Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Sibel Özkan
Sibel Özkan
142.4K UP
Uyarlayan 6 gün önce 10 dk.

Matematik felsefesi, kendi başına bir araştırma konusu olarak analitik felsefede önemli bir rol oynar. Matematiksel bilginin açıklanması epistemoloji açısından da önemlidir. Soyut kavramlara örnek verebileceğimiz sayılar, kümeler gibi matematiksel nesneler; zaman ve mekandan bağımsız ele alınır. Bu tür nesneler ontoloji ve metafizik konusu olarak kendilerine daha geniş bir düşünce çerçevesinde yer bulur.

Matematiksel Realizm ya da diğer adıyla Matematiksel Platonculuk, soyut matematiksel nesnelerin varlığının dilimizden, düşüncelerimizden ve uygulamalarımızdan bağımsız olduğu metafiziksel görüştür. Elektronların ve gezegenlerin bizden bağımsız olarak var olması gibi sayılar ve kümeler de bizden bağımsız olarak var olurlar. Ayrıca elektronlar ve gezegenler hakkındaki ifadelerin, ilgili oldukları nesneler ve bu nesnelerin bütünüyle nesnel özellikleri tarafından doğru ya da yanlış kılınması gibi, sayılar ve kümeler hakkındaki ifadeler de aynı şekilde doğru ya da yanlış kılınır. Bu nedenle matematiksel doğrular icat edilmez, keşfedilir.

14
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Sıla Gürçınarlı
Çeviren 1 gün önce 10 dk.

Her yıl, geleceğin bilim iletişimcilerine sözde bilim hakkında konuşmak üzere Ottawa Üniversitesinde davetli konuşmacı olarak yer alıyorum. Öğrencilere bilim ve sözdebilim arasında net bir sınır olmadığını, bunun daha çok bir spektrum olduğunu ve bir şeyin nerede yer aldığını belirlemenin zor olabileceğini göstermek için giderek daha karmaşık örnekler kullanıyorum.

Osteopati, bu spektrumda konumlandırılması zor olan karmaşık örneklerden biridir. Sahte bir bilim mi? Henüz oluşum aşamasındaki bir bilim mi? Yoksa, bilim felsefecisi Paul Thagard'ın sözde bilimsel olduğu açıkça ortaya çıkmadan önce astrolojiye de yapıştırılabileceğini söylediği "umutsuz bir proje" mi?

5
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Arzu Redjep
Arzu Redjep
282.1K UP
Ekleyen 20 Mayıs 2021 19 dk.

Önceden manik depresyon olarak adlandırılan bipolar bozukluk, duygusal yükselmeler (mani veya hipomani) ve düşüşler (depresyon) içeren, aşırı ruhsal değişimlere neden olan bir zihinsel sağlık durumudur.

Depresyonda olduğunuzda, kendinizi üzgün veya umutsuz hissedebilir ve çoğu aktiviteye ilgi kaybedebilir, bunlardan zevk alamayabilirsiniz. Mani veya hipomani (maniden daha az şiddetli) dönemlerinde ise coşkulu, enerjik veya hiç olmadığı kadar asabi hissedebilirsiniz. Bu duygu değişimleri uykuyu, enerjiyi, aktiviteleri, kararları, davranışı ve sağlıklı düşünme yeteneğini etkileyebilir.

46
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Eren Gürleyük
İnceleyen9 4 gün önce
Komünist Manifesto, yayımlandığı andan itibaren dünyayı fikirsel olarak ikiye böldü. Bir yanda onu özgürleşmenin dili olarak gören işçi hareketleri, devrimler ve sendikalar; diğer yanda onu düzen için bir tehdit sayan devletler, sermaye sınıfları ve yasaklar vardı. Manifesto, ilk kez yoksulluğu kader olmaktan çıkarıp siyasal bir mesele hâline getirdi. Bu yüzden sadece okunan bir metin değil; grevlerde, ayaklanmalarda, yasaklarda ve korkularda fiilen dolaşan bir metin oldu. Dünya, bu kitapla birlikte artık eskisi gibi düşünemez hâle geldi.
9.0/10
(65 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Das Manifest Der Kommunistischen Partei
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 19 Aralık 2022 6 dk.

Lümen (lm), bir ışık kaynağının ne kadar ışık yaydığının bir ölçütüdür. Genellikle aydınlatma sistemlerinde (LED, ampul vb.) parlaklığın bir ölçütü olarak kullanılır. Bir ışık kaynağının lümen değeri ne kadar yüksekse kaynak o kadar parlaktır.

Daha teknik tabiriyle lümen, SI birim sisteminde, bir ışık kaynağının ışık akısını ifade eder. Bir diğer tanımıyla lümen, birim steradyan açıdan çıkan birim kandeladır (1 lm= cd x sr). Bir küre 4π steradyan olduğundan dolayı, 1 kandelalık her yönde ışıma yapan bir cisim 1 cd x 4π sr = 12.57 lümenlik ışıma yapar. Aynı zamanda lux (lüks) değeri ile de doğrudan ilişkilidir (1 lx = 1lm/m^2)

58
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Dinçer Arslan
Seslendiren 17 Ağustos 2020 6:17
Depresyon, yaygın bir zihinsel bozukluktur. Depresyon bir kişinin günlük faaliyetlerine müdahale eden üzüntü, kayıp veya öfke duyguları olarak tanımlanabilir....
26
Tüm Reklamları Kapat
Begüm Çimen
Begüm Çimen
3,290 UP
Çeviren 30 Ağustos 2018 19 dk.

İnsanlara olan ihtiyaca ne sebep oldu? Zeka mı? Kendi bilişsel evrimimizi anlamak için yaşayan en yakın atalarımıza, yani insan olmayan primat kuzenlerimize bakabiliriz.

Biliş, çevreden gelen bilgileri yorumlama, bunları birbirine bağlama ve elde edilen bu kişisel bilgileri gelecekteki durumlara ve problemlere uyarlayabilme yeteneğidir (Cheney ve Seyfarth, 1990). Böylesi önemli bir durum, hayvanın uyum başarısını geliştirmesini sağlar. Tüm hayvanlar yiyecek aramak, av olmaktan kaçınmak ve eş bulmak için çevrelerini anlamak zorundadırlar. Primatlar diğer taksonlar arasında, içinde bulundukları dünyayla nasıl baş ettikleri konusunda esneklikleri ile öne çıkmaktadırlar. Primer beyin büyüklüğünün ve buna bağlı olarak bilişsel yeteneklerinin gelişimini ilerleten ve önemli seçilim baskıları olduğu düşünülen karmaşık fiziksel ve sosyal dünyalarda yaşarlar (Byrne, 2000; Reader et al., 2011). Buna göre, öncelikle, fiziksel çevrelerini nasıl anladıklarını anlatacağız; daha sonra ise sosyal bilişi tartışmaya devam edeceğiz.

56
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Semih Can Aktepe
Semih Can Aktepe
3,390 UP
Çeviren 14 Ağustos 2018 14 dk.

Son 30 yılda biyolojiye olan felsefi ilginin artması, biyolojik bilimlerin aynı dönemde artan önemini yansıtmaktadır. Günümüzde birçok farklı biyoloji konusunda geniş bir literatür vardır ve bu literatürdeki çalışmaların bütününü tek bir kalemde özetlemek imkânsızdır. Bu yüzden bu yazı biyoloji felsefesinin ne olduğunu açıklamayı amaçlamaktadır. Biyoloji neden felsefe için önemlidir ya da tam tersi, felsefe neden biyoloji için önemlidir?

Biyoloji felsefesinin genel başlığı altında üç farklı felsefi sorgulama vardır. İlk olarak bilim felsefesindeki genel tezler biyoloji bağlamında ele alınır. İkinci olarak biyolojinin kendisindeki kavramsal bulmacalar felsefi analize tabi tutulur. Son olarak geleneksel felsefi sorular tartışılırken biyolojiye başvurulur. İlk iki felsefi çalışma sıklıkla gerçek biyolojinin ayrıntılı bilgi bağlamında yürütülür. Üçüncüde bu daha azdır.

78
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Veli Sarıgül
Veli Sarıgül
154.3K UP
Yazar 6 Aralık 2024 50 dk.

İnsanlık tarihi savaşların, doğal afetlerin ve kitlesel ölümlerin gölgesinde şekillenerek sayısız trajik olaya sahne olmuştur. Bu olaylar yalnızca bireylerin hayatlarını değil, aynı zamanda toplumların sosyal dokusunu, kültürel yapısını ve tarihsel süreçlerini de geri dönüşü olmayan bir biçimde pek çok açıdan değiştirmiştir. Tüm bu trajedilerden geriye kalan tek tanıklar, geçmişin izlerini bugüne taşıyan ve bize döneminin ruhunu hissettiren sessiz tanıklar olan iskeletlerdir. İskeletler, bir zamanlar var olmuş hayatların, yaşanmışlıkların ve bir halkın tarihinin biyolojik bir arşivini taşır; başka bir deyişle geçmişin sesi, insanlık tarihine dair saklı kalmış pek çok gerçeği ortaya koyan birer belge niteliğindedir.

Adlî antropoloji, işte bu biyolojik arşivlerin sırlarını çözme görevini üstlenen bir bilim dalıdır. İnsan iskeletleri üzerinden, bireyin biyolojik kimliğini, yaşadığı dönemin izlerini ve yaşamına dair detayları gün yüzüne çıkarmak adlî antropolojinin en temel amacıdır. Her bir iskelet kalıntısı, geçmişin kesitlerini sunan bir nevi bulmaca parçasıdır; bu parça doğru şekilde çözülerse bir kişinin cinsiyetinden yaşına, boy uzunluğundan karşılaştığı hastalıklara, hatta yaşamı boyunca geçirdiği travmalar ve ölüm şekline kadar pek çok bilgiyi gün ışığına çıkarabilme potansiyelindedir.

30
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 3 Kasım 2013 1 dk.

Kimya alanında yapılan çalışmalar kimi zaman oldukça ilginç sonuçlar verebiliyor. Kuru su da, bunlardan birisi.

Kuru su, "toz halindeki bir sıvıdır" ve su-hava emülsiyonundan oluşur. Görselde gördüğünüz gibi toz halinde görülür, çünkü her bir su damlasının etrafı kumsu bir silika zırhı ile çevrilidir. Bu sebeple, su damlacıkları birbiriyle birleşemez ve bildiğimiz sıvı haldeki suyu oluşturamazlar. Silikanın içerisindeki su damlacıkları halen sıvıdır, ancak etraflarındaki zırhtan ötürü katı gibi davranırlar. Kuru suyun %95'i su, %5'i ise silikadan oluşur. 

35
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif G.
Arif G.
108.3K UP
3 saat önce
Bu sitede sorulan sorularda kaynak gösterme zorunluluğu varsayılan olarak açık. Sorunuzun cevabında kaynak istemiyorsanız en aşağıdan ilgili sekmeden kapatabilirsiniz. Ama... Öyle sorular ve kullanıcılar gördüm ki hepsinin ortak noktası kaynak gösterme zorunluluğun açık olması. Bu bana bilinçsiz kullanıcıların bu sitede de var olduğunu gösteriyor. Elbette hepsine bir şey diyemeyiz yanlış anlaşılmasın. Özellikle evrimağacı.org okur yazarları kaynak göstersin ki sitenin farkı olsun. Aslında demek istediğim misal "gece + gündüz neye eşittir" gibi sorular. Böyle o kadar anlamsız sorular var ki, çoğunluğu zaten kaynak gösterme zorunluluğu açık. Yani bu sorulara ne kaynak gösterebilirsin?
Bu durumda cevap veren kullacılar da isyanını parantez içinde dile getiriyor da ama kime ne fayda??

0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
130.9K UP
İnceleyen 5 gün önce
Rus Klasiklerinin hemen hepsini severek okudum .Her şey hem çok tanıdık hem çok yabancı gelebiliyor. Suç ve Ceza’yı okurken sanki bir roman değil de, bir insanın kafasının içine girip onunla birlikte boğuluyorsun. Raskolnikov sadece bir suçlu değil; kafası karışık, yoksul, yalnız ve kendine fazlasıyla yüklenen biri. Onu anlamak zor ama imkânsız değil, çünkü çoğu zaman kendi kendine kurduğu cümleler insana tanıdık geliyor.

Raskolnikov’un asıl cezası hapishane değil; vicdanı. Suçu işledikten sonra rahatlamıyor, aksine parçalanıyor. Çünkü insan, ne kadar akıllıca gerekçeler üretirse üretsin, içindeki sesi susturamıyor. Dostoyevski burada şunu söylüyor gibi: İnsan kendini Tanrı yerine koymaya kalktığında, altında eziliyor.

Sonya karakteri ise kitabın kalbi. Güçlü olduğu için değil, merhametini kaybetmediği için güçlü. Raskolnikov’un karanlığında bir ışık gibi duruyor. Onu okurken şunu hissediyorsun: Affedilmekten önce, anlaşılmaya ihtiyacımız var.

Suç ve Ceza bitince insanın aklında şu kalıyor:
Suç bazen bir eylem değil, kendini herkesten üstün sanma hâli.
Ceza ise çoğu zaman dışarıdan değil, içeriden geliyor.
Kitap
9.2/10
(31 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi XLV (45) - Rusça Aslından Çeviren: Mazlum Beyhan
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Emre Odabaş
Emre Odabaş
96.9K UP
Yazar 5 gün önce 12 dk.

Fenoloji; bitkiler, hayvanlar ve diğer organizmaların mevsimsel döngülerini ve bu döngülerin çevresel faktörlerle olan ilişkilerini inceleyen bilim dalıdır. Bu disiplin; özellikle sıcaklık, ışık, yağış ve diğer iklimsel değişkenlerin organizmaların gelişim evreleri ve üreme biyolojileri üzerindeki etkilerini anlamak için kullanılır. Fenolojik olaylar arasında çiçek açma, yaprak dökme, meyve olgunlaşması, göç ve üreme dönemleri yer alır. Bu olayların sistematik izlenmesi, ekosistem dinamiklerinin ve iklim değişikliğinin biyolojik süreçler üzerindeki etkilerinin anlaşılmasını sağlar.[1]

Fenoloji çalışmaları, iklim değişikliğinin biyolojik zamanlamalar üzerindeki etkilerini ortaya koymak için kritik öneme sahiptir. Örneğin, küresel ısınma nedeniyle bazı bitki türlerinin çiçek açma dönemleri öne çekilmiş, bazı hayvan türlerinin göç zamanları değişmiştir. Bu tür değişikliklerin izlenmesi, ekolojik uyum mekanizmalarının ve biyoçeşitliliğin korunması için temel veri sağlar. Ayrıca tarım, ormancılık ve doğal kaynak yönetimi gibi uygulamalı alanlarda fenolojik gözlemler, üretim planlaması ve zararlı yönetimi için kullanılmaktadır.[2]

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
130.9K UP
Alıntıyı Ekleyen 6 saat önce
“İnsan, çoğu zaman gerçeği kaldıramadığı için değil;
gerçeğin ardından ne yapacağını bilmediği için kaçar.”
Elias Canetti, İnsanlığın Taşrası (Die Provinz des Menschen)
Kaynak: https://dergipark.org.tr/tr/pub/ibad/article/1085476 (Kaynak Bağlantısı)
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Ulaş Gürlek
İnceleyen 2 hafta önce
Herkes tarafından anlatılan klişe konuları değil daha özgün ve ilgi çekici konuları bulup belgesel tadında videolar çekiyor. Keşke bir hayırsever bütün videolarına türkçe altyazı yapsa :)
Youtube Kanalı
10.0/10
(12 Kişi)
Puan Ver
@veritasium
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
6
2 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

EtkinlikSeminer
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 4 hafta önce İstanbul₺250,0017 Ocak
Egzersiz Üzerine: Hareketin Evrimi ve Modern Hareketsizlik
17 Ocak 2026 14:00 tarihinden 17 Ocak 2026 17:00 tarihine kadar.

İlk insanların doğal olarak hareketli yaşam tarzından modern dünyanın uzun süreli oturmaya dayalı düzenine geçişi ele alınacaktır. Hareketsizliğin omurga, eklem ve kas sistemi üzerindeki etkileri; ağrı, fonksiyon kaybı ve postür bozuklukları gibi sonuçlar bilimsel veriler ışığında incelenecektir. M.Sc. Egzersiz Uzmanı Doğa Altıntaç’ın sunumuyla doğru egzersiz prensipleri, hareket kalıpları ve günlük yaşamda uygulanabilir çözümler üzerinde durulacaktır.

Tarih: 17 Ocak 2026, Cumartesi
Saat: 14.00 – 17.00
Yer: Vogs Coffee, Bahariye

Katılımcılar için temel amaç: vücut farkındalığı kazanmak, hareketsizliğin fizyolojik etkilerini anlamak ve bunlarla başa çıkmak için uygulanabilir, bilim temelli stratejiler edinmek.

Devamını Göster
20
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 25 Ocak 2019
Gözleriniz yıldızlarda, ayaklarınız ise yerde olsun.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
25
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close