Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Gökçe Başbuğ
Yazar 24 Kasım 2020 6 dk.

Evrim Ağacı’nda aşı karşıtlığı ve nedenleri üzerine hatırı sayılır sayıda yazı yayınlandı. Bu yazıların odak noktası, aşı karşıtlığını körükleyen komplo teorileri ve aşı karşıtı kampanyalar idi. COVID-19 ile birlikte aşıya duyulan güvensizliğin daha da büyüdüğü yapılan çeşitli çalışmalarla gözlenmekte. Kuşkusuz bunda, virüsün kökenine dair öne sürülen komplo teorilerinin de etkisi var.

Ancak koronavirüs aşısına yönelik güvensizlikte, politika yapıcılarının ve sağlık otoritelerinin salgın süresince ortaya koydukları politika ve uygulamalarının başarısız, yaptıkları açıklamaların tutarsız olmasının da payı olduğunu anlamamız gerekiyor. Bu güvensizliğin, belki de komplo teorileri ya da aşı karşıtı kampanyalardan çok başarısız salgın yönetimi tarafından körüklendiği söylenebilir.

73
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 31 Ağustos 2021 34 dk.

Vücut geliştirme, vücuttaki kas ve tendonları kademeli bir şekilde artan dirence maruz bırakarak, yani giderek daha ağır yükler altına sokarak, iskelet kaslarının büyüklüğünü ve gücünü arttırmayı hedefleyen bir güç antrenmanıdır.

Çoğu durumda bu gelişmeyi sağlamak için, kütleçekim kuvvetinden faydalanılır: Büyük kütleler, Dünya'ya doğru daha büyük bir kuvvetle çekildiği için, bu kütlenin altına giren veya onu kaldırmaya çalışan kişiler daha büyük bir ağırlık kuvveti hissederler. Bir dambıl veya halterin yaptığı, kişinin kaslarıyla dengelemeye çalışacağı büyük bir kütle (dolayısıyla yere doğru büyük bir ağırlık kuvveti) görevi görmesidir. Düzenli olarak bu tür bir yük altına giren kaslar, burada detaylarını izah ettiğimiz fizyolojik süreçlerden geçerek irileşir ve güçlenirler.

243
5
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Tıp konusunda geliştirebilirsin.

Meriç Öztürk
Meriç Öztürk
332.4K UP
Yazar 25 Nisan 2013 12 dk.

Rosalind Elsie Franklin, 25 Temmuz 1920 tarihinde Londra’nın Notting Hill adlı kasabasında Ellis ve Muriel Franklin çiftinin beş çocuğundan ikincisi olarak dünyaya geldi. Annesi ve babası son derece eğitimli ve sosyal bilinci yüksek Yahudi ailelerinden geliyordu ve gerek dinlerine, gerekse Nazi Almanyası’ndan eziyet görmüş halklarına yardım etme içgüdülerine oldukça bağlılardı. Babası Ellis Arthur Franklin, azımsanamayacak boyuttaki aile servetini korumaya devam ederken, bir yandan da bankacılık yapmayı sürdürüyordu.

Rosalind sıra dışı bir çocuktu. Sürekli üç erkek kardeşiyle birlikte vakit geçirmesinden dolayı erkek çocukların ilgilendiği her türlü oyunla ilgileniyor, rekabeti her şeyden çok seviyordu. Yaşıtları gibi oyuncak bebeklerle oynamıyor, sürekli resim çiziyor, aletler icat ediyor ve yazı yazıyordu. Rosalind bu yeteneklerini, gelecekte moleküler modellerini ve ekipmanlarını yapmakta kullanacaktı. 

101
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Alihan Geldi
Alihan Geldi
100.1K UP
4 gün önce
Diş sağlığı hakkında kimse neden yazmıyor? Bazı durumlarda geçerli olmayan ama genel kabul görmüş şeyleri dikkate alarak bir makale yazmayı düşünüyorum.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
129.2K UP
İnceleyen 5 gün önce
Albert Bayet ,Bilim Ahlakı, bilimi yalnızca bilgi üreten bir etkinlik olarak değil, ahlaki sorumluluk taşıyan bir insan pratiği olarak ele alan erken ve önemli bir metindir. Bayet’nin temel iddiası şudur: Bilim, yöntemsel olarak tarafsız olabilir; ancak bilimi yapan insan tarafsız değildir ve bu nedenle bilim, etik sorumluluktan azade düşünülemez.

Bayet, bilimin ilerlemesini mutlak bir iyilik olarak görmez. Aksine, bilimsel bilginin hangi amaçlarla, kimlerin yararına ve hangi güç ilişkileri içinde üretildiğini sorgular. Ona göre bilimsel başarı, ahlaki ilerleme ile otomatik olarak örtüşmez. Bilim, eğer etik bir bilinçle yönlendirilmezse, insanlığı özgürleştirmek yerine onu daha derin eşitsizliklere ve yıkımlara sürükleyebilir. Bu düşünce, özellikle 20. yüzyılın savaşlar, teknolojik yıkımlar ve kitlesel şiddet deneyimleri düşünüldüğünde son derece çarpıcıdır.

Bilim Ahlakı’nın ayırt edici yönlerinden biri, bilimi bireysel bir entelektüel faaliyet değil, toplumsal bir kurum olarak ele almasıdır. Bayet’ye göre bilim insanı, yalnızca laboratuvarında çalışan bir uzman değildir; ürettiği bilginin toplumsal sonuçlarından sorumlu bir yurttaştır. Bu bakış, bilimin “kendi kendini düzenleyen” nötr bir alan olduğu fikrine güçlü bir itirazdır.

Bayet, bilim insanının ahlaki sorumluluğunu yalnızca sonuçlara değil, niyetlere ve süreçlere de bağlar. Bilimsel araştırmanın hangi sorularla başladığı, hangi varsayımları normalleştirdiği ve hangi sessizlikleri ürettiği, en az elde edilen sonuçlar kadar önemlidir. Bu yönüyle Bayet, günümüzde bilim felsefesinde tartışılan değer yüklülük (value-ladenness) meselesini erken bir tarihte sezmiş görünür.

Eleştirel açıdan bakıldığında Bayet’nin yaklaşımı, bilimi aşırı ahlaki bir çerçeveye hapsetme riski taşıyabilir. Bilimsel yöntemin özgüllüğü ile etik denetim arasındaki sınır her zaman net değildir. Ancak Bayet’nin amacı bilimi yavaşlatmak değil; onu insani sorumlulukla birlikte düşünmeye zorlamaktır.

Bilim Ahlakı, bilimi ilerleme mitinden ayırarak, onu etik bir sorgulamanın nesnesi hâline getirir. Albert Bayet, bilimin ne yaptığı kadar, ne yapmaması gerektiği sorusunu da sormamız gerektiğini hatırlatır. Bu yönüyle eser, bugün yapay zekâdan biyoteknolojiye uzanan güncel tartışmalar için hâlâ canlı ve kışkırtıcı bir düşünsel kaynak olma özelliğini korur.
9.5/10
(2 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
5
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mehmet Emirhan Çakır
Üye 5 gün önce 2 Cevap
Bir 12. sınıf olarak kimya çalışıyordum (spesifik olarak derişim pilleri ve Nernst denklemi) ve çalışırken düşünüyordum: Eğer derişim pillerinin voltunu belirleyen şey iki kap arasındaki derişim farkıysa, bu derişim farkını olabildiğince fazla tuttuğumuz sürece, daha fazla volt, hatta denkleme göre sonsuz değerde volt üretemez miyiz?
392 görüntülenme
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ezgi Altınışık
Yazar 21 Eylül 2020 8 dk.

Nature dergisinde yayınlanan Viking Dünyasının Popülasyon Genomiği başlıklı makalede, Viking Çağı'nda (750-1050 yılları arasında) Avrupa'dan Grönland'a kadar yayılan İskandinavya popülasyonlarına ait 442 insan genomunun analizi yapıldı ve bu veriler, Vikingler'den önce yaşamış 1000 insana ait bulgular ve günümüzde yaşayan 3.855 kişiden alınan genomlarla kıyaslandı.[1] Bu araştırma sonucunda, Viking Çağı'nda İskandinavya yönlü gen akışının güneyden ve doğudan olduğu anlaşıldı. Bu süreçte İngiltere'ye Danimarka'dan, Baltık Denizi bölgesine İsveç'ten; İrlanda, İzlanda ve Grönland'a Norveç'ten göçler olduğu görüldü. Bu durum, Viking Çağı'ndaki İskandinavya toplumlarının diğer Avrupa ülkelerinden de dikkate değer miktarda gen aldığını gösteriyor.

Bu durum, popüler kültürde yaratılan tek tip, "sarışın veya kızıl sakallı, sadece denizlerde dolaşan" Viking algısının doğru olmadığını gösteriyor. Vikingler çok daha karmaşık bir popülasyon yapısına sahiplerdi, çok geniş topraklara yayılmışlardı ve dolayısıyla "Viking" olarak tanımlanan bireyler, çok geniş bir fiziksel çeşitliliğe sahiplerdi. Bu bakımdan, çeşitlilik bakımından, diğer insan toplumlarından pek farklı değillerdi; hatta yapılan çalışmalar, koyu kahverengi saç renginin Vikingler'de oldukça yaygın olduğunu gösteriyor. Cambridge Üniversitesi ve Kopenhag Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ekse Willerslev şöyle diyor:[2]

53
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Virüs denince aklınıza bakterilerden bile küçük varlıklar geliyor olabilir; ama bazı virüsler bazı bakterilerden çok daha büyük olabiliyor.
EtkinlikKültürel Etkinlik
Evrim Ağacı Ankara Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 1 hafta önce Ankara₺1.100,00 - ₺2.000,0024 Ocak
Evrim Ağacı Ankara - Antik Ankara Gezisi
24 Ocak 2026 10:30 tarihinden 24 Ocak 2026 16:30 tarihine kadar.

Evrim Ağacı Antik Ankara Gezisi etkinliği 24 Ocak 2026 Cumartesi tarihinde saat 10.30’da başlayacaktır. 
 

Etkinlikte:

Anadolu Medeniyetleri Müzesi 

Ankara Kalesi ve Surları

Ankara Roma tiyatrosu

Roma Hamamı

Augustus-Roma Tapınağı gezilecektir.   

Tur Rehberi: Timuçin Alp Aslan, MA. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Tarih bölümünden lisans derecesini aldı. Bologna Üniversitesi’nde Latince, Koç Üniversitesi Kapadokya Okulu, Nümizmatik okulu ve Çevresel Arkeoloji programları gibi uluslararası etkinliklerde yer aldı. Ankara Çayyolu Höyük, Muğla – Milas Labraunda antik kutsal alanı ve Yunanistan’da Büyük İskender’in ilk başkenti Pella’da alan çalışmalarında bulundu. 

Aynı zamanda Ankara Turist Rehberleri Odası’na kayıtlı profesyonel turist rehberi olarak çalışmaktadır. 


 Etkinlik, 20 kişilik kontenjan ile sınırlıdır. 

Katılımcıların gezi öncesi Müze Kart uygulamasını indirmeleri gerekmektedir.

Katılımcılarımızın, yürümeye elverişli rahat ayakkabılar ve kıyafetler tercih etmeleri önerilmektedir.

Öğle yemeği ücreti katılımcılara aittir.  

Bu gezi 9787 TÜRSAB numaralı Happy Journey Turizm Seyahat Acentesi markası olan Keşfet 101 ile düzenlenmektedir.
 

Devamını Göster
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Gülece Su Demir
Gülece Su Demir
54.2K UP
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
Beni hor görme kardeşim
Sen altınsın ben tunç muyum?
Aynı vardan var olmuşuz,
Sen gümüşsün ben sac mıyım?
Kaynak: Dostlar Beni Hatırlasın
6
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bunu sadece Evrim Ağacı'nın eskileri bilir. 2010 yılında kurulan Evrim Ağacı'nın en önemli parçalarından biri, evrim ve ilgili konularda ürettiğimiz devasa Makale Arşivi'mizdi. Bu arşivimiz, her geçen gün daha da büyüyen şekilde yoluna devam ediyor. Nostalji yapmak isteyenlere önerilir!

Betül Parlak
Seslendiren 3 gün önce 11:43
Ocak ayına neden "ocak" deriz, hiç düşündünüz mü? Şubat, neden şubattır? Ekim gibi bir ay ismi, dilimize yüzlerce yıl önce mi girdi? Aralık'ın anlamı...
4
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Dünyaya nasıl göründüğümü bilmiyorum; ama ben kendimi, henüz keşfedilmemiş gerçeklerle dolu bir okyanusun kıyısında oynayan, düzgün bir çakıl taşı ya da güzel bir deniz kabuğu bulduğumda sevinen bir çocuk gibi görüyorum.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
35
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close