Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 21 Ekim 2022 54 dk.

Bell Teoremi (veya "Bell'in Eşitsizlik Teoremi" veya "Bell Eşitsizliği Teoremi") olarak bilinen matematiksel teorem, kuantum mekaniğinin doğası gereği olasılıkçı (probabilistik) olduğunu doğrulayan matematiksel bir teoremdir ve aynı zamanda bu teoremden yola çıkarak geliştirilmiş fiziksel deneylerin sonuçlarına işaret etmekte de kullanılır. Bell Teoremi ve bu teorem sayesinde geliştirilmiş olan fiziksel deneyler, Evren'in kuantum ölçekte olasılıkçı olduğunu göstermiş, Evren'in bu olasılıkçı doğasına işaret eden gözlemleri deterministik yöntemlerle açıklamaya çalışan "yerel gizli değişken" teorilerinin verilerle uyumsuz olduğunu ortaya koymuştur. Bu başarıya giden yoldaki en önemli deneyleri yapan Alain Aspect, John Clauser ve Anton Zeilinger üçlüsü, 2022 Nobel Fizik Ödülü ile taçlandırılmıştır.

Bu bağlamda "yerel" sıfatı, klasik fiziğin ve görelilik teorilerinin önemli bir parçası olan yerellik prensibini kastetmektedir. Bu prensibe göre parçacıklar, sadece yakın civarlarındaki konumda olan bitenden etkilenebilirler ve sadece yakın civarlarındaki nesneleri etkileyebilirler; uzak mesafelerde etkiye sahip olamazlar. Yerellik prensibi, aynı zamanda fiziksel alanlar yoluyla aktarılan bilginin ışık hızından daha hızlı gidemeyeceğini de söyler.

187
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 25 Şubat 2024 1 dk.

Almanya, Çin, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri'nden paleontologlar, Çin'in Orta Triyas dönemine ait olağanüstü bir deniz sürüngeni olan Dinocephalosaurus orientalis'i, güzel bir şekilde korunmuş yedi örneğe dayanarak ayrıntılı bir şekilde tanımladılar. Bulgular, Transactions of the Royal Society of Edinburgh dergisinde yayınlandı.[1]

Dinocephalosaurus orientalis, analizlere göre Triyasik dönemde, yani yaklaşık 240 milyon yıl önce, günümüzde Çin'in bulunduğu bölgede yaşadı. Bu su sürüngeni 6 metre uzunluğundaydı ve 32 ayrı omurdan oluşan olağanüstü uzun bir boynu vardı.

13
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Yazar 5 gün önce 54s

Son birkaç gün içinde bazı "gazete"ler (!) de dahil olmak üzere sosyal medyadaki birtakım hesapların, Evrim Ağacı olarak 2013 yılında Richard Dawkins ile ilişkili bir ismi Türkiye'de ağırlamış olmamızdan ve Richard Dawkins'in bilimsel çalışmalarından bahsetmemizden yola çıkarak ve Dawkins'in de Epstein'le (o yönde hiçbir kanıt olmamasına rağmen) kriminal bir bağlantısı olduğu varsayımıyla, Evrim Ağacı olarak bizim de Jeffrey Epstein ile bir bağlantımız olduğu yönünde abesle iştigal ve çocukça bir iddiası, artık tetikçilik boyutuna ulaşacak seviyede paylaşıldığı için, bu açıklamayı yapmak elzem olmuştur.

Bunu açıklamak zorunda kalmak bile utanç verici olsa da Jeffrey Epstein adlı canavar veya onunla işbirliği yaptığı bilinen herhangi bir kişiyle herhangi bir maddi veya manevi işbirliğimiz bulunmamaktadır. Benzer şekilde, Richard Dawkins'den veya vakfından hiçbir şekilde para almadığımız gibi, herhangi bir dernek, vakıf, örgüt, devlet vb. kurumla hiçbir ilişkimiz bulunmamaktadır.

57
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bilim ve bilimseverler sıkıcı değildir! Evrim Ağacı Etkinlik Platformu'nu kullanarak bulunduğun şehirde veya internet üzerinde toplantılar, etkinlikler, buluşmalar düzenleyebilir, diğerlerinin düzenlediği etkinliklere katılabilirsin. Ayrıca eğer bilimle ilgili bir iş, staj, burs veya eğitim arıyorsan veya bu pozisyonları dolduracak bilimseverler, bilim insanları ve öğrenciler arıyorsan, Evrim Ağacı İlan Platformu'nu kullanarak Türkiye'deki ve Dünya'nın her yanındaki bilimseverlerin oluşturduğu ağa katılabilir, bu ağa güç katabilirsin!

Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
154.5K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 1 gün önce Sen de Cevap Ver

Merhaba

Bu soru insanın zihnini hem bilimkurguya hem de felsefenin en derin kuyularına aynı anda atıyor. Şunu hissediyorum, burada asıl mesele “yaşamak” değil, “ben olarak devam etmek.” Ölmemek değil, yok olmamak ve bu ikisi sandığımız kadar aynı şey değil.

Önce bilim kısmına bakacak olursak. Bugün için bir insan beynindeki tüm sinaptik bağlantıları, moleküler düzeydeki değişimleri ve dinamik elektriksel aktiviteyi eksiksiz haritalayıp başka bir beyne aktarmak teknik olarak mümkün değil. İnsan beyninde yaklaşık 86 milyar nöron ve trilyonlarca sinaps var. Hafıza yalnızca “bilgi” değil; bağlantı örüntüleri, kimyasal modülasyonlar ve sürekli değişen ağ dinamikleri demek. Nörobilimci Eric Kandel’in söylediği gibi, “Hafıza, nöronlar arasındaki bağlantıların gücünde meydana gelen değişikliklerle depolanır.” (Kandel, 2006). Yani hafıza bir dosya değil; yaşayan bir süreç.

Bazı nörobilimciler ve transhümanistler, eğer beynin tüm bağlantı haritası (connectome) çıkarılabilirse bilincin bir tür “bilgi örüntüsü” olarak kopyalanabileceğini savunuyor. Bu görüşe göre kimlik, maddeden çok organizasyona bağlı. Marvin Minsky’nin yaklaşımı buna yakındır: zihin, karmaşık bir bilgi işleme sistemidir. Eğer yapısal düzen korunursa bilinç de korunabilir. Ama bu hâlâ teorik bir varsayım.

Felsefi taraf ise daha sert. Derek Parfit kişisel kimlik üzerine çalışırken şunu söyler: “Kişisel kimlik düşündüğümüz kadar önemli olmayabilir; önemli olan psikolojik sürekliliktir.” (Parfit, 1984). Yani anıların, karakter özelliklerinin ve zihinsel bağlantıların devamı varsa, kimlik bir anlamda sürüyordur. Fakat burada kritik soru şu: Bu süreklilik tekil mi olmalı?[1]

Şimdi senaryoya gelelim. Diyelim ki beynindeki tüm bilgiler klona aktarıldı. Eğer sen hâlâ burada, eski bedeninde yaşıyorsan ve klon başka bir odada gözlerini açıyorsa, ikiniz de “ben” olduğunu iddia edecek. Ama öznel deneyim ikiye bölünmüş olacak. Sen bu bedende kalmaya devam edeceksin. Klon ise kendi perspektifinden “ben devam ettim” diyecek. Burada bir çatallanma var. Süreklilik var ama tekillik yok.

Thomas Metzinger bilinç için şöyle der: “Bilinç, beynin yarattığı bir benlik modelidir.” (Metzinger, 2003). Eğer bu doğruysa, klon da aynı benlik modelini üretir. Ama o modelin öznel merkezi farklı bir biyolojik süreçte ortaya çıkar. Yani o bilinç, senin bilincinle aynı içerikte olabilir ama aynı öznel akış olmayabilir.

Asıl düğüm noktası şu: Bilinç kopyalanabilir mi, yoksa yalnızca çoğaltılabilir mi? Kopyalama teknik olarak mümkün olsa bile, fenomenolojik olarak süreklilik garanti değil. Çünkü bilinç bir veri kümesi değil; “şu anda deneyimleyen bir bakış açısı.” Ve o bakış açısının fiziksel süreçle kesintisiz devam edip etmediğini bilmiyoruz.

Eğer aktarım, beynin adım adım değiştirilmesiyle, nöronların yavaş yavaş yapay eşdeğerlerle yer değiştirmesiyle yapılsaydı (felsefede “Ship of Theseus” tarzı bir senaryo), o zaman öznel süreklilik hissi daha güçlü olabilir. Çünkü bilinç akışı kesilmezdi. Ama bir anda kopyalanıp başka bir bedende başlatılırsa, büyük ihtimalle bu sana “uyuyup uyanmak” gibi hissettirmez. Büyük ihtimalle sen ölürsün; klon ise sen olduğunu düşünerek yaşamaya başlar.

Burada dürüst olalım: Bilim şu an bu fikre inanılmaz derecede uzak. Connectome’un tam haritalanması, dinamik bilinç durumlarının çözülmesi, hafızanın eksiksiz aktarımı… Bunların hiçbiri pratik düzeyde mümkün değil. Ve daha önemlisi, bilinç ile fiziksel süreç arasındaki ilişkiyi hâlâ tam anlamıyla çözmüş değiliz. David Chalmers’ın “bilincin zor problemi” dediği mesele tam da bu: “Neden ve nasıl fiziksel süreçler öznel deneyime yol açar?” (Chalmers, 1995).

Benim akılcı yorumum şöyle böyle bir teknoloji bir gün mümkün olsa bile, bu biyolojik ölümsüzlük değil; bilgi sürekliliği olur. Senin deneyim akışın kesildiği anda, o öznel “ben” muhtemelen son bulur. Devam eden şey, senin mükemmel bir devam kopyan olur.

Ama şunu da söyleyeyim: İnsanlık tarihine baktığımızda zaten hep bunu yapıyoruz. Yazıyla, çocuklarımızla, kültürle, eserlerle hep bir tür zihinsel iz bırakma çabası. Belki ölümsüzlük, öznel süreklilikten çok, etki sürekliliğiyle ilgili.

Teşekkürederim.

Kaynaklar

  1. DEREK PARFİT. (1984). Reasons And Persons..
Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
6
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mehmet Ali Döke
Mehmet Ali Döke
19.7K UP
Yazar 25 Mart 2015 16 dk.

Avusturyalı hayvan davranış bilimcisi (etolog) Karl Ritter von Frisch, 1927 yılında "Aus dem Leben der Bienen" (Dans Eden Arılar) adlı kitabını yayınladığında çağdaşları tarafından kuşku ile karşılanmıştı. Oysa kendisini tam anlamıyla çağının ötesinde bilimsel çalışmalar yürüten bir bilim insanıydı ve arılarda koku duyusu, görsel algı, yön bulma, polarize ışık ile konumlandırma, güneş takibi, iç saat, manyetik alanın petek örümüne etkisi ve düşey (ya da yerçekimi) algısı üzerine muhteşem çalışmalar yapmıştı. İlkin biraz anlaşılamamış olsa da tekrarlanan denylerle haklılığı pekişen von Frisch, büyük buluşundan 46 yıl sonra, 1973'te Fizyoloji alanında Nobel ödülüne layık görülmüştür.

Bal arıları, hep birlikte ve iletişim içinde çalışan, koloniler halinde varlıklarını sürdüren canlılardır. Koloniler içerisinde iş bölümü vardır ve yaşa bağlı olarak işçi arılar önce kovan içindeki görevlerde çalışırken daha sonra "tarlacı" dediğimiz ünvanı alırlar ve kovana su, nektar, polen gibi kaynakları getirirler.

64
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Dılbaz Yenisoy
Dılbaz Yenisoy
205.0K UP
Yazar 8 Eylül 2023 14 dk.

Cinsel yamyamlık; bir canlının çiftleşme sırasında, öncesinde veya sonrasında partnerini yemesi davranışıdır. Canlılar arasında nadir bir davranıştır ve genellikle dişi örümceğimsilerde (Araknidler'de) görülür. Genel olarak nadir görülmesine rağmen birçok örümcek ve akrep ailesinde yaygın görülen bir davranıştır.

Bu davranış, her ne kadar çeşitli yırtıcı omurgasızlarda bulunsa da bu konuda yapılan akademik çalışmalarda genellikle örümcekler veya peygamber develeri kullanılmıştır. Çoğu çalışmanın bu canlılara odaklanmış olması, bu canlılardaki cinsel yamyamlık davranışı hakkında daha fazla bilgi sahibi olmamızı sağlamıştır.

60
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Okuduğum bir yazı sayesinde evrim açıklamasının Müslüman aydınlarca 14. asırdan beri konuşulmaya başlanmasına rağmen ancak 20. yüzyılda misyoner etkisiyle evrim karşıtlığının başladığı, hatta 1874 yılında Draper adında bir bilim adamının kilisenin evrim karşıtlığını evrim anlatısının "Muhammedi evrim teorisi" ile örtüşmesinden kaynaklandığıyla açıkladığını fark ettim. İlgi çekici bir yazı.

38 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 6 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
12
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 5 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
6
İnceleme
Mehmet Orakcı
Mehmet Orakcı
108.7K UP
İnceleyen10 15 saat önce
Fen Bilgisi Öğretmenliği Lisans Programı'nda almış olduğum "Astronomi" dersinde kullandığımız kaynaktı.

Evrenin oluşumu, kozmoloji, yıldızlar, galaksiler ve temel astronomi kavramlarını matematiksel detaya boğmadan, anlaşılır bir dille aktarmasıyla özellikle lisans seviyesindeki öğrenciler için oldukça erişilebilir bir eser. Astronomiye yeni başlayan bireyler için sağlam bir kavramsal temel oluşturur. Görsel anlatımlar ve örnekler, soyut kavramların zihinde canlandırılmasını kolaylaştırmaktadır.

Öte yandan, kitabın bu giriş seviyesi yaklaşımı, konulara derinlemesine ilgi duyan ya da ileri düzey fizik ve matematik altyapısı arayan okurlar için sınırlı kalabilir. Bazı başlıklar yüzeysel ele alınmakta ve teknik ayrıntılar bilinçli olarak dışarıda bırakılmaktadır. Bu nedenle eser, ileri düzey bir referans kitabından çok, temel bir başlangıç ve yönlendirici kaynak olarak değerlendirilmelidir.

Genel olarak Evren 101, astronomiye ilgi duyan öğrenciler, öğretmen adayları ve bilim okuryazarlığını geliştirmek isteyen okurlar için başarılı bir giriş kitabıdır. Daha derin akademik kaynaklara geçmeden önce okunması, kavramsal altyapıyı güçlendiren faydalı bir adım olacaktır.
Kitap
8.5/10
(6 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Astronomy 101
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ezgi Karasözen
Ezgi Karasözen
23.2K UP
Yazar 21 Ocak 2024 11 dk.

Şili ve Japonya örneklerinin ortaya koyduğu gibi depremle yaşamak mümkün. Peki Türkiye'de yanlış giden ne? Önemli bilimsel gelişmelere rağmen, Türkiye hâlâ depremlere karşı savunmasız ve bunun en son örneğini Şubat 2023'te trajik bir şekilde gördük. Kahramanmaraş (Mw 7.8) ve Elbistan (Mw 7.6) depremlerinin bilançosu, yapı yönetmeliklerinin uygulanması ve deprem farkındalığına ilişkin sorunları yüzümüze çarpmakta; aynı zamanda, deprem tehlikesi ve riski üzerine edinilmiş bilgilerin toplum nezdinde karşılık bulmadığına, dolayısıyla ciddi bir bilim-toplum iletişim kopukluğuna işaret etmektedir.[1]

1999 İzmit depreminde (Mw 7.4) çocuk olan biz genç Türk bilim insanları, bugün, Şubat 2023 felaketiyle bir kez daha sarsıldık. Bizler, artık Türkiye'de ve dünyada benzer felaketlerin yaşanmaması için, tüm bilim insanlarını, bilim ve toplum arasındaki bu feci iletişim kopukluğunu nasıl onarabileceğimiz üzerine düşünmeye davet ediyoruz!

44
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 23 Eylül 2014 36 dk.

Altın oran 1.618033... diye giden bir sayıdır. Yunanca φ\varphi veya ϕ\phi veya Φ\Phi işaretiyle gösterilen altın oran, "kutsal oran", "ilahi oran" veya "altın sayı" gibi isimlerle bilinmektedir. Bu abartılı isimlerin nedeni, 2400 yıl önce yaşamış Öklid'e kadar giden bir süredir insanların, Evren'deki olay, olgu ve süreçlerin bu sayı etrafında şekillendiğine inanmış olmasıdır. Gelmiş geçmiş en popüler kurgu yazarlarından Dan Brown'un Da Vinci Şifresi kitabı gibi eserleri bu inancın halk arasında pekişmesine katkı sağlamıştır. Bu inanca göre altın oran, elde edilebilecek en estetik, en ilahi geometrileri vermektedir. 

Altın oranı veya φ\varphi sayısını elde etmenin 3 temel yolu vardır: Bunlardan ikisi geometriye, biriyse aritmetiğe dayanmaktadır. Önce geometrik altın orana bakalım. Bir şeyin altın orana uyduğunu bulmak için uzun ve kısa kenarlarının toplamını, uzun kenarına bölmeniz gerekmektedir. Örneğin elinizde, aşağıdaki gibi iki segmente bölünmüş bir doğru parçası olduğunu düşünelim:

142
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bilim haberlerimizi ve diğer yazılarımızı Google Haberler'de görmek için bizi takip etmeyi unutmayın.

Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
174.0K UP
Uyarlayan 4 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

17
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 21 Kasım 2019 7 dk.

"Ağaçlar, gezegenimizin akciğerleridir." Hepimiz bu sözü duymuşuzdur. Ancak bu söz ne kadar doğru? Ağaçlar, sözde kastedilmek istenen gibi gezegenimizin asıl oksijen kaynakları mı? Yoksa bu söz, aslında başka bir gerçeğe mi işaret ediyor?

Öncelikle, başlıktaki sorunun cevabını verelim: Dünya'nın oksijen kaynakları neler ve her bir kaynağın payı ne kadar? Şöyle:

82
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 4 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
5
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close