arkadaşlar yine aynı yere geldik. sanatın doğada evrensel bir eylem olduğunu, hayvanların da sanat yaptığını düşünmeyi çok seviyorsunuz ama hayır, sanat insana özgüdür. fillerin hortumuyla tuvale boya sürmesi veya çardak kuşlarının mavi kapaklarla yuva süslemesi sanat değildir. ilki insanların hayvanları şartlandırması, ikincisi ise milyonlarca yıllık evrimsel üreme içgüdüsüdür. bir eyleme sanat diyebilmemiz için niyet, sembolik düşünce ve estetik kaygının bilinçli birleşimi gerekir.
kaldı ki sanat kavramının kendisi bile bizim oldukça yakın tarihte uydurduğumuz bir kurgu. antik yunan'da veya orta çağ'da sanat (techne veya ars) dediğimiz şey bildiğiniz zanaattı, ayakkabı yapmakla heykel yapmak arasında statü olarak pek fark yoktu. rönesans'la beraber birileri çıkıp "biz sadece zanaatkar değiliz, entelektüel bir iş yapıyoruz" diyene kadar, kimse o yüce sanatsal üretim peşinde değildi. yani kavramın kendisi bile insan aklının, kültürel inşanın ve tarihsel sürecin bir ürünüyken, kalkıp bunu doğadaki diğer canlılara atfetmek düpedüz romantizmdir.
arşivlerde eski doğa tarihi metinlerini karıştırırken, yüzyıllar önceki insanların da hayvanlara insani özellikler atfetmeye (antropomorfizm) ne kadar bayıldığını sık sık okuyorum. bazen hakikaten bıkkınlık geliyor, yüzyıllar geçiyor ama romantik yanılgılarımız hiç değişmiyor. özetle; doğadaki canlılar hayatta kalmak için harika yapılar inşa edebilir, karmaşık sesler çıkarabilir ama bunu bir anlam veya estetik üretmek için, yani sembolik iletişim için yapmazlar. o yüzden internetteki o resim yapan şempanze videolarını izlerken aklınızda bulunsun: o bir sanatçı değil, sadece kameranın arkasındaki ödül mamasını bekleyen zeki bir primat.
Kaynaklar
-
Larry Shiner. The Invention Of Art: A Cultural History. Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı
-
Denis Dutton. The Art Instinct: Beauty, Pleasure, And Human Evolution. Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı