Sevgili Evrim Ağacı,
Sizlerle tanışmam sanırım 3 yıl kadar önceydi. Merak ettiğim bir konuyla ilgili Google’da arama yaparken bir linke tıklamamla karşıma çıktığınızda “bu ne güzel bir site yahu” deyip kıtlıktan çıkıp yemeklere saldırır gibi arka arkaya içeriklerinizi tükettiğimi hatırlıyorum :) Sonra zamanla daimi bir takipçiniz oldum.
Gerçeği, ne kadar acımasız ve sert olsa da, her koşulda sadece gerçeği bilmek ve öğrenmek benim için hep vazgeçilmez olmuştur. İçine doğduğumuz kültür ve geleneklere, doğru diye kabul ettiğimiz veya sorgulamamızın istenmediği her şeye çocuk aklımla “acaba öyle mi gerçekten?” veya “peki ama neden? öyle söylüyorlar diye mi?” gibi sorularla hep şüpheci yaklaşırdım. Maalesef benim çocuk olduğum zamanlarda iletişim ve bilgiye erişim imkanları çok sınırlıydı. Üstüne üstlük ben, tutkularımın peşini bırakarak, eğitim sisteminin ve çevremin bana çizdiği kolay yolda ilerleyip, en az emek ve fedakarlıkla, en hızlı şekilde iş dünyasına kendimi atıp, kazanabileceğim en fazla parayı kazanarak orta halli bir beyaz yakalı hayatı yaşamayı tercih ettim. En büyük pişmanlığımdır. Benim gibi bir çok insan olduğunu düşünüyorum.
Şimdi baktığımda maalesef artık radikal bir kariyer ve hayat değişimi için biraz geç artık. Günlük sorumluluklar ve alıştığımız konfor alanı bizi tutsak etmiş. Evrim Ağacı ile başlayan bilim yolculuğum, belki yalnızca kişisel tatmin ve özel ilgi alanı boyutunda kalacak, ama olsun :) Şikayetçi ve karamsar değilim. Bu yolculuğun her adımının tadını çıkararak, göçüp gideceğim güne kadar öğrenebildiğim kadar öğreneceğim. En çok ilgimi çeken alan Fizik. Ortaokulda öcü gibi korktuğum, kafamda sadece tuğla gibi formüllerle özdeşleştirdiğim, “hiç bir şey anlayamıyorum bundan” diye isyan ettiğim o Fizik, ve ben. Ve o ben, şimdi 42 yaşında olan ben, Evren’in temel çalışma prensiplerini, yıldızların yaşam döngüsünü, Büyük Patlama’yı, kara delikleri, Kuantum Mekaniği’ni, ışığı ve özelliklerini, Özel ve Genel Göreliliği, parçacıkların etkileşimlerini merak ediyor, okuyor, dinliyor ve anlayabildiğimi farkettiğim her an tarif edemeyeceğim bir haz, bir tatmin hissi ve duygu patlaması yaşıyorum. Sadece adını bildiğim Kopernik’e, Galileo’ya, Newton’a, Faraday’a, Bohr’a, Einstein’a, ve çok şey borçlu olduğumuz diğer tüm o büyük bilim insanlarına şimdi Marvel kahramanlarıymış gibi bakıyorum :) Formüller ve hesaplamalar belki beni aşar ama en azından kavramsal olarak anlayabilmek bile o kadar değerli ki!
Bu macera daha çok düşünüp sorgulamamı sağlamakla ve bilgi dağarcığımı geliştirmekle kalmadı. Beni dönüştürdü. Genel olarak daha olumlu, daha mantıklı, daha iyi bir insan olmamı sağladı gibi hissediyorum. Günlük hayatımda karşılaştığım sorunları bile başka bir yaklaşımla ele aldığımı söyleyebilirim. Büyük önem atfettiğimiz bazı konuların aslında ne kadar vakit kaybı olduğunu, kendi inanç ve düşüncelerimizin veya manipüle edilen algılarımızın yarattığı bir hapishanede nasıl mahkum kaldığımızı daha iyi anlıyorum. Moralim bozulunca bile bir Evrim Ağacı videosu açıp izliyorum artık :) Hem Çağrı Bey’in pozitif enerjisi ve etkileyici hitabeti, hem de kafamda yankılanan “yahu nelere üzülüyorsun sen de, bak asıl olay bunlar işte!” sesi beni kendime getiriyor, daha iyi hissetmemi sağlıyor. Uçsuz bucaksız bir evrende kendi halinde takılan bir “Soluk Mavi Nokta” da olduğumuzu hatırlayıp gülümsüyorum :)
Daha alacağım çok yol var. Farklı platformlar, içerikler de takip ediyorum. Ama tüm bunların tohumu Evrim Ağacı ile atıldı. Yani benim bilim yolculuğumun “Big Bang” i sizsiniz :) Benim gibi hayatına dokunmuş olduğunuz binlerce insan olduğuna eminim. İyi ki varsınız.
10. yaşın kutlu olsun sevgili Evrim Ağacı! Nice mutlu yaşlara!
Tümer Soysert