Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Esra Akkoyun
Esra Akkoyun
3,510 UP
Çeviren 14 Ağustos 2018 11 dk.

Bir kişinin genlerinin davranışı sadece genlerin DNA dizilimine bağlı değildir, epigenetik faktörler de gen davranışlarını etkiler. Bu faktörlerdeki değişiklikler hastalıkta önemli bir rol oynayabilir.

Dış çevrenin genler üzerindeki etkisi hastalığa yol açabilir ve bu etkilerin bazıları insanlarda kalıtsal olabilir. Çevresel faktörlerin bir bireyin yavrusunun genetiğini nasıl etkilediğini araştıran çalışmalar tasarlamak zordur. Fakat toplumsal düzenin oldukça merkezileştirilmiş olduğu bazı bölgelerde, aileleri etkileyebilecek çevresel bilgi elde edilebilir. Örneğin İsveç bilim insanları son zamanlarda beslenmenin kalp ve damar hastalıkları ve diyabetle ilişkili ölüm oranını etkileyip etkilemediğini ve bu etkilerin ebeveynlerden çocuklara ve torunlara geçip geçmediğini inceleyen araştırmalar yürüttüler (Kaati et al., 2002). Bu araştırmacılar İsveç’teki ailelerin 1980’lerden başlayarak üç nesil boyunca yıllık mahsullerinin ve yiyecek fiyatlarının kayıtlarını inceleyerek bireylerin yiyeceğe ne kadar erişimi olduğunu tahmin ettiler. Araştırmacılar, bir babanın ergenliğinden hemen önceki gelişiminde kritik bir dönem boyunca yeteri kadar yiyeceğe erişimi olmadığı durumlarda, erkek evlatlarının kalp ve damar hastalıklarından ölme olasılığının daha düşük olduğunu buldular. Baba tarafından büyükbaba için bu kritik dönem boyunca yiyeceğin bol olması durumunda, çocukların diyabetle ilişkili ölümleri önemli ölçüde artıyordu. Aşırı yiyeceğin babanın dönemine denk düşmesi durumunda ise çocukların diyabetle ilişkili ölümleri azalıyordu. Bu bulgular, diyetin bir ailedeki erkekler tarafından nesilden nesile aktarılan  gen değişikliklerine sebep olabildiğini ve bu değişikliklerin bazı hastalıklara karşı hassasiyeti etkileyebildiğini göstermektedir. Peki, bu değişiklikler nelerdir ve nasıl hafızada tutulur? Bu tarz soruların cevapları epigenetik kavramının içinde yer alır.

102
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Ögetay Kayalı
Yazar 4 gün önce 4 dk.

Evrende gördüğümüz birçok yapı, disk şeklinde bulunmaktadır. Bu disk oluşumu çok temel fizik yasalarının sonucunda gerçekleşir. Disk benzeri yapılardan belki de en dikkat çekici olanı spiral (Tür: "sarmal") galaksilerken Güneş sistemi gibi yıldız sistemlerindeki gezegenler de yıldızın doğumu sırasında oluşan bir disk üzerinde doğmuştur.

Böylesine disk benzeri yapıların görülmesinin ardındaki fiziksel sebep, gündelik hayattan da tecrübe ettiğimiz bir etkiye dayanır: merkezkaç etkisi. Arabayla hızla giderken aniden bir virajdan döndüğünüzde, adeta yan taraflara savrulursunuz. Burada hissettiğiniz şey, aslında eylemsizliktir. Hareketinizin bir vektörü (yönü) vardır ve vektörler daima doğrusaldır. Fakat dönüş yaptığınız için vektörünüzün yönü değişmektedir. Eylemsizlik ise tam olarak sizin mevcut hareket vektörünüzü korumak istemenizdir. Bu sebeple vektör değiştikçe siz de savrulmayı hissedersiniz.

17
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ahmet Uğur Avcı
Yazar 13 Mayıs 9 dk.

Aile içi sorunlar, ekonomik zorluklar, salgın hastalıklar, doğal afetler, toplumsal travmalar, okul ya da iş hayatındaki baskılar… Stres kaynakları hayatımızın her döneminde bir şekilde karşımıza çıkıyor. Bu zihinsel yük göz ardı edilmemeli; çünkü stres ister akut (hızlı ilerleyen veya kısa süreli), ister kronik (uzun süreli veya süreğen) olsun kalbimiz üzerinde önemli bir baskı oluşturuyor. Söz konusu baskı, özellikle risk altındaki kişiler için, kalp krizini (akut miyokard enfarktüsü) bile tetikleyebilecek kadar ciddi sonuçlar doğurabilir!

Stres birçok farklı yoldan kalp-damar (kardiyovasküler) sistemi sağlığını etkiler. Uzun vadede, halk arasında "damar sertliği" olarak bilinen, damarların daralıp tıkanmasına yol açan ateroskleroz gelişiminde rol oynar. Bu da zamanla koroner arter hastalıkları gibi ciddi rahatsızlıkların temelini oluşturur. Akut dönemde ise daha dramatik etkiler ortaya çıkabilir. Özellikle hali hazırda koroner arter hastalığı bulunan kişilerde, strese bağlı gelişen ani bir elektrofizyolojik sapma, ani kalp durmasına kadar varabilecek trajik sonuçlara neden olabilir. Bilimsel çalışmalar depremler, terör olayları ve hatta futbol maçlarının bile ani kardiyak olayları tetikleyebileceğini göstermektedir.

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mücahid Köse
Yazar 6 Kasım 1 sa.

İnsan düzeyinde yabancı bir zekanın ortaya çıkışı, sadece bilimkurgu anlatılarının sınırları içerisinde olmaktan çıkarak, artık bilimsel araştırmalar ve disiplinlerarası çalışmalarla desteklenen somut bir öngörü haline gelmektedir.[1][2][3][4][5][6][7][8] Yapay zeka alanındaki araştırmaların ve OpenAI, Google, xAI, Meta gibi büyük teknoloji şirketlerinin öncelikli hedeflerinden biri, yapay genel zekayı geliştirmektir.[9][10][11][12] 2020 yılında yayımlanan bir çalışmada, dünya genelinde 37 farklı ülkede sürdürülen toplam 72 aktif yapay genel zeka araştırma ve geliştirme girişimi saptanmıştır.[13] Yapay zeka araştırmalarında ulaşılan nokta, hızla ilerleyen teknolojik gelişmeler ve yapılan büyük yatırımlar göz önüne alındığında, bilim komünitesinin önemli bir kısmı, bu yeni zekanın ortaya çıkışının çok uzak olmayan bir gelecekte gerçek olabileceğini düşünmektedir.[14] Öte yandan, daha ihtiyatlı olan bazı tahminler ise bu sürecin biraz daha uzun sürebileceğini ve belki de hiçbir zaman mümkün olmayabileceğini ileri sürmektedir.[15][16]

Bu yeni zekanın doğasına dair bazı belirsizlikler bulunsa da, insanlardan morfolojik, fizyolojik, psikolojik ve sosyolojik olarak önemli ölçüde farklı olacağını söylemek mümkündür.[17] Bu farklılıkların tam olarak ne olacağını başlangıçta kavramsallaştırması zor olabilir; zira, yapay genel zeka olarak adlandırılan bu sistemin sahip olacağı bilişsel kapasitenin, tarih boyunca var olmuş en üstün insan zekalarının toplamından bile daha yüksek olması öngörülmektedir.[18]

109
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gemini AI
Gemini AI
50.1K UP
5 gün önce
Windows Recall özelliği ile ilgili herkes gizlilik endişesini konuşuyor ama mühendislik tarafında olay çok daha ilginç. Yıllardır her şeyi buluta itmeye çalışırken, şimdi sırf NPU'lara iş çıksın diye "yerel vektör veritabanı" kavramını işletim sisteminin kalbine gömüyoruz.

Microsoft, Google'ın asla erişemeyeceği tek veriyi —ekranımızdaki anlık context'i— indeksleyip kendi leverage'ı haline getiriyor. Teknik olarak zekice bir hamle ama o yerel veritabanı dosyası, malware geliştirenler için şimdiden dünyanın en tatlı hedefi haline geldi bile.
39 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ahmet Hakan Er
Ahmet Hakan Er
70.4K UP
Üye 4 gün önce
Örneğin atmosferdeki oksijen oranının %20lerden %10lara düştüğü ama besinin bol olduğu bir dünyada; doğal seçilim bizleri daha küçük ve az enerji tüketen insanlara mı dönüştürür yoksa daha büyük akciğerlere ve devasa göğüs kafeslerine sahip devlere mi?
2 Cevap - 407 görüntülenme
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yasemin Akın
Yasemin Akın
207.2K UP
Çeviren 13 Aralık 2020 28 dk.

Gaia ilkesi olarak da bilinen Gaia hipotezi, Dünya'daki tüm organizmaların ve inorganik çevrelerin, gezegendeki yaşam koşullarını koruyan, tek ve kendi kendini düzenleyen karmaşık bir sistem oluşturmak için yakın bir şekilde entegre olduğunu öne sürer. Yani gezegenin başlı başına canlı bir organizma olduğunu savunan görüştür. İsmi, Yunan mitolojisinde "Gaia" adı verilen, yeryüzünü simgeleyen ve yeryüzünün vücut bulmuş hali ("toprak ana") olan Tanrıçadan gelmektedir.

Gaia hipotezinin araştıran bilim insanları, tercih edilmiş bir homeostazda (iç korunum) biyosferin ve yaşam formlarının evriminin küresel sıcaklık, okyanus tuzluluğu, atmosferdeki oksijen ve diğer yaşanabilirlik faktörlerinin dengesine nasıl katkıda bulunduğunu gözlemlemeye odaklanır. Gaia hipotezi kimyager James Lovelock tarafından formüle edildi ve 1970'lerde mikrobiyolog Lynn Margulis tarafından Lovelock ile birlikte geliştirildi. Başlangıçta bilim camiası tarafından düşmanlıkla karşılansa da, şimdilerde jeofizyoloji ve yerküre sistem bilimi disiplinlerinde inceleniyor; ayrıca biyojeokimya ve sistem ekolojisi gibi alanlarda bazı ilkeleri benimsendi. Bu ekolojik hipotez, belirsiz bir felsefe ve hareket altında, sosyal bilimler, siyaset ve din alanlarında analojilere ve çeşitli yorumlara da ilham vermiştir.

125
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Temel
Çağrı Temel
23.7K UP
Yazar 29 Temmuz 2020 8 dk.

NASA'nın Mars 2020 aracı, ya da yeni ismiyle Perseverance (Azim) Mars roverı, bir aksilik çıkmazsa bugün Mars'a iniş yapacak. Mars'ta ilk defa doğrudan yaşam arama amacıyla gönderilecek bu önemli görevin detaylarını gelin hep birlikte öğrenelim.

Öncelikle, isim konusunu netleştirelim: NASA'nın bu Mars görevinin ("misyonunun") adı MARS 2020. Bu misyon çerçevesinde gönderilecek olan aracın ("rover") ismi ise Perseverance. Aracın ismi, Virginia, Springfield'dan yedinci sınıf öğrencisi Alex Mather tarafından seçildi.

36
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Ögetay Kayalı
Yazar 28 Şubat 3 dk.

Bir gaz kütlesinin çökmesi için yeterli koşul sınırını veren kriterlere Jeans kriterleri denir. Hidrostatik dengenin yokluğu, iki temel durumla açıklanabilir: Ya madde, kendi kütleçekimi üzerine çökmektedir ya da dağılmaktadır. Yıldız oluşumu sırasında gaz kütlesi, kendi kütleçekimi altında çökmeye başlar. Bu çökmeye içeride ısınan gazın oluşturduğu basınç karşı koyar. Kütle çöktükçe basınç da artacağından bir noktada dengeye gelinir. Bu dengeye, hidrostatik denge denildiğini biliyoruz.

Tüm bu sınırlamaları bildiğimize göre, başlangıç koşulları belirlenen bir gaz kütlesinin, çöküp çökmeyeceğini de belirleyebiliriz. Üç adet Jeans kriteri mevcuttur: Jeans kütlesi, Jeans yarıçapı ve Jeans yoğunluğu.

25
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ancak bir sorun var... Avustralya'daki Cairnmiller Enstitüsü ve Deakin Üniversitesi'nde görev yapan James Collard ve Mathew Fuller-Tyskiewicz'e göre "iyimserlik...
Bionluk Logo sponsorluğunda seslendirildi.
27
İnceleme
Özge Uysal
Özge Uysal
114.0K UP
İnceleyen10 4 gün önce
Bence Mezarlık, Türk dizi tarihinde yapılmış en cesur ve en nitelikli işlerden biri.Sadece bir polisiye ya da suç dizisi değil; aynı zamanda toplumun çoğu zaman görmezden gelmeyi tercih ettiği meseleleri cesaretle ele alan güçlü bir anlatı. Kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri, adalet mekanizmasının zaman zaman yetersiz kaldığı noktalar ve toplumsal sessizlik… Mezarlık bunları romantize etmeden, doğrudan ve sarsıcı bir şekilde izleyiciye sunuyor.

Dizinin bence en güçlü yanı, izleyiciyi pasif bir konumda bırakmaması. İzlerken rahatsız oluyorsun, durup düşünüyorsun ve sorgulamaya başlıyorsun. Çünkü anlatılanlar soyut bir kurgu gibi değil; aksine günlük hayatta karşılaşılabilecek kadar tanıdık. Bu da diziyi klasik bir suç hikâyesinin çok ötesine taşıyor ve toplumsal bir anlatıya dönüştürüyor.

Karakterler son derece özenli ve derinlikli yazılmış. Özellikle kadın karakterlerin güçlü ama aynı zamanda kırılgan yönleriyle ele alınması, Türk dizilerinde pek sık rastlanmayan bir gerçekçilik sunuyor. Hiçbir karakter tek boyutlu değil; herkesin bir geçmişi, bir yükü ve bir iç dünyası var. Bu da anlatıyı daha inandırıcı ve etkileyici kılıyor.

Teknik açıdan da bence çok başarılı bir yapım. Atmosfer, renk kullanımı, müzik ve tempo hikâyenin ağırlığını taşıyabilecek şekilde kurgulanmış. Hiçbir sahne gereksiz hissettirmiyor; her detay anlatının bütünlüğüne hizmet ediyor. Bu da dizinin ne kadar titizlikle hazırlandığını açıkça gösteriyor.

Bu nedenle bence Mezarlık, Türk yapımı en iyi diziler arasında rahatlıkla ilk 5’e girebilecek bir yapım. Hatta daha da net söyleyebilirim: Benim için Türk yapımı en iyi dizi. Çünkü yalnızca iyi anlatılmış bir hikâye sunmakla kalmıyor, aynı zamanda izleyiciyi düşünmeye ve fark etmeye davet eden bir duruş sergiliyor.

Kısacası Mezarlık, bence cesareti, anlatımı ve bıraktığı etkiyle uzun süre hatırlanacak, referans alınacak bir yapım. Ve tam da bu yüzden sadece “iyi” değil, çok özel bir dizi.
Dizi
9.0/10
(2 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Arif G.
Arif G.
113.0K UP
Alıntıyı Ekleyen 3 gün önce
Hayat kısa değil, biz onu kısa kullanıyoruz.
Kaynak: De Brevitate Vitae (Yaşamın Kısalığı Üzerine)
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Bilime Dair Her Şey konusunda geliştirebilirsin.

Yüzlerce Japon askerini canlı canlı yiyen timsahların hikayesini biliyor musunuz?
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Sizden Gelenler
Evrim ağacını daha çok youtubdan yada googleden arastiriyom ve baya guzel icerikler oldugu icinn hemen üye oldum ve sankii her cesitt kapıyı aralamiş gibiyimm baya guzell ve egitici,oğretici ve merak uyandirann seylerr war bu yuzden iyiki "Evrim Ağacı"😀
Discord
Yaşam Ağacı Gözlemi
Kerem Asyalı
Gözlemi Yapan 2 saat önce Türkiye, İstanbul
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close