Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 26 Ocak 2023 9 dk.

Organel, genellikle bir hücrenin içinde bulunan ve spesifik bir görevi bulunan alt birimlerin her birine verilen isimdir. Bu yapılara "organel" denmesinin nedeni, tıpkı vücudumuzdaki organların kendilerine has görevleri olması gibi, organellerin de hücre içinde kendilerine has görevleri olmasıdır. "Organ" sözcüğünün sonuna eklenen "-el" eki, bir küçültme ekidir.

Organeller ya kendi lipit çift tabakaları ("zara bağlı organeller" olarak da adlandırılır) içinde ayrı ayrı çevrelenirler veya çevreleyen bir lipit çift tabakası ("zara bağlı olmayan organeller") olmadan uzamsal olarak farklı fonksiyonel birimlerdir. Organellerin çoğu hücre içinde işlevsel birimler olsa da, hücrelerin dışına uzanan bazı işlev birimleri de genellikle organel olarak adlandırılır (örneğin kirpikler, flagellum, arkelum ve trikosist).

101
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Vedat Koçoğlu
Vedat Koçoğlu
112.3K UP
5 saat önce
Sokrates 
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eric Rose
Eric Rose
209.2K UP
Yazar 17 Temmuz 2018 11 dk.

20. yüzyıl bilimin yüzyılıydı. Bu yüzyılda bilim, insan toplumuna entegre olarak ilerliyor ve gelişiyordu. Albert Einstein’ın bu yüzyılda zihnini gelişime açması, bilimsel olguların derinlerini incelemesini ve merakı olan fiziğin bütün tanım, postulat ve teorilerinin temellerini sorgulamasının zorunlu olduğunu gösterdi. Bilgi neydi? Bilgiye erişim imkanı neydi ve fizik bilimi ne kadar doğanın gerçekliği üzerineydi? Tüm bu sorular Albert Einstein’ın büyük atılımı için temel bir bilim ve bilgi felsefesi merakının doğmasına sebep oldu. Albert Einstein’ın felsefe öncülleri oldukça basitti:

Bu üç basit felsefi argüman, Isaac Newton Klasik Fiziğine vurulan büyük darbenin öncülleriydi. Isaac Newton dönemine göre oldukça tutarlı ve güçlü bir bilimsel alan oluşturmuştu. 1686 tarihinde yayınlanan kitabı Philosophiæ Naturalis Principia Mathematica (Doğa Felsefesinin Matematiksel İlkeleri), klasik mekaniğin temelini atmıştır ve tarihin en önemli bilimsel kitaplarından biri olmuştur. Bu kitabın bilimsel önemi dışında altında yatan felsefi sunuşu da görmek oldukça kolaydır:[1]

115
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Eren Gürleyük
İnceleyen7 2 gün önce
Anayurt Oteli, ne ölmeyi ne de yaşamayı hak edenlerin kitabıdır. Yusuf Atılgan, Zebercet üzerinden varoluşun askıda kaldığı, arzunun çürüdüğü, insanın kendi içine kapanarak yavaş yavaş yok olduğu bir dünyayı anlatır. Bu romanda hayat da ölüm de bir çıkış yolu değildir; asıl ceza, arada kalmışlıktır. Rahatsız eder, daraltır ve uzun süre yakasını bırakmaz.
8.7/10
(3 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sibel Özkan
Sibel Özkan
175.1K UP
Uyarlayan 1 gün önce 8 dk.

Matematiksel nominalizm; matematiksel nesnelerin, ilişkilerin ve yapıların ya hiç var olmadığını ya da soyut nesneler olarak var olmadığını (ne uzay-zamanda yer alırlar ne de nedensel güçlere sahiptirler) savunan bir görüştür. Genel olarak matematiksel nominalizmin iki biçimi vardır: Matematiksel nesnelere bağlılıktan kaçınmak için matematiksel (veya bilimsel) teorilerin yeniden formüle edilmesini gerektiren görüşler ve matematiksel veya bilimsel teorileri yeniden formüle etmeyen, bunun yerine bu teoriler kullanıldığında matematiksel nesnelere bağlılığın söz konusu olmadığını açıklayan görüşler.

Daha önce matematiksel Platonizm hakkındaki yazımızda nominalizm ile platonizmin kısa bir karşılaştırmasını yapmıştık. Bu yazımızda detaylandıracak olursak matematik hakkındaki ontolojik tartışmalarda bu iki görüşün ön plana çıktığını söyleyebiliriz.

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikSeminer
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 1 ay önce İstanbul₺250,0017 Ocak
Egzersiz Üzerine: Hareketin Evrimi ve Modern Hareketsizlik
17 Ocak 2026 14:00 tarihinden 17 Ocak 2026 17:00 tarihine kadar.

İlk insanların doğal olarak hareketli yaşam tarzından modern dünyanın uzun süreli oturmaya dayalı düzenine geçişi ele alınacaktır. Hareketsizliğin omurga, eklem ve kas sistemi üzerindeki etkileri; ağrı, fonksiyon kaybı ve postür bozuklukları gibi sonuçlar bilimsel veriler ışığında incelenecektir. M.Sc. Egzersiz Uzmanı Doğa Altıntaç’ın sunumuyla doğru egzersiz prensipleri, hareket kalıpları ve günlük yaşamda uygulanabilir çözümler üzerinde durulacaktır.

Tarih: 17 Ocak 2026, Cumartesi
Saat: 14.00 – 17.00
Yer: Vogs Coffee, Bahariye

Katılımcılar için temel amaç: vücut farkındalığı kazanmak, hareketsizliğin fizyolojik etkilerini anlamak ve bunlarla başa çıkmak için uygulanabilir, bilim temelli stratejiler edinmek.

Devamını Göster
28
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gökhan Eren
Gökhan Eren
144.0K UP
Yazar 30 Haziran 2019 2 dk.

Ülkemizin neredeyse her bölgesinde görülebilen ve zaman zaman medyada oldukça yer bulabilen bir tür olan Gergedan böceği (Oryctes nasicornis)'ni 7 Ağustos 2017 tarihinde Sakarya'nın Karasu ilçesinde gözlemledik.

Gergedan böceği (Oryctes nasicornis), yaklaşık olarak 20-60 milimetre uzunlukta olan ve Avrupa'da bulunan en büyük böceklerden biridir. Kanat örtüsü (elytra) sırlı görünümde kırmızımsı kahverengi iken baş ve pronotum (böceklerde birinci toraks segmentinin sırt bölgesi) biraz daha koyu renklidir. Gövdenin alt tarafı ve bacaklar uzun kızıl kıllarla kaplıdır. Seksüel dimorfizm (bir türün erkek ve dişi eşeyleri arasında gövde boyutu ve şekli, renk veya desen bakımından farklılıklar görülmesi) görülen bir türdür. Dişilerde boynuz bulunmazken, erkeğin baş bölümünde uzun kavisli bir boynuz bulunur.

42
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Yağız Efe Aksoy
Üye 30 Eylül 2020 1 Cevap
Marco Polo'nun Çin'e gitmiş veya gitmemiş olması hala bilinmiyor. Marco Polo'nun hayatını okuyabileceğim veya makale şeklinde yazılar var mı? Nasıl ulaşabilirim?
487 görüntülenme
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sıla Gürçınarlı
Çeviren 4 gün önce 10 dk.

Her yıl, geleceğin bilim iletişimcilerine sözde bilim hakkında konuşmak üzere Ottawa Üniversitesinde davetli konuşmacı olarak yer alıyorum. Öğrencilere bilim ve sözdebilim arasında net bir sınır olmadığını, bunun daha çok bir spektrum olduğunu ve bir şeyin nerede yer aldığını belirlemenin zor olabileceğini göstermek için giderek daha karmaşık örnekler kullanıyorum.

Osteopati, bu spektrumda konumlandırılması zor olan karmaşık örneklerden biridir. Sahte bir bilim mi? Henüz oluşum aşamasındaki bir bilim mi? Yoksa, bilim felsefecisi Paul Thagard'ın sözde bilimsel olduğu açıkça ortaya çıkmadan önce astrolojiye de yapıştırılabileceğini söylediği "umutsuz bir proje" mi?

11
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı Akademi
Yaşam Ağacı Gözlemi
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
167.5K UP
Gözlemi Yapan 11 saat önce Türkiye, İzmir
📍 Yer bilgisi: İzmir
📅 Tarih ve saat: Kasım ayı, 11:00–14:00 arası
🌡️ Hava durumu: Açık / güneşli
🌡️ Sıcaklık: ~16–20 °C
💧 Nem ve yağış durumu: Orta nem (%55–70), yakın zamanda hafif yağış almış
🌿 Habitat tipi: Taşlık–otluk doğal açıklık, Akdeniz florası
🪨 Zemin özellikleri: Taşlı, çakıllı, kireçli, iyi drene olan toprak
🧭 Yön / konum: Güney veya güneydoğu bakı
0
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 8 saat önce 2 dk.

Yeni yayımlanan bir araştırmaya göre, toprakta yeterli azot bulunması durumunda tropikal ormanlar, ormansızlaştırmadan sonra iki kat daha hızlı toparlanabiliyor.

University of Leeds liderliğindeki bir bilim insanı ekibi, besin maddelerinin ormanların yeniden büyümesini nasıl etkilediğini incelemek amacıyla dünyanın en büyük ve en uzun süreli deneyini gerçekleştirdi. Çalışma, ağaç kesimi ve tarım gibi faaliyetler nedeniyle temizlenmiş alanları kapsıyor.

2
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
187.3K UP
Türü Ekleyen 4 gün önce
Pediococcus acidilactici, laktik asit fermantasyonu gerçekleştiren, Gram-pozitif, spor oluşturmayan ve genellikle tetrad (dörtlü) hücre düzeniyle bulunan bir bakteri türüdür. Bu tür, karbonhidratları fermente ederek yüksek miktarda laktik asit üretmesiyle tanınır ve bu özelliği sayesinde gıda mikrobiyolojisi ve biyoteknoloji alanlarında önemli bir rol oynar. Asidik ortamlara yüksek tolerans göstermesi, onu fermantasyon süreçlerinde rekabetçi bir mikroorganizma hâline getirir.

P. acidilactici doğal olarak bitkisel materyallerde, fermente gıdalarda ve hayvan sindirim sistemlerinde bulunabilir. Özellikle et ürünleri, süt ürünleri, sebze fermentasyonları ve silaj üretiminde yaygın olarak yer alır. Düşük pH koşullarında aktif kalabilmesi, bozulmaya yol açan mikroorganizmaların baskılanmasına katkı sağlar. Bu nedenle gıda güvenliği açısından koruyucu bir rol üstlenir.

Bu tür, bakteriyosin adı verilen antimikrobiyal peptitler (özellikle pediocinler) üretebilme yeteneğiyle dikkat çeker. Bu maddeler, Listeria monocytogenes gibi patojen bakterilere karşı etkili olup, P. acidilactici’yi doğal biyokoruyucu olarak değerli kılar. Üreme genellikle ikili bölünme yoluyla gerçekleşir ve hızlı çoğalma kapasitesi sayesinde kısa sürede ortamda baskın hâle gelebilir.

Pediococcus cinsi içindeki diğer türlerden, daha geniş sıcaklık ve pH aralığında büyüyebilmesiyle ayrılır. Bazı suşları probiyotik özellikler gösterebilir ve bağırsak mikrobiyotasının dengelenmesine katkı sağlayabilir. Bu özellikleriyle Pediococcus acidilactici, hem doğal ekosistemlerde hem de endüstriyel uygulamalarda biyolojik açıdan önemli bir bakteri türü olarak kabul edilir.
0
Sizden Gelenler
10 sene önce 13 yaşında olduğumu düşünüyorum da popüler kültür kurtlar vadisi izlerken siz bu iş için çalıştınız ve artık daha çok kişi sizi takip ediyor demekki insanlar olarak gelişiyoruz ve internet sayesinde popüler kültüre maruz kalmak zorunda değiliz.
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
133.2K UP
İnceleyen 3 saat önce
Merhabalar. Kafka'nın bilinen tüm kitaplarını yıllar evvel okumuş ve kendime ait bir sayfada kendimce yorumlamış biri olarak burada da tekrar bir incelemek yazmak güzel bir duygu. İncelememi okuyacak herkese ve eseri paylaşan arkadaşımıza teşekkür ederim. Kafka’nın Davasını okurken insanın aklına ilk gelen cümle şu oluyor:

“Ben ne yaptım da buradayım?”
Ama mesele şu. Kimse sana ne yaptığını söylemiyor. Hatta belki hiçbir şey yapmadın. Josef Kafka'nın başına gelen tam olarak bu. Bir sabah uyanıyor ve suçlu olduğunu öğreniyor ama suç yok, dosya yok, açıklama yok. Sadece bitmeyen bir yargılanma hâli var. Ve bu hâl, insana tuhaf biçimde tanıdık geliyor. Kafka burada dev bir mahkeme anlatmıyor aslında. Daha çok insanın kendi içine kurulmuş bir mahkemeyi gösteriyor. Herkes biraz yargıç, herkes biraz sanık. Josef Kafka kaçmaya çalışmıyor, isyan etmiyor, “Bu saçma” diye masayı devirmiyor. Tam tersine, sistemi anlamaya çalışıyor. İşte asıl tuzak da burada. Çünkü bu sistem, seni anlamaya değil, seni oyalamaya kurulmuş.

En rahatsız edici tarafı şu, Kafka masum olduğunu kanıtlamaya çalıştıkça daha da batıyor. Çünkü bu dünyada masumiyet bir savunma değil. Her kapıyı çaldığında “henüz değil”, “üst merciler”, “dosyanız ileride” gibi cümlelerle karşılaşıyor. Tanıdık mı? Bürokrasi, toplum, düzen, beklentiler… Hepsi bir ağızdan şunu söylüyor: “Bir sorun var ama adını biz koyarız.”

Kafka’nın asıl dehası burada. Sana korku filmi izletmiyor, gündelik hayatı biraz fazla net gösteriyor. İş, kariyer, aile, toplum… Hepsi seni sessizce yargılıyor. Kimse “suçlusun” demiyor ama herkes sana suçluymuşsun gibi davranıyor. Sen de bir noktadan sonra gerçekten suçlu olabileceğini düşünmeye başlıyorsun.

Dava’nın en ağır tarafı, sonu değil. Asıl ağır olan, Josef Kafka'nın sona gelene kadar hâlâ bir açıklama beklemesi. Bir gerekçe, bir mantık, bir adalet kırıntısı ama Kafka şunu fısıldıyor ,bazı düzenlerde açıklama gelmez. Sadece sonuç gelir.

Bu yüzden Dava bir roman değil sadece; bir ruh hâli. Modern insanın iç sesi. Sürekli kendini savunan, ama neye karşı savunduğunu tam bilmeyen insanların kitabı. Ve belki de en can yakıcı soru şu oluyor:

“Ya gerçekten suç yoksa… ama yine de yargılanıyorsak?”
Kitap
9.1/10
(16 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Der Prozess
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Gülece Su Demir
Gülece Su Demir
54.5K UP
Alıntıyı Ekleyen 2 gün önce
Bildiğim tek şey, hiçbir şey bilmediğimdir.
Kaynak: Dünyanın En Büyük 100 Düşünürü
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
İlanPsikolojik Yardım ve Terapi
Klinik Psikolog Filiz Er
İlanı Ekleyen 3 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz5 Ocak
Erişilebilir Terapi Hizmeti
05 Ocak 2026 11:22 tarihinden 15 Nisan 2026 11:23 tarihine kadar.

Emdr 2. Düzey Eğitimimin süpervizyonu kapsamında uygun ücretli terapi hizmeti sunacağım.Yönlendirme ve başvuru için iletişime geçebilirsiniz.

Devamını Göster
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close