Parlak, yeni doğmuş yıldızlardan oluşan bu iki küme ve onları saran ışıldayan bulutsu, NGC 2366 olarak kataloglanmış sönük, düzensiz
gökada içinde, 10 milyon ışık yılı uzakta bulunuyor.
Hubble Uzay Teleskobu görüntüsü, en genç kümenin (alttaki; yaklaşık 2 milyon yaşında) hâlâ oluştuğu gaz ve toz bulutunun içinde kaldığını gösteriyor. Üstteki daha yaşlı kümedeki (4-5 milyon yaşında) yıldızların güçlü yıldız rüzgârları ise bulutsunun merkez bölgelerini temizlemeye başlamış. Bu da tüm bulutsuya ters çevrilmiş bir kancayı andıran bir görünüm veriyor. Güneş’le karşılaştırıldığında, bu kümelerdeki yıldızlar çok daha kütleli ve ömürleri kısa. Kancanın ucuna yakın en parlak yıldız, Güneş’in kütlesinin 30 ila 60 katı arasında olan ender bir Luminous Blue Variable. Bu yıldız, kendi Samanyolu’muzdaki patlamalı Eta Carinae’ye benziyor. Bu kadar kütleli yıldızlar
son derece değişken olur. Yer tabanlı görüntülerle yapılan karşılaştırma, bu yıldızın parlaklığının üç yıl içinde yaklaşık 40 kat arttığını gösteriyor; şu anda da
bu sönük gökadadaki en parlak yıldız konumunda.