Astronominin temeline geometrinin konulması Pythagoraşçılarla başlar. Platon'un ortaya attığı sistematik duruşla gökyüzündeki hareketlerin düzenli ve dairesel, hızların ise sabit olduğu kabul edilmiştir. Pythagorasçılar bütün gök cisimlerinin, yani gezegen ve yıldızların (o zamanlar bilinen gök cisimlerinin) küresel olduklarına, dairesel yörüngelerde hareket ettiklerine inanmış, kürelerin arasında bir uyum olduğunu varsayarak gezegenlerin uzaklıklarını bu uyumla ilişkilendirmişlerdir.
Onlara göre gök cisimleri, merkezin etrafında uzaklıklarıyla orantılı bir şekilde hareket etmekteydiler. Yörüngeleri ise hızlarıyla orantılıydı. Platon, iki küreli evren modelini açarken ilk kürenin merkezde bulunan Dünyamız (yeryüzü), ikincisininse yıldızlar küresi olduğunu söylemiştir. Tüm bu varsayımlar sonrası evren modelini belirlerken yeryüzünün ve yıldızların değişkenliği için şu iddiada bulunmuştur: