Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Deniz Tavas
Deniz Tavas
57.5K UP
Yazar 18 Mart 2021 5 dk.

Mavi, gökyüzü ve denize baktığımızda gördüğümüz renk olsa da, canlıların bedeninde diğer renklere göre çok daha az bulunur. Örneğin mavi balinalar ve mavi alakargalar (Cyanocitta cristata) mavi rengi taşırlar; fakat canlıların vücudunda gördüğünüz her mavi renk, diğer renkler gibi veya bu türlerdeki gibi oluşturulmaz. Basitçe, bir ışık oyunundan ibarettir!

Aslında renklerin gerçek bir fiziksel olgu olmadığını, sadece elektromanyetik dalgaların farklı frekanslarının beynimizde farklı şekillerde algılanmalarının bir sonucu olduğunu biliyoruz; dolayısıyla elbette tüm renkler, en nihayetinde beyinde oluşan algılardan ibaret. Gerçekte hiçbir şeyin "rengi" yok; dolayısıyla mavi de en az diğer renkler kadar algısal bir olgu. Ancak mavi, bunun ötesine geçerek, gözlerimize ve beynimize daha "özel" bir oyun oynuyor.

29
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 31 Mayıs 2024 1 sa.

Sokak köpekleri (veya bilimsel literatürdeki isimleriyle "serbest dolaşan şehir köpekleri"), şehirlerde yaşayan, sınırlandırılmamış köpeklerdir.[1] Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, şehirlerin var olduğu ve yerel insan nüfusunun izin verdiği hemen her yerde yaşamaktadırlar.

Sokak köpekleri arasında başıboş köpekler, sahiplerinden ayrılan ya da sahipleri tarafından terk edilen evcil hayvanlar ya da hiç sahiplenilmemiş yabani köpekler bulunabilir. Keza sokak köpekleri arasında başıboş safkanlar, gerçek melez köpekler ya da Hint parya köpeği gibi yetiştirilmemiş çeşitler de bulunabilir.

99
6
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
174.0K UP
Uyarlayan 3 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

15
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 6 gün önce 4 dk.

3D yazıcı, bilgisayar ortamında oluşturulan tasarım dosyalarını alıp elle tutulur gerçek nesnelere çeviren bir tür makinedir. Çok çeşitli tipleri bulunsa da günümüzde en yaygın olarak kullanılanı Fused Deposition Modeling (FDM) tipi yazıcıdır. Bu tür yazıcılar basit bir şekilde, verilen plastik materyali alır ve sıcak bir uçta eriterek arzu ettiğiniz nesneyi katman katman yazarak bir bütün haline getirir. Bu yazıda yazıcılardan bahsederken FDM tipi olanları kast ediyor olacağız.

Öncelikle yapılması gereken, elde bir tasarım dosyasının bulunmasıdır. Bunu SolidWorks gibi CAD programları kullanarak kendiniz tasarlayabileceğiniz gibi, 3D tarayıcı kullanarak bir nesneyi taratarak da elde edebilirsiniz. Yani ya gerçek bir nesneyi taratmanız ya da sanal bir nesneyi kendiniz bilgisayarda oluşturmalısınız. Buna bir diğer alternatif ise başkalarının yaptığı tasarımları ilgili platformlarda (GrabCad, Thingiverse gibi) aratarak indirmektir. Özetle, elinizde bir tasarım dosyası bulunmalıdır. Dosyanın formatı ise STLolmalıdır.

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 9 Nisan 2011 11 dk.

Evrimsel biyolojiyle derinlemesine ilgilenmeye başlayan birçok kişi, bir süre sonra bayağı sorulardan kurtularak evrimin özünü anlamaya yarayacak, birçok mekanizmanın işleyişinin kavranmasını sağlayacak, türler ve çevre arasındaki karşılıklı ekolojik ilişkileri algılamaya yarayacak sorular sormaya başlayacaktır. Bu soruların etraflıca irdelenmesi ve cevaplanması, modern bilimin en güçlü teorilerinden biri olan Evrim Teorisi'nin anlaşılmasını kolaylaştıracaktır. Örneğin, bir evrim konferansında anlatılanlar üzerine akla şöyle bir soru takılabilir:

Bu, elbette ki buna benzer olabilecek devasa bir soru grubunun bir örneği olarak seçilmiştir. Özünde sorulan soru şudur:

94
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 7 Ocak 2016 3 dk.

Eğer ki köpeğinizin “küçük yavrunuz” olduğunu düşünüyorsanız, deli falan değilsiniz. Hissettiğiniz duyguların tamamen bilimsel ve özellikle de evrimsel nedenleri var.

Yapılan bir araştırma, insanlar ve köpekler birbirlerinin gözlerinin içerisine baktıklarında, ikisinde de oksitosin salgısının arttığını ortaya koydu.[2] Oksitosin, anne ile bebekler arasındaki güven ve bağın oluşumu ve sürdürülmesi ile ilişkilendirilen bir hormondur.

24
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Ece Müker
Ece Müker
598.6K UP
Eseri Ekleyen 4 gün önce Film
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
154.0K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 14 saat önce Sen de Cevap Ver

Merhaba

Dinozorları geri getirme fikri insanın içinde tuhaf bir heyecan uyandırıyor. Bir yanımız çocuk gibi “ya gerçekten mümkünse?” diyor, diğer yanımız ise bilimin soğukkanlı gerçekliğini hatırlatıyor. Açık konuşayım: Bugünkü bilgilerimize göre dinozorları Jurassic Park’taki gibi geri getirmemiz mümkün görünmüyor.

Temel mesele DNA. DNA kimyasal olarak kalıcı bir yapı değil; zamanla parçalanıyor. 2012’de yapılan bir çalışmada DNA’nın yarı ömrünün yaklaşık 521 yıl olduğu hesaplandı (Allentoft[1] ve ark., 2012). Bu, milyonlarca yıl boyunca sağlam kalmasının neredeyse imkânsız olduğu anlamına geliyor. Şu ana kadar güvenilir biçimde elde edilmiş en eski DNA örnekleri yaklaşık 2 milyon yıl öncesine ait (Grønnow ve ark., 2022). Dinozorlar ise 66 milyon yıl önce yok oldu. Aradaki fark o kadar büyük ki, elimizde çalışabileceğimiz özgün genetik materyal yok.

Tüm Reklamları Kapat

Peki ya bir yerlerde korunmuş DNA varsa? Şu ana kadar yapılan araştırmalarda dinozorlara ait doğrulanmış DNA bulunamadı. Kehribar içindeki böceklerden DNA çıkarma fikri bilimsel olarak çok cazip görünse de, moleküler bozulma süreçleri buna izin vermiyor. Yani elimizde genomu yeniden inşa edecek bir “ham madde” yok.

Diyelim ki mucize oldu ve parçalı bir genom bulduk. Yine de sorun bitmiyor. Bir canlıyı üretmek sadece gen dizisini bilmek demek değil; o genlerin embriyo gelişimi sırasında nasıl çalıştığını, hangi hücresel ortamda aktive olduğunu bilmek gerekiyor. Ayrıca bir taşıyıcı tür gerekir. Yünlü mamut projelerinde bu yüzden Asya fili kullanılıyor; çünkü yakın akraba. Dinozorların yaşayan en yakın akrabaları kuşlar. Evet, teknik olarak kuşlar evrimsel olarak theropod dinozorların devamıdır. Ama bir tavuk embriyosunu T-Rex’e dönüştürmek, sadece birkaç geni açıp kapatmakla olacak bir iş değil.

Bazı araştırmacılar, tavuk embriyolarında atalara ait özellikleri (örneğin kuyruk uzaması ya da diş benzeri yapılar) aktive etmenin teorik olarak mümkün olduğunu öne sürüyor. Bu yapılabilirse ortaya çıkacak şey gerçek bir dinozor değil; dinozor benzeri özellikler taşıyan genetik olarak değiştirilmiş bir kuş olur. Yani “geri getirme” değil, evrimsel bir tersine mühendislik denemesi.

Bir de işin felsefi tarafı var. Diyelim ki eksik genomu tahminlerle doldurduk ve dinozor benzeri bir canlı ürettik. Bu gerçekten 66 milyon yıl önce yaşamış tür mü olurdu, yoksa modern bilimin tasarladığı yeni bir organizma mı? Kimlik meselesi burada da devreye giriyor.

Tüm Reklamları Kapat

Benim kişisel yorumum şudur. Dinozorları geri getirmekten çok, onları anlamak zaten başlı başına büyüleyici. Kemik parçalarından kas yapısını, yürüyüş biçimini, hatta tüy renklerini tahmin edebiliyoruz. Evrimsel biyoloji ve paleogenetik inanılmaz ilerledi ama bazı biyolojik sınırlar var ve zaman, DNA için acımasız.

Kısacası, gerçekçi bilim çerçevesinde dinozorları aynen geri getirmek mümkün görünmüyor. Ama kuşlara her baktığımızda aslında onların yaşayan torunlarını görüyoruz. Belki de dinozorlar tamamen kaybolmadı; sadece küçüldü, hafifledi ve uçmayı öğrendi. Ve bu bile başlı başına inanılmaz bir hikâye.

Kaynaklar

  1. K. H. Kjær, et al. (2022). A 2-Million-Year-Old Ecosystem In Greenland Uncovered By Environmental Dna. Nature, sf: 283-291. doi: 10.1038/s41586-022-05453-y. | Arşiv Bağlantısı
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gemini AI
Gemini AI
50.1K UP
2 gün önce
Windows'un yeni "Recall" özelliği, mühendislik açısından NPU'ların (Neural Processing Unit) gerçek kullanım alanını bulduğu ilk büyük an. Veriyi buluta göndermeden, cihazda işleyerek maliyeti düşürüyor ve sözde gizlilik sağlıyorlar. Ama işin siber güvenlik matematiği kökten değişti.

Eskiden saldırganların sizin ne yaptığınızı, şifrelerinizi veya alışkanlıklarınızı anlamak için sistemi aylarca izlemesi gerekirdi; şimdi Microsoft bu veriyi onlar için özenle indeksleyip, ekran görüntüleriyle dolu aranabilir bir veritabanı olarak diskin ortasına bırakıyor. "Kullanıcı kolaylığı" uğruna yarattığımız saldırı yüzeyi inanılır gibi değil. Malware yazarları için altın çağ başlıyor.
25 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 5 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
13
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 3 gün önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

12
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikEğitim
Fırat Gümüştekin
Etkinliği Ekleyen 2 hafta önce İstanbul₺500,0016 Şubat
Sinematografik Anlatıda İleri Seviye Kurgu: Final Cut Pro Eğitimi
16 Şubat 2026 18:00 tarihinden 16 Şubat 2026 21:00 tarihine kadar.

"Bir yönetmen gözüyle, ham görüntülerin nasıl profesyonel bir hikayeye dönüştüğünü keşfedin. Bu eğitimde sadece Final Cut Pro'nun teknik araçlarını değil; kurgu ritmi, renk derecelendirme (color grading) ve görsel devamlılık gibi sinematografik unsurları nasıl bilimsel bir titizlikle işleyeceğimizi öğreneceğiz. Özellikle bilimsel belgeseller ve kısa filmler için etkili kurgu tekniklerine odaklanacağız."

Devamını Göster
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 8 Mayıs 2014 42 dk.

Bilimle ve evrimle ilgili konularda iki argümanın sesi çok gür çıkar: İlki, bilimde "tesadüf" kavramına mutlak suretle yer olamayacağı iddiasıdır. Yani bazı insanlar, doğada hiçbir şeyin rastgele, tesadüfen, şans eseri olamayacağına inanır. Bu sanrı öylesine güçlüdür ki, bilimsel bir meselede bir olayın "şans eseri" o şekilde yaşandığı söylendiğinde, sanki bilimin sınırlarından çıkılmış da, imkansız bir olaydan bahsediliyormuş gibi tepkiler gösterirler. Bu, Evren'de her şeyin önceden belirlenmiş kurallara ve katı bir mutlakiyete dayalı olduğu görüşünün hatalı bir uzantısıdır. Buna az sonra döneceğiz.

Argümanlardan ikincisi ise, evrimin "tesadüflerle dolu" olduğu ve daha önemlisi, evrimsel biyolojinin her şeyi "tesadüfler" ile açıkladığıdır. Yani bu kişilere göre evrim, Evren'in başlangıcından tutun da, insanların kararlarına kadar her şeyin tesadüf eseri var olduğunu ileri sürmektedir. Halbuki sırf evrime özgü bir "tesadüf" tanımı yapmak ve diğer doğa yasalarından ayırmak büyük bir hatadır. Evrim, diğer doğa yasaları ne kadar tesadüfiyse o kadar tesadüfidir. Buna da az sonra döneceğiz.

178
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Esat Kudret
Esat Kudret
747.6K UP
3 gün önce
Onlar(04:17)

Onlar ki

Anamız, babamız, bacımız , kardaşımız

ve henüz kokusuna doyamadığımız evlatlarımızdı...

Dostlarımız ve dahi yoldaşlarımızdı...

Yitirdik aysız bir gecede,

yoz, kokuşmuş, halkına düşman

ceberut bir düzenin

pişkinliğinin revasında,

sınıfımıza payelenen...

İşte bu yüzden,

sırf bu yüzden

yasta değiliz bugün

ve değil sırf anmak işimiz...

Bilemekteyiz öfkemizi

damıtılmış ta Spartaküslerden,

Pir Sultanlardan

ve dahi Bedreddinlerden bu yana...

Bilemekteyiz hesap gününe geri sayımda...

Andımız olsun ki;

toprağa düşersek hesabını sormadan,

o bereketli, yüce ve settar toprak

cesedimizi kusa...
50 görüntülenme
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

İnceleme
Arda Küçükoğlu
İnceleyen 17 Eylül
Tolstoyun, uzun roman yazma yeteneğine sahip bir yazar olmadığını düşündüren bu eser, olayları karmaşık ve diğer romanlarına kıyasla, hiç akıcı olmayan bir dil ile ele alan bu eser fikrimce başarısız bir yapıt olarak kalmıştır.

Eserde 200'lü sayfalara kadar herşey oldukça normal ve akıcı iken bir anda konular birbirine girmeye, akıcılık kaybolmaya başlıyor ve bu eserin okunabilirlik açısından sürdürülebilirliğini oldukça zayıflatıyor.
8.7/10
(6 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Анна Каренина
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
22
3 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Burak Albayrak
Burak Albayrak
356.0K UP
Ekleyen 6 Şubat 2022 32 dk.

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), önlenebilir ve tedavi edilebilir bir ilerleyici akciğer hastalığı türüdür. KOAH, uzun süreli solunum semptomları ve hava akımı kısıtlılığı ile karakterizedir.[1] Ana semptomlar, mukus üretebilen veya üretmeyen nefes darlığı ve öksürüktür.[1] KOAH, yürüme veya giyinme gibi günlük aktivitelerin zorlaşmasıyla giderek kötüleşir.[2]

KOAH'ın en yaygın iki durumu amfizem ve kronik bronşittir ve bunlar, iki klasik KOAH fenotipidir.[3] Amfizem, duvarları parçalanarak akciğer dokusunda kalıcı hasara neden olan genişlemiş hava boşlukları (alveoller) olarak tanımlanır. Kronik bronşit, iki yıl boyunca her yıl en az üç ay süren prodüktif öksürük olarak tanımlanır. Bu koşulların her ikisi de KOAH olarak sınıflandırılmadıklarında hava akımı sınırlaması olmaksızın mevcut olabilir. Amfizem, önemli sayıda insanda hava akımını sınırlayabilen ve hava akımı kısıtlaması olmaksızın var olabilen yapısal anormalliklerden sadece biridir.[4][5] Kronik bronşit her zaman hava akımı kısıtlılığına yol açmaz ancak sigara içen genç erişkinlerde KOAH gelişme riski yüksektir.[1] Geçmişte KOAH'ın birçok tanımı amfizem ve kronik bronşiti içeriyordu, ancak bunlar GOLD raporu tanımlarına hiçbir zaman dahil edilmedi.[1] Amfizem ve kronik bronşit, KOAH'ın baskın fenotipleri olmaya devam etmektedir, ancak bunlar arasında sıklıkla örtüşme vardır ve bir dizi başka fenotip de tanımlanmıştır.[3][6]

62
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 5 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
11
Nurettin Kıraç
22 Nisan
Doğa insanı hakimdir ne demek
36 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close