Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
1,000 ATP Ödüllü Soru: ALS hastalarında miyelin kılıfların hasar görmesiyle birlikte sinirsel uyartılar ve fonksiyonların giderek körelmeye başlaması, yapılan zekâ testleri sonuçlarını etkiler mi? Hemen cevapla!
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
İnceleme
Rustin Cohle
Rustin Cohle
50.6K UP
İnceleyen7 6 gün önce
Kozmosun Filogenetiği: Lee Smolin’in Kozmolojik Doğal Seçilim Hipotezi
Lee Smolin’in Evrenin Yaşamı (The Life of the Cosmos) yapıtı ele alındığında, modern fizikteki en büyük metodolojik açmazlardan biri olan İnce Ayar Problemi’ne (Fine-Tuning Problem) sunulan radikal ontolojik çözüm göze çarpmaktadır. Standart Model ve Genel Görelilik çerçevesinde tanımlanan temel fiziksel sabitlerin (ince yapı sabiti α, kütle çekim sabiti G, parçacık kütle oranları vb.), karmaşık maddelerin, nükleosentezin ve astrofiziksel yapıların oluşumuna izin verecek dar bir parametre aralığında bulunması geleneksel fizikte rastlantı ya da teleolojik argümanlarla açıklanmaya çalışılır. Smolin ise bu parametrik hassasiyeti, biyolojinin Darwinyen mekanizmasını kozmolojiye uyarlayarak Kozmolojik Doğal Seçilim (Cosmological Natural Selection - CNS) hipoteziyle açıklar.
Klasik Genel Görelilik kuramına göre, masif yıldızların kütle çekimsel çöküşü sonucunda oluşan kara delik merkezlerinde uzay-zaman eğriliği sonsuza gider ve singülarite çöküşü meydana gelir. Smolin, Döngüsel Kuantum Kütle Çekimi (Loop Quantum Gravity) paradigmalarından beslenerek, Planck ölçeğinde kuantum etkilerinin devreye girdiğini ve bu çöküşün sonsuz bir yoğunluk yerine bir kuantum kütle çekimsel sıçramaya (quantum bounce) dönüştüğünü öne sürer. Bu süreçte kara deliğin olay ufkunun ardında, atasal uzay-zaman dokusundan topolojik olarak ayrışan ve genişleyen yeni bir türev uzay-zaman (bebek evren) meydana gelir.
Bu kozmolojik doğum sürecinde parametre uzayında kuşaklararası aktarım ve stokastik pertürbasyon mekanizmaları belirleyici rol oynar. Sıçrama esnasında oluşan türev uzay-zaman, ebeveyn evrenin temel fiziksel sabitler kümesini ve boyutsuz parametrelerini büyük ölçüde korur (parametrik miras). Ancak kuantum düzeyindeki dalgalanmalar nedeniyle, iletilen sabitlerde (örneğin ince yapı sabitinde veya kuark kütlelerinde) çok küçük oranlarda rastgele sapmalar (stokastik pertürbasyon) yaşanır; bu durum parametre uzayında sürekli bir varyasyon yaratır. Kozmolojik ölçekteki "uyum başarısı" ise bir evrenin üretebildiği toplam kara delik katsayısıdır. Sabitleri masif yıldız oluşumuna, efektif soğuma mekanizmalarına ve kütle çekimsel çökmeye elverişli olan evrenler, popülasyonda yüksek oranda kara delik ve dolayısıyla yüksek oranda türev evren üreterek kozmik toplulukta istatistiksel baskınlık (popülasyon dominansı) kazanır. Kara delik üretemeyen parametrik konfigürasyonlar ise "kısır" kalarak elenir.
Metnin felsefi boyutunda dikkat çeken bir diğer kritik aşama, Antropik İlke’nin reddi ve yaşamın epifenomenal niteliği üzerine kurulan analizdir. Kozmologların sıklıkla başvurduğu Antropik İlke, evrenin mevcut yapısını gözlemcinin varlığına bağlayan teleolojik veya gözlemci seçilim sapmasına (observer selection bias) dayalı bir yaklaşımdır. Smolin bu anlayışı bilimsel açıdan kısıtlı bulur. CNS hipotezine göre evren, organik yaşamın ortaya çıkması için değil, kara delik üretim kapasitesini maksimuma çıkarmak üzere evrimleşmiştir. Ancak kararlı bir astrofiziksel evrim (uzun ömürlü yıldızlar, karbon/oksijen nükleosentezi, moleküler soğuma bulutları) hem kara delik oluşumunun hem de kimyasal/organik yaşamın ön koşuludur. Dolayısıyla yaşam, kara delik üretim verimliliğini optimize eden kozmolojik süreçlerin zorunlu bir ikincil yan ürünüdür (epifenomen).
İncelememde son olarak vurgulanması gereken nokta, modelin ampirik sınanabilirliği ve yanlışlanabilirlik (falsifiability) kapasitesidir. Smolin’in kuramını diğer spekülatif çoklu evren modellerinden ayıran en kritik özellik, Karl Popper'ın yanlışlanabilirlik kriterine uygun olmasıdır. CNS hipotezinin temel öngörüsü, mevcut evrenimizdeki fiziksel sabitlerin kara delik üretimini maksimuma çıkaran lokal bir optimizasyon noktasında durduğudur. Bu öngörü deneysel ve teorik olarak sınanabilir: Eğer teorik simülasyonlarda veya hesaplamalarda, örneğin ince yapı sabiti α ya da proton-nötron kütle farkı üzerinde yapılan bir değişiklik sonucunda evrendeki toplam kara delik sayısının arttığı tespit edilirse, Smolin’in Kozmolojik Doğal Seçilim hipotezi yanlışlanmış olur.
Sonuç olarak Lee Smolin, Evrenin Yaşamı ile fiziği Newtoncu ve Platonik "zamandan bağımsız, mutlak ve ebedi yasa" kalıplarından çıkarıp; dinamik, tarihsel ve süreç odaklı bir ontolojiye taşır. Fiziksel sabitler artık uzay-zamanın başında rastgele belirlenmiş dogmatik sayılar değil, kozmolojik kuşaklar boyunca parametre uzayında süzülerek optimizasyona uğramış adaptif yapılardır. Eser, teorik fizik ile evrimsel biyoloji arasında kurduğu epistemolojik köprüyle kozmoloji literatüründeki dönüm noktalarından biri olmayı sürdürmektedir.
9.4/10
(5 Kişi)
Puan Ver
Geçmişten Geleceğe Evrenin Evrimi
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hüseyin Güngör
İnceleyen5 4 gün önce
Uzun bir aradan sonra çizgi roman okuyayım dedim. Daha önce hiç Iron Man romanı okumamıştım. Bu, yazar Matt Fraction ve çizer Salvador Larroca elinden çıkmış ödüllü bir seri olan The Invincible Iron Man'in ilk cildiymiş. Matt Fraction elinden Hawkeye, Punisher, Batman 2025, Uncanny X-Men gibi bayağı eser çıkmış birisi. Çizimlerden hiç hoşlanmadığımı özellikle belirtmeliyim.

Hikayenin dönemi İç Savaş sonrası Tony'nin SHIELD direktörlüğü yaptığı bir periyot. Anladığım kadarıyla Iron Man 3 filminin konusunda bu seriden bayağı bir detay kullanmışlar. Konunun iskeletinde çok benzerlik görüyorum. İlk filmdeki iş arkadaşı Obadiah Stane'nin deli oğlu Ezekiel Stane farklı alanlardan Tony'yi ciddi şekilde sınamaya gelmiş ve kendisini altıncı kabusuyla tanıştırıyor. İşlenen karakterler Tony, Stane, Richards, Peter gibi dahi nörofarklılar olduğu için onların gözünden dünyaya bakmak ve düşüncelerini incelemek gerçekten hoşuma gidiyor.

Tony atalarının mirası olan silah endüstrisi şirketinin vizyonunu değiştirmeye bayağı odaklanmış birisiyken, karaborsadan kendi teknolojisini ters mühendislikle daha üst bir seviyeye çıkararak dünyayı kaosa sürükleyebilecek bir teknolojinin önünü açmış durumda olan Stane, onu kendi mirası üzerinde kumar oynayacak kadar zor duruma düşürüyor. İnsanları canlı bombaya çeviren ve biyolojik enerjilerini nükleer seviyesine çıkarabilen bir teknoloji üçüncü filmde Mandarin üzerinden anlatılmıştı. Onunla da baş etmek için Ev Partisi Protokolü'nü kullanmıştı. Yalnız, bu yönleriyle falan da bakınca herhangi bir şeyin film uyarlamasına ciddi haksızlık edildiğine bir kere daha emin oldum. Evet, romanın da sonunda Tony Peter'ın kamerasından ilk defa endişeli ve yorgun görüntüleniyor ama Iron Man 3'te verilen panik-obsesif psikoloji başka bir seviyeydi. Hele bunu tüm Avengers mitolojisine yedirdikleri için ben hiç eleştiride bulunamam bu noktada. Bu arada, karakter arasındaki ilişkilerde film serisindeki sıcaklığı asla bulamıyorsunuz bunu da belirtmeliyim. Hele Pepper gerçekten film serisinin tuzu biberiydi. Burada öyle yakın bir ilişkileri yok sanırım ve Tony'nin kendisini hayatta tutma çabalarına nankör tripleri açıkçası şu günlerde fevkalade canımı sıktı. Adamın suratına karşı sen bombasın ben de öyle olmak istemiyorum iması yaptı ya la.

Hikaye bana bir nevi çift dikiş oldu ve etkilendim diyemem. Çizimler de benim için ekstra sevimsiz olunca pek verimli bir okuma oldu diyemem ama yine de uzun zaman sonra güzel bir his verdi.
5.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Beş Kabus
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Seda Sert, Emre Akman Ve Hüseyin Atala
Seda Sert, Emre Akman Ve Hüseyin Atala Seslendiren 8 Ağustos 2024 12:09
Dopamin ve beyin sinyalleri arasındaki yeni ilişki - Büyük dil modellerinin geliştirilmesi için yeni adımlar - Hepsi ve daha fazlası bu bolümde!
21
Yaşam Ağacı Gözlemi
Yusuf Yıldız
Gözlemi Yapan 3 gün önce Türkiye, Ordu
(NE MANTARI OLDUĞU BİLİNMİYOR)Dağda çok uzun bir ağaç ve çalıların altında bu mantarı buldum
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikBilim Buluşması
Evrim Ağacı Bursa Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 2 gün önce BursaÜcretsiz5 Eylül
Tıbbın Kişiselleştirilmiş Geleceği
05 Eylül 2026 12:00 tarihinden 05 Eylül 2026 14:00 tarihine kadar.

Tıbbın Kişiselleştirilmiş Geleceği

Tıp, yalnızca hastalıkları tedavi etmekten öte, her bireyin kendine özgü biyolojik özelliklerini dikkate alan daha kişiselleştirilmiş bir geleceğe doğru ilerliyor. Peki bu dönüşüm nasıl gerçekleşiyor ve geleceğin tıbbında bizi neler bekliyor?

Evrim Ağacı Bursa Şehir Topluluğu olarak, Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Arş. Gör. Dr. Berkcan Doğan ile gerçekleştireceğimiz bu bilimsel etkinlikte, modern tıbbın geleceğini şekillendiren güncel yaklaşımları ele alacağız.

Etkinlik boyunca;

  • Kişiselleştirilmiş Tıp
  • Translasyonel Tıp
  • Multi-omik Yaklaşımlar
  • Biyoinformatik ve Sistem Biyolojisi
  • Epigenetik ve Kodlama Yapmayan RNA'lar
  • Kanser ve Likit Biyopsi
  • Beslenme Epigenetiği
  • Bağımlılık Epigenetiği

başlıkları üzerinden genetik ve biyolojik verilerin tıbbın geleceğindeki rolünden, hastalıkların daha erken ve kişiye özgü şekilde anlaşılması ve tedavi edilmesine kadar uzanan geniş bir çerçevede konuşacağız.

Bilimsel merakınızı geliştirmek, güncel tıp araştırmalarına yakından bakmak ve geleceğin sağlık anlayışını keşfetmek isteyen herkesi etkinliğimize bekliyoruz.

📅 Tarih: 5 Eylül 2026, Cumartesi
🕑 Saat: 12.00-14:00
📍 Mekân: BKM Cafe, Özlüce / Bursa
🎟️ Katılım: Ücretsiz
👥 Kontenjan: Sınırlı

Katılım için kayıt formunun doldurulması zorunludur.

https://forms.gle/9FXkdiWw1X7ibk7N8

Etkinlikten 5 gün önce kayıt sırasında belirtilen e-posta adreslerine katılım teyidi için bilgilendirme gönderilecektir. Kontenjanın verimli kullanılabilmesi için belirtilen süre içerisinde teyit vermeyen katılımcıların kayıtları iptal edilerek kontenjan sıradaki katılımcılara aktarılabilir.

Bilimin Bursa'daki buluşmalarında görüşmek üzere!

Devamını Göster
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
3 gün önce
Merak Ettim de...

Hayatında sana mutluluk getirmese de sırf kendine olan saygını koruduğu için hâlâ doğru bulduğun o seçim hangisi?
4
2 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Sefa Polat
Sefa Polat
104.4K UP
Türü Ekleyen 3 gün önce
Kongo Cüce Timsahı, Kongo Havzasına özgü endemik bir timsah türüdür.

Osteolaemus osborni türünün taksonomik geçmişi biraz karmaşıktır. İlk olarak 1919'da Amerikalı herpetolog Karl P. Schmidt tarafından, günümüzde Demokratik Kongo Cumhuriyeti olan Yukarı Kongo Nehri Havzası'ndan birkaç örneğe dayanarak Osteoblepharon osborni olarak tanımlanmıştır. Bununla birlikte, Amerikalı herpetolog Robert F. Inger, 1948 tarihli bir makalesinde, örneklerin Osteolaemus'tan bir cins ayrımını haklı çıkaracak özelliklerden yoksun olduğunu tespit etmiş ve örnekleri Osteolaemus osborni'ye atfetmiştir. 1953'te Alman herpetolog Heinz Wermuth tarafından alt tür seviyesine indirilmiş, ancak 2021'de tam tür statüsüne yeniden onaylanmıştır ve bu girdide de böyle kabul edilmektedir. Bu ayrı tür olma durumu Kongo cüce timsahının en küçük timsah türü olarak kabul edilebileceğini gösterir, boyları 1.2 m'den kısadır.
1
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

İnceleme
Özgür Arslan
Özgür Arslan
83.8K UP
İnceleyen10 22 Ocak 2022
Ataların hikâyesi, Richard Dawkins'in evrimin dört milyar yıla yayılan hikâyesini günümüzden geriye giderek anlattığı kitabı. İngilizce olarak 2004'te yayınlanan kitap Türkiye'de Hil Yayınları tarafından 2008'de Türkçe yayınlandı.
9.8/10
(118 Kişi)
Puan Ver
Yaşamın Kökenine Yolculuk
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
12
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Şafak Aki
Şafak Aki
122.6K UP
Alıntıyı Ekleyen 6 gün önce
İnsanın varoluşunun temelindeki gerçek, hayvanlar âleminden, içgüdüsel adaptasyondan çıkarak - hiçbir zaman tek etmediği, bir parçası olduğu - doğaya egemen oluşundadır. O doğanın bir parçasıdır ama kopmuştur ondan, geri dönmesi olanaksızdır artık. Bir kez kovulmuştur cennetten ki bu onun doğayla bütünleşmesinin ilk ifadesidir. Dönmeye yeltenirse eğer, melekler ateş saçan kılıçlarıyla yolunu kesecektir. İnsan ancak aklını kullanarak, bir daha elde edememek üzere yitirdiği insanlık öncesi uyumun yerine yeni, insanca bir uyum koyarak ilerleyebilir.
Kaynak: Sevme Sanatı
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Esat Kudret
Esat Kudret
807.1K UP
Akıl yürütmeyi öğrenmeye çalışan bir öğretmenim. 1 saat önce Sen de Cevap Ver

Hakikat ve Kesişim Kümesi!

Vereceğimiz her cevaba sürekli neden sorusunu sorarsak en son geleceğimiz nokta neden sorusunun anlamsızlığı olur. İşte o zaman anlarız ki temel neden budur.

Türümüze özgü her şey ama her şeyin hizmet ettiği bir son nokta vardır. O da genetik kodlarımızın dayattığı ve varoluş serüvenimizin dayandığı şey: Hayatta kalmak ve neslin devamı…

Dolayısı ile türümüzün yarattığı her şey ama her şey, bilimden bizi biz eden değerlere değin her şey dönüp dolaşıp bu temele hizmeti ile ölçeklendirilip değerlendirilir.

Dolayısı ile bizden bağımsız olanın bilgisine vakıf olmanın arayışı olan bilim ile bize bağlı olanın sürdürülebilirliğine yönelik sabit sandığımız ve fakat aslında sürekli değişip gelişen değerlerimizin buluşup, eriyip kaynaşacağı ortak pota hep bu temel, zorunlu ve nihai ihtiyaca ne denli cevap verip vermedikleridir.

Cevap verebildikleri yerde ve oranda onları buluşturan şey yine bilimin de ebesi olan “akıllı insanın kafası karıştığında soru sorabilme ve cevap arayabilme cüreti”nin adı olan aklın yoludur. O da bize der ki: “Bir tek hakikatin kendisi devrimcidir. Her şeyi bir yerde buluşturabilecek yegane güç…”

İşte bu hakikattir ki ona ulaşma yol ve yöntemlerinden öte sadece “sonuç ne” sorusunu sorar ve sonucun doğruluğunu ona ulaşıp ulaşmama kıstası üzerinden ele alır. Ulaşana yol verir ulaşamayanı ise eler. Ne bilim ne de değerler bundan azade değildir.

Ve ekler: “Bana ulaşabilmenin tek bir yolu yok, birden fazla yolu da yok. Çünkü ben aynı hedefe kilitlenmiş tüm yolların KESİŞİM KÜMESİYİM”der… Birbirini hakikat perspektifi ile besleyen, geliştiren ve yürüten yolların...Sevgiyle…

0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sizden Gelenler
İlhan Taşlı
Üye
Yangında su taşıyan karıncaya sormuşlar "senin taşıdığın su ile bu yangın söner mi?" . Karınca cevap vermiş "Sönmez, ama en azından tarafım belli olsun". Netice, hiç bir çaba boşuna değildir.
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Gerçek, herkesin kolaylıkla inandığı basit bir ifadedir. Suçu ispatlanana suçsuzdur. Bir hipotez ise kimsenin inanmak istemediği yeni bir öneridir. Etkili olduğu ispatlanana kadar suçludur.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
26
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Discord
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"İnsanlarda bulunan ahlaki değerlerin birçoğu diğer hayvanlarda da bulunmaktadır."
Frans De Waal
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)