Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
500 ATP Ödüllü Soru: Mutluluğun kaynağı ne? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Daha fazlası için kaydır
Tüm Reklamları Kapat
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 2 gün önce
Myosotis arvensis, küçük ve narin çiçekleriyle tanınan bir türdür. Genellikle beş taç yapraktan oluşan çiçekleri açık mavi renkte olup merkez kısmında sarı bir ''göz'' bulunur. Bu kontrast renklenme, tozlayıcı böcekleri çiçeğin merkezine yönlendiren önemli bir görsel sinyaldir.
Çiçekleri hermafrodit (erselik) yapıdadır, yani aynı çiçek içerisinde hem erkek (androesyum) hem de dişi (ginekesyum) üreme organları birlikte bulunur. Erkek organları 5 adet stamenden oluşur. Bu stamenler korolla tüpünün içine yerleşmiş durumdadır ve anterleri (başçık) polen üretir. Dişi organ tek bir pistilden oluşur. bu yapı stigma (tepecik), stilus (dişicik borusu) ve ovaryumu içerir. Ovaryum genellikle dört lobludur ve her lob bir tohum oluşturma potansiyeline sahiptir.
Tozlaşma genellikle arılar ve küçük dipterler gibi böcekler aracılığıyla gerçekleşir (entomofili). Polen taşıyan böcek, stigma ile temas ettiğinde döllenme süreci başlar. Döllenme sonrasında ovaryum gelişerek dört parçalı nutlet (küçük, sert tohumlar) oluşturur. Bu yapı Boraginaceae familyası için karakteristiktir ve türün yayılım stratejisinde önemli rol oynar.
Türkiye’de oldukça geniş bir yayılışa sahip bir türdür. Avrupa-Sibirya floristik bölgesine ait olmakla birlikte, Türkiye’nin farklı fitocoğrafik bölgelerinde de doğal olarak bulunabilir. Genellikle Marmara, Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinde yaygın olarak gözlemlenir. Uygun habitat koşulları sağlandığında Ege ve Doğu Anadolu’da da görülebilir.
Çoğunlukla:
Nemli çayırlar, tarla kenarları ve nadas alanları, yol kenarları, açık ormanlık alanlar gibi yarı nemli ve açık alanları tercih eder. Deniz seviyesinden başlayarak yaklaşık 1500 metreye kadar olan yükseltilerde yayılış gösterebilir.
4
Ferit Görür
Ferit Görür
209.1K UP
Çeviren 4 gün önce 2 dk.

Yeni bir araştırmaya göre hayatımızdaki zor insanlar yaşlanmamızı hatta erken ölüm ihtimalimizi bile artırıyor olabilir. Peki ama neden? "Baş belası" olarak adlandırabileceğimiz bu kişiler, bizi desteklemek yerine hayatımızı çok daha stresli bir hale getiriyor.

Bildiğimiz üzere kronik stres, biyolojik yaşlanmanın en temel tetikleyicilerinden biridir. Bunun nedeni, stresin vücutta iltihaplanmaya (enflamasyon) yol açabilmesi, bağışıklık sistemini zayıflatabilmesi ve kalp krizi gibi sorunlara yol açan kardiyovasküler hastalık riskini artırmasıdır. Çalışmanın yazarlarından olan ve New York Üniversitesi bünyesinde araştırmalarını sürdüren Dr. Byungkyu Lee durumu şu sözlerle özetliyor:

15
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 23 Mayıs 6:54
İşte tüm bu diş aşınmalarıyla mücadele etmek adına diş fırçalamak, birçok insan için tırnak kesmek veya tuvalet yapmak kadar "doğal" bir davranıştır....
22
Söz
Meryema Şermet
Meryema Şermet
125.7K UP
Alıntıyı Ekleyen 2 saat önce
Size göklerden bahsediyorlarsa, bilin ki yeryüzünü sömürmek içindir; size öteki dünyadan bahsediyorlarsa, bilin ki bu dünyayı elinizden almak içindir.
Kaynak: Victor Hugo, 19. Yüzyıl Siyasi Yazıları
7
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yasin Aydoğdu
Tarih ve Araştıma Mezunu 5 gün önce Sen de Cevap Ver

Öncelikle Merhabalar iyi formlar,

Göktürkler hakkında ilgi ve merak uyandırıcı aklıma gelen birkaç konu söyleyebilirim, hatta araştırırken sizlerinde şaşıracağı ve aydınlatacak bilgiler olduğuna hiç şüphem yok.

Madde halinde sıralayacak olursam;

Tüm Reklamları Kapat

  • Bozkurt Efsanesi "Aşina" Soyu
  • Türk tarihinin ilk veziri "Bilge Tonyukuk"
  • Göktürklerde Kadınların Sosyal Statüsü
  • Modern Posta Teşkilatının Temellerini Atan "Yul" Sistemi
  • Ergenekon ve Nevruz

Sunumunuzun tasaramı ve görsel diline dikkat etmeniz gerekiyor, 'Gök' rengini temsil eden turkuaz, 'bozkır' simgeleyen toprak tonları (bej/kahve) ve 'asalet' için 'altın sarısı' detaylar kullanmanızda fayda var.

Tipografi açısından, başlıklarda daha keskin, runik (Göktürk alfabesini anımsatan) hatlara sahip yazı tipleri; göve metinlerinde ise "Sans Serif" fontlar tercih etmeniz tercihim olacaktır.

Görsel kullanıma özen göstermelisiniz, sadece metin koymayınız. Haritalar, kurgan buluntuları, heykelcikler (balballar) ve Orhun Yazıtları'nın yüksek çözünürlüklü fotoğraflarnı kullanmalısınız.

İdeal slayt akışınızı (Taslağınızı) ana maddelere ayrırak incelemelisiniz (Giriş-Gelişme-Sonuç) ve bu ana maddeleride içinde

Tüm Reklamları Kapat

Giriş: Başlık/Ergenekon Destanı/Coğrafya ve harita

Gelişme: Siyasi ve kültürel zirve/Kurucular/Orhun Yazıtları/Yaşam ve ordu

Sonuç: Miras/Yıkıl ve II. Göktürk (Kutluk) Devleti/Modern Dünya Mirası/Soru-Cevap & Kaynakça

Sunumunuz için birkaç ipuçları verecek olursam; Az metin, çok hikaye kullanmanızı öneririm. Zaman çizelgesi kullanın kronolojik sıraya önem göstermelisiniz. olayları anlatırken "Timeline (Zaman şeridi)" metodunu kullanman olacaktır. Ve son olarak 'Etkileşim' "Sizce neden yerleşik hayata geçmeye bu kadar direnmiş olabilirler?" gibi sorularla dinleyiciyi sürece dahil etmeniz olacaktır. Saygılar Sevgiler.

1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
İrem Kaplan
İrem Kaplan
193.8K UP
İnceleyen 5 gün önce
2023 yılında yazdığım filme dair eleştirimi bu platformda da paylaşmak istedim. İyi okumalar

Gerçek olamayacak kadar güzel olan Barbie esasında gerçek. Biliyorum inanması güç ama Barbie, Barbara Handler adlı bir kız çocuğundan esinlenerek yaratıldı. Ayrıca Barbie’nin kökeni, müstehcen bir Alman çizgi roman karakteri olan Bild Lilli’ye dayanıyordu! Her zaman çalınan fikirler daha çok ilgi görür, popüler olur ve orijinallerini unutturur. Lilli’yi unuttuğumuz gibi. Hikayeyi başa saralım.
1950’lerin başında annesi Ruth Handler kızının yetişkin gibi görünen bebeklere ilgisinin normal bebeklere olan ilgisinden çok daha fazla olduğunu farketmiş. Kızı oyuncak bebeklere hep yetişkin rolleri veriyormuş. Ama yetişkinleri temsil eden hiçbir oyuncak yokmuş. Çünkü o dönemde yetişkin bebekler sadece kartondan yapılıyormuş. Böylelikle eşi Mattel’in kurucu ortaklarından olan anne, piyasada büyük bir açıklık görüyor ve durumu izah ediyor. Herkes fikrin asla tutmayacağını söylüyor ve Ruth İsviçre’ye tatile gidiyor. İşte o zaman Lilli ile karşılaşıyor.
2. Dünya Savaşı’ndan sonra erkekler arasında popüler olan çizgi romanın, oyuncak bebekleri de yapılmıştır. O yıllarda oyuncakları hem erkekler birbirlerine hediye edermiş hem de çocuklar arasında da gittikçe popüler olmuş. Amerika’ya döndüğünde Mattel’i ikna etmiş ve kızı Barbara’nın isminden ilham alarak Barbie’yi 9 Mart 1959’da piyasaya sürmüş. Bu bebek üç boyutlu, doksan altmış doksan, kusursuz bir bebek. Onunla oynayan çocukları çirkin hissettiren, güzellik algılarını bozan, yıllar sonra estetik yaptırmalarına sebep olan, kaburgalarını aldıran, bellerini bir sıkımlık yaptıran, gözlerini solucan deliği gibi genişletip burun deliklerini nefes alamama pahasına küçülttüren bir bebek.
1961’de “Barbie’nin erkek arkadaşı yok mu?” sorularına yanıt olarak, oğlu Kenneth’dan ismini alan Ken bebek gelmiş. Lilli’nin üreticileri 1960’larda Barbie’ye dava açsa da Mattel, Lilli’nin bütün haklarını satın almış. Nitekim de hayalleri gerçek olmuş. Barbie’nin üretilmesinden bu yana güzelliğin kriteri ulaşılması zor o betimden aşağı taşamamış. Ne kadar kısa boylu, göbekli, çirkin, çarpık bacaklı versiyonları çıkmış olsa da. Ama ben en çok Barbara Handler’a üzülüyorum. Psikolojisi acayip bozuk değilse ben de İrem değilim.
Aslında bir kısım çocuk için doğru. Bizim jenerasyonda renkli lens kullanan da çoktur mesela mavi göz takıntısı yüzünden. Sırf Barbie gibi gözükebilmek için yemek yememe hastalığına yakalandılar. Ben etkilenmedim ama internet üzerinde öyle hikayelerle karşılaştım ki… Ne kadar doğru bilemem ama etkilenmediyseniz çok güzel bir şey. Ama tabi etkilenen çocuklar bundan etkilenmese başka bir şeyden etkilenecekti. Olumlu yönleri de yoktu diyemem, mesela şu an birçok aile ve bir çok öğretmen için sorun olan bir konu: Oyun kurma. Biz çocukken oyuncak ile oyun kurmayı öğrendik. Hayal kurduk, kendi dünyamızı kurduk. Şimdi ki çocuklar tabletler ile hazır oyunları oynuyor ama bu başka yazının konusu… Barbie bende hiç güzellik algısı oluşturmadı sadece hayal kurdurttu ve Barbie, Winx gibi yapımlar bana ilham oldu özgüvenimi geliştirdi her şeyi yapabileceğime onlar inandırdı. Çünkü benim kurduğum dünyada aklıma geleni yapmam mümkündü ve yapamadığım yerde de bir şekilde onu yapılabilecek hale sokardım. Bu sebeple de oyuncaklarım, oyunlarım iyi ki varlardı. Barbie ne kadar güzellik algısı ile ünlü olsa bile aynı zamanda kızlara hem feminen olup hem de her şeyi yapabileceklerini gösteriyor, "Barbie ile her şey mümkün" sloganı buradan geliyor. Bir yerde doktor, bir yerde savaşçı bir yerde peri, prenses oluyor. Bazen seyahate çıkıyor. Bazen anne oluyor… Barbie bir devrimdir. Bu devrimin gelin bir de filmine bakalım:
Barbie filmi tüm dünyada pembe boya kıtlığına sebep oldu, biliyor muydun? Yönetmen sette her şeyin pembeye boyanması konusunda epey ısrarcı olmuş. Bunun nedeni pembenin çocuksuluğu koruyacağı düşüncesiyle ve yönetmene göre çocuksuluğu korumak diğer her şeyden daha da önemliydi. Yapım ekibinin görevi pembe aksesuarlar, giysiler ve film çerçevesine yerleştirilmiş pembe olan her şeyden oluşan bir dünya yaratmaktı. Bu durum da tüm pembe boyaların tükenmesine neden oldu. Bu yeri göğü pembe dünyayı görmek için sabırsızlananlar filmin gişe rekorlarını kırdı. Çok abartıldığı için birçok kişi hüsrana uğradı. Çok beğenenlerin yanında keşke çizgi film olarak kalsaydı diyenler de oldu. Ayrıca film yer yer pembeden nefret ettirip dünyamız ne güzelmiş dedirtti, yer yer de çocukluğumdaki hayallerin hala aşırı güzel ve imkansız olduğunu hatırlattı.

Benim bu filmden beklentim gerçekten yüksekti. Belki de az önce de dediğim gibi sebep sadece aşırı abartılması ve aylarca hakkında konuşularak devasa reklamının yapılmasıydı ama ben de hüsrana uğradım. Ben de pembe, şeker gibi görünen bu yapının aslında cesur ve sert bir hikaye sunacağı izlenimini uyandırmıştı bende. Hedef kitlesini geniş tutmaya çalışıp hem çocukluğunu Barbie bebekleriyle geçiren orta yaş izleyicilere göz kırpması hem de 13 yaşındaki izleyicilere hitap etme çabası arasında denge sağlamakta zorlanmış gibi geldi. Barbie bebek üzerinden toplumun ve kadının belli bedensel ve toplumsal kalıplara hapsedilmesini eleştiren film bu eleştiriyi erkek izleyicilere de empati yaptırabilecek bir bakış açısıyla sunuyordu. Margot Robbie ve Ryan Gosling’in Barbie ve Ken rolleri için yaratıldığına eminim. Margot plastik bir bebek olan Barbie’nin kusursuzluğunu ve zamanla insana dönüşen karakterini harika bir şekilde ayırt ederek doğallıkla sunuyor. Ryan ise beklenmedik derecede komikti. Ryan için birçok laf yapıldı, yok yaşlıymış, olmamış, bilmem ne… Bu adamın bir işe girip de kötü olması imkansız. Özellikle yaptığı mimikler yeterdi. Yönetmen ise popüler kültüre ve Hollywood filmlerine yerinde göndermeler yaparak izleyicileri gülümsetmeyi başardı. Ancak bu detayları spoiler vermeden anlatmam mümkün değil bu sebeple filmin en iyi yanına geçiyorum: Yaratılan atmosfer. Gerçekten Barbie’nin diyarını ziyaret ettiriyor gibi hissettiriyor.

Özetle bu film genel olarak ortalama bir gişe filmi olabilir ancak ele aldığı temalar ve yapılan cesur tercihlerle dikkat çeken bir film oldu.

Değinmek istediğim bir diğer konu daha var. Aylarca medya pompalanarak hedef kitle arttırılmaya çalışıldı. Oppenheimer’in yönetmenlerinin çok meşhur olmasından dolayı prim yapılmaya çalışıldı. Aynı kategoride bile olmayan iki apayrı film sürekli gereksiz yere kıyaslandı. Bu da iki film için beklentiyi yükseltti ve vermek istedikleri mesajı verememelerine sebep oldu. Bu bağlamda bakıldığında izleyici Barbie’den beklediğini alamadı zaten bence pek de sonuçlanmadı film. İkinci bölüme olması gereken olayları ikinci yarıya sığdırdılar. Bu da kısıtlı sürede alelacele bir şeyler anlatmayı gerektirdiği için yaratıcılığı öldürdü. Ayrıca da finali de çöktürdü. Çok eğlenceli ve yaratıcı olması gereken film ikinci yarıda mesaj bombardımanına döndü. O kadar çok mesaj vardı ki hiçbirini anlamamayla sonuçlandı. O yüzden Greta Gerwig Barbie gibi bir markadan efsane bir sinema yapıtı yaratmayı başaramadı. En azından eğlenceli olabilirdi, o da maalesef olmadı.

Hiç izlemeyenler için verdiği mesajlara dair de bir açıkla yapmak istiyorum. Film başta Barbie dünyasındaki her şeyin kadın elinde olduğu bir görüşü anlatıyor. Dünya’ya geldiklerinde ise bunun tam tersi bir dünya ile karşılaşıyorlar ve Barbie dünyasını Ken, ataerkil hale getiriyor. Sonra kadınlar tekrar gücü ellerine alıyorlar ve mutlu son ama bence mutsuz son. Bizim eksiğimiz kıyas yapmak zaten. Az önce de dedim. Apayrı iki şeyi kıyaslamaya bayılıyoruz. Ya kadının yeterlilikleri belli erkeğin belli. Neden birini diğerinden daha baskın yapmaya çalışıyoruz? Bence filmin varması gereken son, iki cinsiyetin de eşit olduğu bir dünya olmalıydı.

Ben bir kadın olarak yapıma dair eleştirimi bu cümleyle bitirmek istiyorum: Kadınların yaşadığı zorlukları ve erkekler üzerindeki gereksiz baskıyı anlatmanın en pembe haliydi, hüzünlü bir şekilde ayrıldım sinemadan. Gerçekler yüzüme vurdu, dışardan bir göz olarak dünyayı izledim.
Film
6.0/10
(29 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Ela Yılmaz
Üye 3 gün önce
138 görüntülenme
Bu formüllerim ispati nedir veya nereden geliyorlar?
Bu formüllerim ispati nedir veya nereden geliyorlar?
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Berkay Güler
Berkay Güler
22.3K UP
1 gün önce
İnsanlık tarihi hakkında bilgi seviyenizi sığ olarak nitelendiriyorsanız başlangıç yapmanız için son derece uygun bir kaynak. Yazarın anlaşılır ve keyifli diliyle birlikte akıp gidiyor.
39 görüntülenme
9.5/10
(197 Kişi)
Puan Ver
İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ayşe Yılmaz
Ayşe Yılmaz
125.0K UP
Gözlemi Yapan 2 gün önce Türkiye, Çankırı
Yapraklı İlçesi'nde kaydedilmiştir.
5
1 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Her şeyi biliyormuşuz gibi davranmak, oralarda bir yerlerde gerçekten neler olduğunu keşfetmemizin yolunu kapatmaktadır.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
22
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Öne Çıkan EtkinlikKültürel Etkinlik
Evrim Ağacı Ankara Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 1 hafta önce Ankara₺600,00 - ₺1.000,0018 Nisan
MTA Doğa Tarihi Müzesi Gezisi
18 Nisan 2026 12:30 tarihinden 18 Nisan 2026 16:00 tarihine kadar.

Evrim Ağacı MTA Doğa Tarihi Müzesi Gezisi etkinliği 18 Nisan 2026 tarihinde saat 12.30’da başlayacaktır. 
Etkinlik Konuları ve Planı:

1. MTA Şehit Cuma Dağ Doğa Tarihi Müzesi gezisi

Konuşmacı: Dr. Babür Erdem, Evrim Ağacı Ortak Kurucusu
Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Biyolojik Bilimler Bölümü’nde doktorasını tamamlamıştır. Araştırma alanları davranış biyolojisi, hesaplamalı biyoloji ve evrimsel biyolojidir ve bu konularda yayımlanan çeşitli makaleleri vardır. Ayrıca TÜBİTAK destekli projelerde yürütücülük yapmış ve birçok projede yer almıştır. Şu anda ODTÜ Robotik ve Yapay Zekâ Merkezi’nde arılar ve davranışları üzerine araştırmacı olarak çalışmaktadır.

Etkinlik, 30 kişilik kontenjan ile sınırlıdır. 30 kişiye ulaşılması durumunda kayıtlar kapanacaktır. Kontenjan dolduktan sonra yatırılan ücretler iade edilecektir.

Fiyatlandırma Bilgisi:

Gezimiz, tek ve çift olmak üzere iki fiyatlandırmaya tabi olacaktır. 

Ayrıca bankanıza bağlı olarak İYİZİCO üzerinden etkinliklerimize taksit imkânı bulunmaktadır. 

Gezi Bilet Tek: 600 ₺

Gezi Bilet Çift: 1000 ₺

Konum Bilgisi
Gezimiz için Şehit Cuma Dağ Doğa Tarihi Müzesi önünde buluşulacaktır. 
https://share.google/3Dv8vgJCiWrhT2urC
Adres: Çukurambar Mahallesi, Öğretmenler Caddesi, Tabiat Tarihi Müzesi, 06510 Çankaya/Ankara

Ulaşım için Söğütözü Metro İstasyonundan kalkan EGO otobüslerinden 132 numaralı otobüsü ya da Kızılay Güvenpark önündeki otobüs duraklarından geçen 411-7, 482-7 ya da 421-7 numaraları Özel Halk otobüslerini kullanabilirsiniz.
 

Evrim Ağacı bilim severlerin destekleri ile faaliyetlerini sürdürmektedir. 

Devamını Göster
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Okan Kozakbaş
Okan Kozakbaş
1,466 UP
Lise öğrencisi 21 Kasım 2021 Sen de Cevap Ver

Bizim farklı cinslerde aminoasitlerden oluşan DNA'larımız var. Ayrıca masada olmayan bir karar mekanizmamız (beynimiz) bile var. Yani canlı olamamamız için tek neden ölmemiz. Masadaki hücrelerde organeller veya kromozomlar yok, dolaysıyla canlılık faaliyetlerini göstermesi mümkün değil. Eğer biz de ölürsek zaman içinde hücrelerimiz de ölecektir ve masadan farkımız kalmayacaktır.

2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Evrimin ışığındaki biyoloji, belki de entelektüel olarak en tatmin edici ve ilham verici bilimdir."
Theodosius Dobzhansky
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)