Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Atilla Avcı
Atilla Avcı
155.3K UP
Daha önce ilgimi çeken bir konuydu 6 gün önce Sen de Cevap Ver

Red Queen Hipotezi

Bu hipoteze göre, türler ne kadar iyi olurlarsa olsunlar karşılarında sürekli gelişen ve değişen saldırgan türlere karşı onlarında yeni adaptasyonlara ve evrimlere ihtiyacı olduğudur.

Burada, olduğun yerde kalabilmek için bile elinden geldiğince hızlı koşman gerekir.[1]


Yaşam durdurak bilmeyen bir savaş içerisindedir. Virüsler, bakteriler ve mantarlar sürekli kendi varlıklarını çoğaltabilmek için genetik modifikasyonlar yaşarlar. Bunlar saldırgan canlının hedef aldığı organizmayı da doğrudan etkiler. Basitçe yaşanan bir pandeminin hedef canlı(-lar)' ında değişen bu koşula adapte olmalarını gerektirir. Yoksa tür(-ler) yok olmaya mahkumdur.

Tüm Reklamları Kapat

Muhteşem 2 Irk

-"Muhteşem 2 ırk" teknik olarak hatalı bir söylem biz bunu genetik olarak kaliteli ırk diyelim-

Belirtmem gerekir ki eğer genetik olarak kaliteli ırklar olsaydı ve bunların çiftleşmesinin sonucu oluşan mayozun tekrara düşeceğini düşünüyorsak yanılıyoruz demektir. Crossing-over ve bunun üzerine onbinlerce gene sahip bir türün mayoz geçirmesi sayesinde elde ediceğimiz yavru bireyin gen dizilimi tekrarlanma ihtimali neredeyse sıfırdır. Buna mutasyonları dahil ettiğinizde oluşacak nesillerin gen dizilimlerinin birebir aynı olma ihtimali pratikte imkansızdır. (varsayım tek yumurta ikizlerini dahil etmemiştir.)

Genetik olarak mükemmel olan ırklar zaten doğada hali hazırda bir çok tehdit ile baş edebiliyorlar demektir. Ancak bizim "Kızıl Kraliçe" hipotezimiz bu yeni genetik açıdan kaliteli ırkın bile bir noktada mutasyonlarla evrilmeye gerek duyduğunu söyler. Yani tek dezavantajı karşılacağı yeni tehditlere karşı diğer canlılara kıyasla daha az gen havuzunun bulunması. Bundan dolayı yeni mutasyonlara ve daha fazla genetik seçilime ihtiyaç duyar.

Değinmem gereken hususlar:

  1. Genetik olarak kaliteli olan ırkın hastalık tehtidi olan genleri de olmamalı. Bundan dolayı bunların çiftleşmesinden oluşacak yavrunun resesif bir hastlık dezavantajı olacağını söylemek hatalıdır.
  2. Milyon(-larca) yılda elbet mutasyon eseri daha kaliteli - kalitesiz genlerde oluşacaktır. Bundan dolayı gen havuzunun artışı doğaya uyum yeteneğini azaltmaz.

Kısacası, genetik olarak birbirini pratikte tekrar edemeyeceği için bu iki ırkın nesli sadece mevcut koşullara daha avantajlıdır o kadar. "Kızıl Kraliçe" hipotezindeki gibi yeni tehditlere adapte olabilmek için gen havuzuna ihtiyacı vardır. Bu gen havuzu zaten zamanla kendini var eder. Sizin bu varsayımınızdaki milyon(-larca) yıl süre boyunca bu havuz sağlanır. Umarım aydınlatabilmişimdir.

Kaynaklar

  1. L. Carroll. (1991). Through The Looking-Glass And What Alice Found There (Alice's Adventures In Wonderland, #2). ISBN: 9780688120498. Yayınevi: Books of Wonder.
5
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Hakan Orhan
Hakan Orhan
86.4K UP
Uyarlayan 5 gün önce 5 dk.

Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre; kırsal alanlarda yaşayan insanlar, Alzheimer hastalığı geliştirme açısından daha düşük risk altında olabilir.

Yeni Güney Galler’de yaşayan ve 45 yaşın üzerinde olan 260.000’den fazla yetişkinden elde edilen veriler analiz edildiğinde dikkat çekici bir sonuç ortaya çıktı. Buna göre, eyaletin kırsal ya da daha uzak bölgelerinde yaşayan kişilerin, şehirlerde yaşayanlara kıyasla 11 yıllık takip süresi boyunca Alzheimer hastalığı teşhisi alma riskinin %6 ile %19 arasında daha düşük olduğu görüldü.

19
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
bismillah
40 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Zişan Işık
Zişan Işık
113.8K UP
Yazar 5 gün önce 6 dk.

Nöron kodlama denildiğinde çoğu zaman akla ilk olarak önceki makalelerimizde açıkladığımız ışıkla ya da kimyasal maddelerle yapılan müdahaleler gelir. Optogenetik ve kemogenetik yaklaşımlar, nöronların ne zaman aktif olacağını veya susturulacağını belirlememizi sağlar ancak bu yöntemlerin nöronun mevcut biyolojik altyapısını korumak gibi ortak bir özelliği vardır. Genetik kodlama ise bu noktada radikal biçimde ayrılır. Bu yaklaşımda amaç, nörona geçici bir kontrol mekanizması eklemek değil; nöronun hangi tür bir hücre olduğu, hangi proteinleri ürettiği, nasıl elektriksel davrandığı ve hangi sinyallere duyarlı olduğu gibi temel özelliklerini DNA düzeyinde yeniden tanımlamaktır.

Başka bir deyişle genetik kodlama, nöronun davranışını yönetmekten ziyade nöronun ne olduğu sorusuna cevap verir. Bu nedenle genetik kodlama, nöron programlamanın altyapısıdr.

17
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Merve Karamanlı
Seslendiren 15 Eylül 2020 7:49
Dini veya kültürel sebeplerle erkeklere uygulanan sünnet, penis başını saran ve koruyan prepüs isimli üst derinin bir kısmının ya da tamamının kesilmesi...
31
Tofu Tost
Üye 1 gün önce
Geçen gün Google’da bir şey ararken web sitenize ait bir haber sonucu fark ettim ve üzerine tıkladım. Sayfa sizin alan adınızda olmasına rağmen bana biraz şüpheli ve güvensiz göründü açıkçası. Sanki yapay zeka kullanılarak sitenizin taklit edildiği ve haber içerikleri paylaşıldığı izlenimini verdi bana. Sizin bundan haberiniz var mı?
152 görüntülenme
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
609.7K UP
3 gün önce
Cambridge Üniversitesi araştırmacıları, elektronların güneş enerjisi malzemelerinde beklenenden çok daha hızlı hareket edebildiğini gösteren yeni bir mekanizma keşfetti. Araştırmada, elektronların yalnızca 18 femtosaniye içinde (saniyenin katrilyonda birinin de altındaki zaman ölçeğinde) bir molekülden diğerine geçtiği gözlemlendi. Bu süre, moleküllerin kendi titreşim hareketleriyle aynı zaman ölçeğine denk geliyor.

Deneyler, elektronların klasik teorilerin öngördüğü gibi rastgele yayılmak yerine, moleküler titreşimlerin etkisiyle adeta “moleküler bir mancınık” tarafından fırlatılır gibi karşı tarafa geçtiğini ortaya koydu. Bu süreçte moleküllerin titreşimleri yalnızca eşlik eden bir etki değil, elektron transferini doğrudan hızlandıran bir mekanizma olarak görev yapıyor.

Araştırma, güneş pillerinde ve ışıkla çalışan teknolojilerde kullanılan karbon temelli malzemelerde yük ayrışmasının nasıl gerçekleştiğine dair onlarca yıldır kabul edilen tasarım kurallarını sorguluyor. Bulgular, moleküler titreşimlerin bastırılması yerine doğru şekilde kullanılması durumunda daha verimli güneş pilleri, fotodedektörler ve fotokatalitik sistemler geliştirilebileceğini gösteriyor.

Çalışma sonuçları Nature Communications dergisinde yayımlandı.

208 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 3 Şubat 2019
Döngüsel cehaletin reçetesi şudur: Düşüncelerinizle yetinin, bilgi düzeyinizle tatmin olun.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
32
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
124.8K UP
İnceleyen10 6 gün önce
19. yüzyılda yaşayan bir insandır Graham. Günlerce uykusuzluk sorunu yaşadıktan sonra nihayet uyumayı başarır ancak öyle bir uyur ki... Tam iki asır boyunca uyanamaz. Uyandığında ise dünya artık bambaşkadır. 200 yıl boyunca banka hesabına işleyen faizler sayesinde zenginleşen Graham artık Dünyanın Efendisidir.

1899 yılında yazılan ve edebiyatın ilk distopyası olarak kabul edilen bu eserde, distopyayı var eden totaliter bir devlet değildir. Aksine vahşi kapitalizm, işçileri karşı konulamaz güçleriyle ezen şirketler vardır. Daha doğrusu tekel olmuş bir şirket: Emek Şirketi. İşçilerin tek umudu ise Efendileridir, uykuda olan, serveti başkaları tarafından yönetilen ve bir gün uyanacağını umdukları.

Peki Graham omuzlarına yüklenen bu sorumluluğu hissedip harekete mi geçecek? Yoksa konfora kendisini teslim edip, uyanmasına umut bağlayan kalpleri hiçe sayarak güç sahipleri tarafından ona hazırlanan tahtta esaretine mi devam edecek?

Distopya türünün kült eserleri arasında adının geçmemesine oldukça şaşırıyor ve kitabın hakkının yendiğini düşünüyorum. 1984, Cesur Yeni Dünya, Biz gibi kitapların yanına yazılmalı Uykudaki Uyanıyor. (Bir diğer ismiyle Efendi Uyanıyor). Günümüzde dahi geçerliliğini koruyan birçok politik ve toplumsal tespiti olduğu gibi teknolojik öngörüleriyle de zamanının ötesinde bir eser.
10.0/10
(2 Kişi)
Puan Ver
Efendi Uyanıyor: İki Asırlık Uykudan
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hüseyin Güngör
İnceleyen8 2 Eylül 2024
2016 yılı sinemada benim için heyecanlı ve hazin bir seneydi. Hem Batman v Superman hem de Civil War çıkmıştı. Çeşitli sebeplerle ikisinden de beklentimi alamadım. Civil War'daki sebep her zamanki gibi MCU'nun potansiyelini yeteri kadar kullanmamasıydı. Ortada bir iç savaş var ve çarpışmalar bile sönüktü. Şimdi tekrar izleyince ise biraz yavaş aksa da hikaye, senaryo katmanları ve motivasyonlar anlamında fena olmadığını düşündüm. Benim için 6 puanlık bir filmdi önceden... Russo kardeşlerin Winter Soldier'dan sonraki filmiydi bu. Kendilerinden istenenler doğrultusunda ama kaliteyi mümkün mertebe muhafaza etmeye çalışarak ellerinden geleni yapmışlardır herhalde. Yoğun bir konuyu bol koreografi ile 2.5 saate sığdırmışlar bir şekilde. Ortada hem ideolojik hem de kişisel çarpışmalar var ve bu bir şekilde iç savaşa dönüştürülmüş. Ayrıca sinema evreninde temeli atılan karakterizasyona çok uyumlu davranışlar. Ve üstünden seneler geçmesine rağmen hala üstüne haklılık konusunda tartışmalar döndürülebiliyor.
9.0/10
(6 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Captain America: Civil War
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Selin Demiryol
Selin Demiryol
117.2K UP
Moleküler Biyolog 8 Eylül 2023 Sen de Cevap Ver

Merhaba öncelikle bu ilgi çekici konuyu paylaştığın için teşekkürler. Cevabına giriş yapmadan önce konuyla alakalı kısa bir arkaplan bilgisi vermeyi isterim. SARS-CoV-2 virüsü, insanlardaki akciğer, kalp ve böbreklerin hücre yüzeyinde yer aldığı bilinen ACE2 ( angiotensin-converting enzyme 2) reseptörüyle interaksiyona girebildiğinde COVID-19 hastalığına yakalandığımız doğrudur. Esas olarak solunum yoluyla bulaşmasından kaynaklı akciğerlerimizde ağırlıklı olarak boy göstermiştir. Bu da demektir ki, ACE2 sadece bir enzim değil; aynı zamanda SARS-CoV-2'nin etkileşime geçip hücrelerimize sızabildiği ve konak hücre olarak kullanabildiği bir yol olarak bahsedilebilir.[1] Örneğin ACE2 reseptörüne sahip olmayan fareler bu hastalığa yakalanmıyor. Ama insanlar üzerinde deney yapılaması etik olmadığı için ACE2 reseptörünü içeren geni farelere entegre ederek, farelerin COVID-19'a yakalanması sağlanabiliyor. [2][5]

Özellikle zencefilin SARS-CoV-2'nin proteinlerinin yapısını bozduğuna ve kısıtlayıcı etkisi olduğuna dair birçok makale yer alıyor. Zencefil tüketmek hem bağışıklık sistemini güçlü tutacak hem de COVID'e yakalanma olasılığını bir o kadar da düşürebilecektir.[4]Aynı zamanda günümüzdeki çalışmalarda da zencefile yer verilmiştir. Zencefil ve çilek gümüş nanopartikülleri kullanılarak yapılan bir araştırmada, bu nanopartiküllerin SARS-CoV-2 üzerinde kısıtlayıcı etkisi olduğundan bahsedilmiş. Bu özelliği SARS-CoV-2 'nin yüzey reseptörlerinden NSP16 proteinini ve insandaki AAK1 proteinini hedef alabildiği açıklanmış. Zencefilin etkisinden yola çıkarak artık gümüş nanopartiküllerinin kullanımının da gelecek klinik çalışmalara ışık tutacağı düşünülüyor. Son kısım daha çok biyoteknolojinin klinik çalışmalardaki rolü olarak düşünülebilir. [3]

Tüm Reklamları Kapat

Kaynaklar

  1. S. Beyerstedt, et al. (2021). Covid-19: Angiotensin-Converting Enzyme 2 (Ace2) Expression And Tissue Susceptibility To Sars-Cov-2 Infection. European Journal of Clinical Microbiology & Infectious Diseases, sf: 905-919. doi: 10.1007/s10096-020-04138-6. | Arşiv Bağlantısı
  2. L. Muhl, et al. The Sars-Cov-2 Receptor Ace2 Is Expressed In Mouse Pericytes But Not Endothelial Cells: Implications For Covid-19 Vascular Research. (10 Mayıs 2022). Alındığı Tarih: 8 Eylül 2023. Alındığı Yer: NIH National Library of Medicine doi: 10.1016/j.stemcr.2022.03.016. | Arşiv Bağlantısı
  3. M. M. Al-Sanea, et al. (2021). Strawberry And Ginger Silver Nanoparticles As Potential Inhibitors For Sars-Cov-2 Assisted By In Silico Modeling And Metabolic Profiling. Antibiotics, sf: 824. doi: 10.3390/antibiotics10070824. | Arşiv Bağlantısı
  4. D. Goswami, et al. Natural Product Compounds In Alpinia Officinarum And Ginger Are Potent Sars-Cov-2 Papain-Like Protease Inhibitors. (6 Nisan 2020). Alındığı Tarih: 8 Eylül 2023. Alındığı Yer: ChemRxiv doi: 10.26434/chemrxiv.12071997.v1. | Arşiv Bağlantısı
  5. T. Pan, et al. (2021). Infection Of Wild-Type Mice By Sars-Cov-2 B.1.351 Variant Indicates A Possible Novel Cross-Species Transmission Route. Signal Transduction and Targeted Therapy, sf: 1-12. doi: 10.1038/s41392-021-00848-1. | Arşiv Bağlantısı
5
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)