Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Nida Nur Zengin
Nida Nur Zengin
30.4K UP
Ekleyen 11 Mayıs 2022 5 dk.

Munchausen Sendromu (Yapay Bozukluk) veya İngilizce adıyla "Factitious disorder imposed on self" birinin hastaymış gibi davrandığı veya kasıtlı olarak kendi içinde hastalık belirtileri ürettiği psikolojik bir bozukluktur. Ana amaçları "hasta rolü" üstlenmektir, böylece insanlar onlara özen gösterir ve ilgi odağı olurlar. Fakat bu davranışlarında herhangi bir dışsal motivasyon (maluliyete bağlı para kazanma, bir çıkar elde etme gibi) yoktur.[1] Semptomlarıyla da ciddi tıbbi müdahale uygulamalarına sebep olarak sağlık sistemi için çeşitli zorluklar yaratırlar.

Munchausen sendromunun teşhis ve tedavisi, kişinin doğruyu söylememesinden dolayı oldukça zordur. Ayrıca somatoform bozukluklar içerisinde hastalık hastalığı olarak bilinen hipokondriyazis ile farklıdır. Çünkü hipokondriyak bireyler, sağlık konusunda aşırı derecede kaygı ve endişe duyar. Kasti olarak hasta görünmek için semptom veya şikayet üretmezler.

48
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arsel Berkat Acar
Yazar 28 Nisan 2013 3 dk.

Güney Peru’da bulunan Nazca çizgileri birer Jeogliftir, yani insanlar tarafından Dünya’nın yüzeyinde oluşturulan şekillerdir. Kendilerinden önce gelen Paracas kültüründen (MÖ 800 – MS 100) etkilenen Nazca halkı (MÖ 100 – MS 800) birbirinden farklı çizgiler oluşturmuşlardır. 800’e yakın düz çizgi, 300’e yakın geometrik şekil, 70’e yakın canlı (kuş, balık, maymun, örümcek, insan, ağaç ve çiçek) gibi şekiller bulunmuştur. Düz çizgiler oldukça uzun olup aralarındaki en uzun olanların 14 kilometreyi bulabilirken, canlıları temsil eden biyomorfik çizgilerin uzunluğu 15 ile 360 metre arasında değişebilmektedir. Özetle çizgileri oluştururken doğadan esindikleri bellidir ve daha karmaşı çizgileri düz çizgilere oranla daha kısa tutmuşlardır.

Günümüzde jeoglifler sanatsal olarak yapılsalar bile, tıpkı ekin şekilleri iddiasında verdiğimiz örnekler gibi, eski jeoglifler astronomik ya da dinsel amaçlarla oluşturulmuş olabilirler. Jeoglifler bir alanda bulunan taşların kaldırılması, ters yüz edilmeleri ya da düzenlemeleriyle yapılabilir. Nazca Çölündeki çizgilerin kızıl toprağın üzerinde bulunan kırmızı çakıl taşların kaldırıp alttaki beyazımsı kısmı görünür hale getirilmesiyle oluşturulduklarını biliyoruz. Dünya’dan diğer jeoglif örneklerin bazıları şunlardır: Blythe Intaglios (ABD), Cerros Pintados (Şili), Effigy Mounds (ABD), Quebrada de Santo Domingo (Peru), Big Horn Medicine Wheel (ABD), Uffington Horse (İngiltere), Cerne Abbas Giant (İngiltere) ve Gummingurru (Avustralya).

16
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Emrah Uzuçar
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, Adana
BİLİMDE BÜYÜK AYRIM: MÜDAHALECİ Mİ, KAVRAYAN MI?
Bilim dünyası bugün, tarihin en sessiz ama en derin kırılmasını yaşıyor. Artık tek bir "bilim" yok; iki farklı metodoloji ve iki farklı ahlak var. Elindeki veri setine, laboratuvarındaki deneye veya gökyüzündeki yıldıza bakarken şu soruyla yüzleşmek zorundasın: Sen bir "Baltacı" mısın, yoksa bir "Rezonatör" mü?
1. Müdahaleci Bilim (The Interrupter)
Bu ekol, bilgiyi "söküp almayı" hedefler. Işığı anlamak için onu prizmalara hapseder, atomu anlamak için onu devasa tünellerde çarpıştırıp parçalar. Evreni bir "kadavra" gibi masaya yatırır.
• Sonuç: Veri pıhtılaşması (Clotting). Sertleştikçe derinleşen ama ulaşılamayan sırlar.
• Hissi: Kanlı ellerle bir yıldızı tutmaya çalışmak; elin yanar ve ışık söner.
2. Kavrayan Bilim (The Resonator / Admin Science)
Bu ekol, sistemin doğal akışına (iplikçiklerine) saygı duyar. L=c.t ve A=L^2 dengesini gözeterek, sistemle rezonansa girer. Işığı kırmaz, onu olduğu gibi "kavrar".
• Sonuç: Pürüzsüz bilgi akışı. Yıldızın naifliğinde kendiliğinden açılan sırlar.
• Hissi: Bir orkestra şefi gibi iplikçikleri okşamak; sistem sana tüm kapılarını gönüllü açar.
Seçim Senin:
Evren, ona ne kadar sert davranırsan o kadar derinleşiyor ve senden uzaklaşıyor. "Gözlemci" olmaktan "Admin" olmaya giden yol, iplikçikleri üzmemekten geçer.
Sizce modern bilim, yıldıza dokunmaya çalışırken ışığı söndüren bir zorbalık mı, yoksa ışığın kendi diliyle konuşan bir zarafet mi olmalı?
#EvrimAğacı #BilimFelsefesi #KavramaYansıması #AdminScience #WakandaForever
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj
Teşekkürler, Sibel Özkan!

Evrim Ağacı'na bugüne yaptığın tüm katkılar için çok teşekkürler! Evrim Ağacı'nda yayınladığın veya yayınlanmasına katkı sağladığın 10 içerik sayesinde Türkiye'de bilimsel bilgiye erişim bir o kadar kolay. Hep birlikte, daha da güzel işler başarmaya devam!

Devamını Göster
Teşekkürler, Sibel Özkan!
Eser
Ece Müker
Ece Müker
589.4K UP
Eseri Ekleyen 5 gün önce Film
Puan Ver
Orjinal Adı : The Stranger, L'étranger
Yönetmen: François Ozon
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Vedat Koçoğlu
Vedat Koçoğlu
112.7K UP
6 gün önce
Bir kanguru
12 görüntülenme
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Discord
Ögetay Kayalı
Yazar 1 gün önce 12 dk.

Bilimde sonuçlara nasıl ulaşıldığı oldukça önemlidir. Çünkü bir iddianın bilimsel olup olmadığını belirlemede iddianın hangi yöntemle üretildiği, hangi verilerle desteklendiği ve hangi koşullarda yanlışlanabileceği kritik rol oynar. Bu nedenle bilimsel düşünce, çoğu zaman gündelik sezgilerimizle çatışır ve bizi rahatsız edici belirsizliklerle yüzleştirir.

Popüler bilim anlatıları ise doğası gereği bu belirsizlikleri sadeleştirir hatta kimi zaman geri plana iter. Gerçekleştirilen sadeleştirme doğru yapıldığında bilime erişimi arttırma konusunda son derece önemli bir yere sahiptir. Ancak sınır çizilmediğinde popüler anlatı ile bilimsel yöntem arasındaki fark giderek silikleşebilir.

8
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tolga Sazak
Tolga Sazak
3,330 UP
Çeviren 12 Ağustos 2017 12 dk.

Hayvan göçü, binlerce yıldır insanların ilgisini çekmektedir. Kıyı çamur çulluğunun Pasifik Okyanusu boyunca 9 günlük kesintisiz uçuşu gibi dayanıklılığın en şaşırtıcı girişimlerinden bazılarının uzak mesafe göçmenleri tarafından gerçekleştirilmesi bu ilginin geçerli bir sebebidir. 

Çoğu insan, göçü bir kuş sürüsünün üreme ve konaklama bölgeleri arasındaki mevsimsel hareketi olarak düşünür. Aslında, kuş göçü muhtemelen halk arasında en çok ilgi çeken biyolojik fenomendir ve ayrıca biyolojideki yerleşik bilimsel araştırma yöntemleri arasında en eski geçmişe sahip dallardan biridir (Berthold 2001). Fakat hayvan göçünün doğu batı arasındaki yolculuklar, kara ve okyanus içeren karmaşık gidiş dönüşler, okyanus ve göllerin su kolonları boyunca gerçekleştirilen düşey hareketler ve inişli çıkışlı yüksek dağ yolculukları gibi daha başka birçok şekli vardır (Hoare 2009). Göçü diğer hareket biçimlerinden ayıran şey, göçün tipik olarak bir tür yaşam alanından diğerine geçişi içermesidir (Aidley 1981).

66
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Itamar Shatz
Itamar Shatz
500.0K UP
Yazar 23 Aralık 2022 22 dk.

Cımbızlama safsatası (İng: "cherry picking", Tür: "kiraz toplama"), birisi yalnızca kendi duruşunu destekleyen kanıtlara odaklandığında ve kendi duruşuna ters kanıtları görmezden geldiğinde yaşanan bir safsatadır. Bu bağlamda cımbızlama safsatasına başvuran bir kişi, belli bir konuda yayınlanmış tüm araştırmaların sadece küçük bir kısmından bahsetme yoluyla savunduğu görüşe ilişkin bilimsel görüş birliği varmış izlenimini yaratmaya çalışır.

Cımbızlama safsatası, insanların sunduğu aldatıcı retoriklerden içsel akıl yürütme süreçlerini nasıl yürüttüklerine kadar birçok unsuru etkileyen, birçok alanda sıklıkla karşımıza çıkan bir safsatadır ve bu nedenle iyi anlaşılmalıdır. Bu makalede cımbızlama safsatası hakkında daha fazla bilgi edinecek, insanların bu safsatayı nasıl kullandığına dair örnekler ve başkaları tarafından kullanıldığında nasıl karşılık verebileceğinizi görecek, bu safsatanın tuzağına düşmekten kaçınmak için neler yapabileceğinizi öğreneceksiniz.

104
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Çeviren 14 Ağustos 2017 10 dk.

Yaşayan en büyük organizma mı? Geniş coğrafi yayılım mı? Göz alıcı güzellik mi? Küllerinden doğan bir tür mü? Bu ne böyle?

Kuzey Amerika kıtasına özgü bir titrek kavak türü olan Populus tremuloides, dünyanın en çok bilinen, en güzel ve en çok sevilen ağaç türlerinden biridir. Bu muhteşem türün değerini yeterince anlayabilmek için bu yazıda bazı önemli biyolojik özelliklerine değineceğiz.

39
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 5 Haziran 2019 7 dk.

Bu yazıyı okurken muhtemelen sabit bir şekilde, hiç hareket etmeksizin oturduğunuzu hissediyorsunuz. Ancak kozmik bir skalada bakacak olursanız, hiçbirimiz hareketsiz değiliz. Her şey, durmaksızın hareket etmektedir.

En basitinden, ekvator üzerinde ölçecek olursak Dünya, kendi etrafında saatte 1670 kilometre hızla dönmektedir. Ekvatordan 39.9o kuzeyde bulunan Ankara'da yaşayan birisi için bu hız, saatte 1280 kilometre civarındadır. Bu, saniyede 0.36 kilometreye ya da saniyede 360 metreye denk gelmektedir! O kadar da hızlı sayılmaz, öyle değil mi?

228
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
137.0K UP
İnceleyen 4 gün önce
Merhabalar. Kafka'nın bilinen tüm kitaplarını yıllar evvel okumuş ve kendime ait bir sayfada kendimce yorumlamış biri olarak burada da tekrar bir incelemek yazmak güzel bir duygu. İncelememi okuyacak herkese ve eseri paylaşan arkadaşımıza teşekkür ederim. Kafka’nın Davasını okurken insanın aklına ilk gelen cümle şu oluyor:

“Ben ne yaptım da buradayım?”
Ama mesele şu. Kimse sana ne yaptığını söylemiyor. Hatta belki hiçbir şey yapmadın. Josef Kafka'nın başına gelen tam olarak bu. Bir sabah uyanıyor ve suçlu olduğunu öğreniyor ama suç yok, dosya yok, açıklama yok. Sadece bitmeyen bir yargılanma hâli var. Ve bu hâl, insana tuhaf biçimde tanıdık geliyor. Kafka burada dev bir mahkeme anlatmıyor aslında. Daha çok insanın kendi içine kurulmuş bir mahkemeyi gösteriyor. Herkes biraz yargıç, herkes biraz sanık. Josef Kafka kaçmaya çalışmıyor, isyan etmiyor, “Bu saçma” diye masayı devirmiyor. Tam tersine, sistemi anlamaya çalışıyor. İşte asıl tuzak da burada. Çünkü bu sistem, seni anlamaya değil, seni oyalamaya kurulmuş.

En rahatsız edici tarafı şu, Kafka masum olduğunu kanıtlamaya çalıştıkça daha da batıyor. Çünkü bu dünyada masumiyet bir savunma değil. Her kapıyı çaldığında “henüz değil”, “üst merciler”, “dosyanız ileride” gibi cümlelerle karşılaşıyor. Tanıdık mı? Bürokrasi, toplum, düzen, beklentiler… Hepsi bir ağızdan şunu söylüyor: “Bir sorun var ama adını biz koyarız.”

Kafka’nın asıl dehası burada. Sana korku filmi izletmiyor, gündelik hayatı biraz fazla net gösteriyor. İş, kariyer, aile, toplum… Hepsi seni sessizce yargılıyor. Kimse “suçlusun” demiyor ama herkes sana suçluymuşsun gibi davranıyor. Sen de bir noktadan sonra gerçekten suçlu olabileceğini düşünmeye başlıyorsun.

Dava’nın en ağır tarafı, sonu değil. Asıl ağır olan, Josef Kafka'nın sona gelene kadar hâlâ bir açıklama beklemesi. Bir gerekçe, bir mantık, bir adalet kırıntısı ama Kafka şunu fısıldıyor ,bazı düzenlerde açıklama gelmez. Sadece sonuç gelir.

Bu yüzden Dava bir roman değil sadece; bir ruh hâli. Modern insanın iç sesi. Sürekli kendini savunan, ama neye karşı savunduğunu tam bilmeyen insanların kitabı. Ve belki de en can yakıcı soru şu oluyor:

“Ya gerçekten suç yoksa… ama yine de yargılanıyorsak?”
Kitap
9.1/10
(16 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Der Prozess
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Meriç Öztürk
Seslendiren 21 Haziran 2024 20:24
T-Rex Yöntemiyle DNA Saklamak - Timothy Hastalığına Yeni Bir Umut!
20
Melis İrem Kahraman
5 gün önce
Şu platforma google da aratmanızla karşınızda 1 saniyeden az sürede aradığınız cevabı bulacağınız soruları niye atarsınız ki... :) 
55 görüntülenme
7
4 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Çağrı Mert Bakırcı
İnceleyen7 16 Nisan 2024
Nihayet filmi uçakta izleme fırsatı buldum ve açıkçası birkaç nedenle çok şaşırdım: Filmi izleyene kadar, konuya realist yaklaşarak "Barbieheimer" olayında Oppenheimer gibi ağır bir filmi taşıyanın pop kültürün bir ürünü olan Barbie olduğunu varsayıyordum. Ama kesinlikle Barbie'yi taşıyan Oppenheimer'mış, zira iki film birbiriyle kıyaslanabilecek kalibre ve klasmanda bile değil. Sadece hoş bir tesadüfü (COVID-19 dönemi sonrası insanları sinemaya çekme çabasının ilk başarılı ürünlerini) avantaja çevirmiş Barbie, hepsi bu.

Her şeyden önce, ilk yarım saatinde filmin amacının ne olduğunu anlamakta zorlandım, yani konu nereye gidecek çözemedim. Sonradan biraz toparladı ve kendini izlettirdi. Ama özünde Mattel'in kendi kendini ve geçmişini eleştirmesi (ve biraz da "günah çıkarma") olduğu sonucuna varıyorum. Tabii ki film boyunca konu itibariyle çok hoş mesajlar verilmiş. Özellikle de kadın-erkek eşitliğinde çok önemli bir akım olduğuna inandığım feminizmin "erkek düşmanlığına" dönüştürülmemesi konusunda epey çaba harcanmış (her zaman başarılı olunamasa da). Bu konuda yazılıp çizilecek çok şey var ama benim en büyük derdim, kadınları çok çeşitli gösterirken erkekleri monolitik bir yapının ürünüymüş gibi yansıtmaları olmuş. "Ken'in Arkadaşı" olarak pazarlanan karakter işi birazcık dengeliyor ama filmin en üzücü tarafı, artık bu konu topluma epey bir sirayet etmişken tüm erkeklerin aynı kafa yapısında olduğunu yansıtması olmuş. Artık feminizme destek olan da birçok erkek olduğu yeterince iyi yansıtılamamış ve bu da filmin mesajının biraz daha agresif kalmasına yol açmış. Belki 10 sene önce bu filmin mesajları yerinde olurdu; ama günümüzde verilen mesajların da toplumun kendisi gibi evrimleşmesi gerektiğini düşünüyorum.

Bunun haricinde kapitalizm ve beyaz yaka eleştirileri oldukça yerindeydi (ve eğlenceli bir şekilde komikti de); ama dediğim gibi bunlar sanki daha ziyade "günah çıkarma" gibi bir pozisyonda kalıyor. Bunları (ve feminizmin/kadınların çektiği çileyi) çok daha başarılı anlatan yüzlerce, binlerce yapıt var.

Kesinlikle 1-2 günde unutulacak, sıradan bir film; ama kıyıda köşede vaktiniz varsa ailecek eğlencelik olarak izlenebilir (belki).
Film
6.0/10
(28 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
62
4 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Nevzat Keskin
Seslendiren 1 gün önce 7:44
Eminiz ki okurlarımız arasında hatırı sayılır bir çoğunluk merakla Breaking Bad'i izlemiştir ve sonlandığı için derin ve tedavi edilemez bir üzüntü duyuyordur....
2
Şevval Yürek
Şevval Yürek
26.4K UP
Öğrenciyim 14 Mart 2023 Sen de Cevap Ver

1)Belki biraz Kriptolojiyi araştırabilirsin bugün, bunun için Dan Brown'un Kayıp Sembol kitabını okumanı tavsiye edebilirim .

2)Tai Chi öğrenmeyi deneyebilirsin.İnsanı çok rahatlatan dinginleştiren bir Çin dövüş sanatı.

143 görüntülenme
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close