Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Bilim Terimleri Sözlüğü

Sayfayı Paylaş
  • Ebeveyn yatırım teorisi: Ebeveyn yatırımı (PI: parental investment), ebeveynin soyunun devam edebilmesi dolayısıyla kendi özelliklerinin doğada sürdürülebilmesi için yavru bakımına yaptığı harcamalardır. Zaman ve enerji…
  • Edimsel tepki: Gerçekleştirilmesinin sonuçlarına dayalı olarak yerleşmiş, öğrenilmiş bir davranış.
  • Edinilmiş: Evrim Ağacı üzerinde ortak atanın sahip olmadığı; ancak torun türlerden biri ya da birkaçının sonradan edindiği özelliklerin her biridir.
  • Edinilmiş özelliklerin kalıtımı: Çevresiyle kurduğu karşılıklı ilişkiler sonucu organizmada meydana gelen değişiklikler. 1801'de Lamarck, bu edinilmiş özelliklerin kalıtım yoluyla sonraki nesillere iletilebileceğinden bahseden bir çeşit…
  • Eğim: Matematikte bir doğru için dikey yönde değişimin yatay yönde değişime oranıdır.[1]
  • Eğitim: Eğitim insanın doğasında var olan bütün bilgi ve kabiliyetleri baz alarak onu yönlendirmek, geleceğe hazırlamak, hayatı boyunca gerekli bilgiyi nasıl elde edeceğini öğrenmesine yardımcı olmaktır.
  • Egzonükleaz: Fosfodiester bağının hidrolizinde katalizör görevi gören bir çeşit nükleaz. DNA polymeraz I'in 3' dan 5' a doğru egzonükleaz aktivitesi vardır.
  • Ekdisozoan: Ağız-önce (protostom) canlıların deri değiştirme ile bilinen koludur.
  • Ekdizis: Kabuk veya deri değiştirmenin bilimsel literatürdeki adıdır. Dıştaki kütikula tabakasının dökülmesi demektir. Bu sayede sert yapılı dış iskelet bırakılır. Böceklerde ve kabuklularda görülür.
  • Ekleme: Öncül mRNA'dan intronların atıldığı ve transkripsiyon sonrası düzenlemeler ile egzonların birbirlerine bağlandıkları sürecin adıdır.
  • Eklenebilir Parçalar: Kalıtım araştırmalarında genetik materyalin yavruya geçebilen kısımlarını anlatmak için kullanılan bir terimdir.
  • Eklenemez Parçalar: Kalıtım araştırmalarında genetik materyalin yavruya geçemeyen kısımlarını anlatmak için kullanılan bir terimdir.
  • Ekleyici etki: Aynı veya farklı lokuslarda bulunan diğer alellerin özelliklerinden bağımsız olarak, bir alelin fenotipe olan katkısıdır.
  • Ekleyici genetik varyasyon: Genlerin ekleyici etkilerinden ötürü bir popülasyon içerisindeki bireylerin özelliklerinin birbirinden farklı olmasıdır.
  • Ekogenetik: Ekogenetik, genetik yapının organizmaların her türlü çevresel maddeye nasıl tepki vereceğini araştıran genetik bir dalıdır.
  • Ekolali: Başka bir kişinin söylediği sözlerin anlamsız bir şekilde tekrar edilmesidir. Psikiyatrik bir bozukluğa işaret eder. Ekolali davranışı sergileyen bireyler kendi düşüncelerini ifade etmekte zorlandıkları…
  • Ekoloji: Canlı varlıkları yaşadıkları doğal ortamla ilişkileri (toprağın fiziksel kimyasal etmenleri, iklim, barınakların topografyası ve görünüşü, hayvan ve bitki rekabeti) bakımından inceleyen bilimdir. Bunun…
  • Ekolojik genetik: Ekolojik boyutta organizmanın uyum başarısını çalışan, organizmanın hayatta kalma başarısını ve üremesini inceleyen, genetik biliminin bir dalıdır. Sahadaki çalışmalar, evrimsel değişikliklerin daha çabuk…
  • Ekolojik niş: Doğadaki popülasyonların ya da organizmaların adapte oldukları spesifik habitat. Genelde besin olanağına göre belirlenir.
  • Ekopraksi: Başka bir kişinin hareketlerinin istemsiz olarak taklit edilmesidir. Ekopraksi, şizofreni (özellikle katatonik şizofreni), Tourette Sendromu ve diğer bazı nörolojik hastalıkların bir özelliğidir.
  • Eksen: Bir cismin etrafında döndüğü çizgi, bir tekerlek üzerinde eksen düz olarak merkezden geçer ve her iki tarafta da çıkıntı yapar. Matematikte, bir eksen bir grafiğin dikey ve yatay bölümlerini oluşturan…
  • Eksik baskınlık: Bir alel ifade edilmezken öbür alelin normal bir şekilde ifade edilmesi sonucu fenotipin alellerden normalde olması gerektiğinden daha az dozda etkilenmesi.
  • Ekspresivite: İfade edilen bir genin birey üzerindeki etkisidir.
  • Ekspresyon: Genetik bir yapıdan kaynaklanan yapı veya aktivitedir. Bir genin, uygun şartların olması halinde veya zamanın gelmesi durumunda okunarak içeriğindeki bilginin aminoasit ve protein sentezinde kullanılmasıdır.…
  • Ekstremite: "Merkezden en uzak nokta" anlamına gelen, anatomik olarak bedenin merkezi olan kalbe en uzak vücut bölümlerini ifade etmek için kullanılan terim. Genellikle üst ekstremite (kollar ve eller) ve alt ekstremite…
  • Ekstremofil: Aşırı koşullarda yaşayan mikroorganizmalar. Genellikle yüksek sıcaklık, yüksek tuzluluk, asidik veya alkali pH, yüksek basınç gibi ekstrem çevresel faktörleri kapsar. Zorlu ortamlarda evrimleşmiş ve ekstremozim…
  • Ekzon: DNA'daki protein kodlayan bölgedir. İnsanda, bütün genlerin %2 civarını oluştururlar. (Ayrıca Bakınız: Intron)
  • Ekzon Karışması: Ayrık yapısal öğeleri kodlayan ekzonların yerelerinin yeniden düzenlenerek yeni proteinlerin evrimleştiğini öneren bir hipotez.
  • Ekzositoz: Hücre içindeki büyük moleküllerin hücre zarında membran oluşturarak hücre dışına atılması süreci. Antik Yunancada "dış" anlamına gelen ἔξω ("éxō") kelimesi ve hücrenin yaptığı bir fenomeni belirten "-cytosis"…
  • Ekzotermik reaksiyon: Çevresi ısınırken sistemin soğuduğu tepkimelere verilen isimdir. Bu tepkimelerde sistem çevreye ısı vermektedir. Bu sebeple ekzotermik reaksiyona ısıveren reaksiyon da denmektedir. Ekzotermik reaksiyona…
  • Elektrik Alan: Fizikte sabit ya da hareketli elektrik yüklerine, kendi doğrultusunda bir kuvvet uygulayabilen vektörel alan olarak tanımlanır.[1] Birimi volt/metredir.
  • Elektrik Dipol Momenti: Elektromanyetizmada elektrik yükleri ile konum vektörleri çarpımlarının toplamına eşit olan elektrik yük dağılımının karakteristik niceliği.[1] Başka bir deyişle iki karşıt yük varlığında, eksi yükten…
  • Elektriksel direnç: Bir maddenin elektronların hareketine yani elektrik akımına karşı gösterdiği zorluk. Elektrik devrelerinde direnç R harfi ile gösterilir ve SI birim sisteminde birimi Ohm'dur (Ω). Bir maddenin direnci;…
  • Elektriksel Güç: Akım şiddeti ile gerilimin çarpımına eşit olan ve elektrik enerjisinin ısı, ışık, mekanik, ses gibi başka enerji biçimlerine dönüşümünü belirten fiziksel büyüklük.[1] Elektriksel gücün SI birimi Watt'tır.
  • Elektriksel iletken: Elektriği ileten maddelerdir. İletken katı maddelere; bakır, gümüş, altın, krom, grafit ve platin örnek verilebilirken iletken sıvı maddelere ise tuzlu su, limonlu su ve sıvı cıva örnek verilebilir.
  • Elektrokonvülsif terapi (EKT): Hastanın beynine kontrollü bir şekilde elektrik akımı göndererek hastalığın semptomlarını gidermeyi amaçlayan psikiyatrik tedavi yöntemi. Tedaviye artık yanıt vermeyen majör depresyon, bipolar bozukluk…
  • Elektrolit: Elektrolit, bir çözücüde pozitif ve negatif iyonları ayrıştırarak elektriksel iletkenliğe sahip olan ortamdır. Elektrolitlerin ölçüm birimi "Miliekivalan (mEq)"dır. Vücudumuzda kanda ve hücrelerde bulunan…
  • Elektromanyetik Spektrum: Bütün elektromanyetik dalgaları (Radyo dalgaları, İnfrared ışınları, Görünür ışık, X ışınları, Gama Işınları, Mikro dalgalar, Kızıl ötesi ışınlar ve mor ötesi ışınlar) barındıran bir ölçektir. Elektromanyetik…
  • Elektromanyetizma: Evrendeki 4 temel kuvvetten biridir. Aynı zamanda mıknatısları ve yüklü parçacıkların hareketi sonucu oluşan manyetik alan ve kuvvetini inceleyen bilim dalının adıdır.[1] Buzdolabı kapıları yapılması,…
  • Elektromotor Kuvvet: Bir üretecin devre dışında, uçları arasında ölçülen değerdir.[1] Bir elektrik devresinde akımın olmadığı açık devre durumunda, üretecin uçlarındaki potansiyel farka "elektromotor kuvvet" denir. Elektromotor…
  • Elektron mikroskobu: Elektron demetlerini görüntü elde etmek için kullanan mikroskoplardır. Işık mikroskobundan daha iyi çözünürlük sağlar çünkü elektronların dalga boyu 0,004 nanometredir, yani görünür ışığın dalga boyundan…
  • Elektron Spin Rezonansı: Atomların manyetik alanındaki veya dönüşündeki (spin) değişimi ölçme yöntemidir. Atomların dönüşündeki değişim, radyasyonun bir sonucu olarak elektronların normal konumlarını terk edip mineralin kristal…
  • Elektronegatiflik: Bir bileşikteki atomun kimyasal bir bağı oluşturan elektronları çekme kuvvetinin bağıl ölçüsüdür.[1] Bileşikteki atomun elektronegatifliği ne kadar büyük ise bağ elektronlarını diğerlerine göre o kadar…
  • Elektrosit: Elektrikli balıklarda, her biri düşük gerilim üreten çok sayıdaki elektrik sağlayan elementlerden oluşan elektrik organında bulunan kas veya sinir hücresine denir. 5.000 kadar elektrosit, 500 wattlık…
  • Elektroskop: Elektrik yüklerini ve potansiyel farklarını ölçmede kullanılan elektrostatik bir alet.[1]
  • Elektrot: Bir devrenin metalik olmayan bir parçasıyla (örneğin yarı iletken, elektrolit, vakum veya hava) temas kurmak için kullanılan bir elektrik iletkenidir. Elektrotlar, pil tipine bağlı olarak çeşitli malzemelerden…
  • Elementsel savunma: Topraktan soğurulup bitki kofullarında, hücre duvarlarında ve trikomlarda depolanan ve otçulluğu azaltan toksik elementler.
  • ELISA: HIV antikorlarını tanımada kullanılan enzim bağlantılı görüntüleme metodu. Pozitif (HIV bulunmaktadır) ya da negatif (HIV bulunmamaktadır) şeklinde sonuç verir.
  • Ellis-van Creveld Sendromu: Genetik olarak kalıtılan bir hastalık. Bu kişilerde; cücelik, fazladan parmak, kalpte, kollarda ve bileklerde şekil bozukluğu görülüyor. Bu nadir hastalığa sahip olduğu bilinen bireylerin çoğu Amişler…
  • Embolizm: Bir cismin kan akımıyla sürüklenerek damarları tıkaması olayıdır. Kan akımıyla sürüklenen cisim, maddenin fiziksel halleri olan katı, sıvı, gaz olabilir. Kan akımıyla sürüklenen bu cisme "embolus" denir.
  • Embriyo: İnsan biyolojisinde embriyo, fetüsden önceki zigottan sonraki büyüyen organizma evresidir. Embriyo, zigotun hücre bölünmesine başlamasından hemen sonraki aşamadır. 8 hafta boyunca devam eden hücre bölünmeleri…
  • Embriyogenez: Embriyonun oluşması ve gelişmesi sürecinin tamamıdır.
  • Embriyoloji: Biyolojinin bir dalıdır. Döllenmiş yumurtadan başlayarak canlıların tam bir şekilde meydana gelişine kadar geçen gelişme aşamalarını inceleyen bilimdir.
  • Emetofobi: Kusma korkusu olarak bilinen terim.
  • Emülsifikasyon: Emülsifikasyon, karışmayan iki veya daha fazla sıvının yarı kararlı bir karışım oluşturma amacıyla bir araya getirilmesi işlemidir.
  • En ilkin form: Kimyasal dönüşümlerden ötürü kendisini kopyalayabilen ve doğal seçilimin etkisi altında evrimleşebilen ilk canlılardır. Diğer tüm canlılar, bu ilkin canlı formlarından evrimleşmiştir. "Koaservatlar" olarak…
  • En iyi uyum doğrusu: Dağınık veri grafiklerinde, verilerin hepsini en iyi şekilde temsil eden doğrusal çizgidir. Tipik olarak bu doğrular, karelerin en küçüğü çizgisel regresyonu (least-squares linear regression) yöntemiyle…
  • Endofit: Bitki dokularının hücre içi boşluklarında yaşayan mantarlar; bazıları otçulları caydırmada kullanılan kimyasal toksinleri üretirler.
  • Endojen Retrovirüs: Virüsler, DNA ve RNA virüsleri olmak üzere iki kısımda incelenirler. Virüslerin kendilerini kopyalama mekanizmaları olmadığı için diğer canlıların kopyalama mekanizmalarını kullanırlar. RNA virüsleri…
  • Endokrinoloji: Endokrinoloji, salgı bezlerini, bunların salgıladığı hormonları, hormonların organlara etkileri ile endokrin sistem hastalıklarını inceleyen bilim dalıdır. Endokrinoloji; gelişime bağlı büyüme sorunları,…
  • Endometrium: Mukoza ile birlikte memeli rahminin iç epitel tabakasına verilen isim. Endometriyumdaki kan damarları ve bezler hamilelikte boyut ve sayı olarak artar. Vasküler boşluklar kaynaşır ve birbirine bağlanır…
  • Endonükleaz: Polinükleotit zincirindeki nükleotitler arasındaki fosfodiester bağını kesen bir nükleaz. Restirikriyon endonükleazı; DNA yı belirli yerlerden kesen bir endonükleazdır.
  • Endoplazmik Retikulum: Endoplazmik retikulum; hücrenin veziküllerden, tüplerden ve sisternalardan oluşan organelidir.[1] Bu organel hücrede çeşitli görevlerden sorumludur. Bunlardan bazıları; proteinlerin taşınması ve katlanması,…
  • Endosimbiyont: Bir organizmanın içerisinde yaşayan diğer bir organizmaya verilen isimdir.Dünü ve Bugünüyle Evrim Teorisi, Evrensel Basım Yayın
  • Endosimbiyotik teori: Mitokondri ve kloroplast gibi ökaryotik organellerin, ilkin ökaryotik canlıların vücuduna endositoz sonucu sindirememekten kaynaklı hapsolmalarıyla evrimleştiğini ileri süren teoridir. Günümüzde oldukça…
  • Endosimbiyoz: Bir organizmanın diğer bir organizmanın içinde yaşaması biçiminde olan ortak yaşam türüdür.
  • Endotermik reaksiyon: Çevresi soğurken sistemin ısındığı tepkimelere verilen isimdir. Bu tepkimelerde sistem çevreden ısı almaktadır. Bu sebeple endotermik reaksiyona ısıalan reaksiyon da denmektedir. Endotermik reaksiyona…
  • Endüklenmiş pluripotent kök hücre: Kısaca iPS hücreleri (Induced pluripotent stem cells); herhangi bir vücut hücresinden belirli transkripsiyon faktörleri ile uygun kültür ortamlarında yeniden genetik olarak programlanmış pluripotent…
  • Endüksiyon: Fizyolojik gelişme seyrinin tetiklenmesi. Embriyonal gelişmede embriyonun farklılaşması ve determinasyonu için önemli bir faktördür.
  • Enerji: İş yapabilme becerisi. Isı, ışık, elektrik gibi çeşitli formlarda bulunur. Türkçe karşılığı "aktivite, operasyon, aksiyon" anlamlarına gelen Yunanca "energeia" kelimesinden türemiştir.
  • Enfarktüs: Enfarktüs, etkilenen bölgeye yetersiz kan akışı nedeniyle doku ölümüdür. Kan akışındaki bir bozulma nedeniyle bir doku bölgesine yetersiz oksijen ve beslenme kaynağı olan uzun süreli iskeminin bir sonucu…
  • Enfeksiyöz: Bir hastalığın veya hastalığa neden olan (virüs, bakteri veya başka bir patojen gibi) etkenin bir kişiden hayvandan veya organizmadan diğerine doğrudan veya dolaylı olarak bulaşarak enfeksiyona neden…
  • Enflasyon: Ürün ve hizmet fiyatlarının genel seviyesinde süreklilik arz eden bir artış gözlemlenmesi sonucunda alım gücünde meydana gelen düşüştür.[1] Para arzındaki artış, mal ve hizmet miktarında meydana gelen…
  • Enine dalga: Titreşim doğrultusunun enerjinin yayılma doğrusuna dik olan dalga türü. İp dalgalarının oluşturduğu dalgalar enine dalgalardır. Bu dalgaların en üst noktasına tepe noktası, en alt noktasına ise çukur…
  • Enoklofobi: Kalabalık korkusu olarak bilinen, Yunancada "kalabalık" anlamına gelen ὄχλος ("ókhlos") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.
  • Ensest: Ebeveyn ve çocuk ya da kardeşler arası cinsel ilişki.
  • Entalpi: Entalpi, maddenin yapısında depoladığı enerjinin tanımıdır. Sembolü H'dir. Entalpi, iç enerji, basınç ve hacme bağlıdır. Sıcaklık arttıkça molekül iç etkileşimleri de artacağı için entalpi de artacaktır.…
  • Entomoloji: Böcekleri inceleyen bilim dalıdır. Bu alanda çalışan insanlara entomolog ya da böcek bilimci denir. Sadece Insecta sınıfı 700 bini aşkın(bilinen) tür kapsar. Dolayısı ile bu denli büyük bir çeşitlilik…
  • Entrez: Kansere neden olan genlerin bulunduğu kromozomların, gen kitaplarının, genlerin ve genom gibi genetik materyale ait kaynaklara ulaşmayı sağlayan bir erişim sistemidir.
  • Entropi: Fizikte entropi, bir sistemin mekanik işe çevrilemeyecek termal (ısıl) enerjisini temsil eden termodinamik birimdir. Çoğunlukla bir sistemdeki rastgelelik ve düzensizlik olarak tanımlanır ve istatistikten…
  • Enzim: Enzim, canlı organizmalarda katalizör görevi gören ve bu süreçte bozulmadan kalan ve kimyasal reaksiyonların ilerleme hızını düzenleyen bir maddedir.
  • Eosen: Eosen (56-34 myö) bir jeolojik zaman dilimidir. Yaklaşık olarak 56 milyon yıl önce ile 33.9 milyon yıl önceki zaman dilimini kapsamaktadır. Paleojen'in orta kısmıdır. Non-avian dinozorların soyunun tükendiği…
  • Eosen Dönem: Günümüzden 54 ila 38 milyon yıl önce yaşanmış dönemdir. Memeli canlılar bu çağda baskın kara hayvanları haline gelmiştir. İlk olarak İngiliz jeolog Charles Lyell tarafından 1833 yılında tanımlandı. Eosen…
  • Epidemiyoloji: Popülasyonlardaki sağlıkla ilgili olayların dağılımını inceleyen ve sağlık sorunlarını kontrol eden biyoloji ve tıp dalı. Epidemik hastalıkların çalışılması.
  • Epidermis: Cildin gözle görülebilen ve vücut için koruma sağlamaya çalışan ince, dış tabakasıdır. Derinin bu kısmı herhangi bir kan damarı içermez ve bu nedenle, besinlere erişim sağlamak ve atıkları atmak için…
  • Epidural: Özellikle karın veya pelvik bölgesinde duyu kaybı yaratmak amacıyla, alt sırt bölgesinde omuriliğin dura materinin dışındaki boşluğa uygulanan lokal anestezik enjeksiyondur.
  • Epifiz bezi: Beynin arka ucunda, mercimek tanesi büyüklüğünde bir bezdir. Epifiz başlangıçta ışık duyumlu iki organ iken sonradan tek kalmıştır. Omurgalıların birçoğunda silik bir retina yapısında iken, memelilerde…
  • Epigenetik: Hücrenin gelişimi ve sürekliliği çok sayıda kimyasal reaksiyon tarafından kontrol edilir. Bazı stratejik zamanlarda genomun bazı kısımları "kapatılır", diğer zamanlarda bu kısımlar "açılır". Epigenetik…
  • Epigenez: Organizmanın yumurta ve spermdeki ham maddelerden tamamen yeni olarak geliştiğini ileri süren ve canlının gelişmesi üzerine ileri sürülen bir teoridir. Sıralı oluş olarak da bilinir.
  • Epilepsi: Genelde tekrar eden bir beyin hatalığı. Beyindeki anormal elektriklenme mental ve fiziksel işlev bozukluğuna neden olur. Ciddi vakalarda nöbet sırasında gülme krizleri (convulsion) ve bilinç kaybı görülür.
  • Epistasis: Bir gen çiftinin anlatımının, ifadesinin; başka bir gen çiftini maskelemesi ya da değiştirmesi durumu.
  • Epistemik Gerekçelendirme: Epistemik gerekçelendirme, doğru inancın bilgi haline gelme sürecinde, doğruluk ve inanç koşulları arasında rasyonel bir bağlantı kurmayı ifade etmektedir. Bu durumda gerekçelendirme ile epistemik gerekçelendirme…
  • Epistemik Mantık: Önermesel bilgi söz konusu olduğu zaman, bilgi ile ilgili önemli bir ayrım dikkati çeker. Bu ayrım Bertrand Russell tarafından yapılmıştır. Russell şeylerin bilgisi ve şeyler hakkında bilgi arasında bir…
  • Epistemik Otorite: Bu yaklaşımı ele almadan önce iki önerme ileri sürelim:
  • Epistemik Sorumluluk: Epistemik sorumluluk, daha çok epistemik deontoloji gibi yaklaşımların savunduğu içselci düşünürler tarafından öne çıkarılmıştır. Bu yaklaşımlara göre gerekçelendirme, inancımızın doğruluğuna yönelik…
  • Epistemik Suç: Epistemik suç, epistemik deontoloji gibi içselci yaklaşımların ön plana çıkarttığı bir kavramdır. Gerekçelendirmenin deontolojik bir unsur olduğunu savunanlara göre öznenin, bir inancın doğruluğuna ilişkin…
  • Epistemolojik Başarı: Bilişsel başarı kavramı, Gettier problemi ile birlikte çağdaş epistemolojiye kazandırılmış olan yeni kavramlardan biridir. Bu kavram, bilen öznenin, bilgiyi meydana getiren unsurları farkında olmasını…
  • Epitet: Taksonomi biliminde, türleri isimlendirmek için kullanılan ikili adlandırmanın ikinci kelimesi. Türü tanımlayan kelimedir ve cins isminden sonra gelir. Örneğin, Homo sapiens türü için "sapiens" epitet…
  • Epitop: Antijen üzerinde, belli bir savunma tepkisine karşı oluşturulan antikorların, antijenlerle birleştiği özel bir bölgedir.
  • Erdem Epistemolojisi: Çağdaş analitik felsefe geleneğinde Ernest Sosa ve Linda Zagzebski tarafından temsil edilen bir yaklaşım. Etik bir yaklaşım olan ve kökenleri Aristoteles’e kadar giden erdem etiği ile epistemik gerekçelendirme…
  • Erime Sıcaklığı: Belirli koşullarda çift sarmallı DNA'nın tek sarmal haline geldiği sıcaklık. Guanin-sitozin oranı arttıkça Tm oranı da artar. 
  • Erişilebilirlik: Erişilebilirlik, doğru inançların bilgiyi meydana getirebilmesi için gerekli olan kanıtlara, nedenlere ve gerekçelere öznenin ulaşabilmesi anlamına gelmektedir. Başka bir ifadeyle erişilebilirlik, Hasan…
  • Erişimcilik: İçselciliğin bir türü olan bu yaklaşım bir öznenin sahip olduğu inancın epistemik gerekçelendirmesini, öznenin zihnindeki bazı özel erişim türleri ile belirlenebileceğini iddia eder. Bir doğru inancı…
  • Erişkin kök hücreleri: Erişkin kök hücresi, farklılaşmış bir dokuda ayrışmamış halde bulunan ve kendini yenileyip köken aldığı organın spesifik hücresine dönüşebilen hücrelerdir.
  • Eritem: Kılcal kan damarlarının genişlemesine neden olan yaralanma veya tahriş sonucu cildin genellikle benekler halinde yüzeysel olarak kızarması.Kılcal damar tıkanıklığı nedeniyle ciltte veya mukoza zarında…
  • Eritroblast fetalis: Annenin anti-Rh+ antikorlarının bebeğin Rh+ kanındaki alyuvarları patlatması. Semptomları; Hayatı tehdit eden anemi, sarılık, ateş, ödem ve şişmiş dalak ve karaciğer. Ciddi vakalar kan değişimi ile tedavi…
  • Erken Taş Devri: Yaklaşık 2,6 milyon yıl önceden başlayıp 400.000 ila 250.000 yıl önceye kadar süren ve Oldowan ve Acheulean denen taş alet kullanımını içeren bir zaman aralığıdır. Afrika’daki Erken Taş Devri yaklaşık…
  • Erken ulaşma: Gerek avlayarak gerekse de leş yiyerek ölü hayvan gövdesini tüketmede erken sıralarda (genellikle ilk sırada) yer alarak kaynak elde etme.
  • Erlenmeyer: Kimyada kullanılan, dibi düz ve koni biçimli cam malzeme. Özellikle titrasyon işlemlerinde kullanılır. Çözelti hazırlamak, çözelti kaynatmak ve saklamak gibi çeşitli amaçlarla da kullanılmaktadır.
  • Erotomani: Kişinin; yüksek makam, statü, güç, zenginlik veya şöhret bakımından kendisinden yüksekte olan birinin kendisine âşık olduğunu düşünmesine sebep olan sanrı türü. Örneğin kişi, ünlü bir oyuncunun kendisinden…
  • Erotomanya: Erotomanya bir sanrı türüdür. Bir kişinin, genellikle ünlü, politikacı ya da yüksek mertebe bir kişinin, kendisine aşık olduğunu düşünmesi durumudur. Bu kişiler rastgele kişilere ya da tanıdıklara da…
  • Eş Anlamlı (Sessiz) Baz Değişimi: Bu tip mutasyonda, nükleotit sırasındaki değişim amino asid değişimine neden olmaz.
  • Eş baskınlık: Bir genin her iki alelinin de fenotipe etki ettiği durum. Bu durumda çekinik alel bulunmaz. Her iki alel de fenotipe etki eder. Örneğin insanlardaki MN kan grubu eş baskındır. LMLM kan grubunda sahip…
  • Eşanlamlı olmayan yerdeğiştirme: Bir genin ifade ettiği aminoasitlerin sırasının, DNA yerdeğiştirmesi sebebiyle değişmesidir.
  • Escherichia coli: Genomu tamamiyle dizilmiş bir gram negatif bakteri. Prokaryotların incelenmesi için model organizmalardır.
  • Eşcinsel: Homoseksüel. Duygusal ve cinsel olarak, hemcinsine ilgi duyan bireylere verilen ad. 
  • Eşey hücre öncülleri: Genetik bilgiler bir nesilden diğerine gametler yoluyla aktarılır. Eşey hücre öncüllerindeki mutasyonlar, o gametten oluşan tüm döllerde bulunur. 
  • Eşeye bağlı kalıtım: Cinsiyeti belirleyen kromozomların (X ve Y) üzerindeki genlerin bir sonraki nesle aktarılması olayı. Canlının cinsiyeti ve cinsiyetler arası anatomik farklar gibi özelliklerinin oluşmasını sağlar. X ve…
  • Eşeyli Üreme: Mayotik bölünmenin ürünü olan cinsiyet hücrelerinin (gamet) birleşmesini gerektiren üreme türü. Her yavru, mayoz sırasındaki bağımsız kromozom dağılımı nedeniyle benzersiz bir genetik kompozisyona…
  • Eşeysiz Üreme: Cinsel bir işleme bağlı olmayan herhangi bir üreme biçimi. Tek bir bireyi içerir. Hücre bölünmesi, parçalanma veya tomurcuklanma ile çoğalma.
  • Eşit olmayan çaprazlama: Doğru eşlenmeyen DNA'da meydana gelen çaprazlanma, yavru hücrelerde bazı dizilimlerin çiftlenmesine ve bazılarında silinmelere neden olur. Buna eşit olmayan çaprazlanma denir.
  • Esneklik: Cisimlerin, şekil ve büyüklüklerinin, uygulanan kuvvet ile değişebilme ve uyum sağlayabilme, sonrasında tekrar eski haline dönebilme özelliğine esneklik denir.
  • Et yiyen bakteri: Streptococcacceae familyasına ait bir bakteri türüdür. Küre şeklinde, Gr(+), oksijenli solunum yapar, hareketsizdir ve spor üretmeyen patojen bir bakteridir. Normalde insan florasında boğaz ve burunlarda…
  • Etanol: Renksiz ve kokusuz bir kimyasal bileşendir. Yanıcı bir bileşendir ve günışığında belli olmayan, mavimsi bir renkte ve dumansız bir şekilde yanar. Aynı zamanda antiseptik, tıbbi çözücü, panzehir gibi görevlerde…
  • Eteneliler: Plasentalı Memeliler. Memeliler Sınıfının alt sınıflar.(diğer alt sınıflar tek delikliler ve keseliler). Embriyo ve fetus plasenta ile beslenir. Bu hayvanlar doğurucudurlar. (Yumurta bırakmak…
  • Etiyoloji: Bir hastalık veya durumun nedeni, nedenler dizisi veya neden olma şekli; hastalıkların veya durumların nedenlerinin veya kökenlerinin incelenmesi.
  • Etiyopik bölge: Büyük Sahra, Habeşistan ve güneyinde kalan ülkelerden meydana gelen bölge.
  • Etkileşim: Genetik biliminde, bir alelin fenotip üzerindeki etkisinin, aynı veya farklı lokuslardaki diğer alellere bağlı olması durumudur. İstatistikte ise, bir yaklaşımın etkisinin, diğer yaklaşımlara bağlı olmasıdır.
  • Etkili popülasyon büyüklüğü (Ne): Gerçek, gözlenen bir popülasyondakiyle aynı hızda genetik varyasyonu sürüklenmeye bağlı olarak yitirecek olan, rastgele çiftleşmenin var olduğu (seçilimin, mutasyonun veya göçün olmadığı) popülasyonun…
  • Etkin yarı ömür: Radyoaktif maddenin vücutta etkili olduğu süre.
  • Etli meyve: Perikarpı kalın, etli ve su bakımından zengin meyve.
  • Etnografi: İnsan ırklarının tanınması ve incelenmesi.
  • Etoloji: Hayvan davranışlarını inceleyen zooloji alt dalıdır. Davranışçılık akımından farklı olarak, hayvanların doğal ortamlarında gözlenmesi gerektiği ekolüne sahiptirler; ancak artık ikisini de kapsayıcı bir…
  • Evrim: En kısa tanımıyla evrim, popülasyon içi gen ve özellik dağılımlarının nesiller içerisindeki değişimidir. Bu tanımdaki her bir basamak, evrim için olmazsa olmazdır:
  • Evrim ağacı: Türlerin veya popülasyonların birbirleriyle olan evrimsel ilişkilerini gösteren çizimlerdir. Belirli canlıları kapsayabileceği gibi, var olmuş, olan ve olacak olan tüm türleri de kapsamaktadır. Paleontolojik…
  • Evrim ekonomisi: Bir bireyin, türün veya popülasyonun ömürleri içerisinde olay ve olgulara harcadıkları zamanın ve enerjinin, evrimsel açıdan önemidir. Enerjiyi, çevresel ihtiyaç ve zorunluluklara en uygun kullanabilen…
  • Evrimsel ayrıklık: Tehlikede olan türleri belirlemek için kullanılan ölçeklendirme sistemi. Sistem bir türün evrimsel benzersizliği ve soyunun tükenme riskini ölçen bir değerlendirmedir. Koruma planlamalarında evrimsel…
  • Evrimsel biyoloji: Canlılar arasındaki genetik çeşitliliği, türlerin hangi atalardan türediklerini ve evrimsel süreçte geçirdikleri biyolojik değişimleri inceleyen bilim dalı. Bu alanda çalışan bilim insanlarına "evrimsel…
  • Evrimsel gelişimsel biyoloji (Evo-Devo): Farklı organizmaların gelişme sürecini; bu organizmalar arasındaki atalarının ilişkisini inceleyen ve karşılaştıran, gelişimsel süreçlerin nasıl evrimleştiğini inceleyen bilim dalıdır.
  • Evrimsel sabitlik stratejisi (ESS): Bu stratejiye göre, eğer bir populasyondaki bütün bireylerin sahip olduğu bir strateji varsa, bu strateji doğal seçilimle başka bir mutant strateji ile değiştirilemez.
  • Evrimsel silahlanma yarışı: Bir türün (örneğin parazitin) edindiği özelliklerden ötürü bir diğer türün (örneğin konak canlının) evrimsel başarısını düşürmesidir. Bu sebeple, birinci türün özelliklerini egale edecek veya geçecek…
  • Ewens-Watterson homozigotluk/nötrlük testi: Popülasyon genetiğinde sık kullanılan fakat istatistik olarak güçlü olmayan, bir lokusun seçilimini anlatan testtir.
  • Ex vivo: Latince’de “canlının dışında” anlamına gelen ex vivo, bilimsel araştırmalarda yapılan deneyin veya çalışılan örneğin canlının dışında doğal ortama mümkün olduğunca benzer bir ortamda gerçekleştirildiğini…
  • Eylemsizlik: Cisimlerin hareket durumunu koruma eğilimidir. Cismin üzerine etki eden net kuvvet sıfır ise, durmakta olan cisim durmaya, hareket eden cisim ise aynı yönde hareket etmeye devam eder. Örneğin, hareket…
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close