Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
İrem Kaplan
İrem Kaplan
198.1K UP
Yazar 3 gün önce 4 dk.

Kanser, hücresel proliferasyon, farklılaşma ve apoptoz arasındaki dengenin bozulması sonucu ortaya çıkan çok aşamalı bir hastalıktır. Normal bir hücrede DNA hasarı, lezyonun tipine bağlı olarak farklı onarım mekanizmalarıyla giderilir; baz eksizyon tamiri (BER) ve nükleotid eksizyon tamiri (NER) küçük baz değişiklikleri ve hacimli DNA adduct’larının onarımında rol oynarken, çift iplik kırıkları başta olmak üzere daha ciddi hasarlar homolog rekombinasyon yoluyla düzeltilir.[1]

Bununla birlikte DNA onarım süreçleri bu mekanizmalarla sınırlı değildir; uyumsuzluk onarımı (MMR) replikasyon hatalarının düzeltilmesinde, homolog olmayan uç birleştirme (NHEJ) ise özellikle çift iplik kırıklarının hızlı ancak hata yapmaya daha yatkın şekilde onarımında önemli rol oynar. Hasarın giderilememesi durumunda ise hücre döngüsünün durdurulması veya apoptoz gibi hücresel yanıtlar devreye girer; bu süreçler sıklıkla p53 aracılı yollarla düzenlenmekle birlikte, p53’ten bağımsız sinyal iletim mekanizmaları da bu yanıtların oluşumuna katkıda bulunabilir.[10][11][12]

14
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Rasyonalist Bilim
Yazar 2 gün önce 7 dk.

Elektrikli itki sistemleri; uzay araçlarının yörünge hareketlerini ayarlamak, araçları belli yörüngede tutmak ve uzayın derinliklerine yolculuk yapmak gibi beliren ihtiyaçlardan ortaya çıkmıştır. Kimyasal roketlere göre daha az maliyetlidir ve daha uzun süre yolculuk yapmaya izin verir. Genellikle kimyasal itki sistemleri, araçların Dünya'dan gönderilmesi için kullanılır. Ancak ana iticinin yapamayacağı, daha düşük güçlü işlemleri gerçekleştirecek başka sistemlerinin de uzay aracına eklenmesi gerekir.[1] Güneş panelleri ile depolanan veya nükleer döngülerle elde edilen enerji, bu düşük güçlü sistemleri harekete geçirmeye yetmelidir. Elektrikli sistemler işte bu ek işlemleri gerçekleştirmek için iyi bir alternatiftir ve özgül itkileri (İng: "specific impulse") diğer itki sistemleri ile karşılaştırıldığında çok daha yüksektir.

Elektrikli sistemler, kendi içinde farklı kaynaklarla desteklenir. Temelde hepsinin mantığı benzerdir. Bir şekilde iyonlaştırılan nötr gaz, genellikle iyonlaşma enerjisi yüksek bir soy gaz, elektrik alan ile hızlandırılarak atılır. Kullanılan tipe göre, sadece pozitif iyonlar atılır veya ısıtılan gaz, pozitif ve negatiflerle birlikte atılır. Yeni elektrikli sistemlerde "iyodin" de kullanılmaya başlanmıştır. İyodin katı halde depolanır, oda sıcaklığında gaz haline gelir ve iyonlaşma süreci benzer şekilde devam eder.

5
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Altay Kenger
Seslendiren 7 Nisan 2020 11:23
"Bugün çok yoruldum." cümlesini hayal edin. Yok, ciddiyiz: Gerçekten hayal edin, şimdi. Bu cümleyi zihninizde canlandırdığınızda, sanki "iç sesiniz" bu...
41
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
201.1K UP
İnceleyen 5 gün önce
Başkalarının Acısına Bakmak, Susan Sontag’ın savaş, acı ve bu acıya bakma biçimimiz üzerine düşündüğü önemli bir çalışmadır. Sizin de belirtiğiniz gibi kitap dokuz bölümden oluşur ve sonunda yazarın bir ödül töreninde yaptığı konuşma metni de yer alır.

Sontag kitabına, Three Guineas adlı kitabı inceleyerek başlar. Bu eser, Virginia Woolf tarafından 1938 yılında, İspanya’daki faşist ayaklanma sırasında yazılmıştır. Woolf bu kitabı, Londra’da yaşayan bir avukatın “Sizce savaşı nasıl önleriz?” sorusuna cevap olarak kaleme almıştır. Sontag da buradan hareketle savaşın nasıl temsil edildiğini, özellikle de fotoğraflar aracılığıyla nasıl anlatıldığını incelemeye başlar.

Kitapta, savaş fotoğrafçılığının ortaya çıktığı Kırım Savaşı’ndan başlayarak, dünya savaşlarına, Nazi kamplarına, İspanya İç Savaşı’na, Bosna ve Filistin’de yaşananlara ve 11 Eylül saldırılarına kadar pek çok örnek ele alınır. Sontag, bu olayların fotoğraflar aracılığıyla nasıl kaydedildiğini ve bu görüntülerin tarih için nasıl bir belge niteliği taşıdığını sorgular. Ona göre fotoğraflar sadece olayları göstermekle kalmaz, aynı zamanda onları nasıl hatırlayacağımızı da belirler.

Sontag’ın dikkat çektiği önemli konulardan biri de savaşın toplumsal cinsiyetle ilişkili olmasıdır. Woolf’un kitabında soruyu soran kişinin bir erkek, yanıtlayan kişinin ise bir kadın olması tesadüf değildir. Woolf’a göre savaş çoğunlukla erkeklere ait bir alandır; erkekler savaşta bir anlam, hatta bazen bir tatmin bulabilir. Kadınlar ise genellikle savaşa aynı şekilde yaklaşmaz. Bu nedenle Woolf, aynı savaş fotoğraflarına bakıldığında kadınlar ve erkeklerin aynı duyguları hissedip hissetmeyeceğini sorgular. Woolf’un vardığı sonuç, farklı eğitim ve geleneklere sahip olsak bile insanların bu tür görüntüler karşısında benzer tepkiler verebileceğidir. Ancak Sontag bu noktada daha karamsardır. Ona göre günümüzde savaşların sona ereceğine neredeyse kimse inanmaz; hatta barış için mücadele edenler bile bundan emin değildir.

Sontag bu düşüncesini, 1928’de imzalanan Kellogg ve Briand Paktı örneğiyle açıklar. Bu anlaşma, savaşı bir politika aracı olarak reddeden ülkelerin imzasını taşımasına rağmen, pratikte etkili olmamış ve savaşlar devam etmiştir. Bu da savaş karşıtı söylemlerin çoğu zaman yetersiz kaldığını gösterir. Aynı tartışma, Sigmund Freud ve Albert Einstein arasında “Niçin Savaş?” başlıklı mektuplarda da ele alınmıştır.

Woolf ve Sontag, savaşın yalnızca politik bir olay olmadığını, aynı zamanda insanların acıya nasıl baktığıyla ilgili bir mesele olduğunu vurgular. Woolf’un özellikle üzerinde durduğu “biz” kavramı burada önemlidir. “Biz”, sadece savaşın içindeki insanlar değil; başka ülkelerde yaşanan acılara bakan, onları gören ve bundan etkilenen herkestir. Ancak Sontag’a göre bu “biz” kavramı her zaman net değildir. Çünkü başkalarının acısına bakmak, bizi otomatik olarak aynı duyguda birleştirmez.

Kitap savaşın kendisinden çok, savaşın görüntülerine nasıl baktığımızı ve bu bakışın bizi gerçekten ortak bir duyarlılıkta buluşturup buluşturmadığını sorgular ve ne yazık ki ... İNSANIN OLDUĞU HER YERDE SAVAŞ VARDIR!

Kitap bende şu etkiyi bırakmıştı .Bir fotoğrafa bakmak, masum bir eylem değil. O an, görünmeyen bir etik yük taşırız. Sontag bunu yüzümüze vurmaz .Aynayı bize doğru tutar ve aynada gördüğümüz şey çoğu zaman kendimizle ilgili pek hoş olmaz. Kitap biter ve geriye tek bir soru kalır. ''Gerçekten gördük mü, yoksa sadece baktık mı?”
9.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Hatice Yetişkin
Alıntıyı Ekleyen 4 gün önce
Sadece insan türünün erkeği dişisini öldürür.
Kaynak: Adem'den Önce
10
2 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Poyraz Savaş
Poyraz Savaş
122.8K UP
Çeviren 2 gün önce 6 dk.

Kelly Anderson, ragdoll kedisi Chai 5 yaşındayken beklenmedik bir şekilde vefat ettiğinde yıkılmıştı. Başka bir tüylü arkadaş sahiplenmek istemiyordu, Chai'yı geri istiyordu.

''O benim ruh ikizim gibiydi,'' diyor Anderson. ''Hayatımda hiç beni onun gibi doğuştan anlayan bir hayvana, hatta bir insana, sahip olmadım. Sanki onunla olan zamanlarım çalınmış gibi hissettim.''

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sametay Deniz
Sametay Deniz
1,015 UP
Üye 4 gün önce
Çağrı Bey'in Youtube'da bahsettiği, kasa avantajından dolayı müşterinin gazinoya karşı oynadığı rulet, 21, slot, barbut gibi oyunların her zaman kaybettirdiği anlaşılır. Peki Texas Pokeri veya havuzlu müşterek bahis gibi müşterilerin birbirine karşı oynadığı ve mekan sahibinin komisyonla karını aldığı beceriye dayalı oyunlara ne demeli?
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arif G.
Arif G.
148.7K UP
6 gün önce
Mutlu olmaya mı çalışıyoruz yoksa mutsuz olmamaya mı?
Fark var mı diyebilirsiniz. Var. Mutlu olmaya çalışmak aktif bir yönelim. Bir şey inşa etmek, bir şeye doğru gitmek. Mutsuz olmamaya çalışmak ise savunma modu. Acıdan kaçmak, rahatsızlığı minimize etmek, güvenli alanda kalmak. Hayatın büyük kısmına bakınca ikincisinin daha yaygın olduğunu görüyoruz. İşi sevmiyoruz ama bırakamıyoruz çünkü belirsizlik daha kötü hissettirebilir. İlişki bizi beslemiyor ama bitirmiyoruz çünkü yalnızlık daha ağır geliyor. Hayalimiz var ama peşine düşmüyoruz çünkü başarısız olmak şu anki konforu bozar. Hep en kötü ihtimali yönetiyoruz, en iyi ihtimali kovalamak yerine. Evrimsel olarak da mantıklı. Beyin tehditten kaçmaya ayarlı, ödülü kovalamaktan çok daha güçlü bir refleks bu. Acı kazanımdan daha ağır basıyor. Ama modern hayatta tehdit çoğunlukla fiziksel değil. Sosyal, ekonomik, psikolojik ve beyin aralarındaki farkı tam ayırt edemiyor. Her belirsizliği tehlike gibi işliyor. O yüzden sürekli savunmadayız, farkında olmadan. Mutluluk hedeflenince de sorunlu. Doğrudan bakınca kaçıyor, baskı altında donuyor ama mutsuzluktan kaçmak da onu getirmiyor. İkisi de yanlış çerçeve olabilir. Belki şunu sormamız lazım kendimize: nasıl mutlu olurum?
Belki şu: neyin içindeyken zamanın geçtiğini fark etmiyorum?
Belki de mutluluk yerel ağda, biz global VPN’de kaybolmuşuzdur, bunu düşünmek lazım...
18 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Selin Vefa
23 saat önce
Sevgili adminler ve bilim severler sizinle bir sey paylasmak istiyorum ve adminler bu konuda bana donebilirlerse cok sevinirim. Barcelona'da yasiyorum ve egitim danismanligi yapiyorum. Cok guclu bir uluslararasi bilim kampina gonullu isbirligi yapiyorum. Bununla ilgili bilgi paylasmak ve Turkiye'deki dezavantajli ogrencilerin de haberi olmasi icin bana destek olmanizi istiyorum. 
2
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ayşe Yılmaz
Ayşe Yılmaz
137.5K UP
Gözlemi Yapan 3 gün önce Türkiye, Çankırı
Yapraklı ilçe merkezinde kaydedilmiştir.
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bilim ve bilimseverler sıkıcı değildir! Evrim Ağacı Etkinlik Platformu'nu kullanarak bulunduğun şehirde veya internet üzerinde toplantılar, etkinlikler, buluşmalar düzenleyebilir, diğerlerinin düzenlediği etkinliklere katılabilirsin. Ayrıca eğer bilimle ilgili bir iş, staj, burs veya eğitim arıyorsan veya bu pozisyonları dolduracak bilimseverler, bilim insanları ve öğrenciler arıyorsan, Evrim Ağacı İlan Platformu'nu kullanarak Türkiye'deki ve Dünya'nın her yanındaki bilimseverlerin oluşturduğu ağa katılabilir, bu ağa güç katabilirsin!

Sizden Gelenler
Ahmet Can Öztürk
Üye
Bu ülkenin temelini, manevi miras olarak akıl ve mantığı bırakan Atamız attı. Onun emanetinde bu miras yolunda çalıştığınız için minnettarım. Bugün yol açtınız, öncüsünüz, önemlisiniz, gelecekte ise daha büyük çalışmalarla daha da başrol olacaksınız! Sizlerleyiz.
İnceleme
Asya Morsümbül
Asya Morsümbül
21.8K UP
İnceleyen 16 Aralık 2022
Bu kitap okuma listemde . Türkçe Öğretmenimiz hep bahsederdi . Tavsiye ediyor . Ben okumadım,okuyacağım
Kitap
9.6/10
(31 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 3 gün önce 31:00
Evrimle doğrudan ilgisi olmayan herkesin yakından tanıdığı bir sorudur bu: "Madem insanlar maymundan geliyor, şimdiki maymunlar neden insan olmuyor?" Soru,...
8
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Evrimsel Biyoloji konusunda geliştirebilirsin.

Moderatör Uyarısı
Yetersiz Kaynak 1 moderatör tarafından eklendi
Güvenilir bir kaynak belirtilmemiş.
8
Söz
Kağan Köseoğlu
Alıntıyı Ekleyen 26 Haziran 2022
Tarihte ilk kez bir toprak parçasının etrafını çitle çevirip “Burası benimdir” diyen ve buna inanacak kadar saf olan insanlar bulabilen ilk insan, uygar toplumun ilk kurucusu oldu. O zaman biri çıkıp, çitleri söküp atacak ya da hendeği dolduracak, sonra da insanlara “Sakın dinlemeyin bu sahtekârı. Meyveler herkesindir. Toprak hiç kimsenin değildir. Ve bunu unutursanız mahvolursunuz” diye haykırsaydı, işte o adam, insan türünü, nice suçlardan, nice savaşlardan, nice cinayetlerden kurtaracaktı.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
28
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Sıradışı olun. Tuhaflığınız, sizi sihirli yapan şeydir."
Parker Lewis
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)