Siber saldırı denildiğinde birçoğumuzun aklına bilgisayarlara, ağlara ve yazılımlara saldıran siber suçlular gelir. Gerçekte ise en etkili saldırıların bazıları, insan psikolojisindeki zayıflıkları açığa çıkarmaktadır. Aşinalığın verdiği rahatlıktan yalanları tespit etmekte iyi olduğumuza dair inancımıza kadar, siber saldırganlar genellikle günlük hayatta kullandığımız zihinsel kısayolları istismar etmektedir. İşin en şaşırtıcı yanı ise kişi ne kadar zeki veya dikkatli olursa olsun bu hilelerin işe yaramasıdır. Düştüğümüz tek bir hile yoktur; genellikle üç hileye kanarız.
İlk olarak 1977 yılındaki bir dizi bulguyla ortaya konan yanılsamalı gerçeklik (İng: "illusory truth") etkisi, tekrarlanan bilginin gerçeklik algısını artırdığını göstermiştir. Örneğin daha sonra yapılan bir çalışma, tekrarın, mantıksız olan veya önceden bilinen gerçeklerle çelişen iddialara olan inancı artırdığını ortaya koymuştur.