Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
2,500 ATP Ödüllü Soru: Dinozorların etini, kırmızı et ya da beyaz et olarak sınıflandırabilir miyiz? Hemen cevapla! 2,000 ATP Ödüllü Soru: 2 boyutlu nesneleri prizma yaparak 3 boyutlu nesneler yapıyorsak eğer 3 boyutlu nesnelerle prizma yaparak 4 boyutlu nesneler yapabilir miyiz? Hemen cevapla! 500 ATP Ödüllü Soru: Eğer Karadeliğin yuttuğu maddeler bir yerden çıkıyorsa bu gök cisimlerinin büyümemesi gerekmez mi? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Ece Müker
Ece Müker
630.5K UP
1 gün önce
Birmingham Üniversitesi'nden mikrobiyolog João Pedro de Magalhães, BioEssays dergisinde yayımladığı çalışmasında insanların neden bu kadar hızlı yaşlandığını açıklamak için alışılmadık bir noktaya, Mezozoik dönemin dinozor dünyasına gidiyor.
 
De Magalhães'in "uzun ömür darboğazı hipotezi"ne göre memelilerin ataları, dinozorların hâkim olduğu yaklaşık 100 milyon yıl boyunca besin zincirinin en altında, gece aktif ve kısa ömürlü canlılar olarak hayatta kalmak zorunda kaldı. Bu ortamda uzun yaşamak evrimsel bir avantaj sağlamıyordu; asıl olan hızlı üremekti. Bu baskı o kadar uzun sürdü ki, memeliler uzun ömürle bağlantılı bazı genleri ve biyolojik mekanizmaları kaybetti ya da işlevsiz hale getirdi.
 
Hipotez, memelilerin bazı sürüngen ve diğer hayvan türleriyle kıyaslandığında neden daha zayıf doku onarım kapasitesine sahip olduğunu açıklamaya çalışıyor. De Magalhães'in dikkat çektiği somut örnekler arasında ultraviyole hasarını onaran enzimlerin memelilerde bulunmaması ve memelilerin dişlerinin, pek çok sürüngenden farklı olarak sürekli yenilenmemesi yer alıyor.
 
Araştırmacı, bu hızlı yaşlanma sürecinin memelilerde kanserin diğer türlere kıyasla neden daha yaygın olduğunu da açıklayabileceğini öne sürüyor. Hipotez henüz tartışma aşamasında; ancak insan yaşlanmasını evrimsel tarihin çok daha derinlerine bağlayan özgün bir bakış açısı sunuyor.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Ferit Görür
Ferit Görür
244.4K UP
Çeviren 1 gün önce 3 dk.

Romantik partnerimiz bize bir sorunundan yakınıyorsa, mantıken ona yardım etme zorunluluğu hissederiz. Sevdiğimiz birinin üzülmesini istemeyiz; bu yüzden sorunu çözmeye, tavsiye ve öneriler sunarak üzüntünün kaynağını ortadan kaldırmaya çalışırız.

Ancak bunu yapmaya çalıştığımızda, partnerimiz muhtemelen rahatsız olacak, hüsrana uğrayacak ve hatta öfkelenecektir. Bu pek de mantıklı bir tepki değildir. Eğer bunu deneyimlediysek, yalnız değiliz. Şimdiye kadar kullandığımız kilit kelime mantıktı. Fakat gerçek insan ilişkileri hiçbir zaman tamamen mantıksal olmamıştır.

12
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İsmail Bekar
İsmail Bekar Seslendiren 20 Eylül 2021 54:07
Bir parçası olduğumuz doğanın arkasında olan biteni anlamakta sayıların bizlere nasıl yardımcı olduğunu öğrenmek ister misiniz? Cevabın evet ise İsmail...
23
Ferit Görür
Ferit Görür
244.4K UP
Çeviren 6 gün önce 7 dk.

Birçok hayvan korkutucu bir üne sahip olsa da, sadece biri en tehlikeli olma unvanını elinde tutuyor. Daha açık belirtmek gerekirse, bu hayvan türü her yıl en çok insanı öldüren canlıdır. Hollywood filmleri, aslanlar ve timsahlar gibi en zorlu yırtıcılara dikkat etmemiz gerektiğine inanmamızı ister. Ancak doğadaki pek çok hayvan beklediğimizden çok daha az ölümcüldür. Örneğin köpekbalıkları her yıl ortalama sadece 70 insanın ölümüne neden olur. Şaşırtıcı bir şekilde, Dünya üzerindeki en ölümcül yaratıklar genellikle çok daha küçüktür; jilet gibi keskin dişlerden ziyade hastalık, zehir ve benzeri yollarla ölüme neden olma ihtimalleri çok daha yüksektir. İşte dünyanın en tehlikeli 10 hayvanı.

Ormanların kralının (aslında ormanda yaşamasalar da) dünyanın en tehlikeli hayvanları listesinde daha üst sıralarda yer alacağını tahmin etmiş olabilirsiniz. Buna rağmen aslanlar, kesinlikle bulaşmak istemeyeceğiniz vahşi yırtıcılardır. Sadece 114 desibellik kükremeleri bile uzak durmanız için yeterli bir uyarıdır.

31
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ayşe Yılmaz
Ayşe Yılmaz
137.5K UP
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, Çankırı
Yapraklı ilçe kırsalında kaydedilmiştir. Latince tür adı "Viola tricolor", Türkçe adı "Hercaimenekşe" imiş.
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Ömer Baran Pehlivan
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
Ne acı ki akıllıların aptalca yaptıklarını , aptalların akıllıca söylemesine izin yok.
Kaynak: Spotify da 'Aklımda Kalanlar' podcatinde 'Hakikati Sadece Soytarılar Söyler' bölümünde bahsedilen bir Shakespeare oyunu 'As You Like It' tiyatrosundan 'TouchStone' karakterinin susturulmaya çalışılması sırasında söylediği söz. (Folger Shakespeare Library)
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

İnceleme
Meryema Şermet
Meryema Şermet
129.1K UP
İnceleyen9 4 gün önce
Ben büyük bir Atay hayranıyım. Türk edebiyatında onun kadar sıra dışı yazar bulmak zor. Başarılı yazarımız çok fazla ama Oğuz Atay benim için bambaşka bir yere sahip. İlk okuduğum eseri olan tutunamayanlar da yazarın dünyasıyla ilk defa karşılaşmıştım ve o zamanda kendimde esere inceleme yazacak cesareti bulamıyordum (ya kötü bir inceleme yazarsam, eseri hak ettiği gibi övemezsem) diye. Hâlâ da yazmadım. İkinci okuduğum eseri ise; Oyunlarla Yaşayanlar olmuştu, onu da çok beğenmekle birlikte inceleme yazmamıştım. Ama bu defa korkuyu beklerken öykü kitabıyla şeytanın bacağını kırmaya niyetliyim:)
Atay'ın eserlerindeki başkaralterler genellikle ondan birşeyler taşıyorlar, onun düşünce dünyasının yansıtıyorlar. Tutunamayanlar romanındaki Turgut'un mühendis olması (Atay'da mühendisti) oyunlarla yaşayanların baş karakteri çoşku'nun yaşadığı aydın bunalımı, korkuyu beklerkendeki her öykü'nün baş karakterlerinin de ortak sorunu olan; yalnızlık, toplum tarafından anlaşılmama ve topluma olan kızgınlık. Bunlar Atay ile karakterlerinin ortak bazı özellikleri. Ama onun düşünce dünyasını yansıtıyorlar derken tam olarak anlatmak istediğim şey bu değildi. Örneğin; "beni anlamıyorlardı. Zarar yok, zaten beni daha kimler anlamadı! " Ya da, " düşünmek mi? Durmadan düşünmekten başka ne yapıyordum ki? O kadar çok düşündüm ki, o kadar çok şeyi bir arada düşündüm ki... "Bunlar korkuyu beklerken öyküsünden, bana göre Oğuz Atay'ın kendi düşünceleri, serzenişi. Oradaki isimsiz baş karakterin değil. Ayrıca kitaptaki birçok öyküsünde baş karakterlerin ismi yok, bunun sebebi onların aslında kendisi olması bence. Tamamen olmasa bile büyük ölçüde Oğuz Atay'ın ta kendisi o tutunamayan, yalnız, insanlara küskün ve öfkeli karakterler. Eğer hala aksini iddia ediyorsanız kendimce fark ettiğim bir iki detayı daha dikkatinize sunmak isterim; bir mektup öyküsünde baş karakter, " Tabii tanımadığınız için nereden bileceksiniz, münasebetsiz babam -sanki ikimiz de aynı yaştaymışız gibi beni zorla kendi terzisine götürdü, Sadece dikiş parasını verdi diye bana bol gelen bu aşağılık elbiseyi giymek zorunda kaldım." Diye yakınıyor. Kitabın ileriki bölümlerinde yer alan babama mektup öyküsünde de, (bu öykü'nün üzerinde birazdan daha detaylı duracağım) "üstüme uymayan kötü dikilmiş elbiseler giydirdin" diyor babasına. Yani bir mektup öyküsündeki babasına bu konuda sitem eden isimsiz baş karakter ile babama mektup öyküsündeki, bizzat Atay'ın etmiş olduğu sitem aynı. Bunun gibi daha birçok örnek sayılabilir, mesela korkuyu beklerken'deki karakterin yaşadığı şehirden uzak bir kasabadaki izole ev, Oğuz Atay'ın da babama mektup öyküsünde yapmak istediği şey olarak geçiyor. "işte ben de yalnızsam, Yalnızlığımı bilmek için çoğu zaman- sabit bakışlarla boşluğa baktığım zaman- bu herkesten uzak, kerpiç evi gittikçe daha ciddi bir biçimde düşünüyorum."
Atay'ın eserlerindeki baş karakterlerin aslında, kendisinin birer parçaları olduğu konusunda anlaştık sanıyorum? Şimdi geçelim beni en çok etkileyen iki öyküsüne; İlki, korkuyu beklerken öyküsü oldu. En uzun öykü buydu ama yine de bana çok kısaymış gibi geldi, aşırı etkileyiciydi. Bence o hikayeden, en az bir tutunamayanlar veya tehlikeli oyunlar kadar harika roman çıkardı. Karakterin piskolojik sorunları- ki bütün Atay karakterleri yarı delidir bana göre- ve muazzam pasajlarıyla okurken çok zevk aldığım bir hikaye oldu. İkincisi ise; babama mektup hikayesi. Benim için anlamı bambaşka çünkü Atay'ın baba problemini ben de yaşıyorum. Babamla hiç anlaşamadık şu ana kadar, hep ondan kurtulursam( üniversiteye gidip ya da meslek sahibi olduğum zaman) herşeyin yoluna gireceğini, çok daha iyi olacağını düşündüm. Benim potansiyelimi engelleyen o diyordum kendime. Size sadece Atay'ın babasına söylediği şu sözleri aktaracağım;" belki hatırlamazsın ama bugün sen öyle de tam 2 yıl oluyor. Ne yazık ki bu süre içinde ben daha iyi ve akıllı olamadım. Oysa yıllar önce, bazı zamanlar sen olmasaydın birçok şey yapabileceğimi düşünürdüm. Şimdi artık suçun kendimde olduğunu görmek zorundayım!" Bu satırlar beni fazlasıyla etkiledi. Yanlış düşündüğümü fark ettim, o an hissettiğim tüm duyguları anlatmaya kalksam inceleme fazlasıyla uzar. Zaten yeterince uzun oldu bu yüzden hem kendim hem de sizin iyiliğiniz için bunu yapmayacağım.( boğazım çok kurudu, hafiften başım da dönüyor.) İşte şuan Atay'ı taklit ediyorum, farkında olmadan! Ama söylediklerim gerçek😮‍💨
Vakit ayırıp incelemeyi sonuna kadar okuduğunuz için teşekkür ederim. Bence Oğuz Atay'ı henüz okumadıysanız başlamak için iyi bir zaman😊
Lütfen okuyun.
7.0/10
(4 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
203.5K UP
İnceleyen 3 gün önce
Merhaba
Bir kaç kere izlediğim bir film .Verdiği hissi çok mu sevdim diye soracak olsanız tuhaf ,belirsiz bir duygu ama bir o kadarda tanıdık bir duyguydu .Bu şey gibi çok yaygın bir ifade '' ruh ikizi '' eskiler buna bir elmanın iki yarısı derdi :)) böyle biri ile karşılaşıp sonra onu tanımadığınızı anladığınız o an o duygu .Your Name izlerken bende en çok kalan his, birini tanıyormuş gibi hissetmek ama aslında hiç tanımamak duygusu oldu. Makoto Shinkai bu filmde çok büyük bir hikaye anlatmıyor gibi görünse de, aslında insanın içindeki o garip boşluğu çok iyi yakalıyor. Hani bazen bir şey eksikmiş gibi hissedersin ama ne olduğunu tam bilemezsin ya, film tam olarak o hissin üzerine kurulmuş.

Mitsuha ve Taki’nin beden değiştirme meselesi başta eğlenceli ve hafif geliyor ama ilerledikçe olay çok daha duygusal bir yere evriliyor. Özellikle birbirlerini gerçekten tanımaya başladıkları anlarda, izlerken ister istemez şunu düşünüyorsun.“Gerçek hayatta da bazen insanlar birbirinin hayatına böyle dokunuyor mu?” Yani biri gelip hayatını değiştiriyor ama belki sen onun kim olduğunu bile tam bilmiyorsun.

Filmin ortasından sonra gelen o kırılma noktası ve zaman meselesinin ortaya çıkması beni gerçekten etkiledi. Çünkü orada hikaye sadece bir aşk hikayesi olmaktan çıkıyor, kaybetme ve geç kalma korkusuna dönüşüyor. Birine ulaşmaya çalışmak ama zamanın buna izin vermemesi bu duygu film boyunca çok yoğun hissettiriliyor.

Görsellik zaten başlı başına bir olay. Gökyüzü, ışıklar, şehir bazı sahnelerde durup sadece izlemek istiyorsun. Ama bence asıl güçlü tarafı, bu görselliğin duyguyla birleşmesi. Yani sadece güzel değil, aynı zamanda bir şey hissettiriyor. Bazı sahnelerde müzik girince duygunun bir anda yükseldiğini hissediyorsun. Zorla değil, doğal bir şekilde etkiliyor. Samimi olmak gerekirse film yer yer fazla dramatik, hatta biraz “tesadüflerle ilerliyor” denebilir. Ama garip bir şekilde bu rahatsız etmiyor. Çünkü film zaten gerçekçi olmaya çalışmıyor, daha çok bir his anlatıyor.

Benim için Your Name, “birini bulmak ”tan çok “birine ulaşmaya çalışmak” hakkında bir film. O arayış hali, bence filmi bu kadar akılda kalıcı yapan şey. İzledikten sonra bir süre o his geçmiyor sanki bir şeyi hatırlamaya çalışıyorsun ama tam çıkaramıyorsun gibi. Birini bulursun ama gerçek anlamda ona ulaşmak zor gerçek hayatta :((
Film
8.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : 君の名は。
Yönetmen: Makoto Shinkai
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nda yayınladığımız bilim haberlerini anlık olarak Bundle üzerinden de okuyabileceğinizi biliyor muydunuz?

Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Bilimde gerçek arayışı, ulusal sınırların ötesinde bir çabadır. Bizi nefretten, öfkeden, korkudan arındırır. İçimizde var olan en iyi şeydir.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
17
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'na katkı sağlamanın bir yolu, Agora Bilim Pazarı'na uğrayarak, burada bilimseverlerle buluşturduğumuz bilim kitapları, ders kitapları, hediyelik eşyalar ve diğer ürünlerden satın almak. Bir göz atın, hoşunuza giden bir şeyler bulacağınıza hiç kuşkumuz yok!

Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Sosyal Bilimler konusunda geliştirebilirsin.

Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Gelecek, herkesi kendi çalışma ve başarılarına göre yargılayacaktır. Bugün onların. Ama uğruna çok çalıştığım gelecek benim."
Nikola Tesla
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)