Macropodidae, Diprotodontia takımı içerisinde yer alan ve evrimsel olarak zıplayıcı lokomosyon üzerine uzmanlaşmış en karakteristik keseli memeli ailelerinden biridir. Bu aile; kangurular, wallabiler, wallaroo’lar ve ağaç kanguruları gibi morfolojik ve ekolojik açıdan farklılaşmış birçok formu kapsar. Macropodidae üyeleri, yalnızca Avustralya faunasının simgesel canlıları değil, aynı zamanda biyomekanik evrimin en ileri örneklerinden biri olarak kabul edilir.
Ailenin temel ayırt edici özelliği, arka ekstremitelerin aşırı derecede gelişmiş olmasıdır. Uzamış arka bacak kemikleri, kalınlaşmış kas dokusu ve yüksek elastik lif oranına sahip tendon yapıları sayesinde, bu canlılar zıplama hareketini yalnızca bir hareket biçimi olarak değil, enerji verimli bir ulaşım stratejisi olarak kullanır. Bu sistemde kaslar sadece kuvvet üretmez; aynı zamanda elastik enerji depolar ve bu enerji bir sonraki sıçramada geri kazanılır. Bu sayede uzun mesafeli hareketler düşük metabolik maliyetle gerçekleştirilebilir. Kuyruk ise denge organı olmanın ötesinde, hareket sırasında üçüncü bir destek noktası gibi işlev görerek vücut stabilizasyonunu sağlar.
Macropodidae üyeleri beslenme açısından yüksek lifli bitkisel diyete adapte olmuş otçullardır. Sindirim sistemleri, selüloz sindirimine uygun şekilde genişlemiş fermentasyon bölgeleri ve simbiyotik mikroorganizmalarla desteklenen bir yapı gösterir. Bu adaptasyon, düşük besin değerine sahip bitkisel kaynaklardan maksimum enerji elde edilmesini sağlar. Bu yönüyle kangurugiller, sadece tüketici organizmalar değil, bitki örtüsü yapısını şekillendiren ekolojik düzenleyiciler olarak da işlev görür.
Üreme biyolojileri, keselilere özgü gelişmiş adaptasyonları içerir. Kısa gebelik süresi, gelişimini tamamlamamış yavrunun keseye geçişi ve uzun süreli laktasyon süreci, çevresel koşullara karşı yüksek uyum kapasitesi sağlar. Dişilerde görülen embriyonik diapoz (gelişimin geçici durdurulması) mekanizması, olumsuz çevre koşullarında üremenin biyolojik olarak ertelenmesine imkân tanır. Bu sistem, Macropodidae’nin değişken iklim koşullarında tür devamlılığını sürdürebilmesini sağlayan kritik bir adaptasyondur.
Ekolojik dağılım açısından Macropodidae türleri; açık bozkırlardan yarı çöl ekosistemlerine, ormanlık alanlardan dağlık bölgelere kadar geniş bir habitat yelpazesinde bulunur. Bu çeşitlilik, ailenin yüksek adaptif radyasyon kapasitesini yansıtır. Aynı aile içinde hem yerde yaşayan, hem ağaçta yaşayan (tree-kangaroo) hem de yarı kurak alanlara uyum sağlamış türlerin bulunması, evrimsel esnekliğin güçlü bir göstergesidir.
Macropodidae, yalnızca kanguruları kapsayan bir aile değil;
hareket biyomekaniği, enerji ekonomisi, ekolojik mühendislik ve üreme stratejilerinin entegre olduğu evrimsel bir adaptasyon sistemidir. Bu yönüyle aile, modern memeli evriminde lokomosyon temelli adaptasyonun en net ve en sofistike örneklerinden biri olarak değerlendirilir.