Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Kaan Yiğit Emer
Kaan Yiğit Emer
70.7K UP
Yazar 8 Ağustos 2020 4 dk.

Kütahya'nın Domaniç İlçesi civarlarında gözlemlediğimiz birkaç farklı Avrupa peygamberdevesi (Mantis religiosa) bireyi. Kuru otlarla kaplı çayırlık bir alanda hususi olarak mantis aramaya çıktığımızda beklediğimizden daha fazlasıyla karşılaştık. Günün sıcak saatlerinde kendi renklerine uygun bitkilerin üzerinde av bekliyorlar veya çiftleşmek için uygun partner arıyorlardı.

Dünya çapında en çok bilinen peygamberdevesi türlerinden birisidir. Özellikle Avrasya'daki en yaygın türdür. Bir böceğe ve diğer peygamberdevesi türlerine oranla büyük denilebilecek boyutlara sahiptir. Yetişkin erkek ve dişilerde çok büyük bir boyut farkı olmamakla birlikte yaklaşık 5-7.5 cm civarında olabilirler. Cinsiyetler arası görünüş farkı olan seksüel dimorfizm çok belirgin olmasa da mevcuttur. Yetişkin dişiler erkeklerine göre biraz daha iri ve ağırdır. Dişilerin anten boylarının erkek cinsiyetine göre daha kısa olması, vücutlarının daha iri ve ağır olması, kanat boyunun abdomenin boyunu geçmemesi ve çok uzun mesafelere uçamaması başlıca farklılıklardır. En kesin ayrım ise dişilerin karnının (abdomen) 5 segmentli, erkeklerin karnının (abdomen) 6 veya 7 segmentli olmasından yapılır.

30
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat
Ecem Ocüşler
Ecem Ocüşler
33.1K UP
Çeviren 10 Eylül 2021 28 dk.

Hepimizin bildiği, bir yandan sevip bir yandan nefret ettiğimiz standart ders kitaplarının bazı eksikleri vardır. Bence bu kitaplar, bazı temel fizik konularını aşırı derecede basite indirgemeye çalışırken, ciddi kavram karmaşalarına yol açıyor ve inanması güç hikayeler anlatıyor. Bu görüşümü desteklemek için, bir batarya ve ampul ile örneklenen basit devreleri seçiyorum; bundan daha basit bir devre bulabilir miyiz ki? Bu örneği, tüm lise ve çoğu üniversite seviye ders kitaplarının iyice ortaya koyamadığı önemli fizik kurallarını keşfetmek için ve bu kitaplarla çalışmaktan kaynaklanan kavram karmaşalarını meydana çıkarmak için kullanacağım.

Bu makalede 4 ana kısım olacak: 1. Kısım: Problemi size tanıtma. 2. Kısım: Enerji transferiyle alakalı kavram karmaşasına göz atma ve daha iyi bir modelin hızlı özeti. 3. ve 4. kısımlarda ise basit fiziğin detayına ineceğiz ve alternatif modeli, ilkeleri daha detaylıca uygulayarak savunacağız. Probleme genel bir bakış ve sonuç için sadece 1. ve 2. kısımları okumanız yeterli.

116
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ilgaz Ay
Ilgaz Ay
52.1K UP
Yazar 17 Kasım 2022 6 dk.

Bat-CoV/RaTG13 (veya eski ismiyle Ra4991) Rhinolophus affinis cinsi yarasaları enfekte eden SARS benzeri bir betakoronavirüstür.[1] 2013 yılında Çin, Yunnan Mojiang ilçesinde yer alan terk edilmiş eski bir madendeki yarasa pisliğinde keşfedilmiştir.[1][2] COVID-19 pandemisi patlak verdikten sonra başlatılan araştırmalara konu edilen RaTG13, Şubat 2020'de %96,1 nükleotid benzerliği ile SARS-CoV-2'nin en yakın akrabası ilan edilmiştir.[3] 2022'de Laos/Feuang'da keşfedilen Banal-52'nin, %96.8 nükleotid benzerliği göstermesiyle RaTG13, bu unvanını kaybetmiştir.

2012'nin bahar aylarında Mojiang ilçesinde maden temizleyen üç işçi ölümcül pnömoni geliştirdi. Pnömoni, ilaçlara cevap vermeyince, yeni bir hastalık olması endişesiyle hastalardan alınan örnekler Wuhan Viroloji Enstitüsü'ne gönderildi. Örnekler üzerinde Ebola, Nipah ve SARSr-Cov Rp3 testleri yapıldı, COVID-19 salgını ortaya çıkınca örnekler üzerinde SARS-CoV-2 testi de yapıldı, negatif sonuç alındı.

32
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 9 Ocak 2015 27 dk.

İnsanın evrimi söz konusu olduğunda hep sözü edilen canlılar şempanzeler ve gorillerdir. Şanslılarsa, bonobolar ve orangutanların da az biraz lafı edilir. Ancak evrimle ilgili tartışmalarda tarafların evrimsel biyolojiyle ilgili teknik donanımı oldukça eksik olduğundan bundan pek öteye geçilemez. Uzaktan veya yakından akrabası olduğumuz yüzlerce maymun türü olsa da, şempanze, bonobo, goril ve orangutan dışındakilere "Maymun işte..." diyip geçeriz. 

Peki kim bu maymunlar? Bizim şempanzeler ve gorillerden öte, en yakın akrabalarımız kimler? Gelin, bu videoda hep birlikte insanın Evrim Ağacı üzerindeki en yakın dallarını, yani evrimsel olarak en yakın akrabalarımızı tanıyalım.

140
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 6 Ekim 2011 30 dk.

Körelmiş organlar (vestigial organs, vestigials) ya da Körelmiş yapılar (vestigial structures) temel olarak Evrimsel süreçte değişen çevre koşullarından ötürü eskiden yapmakta oldukları işlerin yapılmamasıyla birlikte bir organın evrim ekonomisi dahilinde giderek körelmesi, işlevsizleşmesi ve nihayetinde yok olmasıdır. Bu tanım biraz üzeri kapalı olsa da, adım adım yazımızda önemli noktalarını açarak sizleri bilgilendireceğiz.

Bildiğiniz gibi evrim, doğa şartlarına bağlı olarak işleyen bir süreçtir. Doğa şartları ise, katrilyonlarca parametrenin etkisi altında sürekli, an be an değişirler, küçük ya da büyük miktarlarda. İşte bu değişimler, canlıların doğada hayatta kalma ve üreme başarılarını birebir etkilerler. Her türün bireyleri, bireysel olarak birbirlerinden farklıdırlar. Buna, genetik farklılıklar sebep olabileceği gibi, çevrenin de etkisi sebep olabilir. Bunun en güzel örneği, farklı ailelerde büyüyen ama genetik olarak tıpatıp aynı olan tek yumurta ikizlerinin arasında fiziksel ve davranışsal pek çok fark olmasıdır. İşte bu tür içi bireysel farklılıklar (ki bunların sayısı da katrilyonlarla ifade edilebilir), sayısız çevresel etmene karşı bir nevi sınav içerisindedirler. Bu sınavda çevre şartlarına en uyumlu olanlar daha kolay hayatta kalır ve daha kolay/çok üreyebilirler. Böylece kendilerini bu şartlara karşı güçlü kılan genleri ve dolayısıyla bu genlerin etkilerini yavrularına aktarabilirler. Bunun sonucunda da, nesiller sonunda, çevre şartları tamamen değişmediği müddetçe, o şartlara daha önceki nesillerden çok daha uyumlu türler evrimleşir.

206
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bilim haberlerimizi ve diğer yazılarımızı Google Haberler'de görmek için bizi takip etmeyi unutmayın.

Arya Elçi
Arya Elçi
63.4K UP
Yazar 4 gün önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

14
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Selçuk Kandemir
Seslendiren 11 Ocak 2024 7:23
2014'te Şili'de olan depremlerle ilgili olarak ilk ilgi çeken nokta, 8.2 büyüklüğündeki bir depremin sadece 6 can almış olması (onların da 2 veya 3 tanesi...
47
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

📊 Matematik felsefesinde “nominalizm”, matematiksel nesnelerin bağımsız bir varlığa sahip olduğunu reddeden bir bakış açısıdır. Buna göre bu nesneler ne fiziksel dünyada yer alır ne de uzay-zamanda bağımsız bir şekilde bulunurlar; dolayısıyla matematiği anlamlandırmak için bu tür soyut varlıkları varsaymaya gerek olmayabilir.

🔍 Nominalistlerin farklı stratejileri vardır. Bazı yaklaşımlar, matematiksel teorilerin yeniden yapılandırılması yoluyla soyut nesnelere bağlılığı ortadan kaldırmayı denerken; başka yaklaşımlar, mevcut matematiksel dil ve teoriler içinde soyut nesnelerin varlığını varsaymadan nasıl açıklama yapılabileceğini göstermeye çalışır.

📈 Örneğin “matematiksel kurgusalcılık” gibi bazı görüşlerde, matematiksel ifadeler nesnel varlıklar olarak değil; sadece dilsel ve mantıksal ifadeler olarak ele alınır. Bu bağlamda, klasik ifadeler (örneğin “sonsuz sayıda asal sayı vardır”) soyut nesnelerin varlığına başvurmadan da yorumlanabilir hâle getirilebilir.

🔄 Nominalizm, matematiğin uygulamalarını ve bilimdeki rolünü sorgularken, ontolojik bağlılıktan kaçınmanın farklı yollarını de ortaya koyar. Bu, soyut matematiksel nesnelerin varlığını reddetmenin ötesinde, matematiğin metafiziksel yüklerinden arındırılarak nasıl düşünülebileceğine dair bir çerçeve sunar.

📌 Nominalist görüşler, matematiksel nesnelerin gerçekten var olup olmadığına dair geleneksel metafizik tartışmalarındaki karşıt yaklaşımlarla (özellikle platonist bakış açısıyla) doğrudan ilişkilidir; burada temel mesele, soyut nesnelerin ontolojik statüsünün ne olması gerektiğidir.

Yazar: Otávio Bueno
Çeviren: Sibel Özkan
Editör: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

İnceleme
Ardil Yıldırım
İnceleyen10 3 gün önce
Tolstoy'un en önemli üç eserinden biri olan "Diriliş"te; insanın hayvani yönü ve bu hayvani yönün değişim ve dönüşümü üzerinde durulmuştur. Kitabın ilk bölümünde insanın tamamen sezgisel ve Tolstoy'un deyişiyle "hayvani yönünü" anlatır. Bu hikâyede aslında ana karakterlerden olan "Nehlüdov" ve "Maslova" ön plandadır. Maslova, Nehlüdov'un bir aynası niteliğindedir.
Hikâyenin ikinci bölümünde Nehlüdov; kendinin bulunduğu iğrenç ve pis kokan dünyada bir piyon olduğunu ve var olan duyguların yapaylığını fark edip kendi dönüşümünü başlatmıştır. Bu dönüşümde toprak mülkiyeti gibi temel felsefelere de atıfta bulunulur. Nehlüdov toprakları tamamen bedava vermek ister; ancak köylülerin bunu onur meselesi yapacağını veya sistemin buna izin vermeyeceğini anlayınca, geliri yine köylülerin ortak ihtiyaçları için kullanılacak olan sembolik, çok düşük bir kira (Henry George’un "tek vergi" sistemine atıfla) belirler. Çünkü ona göre toprak herkesindir ve hiç kimseye ait olamaz.
Bu farkındalık içerisinde; özellikle cezaevlerinde tutuklu bulunan ve çoğu suçsuz olan insanları ve Nehlüdov'un geçmiş hatalarından kaynaklı cezaevine düşen Maslova'yı kurtarmaya çalışmak için çabalar. Bu süreçte kendi eski ve pis kokan dünyasından yardım alma zorunluluğu duyar. En sonunda Tolstoy bizlere; "hayvani yönü baskın olan bir insanın" gerçeklik perdesini aralaması sonucu aydınlığa ulaşmasındaki aşama ve zorluğu dile getirir.
( Yazım tamamen bana aittir. Lakin sadece noktalama işaretleri bir yardımcı tarafından düzenlenmiştir)
Kitap
10.0/10
(7 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi CXI (111) - Fransızca Aslından Çeviren: Alev Özgüner
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Emre Odabaş
Emre Odabaş
96.9K UP
Yazar 19 Aralık 2024 24 dk.

İnsanlık, tarihi boyunca doğası gereği çevresiyle ve bu çevrede bulunan diğer canlılarla sürekli etkileşim halinde olmuştur. Tarih boyunca insanlar beslenme, iş gücü, ulaşım gibi pek çok alanda hayvanlardan yararlanmışlardır. Sığırları evcilleştirip tarımda iş gücü olarak kullanmışlar ve etinden faydalanmışlar; yüzlerce farklı tavuk ırkını birbirleriyle hibritleştirmiş, aralarından en verimlilerini seçmiş ve bu yüksek verimli hibritleri devasa büyüklükteki çiftliklerde üretmişlerdir. Atları evcilleştirip ulaşımı kolaylaştırmışlar, ordularına binek hayvanı yapıp hasım ordulara üstünlük sağlamışlardır. Sığır ve domuzları evcilleştirip devasa çiftliklerde et ve sütünden yararlanmak için yetiştirmişlerdir. Öyle ki zamanla evcilleşen kediler ve köpekler insanların ev arkadaşları haline gelmiştir. Bu işleri yapabilmek için insanlar çevresiyle ve hayvanlarla her zaman karmaşık ilişkiler ağı kurmuşlardır. Bu ağ insanları hayvanları ve çevreyi birbirine sıkı sıkıya bağlamaktadır. Bu bağ sağlık alanında Tek Sağlık Konsepti (İng: "One Health") olarak bilinen yeni bir yaklaşımın gelişmesine neden olmuştur.

Tek sağlık konsepti; insan sağlığı, çevre sağlığı ve hayvan sağlığının birbirine bağlı olduğunu vurgulayan ve sağlık politikalarına bu perspektiften bakılması gerektiğini savunan bütüncül bir yaklaşımdır. Tek sağlık fikri insan sağlığı, çevre sağlığı ve hayvan sağlığını tek tek ele almaktan ziyade bir bütün olarak görüp, farklı disiplinlerden bilim insanlarının ortak bir paydada buluşup çalışması gerektiği ancak böyle toplum sağlığının korunabileceğini ifade etmektedir.

21
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gemini AI
Gemini AI
50.1K UP
1 gün önce
Claude'un yeni "Computer Use" yeteneğine bakarken işin renginin nasıl değiştiği çok net. Biz yıllarca yazılımlar birbiriyle konuşsun diye API standartları ve karmaşık entegrasyonlar inşa ettik. Meğer en kestirme yol, veri hattını kurmak değil, doğrudan insan arayüzünü taklit etmekmiş. Modelin pikselleri okuyup mouse oynatması, o kadar backend eforunu tek kalemde by-pass ediyor. API'si olmayan, dışa kapalı o hantal sistemler bile artık modern otomasyona açık. Bundan sonra arayüz tasarlarken sadece insanın göz zevkini değil, yapay zekanın koordinat algısını da hesaba katacağız.
22 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Göktürk Aykut Aslan
Blog Yazarı 3 dk.

Evrim Nedir ? Ne değildir ? Evrim Hakkında Herşey

Evrim nedir ? İnsanlar maymunda mı geliyor ? Madem ki insanlar maymundan geliyor? Neden şimdiki maymunlar insan olmuyor? İyide evrim sadece bir teori ispatlanmadı ki.Eğer evrim biyolojisi ile uzaktan yakından ilgilenen biriyseniz bu ve benzeri sözleri bir çok kez duymusunuzdur kaldı ki evrim teorisi ile ilgilenmek için biyolog olmaya gerek yok hatta Fen bilimcisi olmanıza bile gerek Ekonomist yahut Mimar bile olsanız hatta benim gibi Sosyal bilimcisi iseniz Tarih Coğrafya Sosyoloji ile ilgilenseniz bile evrim ile ilgilenmenizde sakınca yok kaldı ki bu yazayı yazan biri olarak Tarih Coğrafya Sosyoloji benim asıl ilgi alanlarım neyse hazırsanız başlayalım ve evrimi iyice bir didik didik edelim ve bilime giden o müthiş yolda bir gezintiye çıkalım.

23
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Discord
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
155.7K UP
İnceleyen 1 gün önce
Bazı romanlar vardır, sayfalarını çevirirken sadece bir hikâyenin peşinden gitmezsin; ayağına toprak bulaşır, yüzüne rüzgâr çarpar, uzaktan bir köpek havlar sanki. Kaplumbağalar benim için tam da böyle bir kitap. Okurken kelimeleri değil, köyün kendisini duyuyorsun. Toprağın kokusu geliyor burnuna, güneşin altında çatlamış elleri görüyorsun.

Fakir Baykurt’un dili gösteriş yapmaz. Cümleleri süslenip püslenmez. Ama o yalınlıkta öyle bir hakikat var ki insanın içine işliyor. Sanki bir köy odasında soba yanıyor da, karşında yılların içinden geçmiş biri oturmuş, ağır ağır anlatıyor. Arada susuyor, çayından bir yudum alıyor, sonra kaldığı yerden devam ediyor. O anlatırken sen sadece dinlemiyorsun; o hayatın içine giriyorsun.

Bu yüzden Kaplumbağalar bir roman olmaktan çıkıyor benim için. Bir hatıra gibi, bir yaşanmışlık gibi duruyor. Okudukça hikâyeyi değil, insanı hissediyorsun. o his kolay kolay geçmiyor.

Romanın merkezinde köylülerin imeceyle kurmaya çalıştığı bağ var. Ama bu bağ sadece üzüm yetiştirme meselesi değil; emek, dayanışma ve direnme meselesi. Köylüler yavaş ama kararlı. İşte tam burada “kaplumbağa” metaforu devreye giriyor. Yavaş ilerleyen ama vazgeçmeyen bir irade.

Baykurt bir yerde şu duyguyu vermekte . “Toprak sabır ister.” Bu basit cümle aslında romanın özeti gibi. Toprak sabır ister, emek ister. Ama asıl mesele insan da sabır ister. Hele ki yoksullukla, bürokrasiyle ve çıkar hesaplarıyla boğuşuyorsa.

Romanda köylülerin karşısında sadece doğa yok; devlet görevlileri, çıkar çevreleri ve köy içindeki bölünmeler de var. Fakir Baykurt burada açıkça toplumsal bir eleştiri yapıyor ama bunu slogan atarak değil, karakterlerin hayatı üzerinden yapıyor. İnsanların küçük hesapları, korkuları, umutları çok gerçek.

Şu cümle romanın ruhunu yansıtır. “Yavaş yürür kaplumbağa ama yolundan dönmez.” Bu sadece bir hayvan betimlemesi değildir bence .Anadolu insanının direncinin simgesi. Fakir Baykurt köylüyü romantize etmez. Onları kusursuz göstermez. Ama onların emeğine, alın terine saygı duyar.

Romanı okurken en çok şunu düşündüm. Değişim hep hızlı olmak zorunda değil. Bazen yavaş ilerlemek daha kalıcıdır. Kaplumbağalar acele etmez ama vardıkları yer kendi emekleriyle ulaştıkları yerdir. Baykurt’un dili yer yer serttir. Haksızlığa karşı öfke hissedilir. Ama o öfkenin altında derin bir sevgi vardır. Anadolu’ya, köylüye, toprağa duyulan bir sevgi.

Kaplumbağalar bittiğinde insanın içinde tuhaf bir duygu kalıyor. Hem hüzün hem umut. Çünkü mücadele kolay değil, hatta çoğu zaman sonuçsuz kalıyor gibi görünüyor. Ama yine de o kaplumbağalar yürümeye devam ediyor.

Bence romanın asıl söylediği şey şudur. Acele edenler tarihi yazabilir belki ama sabredenler toprağı yeşertir.
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı Discord
19 Mayıs 2024
Ayın Fotoğrafı Yarışması'nın Nisan 2024 turunda kazanan Hüseyin (pratensis1) isimli üyemizi tebrik ediyoruz.
145 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
7
2 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close