Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
151.9K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 1 gün önce Sen de Cevap Ver

Merhaba

Bilimsel metinlerde içerik kadar, içeriğin nasıl yapılandırıldığı da önemlidir. Bir metnin kavramsal yoğunluğu, cümle yapısı ve dilsel düzeni; yalnızca anlatım biçimini değil, aynı zamanda hedef kitlesini ve akademik düzeyini de belirler. Bu bölümde ele alınan konu, hem kuramsal arka planı hem de analitik yaklaşımı gerektirmesi bakımından sistemli bir çerçevede değerlendirilmektedir. Metnin dili, terminolojik hassasiyet ile anlaşıla bilirlik arasında bir denge kurmayı amaçlamakta; böylece hem bilimsel tutarlılığı hem de kavramsal açıklığı korumayı hedeflemektedir.[1]

Karakter Sayısı: 2373

Metindeki toplam harf, rakam ve noktalama işaretlerinin sayısıdır (boşluklar dahil).Metnin fiziksel uzunluğunu gösterir. Kısa bir akademik metin ya da blog yazısı boyutunda.

Hece Sayısı: 860 Metindeki toplam hece sayısıdır. Okunabilirlik hesaplamalarında kullanılırHece sayısı arttıkça metin genelde daha zorlaşır.

Kelime Sayısı: 332Toplam kelime adedi. Oldukça kısa,orta uzunlukta bir metin. Bir makalenin giriş kısmı uzunluğunda.

Cümle Sayısı: 24 .Toplam cümle adedi. Bu veri, okunabilirlik hesaplamasında kullanılır.

Paragraf Sayısı: 13.Metin 13 paragraf halinde yazılmış. Paragraflar kısa tutulmuş bu iyi bir şey.Okuyucu için sindirilebilir bir yapı.

Ateşman Skoru: 58.65 (Orta) Türkçe için geliştirilmiş bir okunabilirlik ölçüsüdür. Cümle uzunluğu ve hece sayısına göre hesaplanır.58.65 = Orta zorluk. Akademik ama boğucu değil Lise son,üniversite düzeyi için uygun. Ne çok sade ne çok teknik.

YOD Skoru: 15.07 (Lisans) Metnin eğitim düzeyine karşılık gelen tahmini okuma seviyesi.15 civarı lisans düzeyi. Metin, üniversite öğrencisi seviyesinde anlaşılabilir. Tez için uygun bantta.

Okuma Süresi: 1 dk 23 sn. Ortalama bir okuyucunun sessiz okuma süresi. Bu da metnin kısa olduğunu gösterir.

Konuşma Süresi: 2 dk. 4 sn. Metni normal hızda sesli okursan yaklaşık bu kadar sürer. Sunum için iyi bir ölçü.

Hikayeli Konuşma Süresi: 2 dk 48 sn. Daha yavaş, vurgu yaparak anlatırsan bu kadar sürer. Yani metin sunum için 3 dakikalık bir içerik.

El Yazım Süresi: 17 dk 34 sn. Metni elle yazarsan tahmini süre. Akademik olarak bir önemi yok ama uzunluk hakkında fikir verir.

Kullanılan Görsel Sayısı: 0 Metinde hiç görsel yok. Akademik metin için normal. Popüler yazı için biraz eksik olabilir.

Tavsiye Edilen Görsel Sayısı: 1.Sistem, metnin daha iyi anlaşılması için 1 görsel öneriyor. Özellikle bilimsel içerikte bir şema ya da grafik iyi olurdu demek.

Ortalama Cümle Uzunluğu (Kelime): 13 Her cümlede ortalama 13 kelime var. Bu çok iyi bir denge.Akademik metinlerde ideal aralık 12–18’dir.Seninki kontrollü.

Ortalama Cümle Uzunluğu (Karakter): 98 Her cümle ortalama 98 karakter. bu da orta uzunluk demek. Ne paragraf gibi cümle kurmuşsun ne de tek kelimelik ifadeler.

En Kısa Cümle: 1 kelime muhtemelen “Evet.” ya da benzeri bir vurgu cümlesi var. Bu tür kısa cümleler ritim kazandırır.

En Uzun Cümle: 22 kelime Bu makul. 30+ kelimelik cümleler zorlayıcı olurdu.

Ortalama Kelime Uzunluğu: 6 harf. Bu biraz akademik dile işaret eder. Günlük konuşmada 4,5 harf ortalamadır. Yani kavram kullanmışsın ama aşırı teknik değil.

Kelime Sayısı (Yayıncı): 339 Farklı sistemin hesapladığı kelime sayısı. Noktalama farkı yüzünden küçük sapma olabilir. Normal.

Eşsiz Kelime Sayısı: 240.Toplam 332 kelimenin 240’ı farklı. Bu yüksek kelime çeşitliliği demek. Tekrar yok. Akademik derinlik varama çok yüksek olursa akıcılık düşebilir. Seninki dengeli.

Boşluksuz Karakter Sayısı: 2034 Boşluklar çıkarıldığında kalan karakter sayısı. Teknik bir veri.

Sayfa Sayısı: 1 .Standart formatta yaklaşık 1 sayfa.

Sonuç olarak Orta zorlukta., lisans seviyesinde, cümle uzunluğu dengeli,kelime çeşitliliği yüksek. Akademik ama aşırı ağır değil. Önemli olan metnin yazılma amacı bence. Umarım açıklaya bilmişimdir.

Kaynaklar

  1. Hatice Kutbay. (). Kendi Fikrim. Bir Akademik Yazı Nasıl Yazılır Aldığım Eğitime Dayalı..
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gonca Çelik
Gonca Çelik
166.9K UP
Yazar 11 Haziran 2019 10 dk.

Escherichia coli (yazıda E. coli olarak kısaltılacaktır) ilk olarak 1885’te Dr. Theodor Escherich tarafından sıcakkanlı organizmaların sindirim sisteminde fekal kontaminasyonun indikatörü olarak tespit edilmiştir. Fekal kontaminasyon, gıda bilimi ve teknolojisinde ham maddenin veya son ürünün dışkı ile kirlenmesi demektir. Buradaki ham madde ve ürün süt ve yoğurt gibi besinler olabilir. E. coli’nin indikatör olarak kullanılmasının sebebi, kendisinin de dışkı kaynaklı bir mikroorganizma olmasıdır. Dolayısıyla bir gıdada, ham madde veya bir gıda araç-gerecinde E.coli’ye rastlanılması durumunda, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak buralara dışkının bulaştığını anlarız.

Bir bakteriyi fekal indikatör olarak seçebilmemiz için kendisinin diğer bakterilere göre bazı farklı özelliklere sahip olması gerekmektedir. Öncelikle bağırsak kökenli olmalıdır. Dışkıdan izole edilebilmelidir, çevresel koşullara karşı dayanıklı olmalıdır ve gıdalarda çok düşük düzeylerde bulunsalar bile tespit edilebilir olmalıdırlar. 

57
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 15 Temmuz 2018 10 dk.

Bilime ve bilimsel gerçeklere karşı kuşku uyandırmaya çalışan kişilerin en sık gündeme getirdikleri konulardan birisi, bilimin sıklıkla kendini yenilediği, bundan birkaç sene önce "doğru" dediğine şimdi "yanlış" diyebilmesi, yani zaman içinde güncellenmesidir. Bu şekilde sürekli değişen ve kendini yenileyen bilime güvenebilir miyiz? Şu anda "doğru" kabul ettiğimiz şeylerin, bundan birkaç on sene sonra "yanlış" olmadığını nereden bilebiliriz?

İlk olarak şunu net olarak söyleyerek başlayalım: Evet, bilime güvenebiliriz! Hatta öyle ki, bilime güvenme nedenlerimizin başlıcası, bilimin kendini yeniliyor ve güncelliyor olmasıdır. Bir diğer deyişle, tam da bu "yenilenme" özelliği nedeniyle bilime güvenmeliyiz. İzah edelim:

183
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Kubilay Yıldız
Kubilay Yıldız
20.1K UP
İnceleyen10 9 saat önce
2800 yıllık bu destanı okurken zaman zaman yeryüzünde en yiğit savaşçıların kanlı düellolarına zaman zaman da Olympos'taki tanrıların arasında yaşanan entrikalara şahit oluyoruz. Bazense tanrıların doğrudan savaş meydanına inişini görüyoruz.

Bu uzun savaşın yaklaşık 52 günlük kesiti, aynı tarafta savaşan kralların çıkar çatışmaları çevresinde güç dengelerinin değişimini gözler önüne seriyor.

Aşil'in intikamını ve Hektor'un trajedisini okurken savaşın sebep olduğu o azılı öfke ve merhamet arasındaki gelgitleri karakterlerle birlikte yaşıyoruz.

Destanın son bölümünde bahsi geçen Niobe, Manisa'da yaşayan biri olarak eserle kurduğum bağa farklı bir anlam kattı.

Eserin şiirselliği koruyan çevirisi ve Azra Erhat'ın çok kapsamlı ön sözü de takdiri hak ediyor.
Kitap
10.0/10
(12 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi CCXIX (219) - Eski Yunanca Aslından Çevirenler: Azra Erhat - A. Kadir
Yazar: Homeros
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Çeviren 1 Mayıs 2021 2 dk.

Bitkiler, topraktaki besinleri kökleri yardımıyla emer. Bu sırada toprağa bazı maddeleri salgıladıkları gerçeği, genelde daha az bilinir. Güncel çalışmaların sonuçları, bu salgıların bitkilerin hayatını çok daha kolaylaştırdığını açıkça göstermektedir.

Araştırmacılar, verimliliklerinde önemli ölçüde farklılık gösteren birkaç mısır çeşidi üzerinde çalıştılar. Bunun sebebini araştırırken, flavon sentaz 2 adlı bir enzimle karşılaştılar. Bonn Üniversitesi'nde Ekin Bilimi ve Kaynak Koruma Enstitüsü'nden (INRES), Dr. Peng Yu, şöyle açıklıyor:

15
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 2 gün önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Alper Kaan Selçukoğlu
Yazar 15 Kasım 2024 33 dk.

Gezegenimizin her köşesinde uzanan yollar, insan yapımı en yaygın altyapı unsurlarından biridir. Bu yollar yalnızca toprağı kaplamakla kalmaz; nehirlerin ekosistemini bozar, atmosferi kirletir, ormanları baskılar ve doğal yaşam alanlarında kalıcı etkiler bırakır. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri'nde yollar, ülkenin yalnızca %1'ini kaplamaktadır. Ancak bu yolların yol açtığı gürültü, hava kirliliği ve habitat parçalanması gibi ekolojik etkiler ülke genelinin %20'sini kapsayacak şekilde yayılmaktadır.[1]

Yol altyapısının çevresel etkileri yalnızca ekosistem sınırlarını aşmakla kalmaz; aynı zamanda taşımacılık sektörünü, iklim değişikliğine en büyük katkı sağlayan alanlardan biri haline getirir.[2] Yol ağlarının genişlemesinin kontrol altına alınması hem iklim değişikliğinin yavaşlatılması hem de biyolojik çeşitliliğin korunması için kritik bir öneme sahiptir. Bu doğrultuda, 2050 yılına kadar dünya çapında 40 milyon kilometre yeni yol inşasının planlandığı göz önüne alındığında, ekosistemler üzerinde daha fazla bozulma ve "ekolojik yaranın" oluşması öngörülmektedir.[3]

36
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Burak Albayrak
Burak Albayrak
356.0K UP
Ekleyen 11 Kasım 2022 26 dk.

Eski adıyla Hipokondriyazis olarak bilinen, Hastalık Kaygısı Bozukluğu, teşhis edilmemiş ciddi bir tıbbi duruma sahip olma veya bu durumu geliştirme konusunda aşırı endişe duyma ile karakterize psikiyatrik bir bozukluktur. Hastalık Kaygısı Bozukluğu olan kişiler, günlük yaşamlarını olumsuz yönde etkileyen ciddi bir tıbbi hastalığa yakalanma konusunda sürekli kaygı ya da korku yaşarlar. Bu korku normal fizik muayene ve laboratuvar test sonuçlarına rağmen devam eder.

Hastalık Kaygısı Bozukluğu olan kişiler, normal bedensel duyumlara (sindirim veya terleme işlevleri gibi) aşırı derecede dikkat ederler ve bu duyumları ciddi hastalığın göstergeleri olarak yanlış yorumlarlar. Hastalık Kaygısı Bozukluğu'nun kesin etiyolojisi büyük ölçüde bilinmemektedir. Bununla birlikte, bozukluğun gelişiminde birden fazla risk faktörü rol oynamaktadır. Hastalık Kaygısı Bozukluğu tipik olarak kronik bir durumdur. Tedavi seçenekleri arasında ilaçlar ve psikoterapi bulunur.

54
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
174.0K UP
Uyarlayan 2 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hero Hero
İnceleyen1 5 gün önce
Kuzeyin ömrünü setlerini almaya harcadığı mid ass seri
Dizi
1.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Yönetmen: Rich Johnson
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Erdi Altınyay
Erdi Altınyay
32.2K UP
Yazar 5 Ocak 2013 1 dk.

Beyniniz, uyku halinde dahi 20 Wattlık bir ampul ile eşit güç tüketmektedir. Bir nevi, kafamızın üzerinde yanan ampül karikatürü isabetli bir çizim oluyor diyebiliriz!

Beyin, vücudumuzun sadece %2'sini kaplayan bir kütle olmasına rağmen, tüm vücudumuzdan üretilen enerjinin %20-25'ini tek başına tüketir.

27
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Ece Müker
Ece Müker
598.5K UP
Eseri Ekleyen 3 gün önce Film
Puan Ver
Yönetmen: Buğra Kekik
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 4 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
Altay Kenger
Seslendiren 27 Mart 2022 9:47
Önceden "fiziksel hasar" olarak adlandırılan "travma" terimi, tıp bilimi çerçevesinde ortaya çıktı ve artık hem popüler hem de bilimsel tartışmalarda,...
70
Çağrı Mert Bakırcı
Analist 2 Mayıs 2016 6 dk.

Le Chatelier İlkesi, denge halindeki ortamlar için geçerlidir. Eğer ortamda denge yoksa veya denge haline ulaşmak mümkün değilse bu ilke geçerli değildir. Yaşam, denge halinde olmayan şartlarda başlamıştır. Dahası, en basitinden, hücrelerimizin en az %60'ı sudur; ancak buna rağmen, proteinler bu ortamda bile normal şekilde sentezlenebilmektedir.

Evrim karşıtları, lisede ve hatta kimi zaman orta okulda öğretilen "Le Chatelier İlkesi"nin, alanlarında çığır açan kimya profesörleri ve biyologlar tarafından bilinmediği varsayarak, aralıklarla bu ilkenin abiyogenezin imkansız olduğunu gösterdiğini ve bu ilkenin, yaşamın suda kendiliğinden başlaması önünde büyük bir engel olduğunu iddia etmektedirler.

25
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
24 Nisan
Her şeye Pascal Kumarı'yla yaklaşmayı pek iyi biliyoruz. Asıl deprem gibi emsali tekrar tekrar yaşanmış, mekanizması çok iyi bilinen, tekerrür dinamikleri gayet iyi anlaşılan felaketlere "Pascal Kumarı" ile yaklaşmak gerekir.

Yani bütün bariz bilimsel veriler bir yana:

1. Beklenen Büyük İstanbul Depremi (7.2+ ve 6.2+ artçı) bir sebeple yaşanmayacaksa da biz yaşanacakmış gibi hazırlık yaparsak, en kötü ihtimalle dayanıklı binalarımız, daha iyi planlanmış bir megapolümüz, bilinçli insanlarımız olur.

2. Beklenen Büyük İstanbul Depremi beklendiği gibi yaşanacaksa da biz yaşanmayacakmış gibi davranırsak, en kötü ihtimalle Türkiye diye bir şey kalmaz.

Eğer ki "o taraf" vs. "bu taraf" konusunda kesin bir yargıya varamıyorsanız, hangisini tercih etmeliyiz? Siz söyleyin...

Her türlü: Geçmiş olsun İstanbul.

Keşke bu son "geçmiş olsun"umuz olacak olsaydı, ama değil.

Hazırlan!

Bekâmız buna bağlıymış gibi hazırlan!







762 görüntülenme
74
5 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
6
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 5 gün önce 4 dk.

3D yazıcı, bilgisayar ortamında oluşturulan tasarım dosyalarını alıp elle tutulur gerçek nesnelere çeviren bir tür makinedir. Çok çeşitli tipleri bulunsa da günümüzde en yaygın olarak kullanılanı Fused Deposition Modeling (FDM) tipi yazıcıdır. Bu tür yazıcılar basit bir şekilde, verilen plastik materyali alır ve sıcak bir uçta eriterek arzu ettiğiniz nesneyi katman katman yazarak bir bütün haline getirir. Bu yazıda yazıcılardan bahsederken FDM tipi olanları kast ediyor olacağız.

Öncelikle yapılması gereken, elde bir tasarım dosyasının bulunmasıdır. Bunu SolidWorks gibi CAD programları kullanarak kendiniz tasarlayabileceğiniz gibi, 3D tarayıcı kullanarak bir nesneyi taratarak da elde edebilirsiniz. Yani ya gerçek bir nesneyi taratmanız ya da sanal bir nesneyi kendiniz bilgisayarda oluşturmalısınız. Buna bir diğer alternatif ise başkalarının yaptığı tasarımları ilgili platformlarda (GrabCad, Thingiverse gibi) aratarak indirmektir. Özetle, elinizde bir tasarım dosyası bulunmalıdır. Dosyanın formatı ise STLolmalıdır.

15
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Sevcan Öztürk Kılıç
Alıntıyı Ekleyen 10 Mart 2023
İntikam almanın en iyi yolu intikam alınacak kişiye benzememektir.
Kaynak: Kendime Düşünceler
57
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close