Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Algıda Seçicilik Nedir? Kendimizi Kandırmak Neden Bu Kadar Kolay?

Algıda Seçicilik Nedir? Kendimizi Kandırmak Neden Bu Kadar Kolay? Pixabay
22 dakika
11,446
Evrim Ağacı Akademi: Mantık Hataları, Bilişsel Önyargılar ve Safsatalar Yazı Dizisi

Bu yazı, Mantık Hataları, Bilişsel Önyargılar ve Safsatalar yazı dizisinin 3. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Tartışma Nedir? Münazara Yapmanın Önemi Nedir? Tartışmalarda Bilimsel Argümanlar Nasıl Üretilir?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
Tüm Reklamları Kapat

Algıda seçicilik, seçici dikkat veya seçici maruz kalma, kişinin görmek istediklerini görüp, duymak istediklerini duyup, diğer örnekleri veya uyaranları görmezden gelmesine dayalı bir bilişsel çarpıtmadır. Daha teknik tanımıyla algıda seçicilik, uyaranların (genel olarak "olan bitenin"), bu uyaranları algılayan kimsenin beklentileri çerçevesinde görülmesine, dinlenilmesine veya odaklanılmasına sebep olan, son derece yaygın bir bilişsel çarpıtmadır. Bu görme, dinleme veya odaklanma eylemi sırasında ilgili uyarandan gelen, arkaplan sesi ve periferal görüşümüz içinde bulunan dikkat dağıtıcı imgeler, önemsiz veya mevcut bilgilerimizle çelişen bilgiler bilinçli veya bilinçdışı bir süreç ile göz ardı edilir.

Gerçekleşmesini beklediğimiz bir şeye odaklanmamızı (veya bu "şeyi" algılamamızı) sağlayan algıda seçicilik, önyargılar, ilgi alanları, arzu ve korkular ile belirlenir ve "gerçeğe", taraflı ve kısmî bir yorum getirir. Algıda seçiciliği belirleyen bir başka faktör ise duygulardır. Duygularımız çerçevesinde gerçek dünya ile hemen hemen aynı bir alternatif senaryo yaratabilir; bu senaryoyu "gerçek" olarak algılayabiliriz.

Bunlara karşın algıda seçiciliğin belli başlı faydaları da yok değildir. Bir ortamdaki gereksiz, dikkat dağıtıcı bilgileri filtreleme yoluyla algıda seçicilik, içinde bulunduğumuz çevrenin barındırdığı uyaranları görmezden gelmemizi sağlayarak odaklanmak istediğimiz şeye daha rahat odaklanmamızı mümkün kılmaktadır. Evrim ve antropoloji açısından bakıldığında ise algıda seçiciliğin avlanma riski yaşadığımız durumlarda örüntüler arasındaki farklara dikkatimizi vermemizi sağlayarak türümüzü koruduğu; dolayısıyla pozitif bir seçilim baskısıyla seçildiği düşünülmektedir.

Tüm Reklamları Kapat

Seçici Dikkat Nedir?

Sizden, aşağıdaki görsele bakıp bize "Burada kaç tane yiyecek var?" sorusunun cevabını vermenizi istersek yazıları okumaksızın ve diğer çizimleri görmeksizin doğrudan yiyeceklere odaklanır; "Kaç tane elektronik aygıt var?" diye sorarsak da yalnızca elektronik aygıtları görürsünüz. "Harfler ve sayılar neyi anlatıyor?" diye sorduğumuzdaysa, az önce odaklandığınız nesneleri görmezden gelip, sadece sayı ve harflere odaklanabilirsiniz. Buna, seçici dikkat denmektedir.

WikiData

Algıda Seçicilik Örnekleri

Sahtebilimde Algıda Seçicilik

Sahtebilim, neredeyse tamamen algıda seçicilik üzerine kurulu safsatalardan oluşmaktadır. Birkaç tanesini örnekleyecek olursak:

Rüya Tabirleri ve Yorumları

Rüyaların "tuttuğu", yani rüyada görülenlerin gerçek hayatta da sonradan deneyimlendiği inancında olan, insanların "tutan" birkaç rüyayı fark etmesi, tutmayan yüzlercesini görmezden gelmesidir. Eğer rüyaların tutma oranı çeteleye dökülecek olursa, şanstan/tesadüften beklenenden daha sık gerçekleşmedikleri görülecektir.

Astroloji ve Astrologların Tahminleri

Astrologların kişilik niteliklerini doğum günü ve saati gibi bilgilerden yola çıkarak bilebileceği inancında olan, astrolog kehanetlerinin tutmadığı yüzlerce vaka "Herhalde yani, ne bekliyorduk ki?" diyerek görmezden gelinmesidir. Uydurdukları onlarca iddiadan bir veya birkaçı tamamen istatistiki (ve dolayısıyla beklendik) nedenlerle tuttuğunda ise, hem "Ben demiştim." diyerek yeniden gündeme getirilmekte, hem de beklentinin aksi yönde bir sonuç çıktığı için toplum ve sosyal medya tarafından popülarize edilmektedir. Eğer astrologların isabetli ve isabetsiz tahminlerinin çetelesi tutulacak olursa, şanstan/tesadüften beklenenden daha sık doğru bilemedikleri görülecektir.

Tüm Reklamları Kapat

Falcılık ve Müneccimlik

Falcıların veya sözde müneccimlerin gelecekte olacakları bilebileceği inancında olan, geleceğe yönelik muğlak ifadelerde bulunulması ve bunların kısmen tuttuğunda bile gizem meraklısı insanlar tarafından "doğru tahmin" olarak yaftalanmasıdır. Ayrıca bu falcı ve müneccimlerin geleceğe yönelik tahminlerinin çetelesi tutulacak olursa, şanstan/tesadüften beklenenden daha sık doğru bilemedikleri görülecektir.

Deprem Tahmincileri

"Deprem tahmincilerinin" belli bir yerde, belli bir günde olacak depremleri bilebileceği inancında olan, deprem tahmincilerinin yüzlerce tahminde bulunup, bunların sadece tutanlarının popülerleştirilmesidir; tutmayan yüzlercesi sosyal medyada görmezden gelinmekte veya hesap sahipleri tarafından bizzat silinmektedir. Depremlerin gerçekleşme ihtimali sadece istatistiki olarak hesaplanabilir; spesifik bir yer, zaman ve büyüklükte olacak depremler bilinemez.

Nümeroloji ve Sayı Fetişizmi

Genel olarak "nümeroloji" adı altında bilinen, belli sayıların Evren'de diğer sayılardan daha önemli, daha anlamlı, daha yaygın olduğu ve/veya bunların bizim yaşantımız üzerinde belli etkileri olduğuna yönelik inançlarda olan, kişinin herhangi bir nedenle ilgi duymaya başladığı sayıları daha sık görüp, diğer sayılar en az onun kadar sık belirmesine rağmen bunları göz ardı etmesidir. Eğer bir çetele tutulacak olursa, o spesifik sayıların istatistiki analizden beklenenden daha sık karşımıza çıkmadığı veya hayatlarımızı etkilemediği görülecektir.

İkiz Telepatisi

İkizlerin telepatik olarak iletişim kurabildiği inancında olan, ikizlerin aynı şeyleri düşündükleri veya aynı şeyleri hissettikleri zaman bunun hemen farkına vamaları ve "Aa nasıl da aynı şeyi düşündük, ee ikiziz de ondan!" demeleridir. Ama geri kalan zamanların ezici çoğunluğunda aynı şeyleri düşünemiyor veya hissedemiyor oldukları gerçeğini hiç fark etmezler ve o vakaları sürekli göz ardı ederler. Eğer bir çetele tutulacak olsa ve ikiz olmayan insanların (arkadaş veya akrabaların) aynı şeyleri aynı anda düşünme sıklığıyla kıyaslanacak olsa, ikizlerin herhangi bir telepatik üstünlüğü olmadığı görülecektir. Bunun tek istisnası, Hogan İkizleri vakasıdır; ancak orada da ikizlerin beyinleri birbirlerine fiziksel olarak bağlıdır.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Süper Yetenek

Belli bir konuda, örneğin gözü kapatarak basket atma veya karşıdakinin ne söyleyeceğini tahmin etme gibi konularda insan-üstü bir başarıya sahip olduğuna inancında olan, kişinin kendini olduğundan daha başarılı gösteren, "başarılı" denemeleri görüp, geriye kalan sayısız başarısız denemeyi görmezden gelmektir. Bu denemelerin çetelesi tutulacak olursa, şanstan/tesadüften beklenenden daha sık başarılı olunmadığı görülecektir.

Bilimde Algıda Seçicilik

Doğrulama Önyargısı

Algıda seçiciliği anlamanın ve fark etmenin önemi bilimsel araştırmalarda da karşımıza çıkmaktadır. Bilimin 1 numaralı kuralı şudur: "Kendini kandırma; çünkü en kolay kandırabileceğin kişi, kendinsin. Dolayısıyla ne yaparsan yap, kendini kandırma!" Ne var ki bu, söylendiği kadar basit bir kural değildir. İnsan beyni, halihazırda doğru olduğuna inandıkları şeyleri destekleyen verileri görmek, geri kalanını görmezden gelmek konusunda çok iyi olan bir makinadır. Bu algıda seçicilik, bilim insanları da dahil tüm insanların hatalı yargılara varmasının bir numaralı sebebidir.

Çoğu durumda bilimde olan, istemsiz bir algıda seçiciliktir. Örneğin bir deneyi yürütürken, istemediğiniz sonuçlar aldığınızda "Ya bu şişeyi şöyle koydum da ondan olmadı, bunu saymayalım." diyebilirsiniz; ama istediğiniz sonuç çıktığında "Hah, tam da olması gerektiği gibi." diyip o veriyi sürece dahil edebilirsiniz (buna doğrulama önyargısı denmektedir). Bunu kasten yapıyorsanız, bu çok kötü bir pratiktir; ama çoğu zaman insani zaafların bir parçası olarak yaşanmaktadır. Örneğin altın oranın doğada gerçekten de sık bulunan, özellikle yerleştirilmiş bir oran olduğu fikri tamamen algıda seçiciliğe dayanmaktadır.

Veri Yanlılığı

Daha spesifik bir örnek olarak, giyotinle idam edilen suçluların kafaları kesildikten sonra bilinçlerinin bir süre daha açık kalıp kalmadığıyla ilgili tartışmalar verilebilir. Bu, kontrollü bir şekilde araştırılamadığı için (yani bir laboratuvara insanları denek olarak toplayıp, giyotinle idam edip, nasıl davrandıklarını gözleyemeyeceğimiz için), tarihsel olarak bilincin açık kaldığına, yani daha ilginç olan şeyin yaşandığına yönelik anlatılar çok daha sık tekrarlanmaktadır ve pekişmektedir. Aslında tersi yönde de çok fazla kanıt mevcuttur; ancak bunlar daha az duyurulduğu için, bir çeşit veri yanlılığı oluşmaktadır. Buna, cımbızlama safsatası da denmektedir.

Sonuçta kesilen bir kafanın tepki vermemesi beklendik bir şeydir, dolayısıyla onu insanlar kulaktan kulağa duyurmazlar. Ama ne zaman bir kafanın kesildikten sonra tepki verdiği iddiası fısıldanır, herkes bu fısıltıyı paylaşarak güçlendirir. Dolayısıyla bu da bir çeşit algıda seçicilik olarak görülebilir. Örneğin 1836 yılında öldürülen katil Lacenaire, giyotin sonrası tepki konusunda denek olmayı kabul etmişti. Ama kafasının kesilmesinden sonra katilden en ufak bir tepki dahi alınamadı. 1879 yılında benzer şekilde idam edilen katil Prunier de, kafasının kesilmesi sonrasında tüm denemelere rağmen en ufak bir tepki vermedi.

Plasebo Etkisi

Daha önceden detaylıca anlattığımız plasebo etkisi, algıda seçiciliğin ana örneklerinden biridir. Özetleyecek olursak: İnançlar, algıları değiştirecek kadar güçlü olabilmektedir. Plasebo etkisi, algıda seçiciliğin, spesifik olaraksa seçici bozulma dediğimiz bir algıda seçicilik tipinin ilginç bir örneğidir.

Tüm Reklamları Kapat

Örneğin bir deneydeki katılımcılara alkollü bir içecek içtikleri söylenirse, aslında kendilerine alkolsüz bir içecek verilmiş olsa dahi kendilerini sarhoş hissedecektirler. Yani sarhoşluk beklentisi, sarhoşluk algısı yaratır. Aynı durum birçok ilaç için de geçerlidir: İnsanlara, bir ilacı aldıklarında kendilerini daha iyi hissedecekleri söylendiğinde, aslında ilaç yerine kendilerine hap görünümlü şeker verilse bile kendilerini daha iyi hissederler.

Burada olan, kişinin kendisini iyi hissetme beklentisi içine girmesi ve bu beklentiyi tatmin eden uyarılara odaklanıp, diğerlerini güçlü bir şekilde görmezden gelmesidir. Bu, işin birinci basamağıdır. Bunu bir süre tekrar ettiğinde, ilginç bir şekilde fizyolojisi de bu beklentiye (ve algıda seçiciliğe) göre değişmektedir; yani "seçici bozulma" yaşanmaktadır. Böylece algıda seçicilik, fiziksel bir değişime sebep olabilmektedir.

Bu nedenle kendinizi hasta hissettiğiniz bir durumda yalnızca doktora gitmeniz bile daha iyi hissetmenize sebep olabilir; zira hastane ve doktorların sizi iyileştireceği beklentisi bile algıda seçicilik mekanizmaları ile seçilip çeşitli etkiler yaratabilmektedir.

Tüm Reklamları Kapat

Sosyal Yaşamda Algıda Seçicilik

Futbol Maçları, Sonuçları ve Kararlar

İnanç ve beklentinin algı üzerindeki güçlü etkisi birçok algısal çarpıklığa yol açmaktadır. Algısal inkar, gerçeğe uygun olmayan algılarımıza verrdiğimiz bir isimdir.

Bu durum, futbol fanatikleri arasında karşımıza sıkça çıkmaktadır. Örneğin, kıyasıya rekabete giren iki futbol takımı, burunlarının ve bacaklarının kırıldığı, her iki tarafa da hakaretlerin yağdırıldığı korkunç bir maçtan çıkmış olsunlar. Her iki takım da sorumluluktan kaçacaktır ve karşı takımı sportmen olmamakla suçlayacaktır.

Bir çalışmada, bu tip bir maçtan bir süre sonra, oyunculardan oyunun video kaydını izlemeleri istendi. Birebir aynı video kaydını izledikten sonra bile, her iki takım da masumiyetini savunmaya ve diğerini suçlamaya devam etti. Oyuncular, rakip takımın iki kat daha fazla kural ihlali yaptığını iddia etti ve hatta bazı oyuncular, kendi takımlarının maç boyunca tek bir hata bile yapmadığını savundu.

Halbuki bağımsız bir inceleme, her iki takımın da kabaca aynı sayıda faul ve kural ihlali yaptığını gösterdi. İki takım da maçın sorunlarından eşit derecede sorumluydu. Her iki takım da aynı video kaydını gördü, ama kanıtları farklı yorumladı. Yani her iki takım da kendilerinin suçlu olmadığına inandıkları için karşı takımı "saldırgan" olarak algıladılar. Anlaşmazlıklar sadece görüş farklılıklarından ibaret değildi, aynı zamanda algı farklılıklarından kaynaklanıyordu.

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
The Art of War (Sun Tzu)

The Art of War is an ancient Chinese military treatise dating from the Late Spring and Autumn Period (roughly 5th century BC). The work, which is attributed to the ancient Chinese military strategist Sun Tzu (“Master Sun”, also spelled Sunzi), is composed of 13 chapters. Each one is devoted to a different set of skills (or “art”) related to warfare and how it applies to military strategy and tactics. For almost 1,500 years it was the lead text in an anthology that was formalized as the Seven Military Classics by Emperor Shenzong of Song in 1080. The Art of War remains the most influential strategy text in East Asian warfare and has influenced both Far Eastern and Western military thinking, business tactics, legal strategy, lifestyles and beyond.

The book contains a detailed explanation and analysis of the 5th-century Chinese military, from weapons and strategy to rank and discipline. Sun also stressed the importance of intelligence operatives and espionage to the war effort. Considered one of history’s finest military tacticians and analysts, his teachings and strategies formed the basis of advanced military training for millennia to come.

Warning: Unlike most of the books in our store, this book is in English.
Uyarı: Agora Bilim Pazarı’ndaki diğer birçok kitabın aksine, bu kitap İngilizcedir.

Devamını Göster
₺120.00
The Art of War (Sun Tzu)
  • Dış Sitelerde Paylaş

Algısal Bozulma

Yanlış algılar, yukarıdaki futbol örneğinde olduğu gibi her zaman gerçekliğin tamamen reddinden kaynaklanmaz. Bazı insanlar, gerçek uyaranlar ile algıladıkları uyaranlar arasında bir uzlaşma sağlayarak yanıt verir. Ama bazı insanlar, algısal bozulma olarak bilinen bir durum yaşarlar ve kimi durumda bir algı oluşturmayı bile başaramazlar.

Örneğin, insanlara "siyah kupa üçlüsü" gibi sahte bir oyun kartı bir anlığına gösterildiğinde, bazıları farklı algılar yaratırlar (unutmayın: kupa kartları her zaman kırmızıdır; dolayısıyla "siyah kupa üçlüsü" diye bir kart yoktur). Bazıları sahte kartın gerçek olduğunda ısrar etti (inkar). Bazıları, gerçek kart ile sahte kartın bir karışımını algıladı (uzlaşma). Diğerlerinin kafası karıştı ve renkten, şekilden ve hatta gerçetke bir oyun kartı görüp görmediklerinden bile emin olamadılar (bozulma).

Çelişkili uyaranlarla karşı karşıya kaldıklarında, insanlar çoğunlukla tanıma ile yanıt verirler. Bir şeyler doğru olmadığında, insanlar doğru olmayan ayrıntıyı tam olarak belirleyemeseler bile genellikle bir şeylerin yanlış olduğunu fark ederler.

Sosyal Medyanın Ta Kendisi

Sosyal medyanın kendisi, büyük oranda algıda seçicilik üzerine kuruludur. Sosyal medya algoritmaları, insanların en kolay dikkatlerini çekecek şekilde tasarlanmış paylaşımları öne çıkarırken, daha akılcı, daha çok emek/düşünce isteyen paylaşımları baskılamaktadır. Sosyal medya firmalarının amacı kâr maksimizasyonu olduğu müddetçe, kişileri sitelerine daha bağımlı kılacak, onların önyargılarını pekiştirecek ve bu sırada en yüksek reklam gösterimini sağlayacak paylaşımları her zaman ön planda tutacaklardır.

Hayvan Davranışı Videoları

Bunun bir örneği, hayvan davranışlarının analiziyle ilgili videolarda karşımıza çıkmaktadır. Hayvanların kendine özgü bilinçleri ve tercihleri olduğu gerçeği, bilimde artık dikkate değer bir tartışma konusu değildir. İnsanın bilinci ve algısı olan tek canlı olmadığını çok net bir şekilde biliyoruz. 

Ancak internette viral olan videoların çoğunda, tek seferlik ilginç bir davranış tesadüfen kameraya yakalamaktadır ve sonrasında popülarize edilmektedir. O davranış diğer kedi sahipleri/severler tarafından daha önce görülmediği için veya kedilere yönelik belirli varsayımlarını pekiştirdiği için, bunlar müthiş bir hızla paylaşılmaktadır. Örneğin bir kedinin çok zekice gibi gözüken bir davranış sergilemesi (mesela karşıdan karşıya geçerken yaya yolunu kullanıyormuş gibi gözükmesi) tesadüfen videoya yakalanacak olursa, internet kullanıcıları bu videoyu çok hızlı bir şekilde yaymaktadır ve bırakın spesifik olarak o kedinin zeki olmasını veya kedilerin "yaya geçidi" kavramını anlayıp anlayamadığını, tüm kedilerin videodaki o davranışı sergileyebilecek kadar zeki olduğu (yani o davranışın kedi zekasının sıradan bir parçası olduğunu) varsayma hatasına düşülmektedir.

Daha absürt bir örnek bunun daha iyi anlaşılmasına yardımcı olabilir: Örneğin bir kurbağanın kaplumbağaya veya bir kurbağanın yılana bindiğini gösteren videolar görebilirsiniz; ama bu, kurbağaların düzenli olarak diğer hayvanları taşımacılıkta kullandığı veya lojistik algısı olacak kadar zeki türler olduğu anlamına gelmemektedir.

Tabii ki yakalanan anlar bir hayvan türünün daha önce bilinmeyen, direkt olarak zekasından kaynaklanan bir davranışı yakalıyor olabilir; ama tek bir video bunu ispatlamak veya iddia etmek için yeterli değildir. Çoğu durumda algıda seçicilik hatası, sosyal medyanın abartıyı seven doğasıyla birleşerek, bu durumda da bizi yanıltmaktadır.

Forum Sitelerinde ve Trend Başlıklarda Algıda Seçicilik

Bir diğer örnekse, çeşitli sosyal medya sitelerinde "22 Ağustos 2016 günü birçok insanın uyuyamaması" gibi başlıklarla açılan mesaj panolarıdır. Herhangi bir günde, uykuya dalmakta zorlanan milyonlarca, normalde kolay uyurken o gün tesadüfen uyuyamayan yüz binlerce insan olması son derece normaldir. Bu kişiler, popüler ve uğrak sosyal medya sitelerinde bu başlığı gördüklerinde, algıda seçicilikleri tetiklenecek ve onlar da muhabbete dahil olacaklardır; böylece paylaşımın popülaritesi artacaktır. Halbuki gayet normal uyuyan kişiler "Yo, ben rahat uyudum." demediği için (çünkü bu ilginç bir bilgi olmayacağı ve orada belli bir amaçla toplananlara ek bir şey katmayacağı için), sanki genel popülasyonun büyük bir kısmı uyuyamamış gibi bir algı oluşmaktadır. Halbuki uyuyamadığını söyleyen tüm sosyal medya mesajlarını toplasak, o gece Dünya çapında sorunsuz uyumuş olan insanların milyonda biri bile etmeyecektir. Ama rahat uyuyanlar, "22 Ağustos 2016 gecesi rahat uyuyanlar" diye bir başlık açmadığı için, sanki anormal bir durum varmış sanılacaktır. Bu, sosyal medyanın önemsiz şeyleri geri bildirim yoluyla aşırı abartmasının güzel bir örneğidir.

Bilişsel Uyumsuzluk

Bilişsel uyumsuzluk, yeni sahip olunan bir fikir veya inançla çelişen bir veriyle karşılaşıldığında ortaya çıkan algıda seçiciliğin (ve seçici çarpıtmanın) başka bir örneğidir. Bir insanın kök salmış dünya görüşlerine meydan okumak, onların yerleşik bakış açılarına saldırarak zihinsel rahatsızlığa neden olabilir. Çelişkili bilgileri kabul etmek, önceden yanlış şeyi savunduğunu veya yanlış bir şey bildiğini kabul etmek demektir. Özellikle de bir konumu halka açık şekilde savunduktan sonra insanların karşıt bilgileri (gerçek olduğu durumda dahi) kabul etme olasılığı daha düşüktür.

Tüm Reklamları Kapat

Bilişsel uyumsuzlukta karşımıza çıkan seçici algı, duygusal anlamda gurur ile benzerdir. İnsanlar, hoş olmayan ve uygunsuz bilgileri bloke ederken, inançlarını güçlendiren, kabul edilebilir bilgileri seçici olarak algılama eğilimindedir. Bu nedenle, güçlü bir şekilde sahip olunan inançları değiştirmek zor ve rahatsız edicidir (ama imkansız değildir).

Gündelik Yaşamda Algıda Seçicilik

Tabii ki algıda seçicilik her zaman bu tür karmaşık örneklerde karşımıza çıkmaz; çok daha gündelik konularda da algıda seçicilikle karşılaşabiliriz: Örneğin bir meydanda arkadaşınızı beklerken, onun gelebileceği tüm yönleri düşünüp, bir tanesi "gerçek" olduğunda o yönü önceden tahmin ettiğinize odaklanıp, diğer yönlere de eşit ağırlık verdiğiniz gerçeğini göz ardı ettiğinizde de (ve dolayısıyla arkadaşınızın ne yönden geleceğine dair içsel bir öngörüye sahip olduğunuzu sandığınızda da) algıda seçicilik yapmaktasınız.

Algıda seçiciliğin bir başka örneği de seçim yaparken ortaya çıkan önyargılar çerçevesinde görülmektedir. Örneğin bir kimse, bir futbol takımı için oyuncu seçimi sırasında, eşit sayıda kadın ve erkek oyunculardan oluşan bir gruptan seçim yapıyorsa erkek oyuncuların daha iyi futbol oynadığı düşüncesiyle daha fazla erkek oyuncu seçebilir. Bu düşüncenin temelinde beklentilerimiz ve hatalı düşüncelerimizden beslenen, algıda seçicilikten güç alan bir bilişsel önyargı yatmaktadır.

Algıda Seçiciliğin İlacı: Mütevazı Olun!

Tüm bu örneklerden görüleceği üzere, algıda seçicilik, genellikle kişinin kendisini veya kendini ait hissettiği grubu pohpohlayan; diğer insanları veya rakip grupları aşağılayan vakaları cımbızlaması ve geri kalan örnekleri görmezden gelmesine dayanmaktadır.

Tüm Reklamları Kapat

Algıda seçiciliğin en etkili ilacı, her insanda bu sorunun var olduğunu fark etmek ve mümkün olduğunca, objektif çeteleler tutarak algıların seçici bir şekilde ayıklanmadığından emin olmaktır.

Algıda Seçicilik Neden Evrimleşti?

Bu noktaya kadar, her ne kadar algıda seçiciliğin genellikle olumsuz olan örneklerinden bahsetmiş olsak da, bunların büyük bir kısmının modern yaşantıyla birlikte hayatımıza giren hatalı inançlar olduğuna dikkat çekmek önemlidir. Yaban hayatta yaşayan atalarımız için algıda seçicilik, hayatta kalma ile kalmama arasındaki incecik çizginin ne tarafında kalındığını belirleyebilmekteydi.

Bununla ilgili verilebilecek en klasik örnek, atalarımızın, civardaki çalılarda meydana gelen bir hışırtı duydukları anda veya çalılar arasında göze benzer iki yuvarlak gördükleri anda bunun bir avcı olduğunu varsaymalarıdır. Bu atalarımız, avcıların saldırmasını bekledikleri için, bununla örtüşen uyaranları çok daha hızlı bir şekilde ayırt edebilmiş ve diğer uyaranları görmezden gelmişlerdir. O hışırtı sadece rüzgardan kaynaklanıyor olabilir veya yan yana iki yuvarlak, çalıların arasındaki boşlukların yarattığı bir illüzyon olabilir. Ancak bunun bir yanılgı olduğunu varsaymanın masrafı inanılmaz yüksektir: Eğer yanılıyorsanız, ölüm kaçınılmaz olacaktır. Öte yandan bunun bir avcıdan kaynaklandığını varsaymanın maliyeti oldukça düşüktür: Belki geçici olarak yer değiştirmeniz gerekir, rahatınız bozulur ama yanılıyorsanız pek bir şey kaybetmemiş olursunuz.

Benzer şekilde, hem vahşi doğada yaşayan atalarımız hem de modern zamanlardaki ebeveynler, bebeklerinin ağlama sesine fazlasıyla duyarlıdırlar ve bu konudaki uyaranları çok hızlı bir şekilde ayırt ederek bu seslere tepki verebilirler. Bu da hayatta kalma mücadelesi bakımından son derece makuldür: Bebeğin ağlaması, büyük ihtimalle bir soruna işaret etmektedir ve ona en hassas olan ebeveynler, en hızlı tepkiyi verebileceklerdir ve kendi genlerini taşıyan yavrularını daha uzun süreler hayatta tutabileceklerdir.

Tüm Reklamları Kapat

Dolayısıyla vahşi hayatta, ortalamada, algıda seçicilik üzerinde pozitif bir seçilim baskısı olduğu söylenebilir. Günümüzdeki algıda seçicilik yanılgılarının büyük bir kısmı, bu antik içgüdülerin kötüye kullanılması veya hatalı bir şekilde kullanılması sonucunda oluşmaktadır.

Algıda Seçicilik Filtrelerine Yönelik Modeller

Algıda seçiciliğe açıklama getiren iki model bulunmaktadır:

  • Posner modeli. Bu model, mesajın algılanmasını dikkat konusunda değişiklikler, katılım ve dikkat dağılması olmak üzere üç aşamaya ayırır. Model çerçevesinde bir mesaja dikkatimizi verdiğimiz, mesajın sağladığı bilgileri algımız dahilinde işlediğimiz ve ardından dikkatimizi bir başka uyarana kaydırdığımız varsayımı öne sürülmektedir.
  • La Berge modeli. Posner modelinin tamamlayıcısı olan bu modelde de seçim, hazırlık ve sürdürme olmak üzere üç aşama bulunmaktadır. Son aşama olan sürdürme, mesajı algılamak için harcadığımız zamanı konu almaktadır.

Her iki modelde de algılayan zihin, bir süreç tanımlar ve algıda seçiciliği tek bir eylem yerine bu sürecin tamamına uygular.

Pixabay

Nelerden Etkileniyoruz?

Ana hatlarıyla bakıldığında uyaranların doğası ve içsel etkileri olmak üzere iki fenomenin bizi etkilediğini görebiliriz. Uyaranların doğası, belirli uyaranları başkaca uyaranlardan daha yoğun olarak algılamamıza sebep olan duyusal fenomenler anlamına gelir. Bu fenomenler arasında boyut, renk, şekil, hareket, konum veya şaşırma gibi unsurlar bulunur.

Tüm Reklamları Kapat

İçsel etki bağlamında ise beklenti ve motivasyon karşımıza çıkmaktadır. En güçlü algılanan şeyler, genellikle görmeyi zaten beklediğimiz veya ilgimizi çeken şeylerdir. Bu bağlamda görmeyi beklediğimiz veya ilgimizi çeken şeyler, istemsiz olarak dikkatimizi daha aktif bir şekilde harekete geçirir.[2]

Algıda seçicilik mekanizması, bu bağlamda aşağıdaki algı çarpıtmalarına sebep olmaktadır:

  • Seçici maruz kalma: Yalnızca görmek veya duymak istediğimiz şeyi algılama.
  • Seçici dikkat: Uyaranın sağladığı başkaca bilgileri göz ardı ederek yalnızca ilgi çekici taraflarına odaklanma.
  • Algısal savunma: Bizi tehdit eden, saldırgan ve nahoş uyaranları göz ardı etme.

Seçici maruz kalmanın bir örneği romantik ilişkilerde karşımıza çıkmaktadır. Ünlü animasyon dizilerden biri olan Bojack Horseman'ın sözleriyle;

Birine gülpembe gözlüklerle baktığınızda bütün kırmızı bayraklar normal bayrak gibi görünür.

Zira seçici maruz kalma, partnerinizin soru işareti uyandıran davranışlarını görmezden gelerek bir algı çarpıtmasına neden olmaktadır.

Tüm Reklamları Kapat

Seçici dikkatin bir örneği ise kalabalık bir ortamda biri adımızı söylediğinde doğrudan dikkatimizi çekmesidir. Bu durumda ortamdaki diğer uyaranlar göz ardı eder ve sadece adınızı duyarsınız.

Algısal savunma ise kültürümüzde Polyannacılık ismiyle bilinen fenomenin temel aldığı çarpıtmadır. Örneğin bir haftadır öksürüyorsanız ve ateşiniz varsa bunu mevsim geçişine bağlayabilir, yediğiniz yiyeceklerin tadını hala alabildiğinizi ve koku duyunuzda bir problem olmadığını düşünebilirsiniz. Öksürüğünüz ve ateşiniz gerçekten mevsim geçişinde yakalandığınız küçük bir hastalık olabilir; buna inanmak isteyebilir, size "Bu covid olabilir!" diye haykıran uyaranları görmezden gelebilirsiniz.

Bu mekanizmalara ek olarak algısal uyanıklık adı verilen bir kavram daha bulunmaktadır. Algısal uyanıklık kavramı ise bir bireyin daha düşük bir algıda seçicilik eşiğine sahip olması durumunda meydana gelir. Bu uyanıklığa sahip bireyler, kendileri için bir anlam ifade eden tüm uyaranların rahatlıkla farkına varabilmektedir.

Algıda Seçicilik: İki Ucu Keskin Kılıç

Algıda seçicilik, içinde bulunduğunuz durumla ilişkili bilgileri filtrelemenizi ve bu yolla uyaran aşırı yüklenmesinden kaçınmanızı sağlayan bir mekanizmadır. Bununla beraber aynı mekanizma birçok değerli bilgiyi kaçırmanıza da sebep olabilir.

Tüm Reklamları Kapat

Bir insanın algılayabileceği uyaran miktarı oldukça yüksektir. Örneğin internet ve sosyal medya kullandığınız her gün davranışlarınız üzerinde büyük etkiler yaratan yüzlerce reklamın hedefi haline gelirsiniz. Ancak algıda seçicilik sayesinde, reklam olduğunu fark ettiğiniz paylaşımları anında görmezden gelebilir, reklam olmayan içeriklere odaklanabilirsiniz.

Algıda seçiciliğin rol oynadığı bir başka alan da romantik ilişkilerdir; zira insanlar, romantik ilişkileri kapsamında önemli bilgileri es geçerek ilgi duydukları veya beklentilerine uygun uyaranları algılama eğilimindedir. Aynı mekanizma kendilik algımızın inşasında da objektif olmayı zorlaştırarak rol oynamaktadır.

Bu mekanizmanın bir başka tehlikesi ise rahatsız edici düşünce ve hislerimizle yüzleşmekten kaçınmamızı sağlamasıdır. Algıda seçicilik bağlamında içinde bulunduğumuz verili bir anda yalnızca olumlu hislerimize odaklanarak olumsuz hislerimizi tamamen görmezden gelebiliriz. Bu da zamanla anksiyete, depresyon, çözülmemiş travma gibi sağlık sorunlarıyla karşılaşmamıza sebep olabilir.

Araştırmacılar Dearborn ve Simon, algıda seçicilik kavramının büyük şirketlerin yöneticileri üzerindeki etkisini incelemiş; karmaşık uyaranlar ile ilk defa karşılaşıldığında etkilerinin daha derin olduğu sonucuna varmıştır. Patron ve çalışan ilişkisini de inceleyen araştırmacılar, bu alanda ise patronların çalışanlarına dair sahip olduğu olumlu veya olumsuz imgelerin ilgili çalışanın performansına yönelik değerlendirmelerini etkilediğini bulgulamışlardır. Bu örnekler belirli bir şeyi algılamaya yönelik beklentilerimizin o şeyi algılama biçmimizi nasıl etkilediğini gözler önüne sermektedir.

Dolayısıyla, bu yazıya konu edilmiş her şeyi göz önünde bulundurduğumuzda, algılarımızın içinde yaşadığımız ve çalıştığımız dünyayı nasıl yapılandırdığımız ve algıladığımız hususlarında önemli bir rol oynadığı reddedilemez bir gerçektir.

Pixabay

Sonuç

  • Algıda seçicilik, hayatımızın birçok alanını etkileyen oldukça yaygın bir bilişsel çarpıtmadır; algımızı beklentilerimize göre şekillendirir ve gerçekliğin önyargılı ve kısmî bir şekilde algılanmasına, bazen önemli bilgilerin gözümüzden kaçmasına sebep olur.
  • Bu mekanizma kapsamında çarpıtmalar seçici maruz kalma, seçici dikkat ve algısal savunma yollarıyla gerçekleşir.
  • Algıda seçicilik, Posner ve La Berge modeli olmak üzere iki modelle açıklanmaktadır. İki modelde de süreç dikkat, hazırlık ve sürdürme olarak üç parça şeklinde işlenir.
  • Algıda seçicilik, uyaranın doğası ve içsel unsurlar olmak üzere iki etki çerçevesinde belirlenir. Uyaranın doğası boyut, renk, şekil, hareket, konum veya şaşırma gibi etmenleri; içsel unsurlar ise beklenti ve motivasyon kavramlarını içerir.
  • Seçici maruz kalma, seçici dikkat ve algısal savunma mekanizmaları çerçevesinde meydana gelen algıda seçicilik; yalnızca görmek istediğimiz şeyi görme, yalnızca dikkatimizi çeken şeylere odaklanma ve mevcut bilgilerimizle çelişen, bilişsel uyumsuzluk yaratan uyaranları görmezden gelmemize sebep olmaktadır.
  • Algıda seçiciliğin neden evrimleştiğine yönelik bir düşünce, atalarımızın ağaç hışırtıları veya ormanlık alanda gizlenen bir çift göz gibi örüntülere ortalamada daha fazla dikkat ettiğini ve bu bağlamda oluşan pozitif bir seçilim baskısı ile algıda seçicilik mekanizmalarının seçildiği yönündedir. Bu mekanizma, maalesef günümüzde sahtebilim başta olmak üzere birçok alanda suistimal edilmektedir.
Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
Evrim Ağacı Akademi: Mantık Hataları, Bilişsel Önyargılar ve Safsatalar Yazı Dizisi

Bu yazı, Mantık Hataları, Bilişsel Önyargılar ve Safsatalar yazı dizisinin 3. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Tartışma Nedir? Münazara Yapmanın Önemi Nedir? Tartışmalarda Bilimsel Argümanlar Nasıl Üretilir?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
124
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 20
  • İnanılmaz 19
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 10
  • Bilim Budur! 5
  • Muhteşem! 4
  • Merak Uyandırıcı! 3
  • Güldürdü 1
  • Umut Verici! 1
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Sıkça Sorulan Sorular

Algıda seçicilik; bir bireyin özellikle görmek, duymak veya odaklanmak istediği uyarıları seçmesi ve diğerlerini görmezden gelmesi şeklinde bilişsel bir çarpıtmadır.

Seçici dikkat, belirli bir nesne, durum veya aktiviteye odaklanma ve diğerleri üzerindeki dikkati azaltma sürecidir.

Kişi, beklentilerine uygun uyarıları algılar ve onlara odaklanırken diğer bilgileri görmezden gelir. Bu durum genellikle bilinçli veya bilinçdışı bir süreç ile gerçekleşir.

Algıda seçicilik, dikkat dağıtıcı bilgileri filtreleyerek kişinin odaklanmak istediği şeye daha rahat odaklanmasına yardımcı olur. Ayrıca evrimsel olarak da türümüzü koruma konusunda önemlidir.

Sahtebilimde sıklıkla algıda seçicilik örnekleri görülür. Rüya yorumları, astroloji tahminleri, falcılık, nümeroloji ve süper yetenek inançları bu örneklerden bazılarıdır.

Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 19/05/2024 14:44:31 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/13588

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Hızlı
Mantar
Kartal
Gün
Bilgi
Işık Yılı
Bağırsak
Coronavirus
Araştırmacılar
Erkek
Halk Sağlığı
Doktor
Teşhis
Jeoloji
Aslan
Kültür
Virüs
Vaka
Samanyolu Galaksisi
Balina
Gerçek
Evren
Travma
İhtiyoloji
Karbonhidrat
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
Ç. M. Bakırcı, et al. Algıda Seçicilik Nedir? Kendimizi Kandırmak Neden Bu Kadar Kolay?. (14 Aralık 2022). Alındığı Tarih: 19 Mayıs 2024. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/13588
Bakırcı, Ç. M., Karagözoğlu, M. (2022, December 14). Algıda Seçicilik Nedir? Kendimizi Kandırmak Neden Bu Kadar Kolay?. Evrim Ağacı. Retrieved May 19, 2024. from https://evrimagaci.org/s/13588
Ç. M. Bakırcı, et al. “Algıda Seçicilik Nedir? Kendimizi Kandırmak Neden Bu Kadar Kolay?.” Edited by Mert Karagözoğlu. Evrim Ağacı, 14 Dec. 2022, https://evrimagaci.org/s/13588.
Bakırcı, Çağrı Mert. Karagözoğlu, Mert. “Algıda Seçicilik Nedir? Kendimizi Kandırmak Neden Bu Kadar Kolay?.” Edited by Mert Karagözoğlu. Evrim Ağacı, December 14, 2022. https://evrimagaci.org/s/13588.
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close