Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
1,500 ATP Ödüllü Soru: Çember matematiksel olarak sonsuz mudur? Hemen cevapla! 1,000 ATP Ödüllü Soru: Sizce bazı insanlar neden kaostan haz alırlar, onlara iyi gelir? Hemen cevapla! 1,000 ATP Ödüllü Soru: Gelecekteki torunlarımız zaman yolculuğunu keşfettiğinde, tarihi değiştirmek yerine izleyici konumunda olurlarsa, bu durum ahlak ve mahremiyet anlayışımızı nasıl dönüştürürdü? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
EtkinlikKonferans
Taner Beyter
Taner Beyter
408.7K UP
Etkinliği Ekleyen 1 hafta önce AnkaraÜcretsiz5 Ağustos
Flu Akademi: Tanrı Var mı?
05 Ağustos 2026 20:00 tarihinden 05 Ağustos 2026 21:30 tarihine kadar.

“Din üzerine yapılan tartışmalarda, tıpkı siyasette olduğu gibi, bazen entelektüel erdemlerden ve rasyonel zeminden uzaklaşabiliyoruz. Bu durum felsefi pozisyonlarımızı berraklaştırmayı zorlaştırırken, bizi farklı düşüncelere karşı tahammülsüz kılabiliyor. Flu Akademi’nin bu etkinliğinde argümantasyona ve dilde sadeliğe önem veren analitik felsefe metodolojisini merkeze alarak; “Tanrı Var mı?” sorusunu masaya yatırıyoruz.”

Devamını Göster
2
3 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Betül Parlak
Seslendiren 2 gün önce 2:33
İnsanlarda "süt dişleri" ve "yetişkin dişleri" olarak iki set diş bulunduğu doğrudur.Yaşlılıkta belirginleşen dişler, ayrı ve üçüncü bir diş seti değildir.
3
Buse Sönmez
Buse Sönmez
52.5K UP
Çeviren 6 gün önce 51s

Böceklerin neden ışığa doğru uçtuklarına dair bugüne kadar pek çok farklı açıklama öne sürülmüştür. Bunlar arasında, böceklerin yön bulmak için Ay'ı kullandıkları veya tehlikeden kaçınmak amacıyla ışığa doğru yöneldikleri gibi fikirler yer alır.

Ancak güncel verilere dayanan en ikna edici teori; bu davranışın aslında uçmaktan ziyade, tabiri caizse havalı bir şekilde düşmek olduğunu gösteriyor.

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Esra Polat
Esra Polat
54.3K UP
Çeviren 5 gün önce 2 dk.

Murdoch Üniversitesi tarafından yapılan yeni bir araştırma, Batı Avustralya'nın Wheatbelt bölgesinde yaşayan ve nesli tehlike altında olan Carnaby kakadularının besin kaynaklarında endişe verici düzeyde tarım ilacı (pestisit) kirliliğini ortaya çıkardı. Bu kirlilik, tahıl silolarının yakınına dökülen tohumlarda tespit edilen ve yasal sınırların çok üzerinde olan kimyasal yoğunluklarını da içeriyor.

Carnaby Arka Ekstremite Felç Sendromu, yaklaşık 2012 yılından bu yana Batı Avustralya'daki siyah kakaduları etkileyerek bacaklarda zayıflığa veya felce neden oluyor. Pestisitlerin bu duruma katkıda bulunan bir faktör olduğundan uzun süredir şüphelenilse de kuşların doğada bu kimyasallara nasıl veya nerede maruz kalabileceği hakkında çok az şey biliyorduk.

4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İrem Kaplan
İrem Kaplan
232.8K UP
Yazar 6 gün önce 7 dk.

Bazı gebelikler, kişi hamile olduğunu öğrenemeden sonlanabilir. Bunun nedeni gebeliğin, embriyonun henüz ultrasonla görülebilecek kadar gelişemediği çok erken bir evrede sona ermesidir. Bu tablo tıpta kimyasal gebelik (İng: "biochemical pregnancy") olarak adlandırılır.[15] Tıbbi açıdan oldukça yaygın kabul edilen kimyasal gebelik, gebeliğin yalnızca biyokimyasal olarak doğrulanabildiği ve klinik gebelik gelişmeden sonlanan en erken gebelik kayıplarından biridir.[20] Kimyasal gebelik, döllenmiş yumurtanın gelişerek blastosist evresine ulaşması ve endometriuma implantasyonunun başlamasıyla ortaya çıkar. İmplantasyonu takiben trofoblast hücreleri tarafından beta-hCG salgılanmaya başlanır. Bu hormon korpus luteumun devamlılığını sağlayarak progesteron üretiminin sürdürülmesinde ve gebeliğin erken döneminin desteklenmesinde kritik rol oynar.[8] Bu nedenle gebelik testi pozitif sonuç verebilir. Ancak embriyo gelişimini sürdüremez. Bunun sonucunda beta-hCG düzeyleri düşmeye başlar ve gebelik klinik olarak doğrulanabilecek aşamaya ulaşamaz.[1][2]

Bu durumun "kimyasal" olarak adlandırılmasının nedeni, gebeliğin yalnızca biyokimyasal yöntemlerle doğrulanabilmesidir. Gebelik, kandaki veya idrardaki beta-hCG hormonunun saptanmasıyla belirlenebilir ancak ultrason incelemesinde henüz gestasyonel kese veya embriyo görüntülenemez. Bu nedenle tanı klinik bulgulara değil, laboratuvar testlerine dayanır.[3][6][7]

10
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İlhan Taşlı
Üye 30 Ocak 2025
Neandertal kafatası bizimkinden yaklaşık %20 daha büyük ve tahminen dişilerinin hamilelik süresi 12 ay. Saphiens anne-Neandertal baba erken doğum veya ölü doğuma neden olmaz mı? Üstelik dişi, kafa büyüklüğünden doğuramayabilir. Saphiens baba-Neandertal anne aşırı geç doğuma, yani ölümle sonuçlanan doğuma sebep olmaz mı?
736 görüntülenme
10
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hüseyin Güngör
İnceleyen10 5 gün önce
Üstüne fazla düşünmeden, Iliad ve Odyssey'i okumamış ama ana hatlarına çok hakim bir Nolan hayranı olarak diyebileceğim bazı şeyler var. Bana "Uf aman aman ne izlettin." etkisi vermeyen nadir Nolan yapımlarından. Standart Messi hareketlerinin en üst düzey futbolculardan daha üstte kalmasına rağmen kendi çıkardığı çıtanın altında ezilmesi gibi geliyor. Yani evet, bir Nolan filmi olarak hala çok üst düzeyde ama bana ikinci bir Oppenheimer filmi gibi geldi. Zaten adam zamanla, insan kibriyle, gri karakterlerle, yıkım mirası ile oynamayı seven ağır dramacı bir adam. Biraz tekrara düşmüş diye düşünüyorum.

Bir de şöyle günümüz popüler kültür araçlarıyla 4000 yıllık maziyi, anlatıları deneyimleyince kaynak materyalin ne kadar güçlü bir potansiyel sahibi olduğuna odaklandım. Bunlar, mitler, gerçekten de erken bilim olarak, antik insanların evreni, yaşamı, insanı, korkuları, hırsları anlayan ve anlatan yapıları. Ve, en acısı, onlar bizden çok daha ilerideymiş bu konularda. Modern bilimcilik falan diyerek insan zihnini öyle kısırlaştırıyoruz ki, steril dünyada gerçek hayattan uzakta bazı medeni şovlar peşindeyiz. Bu mitler insanı çıplak şekilde gerçeklikle yüzleştiriyor. Bundan dolayı Nolan'ı ve ne yapmaya çalışıyorsa Hollywood sinemasını bir noktada tebrik etmeliyim. Bizlere bu deneyimi sunuyorlar.

Korku sineması devinim içindeyken Nolan gibi birinin kıyısından köşesinden, tıpkı son Mission Impossible'lardaki denizaltı sahnesinde hissettiğim gibi, doğanın büyüklüğüne karşı duyulan korku elementleriyle bu alana yaklaşması çok heyecan verici. Bu yönden düşününce zihnimin komplo teorisyeni tarafı bu MI, Dune, Avatar, Odyssey gibi filmlerle neye hazırlık yapıyorlar diye bir kuşku üretti. Dune'u izlerken savaşın görkemine dair uyandırdığı hislerimle bu Hollywood bizi savaşlara hazırlıyor demiştim. Odyssey ve Agamemnon sahnesinden sonra emin oldum. Ben bir nörofarklı olarak, susmak bilmeyen iç sesini tanrıların vahyi sanan Odysseus'un mirasçılarından sayılırım ve diyorum ki bu adamlar kesinlikle insanlara savaş tohumları ekiyor. Tabii, metin olarak bakarsan savaş karşıtı bir hikaye ile yapılıyor bu. :) Hatta irademizi eritmeye çalıştıkları bariz olan şu çağlarda gücün karşısında daha itaatkar ve hayran olmamız istendiği belliyken, Fremen ilahisi dinlerken ya da Agamemnon'ı surun önünde tüm görkemiyle gördüğünde içindeki yıkıcı güçler ya da büyük bir şeyin parçası olma hissi tetiklenmiyorsa insan kendisini gözden geçirmeli derim. Aynı şekilde Shai-Hulud, Flux Devil, Cyclops, Interstellar'daki devasa dalgaları, Gargantua'yı gördüğünde dehşete kapılmıyorsan insan bence o sinema deneyimini tadamamış demektir.

Savaş karşıtı anlatım demişken, öz savunma için hazır olma ve avcılık gibi eril özellikler ile katliam ve yayılmacılık arasındaki Atatürkçü sınırı en azından çiziyor gibi göründüğü için de ayrıca tebrik ederim. Truva'nın Türk olduğuna iman eden birisi olarak, evet Hector'a hepimizin sempati beslemesi de boşuna değildir, Truva'ya yapılan şeyin katliam olduğunu ve belki de insanların arasındaki kırılgan bağları yıktığını mesajlamak bence güzeldi. İlericilik diye insanları dizginleyen bazı değerleri sabote etmemizle çözülen insani ve sosyal bağları da çok güzel ele almış. Hatta, Polyphemus karşısında ismiyle kibre düşme anlatısını herhalde makul gerekçelerle kullanmaması karşısında eksik hissettiğim gibi Truva surlarından atılan bir Astyanax da görmek isterdim. Tabii burada Zendaya'nın tüm savunmasız görünen vücuduyla akıllara kazınacak kadar güzel şekilde merhamet dilenmesi, bunlar her ne kadar küresel güçler tarafından muazzam şekilde desteklense de boş insanlar değiller dedirtti. Bu arada Nolan abim woke ajandaya bence minimal yer vermiş. Bu yüzden de ayrıca tebrik ederim. :D

Yine, "Kafamdaki her detayı hakkıyla yazmaya odaklanacak enerji veremem." noktası ile "Abi, şöyle bir hafta falan şu filmi yatıp kalkıp konuşmalıyız ya." arasında bir yerde bırakan bir film izledim demeliyim. Gün içinde sık sık "Ulan bak şöyle de bir şey vardı." uyanışları gelir. Nolan'ın hikaye okuma ve anlatma kısmında kattığı modern perspektifleri tabii ki sevdim. Böyle klasik metinler ancak böyle perspektifler ile yorumlanarak çekilir olur bence. Hikaye bu kadar kompakt hale getirilmese her bir bölüm için ayrı ayrı daha çok şeyler yazılıp çizilebilirdi. Belki de olumsuz bakışıma sebep olan kısımların sebebi de budur. Muazzam uzun anlatılar, Nolan perspektifinden, bence kısacık bir filmde bu kadar olur. Hatta, şu an, Odysseus'u bu kadar gri bir alandan değil de gerçekten karanlık bir perspektiften izlemek istedim. Üstüne düşününce kafamda Oliver Queen'in "I liked it." itirafları yankılanıyor. Odysseus filmde gri karakter değil hala fazlaca kahraman pozisyonunda kalmış bir karakter diyebilirim şu an. Yine bu da sezgisel şekilde hoşlanmadığım kısımları açıklayabilecek bir şey. Dostum, bu anlatı yeterli gelmedi bana. Sırf bu yüzden 1 puan düşürüyorum. Ama başka bir noktadan düşününce de, Troy filminde tamamen dışlanması tercih edilen fantastik elementler, Nolan filminde dışlanmamış gibi görünürken aslında, gerçek mi hayal mi sorularına net cevap vermeyen gerçek bir sanat eseri tonundaki filmlerde olduğu gibi, dışlanıp dışlanmadığı belli değil. Odysseus güvenilir bir anlatıcı mı sorunsalını cevapsız bıraktığı için şu an tekrar tam puana artıracak kadar hoşuma gitti. İşte Odyssey böyle bir eser. Homer da çok büyük adam gerçekten. Edebiyatçılara neden erken dönem psikologları dendiğini de yine iyi anlayacağımız bir eser.

Truva Atı'nı tarihin ilk kitle imha silahlarından olarak görürsek Nolan'ın Yapay Zeka konusunda falan ne demek istediğini ve neden ikinci bir Oppenheimer filmi gibi hissettirdiğini de daha iyi anlamış oluruz. Tüm bunlardan bağımsız olarak, Homer döneminin psikolojiye bakış açısını, nöroçeşitlilik gibi kuramlarla bağlantıları araştıra araştıra, "Organların Psikolojisi", "phren-fren", "Thymos-Timus bezi ve oradan da otoimmüniteyi engelleyen doku ve oradan da mRNA teknolojisinin neden otoimmünite ve turbo kanserleri tetiklediği" gibi müthiş ince bilgilere ve kuramlara çıkabiliyorsun. Nimet.
Film
9.8/10
(4 Kişi)
Puan Ver
Orijinal Adı : The Odyssey
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Rüveyda Ayvaz
Rüveyda Ayvaz
86.7K UP
3 gün önce
Evrim Ağacı Keşif listesinde "Sesinize güvenerek en az 1 kişiye şarkı söyle" görevini tamamlamayı başardım! Sana bu görev konusunda yardım etmemi istersen veya bir sonraki keşfi benimle yapmak istersen yorumlara yaz!
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Yaşam, bisiklete binmek gibidir. Dengeni korumak için sürekli ilerlemen gerekir.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
85
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Volkan Doğan
Volkan Doğan
54.3K UP
Saha Jeoloğu 5 gün önce Sen de Cevap Ver
736 görüntülenme
Anadolu'da yaşamış eski uygarlıkların günümüz Türkiye'sindeki sosyal hayata etkileri nelerdir?
Anadolu'da yaşamış eski uygarlıkların günümüz Türkiye'sindeki sosyal hayata etkileri nelerdir?

Benim asıl uzmanlığım fay hatları, stratigrafi ve yerkabuğunun dinamikleri olduğu için işin sosyolojik kısmı veya derin tarihi beni aşıyor. Ancak arazide toz yutarken gördüklerimden yola çıkarak kendi alanımdan bakarsak, meselenin temeli kayalarda ve kırıklarda yatıyor.

O süslü antik kentleri gezip sadece dikili sütunlara bakan tatlı su tarihçileri veya ekran başından harita çizip ahkam kesen klavye jeologları işin gerçeğini ıskalar. Biz o sütunların hangi yöne, nasıl devrildiğine bakarız. Anadolu'daki eski uygarlıklar, sıcak su, verimli tarım arazileri ve jeotermal kaynaklar uğruna hep aktif fay hatlarının, graben sistemlerinin tam üzerine yerleşmişlerdir. Hierapolis, Laodikya, Efes, Antakya... Hepsi cayır cayır aktif kırıkların üzerindedir.

Binlerce yıl önce onların yaptığı bu yerleşim tercihleri, bugünkü Türkiye'nin yerleşim ağını doğrudan belirledi. Bugün en büyük toplumsal travmamız olan deprem gerçeği, o medeniyetlerin fay hatlarına kurduğu şehirlerin üzerine, yıkıntılardan zerre ders almadan beton dikmeye devam etmemizden kaynaklanıyor. Onların medeniyetini yerle bir eden tektonik hareketler, bugün bizim sosyal hayatımızı ve acılarımızı şekillendiriyor.

Tüm Reklamları Kapat

Eski medeniyetlerin bize bıraktığı asıl miras, o taşların altındaki yerkabuğu dinamiğini okuyamayıp, aynı jeolojik felaket döngüsünü tekrar tekrar yaşamamızdır. İşin sosyolojisini tarihçiler tartışsın ama jeoloji arazide bas bas bağırıyor.

Kaynaklar

  1. Altunel, E.. Active Faulting And Damage At Ancient Cities In Western Turkey. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
  2. Bozkurt, E.. Neotectonics Of Turkey - A Synthesis. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
  3. Ambraseys, N. N.. Earthquakes In The Mediterranean And Middle East: A Multidisciplinary Study Of Seismicity Up To 1900. Alındığı Yer: | Arşiv Bağlantısı
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Silinmiş Üye
Silinmiş Üye Alıntıyı Ekleyen 4 gün önce
Gözler kördür. İnsan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir; gerçeğin mayası gözle görülmez. Gülün için harcadığın zamandır gülünü bu kadar değerli kılan. İnsanlar bu gerçeği unuttular ama sen unutmamalısın. Evcilleştirdiğin şeyden her zaman sen sorumlusun.
Kaynak: Küçük prens okurken beni derinden etkileyen bir sözdü.
2
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Konuştuğunda, genellikle bildiğin bir şeyi tekrar edersin. Dinlediğinde, genellikle bir şeyler öğrenirsin."
Jared Sparks
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)