Evrim Ağacı
Bugün
Bugün bölümü hazırlanıyor.
Bugün bölümü hazırlanıyor.
Evrim Ağacı içeriklerini video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu YouTube kanalımız. Kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi de bulabilirsin.
Algı, hafıza ve duyularla oluşur. Gerçeklik ise algı ile oluşur. Bu ikisi bölünmez bütünlerdir ve birbirinden ayrılmaz. Algı ile gördüğünüz şeye gerçeklik tanımlaması yaparsınız. Burada durumlar özneldir ama sonuçlar değişmeyebilir. Mesela şöyle bir inancınız olsun eğer ki diri diri yanarsanız cennete gideceksiniz. Şimdi burada sonuçlar değişmez ama sizin kendi içinizdeki gerçeklik algınıza göre değişir.
Yaklaşan 2026 ara seçimleri öncesinde seçmenlerin heyecandan endişeye kadar pek çok farklı duyguyu bir arada hissettiğine tanık oluyoruz. Peki ama öfke, siyasi aktivizmi tam olarak nasıl güdülüyor ve günün sonunda kimlerin sandık başına gidip oy kullanacağını nasıl etkiliyor?
Michigan State Üniversitesinin İletişim Bölümünde yürütülen yeni bir araştırma, öfkenin şiddet içermeyen siyasi eylemler ve oy verme niyetiyle olan ilişkisi de dâhil olmak üzere harekete geçirici sonuçlarını mercek altına aldı. PLOS ONE dergisinde yayımlanan çalışmada araştırmacılar; öfkenin otomatik olarak sandığa yansımadığını, bu durumun kişilerin siyasi bir sonucu etkileyebileceklerine dair inancına, yani öz yeterlik algısına bağlı olduğunu belirledi. Araştırmanın başyazarı ve Michigan State Üniversitesi İletişim Sanatları ve Bilimleri Fakültesi İletişim Bölümü Başkanı Prof. Dr. Monique Turner konuyu şöyle açıklıyor:
Paleontoloji (İng: "paleontology"), fosillere dayanarak Dünya'daki yaşamın tarihini inceleyen bilim dalıdır.[5] Fosilleri inceleyen bilim dalının adı paleontoloji, bu alanda çalışan bilim insanının adı da paleontologdur.[5] Sözcüğün kökü Yunancadır ve palaios "eski", ontos "varlık", logos ise "inceleme" anlamına gelir.[1] Yani paleontoloji, kelime anlamıyla eski varlıkların incelenmesidir.[1] Paleontologlar arazide kazı yapar, buluntuların yerini haritalandırır ve malzemeyi ayırır, ardından da bu kalıntılardan geçmiş canlıların zaman içinde nasıl değiştiğini, nerede ve nasıl yaşadığını çıkarırlar.[2][5]
Bu bilim dalı neden önemlidir? Fosiller, evrim için önemli kanıtlar sağlar.[3] Geçmişin ekolojisi hakkında da bilgi verirler.[2] Biz bu yazıda önce fosilin ne olduğunu ve nasıl oluştuğunu anlatacak, sonra fosillerin nasıl yaşlandırıldığına ve paleontologların sahada ne yaptığına geçeceğiz. Arada sık yapılan bir karışıklığı da düzelteceğiz: paleontolojinin arkeolojiyle aynı şey sanılması.
Kavga sırasındaki el titremesi, büyük ölçüde vücudun tehdit algısına verdiği savaş ya da kaç yanıtının ve adrenalin salgısının doğal bir sonucudur. Bu, zayıflık ya da kontrol eksikliği göstermez, sinir sisteminin kendi işini yapmasıdır. Kişiler arasındaki fark ise titremenin kendisinden çok, bu uyarılmaya ne kadar duyarlı olunduğundan gelir.
Kavga beyinde bir tehdit olarak değerlendirilir. Amigdala devreye girer, hipotalamus ve sempatik sinir sistemi harekete geçer, böbreküstü bezlerinden adrenalin ve noradrenalin salınır. Bu maddeler kalbi hızlandırır, kasları harekete hazırlar ve kaslardaki küçük, ritmik kasılmaları artırır. Normalde herkeste var olan fizyolojik tremor (ince bir titreşim) bu koşullarda belirginleşir. Beta-adrenerjik etkinin bu titremeyi artırdığı iyi bilinir, bu yüzden bazı durumlarda beta bloker ilaçlar kullanılır.
Neden bazı insanlarda daha belirgin olduğuna gelince, birkaç etken öne çıkıyor:
Çoğu durumda bu normal bir stres tepkisidir ve çatışma bitince dakikalar içinde geçer. Yine de titreme sık görülüyorsa, günlük hayatta da sürüyorsa, ellerde dinlenirken ya da hareket ederken kalıcı bir titreme varsa, çarpıntı, kilo kaybı veya sürekli huzursuzlukla birlikteyse bir hekime başvurmak yerindedir. Çünkü tiroid hastalıkları, esansiyel tremor ya da anksiyete bozukluğu gibi nedenlerin ayrılması gerekir.
Titremeyi azaltmak için yavaş ve uzun nefes verme, konuşmaya ara verme ve bedeni gevşetme gibi basit yöntemler, parasempatik sistemi devreye sokarak uyarılmayı düşürebilir. Titremenin kendisinden utanmak ise kaygıyı artırıp tabloyu güçlendirebilir, bu yüzden onu bir tehlike işareti değil, bedenin hazırlık sinyali olarak görmek çoğu zaman rahatlatır.
/post/3a0a5dc3-0bb8-477f-9d4c-3dc0ca98afad.jpeg)
/post/0edd0a6a-b275-475c-b523-f98d6539a4de.jpeg)
/content/d856c0fc-174b-41f3-92c4-11b982331df4.jpeg)
/content/15043abb-d27d-4257-a2ab-e2614f26bfb6.jpeg)