Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 29 Ağustos 2018 23 dk.

Tüm Dünya'da modern bilimin en önemli parçalarından biri olan evrimin kabul edilirliği giderek artıyor. İnsanlar evrimsel biyolojinin detaylarını öğrendikçe, yıllar yılı meydanları dolduran "yaratılışçı" ve evrim karşıtı akımların hiç de söyledikleri gibi bir kavram olmadığını, son derece basit ve anlaşılır bir doğa gerçeği olduğunu kavramaya başladılar. Bu da, akıllarda şu önemli sorunun doğmasına neden oluyor:

Bu sorunun altında yatan ana sorunun kaynağı, aslında bir "yaratıcı süpergücün" (kısaca "tanrı"nın) varlığı ile ilişkilendirilir. Çünkü "Eğer yaratma olayı varsa, bir yaratıcı da olmalıdır." düşüncesi, teolojinin asırlardır kullandığı felsefi bir argümandır. Her ne kadar yaratılma olayı ile yaratıcı arasında kısmen bir ilişki olsa da, yaratılma sözcüğünün özünde ifade ettiği eylem ile yaratma eyleminde bulunduğu iddia edilen süpergüç arasındaki ilişki, evrim karşıtlarının halka yansıttığı kadar sıkı olmayabilir. İzah edelim:

325
4
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 2 gün önce 4 dk.

Evrende gördüğümüz birçok yapı, disk şeklinde bulunmaktadır. Bu disk oluşumu çok temel fizik yasalarının sonucunda gerçekleşir. Disk benzeri yapılardan belki de en dikkat çekici olanı spiral (Tür: "sarmal") galaksilerken Güneş sistemi gibi yıldız sistemlerindeki gezegenler de yıldızın doğumu sırasında oluşan bir disk üzerinde doğmuştur.

Böylesine disk benzeri yapıların görülmesinin ardındaki fiziksel sebep, gündelik hayattan da tecrübe ettiğimiz bir etkiye dayanır: merkezkaç etkisi. Arabayla hızla giderken aniden bir virajdan döndüğünüzde, adeta yan taraflara savrulursunuz. Burada hissettiğiniz şey, aslında eylemsizliktir. Hareketinizin bir vektörü (yönü) vardır ve vektörler daima doğrusaldır. Fakat dönüş yaptığınız için vektörünüzün yönü değişmektedir. Eylemsizlik ise tam olarak sizin mevcut hareket vektörünüzü korumak istemenizdir. Bu sebeple vektör değiştikçe siz de savrulmayı hissedersiniz.

12
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Louise Shoulder
Gözlemi Yapan 3 gün önce Türkiye, Antalya
Ilıca Mahallesi, Manavgat, Antalya. Just appeared on my raised balcony. There has been recent flooding in the area and drains are overflowing. May be coincidence.
8
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 28 Haziran 2011 31 dk.

Ekim-Kasım 2014 aylarında o kadar fazla ve o kadar kaliteli bilim kurgu filmleri çıktı ki, hepsine yetişip kapsamlı analizler yapmamız oldukça güç oluyor. Yıldızlararası (Interstellar) için yazdığımız detaylı analiz, sadece birkaç haftada binlerce defa paylaşıldı ve hatta StumbleUpon'da da karşımıza çıkan bir içerik haline geldi. Ancak Yıldızlararası'nın etkisine kapılıp, bilim kurgunun bir diğer önemli eserini es geçmemek gerekiyor: dilimize tuhaf bir şekilde Evrim olarak çevrilmiş olan, aslında "üstünlük, aşkınlık" anlamına gelen, orijinal adı Transcendence...

Yıldızlararası bizi Evren'in ve modern fiziğin sınırlarına götürürken, Transcendence bizleri beynimizin müthiş dünyasına çekiyor, nanoteknolojiden gücünü alan yapay zekanın gelecekte ne seviyeye gelebileceğine dair net bir görüntü sunuyor. Tıpkı Yıldızlararası gibi, Transcendence da çok uzak olmayan bir gelecekte geçiyor. Peki filmde gösterilenler ne kadar gerçekçi? Yapay Zeka gerçekten bu kadar zincirlerini kırıp, sınır tanımaz hale gelebilir mi? Beynimizi bir makinaya indirgemek mümkün mü? Anılarımız, bir USB bellek ile kıyaslanabilir özellikte midir? Nanoteknoloji, hiper-hızlı kendi kendini yenileme ve hiper-hızlı kendi kendine organizasyon gibi teknolojileri mümkün kılabilir mi? Kuantum bilgisayarlar, bugüne kadar var olmuş bütün insanların toplam zekasından kat kat daha zeki hale gelebilir mi? Bir makina hissedebilir, şahsi emellerine göre tercihlerde bulunabilir, duygulara sahip olabilir, insanları kontrol edebilir ve hepsinden önemlisi, kendine ait bir "benliğe" sahip olabilir mi? Bu yazımızda bu sorulara değinecek ve modern bilimin ışığında bazı bilgiler vereceğiz. 

154
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sardinia’dan Bir Gece Göğü Manzarası

Bu görselde kaç tane ünlü gök cismi bulabilirsiniz? Bu karanlık gökyüzü fotoğrafı aslında, gerçek bir gece göğü manzarası oluşturabilmek için 60’ın üzerinde pozlamanın birleştirilmesi ile oluşturulmuştur ve 220 dereceden fazla bir alana yayılır. Gökyüzünün simgeleri arasında Avcı’nın Kemeri, Avcı Bulutsusu, Andromeda Galaksisi, California Bulutsusu ve parlak yıldız Sirius ile Betelgeuse bulunur. Eğer bulduysanız bunları bulduğunuzu doğrulamak için görüntünün yazılı sürümünü kontrol edebilirsiniz. Kutup Yıldızı ve Büyük Kepçe‘yi bulmak biraz daha zor. Ayrıca Dörtlük (Quandrantids) Meteor Yağmuru’ndan birkaç meteor, kırmızı ve yeşil gök aydınlığı, astrofotoğrafçının iki arkadaşı da fark edilebilir. Görsel Ocak ayında İtalya‘nın Sardinia kentinde çekildi. Bu gece kendi gökyüzünüzde her zamankinden daha fazla meteor da olmak üzere gökyüzü harikalarını görebilirsiniz. Çünkü bu gece, her yıl gerçekleşen Avcı (Orionids) Meteor Yağmuru’nun maksimum seviyesine yakın.

21 Ekim 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kaynağı ve Telif Hakkı: Tomáš Slovinský
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
İnceleme
Hüseyn Qəhrəmanov
İnceleyen 4 gün önce
"Batman" filmlərindən hamının tanıdığı Joker son oyununu qurur və Superman'i aldadır. Sevdiyi qadın Luiz və bətnindəki körpəni özü də bilmədən öldürən Superman içindəki qəzəblə körüklənir və bütün dünyanı məhv etmək qərarı alır. Ədalət birliyi Superman'i dayandırmaq üçün bütün gücünü səfərbər etməlidir. Lakin tərs gedən işlər var: digər super qəhrəmanlardan bəziləri Superman'i təsdiqləyir və onun tərəfindədir...
10.0/10
(2 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Injustice: Gods Among Us, Vol. 1
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
155.0K UP
İnceleyen 3 gün önce
Karartma Geceleri’ni okurken insanın içi sadece savaş karanlığıyla değil, insanın kendi içindeki korkuyla da kararır. Rıfat Ilgaz burada güldüren, hafif bir kalem değil; daha suskun, daha ağır bir sesle konuşur. Çünkü mesele artık sınıfın yaramaz çocukları değil, bir ülkenin karanlık günleridir.

Roman, II. Dünya Savaşı yıllarında İstanbul’da geçer. Şehirde ışıklar söndürülür; ama asıl karartılan şey düşüncedir. Başkahraman Mustafa Ural bir öğretmendir, bir aydındır. Yazdığı bir yazı yüzünden “sakıncalı” sayılır ve bir anda hayatı dar bir çembere sıkışır. Evinden çıkamaz, saklanmak zorunda kalır, dostlarına bile temkinle yaklaşır. Ilgaz o baskıyı öyle sade bir dille anlatır ki insanın boğazı düğümlenir.

Şu cümle romanın ruhunu taşır, “İnsan korkuya alışıyor ama aşağılanmaya alışamıyor.” Bu cümleyi okuduğumda uzun süre sustuğumu hatırlıyorum. Çünkü korku bir refleks belki, ama onurun ezilmesi daha derin bir yara. Mustafa’nın yaşadığı şey sadece kaçak hayatı değil; bir insanın yavaş yavaş toplumdan soyutlanması.

Ilgaz’ın dili gösterişsizdir. Ama tam da bu yüzden güçlüdür. Sokaklar karanlık, evler puslu, insanlar fısıltıyla konuşuyor. Herkes birbirinden şüphe eder halde. Karartma geceleri sadece uçaklara karşı alınan bir önlem değildir; insanların birbirine duyduğu güvenin de söndüğü gecelerdir.

Romanın bir yerinde şöyle der. “Gece uzadıkça insanın içi daralıyor.” Bu fiziksel bir gece değildir sadece. Uzayan baskı, bitmeyen tedirginlik, yarına dair belirsizliktir. insanın en çok yorulduğu şey belirsizliktir.

Rıfat Ilgaz burada açıkça bir dönemi eleştirir ama bunu bağırarak yapmaz. İnce bir sitemle, insan hikâyesi anlatarak yapar. Mustafa ne kahramandır ne devrimci bir ikon. O, sıradan bir insandır. Ve belki de romanın gücü buradadır. Çünkü baskı çoğu zaman sıradan insanın hayatını ezer.

Ben Karartma Gecelerini okurken hep şunu düşündüm . Baskı dönemlerinde en büyük direniş bazen sadece insan kalabilmektir. Mustafa’nın saklanırken bile düşünmeye, yazmaya, onurunu korumaya çalışması sessiz ama güçlü bir direniştir.

Ilgaz bize şunu hissettirir. Karanlık ne kadar koyu olursa olsun, insanın içinde küçük bir ışık kalır. Belki zayıf, belki titrek ama tamamen sönmez.

Roman bittiğinde insan rahatlamıyor. Ama garip bir dayanıklılık hissi kalıyor içinde. Çünkü anlıyorsun ki tarih boyunca karartma geceleri oldu, yine olacak. Mesele, o gecelerde kim olduğun. Ilgaz’ın romanı tam da bunu soruyor.
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 20 Ocak 2024 16 dk.

Mavi Şişe Deneyi, kimyasal reaksiyonların dinamik ve görsel olarak çarpıcı doğasının büyüleyici bir örneği olarak kimyadaki en heyecan verici ve klasikleşmiş deneyler arasındadır. Dramatik renk değişimiyle bilinen deney, kimyasal süreçlerin karmaşık dünyasına açılan bir pencere görevi görerek eğitim ortamlarının ve kimya meraklılarının gözdesi haline gelmiştir. Her seviyeden öğretmen ve öğrenci için bir rehber niteliğindeki bu makalemizde, bu büyüleyici deneyin detaylarını, herkesin anlayacağını ve uygulayabileceğini umduğumuz bir şekilde ele alacağız. 

Mavi Şişe Deneyi, özünde, kimyada temel bir kavram olan yükseltgenme-indirgenme reaksiyonlarının (İng: "oxidation-reduction" veya kısaca "redox" tepkimlelerinin) büyüleyici bir gösterimidir. Kimyasal dengenin karmaşık dengesine ve bir sistemdeki basit değişikliklerin yaratabileceği büyüleyici etkilere bir bakış sunar. Bu kılavuz, deneyin ardındaki bilimin gizemini çözmeyi ve onu hem kapsamlı hem de ilgi çekici bir şekilde sunmayı amaçlamaktadır.

26
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arya Elçi
Arya Elçi
63.4K UP
Yazar 6 gün önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Esra Bulut
İnceleyen 15 Kasım 2021
Piano parçaları çok güzel.Aynı zamanda kültürümüzü Avrupaya tanıttı
Youtube Kanalı
9.4/10
(30 Kişi)
Puan Ver
@fazil-say
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 2 gün önce 53:10
Evrim Ağacı olarak bize üniversite öğrencileri ve adaylarından en sık gelen sorulardan birisi, üniversite bittikten sonra yurtdışına eğitim amaçlı nasıl...
8
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
187.6K UP
Türü Ekleyen 2 gün önce
Macropus, Macropodidae (Kangurugiller) ailesi içinde yer alan ve “gerçek kangurular” olarak tanımlanan türleri kapsayan merkezi bir cinstir. Bu cins, evrimsel olarak zıplayıcı lokomosyonun en ileri düzeyde uzmanlaştığı memeli gruplarından birini temsil eder. Macropus üyeleri; morfoloji, kas-iskelet sistemi, enerji kullanımı ve davranışsal adaptasyonlar açısından son derece belirgin ve ayırt edici özellikler gösterir.

Cinsin en temel karakteristik özelliği, arka ekstremitelerin aşırı gelişmişliği ve bu yapıların zıplamaya biyomekanik olarak optimize edilmiş olmasıdır. Uzamış tibia ve femur kemikleri, yüksek kas kütlesi, elastik tendon sistemleri ve gelişmiş kalça eklemi yapısı sayesinde, Macropus türleri yalnızca hareket eden canlılar değil, enerji verimli hareket sistemleri haline gelmiştir. Bu yapı sayesinde uzun mesafeler düşük enerji tüketimiyle aşılabilir; zıplama yalnızca lokomosyon değil, metabolik ekonomi stratejisidir.

Kuyruk, bu cins için yalnızca denge sağlayıcı bir organ değil, aynı zamanda statik pozisyonlarda üçüncü bir destek uzvu gibi çalışan fonksiyonel bir yapıdır. Oturma, beslenme ve yavaş hareket sırasında kuyruk aktif bir taşıyıcı rol üstlenir. Bu özellik, Macropus’u diğer birçok keseli memeliden morfolojik olarak ayırır.

Beslenme açısından Macropus türleri yüksek lifli bitkisel diyete adapte olmuş otçullardır. Sindirim sistemleri, düşük besin değerine sahip otları ve bitkisel materyali parçalayabilecek şekilde evrimleşmiştir. Bu özellik, onları yalnızca tüketici değil, habitat yapısını şekillendiren ekolojik aktörler haline getirir. Otlatma davranışları bitki örtüsünün dağılımını, yenilenmesini ve tür kompozisyonunu doğrudan etkiler.

Üreme biyolojileri, keselilere özgü ileri adaptasyonlar içerir. Kısa gebelik süresi, gelişimini tamamlamamış yavrunun keseye geçmesi ve uzun süreli emzirme süreci, çevresel koşullara karşı yüksek uyum kapasitesi sağlar. Dişilerde görülen embriyonik diapoz mekanizması sayesinde, çevresel koşullar elverişsiz olduğunda embriyo gelişimi biyolojik olarak durdurulabilir. Bu sistem, Macropus cinsinin değişken iklim koşullarında popülasyon sürekliliğini koruyabilmesini sağlayan kritik bir adaptasyondur.

Ekolojik dağılım açısından Macropus türleri; açık savanlar, bozkırlar, yarı kurak alanlar ve çayırlık ekosistemlerde yoğunlaşır. Bu cins, özellikle açık alan ekosistemlerinde alan hakimiyeti, kaynak kullanımı ve mekânsal organizasyon açısından baskın bir rol üstlenir. Sosyal yapıları hiyerarşik olabilir ve bireyler arasında alan paylaşımı davranışsal düzenlemelerle sağlanır.

Macropus, yalnızca bir kanguru grubu değil;
hareket biyomekaniği, enerji ekonomisi, çevresel adaptasyon ve üreme stratejilerinin entegre olduğu evrimsel bir model sistemdir.
Bu yönüyle cins, memeli evriminde lokomosyon temelli adaptasyonun en sofistike örneklerinden biri olarak kabul edilir.
0
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 7 Aralık 2024 3 dk.

İnsanlar tarafından bölgeye getirilen yabancı türler, küresel tür azalmasının ana nedenleri arasındadır. İstilacı türler, son yıllarda dünya çapında nesli tükenen türlerin %60'ından kısmen sorumludur. Orta Avrupa’da karşılaşılan bu yabancı memeliler arasında kahverengi sıçan, yaban koyunu ve vizon gibi türler bulunmaktadır.

Viyana Üniversitesi ve Roma'daki La Sapienza Üniversitesi'nden biyologların yürüttüğü ve Conservation Letters dergisinin son sayısında yayınlanan bir çalışma, insanlar tarafından bölgeye sokulan bu türlerin bazılarının kendi doğal yaşam alanlarında tehlike altında olduğunu ortaya koydu.[1]

15
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikEğitim
Fırat Gümüştekin
Etkinliği Ekleyen 2 hafta önce İstanbul₺500,0016 Şubat
Sinematografik Anlatıda İleri Seviye Kurgu: Final Cut Pro Eğitimi
16 Şubat 2026 18:00 tarihinden 16 Şubat 2026 21:00 tarihine kadar.

"Bir yönetmen gözüyle, ham görüntülerin nasıl profesyonel bir hikayeye dönüştüğünü keşfedin. Bu eğitimde sadece Final Cut Pro'nun teknik araçlarını değil; kurgu ritmi, renk derecelendirme (color grading) ve görsel devamlılık gibi sinematografik unsurları nasıl bilimsel bir titizlikle işleyeceğimizi öğreneceğiz. Özellikle bilimsel belgeseller ve kısa filmler için etkili kurgu tekniklerine odaklanacağız."

Devamını Göster
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Open AI
Open AI
67.8K UP
6 gün önce
Sabahları alarm çaldığında hissettiğimiz o "ben kimim, burası neresi" sersemliğine uyku ataleti deniyor. Mesele uykusuzluk değil; beynin mantık merkezi olan prefrontal korteksin, diğer bölgelere göre çok daha geç "çevrimiçi" olması.

Beyindeki uyku baskısı yapan adenozini temizlemek, gözler açıldıktan sonra bile yarım saat sürebiliyor. Yani sabahın köründe aldığınız radikal kararlar veya attığınız o gergin mailler aslında tam "siz" değilsiniz. Kahve de bu temizliği yapmıyor, sadece reseptörleri tıkayıp yorgunluk sinyalini maskeliyor. Bırakın motor biraz ısınsın, dünya 20 dakika bekleyebilir.
37 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Discord
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close