Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ayşe Yılmaz
Ayşe Yılmaz
113.5K UP
Gözlemi Yapan 27 Haziran Türkiye, Çankırı
Yapraklı ilçe merkezinde, dere kenarında gözlemlenmiştir.
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 22 Ekim 2015 3 dk.

Bu yazımızda size, pelikanlar ile ilgili birkaç ilginç bilgi vermek istiyoruz:

Pelikanlar gerçekten büyük kuşlardır. Kanat açıklıkları 5 metreyi bulabilir ve yerden 3000 metre irtifada uçabilirler. Dünya üzerinde Antarktika haricindeki bütün kıtalarda yaşayabilen pelikanların, günümüzde 8 farklı türü bulunmaktadır. Bunların büyük bir kısmı ılık ve sıcak bölgelerde yaşar. Çoğu zaman kıyı kenarları ve haliçlerde görülürler.

16
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Türker Yılmaz
Seslendiren 24 Mart 2020 10:29
Koronavirüsün tam etkisinin ne olacağını henüz bilemiyoruz. Ancak bu olağanüstü küresel olayın ilk aylarında üç önemli gerçek netleşti. Ve bunları üst...
21
Nevzat Keskin
Seslendiren 1 gün önce 18:36
Türler arası melezleşmenin mümkün olduğu; katırlar, "çakupek", "kaslan", "grolar", "leopan" veya melezleşerek türleşen ispinozlar[14] gibi sayısız canlı...
4
Doğukan Özcan
Doğukan Özcan
103.0K UP
Ekleyen 5 gün önce 5 dk.

Aort, kalbin sol ventrikülünden çıkan oksijen bakımından zengin kanı vücuttaki dokulara taşıyan ana atardamardır. Kalbin sol ventrikülünden diyaframa kadar olan bölümü torasik aort, diyaframdan aortik bifurkasyona kadar olan bölümü abdominal aort olarak adlandırılır. Torasik aort, çıkan aorta (İng: "ascending aorta"), arkus aorta (İng: "aortic arch") ve inen aorta (İng: "descending aorta") olmak üzere üç bölümden oluşur. Arkus aorta üç dal verir. Bu dallar proksimalden distale doğru sırasıyla brakiosefalik (innominate) arter, sol common karotid arter ve sol subklavian arterdir. Brakiosefalik arter daha sonrasında sağ common karotid arter ve sağ subklavian arter olmak üzere iki dala ayrılır. Mikroanatomik olarak incelendiğinde aort duvarı üç tabakadan oluşur. Bu tabakalar içten dışa; tunica intima, tunica media ve tunica adventitia olarak isimlendirilir. Ayrıca tunica adventitia ve tunica mediayı besleyen vaso vasorum adında küçük damarlar vardır.

Aort diseksiyonu, aortun intima tabakasında bir yırtık meydana gelmesiyle birlikte kanın bu yırtıktan geçerek normalde izlediği yola ek olarak katmanların arasında yeni bir yol oluşturması anlamına gelir. Kanın normalde izlediği yol "gerçek lümen", yeni açılan yol "yalancı lümen" olarak adlandırılır. Yalancı lümenin izlediği yol boyunca yeni bir yırtık oluşursa kan, yalancı lümenden gerçek lümene geri girer ve bu yeni yırtığa "reentry yırtığı" adı verilir. Bazı olgularda re-entry, yalancı lümen basıncını azaltarak malperfüzyon riskini düşürebilir ancak prognoz diseksiyonun tipi ve komplikasyonlara bağlıdır. Ayrıca vakaların çoğunda kan, yalancı lümende proksimalden distale doğru bir yol izlese de kimi zaman tam tersi yönde bir yol izleyebilir. Bu duruma ise "retrograd diseksiyon" adı verilir.

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Burak Albayrak
Burak Albayrak
355.8K UP
Ekleyen 6 Şubat 2022 32 dk.

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), önlenebilir ve tedavi edilebilir bir ilerleyici akciğer hastalığı türüdür. KOAH, uzun süreli solunum semptomları ve hava akımı kısıtlılığı ile karakterizedir.[1] Ana semptomlar, mukus üretebilen veya üretmeyen nefes darlığı ve öksürüktür.[1] KOAH, yürüme veya giyinme gibi günlük aktivitelerin zorlaşmasıyla giderek kötüleşir.[2]

KOAH'ın en yaygın iki durumu amfizem ve kronik bronşittir ve bunlar, iki klasik KOAH fenotipidir.[3] Amfizem, duvarları parçalanarak akciğer dokusunda kalıcı hasara neden olan genişlemiş hava boşlukları (alveoller) olarak tanımlanır. Kronik bronşit, iki yıl boyunca her yıl en az üç ay süren prodüktif öksürük olarak tanımlanır. Bu koşulların her ikisi de KOAH olarak sınıflandırılmadıklarında hava akımı sınırlaması olmaksızın mevcut olabilir. Amfizem, önemli sayıda insanda hava akımını sınırlayabilen ve hava akımı kısıtlaması olmaksızın var olabilen yapısal anormalliklerden sadece biridir.[4][5] Kronik bronşit her zaman hava akımı kısıtlılığına yol açmaz ancak sigara içen genç erişkinlerde KOAH gelişme riski yüksektir.[1] Geçmişte KOAH'ın birçok tanımı amfizem ve kronik bronşiti içeriyordu, ancak bunlar GOLD raporu tanımlarına hiçbir zaman dahil edilmedi.[1] Amfizem ve kronik bronşit, KOAH'ın baskın fenotipleri olmaya devam etmektedir, ancak bunlar arasında sıklıkla örtüşme vardır ve bir dizi başka fenotip de tanımlanmıştır.[3][6]

62
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
164.2K UP
Uyarlayan 4 gün önce 5 dk.

Güneş Sistemindeki gezegenler, bileşimlerine göre genellikle üç kategoriye ayrılır: dört karasal kayalık gezegen (Merkür, Venüs, Dünya ve Mars), ardından iki gaz devi (Jüpiter ve Satürn) ve son olarak iki buz devi (Uranüs ve Neptün). Teknik olarak gaz devleri olmalarına rağmen, Uranüs ve Neptün, bileşimleri nedeniyle “buz devleri” olarak adlandırılır. Bu, Uranüs ve Neptün'ün daha büyük muadillerine (Jüpiter ve Satürn) göre daha fazla metan, su ve diğer uçucu maddelere sahip olduğu gerçeğine işaret eder. Gezegenlerin iç kısımlarındaki basınç koşulları göz önüne alındığında bu elementler katı hale, esasen “buz” haline gelir.

Ancak Zürih Üniversitesi (UZH) ve Ulusal Araştırma Yetkinlik Merkezi (NCCR) PlanetS'in yeni araştırması, bu gezegenlerin iç bölgeleri hakkındaki bilgimizi sorguluyor. Uranüs ve Neptün'ün çekirdekleri daha kayalık ve önceden düşünülenden daha az “buzlu” olabilir. Ayrıca araştırmaları, iç kısımlarında maddenin sabit kalmak yerine (Dünya'da tektonik aktiviteyle olduğu gibi) döngüsel hareketler yaşadığını gösteriyor. Araştırmacılar, bu olasılıkların “buz devleri”nin daha gizemli özelliklerinin bazılarını açıklayabileceğini belirtiyor.

13
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eymen Şengül
Eymen Şengül
38.5K UP
Yazar 25 Ekim 2024 44 dk.

Arılar, Hymenoptera takımının Apoidea üst familyasına ait, kanatlı, tüylü ve çoğunlukla sosyal böceklerdir. Bitkilerin tozlaşmasında kritik bir rol oynayarak hem doğal ekosistemlerin sürdürülebilirliğini hem de tarımsal üretimi desteklerler. Bu nedenle, arıların ekosisteme katkıları bal üretiminden ibaret değildir, biyolojik çeşitliliğin korunması ve insanlığın besin güvenliği için vazgeçilmez bir öneme sahiptirler.

Yaklaşık 100 milyon yıl önce çiçekli bitkilerin küresel olarak yaygınlaşması, günümüzde arı olarak bildiğimiz vejetaryen eşek arıları için yeni bir fırsatlar dünyası açtı. Bu adaptasyon radyasyonu, farklı çevreler, habitatlar ve çiçeklere uyum sağlayan farklı arı türlerinin evrimine yol açtı. Tahmini 20.000 arı türü, yedi ayrı aileye sınıflandırılır. Bu aileler, arıların hortumlarının ortalama uzunluğuna göre üç geniş gruba ayrılabilir:

12
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 31 Mayıs 2024 1 sa.

Sokak köpekleri (veya bilimsel literatürdeki isimleriyle "serbest dolaşan şehir köpekleri"), şehirlerde yaşayan, sınırlandırılmamış köpeklerdir.[1] Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, şehirlerin var olduğu ve yerel insan nüfusunun izin verdiği hemen her yerde yaşamaktadırlar.

Sokak köpekleri arasında başıboş köpekler, sahiplerinden ayrılan ya da sahipleri tarafından terk edilen evcil hayvanlar ya da hiç sahiplenilmemiş yabani köpekler bulunabilir. Keza sokak köpekleri arasında başıboş safkanlar, gerçek melez köpekler ya da Hint parya köpeği gibi yetiştirilmemiş çeşitler de bulunabilir.

93
6
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nda yayınladığımız bilim haberlerini anlık olarak Bundle üzerinden de okuyabileceğinizi biliyor muydunuz?

Söz
Kadir Çiçek
Kadir Çiçek
102.6K UP
Alıntıyı Ekleyen 1 gün önce
Eğer insanlar tüm olayları kesin bir akılla yönetebilselerdi ya da talih her zaman onlardan yana olsaydı, hiçbir zaman batıl inançlara kapılmazlardı.
Ama insanlar çoğu zaman umut ile korku arasında savruldukları için, inanmaya fazlasıyla yatkındırlar; bu yüzden zihinleri en çok batıl inanca açıktır.
Kaynak: Bu düşünce, Spinoza’nın Tractatus Theologico-Politicus (1670) adlı eserinin önsözünde geliştirdiği korku ve batıl inanç temelli din eleştirisine dayanmaktadır.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 29 Mart 2013 1 dk.

İnsandaki ırkçı yaklaşımların acınası ve kabul edilemez sonuçlarını hepimiz net bir şekilde görebiliyoruz. Peki ya albatroslarlardaki ırkçılığa ne demeli?

Her ne kadar lisede gördüğümüz -ve artık geçerliliğini yitirmiş olan- biyolojik tür tanımına göre farklı türler birbiriyle çiftleşemeyecek olsa da, modern (evrimsel) tür tanımına göre bu oldukça mümkündür; zaten tür tanımı da artık sadece çiftleşmeye göre yapılmıyor. Bunun ilginç örneklerinden birini Laysan Albatrosu olarak bilinen Phoebastria immutabilis türü ile Siyah Ayaklı Albatros olarak bilinen Phoebastria nigripes türünde görüyoruz. Nadiren ortak bölgelerde karşılaşan bu iki albatros türü, birbiriyle çiftleşip verimli döller de verebiliyorlar. Ekteki birey, bu şekilde oluşan nadir melezlerden biridir.

15
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
119.2K UP
İnceleyen 6 saat önce
uyguların Kültürel Politikası, duyguları bireyin iç dünyasına ait, kendiliğinden ve doğal tepkiler olarak ele alan yaygın anlayışı kökten sarsan bir eserdir. Sara Ahmed, bu kitabında duyguların yalnızca “hissedilen” şeyler olmadığını; aynı zamanda üretilen, dolaşıma sokulan, yönlendirilen ve siyasal anlamlar yüklenen toplumsal pratikler olduğunu ileri sürer. Ona göre duygular, bedenlerin içinde hapsolmuş öznel deneyimler değil; kültür, iktidar ve ideoloji aracılığıyla hareket eden ilişkiseldir.

Ahmed’in temel iddiası şudur:

“Duygular nesnelere yapışır; bazı bedenleri yakınlaştırırken bazılarını uzaklaştırır.”

Bu yaklaşım, duyguları sabit özler olmaktan çıkarıp toplumsal sınırları kuran dinamik güçler hâline getirir. Sevgi, korku, nefret, utanç ya da mutluluk; bireysel psikolojinin değil, kolektif anlatıların ve tarihsel ilişkilerin ürünüdür.

Kitabın en güçlü yanlarından biri, duyguların politik işlevini görünür kılmasıdır. Ahmed, özellikle korku ve nefretin “öteki”nin inşasında nasıl kullanıldığını gösterir. Ulus, kimlik ve aidiyet söylemlerinde bazı bedenlerin tehdit, bazı bedenlerin ise korunması gereken değerler olarak kodlanması, duyguların bilinçli biçimde dolaşıma sokulmasıyla mümkün olur. Bu bağlamda duygular, yalnızca hissettirmez; yönlendirir, hizaya sokar ve normatif düzeni yeniden üretir.

Ahmed’in mutluluk eleştirisi de kitabın dikkat çekici bölümlerindendir. Mutluluk, genellikle evrensel ve masum bir ideal gibi sunulurken, Ahmed bunun aslında güçlü bir normatif araç olduğunu savunur. “Mutlu olman gereken” yaşam biçimleri, ilişkiler ve kimlikler dayatılır; bu normların dışında kalanlar ise sorunlu, eksik ya da mutsuz olarak etiketlenir. Böylece mutluluk, özgürleştirici değil, disipline edici bir işlev kazanır.

Feminist ve postkolonyal perspektifin güçlü biçimde hissedildiği kitapta Ahmed, bedenlerin duygular aracılığıyla nasıl konumlandırıldığını gösterir. Özellikle kadın bedenleri, göçmen bedenleri ve “öteki” olarak işaretlenen gruplar, belirli duygularla özdeşleştirilerek siyasal söylemlerde sabitlenir. Bu yönüyle kitap, duyguların iktidarın sessiz ama etkili araçları olduğunu ikna edici biçimde ortaya koyar.

Dil olarak yoğun, kavramsal ve yer yer zorlayıcı olsa da Duyguların Kültürel Politikası, okurdan sabır isteyen ama karşılığında güçlü bir düşünsel dönüşüm sunan bir metindir. Ahmed, duyguları anlamanın, yalnızca bireyi değil; toplumu, siyaseti ve kültürel yapıları anlamanın anahtarı olduğunu gösterir.

Sonuç olarak bu kitap, duygulara “masum” bir iç deneyim olarak bakma alışkanlığını terk etmek isteyenler için sarsıcı ve ufuk açıcıdır. Duyguların Kültürel Politikası, hissettiklerimizin bize ait olmaktan çok, bizi biçimlendiren tarihsel ve politik güçlerin izlerini taşıdığını hatırlatan güçlü bir düşünsel davettir.
Puan Ver
Orjinal Adı : The Cultural Politics of Emotion
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikSeminer
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 2 hafta önce İstanbul₺250,0017 Ocak
Egzersiz Üzerine: Hareketin Evrimi ve Modern Hareketsizlik
17 Ocak 2026 14:00 tarihinden 17 Ocak 2026 17:00 tarihine kadar.

İlk insanların doğal olarak hareketli yaşam tarzından modern dünyanın uzun süreli oturmaya dayalı düzenine geçişi ele alınacaktır. Hareketsizliğin omurga, eklem ve kas sistemi üzerindeki etkileri; ağrı, fonksiyon kaybı ve postür bozuklukları gibi sonuçlar bilimsel veriler ışığında incelenecektir. M.Sc. Egzersiz Uzmanı Doğa Altıntaç’ın sunumuyla doğru egzersiz prensipleri, hareket kalıpları ve günlük yaşamda uygulanabilir çözümler üzerinde durulacaktır.

Tarih: 17 Ocak 2026, Cumartesi
Saat: 14.00 – 17.00
Yer: Vogs Coffee, Bahariye

Katılımcılar için temel amaç: vücut farkındalığı kazanmak, hareketsizliğin fizyolojik etkilerini anlamak ve bunlarla başa çıkmak için uygulanabilir, bilim temelli stratejiler edinmek.

Devamını Göster
2
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Durun, hissediyor musunuz? Şu anda vücudunuzdan her dakika 10.000 kadar müon, yani elektrondan 207 kat ağır olan atom altı parçacıklar geçiyor. Neden hissetmiyoruz?
Osman Akman
Osman Akman
136.3K UP
Çeviren 6 Aralık 2021
İki devasa kara delik her çarpıştığında, yüksek bir cıvıltımsı ses titreşimleri evrene kütleçekim dalgaları olarak yayılır. İnsanlık, bu olağandışı titreşimleri algılayacak teknolojiye sadece son 7 yıldır sahip. Ancak, o vakitten beri ilk üç gözlem çalışması esnasında yaklaşık 90 tane algıladık. Yukarıda, LIGO (ABD'de), VIRGO (Avrupa'da) ve KAGRA'nın (Japonya'da) dev dedektörleri tarafından tespit edilen bu 90 tanenin, kütleçekim dalgası frekansının zamana karşı grafikleri olan spektrogramları yer almaktadır. Bir çarpışmadan Dünya'da ne kadar fazla enerji algılanırsa, grafikte de bir o kadar parlak görünür. Bu kütleçekim radyasyon dalgaları bilimde pek çok açıdan ilk olmalarının yanı sıra, insanlığa eşi görülmemiş bir kara delik ve nötron yıldızı kataloğu ve evrenimizin genişleme hızını ölçmenin yeni bir yolunu da sağlıyor. Hassasiyeti artırılmış dördüncü bir kütleçekim dalga gözlem çalışmasının şu sıralar Aralık 2022'de başlaması planlanıyor.
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Evrim Ağacı'na Destek Ol
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 1 Şubat 2019
İnsanın öğrenmesi gereken tek dil, tatlı dildir.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
52
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close