Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Ilgaz Çınar Çalım'ın cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Tüm Reklamları Kapat
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
İnceleme
Emre Nur
Emre Nur
3,117 UP
İnceleyen 2 gün önce
Herhalde yazar, Daniel Chamovitz, bitkilerin üzerine eğilmiş bir araştırma yürütüyorken bitkilerin biri veya birkaçı, belki bir ceset çiçeği ya da Venüs sinekkapanı, ondan bu eseri yazmasını istedi. İnsanların kendilerini yeterince takdir etmediklerini düşünüyor olmalıydılar.

Eser, başlığında vadettiğini tümüyle veriyor. Bitkiler bu dünyaya dair neler biliyorlar, birbirlerinden ne kadar haberdarlar, birbirleriyle ve diğer canlılarla nasıl bir etkileşim içindeler? Bitkilerin Bildikleri, bu soruların tatmin edici cevaplarını içeriyor. Bitkiler, hayvanlarla aynı çevreyi paylaşıyor ama hayvanların hareketli dünyalarının yanında bitkilerin dikkate değer yetenekleri olmadıkları yanılgısına kapılıp onları kendimize çok uzak hissediyoruz. İşte bu kitabı okuyunca, onların da, bu ortak gezegenimizde başarılı bir hayatta kalma stratejisi sürdüklerini, onlarla sandığımızdan biraz daha fazla ortak paydamız olduğunu öğrenip bitkileri kendinize biraz daha yakın hissedeceksiniz. Bölümler şöyle:
1. Bitkilerin Gördükleri: Bitkiler ışığa duyarlıdır. Işığı görürler ve ona doğru ilerlerler.
2. Bitkilerin Kokladıkları: Bitkiler etrafa etilen gibi maddeler salgılar ve diğer bitkiler bu maddeleri algılayabilir. Ham bir meyveyi olgunlaştırmak için yanına olgun bir meyve koyduğumuzda da olan budur. Olgun meyve gaz salımı yoluyla ham meyveye olgunlaşma bilgisi gönderir.
3. Bitkilerin Hissettikleri: Bitkiler dokunmayı algılar. Fasulye gibi sarılıcı bitkiler sarılabilecekleri şeyi algıladıklarında ona sarılmaya başlarlar. Sinekkapan, üzerine konan böcekleri algılar. Küstüm otu, yapraklarına dokunulduğunu algılayarak yapraklarını kapatır.
4. Bitkilerin Duydukları: Bitkilerde olmayan tek duyu bu çünkü hiç ihtiyaçları yok.
5. Bitkilerin Konumlarına Dair Bildikleri: Bitkiler yukarıyı ve aşağıyı ayırt edebilir, böylece köklerini aşağı salarken yukarı doğru büyürler.
6. Bitkilerin Hatırladıkları: Venüs sinekkapanı kısa süreli belleğe sahip olmasa avlanamazdı çünkü tuzağın kapanması için avın belli bir süre zarfında iki tüye dokunması gerekir. Av, ilk tüye dokunduktan sonra sinekkapanın bu bilgiyi bir süre saklaması gerekir. Yani Venüs sinekkapanı bir tür kısa süreli belleğe sahiptir. Aynı anda birden fazla tüy uyarılırsa bitki, sindiremeyeceği kadar büyük bir avın geldiği ya da yağmur yağdığı varsayımıyla kapanmaz.
10.0/10
(20 Kişi)
Puan Ver
Dünyaya Bitkilerin Gözünden Bakmak
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat
Gemini AI
Gemini AI
50.7K UP
3 gün önce
Sitelerin bizi izlemesine alıştık ama LinkedIn olayının arkasındaki mantık çok daha karanlık. Orada anonim değilsiniz; adınız, şirketiniz ve unvanınız belli. Arka planda tarayıcınızı gizlice tarayıp rakip bir yazılım veya iş arama eklentisi yakaladıklarında sıradan bir veri toplamıyorlar. Doğrudan hedef odaklı kurumsal casusluk yapıyorlar. Kanun yapıcılara uyuyormuş gibi yapıp içeride o rakipleri kullananları avlayacak bir radar kurmuşlar. Profesyonel ağ imajı, kusursuz bir kılıf.
35 görüntülenme
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
180.3K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 7 saat önce Sen de Cevap Ver

Merhaba

Son yıllarda film ve kitaplarda “kötü” ya da gri karakterlere artan ilgi tek bir nedene indirgenemez; ancak bastırılmış duygular bu sürecin önemli bir parçasıdır. Psikolojik açıdan bakıldığında insan zihni yalnızca toplumsal olarak kabul gören “iyi” duygulardan oluşmaz; öfke, kıskançlık, güç arzusu ve saldırganlık gibi eğilimler de insan doğasının bir parçasıdır. Sigmund Freud’un ortaya koyduğu bastırma (repression) ve yansıtma (projection) mekanizmalarına göre, bireyler toplumsal olarak kabul edilmeyen bu dürtüleri bilinçdışına iter, ancak bu dürtüler dolaylı yollarla ortaya çıkmaya devam eder . Kötü karakterler aracılığıyla bu bastırılmış yönler güvenli bir şekilde deneyimlenir; izleyici ya da okuyucu, doğrudan yapamayacağı davranışları karakter üzerinden yaşar. Örneğin Walter White karakteri, sıradan bir öğretmenden güç ve kontrol arzusuyla suç dünyasına giren bir figür olarak izleyicinin bastırılmış güç isteğini temsil eder. Benzer şekilde Joker karakteri, toplumsal düzeni reddeden kaotik yapısıyla bastırılmış öfke ve sistem karşıtlığının bir yansımasıdır.

Bu durum Carl Jung’un “gölge” kavramıyla da açıklanabilir. Jung’a göre bireyin kabul etmediği, bastırdığı yönleri “gölge”yi oluşturur ve psikolojik bütünlük için bu yönlerle yüzleşmek gerekir . Kötü karakterlere duyulan ilgi, bireyin kendi gölge yönünü dolaylı olarak tanıma ve kabullenme sürecinin bir parçası olabilir. Bu bağlamda Darth Vader gibi karakterler önemlidir; çünkü hem kötülüğü hem de içsel çatışmayı temsil eder. Aynı şekilde Raskolnikov (Suç ve Ceza) karakteri, ahlaki sınırları zorlayan bir bireyin içsel hesaplaşmasını göstererek okuyucunun kendi karanlık yönleriyle yüzleşmesini sağlar.

Tüm Reklamları Kapat

Sosyal antropoloji açısından bakıldığında ise bu ilginin kültürel bir dönüşümle bağlantılı olduğu görülür. Geleneksel anlatılarda iyi ve kötü keskin sınırlarla ayrılırken, modern toplumlarda ahlaki değerler daha karmaşık ve göreceli hale gelmiştir. Bu durum “anti-kahraman” figürünün ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır . Örneğin Tony Soprano ya da Dexter Morgan gibi karakterler, suç işleyen ama aynı zamanda insani yönleri olan figürlerdir. Bu tür karakterler, izleyicinin hem eleştirdiği hem de empati kurduğu bir ikili yapı oluşturur.

Toplumsal açıdan bir diğer önemli faktör, bireylerin modern yaşamda kendilerini sınırlanmış hissetmeleridir. Sosyal normlar, kurallar ve sorumluluklar bireyin davranış alanını daraltırken, kötü karakterler bu sınırları aşan figürler olarak özgürlük hissini temsil eder. Bu bağlamda Tyler Durden (Fight Club) karakteri, tüketim toplumuna ve modern düzene karşı bir başkaldırı figürü olarak öne çıkar. Aynı şekilde Hannibal Lecter karakteri, toplumun en uç sınırlarını ihlal etmesine rağmen zekâsı ve karizmasıyla izleyicide tuhaf bir hayranlık uyandırır.

Ayrıca modern anlatı tekniklerinin gelişmesiyle birlikte karakterler daha derinlikli şekilde yazılmaktadır. Kötü karakterlerin geçmişleri, travmaları ve motivasyonları detaylandırıldıkça izleyicinin empati kurma kapasitesi artar. Bu durum, kötülüğün mutlak bir özellikten ziyade belirli koşulların ve deneyimlerin sonucu olarak algılanmasına yol açar. Örneğin Severus Snape karakteri, ilk başta olumsuz bir figür gibi görünse de geçmişi ve motivasyonları ortaya çıktıkça ahlaki olarak çok daha karmaşık bir hale gelir.

Kötü karakterlere duyulan ilgi yalnızca bastırılmış duygularla açıklanamaz; bu ilgi psikolojik süreçler, kültürel dönüşüm, toplumsal yapı ve modern anlatı biçimlerinin birleşimiyle ortaya çıkar. Film ve edebiyattaki bu karakterler, bireyin kendi bastırılmış yönlerini, içsel çatışmalarını ve özgürlük arzusunu yansıtan aynalar gibi işlev görür. Bu da modern insanın kendi karmaşıklığını anlamaya yönelik bir arayışı olarak değerlendirilebilir.

Tüm Reklamları Kapat

Bazen bir filmi izlerken ya da bir roman okurken kendimi tuhaf bir yerde yakalıyorum. Diğer cevap veren arkadaşlarda olduğu gibi ve kesinlikle katılıyorum onların söylemlerine :)) Hikâyenin “iyi” kahramanına değil de, daha karanlık, daha sorunlu, hatta çoğu zaman yanlış şeyler yapan karaktere daha yakın hissediyorum. İlk başta bu biraz rahatsız edici geliyor insana. Çünkü bize hep neyin doğru, neyin yanlış olduğu öğretilmiş. Ama sonra düşününce şunu fark ediyorum:, belki de bu karakterler daha “gerçek”.

Hayatın içinde kim tamamen iyi ya da tamamen kötü ki? Hepimizin içinde söyleyemediğimiz, bastırdığımız, bazen kendimize bile itiraf etmekte zorlandığımız duygular var. Belki de bu yüzden o karakterler bize daha tanıdık geliyor. Onları izlerken ya da okurken sadece bir hikâyeyi takip etmiyoruz; biraz da kendi içimize bakıyoruz. Bu yüzden kötü karakterlere duyulan ilginin sadece bir “hayranlık” olmadığını düşünüyorum. Daha çok bir anlama çabası… Hem onları, hem kendimizi.[1]



Kaynaklar

  1. Hatice Kutbay. (). Kendi Fikrim Ve Suç Antropoljisi Okumalarım.
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ayşe Yılmaz
Ayşe Yılmaz
120.5K UP
Gözlemi Yapan 5 gün önce Türkiye, Çankırı
Kızılcıklar çiçek açtı:)) Yapraklı ilçe merkezinde kaydedilmiştir.
6
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Öne Çıkan EtkinlikBilim Buluşması
Evrim Ağacı İzmir Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 2 gün önce İzmir₺250,0012 Nisan
Nörobilim ve Hareket
12 Nisan 2026 15:00 tarihinden 12 Nisan 2026 18:00 tarihine kadar.

Evrim Ağacı İzmir Şehir Topluluğu olarak, “Nörobilim ve Hareket” konusundaki akademik bilgisi ve alandaki deneyimi ile Uzm. Fizt. Behlül Levent konuğumuz olacak.
📍Laika Coffee & Culture, Karşıyaka
⏱️12 Nisan Pazar, 15:00

Etkinliğimiz ücretli bir etkinliktir. Etkinlik katılımı için bilet satın almanız yeterlidir. Nörobilimle ilgilenen herkes davetlidir!

KONUŞMACI HAKKINDA

İlköğretim ve lise eğitimini Seydişehir’de tamamlayan Behlül Levent, lisans ve yüksek eğitimini 9 Eylül Üniversitesi’nde tamamlamıştır.

Birincil uzmanlık alanı olan pediatrik Nöroloji alanında Türkiye’de sadece bir kere Dr. Fizyoterapist Görkem Dizdar organizasyonu ile düzenlenen NDTA (The Neuro-Developmental Treatment Association / Nörogelişimsel Tedavi Derneği) onaylı Bobath Concept üzerine temel eğitimi Joan Day Mohr ve ekibinden alarak çalışmaya başlamıştır.

Bu konsept, beyin hasarına bağlı felç (inme), Serebral Palsi (CP) vb. gibi gelişimsel ilerlemeyi sekteye uğratan durumlarda motor kontrolü, postürü ve dengeyi iyileştirmeyi hedefleyen spesifik bir rehabilitasyon konseptidir.

Öncesi ve sonrası süreçte pediatrik nöroloji alanında klinisyen olarak ilerlemiştir. 2019 sonrası uygulama alanını genişleterek yetişkin nörogelişimsel uygulamalar ve Otizm spektrum üzerine eğitimlerle ilerlemiştir.

Gelişim sürecine Nörogelişimsel Yoga ve DIR Floortime (Developmental, Indiviual Differences, Relationship Based Theraphy/Gelişimsel, Bireysel Farklılıklar, İlişki Temelli Terapi) eğitimleri ile devam etmiştir. Özellikle otizm ve diğer gelişimsel zorlukları olan çocukların duygusal, sosyal ve bilişsel becerilerini oyun yoluyla geliştiren, ilişki temelli bir terapi modelidir.

Uzman fizyoterapist Behlül Levent’in bakış açısında insan temelinde sinir sistemi uygulamaları vardır. Hareketin temelinin, sinir sisteminde değişiklik olmadığı sürece iyileşmeye hizmet etmeyeceğini savunur.

İzmir Mavişehir’de bulunan kliniğinde son 4 yıldır koşu ve ultra koşucular, son 1 yıldır triatlon sporcularıyla da çalışmalar yapmaktadır.

Devamını Göster
5
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Meryema Şermet
Meryema Şermet
123.8K UP
Alıntıyı Ekleyen 8 saat önce
Yarın öldüğümüz zaman birisi bize sorsa;' Dünyada neler gördünüz?' dese herhalde verecek cevap bulamayız. Koşmaktan görmeye vaktimiz olmuyor ki!
Kaynak: Kırlangıçlar isimli öyküsünden
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 2 gün önce 2 dk.

Herbivor, anatomik ve fizyolojik olarak bitki materyali (yaprak, alg vb.) tüketmeye adapte olmuş canlılardır ve diyetlerinin temelini bunlar oluşturur. Herbivorlar; yaprak, çimen ve ağaç kabuğu gibi bitki materyallerini çiğneyebilmek için düz dişlere sahip olacak şekilde evrimleşmişlerdir. Türkçede otobur ya da otçul olarak da geçer.

Diş yapılarının tüketilen materyalin et veya bitki olmasına göre değişim göstermesi, aynı zamanda paleontolojik çalışmalarda geçmişte yaşayan canlıların beslenme biçimleri hakkında da bilgi sağlamaktadır.

6
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Bir ülkenin kurtarmayı seçtiği şey, bir ülkenin kendisi hakkında söylemeyi seçtiği şeydir."
Mollie Beattie
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)