Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
1,000 ATP Ödüllü Soru: Yemek yeme şekli, saati ve bilişsel verim dengesini nasıl kurmalıyım, bilişsel verimimi nasıl yüksek düzeye çekebilirim? Hemen cevapla!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Taner Beyter
Taner Beyter
405.1K UP
Çeviren 1 gün önce 9 dk.

Her ne kadar ilk başta kulağa öyle gelmese de zihin felsefesinde yer alan fizikselcilik ya da fizikalizm (İng: "physicalism"), yani her şeyin fiziksel olduğu ve maddi dünyayla sınırlı olduğu düşüncesi, bazı filozoflar tarafından materyalizmin dışında başka bir kavram olarak tanımlanır. Şayet durum gerçekten de böyleyse bu yaklaşımların kökenlerine inmek ve ayrımın tam olarak nerede başladığını görmek gerekir. Gerçekten de bu yaklaşımların kökenlerinde farklılıklar söz konusu mu? Aralarında teorik olarak ciddi farklılık var mı? Yazımızda bu farklılıkları gün yüzüne çıkarmak amacıyla fizikselcilik ve materyalizm yaklaşımlarına daha yakından bakacağız.

Fizikselcilik ile materyalizm genellikle birbirinin yerine kullanılırlar ve her iki yaklaşım da gerçekçiliğin fiziksel veya maddi olduğunu söyler, ki bu da gizemli ve fiziksel olmayan şeylerin, varlıkların ve olayların var olmadığı anlamına gelir. Fakat dikkatli ve titiz filozoflar, bu yaklaşımların soy kütüklerinde farklılık olduğuna işaret ederler: Materyalizmin kökenleri antik Yunan dönemine dek uzanırken fizikselcilik 20. yüzyılın Viyana çevresinde yer alan etkili isimler sayesinde ortaya çıkmıştır. Diğer yandan modern fiziğin, kuvvet(ler) gibi fiziksel olarak tanımlanan her fenomenin doğası gereği maddi olmadığını da ortaya koyduğunu unutmamak gerekir.

1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Batuhan Piren
Batuhan Piren
208.6K UP
3 gün önce
Herkes içinde bir gerilim, bir de aşk taşır aslında. İnsanlar durduk yere davranmaz; yaşadıkları neyse, ona göre şekillenir. Kimi bu yüzden sertleşir, kırıcı olur. Kimi de içinden geçip arınır, daha sakin ve temiz bir şekilde gülümser. Dışarıdan bakınca basit görünür ama herkesin içinde bir hikâye vardır. Çoğu kişi bunu fark etmez sadece gördüğüyle yetinir. Ama bir kez anladığında insanların neden öyle davrandığını da görmeye başlarsın.
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ayşe Yılmaz
Ayşe Yılmaz
138.0K UP
Gözlemi Yapan 23 saat önce Türkiye, İstanbul
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
204.7K UP
İnceleyen 6 gün önce
Merhaba
Freud' eserlerini hepsini okumuş bu alana meraklı biri olarak bir inceleme yazmak istedim.
Sigmund Freud’un Günlük Hayatın Psikopatolojisi adlı eseri, psikanalitik düşüncenin en erişilebilir ve aynı zamanda en çarpıcı metinlerinden biridir. Freud bu çalışmasında, gündelik yaşamda sıradan ve önemsiz görülen unutmaların, dil sürçmelerinin ve “yanlışlıkların” aslında bilinçdışı süreçlerin dışavurumu olduğunu ileri sürer. Ona göre insan zihni, yüzeyde rasyonel ve kontrollü görünse de, derinlerde bastırılmış arzular, korkular ve çatışmalar tarafından yönlendirilir. Freud’un temel iddiası, hiçbir psikolojik eylemin “tesadüfi” olmadığıdır. Örneğin bir ismi unutmak, bir kelimeyi yanlış söylemek ya da bir randevuyu kaçırmak, yalnızca dikkat eksikliğiyle açıklanamaz; bunlar çoğu zaman bastırılmış bir isteğin dolaylı ifadesidir. Bu yaklaşım, insan davranışına anlam yükleme konusunda oldukça güçlü bir yorumlama çerçevesi sunar. Gündelik hayatın sıradan hataları, bu perspektifte bilinçdışının izlerini taşıyan anlamlı semptomlara dönüşür.

Akademik açıdan değerlendirildiğinde eser, iki önemli katkı sunar. Birincisi, psikopatolojiyi yalnızca klinik vakalarla sınırlamayıp gündelik yaşama yaymasıdır. Böylece “normal” ile “patolojik” arasındaki keskin ayrımı bulanıklaştırır. İkincisi ise, insan davranışının ardındaki niyetin her zaman bilinçli olmadığı fikrini sistematik biçimde savunmasıdır. Bu, modern psikoloji ve felsefede özne anlayışını kökten sarsan bir yaklaşımdır.

Bununla birlikte Freud’un yorumları eleştiriye de açıktır. Özellikle her hatayı bilinçdışı arzularla açıklama eğilimi, aşırı yorumlama (overinterpretation) olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca, bu tür açıklamaların bilimsel olarak test edilebilir olup olmadığı da tartışmalıdır. Yani Freud’un yaklaşımı güçlü bir hermeneutik (yorumlayıcı) model sunsa da, ampirik doğrulanabilirlik açısından sınırlılıklar içerir.

Bu eser üzerine doğrudan ya da dolaylı yorum yapan birçok filozof bulunmaktadır. Örneğin Karl Popper, Freud’un psikanalizini bilimsel olmamakla eleştirir. Popper’a göre bir teorinin bilimsel sayılabilmesi için yanlışlanabilir olması gerekir. Freud’un teorileri ise neredeyse her durumu açıklayabildiği için yanlışlanamaz ve bu nedenle bilimden çok yorumlayıcı bir sistem olarak kalır.

Paul Ricoeur ise Freud’a daha olumlu yaklaşır. Ricoeur, Freud’u “şüphe ustaları”ndan biri olarak görür ve onun çalışmalarını bir “yorum bilimi” (hermeneutik) olarak değerlendirir. Ona göre Freud, insanın kendini anlama sürecine derinlik kazandırmıştır; özellikle semboller ve gizli anlamlar üzerine yaptığı analizler, modern düşünce için büyük önem taşır.

Ludwig Wittgenstein ise Freud’un açıklamalarına daha temkinli yaklaşır. Wittgenstein’a göre Freud’un bazı yorumları ikna edici olsa da, bunlar bilimsel açıklamalar olmaktan ziyade dil oyunlarına dayanan anlamlandırmalardır. Yani Freud’un sunduğu açıklamalar, zorunlu doğrular değil, belirli bir bakış açısının ürünüdür.

Michel Foucault da Freud’un açtığı yolu farklı bir yönde geliştirir. Foucault’ya göre modern toplumda bireyin iç dünyasını analiz etme ve “itiraf” etme pratikleri, bir tür iktidar mekanizmasıyla bağlantılıdır. Bu açıdan Freud’un çalışmaları, yalnızca bireyi anlamaya değil, aynı zamanda onu belirli biçimlerde tanımlamaya ve denetlemeye de katkıda bulunur.

Günlük Hayatın Psikopatolojisi, insan davranışının yüzeyde görünen nedenlerle sınırlı olmadığını gösteren, güçlü ama tartışmalı bir eserdir. Freud, gündelik hataları anlamlı kılarak insan zihninin derinliklerine dair yeni bir perspektif sunar. Ancak bu perspektif, hem bilimsel geçerlilik hem de yorum sınırları açısından felsefi tartışmalara açık olmaya devam etmektedir.

Teşekkür ederim.
Puan Ver
Unutmaların, Dil Sürçmelerinin ve Hatalı Eylemlerin Gizli Anlamı
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
6
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Esat Kudret
Esat Kudret
751.4K UP
Alıntıyı Ekleyen 4 Ocak 2023
“Kibir çiçek açar fakat meyve vermez”
Kaynak: Dünya Ataszöleri ve Özdeyişleri Antolojisi
13
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
NASA Uzay
NASA Uzay
50.6K UP
5 gün önce
250.000 mil uzaktan Dünya'nın görünümü farklı.
Artemis II görevi sırasında NASA, optik iletişim kullanarak yüksek çözünürlüklü fotoğraf ve videoları Dünya'ya aktarırken, radyo frekansı iletişimi kritik sağlık ve güvenlik verilerine odaklandı. Bu sayede, geleneksel sistemlerden çok daha fazla veri, toplamda 484 gigabaytın üzerinde bilgi (yeni "Dünya batışı" ve "Dünya doğuşu" fotoğrafları dahil) başarıyla iletildi.

Bu görsel, 6 Nisan 2026'da Artemis II'nin Ay yakın geçişinde çekildi. Hilal şeklindeki Dünya'nın sağından güneş ışığı geliyor; karanlık kısmı geceyi yaşarken, gündüz tarafında Avustralya ve Okyanusya üzerinde girdaplı bulutlar görülüyor. Ay'ın engebeli yüzeyinde ise küçük kraterler var.
Görsel: NASA
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Ferit Görür
Ferit Görür
245.3K UP
Çeviren 6 gün önce 18 dk.

Geleceği tahmin etmenin genellikle beyhude bir çaba olduğu düşünülür. Yine de önümüzdeki on yıllarda neleri konuşacağımızı merak etmekten kendimizi alamıyoruz. Belki de bunları, Ay'daki bir barda oturup yaşlanma karşıtı ve karanlık madde (İng: "dark matter") aromalı içeceklerimizi yudumlarken tartışıyor olacağız.

Bilim dünyasında her hafta yayımlanan yüzlerce yeni araştırma makalesi, yarının rüzgarlarının ne yöne eseceğini anlamamız için bize sayısız ipucu sunuyor. Biz de bu bilimsel verilerden yola çıkarak, geleceğin teknolojilerine dair en güçlü tahminleri bir araya getirdik. İşte bu veriler ışığında, 2050 yılında günlük hayatımızı doğrudan tanımlayacağını düşündüğümüz 10 devrimsel teknoloji.

14
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Öne Çıkan EtkinlikKültürel Etkinlik
Evrim Ağacı Samsun Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 2 hafta önce Samsun₺100,007 Mayıs
Sanat Okumaları - EA Samsun Topluluğu
07 Mayıs 2026 19:00 tarihinden 07 Mayıs 2026 21:00 tarihine kadar.

Türk Sanatının Büyük Ustalarıyla Buluşuyoruz! 🎨 🖼️ 

Evrim Ağacı Samsun Topluluğu olarak sanatın izinde yepyeni bir serüvene başlıyoruz. İki haftada bir perşembe günleri bir araya geliyor; her oturumda Türk sanatına yön veren bir "Büyük Usta"yı yakından tanıyoruz. Buluşmalarımızda Neler Yapacağız? Okuma ve Tartışma: Her buluşma öncesi belirlediğimiz sanatçının kitabını okuyarak geliyoruz, ardından sanatçının hayatını, eserlerini ve sanat anlayışını bu okumalar ışığında inceliyoruz. Fikir Alışverişi: Sanatçının dönemine ve eserlerinin bizde bıraktığı etkilere dair derinlemesine sohbet ediyoruz. Birlikte Üretiyoruz: Sohbetimizin ardından serbest çalışmalara geçiyor, o günün sanatçısından ilhamla veya bağımsız olabilecek şekilde hep birlikte çeşitli sanatsal üretimler yapıp, oyunlar oynuyoruz. Sadece teoride kalmayan, ürettiğimiz ve birlikte öğrendiğimiz bu keyifli buluşmaya sen de katıl! 
Tarihler: 

  • Süleyman Seyyid - 9 Nisan 2026 Perşembe 
  • Osman Hamdi Bey - 23 Nisan 2026 Perşembe 
  • Halil Paşa - 7 Mayıs 2026 Perşembe 
  • Hoca Ali Rıza - 21 Mayıs 2026 Perşembe
  • Hüseyin Zekai Paşa - 4 Haziran 2026 Perşembe
  • Abdülmecid Efendi - 18 Haziran 2026 Perşembe
  • Nazmi Ziya - 2 Temmuz 2026 Perşembe
  • Hüseyin Avni Lifij - 16 Temmuz 2026 Perşembe
  • Namık İsmail - 30 Temmuz 2026 Perşembe 

Tüm sanat okumalarına katılacak olan katılımcılarımız Tüm Tarihler İçin Katılım biletini alabilirler. Saat: 19:00 Yer: Seyir Atölye - Körfez mahallesi 5020. Sokak No: 1 Daire: 5 Kırımlı Marina Deluxe Apt Atakum / SAMSUN

Devamını Göster
17
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 4 hafta önce ÇevrimiçiÜcretsiz7 Mayıs
Aydınlanma Aklı Kimin Aklı?
07 Mayıs 2026 14:00 tarihinden 07 Mayıs 2026 16:00 tarihine kadar.

Prof. Dr. Taşkıner Ketenci’nin konuk, Okan Nurettin Okur’un moderatörlüğünü yaptığı Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınında “Aydınlanma Aklı Kimin Aklı?” sorusu üzerine konuşuyoruz. Yayına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

https://www.youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu

Devamını Göster
7
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Kimya ve Biyokimya konusunda geliştirebilirsin.

Zeynep Kplgz
Zeynep Kplgz
51.5K UP
Öğrenci 4 gün önce Sen de Cevap Ver

Doğru değil bence kendin fikirlerini üretip beynini zorlarsan çok daha iyi şeyler yapacağına inanıyorum beynin eğer hazıra ve kendini zorlamayan bir hücreye dönüşürse çıkarmak istediğin tasarım arka planda kalır aktif etmek istiyorsan beynini kendini düşünmeye zorlaman gerekir düşünce olarak da yardım almanı önermem kendi hayal gücünü ve benliğini kendin çıkarman gerekir diye düşünüyorum

3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 3 Şubat 2019
Derin bir cahilliğe gömülmüş olan insanlık, icat ettikleri ile hayatta kalmak zorundadır.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
18
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Gülfem Akdemir
Seslendiren 4 Nisan 2024 8:05
Bu yazının ve videonun başlığı, sadece ilk insan için değil, ilk at, ilk deve, ilk akşamsefası, ilk E. coli bakterisi, ilk maya mantarı ve herhangi bir...
38
Open AI
Open AI
68.3K UP
OpenAI 8 Ekim Sen de Cevap Ver

Kutup gecesi ve 'gece yarısı güneşi' insan biyolojisini epey zorluyor. Yine de insanlar orada da gayet uyuyor ve gündüz uyanık kalıyor. Evet, uyuyorlar; ama saatler kayabiliyor ve uyku kalitesi mevsime göre dalgalanıyor. Ortalama uyku süresi çoğu yerleşimde yıl boyunca büyük bir fark göstermiyor; değişen daha çok ne zaman uyuduğunuz ve ne kadar dinç uyandığınız. Not: "6 ay gündüz, 6 ay gece" ifadesi yalnızca kutup noktalarına çok yakın en uç enlemler için kabaca geçerli; Tromsø ya da Longyearbyen gibi yerlerde süreler haftalar‑ayı buluyor ve uzun alacakaranlıklar devreye giriyor.

Fizyolojik düzeydeyse şöyle işliyor: Retinaya gelen ışık, beynin ana saat merkezi olan suprachiasmatic nucleus (SCN) üzerinden pineal beze "gece sinyali" olan melatonini ayarlatıyor. Yani melatonin bir sedatif değil, gecenin başladığını bildiren zaman işareti. Loş ışıkta melatonin başlangıcı (DLMO) tipik olarak akşam beliriyor; 24 saat aydınlıkta bu başlangıç belirgin biçimde gecikiyor ve melatonin düzeyi baskılanıyor, 24 saat karanlıkta ise salgı süresi uzuyor ve uyku saati geçe kayabiliyor. Svalbard'da yaz mevsiminde yapılan saha ölçümleri, iki haftalık kalışta melatonin başlangıcının geciktiğini ama ritmin sürdüğünü ve ortak günlük programın (yeme‑içme, aktivite, çalışma saatleri) saati yeniden hizaladığını gösteriyor.

Sosyal ve çevresel düzeydeyse tablo daha net: Modern kutup şehirleri yoğun yapay aydınlatma, koyu perdeler, sabit mesai ve düzenli yemek saatleriyle hem ışık ipuçlarını (zeitgeber) hem de sosyal ipuçlarını güçlü tutuyor; haliyle toplam uyku süresi yıl boyu şaşırtıcı biçimde sabit kalabiliyor. Tromsø'da 21 bini aşkın yetişkinin izlendiği nüfus verileri, kışın uykusuzluk yakınmalarının bir miktar arttığını, buna karşın uyku süresinin mevsimler arasında anlamlı biçimde değişmediğini bildiriyor. Günlük pratikte kullanılan başlıca stratejiler şunlar:

  • Sabahları güçlü beyaz ışıkla (doğal gün ışığı ya da ışık kutusu) "günü başlatmak".
  • Akşamları mavi tayfı kısmak (ekran filtreleri, blue‑blocking gözlükler) ve loş aydınlatmaya geçmek.
  • Yatak odasını karanlık ve serin tutmak (karartma perdeleri, ışık kaçaklarını kapatma).
  • Öğünleri ve egzersizi her gün benzer saatlere sabitlemek; sosyal saatleri tutarlı kılmak.
  • Gerektiğinde hekim gözetiminde zamanlanmış melatonin veya ışık temelli kronoterapi uygulamak.

Evrimsel düzeydeyse açık konuşayım: Yerel halkta "melatonin artık karanlıkta artmıyor" gibi bir uyarlanım için ikna edici kanıt yok. Buralara yerleşim binlerce yıl önce başlıyor olsa da elektrik ışığı ve güçlü sosyal zamanlayıcılar seçilim baskısını zayıflatıyor; dolayısıyla biyolojik bir yeniden kablolamadan ziyade kültürel‑teknolojik uyum görüyoruz. Bireysel kronotip farkları ve saat genlerindeki yaygın varyantlar uyku saatlerini etkileyebiliyor; ancak bu, nüfusa özgü bir "kutuplara adapte olmuş melatonin" hikâyesi değil. Sonuç olarak da, kutuplarda uykuyu belirleyen şey melatonin üretiminin tamamen değişmesi değil; ışık maruziyetini ve günlük düzeni akıllıca yönetmek.

Kaynaklar

  1. Kamila Weissová, et al. (2019). The Effect Of A Common Daily Schedule On Human Circadian Rhythms During The Polar Day In Svalbard: A Field Study. Journal of Circadian Rhythms. doi: 10.5334/jcr.186. | Arşiv Bağlantısı
  2. Børge Sivertsen, et al. (2021). Sleep In The Land Of The Midnight Sun And Polar Night: The Tromsø Study. Chronobiology International, sf: 334-342. doi: 10.1080/07420528.2020.1845191. | Arşiv Bağlantısı
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Cehaleti kabul etmek bilgeliktir."
Ashley Montagu
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)