Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Naz Bizel
Üye 6 gün önce 3 Cevap
Evrim en optimisti hedefler ve denizlerde bölgesel olarak da olsa en optimist zaten bellidir zamanla evrim ilerdiğinde tür sayısında çok azalma olmaz mı sonuçta hepsi zamanla aynı formlara evrilecek
268 görüntülenme
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Discord
Nevzat Keskin
Seslendiren 22 saat önce 7:44
Eminiz ki okurlarımız arasında hatırı sayılır bir çoğunluk merakla Breaking Bad'i izlemiştir ve sonlandığı için derin ve tedavi edilemez bir üzüntü duyuyordur....
1
Eyüp Akman
Seslendiren 15 Kasım 2019 43:54
TDK’nin tanımına göre mekân: "Yer, bulunulan yer, ev, yurt ve uzay" anlamlarına gelmektedir.Yerin tanımı ise: "Bir şeyin, bir kimsenin...
23
Ögetay Kayalı
Yazar 20 saat önce 12 dk.

Bilimde sonuçlara nasıl ulaşıldığı oldukça önemlidir. Çünkü bir iddianın bilimsel olup olmadığını belirlemede iddianın hangi yöntemle üretildiği, hangi verilerle desteklendiği ve hangi koşullarda yanlışlanabileceği kritik rol oynar. Bu nedenle bilimsel düşünce, çoğu zaman gündelik sezgilerimizle çatışır ve bizi rahatsız edici belirsizliklerle yüzleştirir.

Popüler bilim anlatıları ise doğası gereği bu belirsizlikleri sadeleştirir hatta kimi zaman geri plana iter. Gerçekleştirilen sadeleştirme doğru yapıldığında bilime erişimi arttırma konusunda son derece önemli bir yere sahiptir. Ancak sınır çizilmediğinde popüler anlatı ile bilimsel yöntem arasındaki fark giderek silikleşebilir.

4
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Oğuzhan Kiper
Oğuzhan Kiper
57.8K UP
Yazar 6 Nisan 2016 15 dk.

Çoğumuzun (en azından yazarımızın) çocukluk kahramanı John McClane’in maceralarını konu alan “Die Hard (Zor Ölüm)” serisinden haberi olmayan çok az kişi vardır diye umuyoruz. McClane, seri boyunca yüzlerce kurşundan kaçar, düşme tehlikesinden kurtulur, kırık camlardan basa basa geçer, patlayıcılardan korunur ve düşmanlarını bertaraf eder. Sayısız ölüm tehlikesine rağmen yaşamaya devam eder. 

Özellikle insanın davaya adanmışlık, başarma isteği gibi erdemlere ve yenilmezlik gibi üstün meziyetlere karşı olan hayranlığını hedef alarak ticari başarı kazanan bu tip Hollywood macera filmlerinden belki de binlercesi vardır. Die Hard serisinin konu olması sadece ilk gençliğin yazarda bıraktığı kalıntı olabilir. Kötünün cezasını bulduğu, iyinin ise biraz da Hollywood alt metniyle “ilahi müdahale”ye yorabileceğimiz şansının yardımıyla, güzel ihtimallerin art arda gelmesiyle kazandığı ve şiirsel adaletin tecelli ettiği Hollywood filmleri bu manada gerçeği tam olarak yansıtıyor diyemeyiz. Kahramanın kurşun yağmurunu “sorun değil, birkaç önemsiz sıyrık dostum”la atlatması, kahramana bağlı ipin tam zamanında ucu ucuna bir yerlere takılması, o ana kadar çatır çatır çalışan tabancanın kahramanın kafasına dayandığında tutukluk yapması, tam da ihtiyacı olduğu anda birinin ona yardım etmesi bizlere oldukça düşük ihtimaller olarak gelmektedir.

90
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Pupg Mobile
Üye 9 Şubat 2023 1 Cevap
16 yasındayım boyum 1.71 normal hormon sistemimde bir sıkıntı yok ancak dışardan sentetik growth almam boyumun uzamasını sağlarmı (büyüme plaklarım açık ancak doğal yollardan max 1-2 cm uzayacam ve lütfen bana bunu zararlı bişey olduğunu açıkalamaya çalışmayın sadece sorumun cevabını merak ediyorum.)
2,185 görüntülenme
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Melissa Altın
Melissa Altın
37.0K UP
Uyarlayan 11 Eylül 2021 9 dk.

Empati boşluğu, (İng: ''empathy gap'') insanların mevcut durumlarından farklı olan zihinsel durumları anlamakta veya bu tür durumların, insanların muhakeme yapmalarını ve karar vermelerini nasıl etkilediğini düşünmekte güçlük çekmelerine neden olan bilişsel bir ön yargıdır.[1][2]

Örneğin bir kişi şu anda kendini sakin hissediyorsa, öfkelendiği anda nasıl davranacağını tahmin etmekte zorlanır. Benzer olarak, eğer diyette olan bir kişi, şu anda toksa, aç olduğunda yemek yemenin cazibesiyle ne kadar başa çıkabileceğini değerlendirmekte güçlük yaşayabilir. Bu durumda empati boşluğunun varlığından söz etmek mümkündür.

50
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 21 Ağustos 2013 24 dk.

Hayat, sağ elini kullanmayı tercih eden ("sağlak") insanlar için tasarlanmıştır. Çünkü popülasyonun %85-90 civarı, sağ elini kullanmaktadır; geriye kalan %10-15'lik kesim sol elini kullanmayı tercih eder ("solak"). İyi ama neden? Bunu belirleyen ne? El tercihi, hangi faktörlerden etkilenerek oluşuyor? Bu yazımızda, el tercihi ya da ellilik olarak bilinen bu konuya ve bunun evrimine değineceğiz.

Ellilik (el tercihi, el kullanımı) olarak bilinen ve halk arasında genelde "sağlaklık ve solaklık" olarak kullanılan bu kavramın ne yazık ki evrensel ve net bir tanımı bulunmamaktadır. Ancak sıklıkla başvurulan tanımı üzerinden gidecek olursak, bir insanın günlük yaşantısı içerisinde öncelikli olarak tercih ettiği el ve ayak kullanımıdır. Yani bir şeye uzanmak için genellikle sağ elinizi kullanıyorsanız "sağlak", sol elinizi kullanıyorsanız "solak" olarak bilinirsiniz. Aynı durum ayaklar için de geçerlidir, ancak burada sadece el olarak bahsedeceğiz.

174
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Rabia O.
Rabia O.
20.1K UP
Alıntıyı Ekleyen 4 gün önce
Her insanın ölünceye kadar yapabileceği birşeyler vardı. Her insan da, kör topal bunu yapıyordu. Mesele iyiyi kötüden ayırabilmekte idi ve her şeyin, ama herşeyin iyisi de, kötüsü de oluyordu.
Kaynak: Küçük Ağa
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
136.1K UP
İnceleyen 4 gün önce
Merhaba
bu kitap okuduğum Rus romanları arasında okuduğum ve aklımda uzun süre yer eden bir kitaptı. Sanırım ilk lise dönemimde okudum sonra bir kaç kez daha okudum .Bu kitap sanki biri karşına oturmuş da “Benimle anlaşmak zorunda değilsin ama beni dinle” demiş gibi. Yeraltından Notlar okura kendini sevdirmek istemez. Tam tersine, ittirir, rahatsız eder, bazen sinirlendirir. Ama yine de bırakmaz. Çünkü yeraltı adamı söylediği her şeyle şunu fısıldar: “Beni beğenmiyorsan, belki biraz sana benziyorumdur. Yeraltı adamı ne kahraman ne de kurban. Aşırı düşünen, düşündükçe felç olan, incinmiş ama incitmekten de geri durmayan biri. En can yakıcı yanı da bu ikilik.

“Aşırı bilinç bir hastalıktır.”
dediğinde, insan ister istemez durup kendi zihnini yokluyor. Gerçekten de her şeyi fazla fazla düşünmek, insanı hayattan koparıyor.

Bu kitapta akıl, bir kurtuluş değil; bir tuzak. Mantık, düzen, çıkar hesabı. Hepsi yeraltı adamının elinde bir silaha dönüşüyor ama o silah dönüp dolaşıp kendisini vuruyor. İnşan bazen bilinçli olarak kendi çıkarına aykırı davranır. Diyerek Dostoyevski, insanın makine gibi işlemediğini yüzümüze vuruyor. İnsanın özgürlüğü bazen kendi kendine zarar verme pahasına ortaya çıkıyor.

Beni en çok etkileyen şey, yeraltı adamının yalnızlığı. Bu yalnızlık asil değil, üretken hiç değil; hırçın ve utanç dolu. Sevilmek istiyor ama sevilirse zayıf düşeceğini sanıyor. Bu yüzden insanları itiyor, sonra da yalnız kaldığı için onlara kızıyor. Tanıdık bir kısır döngü.

Kitabın ikinci kısmında anlatılan geçmiş anılar ise çok daha acıtıcı. Çünkü orada büyük felsefi cümleler yok; küçük düşmeler, utançlar, bastırılamayan öfke var. Yeraltı adamı o anlarda felsefeden çok, insan oluyor. Yeraltından Notlar bana şunu düşündürüyor: Bazı insanlar iyi olmadığı için değil, fazla farkında oldukları için mutsuz. Ve bazı kitaplar rahatlatmak için yazılmaz.

“İnsanı rahatsız etmek de bir gerçeği anlatma biçimidir.”

Bu kitabı bitirdiğinde kendini iyi hissetmeyebilirsin. Ama dürüst hissedersin. Çünkü Dostoyevski burada insanın en saklamak istediği tarafları açığa çıkarır. Ve kapatmadan bırakır.
9.6/10
(133 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Записки из подполья
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 14 Kasım 2014 32 dk.

7 Kasım 2014 tarihinde vizyona giren Yıldızlararası (Interstellar) filmi, senenin en çok beklenen filmi olarak büyük ses getirdi. Belki gişelere beklediği hızlı girişi yapamadı ve ABD'de Disney tarafından yapılan Büyük Kahraman 6 (Big Hero 6) isimli filmin gerisinde kaldı ama yine de gerek içeriği, gerek kurgusu, gerek görsel yapısı, gerekse de Evrim Ağacı olarak burada işlediğimiz gibi bilime olan katkılarıyla önemli miktarda ses getirmeyi başardı. Öyle ki, kolay kolay bilimkurgu filmlerini beğenmeyen, Dünyaca ünlü astrofizikçi Neil deGrasse Tyson'dan bile, buradan okuyabileceğiniz gibi bol miktarda övgü aldı. Filme yöneltilen ve hem destekleyen, hem de karşı olan sayısız eleştirinin yarattığı toz fırtınası yavaş yavaş dinerken, biz de filmin bilimsel olarak bir analizini sizler için yapmak istedik. Ayrıca filmin sonunda, karadeliğin içerisine girildiğinde ne olduğunu ve neler anlatılmaya çalışıldığını da, anlamayanlar için açıklayacağız. Umuyoruz ki faydalı olacaktır.

İlk olarak şunu söyleyelim: bu bir belgesel değildir, bir bilimkurgu filmidir. Dolayısıyla ele alacağımız eleştiriler, "Kesin ip var or'da!" diyormuşuz gibi anlaşılabilir. Fakat amaç bu değildir. Bilimkurgunun amacı, hayal gücünü tetikleyerek bilimin ileride görebileceği gerçeklerle ilgili ufkumuzu açmaya çalışmasıdır. Sadece salt bir sanat eseri olarak görüp tüm bilimsel doğasından sıyırmak, tamamen bilim olarak görüp içerisindeki noktaları abartmak kadar hatalı olacaktır. İkisi de yanlıştır. Dolayısıyla, mutlaka filme gitmenizi ve son yılların (hatta belki tüm zamanların) en başarılı bilimkurgu filmlerinden biri olduğunu düşündüğümüz Yıldızlararası'nı izlemenizi tavsiye ederiz. Biz tek kelimeyle "bayıldık". Özellikle sayısız bilimsel gerçeğin dahiyane bir şekilde aktarılması, filmi diğer pekçok bilimkurgu filminden ayıran çok özel bir nokta. Ancak filmin büyüleyici doğasından sıyrılıp "Ya acaba?" sorusunu sormaya başladığınız anda, artık bilimkurgu veya sanat değil, bilim yapıyorsunuz demektir ve bu yazımız, size katkı sağlayacaktır diye düşünüyoruz. Dolayısıyla sanatın bittiği yerle bilimin başladığı yeri iyi ayırt etmek gerektiği kanaatindeyiz. Benzer şekilde, Evrim Ağacı ekibi olarak filmin harika olduğu konusunda hemfikiriz. Ancak bu, bilimini analiz edip hatalarına değinemeyeceğimiz anlamına gelmiyor.

250
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Taner Beyter
Taner Beyter
402.7K UP
Yazar 25 Eylül 2019 17 dk.

Felsefenin bazı tartışma alanları diğer disiplinlerle doğal bir kesişim alanında bulunmaktadır. Öyle ki bu tartışma alanlarındaki problemleri daha iyi kavramak adına bir alanda uzmanlaşma yeterli olmamaktadır. Bu nedenle felsefeciler olabildiğince interdisipliner bir pozisyon sahibi olmakta artık daha dikkatli davranmaktadır. Bahsettiğimiz kesişim alanlarında bulunan konulardan biri kürtaj hakkındadır. Kürtaj tartışmalarında tıp etiği, hukuk, psikoloji gibi diğer disiplinler de en az felsefeciler kadar çalışma yapmaktadır. 

Felsefeciler kürtaj üzerine yaptıkları çalışmaları ahlak felsefesinin alt dallarından biri olan Pratik Etik disiplini içerisinde gerçekleştirir. Bu yazımızda kürtaj tartışmalarına dair önemli gördüğümüz birkaç notu hatırlatmayı amaçlıyoruz; ayrıca her ne kadar yazarın kürtaj yanlısı bir eğilimi olsa da kürtaj tartışmalarına dair fikirlerini düzenli olarak değiştirmekte olduğu ve belirli bir pozisyonu ısrarlı olarak savunmakta zorlandığını da belirtmek isteriz. Bu nedenle yazımızı bir kürtaj savunusu veya reddi olarak okumaya başlamanızı tavsiye etmiyoruz.

112
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Kimya ve Biyokimya konusunda geliştirebilirsin.

Övgü Kayadelen
Övgü Kayadelen
163.8K UP
Çeviren 6 Haziran 2014 2 dk.

Bir fareye bir teker verin, koşmaya başlayacağından emin olabilirsiniz. Egzersizin sağlık için önemini test etmeyi amaçlayan pek çok bilimsel çalışma, farelerin bu davranışına dayanmıştır. Buna rağmen bazı görüşlere göre tekerin içinde koşmak doğal bir davranış değildir ve bu sebeple insan egzersizinin muadili olarak da görülmemelidir. Bu görüşü savunanlar, esir farelerin bir sinir hastalığı geçiriyor olabileceğini bile ileri sürmüştü! Ancak tekerleğin kendisi fareler için doğal olmasa da, teker içinde dönme davranışının doğal olduğu ispatlandı.

Bilim insanları doğaya bir teker bıraktıklarında da vahşi fareler esir emsalleri gibi tekerin içinde dönmeye başladılar. Birçok başka vahşi canlı da aynı şekilde davrandı. Bu keşif, Proceedings of the Royal Society'de yayımlandı. 

21
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Okan Alver
Okan Alver
199.4K UP
Mec.Eng. 1 gün önce Sen de Cevap Ver

Merhaba

Yüzümüze soğuk su çarptığında ortaya çıkan “uyanıklık” hissi, basit bir ferahlama algısından ziyade, iyi tanımlanmış nörofizyolojik reflekslerin birlikte devreye girmesinin sonucudur. Zira bu etkiyi birkaç temel mekanizma üzerinden açıklamak mümkündür. Öncelikle yüz bölgesi, özellikle alın, burun ve yanaklar, trigeminal sinir tarafından yoğun biçimde innerve edilir. Soğuk suyla temas, bu sinirin soğuğa duyarlı reseptörlerini ani ve güçlü biçimde uyarır. Trigeminal sinir beyin sapına doğrudan projeksiyonlar ( yansıtma ) gönderdiği için, bu uyarı kortekse dolaylı ve yavaş bir yoldan değil, hızlı ve refleksif bir yoldan iletilir. Sonuç olarak beyin, çevrede ani bir fiziksel değişim olduğunu “tehdit benzeri” bir sinyal olarak algılar ve uyanıklık düzeyini artırır. İkinci olarak devreye giren mekanizma, çoğu zaman fark edilmeden gerçekleşen dalma refleksinin hafif bir formudur. Soğuk su yüzle temas ettiğinde parasempatik ve sempatik sistemler eşzamanlı olarak yeniden dengelenir. Kalp atım hızı kısa süreli olarak düzenlenir, damar tonusu değişir ve beyne giden kan akışı daha organize bir hal alır. Lakin bu fizyolojik yeniden ayarlama, “uykuya kayma” durumunda baskın hale gelen düşük uyarılma seviyesini bozar. Üçüncü önemli nokta ise retiküler aktivasyon sisteminin (RAS) uyarılmasıdır. Zira bu ras sistemi, beyin sapında yer alan ve uyanıklık, dikkat ve bilinç düzeyini belirleyen temel ağlardan biridir. Yüzden gelen ani soğuk uyaran, bu sistemi aktive eder ve kortikal uyarılma artar. Yani aslında soğuk su, doğrudan “uykuyu kaçırmaz” beyni, uykuyla uyumlu olmayan bir fizyolojik moda zorla geçirir. Son olarak, soğuk temasın noradrenalin salınımını kısa süreli olarak artırdığı bilinmektedir. Noradrenalin, dikkat ve uyanıklıkla doğrudan ilişkili bir nörotransmitterdir. Bu artış, zihinsel berraklık ve “kendine gelme” hissini güçlendirir fakat bu etki geçicidir ve gerçek bir dinlenmenin yerini tutmaz. Özetleyecek olursam, yüzü soğuk suyla yıkadığımızda uyanık hissetmemizin nedeni, psikolojik bir telkin değil, aksine trigeminal sinir uyarımı, otonom sinir sistemi yeniden dengelenmesi, beyin sapı kaynaklı uyanıklık ağlarının aktivasyonu ve nörokimyasal düzeyde artan uyarılmadır. Bu nedenle soğuk su, uykuyu ortadan kaldırmaz yalnızca beynin “şu an uyumak için uygun bir an değil” kararını geçici olarak dayatır.[1] Saygılarımla

Kaynaklar

  1. Okan Alver. (). Kişisel Yorum.
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Selman Çetin
Selman Çetin
120.2K UP
Alıntıyı Ekleyen 23 Ağustos 2024
Bir fikir eğer en başta saçma görünmüyorsa, o zaman o fikirden hiç umut yoktur.
Kaynak: Olanaksızın Fiziği - Michio Kaku
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close