Merhaba. Öncelikle ben de kendimi, tahminimce sizin gibi süreçlerden geçmiş biri olarak tanıtıp cevabımı buna göre değerlendirmenizi istiyorum. Bu yazacağım metin, tamamen benim bu sorulara bulduğum cevaplar olup özneldir.
1.Elbette hepimiz bir gün öleceğiz ve bizden bu fani dünyada tek kalan; başkalarının zihinlerindeki anılarımız ve dünyaya bıraktığımız izler olacak. Bu doğrultuda, insanların zihninde güzel bir anı bırakmak, insanın öldükten sonra halen hatırlanıp bir deyişle ölümsüzleşmesini sağlar. Yani öldüğümüz vakit, başkalarının zihninde yaşamaya devam edeceğiz.
2.İnsanın bu dünyada tek bir hakkı olduğu için herhangi bir işi yapıyorsa o işi en iyi şekilde yapmalı. Bir örnekle anlatmak gerekirse; tek bir mermin var ve bu mermiyi doğru işlerde, doğru şeyler yaparak harcamalısın.
3.İnsan bulunduğu topluluğu, grubu ve varsa ailesini, en kötü ihtimalle kendisini geliştirmeli. Yani bir mesafe kat etmeli; varlığı ile yokluğu arasında, bulunduğu toplum ve grupta iyi bir fark oluşturmalı.
4.Zamanın geri gelmemesi sebebiyle, ne olursa olsun zamanın çok hızlı bir şekilde akmasına karşı hüzünlenmemeli; aksine bu akan zamanın bir daha geri gelmeyeceğini bilerek geçmişi akıp geçen, kaybedilmiş bir şey değil de ders alınması gereken bir öğretmen olarak görmeli.
5.Ölümün her an gelebileceği gerçeğinden kaçmamalı, bunu kabullenmeli ve bundan dolayı hüzünlenmemeli. Çünkü ölüm ben bunu yazarken ya da siz bunu okurken gelebilir. Yani bu konuda yapabileceğimiz hiçbir şey yok; bu yüzden buna hüzünlenmek gereksiz. İşte bu yüzden insan kendini ölüme hazırlamalı, yani etrafına iyi bir iz ve hatıra bırakmalı. Öldüğünde arkasından 'iyi bir insandı' denmeli.
Bu metin tamamen benim şahsi düşüncelerimden oluşup kişiden kişiye doğruluğu ve yanlışlığı değişebilir. Umarım cevabım size yardımcı olmuştur.[1]
Kaynaklar
-
R. İçdeş. (Deneme). Hayat.