Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Ayşegül Şenyiğit Özdil
Uyarlayan 6 Eylül 2017 8 dk.

Girit Adası'nda yakın zaman önce keşfedilmiş insan ayak izine benzer izler, insan evriminin erken dönemlerine dair alışılagelmiş hikayeyi sınıyor. Bahsedilen ayak izleri yaklaşık 5,7 milyon yıl yaşında ve önceki araştırmaların atalarımızı (maymunumsu ayaklarıyla) Afrika’yla alakalı olarak gösterdiği zamanlarda oluşmuş.

20. yüzyılın ortaları boyunca Güney ve Doğu Afrika’da Australopithecus fosilleri bulunduğundan beri, insan soyunun kökeninin Afrika’ya uzandığı kabul görüyordu. İnsanın ayak yapısına benzer ayaklarıyla dik yürüme kabiliyeti gösteren 3,7 milyon yıllık Tanzanyalı Laetoli ayak izleri de dahil olmak üzere aynı bölgeden gelen yakın zamanlı fosil bulguları, homininlerin (insan soy hattının ilk üyelerinin) ilk olarak Afrika’da görünmekle kalmayıp Avrupa’ya ve Asya’ya yayılmadan önce orada birkaç milyon yıl boyunca izole bir şekilde yaşadıkları fikrini sağlamlaştırmıştı. Ancak Girit Adası'ndan gelen yaklaşık 5,7 milyon yıllık insanın ayak izlerine benzeyen bu izlerin bulunuşu, bu sade anlayışı yerinden ederek daha karmaşık bir gerçeği ortaya çıkarmıştır. (Keşfin bulguları 31 Ağustos 2017’de uluslararası bir ekip tarafından yayımlandı.)

16
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 1 gün önce Türkiye, İstanbul
Genellikle yapraksı (foliose) tallus yapısına sahiptir. Tallus, yassı, loblu ve dallanmış bir görünüme sahiptir. yüzeye tamamen yapışık değildir ve alt yüzeyinde rizina adı verilen ipliksi yapılarla substrata tutunur. Üst yüzey çoğunlukla gri, gri-yeşil veya sarımsı tonlarda olup, çevresel koşullara bağlı olarak renk değişimi gösterebilir. ağaç kabukları, kayalar ve odunsu yüzeyler üzerinde yaygın olarak bulunur. Özellikle temiz hava koşullarına duyarlı olmaları nedeniyle, Parmelia türleri biyolojik hava kalitesi göstergesi olarak değerlendirilir. Hava kirliliğinin yüksek olduğu alanlarda gelişimleri sınırlıdır.
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 5 gün önce 5 dk.

Newton teleskop (Newtonian teleskop), Sir Isaac Newton tarafından 1668 yılında, mercekli teleskoplara alternatif olarak tasarlanmış bir aynalı teleskoptur. Bu teleskop, birincil optik olarak bir mercek değil ayna kullanır. Yani ışığı toplayan optik, eğimli yüzeye sahip bir aynadır.

Newton teleskop aslında astrofotoğrafçılar arasında sıklıkla Newtonian teleskop olarak anılır. Bu teleskop türü, mercekli teleskoplara alternatif olarak aynalı teleskopları ortaya atmış olsa da tek aynalı teleskop Newton teleskop değildir. Gerek kullanılan optiğe gerekse mekanik tasarıma göre farklı aynalı teleskop türleri görmek mümkündür. .

5
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 1 Mart 2018 21 dk.

Cinsellik, ebeveynlerin çocuklarıyla konuşmakta en çok zorlandıkları meselelerden birisidir. Çocuklar, cinsel organlarına dair hangi yaşta, ne kadar şey bilmelidir? Bebeklerin nereden geldiğini soran çocuklarımıza konuyu nasıl açıklarız? Cinsel organlara isimler takmalı, "Seni leylekler getirdi." gibi masallara başvurmalı mıyız? Çocuklarımız ergenliğe girmeden önce onları bu konuda bilgilendirmek gerekir mi? Peki ya hangi yaşta çocuklarımıza o meşhur "seks ile ilgili konuşma"yı yapmalıyız? Çocuklarınız durduk yere cinsellikle ilgili sorular sorduğu zaman, bu sorulara nasıl yaklaşmalıyız: geçiştirmeli miyiz, hikayelere mi başvurmalıyız, gerçekleri mi söylemeliyiz?

Hele ki internetin ve teknolojinin durdurulamaz bir kaynak, vazgeçilmez birer araç olduğu bu dönemde, çocuklarınızın cinsellikle çok daha erken yaşlarda tanışması ve size beklenmedik, "erken sorular" sormaları olası...

203
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ozan Zaloğlu
Ozan Zaloğlu
313.8K UP
Uyarlayan 19 Ekim 2016 3 dk.

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından yayınlanan bir bildiriye göre, okyanuslarımızdaki balık sayısı 2050 yılına kadar plastik atıkların gerisinde kalacak! Bildirinin ortaya çıkardığı üzere, ürettiğimiz tüm plastiğin yaklaşık üçte biri çevreye "sızıyor", çoğunlukla okyanuslarımızda son buluyor. Burada büyük ihtimalle vahşi yaşam tarafından yenilen plastikler, sonunda büyük bir yüzen çöp yığını haline geliyor.

WEF bu bildiriyi, yaklaşık 200 çalışmayı inceleyip 180 uzmanla konuştuktan sonra oluşturdu. Raporlar ilgili belki de en şok edici olan şey, plastik torbalarına ve kaselere olan yatırımları azaltma yönündeki girişimlerimize rağmen plastik kullanımımızın hâlen yükselişte olduğu gerçeği! Şu an, 50 yıl öncekinden 20 kat daha fazla plastik üretiyoruz (bunların çoğu paketleme amacıyla üretiliyor) ve bu üretimin gelecek 20 yıl içinde yeniden ikiye katlanması bekleniyor. Washington Post için yazarı Sarah Kaplan şöyle diyor: 

29
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Çeviren 18 Ocak 2018 15 dk.

Sadece 72 saat içinde görme yeteneğimi tamamen kaybettim, ellerim ve ayaklarım sanki bir buzla kaplanmış gibiydi. Karanlığın içine hapsolmadan önce, bilinmeyen bir virüsün sebep olduğu ciddi baş ağrıları ve terlemeyle yatağa düştüm. Bağışıklık sistemim virüse karşı koymaya çalışırken, kendi sinirlerime saldırarak görüş ve hareket kaybıma sebep oldu ve kontrolden çıktı - yani biyolojik savunma sistemim tarafından alaşağı edildiğim söylenebilir.

Kör oluş sürecim yıkıcıydı. Sadece duyularımı değil, geçim kaynağımı da kaybetmiştim. Televizyon yapımcısı olarak, görme yetim benim işimdi, bu yüzden yeniden görmeyi umutsuzca istiyordum. Birkaç hafta sonra, bacağımdaki ve ayağımdaki bazı hareket kabiliyetlerini ve normal duyuları yeniden kazanmıştım ama görüşüm hala başlı başına bir problemdi.

91
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Blog Yazısı
Kasım Aydın
Kasım Aydın
151.4K UP
Blog Yazarı 4 dk.

Ormanlar tekin olmayan ve tekin olmadığı yerlerdir. Gece vaktinde buralar da dolaşılması hoş karşılanmaz –görünür görünmez her canlı tarafından- ya oldu da bir şekilde ormandan geçmek zorunda kaldın, o vakit giydiğin kıyafetin bir yerinde mutlaka ama mutlaka demir, kurttırnağı veya gök boncuk gibi kutlu nesneler taşımalısın. Tabii yeraltına çekilip körü ruhların hizmetkârı olmaktan memnun olmaz isen. Bu nesneler ruhları öldürmez ama onları senden uzak tutar. Ormanlar çokluktur, kargaşadır ve Tanrı’nın terk ettiği yerlerdir. Buraların sırrını ancak kutlu kahramanlar çözebilir ve orman ruhunun sakladıklarını ancak bu kahramanlar bulabilir. Bu ormanlar da sayısını bilemediğimiz kadar çok sayıda iyi ve kötü ruhlar yaşar, gezinir veya ziyaret eder. Ruhlarla sayı bakımından yarışırcasına çok sayıda ağacın, bu ağacın dallarının ve bu dallardaki yaprakların seni izlemediğinden hiçbir zaman emin olamazsın. Bilmediğin bir şeyden korkman seni işe yaramaz bir korkak yapmaz. Bu arada orman ruhları fazla gürültüden, şamatadan ve aşırıya kaçan hareketlerden hoşlanmazlar. Eğer etrafta bildiğin bir kayın ağacı ve nefret ettiğin –çünkü insan sevdiği bir canlıdan kolay kolay vaz geçmek istemez- sarı bir keçin varsa, onu kayın ağacına bağlayıp ruhlara kurban etmek suretiyle bir müddet kahkaha atabilirsin. Ama macera sevmeyen bir kişiliğin varsa ve sürekli birilerinin bir gölge gibi günün belirli vakitlerinde cüretkâr bir şekilde tam karşında durarak seni izlediğinden şüpheleniyorsan iyisi mi sen bütün bu zahmetlere girmekten kendini alıkoy, hatta mümkünse ormanın etrafından dolaşmayı dene ve bu hikâyeye hiç başlamadan burada sonlandır.

Tabanları yağlamayanlara iyi bir haberim var. Denk gelebilecek kadar şanslıysanız ve onları ikna edebilirseniz kötü ruhlara karşı savaşabilecek, Tanrı kutu taşıyan ayıı adı verilen iyi ruhlarla karşılaşabilirsiniz. Şanslıysanız dedim, çünkü insanlara hayat ve saadet bahşetmek isteyen bu ruhlar gökler de yaşarlar. Mesela ben üör, abaası, yek, kara neme gibi kendisine kul köle yapmak için yer üstünde ve yeraltında dört dönüp insanları korkutan ve bazen de onların ruhunu çalıp kendi bölgelerine götürmek isteyen kötü huylu ruhlarla savaşmak için dingin, huzur ve kut dolu göklerden aşağı inebilecek herhangi bir ruh tanımıyorum. Bütün bunlara rağmen hemen enseyi karartmamak lazım. Burnunun ucunu dahi göremediğin, uzun ve sık ağaçlarla dolu, uzaktan bakıldığında kötü bir haber almışçasına insanın içini muazzam bir kasvet ile dolduran karanlık bir ormanın girişinde oturup gökyüzünden bir ışık ya da bir parlaklık beklemek, kılıcın kınını ve okun sadağını kontrol edip yaya olarak girmekten daha doğru bir hareket olacaktır. Yaya olarak dedim, çünkü hiçbir atın oraya girmeyeceğinden eminim.

13
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 1 gün önce
Geleneksel anlamda mantar olarak adlandırılsa da, filogenetik olarak Fungi alemine değil, Amoebozoa süper grubuna dahil edilir. Bu grup, yaşam döngüsünün belirli evrelerinde amipsi hareket yeteneği gösteren organizmaları kapsar. ür, yaşam döngüsünün vejetatif evresinde plasmodium adı verilen, çok çekirdekli ve hücre duvarı bulunmayan tek bir kütle hâlinde bulunur. Plasmodium evresinde aktif olarak hareket edebilir ve bakteriler, maya hücreleri ile organik artıklarla beslenir. Hareket, sitoplazmik akışlar aracılığıyla gerçekleşir ve çevresel koşullara göre yönlenebilir.
çürüyen odun yüzeylerinde genellikle yoğun kümeler hâlinde, parlak kırmızı–turuncu renkte, boncuk benzeri sporangiumlar oluşturur. Sporangiumlar sıkıca paketlenmiş silindirik ya da yarı silindirik yapılar şeklindedir ve olgunlaştıkça renkleri koyulaşarak matlaşır.

Her bir sporangium, rüzgâr ve çevresel etkenlerle yayılan mikroskobik sporlar içerir. Sporlar uygun koşullarda çimlenerek amipsi hücrelere dönüşür ve bu hücreler birleşerek yeniden plasmodium evresini oluşturur. Böylece organizmanın yaşam döngüsü tamamlanır.
Özellikle çürüyen odun üzerinde bakteriyel popülasyonları kontrol ederek organik maddenin parçalanmasına dolaylı katkı sağlar. İnsanlar için toksik veya patojenik değildir ve doğada yumurta kütleleriyle karıştırılsa da hayvansal bir yapı değildir.
4
Müseyib Ələkbər
6 gün önce
Bir soru değil de, espiri karışık bir sohbet konusu sadece. Karikatürde yazıldığı gibi hep en yavaş olanları yakaladıkları için geriye kalanlar daha hızlı olacak ve bu da yeni doğacak yavruların daha sağlıklı ve hızlı olması ihtimalini arttıracak. Tabii ki, evrim vahşi hayvanlarda da durup beklemiyor. Leoparların da daha hızlısının av yakalayıp hayatta kalma şansı daha yüksek olduğu için onlar da gittikçe hızlanıyor. Ama bu hızın de fiziksel bir sınırı vardır elbet. 
68 görüntülenme
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Koralp Erin
Koralp Erin
170.4K UP
Astrofizik meraklısı... 5 gün önce Sen de Cevap Ver

Bilimin yanlış ellere geçmesi diye bir şey söz konusu değil.

Bilim, temelinde doğayı anlamamıza yarayan bir araç. Bir düşünce, bir tarz, bir hareket değil yani. Niyetiniz iyi de olsa, kötü de olsa, sonuçta insanlığa bir fayda sağlarsınız.

Siz, teknolojiyi bilimle karıştırıyorsunuz. Teknoloji, temelinde bilimden elde edilen bilgileri kullanır. Bu bilgi, iyi amaçlar uğruna da, kötü amaçlar uğruna da kullanabilir. Bilim, atomu araştırır, insanlar bu bilgilerden bomba yapar, diğer insanlar da atom enerjisini kullanılabilir kılar.

3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hasan Furkan Eşer
İnceleyen 1 gün önce
Anlamsı güç anlamak için tekrar okunması gerken bir kitap her satırını her cümlesini teker teker okumanızı tavsiye ederim fakat bi p kadarda mükemmel bir kitap 10/10
9.6/10
(103 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi CLVI (156) - Almanca Aslından Çeviren: Mustafa Tüzel
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Orhan Alp Cingöz
Alıntıyı Ekleyen 3 gün önce
Tabi siz anneleri tarafından size emanet edilen çocuklara her bakımdan yetersiz gördüğünüz bir kadının annelik etmesine şiddetle karşısınız ama.
Kaynak: Aşk-ı Memnu
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 5 gün önce 27:21
İnsanlık bugüne kadar pek çok bilimsel atılım yapmış, tüm dünyayı küresel olarak etkileyen pek çok buluş gerçekleştirmiştir. Bilimsel atılımların ve insanlığın...
9
🔭 Astronomlar, evrende sıradışı olarak adlandırılan gezegen türlerini uzun süredir araştırıyorlar; bunların en ilgi çekeni, hiçbir yıldızın yörüngesinde olmayan gezegenler yani “yıldızsız” ya da “gezgin” gezegenler. Bu cisimler, galaksimizde yalnız başına sürüklenirken çevrelerindeki hiçbir yıldıza bağlı olmadan dolaşabiliyorlar.

🌀 Bu tür gezegenlerin varlığı, daha önce sadece dolaylı yöntemlerle fark edilmesine rağmen, kütlelerinin doğrudan ölçüldüğü ilk gözlem geçtiğimiz dönemde gerçekleşti. Araştırmacılar, yerçekimsel mikromercekleme adı verilen bir yöntem sayesinde, arka plandaki bir yıldızın ışığının kısa süreliğine bükülmesini izleyerek bu gezegenin varlığını tespit etti ve ilk kez kütlesini tahmini olarak belirlemeyi başardılar. 

📏 Yerçekimsel mikromercekleme, iki gök cisminin hizalanması sırasında ışığın bir mercek gibi bükülmesi olayıdır; bu da kütlesi bilinmeyen cismin ışığın bükülme miktarıyla ilişkilendirilerek yaklaşık kütlesinin hesaplanmasına olanak sağlar. Özellikle yıldızsız gezegenler gibi doğrudan görülmesi zor nesneler için bu yöntem oldukça değerlidir. 

🌌 Bu özgün ölçüm, gezegenin kütlesinin yaklaşık olarak bir gaz devinin bir kısmına denk geldiğini gösteriyor; bu da kütle açısından Jüpiter gibi yıldız yörüngesinde olan dev gezegenlerle bazı benzerlikler taşıyabileceğini düşündürüyor. Ancak bu yöntemin hâlâ belirsizlik içerdiğini ve uzaklıkla kütle arasında bir “karışım belirsizliği” bulunduğunu unutmamak gerek. 

🧠 Ayrıca bu tespit, yalnızca yıldızlara bağlı gezegenlerin değil; aynı zamanda bağımsız bir şekilde galaksiyi dolaşan gezegenlerin de var olabileceğini ve belki de Samanyolu’nda yıldızlardan daha fazla sayıda bu tür cismin bulunabileceğini akla getiriyor. Bu da gezegen oluşumu ve dinamikleriyle ilgili mevcut modelleri yeniden gözden geçirmeyi gerekli kılıyor.

Yazar: Ece Müker
ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close