Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Şamil Kurt
Şamil Kurt
104.8K UP
Psikolog 10 Aralık 2023 Sen de Cevap Ver

Bununla ilgili olarak normal-iyi-terapi adlı blog yazımı okuyabilirsiniz. Kısa cevap ise zorbalığın göreceli olduğu. Zorbalığı uygulayan kişi niyet olarak karşıdakine zarar verme amacı taşıyorsa eylemin sonucuna bakmadan o kişi zorba diyebiliriz. Ancak eylemin sonucu kesin olarak zorbalık olarak algılanmak zorunda değil. Burada da o kişinin öznelliğinde yapılan şeyi nasıl yorumladığı önem kazanıyor. Bir şeyin zorbalık olarak algılanıp algılanmamasına ise kişinin işlevselliğini ne düzeyde etkilediğine bakılarak karar verebiliriz. İşlevsellik ise kişinin özgürlük seviyesinin ne düzeyde arttığı veya azaldığı ile ilgili. Kavramları daha detaylı anlamak isterseniz yazıma bakabilirsiniz.

Not: Kaynağı zorunlu olduğu için ekledim.[1]

Tüm Reklamları Kapat

Kaynaklar

  1. S. Savaşer. Okulda Zorbalık. Alındığı Tarih: 10 Aralık 2023. Alındığı Yer: Dergipark | Arşiv Bağlantısı
4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Yaşam Ağacı Türü
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
160.7K UP
Türü Ekleyen 3 gün önce
Psathyrella microrrhiza, Tiny Psathyrella olarak da bilinen, higrofan şapkalı küçük, narin bir agarik mantardır. Başlangıçta, şapkanın dış kısmında dağınık beyaz fibriller veya fibrilloza pullar bulunur ve bunlar kenarlarda kalıcıdır. Bu mantar, ormanlardaki yol kenarlarında veya ruderal alanlarda, genellikle odun kalıntıları veya yaprak örtüsü üzerinde yetişir.

Şapka başlangıçta küt konik olup, olgunlaştıkça çan şeklinde veya dışbükey-umbonat hale gelir. Şapka başlangıçta dış kısmında dağınık beyaz lifler veya fibrillo pullarla süslenmiştir ve bunlar kenarlarda kalır. Kururken, şapka kenarlarında pembemsi bir renk alabilir ve bazen solungaç kenarları pembemsi ve flokülöz görünebilir. Higrofan, orta kahverengi, soluk bej kahverengiye dönüşür. Lameller ekli, orta genişlikte, sıkışık, soluk kirli bej, yaşlandıkça kahverengimsi griye dönüşür. Sap ince, narin, kırılgan, olgunlaştığında dolgunlaşır, aşağı yukarı eşit uzunluktadır ve sapın alt kısmında peçe kalıntıları bulunabilir. Spor izi koyu kahverengi ila mor kahverenginde olur.

Şapka (cap) çapı: Genellikle 1 – 3 cm arası. Kimi kaynaklar “yaklaşık 1 ila 3 cm” diyor.

Sap (stipe) + dip özelliği: Sap — oldukça ince — ve bazen dipte küçük, kökümsü bir uzantı (rootlet / micro-rhiza) olduğu bilinir.

Görünüş ve hygrophanous özellik: Şapka ıslakken nemli, koyu kahverengi/ kızıl kahverengimsi; kuruyunca açıla-solar (farklı tonlara geçer). Bu “nemle renk değişimi (hygrophany)” bu tür için bildirilmiştir.

Çıkış biçimi: Genelde “tek tek veya çok küçük gruplar (ikili, üçlü vb.)” hâlindedir

Sporları 11-14 x 6-7 μm boyutlarında ve pürüzsüz şekillidir, bir germ gözenekleri vardır.

Türün ilk tanımlandığı ve yaygın olarak gözlemlendiği yer Avrupa'dır.

Psathyrella türlerinin çoğunu yenmez, düşük değerli veya riskli olarak sınıflandırır.
1
Yasemin Akın
Yasemin Akın
207.1K UP
Çeviren 13 Aralık 2020 28 dk.

Gaia ilkesi olarak da bilinen Gaia hipotezi, Dünya'daki tüm organizmaların ve inorganik çevrelerin, gezegendeki yaşam koşullarını koruyan, tek ve kendi kendini düzenleyen karmaşık bir sistem oluşturmak için yakın bir şekilde entegre olduğunu öne sürer. Yani gezegenin başlı başına canlı bir organizma olduğunu savunan görüştür. İsmi, Yunan mitolojisinde "Gaia" adı verilen, yeryüzünü simgeleyen ve yeryüzünün vücut bulmuş hali ("toprak ana") olan Tanrıçadan gelmektedir.

Gaia hipotezinin araştıran bilim insanları, tercih edilmiş bir homeostazda (iç korunum) biyosferin ve yaşam formlarının evriminin küresel sıcaklık, okyanus tuzluluğu, atmosferdeki oksijen ve diğer yaşanabilirlik faktörlerinin dengesine nasıl katkıda bulunduğunu gözlemlemeye odaklanır. Gaia hipotezi kimyager James Lovelock tarafından formüle edildi ve 1970'lerde mikrobiyolog Lynn Margulis tarafından Lovelock ile birlikte geliştirildi. Başlangıçta bilim camiası tarafından düşmanlıkla karşılansa da, şimdilerde jeofizyoloji ve yerküre sistem bilimi disiplinlerinde inceleniyor; ayrıca biyojeokimya ve sistem ekolojisi gibi alanlarda bazı ilkeleri benimsendi. Bu ekolojik hipotez, belirsiz bir felsefe ve hareket altında, sosyal bilimler, siyaset ve din alanlarında analojilere ve çeşitli yorumlara da ilham vermiştir.

123
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evren Cemil Çayırlı
3 gün önce
Uyurken düş görürüz. Uyanıkken gördüğümüz düş ise düş-üncedir. Düşler ve düş-ünceler ilüzyondur.
😴💭🤔💭

0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
59.1K UP
İnceleyen 3 gün önce
Fakir Baykurt – Yarım Ekmek, yoksulluğu romantize etmeden, onu gündelik hayatın sessiz ama sürekli bir gerilimi olarak anlatan; toplumsal eşitsizliğin insan ruhunda bıraktığı izleri sade ama sarsıcı bir dille görünür kılan bir kitaptır. Baykurt bu eserde büyük olaylardan çok küçük eksikliklerin –yarım kalan bir ekmek, tamamlanamayan bir hayat– etrafında örülen bir gerçekliği merkezine alır.

Kitabın temel izleği, yoksulluğun yalnızca maddi bir yetersizlik değil, insanın onurunu, ilişkilerini ve hayallerini aşındıran yapısal bir sorun olduğudur. “Yarım ekmek” metaforu, hayatta kalmaya yeten ama insanı doyurmayan bir düzeni simgeler. Karakterler aç değildir; fakat hiçbir zaman tam da doymamışlardır. Bu arada kalmışlık hâli, Baykurt’un toplumcu gerçekçi edebiyatının en güçlü yanlarından biridir.

Fakir Baykurt’un anlatımı didaktik olmaktan bilinçli biçimde kaçınır. Yoksulluğu anlatırken ajitasyona başvurmaz; sistemin adaletsizliğini karakterlerin sessiz kabullenişleri, küçük isyanları ve iç kırılmaları üzerinden gösterir. Bu yönüyle Yarım Ekmek, yoksulluğu bir “kader” olarak değil, normalleştirilmiş bir eşitsizlik olarak ele alır. Okuyucuya sürekli şu soruyu sordurur: Bir toplumda bazı insanlar neden hep yarım yaşar?

Eserde dikkat çeken bir diğer tema, alışılmış yoksulluğun yarattığı duyarsızlıktır. Karakterler, yoksunluğa öylesine alışmıştır ki, eksikliği artık sorgulamaz hale gelmişlerdir. Bu psikolojik boyut, Baykurt’un sadece sosyolojik değil, aynı zamanda derin bir insan gözlemcisi olduğunu da gösterir. Yoksulluk, yalnızca dış koşulların değil, iç dünyaların da bir parçası hâline gelmiştir.

Dil ve üslup açısından Baykurt, yalın ama güçlü bir gerçekçilik kurar. Köy edebiyatı geleneğinden beslenen anlatı, gündelik konuşma diliyle şekillenir; bu da metne hem sahicilik hem de duygusal yoğunluk kazandırır. Ancak bu dil, yerelliğe hapsolmaz; tam tersine, anlatılan yoksulluk deneyimi evrensel bir yankı üretir.

Sonuç olarak Yarım Ekmek, yoksulluğu büyük sloganlarla değil, küçük paylarla anlatan bir romandır. Fakir Baykurt, okuyucuyu acımaya değil, düşünmeye ve rahatsız olmaya çağırır. Bu kitap, toplumcu gerçekçi edebiyatın yalnızca geçmişin bir tanığı olmadığını; bugün hâlâ güncelliğini koruyan bir adalet ve eşitlik çağrısı olduğunu hatırlatır.
Kitap
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
🔭 Temmuz 2025’te keşfedilen 3I/ATLAS, Güneş Sistemimiz dışından gelen ve “yıldızlararası ziyaretçi” olarak nitelendirilen nadir bir gök cismi.

🧊 Gelişindeki olağanüstü hız ve hiperbolik yörüngesi, onun bizim sistemimize ait olmadığını güçlü biçimde ortaya koyuyor.

👀 Bilim insanları, bu cismin içinde barındırdığı buz, gaz ve tozla başka yıldız sistemlerinin oluşum süreci hakkında eşsiz ipuçları yakalamaya çalışıyor.

💬 Bazı spekülasyonlar onun “yapay kökenli” olabileceğini söylese de, mevcut gözlemler çoğunlukla doğal bir kuyruklu yıldız olduğu görüşünde birleşiyor.

🌍 Bu ziyaretçi, evrenin genişliği ve çeşitliliği karşısında insanlığın küçük ama merak dolu yerini bir kez daha hatırlatıyor.
Yazar: Yusuf Berat İlgin
Editör: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Eda Alparslan
Aktaran 30 Haziran 2023 3 dk.

Yeni bir araştırmada, hayvanlardan elde edilen doğal yağlara benzer doku ve yapıya sahip yağ dokusunun laboratuvarda üretilebileceği gösterildi. eLife dergisinde yayınlanan çalışmanın sonuçları, hücrelerden yetiştirilen kültür etinin üretiminde de uygulanarak yapay ete daha gerçekçi bir doku ve lezzet kazandırılabilir.

Son zamanlarca laboratuvar ortamında hücrelerden yetiştirilen tavuk, sığır, domuz ve balık etleri haberlerde büyük yankı buluyor. Ancak bu çalışmalar henüz gelişim aşamasında oldukları için büyük ölçekli üretime hazır değiller ve sadece birkaçı ticari üretim için onay alabilmiş durumda.

31
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

İnceleme
Seyda Karatasc
Seyda Karatasc
57.8K UP
İnceleyen10 17 Şubat 2023
Mizahını çok seviyorum izlemesi aşırı keyifli
10.0/10
(12 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Astérix & Obélix: L'Empire du Milieu, Asterix & Obelix: The Middle Kingdom
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
11
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Taner Beyter
Taner Beyter
400.0K UP
Çeviren 16 Mayıs 2021 20 dk.

Willard Van Orman Quine, 20. yüzyılın en önde gelen Amerikalı “analitik” filozoflarından biridir. Quine'ın dil felsefesi, mantık, epistemoloji, bilim felsefesi ve zihin/psikoloji felsefesi (davranışçılık) de dahil olmak üzere felsefenin birçok farklı alanına önemli katkıları olmuştur. Fakat Quine, özellikle analitik/sentetik ayrımını reddetmesiyle tanınır. Teknik olarak bu, ("Bekar kişi, evli olmayandır." gibi) terimlerin anlamları açısından doğru olan ifadeler ile ("Bekar adam, gri bir takım elbise giymektedir." gibi) doğruluğu yalnızca terimlerin anlamları değil, dünyanın nasıl olduğuyla (yani dünyanın varlığına dair bir işlev ve olgularla) ilgili olan ifadeler arasındaki ayrımdır.

Bu iddia epey tartışmalı olmasına rağmen, analitik ayrım; bilhassa ampiristler arasında hem zorunlu olarak doğruluğun koşulları hem de bazı doğrulukların a priori olarak bilinebilirliği açısından popüler bir açıklama olmuştur. Bu sebeple de bazı bağlamlarda "analitik doğru", "zorunlu olarak doğru" ve "a priori doğru" kavramları, birbirlerinin yerine kullanılmıştır ve analitik/sentetik ayrımına; zorunlu ve olumsal (zorunlu olmayan) doğrular a priori ve a posteriori (veya ampirik) doğrular arasındaki ayrıma işaret etmek için kullanılmıştır. Ampirik (yani deneyime dayalı) doğrular, ilgili kavramların anlamlarından çıkarsanmak yerine yalnızca ampirik (deneyimsel) doğrulama yoluyla bilinebilir ve bu doğruların genellikle koşullu/şartlı (veya olumsal) oldukları düşünülür.

10
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Esat Kudret
Esat Kudret
724.4K UP
Üye 6 gün önce Henüz cevap yok.
Bu bulutun, bildiğimiz yahut ön gördüğümüz evrenin sınırlarını aşma olasılığı nedir?
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Zişan Işık
Zişan Işık
104.6K UP
Yazar 2 gün önce 4 dk.

Zihnimizde beliren her duygu ve düşünce milyarlarca nöronun ürettiği elektriksel sinyallerin sonucudur. Düzen bakımından son derece sert, uyum sağlayabilirlik bakımından son derece esnek olan beyinde tüm bu sinyaller doğal yollarla oluşur ve nörobilimin başta gelen gözlem alanlarındandır. Geleneksel nörobilim, beynin işleyiş mekanizmalarını anlamak için bu doğal yollarla oluşmuş kodları okumaya odaklanır. Bu, beyin tarafından yazılan elektriksel bir sinyal dilinin çözümlenmesi ve deşifre edilmesine çabalayan bir çeşit kriptanaliz sanatıdır fakat modern bilim ve mühendislik ışığında bu doğal sinyaller artık yalnızca gözlem alanı olmanın ötesine geçmiş ve belirli sinir hücresi tipleri doğrudan davranışsal kontrole alınmaya hatta bazı durum ve araştırmalarda programlanmaya başlanmıştır. Bu devrimsel çalışma sahası, genellikle nöromodülasyon, optogenetik gibi "nöron kodlama" olarak adlandırılmaktadır. Bu makale, nöron kodlamanın temel prensiplerini açıklayacaktır.

Nöron kodlama, bir sinir hücresinin temel davranış ve işleyişini; ışık, kimyasal maddeler, elektrik ve genetik araçlar gibi kasıtlı bir dış müdahale ile değiştirme faaliyetlerinin tümüne verilen isimdir. Burada nörona bizzat ve doğrudan bir program yüklenerek kendi halinde doğal uyaranlara verdiği reaksiyonlar baskılanıp yeni bir komut seti ile belirli bir anda spesifik bir kimyasalı üretmeye, ateşlenmeye veya susmaya zorlanır. "Program yükleme" ifadesi ile gerçekte nöronun çeşitli girdilere verebileceği tepki ihtimali ve zamanlamasını değiştiren biyolojik müdahaleler kast edilir.

10
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
580.3K UP
1 gün önce
İngiltere’nin Suffolk bölgesindeki Barnham Paleolitik alanında yapılan analizler, erken insan türlerinin yaklaşık 400.000 yıl önce kontrollü şekilde ateş yaktığını gösterdi. Isıyla kızarmış kil, yüksek sıcaklıkta çatlamış çakmaktaşı aletler ve ateş yakmak için kullanılan demir pirit parçaları bulundu. Sıcaklıkların 700°C’nin üzerine çıktığı ve aynı noktada tekrarlanan yakma işlemleri yapıldığı belirlendi. Bulgular, bilinen en eski ateş yapma tarihini 350.000 yıl geriye çekiyor ve erken Neandertallerin teknolojik açıdan düşündüğümüzden daha gelişmiş olduğunu gösteriyor.
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 22 Ocak 2012 25 dk.

Öncelikle, bu makalemizin, "Evrim Ağacı" Nedir, Nasıl Tasarlanır? Soy Ağaçları ile Evrim Ağacı Arasındaki İlişki Üzerine... başlıklı yazımızın içerisinde geçen bir kısmın oldukça geliştirilmiş ve zenginleştirilmiş hali olduğunu belirtmek isteriz. Ancak burada daha geniş bir şekilde işlememizin, okurlarımızın evrimi kavraması açısından çok daha faydalı olacağını düşünüyoruz. Üstelik bu yazı dizimizi toparlayacak ve konuyla ilgili son noktayı koyacak bir yazı olması açısından önem arz etmektedir. Umuyoruz ki tüm okurlarımıza faydalı olacaktır. Hemen, o kışkırtıcı soruyla başlayalım:

İlk olarak, konu hakkında uzman olmayan kişiler tarafından yönlendirilen bu tür yargılayıcı soruların neredeyse her zaman hatalı olduğunu belirterek başlayalım. Örneğin, soru içerisinde "şöyle böyle, dolayısıyla evrimin gerçekleşmesi mümkün değildir." kalıbı, soruyu baştan sona hatalı kılmaktadır; çünkü soru sahipleri, konuyu tam olarak kavrayamadan yargılara varmaktadırlar. Yani soruya anlam yüklemektedirler. Bu da, bilimsel açıdan hatalı bir yaklaşımdır. Çünkü az sonra göreceğimiz gibi, bir neslin önceki ve sonraki neslinin kendisiyle aynı türden olmasının evrime engel olan hiçbir tarafı yoktur; tam tersine, evrimin öngördüğü zaten kısa nesillerde fiziksel değişim ve dolayısıyla bariz türleşmelerin yaşanmasının pek mümkün olmadığıdır. Ancak öncelikle bazı bilgiler vermemiz gerekmektedir.

121
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ela Kursak
Seslendiren 15 Ocak 2023 2:51
Bu Bölümde Eddie, Agora Bilim Pazarı'ndan Size Kitap Önerisinde Bulunuyor : Arthur ve Altın Halat : Destansoy Ailesi'nin Efsaneler Koleksiyonu!
41
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'na katkı sağlamanın bir yolu, Agora Bilim Pazarı'na uğrayarak, burada bilimseverlerle buluşturduğumuz bilim kitapları, ders kitapları, hediyelik eşyalar ve diğer ürünlerden satın almak. Bir göz atın, hoşunuza giden bir şeyler bulacağınıza hiç kuşkumuz yok!

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close