Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Bilişsel Uyumsuzluk: İnsanlar Birbiriyle Çelişen İnançlara İnanmaya Nasıl Devam Edebiliyorlar?

Aşı Karşıtları, İklim İnkarcıları, Düz Dünyacılar ve UFOcular Gibi Kültler ve Tarikatlar, Objektif Olarak Hatalı İnançlarını Nasıl Sürdürebiliyor?

Bilişsel Uyumsuzluk: İnsanlar Birbiriyle Çelişen İnançlara İnanmaya Nasıl Devam Edebiliyorlar? Boukman Academy
22 dakika
2,673
  • Bilişsel (Kognitif) Psikoloji
  • Şüphecilik (Skeptisizm)

"Bilişsel uyumsuzluk", "bilişsel kopukluk" veya "bilişsel çelişki" (İng: "cognitive dissonance"), birbiriyle çelişen iki inanç, düşünce veya davranışa sahip olmanın yarattığı zihinsel çatışma ve bu çatışmadan doğan psikolojik stres durumudur.[1] Bilişsel Çelişki Teorisi'ne göre insanlar, çelişkili davranış ve düşünceler arasında bir tutarlılık arama veya tutarlılık yaratma eğilimindedirler.[2] Bu tutarlılık bulunamadığında veya yaratılamadığında psikolojik stres artar ve daha da rahatsız edici boyutlara ulaşır.

Normalde bu tür bir çelişki hâlinde rasyonel olan, söz konusu çelişki ortadan kalkana dek, çelişkili inanç, düşünce ve davranışlardan biri, ikisi veya hepsinden kurtulmaktır. Ancak çoğu durumda insanlar, çelişkili inanç ve davranışlardan vazgeçmek yerine; söz konusu çatışmayı reddetmek, çelişkiye rağmen haklı çıkmak adına yeni (ve çoğu durumda uydurma) açıklamalar getirmek veya halihazırda tutarlı olduğuna inandığı inançlarıyla çelişen yeni bilgilerden kaçınmak gibi irrasyonel davranışlar sergilerler.[3]

Bu Reklamı Kapat

Örneğin kişi, derinden bağlı olduğu bir inanca zıt olacak yeni bilgiler edindiğinde veya benlik imajını (veya kimliğini) zedeleyecek şekilde davrandığında ortaya çıkan rahatsızlığı gidermek için kendini motive hissedecektir. Bu çelişki her zaman tam olarak çözülemese de çatışmanın kaynağını görmezden gelmek ve kişinin inanç veya davranışlarını değiştirmesiyle sonuçlanabilir.

Bu konuda yapılan en büyük yanlışlardan biri "bilişsel çelişki" ile "ikiyüzlülüğün" aynı şey olarak düşünülmesidir. Bu iki kavramın birbirinden farklı olduğunu anlamak oldukça önemlidir. İkiyüzlülük, davranış ve düşüncelerin birbiri ile çelişmesine rağmen yapılan gönüllü bir davranıştır ve sonucunda kişide herhangi bir rahatsızlık oluşturmaz. Bunun aksine bilişsel çelişki, çatışmadan kaynaklanan zihinsel çatışma veya rahatsızlık hissini ifade eder. Burada anlaşılması gereken başka bir konu ise, birbirine zıt düşünce veya davranışlara sahip olduğunda ortaya çıkan çelişkinin otomatik olmadığıdır. Kişinin zihinsel bir çatışma veya rahatsızlık yaşayabilmesi için tutarsızlığın farkında olması gerekir.

Bu Reklamı Kapat

Bazen içinde bulunulan koşullar, düşüncelerle uyumlu davranışlar sergilemeyi zorlaştırabilir. Bu bakımdan, bilişsel çelişkinin normal bir şey olduğunu söyleyebiliriz. Ancak bilişsel çelişki her insan aynı derecede yaşanmayabilir. Bazı insanlar tutarsızlığa karşı daha yüksek toleransa sahip olduğu için, diğerlerine göre daha az bilişsel çelişki yaşayabilir. Buna ek olarak, her olay ve durum da benzer yoğunlukta çatışmalar doğurmaz. Bu çelişkinin büyüklüğü olarak bilinen uyumsuzluk derecesini ifade eder. Örneğin daha kişisel olan düşünceler ve insanların derinden bağlı olduğu inançlar daha büyük bir çelişkiye yol açabilir. Bunlara ek olarak birbiriyle çelişen düşünce veya davranışların arasındaki zıtlığın büyüklüğü de daha büyük bir çelişki ile sonuçlanacaktır.

Bilişsel Çelişki Teorisinin Ortaya Çıkışı

Teorinin yaratıcısı Amerikalı sosyal psikolog Leon Festinger, başlangıçta insanların içsel tutarlılığa nasıl ulaşmaya çalıştıklarına odaklandı. Daha sonra insanların davranış, inanç ve değerleri arasında içsel bir uyum ve tutarlılık sağlamaya çalıştıklarını düşündü. Bu, bilişsel tutarlılık ilkesi olarak bilinir. İnsanlar bunu başaramadığında içsel bir uyumsuzluk yaşayacak ve bu uyumsuzluğu azaltmak için baskılayıcı yollar tercih edeceklerdi.

Festinger, bunu açıklamak adına, uyumsuzluğun, yani bilişler arasındaki uygun olmayan ilişkilerin varlığının başlı başına motive edici bir faktör olduğunu öne sürdü. Ardından, 1957 yılında yayınladığı A Theory of Cognitive Dissonance adlı kitabında teorisini tanıttı. Bilişsel çelişkinin, tıpkı açlığın sebep olduğu açlığı bastırma isteği gibi, tutarsızlığı azaltmaya yönelik faaliyetlere sebep olan öncül bir durum olarak görülebileceğini ifade etti.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Seekers Tarikatı: Kültler, Objektif Olarak Hatalı İnançlarını Nasıl Gerekçelendiriliyor?

Festinger, dünyanın sonunun yakın olduğuna inanan bir tarikatın (veya kültün) olduğunu öğrendi. Kendilerine "Seekers" adını veren bu UFO tarikatı, dünya dışı varlıkların 21 Aralık 1954 günü büyük bir sel ile dünyanın sonunu getireceğine inanıyordu. Festinger, bu tarikatın gerçekten kararlı inananlarının, kehanet gerçekleşmediğinde nasıl tepki vereceklerini merak ediyordu. Bu nedenle arkadaşlarıyla birlikte, sanki külte inanıyormuş gibi davranarak, tarikatın içine sızdı ve onları direkt olarak gözlemeye başladı.

Seekers Kültü Neye İnanıyor?

Grubun inanç sistemi, çalışma öncesinde, sırasında ve sonrasında sürekli olarak gelişti. Kült lideri Doroth Martin'in (araştırmada gizliliği korumak adına "Marian Keech" adıyla anılıyor) erken dönem etkileri, teozofi, okült inanç liderleri Godfré Ray King ve John Ballou Newbrough'un yanı sıra uçan daireler ve dünya dışı ziyaretçilere yönelik genel bir ilgiyi içeriyordu. Martin, daha önceden L. Ron Hubbard'ın Dianetics hareketiyle ilgilenmişti ve gerçekten de ilerleyen dönemde Scientology olarak bilinecek hareketin görüşlerini fikirlerine entegre etmişti.

Martin, ilk başta, merhum babasından, iddiasına göre kalemin kağıt üzerine otomatik olarak yazdığı mesajlar almaya başladı. Martin, babasının sayısız ruh ve varlık tarafından doldurulan "astral" boyutta yaşadığına inanıyordu. Daha yüksek bir varoluş düzeyine eşit olan daha az yoğun frekanslarla farklı ruhsal titreşim frekansları olduğuna inanıyordu: daha yüksek seviyeler daha gelişmiş ruhsal varlıklara ev sahipliği yapıyordu. "Elder Brother" ("Yaşlı Birader") adlı üst düzey bir ruhsal eğitmenden ve Clarion ve Cerus adlı gezegenlerde yaşayan "The Guardians" ("Muhafızlar") adlı diğer ruhsal varlıklardan mesajlar aldığına inanmaya devam etti. Ana mesaj kaynağı, İsa peygamberin çağdaş tezahürü olarak anladığı "Sananda" oldu. Bu nedenle Hıristiyanlık, Martin'in giderek evrimleşen inanç sisteminin merkezinde yer aldı.

Martin, bir grup inananı etrafına çekmeye başladığında, inanç sistemini, okült ve sözde dünya dışı yaşamın diğer yönlerini araştıran diğerleriyle birlikte geliştirdi ve sistemi daha geniş bir etki yelpazesiyle ortaya çıkardı. Başka bir grup üyesi (takma adı "Bertha Blatsky") de uzaylılardan mesajlar aldığını iddia etti ("Blatsky", aldığı mesajları "dillendiriyordu"). Martin ve "Blatsky", inandırıcılığı artırmak adına birbirlerinin mesajlarını da doğruluyorlardı. Giderek karmaşık bir öykü yazan ikilinin inanç sistemi oldukça akıcı ve uyumlu gözüküyordu.

Grup, "The Guardians" denen sözde muhafızları, nükleer silahların test edilmesinin getirdiği atmosferik değişiklikler yoluyla insanlarla ilk defa temas kurabilmeye başlamış olan, insanlığın iyi huylu manevi öğretmenleri olarak yorumluyordu. Dünya dışı ziyaretlerin artmak üzere olduğunu, uzaylıların insan şeklinde ziyaret etmelerinin mümkün olduğunu ve külte yeni katılanların kılık değiştirmiş bir uzaylı olabileceğini düşünüyorlardı. İşte kültün inançlarına göre Muhafızlar, 21 Aralık günü gelecek sel kıyametinden onları uzay gemileri vasıtasıyla kurtaracaktı. Onlara göre bu, kültün odak noktasını sağlayan kehanetti.

Bu Reklamı Kapat

İnananlardan bazıları, bu kehanete yüksek derecede bağlılık gösteren önemli eylemlerde bulundular: Bazıları işlerini bıraktılar veya sırf bu kültün bir parçası olabilmek uğruna harcadıkları zaman nedeniyle işlerinden kovuldular; okula gitmeyi bıraktılar, külte inanmayanlarla ilişkilerini ve dostluklarını sonlandırdılar, kendilerini ve diğerlerini kurtaracağına inandıkları bir uçan daireye hazırlanmak için paralarını harcadılar ve/veya bekledikleri sel kıyameti öncesinde mallarını elden çıkardılar. Böylece kült, zamanın sonu olduğuna inandıkları son birkaç aylarını bekleyerek ve kıyamete hazırlıkla geçirdiler.

Kehanetten Çöküşe Olaylar Silsilesi

Sosyal psikologlar Leon Festinger, Henry Riecken ve Stanley Schachter'in kaleme aldığı Kehanet Çöktüğünde: Dünya'nın Yıkımını Öngören Modern Bir Grubun Sosyal ve Psikolojik Araştırması başlıklı kitapta anlattıklarına göre, sözde kıyamet gününden önceki günlerde olaylar şöyle gelişti:[4]

  • 17 Aralık 1954: Kült lideri Bayan Keech, uzaydan aradığını söyleyen ve kendine "Kaptan Video" adını veren bir kişiden bir telefon aldı ve ona, öğleden sonra saat 4'te onu almak için bir dairenin arka bahçesine ineceğini söyledi. (Festinger, bu aramanın, Keech'in grubunun basında çıkan haberlerini gören bir şakacı tarafından yapıldığını düşünmektedir.) Grubun bir kısmı önce bu aramaya şüpheyle yaklaştı ama sonra gerçek olduğunu kabul ettiler ve uçan daire tarafından götürülmeye hazırlık olarak, üzerlerindeki tüm metal nesneleri çıkardılar. Saat 17:30'a kadar beklediler; ancak ortalıkta hiçbir uçan daire yoktu. Hiçbiri, uçan dairenin neden gelmediği konusunu tartışmak istemiyordu. Nihayet konuyu tartışmaya açtılar ve bu aramanın, onların tatbikat yapabilmeleri için bir fırsat olarak gönderildiği kanaatine vardılar. O gün Bayan Keech, uçan dairenin onları gece 1:30'da alacağına dair başka bir mesaj aldı. Grup, bu uçan daireyi de gece 3:30'a kadar bekledi ama uzaylıların gelmemesi üzerine nihayetinde pes edip yataklarına dağıldılar.
  • 18-20 Aralık: Tarikat, kendilerinin reklamını yapmaktan kaçınıyordu. Yapılmak istenen röportajlara isteksizce katılım gösteriyorlardı. Keech'in evine, yalnızca tarikatın gerçek inananları girebiliyordu. Kült, felaketin ayrıntılarını, meydana gelmesinin nedenini ve grubun felaketten nasıl kurtarılacağını açıklayan, Clarion gezegeninden geldiğine inandıkları ve otomatik yazım yoluyla kendilerine bilgi iletilen bir inanç sistemi geliştirmeye başladılar.
  • 20 Aralık: Grup, gece yarısı uzaydan bir ziyaretçinin geleceğini ve onlara, onları bekleyen bir uzay aracına kadar eşlik edeceğine inanmıştır. Talimat verildiği gibi, kült üyeleri heyecanla tüm metal eşyalarını çıkardılar. Gece yarısı yaklaşırken fermuarlar, sutyen askıları ve diğer nesneleri çıkardılar.
  • 21 Aralık, 00:15: Ziyaretçi gelmedi. Gruptan biri, odadaki başka bir saatin 11:55'i gösterdiğini fark etti. Saat objektif olarak 00:15 olmasına rağmen, grup, henüz gece yarısının gelmediği konusunda hemfikir oldular.
  • 00:10: Geride olan saat de gece yarısını gösterdi. Ortalıkta hala ziyaretçi yoktu. Grup, şaşkın bir sessizlikle oturuyordu. Sözde kıyamete yedi saatten az bir süre kaldı.
  • 04:00: Kült üyeleri, şaşkın bir sessizlik içinde oturuyordu. Olan bitene birkaç açıklama bulma girişiminde bulunuldu; ama bir sonuca bağlanamadı. Bu noktada Keech, ağlamaya başladı.
  • 04:45: Keech, otomatik yazma yöntemiyle bir başka mesaj aldı. Dünya Tanrısının gezegeni yıkımdan kurtarmaya karar verdiği bildirildi. Kıyamet, şu mesajla iptal edilmişti: "Bütün gece boyunca oturan küçük grup, o kadar çok ışık yaydı ki, Tanrı dünyayı yıkımdan kurtardı."

Yani araştırma ekibi (ve rasyonel herhangi bir birey) tarafından tahmin edildiği gibi, kıyamet kehanetinin işaret ettiği 21 Aralık 1954 günü, kehanetin öngördüğü selden ve kült üyelerini kurtaracak uzaylılardan en ufak bir iz olmadan, sıradan bir gün olarak geçti ve grubun kehanete olan bağlılığı ile ortaya çıkan gerçeklik arasında bilişsel bir uyumsuzluğa neden oldu: İnançları, tartışması olmayan ve tamamen objektif bir şekilde yanlış çıkmıştı. Sonrasında olanlar, insanların bilişsel çelişkileri çözme konusundaki zaaflarını gösteren nitelikteydi.

Kehanet Gerçekleşmediğinde Kült Üyeleri Nasıl Davrandı?

Kehanet gerçekleşmediğinde, tarikatın her üyesi kendince farklı tepkiler gösterdi. Örneğin kültün daha zayıf inançlı üyeleri, kendilerini aptal gibi hissettiler ve kültü takip etmeyi bırakma eğilimi gösterdiler. Tarikatın en kararlı üyeleri ise, gerçeği kabullenmek yerine, inançlarına daha da sıkı sıkıya sarılmayı seçtiler: Örneğin en başından beri haklı olduklarını göstermek için olayları yeniden yorumlamaya ve etraftakilere inançlarını yaymaya başladılar. Kehabet Çöktüğünde'de şöyle anlatılıyor:

Bu Reklamı Kapat

  • 21 Aralık 1954: Öğleden sonra gazeteler; kült üyelerini röportaj için aramaya başladılar. Grup, daha önce reklam yapma konusundaki isteksizliğini tamamen terk etmişti Tarikatin inançlarını olabildiğince geniş bir kitleye yaymak için acil bir kampanya başlatmaya karar verdiler.
  • 24 Aralık 1954: Tarikat, basını davet ederek, uzaylıların bir uçan daireye inip onları alacaklarına dair yeni bir öngörüyü duyurdular. Bu olayı beklerken, Noel şarkıları söylediler. Kültün yerleşkesinin dışında, 200 kadar kişiden oluşan öfkeli bir kalabalık toplandı. Kalabalığı kontrol altına almak için polis çağrılmak zorunda kaldı. Protestocular, Bayan Keech'ten memnun değildi.
  • 26 Aralık 1954: Bayan Keech ve diğer kült lideri Dr. Armstrong (gerçek adı: Charles Laughead) hakkında, çeşitli suçlamalarla tutuklama emri çıkarıldı.

Festinger kült üyelerinin hiçbir şey olmamışçasına inançlarına daha da sıkı sıkıya sarılması ve hatta inançları üzerindeki bahislerini artırması karşısında hiç de şaşırmamıştı; çünkü tarikat üyelerinin inandıkları kehanetin gerçek olmamasının acısını hafifletme eğiliminde olacaklarını tahmin etmişti. Tarikatın kararlı üyelerinin kehanetin tarikat üyelerinin sadakatinden dolayı gerçekleşmediğine inanması zihinsel çatışmayı azaltma eğilimlerinden kaynaklanıyordu. Festinger, bu olayla birlikte bilişsel çelişki bağlamında yaptığı tahminlerinin doğru olduğu sonucuna ulaştı.

Bilişsel Çelişkinin Sebepleri

Düşünce ve davranışlar arasında çatışma meydana getiren birçok durum bilişsel çelişkiye sebep olabilir. Bu sebeplerden bazıları aşağıdaki gibidir.

İnancın Boşa Çıkması

Bir inancın, idealin veya değerler sisteminin çelişkisi, sorgulanan inancı değiştirerek çözülebilecek bilişsel uyumsuzluğa neden olur; ancak sonuçta ortaya çıkan zihinsel stres, değişime sebep olmak yerine kasten yanlış algılama, gerçekleri reddetme veya inkâr yoluyla kişiye psikolojik uyumu geri kazandırır. Bu süreçte bireyler, çelişkili inançlarını paylaşan diğer insanlardan manevi destek isterler veya diğer insanları çelişkinin gerçek olmadığına ikna etmeye çalışırlar.

Bunun bir örneğini 2008 yılında yayınlanan ve "Rebbe" dedikleri Menachem Mendel Schneerson'un Mesih olduğuna inanan Çabad Ortodoks Yahudi cemaatinde meydana gelen inanç çelişkisiyle ilgili araştırma göstermektedir. Sözde mesih, 1994 yılında felç geçirerek öldüğünde, tarikat, Rebbe'lerinin Mesih olmadığını kabul etmek yerine, kültün bir kısmı bu çelişkili gerçeğe kayıtsız kaldı ve Schneerson'ın Mesih olduğunu ve yakında ölümden döneceğini iddia etmeye devam etti. Schneerson geri dönmedi.

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
Göz Hastalıkları El Kitabı - Atlas
ISBN: 9786054414925
Sayfa Sayısı: 607
Ebatlar: 13.5×20 cm
Basım Yılı: 2011
Devamını Göster
₺278.00
Göz Hastalıkları El Kitabı - Atlas

Zorunlu Uyum

Zorunlu uyum, kişinin özel olarak yapmak istemediği ya da düşünceleriyle ters düşen bir eylemi yapmaya zorlandığı durumu ifade eder. Bilişsel çelişki, bu zorlamanın sonucu olarak eylemi gerçekleştirdiğinde ortaya çıkar. Artık davranış geçmişte kaldığı ve değiştirilemeyeceği için kişi eyleme karşı tutumlarını yeniden değerlendirerek çatışmayı azaltmaya çalışacaktır.

Festinger 1959’da insanları sıkıcı bir iş yapmaya zorlamanın bilişsel çelişki yaratıp yaratmayacağını deneysel olarak test etmiştir. Bu laboratuvar deneylerinde 71 erkek katılımcıya bir tahtadaki mandalları bir saat boyunca çevirmek gibi sıkıcı bir görev verildi. Daha sonra deneklere bekleyen bir katılımcıya (aslında deneyin işbirlikçisi) görevin eğlenceli ve ilginç olduğu yalanını söylemeleri için 1 dolar veya 20 dolar verildi. Deneklerin nerdeyse tamamı işbirlikçiye görevin eğlenceli olacağını söylemeyi kabul etti.

Deneyin sonunda katılımcılardan görevi değerlendirmeleri istendiğinde 1 dolar ödenen deneklerin 20 dolar ödenen deneklere kıyasla görevi daha eğlenceli bulduğu görüldü. Elbette bunun sebebi 1 dolar ödenen deneklerin bilişsel çelişki yaşamalarıydı. 20 dolar ödenen denekler daha iyi ödüllendirilmişlerdi ve yalan söylemeleri için daha büyük gerekçeleri vardı. Bu yüzden muhtemelen zihinsel bir çatışma yaşamadılar. Ancak bu sıkıcı işi yapmak ve yalan söylemek için 1 dolar tatmin edici bir ödül değildi. Bunun sonucunda 1 dolar ödenen denekler bilişsel çelişki yaşadılar ve ortaya çıkan zihinsel rahatsızlığı bastırmak için deneyin sonunda görevin eğlenceli olduğunu söylediler.

Shutterstock

Özgür Tercihler

İnsanlar hayatları boyunca küçük ve büyük birçok karar alırlar. Benzer iki seçenek ile karşı karşıya kalan kişi, her iki seçenek de benzer olumlu özelliklere sahip olduğundan uyumsuzluk duygusu yaşayacaktır. Ancak seçim yaptıktan sonra bilişsel çelişkinin yarattığı rahatsızlığı azaltma eğiliminde olacaktır. Bunu kendisini doğru kararı verdiğine inandırmaya çalışarak veya yaptığı seçimin neden doğru olduğuna gerekçeler bularak yapabilir.

Örneğin, başka bir şehirdeki iş fırsatıyla karşı karşıya kalan kişi işi kabul etmek ve sevdiklerine yakın olmak arasında kesin bir karar vermek zorunda kalabilir. Her iki durumda da zihinsel bir çatışma yaşamak kaçınılmaz olacaktır. Her iki seçeneğin de olumlu ve olumsuz tarafları vardır. İşi kabul ederse sevdiklerinden uzak kalmak zorunda kalacak, sevdikleriyle kalmayı seçerse kaçırılmayacak bir teklifi reddetmek durumunda kalacaktır. Sonuç olarak bu iki seçenek arasından bir karara varmak, tercih edilmeyen tercihin olası avantajlarından yararlanmamayı ve tercih ettiği seçeneğin olumsuz taraflarını kabul etmeyi içerecektir.

Çabayı Gerekçelendirme

Bir hedefe ulaşmak için büyük bir çaba sarf edilmesine rağmen onun yeteri kadar değerli veya anlamlı olduğunu hissetmemek bilişsel çelişkiye sebep olabilir. Çoğu insan hayatı boyunca bir konuda başarı göstermek için motive olur. Ancak sonra bunun başlangıçta düşündüğü kadar değerli olmadığını fark edebilir. Bunun sonucunda ortadaki çıkan çatışmayı onca zamandır harcadığı çabanın değerli olduğuna veya çaba harcayarak geçirdiği zamanın zevkli olduğuna kendini ikna ederek çözmeye çalışabilir. Bunlardan farklı olarak sonrasında o kadar da değerli olmadığını düşündüğü durum için aslında çok da çaba sarf etmediğini söyleyebilir ya da kendini ikna etmeye çalışabilir.

Günlük Hayatta Bilişsel Çelişki Örnekleri

Bilişsel çelişki, birçok insan tarafından yaşanan yaygın bir durumdur. Düşünce ve davranışların bir çatışma yaratacak şekilde bir arada olduğu birçok durum ve olay olabilir. Günlük hayattaki senaryolardan bazıları aşağıdaki gibidir:

  • Çoğu insan sigara içmenin sağlığa zararlarının farkında olsa da sigara içmeye devam eder. Bu davranış genellikle günlük hayatın stresli oluşuna vurgu yapılarak rasyonalize edilir. Dahası kişi sigaranın verdiği hisse, sağlıklı olmaktan daha fazla önem verdiğine kendini ikna edebilir.
  • Sağlıklı beslenmenin veya egzersiz yapmanın insana sağlayacağı faydalar bilinse de birçok insan bu konuda herhangi bir adım atmaz. Kondisyon eksikliğini hissettiğinde spor yapmaya başlamanın kendisine çok iyi geleceğini düşünmesine rağmen bu zamanı başka aktivitelere ayırmayı tercih edebilir. Bunun sonucunda suçluluk hissedilebilir.
  • Kendini hayvansever olarak gören birinin et tüketmesi yine örnek olarak verilebilir. Bu tutarsız durum et paradoksu (İng: "meat paradox") olarak adlandırılmıştır. Benzer şekilde bir evcil hayvanı olan kişinin hayvanlar üzerinde test edilen ürünleri alması bilişsel çelişki örneği olarak verilebilir.
  • Hayatında dürüstlüğe ve gerçeğe büyük önem atfeden biri, bazen bazı gerçekleri saklamak ya da ufak yalanlar söylemek zorunda kaldığında bilişsel çelişki yaşayabilir.

COVID-19 Pandemisi: Pandemi İnkârcıları ve Aşı Karşıtları

COVID-19 pandemisinde popülerleşen pandemi inkârcılarının ve aşı karşıtlarının durumu, bilişsel çelişkiye yönelik çok güzel ve oldukça güncel bir örnektir. Dolayısıyla burada, bu örneği biraz daha derinlemesine masaya yatırmak istiyoruz. Konuyla ilgili daha fazla bilgiyi buradaki yazımızdan ve aşağıdaki videomuzdan alabilirsiniz:

COVID-19 Pandemisi ve Potansiyel Çözümleri

COVID-19 pandemisi, 1960'lardan beri tanıdığımız ve solunum yoluyla bulaşan bir virüs grubunun yeni evrimleşmiş bir üyesinin, 2019'un sonundan beri milyonlarca insanın ölümü, yüz milyonlarca insanın hastalanması ve işten düşmesiyle sonuçlanmıştır; on binlerce hasta "Uzun COVID" denen uzun dönem sorunlarla boğuşmaktadır.

Bu pandemiyle mücadele edebilmekte kullanabileceğimiz, hem 3 asırdan beri kullanılan hem de 1980'lerden beri geliştirilen "yeni nesil aşılar" bulunmaktadır. Teknolojisi 1900'lerden beri iyileştirilen maskelerimiz bulunmaktadır. Orta Çağ'dan beri etkinliği bilinen ve bu nedenle asırlardır uygulanan sosyal mesafe ve karantina araçlarımız bulunmaktadır. Üstüne, bir de tarihte hiçbir noktada bulunmayan, bütün topluma aynı anda uyarı ve yönlendirmede bulunabileceğimiz kitlesel iletişim araçlarımız, mikrobiyolojimiz, virolojimiz, epidemiyolojimiz bulunmaktadır. Vahşi doğada belki soyumuzu tüketecek veya çok ciddi var oluş krizlerine yol açacak salgınları, binde 7 gibi ölüm oranlarıyla atlatabileceğimiz kadar gelişmiş hastanelerimiz, ilaçlarımız, bilimimiz bulunmaktadır. Bilim insanları, bu oranları daha da iyileştirmek, salgınları daha da hafif atlatmak ve masum insanlar gereksiz yere ölmesinler diye, bilimin tüm araçlarını kullanarak, salgına yönelik yeni müdahaleler de geliştirmektedirler. Bu müdahalelelerin sonucunda ortaya çıkan yönergeler de son derece basit ve tarihin zorlu testlerinden geçmiş önerilerdir: Aşı ol, maske tak, mesafeni koru. Bu kadar!

Bu Reklamı Kapat

Buna rağmen insanlar, bu kadar basit şeyleri bile yapamamaktadır. Neden? İddialarına göre bu öneriler, özgürlüklerini elinden almaktadır. Neden? İddialarına göre bilimin ürünlerine güvenmemektedirler. Neden? Dünya genelindeki yüz binlerce saygın akademisyenin yazdığı makalelere ve söylediklerine değil de, bulgularını YouTube üzerinden veya internet sitelerinden açıklayan doktorlara güvenmektedirler.

İşte bu noktada, bilişsel çelişki bariz bir şekilde ortaya çıkmaktadır: Değiller ama, bir anlığına bilim karşıtlarının "güvendiği" bu doktorların da epidemiyoloji veya viroloji konusunda saygın doktorlar olduğunu varsayalım. Bilim karşıtları, inanmadıkları doktorların değil de, inandıkları doktorların doğru söylediğini nereden bilebilirler - veya bilebilirler mi? Hayır, bilemezler.

O zaman neden spesifik bir doktor grubuna inanıyorlar ve kendi inanç sistemlerini yaratıyorlar? Çünkü pandemi, objektif olarak rahatsız edici ve hatta korkutucu bir süreçtir; pandemi inkârcıları da bunu bilmektedirler. Öte yandan, pandeminin çözümü olarak önerilen (maske takma, aşı olma, mesafeyi koruma, vb. davranışlar) da rahatsız edicidir, çünkü günlük normdan bir miktar sapılmasını gerektirmektedir. İşte bu kişilerin zihninde, eğer tüm bu pandeminin "abartı" veya "yalan" olduğunu varsayarlarsa, o sıkıntılı davranış değişimlerine sebep olan pandeminin gerçekten ortadan kalkacağı sanrısı gelişmektedir. Yani pandeminin korkutuculuğuyla, potansiyel çözüm yollarının rahatsız ediciliği, bu kişilerin zihnindeki bilişsel çelişkinin temelidir.

Pandemi inkârcıları (tıpkı iklim değişimi inkârcıları veya düz dünyacılar gibi kültlerde de olduğu gibi), bu bilişsel çelişkiyi çözmek adına, hâlihazırda duymak istediklerini söyleyenleri "kahraman", diğerlerini "düşman" veya "satılmış" ilân etmektedirler ve gerçekleri kabullenmek veya gerçek olmayanlara inanmayı bırakmak yerine, kendi doğrularını inşa etmeye başlamaktadırlar.

Bu Reklamı Kapat

Burada gördüğümüz; duyguları, düşünceleri, inançları ve değerleriyle çelişen bir bilgiyle karşılaşıp, psikolojik stres altına giren bireylerin; o bilgiye yönelik veri, gözlem ve kanıtlar, kendi inançlarıyla örtüşene kadar veya inançları gerçeklerle örtüşene kadar, gerçeklere ters düşen davranışlar sergilemeye daha meyilli hale gelmesidir. Bu, bilişsel kopukluğun tipik bir örneğidir.

Bilim İnsanları Bilişsel Çelişkiye Düşer mi?

Burada ilginç bir soru doğmaktadır: Bilimsel gerçekleri kabul edenlerde bilişsel kopukluk oluşamaz mı?

Elbette bilime değer veren kişiler de bir tehdit karşısında psikolojik strese girmektedirler; ama salgın gibi stres faktörleri, bu kişilerin dünya görüşünü oluşturan bilimsel veri ve objektif gerçeklerle hâlihazırda örtüştüğü için, bilişsel kopukluk deneyimlememektedirler. Bir diğer deyişle, bilim insanları salgınlar gibi problemlerin canlı popülasyonlarının sıradan ve olağan problemleri olduklarını zaten bildikleri için, insanlar bu tür bir sorunla karşılaştıkları zaman çok da yadırgamamaktadırlar veya şaşırmamaktadırlar.

Keza, bilim insanları (ve genel olarak bilimi takip eden kişiler) salgınların çözümleriyle ilgili davranışlara hâlihazırda aşina oldukları için, bunlar önerildiği zaman bunlara ayak direme yönünde herhangi bir ihtiyaç hissetmeyeceklerdir; çünkü bilimsel olarak doğru olan zaten budur. Bu kişiler, daha ziyade, stresin diğer bileşenlerinden, örneğin sağlık üzerindeki olumsuz etkilerinden mustarip olmaktadırlar.

Bu Reklamı Kapat

Öte yandan bilime halihazırda pek kafa yormamış veya değer vermeyen kişiler aynı problemlerle yüzleştiklerinde, birçoğunun ilk yaptığı şey inkâr etmek olmaktadır - ve bu inkâr üzerine bir hikaye inşa etmeye başlamaktadırlar. O hikayeyi destekleyecek kişileri merkeze almaktadırlar, onların ürettikleri iddiaları "gerçek" bellemektedirler. Bu kişilerin "ürettikleri" iddialar, kimi durumda onlarca yıldır biriken verilerle tamamen çelişiyor olsa bile... Objektif veriler, iddialarının tam tersini gösteriyor olsa bile... O verileri üretmekte kullandıkları metotların yanlış olduğu bilinse bile... Bu "üretilmiş" iddialar, bilimin kalbinde yer alan ispat yükü ve olağanüstü kanıt prensiplerini tatmin etmiyor olsalar bile...

Pandemi İnkârcılarının Bilişsel Çelişkisinin Kırılımı ve Çözümü

Bilişsel çelişkiye düşmüş kişiler, ta ki ya gerçekler onlardan yana değişene kadar bu inkârcı davranışlarında ısrar ederler; ne var ki bu tür bir değişim, pratik olarak hiçbir zaman yaşanmamaktadır. Gerçekler, insanların inanç ve isteklerine göre şekillenmemektedir.

Bu tür bir bilişsel kopukluğu yenmenin bir diğer yolu da inançları ve değerleri, gerçeklerle örtüşecek biçimde değiştirmektir. Fakat insanlık tarihinde tekrar tekrar gözlendiği üzere, kişilerin haksız çıkma korkusu nedeniyle fikir değiştirdiği pek nadir görülen bir durumdur. Böylesi köklü bir bilişsel dönüşümün yaşanabilmesi için, eşit derinlikte bir deneyimin yaşanması ve bunun sebep olduğu güçlü teşvikin deneyimlenmesi gerekmektedir.

İşte bu nedenle başlangıçta aşılara karşıt olan kişilerin çoğu, yakınlarındaki birilerinin salgına yakalandığını gördükten sonra fikirlerini değiştirmektedirler. Benzer şekilde, COVID'e yakalanıp da bir nefes daha alabilmenin değerini anlayacak noktaya gelen kişiler, doktorlarına "Bana aşı yapın ne olur." diye yalvarmaktadırlar.[5], [6], [7], [8], [9] İşte bu noktada, artık iş işten geçmiş olsa bile, bu kişilerin zihnindeki bilişsel kopukluk kırılmış olmaktadır ve inanç sistemi, gerçeklerle örtüşecek biçimde baştan geliştirilmektedir.

Bu Reklamı Kapat

Ne yazık ki sosyoekonomik durumu, çevresi veya şansı dolayısıyla bu duruma henüz düşmeyen kişilerse, aynı yalanı sürdürmeye ve yeni kurbanlara yaymaya devam etmektedirler. Ama eldeki sorunda (örneğin salgının gidişatında), iklimin değişiminde veya Dünya'ya çarpmak üzere olan bir asteroidin rotasında köklü bir değişim olmazsa ve bu unsurlar türü tehdit etmeye devam ederse, yeterince uzun süre geçtiğinde elbette bu kişiler ya ölmektedirler ya da yılmaktadırlar ve hatırlananlar, o gerçekleri en başından söyleyen bilim insanları ve o sorunlarla gerçekten savaşmayı seçen kişiler olmaktadır.

Doğrulama Önyargısı, Bilişsel Kopukluğu Nasıl Pekiştiriyor?

Bilimsel meselelerde karşımıza çıkan bilişsel kopukluğun ana nedeninin "doğrulama önyargısı" olduğunu söylemek mümkündür: İnsanlar, inançlarını ve değerlerini doğrulamak istemektedirler. Bu istek, bizim en büyük bilişsel zaaflarımızdan biridir. Bizi doğrulayacak verileri cımbızlayıp, gerisini görmezden gelmeye meyilliyiz - ki nasıl yaptığımıza bağlı olarak, bu davranışımıza "cımbızlama safsatası" veya "algıda seçicilik" gibi isimler verilmektedir.

İnançlarımıza ters düşen veri sayısı arttıkça, o veriler ışığında inançlarımızı gözden geçirmek yerine, onlara daha sıkı sıkıya gömülmeye meyilliyizdir. Buna psikolojide "inanç direnmesi" ve "geri tepme etkisi" gibi isimler verilmektedir.

Tüm bu bilişsel önyargılara bilim insanları da açıktır. Her ne kadar bilim insanları, genellikle film ve dizilerde hiçbir derinliği olmayan "nerd" karakterler gibi gösterilseler de, bilim insanları da en nihayetinde insandır. Ama arada bir fark vardır: Bilim insanları, daha da önemlisi onların takip etmek zorunda oldukları bilimsel metot, bu zaafların farkındadır. Bilimin işleyişinde, insanın bu bilişsel zaafları her an gözetilmektedir. Onları elimine edecek mekanizmalar geliştirmiş haldedir ve geliştirilmeye de devam edilmektedir. Bu araçlar hata payını belki %0 yapamaz, ama sizin oturduğunuz yerden vardığınız bir sonuca nazaran, varılan sonuçların isabetsiz olma riskini milyonlarca kat azaltan metotlardır. Akran denetimi, yani "peer-review" gibi mekanizmalar, bu çabanın uzantılarıdır. Bilimin bu konularda sıkıntısı hiç yok değildir; ama en azından kendimizi kandırmadığımızdan emin olmak için elimizden geleni ardımıza koymadığımız, evrensel bir yöntem inşa etmiş haldeyiz. Çünkü unutmayın: En kolay kandırabileceğiniz kişi, kendinizsiniz.

Sonuç

Sözün özü, birçok insan hayatı boyunca birbirinden farklı kararlar vermek ve sosyal olarak bazı durumlara uyum sağlamak zorunda olduğundan kendini bir şekilde bilişsel çelişki yaşarken bulur. Bu bilişsel çelişki birçok değerin yargılanmasında ve değerlendirilmesinde büyük rol oynar. Ayrıca çatışan düşünce ve inançların karar verme sürecindeki etkisinin farkında olunduğunda daha hızlı ve doğru seçimler yapma konusunda bir beceri geliştirmeye fayda sağlayabilir.

Okundu Olarak İşaretle

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 13
  • Tebrikler! 12
  • Bilim Budur! 5
  • Merak Uyandırıcı! 5
  • Umut Verici! 2
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • ^ L. L. Dawson. (1999). When Prophecy Fails And Faith Persists: A Theoretical Overview. Nova Religio, sf: 60-82. doi: 10.1525/nr.1999.3.1.60. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ L. Festinger. (1957). A Theory Of Cognitive Dissonance. ISBN: 9780804709118. Yayınevi: Stanford University Press.
  • ^ L. Festinger. (1962). Cognitive Dissonance. Springer Science and Business Media LLC, sf: 93-106. doi: 10.1038/scientificamerican1062-93. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ L. Festinger. (1964). When Prophecy Fails: A Social And Psychological Study Of A Modern Group That Predicted The Destruction Of The World. ISBN: 9780061311321. Yayınevi: Torchbooks/Harper & Row (NY).
  • ^ J. Jackson. 'It's Too Late': Doctor Says People Begging For Covid Vaccine Before Being Intubated. (21 Temmuz 2021). Alındığı Tarih: 31 Ağustos 2022. Alındığı Yer: Newsweek | Arşiv Bağlantısı
  • ^ D. Worley. Patients Beg For Covid-19 Vaccine Just Before Intubation, Doctor Says. (22 Temmuz 2021). Alındığı Tarih: 31 Ağustos 2022. Alındığı Yer: KKTV | Arşiv Bağlantısı
  • ^ T. Pittman. 'I'm Sorry, But It's Too Late,' Doctor Tells Hospitalized Covid Patients Who Ask For Vaccine. Alındığı Tarih: 31 Ağustos 2022. Alındığı Yer: ABC10 | Arşiv Bağlantısı
  • ^ CNN. Doctor: Patients 'Beg Me For The Vaccine' Before Being Intubated. (21 Temmuz 2021). Alındığı Tarih: 31 Ağustos 2022. Alındığı Yer: CNN | Arşiv Bağlantısı
  • ^ A. Cooper. Nurse Says Patients In Icu With Covid-19 Begging For Vaccine. Alındığı Tarih: 31 Ağustos 2022. Alındığı Yer: CNN | Arşiv Bağlantısı
  • M. Colosio, et al. (2017). Neural Mechanisms Of Cognitive Dissonance (Revised): An Eeg Study. Journal of Neuroscience, sf: 5074-5083. doi: 10.1523/JNEUROSCI.3209-16.2017. | Arşiv Bağlantısı
  • Encyclopedia Britannica. Leon Festinger Facts. Alındığı Tarih: 19 Ağustos 2022. Alındığı Yer: Encyclopedia Britannica | Arşiv Bağlantısı
  • J. K. Thompson, et al. (2012). Internalization Of Thin-Ideal And Muscular-Ideal. Academic Press, sf: 499-504. doi: 10.1016/B978-0-12-384925-0.00079-1. | Arşiv Bağlantısı
  • S. Kitayama, et al. (2015). A Biosocial Model Of Affective Decision Making: Implications For Dissonance, Motivation, And Culture. Academic Press, sf: 71-137. doi: 10.1016/bs.aesp.2015.04.001. | Arşiv Bağlantısı
  • J. K. Thompson, et al. Internalization Of Thin-Ideal And Muscular-Ideal. (4 Nisan 2012). Alındığı Tarih: 19 Ağustos 2022. Alındığı Yer: Elsevier BV doi: 10.1016/B978-0-12-384925-0.00079-1. | Arşiv Bağlantısı
  • C. Raypole. 5 Everyday Examples Of Cognitive Dissonance. (13 Haziran 2022). Alındığı Tarih: 19 Ağustos 2022. Alındığı Yer: Healthline | Arşiv Bağlantısı
  • eMedicineHealth. What Does It Mean To Be Cognitively Dissonant?. (7 Aralık 2021). Alındığı Tarih: 19 Ağustos 2022. Alındığı Yer: eMedicineHealth | Arşiv Bağlantısı
  • Psychology Today. Cognitive Dissonance. Alındığı Tarih: 19 Ağustos 2022. Alındığı Yer: Psychology Today | Arşiv Bağlantısı
  • N. Lovering. Cognitive Dissonance: You've Heard The Term But Here's What It Means. (18 Mart 2022). Alındığı Tarih: 19 Ağustos 2022. Alındığı Yer: Psych Central | Arşiv Bağlantısı
  • K. Cherry. What Is Cognitive Dissonance?. (29 Temmuz 2022). Alındığı Tarih: 19 Ağustos 2022. Alındığı Yer: Verywell Mind | Arşiv Bağlantısı
  • S. McLeod. What Is Cognitive Dissonance? Definition And Examples. (5 Şubat 2018). Alındığı Tarih: 19 Ağustos 2022. Alındığı Yer: Simply Psychology | Arşiv Bağlantısı
  • J. Leonard. Cognitive Dissonance: Definition, Effects, And Examples. (21 Ekim 2019). Alındığı Tarih: 19 Ağustos 2022. Alındığı Yer: Medical News Today | Arşiv Bağlantısı
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 25/09/2022 20:59:30 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/12268

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Ana Bulaşma Mekanizması
Matematik
Güve
Yapay Seçilim
Enerji
Virüs
Evrim Ağacı
Nöron
Mers
Evrim Teorisi
Su
Hayvanlar Alemi
Evrimsel Antropoloji
Yatay Gen Transferi
Kanser
Kimya Tarihi
Taklit
Öne Çıkan
Evrimleşme
Şempanzeler
Yas
Genel Görelilik
Asit
Doğal
Zeka
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve en iyi cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.