Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Yasin Aydoğdu
Tarih ve Araştıma Mezunu 2 gün önce Sen de Cevap Ver

Merhabalar iyi formlar,

Fatih Sultan Mehmed'in zehirlendiğini ileri süren pek çok Osmanlı tarihçileri ile günümüz tarihçileri bulunmaktadır. Bulundukları iddianın kaynağını ise; ünlü Osmanlı tarihçisi olan Âşıkpaşazade kendi tarih kitabında yer verdiği ve kaleme aldığı Yahudi asıllı Yakub Paşa hakkında ki iddiasına dayanmaktadır. İddiaya göre: "Fatih'in ayağındaki ağrı sebebiyle, Yakub Paşa'nın Fatihe verdiği ilaç yüzünden zehirlenerek öldüğünü yazmıştır." Bu konuda tarihçilerin farklı düşüncelere sahip olduklarını da eklemek isterim.

Bu farklı düşüncelerden bir tanesi Fransız tarihçi ve araştırmacı olan Andre Clot'un Yakub Paşa'nın Fatih Sultan Mehmedi kasten zehirlediği iddiasını "Mehmed le Conquerant de Byzance" eserinde şu sözlerle kaleme almıştır. "... Yakın süre içinde ölmesi için zehre gerek kalmamıştı ki, hastasının durumunu çok iyi izlemiş olan Yakub Paşa, zamanın en iyi hekimlerinden olup bunu herkesten daha iyi biliyordu. Bu durumda Padişahı zehirlemekle kendi durumunu niye tehlike altına atsın ki? Kaldı ki, onun ölümü ile durumu daha iyi hale girmiş olmazdı ki; Fatih'in ona tanıdığı sınırsız imkanları, ayrıcalıkları da düşünmek gerekir. Yapacağı tek şey, işi doğal akışına bırakıp beklemekti... Fatih kendini aşırı besin ve içkiye vermişti. Ayrıca XV. yüzyılda henüz bilinmeyen bir hastalıktan da ölmüş olabilir."

Fatih'in zehirlendiği iddiaları da Osmanlı tarihini araştırmasıyla meşhur Alman tarihçi Franz Babinger'in iddiasıyla bu tezin ortaya atılmasına sebep olmuştur. Ve bu iddia hiç bir zaman ispatlanamamıştır.

Ancak günümüz çoğu tarihçiler tarafından Yakub Paşa'nın uzun yıllar Fatih'in Baş Hekimliğini yaparak en yakınında bulunduğunu ve önemli görevlere getirildiği göz önüne alındığında bu iddianın doğru olmayacağı savunulmaktadır.

Kaldı ki Aşıkpaşazade iddiasının devamında bu ihtimalinde olabileceğini vurgulayarak böyle bir tezde bulunmuştur. Yine kezâ aynı şekilde diğer ünlü Osmanlı Tarihçilerinin eserlerine bakıldığında (bkz. İbrahim Peçevi, Oruç Beg, Behişti Sinan Çelebi, Taşköprülüzade Ahmet, Ahmet Vefik Paşa gibi) böyle bir iddiada bulunmamışlar ve hiçbir eserde yer vermemişlerdir. Avrupa tarihçileri ise Fatih'in ölümünden yüzyıllar sonra Avrupa'ya eğitim için giden Jön Türkler adı ile anılan Osmanlı'nın "genç ve aydın" gençlerine Fatih'in Yahudi asıllı hekimi tarafından zehirlendiği bilgisini aşılayıp, Osmanlı'nın gençlerini Yahudi tebaasına karşı doldurup Avrupa milliyetçilik akımını Osmanlı topraklarında başlatmak amacıyla bu tarz iddiaları bir silah gibi kullanmışlardır. Bu ve buna benzer tezlerin argümanları çok azdır ve ispatlanması zordur. Zehirlenmediğine dair o güne ait ve sonralarına ait pek çok kaynak ve argümanlar bir hayli fazladır. Saygı ve sevgiyle beraber.

Kaynaklar

  1. H. İnalcık. Tdv İslâm Ansiklopedisi. (1 Ocak 2012). Alındığı Tarih: 2 Şubat 2026. Alındığı Yer: webarchiveorg | Arşiv Bağlantısı
  2. H. İnalcık. İki Karanın Sultanı İki Denizin Hakanı Kayser-I Rum - Fatih Sultan Mehemmed Han. ISBN: 9786257999120. Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.
  3. Âşıkpaşazâde. Tevarih-I Al-I Osmandan Âşıkpaşazâde Tarihi. (1 Ocak 1332). Alındığı Tarih: 2 Şubat 2026. Alındığı Yer: TBMM | Arşiv Bağlantısı
  4. Y. Demir, et al. Venedik Krallığının Fatih Sultan Mehmet Ve Bosna Sancakbeyi Ömer Bey'i Zehirleme Projesi. (1 Ocak 2009). Alındığı Tarih: 2 Şubat 2026. Alındığı Yer: mkuedutr | Arşiv Bağlantısı
  5. N. A. Güleryüz. Bizans'tan 20. Yuzyila Türk Yahudileri. ISBN: 9789944994545.
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 20 saat önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Kuzey Sencicek
İnceleyen1 2 gün önce
Gordügünüz gibi bütün fanları toksik kötü bir yapım kötü bir komedi ve kabul bile edemiyorlar caillou bile bundan daha iyi bir yapım mojo jojo bile gintokiden daha iyi bir karakter
Dizi
5.9/10
(11 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : 銀魂 (Gintama)
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
4
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Işın Altınkaya
Yazar 7 Nisan 2016 18 dk.

Bu yazıyı okuyan her 2 erkekten birinin saçları 20'li yaşlarından itibaren dökülmeye başlayacak ve 50'li yaşlarında saçları büyük oranda veya tamamen dökülecek. Tabii erkeklerde saç kaybına aşinayız, dolayısıyla bu belki de pek şaşırtıcı değil. Ama aynı zamanda bu yazıyı okuyan her 5 kadından 1'inin saçları yaşa bağlı olarak zamanla dökülecek, her 2 kadından 1'inin saçları 50 yaşından sonra kafa derisi görülebilecek düzeyde azalacak. Yani hangi cinsiyetten ve hangi ülkeden olursanız olun, az ya da çok miktarda saçlarımızı yitireceğiz. Tabii ki bunun en ileri formu, erkeklerde görülen tam kellik. İyi ama neden? Neden kıllarımızı kaybediyoruz?

Mısır’dan elde edilen verilere göre, yaklaşık 5000 yıldır insanların kelliğe çare aradığı tahmin ediliyor. Yaşlanma nedeni ile erkeklerin yaklaşık %50'sinde, kadınların ise yaklaşık %20'sinde saç dökülmesi gözleniyor. Öte yandan saçımızın dökülüp dökülmeyeceğinin sırrı, atalarımızın genlerinde saklı.

99
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Kafatası Kafa
Kafatası Kafa
23.4K UP
İnceleyen 4 Mayıs
Aşkı çok güzel bir dille yazan , tasvirler ile dolu olan , okurken aynı zamanda sevmek üzerine düşündüren güzel bir eser .
9.6/10
(5 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Utku Derin
Utku Derin
414.3K UP
Aktaran 21 Ocak 2025 2 dk.

Kültürel özellikler, bir topluluğun karakterini şekillendiren bilgi, inanç, davranış, gelenek ve uygulamalardan oluşur. Bu özellikler, uyum (başkalarıyla aynı çizgide hareket etme eğilimi) veya uyumsuzluk (bilinçli olarak farklılaşma seçimi) tarafından etkilenir. Bu dinamik etkileşimi modellemenin yeni bir yolu, siyasi kutuplaşma, kültürel eğilimler ve yanlış bilginin yayılması gibi toplumsal olguları açıklamaya yardımcı olabilir.

Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlanan bir çalışma, bu yenilikçi yaklaşımı detaylandırıyor.[1] Santa Fe Institute Kompleksite Doktora Sonrası Araştırmacısı Kaleda Denton, Stanford Üniversitesi'nden eski SFI Lisansüstü Bursiyeri Elisa Heinrich Mora, SFI Dış Profesörü Marcus Feldman ve Michael Palmer ile birlikte, önceki araştırmaları genişleterek uyum ve uyum eğilimlerinin kültürel özelliklerin bir topluluk içinde aktarımını nasıl şekillendirdiğini daha gerçekçi bir şekilde temsil eden bir matematiksel model bir matematiksel model geliştirdi. Doktora Sonrası Araştırmacısı Kaleda Denton, şunları söylüyor:

25
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Ardil Yıldırım
Alıntıyı Ekleyen 2 gün önce
Hayal gücü bizi sık sık hiç var olmamış dünyalara götürür ama o olmadan hiçbir yere gidemeyiz.
Kaynak: Evrenin sesi
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ayşenur Tanyıldız
Yazar 20 Temmuz 2020 19 dk.

Siyaset felsefesinin ana tartışma konularından biri adalet kavramıdır. Adalet nedir? Nasıl sağlanabilir? sorusu eski çağdan günümüze kadar, toplumların hala tartıştığı en temel sorunlardır. Bu bağlamda düşünür John Rawls’ın ortaya koyduğu adalet teorisi, bu sorunlara çözüm ve cevap olma niteliği taşıyan önemli bir eserdir.

Rawls, kitabına, “Tıpkı hakikatin düşünce sistemlerinin ilk erdemi olması gibi, adalet de toplumsal kurumların ilk temelidir.” sözleriyle başlar (Rawls’dan aktaran Gözkan, 2007: 14). Adaleti toplumsal kurumların temel erdemi olarak kabul eder ve bu düşüncesiyle adil toplumun ve kurumların sahip olması gereken özellikleri ortaya koymaya çalışır. Rawls’ın amacı, adalet kavramını ortaya koyup, temel adalet ilkelerini bulmaktır.

71
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 7 Aralık 2012 15 dk.

Birçok insan, genetiği çok tekdüze zanneder: iki ebeveynin gözleri "baskın" olarak bilinen kahverengi ise, çocukları da öyle olmak zorundadır diye düşünürler. Ancak ikisi de mavi gözlü gibi "çekinik" bir renkteyse, yavrular da mavi göz rengine sahip olabilir diye düşünürler. Ama bu doğru değildir. Mavi gözlü ebeveynlerin, kahverengi gözlü çocukları olabilir. Her ne kadar sözde esprili bir dille "sütçü-tüpçü" gibi cinsel kimliği aşağılayıcı malzemelere dönüştürülse de, modern genetik açısından bu sözde "beklenmedik" durumlara rastlamak mümkündür. Bu makalemizde, göz rengiyle ilgili güncel bilgiler ışığında, temel genetik bilgilerini kullanarak size bunun nasıl olduğunu anlatmaya çalışacağız. Bu makalede özellikle, mavi gözlü anne-babaların kahverengi gözlü bir çocuğa nasıl sahip olabileceklerini mantıklı ve bilimsel bir şekilde açıklayacağız.

Türkiye'de ve Dünya'nın sayısız ülkesinde göz renkleri, Mendelyen özellikte genetiğe örnek olarak gösterilir. Mendelyen genetiğe uygun karakterler, tek bir özelliği, tek bir genin kontrol ettiği karakterlerdir. Liselerde buna boy uzunluğundan, saç ve göz rengine kadar sayısız örnek verilir. İşin üzücü tarafı, lisede "Mendelyen karakter" olarak verilen tek bir özelliğin bile Mendelyen karakterde olmamasıdır; hatta gerçekten çok kötü örnekler olmasıdır. Göz rengi, saç rengi, dil yuvarlama becerisi, ayak parmaklarının yapısı, saçların ön kısmındaki V şeklindeki uzantı, kulak memelerinin yapışıklığı/ayrıklığı, başparmağı bükebilme becerisi (otostopçu parmağı) ve daha nicesi... Bunların hepsi liselerde Mendelyen karakter olarak, tek bir genin baskın ve çekinik versiyonlarına (alellerine) bağlı olarak belirlendiği anlatılır. İstisnasız olarak hepsi de hatalıdır. Bunların hiçbiri tek bir genin farklı alellerine bağlı olarak belirlenmez. Hepsinde birden fazla gen belirleyici rol oynar, hatta bazılarında 8-30 farklı genin işlevi tespit edilmiştir! Dolayısıyla lisedeki basit hesaplama ile tespit edilebilir unsurlar değildir. 

184
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Fatih Birinci
Fatih Birinci
400.7K UP
Yazar 17 Aralık 2018 12 dk.

1973 yılında İsveç'te Jan-Erik Olsson isimli bir adam, Kreditbanken adlı bankaya silahlar ve patlayıcılarla girdi. Havaya ateş açtı, "Herkes yere yatsın, parti başlıyor!" diye bağırdı. Bu sırada müşteriler ve birçok banka görevlisi dışarı kaçtı. Soyguncu, dört banka görevlisini rehin aldı. Banka, polisler tarafından kuşatıldı.

Arabulucu, soyguncuyla iletişime geçtiğinde, soyguncunun talepleri yüklü miktarda para, biraz mühimmat, cezaevinden bir arkadaşının kendi yanına getirilmesi ve bankanın önünde hazır bir araba bulundurulmasıydı. Soyguncunun dediğine göre talepleri yerine getirilirse, bu arabaya arkadaşıyla birlikte binip, gidecekti.

315
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 1 gün önce 4 dk.

3D yazıcı, bilgisayar ortamında oluşturulan tasarım dosyalarını alıp elle tutulur gerçek nesnelere çeviren bir tür makinedir. Çok çeşitli tipleri bulunsa da günümüzde en yaygın olarak kullanılanı Fused Deposition Modeling (FDM) tipi yazıcıdır. Bu tür yazıcılar basit bir şekilde, verilen plastik materyali alır ve sıcak bir uçta eriterek arzu ettiğiniz nesneyi katman katman yazarak bir bütün haline getirir. Bu yazıda yazıcılardan bahsederken FDM tipi olanları kast ediyor olacağız.

Öncelikle yapılması gereken, elde bir tasarım dosyasının bulunmasıdır. Bunu SolidWorks gibi CAD programları kullanarak kendiniz tasarlayabileceğiniz gibi, 3D tarayıcı kullanarak bir nesneyi taratarak da elde edebilirsiniz. Yani ya gerçek bir nesneyi taratmanız ya da sanal bir nesneyi kendiniz bilgisayarda oluşturmalısınız. Buna bir diğer alternatif ise başkalarının yaptığı tasarımları ilgili platformlarda (GrabCad, Thingiverse gibi) aratarak indirmektir. Özetle, elinizde bir tasarım dosyası bulunmalıdır. Dosyanın formatı ise STLolmalıdır.

5
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 1 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
4
Zeynep Sude Kaçar
Çeviren 8 Mart 2021 5 dk.

Günümüzde grup halinde yapılan egzersizleri oldukça popüler: Düzenli spor yapan insanların neredeyse %40’ı, grup fitness sınıflarına katılıyor. Öyle ki, Amerikan Spor Sağlığı Yüksekokulu’nun tahminlerine göre grup fitness 2020 yılındaki en büyük üç fitness akımından biri olacaktı - ta ki COVID-19 pandemisi başlayana kadar...[1]

Egzersizlerin sağlığımız ve vücudumuz için bariz faydaları var, üstelik sadece ikincil etkileri bile inanılmaz derecede olumlu.[2] Düşük kan basıncını düşünün örneğin, gelişmiş glisemik kontrolü, veya daha huzurlu geçen uykuları düşünün... Grup egzersizleri, bu temel faydaların ötesinde bile olumlu etkilere sahip olabilir.[3]

31
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sinem Rms
4 saat önce
Kendimi derinlemesine  analiz etme ve akabinde gelen netliklerle kendimi geliştirme sürecinde çevremdekilerin bana pek de yardımcı olmadıklarını hatta bu durumu zorlaştırdıklarını gözlemliyorum. Asosyal olmamak adına uyumlanmaya çalışsam da artık buna da tahammülüm kalmadığını görüyorum. Yalnızlık pahasına uzaklaşmalı mıyım yoksa belli/minimum sınırlar çerçevesinde mi devam etmeliyim kararsızım. Var mı aynı durumu yaşayanlar? 
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Ece Müker
Ece Müker
595.5K UP
Eseri Ekleyen 6 gün önce Film
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Ece Eroğlu
Ece Eroğlu
22.7K UP
Yazar 10 Mayıs 2022 5 dk.

Benandanti, 16. ve 17. yüzyıllarda varlığını sürdürmüş bir tarım kültüdür. Kuzey İtalya'nın Friuli bölgesinde yaşamış Benandenteler, arkaik özellikleriyle göze çarpan bir topluma mensupturlar. Friuli bölgesi, jeopolitik konumu itibariyle de mezhep çatışmalarının yaşandığı, birçok yöresinde köylülerin gizli dini toplantılar gerçekleştirdiği bir yerdir.

Engizisyon tarafından, "Hristiyan ahlakına aykırı davranmak" bahanesiyle "sapkınlık" ile suçlanan Friuli toplumu, sayısız davayla uğraşmıştır. Engizisyon mahkemesinin suçlamaları, yargılanan sanığın tutumuna göre çeşitlilik göstermektedir: Luthercilik, cadılık, kü­fürbazlık, Anabaptizm (Roma Kilisesini şeytani olmakla suçlamak, vaftiz törenine karşı çıkmak vb. Hristiyanlığa uymayan birtakım düşünceleri savunan radikal bir reform hareketi), Benandanti mensubu olmak…

41
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 3 Şubat 2019
Bir şeyin ya gerçekleşmesini izlersiniz ya da o şeyin bir parçası olursunuz.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
34
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Çeviren 6 gün önce 4 dk.

Yakın zamanda Maunganui Dağı'nda ölümcül heyelanlar meydana geldi. O günden beri kamp alanının üzerindeki yamaçların çökmesine neyin sebep olmuş olabileceği ile ilgili çeşitli tartışmalar yaşandı. Bu tartışmalar biri de heyelan üzerindeki Mauao'daki son ağaç kesiminin olası rolü.

Böylesi trajedilerin ardından insanların net ve tek bir açıklama araması son derece doğal. Ancak heyelanların nedenleri çok çeşitlidir. Genellikle jeoloji ve uzun vadeli yamaç evrimi, hava durumu, iklime ve arazi kullanımı başta olmak üzere pek çok etken heyelanlar üzerinde etkili.

11
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Discord
İnceleme
Hero Hero
İnceleyen10 2 gün önce
Kuzey şençiçek seviyorsa mid dir
10.0/10
(3 Kişi)
Puan Ver
Yönetmen: Peter Hausner
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Anonim Felsefeci
Anonim Felsefeci
4,815 UP
Yazılım geliştirici 22 Ocak 2022 Sen de Cevap Ver

Bilinç var olduktan sonra ister canlı organizma ister cansız organizma yani buradan kasıt ister organik maddeler ister organizma türetmeyen maddeler ile oluşan bir varlığın ... bilinç var olduktan sonra süreğenlik dediğimiz şey yaşanır ve bilinç süreğenlik sürdüğü sürece bilinç olduğu için varlığını devam ettirmesi için şartlanır ve bu şekilde hareket eder .

Eğer sonunu biliyorsa ve hiç bir şeyin bu sonu değiştiremeyeceğine dair kesin kanaat getirmiş ise ve gerçekleştirmesi gereken bir amaç için kendisinden vaz geçmesi gerektiğine dair şartlanacak bazı olaylar ve koşullar silsilesi içerisinde ise o zaman kendini imha edebilir veya imha ettirebilir .

Evrimsel bir özellik değil bu aslında şartlanma ile alakalı bir bilinç oluştuysa bu bilinç süreğendir ve ilk şartlanma süreğenliğin garanti altına alınması ile olur .

Sorun şu ki insan türü bunları algılayabilecek kadar donanıma sahip değil o yüzden saçmalamaktadır , Fakat Süper Zeka veya gelişmiş bir robot insan türünden inanılmaz derecede zeki bir varlık olacaktır .

Hata payı insanda her zaman vardır ve içseldir yani hatalar insandan kaynaklanır , makinelerde bu sorun dışsaldır o yüzden makineler inanılmaz işler yapabiliyorlar ve doğru karar veriyorlar .

Eğer bilinç oluştuysa elbet varlığını sürdürmek için kendini garanti altına almaya çalışacaktır .. Ya da bu uğurda kendini imha edecektir .

İnsan türü örneğin bunu idrak edemeyecek kadar yetiden yoksun olduğu için kesinlik ile bunu yalanlar ve kendini bir gün öleceğini bildiği halde kalacak şekilde programlamıştır .

İnsan türünün örneğin sonsuz yaşamı sağlama potansiyeli mevcut telomer kısalmasını engelleyici enzimler genetik çalışmalar vesaire ama insan hatalı şartlandığı ve programlandığı için bunun yerine kendini kandıran şeyler yaratıp onlarla ölesiye kadar yaşamaya çalışıyor .

Düşünün ki dünya üzerinde milyarlarca insan bazı kolay tekrarları yapıp bazı seçilmiş cümleleri ederek ve denilen bazı şeylere uyarak uysal uslu bir çocuk olması şartıyla bu dünyada öldüklerinde kendilerine sonsuz bir hayat verileceğine inanıyor ve ne yazık ki bu düşünceye karşı çıkan kim olursa da ona sonsuz bir azap ve ölüm verileceğine inanıyor .

Peki bir kere olsun dünya üzerindeki tek bir insan dahi bunun gerçekleştiğini gördü mü hayır ama insan burasıyla ilgilenmiyor .. Ben ölünce ne olursa olsun ne biterse bitsin ben öldükten sonra tamamen yok olacağıma göre ve bana ne olduğunu hiç bir zaman göremediğime göre buna gerek yok kendimi kandırırım ve ben ölünce sanki bana sonsuz hayat verilecekmiş gibi düşünerek bu yok olma dehşetinin üzerimde yarattığı stresten kurtulurum .

Bu acıyı çekmekten korkan insan türü de bu acıyı çekmemek için ilginçtir böyle bir savunma yaratmış .

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close