Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Anıl Kocabaldır
Anıl Kocabaldır
112.6K UP
Yazar 17 Şubat 2020 12 dk.

Bu yazımızda kaotik sistemlere örnek vermeye devam edeceğiz. Önceki yazımızda fiziksel bir örnek olan elektronik sistemlerde kaosu incelemiştik. Şimdi ise başka bir disiplin olan biyolojiden, kaotik davranış sergileyen, bir canlı grubuna ait popülasyondaki büyümede meydana gelen kaotikliği ele alacağız.

Biyolojik sistemlerde kaotikliği ilk defa inceleyen, biyolog R. M. May’dir. Kendisi 1970’lerin ortasında kompleks/ karmaşık davranış sergileyen biyolojik sistemlerin matematiksel bir modelini oluşturmuştur. Popülasyondaki canlıların sayısını zamana göre değişimini incelemiş ve 1976 yılında bunu bir makale olarak Nature dergisinde yayınlamıştır. Bu olay, aslında kaotik sistemlerin ilgiyi çekmeye başladığı bir dönüm noktasıdır. Çünkü basit ve karmaşık denklemlere sahip olmayan sistemlerde de hatta canlı maddelerde de kaotikliğin olabileceği ortaya konulmuştur.

72
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 17 Haziran 2015 2 dk.

Fotoğrafta sol tarafta gördüğünüz, beynimizin üstten görünüşü. Sağ tarafta gördüğünüz ise, onun kabaca orta eksene kadar kısmen kesilmiş bir görüntüsü. İki beyin yarımküresini birbirine bağlayan yoğun sinir ağlarının ismi ise "corpus callosum", yani "zorlu gövde"dir. Bu karmaşık bağlantı, keseli memeliler haricindeki bütün memelilerin (Eutheria kladının tamamının) beyninde, korteksin hemen altında, uzunlamasına yarık boyunca bulunmaktadır.

Görüntüsünden anlaşılabileceği gibi görevi, beynin iki yarımküresi arasındaki iletişimi sağlamaktır. Buradaki makalemizde detaylarını anlattığımız gibi, beynimizin sol yarımküresi vücudumuzun sağ yarısını kontrol ederken, sağ yarımküre vücudumuzun sol yarısını kontrol etmektedir. İşte bu nedenle, corpus callosum çok kritik bir role sahiptir ve hasar görmesi (veya bazı durumlarda ameliyatla alınması) sonucunda Yabancı El Sendromu gibi çok ilginç nörolojik sorunlarla karşılaşılabilir.

35
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gencay Kaan Polat
Yazar 8 Ocak 2021 14 dk.

İnsan Papilloma Virüsü ya da kısaca HPV, insan türünün gördüğü cinsel yolla en sık bulaşan hastalıktır. AIDS'e neden olan HIV ile "uçuk" veya "herpes" olarak da bilinen HSV'den farklıdır. Bunu şöyle söyleyebiliriz: HPV öylesine yaygın bir virüstür ki, şu anda Dünya üzerinde cinsel olarak aktif olan her kadın ve her erkek hayatlarının bir evresinde bu virüsü mutlaka kapacaktır!

Ancak tabii ki, HPV'nin birçok farklı türü olmasından ötürü, her birinin tehlike arz etme miktarı farklıdır. Bunlardan bazıları cinsel organlara zarar verirken, kimisi vajinal kansere ve penis kanserine bile neden olabilmektedir. Neyse ki aşı teknolojimiz sayesinde HPV'yi önlemeyi başarabiliyoruz.

68
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
136.1K UP
İnceleyen 6 gün önce
Cemile’yi bitirdiğinde insanın içinde garip bir sessizlik olur. Ne büyük laflar, ne yüksek dramlar… Ama bir şey yer değiştirir. Sanki aşk dediğin şeyin aslında ne olduğunu ilk kez bu kadar sade, bu kadar dürüst bir yerden görmüşsündür.

Cengiz Aytmatov bu hikâyede bağırmaz. Aşkı kutsamaz, süslemez, idealize etmez. Aksine onu çok insani, çok kırılgan bir yerden anlatır. Savaş vardır, yoksulluk vardır, gelenek vardır. Ama tam onların ortasında, beklenmedik bir yerden Cemile çıkar.

Cemile sessiz bir isyan gibidir. Kimseye meydan okumaz ama kimseye de ait olmak istemez. Onun Daniyar’a yaklaşması büyük sözlerle olmaz. Daha çok bakışlarla, susarak, yürürken yan yana gelerek olur. Aytmatov’un şu cümlesi bunu çok iyi anlatır:

“Cemile gülmüyordu ama içindeki ışık her şeyi aydınlatıyordu.”

Bu hikâyede aşk, sahip olmak değildir. Kurtarmak hiç değildir. Daha çok birinin yanında kendin olabilmektir. Daniyar’ın sessizliği, Cemile’nin cesaretiyle birleştiğinde ortaya çok saf bir şey çıkar: Birlikte susabilme hâli.

Ve anlatıcı Seyit, aslında hikâyenin kalbi biraz da ondadır. Çünkü o, bu aşkı izlerken büyür. Aşkı yaşayarak değil, tanık olarak öğrenir. Belki de bu yüzden Cemile onun için sadece bir kadın değil, bir eşiğin adıdır. Aytmatov bunu çok sade söyler:

“O yaz, ilk kez insan ruhunun ne kadar derin olduğunu anladım.”

Cemile’yi özel yapan şey, mutlu son vaat etmemesidir. Okura “herkes cesur olsun” demez. Ama şunu gösterir:, bazı insanlar bir kez gerçekten yaşar, sonra bedeli neyse öder. Bazılarıysa hiç yaşamadan güvenli kalır.

Bu kitap bana hep şunu düşündürür:
Aşk bazen bir kişiye değil, kendi hayatına sadık kalma cesaretine duyulur.

Ve belki de bu yüzden Louis Aragon’un dediği gibi, bu gerçekten de “dünyanın en güzel aşk hikâyelerinden biri”dir. Çünkü sessizdir. Çünkü abartısızdır. Çünkü gerçek hayata çok yakındır.
Kitap
9.6/10
(7 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Dzamilya
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
4
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arda Ateş
Arda Ateş
213.6K UP
Yazar 12 Mart 2021 15 dk.

Kenevir bitkisinde (Cannabis sativa veya Cannabis indica) bulunan 489 bileşiğin 70’i kannabinoid denilen psikoaktif bileşiklerdir. Bu kannabinoidlerden en etkili ve en yoğun miktarda bulunanları delta 9-tetrahidrokanabional (THC) ve kanabidiyol (CBD) isimli iki moleküldür.[1] THC'nin anksiyete yaratıcı etkileri olduğu bilinirken, CBD anksiyete giderici etki göstermektedir.[2] Kannabinoidlerin etkisini inceleyen çoğu çalışmada sentetik kannabinoidler veya kenevirin temel etken maddesi sayıldığı için THC kullanılmaktadır. Bu, çalışmaların bulgularını kenevir tüketicilerinin günlük kullanımına uyarlarken bu da göz önünde bulundurulması gereken bir faktördür.

Kannabinoidler vücudumuzun içsel kannabinoid sinyal sisteminin parçaları olan ve çoğunlukla nöronların hücre zarlarında bulunan CB1 reseptörlerine bağlanarak etkilerini gösterirler (CB2 reseptörlerine de bağlanırlar; fakat bunlar daha çok bağışıklık sisteminde bulunduğu için, konumuzla alakasızdır). Bu reseptörler normalde n-arakidonoil-etanolamin (anandamid) ve 2-arakidonoil-gliserol gibi endokannabinoidler tarafından etkinleştirilir. THC de bu moleküllerle yakın bir kimyasal yapıya sahip olduğu için, benzer şekilde CB1 reseptörlerine bağlanarak hücre içindeki bazı kimyasal reaksiyonları tetikler. Bu reaksiyonlar sonucunda GABAerjik internöronlarda (ve az da olsa glutamaterjik nöronlarda) bazı nörotransmitterlerin salınımı inhibe eder.[1][3] Buna bağlı olarak, kenevir tüketimiyle ilişkilendirilen etkiler ortaya çıkar.

106
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 17 Ekim 2013 10 dk.

Evrimsel biyologlar ve paleontologların hummalı çalışmaları sayesinde, bugün bildiğimiz ve keşfettiğimiz türlerin istisnasız tamamının çeşitli evrimsel süreçlerden geçerek bugüne geldiklerini net olarak biliyoruz. Tekil olarak bazı türlerde elbette soru işaretleri, bilinmeyenler, gizemler bulunuyor. Ancak zaten bunlar da olmasaydı, bilimin ilerlemesi mümkün olmazdı. Fakat bu bilinmezlerin hiçbiri evrimsel biyoloji ile uyumsuz, evrimin gerçekliğine şüphe düşüren, evrim teorisini çürütebilecek nitelik ve nicelikte olan unsurlar değildirler. Zaten artık bu şekilde tekil örneklerle evrim teorisini çürütmek de olanaksızdır. Evrimin ise zaten çürütülemez bir doğa yasası olduğunu, evrim ile evrim teorisinin farklı konular olduğunu şuradaki yazımızda detaylıca ele almıştık; meraklı okurlarımız o yazıya göz atabilirler.

Bu hummalı çalışmalar sayesinde yapılan keşifler, bazı ilginç gerçekleri de ortaya çıkarmıştır. Bazı türlerin, bir vücutsal bütünlük olarak, eş zamanlı bir biçimde, tüm özelliklerinin aynı anda değişimiyle evrimleşmediği, bazı parçalarının farklı zamanlarda evrimleşerek, farklı nitelikler kazandığı anlaşılmıştır. İşte bu şekilde, türlerin farklı vücut parçalarının ya da görevlerinin, farklı hızlarda ve zaman dilimlerinde, her birinin ayrı ayrı, binlerce nesilde evrimleşmesine mozaik evrim veya modüler evrim adı verilir. Bu şekilde evrimleşen türlere ise mozaik türler veya modüler türler denir.

84
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sabri Özay
Üye 1 gün önce Henüz cevap yok.
Diyelim ki teorik olarak geleceği simüle edebilen bir bilgisayarı bir kara deliğin yakınına yerleştirip oradaki zaman yavaşlamasından yararlanarak dünyadan bu bilgisayardan gelen verileri alabilir miyiz? Bu şekilde geleceği önceden tahmin etmek fiziksel olarak mümkün mü, yoksa burada gözden kaçırdığımız bir engel var mı?
114 görüntülenme
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Nevzat Keskin
Seslendiren 19 saat önce 7:44
Eminiz ki okurlarımız arasında hatırı sayılır bir çoğunluk merakla Breaking Bad'i izlemiştir ve sonlandığı için derin ve tedavi edilemez bir üzüntü duyuyordur....
1
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
187.3K UP
Türü Ekleyen 6 gün önce
Streptophyta, kara bitkilerinin tamamını ve onların en yakın alg akrabalarını kapsayan, Bitkiler Alemi içindeki temel bir üst şubedir. Bu takson, tatlı su algleri ile kara bitkileri arasındaki evrimsel geçişi temsil eder ve yeryüzündeki bitkisel yaşamın karasal ortama uyum sürecini anlamak açısından kritik öneme sahiptir. Streptofitler, fotosentez yapabilen ökaryotik organizmalardır ve klorofil a ve b pigmentlerine sahiptirler.

Bu grup, hücre duvarlarında selüloz bulunması, plazmodesmata benzeri hücresel bağlantıların varlığı ve hücre bölünmesi sırasında fragmoplast oluşumu gibi özelliklerle diğer alg gruplarından ayrılır. Streptophyta üyeleri, sucul yaşamdan karasal yaşama geçişte su kaybını önleyen yapılar, çok hücreli organizasyon ve doku farklılaşması gibi temel adaptasyonların evrimleştiği soy hattını oluşturur.

Streptophyta, ekolojik olarak gezegenin en önemli biyolojik gruplarından biridir. Kara ekosistemlerinin temel üreticileri bu soy içinden çıkmıştır; atmosferdeki oksijen dengesinin korunması, karbon döngüsü ve toprak oluşumu gibi süreçlerde merkezi rol oynarlar. Bu üst şube altında yosunlar, eğrelti otları, açık tohumlular ve kapalı tohumlular gibi tüm kara bitkileri yer alır. Bu nedenle Streptophyta, bitkisel yaşamın evrimsel temelini oluşturan ana taksonlardan biri olarak kabul edilir.
3
Sibel Özkan
Sibel Özkan
175.2K UP
Uyarlayan 4 gün önce 8 dk.

Matematiksel nominalizm; matematiksel nesnelerin, ilişkilerin ve yapıların ya hiç var olmadığını ya da soyut nesneler olarak var olmadığını (ne uzay-zamanda yer alırlar ne de nedensel güçlere sahiptirler) savunan bir görüştür. Genel olarak matematiksel nominalizmin iki biçimi vardır: Matematiksel nesnelere bağlılıktan kaçınmak için matematiksel (veya bilimsel) teorilerin yeniden formüle edilmesini gerektiren görüşler ve matematiksel veya bilimsel teorileri yeniden formüle etmeyen, bunun yerine bu teoriler kullanıldığında matematiksel nesnelere bağlılığın söz konusu olmadığını açıklayan görüşler.

Daha önce matematiksel Platonizm hakkındaki yazımızda nominalizm ile platonizmin kısa bir karşılaştırmasını yapmıştık. Bu yazımızda detaylandıracak olursak matematik hakkındaki ontolojik tartışmalarda bu iki görüşün ön plana çıktığını söyleyebiliriz.

18
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Discord
Söz
Tuna Ak
Tuna Ak
51.2K UP
Alıntıyı Ekleyen 2 gün önce
Seni kitap okuyan insanlarla tanıştıracağım. Hayat, ancak böyle insanlarla bir araya geliyorsan yaşanmaya değer.
Kitap
9.8/10
(103 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Joseph Joestar
Joseph Joestar
55.8K UP
Üye 6 gün önce Sen de Cevap Ver

Elbette ki farkı olur.

Sporcu beslenmesinde birinci kural besinleri tam alabilmektir. Protein, yağ, karbonhidratların yanısıra vitamin, mineral ve su ihtiyacını da tam karşılamalısın. Bu yapacağın egzersizlerden maksimum verim alman için elzemdir.

Fitness için ''Kas yapmak'' sadece mevcut kasları büyütmek değildir. Kasların üzerindeki yağ tabakasını eritip kasları daha belirgin kılmaktır. Eğer alacağın kaloriyi buna göre ayarlamazsan kasla birlikte yağlanmaya da devam etme ihtimalin var. Ayrıca kas kütlesi arttırmak ve kardiyo yapmak iştahı arttıracağı için kontrollü beslenmezsen istediğin şekilde vücudunu inşa edemeyebilirsin.

Tüm Reklamları Kapat

Sonuç olarak, beslenmene dikkat etmeyip egzersiz yapman hiç egzersiz yapmamandan iyidir. Bu şekilde de faydasını görürsün. Ancak maksimum faydayı almak için gereğinden fazla(veya az çünkü kasların sağlığı için enerji lazım) kalori almaman, yeterli protein tüketmen ve yanında olabildiğince çeşitli sebze ve sağlıklı yağ tüketmen lazım. Bence 6 ayını en verimli şekilde geçirmen için imkanların dahilinde beslenmene dikkat et. İllaki kusursuz bir diyet yapman gerekmiyor. Beslenmene ne kadar dikkat edersen o kadar faydasını görürsün.

1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Aktaran 3 gün önce 2 dk.

Yeni yayımlanan bir araştırmaya göre, toprakta yeterli azot bulunması durumunda tropikal ormanlar, ormansızlaştırmadan sonra iki kat daha hızlı toparlanabiliyor.

University of Leeds liderliğindeki bir bilim insanı ekibi, besin maddelerinin ormanların yeniden büyümesini nasıl etkilediğini incelemek amacıyla dünyanın en büyük ve en uzun süreli deneyini gerçekleştirdi. Çalışma, ağaç kesimi ve tarım gibi faaliyetler nedeniyle temizlenmiş alanları kapsıyor.

8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Funda Başak
Seslendiren 23 Mart 2020 7:51
Koronavirüs salgını tüm hızıyla devam ederken, en çok merak edilen konulardan bir diğeri de COVID-19 hastalığına neden olan SARS-CoV-2 isimli koronavirüse...
28
İnceleme
Aynur Aliyeva
Aynur Aliyeva
34.6K UP
İnceleyen 20 Mayıs 2022
Tragenin farklı bakış acısı ile yorumlanması acısından önerilen kitaplardan biridir.
10.0/10
(5 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Evrim Ağacı Ankara Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 2 hafta önce Ankara₺1.100,00 - ₺2.000,0024 Ocak
Evrim Ağacı Ankara - Antik Ankara Gezisi
24 Ocak 2026 10:30 tarihinden 24 Ocak 2026 16:30 tarihine kadar.

Evrim Ağacı Antik Ankara Gezisi etkinliği 24 Ocak 2026 Cumartesi tarihinde saat 10.30’da başlayacaktır. 
 

Etkinlikte:

Anadolu Medeniyetleri Müzesi 

Ankara Kalesi ve Surları

Ankara Roma tiyatrosu

Roma Hamamı

Augustus-Roma Tapınağı gezilecektir.   

Tur Rehberi: Timuçin Alp Aslan, MA. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Tarih bölümünden lisans derecesini aldı. Bologna Üniversitesi’nde Latince, Koç Üniversitesi Kapadokya Okulu, Nümizmatik okulu ve Çevresel Arkeoloji programları gibi uluslararası etkinliklerde yer aldı. Ankara Çayyolu Höyük, Muğla – Milas Labraunda antik kutsal alanı ve Yunanistan’da Büyük İskender’in ilk başkenti Pella’da alan çalışmalarında bulundu. 

Aynı zamanda Ankara Turist Rehberleri Odası’na kayıtlı profesyonel turist rehberi olarak çalışmaktadır. 


 Etkinlik, 20 kişilik kontenjan ile sınırlıdır. 

Katılımcıların gezi öncesi Müze Kart uygulamasını indirmeleri gerekmektedir.

Katılımcılarımızın, yürümeye elverişli rahat ayakkabılar ve kıyafetler tercih etmeleri önerilmektedir.

Öğle yemeği ücreti katılımcılara aittir.  

Bu gezi 9787 TÜRSAB numaralı Happy Journey Turizm Seyahat Acentesi markası olan Keşfet 101 ile düzenlenmektedir.
 

Devamını Göster
7
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı
Çeviren 23 Ocak 2023 6 dk.

Dünya üzerinde bize benzer bir canlı ilk olarak ne zaman var oldu? Görünen o ki bu soru üzerinde çok az fikir birliği var. Fosiller ve DNA, bize benzer insanların yani anatomik olarak çağdaş Homo sapiens'in 300.000 yıl kadar önce ortaya çıktığını gösteriyor.[1] Buna karşılık arkeoloji (alet yapımı, sanatsal objeler, mağara resimleri), karmaşık teknoloji ve kültürlerin yani "davranışsal çağdaşlığın" (İng: "behavioural modernity") daha yakın bir zamanda, 50.000-65.000 yıl önce evrimleştiğini ortaya koyuyor.

Bazı bilim insanları bu gerçeği en eski Homo sapiens'in tam olarak modern insan olmadığının göstergesi olarak yorumlamakta.[2] Ancak farklı bulgular, farklı şeyler ortaya koyar. Kafatasları ve genler beyin, sanatsal objelerse kültür hakkında bilgi verir. Beyinlerimiz, büyük olasılıkla kültürlerimizden önce modernleşmiştir.

128
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Eymen Karademir
Eymen Karademir
161.7K UP
İnceleyen10 19 Aralık 2023
İzleyen insanların tamamının filmi tam anladığını düşünmüyorum. Çünkü gerçekten yoğun bir film ve sürekli gelecek geçmiş yolculukları yaptığı için bazı izleyiciler için anlaşılması zor olabiliyor. Fakat izlerken en keyif aldığım film diyebilirim. Özellikle çoğu kişinin aklında hatrı sayılır bir yer bırakan meşhur bomba sahnesi tam bir efsane. En başta ses gelmiyor fakat sonradan anında tüm sesler fulleniyor. Oyunculuklar gerçekten de muhteşem. Bence bu da hiç kimsenin mahrum kalmaması gereken bir güzellik
9.7/10
(636 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
17
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close