Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Söz
Arif G.
Arif G.
113.0K UP
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
Bazı şeyler elimizdedir, bazıları değildir. Elimizde olanlar görüşlerimiz, motivasyonlarımız, arzularımız, tiksintilerimiz.
Elimizde olmayanlar beden, mal mülk, şöhret, makam...
Kaynak: Epiktetos, Enchiridion, I. bölüm’den hareketle
5
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Uyarlayan 4 gün önce 6 dk.

Nitrit, azot döngüsünde yer alan ve bakteriyel nitrifikasyon/denitrifikasyon işlemlerinin önemli parçası olan bileşiklerden biridir. Özellikle yeni kurulmuş akvaryumlarda henüz tam olarak istenilen dengeye gelmemiş bakteri kültürü sonucunda nitrit birikmesi/patlaması yaşanabilir. Bu durum, balıklar için toksik bir etkiye neden olmaktadır ve nitrit zehirlenmesi (nitrit patlaması) olarak adlandırılır.

Sağlıklı bir akvaryumda nitrit seviyesi mikromolar seviyelerinin dahi altında olmalıdır (neredeyse hiç olmamalıdır). Yükselen nitrit konsantrasyonları çeşitli balık türleri için ciddi sorunlara neden olur. Bu nedenle nitritle başa çıkmak için gerek kimyasal kullanımı gerekse etkinlik yönünden çeşitli eylemler belirlenmiştir.

5
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Mehmet Orakcı
Mehmet Orakcı
115.3K UP
Bu konuda fikrim var 22 saat önce Sen de Cevap Ver

Evet, kan şekerinin aşırı yüksek olması vücuttaki yaraların iyileşmesini belirgin şekilde yavaşlatır çünkü yüksek glikoz seviyesi damar yapısını bozarak dokulara yeterli oksijen ve besin taşınmasını engeller, bağışıklık hücrelerinin enfeksiyonla mücadele gücünü azaltır ve kolajen üretimini düşürerek yeni doku oluşumunu sekteye uğratır; ayrıca özellikle diyabet hastalarında görülen sinir hasarı küçük yaraların fark edilmemesine ve zamanla büyümesine neden olabilir, bu da enfeksiyon riskini artırarak iyileşme sürecini daha da uzatır, bu nedenle uzun sürede kapanmayan, sık enfekte olan ya da iyileşmesi geciken yaralarda kan şekeri kontrolü büyük önem taşır.

2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tolga Sazak
Tolga Sazak
3,335 UP
Çeviren 12 Ağustos 2017 12 dk.

Hayvan göçü, binlerce yıldır insanların ilgisini çekmektedir. Kıyı çamur çulluğunun Pasifik Okyanusu boyunca 9 günlük kesintisiz uçuşu gibi dayanıklılığın en şaşırtıcı girişimlerinden bazılarının uzak mesafe göçmenleri tarafından gerçekleştirilmesi bu ilginin geçerli bir sebebidir. 

Çoğu insan, göçü bir kuş sürüsünün üreme ve konaklama bölgeleri arasındaki mevsimsel hareketi olarak düşünür. Aslında, kuş göçü muhtemelen halk arasında en çok ilgi çeken biyolojik fenomendir ve ayrıca biyolojideki yerleşik bilimsel araştırma yöntemleri arasında en eski geçmişe sahip dallardan biridir (Berthold 2001). Fakat hayvan göçünün doğu batı arasındaki yolculuklar, kara ve okyanus içeren karmaşık gidiş dönüşler, okyanus ve göllerin su kolonları boyunca gerçekleştirilen düşey hareketler ve inişli çıkışlı yüksek dağ yolculukları gibi daha başka birçok şekli vardır (Hoare 2009). Göçü diğer hareket biçimlerinden ayıran şey, göçün tipik olarak bir tür yaşam alanından diğerine geçişi içermesidir (Aidley 1981).

67
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Pedram Türkoğlu
Yazar 10 Eylül 2020 6 dk.

Peter Wohlleben'in önceki kitabı Ağaçların Gizli Yaşamı hakkındaki analizimize buradan ulaşabilirsiniz. Hayvanların Gizli Yaşamı kitabında da, diğer hayvanların biz insanlardan o kadar farklı olmadığı, kısa hikayeler ve örnekler ile çok güzel bir şekilde işleniyor. Uzun zamandır sadece insanlara atfedilen duyguların yavaş yavaş diğer hayvanlarda da gözlenmesi, onları daha iyi anlamamızı sağlıyor! Eğer zooloji (hayvan bilimi) ve etoloji (hayvan davranış bilimi) alanına ilgi duyuyorsanız bu kitap tam sizin için biçilmiş kaftan.

"Geyikler, yabandomuzları ya da kargaların, kendi içinde mükemmel olan hayatlarını yaşarken eğlenebildiklerini de kavrayan biri, kadim ormanlardaki yapraklar arasında neşeyle dolaşan o minik hortumluböceklerine de saygı duyabilir belki."

28
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hevi Elif Engin
Hevi Elif Engin
6.4K UP
Uyarlayan 28 Mart 2021 9 dk.

Koronavirüse karşı aşı olacaklarını belirten tüm ırksal ve etnik gruplar arasında, aşıya en az meyilli olanı Siyahi Amerikalılar.[1] Aşıyı "yüksek ihtimalle" veya "kesinlikle" olacağını belirten siyahi insanların oranı zamanla artıyor; fakat Birleşik Devletler'de acil kullanımına izin verilen iki COVID-19 aşısı olmasına rağmen, Ocak ayının ikinci yarısına kadar, ankete katılan siyahi katılımcılardan yalnızca %35'i aşıyı olabildiğince çabuk bir şekilde olacağını veya aşıyı zaten olduğunu belirtti.[2][3][4]

Ayrıca Amerikan toplumunda COVID-19, beyaz bireylere nazaran siyahilere, yerli Amerikalı halka ve diğer renkten insanlara orantısız bir şekilde zarar verdi.[5] Beyaz Amerikalılar'dan hastaneye kaldırılma açısından 2.9 kat ve COVID-19 kaynaklı ölüm oranı açısından 1.9 kat daha yüksek risk altında olan siyahi Amerikalılar'ın, aşı olma fırsatı bulur bulmaz, hemen uzun kuyruklar oluşturacaklarını sanıyor olabilirsiniz.

22
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arzu Redjep
Arzu Redjep
282.1K UP
Çeviren 24 Mayıs 2021 2 dk.

Bilim insanları, primatların ses kutusunun (larinks) vücut boyutuna göre önemli ölçüde daha büyük ve farklı olduğunu ve diğer memelilere göre daha hızlı evrimleştiğini keşfettiler.

PLOS Biology dergisinde yayınlanan ve Anglia Ruskin Üniversitesi (ARU), Stanford Üniversitesi ve Viyana Üniversitesi'nden akademisyenler tarafından yürütülen araştırma, ses kutusunun evrimiyle ilgili yapılmış ilk geniş çaplı çalışma olmaz özelliğini taşıyor.[1]

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Furkan Arduç
Türü Ekleyen 17 Kasım 2022
Sivrisinek, çift kanatlılar (Diptera) takımının Culicidae familyasından kan emici zararlı böceklerin ortak adı.

Kan emmek için yaklaşırken vızıltılı sesleriyle kolayca tanınan, ince uzun bacaklı narin böceklerdir.

Larvaları alt familyaya bağlı olarak farklıdır. Anophelinae türleri su yüzeyine paralel (yatay) durmaları ile su yüzeyine eğik olarak asılı Culicinae larvalarından kolayca ayrılır.

Pupaların baş ve göğüs kısmı tek parça hâlinde birleşmiştir; abdomenin yarısı bir yapı olarak bu birliğe bağlanmıştır. Göz çiftleri oldukça büyüktür. Diğer böceklerdeki pupların aksine, sivrisinek pupları çok hareketlidir. Abdomenin vertikal hareketleri ile hızlı, fakat düz olmayan bir hareket meydana gelir. Su yüzeyinin hemen altında bulunurlar.

Sivrisinekler tam başkalaşımlı böcekler olup 4 evreden geçerler: Suda geçen yumurta, larva, pupa evreleri ile karada geçen ve ergin evre.

Sivrisinekler doğru bilinenin aksine kışın da hangi evrede olursa olsun yaşayabilir. Yumurtadan çıkan sivrisinek yavrularının (larva ve pupa), büyüme evrelerini tamamlayabilmeleri için küçük bir su birikintisine ihtiyaç duyar. Bu, çamurlu bir yağmur suyu, bataklık, çeltik, havuz suyu ya da teneke kapta birikmiş bir su olabilir. Ancak durgun sular sivrisineklerin tercih sebebidir. Çünkü bu sular, içerdikleri fotosentez yapabilen bitki öbekleri sayesinde, oksijence zengindirler. Sivrisinek yumurtaları su bulunan her ortamda gelişebilirler, ancak bazı şartların sağlanması gerekir: Yumurtadan çıkacak olan larva, yetişkin bir sinek oluncaya kadar farklı evreler geçirecektir. Her evrede de yavru sineğin farklı ihtiyaçları olacaktır. Kuraklık ve aşırı sıcak da yumurtaların gelişimini engelleyebilir.

Bir sivrisineğin kan emmek için konukçusunu nasıl bulduğu tam olarak bilinememektedir. Kanda bulunan aminoasitlerin, eminlerin ve amonyağın karışımı cezbedicidir. En iyi cezbetme etkisinin nem ve sıcaklık olduğu bilinmektedir.

Geceleri sivrisinekler çoğu zaman görülemezler ve yalnızca tipik vızıltılarıyla kendilerini belli ederler. Henüz uyuyamamış insanları kısa süreli rahatsız eden bu vızıltılar, sivrisineklerde yaşamın devamı için önemlidir. Erkeğin kafasından çıkan 2 tane küçük ve tüylü duyargada bulunan çok sayıda duyu hücresinden meydana gelmiş Johnston organı, ses dalgalarının titreşimlerini alır ve ayırt eder. Bu tüylü duyargalar yalnızca dik durumdayken ses titreşimlerine karşı duyarlıdırlar. Johnston organı, eşeylerin bulunmasında çok önemlidir. Dişinin çıkardığı titreşimler belli bir rakamdan sonra (100-8000 titreşim/saniye) erkeklerde çiftleşme isteği yaratır. Erkeklerin sürü oluşturduğu evrelerde bu vızıltılar en üst seviyeye çıkar.

Larvaların besini algler, bir hücreliler ve detritusdur. Megarhinus larvaları kendi türlerine saldıracak kadar yırtıcıdır.

Ergin dişi ve erkeklerin besini bitki ve meyve sularından aldıkları şeker ve proteinden oluşur. Dişiler, yumurta yapabilmek için kan emmek zorundadır. Laboratuvar ortamında bitkisel besinlerle uzun süre yaşatılabilirler fakat yumurta elde edilemez. Familya türlerinin hepsi kan emmez; tamamen bitkisel beslenenler de vardır.

Sivrisinekler kan taşıdıkları için hastalık bulaştırma riski vardır. Örneğin sarıhumma, fil hastalığı ya da sıtma gibi parazit hastalıklarını sivrisinekler taşıyabilir. AIDS'e sebep olan HIV ise bu canlılarda gelişme ortamı bulamaz. Virüsler, sivrisinekler tarafından taşınmaz.

Pek çok doğal düşmanları vardır. Kurbağalar, balıklar, kertenkeleler, bukalemunlar, kuşlar, yarasalar ve böcek larvaları; sivrisinek ve larvalarıyla beslenirler.

Günümüzde sivrisineklerle mücadele için kimyasal ve fiziksel pek çok metot kullanılmaktadır. Ancak çok basit ve hızlı üremeleri nedeniyle etkin bir mücadele ile lokal temizliği mümkündür.
1
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 23 Eylül 2014 36 dk.

Altın oran 1.618033... diye giden bir sayıdır. Yunanca φ\varphi veya ϕ\phi veya Φ\Phi işaretiyle gösterilen altın oran, "kutsal oran", "ilahi oran" veya "altın sayı" gibi isimlerle bilinmektedir. Bu abartılı isimlerin nedeni, 2400 yıl önce yaşamış Öklid'e kadar giden bir süredir insanların, Evren'deki olay, olgu ve süreçlerin bu sayı etrafında şekillendiğine inanmış olmasıdır. Gelmiş geçmiş en popüler kurgu yazarlarından Dan Brown'un Da Vinci Şifresi kitabı gibi eserleri bu inancın halk arasında pekişmesine katkı sağlamıştır. Bu inanca göre altın oran, elde edilebilecek en estetik, en ilahi geometrileri vermektedir. 

Altın oranı veya φ\varphi sayısını elde etmenin 3 temel yolu vardır: Bunlardan ikisi geometriye, biriyse aritmetiğe dayanmaktadır. Önce geometrik altın orana bakalım. Bir şeyin altın orana uyduğunu bulmak için uzun ve kısa kenarlarının toplamını, uzun kenarına bölmeniz gerekmektedir. Örneğin elinizde, aşağıdaki gibi iki segmente bölünmüş bir doğru parçası olduğunu düşünelim:

144
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Itamar Shatz
Itamar Shatz
500.2K UP
Yazar 23 Aralık 2022 22 dk.

Cımbızlama safsatası (İng: "cherry picking", Tür: "kiraz toplama"), birisi yalnızca kendi duruşunu destekleyen kanıtlara odaklandığında ve kendi duruşuna ters kanıtları görmezden geldiğinde yaşanan bir safsatadır. Bu bağlamda cımbızlama safsatasına başvuran bir kişi, belli bir konuda yayınlanmış tüm araştırmaların sadece küçük bir kısmından bahsetme yoluyla savunduğu görüşe ilişkin bilimsel görüş birliği varmış izlenimini yaratmaya çalışır.

Cımbızlama safsatası, insanların sunduğu aldatıcı retoriklerden içsel akıl yürütme süreçlerini nasıl yürüttüklerine kadar birçok unsuru etkileyen, birçok alanda sıklıkla karşımıza çıkan bir safsatadır ve bu nedenle iyi anlaşılmalıdır. Bu makalede cımbızlama safsatası hakkında daha fazla bilgi edinecek, insanların bu safsatayı nasıl kullandığına dair örnekler ve başkaları tarafından kullanıldığında nasıl karşılık verebileceğinizi görecek, bu safsatanın tuzağına düşmekten kaçınmak için neler yapabileceğinizi öğreneceksiniz.

106
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nadir Kerem Dağ
Çeviren 1 gün önce 2 dk.

Araştırmacılar, 15 Ocak'ta Cell Communication and Signaling dergisinde yayınladıkları bir çalışmada, farelerde ağızda bulunan bir bakterinin mevcut tümörlerin boyutunu şişirebildiğini ve hatta kanser öncesi oluşumların ortaya çıkmasını tetikleyebildiğini bildiriyor.

Çalışma, ağızdaki zararlı bakterilerin kana karışarak meme dokusuna ulaşabildiğini ve burada sağlıklı hücrelere ciddi zarar verebildiğini ortaya koyuyor. Daha önceki çalışmalar ağız hastalıkları ile meme kanseri arasında bağlantılar ortaya koymuştu ancak Johns Hopkins Tıp Fakültesi'nde onkoloji araştırmacısı olan Dipali Sharma, "Şimdi doğrudan bir bağlantımız var," diyor.

5
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
601.1K UP
1 gün önce
NASA ve SpaceX, Uluslararası Uzay İstasyonu’nun (ISS) azalan personel sayısını tekrar yediye tamamlamak amacıyla dört kişilik Crew-12 ekibini 13 Şubat 2026 Cuma sabahı başarıyla uzaya fırlattı. Batıl inançların aksine "Cuma’nın 13’ü" görev için oldukça şanslı geçerken; Komutan Jessica Meir liderliğindeki ekip, Falcon 9 roketinin kusursuz performansı ve ilk aşamasının karaya başarıyla iniş yapmasıyla "Freedom" adlı Dragon kapsülüyle yörüngeye ulaştı. Geçtiğimiz ay yaşanan beklenmedik bir tıbbi tahliye nedeniyle eksilen istasyon kadrosunu takviye edecek olan bu "yardım misyonu", bünyesinde NASA, ESA ve Roscosmos’tan deneyimli isimleri barındırıyor. Astronotların yanlarında götürdüğü el yapımı tığ işi Dünya figürlü sıfır yerçekimi göstergesiyle renklenen yolculuğun, yaklaşık 34 saatlik transit sürenin ardından 14 Şubat Sevgililer Günü’nde ISS’e kenetlenerek hedefine ulaşması planlanıyor.
93 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 14 Mayıs 2014 7 dk.

Karbonmonoksit, ya da kısaca CO, kokusuz ve renksiz bir gazdır ve canlıları çok hızlı bir şekilde hastalandırıp öldürebilir. CO genellikle yanıcı tepkimelerden çıkan gazlarda bulunur. Örneğin bir kömür madeninde çıkan bir yangında veya oluşan bir patlamada... Bunun haricinde araba egzozlarından, ocaklardan, şöminelerden ve benzeri yanıcı tepkimeleri barındıran veya bu tepkimelerin ürünlerini çıkaran sistemlerde bulunur. Eğer ki bu tepkimelerin süregeldiği yerler yeterince havalandırılmazsa, CO gazı içeride birikebilir ve her türlü hayvan türünü, dolayısıyla insanı da öldürebilir.

Peki bu nasıl olur? Neden bir gaz bizim ölümümüze neden olmaktadır? Bunun sebebi, kanımızda tüm doku ve hücrelerimize oksijen taşıyan kimyasalda, yani hemoglobinde gizlidir. Hemoglobin, yapısı nedeniyle oksijen atomlarına bağlanabilmektedir. Ancak hemoglobinin yapısındaki demir, oksijen gazına son derece zayıf bir şekilde bağlanır. Öyle ki, ortamdaki oksijen derişiminin düşük olmasından kaynaklı olarak doğan difüzyon kuvvetleri bile oksijeni hemoglobinden ayırabilir. İşte dokularda, oksijen oranı akciğerlerdekine göre çok daha düşük olduğundan, kan dokulara ulaştığında hemoglobin üzerine etkimeye başlayan difüzyon kuvvetleri etkisine karşı oksijeni tutamaz. Bu nedenle oksijen ayrılır ve dokulara doğru nüfuz eder. Böylece oksijen kan yoluyla dokulara ulaşmış olur.

19
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikEğitim
Fırat Gümüştekin
Etkinliği Ekleyen 2 hafta önce İstanbul₺500,0016 Şubat
Sinematografik Anlatıda İleri Seviye Kurgu: Final Cut Pro Eğitimi
16 Şubat 2026 18:00 tarihinden 16 Şubat 2026 21:00 tarihine kadar.

"Bir yönetmen gözüyle, ham görüntülerin nasıl profesyonel bir hikayeye dönüştüğünü keşfedin. Bu eğitimde sadece Final Cut Pro'nun teknik araçlarını değil; kurgu ritmi, renk derecelendirme (color grading) ve görsel devamlılık gibi sinematografik unsurları nasıl bilimsel bir titizlikle işleyeceğimizi öğreneceğiz. Özellikle bilimsel belgeseller ve kısa filmler için etkili kurgu tekniklerine odaklanacağız."

Devamını Göster
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 3 Şubat 2019
Özgürlük talebi bulaşıcıdır.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
31
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Özgür Arslan
Özgür Arslan
83.5K UP
İnceleyen10 22 Ocak 2022
Amok Koşucusu, Stefan Zweig'ın 1922'de yazdığı bir uzun öyküdür. Öykü adını, Uzakdoğu'da bir tür cinnet hâlini târif etmek için kullanılan "amok" tâbirinden alır. Stefan Zweig’ın en önemli eserleri arasında yer alan eser, ölüm ve intihar kavramlarına odaklanır.
9.3/10
(23 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Der Amoklaufer
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close