Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Hakan Topaloğlu
Hakan Topaloğlu
24.9K UP
Yazar 2 Mart 2013 22 dk.

Dünya, insanlığın doğum yeri. Gerek Güneş'e olan mesafesiyle, gerekse barındırdığı sıvı halde olan sularıyla, bildiğimiz kadarıyla üzerinde yaşam bulunan tek yer burası. Akıllı insan yaşamını da üzerinde barındıran bu gezegen, bizim üzerinde yürüyemeye başladığımız evreden itibaren bizi besliyor ve barındırıyor. Vücudumuz için hayati öneme sahip sularını içebiliyoruz, ısınmak için kömür ve gazlarını kullanıyoruz, nefes almak içinse ağaçları... Ama bu güzel ve hayat dolu mavi gezegenimizin jeolojik sicili korkunç ve inanılmaz yok oluşlarla dolu. Dünya tarihinde, canlılığı neredeyse tamamen yok olmanın eşiğine getiren 5 büyük toplu yok oluş yaşandı. Bu yazımız da, bu kitlesel yok oluşlar ile ilgili olacak.

Jeologların elde ettiği "zirkon" kristalleri üzerinde yapılan radyometrik yaş tarihi ölçümlerine göre gezegenimiz 4.5 milyar yıl yaşında. Bu zaman zarfında çok şey yaşandı. Örneğin yaşam dediğimiz biyokimyasal olgu, 4 milyar yıl kadar önce koaservat adını verdiğimiz bakteri-benzeri varlıklarla başlamıştır. Daha sonra bu koaservatlar, bugünküne daha benzer olan tek hücreli organizmalara ve nihayetinde bakterilere evrimleşmiştir. Düşük oksijen düzeyleri, bakterilerin belirli boyutların üzerine çıkabilmesine ve koloniler kurmasına genel olarak engel olmuştur.

172
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Burak Albayrak
Burak Albayrak
356.0K UP
Ekleyen 28 Şubat 2024 1 sa.

Uyku hem hücresel hem de moleküler mekanizmalar tarafından merkezi, bölgesel ve yerel olarak düzenlenen karmaşık bir fizyolojik süreçtir. İnsanlar zamanlarının üçte birini uyuyarak ve en iyi zamanda yeterli miktarda uykularını alarak geçirirler. Çünkü hayatta kalmak için tıpkı yiyecek ve su gibi doğru miktar gereklidir.

Uyklu ihtiyacı bireyden bireye değişir, yetişkinlerde ortalama gece uyku süresi yaklaşık 8 saat olmakla birlikte çocuklarda ve yaşlılarda bu süre azalabilir veya artabilir. Bununla birlikte sağlıklı bir uyku; öznel memnuniyet, uygun zamanlama, yeterli süre, yüksek verimlilik ve uyanıklık saatlerinde sürekli uyanıklık ile karakterize edilebilir.

30
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
174.0K UP
Uyarlayan 5 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 5 Aralık 2016 3 dk.

2013 sayımlarına göre Çin'in nüfusu 1.357 milyar, Hindistan'ın nüfusu 1.252 milyardır. İkisinin toplam nüfusu, tüm Dünya'nın %35'inden fazlasına denk gelmektedir! Bu iki ülkeden sonra Dünya'nın en kalabalık olan ülkesi olan ABD'nin sadece 321 milyon civarında nüfusu bulunmaktadır. Peki bu devasa fark neden kaynaklanıyor? Neden Hindistan ve Çin'in nüfusu bu kadar fazla?

Bunun sebebini, ülkelerin tarihlerinde ve coğrafyalarında aramak gerekiyor. Endüstri Devrimi öncesi toplumlarda nüfus, erişilebilen kaynak miktarına bağlı olarak şekillenmekteydi. Eğer ki bir bölgenin dengeli bir iklimi, verimli toprakları ve bolca suyu varsa, popülasyonu da hızla artmıştır. İşte Doğu Çin, bu bölgelerden birisidir.

39
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Kasım Aydın
Kasım Aydın
151.4K UP
Yazar 5 Ekim 2022 8 dk.

Türk mitolojisinde kartal ve kartal benzeri kuşlar (şahin, doğan, atmaca) önemli birer türeyiş sembolü olmuşlardır. Bunlar, kendilerinden türediğine inanılan bir hayvan-ata veya hayvan-anayı temsil eder.[1] Örneğin bozkır coğrafyasına nispeten daha kuzey bölgelerde yaşayan Yakutlar ve Teleütler gibi bazı Türk toplulukları, kartaldan türediklerine inanıyorlardı.[3] Bu hayvandan türeme motifini, Bozkurt efsanesinde veya dişi bir geyikten türediğine inanan toplumlarca anlatılagelen başka efsanelerde de görmekteyiz (örneğin Cengiz Aytmatov'un Beyaz Gemi isimli romanı bu konu ile ilgilidir).

Buna karşılık, hayvandan türeme veya varlığını herhangi bir şekilde bir diğer hayvana borçlu olma anlatıları sadece bozkır coğrafyasında yaşayan halklar için geçerli değildir. Roma'nın kuruluş efsanesinde yer alan Romulus ve Remus kardeşleri besleyen dişi kurt hadisesi de benzer mitolojik unsurları barındırmaktadır.

26
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Furkann Dasdemir
Furkann Dasdemir
50.8K UP
İnceleyen 22 Şubat
izledikten sonra Carl Jung un gölge teorisini gerçekten oturttum kafama, filmde olduğu gibi bizlerin de bir gölgesi var buna verilebilecek en iyi örnek Kanye west olabilir. Ye nin şimdiki haline bakınca bu adama ne oldu diyoruz fakat o her zaman ki Kanye sadece onun ardına saklanan gölgesi bugün onu ele geçirmiş
9.7/10
(164 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Fight Club
Yönetmen: David Fincher
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Esat Kudret
Esat Kudret
747.6K UP
5 gün önce
Onlar(04:17)

Onlar ki

Anamız, babamız, bacımız , kardaşımız

ve henüz kokusuna doyamadığımız evlatlarımızdı...

Dostlarımız ve dahi yoldaşlarımızdı...

Yitirdik aysız bir gecede,

yoz, kokuşmuş, halkına düşman

ceberut bir düzenin

pişkinliğinin revasında,

sınıfımıza payelenen...

İşte bu yüzden,

sırf bu yüzden

yasta değiliz bugün

ve değil sırf anmak işimiz...

Bilemekteyiz öfkemizi

damıtılmış ta Spartaküslerden,

Pir Sultanlardan

ve dahi Bedreddinlerden bu yana...

Bilemekteyiz hesap gününe geri sayımda...

Andımız olsun ki;

toprağa düşersek hesabını sormadan,

o bereketli, yüce ve settar toprak

cesedimizi kusa...
55 görüntülenme
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mehmet Emre Demir
Çeviren 29 Kasım 2024
Bu etkileyici küçük gezegende yaz ve kış sanki tek bir gecede yaşanıyormuş gibi. Bahsedilen bu "etkileyici küçük gezegen" ise Dünya'nın ta kendisi. 360x180 derecelik bir alanı kapsayan bu panorama, ocak ve temmuz aylarında Fransız Alpleri'ndeki Col du Galibier adlı dağ geçidinden kaydedilen karelerin birleştirilmesiyle elde edildi. Alt taraftaki kuzey yarım küre kışı ile üst taraftaki Samanyolu yazını çevreleyen yıldız ve bulutsular, engebeli ve eğimli ufuk boyunca uzanan tam yaylar meydana getiriyor. Yaz dönemlerinde gece boyunca yoldan geçen arabaların ışıklarıyla aydınlanan 2.642 metre yüksekliğindeki dağ geçidi, kış aylarında ise karla kaplı olması nedeniyle zorlu kayak turları haricinde erişilemez hâle geliyor. Dünyanın en ünlü yokuşlarından biri olan Col du Galibier, Fransa Bisiklet Turu'nu takip eden bisiklet tutkunlarına tanıdık gelecektir.
3
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
187.6K UP
Türü Ekleyen 1 gün önce
Diprotodontia, keseli memeliler (Marsupialia) içerisinde morfolojik, fizyolojik ve biyomekanik açıdan en ileri düzeyde uzmanlaşmış taksonlardan biridir. Bu takım, özellikle Avustralya kıtasında evrimleşmiş olup kıtanın karakteristik megafaunasını oluşturan kangurular, wallabiler, koalalar ve vombatlar gibi grupları kapsar. Diprotodontia, yalnızca tür çeşitliliğiyle değil, adaptif evrim süreçlerinin çok katmanlı yapısını yansıtan anatomik bütünlüğüyle de dikkat çeker.

Takımın adı olan “iki dişliler”, alt çenede yer alan iki büyük, öne doğru uzanan kesici dişe (diprotodont yapı) dayanır. Bu dişler basit bir beslenme adaptasyonu değil, grubun otçul ekolojik nişine geçişinin morfolojik imzasıdır. Bu yapı sayesinde bitkisel dokuların koparılması, sert lifli materyalin parçalanması ve yeraltı köklerinin açığa çıkarılması mümkün hâle gelir. Üst çenede ise bu kesici yapıyı dengeleyen diş dizilimi, çiğneme kuvvetinin homojen dağılmasını sağlar.

Diprotodontia’nın en çarpıcı evrimsel özelliği, arka ekstremite kas-iskelet sisteminin ileri düzey biyomekanik optimizasyonudur. Arka bacak kasları yalnızca hacimsel olarak büyük değil, aynı zamanda yüksek elastik lif oranına sahiptir. Bu durum, tendonlar aracılığıyla enerji depolayan bir sistem oluşturur. Sıçrama sırasında kaslar yalnızca kuvvet üretmez; aynı zamanda elastik enerji depolar ve bu enerjiyi bir sonraki sıçramada geri kazanır. Bu mekanizma, özellikle kangurularda görülen uzun mesafeli, düşük metabolik maliyetli zıplama hareketinin temelini oluşturur.

İskelet sistemi bu biyomekaniğe yapısal olarak uyumludur:

Uzamış metatarsal kemikler enerji iletimini optimize eder

Güçlendirilmiş diz ve kalça eklemleri yük taşıma kapasitesini artırır

Rijit ayak bileği yapısı dengeyi ve itiş gücünü stabilize eder

Bu yapı sayesinde hareket yalnızca güçlü değil, aynı zamanda enerji verimli hâle gelir.

Fizyolojik düzeyde Diprotodontia üyeleri, lifli bitkisel besinlere uyumlu sindirim sistemleri geliştirmiştir. Genişlemiş çekum ve fermentasyon bölgeleri, simbiyotik mikroorganizmalar aracılığıyla selüloz sindirimini mümkün kılar. Metabolik sistem, düşük kalorili besinlerden maksimum enerji elde edecek şekilde düzenlenmiştir. Bu özellik, kurak ve besin açısından fakir Avustralya ekosistemlerinde hayatta kalma avantajı sağlar.

Ekolojik açıdan Diprotodontia türleri, yalnızca tüketici değil, habitat şekillendirici organizmalardır. Otlatma davranışları, bitki örtüsü yapısını, toprak havalanmasını ve ekosistem dengesini doğrudan etkiler. Bu nedenle bu takım, sadece zoolojik değil, ekosistem mühendisliği açısından da işlevsel bir role sahiptir.

Diprotodontia, bu yönleriyle basit bir takson değil;
evrimsel biyomekanik, adaptif morfoloji, enerji ekonomisi ve ekolojik işlevselliğin birleştiği bütüncül bir evrimsel sistem olarak değerlendirilir.
0
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Genetik konusunda geliştirebilirsin.

🧬 “I think…”: Darwin’in Yaşam Ağacı T-Shirt, evrimsel biyolojiye ilgi duyanların gardırobuna şık bir bilimsel ifade katmak üzere tasarlanmış bir ürün. Üzerindeki nakışla Darwin’in yaşam ağacı çizimi ve “I think” ifadesi, türlerin ortak atadan evrimleştiği fikrini sembolik ve minimalist bir şekilde temsil eder, bilimsel düşünceyi stilinle yansıtmak isteyenler için ideal bir seçimdir.
👕 Ürün %100 pamuk kumaştan üretilmiştir, bu da gün boyu konforlu ve yumuşak bir kullanım sağlar. Tişört beyaz ve siyah renk seçenekleriyle sunulur ve unisex tasarımı sayesinde her cinsiyet için uygundur.
✨ Minimalist ve bilimsel bir görünüm arayanlar, günlük kombinlerde rahatlıkla kullanabilir; bu tasarım, hem bilime olan ilginizi hem de estetik zevkinizi bir arada ifade etmenize yardımcı olur.
🛒 Evrimsel biyoloji, doğa tarihi veya bilimsel düşünceye meraklı arkadaşlara hediye etmek veya kendi tarzını ifade etmek için Agora Bilim Pazarı’nda bu tişörtü inceleyebilir ve hemen satın alabilirsiniz.
Eser
Furkan Arduç
Eseri Ekleyen 3 Mayıs 2022 Film
Puan Ver
Orjinal Adı : The Unbearable Weight of Massive Talent
Yönetmen: Tom Gormican
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 20 Ocak 2019 40 dk.

Toplumsal eşitsizliğin tarihi engindir. Zenginler ve fakirler, kadınlar ve erkekler, siyasetçiler ve yönetilenler... İnsan doğası kusursuz olmadığı için, insanların inşa ettikleri sistemler de kusursuz olamamaktadır. Buna rağmen, atalarımız her gün bir yandan av olmadıklarından emin olup, bir yandan avcılık ve toplayıcılık ile karınlarını doyurmak zorunda kalırken, günümüzde köşebaşındaki marketten karnımızı doyuruyoruz. Toplumsal buhranın sebep olduğu beklenmedik bir cinayete kurban gitme olasılığımız da ziyadesiyle düşük. Demek ki biyolojik tarihimizden gelen sorunların üstesinden istediğimizde gelebiliyoruz. Çözümlerimiz de inşa ettiğimiz sistemlerin kendisi kadar kusursuz olamıyor; ancak kabul edilebilir düzeyde çözümler üretebiliyoruz. İş kadın-erkek eşitliğine geldiğinde bunu neden hala yapamadık? Ve bu yönde atılan adımlar neden güçlü bir ayak direyiş ile karşılanıyor?

Bunun elbette birçok nedeni var. Kimisi feministler tarafından verilen mesajları isabetsiz buluyor. Kimisi ortada herhangi bir eşitsizlik problemi olmadığı kanaatinde... Kimisi, yöntemin feministlerinkinden farklı olması gerektiğini düşünüyor. Kimisi tamamen alakasız ve yanlış konulara odaklanıldığı düşüncesinde... Ancak bu ve bunun gibi düşünen gruplar azınlıkta. Geri kalan herkes kadın-erkek eşitsizliğinin kabul edilemez ama çözülebilir bir problem olduğunda hemfikir. İşte bu büyük kitlenin problemi ise susmak... Uğraşmak istemiyorlar, tartışmalara girmek istemiyorlar, konu hakkında bilgisiz olduklarını düşünüyorlar, toplumda daha büyük problemler olduğuna kanaat getirmiş durumdalar... Dolayısıyla susuyorlar. Bu da, özellikle de internetin gericiliği ve popüler fikirlerin yerilmesini ön plana çıkaran yorum/beğeni sistemleri ve algoritmaları ışığında, azınlığın sesinin, bir gürültü olarak da olsa, çoğunluğun sessizliğinin yerini almasına neden oluyor.

497
4
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tuğçem Müge Gür
Uyarlayan 23 Mayıs 2021 18 dk.

Gen sürücüsü, genleri kalıtımın tipik kurallarına uymayacak şekilde değiştiren bir tür genetik mühendisliği tekniğidir. Gen sürücüleri, belirli bir gen grubunun bir sonraki nesle aktarılma olasılığını önemli ölçüde arttırır. Bu da genlerin, bir popülasyon boyunca hızla yayılmasına ve doğal seçilimi "geçersiz kılmasına" yol açar. Bakterilerden elde edilen gen düzenleme teknolojisi CRISPR-Cas9 sayesinde araştırmacıların gen sürücüleri oluşturması daha kolay hale geliyor.

Gen sürücü teknolojisi ile "evrimsel rotayı" değiştirmek mümkündür. Imperial College London'da genetik bilimci olan Andrea Crisanti, bu teknolojinin gücünü şöyle anlatıyor:

19
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Can Demirci
Seslendiren 22 Ekim 2023 16:35
Tetrakromasi (Yunancada "dört" anlamına gelen tetra ve "renk" anlamına gelen kroma sözcüklerinden türetilmiştir), renk bilgisini iletmek...
43
Melis İrem Kahraman
Üye 3 gün önce
Wifi da ışık gibi bir foton ama ışığın aksine elektromanyetik radyasyonlardır ve bu yüzden fotonlara nazaran daha küçük dalga boylarına sahipler. Yani belki etkilenebilirler bilmiyorum.
2 Cevap - 314 görüntülenme
5
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 14 saat önce 53:10
Evrim Ağacı olarak bize üniversite öğrencileri ve adaylarından en sık gelen sorulardan birisi, üniversite bittikten sonra yurtdışına eğitim amaçlı nasıl...
4
Muhammet Fidan
Üye 22 Eylül 2022
nasıl siyanobakteriden bir alg oluştuğunu pek kavrayamadım.
178 görüntülenme
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 6 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
6
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Discord
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close