Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
2,000 ATP Ödüllü Soru: 2 boyutlu nesneleri prizma yaparak 3 boyutlu nesneler yapıyorsak eğer 3 boyutlu nesnelerle prizma yaparak 4 boyutlu nesneler yapabilir miyiz? Hemen cevapla! Hatice Kutbay'ın cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Ferit Görür
Ferit Görür
246.4K UP
Çeviren 5 gün önce 3 dk.

Romantik partnerimiz bize bir sorunundan yakınıyorsa, mantıken ona yardım etme zorunluluğu hissederiz. Sevdiğimiz birinin üzülmesini istemeyiz; bu yüzden sorunu çözmeye, tavsiye ve öneriler sunarak üzüntünün kaynağını ortadan kaldırmaya çalışırız.

Ancak bunu yapmaya çalıştığımızda, partnerimiz muhtemelen rahatsız olacak, hüsrana uğrayacak ve hatta öfkelenecektir. Bu pek de mantıklı bir tepki değildir. Eğer bunu deneyimlediysek, yalnız değiliz. Şimdiye kadar kullandığımız kilit kelime mantıktı. Fakat gerçek insan ilişkileri hiçbir zaman tamamen mantıksal olmamıştır.

17
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Sefa Polat
Sefa Polat
103.7K UP
Türü Ekleyen 3 saat önce
Tatlı Su Timsahı, Avustralya'nın kuzey bölgelerinin yerlisi Crocodylus cinsi bir timsah türüdür. Yakın akrabaları ve komşuları Tuzlu Su Timsahının aksine tuzlu suya karşı dirençleri yoktur ve aktif olarak insan avlamazlar. Erkek bireyler uzunluk olarak 2.3-3 metreye kadar çıkabilir iken dişiler görece daha küçüktür ve 2 metreye kadar uzayabilirler. Yakın zamana kadar sayıları asgari endişe düzeyindeydi ancak son yıllarda istilacı tür Kamış Kurbağası (Rhinella marina) sebebiyle sayılarında büyük bir düşüş yaşandı. Zehirli olan bu tür onları avlayan Tatlı Su Timsahlarının ölümüne sebep oluyor.
1
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
208.5K UP
İnceleyen10 1 gün önce
Merhaba
Bazen bazı kitaplar vardır; okurken hikayeyi değil, kendini okursun. Korkuyu Beklerken benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Sayfaları çevirdikçe karakterler değişmedi aslında ben değiştim. Belki, içimde zaten var olan ama adını koyamadığım o tuhaf huzursuzluk, bu kitapta kendine bir dil buldu. Oğuz Atay’ın 1975 yılında okuyucu ile buluşturduğu hikâye kitabına ismini veren üçüncü öykü “Korkuyu Beklerken” Oğuz Atay bu kitabında klasik bir hikaye anlatmaz; daha doğrusu, anlatmak istemez. Onun derdi olaylar değil, insanın içidir. Dış dünyadan çok, zihnin dar koridorlarında dolaştırır seni. Orada fark edersin birden insan bazen hiçbir şey olmadan da korkabilir. Çünkü asıl korku, dışarıda değil, içeridedir. Kendi halinde yaşayan, kimseye bir zararı dokunmamış bir adamın öyküsüdür bu. Şehir merkezinden uzakta ve müstakil bir evde, yalnız başına yaşayan bu adamın deyim yerindeyse kurulu düzeni bir gün evinde bulduğu bir mektup ile alt üst olur. Mektup, bilmediği bir dilde ve anlamlandıramadığı bir şekilde yazılmıştır. Bir süre mektubu çözebilmek için uğraşan kahraman, bunda başarılı olamayınca mektubu bir arkadaşına götürür. Bu arkadaşı, öyküde okuyucuya ölü diller uzmanı olarak tanıtılır. Ölü diller uzmanı kahramana bu mektubun çok gizli bir mezhep tarafından kendisine gönderildiğini ve kahramana mektup eline ulaşmasından itibaren asla evinden dışarı çıkmamasını bildirdiklerini söyler. Bunun üzerine kahraman zaten var olan korkuları ile yüz yüze gelir ve hayatı anlamsızlık ve korkudan ibaret tek düze bir döneme girer....

Kitabın en çarpıcı yönlerinden biri, karakterlerin sürekli bir “bekleme” hâlinde olmasıdır. Ama bu, somut bir şeyin beklenmesi değildir. Daha çok adı konulamayan, belirsiz bir tehdidin, bir huzursuzluğun beklenmesidir. Sanki her şey yolundaymış gibi görünür ama içten içe bir şeylerin yanlış olduğunu hissedersin. İşte Atay tam da bu hissi anlatır. İnsan bazen nedenini bilmeden tedirgin olur ya bu kitap o tedirginliğin kendisi gibi. Oğuz Atay’ın eserlerinde Kafka benzeri eğilimler gözlenir. Kafka’nın “öncü misyonu ve kendine özgü tarzı” şeklinde edebiyat terminolojisinde yer bulmuş olan kafkaesk kavramını( Franz Kafka'nın eserlerindeki üslubu çağrıştıran, mantık dışı, karmaşık, tehdit edici ve kabus gibi durumları tanımlayan bir sıfattır. Genellikle bürokratik çaresizlik, bireyin anlamsız otorite karşısındaki yalnızlığı, yabancılaşma ve gerçeklikten kopuşu ifade eder) , Korkuyu Beklerken adlı öyküdeki kahramanda gözlemlemek mümkündür.

Aslında öykünün bütününde işlenen korku temasının kahramanda mektuptan önceden süregelen bir iç çatışma olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Kahramanın mektubu almadan önce de kendi dünyasında yoğun bir yalnızlık yaşamakta olduğu söylenebilir. Kitaptaki yalnızlık çok derin. Ama bu bildiğimiz yalnızlık değil. Kalabalıkların içinde hissedilen, insanın kendine bile yabancılaştığı bir yalnızlık. Atay’ın karakterleri konuşur ama anlaşılmaz, düşünür ama rahatlayamaz. Çünkü sorun dış dünyayla değil, insanın kendi içindeki kopuklukla ilgilidir.
Ben bu kitabı bitirdiğimde şunu düşünmüştüm yıllar önce :)) Korku bazen başımıza gelecek bir şey değildir. Bazen zaten içimizde olan, sadece fark edilmeyi bekleyen bir şeydir. Biz onu susturmaya çalıştıkça, o daha çok konuşur ki açık konuşmak gerekirse bu benim yıllardır deneyimlediğim bir şey ve çoğu zaman herkesten sakladığım bir duygu :((
“Korkuyu Beklerken”, bana göre okunup geçilecek bir kitap değil. İçine sızan, insanı biraz huzursuz eden ama bir o kadar da dürüst bir metin. Belki de bu yüzden güzel. Çünkü herkesin sakladığı o kırılgan tarafı, hiç saklamadan ortaya koyuyor.
7.0/10
(4 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
7
2 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Alparslan Can
Alparslan Can
20.6K UP
Ortaokul öğrencisiyim. 1 gün önce Sen de Cevap Ver

Yapılamayabilir fakat su en büyük başlangıçtır. Çünkü tarım yaparken ana ihtiyaç sadece su değildir. Işık, sıcaklık, atmosfer olayları, suyun içeriği, yerçekimi , karbondioksit miktarı ve benzeri faktörler tarımı etkileyecek en önemli faktörlerdendir. Ayrıca toprağın(gezegen topraklarına regolit deniyor) kalitesi, mineralleri, bitkiye edeceği etki, insan sağlığına edeceği etkiler göz önünde bulundurulmalı. [1][1]Geleceğin teknolojisiyle mümkün olabilir belki ama günümüz teknolojisiyle yapılamayabilir.

Kaynaklar

  1. Alparslan CAN. (Mini makale). Kendi Fikrim.
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İsmail Okur
3 gün önce
 fizikçi,kimyaci,matematikçi v.s her kim yada  herhangi bir ülkee bulun şu sonsuz enerjiyide çağ değişsin artik...
Zamanı geldi bence

0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Başak
Üye 14 saat önce
Sorum bu gibi hijyen davranışlarının nasıl kültürlerde şekillendiği özellikle yere balgam atma , burun çekme , hapşırma , geğirme vs
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Meryema Şermet
Meryema Şermet
130.1K UP
Alıntıyı Ekleyen 26 dakika önce
Görülecek, işitilecek, tadılacak, okunacak, yazılacak, yapılacak o kadar çok şey birikiyor ki, bundan sonra hayatımın bütün bunlara yetişmeyeceğinden korkuyorum!
Kaynak: Dokuzuncu Hariciye Koğuşu romanından
9.0/10
(9 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
208.5K UP
İnceleyen 23 saat önce
Merhaba
Sanırım lise yıllarımda okul kütüphanesinden alıp okumuştum bu kitabı. Kitaplığımda da mevcut şuan .Lisedeki edebiyat dersim için :)).O zamanlar ki yorumumu çok beğenmemişti Murat hocam. Tabi sonra yetişkinlik dönemimde farklı bir gözle tekrar okudum kendime yetişkin dediğim bir dönem de öyle miydim bilmiyorum :)) Şimdi Murat hocam bu yorumu görse ne derdi bilmem yaşıyor mu onu da bilmiyorum .Edebiyat konusunda her şeyi ona ve ablalarıma borçluyum .

İmparatorluktan ulus devlete geçişin hem siyasal hem de edebi tanıklarından biri olan Memduh Şevket, Otlakçı ’da gösterişten uzak, sade ama canlı bir anlatımla kaleme aldığı öykülerini bir araya getirir. Yer yer dağınık gibi görünen bu üslup, aslında hayatın doğallığını ve akışını yansıtan bir samimiyet taşır. Esendal’ın sıradan insanları ve gündelik anları anlatmadaki özgün yaklaşımı, onu Türk hikayeciliğinde özel bir yere yerleştirir.

Yazar, öykülerindeki atmosferi dışarıdan gözlemleyen biri olarak değil, doğrudan hayatın içinden geçen bir anlatıcı gibi kurar. Onda bir Çehov tarzı var .olaydan ziyade durum öykücülüğü yapar. Gereksiz betimlemelerden kaçınır, konuşma diline yakın, duru ve akıcı bir Türkçe kullanır. Okuru, uzaktan bakılan hayatların içine çekerek, pencerelerin ardında konuşulanları duyar hale getirir. Toplumsal gerçekliği aktarırken bireyin hikayesini göz ardı etmeyen Memduh Şevket, insanın hüzünlü yanlarını bile kendine özgü bir sıcaklık ve ince bir mizahla dile getirir. Memduh Şevket Esendal öyle bir anlatır ki, hikayedeki kişi bir başkası olmaktan çıkar, usulca gelip senin yanına oturur. “Otlakçı” ilk bakışta basit bir durumdur; birinin bir yerlerden, birilerinden geçinmesi, fırsat buldukça kendini kurtarması ama Esendal’ın ustalığı, bu küçük durumun içinden insanın büyük zaaflarını çekip çıkarmasında saklıdır.

Hikayede asıl çarpıcı olan, otlakçının kötü biri olarak çizilmemesidir. Tam tersine, neredeyse tanıdık, sıradan bir yüzdür o. Belki bir dost sohbetinde rastladığın biri, belki bir akraba, belki de fark etmeden kendin. İşte metni huzursuz eden şey de budur. O karakter sana yabancı değildir.

Esendal’ın dili sade, duru, gösterişsiz ama bu yalınlığın içinde ince bir keskinlik vardır. Yazar, insanın içindeki o küçük hesapları, kimsenin yüksek sesle dile getirmediği o “idare etme” hâlini yakalar. Otlakçı' lık burada bir davranıştan çok, bir eğilimdir; insanın içindeki o küçük boşlukları doldurma çabasıdır. Metin boyunca kimse yargılanmaz. Bu yüzden okur da kendini savunamaz. Hikaye bittiğinde geriye sessiz bir soru kalır. “Ben olsam ne yapardım?” Bu soru, kolay kolay peşini bırakmaz.

Ben bu hikayeyi ikinci kez okuduktan sonra şunu düşündüm. İnsan çoğu zaman büyük hatalarla değil, küçük kaymalarla değişir. O küçük kaymalar bir gün bir karaktere dönüşür. “Otlakçı” tam da o dönüşümün en sessiz, en görünmez anını yakalayan bir metin. Bu yüzden de kısa olmasına rağmen insanın içinde uzun süre kalan bir iz bırakıyor.
Kitap
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Beyza Ogmen
Beyza Ogmen
2,905 UP
Gözlemi Yapan 6 gün önce Türkiye, Ankara
ODTÜ Kampüsü
10
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 21 Ocak 2019
Ezilmişler eşit olabilmek, eşitler üstün olabilmek için baş kaldırır.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
30
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Alperen Karaçor
İnceleyen10 23 Eylül
Metro, tüm kitapları ve oyunlarıyla bize harika bir hikaye sunan muazzam bir eser. Atmosferi, hikayesi ve ruhuyla insanı derinden etkileyen bir seri. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Kitap
10.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : (Метро 2035)
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
7
2 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Okumanın Büyüsü - Çocuklarımıza Kitap Okumak Hayatlarını Neden Sonsuza Dek Değiştirecek?
Bir çocuğun hayatını değiştirmek için ona her gün kitap okumanız yeter! Çocukların beyni, yaşamının ilk yıllarında olağanüstü bir hızla şekillenir. Bu dönemde duydukları her kelime, her ritim, her tekrar sinir ağlarını yeniden örer. Ödüllü yazar Mem Fox, Okumanın Büyüsü’nde çocuklara yüksek sesle kitap okumanın sıradan bir alışkanlık olmaktan çıkıp, bir çocuğun hayatına eşlik eden kalıcı bir armağana nasıl dönüştüğünü anlatıyor. Düzenli okumanın dikkat dağınıklığından dil gelişimine, öğrenme isteğinden empati kurma becerisine kadar pek çok alanda çocukların dünyasını nasıl dönüştürdüğünü kendi uzun yıllara dayanan deneyimi ve gerçek örneklerle aktarıyor. Okumanın Büyüsü karmaşık yöntemler, pahalı kurslar ya da özel programlara gerek kalmadan, sadece sevgiyle, istikrarla ve her gün ayrılan birkaç dakikayla çocuklarla kurulan bağın nasıl güçlendiğini, okumanın hayal gücünü ve öğrenme kapasitesini nasıl kökten değiştirdiğini yazarın tecrübesinden damıtılmış çarpıcı örneklerle ortaya koyuyor.
Devamını Göster
₺222,00 ₺0,00
Okumanın Büyüsü - Çocuklarımıza Kitap Okumak Hayatlarını Neden Sonsuza Dek Değiştirecek?
Evrim Ağacı
Çeviren 13 Kasım 2013
Gizemli sarmal gökada NGC 1097, kimyasal takımyıldız Fornax yönünde, güney göklerinde yaklaşık 45 milyon ışık yılı uzaklıkta parlıyor. Bu renkli gökada portresinde mavi sarmal kollar, pembemsi yıldız oluşum bölgeleriyle benek benek görünüyor. Kollar, merkezin altı ve solunda yer alan küçük bir eşlikçi gökadayı sarmalamış gibi duruyor. Bu küçük gökada, sarmalın parlak çekirdeğinden yaklaşık 40.000 ışık yılı uzakta. Ama NGC 1097'yi asıl tuhaf kılan bu değil. Çok derin poz, soluk ve esrarengiz jetlere işaret ediyor. Bu jetler, en kolay biçimde mavimsi kolların epey ötesine uzanıp sağ alt tarafa doğru giderken seçiliyor. Nitekim NGC 1097'nin optik görüntülerinde toplam dört soluk jet ayırt edilebiliyor. Jetler, gökadanın çekirdeği merkezli bir X şekli çizer; ancak büyük olasılıkla oradan kaynaklanmıyorlar. Bunun yerine, büyük sarmalın çok eski geçmişinde çok daha küçük bir gökadanın yakalanıp parçalanmasından geriye kalan fosil yıldız akıntıları, yani izler olabilirler. Seyfert gökadası olan NGC 1097'nin çekirdeğinde ayrıca bir süper kütleli kara delik de bulunuyor.
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Devrim Açıkalın
Seslendiren 22 Eylül 2020 9:34
Kadına yönelik cinsel şiddet, tür ve yoğunluğu farklı olmakla beraber dünyanın hemen her yerindeki kadınların ortak sorunlarından biridir. Cinsel şiddet...
28
İnceleme
Nihat Çoksu
İnceleyen 16 Şubat 2023
Baya iyiydi arkadaşlar
Film
9.9/10
(155 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nda yayınladığımız bilim haberlerini anlık olarak Bundle üzerinden de okuyabileceğinizi biliyor muydunuz?

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Yalnızca aptallar ve ölüler fikirlerini değiştirmezler. Aptallar değiştirmez, ölüler ise değiştiremez."
John H. Patterson
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)