Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Şevval Tektaş
Şevval Tektaş
54.1K UP
4 gün önce
Hiç kimse gökyüzünü maviye boyamak zorunda değil
66 görüntülenme
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Anonim
Anonim Üye 3 gün önce Henüz cevap yok.
178 görüntülenme
Karadeliklerde fizik kuralları geçerli midir?
Karadeliklerde fizik kuralları geçerli midir?
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hüseyin Güngör
İnceleyen10 7 Eylül 2024
Hayatımı değiştiren kitap demeliyim diye düşünüyorum. Cem Atbaşoğlu bir psikiyatri profesörü ve hikayeler yazıyor. Otizm spektrumu konusunda da uzman. Özellikle yüksek işlevli otizmin akla gelen klasik otizm imajından ne kadar uzak olduğunu anlatıyor. Güzel ve yakın bulduğum bir dili var. Olabilecek en ideal şekilde anlatmak için fazla kelime kullanmaktan çekinmiyor ve gerçekten tam noktasında ifadeler kullanıyor.

İçimde hep farklı olduğuma dair bir his vardı. 16 yaşlarım gibi özellikle gastrointestinal sistemde başlayan psikosomatik sıkıntılarım olmaya başladı ve ben o zamandan bu zamana aralıksız olarak sağlığımla kendimi anlamak için uğraşıyorum ve bir doktordan çok daha doktor oldum. Kendime bir şekilde ADHD tanısı koydurabildim çünkü bu daha bariz belli olan bir şey ama otizm gerçekten bilmiyorsan anlaması zor olabiliyor. Zaman zaman şüphelenmiştim ama işte anlatım yavan olunca anlayamıyorsun. Neyse ki Atbaşoğlu'yla bir şekilde karşılaştım. Otizm'i baştan sona bilinmesi gereken her detayıyla çok güzel anlatıyor ve içim rahat şekilde tanımı koydum. Şimdi yasal zemine dökmeye çalışacağım.
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Evrim Ağacı
Çeviren 18 Ocak 2018 15 dk.

Sadece 72 saat içinde görme yeteneğimi tamamen kaybettim, ellerim ve ayaklarım sanki bir buzla kaplanmış gibiydi. Karanlığın içine hapsolmadan önce, bilinmeyen bir virüsün sebep olduğu ciddi baş ağrıları ve terlemeyle yatağa düştüm. Bağışıklık sistemim virüse karşı koymaya çalışırken, kendi sinirlerime saldırarak görüş ve hareket kaybıma sebep oldu ve kontrolden çıktı - yani biyolojik savunma sistemim tarafından alaşağı edildiğim söylenebilir.

Kör oluş sürecim yıkıcıydı. Sadece duyularımı değil, geçim kaynağımı da kaybetmiştim. Televizyon yapımcısı olarak, görme yetim benim işimdi, bu yüzden yeniden görmeyi umutsuzca istiyordum. Birkaç hafta sonra, bacağımdaki ve ayağımdaki bazı hareket kabiliyetlerini ve normal duyuları yeniden kazanmıştım ama görüşüm hala başlı başına bir problemdi.

91
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
137.1K UP
İnceleyen 4 gün önce
Genç Werther’in Acıları insanın eline aldığı bir roman değil de, sanki birinin gece yarısı yazıp kimseye göndermeye cesaret edemediği mektupları okumak gibi. Werther konuşuyor, ama aslında kalbi konuşuyor; aklı pek söz almıyor. Goethe bize “bakın böyle bir genç vardı” demiyor, “bakın içinizde hâlâ böyle bir yer var” diyor.

Werther’in derdi sadece Lotte’ye duyduğu aşk değil. Asıl derdi, dünyaya sığamamak. Her şeyi fazla hissediyor: Sevgiyi de, hayal kırıklığını da, güzelliği de. Doğa ona fazla güzel geliyor, insanlar fazla yüzeysel, kurallar fazla dar. O yüzden Werther’in acısı romantik bir aşk acısından çok, varoluşsal bir taşma hâli. İçinde olanlar dışarıya sığmıyor.

Lotte burada bir insan olmaktan çıkıyor neredeyse. Bir eşik gibi. Werther’in ulaşamayacağı, ama vazgeçemeyeceği bir anlam. Onu sevmesi, “mutlu olma ihtimali”ni sevmesi gibi. Ama hayat orada durmuyor; Albert var, düzen var, akıl var. Werther bunların hepsine yabancı. Çünkü o, uyum sağlamayı değil, hakikatini korumayı seçiyor.

Romanın en sarsıcı tarafı Werther yanlış olduğunu biliyor ama yine de vazgeçmiyor. Kendini durdurmak istemiyor. Acıyı bir yük gibi değil, kimliğinin bir parçası gibi taşıyor. Sanki mutlu olursa kendini kaybedecekmiş gibi. Goethe burada çok tehlikeli ama çok dürüst bir şey yapıyor. Acıyı yüceltmeden, ama inkâr da etmeden gösteriyor.

Werther’i okurken insanın içinden şu geçiyor: “Biraz sakin ol, biraz geri çekil.” Ama aynı anda da şunu hissediyorsun: Eğer Werther bunu yaparsa, Werther olmaktan çıkacak. Çünkü bazı insanlar için denge, ruhun ölümü gibi geliyor. Onlar ya çok sever ya hiç sevmez. Ya yanar ya donar.

Bu kitap bu yüzden hâlâ can yakıyor. Çünkü hepimiz hayatımızın bir yerinde Werther olduk. Birini değil belki, ama bir ihtimali sevdik. Uyum sağlamayı reddettik. “Beni böyle kabul etsinler” dedik. Ve çoğu zaman dünya buna hazır değildi.

Kendimize ait bir cümleyle bitirecek olursak," Bazı acılar geçmez, çünkü aslında gitmesi istenmez; insan onlarla kendini tanır.”

Genç Werther’in Acıları bir intihar romanı değil. Bir gencin değil, bir duyarlılığın hikâyesi. Ve belki de Goethe’nin bize bıraktığı en dürüst soru şu “Ya sorun dünyada değilse ama biz bu dünyaya biraz fazla açık kalpli geldiysek?”

Eseri paylaşan incelememi okuyacak herkese teşekkür ederim
9.5/10
(14 Kişi)
Puan Ver
The Sorrows of Young Werther
Yazar: Goethe
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 4 Kasım 2020 37 dk.

Özellikle 2020 İzmir Depremi olmak üzere birçok deprem sonrasında yaygın olarak paylaşılan bazı sosyal medya içerikleri; deprem sırasında yere çöküp, cenin pozisyonunda vücudu küçük bir şekilde kapatıp, masa gibi bir cismin ayağına tutunmayı öneren Çök Kapan Tutun Tekniği yerine, ev içinde yatak veya dışarıda araba gibi bir cismin yanına yatıp, üzerinize düşen cisimlerin bu cisme çarparak çapraz bir şekilde devrilmesiyle oluşan boşluğa sığınmanızı tavsiye eden Hayat Üçgeni Tekniği'nin uygulanmasını savunmaktadır.

Bu paylaşımlar, sadece Hayat Üçgeni Tekniği'ni önermekle kalmamakta, ülkemizden AFAD ve AKUT da dahil olmak üzere, Dünya'nın en önde gelen arama-kurtarma ekiplerinin önerdiği Çök Kapan Tutun Tekniği'nin uygulanmasının ölümcül bir hata olduğunu ileri sürmektedir.

127
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Barış Özgüner
Var Olma üzerine Makale ve çeviriler/Fizik Öğretmeni Veteriner Hekim 5 gün önce Sen de Cevap Ver

Bir önceki cevapta olduğu gibi Sayın Kuzey Saykı'nın cevabına katılıp anlaşılması içi ufak bir ekleme yapmak istiyorum. Şöyle ki aslen büyük patlamanın meydana gelmesi belli bir yerde oluşmadı. Bunun nedeni ise zaman ve mekanı oluşturan şey büyük patlamadır. Yani bir şeyin bir yerde oluşması ve genişlemeye başladıktan sonra da simetrik olarak bu oluşuma devam etmesi için oluşmadan önceki yerde mekanın bulunması şarttır. Asıl sorumuzun cevabı da burada saklı. Eğer ki mekanı oluşturan şey patlama ve bunun genişlemeye devam etmesi (mekan ve zamanın da genişlemesi ) ise bu oluşumu hem belli bir noktada oluştu diyemeyiz hem de oluşmaya başlıyor diyemeyiz bu da başka bir bakış açısı ile simetriyi de bozar. Burada soruyu mekana odaklanarak cevapladım. Tabiki aynısı zaman için de geçerli. Sonuç da zaman ve mekan olarak düşünmemiz daha doğru. Bu cevap evren oluşmadan önce ne vardı sorusuna da dolaylı yoldan bir cevap oluyor. Zamanı oluşturan şey evren olduğu için öncesi ve evrenden sonrası gibi bir şey söz konusu değildir.

2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İlanYazı Yarışması
Sultan Doe
İlanı Ekleyen 1 hafta önce ÇevrimiçiÜcretsiz1 Şubat
Kitap Okuma Challenge
01 Şubat 2026 22:36 tarihinden 04 Ocak 2027 22:29 tarihine kadar.

Habitify’da kitap okuma challenge’ı başlattım.

Challenge detayı:

  • Her gün minimum 30 dakika kitap okuma
  • Tür serbest
  • Günlük check-in Habitify üzerinden
  • Amaç: zinciri bozmadan okuma alışkanlığı kazanmak
     

Katılmak isteyenler aşağıdaki link üzerinden dilediği zaman challenge’a dahil olabilir. Challenge başlamış olup istediğiniz zaman katılabilirsiniz

Birlikte motive olalım.

#kitapokuma #habitify #readingchallenge

Devamını Göster
5
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sanel Göksu
Sanel Göksu
24.0K UP
Yazar 27 Nisan 2022 7 dk.

Uyku, hayat standardımızı doğrudan etkileyen bir faktördür. Nasıl ki yetişkinler ihtiyaç duyulan günlük uyku ihtiyacını karşılayamadığında yeni güne yorgun ve mutsuz başlıyorsa, bebekler için de aynı durum söz konusudur. Bebeklerin gelişimi için uyku düzeni çok önemli bir unsurdur. Çoğu yeni doğan, günde yaklaşık 14-17 saat uykuya ihtiyaç duyar. Bebekler, doğduklarından itibaren ilk 3 ay boyunca biyolojik saatleri oluşmadığından gece ve gündüzü ayırt edemezler ve de beslenmek için sık sık uyanma ihtiyacı duyarlar.

Genellikle, emzirilen bebekler, biberon yardımı ile mamayla beslenen bebeklere göre daha sık uyanırlar. Buna rağmen, eğer bebeğinizi emziriyorsanız, emzirmeye devam etmeniz çok önemlidir; çünkü anne sütü, bebeğin beslenmesi için altın standarttır. Emzirme rutinleri, bebek ve uyku arasındaki bağı bir rutin haline dönüştürmenize yardımcı olacaktır.

27
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Selen Karakoyun
Selen Karakoyun
33.1K UP
Çeviren 21 Ağustos 2021 3 dk.

Geçtiğimiz salı günü akşam yemeğinde ne yediğinizi hatırlıyor musunuz? Veya geçtiğimiz yılın bugününde? Mürekkep balığı hatırlıyor. Anlaşılan o ki mürekkep balıkları, yaşlanıncaya kadarki zaman içerisinde hafıza işlevinde bozulma belirtisi göstermediği tespit edilen ilk hayvan.

İnsanlarda bu, geçmişte öğrendiklerimizi öğrenimin keskin ayrıntıları olmadan hatırladığımız semantik belleğin tam tersi olarak, geçmiş olayların ne-nerede-ne zaman olduğunu barındıran epizodik bellek olarak bilinmektedir. Araştırmacılar buradaki durumu ise "epizodik-benzeri bellek" olarak tanımlıyor ve bu durumun, mürekkep balığının çiftleşme davranışlarıyla bağlantılı olabileceğini düşünüyor.

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sizden Gelenler
Yasin Erdoğan
Yasin Erdoğan
101.4K UP
Üye
Kutlu olsun. 2019'dan beri her içeriğinizi tüketiyorum. Liseye başladığımda fizik ile kafayı sıyırmış bir kız arkadaşım vardı. Evrim Ağacı kanalına videolar yüklenir yüklenmez hemen izler ve bunun üzerine sohbet hasbihal ederdik. Güzel zamanlar geçirmemi ve bilgi birikimimi artırmamı sağladınız Teşekkürler. Şuan ODTÜ'de tarih okuyorum ve mevcut kız arkadaşım da tıpçı, nedir bu sayısalcıların bana uyguladığı çekim bilmiyorum. Bu da başka bir videonun konusu olsun ;)
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Tüm Reklamları Kapat
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 3 Şubat 2019
Boş bir zihin, tehlikeli mahkumların davetçisidir.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
32
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'na katkı sağlamanın bir yolu, Agora Bilim Pazarı'na uğrayarak, burada bilimseverlerle buluşturduğumuz bilim kitapları, ders kitapları, hediyelik eşyalar ve diğer ürünlerden satın almak. Bir göz atın, hoşunuza giden bir şeyler bulacağınıza hiç kuşkumuz yok!

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close