Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
119.7K UP
İnceleyen 21 saat önce
Beyaz Geceler, Dostoyevski’nin insan ruhunun en kırılgan hâllerini büyük olaylara ihtiyaç duymadan anlatabildiği, sessiz ama derin bir metindir. Bu kısa roman, Petersburg’un yaz gecelerinde geçen dört gün ve bir sabah boyunca, isimsiz bir anlatıcının iç dünyasında yaşanan sarsıntıyı konu alır. Dış dünyada neredeyse hiçbir şey değişmez; asıl hareket, insanın içindeki umut, hayal ve yalnızlık arasında gidip gelen duygulardadır.

Eserin merkezinde yalnızlık vardır; ancak bu yalnızlık acı veren bir karanlık değil, alışılmış, neredeyse korunulan bir içe kapanış hâlidir. Anlatıcı, kalabalıklar içinde görünmez olmayı öğrenmiş, hayallerle gerçeklik arasındaki sınırda yaşamayı kabullenmiştir. Dostoyevski, bu karakter aracılığıyla insanın başkalarına yaklaşma arzusuyla reddedilme korkusu arasındaki gerilimi incelikle işler. Anlatıcının iç sesi, okura samimi olduğu kadar huzursuz edici de gelir; çünkü bu ses, çoğu insanın söylemeye cesaret edemediği duyguları fısıldar.

Nastenka ile kurulan kısa ama yoğun ilişki, romanın duygusal merkezini oluşturur. Bu ilişki, bir aşk hikâyesinden çok, umut ile gerçek arasındaki kaçınılmaz çatışmanın ifadesidir. Nastenka, anlatıcı için bir ihtimaldir; mutlak bir mutluluk değil, hayata yeniden tutunma umudu. Ancak Dostoyevski, okuru romantik bir tatmine sürüklemez. Aksine, mutluluğun bazen kısa bir an olarak yaşandığını ve bu anın bile insan hayatında kalıcı bir iz bırakabildiğini gösterir.

Beyaz Geceler’in en güçlü yönlerinden biri, bekleyiş temasını işlemesidir. Karakterler, hayatlarının başlamasını bekler gibidir; sevilmeyi, seçilmeyi, fark edilmeyi beklerler. Bu bekleyiş, ne tamamen pasif ne de umut doludur. Dostoyevski, insanın beklerken nasıl kendi iç dünyasında büyüdüğünü, hayal kırıklığına hazırlanırken bile umut etmeyi sürdürdüğünü gösterir.

Romanın dili, yalın ama yoğun bir duygusal derinlik taşır. Dostoyevski burada büyük dramatik çatışmalardan uzak durur; küçük jestlerin, kısa konuşmaların ve iç monologların gücüne yaslanır. Petersburg’un beyaz geceleri, roman boyunca bir atmosferden çok bir ruh hâli gibi hissedilir: ne tamamen aydınlık ne de karanlık; tıpkı karakterlerin duyguları gibi.

Sonuç olarak Beyaz Geceler, kısa sürede okunan ama uzun süre insanın içinde kalan bir eserdir. Dostoyevski, bu romanında mutluluğun kalıcılığından çok, yaşanmış olmasının anlamını sorgular. Bir anlık sevincin, bir ömürlük yalnızlıktan bile daha değerli olabileceğini fısıldar. Beyaz Geceler, sevilmenin değil, sevebilmenin; sahip olmanın değil, umut edebilmenin romanıdır.
8.5/10
(2 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Saygın Güleç
Saygın Güleç
25.8K UP
Çeviren 4 Şubat 2018 11 dk.

Evrimsel süreçler genomu nasıl etkiler? Popülasyon genomiği alanı, evrim ve genomla ilgili çıkarım yapmak için genomun popülasyon içi ve popülasyonlar arası yapısını inceler.

Popülasyonların birbirinden bağımsız olarak evrimleşmesi genetik ıraksamaya neden olur. Genomun çeşitli bölgelerinin birbirlerinden oldukça farklı düzeylerde genetik ıraksama göstermesi beklenir (Nosil ve ark. tarafından incelenmiştir, 2009). Bazı bölgelerde popülasyonlar arasında neredeyse hiç farklılaşma görülmezken, bazı bölgelerde genetik ıraksama son derece belirgindir (Şekil 1). Genomun bölgeleri boyunca gözlemlenen bu popülasyonlar arası ıraksama çeşitliliğine heterojen genomik ıraksama denir (Nosil ve ark. 2009). Popülasyonların farklılaşması ve tür oluşumu sırasında genomik ıraksamanın son derece heterojen olması beklenir, çünkü bu sırada bazı bölgelerde ıraksak doğal seçilim ile bağlantılı genetik farklılıklar birikirken, diğer bölgelerde gen akışının homojenize edici etkileri ve genetik sürüklenme tarafından rastgele farklılıkların ortaya çıkarılması için yeterli zaman olmaması ıraksamanın önüne geçer. Ekolojik sebeplerden veya genetik çatışmadan kaynaklanan seçilim, genetik sürüklenmenin stokastik etkileri, farklılık gösteren mutasyon sıklıkları, seçilim altındaki özelliklerin genetik temeli ve kromozomlardaki genler arasındaki genetik bağlantı dahil birçok unsur, heterojen genomik ıraksamaya katkıda bulunur. Popülasyonlardaki genomik farklılaşma şekilleri, bu çeşitli tarihi evrimsel ve genetik süreçler sonucunda oluşur ve birleşir. Böylece, biyologlara evrimsel ıraksamayı şekillendiren kuvvetleri yeniden oluşturma imkanı sunar.

48
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Seda Baştürk
Seda Baştürk
193.5K UP
Çeviren 6 Şubat 2021
Eğer Güneş’imiz bu yıldız kümesinin bir parçası olsaydı, geceleyin gökyüzü parlak yıldızlardan oluşan bir mücevher kutusu gibi parıldardı. NGC 5024 olarak kataloglanmış ve M53 olarak da bilinen bu yıldız kümesi, galaksimizde hayatta kalmış yaklaşık 250 küresel yıldız kümesinden biridir. M53’teki yıldızların çoğu, kendi Güneş’imizden yaşlı ve kırmızılardır. Ancak bazı gizemli yıldızlar daha mavi ve genç görünüyorlar. Bu genç yıldızlar, M53’teki tüm yıldızların yaklaşık olarak aynı zamanda oluştuğu hipoteziyle çelişki içerisinde. M53’te beklenmedik şekilde yaygın olan bu sıra dışı yıldızlar, mavi başıboşlar olarak bilinirler. Uzun tartışmaların ardından, mavi başıboşların artık gençleşmiş yıldızlar olduğu düşünülüyor. Bu durumun sebebi ise, başıboşlara ikili yıldız arkadaşından aktarılan taze maddedir. Astronomlar Hubble Uzay Teleskobu tarafından çekilen, görseldeki gibi küresel yıldız kümesi fotoğraflarını analiz ediyorlar. Böylece mavi başıboşlar gibi yıldızların çokluğunu kullanarak, küresel kümenin yaşını ve dolayısıyla evrenin yaşı için bir sınır belirlemeye yardımcı oluyorlar. M53, Berenis’in Saçı (Coma Berenices) takımyıldızına doğru dürbünle görülebilir. 250.000’den fazla yıldız içerir ve galaksi merkezimize en uzak olan küresel kümelerden biridir.
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnci Şardağ
İnci Şardağ
58.9K UP
Yazar 7 Şubat 2021 12 dk.

Evrimsel biyolojide mimikri diğer bir adıyla taklitçilik, bir türün avından veya avcısından gizlenmek için diğer türe benzer özellikler geliştirmesi olarak tanımlanır. Doğada yaygın olarak karşılaştığımız mimikri örneklerinin başında canlıların birbirlerinin görünümünü taklit etmeleri gelse de koku, ses ve davranış gibi canlıların biyokimyasal özelliklerin taklit edildiği örnekler de bulunmaktadır. Daha detaylı bir şekilde Max Planck Enstitüsünde Davranış Fizyolojisi üzerine çalışan Wolfgang J. H. Wickler mimikriyi, “Taksonomik olarak yakından ilişkili olmayan iki veya daha fazla organizmanın yüzeysel benzerliği ile karakterize edilen fenomen” olarak tanımlamaktadır.

Genellikle mimikri davranışının oluşturulmasındaki amaç, taklit eden canlının, taklit edilen canlı dışında üçüncü tür bir canlıyı kandırmaktır. Bu üçüncü canlı, taklit eden türün avı veya avcısı olabileceği gibi, taklit ettiği türün dişisi veya erkeği de olabilir. Kısacası mimikri, canlının kendine zarar verebilecek diğer türleri kandırmak veya manipüle etmek amacıyla kamuflaj davranışı sergilemesi ve uyarı sinyalleri oluşturmasıdır. Doğada bu mekanizma temelde avcılara karşı bir savunma olarak geliştirilmiş olsa da avcıların da mimikri sayesinde avlarının güvende hissetmelerini sağlayarak onları kandırdıkları örnekler bulunmaktadır.

93
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
164.2K UP
Gözlemi Yapan 5 gün önce Türkiye, Balıkesir
Balıkesir'in Edremit ilçesinde fotoğraflanmıştır.
6
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 16 Mart 2013 1 dk.

Resveratrol olarak bilinen 3,5,4'-trihidroksi-trans-stilbene isimli kimyasal, kırmızı şarapta ve genel olarak siyah üzümün kabuğunda bulunan doğal bir fenoldür. Normalde bitkilerin bakteriler ve mantarlar ile savaşmak için ürettikleri bir fitoaleksin olarak da görev gören bir biyokimyasaldır. Resveratrol, bilim tarihinde aralıklarla ömür üzerindeki olumlu etkileriyle gündeme gelmekte; ancak yapılan bazı diğer araştırmalarla bunun doğru olmayabileceği de gösterilmektedir. Bu sebeple bu kimyasalın tam olarak ömür üzerindeki etkisi bilinmemektedir.

Ancak fareler ve sıçanlar üzerinde yapılan çalışmalarda, ömür konusunda olumlu bir etkisi tam olarak tanımlanamamış olsa da, resveratrolün kanseri önlemede, iltihapları önlemede, kan şekerini düzenlemede ve bazı diğer kalp ve dolaşım sistemi düzenlemelerinde olumlu etkileri tespit edilmiştir.

20
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cansu Yazıcı
Cansu Yazıcı
125.7K UP
Yazar 8 Şubat 2021 3 dk.

Titanyum elementinin atom numarası 22 ve atom ağırlığı 47.90'dır. Kimyasal davranışı, birinci geçiş grubuna ait elementler olan silikon ve zirkonyum ile birçok benzerlik gösterir. Sulu çözelti içindeki kimyası, özellikle düşük oksidasyon durumlarında, krom ve vanadyum ile bazı benzerliklere sahiptir.

Titanyum beyaz, gümüşümsü ve metalik renkli bir geçiş metalidir. Güçlü, parlak ve korozyona dayanıklıdır. Saf titanyum suda çözünmez, ancak konsantre asitlerde çözünür. Bu metal, havada yüksek sıcaklıklara maruz kaldığında pasif ancak koruyucu bir oksit kaplama oluşturur (korozyon direncine yol açar), ancak oda sıcaklıklarında kararmaya direnir.

Bionluk Logo yazarlarınca hazırlandı.
35
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Nevzat Keskin
Seslendiren 2 gün önce 18:36
Türler arası melezleşmenin mümkün olduğu; katırlar, "çakupek", "kaslan", "grolar", "leopan" veya melezleşerek türleşen ispinozlar[14] gibi sayısız canlı...
8
Yaşam Ağacı Gözlemi
Esat Ulus
Gözlemi Yapan 22 Haziran 2024 Türkiye, Kütahya
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gürhan Öztürk
Gürhan Öztürk
104.0K UP
Yazar 15 Aralık 2013 27 dk.

Evrimsel sürecin en ilginç adaptasyonlarından birisi çeşitli hayvanlarda evrimleşen zehirdir. Bu makalemizde bu konuya değinecek ve kafanızda oluşabilecek soru işaretlerini gidermeye çalışacağız. Umarız faydalı olacaktır.

Yılan ısırığı (halk arasında "yılan sokması" olarak da bilinir) yaygın ve sıklıkla tahrip edici çevresel faktörlü veya mesleki bir hastalıktır, bilhassa gelişmekte olan tropik ülkelerin kırsal alanlarında görülür. Yılan ısırığının halk sağlığındaki yeri genelde tıbbi bilim tarafından önemsenmemiştir. Yılan zehirleri, doku reseptörlerinin büyük bir alanı için özgünlüğü olan protein ve peptit toksince zengindir. Bu da onları klinik açıdan zorlayıcı ve bilimsel açıdan hayranlık uyandırıcı hale getirir. Özellikle ilaç tasarımında bu böyledir. İnsanın yılan ısırığına karşı çektiği nitelenebilir tüm yükü belirsizliğini koruyor olmasına rağmen, yüz binlerce insanın her yıl zehirlendiği ve onbbinlercesinin yılanlar yüzünden öldüğü veya sakat kaldığı bilinmektedir. Önleyici çabalar uygun ayakkabıların kullanımı için etkilenen toplumların eğitilmesine doğru hedeflenmelidir ve yılanların davranışlarının anlaşılmasıyla yılanlarla temas riskinin en aza indirilmesine çalışılmalıdır. Zehir tedavisinde, panzehirin üretimi ve klinik kullanımı geliştirilmelidir. Klinikçiler, epidemiyologlar ve laboratuvar toksinologlar arasında artan işbirliği zehirlenmenin teşhisini ve tedavi edilmesini arttırmalıdır.

125
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Noel ve Yılbaşı Arasında Ne Fark Var?
Gülfem Akdemir
Seslendiren 30 Kasım 2023 19:40
Türev ve integral, matematiğin en önemli konseptlerinden ikisidir. Günümüzde okullarda (liselerde) bu ikili çok yüzeysel bir şekilde ve çoğunlukla tamamen...
87
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

YouTube, Evrim Ağacı tarafından hazırlanan içerikleri video yoluyla öğrenmenin en iyi yolu! Ayrıca kanalımızda birçok bilim insanıyla röportajlarımızı, çeşitli deney gösterilerini ve diğer bilim içeriklerimizi bulabilirsiniz.

Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Felsefe konusunda geliştirebilirsin.

Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close