Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
500 ATP Ödüllü Soru: Yapay zekalar kapatılırken sistemler arası ileti artışı yaşanır mı? Hemen cevapla!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Ferit Görür
Ferit Görür
151.1K UP
Çeviren 5 gün önce 4 dk.

Bu hafta bilim haberleri, tuhaf ve şaşırtıcı hayvan davranışlarıyla doluydu. Rusya'da bir sahile vuran çiğnenmiş katil balina (İng: "orca") yüzgeçlerine dair haberler, bu tepe yırtıcılar arasında yamyamlık olabileceğine işaret ediyor.

Birkaç farklı katil balina alt türü bulunuyor ve bilim insanları başlarda bu grupların genellikle kendi içlerinde yaşadıklarını düşünüyorlardı. Ancak belirgin diş izlerinin yanı sıra elde edilen genetik kanıtlar, bir grubun zaman zaman diğerini avlayabildiğini güçlü bir şekilde gösteriyor. Bu durum, avlanan katil balinaların neden büyük ve birbirine sıkı sıkıya bağlı gruplar hâlinde yaşadığını da açıklayabilir.

8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Can Demirci
Seslendiren 14 Nisan 2024 7:36
Zıplamak veya basketbol oynamak gibi fiziksel faaliyetler kendi başına boyunuzu normalde olacağından daha uzun yapamaz. Ancak basketbol gibi sporlarla...
36
Ece Müker
Ece Müker
613.4K UP
1 gün önce
SpaceX, 16-17 Mart gecesi Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü'nden gerçekleştirdiği Falcon 9 fırlatışının ardından alçak Dünya yörüngesinde eş zamanlı olarak 10.000'den fazla Starlink uydusunu işletir hale geldi. Bu dönüm noktası, şirketin ilk uydu grubunu fırlattığı Mayıs 2019'dan yalnızca yedi yıl sonra gerçekleşti.
 
Tesadüfen bu fırlatma, Robert Goddard'ın benzinle çalışan ilk sıvı yakıtlı roketi fırlatmasının tam 100. yıldönümüne denk geldi. Söz konusu Falcon 9 uçuşu ise bu roket modelinin 615. uçuşuydu.
 
Starlink takımyıldızı bugün rakipsiz bir konumda bulunuyor. SpaceX, 2026 yılında ortalama her 2,3 günde bir fırlatma gerçekleştiriyor; bu yılki Falcon 9 uçuşlarının 26'sı Starlink uydularını taşıdı. Şubat 2026 itibarıyla Starlink, 160'tan fazla ülkede 10 milyondan fazla aktif müşteriye hizmet veriyor.
 
Uzay takip uzmanı Dr. Jonathan McDowell, sistemin yılda on binlerce çarpışma önleme manevrası yaptığını belirterek bu başarıyı "gerçekten olağanüstü bir teknik başarı" olarak nitelendirdi. SpaceX bu yıl ayrıca uyduların birbirini ve diğer nesneleri izlemesine yarayan "Stargaze" adlı kendi uzay durumsal farkındalık sistemini de kamuoyuna tanıttı.
 
Şirketin önümüzdeki adımı ise çok daha büyük Starlink V3 uydularını devasa Starship roketi ile fırlatmak olacak. Bu uydular terabit düzeyinde kapasite sunacak ve mevcut sistemi performans açısından çok geride bırakacak.

90 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
127.9K UP
İnceleyen9 2 gün önce
Andrew Pettegree ve Arthur der Weduwen’in birlikte kaleme aldığı “Kütüphane: Kırılgan Bir Tarih”, toplumsal hafıza, siyasal söylem ve kültürel mücadelelerin aynası olan kütüphanelerin uzun soluklu ve çalkantılı tarihine ışık tutuyor. Yazarlar, bu tarihsel serüveni romantize etmekten kaçınarak, kütüphanelerin ihmal, yıkım ve yeniden doğuş döngüsüne dikkat çekiyor.

Kitap, kütüphanelerin dünden bugüne sürekli gelişen kurumlar olmadığını, aksine her kuşağın onları yeniden tanımladığını vurguluyor. Yıkımın ve ihmalin, kurulum kadar doğal olduğu tarihsel bir döngü içinde kütüphaneler zaman zaman tavan aralarında çürümeye bırakılmış, hatta savaş ve siyasi mücadelelerin hedefi haline gelmiştir. Bunun en trajik örneklerinden biri, 1992’de Saraybosna’da Sırp milisler tarafından kasten yakılan Bosna Ulusal Kütüphanesi'dir. Antik dönemden günümüze dek kitapların kaderi, onları barındıran toplumların değer sistemleriyle doğrudan bağlantılıdır.

Kütüphaneler, tarih boyunca bilgi üzerindeki otoritenin bir simgesi olmuştur. Mezopotamya, Mısır ve antik Yunan’daki ilk kütüphaneler yalnızca elitlerin, rahiplerin veya devlet görevlilerinin erişebildiği kapalı hazinelerdi. Bu dönemde bilgi, kamusal değil, korunaklı ve seçici bir güçtü. Kitaplar nadir, emek-yoğun ve pahalı üretildiği için onlara erişmek zordu. Orta Çağ Avrupası’ndaki manastır kütüphanelerinde kitaplar, hırsızlığa bir önlem olarak, masalara ya da raflara zincirle bağlanırdı.

Rönesans’la birlikte artan bireysel merak ve hümanist düşünce, bu zincirlerin çözülmesine zemin hazırladı. Matbaanın icadıyla kitapların çoğalması, onları daha fazla insana ulaştırmayı mümkün kıldı. Raf sistemleri, kataloglar ve alfabetik düzenlemeler bu dönemde ortaya çıktı. Kitap artık yalnızca muhafaza edilmesi gereken bir metin değil, dolaşması ve okunması gereken bir fikir membaı hâline geldi. Üniversite kütüphaneleri kuruldu; ama hâlâ halka inebilmiş değillerdi ve seçkin azınlığa hizmet veriyorlardı.

18. ve 19. yüzyıllarda okuryazarlık oranının artması ve şehirleşmenin hız kazanması, halk kütüphaneleri fikrinin doğmasına yol açtı. Kütüphaneler artık toplumsal sınırlardan bağımsız olarak herkesin ücretsiz erişebileceği kamusal alanlara dönüştü. Bu dönüşümün kökeninde, bireyin zihinsel gelişiminin bir yurttaşlık hakkı olduğu fikri yatıyordu. Elbette ki bu evrim de sancısız olmadı. Seçkin çevreler tarafından halkın ne okuyacağı, nasıl okuyacağı sürekli olarak tartışma konusu oldu. Hatta bugün klasik dediğimiz kimi eserleri “çer çöp” diye nitelendirdiler.

Örneğin, Oxford’daki Bodleian kütüphanesinin kurucusu Sir Thomas Bodley, Shakespeare’in eserlerini kütüphaneye almamıştı. Bunun sebebi ise Shakespeare’in kurgu eserler yazması ve o dönemin bilim dili olan Latinceyi değil, İngilizceyi kullanmasıydı.

Günümüzde ise her şey değişti. Kütüphaneler dijital bilginin, sosyal etkileşimin, yaratıcı üretimin ve demokratik katılımın merkezine yerleşti. Zincirlerle bağlanan kitaplar, yerlerini dijital ekranlara, açık erişimli kaynaklara ve herkesin kendi hikâyesini yazabileceği atölyelere bıraktı. Böylece kütüphaneler, bilginin saklandığı değil; yaşandığı ve paylaşıldığı alanlara dönüşerek, toplumsal belleğin en canlı parçalarından biri olmayı sürdürüyor.

Kitaba dair eleştirmek istediğim konu, kitabın tümüyle Avrupa-Amerika merkezli olması. Doğu medeniyetleri, geçmiş çağlarda Batı'ya nazaran çok daha gelişmiş olmasına rağmen kitap Doğu'ya sadece 1-1,5 sayfa değiniyor. Yani aslında kütüphanenin genel tarihini değil de, kütüphanenin sadece Batı'daki tarihini ele alıyor diyebiliriz kitap için. Bunun dışında, detaylı ve bilgi dolu bir kaynak.

Pettegree ve der Weduwen’in kaleme aldığı bu kitap, bize kütüphanelerin hem kırılgan hem dirençli yapısını hatırlatırken, aynı zamanda bu kurumların geleceği için nasıl daha bilinçli adımlar atmamız gerektiğini de söylüyor. Her kitap gibi, her kütüphane de onu kullanan, onu yaşatan insanların varlığıyla anlam buluyor.
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Abdülsamet Urtekin
Alıntıyı Ekleyen 16 Temmuz 2024
— Bu denemeyi de yapıp hangilerinin diyalektiğe elverişli, bilimlerde, savaşta ve kanunların istediği bütün işlerde en sağlam olduğunu anlayınca, otuzuna varan seçkinler arasında bunları arayacaksın. En büyük şerefleri vereceksin onlara. Hepsini birer birer diyalektikte deneyeceksin. Hangilerinin göz ve öteki duygularının yardımı olmadan akıl gücüyle varlığın ta kendisine yükselebildiğini araştıracaksın. İşte dostum, en dikkatli olacağın yerde burasıdır.
-...
- neden?
- bir ahlak bozukluğu aldanmıyorsam.
Kaynak: Kültür yayınları, 2023,devlet, platon
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
📊 Yapılandırmacılık, matematik felsefesinde soyut nesnelerin “bağımsız varlıklar” olarak değil; akıl yürütme ve insan etkinliği aracılığıyla inşa edilen yapılar olarak göründüğünü savunan bir yaklaşımdır. Bu bakış açısına göre matematiğin nesneleri, varlıksal bir gerçeklikten ziyade düşünsel süreçlerin ürünüdür.

🧠 Geleneksel yaklaşımda sayı, küme veya fonksiyon gibi kavramlar, sanki evrensel bir “matematiksel dünyada” bağımsız biçimde bulunuyormuş gibi kabul edilebilir. Yapılandırmacılık ise bunu sorgular: matematiksel ifadeler, belirli aksiyom setleri ve kurallar çerçevesinde mantıksal çerçevede oluşturulan yapılar olarak ele alınabilir.

🔍 Bu görüşe göre matematiksel bir nesnenin “var olması”, onu zihinsel süreçler veya kurallar sistemi içinde tanımlayabilmemizle ilişkilidir. Matematiksel akıl yürütme, bu nesnelerin varlığını bilgi üretimi sürecinde kurar; dolayısıyla soyut nesnelerin “bağımsız ontolojik varlıklar” olduğu varsayımına ihtiyaç duymaz.

📐 Örneğin yapılandırmacılara göre, bir sayının veya fonksiyonun varlığından söz etmek, bu nesnenin tanımlandığı aksiyomatik sistem içinde ne tür çıkarımlar yapabileceğimizi bilmeyi gerektirir. Bu, matematiksel çalışmaların yapı ve kurallar üzerinden anlam kazanması fikrini güçlendirir.

🔄 Yapılandırmacılık, matematiğin epistemolojik ve ontolojik temellerine dair farklı tartışma alanlarıyla ilişkili olsa da tüm matematikçilerin benimsediği bir bakış açısı değildir. Bazı filozoflar ve matematikçiler hâlâ soyut nesnelerin “bağımsız” bir gerçekliği olduğu yönünde görüşler öne sürer.

Yazar: Douglas Bridges
Çeviren: Sibel Özkan
Editör: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Söz
Meryema Şermet
Meryema Şermet
120.5K UP
Alıntıyı Ekleyen 3 gün önce
Kimse özgür değildir, sadece çocuklar ve aptallar bunun tersini düşünür
Kaynak: Bu ve ateşin şarkısı: ejderhaların dansı kısım 1
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Kaan Ekinci
4 gün önce
                         
46 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eser
Furkan Arduç
Eseri Ekleyen 25 Kasım 2022 Film
9.7/10
(7 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
127.9K UP
İnceleyen9 6 saat önce
Dünya'nın merkezde olduğuna, dönmediğine inanılan ve buna aykırı tezler ileri sürenin cezalandırıldığı bir dönemde evrenin sonsuz olduğunu haykırdığınızı düşünün.

Giordano Bruno, zamanının ötesinde bir insandı.

Bruno'yu temsil eden Teofilo, eğitimli ve açık fikirli bir meslekten olmayan Smitho, koyu Aristotelesçi bir bilgiç olan Prudenzio ve iğneleyici sözleriyle sohbete renk katan Fruella arasında geçen beş diyalogdan oluşan kitapta, Bruno, Kopernik’in Güneş merkezli evren modelini savunuyor ve Aristotelesçi dünya görüşüne meydan okuyor. Güneş merkezli teoriyi doğrulamakla kalmayıp aynı zamanda evrenin sonsuz olduğunu ve güneş sistemindekilere benzer sayısız dünyadan oluştuğunu söylüyor.

Bruno, Kopernik'i yaygın önyargılardan kurtulduğu için över ama ekler: "Yine de çok ileri gidemedi, çünkü doğadan çok matematiğin öğrencisi olduğu için yanlış ve yanıltıcı ilkelerin köklerini söküp atacak kadar derine inemedi." Başka bir deyişle, Kopernik bir başlangıç yaptı ama sadece bir matematikçi olduğu için geleneksel hataların ardında yatan varsayımlarla başa çıkamadı.

Bunun sebebi salt bilimsel açıdan değil, gnostik (gizemci) bilgelik açısından evrene bakmasıdır. Bruno bir Rönesans Hermetiğiydi. Hermes Trismegistus'un (Kimileri onun İdris Peygamber olduğunu söyler) ilkelerini takip ediyordu. Dünya'nın dönüşü Bruno tarafından coşkuyla desteklenir, üç beş matematiksel formül yüzünden değil, "Dünya'nın yaşayan bir organizma" olduğu şeklindeki daha yüksek bir nedenle. Newton mekanik açıklamalar getirene kadar gezegenlerin devinimi ilahi bir olay, bir gizemdi.

Kitapta en eğlendiğim kısımlardan birisi, çamurlar içinde ziyafete gitmeye çalışırken yaşadığı maceralardı. Bruno'nun oldukça esprili ve eğlenceli bir yanı olduğunu fark ettim. Öte yandan muhtemelen takdirini kazanması zor, hoşgörüsüz ve küçümsemeye yatkındı. Devrinde yaşasaydım tanışmak istediğim insanlardan birisi.

İşlediği konulardan dolayı ağır bir kitap. İnce olmasına rağmen anlamak için çaba sarf etmek gerekiyor ve yavaş okunuyor. Çevirisinin iyi olmadığını düşünmüştüm ama aslında, Bruno'un dili ağdalıymış. Kitap hakkında yazılan bir makalede "Hem Latincesi hem de İtalyanca düzyazısı yorumlama zorluklarıyla doluydu," diyor.

Kitabın adı, Hristiyanlık'ta Büyük Perhiz'in ilk günü olan Kül Çarşambası'na atıf. Bruno'nun ölümünün de küller içinde gelmesi büyük ve üzücü bir tesadüf.
9.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : La Cena De Le Ceneri
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj
Teşekkürler, Özgür Gür!

Evrim Ağacı'na bugüne yaptığın tüm katkılar için çok teşekkürler! Evrim Ağacı'nda yayınladığın veya yayınlanmasına katkı sağladığın 1 içerik sayesinde Türkiye'de bilimsel bilgiye erişim bir o kadar kolay. Hep birlikte, daha da güzel işler başarmaya devam!

Devamını Göster
Teşekkürler, Özgür Gür!
Ali Gazi Kavak
Ali Gazi Kavak
79.9K UP
Üye 13 saat önce
Sonsuz bir kümenin başka sonsuz bir kümeden daha az eleman içermesi fikri mantıklı gelmiyor. İkisi de sonsuz. Biz onları inceleme altına aldığımızda otomatikmen onları sonlu yapmış oluruz. Mesela doğal sayılar: 0 dan +sonsuza. Tam sayılar: - sonsuz,0,+ sonsuz ya bunları kıyas için neresinden ayırırsak ayıralım küme sonlu hale geliyor.
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Öğrenci-Okur 28 Kasım 2019 Sen de Cevap Ver

Bu konunun en basit açıklaması Sir Isaac Newton’un “top güllesi” düşünce deneyidir. Düşünce deneyi tabii ki sürtünme, Dünya’nın dönüşünün etkileri gibi birçok önemli olguyu ihmal ediyor. Fakat bize uyduların nasıl yörüngede durduğu ile ilgili basit de olsa bir anlayış kazandırıyor. Yüksekçe bir noktaya yerleştirdiğimiz toptan bir gülle fırlattığımızı düşünelim.

Yeryüzüne paralel fırlatılan güllenin hızının yönü, yerçekimi kuvvetinin etkisiyle değişir. Fırlatılan gülleye sürekli olarak etki eden yerçekimi kuvveti gülleye yeryüzünün merkezine doğru bir hız bileşeni daha kazandırır. Bu iki hızın bileşkesi olarak gülle eğrisel bir yol izleyerek yeryüzüne düşer. Topa daha çok barut koyarak toptan çıkan güllenin namlu hızını artırdığımızı düşünelim. Top güllesi tekrar yere düşecektir, ama yeryüzüne paralel namlu hızı daha fazla olduğu için daha uzağa düşer.

Kullandığımız topun büyük ve gülleyi daha da fazla hızlandırmaya uygun olduğunu düşünelim ve gülleyi hızlandırmaya devam edelim. Güllenin namlu hızı artıkça gülle küresel kabul edilmiş Dünya üzerinde sürekli daha uzağa düşer. Topumuzun gülleyi yeryüzüne düşmeyecek kadar hızlandırdığımızı düşünelim. Bu durumda gülle artık Dünya’nın etrafında yörüngeye oturur. Topumuza doğru miktarda barut koyarak namlu hızını belli bir değere getirebilirsek gülle Dünya’nın etrafında dairesel bir yörüngeye oturur.

Gülle artık bir yapay uydu haline gelmiş olur. Yerçekimi kuvvetinin etkisi, artık sadece yeryüzüne paralel fırlattığımız güllenin hızını yerkürenin yüzeyine paralel tutmaya yarar. Küçükken hepimiz bir taşı bir ipe bağlayıp başımızın üzerinde çevirmişizdir. Yerçekimi kuvveti taşı tutan ip görevini üstlenerek gülleyi yörüngede tutar. Bunu güllenin hızını hep yeryüzüne paralel olacak şekilde değiştirerek yapar. Düşük hızlarda gülleyi yere düşüren yerçekimi kuvveti, doğru hız ve yükseklikteki gülleyi yörüngede tutar. Kuramsal olarak uydu yani gülle bu yörüngede sonsuza kadar kalabilir.

Namludan çıkış hızını artırmaya devam edersek ne olur? Dairesel yörünge eliptik hale gelir. Dünya’nın merkezi elipsin merkez noktalarından biri olur. Hız artınca gülle elips yörüngede kalır ama Dünya’dan uzaklaşmaya başlar. Namlu hızı kritik bir hıza ulaşınca da Dünya’dan kopup uzaklaşır. Dünya’dan kopuşun gerçekleştiği minimum hıza kaçış hızı diyoruz. Fakat burada ufak bir hatırlatma yapmak gerekiyor.

Roketler, motorları sayesinde itmeye sahip oldukları için istenilen hızda yerçekimini yenerek Dünya’dan uzaklaşabilir. Kaçış hızı sadece ilk hareket verilen cisimler için, örneğin bir top güllesi için fiziksel olarak anlamlıdır. Dünya için kaçış hızı saatte 40 bin km. civarındadır. Özetle, yerçekimi bizi yeryüzünde tuttuğu gibi başımızın üzerinde dolaşıp hayatımızı kolaylaştıran uyduları da yörüngelerinde tutar.

Kaynaklar

  1. Yazar Yok. Kaynak 1. (28 Kasım 2019). Alındığı Tarih: 28 Kasım 2019. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
6
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Kerem Yaman
Kerem Yaman
57.6K UP
İnceleyen10 26 Mayıs 2023
Eğitici içerikleri olan basite indirgeyerek anlatan eğitici bir YouTube kanalı tek eksiği siyah ekrandan başka pek bir şey yok (resim, animasyon vb.). Fakat çok önemli değil çünkü genelde eğitmen sesleri sıkıcı olmayan tonlarda.
Youtube Kanalı
9.8/10
(126 Kişi)
Puan Ver
@KhanAcademyTurkce
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
12
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bilim haberlerimizi ve diğer yazılarımızı Google Haberler'de görmek için bizi takip etmeyi unutmayın.

Evren Avucunda – Uzay, Zaman ve Ötesine Olağanüstü Bir Yolculuk

“Muhteşem… Bunun gibi bir kitap okumadım.”

“Bu kitabın iki vaadi var: sadece tek bir denklem kullanmak (E = mc2) ve hiçbir okuru geride bırakmamak. Üç yüz seksen sayfa ve beş milyar yıllık göz alıcı bir yolculuk.”

Alexander Masters – The Spectator

Evrende yalnız değiliz.

Evrene yapacağımız bu yolculukta da.

Kumsalda yatmış gökyüzünü seyrederken biri elimizden tutuveriyor ve bizi muazzam bir yolculuğa çıkarıyor; karadeliklere, en uzak galaksilere ve kâinatın başlangıcına götürüyor.

Bir atomun çekirdeğine dalıyor, zamanda yolculuk ediyor, Güneş’in içine giriyoruz. Dokunuyoruz.

Christophe Galfard, evreni avucumuza bırakıyor.

Fransa’da yılın bilim kitabı seçildikten sonra 20 dile çevrilen EVREN AVUCUNDA kısa sürede bir popüler bilim klasiğine dönüştü. Gezegenimizin en özel bilim anlatıcılarından Christophe Galfard –ki kendisi Stephen Hawking’in öğrencisi– denklemler yerine hayal gücümüzden faydalanarak bizleri kelimenin gerçek anlamıyla “bambaşka dünyalara” götürüyor.

Bilgiler ve Uyarılar:

  1. Bu ürün sipariş alındıktan 1-3 gün içinde postalanacaktır.
  2. Lütfen sipariş vermeden önce iade ve ürün değişikliği ile ilgili bilgilendirmemizi okuyunuz.
  3. Bu kampanya, Domingo Yayınevi tarafından Evrim Ağacı okurlarına sunulan fırsatlardan birisidir.
Devamını Göster
₺307.00
Evren Avucunda – Uzay, Zaman ve Ötesine Olağanüstü Bir Yolculuk
İnceleme
Ceren Bölükbaşı
İnceleyen10 18 Kasım 2021
Kitap,dizi,film,anime felsefesi üzerine kaliteli içerikler üreten bir YouTube kanalı. Gerek seslendirme gerek video kapak tasarımları olsun, çok güzel bir kanal. Mutlaka göz atılmalı.
Youtube Kanalı
9.7/10
(601 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
17
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Seçilmiş kişi dediğiniz, oy kullanmak için kayıt olan `'ın içinden oy atan @'ın içinden Q'inin oyunu alan bir kişiden ibarettir."
Dan Bennett
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)