Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Arif G.
Arif G.
114.9K UP
23 saat önce
Son zamanlarda artan e-atık geri dönüşüm reklamları görmeye başladım. Gün ilerledikçe e-atıklarımız da arttıyor, güzel bir adım. Ama o atık dediklerimizin içinde ne cevherler yatıyor bir bilseniz. Sizin için sadece atık olabilir ama ufakta bilgisi olanlar dahi bilirler ki asla atık gözü ile bakmazlar. E- atıkları çöpe atmak yerine tabii ki geri dönüşüme atmak gerekiyor fakat çevrenizde bu işlerle uğraşan varsa onlara hediye edebilirsiniz. Bu onun işine yaramaz falan demeyin, basit bir şarj kablosu bile bana o kadar yarıyor ki. Şunu da unutmayın e-atıklarınızı bu kişilere vererek  dolaylı yoldan yine geri dönüşüm yapmış oluyorsunuz. Örnek olarak bilgisiyar faresi bozuldu ya da kırıldı. Onların içindeki switch' ler inanılmaz benim işime yarıyor. Kart üzerinde led ve bir kaç düğmeyi de aldıktan sonra zaten başka işlevi kalmıyor. Bizde zaten onları geri dönüşüme atıyoruz. Dediğim gibi parçalar sizden geldiği için dolaylı olarak sizin de geri dönüşümünüz sayılır.
Görselde de gördüğünüz gibi o küçük parçalar farenin switch'leri. Gerek yedek parça olarak gerek de bir devre için çok işe yarıyorlar. Hava nemlendiricilerin rgb ışıkları, bozulan mikserin motoru, patlayan led lambadaki o ledler ve içini parçalmaktan mutlu olduğum elektronik çocuk oyuncakları. Yani ilk bozduklarında tamir ediyorum ama arkamı dönmeden bir daha yere fırlatınca bir daha tamir pek mümkün olmuyor. Uzaktan kumandalı arabalar, robotlar, helikopterler ve konuşan oyuncak bebekler, hiç içlerini gördünüz mü?
Tabii en son karar yine sizin. İstediğiniz her şeyi yapabilirsiniz. Sadece bu yönde düşüncelerimi paylaştım...
25 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 10 Nisan 2011 32 dk.

2012 senesinin başlarında, matematikçi Ian Stewart "Bilinmeyenin İzinde: Dünya'yı Değiştiren 17 Denklem" başlıklı kitabını yayımladı ve insanlığın tarihinde keşfedilen 17 matematiksel denklemi, bilimsel yoğunluğundan kurtararak, herkes tarafından anlaşılabilir bir hale soktu. Prof. Dr. Ian Stewart'a bu kitabını neden yazmaya karar verdiği sorulduğunda şöyle yanıt veriyor:

Bu yazımızda sizlere bu denklemlerle ilgili kısaca bilgileri vereceğimiz bir özet sunacağız. Böylece Prof. Stewart'ın kitabında yapmaya çalıştığının kısa bir örneğini göstermeye çalışacağız. Ayrıca modern kullanımlarına birer ikişer örnek vererek ne gibi alanlarda kullanıldığını anlatmayı hedefleyeceğiz. Bu denklemlerin tek kullanım alanlarının bu örnekler olmadığının altını çizmek isteriz.

157
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gizem Gün
Gizem Gün
3,225 UP
Çeviren 13 Ağustos 2018 5 dk.

Siber taksonomi nedir ve ekoloji alanını nasıl geliştirecek?

Taksonomiyi ekologlar için daha da güvenilir bir bilgi kaynağı yapacak olan devrim niteliğindeki bir taksonomik uygulama üzerine çalışmalar devam etmektedir. Taksonomik bilginin nasıl oluşturulduğu, test edildiği, ona nasıl ulaşıldığı, üstüne nasıl düşünüldüğü ve kullanıldığı siber taksonominin ortaya çıkışıyla büyük ölçüde değişmektedir.

45
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hakan Orhan
Hakan Orhan
83.7K UP
Uyarlayan 4 gün önce 3 dk.

Avrupa Kalp Dergisi Dijital Sağlık'ta yakın zamanda yayınlanan bir çalışmada uzun süreli cep telefonu kullanımının potansiyel sağlık etkileri, özellikle de yüksek tansiyon geliştirme riski incelendi. Çalışmada yapılan analiz ile ortaya çıkan sonuç, haftada 30 dakika veya daha fazla cep telefonu görüşmesi yapan bireylerin, telefon görüşmelerine daha az zaman ayıranlara kıyasla yüksek tansiyon riskinin %12 daha fazla olduğu idi.

Bu kapsamlı çalışmada, hipertansiyon öyküsü olmayan 37 ila 73 yaş arası 212.046 yetişkinin örneklemini içeren İngiltere Biyobankası veri tabanı kullanıldı. Katılımcılar; cep telefonu kullanım alışkanlıklarına ilişkin olarak kullanım süresi, haftalık telefon görüşme süreleri ve kulaklık ya da hoparlör gibi cihazları kullanıp kullanmadıkları hakkında bilgi verdi.

6
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 5 Temmuz 2024 2 dk.

İsrail'in güneyindeki Negev çölü, M.Ö. 3. binyıldan beri benzersiz kaya sanatıyla ünlüdür. Negev'de dolaşan avcılar, çobanlar ve tüccarlar kayalara binlerce oyma (petroglifler) bırakmışlardır. Bu figürler çoğunlukla doğal olarak oluşan ince siyah bir kaplama olan çöl cilasına oyulmuştur. Çoğu; dağ keçileri, keçiler, atlar, eşekler ve evcil develer gibi hayvanları temsil etse de soyut formlar da görülür.

Frontiers in Fungal Biology dergisinde yayınlanan bir çalışma, petrogliflerin nadir görülen mantar ve liken türlerine ev sahipliği yaptığını ortaya çıkardı.[1] Ne yazık ki bu türler uzun vadede kaya sanatı için ciddi bir tehdit oluşturabilir. Çalışmanın baş yazarı ve Viyana Güzel Sanatlar Akademisi'nde doktora öğrencisi olan Laura Rabbachin şöyle diyor:

11
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Esin Çelik
Esin Çelik
3,930 UP
Çeviren 15 Ağustos 2019 1 sa.

Genel anlamıyla yaratılışçı, dünyanın ve cenneti hiç yoktan, mutlak bir şekilde yaratan tanrıya özgür iradesiyle inanan kimseye denir. Böylesi bir tanrının genellikle "mevcut" olduğuna inanılır. Yani yaratılanlarla sürekli ilgilenen, gerekli olduğunda müdahale eden bir yapıda olduğu düşünülür. Eğer yaratıcı, yarattıklarıyla sürekli alakadar olmazsa, yaratılmış bu şeylerin sona ereceği veya yok olacağına inanılır. Hristiyan, Yahudi ve Müslümanların tamamı, bu bağlamda yaratılışçıdır. Bu gruplar teist olarak bilinirler. Bu "mevcudiyet" inancı onları, üzerinde çalıştığı materyali (maddeyi) yaratmış olsa da, olmasa da, yaratma eylemi tamamlanır tamamlanmaz yarattıklarına artık müdahale etmeyen bir yaratıcıya inanan deistlerden ayırır. 

Bu makalede ele alacağımız tartışmanın odağı, yaratılışçılığın daha sınırlı bir bağlamındadır. Bu bağlam, popüler yazılarda (özellikle de Amerika’da) yaygın olarak kullanılan bağlamdır: Yaratılışçılık, İncil’in özellikle Başlangıç (Genesis) kısmının ilk bölümlerini, biz insanlar da dahil olmak üzere Evren'in ve Dünya'nın tarihini anlatan literal [E.N. metaforik olmayan, gerçeği anlatan] anlatılar olarak algılamak demektir.

186
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikSeminer
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 2 gün önce İstanbul₺250,00 - ₺350,0028 Şubat
İnsan Yaşamının Psikolojik Evrimi
28 Şubat 2026 14:00 tarihinden 28 Şubat 2026 17:00 tarihine kadar.
Günümüz insanının duygu dünyasını, kaygılarını ve davranış örüntülerini anlamak için bu etkinlikte tarih öncesi yaşama bakıyoruz. Klinik psikoloji ve evrimsel perspektifi bir araya getiren bu buluşma, insanın ruhsal ve düşünsel evriminin izlerini arkeolojik kalıntılar, semboller ve erken dönem yaşam pratikleri üzerinden birlikte yorumlamayı amaçlıyor. Kaygının kökeni, aidiyet ihtiyacı, ritüellerin ve sembollerin ortaya çıkışı, duyguların neden bazen “çok eski” hissettirdiği gibi sorular; tarih öncesinden bugüne uzanan bir çerçevede ele alınıyor. İnsan davranışlarının gerçekten değişip değişmediği, yoksa yalnızca ifade biçimlerinin mi dönüştüğü tartışılıyor. Etkinlik boyunca;
  • Kaygı, korku, güven ve aidiyet gibi temel duyguların evrimsel temelleri,
  • İnsan zihninin belirsizlikle baş etme yolları,
  • Ritüellerin, sembollerin ve hikâye anlatıcılığının psikolojik işlevleri,
  • Günlük hayatta yaşadığımız stres ve tehdit algılarının “eski bir alarm sistemi” ile ilişkisi üzerine disiplinlerarası bir değerlendirme yapılacaktır.
  • Konuşmacılar:
  • Klinik Psikolog Eren Yalçın
  • Dr. Hüreyla Merel Balcı
  • Tarih: 28 Şubat 2026
    Saat: 14.00
    Mekân: Vogs Coffee, Bahariye / Kadıköy
    Devamını Göster
    0
    0 Yorum
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Ertuğrul Genç
    Ertuğrul Genç
    475.2K UP
    Öğrenci ,araştırmacı 18 Kasım 2022 Sen de Cevap Ver

    Yeterince Uzağa Bakarsak Galaksimizin Oluşumunu Görebilir Miyiz?

    Pek çoğunuz duymuştur; uzayda uzağa baktığımızda cisimlerin geçmiş halini görüyoruz. Yani ne kadar uzağa bakıyorsak, o kadar geçmişe bakıyoruz anlamına geliyor bu. Örneğin Güneş’in 8 dakika önceki halini görüyoruz çünkü bize 8 ışık dakikası uzaklıkta. Bize en yakın sistem olan Alpha Centauri Sistemine baktığımızda ise onun yaklaşık 4 yıl önceki halini görüyoruz.

    Bunun sebebi ışık hızının sabit olmasıdır. Biliyorsunuz, gök cisimlerinin bilgisi bize ışıkla gelmekte ve ışığın 299.792 km/sn gibi bir hızı var. O nedenle bize 50.000 ışık yılı uzaktaki bir yıldız patlasa, ışık bize bu patlamanın bilgisini 50.000 yılda getirecek. Böylece gözlerimizi veya teleskoplarımızı gökyüzüne çevirdiğimizde 50.000 yıl önce patlayan bir yıldızı göreceğiz.

    Bu aslında gökbilimciler için bir nimet, çünkü daha uzağa baktığımızda daha eski evrene bakmış oluyoruz. Bu sayede yıldızların, galaksilerin oluşum zamanlarına ilişkin veri toplayabiliyoruz.

    Öyleyse yeterince uzağa bakarsak kendi galaksimizin oluşum halini görebilir miyiz?

    Soruyu yanıtlamak için 50.000 ışık yılı uzaklıktaki yıldızımıza ilişkin örneğimize geri dönelim. Bizim bu yıldızın 50.000 yıl önceki halini gördüğümüzü söylemiştik. Fakat eğer bu yıldızın 100.000 yıl önce ne yaptığını incelemek isteseydik, bunu yapamazdık, çünkü yıldızdan 100.000 yıl önce yola çıkan ışık, çok zaman önce bizden uzaklaşmış olurdu.

    Aynen bu şekilde, milyarlarca yıl önce, oluşum aşamasında kendi galaksimizden yayılan ışık, galaksimizden ayrıldığından bu yana uzak evrende seyahat ediyor. Birileri evrenin uzak yerlerinden galaksimizi milyarlarca yıl önce olduğu gibi görüyor olabilir, ama biz bunu asla yapamayız.

    Konuya daha ileri bir soruyla devam edelim. Peki evren kapalı olsaydı görebilir miydik?

    Öncelikle soruyu anlamak için bir özet yapalım, evrenin geometrisiyle ilgili üç ana senaryo vardır: Evrenin geometrisi açık, kapalı veya düz olabilir. Bunları konumuz bağlamında ele alırsak, açık ve düz geometrili bir evrende yoluna düz devam eden bir foton, asla başladığı yere dönemez. Kapalı bir evrende ise aynen küre bir yüzeyde olduğu gibi dümdüz ilerleyen bir foton, başladığı yere dönecektir.

    Peki evrenimiz kapalı bir geometriye sahip olsaydı galaksimizin oluşumunu görebilecek miydik?

    Üzgünüz, bunun cevabı yine hayır olacaktı. Çünkü evren ışık hızından daha hızlı genişliyor (aslında ışık hızından hızlı genişlemiyor, ilgili yazımızı okuyunuz). Evrenimizdeki genişleme hızı, ışığın asla orijinal konumuna geri dönemeyeceği kadar yüksek olduğundan böyle bir durumda bile ışık, sonsuza dek kaynaktan daha da uzaklaşmaya devam edecekti. Yani evrenin genişlemesi, fotonun başladığı yere dönmesini engelleyecekti.

    Peki öyleyse genişleme hızının daha yavaş olduğu, bizden farklı bir evren hayal edelim. Böyle bir evrende, ışık ışınları teoride kaynağa geri döner. Fakat yine bir sorun var: Böyle bir senaryoda evren, hızla çökme eğiliminde olacağından ışık başladığı yere dönecek zamanı bulamazdı.[1]

    Yani üzgünüz, hiçbir zaman kendi galaksimizin geçmiş halini göremeyeceğiz.

    Kaynaklar

    1. H. Bulut. Yeterince Uzağa Bakarsak Galaksimizin Oluşumunu Görebilir Miyiz? • Kozmik Anafor. (13 Ocak 2020). Alındığı Tarih: 18 Kasım 2022. Alındığı Yer: Kozmik Anafor | Arşiv Bağlantısı
    Bu cevap, soru sahibi tarafından en iyi cevap seçilmiştir. Ancak bu, cevabın doğru olduğunu garanti etmez.
    8
    • Şikayet Et
    • Mantık Hatası
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Mert Karagözoğlu
    Çeviren 1 Ocak 2016 1 dk.

    Beş kıtanın yedi bölgesinden toplanan 456 erkek salyası ve kanı üzerinde yapılan DNA araştırmaları, 8000-4000 yıl önce yaşanan, Neolitik Çağ’ın ortalarını ve sonunu kapsayan süreçte tarımla ilgilenen, güç ve zenginlik elde eden atalarımızın eş seçen taraf konuma geldiğini gözler önüne seriyor. Bu durum genlerimizde erkek soy hattından gelen çeşitliliğin azalması, kadın soy hattından gelen çeşitliliğin artması şeklinde sonuçlandı. Baş yazar Melissa Sayres şöyle diyor:

    Araştırma, Arizona Eyalet Üniversitesi, Tartu Üniversitesi ve Estonya Biyomerkezi tarafından yürütüldü. Genome Research dergisinde yayınlanan makalede yazarlar, 50.000 yıl önce Afrika’dan ayrılmamız ile 8000-4000 yıl önce yaşanan bu “sosyal fitlik” durumunu "genetik darboğaz" gibi bir biçimde birbirine benzetilebileceğini ileri sürüyor. Afrikalı olmayan popülasyonların genlerinin çoğunda bu durum gözlemleniyor.

    17
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Sibel Özkan
    Sibel Özkan
    178.4K UP
    Uyarlayan 6 gün önce 9 dk.

    Yapılandırmacı matematik, klasik matematikten "vardır" ifadesinin "inşa edebiliriz" şeklinde yorumlanmasıyla ayrılır. Yapılandırıcı yaklaşımda, yalnızca varoluşsal niceleyiciyi değil; tüm mantıksal bağlaçları ve niceleyicileri bu mantıksal ifadeleri içeren bir önermenin kanıtını nasıl inşa edeceğimize dair talimatlar olarak yeniden yorumlamamız gerekir. Klasik matematikte önermeleri doğrulamak için onun değilini varsayarak ve ardından bu varsayımdan bir çelişki türeterek matematiksel ispat yapmak mümkündür. Ancak yapılandırmacı matematikte niceleyicileri doğrulamaya dayalı bir yol izlenmektedir.

    Üçüncü Halin İmkansızlığı olarak da belirtilen Dışlanmış Orta İlkesi bize, bir pp önermesiyle ilgili yalnızca iki olasılık olduğunu söyler; ya pp doğrudur ya da pp'nin olumsuzlaması (değili) doğrudur. Matematiksel gösterimi sonraki anlatımlarda da anlaşılır olması için şu şekildedir:

    10
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Söz
    Sonya Demirboğa
    Sonya Demirboğa
    75.6K UP
    Alıntıyı Ekleyen 2 gün önce
    Ben hiçbir zaman kırık bir şeyin parçalarını toplayıp yapıştıracak ve onun eskisi kadar güzel ve kusursuz olduğuna kendimi inandıracak kadar sabırlı bir adam olmadım. Onu yapıştırıp bütün hayatım boyunca çatlak yerlerini göreceğime, sağlamken olduğu gibi hatırlamayı tecih ederim.
    Kaynak: Rüzgar Gibi Geçti
    4
    0 Yorum
    • Şikayet Et
    • Mantık Hatası
    0
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Evrim Ağacı'na Destek Ol
    Discord
    EtkinlikKültürel Etkinlik
    Okan Nurettin Okur
    Etkinliği Ekleyen 1 hafta önce ÇevrimiçiÜcretsiz28 Şubat
    Dünü ve Bugünüyle Antroposen
    28 Şubat 2026 13:00 tarihinden 28 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

    Okan Nurettin Okur’un hazırlayıp sunduğu Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni bölümünde, Doç. Dr. Celal Yeşilçayır ile insan üzerine felsefi bir analizden Antroposen Çağı’na; doğanın çağrısından transhümanizm ve posthümanizme uzanan derin bir sohbet gerçekleştireceğiz. Davetlisiniz. Daha fazla felsefi yayın için kanalımızı ziyaret edebilirsiniz.

    Devamını Göster
    3
    0 Yorum
    1
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Evrim Ağacı'ndan Mesaj

    Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

    Yaşam Ağacı Gözlemi
    Toprak Özbakır
    Gözlemi Yapan 1 gün önce Cyprus (KKTC), Gazimağusa
    21/02/2026 tarihinde Kıbrıs saatiyle 09.25'te ve 35° 08' 26.5" N, 33° 54' 08.7" E konumunda ormanlık bir alanda gözlenmiştir.
    6
    0 Yorum
    1
    • Paylaş
    • Alıntıla
    • Alıntıları Göster
    Daha Fazla İçerik Göster
    Popüler Yazılar
    30 gün
    90 gün
    1 yıl
    Evrim Ağacı'na Destek Ol

    Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

    Evrim Ağacı'nı Takip Et!
    Keşfet
    Ara
    Yakında
    Sohbet
    Agora
    Aklımdan Geçen
    Komünite Seç
    Aklımdan Geçen
    Fark Ettim ki...
    Bugün Öğrendim ki...
    İşe Yarar İpucu
    Bilim Haberleri
    Hikaye Fikri
    Video Konu Önerisi
    Başlık
    Kafana takılan neler var?
    Gündem
    Bağlantı
    Ekle
    Soru Sor
    Stiller
    Kurallar
    Komünite Kuralları
    Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
    1
    Bilim kimliğinizi önceleyin.
    Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
    2
    Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
    Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
    3
    Gerilim yaratmayın.
    Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
    4
    Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
    Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
    5
    Cevap hakkı doğurmayın.
    Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

    Bize Ulaşın

    ve seni takip ediyor

    Göster

    Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

    Göster

    Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

    Geri dön

    Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

    Geri dön

    Close
    Kapak Görseli Seç
    Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
    Kareler yükleniyor…
    Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
    0:00 / 0:00
    Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
    Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)