Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Selen Gündüz Ve Meriç Öztürk
Selen Gündüz Ve Meriç Öztürk Seslendiren 11 Şubat 2025 47:09
Çocukların bireyselliğini kazanma serüveni nasıl işliyor? Başarısız ayrışmalar neye sebep oluyor? Bağlanma şekilleriyle ayrışma güçlüğü arasında bir bağlantı...
24
Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 25 Ocak 2015 8 dk.

Evrimsel biyolojide değişim 2 temel seviyede incelenir: mikroevrim ve makroevrim. Bunların ne anlama geldiği, isimlerinden kolaylıkla anlaşılabilir: mikroevrim, dışarıdan kolay kolay görülemeyen; ancak detaylı incelemelerle varlığı anlaşılabilen evrimsel değişimlere verilen isimdir. Tıpkı bakteriler gibi canlıları normalde göremememiz; ancak mikroskop kullanarak bunları görebilmemiz gibi... Mikroevrim, genellikle bir türün kendi içerisinde meydana gelen değişimlere verilen isimdir. Çoğu zaman bu değişimler genler ve proteinler bazında olur (ki bu nedenle "mikro" denir); ancak mikroevrim, bu kimyasal değişimlerin fiziksel görünüm (fenotip) üzerindeki etkilerini de kapsayabilir. 

Mikroevrim gücünü genellikle evrimin resmi tanımından alır. Hatırlayacak olursanız evrim, bir canlı popülasyonu içerisindeki her bir özelliğin görülme sıklığının (frekans) nesiller içerisinde değişmesi demektir. Örneğin insan popülasyonlarında sarı saç renginin oluşmasını sağlayan genler 1940'ta %24, 1970'te %21 oranında bulunuyorsa, bu evrimsel bir değişimdir. Ancak örneğin bir bebeğin 1 yaşındayken saçlarının hayali bir renk skalasında %90 sarışın, 25 yaşındayken %10 sarışın olması evrim değildir. Bu, bireyin ömrü içerisinde yaşanan bir değişimdir ve bu nedenle evrimsel biyolojinin değil, gelişim biyolojisinin ilgi alanıdır. Öte yandan sarışınlığa neden olan genlerin görülme sıklığının popülasyon içerisinde nesilden nesle değişimi evrimdir. İşte mikroevrim de; aslında tam olarak budur. Dışarıdan baktığımızda sarışın veya kahverengi saçlara sahip olmasıyla ilgisi olmaksızın insanın "insan" olduğunu biliriz. Fakat "insan" dediğimiz bu canlı, gözlerimizin önünde evrimleşiyor olsa da, bu evrimsel değişim dikkatli bakılmazsa görülemez. Tıpkı bakteriler gibi... Bu nedenle buna mikroevrim denir.

182
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Burak Albayrak
Burak Albayrak
356.0K UP
Ekleyen 5 Ekim 2022 16 dk.

Kaçıngan Kişilik Bozukluğu, yaygın bir sosyal inhibisyon (davranışsal ketlenme) modeli, yetersizlik duyguları ve olumsuz değerlendirilmeye karşı aşırı duyarlılık ile karakterizedir. Kaçıngan kişilik bozukluğu olan kişiler, kendilerini istenmeyen ve diğerlerinden izole olarak algılayarak, sosyal etkileşimlerden belirgin bir kaçınma gösterirler.

Zayıflatıcı doğasına rağmen, Kaçıngan Kişilik Bozukluğu nispeten az çalışılmıştır. Mevcut araştırmaların çoğu tanısal yönlere odaklanırken, farmakolojik tedavilerin etkileri büyük ölçüde bilinmemektedir ve psikoterapötik müdahaleler üzerine araştırma azdır.

86
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ege Özmeral
Ege Özmeral
180.0K UP
Üye 4 Haziran 2019
Neandertal popülasyonları oldukça dar bir alanda, ufak gruplar halinde yaşıyorlar diye biliyorum. Bu, ensest ya da iç çiftleşme tarzı durumlar yaratmış mıydı?
1 Cevap - 735 görüntülenme
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 4 gün önce 5 dk.

Algler fotosentetik, ökaryotik, hızlı bir şekilde üreyen organizmalardır. Fotosentetik olmaları sebebiyle çoğalmaları, sıcaklığın ve ışığın etkisine önemli ölçüde bağlıdır.

Işığın verilme süresi ve şiddeti ile birlikte farklı sıcaklık aralıkları üzerinde yapılan araştırmalar, mikroalglerin çoğalma hızlarının ne şekilde değiştiğini ortaya koymuştur. Bu yazıyı referans alan makalede; yeşil alg türlerinden Chlorella, Spirogyra, Chlamydomonas, Botryococcus, Scenedesmus, Neochloris, Haematococcus, Nannochloropsis ve Ulva türleri ile birlikte bazı kahverengi alg, kırmızı alg ve mavi-yeşil alg türlerine dair bilgiler bulunmaktadır. Biz de bunlardan önemli gördüklerimize yer vereceğiz.

6
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Ali Sert
Ali Sert
84.9K UP
İnceleyen 21 Kasım 2022
Bilime katkı sunmak isteyenlerin nasıl bir yol izlemesi, gittiği yolda karşısına çıkan engellerle nasıl mücadele etmesi gerektiğini gösteren muhteşem bir konusu var. Buradaki gencin önündeki engel babası ve kasabasının aşamadığı görenekleri oluyor. Ve idealine ulaşmak isteyen genç karşısına çıkan her engeli akıllıca ve yerinde hamlelerle aşıyor. Hiç yapamadığı matematiği bile çalışarak üst düzey bir şekilde öğrenebilmiştir. Bence filimin en can alıcı noktası gencin çok sert ve anlayışsız olan babasını, kendisinden beklenmeyecek bir olgunlukla yumuşatmayı başarmasıdır. Gerçek bir hikayeden alınan bu filmin konusu ailecek izlenecek bir film koyuyor karşımıza.
9.1/10
(10 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : October Sky
Yönetmen: Joe Johnston
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikSeminer
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 2 gün önce İstanbul₺250,00 - ₺350,0028 Şubat
İnsan Yaşamının Psikolojik Evrimi
28 Şubat 2026 14:00 tarihinden 28 Şubat 2026 17:00 tarihine kadar.
Günümüz insanının duygu dünyasını, kaygılarını ve davranış örüntülerini anlamak için bu etkinlikte tarih öncesi yaşama bakıyoruz. Klinik psikoloji ve evrimsel perspektifi bir araya getiren bu buluşma, insanın ruhsal ve düşünsel evriminin izlerini arkeolojik kalıntılar, semboller ve erken dönem yaşam pratikleri üzerinden birlikte yorumlamayı amaçlıyor. Kaygının kökeni, aidiyet ihtiyacı, ritüellerin ve sembollerin ortaya çıkışı, duyguların neden bazen “çok eski” hissettirdiği gibi sorular; tarih öncesinden bugüne uzanan bir çerçevede ele alınıyor. İnsan davranışlarının gerçekten değişip değişmediği, yoksa yalnızca ifade biçimlerinin mi dönüştüğü tartışılıyor. Etkinlik boyunca;
  • Kaygı, korku, güven ve aidiyet gibi temel duyguların evrimsel temelleri,
  • İnsan zihninin belirsizlikle baş etme yolları,
  • Ritüellerin, sembollerin ve hikâye anlatıcılığının psikolojik işlevleri,
  • Günlük hayatta yaşadığımız stres ve tehdit algılarının “eski bir alarm sistemi” ile ilişkisi üzerine disiplinlerarası bir değerlendirme yapılacaktır.
  • Konuşmacılar:
  • Klinik Psikolog Eren Yalçın
  • Dr. Hüreyla Merel Balcı
  • Tarih: 28 Şubat 2026
    Saat: 14.00
    Mekân: Vogs Coffee, Bahariye / Kadıköy
    Devamını Göster
    0
    0 Yorum
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Alper Kaan Selçukoğlu
    Yazar 29 Haziran 2024 6 dk.

    Kaçak avcılık ve vahşi yaşam kaçakçılığı, biyolojik çeşitlilik için büyük bir tehdittir. Bu suçlar, maalesef büyük bir endüstri haline gelmiştir ve genellikle uyuşturucu ve silah kaçakçılığı gibi yasadışı yöntemlerle gerçekleştirilir. Bu ticaretler genellikle tehlikeli uluslararası ağlar tarafından organize edilir.

    Fildişi için fillerin avlanması veya kaplanların deri ve kemikleri için öldürülmesi gibi bazı örnekler, yasadışı vahşi yaşam ticaretinin en bilinen örnekleridir. Ancak, deniz kaplumbağalarından kereste ağaçlarına kadar birçok tür benzer şekilde aşırı zarar görmekte ve sömürülmektedir. Bu türlerden biri de beyaz gergedanlar (Ceratotherium simum) olarak öne çıkmaktadır.

    21
    2
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Veli Sarıgül
    Veli Sarıgül
    156.6K UP
    Yazar 6 Aralık 2024 50 dk.

    İnsanlık tarihi savaşların, doğal afetlerin ve kitlesel ölümlerin gölgesinde şekillenerek sayısız trajik olaya sahne olmuştur. Bu olaylar yalnızca bireylerin hayatlarını değil, aynı zamanda toplumların sosyal dokusunu, kültürel yapısını ve tarihsel süreçlerini de geri dönüşü olmayan bir biçimde pek çok açıdan değiştirmiştir. Tüm bu trajedilerden geriye kalan tek tanıklar, geçmişin izlerini bugüne taşıyan ve bize döneminin ruhunu hissettiren sessiz tanıklar olan iskeletlerdir. İskeletler, bir zamanlar var olmuş hayatların, yaşanmışlıkların ve bir halkın tarihinin biyolojik bir arşivini taşır; başka bir deyişle geçmişin sesi, insanlık tarihine dair saklı kalmış pek çok gerçeği ortaya koyan birer belge niteliğindedir.

    Adlî antropoloji, işte bu biyolojik arşivlerin sırlarını çözme görevini üstlenen bir bilim dalıdır. İnsan iskeletleri üzerinden, bireyin biyolojik kimliğini, yaşadığı dönemin izlerini ve yaşamına dair detayları gün yüzüne çıkarmak adlî antropolojinin en temel amacıdır. Her bir iskelet kalıntısı, geçmişin kesitlerini sunan bir nevi bulmaca parçasıdır; bu parça doğru şekilde çözülerse bir kişinin cinsiyetinden yaşına, boy uzunluğundan karşılaştığı hastalıklara, hatta yaşamı boyunca geçirdiği travmalar ve ölüm şekline kadar pek çok bilgiyi gün ışığına çıkarabilme potansiyelindedir.

    30
    1
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    İnceleme
    Gizem Çetin
    Gizem Çetin
    120.8K UP
    İnceleyen7 2 gün önce
    Yazınsal bilimkurgu üzerine bilgi içerikli bir kitap. Türün doğuşunu, ülkelere göre gelişimini, büyük temalarını, bilimkurgunun edebiyat, fantazya ve bilim ile ilişkisini ansiklopedik bir şekilde anlatmış. Kitap aslında oldukça kısa ve öz, fakat birçok yabancı yazar ve kitap ismi geçtiğinden yavaş okunuyor, en azından bende böyle oldu.

    Biraz daha detaylı bahsetmek gerekirse, giriş, sonuç ve üç bölümden oluşuyor. Girişte "science-fiction" yani bilimkurgu sözcüğünün nasıl türediğini, tanımının nasıl değiştiğini anlatıyor.

    Birinci bölüm, doğrudan türün doğuşunu anlatıyor. Eski çağlardan beri yer alan ütopyalar ve düşsel gezilerin bu türün ataları olduğunu, 19. yüzyılın ortalarında ise yavaşça ayrı bir tür şeklinde özelleştiğini anlatıyor. Gotik tarzda yazan Mary Shelley ve Edgar Allan Poe türün öncüleri. Jules Verne ve H. G. Wells ise kurucularından.

    İkinci bölümde Amerika/İngiltere/Fransa/Doğu Avrupa olarak ayırıp bu bölgelerdeki gelişimini anlatmış. Fransa çok kısa geçilmiş, sırf yazarın kendi ülkesi diye kitaba aldığını düşünüyorum. Asıl gelişmeler Amerika ve İngiltere'de olmuş. Rusya ve Doğu Avrupa da Sovyetlerden dolayı özgün bir bilimkurgu kültürü geliştirmiş.

    Üçüncü bölümde türün büyük temaları var. Uzay, zaman, makineler, başka boyutlar, dönüşüme uğramış insan" şeklindeki beş ana başlık, kendi içinde de alt başlıklara ayrılmış ve ayrıntılı bir şekilde incelenmiş.

    Sonuç bölümünün adı "Bilim-Kurgu Sorgulanıyor". Burada ise, adı üstünde, türün edebiyat, bilimin kendisi ve fantazya ile ilişkisi sorgulanmış.

    Eğer bilimkurguya özel ilginiz varsa tavsiye ederim. Bu konudaki en iyi kaynak değil ama yine de genel kültür kazandırabilecek bir kitap.
    Kitap
    7.0/10
    (1 Kişi)
    Puan Ver
    Orjinal Adı : La science-fiction
    İnceleme Yaz
    Sonra Okuyacaklarıma Ekle
    0
    0 Yorum
    • Şikayet Et
    • Mantık Hatası
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Yaşam Ağacı Gözlemi
    Berru Nehir Tetik
    Gözlemi Yapan 13 saat önce Türkiye
    Gallinula chloropus, sulak alanlarda yaşayan ve birçok ülkede koruma altına alınan, koyu renkli tavuk benzeri bir su kuşudur. Yüzerken başını ritmik şekilde ileri geri hareket ettirir ve vücudu hafifçe öne eğiktir. Genç bireyler daha açık kahverengi tonlarda olup, erişkinler gibi belirgin beyaz yan şerit ve kuyruk altı beyazlıkları göstermez. Tehlike anında bitki örtüsü altına saklanır veya su yüzeyinde koşar gibi uzaklaşır. Boyu genellikle 32–35 cm, ağırlığı 250–400 gramdır. Dişi bireyler ortalama olarak 3–11 yumurta bırakır ve kuluçka süresi 19–22 gündür.

    Bu türün gözlemini, müze ortamında Gallinula chloropus’un yumurtalarını inceleyerek yaptım.
    1
    0 Yorum
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Çağrı Mert Bakırcı
    Uyarlayan 28 Kasım 2013 3 dk.

    Hepiniz fark etmişsinizdir, bazen gözünüzü ovuşturduğunuzda ya da açık mavi renkte bir fona baktığınızda, gözünüzün önünde ufak şekiller belirir ve hatta bunları takip bile edebilirsiniz. Kimi zaman takip etmeye çalıştığınızda veya doğrudan bu şekillere odaklanmaya çalıştığınızda aynı hızla kaçarlar. Fakat gözünüzü geri çevirdiğiniz anda, yeniden görüş alanınıza girerler. İşte bunlar, "yüzer noktalar" (floater) olarak bilinen yapılardır. Daha teknik olarak, "vitröz parçacıklar" olarak isimlendirilebilirler. Daha da teknik isimleriyse, muscae volitantes olarak bilinir. Bu, Latincede "uçan sinekler" anlamına gelir.

    Bunun evrimsel bir avantajı ya da anlamı yoktur. Bunlar, gözümüzün içinde varlıklarını sürdüren böcekler ya da sinekler değildir. Hatta dışarıdan gelen toz, kir gibi parçacıklar bile değildir! Bunlar, basit bir şekilde, gözümüzün kusurlu ve "pütürcüklü" diyebileceğimiz yapısından dolayı, ışığın yolu üzerinde olmasından ötürü gölgesini gördüğümüz ufak kimyasal parçacıklardır. Genellikle, gözümüzün içini dolduran vitröz sıvı içerisindeki yoğunlaşmış doku parçaları, kırmızı kan hücreleri veya öbeklenmiş protein yumaklarıdırlar.

    55
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Yaşam Ağacı Türü
    Berru Nehir Tetik
    Türü Ekleyen 14 saat önce
    Gallinula Chloropus, koyu renkli tavuk benzeri bir su kuşudur. Yüzerken başını ritmik bir şekilde ileri geri oynatır ve vücudu hafifçe öne yatar. Bu türün gençleri daha açık renkli olmasıyla birlikte gövdeleri koyu renklidir. Rahatsız edildiklerinde hızla bitki örtüsü altına saklanan veya su yüzeyinde koşar gibi kaçan bu kuşun boyu 32-35 cm arası değişmekle birlikte ağırlığı da 250-400 gram aralığındadır.
    1
    1
    • Şikayet Et
    • Mantık Hatası
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Mocha Shot Beyaz Çikolata Aromalı Tek Kullanımlık Kahve Şurubu 20 ml x 15 Adet

    Mocha Shot ile tanışın !

    Mocha Shot ile kahvenizi dilediğiniz her yerde lezzetli bir Mocha’ya çevirmeniz çok kolay ve pratik. Özellikle ev, ofis ve self servis kahve satışı yapan nokalarda kullanım için tasarlanan Mocha Shot, 10 oz 300 ml kahve için porsiyonlanmış 20 ila 22 ml Beyaz Çikolata şurubu içerir.

    Tamamı ile şeker pancarı ve doğala özdeş aromalarla imal edilen Mocha Shot, cam şişe şurupların aksine kargolama ve porsiyonlama gibi sorunların önüne geçer. 700 ml lik cam şişeler ile ihtiyaç fazlası ürün satın almanızı engeller. Birden fazla kahve şurubu lezzetini satın alabilmenize ve kullandıkça tüketmenize olanak sağlar.

    Dilerseniz evinizde, dilerseniz iş yerinizde, kamp ve doğa seyahatlerinizde kısacası her yerde kullanımınız için tasarlanmıştır.

    Devamını Göster
    ₺349.90
    Mocha Shot Beyaz Çikolata Aromalı Tek Kullanımlık Kahve Şurubu 20 ml x 15 Adet
    🚀Artemis II’nin İkinci Fırlatma Penceresi Yaklaşıyor: Yakıtlı Prova İçin Geri Sayım Tekrar Başladı!

    🌘Artemis II görevinin Şubat başındaki fırlatma pencereleri, yakıtlı prova (Wet Dress Rehearsal) sırasında meydana gelen kriyojenik hidrojen sızıntısı ve yer ekibinin kapak kapatma işlemi sırasındaki hatası nedeniyle iptal edilmişti. Bu gelişmelerin ardından NASA, en erken fırlatma tarihini Türkiye saatiyle 7 Mart olarak güncelledi.

    ⚙️Bugün itibarıyla, Mart penceresine yönelik Yakıtlı Fırlatma Provası için geri sayım yeniden başladı. Türkiye saatiyle 20 Şubat sabahına kadar sürecek testler kapsamında; ana kademeye ve ICPS (Ara Kademeli Kriyojenik İtki Sistemi) modülüne kriyojenik oksijen ile hidrojen ikmali yapılacak. Ayrıca rampa ekibi, roket yakıtla doluyken kapsül kapağı kapatma provasını tekrarlayacak. Test verilerinin incelenmesinin ardından NASA, resmi ve kesin fırlatma penceresini duyuracak.

    📷NASA, süreçle ilgili gelişmeleri web sitesi üzerinden anlık olarak paylaşırken, yakıt ikmali esnasında YouTube canlı yayınıyla fırlatma rampasından farklı açılar gösterecek.

    Yazar: Bora Cüneyt Akçakın

    ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
    Evrim Ağacı'ndan Mesaj

    Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

    Yasin Kayalar
    Yasin Kayalar
    214.5K UP
    Bilim ve felsefe okuru 6 Mart 2022 Sen de Cevap Ver

    İnsanda kendi bizzat yaşamadan tam olarak bir durumu anlayamama problemi vardır. Bu yüzden yaşanılan şeylere dair bilgiler/deneyimler insanı (zihnini) şekillendirir daha çok. Bilinç düzeyi gelişmiş ve empati yeteneği yüksek kişiler (kendi deneyimleri sayesinde) düşünerek de zihinlerini şekillendirebilirler. Ancak insan kendinde olmayanı bilemeyecek bir durumdadır. Örneğin hiç sevgi deneyimlememiş biri sevgiyi bilmez tanımaz, bu yüzden de seven insanların durumuna dair hiç bir empati geliştiremez. Yani empati gücü için de bunların belli ölçüde az veya çok deneyimlenmiş olması zorunludur. Çünkü sevmenin bir 'tadı' vardır. İnsan yemediği bir meyvenin tadını hiç bir zaman bilemeyeceği gibi bu deneyimi yaşamadan nasıl bir şey olduğunu bilemez anlayamaz. Bu nedenle duygular cephesinde iş bu şekildedir. Ancak düşünceler açısından da durum buna benzerdir. Çünkü düşünceler de özünde deneyimlere dayanır. Daha doğrusu düşünceler de düşünce deneyimine dayandıkları ölçüde bilinç için erişilebilirdir. Düşünce deneyimleri insanın hayal dünyasında yaşanır, deneyimlenir. İnsan beyni düşünceleri simüle eder. Bu sekilde düşünceler 'yaşandığı' ölçüde ve şekilde insan için erişilebilir hale gelir gelebilir.

    O halde şunu söyleyebiliriz insanın zihni deneyimlerine dayalı düşünceleri ile şekillenir.

    Tüm Reklamları Kapat

    0
    • Şikayet Et
    • Mantık Hatası
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Daha Fazla İçerik Göster
    Keşfet
    Ara
    Yakında
    Sohbet
    Agora

    Bize Ulaşın

    ve seni takip ediyor

    Göster

    Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

    Göster

    Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

    Geri dön

    Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

    Geri dön

    Close
    Kapak Görseli Seç
    Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
    Kareler yükleniyor…
    Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
    0:00 / 0:00
    Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
    Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)