Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Mert Özel
Mert Özel
19.8K UP
Çeviren 6 Şubat 2017 35 dk.

YZ konusunda bilgilenmek isteme sebeplerimden biri de “kötü robotlar” kavramının kafamı her zaman karıştırmış olması. Kötü niyetli robotlar hakkındaki filmlerin hepsi tamamiyle gerçek dışı geliyordu ve gerçek hayatta YZ'nin tehlikeli olacağı bir durum nasıl olur anlamıyordum. Robotları yapan bizleriz, e o zaman neden onları olumsuz bir şey olabilecek şekilde tasarlayalım? Neden bir sürü güvenlik tedbiri eklemeyelim? Bir YZ sisteminin güç kaynağını istediğimizde kesip kapatamaz mıyız? Bir robot neden kötü bir şey yapmak istesin ki? Bir robot neden bir şey “istesin” ki? Son derece şüpheciydim. Ama sonra gerçekten zeki insanların konuştukları şeyleri duydum...

Bu insanlar buralarda bir yerde olma eğilimi gösteriyordu:

78
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Balıklar su içer mi? Eh, balığına bağlı!
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 10 Nisan 2011 23 dk.

Sosyal yaşantıda yaşanan olaylar, elbette ki bizim makale içeriğimizi de etkiliyor. Bilimi sosyal yaşantılarımızın bütünlüğünden ayrı bir parça olarak düşünmek mümkün değil. Bilim, varlığı anlama işi ise, varlığınızı sonlandırmak isteyenleri de anlamak için başvurulabilecek en güvenli yöntemlerden birisi...

2013 yılında yazdığımız "İsyan Kontrolünde Kullanılan Yöntemler ve Biyolojik Etkileri" başlıklı, Türkiye'nin en kapsamlı "isyan baskılama rehberi"ni Evrim Ağacı olarak hazırlamış ve yayınlamıştık. Türkiye'nin dört bir yanında bilim dergilerinde ve gazetelerde bütün olarak ya da parça parça yayınlanmış ve son derece olumlu karşılanmıştı. İsyan kontrolü ile ilgili yazımızı okuyacak olursanız, bilimin böylesine alakasız gibi gözüken bir konuda bile insanlığa ne kadar önemli bilgiler verebileceğini görebilirsiniz.

116
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hacer Aslan
Hacer Aslan
131.6K UP
Yazar 7 Eylül 2020 4 dk.

Mikroorganizmayı tanımlamak ve üretebilmek için en sık kullanılan yöntem o mikroorganizmanın, besiyeri içeren petri plaklarına çeşitli tekniklerle ekilmesidir. Bu teknikteki temel amaç, varlığı araştırılan organizmanın gelişebileceği besin (besiyeri içeriği), pH, sıcaklık, nem gibi şartları sağlayarak, organizmanın besiyerinde kendine ait özelliklerle (renk, koku, koloni şekli, kapsül varlığı) koloni oluşturmasını gözlemlemektir. Böylelikle, o mikroorganizmanın araştırılan örnekte var olabileceğine ilişkin bir ön değerlendirme yapılabilmektedir.

Mikroorganizma ve besiyerlerinin sahip olduğu bu özellikler, petri kaplarını adeta bir resim kağıdı, mikroorganizmaları da adeta boyalara dönüştürebilmektedir. American Society for Microbiology’de bu özelliği göz önünde bulundurarak her yıl Agar Art isimli yarışma düzenlemekte ve yarışma birincisini sosyal medyadan duyurmaktadır. Aşağıda bazı örnekleri görebilirsiniz.

40
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikSeminer
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 4 hafta önce İstanbul₺250,0017 Ocak
Egzersiz Üzerine: Hareketin Evrimi ve Modern Hareketsizlik
17 Ocak 2026 14:00 tarihinden 17 Ocak 2026 17:00 tarihine kadar.

İlk insanların doğal olarak hareketli yaşam tarzından modern dünyanın uzun süreli oturmaya dayalı düzenine geçişi ele alınacaktır. Hareketsizliğin omurga, eklem ve kas sistemi üzerindeki etkileri; ağrı, fonksiyon kaybı ve postür bozuklukları gibi sonuçlar bilimsel veriler ışığında incelenecektir. M.Sc. Egzersiz Uzmanı Doğa Altıntaç’ın sunumuyla doğru egzersiz prensipleri, hareket kalıpları ve günlük yaşamda uygulanabilir çözümler üzerinde durulacaktır.

Tarih: 17 Ocak 2026, Cumartesi
Saat: 14.00 – 17.00
Yer: Vogs Coffee, Bahariye

Katılımcılar için temel amaç: vücut farkındalığı kazanmak, hareketsizliğin fizyolojik etkilerini anlamak ve bunlarla başa çıkmak için uygulanabilir, bilim temelli stratejiler edinmek.

Devamını Göster
23
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Seda Baykal Köse
Seda Baykal Köse
130.9K UP
Yazar 25 Ocak 2017 43 dk.

Antik Yunan’daki çok önemli bilimsel düşünce temelleri uzun bir süre unutulmaya yüz tutmuştur. Bu miras daha sonra Müslümanlar tarafından tekrar keşfedilmiştir ve Müslümanlar bu mirası belki de tamamen unutulmaktan kurtarmışlardır. Antik Yunan medeniyeti ile karşılaşan Müslüman medeniyeti özellikle 8. ve 13.yy.’larda çok önemli bilimsel çalışmalar yapmıştır. Tarihte, 8. yüzyıldan 13. yüzyıla kadar (kimi kaynaklara göre 15. yüzyıla kadar) olan dönem, İslam coğrafyasının Altın Çağı olarak bilinir. Bu zaman diliminde İslam alimleri üzerinde, Antik Yunan çalışmalarının tesirini fazlasıyla görmek mümkündür. Sorgulayıcı ve araştırmacı bakış açısı ile birlikte devralınan miras, Müslüman medeniyetinin yükselmesine olanak sağlamıştır.

Bu dönemde Müslüman bilimciler, canlılığın ortaya çıkışı ve gelişimi ile ilgili kendilerinde mevcut olan görüşlerden farklı olan açıklamalarla da tanışmıştır. Doğaya karşı bu yeni pencereden bakmışlar ve bu fikri kendi bakış açılarıyla hem geliştirmiş hem de daha sonra Avrupa medeniyetine bırakmışlardır. Bunu yaparken Antik Yunan’daki çalışmaları kendi dillerine çevirmiş ve bu çalışmalar üzerine kendi yorumlarını yapmışlardır.

195
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sizden Gelenler
Eren Başçifci
Eren Başçifci
8.1K UP
Üye
Evrime inanmıyorum ama Evrim Ağacı sadece evrime değil neredeyse bütün bilimsel konulara el attığı için çok faydalı , güzel bir kuruluş başarılarınız daim olsun ...
İnceleme
Melih B
Melih B
58.3K UP
İnceleyen5 4 gün önce
Evrim Ağacı kanalı, yıllardır belki de güzel ilerlese de site anlamında çökmüş ve kaderine terk edilmiş durumda. Burada genel olarak site eleştirisi yapacağım, "bunun yeri burası değil" diyerek kaldırmayı tercih etmeden önce bence yazdıklarımı okumalısınız. Sitenizdeki buglar gerçekten sayılamayacak kadar fazla. Sadece telefonla 2 dakika geçirerek tonla bug keşfedebilirsiniz, şahsen kendi keşfettiklerim:
-Bildirimlere tıklayıp ilgili postu görme konusunda hatalar yaşanıyor
-Kendi telefon modelimde soru kısımlarında cevap yazarken sayfa kendini sonsuz kez yeniliyor
-Eser inceleme gibi kısımlara girip "yaz", "ekle" seçeneklerini seçtiğinizde "Aklımdan geçen..." postu göndermenizi sağlıyor, eser inceleme için özellikle eserler kısmından eseri bulmanız gerekiyor.
-Cevap yazacağınız zaman kaynağı belirtmek adına siteden 2 saniye çıkıp girdiğinizde sayfa çoğunlukla cevabınızı kaydetmemiş oluyor ve her şeyi baştan yazmanız gerekiyor.
-Bu gibi problemleri danışabileceğiniz bir discord platformu artık olmadığı için kolayca probleminizden yakınabileceğiniz bir yer yok.

Sitedeki reklam seçenekleri de çok kısıtlı. Reklamlar dönmüyor, az reklam çok sefer önümüze düşüyor. Neredeyse girdiğin her yeni sayfada bet sitesi misali yeni bir reklam beliriyor.

Sitede uzun süredir hiçbir yenilik yok, yalnızca yakında geleceği söylenen ve aylardır gelmeyen "sohbet" ikonu var, tabii o da hala gelmedi.

Bütün bunlara karşın evrim ağacı sitesinin çöküşünü neye bağlıyorsunuz? YAPAY ZEKAYA...

Dış bir suçlu bulmak kolay elbette. Saygısızlık olarak algılamayın ancak sitede bu kadar fazla problem varken "yapay zeka sitemizin sonunu getiriyor" diye video hazırlamak gerçeklerden kaçmaktan başka bir şey değil. Aynı yapay zeka, sizinle aynı amaca hizmet eden reddit forumlarının sonunu getirmiyor. Aynı yapay zeka, sizinle aynı amaca hizmet eden global birçok bilim forumuna hiçbir sorun yaratmıyor. Dahası bu forumların yöneticileri, AI'ı forumlarını aktifleştirmek adına bir anahtar olarak doğru ölçüde kullanmayı başarabiliyor.

Peki konu bug, reklam ve probleme sahip bir siteye gelince suçlu kim? Tabii ki yapay zeka...

Bu gerçekçi değil. Sitenizdeki her problemi düzelttikten, moderasyonu kolaylaştırdıktan, reklamları azalttıktan sonra halen daha benzer problemler çekseniz ve bundan sonra "yapay zeka sonumuzu getirdi" diye video yaparsanız anlarım. Ne yazık ki sizlerin tarafından böyle bir hareket görmedim.

Emin olun ki bunları platformu karalama amacı güderek yazmıyorum, çok uzun süredir bu platformda aktifim ve böylesine güzel bir bilim komünitesinin yanlış kararlarla kaderine mahkum bırakılmasını desteklemiyorum. Yapay zekanın domine ettiğini iddia ettiğiniz kısım dahi sitenin çok küçük bir kısmı: soru-cevaplar (ki bunun da tamamını domine ettiğini söylemezdim). Aynı zamanda sitede alıntılar, eser incelemeleri, makaleler, blog yazıları ve daha niceleri var. Yapay zeka sitenize zarar veriyorsa bile KÜÇÜK bir kısmına zarar veriyor. Dahası, fikrimce yapay zeka; sizlerin siteye yenilikler, yenilikleri geçtim halihazırda var olan problemlere çözümler getirmiyor oluşunuzdan çok daha az hasar veriyordur.

Lütfen siteyi düzeltin, doğru adımlarla canlandırın.

Teşekkürler.
Youtube Kanalı
9.9/10
(1179 Kişi)
Puan Ver
Karanlığı Bilimle Fethet!
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Funda Başak
Seslendiren 27 Mayıs 2020 11:30
2005 Ağustos’unda ABD tarihinin en yıkıcı felaketlerinden biri olan Katrina Kasırgası yaşandı. 1800’den fazla kişinin ölümü ve tahmini olarak 372 bin...
23
Yasin Akdi
Yasin Akdi
50.1K UP
Üye 2 gün önce Henüz cevap yok.
Matematiğe toplama çıkarmadan başlasaydım ve şimdilik üniversitede yetecek kadar matematik bilgim olsaydı bunu nasıl yapabilirdim planlı mı? doğaçlama mı? sadece çalış gitsin mantığıyla mı? yada okulda gösterilen müfredat ile mi gidilmeli
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Vedat Koçoğlu
Vedat Koçoğlu
111.9K UP
2 gün önce
Dağ keçisi
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Okan Yıldız
Okan Yıldız
130.4K UP
Mühendis - Uygulamalı Fizikçi 26 Şubat 2024 Sen de Cevap Ver

Elektromanyetik dalgaların sahip olduğu fiziksel özellikler cinsinden bilgi aktarılıyor. Daha spesifisik konuşalım, bir kumandamız var ve bu kumandada 10 tane tuş var. Karşı tarafta da bir alıcı var ve kumandadan çıkan ışığı algılayıp hangi duşa bastığımızı bilerek ona göre işlem yapıyor. Aslında olan şey şu, kumandanın 1. Tuşuna basınca genliği 1mm olan bir ışık gönderirken, 5. Tuşuna basınca genliği 5mm olan bir ışık gönderiyorsun(amplitude modulation yöntemi yani AM). Karşıdaki algılayıcı da gelen ışığın genliğini algıyalarak içinde önceden programlanmış devreler sayesinde senin hangi tuşa bastığını anlıyor. Genlik yerine ışığın frekansını kullanarakta bilgiyi kodlayabilirsin(Frequency Modulation yani FM) AM/FM bu kısaltmalar sana radyolardan da aşina gelecektir. Elektromanyetik dalganın fazını kullanarak da(PM) modülasyon yapmak mümkün.

Tüm kablosuz haberleşme yaklaşık olarak bu şekilde sağlanıyor. Örneğin modem denilen cihaz kablo ile gelen elektrik sinyallerini wifi verisi şeklinde modüle ediyor ve kendisine başka cihazdan gelen wifi verisini demodüle ederek tekrar elektriğe dönüştürüyor. Modem zaten MODulation-DEModulation kelimelerinin ilk üç harflerinden oluşuyor. Elektronik haberleşmede en önemli kurallardan birisi de aynı dili konuşmaktır. Gelen sinya AM ise fakat sen FM ile işlem yapan bir cihaza sahipsen konuşamazsın. Bunun için haberleşme protokolleri ve standartlar geliştirilir. Hep duyulan 802.11abgn gibi standartlar bunun için vardır.

Olay çok daha uzun ve karmaşık aslında ama çok basitçe mantık bu. Bu açıklamamla biraz karmaşık verilerin nasıl iletildiğini anlamlandıramazsın ancak Fourier Transformu gibi matematik teoremlere ve Dalga Teorisi gibi fizik teorilerine girmeden bu kadar anlatılabilir. İlgin ve merakın varsa bu anahtar kelimeler üzerinden araştırma yapabilirsin.[1]

Tüm Reklamları Kapat

Kaynaklar

  1. T. Slattery, et al. Modulation. (1 Ekim 2021). Alındığı Tarih: 27 Şubat 2024. Alındığı Yer: Networking | Arşiv Bağlantısı
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 6 gün önce 11:43
Ocak ayına neden "ocak" deriz, hiç düşündünüz mü? Şubat, neden şubattır? Ekim gibi bir ay ismi, dilimize yüzlerce yıl önce mi girdi? Aralık'ın anlamı...
17
Deha Kaykı
Deha Kaykı
199.4K UP
Yazar 16 Eylül 2023 25 dk.

Türdiriltimi (İng: "De-extinction") veya "diriltme biyolojisi", soyu tükenmiş türlerin bireylerine (genellikle genetik olarak) benzer canlı organizmaların yeniden oluşturulma sürecini ifade eder. Özellikle kuşlar gibi ekosistemlerde kritik roller üstlenen türlerin neslinin geri döndürülmesi, ekolojik dengeyi sağlama ve doğal yaşamın sürdürülebilirliğini artırma potansiyeli taşımaktadır. Bu çalışmalar, nesli tükenmiş kuş türlerinin genetik materyaliyle modern teknolojinin imkanlarının etkili bir şekilde birleştirilmesiyle gerçekleştirilmektedir. Bu yaklaşım, daha önce denenmemiş alanlara da adım atmayı ifade eder; çünkü kullanılan yöntemler, geleneksel sınırların dışında tamamen yeni ve yenilikçi yaklaşımları içermektedir. Bu yazımızda, özellikle kuşlar perspektifinden türdiriltimi konusunu ayrıntılı bir şekilde ele alacağız.

Türdiriltimi gerçekleştirilirken yapay seçilim yoluyla geri ıslah (İng: "back breeding"), genom düzenlemesi gibi teknikler kullanılır. Ancak bu noktada başka alternatif bir yolda, klonlama tekniğini tercih etmektir. 1990'lı yıllarda koyun Dolly'i üretmek için somatik hücre nükleer transferi (SCNT) isimli yöntem geliştirilmiş ve türdiriltimi çalışmaları yeni bir soluk kazanmıştır. Yakın süreçte, Kuzey Amerika türü olan karaayaklı gelinciklerin (Mustela nigripes) Elizabeth Ann isimli bireyinde başarılı bir klonlama çalışması yapılmıştır. Klonlanan gelincik, yaklaşık 30 yıl önce ölmüş, Willa isimli bireyin bir klonuydu. Willa öldüğü zaman bilim insanlarınca vücudu dondurulmuş ve bu sayede DNA bilgisi korunabilmişti. Bu ve bunun gibi örneklerden de anlayabileceğimiz gibi klonlama tekniği memeliler üzerinde uygulandığında başarılı sonuçlar vermektedir.[1]

42
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
187.3K UP
Türü Ekleyen 3 gün önce
Terrabacteria group, Gram-pozitif bakterilerin önemli bir üst şubesini temsil eden, ekolojik ve evrimsel açıdan merkezi bir bakteri grubudur. Bu grup, çoğunlukla Firmicutes, Actinobacteria ve Cyanobacteria gibi şubeleri kapsar ve karakteristik olarak düşük G+C içerikli veya yüksek G+C içerikli Gram-pozitif bakterileri içerir. Üyeleri hem toprak hem tatlı ve tuzlu su hem de bitki ve hayvan ortamlarında bulunabilir.

Bu grup, adaptasyon kabiliyeti ve metabolik çeşitliliği ile öne çıkar. Çoğu tür aerobik, bazıları fakültatif veya zorunlu anaerobik koşullarda yaşayabilir. Terrabacteria üyeleri, karbonhidrat ve diğer organik bileşenleri fermente edebilme, bazı türlerde fotosentez yapabilme ve ekolojik döngülere katkıda bulunma yeteneğine sahiptir.

Ekolojik açıdan, Terrabacteria grubu toprak ve su ekosistemlerinde organik maddelerin parçalanması, besin döngüsünün sürdürülmesi ve mikroorganizma topluluklarının dengelenmesi gibi önemli roller üstlenir. Ayrıca, bazı üyeleri biyoteknoloji ve gıda endüstrisinde kullanılır; örneğin Pediococcus ve Lactobacillus gibi laktik asit bakterileri fermente gıdaların hazırlanmasında kritik öneme sahiptir.

Terrabacteria, bakteriler âleminde hem ekolojik işlevselliği hem de evrimsel çeşitliliği temsil eden, merkezi bir üst şube olarak kabul edilir.
1
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 10 Temmuz 2021
Bir ülkenin kurtarmayı seçtiği şey, bir ülkenin kendisi hakkında söylemeyi seçtiği şeydir.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
31
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Ceren Kimyonok
Ceren Kimyonok
27.1K UP
Çeviren 21 Mayıs 2021 4 dk.

Katil balinalar (Orcinus orca), şaşırtıcı derecede yemek seçen avcılar olabilirler. Kuzey Pasifik ve Antarktika'da bazıları sadece balıkla besleniyorken, diğerleri sadece memeli canlılarla besleniyor ve bu besin tercihleri, yeni bir orka türünün evrimleşmesine neden olmuş gibi gözüküyor. Bazı araştırmacılar, Kuzeydoğu Atlantik'teki katil balina popülasyonlarının kendi içlerinde de benzer bir sürecin meydana geldiğini düşünüyor. Ama türleşmenin tamamlanması uzun zaman alabilir. Bu orkaların son 10.000 yıllık beslenmelerini inceleyen yeni bir makale, çoğunun akrabaları kadar seçici olmadığını gösteriyor.[1] Çalışma, Kuzeydoğu Antarktika balinalarının türleşme sürecinin başında olabileceğini ortaya koyuyor.

Evrimsel biyologlar yeni bir türün okyanus veya sıradağlar gibi coğrafik engellerle ayrılmayan bir popülasyonda ortaya çıkmasının mümkün olup olmadığını uzunca tartışmışlardır. Bu, simpatrik türleşme adı verilen bir süreçtir. San Diego, Kaliforniya'daki Southwest Fisheries Science Center'da bir deniz memelisi biyoloğu olan ve yeni çalışmaya dahil olmayan Phillip Morin, şöyle diyor:

17
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Umut Özbey
Umut Özbey
29.5K UP
Çeviren 24 Nisan 2022 12 dk.

ABD, 1946 ila 1958 yılları arasında Marshall Adaları'nda 67 nükleer silah testi yaptı. Dünya'nın dört bir yanındaki Marshalllılar, bu testlerden etkilenen ve adalet arayan herkesi anmak için her yıl 1 Mart'ta Nükleer Kurbanlarını Anma Günü düzenlerler.

1954'te, ABD, şimdiye kadarki en büyük nükleer patlama testini; yani Hiroşima'ya atılan bombadan 1000 kat daha güçlü, 15 megatonluk bir termonükleer bomba olan Castle Bravo testini gerçekleştirdi. Bravo atışı, Marshall Adaları'nda birçok hasara neden oldu ve Dünya'yı radyoaktif kirliliğe maruz bıraktı.[1][2]

37
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
131.8K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 5 gün önce Sen de Cevap Ver

Merhaba

Bunu biri bana sorsa, içimden gelen ilk cevap şu olurdu: Edebiyat bilim değildir ama bilimden de daha az ciddi hiç değildir. Çünkü edebiyat, ölçmez, tartmaz, deney yapmaz; ama insanı çözer. Ve insan, belki de en zor “konu”.

Bilim genellikle “nasıl?” sorusunu sorar. Edebiyat ise durmadan şunu kurcalar:

Tüm Reklamları Kapat

“Ne hissedim, neden böyle oldum, ben kimim?”

Aristoteles Poetika’da edebiyatın işlevini anlatırken çok çarpıcı bir ayrım yapar. Tarih, ona göre olanı anlatır; edebiyat ise olabilir olanı:

“Tarihçi olanı, şair ise olabilir olanı anlatır.”

(Aristoteles, Poetika).

Tüm Reklamları Kapat

Yani edebiyat gerçeği kopyalamaz; gerçeğin anlamını arar. Bu yüzden birebir bilim değildir ama bütünüyle keyfi de değildir .Modern edebiyat kuramcıları da bunu kabul eder. Terry Eagleton, edebiyatın tanımının bilim gibi sabit olamayacağını söyler:

“Edebiyat, ne söylediğinden çok, ona nasıl yaklaşıldığıyla ilgilidir.” Burada önemli bir şey var:

Edebiyat, nesnesini (insanı, dili, duyguyu) denetleyemez. Aynı metni iki kişi okur, iki farklı şey hisseder. Bilimde bu sorun olurdu; edebiyatta ise bu zenginliktir. Ama bu, edebiyatın tamamen başıboş olduğu anlamına gelmez. Edebiyatın da yöntemleri vardır: anlatı yapısı, metafor, söylem, tarihsel bağlam, türler… İşte bu noktada edebiyat bilime yaklaşır. Zaten bu yüzden “edebiyat bilimi” ya da “edebiyat kuramı” diye alanlar doğmuştur.

Roman Jakobson’un dediği gibi:“Edebiyat, dili sıradan kullanımından çıkarıp görünür kılar.”

(Jakobson, “Linguistics and Poetics”)

Yani edebiyat, dili bile bir inceleme alanına dönüştürür. Ama yine de bir fark var:Bilim kanıt ister, edebiyat ikna eder.Bilim kesinlik peşindedir, edebiyat hakikat duygusu peşindedir.

O yüzden belki en doğru cevap şu olur Edebiyat bir bilim değildir ama bilgi üretir. Üstelik bu bilgi, insanın kendisiyle ilgili olduğu için kolay eskimez. Bir deney yanlışlanabilir, bir teori çöker. Ama iyi bir şiir, yüzyıllar geçse de birinin kalbine dokunabilir ve sanırım edebiyatın gücü tam da burada yatıyor.

Vakit ayırıp okuyan herkese teşekkür ederim.

2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ali Düzceli
Ali Düzceli
53.1K UP
Gözlemi Yapan 26 Mart 2023 Türkiye, İstanbul
Üsküdar
7
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close