Gece Modu

Bu içerik, Evrim Ağacı'nın Hastalık Kataloğu projesinin bir parçası olarak hazırlanmıştır. Hastalık Kataloğu projesinin amacı, başta nadir hastalıklar ve Türkiye'yi etkileyen hastalıklar olmak üzere Dünya'da görülen bütün hastalıkları bir katalog halinde biriktirmek ve bunlara yönelik halka açık bir bilgilendirme ve endeks sistemi sunmaktır.

Bu içerik tıp ve sağlık ile ilişkilidir. Sadece bilgi amaçlı olarak hazırlanmıştır. Bireysel bir tıbbi tavsiye olarak görülmemelidir. Evrim Ağacı'ndaki hiçbir içerik, profesyonel bir hekim tarafından verilen tıbbi tavsiyelerin, konulan bir teşhisin veya önerilen bir tedavinin yerini alacak biçimde kullanılmamalıdır. Daha fazla bilgi için buraya tıklayınız.

Genel Bilgiler: Patoloji ve Mekanizma

Durumun potansiyel vahametini anlamak adına, yeni salgın tehdidinin ardındaki 2019-nCoV isimli (resmi ismiyle SARS-CoV-2), pozitif polariteli tek zincirli RNA virüsünün, SARS (İng: "Severe Acute Respiratory Syndrome", Tr: "Şiddetli Akut Solunum Sendromu") isimli hastalığa neden olan SARS-CoV isimli virüsün yakın bir kuzeni olduğunu söyleyebiliriz. 

Yapılan ilk genom analizleri, 2019-nCoV takma isimli virüsün genomunun en az %80-90 oranında SARS-CoV ile aynı olduğunu gösteriyordu. Gerçekten de 11 Şubat 2020 tarihinde, virüslere resmi isimlerini veren Uluslararası Virüs Taksonomisi Komitesi'nin Koronavirüs Araştırma Grubu, virüse resmî olarak SARS-CoV-2 ismini verdi ve hastalığın Şiddetli Akut Solunum Sendromu salgınına neden olan SARS-CoV'un yakın bir akrabası (bir "kardeşi") olduğunu ilan etti.

11 Şubat 2020 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü ise, yaptığı bir açıklama ile virüsün sebep olduğu hastalığa resmî isim olarak COVID-19 adının seçildiğini bildirdi. Yani SARS-CoV-2 virüsünün sebep olduğu hastalığa COVID-19 adı veriliyor. Virüsler ile hastalıkların isimleri farklı olabiliyor: Tıpkı HIV isimli virüsün sebep olduğu hastalığa AIDS denmesi gibi... AIDS'e neden olan da birden fazla HIV bulunuyor ve bunlara HIV-1 ve HIV-2 gibi isimler veriliyor. SARS-CoV'un neden olduğu hastalığa SARS, SARS-CoV-2'nin neden olduğu hastalığa ise COVID-19 deniyor.

Bu isimlendirmelerde takip edilen standartlar şu şekilde:

  • Herhangi bir coğrafyaya, hayvana, tekil veya bir grup insana yönelik isim olmamalı,
  • Kolayca söylenebilir olmalı,
  • Hastalığın doğasıyla ilişkili olmalı.

Dünya Sağlık Örgütü, resmi isimlendirmelerin önemli olduğunu söylüyor; çünkü "Wuhan Koronavirüsü" veya "Çin Virüsü" tarzı isimler kişi ve gruplara karşı önyargılar oluşturabiliyor ve hatalı iddiaları doğuruyor.

Salgın halen devam ettiği için SARS-CoV-2'nin henüz SARS virüsü kadar ölümcül olup olmadığı bilinmiyor. 2019-nCoV'un (SARS-CoV-2'nin) öldürücülük oranının ilk tahminlere göre %2.9, güncel tahminlere göreyse %4 civarında olduğu düşünülüyor. 4 Şubat 2020 itibariyle ise Çin genelindeki öldürücülük oranı %2.1, salgının başladığı Wuhan bölgesindeki öldürücülük oranı %3.1 civarında seyrediyor. Genel öldürücülük ortalamasının %2 civarında kaldığı hesaplanıyor. Öte yandan 2003 yılında salgına dönüşen SARS, bulaştığı her 10 kişiden 1'ini öldürdü; yani SARS-CoV'un öldürücülük oranı %10 idi.

Bu ikilinin yakın bir diğer kuzeni ise, Orta Doğu'da (özellikle Suudi Arabistan'da) görülen MERS (İng: "Middle East Respiratory Syndrome", Tr: "Orta Doğu Solunum Sendromu") salgınına sebep olan MERS-CoV isimli virüstü. MERS salgını sırasında her 10 kişiden 4'ü ölmüştü; yani MERS-CoV'un öldürücülük oranı %40 idi.

Virüsün aşırı bulaşıcı olmasından korkuluyor; çünkü Ebola gibi virüslerin aksine solunum yoluyla, insandan insana bulaşıyor. Üstelik virüs, henüz "kuluçka" evresindeyken, yani bulaştığı kişilerde semptomlar belirmeden önce diğer insanlara da bulaşabildiğinden endişe ediliyor. Bu çok tehlikeli, çünkü karantina ve önlem ihtimalini neredeyse yok ediyor. Amerikan Hastalık Kontrol Merkezi (CDC), şu anda kuluçka öncesi bulaşmaya yönelik kanıt olmadığını ileri sürüyor.

Temel Üreme Sayısı ve Salgın Boyutu

Virüsün temel üreme sayısı (R0R_0) olarak bilinen özelliğinin 1.4-2.5 arasında olduğu düşünülüyor; yani virüsün bulaştığı her bir kişi, kendisinden başka ortalamada 1.4 ila 2.5 kişiye (ya da kabaca 1-3 kişiye) bulaştırabiliyor. Bu sayı, MERS salgınında görülen 0.7 civarındaki temel üreme sayısından epey büyük. SARS için bu değer 2-5 arasıydı ve bu salgın sırasında 8000 insan hastalanmış ve en az 774 ölüm yaşanmıştı. Ayrıca SARS-CoV-2'nin zincir halinde 4 kişiye kadar bulaşabildiği hesaplanıyor. ,

Bu veriler önemli, çünkü bundan yola çıkarak salgının küresel bir krize dönüşüp dönüşmeyeceği, eğer dönüşecekse de bu şekilde bir salgına dönüşmesinin önüne geçmek için virüsün bulaşıcılığının ne kadar önlenmesi gerektiği tespit edilebiliyor. Bir virüsün küresel salgına dönüşebilmesi için R0R_0 değerinin 1'den büyük olması gerekiyor. Bu nedenle MERS çok ciddi bir küresel salgına dönüşmemişti; ancak SARS dönüşmüştü. SARS-CoV-2'nin 1.4-2.5 düzeyindeki değeri, küresel salgın ihtimaline işaret ediyor - ki gidişat da o yönde. Buna ek olarak, an itibariyle eldeki veriler, virüs bulaşabilirliğinin en az %60'ı bloke edilmezse, salgının önüne geçemeyeceğimizi gösteriyor.

Hastalığın nasıl bulaştığı önemli, çünkü SARS ve MERS salgınlarında her hasta eşit derecede bulaştırıcı değildi; bazı hastalara süperbulaştırıcı adı verilmişti çünkü çok daha fazla insana, çok daha hızlı bir şekilde virüsü bulaştırabiliyorlardı. Eğer SARS-CoV-2 için de böyle bir durum varsa, bu kişilerin erken tespiti büyük önem arz edebilir.

Ancak R0R_0 değerinin bir salgın boyunca değişebildiği, dolayısıyla düzenli olarak takip edilmesi gerektiği hatırlanmalı. Daha yüksek R0R_0 değeri, daha "kötü" bir salgına işaret etmek zorunda değil! Örneğin sezonluk gribin R0R_0 değeri 1.3 civarında; ancak her yıl milyonlarca insanı hasta ediyor. SARS ise, dediğimiz gibi, sadece 8.000 kişiyi hasta etti. Dolayısıyla R0R_0, bir hastalığın yayılma hızına, öldürücülüğüne, vb. diğer kritik faktörlere yönelik bilgi vermiyor.

Ayrıca sadece R0R_0 değerinden salgın beklentisine ulaşmak da sadece genel bir çerçevedir ve her zaman salgının boyutunu öngörmemizi sağlamaz. Örneğin 2 senaryo düşünün:

  1. Bir salgında her bir hasta 2 diğer kişiyi de hasta ediyor. Yani R0=2R_0=2.
  2. Bir diğer salgında tek bir süper-bulaştırıcı 100 kişiyi hasta ediyor, diğer 49 diğer hasta başka kimseyi hasta etmiyor. Yani R0=2R_0=2.

R0R_0 değerleri aynı; ancak tehdit bambaşka! Dolayısıyla viroloji (veya diğer bilim dallarında) etraflıca bilgiye sahip olmadan veri yorumlamaya çalışmamakta fayda var. Veriler çoğu durumda herkese açık ve herkes analiz yapabilir; ancak karmaşık sistemleri tekil sayılara indirmek anlam kaybına yol açar.

Burada bir parantez açalım: Kızamık için bu R0R_0 değeri 12-16 arasındadır! Ve işte tam da bu nedenle aşılar müthiş bir öneme sahip; çünkü hastalık yapıcı unsurların, yani bakteri ve virüs gibi patojenlerin yayılabilirliğinin önüne geçmekte kullanabileceğimiz en güçlü silah, adeta salgınlara karşı bir duvar görevi gören aşılar. Aşılarla ilgili daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Dünya Sağlık Örgütü Küresel Kriz Bildirisi

Ocak ayı boyunca yaptığı toplantılarda küresel bir kriz ilanı yapmak için erken olduğunu vurgulayan Dünya Sağlık Örgütü, 30 Ocak 2020 günü Wuhan Koronavirüsü dolayısıyla küresel halk sağlığı krizi (PHEIC) ilanında bulundu. Bu ilanın yapılması için 3 şartın sağlanması gerekiyor:

  1. Olay (örneğin salgın), olağanüstü veya beklenmedik olmalı.
  2. Salgın, başladığı ülke haricindeki ülkeleri de tehdit edecek boyutta olmalı.
  3. Salgının kontrol altına alınması için küresel bir çabanın gerekmesi.

An itibariyle 3 şart da sağlanıyor.

Peki bu ne anlama geliyor? Bireysel olarak sizin için pek bir şey ifade ettiği söylenemez. Bu yazımız içinde bireysel olarak yapabileceklerinizi Önlem alt başlığından okuyabilirsiniz. Bu konuda herhangi bir değişim yok.

Dünya Sağlık Örgütü'nün küresel kriz ilan etmesi halinde salgına yönelik fon artışı sağlanabiliyor. Bu, Dünya Sağlık Örgütü'nün Dünya'ya bir nevi "İş ciddi. Siper alın ve çalışmaları hızlandırın." deme yolu olarak görülebilir. Bu süreçte Dünya Sağlık Örgütü, yönlendirici bir çatı kurum olarak faaliyet gösterebiliyor. Ayrıca bu uyarı sayesinde Dünya Sağlık Örgütü, çeşitli ülkelere karşı geçici seyahat kısıtları uygulayabiliyor.

Gerçekten de, 5 Şubat 2020 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü şu kararları aldı:

  • Acil Durum Fonu'ndan 9 milyon dolar, bu salgına ayrılacak.
  • Etkilenen 24 ülkeye 500.000 maske, 350.000 çift eldiven, 40.000 respiratör, 18.000 izolasyon kıyafeti gönderilecek.
  • 70'ten fazla referans laboratuvarına 250.000 adet test gönderilecek.
  • Daha fazla ülkeye bulaşmayı önlemek için Stratejik Hazırlık ve Tepki Planı hayata geçirilecek. Planın fonlanması için 3 aylığına 675 milyon dolara ihtiyaç duyuluyor.

Evrim, Taksonomi ve Filogenetik

SARS, MERS ve 2019-nCoV virüslerinin her biri bir koronavirüstür. Koronavirüsler (Coronaviridae ailesi), Hayvanlar Alemi'nde yaygın olarak görülen bir virüs grubudur. Alfakoronavirüsler, Betakoronavirüsler, Gamakoronavirüsler ve Deltakoronavirüsler olarak 4 alt gruba ayrılan koronavirüsler, kimi zaman tür içinde kalmak yerine, bir türden diğer türe, örneğin diğer hayvan türlerinden insanlara ("zoonotik" olarak) bulaşabiliyorlar. Aslında koronavirüsler çok nadiren ölümcül olan virüsler; ancak kimi zaman evrimsel süreç içinde değişerek ölümcül hale de gelebiliyorlar.

Hem SARS, hem de MERS koronavirüsleri, betakoronavirüs olarak bilinen bir alt aileye aitler. Bu virüsler, tıpkı alfakoronavirüsler gibi yarasa kökenli virüslerdir; yani aslen yarasalarda bulunan koronavirüslerin evrimleşmiş torunlarıdır. Örneğin SARS, özellikle de Rhinolophus sinicus türü yarasalardan köken almaktadır.

SARS-CoV isimli virüsün köken aldığı
SARS-CoV isimli virüsün köken aldığı "Rhinolophus sinicus" türü yarasalar
Flickr

Virüslerin köken aldığı canlılara virüs rezervuarı adı verilir. Ancak insanlara virüsün bulaşma kaynağı her zaman ana rezervuar olmayabilir; aracı hayvanlardan da bulaşabilir. Örneğin SARS insanlara misk kedileri aracılığıyla, MERS ise develer aracılığıyla bulaşmıştı. 2019-nCoV'un ana kaynağının ise çok-bantlı bungarus (Bungarus multicinctus) olarak bilinen, aşağıdaki fotoğrafta gördüğünüz yılan türü olduğu iddia edilmişti. Ancak güncel veriler, bunun pek de mümkün olmayabileceğini gösteriyor. Henüz ana kaynak net değil; ancak diğer adaylar arasında yarasalar, pangolinler ve rakunlar bulunuyor. Bu konuda araştırmalar devam ediyor.

Virüsün ana kaynağı olduğu iddia edilen çok-bantlı bungarus (
Virüsün ana kaynağı olduğu iddia edilen çok-bantlı bungarus ("Bungarus multicinctus").
Journal of Medical Virology

2019-nCoV'un genomik analizi, Rhinolophus sinicus türü yarasalardan alınan genomlara %80 civarında benzemektedir. Yapılan bir diğer çalışmada, R. sinicus'un yakın akrabalarından Rhinolophus affinis türü yarasalardan örnekler alınmış ve SARS-CoV-2 genomunun bu genom ile %96 oranında benzeştiği ileri sürülmüştür. Virüsün evrimsel kökenine yönelik çalışmalar da devam etmekte ve her yeni bulguyla netlik kazanmaktadır.

SARS-benzeri Koronavirüslerin Evrim Ağacı. 2019-nCoV, kırmızı ile işaretlenmiştir. Maviler, diğer SARS ile ilişkili koronavirüs soy hatlarını temsil etmektedir.
SARS-benzeri Koronavirüslerin Evrim Ağacı. 2019-nCoV, kırmızı ile işaretlenmiştir. Maviler, diğer SARS ile ilişkili koronavirüs soy hatlarını temsil etmektedir.
Next Strain

Belirti ve Semptomlar

İlk hasta, sebebi bilinmeyen bir pnömoni (zatürree) geliştirmişti ve sonradan sebebin 2019-nCoV olduğu tespit edildi. Hastaların %90'ında ateş, %80'inde bitkinlik ve kuru öksürük, %20'sinde nefes darlığı, %15'inde solunum yetmezliği görüldü. Bakteriyel pnömonilerin aksine viral pnömonilerde balgamlı öksürük görülmeyebilir. Ateş yerine subfebril ateş denilen daha düşük vücut sıcaklıkları da olabilir.

Bu semptomların şiddeti hafif-orta arası olarak tanımlanıyor. Büyük oranda nezleye benzetmek mümkün. Tıpkı nezlede olduğu gibi, koronavirüs bulaştığında da burnunuz akabilir, öksürebilirsiniz, boğazınız ağrıyabilir, baş ağrısı yaşayabilirsiniz, ateşiniz çıkabilir. Buna prodromal belirtiler denir, çoğu viral hastalığın akut başlangıç kliniği bu şekildedir.

2019-nCoV bulaşan hastalarda hafif bir öksürük görülüyor; sonrasında 1 hafta boyunca süren nefes darlığı yaşanabiliyor. Şu ana kadar bu vakaların %15-20 arasının ciddi bir tehlikeye dönüştüğü ve hastanede ventilasyon gibi bir müdahaleyi gerektirdiği belirlendi.

Hastalıkla İlişkili Genler, Etken Faktörler ve Risk Faktörleri

An itibariyle, sadece savunma sistemi zayıf olan çocuklar ile yaşlıların Çin'in Wuhan bölgesine ziyaret etmemesi tavsiye ediliyor. 24 Ocak 2020 itibariyle virüsün bulaştığı kişilerin %73 civarının erkek olduğu ve ortanca yaşın 49 olduğu tespit edildi. Bir grup hasta, birbiriyle aynı evde yaşayan bir aileydi.

29 Ocak 2020 itibariyle elde edilen, 99 hasta üzerinde yapılan ve The Lancet dergisinde yayınlanan verilere göre, tıpkı grip vakalarında olduğu gibi daha yaşlı ve halihazırda hasta olan (savunma sistemleri zayıf) kişiler hastalıktan daha çok etkilenmektedir; ancak hastalar arasında her yaştan insan bulmak mümkündür. Ciddi vakaların sadece %10'u 40 yaş altı insanlardır. Ancak bu veriye dikkatli yaklaşmakta fayda var; çünkü araştırma verileri 14+ yaşa hizmet veren hastanelerdeki hastalardan seçilmiştir; yine de gençlerin ve yetişkinlerin ezici çoğunluğunu kapsaması bakımından önemli bir araştırmadır.

4 Şubat 2020 itibariyle, Çin'de ölen 425 kişinin (tüm Dünya'daki ölümlerin %99.5'inin) %80'inin 60 yaş üstü olduğu ve %75'inin salgın sırasında devam eden başka bir hastalığı olduğu belirlendi.

Ayrıca doğum sonrası problemler ile hastalık arasında da henüz bilinen bir ilişki bulunmuyor. Ancak SARS ve MERS salgınlarında ileri düzey hastalarda ve bu virüslerle ilişkili diğer hastalıklarda ölü doğumlar, anne ölümleri, spontane kürtaj görülmüştü. The Lancet dergisinde 12 Şubat 2020'de yayımlanan bir makalede, gebeliklerinin 3. trimesterinde hastalığa yakalanan 9 annenin hiçbirinde (ve bebeklerin de hiçbirinde) sağlık sorunu bulunmadığı ilan edildi. Bu, olumlu bir gelişme olsa da henüz genelleme yapmak için fazlasıyla ufak bir örneklem.

Teşhis Yöntemleri

An itibariyle koronavirüsün türü sadece hastanelerde ve özel laboratuvarlarda teşhis edilebiliyor. Çin'deki araştırmacılar, koronavirüsü 8-15 dakika içinde tespit edebilecek bir kit geliştirmeyi başardıklarını duyurdular.

Tedaviler veya İdare Yöntemleri

Salgının başlamasından sonraki haftalarda çok sayıda araştırmacı, çok sayıda tedavi yöntemi denemişse de başarı elde edilememişti. Ancak ilk önemli haber 31 Ocak 2020'de The New England Journal of Medicine dergisinden geldi: ABD'deki ilk koronavirüs hastası, SARS ve MERS CoV dahil RNA virüslerine karşı etkili olan remdesivir ile tedavi edildiğinde, ertesi gün iyileşme emareleri gösterdi. 35 yaşındaki hastanın ateşi sadece 1 günde 39.4'ten 37.3'e geriledi ve oksijen satürasyon değerleri %94'ten %96'ya yükseldi. Ayrıca akciğer alt loplarında duyulan çift taraflı hırıltılar ("ral") kayboldu. 5 günlük uygulama sonrasında ateşi tamamen düştü ve öksürük haricindeki tüm semptomları iyileşti.

Ancak bu acil durum denemeleri haricinde remdesivir, aslen Ebola salgını için üretilmekteydi ve 2019-nCoV'a karşı çalışabilirliğine yönelik deneyler sadece insan-harici hayvanlar üzerinde yapıldı. Örneğin 4 Şubat 2020'de Nature dergisinde yayınlanan bir makalede, hem remdesivir, hem de anti-sıtma / anti-otoimmün ilacı olarak kullanılan klorokin'in 2019-nCoV'u efektif olarak durdurabildiği gösterildi. Ancak bu deney, birçok diğer deney gibi hayvanlar üzerinde yapılmıştı (spesifik olarak, Afrika yeşil maymunlarından elde edilen Vero E6 böbrek hücrelerinde).

2019-nCoV ile enfekte edilmiş hücreler, 48 saat boyunca farklı dozda remdesivir ve klorokin ile tedavi edildi.
2019-nCoV ile enfekte edilmiş hücreler, 48 saat boyunca farklı dozda remdesivir ve klorokin ile tedavi edildi.
Nature

Buna rağmen ilacın umut verici olmasından ötürü salgına yönelik en etkili tedavi bu olduğu düşünülüyor. Bu nedenle Çin, 31 Ocak 2020'de yaptığı bir açıklama ile, remdesivir'i hastalar üzerinde deneyeceğini duyurdu. 2 Şubat 2020'de 270 civarı hasta ile başlayacak olan Faz-3 Klinik Araştırma (randomize, çifte kör, plasebo-kontrollü deney), 27 Nisan 2020'de bitecek ve sonuçlara bağlı olarak adımlar atılacak.

Genel olarak viral hastalıklar iki şekilde tedavi edilebiliyor: Virüslerin üremekte kullandığı proteinlerine engel olan moleküller kullanmak veya antijenler kullanarak virüsleri yok etmek. Bu yöntemlerden ilki, eğer çalışırsa, tedavi açısından çok etkili olsa da, ne yazık ki bu amaçla üretilmeye çalışılan ilaçların %99'u başarısız oluyor. Bu nedenle araştırmalar, antijen üretimine odaklanıyor. Sağlıklı bir insanın doğal yollarla antijen üretmesi 2 haftayı bulabiliyor. Bu süreçte antijen içeren ilaçlarla tedaviler, savunma sistemine süre tanıyor ve kişilerin iyileşmesini sağlayabiliyor.

Yaygın olarak etkili olduğu ispatlanan bir tedavi üretilene kadar, hastalığın kendisinden ziyade, hastalığın semptomları tedavi edilerek, bağışıklık sistemine yardımcı olunmaya çalışılıyor. 1 Şubat 2020 itibariyle, üzerinde çalışılan tedavi yöntemleri ve yaklaşımlar arasında şunlar bulunuyor:

  • Çin'deki bir ekip, 2019-nCoV'a bağlanan bir antijen üretmeyi başardılar. Aynı ekip, 2002 yılında SARS için de bir antijen üretmeyi başarmıştı. Ne yazık ki bu antijenden ilaç üretebilmek için gereken antijen miktarına ulaşmak için birkaç ay boyunca uğraşmak gerekiyor. O noktadan sonra hayvanlarda ve insanlarda deneyler yapılabiliyor.
  • Regeneron isimli bir biyoteknoloji firması, MERS'e karşı 2 ayrı antijen üretmişti. Ne yazık ki bu antijenlerin 2019-nCoV'da da çalışması beklenmiyor; ancak firma, Ebola'ya karşı insan testlerine geçilebilecek düzeydeki bir antijeni 6 ay içinde hazırlamayı başarmıştı.
  • WuXi Biyolojik isimli bir diğer Çin firması, 2019-nCoV'u tedavi etmek için 100 kişilik bir ekiple çalışmaya devam ediyor. Hedefleri, bir rekor olarak görülebilecek 4-5 ay içinde tedaviyi geliştirebilmek.
  • ABD'li RenBio firması, bacak kaslarına enjekte edilen genler yoluyla antijen üretmeye çalışıyor.
  • HIV için kullanılan ilaçlardan bazılarının 2019-nCoV için de çalışması mümkün. Örneğin ABD'li BioCryst Farmakoloji isimli firmanın ürettiği, Ebola tedavisinde de kullanılan galidesivir isimli bir ilaç, koronavirüsü de tedavi etmeyi sağlayabilir.
  • ABD'li Gilead firması, remdesivir kullanarak 2019-nCoV'u tedavi etmeye çalışıyor. Çinli yetkililer 31 Ocak'ta bunu hastalar üzerinde denemeyi kabul etti. Ancak bu ilaç henüz herhangi bir tedavi için önerilen bir ilaç değil ve akademik çalışmalar sadece insan-harici hayvanlarda yapıldı. Acil durumdan ötürü bazı denemeler yapılabilir; ancak ticari kullanımının zaman alması olası.
  • Moderna ve Johnson & Johnson gibi firmalar da profilaktik aşılar üreterek hastalığa karşı önlem geliştirmeye çalışıyorlar.
  • Dünya'nın en büyük aşı üreticilerinden GlaxoSmithKline, 2 Şubat 2020'de yaptığı bir açıklama ile, kendilerinin geliştirdiği yeni bir aşı üretim teknolojisini diğer firmalara açacaklarını ve koronavirüs aşısı üretimini bu sayede hızlandırmayı umduklarını açıkladı. Bu teknoloji, aynı miktarda malzeme ile daha fazla doz aşı üretilmesini ve dolayısıyla test edilebilmesini mümkün kılıyor. Firma, Epidemik Hazırlık İnovasyonları Koalisyonu isimli bir uluslararası ajans ile birlikte çalışıyor.

Bir yandan virüse özel bir aşı üzerinde çalışılıyor; ancak Dünya Sağlık Örgütü'nün bildirdiğine göre süreç oldukça yavaş işliyor ve yakın vadede bir aşı üretilmesi beklenmiyor. Pasteur Enstitüsü, aşı üretiminin 20 ayı bulabileceğini ilan etti.

Eğer sözünü ettiğimiz semptomlara sahipseniz, Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen 25 hastaneden birine gitmeniz gerekiyor:

  1. T.C. Sağlık Bakanlığı Adana Şehir Hastanesi
  2. T.C. Sağlık Bakanlığı SBÜ Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  3. T.C. Sağlık Bakanlığı Ankara Şehir Hastanesi
  4. T.C. Sağlık Bakanlığı SBÜ Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  5. T.C. Sağlık Bakanlığı Bursa Şehir Hastanesi
  6. T.C. Sağlık Bakanlığı SBÜ Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  7. T.C. Sağlık Bakanlığı SBÜ Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  8. T.C. Sağlık Bakanlığı Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi
  9. T.C. Sağlık Bakanlığı SBÜ Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi (Erzurum Şehir Hastanesi)
  10. T.C. Sağlık Bakanlığı Eskişehir Şehir Hastanesi
  11. T.C. Sağlık Bakanlığı Gaziantep Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  12. T.C. Sağlık Bakanlığı Isparta Şehir Hastanesi
  13. T.C. Sağlık Bakanlığı SBÜ Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  14. T.C. Sağlık Bakanlığı SBÜ İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  15. T.C. Sağlık Bakanlığı SBÜ Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  16. T.C. Sağlık Bakanlığı SBÜ İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  17. T.C. Sağlık Bakanlığı SBÜ İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  18. T.C. Sağlık Bakanlığı SBÜ İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi (Sadece Göğüs Hastalıkları Kliniği'nde tedavi edilmesi gereken hastalar için referans hastanedir.)
  19. T.C. Sağlık Bakanlığı Kayseri Şehir Hastanesi
  20. T.C. Sağlık Bakanlığı Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  21. T.C. Sağlık Bakanlığı Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  22. T.C. Sağlık Bakanlığı SBÜ Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  23. T.C. Sağlık Bakanlığı SBÜ Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  24. T.C. Sağlık Bakanlığı SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  25. T.C. Sağlık Bakanlığı Yozgat Şehir Hastanesi 

Müddet Tahminleri (Prognoz)

Henüz bu konuda net bir şey söylemek için erken; ancak an itibariyle SARS ve MERS gibi hastalıklardan kısmen daha az ölümcül olduğu, hastalığın seyrinin de daha yavaş olduğunu söylemek mümkün.

Şu ana kadar yayınlanan akademik istatistiklerden birine göre, hastaneye kaldırılan 41 hastadan 6'sı (hastaların %15'i) hayatını kaybetti. Hastaların hastaneye kaldırılmasına kadar geçen süre ortancada 7. günde, nefes darlığı geçmesi 8. günde, Akut Nefes Darlığı Sendromu (ADRS) çekmeye başlaması 9. günde, mekanik ventilasyona başlama ve acil bakım ünitesine kaldırılma gereksinimi 10,5'inci günde yaşandı.

Hastalığın seyrini gösteren kronolojik bir grafik
Hastalığın seyrini gösteren kronolojik bir grafik
The Lancet

Görülme Sıklığı ve Dağılımı (Epidemiyoloji)

14 Şubat 2020 itibariyle 2019-nCoV istatistiklerini şöyle özetleyebiliriz:

  • Etkilenen Ülke Sayısı: 24-29
  • Hasta Sayısı: 64.447
  • Ölü Sayısı: 1.384
  • İyileşen Hasta Sayısı: 7.116
  • Çin Haricinde Vaka Sayısı: 393 (<%1) (Çin'deki vakaların %80'i Hubei bölgesinde)
  • Çin-harici Ölü Sayısı: 2 (Filipinler'de 1, Hong Kong'da 1)
  • Türkiye’deki Vaka Sayısı: 0
Onaylanmış Vaka Sayısı (Turuncu: Çin, Sarı: Çin-Harici, Yeşil: Toplam İyileşenler)
Onaylanmış Vaka Sayısı (Turuncu: Çin, Sarı: Çin-Harici, Yeşil: Toplam İyileşenler)
John's Hopkins University
Ancak öldürücülük oranı ve mutlak ölü sayısı bakımından halen SARS'tan çok daha geride olduğu söylenebilir.
Ancak öldürücülük oranı ve mutlak ölü sayısı bakımından halen SARS'tan çok daha geride olduğu söylenebilir.
The New York Times

14 Şubat 2020 verilerine göre, Çin haricindeki onaylanmış vakalar şu şekilde:

  • ABD: 15 vaka
  • Avustralya: 15 vaka
  • Almanya: 16 vaka
  • Birleşik Arap Emirlikleri: 8 vaka
  • Birleşik Krallık: 9 vaka
  • Fransa: 11 vaka
  • Filipinler: 3 vaka
  • Finlandiya: 1 vaka
  • Güney Kore: 28 vaka
  • Hindistan: 3 vaka
  • Hong Kong: 56 vaka
  • İspanya: 2 vaka
  • İsveç: 1 vaka
  • İtalya: 3 vaka
  • Japonya: 29 vaka
  • Kanada: 7 vaka
  • Kamboçya: 1 vaka
  • Malezya: 19 vaka
  • Makau: 10 vaka
  • Nepal: 1 vaka
  • Rusya: 2 vaka
  • Singapur: 58 vaka
  • Sri Lanka: 1 vaka
  • Tayland: 33 vaka
  • Tayvan: 18 vaka
  • Vietnam: 16 vaka
  • Diğer: 218 vaka

Virüs, ilk olarak 31 Aralık 2019'da, Çin'de raporlandı. Çin'in önlem olarak uyguladığı tam ve kısmî karantinalar, 60 milyon civarında insanı etkiledi.

26 Ocak 2020 itibariyle salgının yayılımı
26 Ocak 2020 itibariyle salgının yayılımı
CNN

Virüsün merkez üssü olarak Wuhan Güney Çin Hayvan Pazarı tespit edildi. Pazarda bol miktarda egzotik et bulmak mümkün. CDC tarafından şu açıklama yapıldı:

585 çevre örneği içinden tespit edilen 33 pozitif örneğin 31 tanesi, hayvan pazarının batısından geliyordu. Bu bölge, vahşiyaşam ticaretinin en yoğun yapıldığı kısımdı. Sonuçlar, yeni koronavirüs salgınının vahşi hayvanların ticareti ile yakından ilişkili olduğunu gösteriyor.

Hayvanlarla bu kadar iç içe olan ortamlarda hijyen çok büyük öneme sahip ve buna dikkat edilmezse, salgınların başlaması işten bile değil. Hatta öyle ki, bu bölgelerde aslında çok daha fazla hastalık olduğu ancak nadiren küresel bir boyuta ulaştığı düşünülüyor. Yani bu salgın biraz da algıda seçiciliği tetikliyor, çünkü sadece Çin'deki ufak bir bölge etkilenmiyor ve dolayısıyla haberimiz oluyor. Hijyen ve denetim, bu tarz salgınların başlamaması gerçekten çok büyük öneme sahip!

Önlem Yöntemleri

Hastalığın ve genel olarak koronavirüslerin henüz bir aşısı bulunmuyor. Şu anda paniğe kapılmayı gerektiren bir durum yok; çünkü tüm ülkeler tehlikenin farkında ve gerekli önlemler alınıyor gibi gözüküyor. Bir kulağınızın bu konudaki gelişmelerde olmasını önemle tavsiye ederiz. O zamana dek, şu faydalı uygulamaları takip edebilirsiniz:

  • Elinizi en az 20 saniye boyunca su ve sabunla yıkayın. Eğer bunlara erişiminiz yoksa, alkol-temelli bir dezenfektan kullanın.
  • Ellerinizi yıkamış olsanız bile ağzınıza, gözünüze, burnunuza dokunmaktan kaçının.
  • Pişmemiş etten uzak durun.
  • Hastaysanız, evden çıkmayın.
  • Ağzınızı ve burnunuzu bir mendil ile kapatarak öksürün veya hapşırın. Sonrasında mendili çöpe atın.
  • Sıklıkla dokunduğunuz yüzeyleri dezenfekte edin.
  • Genel olarak hasta kişilerden uzak durun.
  • Wuhan bölgesini yakın dönemde ziyaret etmiş olabilecek kişilerden uzak durun.
  • Çin'e seyahat edecekseniz canlı hayvan marketlerinden uzak durmanızı ve salgın semptomlarına karşı uyanık olun.

Etimoloji

2019-nCoV isimlendirmesi, 2019 yılında yayılmaya başlayan, "yeni" (İng: "novel", Lat. "novo") bir koronavirüs (CoV) olduğunu belirtmek için kullanılıyor.

Wuhan Salgını ise, virüs ilk olarak Çin'in Wuhan bölgesinde görüldüğü için bu şekilde anılıyor. Wuhan, Yangtze Nehri'nin güney tarafında yer alan Wuchang şehri ile kuzey tarafında yer alan Hankou şehrinin isimlerinden türetilmiş bir isim. Şehir, 11 milyon nüfus ile Çin'in en büyük yedinci kenti.

Diğer Başlıklar

Çin'den Gelen Kargo Paketleri Güvenli mi?

Çin'den gelen kargo paketleri konusunda pek fazla endişelenmenize gerek yok. Minnesota Sağlık Departmanı, konuyla ilgili şu açıklamayı yapmıştı:

Bir paketin Çin'den bir diğer ülkeye ulaşması için gereken süre, virüsün varlığını koruyabileceği süreden fazladır. Koronavirüsü, konağı olan canlıların vücudu dışında, cansız nesneler üzerinde sadece birkaç saatliğine varlığını koruyabiliyor. En kusursuz laboratuvar koşulları altında bile bu süre en fazla 1-2 gün olabiliyor.

Ancak 6 Şubat 2020'de Journal of Hospital Infection dergisinde yayımlanan bir makalede şunlar söyleniyor:

SARS, MERS ve endemik insan koronavirüsleri üzerinde yapılan 22 çalışmayı inceleyen bu analizde, koronavirüslerin metal, cam veya plastik gibi cansız nesneler üzerinde 9 güne kadar kalabildikleri gösterildi. Ancak bu virüsler, %62-71 etanol, %0.5 hidrojen peroksit veya %0.1 sodyum hipoklorit ile 1 dakika içinde son derece verimli bir şekilde dezenfekte edilebiliyor. %0.05-0.2 benzalkonyum klorit veya %0.02 klorhekzidin diglukonat gibi diğer biyodezenfektan uygulamaların daha az verimli olduğunu gördük.

Araştırmanın 2019-nCoV harici koronavirüsler üzerinde yapıldığına vurgu yapmak isteriz. Ayrıca 2019-nCoV'un cansız yüzeylerden insanlara bulaşıp bulaşamadığı da henüz net değil. Eğer bu tarz bir bulaşım doğrulanırsa, o zaman 9 günden hızlı kargo teslimatları bundan etkilenebilir.

Fakat durum böyle olsa bile çözüm zor değil: Çin'den gelen paketlere dokunmadan önce yukarıda adı geçen dezenfektanları kullanabilir; sonrasında mutlaka ellerinizi yıkayarak ek önlem alabilirsiniz.

Evcil Hayvanlar Tehlikede mi?

Evcil hayvanlara da koronavirüs bulaşabileceği ve onları da ciddi derecede hasta edebileceği; hatta evcil hayvan ölümlerinin görülebileceği konusunda da uyaralım. Ancak en azından koronavirüs (ve kedilerde de görülebilen SARS) vakalarında, hayvanlardan insanlara bulaşan bir örneğe rastlanmadı. Buna rağmen, evcil hayvanlara dokunduktan sonra ellerinizi yıkamanızı tavsiye edebiliriz.

Türkiye'de Vaka Var mı?

Ülkemizde henüz doğrulanmış bir 2019-nCoV vakası bulunmuyor.

Hasta Olmak İçin Ne Kadar Virüs Bulaşmalı?

Bu konuyla ilgili henüz net bir çalışma bulunmuyor; ancak ortalamada tek 1 adet MERS-CoV'un fareleri hasta edebildiğini, ortalamada 10 tanesinin ölümcül olmak için yeterli olduğunu biliyoruz. Bu konuda daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Maske Takmalı mıyım?

Maske, 2019-nCoV gibi virüslere karşı normal bir koruma uygulaması değil. Bu yazıda anlattığımız diğer önlemleri aldığınız müddetçe, maske takmanızda bir sakınca yok; ancak maskeler tek başına koruyucu değiller ve N95 gibi respiratörler bile (çoğu durumda olanın aksine, düzgün takıldığını varsaysak bile) virüsü tek başına durduramayabilirler. Bu konuda daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Salgından Çin'deki Yarasa Çorbası Gibi Beslenme Pratikleri mi Sorumlu?

Hayır, henüz bu tarz yüksek isabetlilikte bir köken tahmini yapmamız çok zor. Dahası, Çin'deki beslenme pratikleriyle ilgili internette bolca yanlış bilgi bulunuyor. Canlı hayvan pazarlarında toplum sağlığını olumsuz etkileyen pratikler olduğu doğru; ancak spesifik bir beslenme pratiği ile bu salgını ilişkilendirmek şimdilik mümkün değil. Bu konuda daha kapsamlı bir analizimizi buradan okuyabilirsiniz.

Antibiyotikler Koronavirüsü Tedavi Edebilir mi?

Hayır. Antibiyotikler, canlı (biyotik) varlık formları olan bakterilere karşı geliştirilen ilaçlardır. Koronavirüs (veya influenza) gibi virüsler, cansız (abiyotik) varlık formlarıdır. Virüslerin tedavisinde antiviral ilaçlar kullanılmaktadır ve bunlar, antibiyotiklerden farklı yapıdadır. Buna rağmen antiviral tedaviye ek olarak antibiyotik tedavi de uygulanabilir; fakat bunun amacı virüsleri öldürmek değil, virüslere ek olarak görülen bakteri enfeksiyonlarına (koenfeksiyonlara) müdahale etmektir.

Zatürre Aşısı Olmuştum, 2019-nCoV'a Karşı Korunur muyum?

Hayır. Virüs yeni bir virüs türü olduğu için, var olan zatürre aşıları ne yazık ki bu virüse karşı koruyuculuk sağlamıyor. Virüse özel bir aşı üzerinde çalışılıyor.

Komplo Teorileri Haklı mı?

Bu konulardaki inceleme yazımızı buradan okuyabilirsiniz.

Paniğe Kapılmalı mıyız?

Hayır. 2019-nCoV'un yakın kuzenleri olan SARS ve MERS de küresel endişe yaratmıştı. Her ikisi de 2019-nCoV'dan çok daha yüksek bir öldürücülüğe sahipti. Ancak küresel çabalarla bunları da durdurmayı başardık. Aynı çabalar, çok daha küresel bir boyutta bu salgın için sürdürülüyor. Elbette koronavirüs durdurulamazsa veya yayılmayı sürdürürse daha çok can alacak ve oranlar değişecektir. Benzer şekilde, bir hastalık dolayısıyla hayatınızı yitirip yitirmeyeceğiniz birçok faktöre bağlıdır; bu nedenle genel geçer bir şey söylemek zor.

Sadece istatistiki olarak bakacak olursak, bu yıl grip sebebiyle ölme ihtimaliniz, Wuhan Koronavirüsü nedeniyle ölme ihtimalinizden en az yüzlerce kat fazla. Tıpkı terör saldırısı büyük bir korku unsuru olsa da, bir trafik kazasında ölme ihtimalinizin bir terör saldırısına denk gelme ihtimalinizden en az yüzlerce kat yüksek olması gibi...

Özünde demek istediğimiz şu: Aklı ve mantığı yitirmeden, paniğe kapılmadan, gerekli önlemlerinizi alıp güncel gelişmeleri takip edin. Zaten rasyonel olmayan bir düzeyde korkmanın, paniğe kapılmanın sonuca pozitif bir etkisi yok. İsterseniz panik yapabilirsiniz tabii ki. Salgınlar her zaman ürkütücüdür ve tarihte milyonları öldüren çok sayıda salgın yaşandı (teknik olarak, halen devam eden sezonluk grip de bunlardan birisi). Ancak kıyamet senaryolarına kapılmak sonuca herhangi bir fayda sağlar mı, onu size bırakıyoruz.

Düzeltmeler: Raporun eski bir versiyonunda 7 Şubat 2020 itibariyle Çin haricinde 3 ölü olduğu ve birinin ABD'de olduğu yazılmıştı. Gerçekte olan, Çin'deki bir ABD vatandaşının hayatını kaybetmesi idi. 9 Şubat 2020 itibariyle rapor, bunu yansıtacak şekilde düzenlendi. Çin haricindeki ölü sayısı halen 2 kişi.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 25
  • Tebrikler! 78
  • Bilim Budur! 33
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 8
  • Güldürdü 1
  • İnanılmaz 12
  • Umut Verici! 9
  • Merak Uyandırıcı! 27
  • Üzücü! 5
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 27
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 21/02/2020 04:04:25 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8217

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Yapılması gerekeni bilmek, korkuyu yok eder.”
Rosa Parks
Geri Bildirim Gönder