Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Element
Venüs
Haber
Köpekgil
Doğru
Elementler
Evrim Ağacı
Elektrik
Diş Gelişimi
Nöronlar
Beyin
Abd
Yörünge
Kertenkele
Su
Gazetecilik
Müzik
Elektromanyetik
Evrimsel Süreç
Evrim Teorisi
Dünya Dışı Yaşam
Hücre
Aşı
Beslenme Davranışı
Kalıtım
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Ufuk Derin
Aktaran

Körfez bölgesinde, en eski Hristiyan binalarından biri bulundu. Bu, uzun zaman önce kaybolmuş bir topluluğun ilk fiziksel kanıtı.

Gü Körfez bölgesi Hristiyanlıkla pek bağdaştırılmaz. Ama Nasturi Kilisesi olarak da bilinen Doğu Kilisesi, uzun süre varlığını sürdürdü. Bu durum, 610 yılında İslam'ın ortaya çıkmasından sonra büyük ölçekli din değiştirmeler başlayana kadar devam etti.

2
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Övgü Kayadelen
Çeviren

Zarar vermek ile zarar verilmesine izin vermek arasında ahlaki açıdan bir fark var mıdır? Eğer yoksa, pasif ötenazinin izin verilebilir olduğu şartlarda aktif ötenaziye ahlaki bir itirazın da olmaması; bir savaşta toplam ölüm sayısını en aza indirebilmek için masum sivillerin bombalanmasına itiraz edilmemesi gerekir. Bunun yanında, üçüncü dünya ülkelerinde yetersiz beslenmeden, susuzluktan, kızamıktan ölen milyonlarca çocuğun ölümünü engellemekteki başarısızlığımıza bir itiraz, daha doğrusu feryat edilmelidir. Bu soru, sonuççuluğun (İng: "consequentalism) doğru olup olmamasıyla ilgili gibi görünüyor; zira sonuççular zarar vermenin; basitçe zarar verilmesine izin vermekten daha kötü olmadığına inanırlarken, sonuççuluğa karşı çıkanların neredeyse tamamı aksi fikirdedir.

Peki zarar vermekle sadece zarara izin vermek arasında ahlaki bir fark var mı? Bu soruya ait yaklaşımları iki geniş türe bölebiliriz: İlki, örnek kullanarak (zıtlık stratejisi) ya da farklılığın kesin tabiatından bağımsız olduğu söylenen varsayımlar yolu ile farklılığın tabiatıyla ilgili hiçbir şeyden bahsetmeden soruya cevap vermeyi deneyenler. İkinci olarak, farklılığı derinlemesine analiz eden ve bu ahlaki soruya kendi temel tabiatının bir cevap gerektirdiğini göstermeye çalışanlar.

100
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
ilk defa evrim ağcı uygulama sını kullanıyorum
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Furkan Aktepe
Furkan Aktepe
14K UP
Yazar

Bu yazımızda; köpük baloncuklarının geometrisini gözlemlemekten mikroorganizmaların yapısını anlamaya kadar evrendeki birçok fenomene ve Antik Yunandan beri ünlü astronomlardan fizikçiler ve biyologlara kadar birçok bilim insanının çalışmalarına ışık tutan Eşçevre Problemi (İng: "Isoperimetric Problem") üzerinde duracağız. Bu probleme cevap vermek isteyen matematikçilerin çalışmalarını ve problemin fizik alanındaki bazı uygulamalarını inceleyip, Eşçevre Eşitsizliğinin (İng: "Isoperimetric Inequality") iki boyutlu reel uzay için ispatını vereceğiz.

Tolstoy’un "İnsana Ne Kadar Toprak Lazım?" isimli eserini okumuşsunuzdur. Uçsuz bucaksız bir arazinin sahibi ile, alacağı toprak konusunda anlaşan baş karakterimiz Pahom, belirlenen günün sabahında elindeki küreği ile heyecanla bu devasa arazinin ufuklarından güneşin doğmasını bekler. Anlaşma şöyledir: Gün doğumu ile yola çıkan Pahom, arazide ilerledikçe belirli aralıklarla toprağa çukur kazarak işaretler bırakacak ve gün batmadan önce, başladığı yere geri dönebilirse, kazdığı çukurlar sabanla birleştirilecek ve çizdiği sınır ile kapatabildiği kadar toprak parçası kendisine ait olacak. Ama gün batmadan önce başladığı noktaya geri dönemezse, hem toprak sahibi olma şansını kaybedecek hem de bütün parasını...

58
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
1 dk.
Mustafa Yaşar Özbekler
Blog Yazarı

Schwarzschild solucan delikleri, Karl Schwarzschild'in 1915 yılında Einstein'ın genel görelilik teorisi denklemlerini çözerek teorik olarak ortaya koyduğu bir kavramdır. Schwarzschild, kara delikleri tanımlamak için bu denklemleri kullanırken, aynı zamanda solucan delikleri olarak bilinen bu yapıları da tarif etti.

Schwarzschild solucan deliği, evrendeki iki ayrı noktayı birleştiren bir tünel gibi davranır. Bu tünel, kara deliklerin merkezlerinde bulunan tekilliklerden geçer. Solucan delikleri teorik olarak evrenin bir noktasından başka bir noktasına kısa sürede ulaşmayı mümkün kılabilir. Ancak, bu tür solucan deliklerinin çok kararsız olduğu düşünülür ve çökme eğilimindedir.

1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
  • Dış Sitelerde Paylaş
Anıl Kocabaldır
Yazar

Bu yazımızda kaotik sistemlere örnek vermeye devam edeceğiz. Önceki yazımızda fiziksel bir örnek olan elektronik sistemlerde kaosu incelemiştik. Şimdi ise başka bir disiplin olan biyolojiden, kaotik davranış sergileyen, bir canlı grubuna ait popülasyondaki büyümede meydana gelen kaotikliği ele alacağız.

Biyolojik sistemlerde kaotikliği ilk defa inceleyen, biyolog R. M. May’dir. Kendisi 1970’lerin ortasında kompleks/ karmaşık davranış sergileyen biyolojik sistemlerin matematiksel bir modelini oluşturmuştur. Popülasyondaki canlıların sayısını zamana göre değişimini incelemiş ve 1976 yılında bunu bir makale olarak Nature dergisinde yayınlamıştır. Bu olay, aslında kaotik sistemlerin ilgiyi çekmeye başladığı bir dönüm noktasıdır. Çünkü basit ve karmaşık denklemlere sahip olmayan sistemlerde de hatta canlı maddelerde de kaotikliğin olabileceği ortaya konulmuştur.

65
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Aslıhan Yeşilyurt
Çeviren

New Media & Society dergisinde yayınlanan yeni bir çalışmanın sonucuna göre, eğlenceli memler ve kedi videoları bulduğunuz kaynaklardan aynı zamanda haber de okuyorsanız, ödediğiniz bir bedel var.

Çalışma, çeşitli haberler ile eğlence içeriklerinin bir arada bulunduğu sitelerde gezinen insanların, buldukları içeriklerin kaynaklarını kontrol etmeye daha az meyilli olduklarını gösterdi. Bu durum, insanların hicivli veya mizahi haberleri de gerçek sanabileceklerini gösteriyor.

29
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sabri Küsüroğlu
Araştırmacı
Bu soru, Almina Çiğdem tarafından sorulmuştur.

Diş hekimliği ve tıp eğitimi, farklı sağlık alanlarına odaklanmış uzmanlık dallarıdır. Diş hekimleri tıp eğitimi almasa da, eğitimleri kapsamlı ve özelleşmiş bir programı içerir.

Diş hekimlerinin neden tıp eğitimi almadığı ve diş hekimliği eğitiminin içeriği hakkında bazı bilgiler:

  • Özelleşmiş Eğitim: Diş hekimliği, ağız, diş ve çene sağlığına odaklanmış bir sağlık dalıdır. Diş hekimliği eğitimi, bu alanlarda uzmanlaşmayı sağlar. Tıp eğitimi ise vücudun tüm sistemleri ve genel sağlık konularını kapsar. Diş hekimliği öğrencileri, ağız sağlığı ile ilgili spesifik bilgi ve beceriler kazanırlar ve bu konuda derinlemesine eğitim alırlar.
  • Kapsamlı Klinik Deneyim: Diş hekimliği eğitimi, öğrencilere pratik beceriler kazandırmak için yoğun klinik deneyim içerir. Öğrenciler, diş hekimliği fakültelerinde ve kliniklerde doğrudan hasta bakımı yaparak pratik tecrübe edinirler. Bu, mezun olduklarında mesleki becerilerini uygulamalarını sağlar.
  • Ağız Sağlığının Önemi: Ağız sağlığı, genel sağlığın önemli bir parçasıdır. Diş hekimleri, diş hastalıkları, çene bozuklukları, ağız kanserleri ve diğer oral sağlık sorunlarını teşhis ve tedavi ederler. Diş hekimlerinin eğitimi, bu tür spesifik sağlık sorunlarını ele almaya yöneliktir.
  • Diş Hekimliğinin Tarihsel Gelişimi: Diş hekimliği, tarihsel olarak tıptan ayrı bir meslek olarak gelişmiştir. Modern diş hekimliği uygulamaları, diş hekimlerinin tıbbi bilgiyi kullanarak ağız sağlığını koruma ve tedavi etme becerilerini geliştirmiştir.
  • Eğitim Süresi ve Müfredatı: Diş hekimliği eğitimi genellikle beş yıl sürer ve temel bilimler, klinik bilimler ve pratik uygulamaları içerir. Bu süre zarfında, öğrenciler anatomi, biyokimya, patoloji, diş hekimliği malzemeleri, diş hastalıkları, protez yapımı, ortodonti ve cerrahi gibi konuları öğrenirler.

Diş hekimliği ve tıp eğitimi arasındaki bu farklılıklar, her iki alanın da kendi uzmanlık gereksinimlerine odaklanmasını sağlar. Bu nedenle, diş hekimleri tıp eğitimi almadan da kendi alanlarında derinlemesine bilgi ve beceri kazanırlar.

Tüm Reklamları Kapat

3
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
4 dk.
Ögetay Kayalı
Yazar

Bu yazı dizisinde, özellikle lisans ve lisansüstü öğrenciler için kuantum mekaniğini detaylıca ele alacağız. Fakat bu yazıları mümkün mertebe alanın dışında kalan, konuya meraklı kişilerin de okuyabileceği şekilde hazırlıyoruz. Tıpkı 3. sınıf öğrencisiyle 8. sınıf öğrencisine aynı sınıfta eğitim vermenin mümkün olmadığı gibi ne yazık ki bu da tam olarak mümkün değil. Bu nedenle bunu mümkün kılabilmek için izlediğimiz strateji şu şekilde olacak:

Her yazı, ayrı bir bölümü ele alacak. Bu yazılar, sezgisel ve sözel bir girişle başlayıp matematiksel ve fiziksel detaylarını artırarak ilerleyecek. Böylece o spesifik bölümü merak eden bir kişi, konunun ilk kısımlarını, çok fazla detayına boğulmadan anlayabilecekken (daha doğrusu fikir edinebilecekken) konunun teknik detaylarını merak eden de okumaya devam ederek bunu sağlayabilecek.

11
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Berkay Kalaycık
Çeviren

Akdeniz tipi iklim bölgeleri (AİB) beş kıtaya yayılmıştır: Afrika, Avustralya, Avrupa, Kuzey Amerika ve Güney Amerika. Bitki örtüsü (yakıt) büyümesini sağlayan serin ve yağışlı kışlar ve bitki örtüsünün tutuşabilirliğini artıran sıcak ve kuru yazlar ile karakterize edilen, güçlü bir mevsimsel iklimi paylaşırlar. Buna bağlı olarak, ekolojik ve evrimsel süreçler ile insan toplumları, Akdeniz tipi iklim bölgelerinin çoğunluğunda, ateş tarafından güçlü bir şekilde şekillendirildi.

Daha yakın zamanlarda, peyzaj ve iklimde yaşanan insan kaynaklı değişimler, yangın rejimlerinde ve dolayısıyla Akdeniz tipi iklim bölgelerinin beşinde de sosyo-ekolojik etkilerinde güçlü değişikliklere yol açmıştır. Son yıllarda artan nüfus, vahşi yaşam alanı ile kentsel alan arayüzüne (veya kısaca "VKA", yaban hayatı alanları ile kentsel alanların iç içe bulunmasını ifade eder) milyonlarca yeni insan ile barınak getirdi ve şiddetli yangın dönemlerinde ısınma ve kuruyan iklimler ve buna artı olarak meydana gelen tutuşmalar (çoğunlukla antropojenik), ekstrem orman yangını olaylarının (kısaca "EOO") yaygınlığının artmasına neden oldu. Ekstrem yangın olayları da, genellikle çok geniş yanan alanlara ve insan yaşamı ve onun varlıkları üzerinde önemli etkilere neden oldu.

37
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Dılbaz Yenisoy
İnceleyen
Merlin Sheldrake'in "Saklı Dünya" adlı kitabı mikolojiye iyi bir giriş kitabıdır. Merlin Sheldrake, bu kitapta mantarların yaşamın ve özellikle de insan kültürü açısındaki önemini okuyucuya aktarıyor. Orman Çapında Ağ'ın (İng: "Wood Wide Web") bitkiler ve bununla beraber tüm karasal yaşamı nasıl etkilediğini anlatıyor. Mantarların, bitkilerin karaya çıkabilmesini ve dolayısıyla da karasal yaşamı mümkün kıldığını ve bu nedenle de mantarların yaşam tarihi açısından çok önemli bir noktaya sahip olduğunu gözler önüne seriyor. Bu kitap, mikolojiye iyi bir giriş kitabı olmasının yanı sıra mantarlarla olan tecrübelerini de okuyucuya aktardığı için bir bakıma Merlin Sheldrake'in de bir otobiyografisidir. Merlin Sheldrake, Panama adalarında yağmur ormanlarında yer altı mantar ağları ile ilgili yaptığı çalışmasıyla Cambridge üniversitesinden tropikal ekoloji alanında doktora derecesi almış bir mantarbilimcidir.
10.0/10
(7 Kişi)
Puan Ver
Mantarlar yaşamı, zihnimizi ve geleceğimizi nasıl değiştirir?
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Tüm Reklamları Kapat
Alıntı & Aforizma
Abdülsamet Urtekin
Alıntıyı Ekleyen
Kendinden başka bölenlerin toplamına eşit olan sayı: 6=1+2+3, 28=1+2+4+7+14
Bugüne kadar bütün mükemmel sayıları veren genel bir formül bulanamamıştır.
Kaynak: Kültür yayınevi, 2023,devlet, platon
6
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir

Aşıların etkinliği ve güvenliği konusunda bilim camiasında herhangi bir soru işareti yoktur. Dolayısıyla birçok aşı karşıtı iddia, düpedüz komplo teorilerinden ve bilimi düzgün anlamıyor olmalarından kaynaklanmaktadır.

Ancak bazı aşı karşıtı iddialar, daha "profesyonelce" söylenen yalanlara dayanmaktadır. Bunlardan biri, (özellikle de bu yazının yazıldığı sıralarda İngiltere ve İsrail'deki) COVID-19 aşısı olanlar arasındaki vaka sayısının (veya hastanelik olma sayısının veya ölüm sayısının), aşılanmayanlara göre daha yüksek olduğu iddiasıdır. Bu, Temel Oran Yanılgısı (İng: "Base Rate Fallacy") adı verilen ilginç ve anlamaya değer bir istatistiki numara olmakla birlikte, aynı zamanda aşı karşıtları tarafından son derece sinsice söylenen bir yalandır.

38
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Mehmetcan Yaman
Türü Ekleyen
Akrepler, sekiz bacaklı zehirli araknidlerdir. İğneli uzun bir kuyruğu olan uzun bir vücuda sahiptirler. Ortalama bir yetişkin akrep yaklaşık 9 santimetre (3,5 inç) uzunluğundadır.
5
  • Raporla
  • Dış Sitelerde Paylaş
İnceleme
Hank Rearden
Hank Rearden
6K UP
İnceleyen1
Okurken sıkıldım
genellikle okurken sıkıldığım kitaplar bana bir şey katar ve uzun vadeli bir mutluluğu hedefleyerek sıkılmama rağmen kitabı okuma motivasyonum olur

Lakin bu kitabın bana sıkılmama değecek kadar fazla bir şey kattığını düşünmüyorum
9.7/10
(58 Kişi)
Puan Ver
Hayatta Doğru Seçimler İçin Öneriler
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Alıntı & Aforizma
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen
Bilim, batıl inancın zehridir.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
1690
4 Yorum
9
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Discord
1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
  • Dış Sitelerde Paylaş
  • Soruyu Takip Et
  • Raporla
  • Mantık Hatası Bildir
Daha Fazla İçerik Göster
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close