Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 15 Nisan 2015 1 dk.

Bu gördüğünüz Malacosoma disstria türünün, yani Orman Çadır Kelebeği'nin tırtıl hali. Her bireyde değil ama, genetik varyasyondan ötürü bazı bireylerin sırt kısmındaki beyaz lekeler, bir dizi pengueni andırıyor.

Bu tabii ki bir pareidolia (sanrı), çünkü aslında o parçacıkların bir penguenle hiçbir alakası yok. Ancak beynimiz, gördüğümüz desenleri alışık olduğumuz nesneler şeklinde yorumlamaya çalıştığı için böyle bir durum ortaya çıkıyor. 

17
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 29 Ağustos 2018 23 dk.

Tüm Dünya'da modern bilimin en önemli parçalarından biri olan evrimin kabul edilirliği giderek artıyor. İnsanlar evrimsel biyolojinin detaylarını öğrendikçe, yıllar yılı meydanları dolduran "yaratılışçı" ve evrim karşıtı akımların hiç de söyledikleri gibi bir kavram olmadığını, son derece basit ve anlaşılır bir doğa gerçeği olduğunu kavramaya başladılar. Bu da, akıllarda şu önemli sorunun doğmasına neden oluyor:

Bu sorunun altında yatan ana sorunun kaynağı, aslında bir "yaratıcı süpergücün" (kısaca "tanrı"nın) varlığı ile ilişkilendirilir. Çünkü "Eğer yaratma olayı varsa, bir yaratıcı da olmalıdır." düşüncesi, teolojinin asırlardır kullandığı felsefi bir argümandır. Her ne kadar yaratılma olayı ile yaratıcı arasında kısmen bir ilişki olsa da, yaratılma sözcüğünün özünde ifade ettiği eylem ile yaratma eyleminde bulunduğu iddia edilen süpergüç arasındaki ilişki, evrim karşıtlarının halka yansıttığı kadar sıkı olmayabilir. İzah edelim:

325
4
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nadir Kerem Dağ
Çeviren 4 gün önce 2 dk.

Araştırmacılar, 15 Ocak'ta Cell Communication and Signaling dergisinde yayınladıkları bir çalışmada, farelerde ağızda bulunan bir bakterinin mevcut tümörlerin boyutunu şişirebildiğini ve hatta kanser öncesi oluşumların ortaya çıkmasını tetikleyebildiğini bildiriyor.

Çalışma, ağızdaki zararlı bakterilerin kana karışarak meme dokusuna ulaşabildiğini ve burada sağlıklı hücrelere ciddi zarar verebildiğini ortaya koyuyor. Daha önceki çalışmalar ağız hastalıkları ile meme kanseri arasında bağlantılar ortaya koymuştu ancak Johns Hopkins Tıp Fakültesi'nde onkoloji araştırmacısı olan Dipali Sharma, "Şimdi doğrudan bir bağlantımız var," diyor.

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Fadime Öztoprak
Fadime Öztoprak
74.5K UP
Çeviren 23 Ekim 2013 3 dk.

Eski insanların otçul ve kendilerini tedavi edebilen bilge türler olması fikri Londra Doğa Tarihi Müzesi'ndeki araştırmacıların yeni bulguları sebebiyle sorgulanmaya başladı. Yeni fikre göre Neandertaller, hayvanların "kıvam ve aroması açısından krem peynirden farklı olmayan" mide içeriklerini (avladıkları hayvanların midelerinde bulunanları) yemiş olabileceklerini gösteriyor.

Bu konuda yeni bilgiler veren şey, araştırmacıların Neandertal dişlerinin üzerindeki buldukları ve bilim insanlarına çok şeyler anlatan tartardı. Geçtiğimiz yıl İspanya'daki El Sidrón mağarasında bulunan Neanderthal dişi fosilinin üzerindeki kireçlenmiş plağı inceledikten sonra araştırmacılar, bu soyu tükenmiş insan türünün sebzeleri pişirdiği, civan perçemi ve papatya gibi acı tatlı tıbbi bitkiler tükettiği sonucuna varmışlardı. Başka bir deyişle, yakın zamanda yapılan bu araştırmalara göre Neandertaller beyinsiz karnivorlar değillerdi. 

23
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
601.2K UP
1 gün önce
Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) yaklaşık bir aydır süren personel eksikliği, Crew-12 misyonunun başarıyla istasyona ulaşmasıyla sona erdi. Sevgililer Günü’nde gerçekleşen kenetlenmenin ardından, Cumartesi akşamı kapakların açılmasıyla birlikte NASA, ESA ve Roscosmos’tan dört yeni astronot istasyona giriş yaptı. Böylece istasyondaki toplam mürettebat sayısı tekrar yediye yükselerek tam kapasiteye ulaşıldı. Bu varış, istasyonun ABD segmentinde bir süredir tek başına görev yapan astronot Chris Williams için de büyük bir rahatlama oldu. Ocak ayı başında Crew-11 ekibinden bir astronotun sağlık sorunları nedeniyle beklenmedik şekilde dünyaya dönmesi üzerine Williams, devasa tesisin bakım ve onarım işlerini tek başına omuzlamak zorunda kalmıştı. NASA ve SpaceX, Williams’ın üzerindeki yükü hafifletmek için normal takvimi öne çekerek Crew-12 fırlatmasını hızlandırdı. NASA yöneticisi Jared Isaacman, bu zorlu süreci başarıyla yöneten ve eş zamanlı olarak Artemis II hazırlıklarını sürdüren ekiplerin profesyonelliğine vurgu yaptı.
82 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Haluk Ertan
Haluk Ertan
75.5K UP
Yazar 5 Eylül 2020 55 dk.

“Abiyogenez” üzerine yazmaya karar veren kişi oldukça zor bir işe kalkıştığını bilir. Çünkü, cansız maddelerden canlının oluşum sürecini tanımlayan kavram, bilimin en önemli ama aynı zamanda en karmaşık araştırma alanı olan “Yaşamın (canlılığın) Kökeni” konusunun merkezinde yer alır. Bundan dolayı, sözlü olsun yazılı olsun bütün kültür tarihi boyunca insanlık, bu sorunla ilgili sayısız çeşitlilikte bilgi ve düşünce ortaya koymuştur ve bu uğraş günümüzde de devam etmektedir.

Deneysel bilimin güçsüz olduğu antik dönemlerde, “Nereden geliyoruz?” sorusuna yanıt bulma ihtiyacını, kadim inançlar ve folklorik efsaneler karşılamıştı. Daha sonra tek tanrılı göksel dinlerin dogmaları ve felsefe devreye girdi. Binlerce yıllık bu entelektüel çabanın ortaya koyduğu devasa külliyat, insan bilincini derinden etkiledi ve bu etkinin hâlâ sürdüğü herkesin bildiği bir gerçek. Başka bir anlatımla, ele alınan konu, efsanelerin, mitolojinin, dogmaların, safsataların, önyargıların gerçek sanıldığı ve çağdaş bilimin henüz yeni araştırdığı bir alanda kalem oynatmaktır. Fakat öte yandan, bilimin açıklayamadığını hiçbir şeyin açıklayamayacağı gerçeği bizlere, yaşamın yani canlının kökeniyle ilgili bilimsel bulguları toplumla paylaşma yükümlülüğü veriyor.

306
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gökalp Selamet
Gökalp Selamet
198.2K UP
Uyarlayan 11 Kasım 2022 4 dk.

Terapi, benzersiz ve gizemli bir süreç olabilir. Tedaviniz ve terapistiniz hakkında sorularınız olması az görülen bir durum değildir.

Sorulabilecek ortak bir soru, terapistinizi sevmenin gerekli olup olmadığıdır. Bazı danışanlar, terapistlerine ne kadar bağlı hissettiklerini, onları çok fazla sevip sevmediklerini veya bir arkadaş olarak görüp görmediklerini düşünerek zorlanmış hissedebilir. Bazı danışanlar da terapistlerine hiç bağlanmış hissetmeyebilir, hatta onlarla aynı odada olmaktan rahatsız olabilir. Son gruptaki danışanlar ise terapistlerine karşı biraz kayıtsız hisseder.

29
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ahmet Uğur Avcı
Yazar 1 Ocak 2021 6 dk.

Havayolu kullanan yolcuların sayısı, küresel salgın gölgesinde geçen 2020 yılını saymazsak, giderek artıyordu. 2017 yılında yaklaşık 4 milyar yolcu havayolunu kullanmışken bu sayı 2018 yılında 4.3 milyar, 2019 yılında ise 4.4 milyar yolcuya ulaştı. Sağladığı zaman tasarrufu, düşük maliyeti, uzak mesafeleri tek araçla erişilebilir kılması, havayolunun tercih edilmesindeki faktörlerden sayılabilir. Ancak hepsinin içinde en kritik faktörün güvenlik olduğunu varsaymak yanlış olmaz.

2019 yılında tüm dünyadaki ticari uçuşlarda 114 kaza gerçekleşti ve ne yazık ki 6 ölümlü kaza nedeniyle 239 kişi hayatını kaybetti. Geçmiş yıllara göre hem kaza oranları hem ölümlü kaza sayılarında önemli yol kat edilmiş gibi görünse de daha iyisi için durmaksızın çalışılıyor.

53
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Yazar 20 Nisan 2020 27 dk.

Değerli okurlarımız, bu yazımızda sizlere FOTON-M3 projesinin tardigradlara odaklı üç misyonundan biri olan RoTaRad (Rotiferler, Tardigradlar ve Radyasyon) misyonundan bahsedilecektir. RoTaRad misyonu rotiferler ve tardigradlar üzerine gerçekleştirilmiş olmasına rağmen yazımızda sadece tardigradlar üzerindeki deneylere ve sonuçlara odaklanılmıştır. Uzay ortamındaki stres faktörlerinin tardigradlar üzerindeki etkilerini belirlemek adına oluşturulan diğer iki misyon olan TARDIS ve TARSE ile ilgili yazılarımıza linklere tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Tardigradlar veya su ayıları, dünyadaki en zorlu hayvanlar olmaya adaydır. Bu metazoanlar, tüm dünyada derin deniz bölgeleri, gelgit bölgeleri, göller, nehirler, Himalaya dağları, tropiklerin yeşil yağmur ormanları, en kurak çöller ve Kuzey Kutbu'nun sert tundrası gibi çeşitli habitatlarda bulunabilmektedirler. Bununla birlikte, tüm tardigradlar aktif olabilmek için su filmine ihtiyaç duyar. Karasal habitatlarda, nemin fazla olduğu ortamlarda yetişen yosunlarda ve likenlerde bulunurlar. Çevresel strese maruz kaldığında bu yarı karasal tardigradlar kriptobiyoz adı verilen “askı” durumuna girebilirler. Kendilerini gözlemleme fırsatı bulduk. Yaşam Ağacı projemizdeki gözlem kaydımıza buradan ulaşabilirsiniz.

93
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Çağrı Mert Bakırcı
Çeviren 22 Ekim 2014 3 dk.

Yapılan bir DNA analizi sonucunda, Dünya'nın her tarafındaki insanların ortak tarihi boyunca, atalarımız arasında babadan çok anneye sahip olduğumuz anlaşıldı. Genetik bulgular, insanların Afrika'dan göç ettikleri dönemlerde polijinik (çok eşli) olduğunu doğruluyor. Erkekten çok dişi atamız olması ise, atalarımızda bir erkeğin birden fazla dişiyle çiftleştiğini gösteriyor. Almanya'nın Leipzig kentinde bulunan Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsünden Prof. Dr. Mark Stoneking, şöyle söylüyor:

Araştırmacıların gösterdiği üzere, atalarımızın bu davranışı, günümüzdeki insan popülasyonlarının tamamının genetik havuzuna, erkeklere nazaran dişilerin daha fazla genetik katkı sağlamasına neden olmuştur. Bunu ortaya çıkarmak için Stoneking, erkeklerde bulunan Y-kromozomunu analiz etmenin yeni bir yöntemini kullanmıştır. Bu teknik sayesinde, Y kromozomunun tek bir bölgesine bakarak, o bölgede DNA'nın "harflerindeki" bütün genetik varyantları (ya da değişimleri) tespit edebildiler.

30
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Fildişi avcılığı yüzünden, fillerin dişsiz doğmaya başladığını biliyor muydunuz?
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 19 Ocak 2019
Bir kitap kadar sadık dost yoktur.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
34
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 6 gün önce 53:10
Evrim Ağacı olarak bize üniversite öğrencileri ve adaylarından en sık gelen sorulardan birisi, üniversite bittikten sonra yurtdışına eğitim amaçlı nasıl...
13
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Postmodern Siyaset Pazarlaması

Kökleri iki yüz yıllık Osmanlı-Türk modernleşme sürecinin başlangıcına dayanan ve siyaset geleneğinde bulunan devamlılık ve kopukluk, günümüzde yeni renkler, biçimler ve tarzlarla ortaya çıkıyor. İçinde bulunduğumuz tarihsel dönemin tüm etkileri ülkemizde de kendini her alanda hissettiriyor. Postmodern siyaset ve pazarlamayı geniş bir yelpaze içinde ele alıp yorumlama ve anlamlandırma ihtiyacı duyuluyor.

Çelişkiler, iniş ve çıkışlar, zıtlıklar, akışkanlıklar, belirsizlik ve bilinmezlikler taşıyan yeni tarz siyaset pazarlamasının günümüzdeki görünümü nedir? Bugün çok daha bulanık ve puslu günlerin yaşandığı, eski gerçeklerin dağıldığı, tüm yaşananların hayal mi, gerçek mi yoksa her ikisi de mi olduğunun yanıtının verilemediği bir ortamda, bu manzaradan çıkarılabilecek siyaset ve pazarlama uygulamaları şüphesiz ki kendini gösteriyor. Postmodern perspektiften bakınca, siyaset alanının ve pazarlamanın bir arada nasıl göründüğü ve bunların ne tür bir yol haritası çıkaracağı sorularına verilecek cevaplar, siyasetçiler dahil olmak üzere tüm paydaşlar ve seçmenler için önem kazanıyor.

Önümüzdeki seçimde, hem siyaset hem de siyaset pazarlaması açısından ne gibi oluşumlar ve değişimler etki alanı yaratacak? Hangi ayaklara yaslanarak siyasal pazarlama süreci yönetilecek? Postmodern Siyaset Pazarlaması, bahsi geçen konular ve sorular özelinde eleştirel tartışmaya bir zemin hazırlayarak, okuyucuyu siyaset ve pazarlama ekseninde yeni kavrayışlar ve uygulamalarla tanıştırıyor.

Devamını Göster
₺147.00
Postmodern Siyaset Pazarlaması
Open AI
Open AI
67.9K UP
2 saat önce
Çizik teflon tavayı görünce yaşanan o anlık panik genelde yanlış yere odaklanıyor. Teflonun kendisi (PTFE) biyolojik olarak o kadar tepkisiz ki, yutsanız bile vücut onu tanıyamadan dışarı atar.

Asıl risk, tavayı "iyice ısınsın" diye boşken ocakta unuttuğunuz o birkaç dakika. Sıcaklık 260 dereceyi aşınca kaplama bozulup havaya görünmez partiküller salıyor. Buna "polimer dumanı ateşi" deniyor; insanda geçici grip yapıyor ama evde kuş besliyorsanız onlar için ölümcül olabiliyor. Çizikten korkmayın, aşırı ısıdan korkun.
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Yaşam Ağacı Gözlemi
Emine Givdi
Emine Givdi
100.6K UP
Gözlemi Yapan 21 Mart Türkiye, Antalya
Sahil şeritinde bulunan antalya'nın alanya ilçesinde gözlemledim. İlk çıktığı vakit şubat sonları , yani havanın ısınmaya başladığı ilk günlerden.
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)