Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
134.9K UP
İnceleyen 4 gün önce
Cemile’yi bitirdiğinde insanın içinde garip bir sessizlik olur. Ne büyük laflar, ne yüksek dramlar… Ama bir şey yer değiştirir. Sanki aşk dediğin şeyin aslında ne olduğunu ilk kez bu kadar sade, bu kadar dürüst bir yerden görmüşsündür.

Cengiz Aytmatov bu hikâyede bağırmaz. Aşkı kutsamaz, süslemez, idealize etmez. Aksine onu çok insani, çok kırılgan bir yerden anlatır. Savaş vardır, yoksulluk vardır, gelenek vardır. Ama tam onların ortasında, beklenmedik bir yerden Cemile çıkar.

Cemile sessiz bir isyan gibidir. Kimseye meydan okumaz ama kimseye de ait olmak istemez. Onun Daniyar’a yaklaşması büyük sözlerle olmaz. Daha çok bakışlarla, susarak, yürürken yan yana gelerek olur. Aytmatov’un şu cümlesi bunu çok iyi anlatır:

“Cemile gülmüyordu ama içindeki ışık her şeyi aydınlatıyordu.”

Bu hikâyede aşk, sahip olmak değildir. Kurtarmak hiç değildir. Daha çok birinin yanında kendin olabilmektir. Daniyar’ın sessizliği, Cemile’nin cesaretiyle birleştiğinde ortaya çok saf bir şey çıkar: Birlikte susabilme hâli.

Ve anlatıcı Seyit, aslında hikâyenin kalbi biraz da ondadır. Çünkü o, bu aşkı izlerken büyür. Aşkı yaşayarak değil, tanık olarak öğrenir. Belki de bu yüzden Cemile onun için sadece bir kadın değil, bir eşiğin adıdır. Aytmatov bunu çok sade söyler:

“O yaz, ilk kez insan ruhunun ne kadar derin olduğunu anladım.”

Cemile’yi özel yapan şey, mutlu son vaat etmemesidir. Okura “herkes cesur olsun” demez. Ama şunu gösterir:, bazı insanlar bir kez gerçekten yaşar, sonra bedeli neyse öder. Bazılarıysa hiç yaşamadan güvenli kalır.

Bu kitap bana hep şunu düşündürür:
Aşk bazen bir kişiye değil, kendi hayatına sadık kalma cesaretine duyulur.

Ve belki de bu yüzden Louis Aragon’un dediği gibi, bu gerçekten de “dünyanın en güzel aşk hikâyelerinden biri”dir. Çünkü sessizdir. Çünkü abartısızdır. Çünkü gerçek hayata çok yakındır.
Kitap
9.6/10
(7 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Dzamilya
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
4
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Eda Bayrak
Eda Bayrak
2,826 UP
Aktaran 28 Aralık 2024 4 dk.

Anne karnında ve yaşamın ilk iki yılında düşük şekerli beslenme, yetişkinlikte kronik hastalık riskini anlamlı ölçüde azaltabilir. Yeni bir çalışma, erken yaşta şeker tüketiminin yaşam boyu sağlık üzerindeki etkilerine dair yeni ve çarpıcı kanıtlar ortaya koyuyor.

Science dergisinde yayınlanan çalışma, gebeliğin başlangıcından itibaren çocuğun ilk 1.000 gün boyunca kısıtlı düzeyde şeker tüketmesinin yetişkinlikte Tip 2 Diyabete yakalanma riskini %35'e varan oranda, hipertansiyon riskini ise %20'ye varan oranda azalttığını ortaya koymuştur. Doğumdan önce annenin düşük şeker tüketimi de riskleri azaltmaktadır, ancak doğumdan sonra da çocuğun şeker alımının kontrollü olması bu faydaları arttırmıştır.

15
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ahmet Tokmak
Ahmet Tokmak
101.3K UP
Yazılımcıyım 6 gün önce Sen de Cevap Ver

Cevap verme kısmı reklamlar sebebi ile takılmaya yani buga sebep oluyor. Muhtemelen js dosyaları yada reklam yerleşimi ile alakalı. Müdehale edilmesi iyi olur. Aksi halde reklam kazanç kaybı ve üye kaybına sebep olur.

4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Silinmiş Üye
Silinmiş Üye İnceleyen10 18 Ekim 2022
Evrendeki en zeki dedenin, torunuyla girdiği sonsuz farklı senaryolara kamikaze dalışıyla göndermeler yaptığı muazzam ötesi ve karakterlere taktığı ilginç isimleriyle bir bilim kurgu dizisi.
9.7/10
(290 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Rick and Morty
Yönetmen: Wesley Archer
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
12
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arzu Redjep
Arzu Redjep
282.1K UP
Çeviren 18 Kasım 2022 5 dk.

Ay'a ilk çıkılan döneme şahit olanlar, Neil Armstrong'un o ünlü sözlerini iyi hatırlıyordur: "Bu, bir insan için küçük, insanlık için büyük bir adım." Üzerinden yarım asır geçmesine rağmen bu olay hala insanlığın en büyük başarılarından biridir. O dönemden beri büyük bir hızla gelişen teknolojiye rağmen, astronotlar 1972 yılından beri Ay'a geri gitmediler (16 Kasım 2022 günü Ay'a gönderilen Artemis görevlerinin ilk ayağı ile bu değişmeye başladı).

Bu kulağa şaşırtıcı geliyor olabilir. Sonuçta, bu tarihi olayı düşündüğümüzde, şimdi cebimizdeki telefonların bile Apollo 11'in bilgisayarından daha güçlü olduğu sıkça söyleniyor. Peki bu doğru mu? Eğer öyleyse, telefonlarımız o bilgisayarlardan ne kadar güçlü?

57
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Zişan Işık
Zişan Işık
109.5K UP
Yazar 1 gün önce 5 dk.

Nöronların aktivitesini dışarıdan kontrol etmek, modern nörobilimin en temel hedeflerinden biridir. Beynin hangi devrelerinin hangi davranışları ürettiğini anlayabilmek, yalnızca nöronların doğal aktivitesini gözlemlemekle değil, bu aktiviteye nedensel biçimde müdahale edebilmekle mümkündür. Bu nedenle nöron kodlama yaklaşımları, günümüzde nörobilim araştırmalarının merkezinde yer almaktadır.

Nöron kontrolünde çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Çoğunluğu ışık temelli yaklaşımlar olsa da bu teknikler her deneysel koşul için ideal değildir. Beyne fiber optik yerleştirilmesi, ışığın biyolojik dokuda sınırlı yayılımı, uzun süreli ve sürekli modülasyon gereksinimi gibi durumlar; farklı kontrol mekanizmalarına duyulan ihtiyacı artırmıştır. Özellikle davranışsal deneylerde veya saatler süren devre manipülasyonlarının gerekli olduğu çalışmalarda ışık temelli yöntemler pratik sınırlamalarla karşılaşabilir.

4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 1 gün önce 2 dk.

Yeni yayımlanan bir araştırmaya göre, toprakta yeterli azot bulunması durumunda tropikal ormanlar, ormansızlaştırmadan sonra iki kat daha hızlı toparlanabiliyor.

University of Leeds liderliğindeki bir bilim insanı ekibi, besin maddelerinin ormanların yeniden büyümesini nasıl etkilediğini incelemek amacıyla dünyanın en büyük ve en uzun süreli deneyini gerçekleştirdi. Çalışma, ağaç kesimi ve tarım gibi faaliyetler nedeniyle temizlenmiş alanları kapsıyor.

4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif G.
Arif G.
109.4K UP
4 gün önce
Bu sitede sorulan sorularda kaynak gösterme zorunluluğu varsayılan olarak açık. Sorunuzun cevabında kaynak istemiyorsanız en aşağıdan ilgili sekmeden kapatabilirsiniz. Ama... Öyle sorular ve kullanıcılar gördüm ki hepsinin ortak noktası kaynak gösterme zorunluluğun açık olması. Bu bana bilinçsiz kullanıcıların bu sitede de var olduğunu gösteriyor. Elbette hepsine bir şey diyemeyiz yanlış anlaşılmasın. Özellikle evrimağacı.org okur yazarları kaynak göstersin ki sitenin farkı olsun. Aslında demek istediğim misal "gece + gündüz neye eşittir" gibi sorular. Böyle o kadar anlamsız sorular var ki, çoğunluğu zaten kaynak gösterme zorunluluğu açık. Yani bu sorulara ne kaynak gösterebilirsin?
Bu durumda cevap veren kullacılar da isyanını parantez içinde dile getiriyor da ama kime ne fayda??

32 görüntülenme
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Ali Tar
İnceleyen10 5 gün önce
Oğlumla gittik bugün çok beğendi Luminin şapşallığına bayıldı çok güldük. Çok harika bir animasyon kalitesi olmasa da çocuklar üzerinde etkili bir hikayesi ve konusu var. Bu tür yerli yapımları desteklemeliyiz diye düşünüyorum.
7.0/10
(6 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Zeki Doruk Erden
Zeki Doruk Erden
91.4K UP
Yazar 28 Şubat 2019 24 dk.

Yapay zekanın ve akıllı makinelerin insanları işsiz bırakacağı ve ekonomiyi kökünden sarsacağı senaryosu, aşağı yukarı elli senedir dinlediğimiz bir hikaye. Bu elli senenin önemli bir kısmı boyunca bu senaryo kimileri için bilimkurgu, kimileri içinse “oldu/olacak” şeklinde, pratikte görünür önemli bir karşılığı olmadan kaldı.

Eğer teknoloji haberlerini takip ediyorsanız, son birkaç yılda bu durumun biraz değişmeye başladığını fark etmişsinizdir. Özellikle 2012’den beri geliştirilen yeni yöntemler ve bunların son 10 senede toplanılan devasa boyuttaki veri ile bir araya getirilmesi, “gerçekten akıllı makineler” konseptini bilimkurgu olmaktan çıkarıp belki de ilk defa, ciddi bir meseleye dönüştürüyor. Peki, bu noktaya nasıl gelindi? 2012’den beri yaşanan gelişmelerin, geçen asrın gelişmelerinden farkı ne? Yoksa şu an konuya duyulan ilgi de, yapay zekanın popülerlik kazandığı daha önceki dönemlerde de olduğu gibi, şişirilmiş ve yakında sönecek bir heyecandan mı ibaret?

159
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Efe
Betül Efe
11.2K UP
Ekleyen 27 Temmuz 2021 5 dk.

XX Erkek Sendromu (de la Chapelle Sendromu), normal şekilde 46 kromozomu olan bir bireyin, eşey kromozomları XX olmasına rağmen, yani aksi takdirde dişi olması beklenirken, fenotipik olarak (fiziksel görünüm ve fizyolojik yapı) bakımından erkeklerle ilişkilendirilen karakteristiklere sahip interseks bireylerdir.[1] Bu durum, "Erkekler XY, dişiler XX kromozoma sahiptir." genellemesine bir istisna oluşturmaktadır.

İlk tanı çoğunlukla ergenlik sonrası normal pubik kıllanma ve normal penis boyuna rağmen, testosteron ve östrojen hormonlarındaki dengesizlikten dolayı anormal büyüme (jinekomasti) testosteron düzeyinin yetersiz olmasından kaynaklı testis hacminde küçüklük ve infertilite gibi bulgularla konur. De la Chapelle sendromu, fenotipe bağlı olarak 3'e ayrılır:[2]

20
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Altay Kenger
Seslendiren 26 Kasım 2019 6:06
Araştırmacılar Dünya’da canlılığın başlangıcını anlamaya çalışırken bir ikilemle karşılaşmaktadırlar: Su günümüzde bilinen tüm yaşam formlarının olmazsa...
21
Yaşam Ağacı Gözlemi
Emrah Uzuçar
Gözlemi Yapan 5 gün önce Türkiye, Adana
EKSİK OLAN MÜKEMMELDİR
"Sır, döngünün kusurlu işlemesidir."Yıllarca fiziğin soğuk denklemlerinde (a=l^2) ve hukukun katı paragraflarında "Mutlak Adaleti”aradım.Sistemlerin neden tıkandığını, yasaların neden yetersiz kaldığını, ışığın neden boşlukta değil de maddede kırıldığını sorguladım. Cevabı, mükemmellikte değil, kusurda buldum.
Evren, termodinamik bir intihardan (ısı ölümünden) kaçmak için asimptotik sınırlarla kilitlenmiştir. Eğer sistem kusursuz olsaydı, döngü kapanır, zaman durur ve varlık "Hiçlik" (0 Kelvin) noktasına düşerdi. Bizler, bu devasa sistemin "kapanmayan açıkları" sayesinde nefes alıyoruz.
Bu kitap; bir hukukçunun adliye koridorlarındaki "adalet arayışı" ile, bir fizikçinin "ışık sıkışması" teorisi arasında sıkışıp kalmış bir zihnin dökümüdür. İbnü’l-Arabî’nin "Ayna" metaforundan, modern fiziğin "Olay Ufku"na (l=c.t) uzanan bu yolculukta göreceksiniz ki; Yaşam, mükemmel bir denge değil, kaotik ve muazzam bir girdaptır.
5
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Blog Yazısı
Dılbaz Yenisoy
Dılbaz Yenisoy
205.0K UP
Blog Yazarı 2 dk.

Charles Darwin henüz 22 yaşında Cambridge'de okurken HMS Beagle gemisinde 5 yıl sürecek olan bir dünya gezisine davet edildi bir çok yeri gördü ve oradaki canlıları dikkatlice yakından inceledi bir çok canlıyı inceledikten sonra bazı şeyleri fark etti bazı canlılar birbirine fazla benziyordu gezide Galapagos adalarına vardığında oradaki Kaplumbağaları inceledi nemli ve yiyeceklerin bol olduğu yerlerde kaplumbağaların boyunları kısaydı fakat kuru ve yiyeceklerin az ve ulaşılması zor olduğu yüksekliklerde boyunları daha uzundu bu tür canlılar Darwinin dikkatini çekmişti gezi bittikten sonra Darwin hayvan yetiştiricilerinin farklı cinsleri karıştırarak nasıl yeni türleri ortaya çıkardığını inceledi Darwin doğada da bu tür bir türleşmenin olabileceğini düşündü Darwin bu olayı Varoluş Mücaledesine bağladı Doğada bir Varoluş Mücadelesi vardı Doğada bulunduğu ortama en iyi adapte olabilen canlı hayatta kaldığı için üreyebiliyordu ve bu sayede hayatta kalabilmesini sağlayan özelliğini sonraki nesillere aktarılıyordu Hayatta kalamadığı için üreyemeyen canlılar eleniyor ve yok oluyordu Darwin tüm canıların ortak bir atadan geldiğini düşünüyordu geziden 20 yıl sonra Darwin binlerce sayfa yazmıştı Darwin teorisinin ve elindeki kanıtların çürütülemeyecek olmasını istediği için henüz hiçbir sayfa yayınlamamıştı fakat İngiliz bir Doğa Bilimci olan Alfred Russel Wallace'dan aldığı bir mektup sonrasında herşey değişti Alfred Russel Wallace'da çalışmalarında Darwin ile aynı sonucu elde etmişti Darwin ve Wallace çalışmalarını ortak bir mektupda sundu fakat Darwin 1 yıl sonra yani 1859'da "Türlerin Kökeni" adlı kitabını yayınladı kitabında Türlerin tek bir ortak atadan geldiğini ve çeşitlenmenin Doğal bir olay sonucu ortaya çıktığını anlattı

Darwin canlıların doğal bir süreç sonrası çeşitlendiğini düşünüyordu şimdi Doğal Seçilim nedir size bunu açıklayayım Doğal Seçilim Bir türde Doğal olaylar sonucu Genlerin ve Özelliklerin yeni nesillere aktarılması sonucu bir türün yeni türe nasıl dönüştüğünü açıklayan Evrim Teorisinde yer alan bir seçilimdir biraz karmaşık oldu ama umarım anlamışsınızdır canlıların bulunduğu ortama adapte olması gerekmektedir çünkü çevre sürekli değişmekte eğer canlılar bulunduğu ortama adapte olamasaydı bugün tam anlamıyla hiçbir canlı var olamazdı bu yüzden canlılar evrimleşmek zorundadır avantajlı olmak zorundadır pekii bu olay nasıl gerçekleşiyor bir canlı bir ortama adapte olabilmesi için bir özelliğinin olması gerekir bu canlı adapte olabildiği için üreyebilir genlerini ve özelliklerini gelecek nesillere aktarabilir zaman içinde canlı mutsayon geçirdiği için genleri değişir ve bu sayede çeşitlilik sağlanır yüz milyonlarca yıl içerisinde bu canlılar tamamen değişir ve artık yeni bir tür olur ama bu durum sizi yanlış bir anlaşılmaya kaptırmasın bir canlının yeni bir türe dönüşmesi için yüz milyonlarca yıl geçmesi gerekmez çok daha kısa sürelerde de yeni bir türe dönüşebilir çevre sürekli değişir bu saye de Doğal Seçilim sürekli meydana gelir en avantajlı canlılar seçilir, hayatta kalır, çoğalır, değişir ve sonunda yeni bir türe dönüşür geri kalan avantajsız canlılar ise elenir ve yok olur işte doğa budur işte doğal seçilim budur gelmiş ve gelecek olan canlılar bu işlemden geçmiş/geçecektir başka yol yok ya seçilir ve hayatta kalırsın ya da elenir ve yok olursun yaşam dediğimiz budur doğa dediğimiz budur

10
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

EtkinlikKültürel Etkinlik
Evrim Ağacı Ankara Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 2 hafta önce Ankara₺1.100,00 - ₺2.000,0024 Ocak
Evrim Ağacı Ankara - Antik Ankara Gezisi
24 Ocak 2026 10:30 tarihinden 24 Ocak 2026 16:30 tarihine kadar.

Evrim Ağacı Antik Ankara Gezisi etkinliği 24 Ocak 2026 Cumartesi tarihinde saat 10.30’da başlayacaktır. 
 

Etkinlikte:

Anadolu Medeniyetleri Müzesi 

Ankara Kalesi ve Surları

Ankara Roma tiyatrosu

Roma Hamamı

Augustus-Roma Tapınağı gezilecektir.   

Tur Rehberi: Timuçin Alp Aslan, MA. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Tarih bölümünden lisans derecesini aldı. Bologna Üniversitesi’nde Latince, Koç Üniversitesi Kapadokya Okulu, Nümizmatik okulu ve Çevresel Arkeoloji programları gibi uluslararası etkinliklerde yer aldı. Ankara Çayyolu Höyük, Muğla – Milas Labraunda antik kutsal alanı ve Yunanistan’da Büyük İskender’in ilk başkenti Pella’da alan çalışmalarında bulundu. 

Aynı zamanda Ankara Turist Rehberleri Odası’na kayıtlı profesyonel turist rehberi olarak çalışmaktadır. 


 Etkinlik, 20 kişilik kontenjan ile sınırlıdır. 

Katılımcıların gezi öncesi Müze Kart uygulamasını indirmeleri gerekmektedir.

Katılımcılarımızın, yürümeye elverişli rahat ayakkabılar ve kıyafetler tercih etmeleri önerilmektedir.

Öğle yemeği ücreti katılımcılara aittir.  

Bu gezi 9787 TÜRSAB numaralı Happy Journey Turizm Seyahat Acentesi markası olan Keşfet 101 ile düzenlenmektedir.
 

Devamını Göster
6
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close