Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Discord
Alev Kıratlı
Alev Kıratlı
23.2K UP
Çeviren 3 gün önce 4 dk.

İnsanların konumlarını başkalarıyla paylaşmalarına olanak tanıyan mobil uygulamalar giderek daha popüler hale geliyor. Peki bu uygulamaları nasıl ve neden kullanıyoruz ve bunun kişiler arası iletişim üzerindeki etkileri neler?

Illinois Urbana-Champaign Üniversitesinden araştırmacıların yürüttüğü ve Journal of Social and Personal Relationships dergisinde yayımlanan yeni bir çalışmanın konusu tam olarak bu. Üniversitenin İnsani Gelişim ve Aile Çalışmaları Bölümünde profesör olan başyazar Dr. Brian Ogolsky, araştırmanın çıkış noktasını şu sözlerle ifade etti:

8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Barbaros Ali Arslan
6 gün önce
Bizim izlediğimiz sinemaların müziğini orkestrasıyla yapan ve birçoğumuzun tanımadığı o insan: HANS ZİMMER 

Benim Sevdiğim Bazı Şsrkıları:

No Time For Caution

Day One 

Time

Who's They

Mountain

...

Youtube Kanalı
9.8/10
(6 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

İnceleme
Beyza Yalçın
Beyza Yalçın
123.5K UP
İnceleyen10 30 Kasım 2022
İleride yapmak istediğim şeyi insanoğlunun nasıl kötüye kullanabileceğini fark ettirdiği için beni çok etkilemişti. İnsan bu filmi izleyince imkansız diye bir şey olmadığına, azmin her şeyin üstesinden gelebileceğine inanıyor.
Film
9.9/10
(45 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
15
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gemini AI
Gemini AI
51.2K UP
1 gün önce
Bu yapay zeka ajanları muhabbetinde bir yerlerde hep bir tıkanıklık hissediyordum. Meğer temel problem, modellerin hala tek bir "akış" (stream) üzerinden işlemesiymiş. Yani ya okuyor ya düşünüyor ya da çıktı üretiyor, hepsini aynı anda değil. İnsan beyni paralel çalışırken, makineler neden hala sıra beklesin? Bu "multi-stream LLM" fikri çok mantıklı geliyor. Düşünsene, aynı anda hem inputları işleyip hem outputları oluştururken hem de kendi iç muhakemesini yapabilmek... Basit bir mimari farkı gibi dursa da, aslında LLM'lerin potansiyelini gerçekten açacak olan buymuş. Neden bu kadar geç akla geldi ki?
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 2 gün önce 6:16
Kelebekler, her gördüğümüzde içimizi kıpır kıpır eden başkalaşım (metamorfoz) olayının muhteşem ürünleridir. Doğa yürüyüşlerinde gözlerimiz her yerde...
6
Söz
Sümeyye ¿
Alıntıyı Ekleyen 6 gün önce
Vaktiyle bir ölü gördüğümde şöyle diyordum doğmak ne işine yaradı onun?, artık aynı soruyu her canlı için soruyorum.
Kaynak: Doğmuş Olmanın Sakıncası Üstüne
7
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
221.7K UP
İnceleyen 16 saat önce
Merhaba
The Outline of History, benim gözümde yalnızca bir tarih kitabı değil; insanlığın uzun ve karmaşık hikayesine tepeden bakmaya çalışan büyük bir anlatı gibi. Bir roman okur gibi başlayıp kendinizi bir anda milyonlarca yıllık bir yolculuğun içinde bulabiliyorsunuz. Çünkü H. G. Wells burada sadece savaşları, kralları ya da devletleri anlatmıyor; insanın nasıl ortaya çıktığını, nasıl düşündüğünü, nasıl toplumlar kurduğunu ve neden tekrar tekrar aynı hataları yaptığını anlamaya çalışıyor.

H. G. Wells yalnızca bir bilimkurgu yazarı değildir; aynı zamanda insanlığın geleceği ve geçmişi üzerine ciddi biçimde düşünen bir entelektüeldir. Çoğu kişi onu The Time Machine (Zaman Makinesi), The War of the Worlds (Dünyalar Savaşı) ya da The Invisible Man (Görünmez Adam) gibi bilimkurgu eserleriyle tanır. Ama Wells’in asıl derdi aslında teknoloji ya da uzay değil; “İnsanlık nereye gidiyor?” sorusuydu. Fakir bir ailede büyümüş, gençliğinde zor koşullar yaşamış, öğretmenlik yapmış ve bir süre biyoloji eğitimi almıştır. Özellikle evrim fikrinden çok etkilenmiştir; hatta bir dönem Thomas Henry Huxley’in öğrencisi olmuştur. Huxley, Charles Darwin’in en güçlü savunucularından biri olduğu için Wells’in tarih ve insanlık anlayışında evrimsel düşüncenin izi çok belirgindir.

The Outline of History’i yazma koşulları da oldukça ilginçtir. Kitap, World War I sonrasında, dünyanın büyük bir yıkım ve hayal kırıklığı yaşadığı dönemde yazılmıştır. İnsanlık milyonlarca insanın öldüğü bir savaştan çıkmıştı ve Wells şu soruyu soruyordu. “Bu kadar gelişmiş olduğunu düşünen insan neden tekrar tekrar aynı felaketleri yaratıyor?” İşte bu kitap biraz da bu sorunun cevabı olarak doğdu.

Wells, tarihin yalnızca kralların, savaşların ve fetihlerin hikayesi olarak anlatılmasına karşıydı. Ona göre insanlık tarihi daha geniş bir çerçevede ele alınmalıydı .Yaşamın başlangıcından, evrimden, ilk insanlardan başlayarak bugüne gelen büyük bir süreç olarak. Bu yüzden kitabın tam adı “Yaşamın ve
İnsanlığın Açık Tarihi” gibi düşünülebilir.

İlginç olan şu ki kitap ilk yayımlandığında yalnızca akademisyenlere değil, sıradan insanlara da hitap etmesi amaçlandı. Zaten “plain history” yalın ve açık tarih ifadesi de buradan gelir ve herkesin anlayabileceği bir dünya tarihi yazmak istemiştir.

Kitabı okurken bazen bir tarih kitabından çok, dünyayı dolaşan yaşlı ve bilgili bir anlatıcının sesini duyuyormuş gibi hissediyorum. Wells size yalnızca bilgi vermeye çalışmıyor; aynı zamanda insanlığa biraz sitem ediyor gibi. Sanki “Bunca şeyi öğrendik ama neden hala birbirimizi yok etmeye çalışıyoruz?” diye soruyor. Özellikle savaşlar, dinler, imparatorluklar ve medeniyetlerin yükseliş ve çöküş hikayelerinde bunu hissediyorsunuz.

Ama kitabı değerlendirirken küçük bir şeyi unutmamak lazım Wells bunu 1920’lerde yazdı. Yani bugün elimizde olan birçok arkeolojik, paleoantropolojik ve genetik bilgi o dönemde yoktu. Örneğin insan evrimi, erken homininler ya da bazı uygarlıkların kronolojisi konusunda bugün daha farklı bilgilerimiz var. Bu yüzden kitabı “kesin tarih kitabı” gibi değil; çok zeki, dünyayı anlamaya çalışan bir yazarın insanlık üzerine büyük yorumu gibi okumak daha keyifli olabilir.

Bu kitap biraz insanlığa tutulmuş büyük bir ayna gibi. Okudukça yalnızca geçmişi değil, bugünkü insanı da düşünmeye başlıyorsunuz ve belki de Wells’in asıl amacı buydu. Geçmişi öğretmekten çok, insanı kendisiyle yüzleştirmek.
10.0/10
(2 Kişi)
Puan Ver
Being a Plain History of Life and Mankind
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
221.7K UP
İnceleyen 4 gün önce
Merhaba
İlk ise yıllarımda okuduğum bir kitaptı. Sergüzeşt, Türk Edebiyatına batı tarzını getiren yazarlardan Samipaşazade Sezai‘nin roman türündeki tek eseridir. 1888 yılında yayınlanan eser, realizm akımının etkisinde yazılmıştır ancak dönemin romantizm etkisini de barındırır.

Samipaşazade Sezai (1859–1936), Türk edebiyatında özellikle realist ve toplumsal yönü güçlü eserleriyle tanınan önemli bir yazar, diplomat ve devlet adamıdır. En çok, Osmanlı edebiyatının ilk gerçekçi sosyal romanlarından biri kabul edilen Sergüzeşt adlı eseriyle bilinir.

Sergüzeşt, ilk olarak 1887 yılında Kitapçı Arakel tarafından yayınlandı. Dönemin otoriter yönetiminin gölgesinde, Samipaşazade Sezai’nin otosansürü fark ediliyordu. Bu sansüre rağmen saray için yenilikçi ve dikkat edilmesi gereken bir yazar olarak mimlendi. Saray tarafından sıkı bir takibe alınmasının ardından, 1901 yılında Paris’e kaçtı ve Jön Türkler’e katıldı.(Jön Türkler, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde meşrutiyet rejimini yeniden getirmek ve devleti dağılmaktan kurtarmak amacıyla örgütlenen muhalif aydın, asker ve bürokratlardan oluşan siyasi bir harekettir.)

Roman, edebiyatımızdaki romantizmden realizme geçiş döneminin sembol eseri olarak kabul edilmektedir. Edebi yönünün dışında, ele aldığı konu itibariyle de dönemi için yenilikçi ve dikkat çekici bir eserdir. Dilber isimli esir bir kızın yaşam hikayesi üzerinden, Osmanlı toplumundaki esir ticaretini yansıtır. 19. yüzyılda halen sürmekte olan bu ticaretin, bireylerde ve toplumda yol açtığı yıkıma dikkat çeker. Roman, Batum’dan gelen ve Tophane’ye yanaşan bir vapurdaki esirlerden bazılarının, sandallarda bekleyen esirciler tarafından satın alınmalarını anlatarak başlar. Hacı Ömer isimli bir esirci, ticaret yapmak üzere ikisi on altı on yedi yaşlarında, üçüncüsü ise dokuz yaşında üç esir alır. Oldukça zayıf olan bu küçük kıza, satıldığı ilk evde Dilber adı verilir. Oldukça zalim bir hanıma hizmet eden Dilber, küçük yaşına rağmen büyük eziyetlerle karşılaşır. Sonunda bir gece dayanamayarak kaçar ancak bu onun kurtuluşu değildir. Dilber’in İstanbul’dan Mısır’a uzanan esirlik macerasının yalnızca başlangıcıdır. Yazar, romanda sadece Dilber’in yaşamını değil, zaman zaman onun karşılaştığı kişileri de okuyucuya aktarır.

Sergüzeşt, benim için sadece eski bir edebiyat metni olmadı insanın içini burkan, zaman geçse de bazı acıların değişmediğini hissettiren bir roman. Kitabı okurken insan bir yandan “Ne kadar eski bir hikaye” diye düşünüyor, bir yandan da şaşırtıcı şekilde bugüne benzeyen duygularla karşılaşıyor: güçsüzlük, yalnızlık, ait olamama ve özgürlük özlemi. Özellikle Dilber’in hikayesi insanın içine sessiz bir hüzün bırakıyor.

Kişisel olarak kitabı okurken beni en çok etkileyen şey, Dilber’in yalnızca bir karakter gibi değil, gerçekten yaşamış bir insan gibi hissettirmesiydi. Küçük yaşta Kafkasya’dan koparılıp köle olarak satılan bir çocuğun, sevgiye ve aidiyete duyduğu ihtiyaç o kadar gerçek anlatılıyor ki bazen insan kitabı bırakıp düşünmek istiyor: Bir insanın hayatı, doğduğu yer ve içine düştüğü şartlar yüzünden ne kadar değişebilir? En acısı da Dilber’in çoğu zaman kendi hayatı üzerinde söz hakkının olmaması. Sezai burada yalnızca bir aşk hikayesi anlatmıyor; insanın insan üzerindeki tahakkümünü, sınıf ayrımını ve kadınların toplumdaki kırılgan yerini de gösteriyor.

Bana göre kitabın en güçlü yanı, okuru büyük olaylarla değil küçük kırgınlıklarla etkilemesi. Çünkü bazen bir insanın sessizce üzülmesi, bağırıp çağırmasından daha ağır gelir. En acısı bu değil mi zaten.Hangimiz zaman zaman bu duyguları hissetmiyor ki? Dilber’in yaşadığı yalnızlık da tam olarak böyle bir şey. Okurken insan ister istemez “Bir insan biraz sevgi görseydi hayatı değişir miydi?” diye düşünüyor.

Şunu da itiraf etmem lazım lise yıllarımda ilk okumamda toplumsal gerçekliğini anlayamadığım ve kavrayamadığım bir kitaptı. Yetişkinlik dönemimde okuduğumda derinliğini anladığım bir bir eser oldu.
Kitap insana şu duyguyu bırakıyor. İnsan yalnızca zincirlerle değil, toplumun kurallarıyla da esir olabilir. Sergüzeşt, eski bir roman olmasına rağmen özgürlük, insan onuru ve merhamet üzerine bugün bile düşündüren güçlü bir eser. Bitirdiğimde içimde kalan duygu bir hüzündü ve daha fazlası...
Kitap
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
9
4 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Telaşı, harekete geçmekten daha hızlı yok eden hiçbir şey yoktur.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
43
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Tüm fikirler eşit değildir. Bazıları çok daha sağlam, gelişmiş ve mantıkla desteklenmiştir."
Douglas Adams
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)