Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Tüm Reklamları Kapat
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Ferit Görür
Ferit Görür
243.0K UP
Çeviren 2 gün önce 18 dk.

Geleceği tahmin etmenin genellikle beyhude bir çaba olduğu düşünülür. Yine de önümüzdeki on yıllarda neleri konuşacağımızı merak etmekten kendimizi alamıyoruz. Belki de bunları, Ay'daki bir barda oturup yaşlanma karşıtı ve karanlık madde (İng: "dark matter") aromalı içeceklerimizi yudumlarken tartışıyor olacağız.

Bilim dünyasında her hafta yayımlanan yüzlerce yeni araştırma makalesi, yarının rüzgarlarının ne yöne eseceğini anlamamız için bize sayısız ipucu sunuyor. Biz de bu bilimsel verilerden yola çıkarak, geleceğin teknolojilerine dair en güçlü tahminleri bir araya getirdik. İşte bu veriler ışığında, 2050 yılında günlük hayatımızı doğrudan tanımlayacağını düşündüğümüz 10 devrimsel teknoloji.

3
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Sinan Ertaş
Sinan Ertaş
60.9K UP
4 gün önce
Farklının zıttı aynıdır, ayrının zıttı birdir.

Farklı değil aynılar, bir değil ayrılar. İki şey aynı olup ayrı olabilir.

3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
630.3K UP
3 gün önce
1970'lerden bu yana iklim değişikliğine rağmen genişleyen Antarktika deniz buzu, 2016 yılında ani ve dramatik bir şekilde daralmaya başladı ve hâlâ eski boyutuna kavuşamadı. Stanford Üniversitesi'nden polar oşinograf Earle Wilson liderliğindeki yeni çalışma, bu gizemli dönüm noktasını Argo şamandıraları adı verilen derin dalış robotlarının topladığı verilerle açıklıyor.
 
Olayın kilit aktörü tuzluluk, rüzgar ve okyanus karışımı. 2016 öncesinde artan yağışlar yüzey sularını tatlılaştırdı; bu da daha tuzlu ve yoğun olan derin suların altında kalmasına yol açtı. Böyle bir tabakalanma, derinlerdeki ılık suların yüzeye çıkmasını engelledi ve bu ısı milyonlarca ton buz şeklinde depolanarak büyümeye devam etti.
 
Sonra atmosfer devreye girdi: Rüzgarlar şiddetlenerek yön değiştirdi. Bu değişim, yüzey sularını kıyıdan uzaklaştırarak derinlerde birikmiş ısının yukarı fışkırmasına neden oldu. Wilson bu ani ısı salınımını "şiddetli bir patlama" olarak tanımlıyor. İklim değişikliğiyle ısınan atmosfer sıcaklık farklarını artırdıkça rüzgarlar güçleniyor; bu da döngüyü besliyor.
 
Deniz buzunun erimesi yalnızca yerel bir sorun değil. Kıta üzerindeki devasa buz tabakasını destekleyen kıyı buz rafları, hem ısınan denizler hem de şiddetli sualtı akıntılarıyla zaten tehdit altında; etraflarındaki deniz buzunu da kaybederlerse dalga enerjisine karşı tampon güçleri ortadan kalkacak. Bu buz kütlesinin tamamı erirse küresel deniz seviyeleri 58 metreye kadar yükselebilir. Araştırmacılar, uzun vadeli eğilimin olumsuz olmaya devam edeceğini öngörüyor.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ferit Görür
Ferit Görür
243.0K UP
Çeviren 1 gün önce 7 dk.

Evimizin etrafına baktığımızda hayatımızı kolaylaştıran sayısız harika icat görebiliriz; hatta şu an bu yazıyı muhtemelen onlardan biri üzerinde okuyorsunuz. Ancak her icat o kadar da iyi düşünülmüş ve faydalı değildir. Bazıları amacına uygun değildir, bazıları ise yünden yapılmış bir denizaltı kadar işlevseldir. Kimi icatlar iyi niyetle doğarken, kimileri de sadece biraz para kazanma umuduyla aslında var olmayan bir boşluğu doldurmak için yaratılmıştır.

Asıl mesleği terzilik olan Franz Reichelt, motorlu insanlı uçuşun ilk günlerinde pilotlar tarafından paraşüt olarak kullanılabilecek bir elbise tasarlamak için ilham almıştı. Cansız mankenler kullanarak yaptığı ilk testlerin ardından tasarımının işe yarayacağından o kadar emindi ki 1912 yılında Fransa'nın başkenti Paris'teki Eyfel Kulesi'nin alt katından atlayarak bunu test etmeye karar verdi.

8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 3 gün önce 31:00
Evrimle doğrudan ilgisi olmayan herkesin yakından tanıdığı bir sorudur bu: "Madem insanlar maymundan geliyor, şimdiki maymunlar neden insan olmuyor?" Soru,...
8
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 5 gün önce İstanbul₺350,00 - ₺550,002 Mayıs
Yapay Zeka Destekli Kodlama - İlk Uygulamanı Tasarla!
02 Mayıs 2026 14:00 tarihinden 02 Mayıs 2026 17:00 tarihine kadar.

Yapay zeka araçlarını kullanarak, saatler içinde çalışan web sitenizi veya uygulamanızı yapmaya hazır mısınız? Eyüp Can Akman (Software Architect @ Evrim Ağacı) tarafından yönetilecek olan bu workshop'ta sizi neler bekliyor? Sıfır ön bilgiyle, kodlama bilmenize gerek kalmadan, yapay zekayı bir kodlama asistanı gibi kullanmayı ve yönlendirmeyi öğrenip, ücretsiz araçlarla profesyonel sonuçlar almanın yollarını keşfedeceğiz. Teorik bilgiyle kalmayıp, kendi bilgisayarlarımızda uygulama geliştireceğiz. Günün sonunda kendi yaptığınız uygulamayı internette canlıya alıp, linkini paylaşabileceksiniz. Kontenjan sınırlıdır, yerinizi hemen ayırtın. Not: Katılım için herhangi bir yazılım veya teknik bilgi geçmişi gerekmemektedir. Kendi laptopunuzu getirmeniz yeterlidir.

Devamını Göster
9
2 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Dilan Demir
Dilan Demir
57.4K UP
Alıntıyı Ekleyen 2 gün önce
Dışardaki hayvanlar,bir domuzların yüzlerine,bir insanların yüzlerine bakıyor;ama onları birbirlerinden ayırt edemiyorlardı.
Kaynak: Hayvan Çiftliği
11
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ekin Baran Sunar
Seslendiren 13 Eylül 2019 8:19
2015 yılında Paris’te gerçekleşen bir dizi korkunç terörist saldırının en az 129 insanın ölümüne ve 352 kişinin yaralanmasına yol açmasından sonra, tüm...
23
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
201.1K UP
İnceleyen 5 gün önce
Başkalarının Acısına Bakmak, Susan Sontag’ın savaş, acı ve bu acıya bakma biçimimiz üzerine düşündüğü önemli bir çalışmadır. Sizin de belirtiğiniz gibi kitap dokuz bölümden oluşur ve sonunda yazarın bir ödül töreninde yaptığı konuşma metni de yer alır.

Sontag kitabına, Three Guineas adlı kitabı inceleyerek başlar. Bu eser, Virginia Woolf tarafından 1938 yılında, İspanya’daki faşist ayaklanma sırasında yazılmıştır. Woolf bu kitabı, Londra’da yaşayan bir avukatın “Sizce savaşı nasıl önleriz?” sorusuna cevap olarak kaleme almıştır. Sontag da buradan hareketle savaşın nasıl temsil edildiğini, özellikle de fotoğraflar aracılığıyla nasıl anlatıldığını incelemeye başlar.

Kitapta, savaş fotoğrafçılığının ortaya çıktığı Kırım Savaşı’ndan başlayarak, dünya savaşlarına, Nazi kamplarına, İspanya İç Savaşı’na, Bosna ve Filistin’de yaşananlara ve 11 Eylül saldırılarına kadar pek çok örnek ele alınır. Sontag, bu olayların fotoğraflar aracılığıyla nasıl kaydedildiğini ve bu görüntülerin tarih için nasıl bir belge niteliği taşıdığını sorgular. Ona göre fotoğraflar sadece olayları göstermekle kalmaz, aynı zamanda onları nasıl hatırlayacağımızı da belirler.

Sontag’ın dikkat çektiği önemli konulardan biri de savaşın toplumsal cinsiyetle ilişkili olmasıdır. Woolf’un kitabında soruyu soran kişinin bir erkek, yanıtlayan kişinin ise bir kadın olması tesadüf değildir. Woolf’a göre savaş çoğunlukla erkeklere ait bir alandır; erkekler savaşta bir anlam, hatta bazen bir tatmin bulabilir. Kadınlar ise genellikle savaşa aynı şekilde yaklaşmaz. Bu nedenle Woolf, aynı savaş fotoğraflarına bakıldığında kadınlar ve erkeklerin aynı duyguları hissedip hissetmeyeceğini sorgular. Woolf’un vardığı sonuç, farklı eğitim ve geleneklere sahip olsak bile insanların bu tür görüntüler karşısında benzer tepkiler verebileceğidir. Ancak Sontag bu noktada daha karamsardır. Ona göre günümüzde savaşların sona ereceğine neredeyse kimse inanmaz; hatta barış için mücadele edenler bile bundan emin değildir.

Sontag bu düşüncesini, 1928’de imzalanan Kellogg ve Briand Paktı örneğiyle açıklar. Bu anlaşma, savaşı bir politika aracı olarak reddeden ülkelerin imzasını taşımasına rağmen, pratikte etkili olmamış ve savaşlar devam etmiştir. Bu da savaş karşıtı söylemlerin çoğu zaman yetersiz kaldığını gösterir. Aynı tartışma, Sigmund Freud ve Albert Einstein arasında “Niçin Savaş?” başlıklı mektuplarda da ele alınmıştır.

Woolf ve Sontag, savaşın yalnızca politik bir olay olmadığını, aynı zamanda insanların acıya nasıl baktığıyla ilgili bir mesele olduğunu vurgular. Woolf’un özellikle üzerinde durduğu “biz” kavramı burada önemlidir. “Biz”, sadece savaşın içindeki insanlar değil; başka ülkelerde yaşanan acılara bakan, onları gören ve bundan etkilenen herkestir. Ancak Sontag’a göre bu “biz” kavramı her zaman net değildir. Çünkü başkalarının acısına bakmak, bizi otomatik olarak aynı duyguda birleştirmez.

Kitap savaşın kendisinden çok, savaşın görüntülerine nasıl baktığımızı ve bu bakışın bizi gerçekten ortak bir duyarlılıkta buluşturup buluşturmadığını sorgular ve ne yazık ki ... İNSANIN OLDUĞU HER YERDE SAVAŞ VARDIR!

Kitap bende şu etkiyi bırakmıştı .Bir fotoğrafa bakmak, masum bir eylem değil. O an, görünmeyen bir etik yük taşırız. Sontag bunu yüzümüze vurmaz .Aynayı bize doğru tutar ve aynada gördüğümüz şey çoğu zaman kendimizle ilgili pek hoş olmaz. Kitap biter ve geriye tek bir soru kalır. ''Gerçekten gördük mü, yoksa sadece baktık mı?”
9.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ferit Görür
Ferit Görür
243.0K UP
Çeviren 6 gün önce 13 dk.

İngiltere'nin Cornwall bölgesindeki huzurlu bir vadide, devasa baloncuklu naylon tabakalarından yapılmış gibi görünen devasa kubbeler yer alıyor. Bu kubbeler, dünyanın dört bir yanından gelen bitkileri barındırıyor ve Eden Projesi (İng: "Eden Project") olarak bilinen botanik bahçesinin imza niteliğindeki özelliğini oluşturuyor. Eden Projesi'nin hemen yanında, yaklaşık bir futbol sahası büyüklüğündeki asfaltlı bir arazide, zararsız görünen birkaç adet 10 metre uzunluğunda depolama konteyneri ve 3 metre yüksekliğinde kırmızı metal bir yapı bulunuyor.

Bu yapının hemen altında, Dünya'nın kabuğunun 5,3 kilometre derinliğine inen küçük bir delik var. Yaklaşık bir pizza genişliğinde olan 25 santimetrelik çapıyla, sadece iki boruyu barındıracak kadar geniş bir alan sunuyor. Bu borulardan daha geniş olan dış boru soğuk suyu aşağı pompalamak, içteki çekirdek boru ise sıcak suyu yüzeye geri pompalamak için kullanılıyor. Elde edilen bu sıcak su, kubbelerin içindeki bitkilerin ihtiyaç duyduğu tropikal sıcaklıkları korumak amacıyla Eden Projesi'ni ısıtmak için kullanılıyor.

20
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Bir gün atomun enerjisini serbest bırakacağız, gezegenler arası yolculuklar gerçekleştireceğiz, ömrü uzatıp, kanseri ve tüberkülozu tedavi edeceğiz; ama en düşük seviyeli kişiler tarafından yönetilmiş olmanın sırrını asla çözemeyeceğiz."
Anonim
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)