Göz, Memeli Hayvanlar içinde özellikle insan için çok büyük öneme sahip olan duyu organıdır. Çünkü diğer tüm duyularımız diğer canlılara kıyasla oldukça körelmiştir; ancak özellikle görme konusunda halen birçok türle yarışabilecek kapasiteye sahibizdir. Tabii ki bu demek değil ki gözlerimiz kusursuz ve aksamadan çalışır. Evren içerisindeki her yapıda görüldüğü gibi, gözde de bol miktarda kusur ve hata bulunmaktadır. Bu kusurların bir kısmı, algısal kusurlardır ve göz-beyin ilişkisinden kaynaklanır. Bununla ilgili olarak İnsanı Kendinden Şüpheye Düşüren İlginç Göz Yanılgıları başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz. Bu kusurların diğer bir kısmı ise, evrimsel sürecin kusurluluğundan kaynaklı, kaçınılmaz hatalardır. Bunlarla ilgili olaraksa "Görme - Gözün Evrimi, Kusurları, Evrimsel Hatalar ve Çok Daha Fazlası..." başlıklı makalemizi okuyabilirsiniz.
Tüm bu olumsuzluklara rağmen evrimsel süreç, oldukça karmaşık ve ilgi çekici bir organın kademeli olarak oluşumunu mümkün kılmıştır. Göz belki bildiğimiz en karmaşık veya ilgi çekici organ değildir; ancak oldukça önemli bir organ olduğu kesindir. Özellikle evrim tarihini incelediğimizde, gözün birçok seferler bağımsız olarak, çok uzak akraba olan soy hatlarında evrimleştiği ve tekrar tekrar, farklı yönlere doğru değiştiği görülür. Bunun en temel nedeni, ışığın Evrensel Hız Sınırı'nda ilerleyen bir olgu olmasıdır. Yani koku, dokunma, tat, işitme ve benzeri duyuların aksine görsel iletişim anlıktır. Bu nedenle canlılar için, özellikle ekolojik/evrimsel denge açısından müthiş öneme sahiptir. Bu kadar önemli bir organın tekrar tekrar evrimleşip, her seferinde oldukça karmaşık ve güçlü yapılara dönüşmesi oldukça anlaşılırdır.