Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Tavsiye Makale Özgün
24
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Oğuzhan Kiper
Oğuzhan Kiper
57.8K UP
Yazar 6 Nisan 2016 15 dk.

Çoğumuzun (en azından yazarımızın) çocukluk kahramanı John McClane’in maceralarını konu alan “Die Hard (Zor Ölüm)” serisinden haberi olmayan çok az kişi vardır diye umuyoruz. McClane, seri boyunca yüzlerce kurşundan kaçar, düşme tehlikesinden kurtulur, kırık camlardan basa basa geçer, patlayıcılardan korunur ve düşmanlarını bertaraf eder. Sayısız ölüm tehlikesine rağmen yaşamaya devam eder. 

Özellikle insanın davaya adanmışlık, başarma isteği gibi erdemlere ve yenilmezlik gibi üstün meziyetlere karşı olan hayranlığını hedef alarak ticari başarı kazanan bu tip Hollywood macera filmlerinden belki de binlercesi vardır. Die Hard serisinin konu olması sadece ilk gençliğin yazarda bıraktığı kalıntı olabilir. Kötünün cezasını bulduğu, iyinin ise biraz da Hollywood alt metniyle “ilahi müdahale”ye yorabileceğimiz şansının yardımıyla, güzel ihtimallerin art arda gelmesiyle kazandığı ve şiirsel adaletin tecelli ettiği Hollywood filmleri bu manada gerçeği tam olarak yansıtıyor diyemeyiz. Kahramanın kurşun yağmurunu “sorun değil, birkaç önemsiz sıyrık dostum”la atlatması, kahramana bağlı ipin tam zamanında ucu ucuna bir yerlere takılması, o ana kadar çatır çatır çalışan tabancanın kahramanın kafasına dayandığında tutukluk yapması, tam da ihtiyacı olduğu anda birinin ona yardım etmesi bizlere oldukça düşük ihtimaller olarak gelmektedir.

90
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Çeviren 20 Ekim 2014 11 dk.

Sanılanın aksine, birçok memeli aslında adet görmez. Adet görme, üst düzey primatlara ve bir grup yarasaya ait bir özelliktir. Köpeklerde vajinal kanamalar görülür; ancak bu, bildiğimiz anlamıyla adet değildir. Fil fareleri de, önceden adet gördüğü düşünülen; ancak sonradan bu kanamaların rastgele meydana gelen düşükler olduğu anlaşılan hayvanlardandır. Dolayısıyla adet görme davranışı, memeliler arasında oldukça nadiren görülen bir durumdur.

Dahası da var: Modern dönemde yaşayan insan dişileri, adet gören diğer herhangi bir hayvandan çok daha fazla kanama geçirirler. Bu kanamalar bol miktarda besinin vücuttan atılmasına neden olur, günlük yaşamı son derece olumsuz etkileyebilir ve eğer ki vahşi hayattaysanız, avcıların dikkatini çekmenize neden olur. Bu sebeplerle, adet görme davranışının evrimsel nedenleri çok iyi anlaşılmalıdır. Ancak bunu anlayabilmeniz için, öncelikle hayatınız boyunca size söylenen en büyük yalanlardan birine göz atmamız gerekiyor: anne-fetüs bağına...

167
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Utku Derin
Utku Derin
414.3K UP
Aktaran 26 Nisan 2 dk.

Uluslararası bir araştırma ekibi, Dünya'nın iki katı büyüklüğünde ve yıldızına Satürn'ün Güneş'e olan mesafesinden daha uzakta dönen bir gezegen buldu. Harvard ve Smithsonian Astrofizik Merkezi'nin (CfA) de aralarında olduğu ekip, bu keşfin diğer gezegen sistemlerinin bizimkinden ne kadar farklı olabileceğinin bir örneği olduğunu belirtiyor. CfA üyesi ve araştırmanın başyazarı Weicheng Zang şunları söylüyor:

Ekip, Samanyolu'ndaki gezegen popülasyonlarına dair yeni bilgiler elde etmek için yıldızlarına göre gezegen kütlelerini ölçtü. Çalışmada, uzak nesnelerden gelen ışığın gezegen gibi bir cisim tarafından bükülmesiyle oluşan mikromercekleme tekniği kullanıldı. Bu yöntem, özellikle Dünya ile Satürn yörüngeleri arasındaki mesafede bulunan gezegenleri tespit etmek konusunda etkili. Mikromercekleme ile şimdiye kadarki en kapsamlı veri setini sunan bu çalışma, önceki örneklerden üç kat daha fazla gezegen içeriyor ve tekniğin tespit edebildiği gezegen boyutunu sekiz kat küçülterek Dünya boyutuna yakın ölçeklere indirgiyor. Bu sayede, yöntemin hassasiyeti artırılarak daha küçük kütleli gezegenlerin keşfi mümkün hale geliyor.

54
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Osman Akman
Osman Akman
136.3K UP
Çeviren 22 Eylül 2024
Hâlihazırda parlak durumdaki bu kuyrukluyıldız, bize daha da yaklaştığında neler olacak? Kuyrukluyıldızların gelecekteki parlaklıklarını tahmin etmek bir hayli zor olsa da C/2023 A3, diğer adıyla Tsuchinshan-ATLAS kuyrukluyıldızının iyimser bir tahminle çok yakında çıplak gözle görülebilir hâle gelmesi bekleniyor. Hatta bu kuyrukluyıldızın, güneş ışığının sıcaklığı nedeniyle parçalanması da bu süreçteki ihtimaller arasında. Ancak kesin olan şu ki, bu kuyrukluyıldız şu anda beklenmedik bir biçimde parlak ve önce bir hafta gibi bir süre içerisinde Güneş'e en yakın konumundan (0,39 AU), ardından da Ekim başlarında Dünya'ya en yakın konumundan (0,47 AU) geçecek şekilde rotasında ilerlemeye tam gaz devam ediyor. Görmüş olduğumuz bu etkileyici gökyüzü manzarası; 2023'te keşfedilen Tsuchinshan-ATLAS kuyrukluyıldızının, Mayıs sonlarında birbirine uzak iki galaksinin yakınından geçerken fotoğraflanmasıyla ortaya çıkmıştır. Tsuchinshan-ATLAS, şu an için yalnızca sabahın erken saatlerinde, gün doğumundan hemen önce ve dürbünle görülebilse de kendisi birkaç hafta içerisinde daha da parlaklaşarak akşam erken saatlerde çıplak gözle gözlemlenebilecek.
2
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Söz
Tuna Ak
Tuna Ak
51.2K UP
Alıntıyı Ekleyen 19 saat önce
Seni kitap okuyan insanlarla tanıştıracağım. Hayat, ancak böyle insanlarla bir araya geliyorsan yaşanmaya değer.
Kitap
9.8/10
(103 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Barış Özgüner
Var Olma üzerine Makale ve çeviriler/Fizik Öğretmeni Veteriner Hekim 2 gün önce Sen de Cevap Ver

Öncelikle evrenin oluşumu hakkında bir bilgi vererek başlamak daha doğru olur. Şu anda bildiğimiz kadarı ile gözlemlediğimiz yıldız gezegen vs. her şey evrenin %4 ünü oluşturuyor. Kalan %21 karanlık madde %75 i ise karanlık enerjiden oluşmaktadır. Bizler şu esnada karanlık madde ve enerjinin tamamıyla ne olduğunu bilmiyoruz. Sadece ise var olduğunu bilebiliyoruz. Bunu da çevredeki etkilerinden bilebiliyoruz. Bu etkilerden en çok bilineni ise evrenin genişlemesinin hızlanmasına katkısı olması veya bazı karadeliklerinin ve galaksilerin kütle çekimlerine olan etkileri de bir örnek olarak verilebilir. Asıl emin olduğumuz şey ise şu ki evrenin mevcut enerjisini biliyoruz ama gözlemleyebildiğimiz evren bu enerjinin çok altında kalıyor. Bunu da açıklamak için hakkında hiç bir şey bilmediğimiz bir şey olduğunu kabul etme ihtiyacı doğuyor. Ve neticede buna karanlık enerji ve karanlık madde adını veriyoruz ama haklarında hiç bir şey bilmiyoruz sadece var olduklarından eminiz.

Soruda ise küçük çapta duyu organlarından örnek verebiliriz. En çok bilinen canlılar olarak yarasalar ekolokasyon denen yön bulma duyguları ile çevrenin şekillerini algılayabilirler. Böylece ışığın olmadığı mağaraların derinliklerinde yönlerini çığlıkları ile bulabilirler. Ve bunun gibi çok fazla canlı da örnek verilebilir. Biz sadece duyularımızın algılayabildiği kadar gözlemleyebiliriz veya çevreyi anlayabiliriz. Bu evrimin bir sonucu ve bunu geliştirmek, sınırları zorlamak bizim elimizde. Bunu astronomik ölçüye çıkaracak olursak bu karanlık enerjiyi şu anda gözlemleyemiyoruz çünkü ne olduğunu bilmiyoruz. Belki gözlemlenemez bir şeydir belki gözlemlenebilir ama bizim teknolojimiz ve sahip olduğumuz imkanlar şu an buna izin vermiyordur. Bilimin en güzel yanı da bu işte ne olacağını bilmiyoruz ama bulmaya çalışıyoruz. Bu yetersizlik gezegenler ve yıldızlar arası yolculuk gibi değil o ve onun gibi durumlarda neyimizin eksik olduğunu biliyoruz. Ama bu durumda karanlık enerji ve karanlık madde hakkında hiç bir şey bilmiyoruz. Şu an evrenin sadece %4-5 civarını gözlemleyebiliyoruz. Kalanı ya ileriki zamanda ya da hiçbir zaman tamamen bir bilinmezlik.

Tüm Reklamları Kapat

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sıla Gürçınarlı
Çeviren 5 gün önce 10 dk.

Her yıl, geleceğin bilim iletişimcilerine sözde bilim hakkında konuşmak üzere Ottawa Üniversitesinde davetli konuşmacı olarak yer alıyorum. Öğrencilere bilim ve sözdebilim arasında net bir sınır olmadığını, bunun daha çok bir spektrum olduğunu ve bir şeyin nerede yer aldığını belirlemenin zor olabileceğini göstermek için giderek daha karmaşık örnekler kullanıyorum.

Osteopati, bu spektrumda konumlandırılması zor olan karmaşık örneklerden biridir. Sahte bir bilim mi? Henüz oluşum aşamasındaki bir bilim mi? Yoksa, bilim felsefecisi Paul Thagard'ın sözde bilimsel olduğu açıkça ortaya çıkmadan önce astrolojiye de yapıştırılabileceğini söylediği "umutsuz bir proje" mi?

14
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
187.3K UP
Türü Ekleyen 6 gün önce
Lactobacillales, karbonhidratları fermente ederek laktik asit üreten bakterileri kapsayan, mikrobiyoloji ve biyoteknoloji açısından son derece önemli bir bakteri takımıdır. Bu takımın üyeleri Gram-pozitif, spor oluşturmayan ve genellikle anaerobik ya da fakültatif anaerobik yaşam tarzına sahip mikroorganizmalardan oluşur. Laktik asit üretimi, bu bakterilerin yaşadıkları ortamın kimyasal dengesini değiştirmesine ve ekolojik nişlerini etkin biçimde korumalarına olanak tanır.

Lactobacillales üyeleri; fermente gıdalar, bitkisel yüzeyler, toprak, su ortamları ve hayvanların sindirim sistemleri gibi çok çeşitli habitatlarda bulunur. Özellikle memeli bağırsak mikrobiyotası ve geleneksel gıda fermentasyonlarıyla olan yakın ilişkileri, bu takımı insan yaşamı açısından vazgeçilmez kılar. Ortam pH’ını düşürerek patojen mikroorganizmaların çoğalmasını baskılamaları, hem doğal ekosistemlerde hem de gıda güvenliğinde önemli bir işlev görür.

Bu takım içerisinde Lactobacillaceae, Streptococcaceae, Enterococcaceae ve Leuconostocaceae gibi farklı fizyolojik özelliklere sahip familyalar yer alır. Bazı üyeler probiyotik etki gösterirken, bazıları fermantasyon süreçlerinde aroma ve doku oluşumuna katkıda bulunur. Aynı zamanda bazı türler fırsatçı patojen özellikler sergileyebilir; bu durum, Lactobacillales’in ekolojik ve biyolojik çeşitliliğini yansıtır.

Lactobacillales, mikrobiyal ekosistemlerde rekabeti düzenleyen, besin döngüsüne katkı sağlayan ve insan tarafından binlerce yıldır bilinçli ya da bilinçsiz şekilde kullanılan bir bakteri takımıdır. Bu yönüyle takım, hem evrimsel başarıyı hem de insan–mikroorganizma etkileşiminin en güçlü örneklerinden birini temsil eder.
4
İnceleme
Rüzgâr Özkarakaş
İnceleyen10 6 Kasım
Mükemmel bir yapıt, Birinci Dünya Savaşı'ndan yalnızca birkaç sene sonra çıkan ''Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok - Erich Maria Remarque'' kitabını temele alınarak çok kısa bir zamanda çekilmiş. Dönemin sinemasındaki yeni ses teknikleri kullanılmış ve gerçeklik katmış, işin ilginç yanı zaten savaşı yaşamış bir halka sunulmuş bir film olması. Dönemin henüz sonlanmamış genç savaş heyecanını eleştiren bir film. Sanat yönetmeni gerçekten mükemmel kareler çizmiş ve ışıklandırmayı harika kullanmış. Hala daha savaşı oyun sanan insanlara savaşın birçok yönünü gösteren bir film, örneğin zifiri karanlıkta belki de kulağa çok kolay gelebilecek hendeğe tel çekme işinin bile ne kadar korkutucu ve zor olabileceğini göstermiş. Çok etkileyici ve dakikalarca süren savaş sahneleri mevcut. Ve gerçekten oldukça etkileyiciler. Ek bilgi olarak da : Atatürk filmi bir dönem yasaklamıştır. Bu karar kendi içinde çok tutarlı ve mantıklıdır. Yeni kurulan Cumhuriyet varlığını Kurtuluş Savaşı'na borçluydu. Bu savaş genişleme için değil, vatan savunması için yapılmıştı. Film ise temel ve direkt olarak ''vatan için ölmenin anlamsızlığı'' temasını işliyor. Filmin mesajı, Türk halkının haklı savunma savaşını kötü etkileyebilir bir durumdaydı. Devrimler yeni yapılıyor, ulus bilinci yeni oturtulmaya çalışılıyordu. Böyle kırılgan bir dönemde, insanları askerlikten soğutacak güçlü bir propagandaya izin vermek lüksü yoktu. Sonuç olarak, dönemi ve yaşananları iyi anlayarak izlenebilecek muazzam bir yapım kendisi.
10.0/10
(8 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : All Quiet on the Western Front
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Eren Gürleyük
İnceleyen7 2 gün önce
Dava, Kafka’yla tanıştığım ilk kitap. Suçunun ne olduğunu bilmeden yargılanan bir adamın, giderek daha tuhaf ve kapalı hâle gelen yargı sürecinin hikâyesini anlatır. Kafka, kendi kurgusu içinde son derece özgün bir yargı düzeni kurar; ancak bu roman sürükleyicilikten çok atmosfer ve fikir üzerinden ilerler.
Alt metnindeki adalet vurgusunu ve temsiller yoluyla yapılan sistem eleştirisini yakalama niyetiyle okunduğunda, metin ciddi bir haz verir. Aksi hâlde temposu zayıf bulunabilir. Psikolojik tahlillerin daha yoğun olmasını bekleyen biri olarak beklentimin tam karşılandığını söyleyemem; fakat Dava, özellikle herhangi bir hukuk sisteminin işleyişine az çok aşina olan okurlar için, yargı, suç ve iktidar ilişkisine dair sarsıcı bir perspektif sunar.
Bu romanın gücü, anlattıklarında değil; insanı içine çektiği o boğucu belirsizlikte saklıdır.
Kitap
9.1/10
(16 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Der Prozess
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Pedram Türkoğlu
Yazar 28 Haziran 2022 16 dk.

İlk Jurassic Park (1993) üçlemesinden sonra Jurassic World (2015) üçlemesi de Jurassic World: Dominion (2022) filmi ile son yolculuğuna uğurlandı. Her ne kadar Jurassic World (2015) adeta ilk filmin yeniden yapımı (remake) gibi olsa da, üzücü bir şekilde Jurassic World: Fallen Kingdom (2018) üzerine hiçbir şey koyamamıştı. Serinin son filmi Jurassic World: Dominion (2022) ise büyük umutlar vaat etti, ancak nostaljiden beslenme umudu ile beklentileri karşılayamayan çerezlik bir aksiyon filminden öteye gidemiyor.

Jurassic World: Dominion (2022) filminin yönetmenliğini yine Collin Trevorrow üstleniyor. Senaryosu Collin Trevorrow ve Emily Carmichael tarafından yazıldı. Uyarlandığı hikâyenin kökeni Michael Crichton’ın efsanevi romanı Jurassic Park'a dayanıyor. Son üçlemeden "yeni" diye bahsediyoruz, ama eklenen birkaç genetiği değiştirilmiş tür dışında hikâye ve bilimkurgu fikri açısından orijinal seriden pek farkı yok.

78
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sibel Özkan
Sibel Özkan
175.2K UP
Uyarlayan 3 gün önce 8 dk.

Matematiksel nominalizm; matematiksel nesnelerin, ilişkilerin ve yapıların ya hiç var olmadığını ya da soyut nesneler olarak var olmadığını (ne uzay-zamanda yer alırlar ne de nedensel güçlere sahiptirler) savunan bir görüştür. Genel olarak matematiksel nominalizmin iki biçimi vardır: Matematiksel nesnelere bağlılıktan kaçınmak için matematiksel (veya bilimsel) teorilerin yeniden formüle edilmesini gerektiren görüşler ve matematiksel veya bilimsel teorileri yeniden formüle etmeyen, bunun yerine bu teoriler kullanıldığında matematiksel nesnelere bağlılığın söz konusu olmadığını açıklayan görüşler.

Daha önce matematiksel Platonizm hakkındaki yazımızda nominalizm ile platonizmin kısa bir karşılaştırmasını yapmıştık. Bu yazımızda detaylandıracak olursak matematik hakkındaki ontolojik tartışmalarda bu iki görüşün ön plana çıktığını söyleyebiliriz.

12
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
167.5K UP
Gözlemi Yapan 2 gün önce Türkiye, Muğla
📍Yer bilgisi: Muğla
📅 Tarih ve saat: Ağustos, 16:00–18:00 arası
🌡️ Hava durumu: Açık / güneşli
🌡️ Sıcaklık: ~28–34 °C
💧 Nem ve yağış durumu: Orta–düşük nem, yağışsız dönem
🌿 Habitat tipi: Kültürel habitat
🪨 Zemin özellikleri: İyi drene olan, taşlı/kumlu bahçe toprağı
🧭 Yön / konum: Güney
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Evrim Ağacı Ankara Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 2 hafta önce Ankara₺1.100,00 - ₺2.000,0024 Ocak
Evrim Ağacı Ankara - Antik Ankara Gezisi
24 Ocak 2026 10:30 tarihinden 24 Ocak 2026 16:30 tarihine kadar.

Evrim Ağacı Antik Ankara Gezisi etkinliği 24 Ocak 2026 Cumartesi tarihinde saat 10.30’da başlayacaktır. 
 

Etkinlikte:

Anadolu Medeniyetleri Müzesi 

Ankara Kalesi ve Surları

Ankara Roma tiyatrosu

Roma Hamamı

Augustus-Roma Tapınağı gezilecektir.   

Tur Rehberi: Timuçin Alp Aslan, MA. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Tarih bölümünden lisans derecesini aldı. Bologna Üniversitesi’nde Latince, Koç Üniversitesi Kapadokya Okulu, Nümizmatik okulu ve Çevresel Arkeoloji programları gibi uluslararası etkinliklerde yer aldı. Ankara Çayyolu Höyük, Muğla – Milas Labraunda antik kutsal alanı ve Yunanistan’da Büyük İskender’in ilk başkenti Pella’da alan çalışmalarında bulundu. 

Aynı zamanda Ankara Turist Rehberleri Odası’na kayıtlı profesyonel turist rehberi olarak çalışmaktadır. 


 Etkinlik, 20 kişilik kontenjan ile sınırlıdır. 

Katılımcıların gezi öncesi Müze Kart uygulamasını indirmeleri gerekmektedir.

Katılımcılarımızın, yürümeye elverişli rahat ayakkabılar ve kıyafetler tercih etmeleri önerilmektedir.

Öğle yemeği ücreti katılımcılara aittir.  

Bu gezi 9787 TÜRSAB numaralı Happy Journey Turizm Seyahat Acentesi markası olan Keşfet 101 ile düzenlenmektedir.
 

Devamını Göster
6
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Altay Kenger
Seslendiren 26 Kasım 2019 2:20
Bazılarımız kış günlerinde daha fazla uyku ihtiyacı duyar, daha düşük enerjili ve depresif bir ruh hali içinde olur. Peki bunun duygu durum düzenleyici...
26
Blog Yazısı
Ayşe Işık
Ayşe Işık
122.4K UP
Blog Yazarı 1 dk.

Bir uyartıya isteğimiz dışında kendiliğinden cevap vermeye refleks denir. Refleksin oluşmasında reseptörler uyarılır ve effektörlerde (kas,bez) istem dışı hareket oluşur.

Bir refleks arkının oluşmasında bir reseptör organ, bir afferent nöron, bir merkez (beyin ve omurilikte), bir efferent nöron, bir effektör organ (kalp ve düz kas, iskelet vb.) yer alır. Refleks arkı refleksin meydana geldiği anatomik yapıdır.

18
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close