Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat

Sabun; Koronavirüs Gibi Virüsleri, Bakterileri ve Diğer Mikropları Yok Etmekte Neden Bu Kadar Etkili?

Eğer Sabun Alabiliyorsanız, Virüslere Karşı Antibakteriyel Ürünler Almaya Çalışmayın!

Sabun; Koronavirüs Gibi Virüsleri, Bakterileri ve Diğer Mikropları Yok Etmekte Neden Bu Kadar Etkili? NBC News
11 dakika
67,850
Tıbbi İçerik Uyarısı

Bu içerik tıp ve sağlık ile ilişkilidir. Sadece bilgi amaçlı olarak hazırlanmıştır. Bireysel bir tıbbi tavsiye olarak görülmemelidir. Evrim Ağacı'ndaki hiçbir içerik; profesyonel bir hekim tarafından verilen tıbbi tavsiyelerin, konulan bir teşhisin veya önerilen bir tedavinin yerini alacak biçimde kullanılmamalıdır.

Daha Fazla Bilgi Al
Podcast
14:41
Türker Yılmaz
Seslendiren
18
  • İndir
  • Dış Sitelerde Paylaş
Tüm Reklamları Kapat

Sabunların neden bu kadar etkili bir temizlik aracı olduğunu, daha önceki keyifli bir baba-kız sohbeti yazımızda anlatmıştık. Ancak bu yazımızda, Avustralya'daki New South Wales Üniversitesi'nde kimya profesörü olan Palli Thordarson'ın oldukça net ve anlaşılır açıklaması üzerinden konuyu detaylandırmak istiyoruz.

Öncelikle, virüs dediğimiz şeyin ne olduğunu hatırlayarak başlayalım: Bir virüs, birçok ufak parçanın kendi kendine organizasyon yoluyla bir araya gelmesiyle oluşan, cansız bir yapıdır. Bu parçalar bütününün en zayıf halkası, biyolojik organizmaların da dış zırhını oluşturan yağlı zırhtır.

Sabunun yaptığı, bu yağlı zarı çözerek virüsün darmadağın olmasıdır. Genellikle buna "virüsün ölmesi" dense de virüsler cansız varlıklar oldukları için gerçekte "ölmezler"; sadece "dağılırlar" veya "inaktif hale gelirler". Virüsler, bulaştıkları konakların dışında sadece birkaç saat ila birkaç gün boyunca varlıklarını sürdürebilirler; sonrasında kendiliğinden, tıpkı sabunun yaptığı gibi, dağılırlar.

Tüm Reklamları Kapat

Dezenfektanlar veya evlerinizde kendinizin de yapabileceği alkol içerikli sıvılar, bezler veya kremler (ve tabii ki sabun) hep benzer etkilere sahip kimyasallardır. Ancak bu dezenfektanlar, virüsler söz konusu olduğunda sabunun kendisi kadar etkili bir "öldürücü" değildir. Bu ürünler içinde bulunan alkol ve sabun haricindeki "antibakteriyel ajanlar" virüsün yapısına hiçbir etkisi olmayan kimyasal maddelerdir. Virüsler bakteri olmadıkları için, antibakteriyel (bakteri-öldürücü) kimyasallar da bunlara işlememektedir.

Buna bağlı olarak, virüsler açısından düşünülecek olursa birçok antibakteriyel ürün, pahalı bir sabundan fazlası değildir. Virüsleri yok etmek için sabun en iyisidir; ancak eğer sabuna erişiminiz yoksa veya ellerinizi yıkayacak durumda değilseniz alkollü bezler ve sıvılar da hiç yoktan iyidir.

Fox40

Sabunu Bu Kadar İyi Yapan Şey Ne?

Eğer sabunun neden bu kadar iyi bir öldürücü ve arındırıcı olduğunu merak ediyorsanız, bir miktar supramoleküler kimya, nanobilim ve viroloji öğrenmemiz gerekecek. Gelin bunu terimlerde çok fazla boğulmadan, herkesin anlayabileceği şekilde yapalım.

Virüsler gerçekten etkileyici yapılardır; çünkü nanobilim ile supramoleküler kimyanın buluştuğu noktadan "doğan" varlıklar olarak görülebilirler. Birçok virüsün 3 ana yapıtaşı vardır: RNA, protein ve yağlar.

Tüm Reklamları Kapat

  • RNA, tıpkı DNA gibi bir genetik malzemedir.
  • Proteinlerin birden fazla görevi vardır: hedef hücrenin içine sızmayı sağlamak, virüs replikasyonunu (çoğalmasını) sağlamak ve basitçe, virüsün yapısını oluşturan bir "tuğla" görevi görmek.
  • Yağlar (lipitler) ise virüs etrafında bir zırh oluştururlar ve virüsü dış faktörlere karşı koruyup, yayılmasına ve hücre enfeksiyonuna katkı sağlarlar.

RNA, proteinler ve yağlar kendi kendilerine organize olarak virüsü oluştururlar. Burada kritik olan nokta şudur: Bir virüsün yapısında güçlü kovalent bağlar bulunmamaktadır. Dolayısıyla virüsün parçalarını bir arada tutan, parçalaması zor kimyasal bağlara rastlamayız. Bunun yerine virüslerin parçaları, kendi kendilerine organize olurken zayıf ve "kovalent-olmayan" bağlarlar birbirlerine bağlanırlar. Bunu bir nevi cırt-cırt gibi düşünebilirsiniz. Parçalaması zordur; ama imkansız değildir.

Sabunlu suyun mikrop öldürücülüğünü gösteren bir görsel
Sabunlu suyun mikrop öldürücülüğünü gösteren bir görsel

Virüsler Nasıl Çoğalır?

Birçok virüs (buna koronavirüs de dahil) 50-200 nanometre büyüklüğe sahiptir. Dolayısıyla bunlar, gerçek birer nanoparçacıktırlar. Nanoparçacıklar, üzerlerinde bulundukları yüzey ile karmaşık fiziksel ve kimyasal etkileşimlere geçerler. Bu, virüsler için de böyledir: Derimiz, çelik, odun, kumaş, boya ve porselen gibi farklı yüzeylerde virüsler farklı şekillerde davranırlar; çünkü bunlar bambaşka yüzeylerdir.

Bir virüs bir hücreyi enfekte ettiğinde, RNA isimli genetik malzemesi o hücrenin biyokimyasal yolaklarını ele geçirerek kendi RNA'sını kopyalamaya zorlar; adeta bir bilgisayar virüsü gibi! Bu RNA'da, virüsün parçalarına (örneğin proteinlerine) dair bilgiler vardır. Bu RNA parçaları kopyalanıp hücre tarafından okundukça, virüsün ihtiyaç duyduğu proteinler de büyük bir hızla ve miktarda üretilir.

Bu aşırı miktarda üretilen proteinler, hücre içinde halihazırda bulunan yağlarla kendi kendilerine birleşerek sayısız yeni virüsü oluştururlar. Yani virüsler kendilerinin "fotokopisini" çekmezler; parçalarından abartılı miktarlarda üretirler ve bunlar kendi kendine organizasyon sürecinden geçerek yeni virüsleri oluştururlar.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

NatGeo

Virüsler Nasıl Bulaşır?

Hücre içinde hızla biriken bu virüslerden ötürü hücre giderek şişmeye başlar ve nihayetinde ölür veya patlar. Bu sayede yeni üretilen virüsler etrafa saçılır ve daha fazla sayıda hücreye bulaşabilirler. Eğer bu virüsler şans eseri akciğerlerdeyse (veya akciğerlere ulaşabilirlerse), buradaki mukus tabakası içinde çoğalmaya devam ederler.

Öksürdüğünüzde veya hapşırdığınızda, akciğerlerinizde bulunan mukus, ufak damlacıklar halinde 10 metreye kadar etrafa fırlayabilir. Bu damlacıklardan daha iri olanları, koronavirüs gibi virüslerin asıl taşıyıcısıdırlar ve bunlar, çoğu zaman 2 metre kadar bir mesafeye öksürük veya hapşırık sayesinde fırlayabilirler. İşte bu nedenle öksürürken veya hapşırırken ağzınızı ve burnunuzu kapatmanız, hastalığı saçmamak adına büyük öneme sahiptir.

Bu ufak damlacıklar çoğu zaman çeşitli yüzeylere ulaşırlar ve kısa sürede kuruyarak dağılırlar. Ama damlacıkların taşıdığı virüslerin kendileri halen aktiftir! İşte bu noktada, supramoleküler kimya devreye girer ve kendi kendine organize olmuş nanoparçacıkların (örneğin virüslerin) etraflarıyla nasıl etkileştiklerini anlamak gerekir.

GEN

Supramoleküler Kimya ve Nanoparçacıklar

Supramoleküler kimya, birden fazla veya çok sayıda molekülden oluşan kimyasal sistemlerin yapılarını inceleyen kimya dalıdır. Bu noktada, supamoleküler kimya araştırmalarındaki önemli bir bulgudan söz etmek gerekir: Benzer moleküller, kendilerinden daha farklı olan moleküllerle genellikle daha güçlü bir şekilde etkileşirler.

Bu nedenle tahta, kumaş ve tabii ki deriniz, virüslerle çok daha güçlü bir şekilde etkileşir. Ama çelik, porselen ve teflon gibi bazı plastikler ile o kadar güçlü etkileşemez. Tabii ki yüzey özellikleri de önemlidir: Bir yüzey ne kadar pürüzsüz ise, virüs de o yüzeye o kadar zor tutunacaktır. Daha girintili çıkıntılı yüzeyler, virüse tutunabileceği bir alan sağlar.

Peki virüslerin bu yüzeylerdeki davranışı neden bu kadar farklıdır? Virüs, hidrojen bağı adı verilen ve su moleküllerinde de bulunan bir kimyasal bağ ve bu bağa ek olarak hidrofilik (su-seven) veya yağ-benzeri dediğimiz kimyasal etkileşimlerle bir arada tutulur. Örneğin kumaşların veya tahtanın yüzeyleri çok sayıda hidrojen bağı kurabilmeye açıktır. Öte yandan çelik, porselen veya teflon virüs ile o kadar fazla sayıda hidrojen bağı kuramaz. Bu nedenle de virüs bu yüzeylere tutunamaz. Ama şu iyi anlaşılmalı: Virüs, iyi tutunamadığı yüzeylerde de stabil bir şekilde kalabilir; ancak çelik ve teflon gibi yüzeylerde, odun ve kumaş gibi yüzeylerde olduğu kadar uzun süre aktif kalamaz.

Tüm Reklamları Kapat

Joseph

Peki bu durumda ne tür sürelerden söz ediyoruz? Virüsler ne kadar aktif kalabiliyor? Bu sorunun çok net bir cevabı yok. SARS-CoV-2 virüsünün birkaç saat ila 1-2 gün kadar aktif kalabildiği düşünülüyor. Çözünmeye neden olan nem, parçalanmaya neden olan mor ötesi ışınlar (güneş ışınları) ve moleküler hareketlere neden olan ısı, virüsü daha stabil yapan unsurlar arasındadır.

Ama şunu söylemek çok zor değil: Deriniz, bir virüsün varlığını sürdürebileceği en ideal ortamlardan birisidir! Organik yapılıdır ve deri yüzeyinizdeki ölü hücrelerde bulunan proteinler ve yağ asitleri, hidrojen bağları ve "yağ-benzeri" hidrofilik etkileşimler için biçilmiş kaftandır! Dolayısıyla bir çelik üzerinde bir virüs varsa ve siz bu çeliğe dokunacak olursanız, virüs derinize yapışacak ve çelikten kurtulacaktır.

Dikkat edin: Henüz enfekte olmuş değilsiniz; ancak eğer yüzünüze dokunacak olursanız, virüs de elinizden yüzünüze geçer. İşte bu, virüsün solunum yollarınıza tehlikeli miktarda yaklaşması demektir. Burun ve ağzınız içindeki mukus tabakasına ulaşması halinde, virüs, sisteminize ulaşmış olur ve artık hızla bölünebilir. İşte artık enfekte olmuşsunuz demektir. Eğer savunma sisteminiz yeterince güçlüyse, ilk bulaşma anında bu yabancı parça yok edilebilir. Yoksa... Geçmiş olsun.

Tüm Reklamları Kapat

Sabun Ne Kadar Etkili? Neden Sabun Kullanmalıyız?

Ne yazık ki yapılan incelemeler, ortalama bir insanın her 2-5 dakikada en az 1 defa yüzlerine dokunduklarını gösteriyor. Dolayısıyla eğer virüs elinize ulaşacak olursa, yüzünüze ve solunum yollarınıza ulaşması işten bile değil.

Peki, dümdüz suyla ellerimizi yıkamayı seçtik diyelim ki. Şanslıysanız, çalışacaktır! Ancak su, kimyasal olarak sadece deri ile virüs arasındaki hidrojen bağları ile rekabete girer. Virüs, oldukça "yapışkan" bir yapıdır ve dolayısıyla su moleküllerine boyun eğmeyebilir. Bu nedenle sadece su yeterli değildir. Çünkü amaç, virüsü tutunduğu yüzeyden söküp atmaktır.

Sabunlu su, işte burada devreye girer; çünkü kimyasal yapısı tamamen farklıdır. Sabun içinde amfilifiller adı verilen yağ-benzeri yapılar vardır. Bunlar, yapısal olarak virüsün zırhındaki yağlara çok benzerdir. İşte bu sabun molekülleri, virüsün tutunduğu yüzeyi geçtik, virüsün doğrudan zırhındaki yapılar arasındaki bağlarla rekabete girer!

Sabun molekülleri aynı zamanda diğer kovalent olmayan bağlarla da güçlü bir rekabete girer. Hatırlayın, bu bağlar virüsün proteinlerinin, RNA'sının ve yağlarının birbirine tutunabilmesini sağlayan bağlardır. Sabun, virüsün yapıtaşlarını birbirine bağlayan yapıştırıcıyı efektif olarak sökmeye yarar. İşte buna bir de suyu eklediğinizi hayal edin: Harika bir sökücü ve çözücü!

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Dahiler Sınıfı (Herhangi 2 Kitap)

Bunlar, her biri kendi yöntemiyle; kelimeleriyle, icatlarıyla, seçimleriyle ve hatta kaderleriyle dünyayı değiştirmiş kadınların ve erkeklerin hayat hikâyeleri; şaşkınlık ve hayranlık duymanızı sağlayacak, hayal gücü ve merak duygunuzu harekete geçirecek büyüleyici hikâyeler. Dâhiler Sınıfı serisi bu özel insanları çocuklarla (9 yaş ve üstü) tanıştırmak üzere tasarlandı. İlk olarak yayımlandığı İtalya’da büyük övgü toplayan ve ardından pek çok dile çevrilen Dâhiler Sınıfı, minik ebadı, renkli illüstrasyonları, bilgiyi heyecan ve macerayla birleştiren anlatımıyla çocukların kolay okuyacağı, zor unutacağı, onlara öğrendiklerinden daha da fazlasını merak ettirecek bir seri.

Bilgiler ve Uyarılar:

  1. Bu ürün sipariş alındıktan 1-3 gün içinde postalanacaktır.
  2. Lütfen sipariş vermeden önce iade ve ürün değişikliği ile ilgili bilgilendirmemizi okuyunuz.
  3. Bu kampanya, Domingo Yayınevi tarafından Evrim Ağacı okurlarına sunulan fırsatlardan birisidir.
Devamını Göster
₺200.00
Dahiler Sınıfı  (Herhangi 2 Kitap)
  • Dış Sitelerde Paylaş

Sabun, aynı zamanda virüsün deriye tutunmasını sağlayan kimyasal bağlarla da rekabete girer. Bunca rekabet etkisi altında kalan virüs, nihayetinde yüzeyden kopar ve dağılır. Virüsten kurtuldunuz, tebrikler!

Neden Ovalamalısınız?

Derimiz oldukça girintili çıkıntılı bir yapıya sahip ve bu nedenle sadece sabunlu suyu deri üzerinden akıtmak yeterli olmayabilir. Derinizi iyice ovalamak, her türlü girinti-çıkıntıya sabunlu suyun erişmesini ve buralarda saklanabilen virüslerden kurtulmanızı sağlar.

Alkol-Bazlı Ürünler Neden İşe Yarıyor?

"Dezenfektan" veya "antibakteriyel" ismi altında satılan alkol-bazlı ürünlerin hemen hepsinde yüksek oranda alkol bulunur (genellikle %60-80 arasında). Geri kalanı ise kimi zaman bir miktar izopropanol, çoğu ise su ve birazcık sabundur.

Etanol ve diğer alkoller virüsün malzemesiyle hidrojen bağları kurmakla kalmaz; ama aynı zamanda bir çözücü olarak görev alırlar. Alkol, sudan daha lipofiliktir; yani yağlara tutunmaya daha meyillidir. Bu nedenle alkol, virüs içindeki yağlı zırhı çözer ve virüsün diğer supramoleküler etkileşimlerini de bozar.

Ancak bunun sağlanabilmesi için yüksek alkol oranına ihtiyacınız vardır; çoğu durumda %60'ın üzerinde bir oran gerekir. Votka ve viski gibi alkollü içeceklerde çoğu zaman %40 civarında etanol bulunur; bu nedenle virüsü çözmek açısından çok faydalı değillerdir.

Tüm antibakteriyel ürünlerde virüsten kurtulmanıza yardımcı olacak alkol ve bir miktar sabun bulunur; ancak aynı zamanda bakterileri de öldürmeyi sağlayan triklosan gibi ek kimyasallar da vardır. Bu ek kimyasalların virüsler üzerinde hiçbir etkisi yoktur.

Sıkça Sorulan Sorular

Şimdi, tüm bu konularla ilgili sıkça sorulan bazı sorulara bakış atalım:

Hangi Sabunu Almak Gerekir?

Sabun, sabundur! Güvenilir bir markanın sabun ürünleri yeterli olacaktır. Sıvı sabunlar ile kalıp sabunlar arasında bir fark yoktur; ikisini de alabilirsiniz. Ürünler arasındaki fiyat farklarına çok aldanmayın: İki şehir arasında lüks bir arabayla da seyahat edebilirsiniz, külüstür bir arabayla da; ancak eğer ki hız sınırına uyuyorsanız, her iki araçla da iki şehir arasındaki mesafeyi aynı sürede kat edersiniz. Sabunlar için de durum budur: %90 pazarlama, %10 gerçek farklar...

Deterjan da Sabun Yerine Geçer mi?

İnsanlar için sabun ve deterjan farklı ürünler gibi gelse de (ve oldukça farklı gözükseler de), kimyasal açıdan bu ikisi birbirine çok benzerdir. Önemli olan, her ikisi içinde de bulunan amfifillerdir (yani bir ucu suyu seven, diğer ucu sudan uzak duran kimyasallar). Deterjan da, sabun da kirleri benzer şekilde söker. Dolayısıyla her ikisi de aynı görevi görecektir.

Ancak... Deterjanlar, makinalar içinde çalışabilmeleri için üretilmiş kimyasallardır. Amaçları, genellikle çelik veya diğer metallerden üretilen cisimleri yıkamaktır. Bu nedenle içlerinde sert kimyasallar bulunabilir ve bu da derinizi tahriş edebilir. Mümkün olduğunca sabunu tercih etmek daha mantıklı olacaktır.

Tüm Reklamları Kapat

Kolonya Virüsleri Öldürmek Konusunda İşe Yarar mı?

Alkol oranı %60'ın üzerinde olduğu sürece (ki kolonyalarda genelde %80 oluyor) evet, öldürür. Ancak kolonya, suyun aksine vücudumuzdan "akarak" gitmez, "buharlaşarak" gider. Dolayısıyla ölü virüs parçaları halen derinizde kalır. Bu nedenle sabunlu su daha tercih edilir bir yöntemdir.

SLHN

Sonuç

Sonuç olarak, virüsler yağlı birer nanoparçacıktır. Yüzeylerde saatler boyu aktif kalabilirler ve bu yüzeylere dokunmanız halinde derinize geçerler. Sonrasında yüzünüze dokunduğunuzda, solunum yollarınıza ulaşırlar ve sizi enfekte etmiş olurlar.

Su, bu virüslerden kurtulmak için tek başına etkili bir yöntem değildir. Alkol bazlı ürünler, saf sudan daha iyi çalışır. Ancak hiçbir şey sabun kadar iyi değildir: Sabun sayesinde sadece virüsleri çözmekle kalmazsınız; aynı zamanda sabunlu su sayesinde bu virüsler vücudunuzdan uzaklaştırılmış olur. Alkollü dezenfektanlarda ise genellikle inaktif virüsler vücudunuzda kalmayı sürdürür (eğer dezenfektan sonrasında suyla yıkama yaparsanız bundan kurtulabilirsiniz).

Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
79
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

İçerikle İlgili Sorular
Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 67
  • Muhteşem! 26
  • Bilim Budur! 21
  • Umut Verici! 15
  • Merak Uyandırıcı! 15
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 10
  • İnanılmaz 4
  • Grrr... *@$# 2
  • Güldürdü 0
  • Üzücü! 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Türev İçerik Kaynağı: Twitter | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 23/06/2024 08:53:21 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8327

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Çevre
Evrim Tarihi
Diş Hekimi
2019-Ncov
İklim
Karar
Modern
Diş Hekimliği
Nükleer
Cinsel Seçilim
Tohum
Kök Hücre
Damar
Sinirbilim
Hava
Kuantum
Gıda
Roma
Radyoaktif
Tutarlılık
Kadın Doğum
Koaservat
Antropoloji
Safsata
Mars
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
P. Thordanson, et al. Sabun; Koronavirüs Gibi Virüsleri, Bakterileri ve Diğer Mikropları Yok Etmekte Neden Bu Kadar Etkili?. (10 Mart 2020). Alındığı Tarih: 23 Haziran 2024. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/8327
Thordanson, P., Bakırcı, Ç. M. (2020, March 10). Sabun; Koronavirüs Gibi Virüsleri, Bakterileri ve Diğer Mikropları Yok Etmekte Neden Bu Kadar Etkili?. Evrim Ağacı. Retrieved June 23, 2024. from https://evrimagaci.org/s/8327
P. Thordanson, et al. “Sabun; Koronavirüs Gibi Virüsleri, Bakterileri ve Diğer Mikropları Yok Etmekte Neden Bu Kadar Etkili?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 10 Mar. 2020, https://evrimagaci.org/s/8327.
Thordanson, Palli. Bakırcı, Çağrı Mert. “Sabun; Koronavirüs Gibi Virüsleri, Bakterileri ve Diğer Mikropları Yok Etmekte Neden Bu Kadar Etkili?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, March 10, 2020. https://evrimagaci.org/s/8327.
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close