Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Ögetay Kayalı
Uyarlayan 6 gün önce 6 dk.

Nitrit, azot döngüsünde yer alan ve bakteriyel nitrifikasyon/denitrifikasyon işlemlerinin önemli parçası olan bileşiklerden biridir. Özellikle yeni kurulmuş akvaryumlarda henüz tam olarak istenilen dengeye gelmemiş bakteri kültürü sonucunda nitrit birikmesi/patlaması yaşanabilir. Bu durum, balıklar için toksik bir etkiye neden olmaktadır ve nitrit zehirlenmesi (nitrit patlaması) olarak adlandırılır.

Sağlıklı bir akvaryumda nitrit seviyesi mikromolar seviyelerinin dahi altında olmalıdır (neredeyse hiç olmamalıdır). Yükselen nitrit konsantrasyonları çeşitli balık türleri için ciddi sorunlara neden olur. Bu nedenle nitritle başa çıkmak için gerek kimyasal kullanımı gerekse etkinlik yönünden çeşitli eylemler belirlenmiştir.

8
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 21 Mayıs 2024 3 dk.

Amerika Birleşik Devletleri Deniz Özel Harekât Alayı (MARSOC), ABD ordusu içinde tüfek taşıyan "robot köpekler" kullanan ilk kuruluş olacak gibi görünüyor.

Köpeklerin silah sistemini tedarik eden Onyx Industries'in iş geliştirme müdürü Eric Shell, yaptığı açıklamada robot köpeklerin MARSOC'ta kullanıldığını doğruladı. Shell, MARSOC'un Onyx'in SENTRY uzaktan silah sistemine dayanan silah sistemleriyle donatılmış iki robot köpeği olduğunu belirtti. MARSOC'un şu anda kaç tane daha robot köpeğe sahip olabileceği net olmasa da SENTRY ile donatılmış iki tanesinin komutanlık tarafından test ediliyor olması muhtemel görünüyor.

13
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
156.0K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 5 gün önce Sen de Cevap Ver

Merhaba, antropoloji eğitimi alana kadar bende bazen haritaya bakıp şunu düşünmeden edemiyordum Afrika ile Güney Amerika arasında koskoca bir okyanus var. Bugün bile geçmesi zor bir mesafe. Milyonlarca yıl önce küçük primatların bunu nasıl başarmış olabileceğini hayal etmek ilk bakışta neredeyse imkânsız görünüyor. Ama evrimsel biyoloji bana hep şunu hatırlatıyor doğa plan yapmaz, ama zaman ona inanılmaz olasılıklar sunar. Düşük ihtimalli olaylar, jeolojik zaman ölçeğinde gerçekleşebilir ve bütün bir kıtanın biyolojik tarihini değiştirebilir. Yeni Dünya maymunlarının hikâyesi de tam olarak böyle bir olasılığın bilimsel olarak izini sürme meselesidir. Yeni Dünya maymunları dediğimiz grup (örneğin kapuçinler, örümcek maymunları, uluyan maymunlar) yalnızca Orta ve Güney Amerika’da yaşar. Buna karşılık Eski Dünya maymunları Afrika ve Asya’dadır. Genetik çalışmalar bu iki grubun tamamen ayrı yaratılmış değil, ortak bir atadan türemiş olduğunu gösteriyor. DNA karşılaştırmalarına dayanan “moleküler saat” yöntemi (yani genetik farklılıkların zaman içinde birikme hızına bakarak ayrışma zamanını hesaplama tekniği), Yeni Dünya maymunlarının Afrika’daki erken primatlardan yaklaşık 35–40 milyon yıl önce ayrıldığını gösteriyor (Perelman et al., 2011; Schrago & Russo, 2003). Bu dönem, jeolojik olarak Geç Eosen–Erken Oligosen olarak adlandırılır.

Burada kritik soru Afrika’dan Güney Amerika’ya nasıl geçtiler? Bilindiği üzere O dönemde Güney Amerika ile Afrika bugünkü kadar uzak değildi, fakat arada yine de okyanus vardı. En güçlü açıklama “rafting” olarak bilinen pasif taşınma modelidir. Pasif taşınma, canlıların bilinçli bir göç yapmadan, doğal yollarla sürüklenmesi anlamına gelir. Tropikal bölgelerde büyük fırtınalar ve nehir taşkınları, ağaçları ve yoğun bitki kütlelerini kökleriyle birlikte koparabilir. Bu bitki kütleleri su üzerinde haftalarca hatta aylarca kalabilir. Üzerlerinde küçük memeliler de bulunabilir. O dönem Atlantik daha dardı ve akıntılar batıya doğruydu; bu da Afrika’dan Güney Amerika’ya doğru sürüklenmeyi mümkün kılıyordu. Bu model sadece maymunlar için değil, Güney Amerika’daki bazı kemirgenlerin Afrika kökenini açıklamak için de kullanılmaktadır. Yani bu olay tekil bir “mucize” değil, biyocoğrafik açıdan tutarlı bir örüntüdür. Fosil kayıtları da bu görüşü destekler. Güney Amerika’daki en eski maymun fosilleri yaklaşık Oligosen dönemine aittir ve Afrika’daki erken primatlarla bazı diş ve kafatası benzerlikleri gösterir. Bu morfolojik (yapısal) benzerlikler, ortak köken fikrini güçlendirir.

Burada bir diğer önemli kavram “kurucu popülasyon ”dur. Kurucu popülasyon, yeni bir bölgeye ulaşan az sayıdaki bireyden oluşan başlangıç grubudur. Eğer Afrika’dan sürüklenen küçük bir primat grubu Güney Amerika’ya ulaştıysa, orada izole bir şekilde çoğalmış ve zamanla farklı türlere evrimleşmiştir. Güney Amerika o dönemde uzun süre diğer kıtalardan izoleydi. Bu izolasyon, türleşmeyi (yeni türlerin ortaya çıkması) hızlandırabilir. Evrim biyoloğu Ernst Mayr’ın vurguladığı gibi, coğrafi izolasyon türleşmenin en önemli mekanizmalarından biridir. Bugün Güney Amerika’daki maymun çeşitliliği (örneğin geniş burunlu maymunlar olarak bilinen platyrrhinler) büyük olasılıkla bu erken kurucu grubun milyonlarca yıl süren evrimsel çeşitlenmesinin sonucudur. Bu sürece “adaptif radyasyon” denir; yani bir atadan gelen türün, farklı çevresel koşullara uyum sağlayarak birçok türe ayrılması. Alternatif bir görüş, maymunların Kuzey Amerika üzerinden kara bağlantılarıyla geçmiş olabileceğini öne sürmüştür. Ancak zamanlama, fosil eksikliği ve genetik veriler bu modeli daha zayıf kılmaktadır. Mevcut kanıtlar Afrika’dan doğrudan okyanus geçişini daha tutarlı göstermektedir.

Tüm Reklamları Kapat

Yazılan paylaşılan bilgilere dayanarak şunu söylemek mümkün .Yeni Dünya maymunlarının ataları büyük olasılıkla yaklaşık 35–40 milyon yıl önce Afrika’dan doğal bitki kütleleri üzerinde pasif olarak Güney Amerika’ya taşındı. Bu olay düşük olasılıklı görünse de, milyonlarca yıllık jeolojik zaman diliminde mümkündür ve hem genetik hem de fosil kanıtlarla desteklenmektedir.

Bilim değişkendir bilindiği üzere yeni kanıtlar bulunana kadar sanırım kabul edilecek görüşler bunlar.Kim bilir belki bir gün farklı yaklaşımlarda olur bu konuda .

Teşekkür ederim.[1][1][1][1]

Kaynaklar

  1. Carlos G Schrago, et al. Timing The Origin Of New World Monkeys. Alındığı Tarih: 11 Şubat 2026. Alındığı Yer: NATİONAL LIBRARY OF MEDİCİNE doi: 10.1093/molbev/msg172. | Arşiv Bağlantısı
5
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sizden Gelenler
Salis Eler
Salis Eler
1,662 UP
Üye
Yıllar önce bu siteyi keşfetmiş olmamla birlikte hayatım değişti. Dolayısıyla çevremdeki birçok insanın hayatı değişti. Düşünce anlamında çağ atladık. Var olun! Hayatımıza "ihtişam" kattığınız için çok teşekkür ederiz. Not: Atandığım ay bağış yapmaya başlamayı düşünüyorum. Daha önce, bir yere bağış yapamadığım için hiç bu kadar üzülmemiştim. Burası gerçek anlamda "akademi" gibi. Bağış yapın arkadaşlar. İleride yetişkin olacak gençlerin güzel geleceğine bizim de katkımız olsun. Bu siteye verilen emek, ülkemizde hiçbir siteye verilmedi. Çok kullanışlı, çok sade, reklamsız. Hayal etseydim ancak bu kadar olurdu. Gittikçe de güzelleşiyor. Hele "Evrim Ağacı Akademi" yok mu?! "Nazar"a gelecek diye korkuyorum yaauvv :)
İnceleme
Efecan Arslan
Efecan Arslan
20.1K UP
İnceleyen10 2 gün önce
Bir solukta bitirebileceğiniz bir kitap olmuş. Kitapta otoritenin ve işkencenin vücut bulmuş hali olan bir subayın, yabancı bir gezginin, bir mahkumun, bir gardiyanın ve hapishane müdürünün konuşmalarından oluşan, okurken alıp başını gittiğin aynı zamanda ürkünç bir kitap. Tek kötü tarafı kısa olması!
9.5/10
(2 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : In der Strafkolonie
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Şule Ölez
Şule Ölez
1.3M UP
Çeviren 5 Şubat 2014 3 dk.

Kraliyet Veteriner Fakültesi’nden bilim insanları, bir microlight’ı (delta kanatlı çok hafif uçak) takip ederek göç etmeye eğitilmiş ender bir kuş sürüsüne veri kaydedici taktılar. Bu çalışma, kuşların en uygun pozisyonda uçarak önündeki kuşun kanat ucuna yakın kalıp rahatça yukarı yükseldiklerini ortaya çıkardı. Nature dergisinde yayınlanan çalışma, ayrıca kuşların kanat vuruşlarını zamanladıklarını da gösterdi.

Pelikanlarla daha önce yapılan bir deney, V düzeninin enerjiden tasarruf etme amacına yönelik olduğuna dair ilk gerçek ipucuydu. V düzeninde uçarlarken kuşların kalp atışlarının düştüğünü ortaya çıkarmıştı. Fakat bu son çalışma, sürüdeki her bir kuşun uçuşunu izledi ve her bir kanat çırpışıyla birlikte kuşların pozisyonunu, hızını ve rotasını kaydetti.

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Nadir Kerem Dağ
Çeviren 3 gün önce 2 dk.

Araştırmacılar, 15 Ocak'ta Cell Communication and Signaling dergisinde yayınladıkları bir çalışmada, farelerde ağızda bulunan bir bakterinin mevcut tümörlerin boyutunu şişirebildiğini ve hatta kanser öncesi oluşumların ortaya çıkmasını tetikleyebildiğini bildiriyor.

Çalışma, ağızdaki zararlı bakterilerin kana karışarak meme dokusuna ulaşabildiğini ve burada sağlıklı hücrelere ciddi zarar verebildiğini ortaya koyuyor. Daha önceki çalışmalar ağız hastalıkları ile meme kanseri arasında bağlantılar ortaya koymuştu ancak Johns Hopkins Tıp Fakültesi'nde onkoloji araştırmacısı olan Dipali Sharma, "Şimdi doğrudan bir bağlantımız var," diyor.

6
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İrem Öznur Kılıç
Seslendiren 1 Mayıs 2023 13:17
Çerçeveleme etkisi (İng: "Framing Effect"), bireyin kararlarının bilginin kendisinden ziyade, bilginin sunulma şeklinden etkilendiğini ifade...
Bionluk Logo sponsorluğunda seslendirildi.
59
EtkinlikEğitim
Fırat Gümüştekin
Etkinliği Ekleyen 2 hafta önce İstanbul₺500,0016 Şubat
Sinematografik Anlatıda İleri Seviye Kurgu: Final Cut Pro Eğitimi
16 Şubat 2026 18:00 tarihinden 16 Şubat 2026 21:00 tarihine kadar.

"Bir yönetmen gözüyle, ham görüntülerin nasıl profesyonel bir hikayeye dönüştüğünü keşfedin. Bu eğitimde sadece Final Cut Pro'nun teknik araçlarını değil; kurgu ritmi, renk derecelendirme (color grading) ve görsel devamlılık gibi sinematografik unsurları nasıl bilimsel bir titizlikle işleyeceğimizi öğreneceğiz. Özellikle bilimsel belgeseller ve kısa filmler için etkili kurgu tekniklerine odaklanacağız."

Devamını Göster
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı
Çeviren 2 Ağustos 2016 18 dk.

Dünya’nın yörüngesindeki değişiklikler, binyıllardır iklim değişimlerinin zamanını belirlemede etkili olmuşlardır. Paleoiklim, uzak geçmişteki bu iklim değişikliklerin araştırılması ve modellenmesini konu alan bir bilim dalıdır ve günümüzde paleoiklimbilimciler bu değişimlerin uzak atalarımızın yaşam alanlarını değiştirip değiştirmediklerini ve değiştirdilerse nasıl değiştirdiklerini araştırmaktadırlar. 

İnsan türünün evrimindeki kritik dönüm noktaları ve davranışsal gelişimlerin, çevresel etkenler tarafından şekillendirildiği düşüncesi Darwin’den bu yana varlığını sürdüren bir fikirdir. Her ne kadar bir yüzyıl boyunca çeşitli hipotez ve modeller öne sürülmüş, geliştirilmiş ve/veya geride bırakılmış olsalar da, evrimdeki temel itici gücün fiziksel ve cansız çevredeki değişiklikler olduğu görüşünü savunan “Çevresel Determinizm” düşüncesi ve bu düşüncenin insansıların evrimi üzerindeki olası etkileri günümüzde hala daha canlılığını sürdüren bir konu. Her ne kadar işin sonunda evrimsel değişimlerin ardındaki temel kuvvetlerden birisi belirli canlı nüfusları üzerine etki eden yerel ölçekteki çevresel süreçler olsa da, bu gibi değişimler genellikle kendilerinden çok daha büyük olan bölgesel ya da küresel ölçekteki iklimsel yönelimlerin dahilinde gerçekleşirler. (Ç.N: Yazı boyunca kullanılacak boyut kavramları küresel>bölgesel>yerel şeklinde olacaktır.)

79
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 8 Aralık 2022 26 dk.

Ad hominem argümanları, doğrudan bir argüman yerine, argümanın kaynağı olan birey veya gruplara yönelik kişisel ve dolaylı bir saldırı yapıldığında meydana gelir. Basit bir alaycı isim takmaktan, daha karmaşık retorik tekniklerine kadar uzanan birçok türü vardır. Bu çerçevede bir ad hominem argümanı örneği, bir kimsenin dikkat çektiği bir noktayı düzgünce ele alıp cevap vermek yerine bu kimseye küfretmeyi veya içinde bulunulan siyasi/ekonomik duruma yönelik bir eleştiri getirildiğinde bu eleştirilerin hangi lobinin etkisiyle ortaya çıktığını sormayı içerir.

Ad hominem argümanlar, çeşitli alanlarda yürütülen resmi ve gayri resmi tartışmalarda yaygın şekilde kullanılmaktadır ve bu nedenle anlaşılması son derece önemlidir. Makalemizde ad hominem argümanları ve türleri hakkında daha fazla bilgi edinecek, bu argümanlara düzgün bir şekilde cevap vermek için neler yapabileceğinizi göreceksiniz.

249
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
✅ Google #Gemini uygulaması, video üretim ve yaratıcı içerik hazırlama süreçlerini çok daha pratik hale getiriyor. Yapay zekâ ile görselleriniz canlandırmak için Gemini’daki Veo 3.1’i kullanabilirsiniz! @samsungturkiye #TeamGalaxy #İşbirliği
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Söz
Burak Başkan
Burak Başkan
105.0K UP
Alıntıyı Ekleyen 8 Mart
Kadınlık meselesi bu kadar saçmaysa, bunun nedeni erkeğin kibrinin bunu bir tartışma haline getirmesidir.
Kaynak: İkinci Cinsiyet
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
12
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Ömer Bodakçı
Alıntıyı Ekleyen 2 gün önce
Bir tarafta nehirlerin, aslanların ve ağaçların nesnel gerçekliği; öte yanda tanrıların, milletlerin ve şirketlerin hayali gerçekliği. Zaman geçtikçe hayali gerçeklik daha da güçlendi; öyle ki nehirlerin, aslanların ve ağaçların yaşamı hayali varlıklar olan tanrılar, milletler ve şirketlerin insafına kaldı.
Kaynak: Sapiens
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 5 gün önce 53:10
Evrim Ağacı olarak bize üniversite öğrencileri ve adaylarından en sık gelen sorulardan birisi, üniversite bittikten sonra yurtdışına eğitim amaçlı nasıl...
12
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
188.3K UP
Türü Ekleyen 5 gün önce
Macropodidae, Diprotodontia takımı içerisinde yer alan ve evrimsel olarak zıplayıcı lokomosyon üzerine uzmanlaşmış en karakteristik keseli memeli ailelerinden biridir. Bu aile; kangurular, wallabiler, wallaroo’lar ve ağaç kanguruları gibi morfolojik ve ekolojik açıdan farklılaşmış birçok formu kapsar. Macropodidae üyeleri, yalnızca Avustralya faunasının simgesel canlıları değil, aynı zamanda biyomekanik evrimin en ileri örneklerinden biri olarak kabul edilir.

Ailenin temel ayırt edici özelliği, arka ekstremitelerin aşırı derecede gelişmiş olmasıdır. Uzamış arka bacak kemikleri, kalınlaşmış kas dokusu ve yüksek elastik lif oranına sahip tendon yapıları sayesinde, bu canlılar zıplama hareketini yalnızca bir hareket biçimi olarak değil, enerji verimli bir ulaşım stratejisi olarak kullanır. Bu sistemde kaslar sadece kuvvet üretmez; aynı zamanda elastik enerji depolar ve bu enerji bir sonraki sıçramada geri kazanılır. Bu sayede uzun mesafeli hareketler düşük metabolik maliyetle gerçekleştirilebilir. Kuyruk ise denge organı olmanın ötesinde, hareket sırasında üçüncü bir destek noktası gibi işlev görerek vücut stabilizasyonunu sağlar.

Macropodidae üyeleri beslenme açısından yüksek lifli bitkisel diyete adapte olmuş otçullardır. Sindirim sistemleri, selüloz sindirimine uygun şekilde genişlemiş fermentasyon bölgeleri ve simbiyotik mikroorganizmalarla desteklenen bir yapı gösterir. Bu adaptasyon, düşük besin değerine sahip bitkisel kaynaklardan maksimum enerji elde edilmesini sağlar. Bu yönüyle kangurugiller, sadece tüketici organizmalar değil, bitki örtüsü yapısını şekillendiren ekolojik düzenleyiciler olarak da işlev görür.

Üreme biyolojileri, keselilere özgü gelişmiş adaptasyonları içerir. Kısa gebelik süresi, gelişimini tamamlamamış yavrunun keseye geçişi ve uzun süreli laktasyon süreci, çevresel koşullara karşı yüksek uyum kapasitesi sağlar. Dişilerde görülen embriyonik diapoz (gelişimin geçici durdurulması) mekanizması, olumsuz çevre koşullarında üremenin biyolojik olarak ertelenmesine imkân tanır. Bu sistem, Macropodidae’nin değişken iklim koşullarında tür devamlılığını sürdürebilmesini sağlayan kritik bir adaptasyondur.

Ekolojik dağılım açısından Macropodidae türleri; açık bozkırlardan yarı çöl ekosistemlerine, ormanlık alanlardan dağlık bölgelere kadar geniş bir habitat yelpazesinde bulunur. Bu çeşitlilik, ailenin yüksek adaptif radyasyon kapasitesini yansıtır. Aynı aile içinde hem yerde yaşayan, hem ağaçta yaşayan (tree-kangaroo) hem de yarı kurak alanlara uyum sağlamış türlerin bulunması, evrimsel esnekliğin güçlü bir göstergesidir.

Macropodidae, yalnızca kanguruları kapsayan bir aile değil;
hareket biyomekaniği, enerji ekonomisi, ekolojik mühendislik ve üreme stratejilerinin entegre olduğu evrimsel bir adaptasyon sistemidir. Bu yönüyle aile, modern memeli evriminde lokomosyon temelli adaptasyonun en net ve en sofistike örneklerinden biri olarak değerlendirilir.
1
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 2 gün önce Türkiye, İstanbul
En yaygın olarak Yahudi kulağı” veya Ağaç kulağı, Jöle Mantarı olarak bilinen, dünya çapında bulunan bir mantardır. Göze çarpan kulak benzeri şekli ve kahverengi rengi ile ayırt edilir. Yıl boyu gözlemlenebilir, nemsiz ve çok güneşli havalarda kuruyup büzüşür ancak yağmur yağdığında eski formuna geri döner. Yenilebilir olarak geçer ancak mutfak değeri pek gözetmez.
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close