimler insanın günümüzdeki dış görünümünün değişimini, anatomik değişimler organlarının yapısını, fizyolojik değişimler hücre, doku ve organları arasındaki ilişkileri, davranışsal değişimleri ise sosyal yapı içerisindeki etkileşimleri değiştirmiştir. Bu değişimlerin toplamı, günümüzde sadece insanı değil, her türü kendi atalarından farklılaştıran özelliklerdir. Örneğin bugün yaşayan bir tür, kendi atasından bu özelliklerin toplamı (ve hatta daha fazlası) çerçevesinde farklılaşmıştır, o ata tür ise kendisinden önceki atalardan... Bu böyle ilk canlılara kadar, cansızlıktan canlılığın evrimine kadar takip edilebilir.

İnsanın ve atalarının beslenme eğilimleri ve besinlere olan yaklaşımı da evrimsel süreçte değişmiştir. 6 milyon yıl kadar önce şempanzelerle ayrı yönlere doğru evrimleşmeye başladığımızdan beri, Thomas Hobbes'un tanımıyla "pis, zalim ve kısa" hayatlar yaşayan canlılar haline geldik (Hobbes, evrimleştiğimiz tarihi bilememiş olsa da, bu değişim tanımını Darwin'den bile 200 sene kadar önce yapabilmiş bir İngiliz filozofudur). Zekamızın evrimi pek çok şeyi iyileştirirken, bu iyileşmelerle kıyaslanmayacak miktarda fazla olan pek çok şeyi de kötüleştirdi. Ortalama ömrümüz bilim ve teknolojinin ilerlemesi ve özellikle tıp alanında yaptığımız keşifler sayesinde bundan 50.000 sene öncesine göre 3 katına kadar çıkarken; iklim, belki de canlılık tarihinde siyanobakterilerin evrimleştiği milyarlarca yıl öncesinden beridir ilk defa, tek bir tür tarafından, bu kadar köklü bir biçimde değiştirilmektedir. Dünya'nın milyarlarca yıldır süregelen doğal dengesini denklemin kendi tarafımıza düşecek şekilde değiştmeye çalışmaktayız ve bu işleri daha da karmaşık hale getiriyor. Ancak tüm bu değişimlerden yine en çok etkilenen türlerden biri yine biziz.

132
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Çeviren 10 Aralık 2019 1 sa.

Bilimsel nesnellik (bilimsel objektivite, bilimsel tarafsızlık); bilimsel iddiaların, yöntemlerin ve sonuçların özelliklerinden birisidir. Bilimin iddialarının, yöntemlerinin ve sonuçlarının; belirli perspektifler, değer taahhütleri, topluluk önyargısı veya kişisel çıkarlar gibi faktörlerden etkilenmediği veya etkilenemeyeceği fikrini ifade eder. Nesnellik, genellikle bilimsel araştırma için bir ideal, bilimsel bilgiye değer vermek için iyi bir neden ve toplumdaki bilim otoritesinin temeli olarak kabul edilir.

Bilim felsefesindeki birçok merkezi tartışma, öyle veya böyle, nesnellik ile ilgilidir: onaylama ve tümevarım problemi; teori seçimi ve bilimsel değişim; gerçekçilik (realizm); bilimsel açıklama; deney; ölçüm ve niceleme; kanıt ve istatistiklerin temelleri; kanıta dayalı bilim; feminizm ve bilimdeki değerler... Dolayısıyla nesnelliğin bilimdeki rolünü anlamak, bu tartışmaları tam olarak takdir edebilmek için olmazsa olmazdır.

106
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Yazar 1 gün önce 5 dk.

Kinetik enerji, hareket eden bir cismin sahip olduğu enerjidir. Bir cisim durur haldeyse, yani cismin hızı 0 ise, cismin kinetik enerjisi 0 olacaktır. Cisim hareket etmeye başladığında kinetik enerji kazanmaya başlar. Bir cismin hareket ettiğini gördüğümüzde aslında çok temel bir gerçeğe tanıklık ederiz. Hareket eden her cisim enerji taşır. Koşan bir insanın durması için çaba harcaması buna bir örnektir. Giden bir arabanın fren yapmadan duramaması ya da düşen bir taşın yere çarptığında güçlü bir etki yaratmasını da düşünebiliriz. Bunların tamamı kinetik enerji ile ilgilidir.

Burada önemli bir noktayı en baştan vurgulamak gerekir. Kinetik enerji yalnızca “Hareket var mı yok mu?” sorusuyla ilgili değildir. Aynı zamanda kinetik enerji, cismin ne kadar hızlı hareket ettiğiyle de doğrudan ilintilidir. Dolayısıyla cismin hızı iki katına çıktığında kinetik enerjisi iki katına değil, dört katına çıkar. Bu yazımızda kinetik enerji nedir, kinetik enerjinin formülü nedir, enerji dönüşümleri nelerdir; gibi konulara değineceğiz.

3
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 28 Aralık 2016 28 dk.

Çamların neden hem "yeni yıl" hem "Noel ağacı" olarak kullanıldığını hiç düşündünüz mü? Veya Noel Bayramı ile yılbaşının neden bu kadar yakından ilişkilendirildiğini? Birçokları bunun "Hristiyanlara özenme" olduğunu iddia etse de, yeni yılın da, bir kutlama ağacı olarak çam ağaçlarının da tarihi, Hristiyanlık'ın icadından çok daha önceye uzanmaktadır. Dahası, yeni yıl kutlamalarının ve Noel Baba gibi figürlerin kökeni de Hristiyanlık'tan çok daha antiktir.

Bu yazımızda bu konuyu işleyip, her yıl tekrar eden bir döngüyü sonlandırmak istiyoruz. Çünkü bildiğiniz üzere Türkiye'de her sene birileri çıkıp "Noel Hristiyan bayramıdır, kutlanmamalıdır!" diyor, sonra hemen bir grup diğer insan türeyip, "Noel'i ve yılbaşını Türkler icat etmiştir, Hristiyanlar bizden çalmıştır." diyerek yerli ve millileştiriyor, herkes duymak istediğini duyduğu ve karşı tarafı "kitlediği" için mutlu oluyor ve zaten en başından kutlayacaksa kutluyor, kutlamayacaksa kutlamıyor; yani hiçbir şey değişmiyor. Ta ki ertesi sene aynı anlamsız döngü yaşanana kadar...

97
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Simay Aladağ
Simay Aladağ
189.1K UP
Çeviren 24 Nisan
Bir ana kuşak asteroiti olan 52246 Donaldjohanson, yaklaşık 8 kilometre uzunluğunda ve 3,5 kilometre genişliğindedir. 20 Nisan'da, asteroitle ikinci karşılaşması sırasında, Lucy uzay aracının uzun menzilli kamerası tarafından 1100 kilometre mesafeden bu keskin, yakın çekim görüntü kaydedildi. Adını Lucy hominid fosilini keşfeden Amerikalı paleoantropolog Donald Johanson'dan alan uzun asteroitin, yaklaşık 150 milyon yıl önce iki küçük cismin hafifçe çarpışması sonucu oluştuğu ve karakteristik temas ikilisi (İng. "contact binary") şeklini aldığı düşünülüyor. Ekim 2021'de fırlatılan Lucy uzay aracı, 2025 yılında ana asteroit kuşağındaki yolculuğuna devam edecek, ancak asıl hedefi Jüpiter'in Truva asteroitlerinden oluşan asteroit sürüsünü keşfetmek. Lucy'nin hedefindeki ilk Truva asteroiti olan 3548 Eurybates ile Ağustos 2027'de karşılaşması bekleniyor.
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ekin Baran Sunar
Ekin Baran Sunar
471.1K UP
Yazar 22 Ağustos 2019 10 dk.

Agresif kanserler öylesine şiddetli bir şekilde yayılabilir ki, dokularda yanlış yönde işlevselliğine sebep olabilir ve konak canlıyı daha çok tüketerek konaklarından kurtulmak isteyen istilacı parazitler gibi davranırlar. Biology Direct'te dolanan garip bir hipotez doğruysa, nadiren de olsa böyle bir şey mümkün olabilir: Konaklar arasında nasıl dolaşacağını öğrenen kanserler yavaş yavaş kendi çok hücreli türlerine dönüşebilir. Araştırmacılar, ilk bilinen örnek olup olmadıklarını anlamak için Myxosporea denilen bu ilginç deniz paraziti grubunu incelemektedir.

Mikroskopik parazitler arasında Myxosporea alt sınıfı neredeyse iki yüzyıl önce keşfedildi ve bugünlerde 2.000'den fazla tür tanındı. Karmaşık yaşam döngüleri çalışmayı özellikle zorlaştırıyor. Bilim insanları, balıklarda bulunanların, solucanlarda bulunanlarla aynı tür olduğunu ve tamamen farklı parazit sınıfları olmadığını 1980'lere kadar fark etmediler. Parazitlerin çoğu, sadece hayvan konaklarının dokularına sızmakla yetinirken, Myxosporea türleri sıklıkla konak canlının kendi hücrelerinin içinde ikâmet eder.

40
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Eray Şeyhan
Eray Şeyhan
101.1K UP
Alıntıyı Ekleyen 1 gün önce
Üreme ve hayatta kalma birbiriyle çatıştığında, üreme öncelikli hale gelir. Örneğin somon balığı ürerken açlıktan ölür. Ve eşeyli canlılarda üreme, uygun bir eş bulup onu bir miktar genini elden çıkarmaya ikna etmekten ibarettir. Bu amaç yaşam için o denli önemlidir ki, salt bedenin değil, aynı zamanda zihnin tasarımına da tesir etmiştir. Daha basit ifade etmek gerekirse, üreme başarısını arttıracak herhangi bir şey, bu başarıya katkıda bulunmayan herhangi bir şey pahasına varlığını sürdürmeye karşı bir tehdit oluştursa bile yayılacaktır.
Kaynak: Kızıl Kraliçe Alfa Yayınları Sayfa 33
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Emir Mert Polat
Emir Mert Polat
101.4K UP
İnceleyen8 2 gün önce
Filmi izledim ama net söyleyebilirim ki kitap 30 kat daha iyi. Filmde özellikle son sahnelerdeki 'otel odası' ve 'uzay gemisindeki olaylar' kısımları çok havada kalırken, kitapta bu sürecin mantığı ve zamanın akışı harika açıklanmış. Ayrıca HAL 9000 filmde sinsi bir insan gibi davranıyor; oysa kitapta yazılımsal çelişkiye düşen bir makine olduğu için yaptıkları çok daha gerçekçi. Film görsellik peşinde koşarken kitabın o teknik derinliğini ve mantığını verememiş.
9.5/10
(50 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : 2001: A Space Odyssey
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
2 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Betül Parlak
Seslendiren 4 gün önce 27:21
İnsanlık bugüne kadar pek çok bilimsel atılım yapmış, tüm dünyayı küresel olarak etkileyen pek çok buluş gerçekleştirmiştir. Bilimsel atılımların ve insanlığın...
7
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 5 gün önce
Kınkanatlı böcek cinsidir. 10-15 mm boyutlarındadır ve genellikle göğüs, kanat örtüsü ve karın bölgesinde beyaz noktalar veya çizgiler bulunan siyah renktedir. her türün kendine özgü bir deseni vardır. Genellikle çiçekler üzerinde beslenirken bulunur.
6
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Cep telefonumun hafızası 1969 senesindeki Apollo 11 uzay aracının bilgisayarının hafızasından 2 milyon kat daha fazla... Onlar Ay'a gitti. Bense domuz evlerine kuşlar fırlatıyorum...
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
33
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Discord
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close