Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
10,000 ATP Ödüllü Soru: Geçmişi hatırlamak ve düşünmek insana özgü müdür, diğer canlılarda geçmişi düşünebilir mi? Hemen cevapla! 500 ATP Ödüllü Soru: Siz spini nasıl hayal ediyorsunuz? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Alev Kıratlı
Alev Kıratlı
16.4K UP
Çeviren 21 saat önce 6 dk.

Plastik kirliliğinin tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığı günümüzde, biyolojik olarak parçalanabilen malzemelere olan ihtiyacın hiç bu kadar fazla olmadığını görüyoruz. Gündelik yaşantımızda kullandığımız ambalajların çoğu tek kullanımlıktır ve doğada çözünmesi yüzlerce yıl süren doğalgaz gibi kaynaklardan üretilmektedir. Bu durum parklarda, sokak köşelerinde ve ağaçlık alanlarda plastik kirliliğinin birikmesine büyük ölçüde katkıda bulunuyor.

Güney Dakota Eyalet Üniversitesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren Doç. Dr. Srinivas Janaswamy ve ekibi, plastik ambalajları taklit eden malzemeler yaratarak bu sorunu çözmenin yollarını araştırıyorlar. Film olarak adlandırılan ve plastiğe benzeyen bu malzemeler kahve telvesi, muz kabuğu ve soya fasulyesi kabuğu gibi doğal kaynaklardan üretiliyor. Üstelik bu malzemeler, geleneksel plastiklerin aksine doğada kendiliğinden ve hızla çözünebiliyor.

1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Sinan Ertaş
Sinan Ertaş
61.1K UP
6 gün önce
Time is a concept that our brains create to make sense of change.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Alev Kıratlı
Alev Kıratlı
16.4K UP
Çeviren 21 saat önce 6 dk.

Uçakların kalkış ve iniş sırasında aşırı ince aerosol parçacıkları yaydığını biliyoruz. İsviçre'deki Zürih Havalimanı çevresinde Paul Scherrer Enstitüsünden (PSI) araştırmacıların yaptığı ölçümlerin de açıkça gösterdiği üzere, bu parçacıkların bazıları makine yağı da içeriyor. Mevcut verilere göre düşük kükürtlü yakıtların kullanılması bu soruna kalıcı bir çözüm olabilir.

Araştırma ekibi, 2022 kışında ve 2024 yazında Zürih Havalimanı'nı çevreleyen alanda çeşitli hava kalitesi ölçümleri gerçekleştirdi. Her biri birkaç hafta süren bu iki ölçüm serisinde, havalimanının en yoğun pisti olan 28 numaralı pistten rüzgâr yönünde yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki havadaki parçacık maddeleri yakalamak için özel ekipmanlar kullandılar. Yakalanan bu parçacıkların boyutunu ve kimyasal bileşimini belirlemek üzere spektrometreler kullanılarak neredeyse gerçek zamanlı, yani parçacıklar yakalandıktan hemen sonra detaylı bir analiz yapıldı.

2
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
217.6K UP
İnceleyen 3 saat önce
Merhaba
İlk ise yıllarımda okuduğum bir kitaptı. Sergüzeşt, Türk Edebiyatına batı tarzını getiren yazarlardan Samipaşazade Sezai‘nin roman türündeki tek eseridir. 1888 yılında yayınlanan eser, realizm akımının etkisinde yazılmıştır ancak dönemin romantizm etkisini de barındırır.

Samipaşazade Sezai (1859–1936), Türk edebiyatında özellikle realist ve toplumsal yönü güçlü eserleriyle tanınan önemli bir yazar, diplomat ve devlet adamıdır. En çok, Osmanlı edebiyatının ilk gerçekçi sosyal romanlarından biri kabul edilen Sergüzeşt adlı eseriyle bilinir.

Sergüzeşt, ilk olarak 1887 yılında Kitapçı Arakel tarafından yayınlandı. Dönemin otoriter yönetiminin gölgesinde, Samipaşazade Sezai’nin otosansürü fark ediliyordu. Bu sansüre rağmen saray için yenilikçi ve dikkat edilmesi gereken bir yazar olarak mimlendi. Saray tarafından sıkı bir takibe alınmasının ardından, 1901 yılında Paris’e kaçtı ve Jön Türkler’e katıldı.(Jön Türkler, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde meşrutiyet rejimini yeniden getirmek ve devleti dağılmaktan kurtarmak amacıyla örgütlenen muhalif aydın, asker ve bürokratlardan oluşan siyasi bir harekettir.)

Roman, edebiyatımızdaki romantizmden realizme geçiş döneminin sembol eseri olarak kabul edilmektedir. Edebi yönünün dışında, ele aldığı konu itibariyle de dönemi için yenilikçi ve dikkat çekici bir eserdir. Dilber isimli esir bir kızın yaşam hikayesi üzerinden, Osmanlı toplumundaki esir ticaretini yansıtır. 19. yüzyılda halen sürmekte olan bu ticaretin, bireylerde ve toplumda yol açtığı yıkıma dikkat çeker. Roman, Batum’dan gelen ve Tophane’ye yanaşan bir vapurdaki esirlerden bazılarının, sandallarda bekleyen esirciler tarafından satın alınmalarını anlatarak başlar. Hacı Ömer isimli bir esirci, ticaret yapmak üzere ikisi on altı on yedi yaşlarında, üçüncüsü ise dokuz yaşında üç esir alır. Oldukça zayıf olan bu küçük kıza, satıldığı ilk evde Dilber adı verilir. Oldukça zalim bir hanıma hizmet eden Dilber, küçük yaşına rağmen büyük eziyetlerle karşılaşır. Sonunda bir gece dayanamayarak kaçar ancak bu onun kurtuluşu değildir. Dilber’in İstanbul’dan Mısır’a uzanan esirlik macerasının yalnızca başlangıcıdır. Yazar, romanda sadece Dilber’in yaşamını değil, zaman zaman onun karşılaştığı kişileri de okuyucuya aktarır.

Sergüzeşt, benim için sadece eski bir edebiyat metni olmadı insanın içini burkan, zaman geçse de bazı acıların değişmediğini hissettiren bir roman. Kitabı okurken insan bir yandan “Ne kadar eski bir hikaye” diye düşünüyor, bir yandan da şaşırtıcı şekilde bugüne benzeyen duygularla karşılaşıyor: güçsüzlük, yalnızlık, ait olamama ve özgürlük özlemi. Özellikle Dilber’in hikayesi insanın içine sessiz bir hüzün bırakıyor.

Kişisel olarak kitabı okurken beni en çok etkileyen şey, Dilber’in yalnızca bir karakter gibi değil, gerçekten yaşamış bir insan gibi hissettirmesiydi. Küçük yaşta Kafkasya’dan koparılıp köle olarak satılan bir çocuğun, sevgiye ve aidiyete duyduğu ihtiyaç o kadar gerçek anlatılıyor ki bazen insan kitabı bırakıp düşünmek istiyor: Bir insanın hayatı, doğduğu yer ve içine düştüğü şartlar yüzünden ne kadar değişebilir? En acısı da Dilber’in çoğu zaman kendi hayatı üzerinde söz hakkının olmaması. Sezai burada yalnızca bir aşk hikayesi anlatmıyor; insanın insan üzerindeki tahakkümünü, sınıf ayrımını ve kadınların toplumdaki kırılgan yerini de gösteriyor.

Bana göre kitabın en güçlü yanı, okuru büyük olaylarla değil küçük kırgınlıklarla etkilemesi. Çünkü bazen bir insanın sessizce üzülmesi, bağırıp çağırmasından daha ağır gelir. En acısı bu değil mi zaten.Hangimiz zaman zaman bu duyguları hissetmiyor ki? Dilber’in yaşadığı yalnızlık da tam olarak böyle bir şey. Okurken insan ister istemez “Bir insan biraz sevgi görseydi hayatı değişir miydi?” diye düşünüyor.

Şunu da itiraf etmem lazım lise yıllarımda ilk okumamda toplumsal gerçekliğini anlayamadığım ve kavrayamadığım bir kitaptı. Yetişkinlik dönemimde okuduğumda derinliğini anladığım bir bir eser oldu.
Kitap insana şu duyguyu bırakıyor. İnsan yalnızca zincirlerle değil, toplumun kurallarıyla da esir olabilir. Sergüzeşt, eski bir roman olmasına rağmen özgürlük, insan onuru ve merhamet üzerine bugün bile düşündüren güçlü bir eser. Bitirdiğimde içimde kalan duygu bir hüzündü ve daha fazlası...
Kitap
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Onur Bahadır
Onur Bahadır
50.4K UP
İnceleyen10 8 saat önce
Böyle bir kahramanın yargılanması ilk bakışta Ona yapılan haksızlık gibi algılanabilir ama birçok açıdan olumlu yanları daha çok. Güçlü bir emsal oluşturabilir. İnsana, teknolojiye ve güvenliğe dair daha fazla, daha yararlı geri bildirimler toplanmasını sağlamıştır. Kaptan bu sayede soğuk kanlılığını, ustalığını, övgüyü hak ettiğini, üstüne iletişim becerilerini en güzel şekilde, şüpheye yer bırakmadan ortaya koyma şansı bulmuştur. Bu bütün kaptanların hedeflemesi gereken bir idealdir. Yargısız infaz ve zan altında kalmak ise hepimizin korkması gereken, bir arada yaşamak ve sağlıklı bir toplum oluşturmak için üzerine düşünmemiz ve önlem almamız, mücadele etmemiz gereken düşmandır.
Film
8.5/10
(6 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Feyza Özüdoğru
Seslendiren 16 Eylül 2020 11:48
Her ne kadar günümüzde tamamen doğal ve normal bir olgu olduğu biliniyorsa ve bu durum psikoloji ve psikiyatri dünyasının ezici çoğunluğu tarafından tarafından...
47
Tüm Reklamları Kapat
Yaşam Ağacı Gözlemi
İrem Kaplan
İrem Kaplan
205.9K UP
Gözlemi Yapan 1 gün önce Türkiye, Antalya
3
2 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Orkun Tavukcuoğlu
Üye 3 gün önce
Yapay zekanın ve hümanoidlerin gelişimi ile vasıfsız iş gücünün işsiz kalayacı öngörülüyor. Bu alanda Amerikan ve Çinli girişimlerin öne çıkması, bu ülkelerin nüfusları göz önüne alındığında çelişkiye sebebiyet veriyor. Özellikle çinde ~1.4 milyar insan olduğu göz önüne alındığında bu ülkelerde yaşayan insanlar ne yapacak? Çözüm ideolojik değim mi?
1 Cevap
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Çeviren 30 Aralık 2019
Kuzey göğünün küçük takımyıldızlarından Triangulum, bu görkemli, yüzünü bize dönmüş sarmal gökada M33’ü barındırır. Halk arasında “Pinwheel Galaxy” diye de anılır; çoğu zaman da kısaca Triangulum Galaxy denir. M33’ün çapı 50.000 ışık yılından fazladır. Andromeda Gökadası (M31) ve kendi Samanyolu’muzun ardından, gökadaların Yerel Grup’undaki üçüncü en büyük üyedir. Samanyolu’ndan yaklaşık 3 milyon ışık yılı uzakta bulunan M33’ün, Andromeda Gökadası’nın bir uydusu olduğu düşünülür. Bu iki gökadadaki gökbilimciler muhtemelen birbirlerinin görkemli sarmal yıldız sistemlerini nefes kesici bir manzarayla izliyor olurdu. Dünya’dan bakınca ise bu keskin görüntü, M33’ün gevşekçe kıvrılan sarmal kolları boyunca dizilen mavi yıldız kümelerini ve pembemsi yıldız oluşum bölgelerini öne çıkarıyor. Nitekim mağaramsı NGC 604, buradaki en parlak yıldız oluşum bölgesidir; gökadanın merkezini referans alırsanız yaklaşık saat 7 yönünde görülür. M31’de olduğu gibi, M33’te iyi ölçülmüş değişen yıldızlardan oluşan zengin bir nüfus bulunur. Bu yıldızlar, bu yakın sarmalı Evren’in uzaklık ölçeğini kurmak için kozmik bir “metre”ye dönüştürmeye yardımcı olmuştur.
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Evrim Ağacı'na Destek Ol
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
205.9K UP
Türü Ekleyen 1 gün önce
Glaucopsyche, Lycaenidae familyası içerisinde yer alan küçük boyutlu ve ince desenli kelebekleri kapsayan bir cinstir. Bu grubun üyeleri özellikle kanat alt yüzeylerinde görülen yeşilimsi tonlar ve küçük siyah beneklerle tanınır. Erkek bireylerde üst kanatlar çoğunlukla mavimsi veya morumsu yansımalar gösterirken dişiler daha mat renklerde olabilir.

Bu cinsin üyeleri genellikle çayırlık alanlar, bozkırlar ve çiçek bakımından zengin açık habitatlarda yaşar. Larvaları çoğunlukla baklagil familyasına ait bitkilerle beslenir. Bazı türlerde karıncalarla ilişkili simbiyotik davranışlar görülebilir; larvalar salgıladıkları maddeler sayesinde karıncalar tarafından korunabilir.

Davranışsal olarak Glaucopsyche türleri hızlı fakat kısa mesafeli uçuşlar gerçekleştirir. Çoğu tür ilkbahar ve yaz döneminde aktiftir ve güneşli açık alanlarda görülür.

Cins içerisindeki en bilinen türlerden biri:

Glaucopsyche alexis

olarak kabul edilir.

Glaucopsyche, yalnızca küçük mavi kelebeklerden oluşan bir grup değil;
ince renk desenleri, bitki ilişkileri ve mikrohabitat adaptasyonlarıyla dikkat çeken özel bir Lycaenidae cinsidir.
0
Betül Parlak
Seslendiren 4 gün önce 6:15
Bin bir badire atlatarak uzaya gönderilmeyi başaran James Webb Uzay Teleskobu, ilk renkli derin uzay fotoğrafını gönderdi. Aşağıdaki fotoğrafın kenarında...
5
Baran Anık
Baran Anık
8.0K UP
Tıp Fakültesi Öğrencisi 6 Nisan 2020 Sen de Cevap Ver

Merhaba,

Bazı uzmanların söylediğine göre, sigara içmek sizi şiddetli Covid-19 enfeksiyonuna karşı daha savunmasız hale getiriyor. Bu konuda fazla çalışma olmamasına rağmen, kanıtların çoğu sigara içmenin akciğerlerdeki immün fonksiyonu baskıladığını ve inflamasyonu tetiklediğini gösteriyor. Uzun dönem sigara içicileri için ise kronik akciğer hastalıkları gelişme riski daha yüksek olduğundan, şiddetli Covid-19 vakaları görülme ihtimali artıyor.

Ayrıntılı bilgiyi kaynak bölümünde bulabilirsiniz. Umarım yardımcı olabilmişimdir.

Tüm Reklamları Kapat

Bilim dolu günler dilerim, sağlıcakla kalın.

Kaynaklar

  1. Yazar Yok. Scientific American. (6 Nisan 2020). Alındığı Tarih: 6 Nisan 2020. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Gündem
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Bilim, ancak bilimcinin kişisel merakını tatmin etmek için yapılırsa sürekli büyük sonuçlar doğurabilir."
Celâl Şengör
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)