Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
2,000 ATP Ödüllü Soru: Pdi (Pauli dışlama ilkesi) iki özdeş fermiyonun aynı anda aynı kuantum durumunda bulunamayacağını belirtir. Ya evrene dışına çıkılan ve içine girebilen bi olgu olarak görürsek bunu baypas edebilir miyiz? Hemen cevapla! Ahmet talha Kesci'nin cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
📊 Yapılandırmacılık, matematik felsefesinde soyut nesnelerin “bağımsız varlıklar” olarak değil; akıl yürütme ve insan etkinliği aracılığıyla inşa edilen yapılar olarak göründüğünü savunan bir yaklaşımdır. Bu bakış açısına göre matematiğin nesneleri, varlıksal bir gerçeklikten ziyade düşünsel süreçlerin ürünüdür.

🧠 Geleneksel yaklaşımda sayı, küme veya fonksiyon gibi kavramlar, sanki evrensel bir “matematiksel dünyada” bağımsız biçimde bulunuyormuş gibi kabul edilebilir. Yapılandırmacılık ise bunu sorgular: matematiksel ifadeler, belirli aksiyom setleri ve kurallar çerçevesinde mantıksal çerçevede oluşturulan yapılar olarak ele alınabilir.

🔍 Bu görüşe göre matematiksel bir nesnenin “var olması”, onu zihinsel süreçler veya kurallar sistemi içinde tanımlayabilmemizle ilişkilidir. Matematiksel akıl yürütme, bu nesnelerin varlığını bilgi üretimi sürecinde kurar; dolayısıyla soyut nesnelerin “bağımsız ontolojik varlıklar” olduğu varsayımına ihtiyaç duymaz.

📐 Örneğin yapılandırmacılara göre, bir sayının veya fonksiyonun varlığından söz etmek, bu nesnenin tanımlandığı aksiyomatik sistem içinde ne tür çıkarımlar yapabileceğimizi bilmeyi gerektirir. Bu, matematiksel çalışmaların yapı ve kurallar üzerinden anlam kazanması fikrini güçlendirir.

🔄 Yapılandırmacılık, matematiğin epistemolojik ve ontolojik temellerine dair farklı tartışma alanlarıyla ilişkili olsa da tüm matematikçilerin benimsediği bir bakış açısı değildir. Bazı filozoflar ve matematikçiler hâlâ soyut nesnelerin “bağımsız” bir gerçekliği olduğu yönünde görüşler öne sürer.

Yazar: Douglas Bridges
Çeviren: Sibel Özkan
Editör: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Dünya büyülü bir yer değil. Dünya'yı en büyüleyici kılan gerçek tam olarak da bu!
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
25
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ferit Görür
Ferit Görür
165.0K UP
Çeviren 2 gün önce 3 dk.

İnsanlar, en yakın akrabalarımızda bile bulunmayan bir özellik olan belirgin bir çene ucuna (İng: "chin") sahip tek türdür. Aslında bu o kadar eşsiz bir anatomik özelliktir ki, antropologların fosil kayıtlarında Homo sapiens kalıntılarını tanımlamak için kullandıkları temel özelliklerden biridir.

Ancak bu kadar tanımlayıcı bir özellik olmasına rağmen, çene ucunun evrimsel amacı hakkında şaşırtıcı derecede az şey biliyoruz. Peki neden çene ucuna sahip tek tür biziz?

5
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
615.4K UP
5 gün önce
Environmental Science & Technology dergisinde yayımlanan yeni bir MIT çalışması, biyobozunur plastiklerin okyanuslarda nasıl parçalandığını ilk kez somut biçimde ortaya koyuyor. Araştırma, bu sürecin tek bir bakterinin değil, birbirini tamamlayan farklı bakteri türlerinden oluşan bir topluluğun işbirliğiyle gerçekleştiğini gösteriyor.
 
MIT-WHOI Ortak Programı'ndan doktora öğrencisi Marc Foster ve ekibi, Akdeniz'den toplanan bakteri örnekleriyle çalıştı. Önce 30 bakteri türünü izole eden araştırmacılar, bu türler içinden plastik bozunmasını gerçekleştirebilen beş kilit tür belirledi. Her bir tür farklı bir görevi üstleniyor: Pseudomonas pachastrellae plastiği tereftalik asit, sebacik asit ve butandiol adlı üç bileşene ayırırken diğer türler bu bileşenleri tüketiyor. Hiçbir bakteri bu süreci tek başına tamamlayamıyor; ancak beşi birlikte, 30 üyeli tam topluluğun parçalama kapasitesine ulaşabiliyor.
 
Araştırmanın önemli bir bulgusu da bu beşli topluluğun farklı bir plastik türünü aynı verimlilikle bozamadığının gösterilmesi. Bu, plastik yaşam süresinin büyük ölçüde hangi mikroplarla karşılaştığına bağlı olduğunu, dolayısıyla "biyobozunur" etiketinin tüm koşullarda geçerli olmayabileceğini düşündürüyor.
 
Foster, bu bulguların daha hızlı plastik parçalayan ya da plastik atığı yararlı maddelere dönüştüren mikrobiyal sistemlerin tasarlanması için kritik bir başlangıç noktası sunduğunu vurguluyor.

300 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Arda Çağlar
Arda Çağlar
29.7K UP
İnceleyen9 4 gün önce
Tarihle ilgili farklı bir bakış açısı kazandırması açısından değerli bir eser. Özellikle Türkiye'de klasik tarih anlatısındaki ''Osmanlı neden geriledi?'' sorusu yerine ''Osmanlı gerilemedi. Avrupa neden çok hızlı ilerledi?'' söylemini getirmesi açısından ufkumu açmıştı. Kitaba göre dünya normal olduğu hızında ilerlerken Avrupa'daki atılım sonucu dengeler değişiyor, yani bu ''Osmanlı geriliyor'' hissiyatı bize özgü değil, Avrupalı olmayan herkes bunu yaşadı.

Toplumda inanılan bazı konuların da bilinenin aksine olduğu veya olabileceğini gösteriyor. Genel olarak baktığımda oldukça başarılı bir kitap, tarihle ilgilenen kişilere farklı veya yeni bir perspektif kazandırabilir. Yine de katılmadığım yerleri de var. Bazı konuları değerlendirirken sol literatürdeki gibi olayları sadece ''ekonomik çıkar''lara indirgemesi ve CIA şefinin ''Our boys did it!'' dediği gibi gerçek dışı olayları da aktarması 10 yıldız yerine 9 yıldız vermemin temel nedeni.
9.9/10
(29 Kişi)
Puan Ver
Tarihteki Yanlış Sorulara Doğru Cevaplar
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ferit Görür
Ferit Görür
165.0K UP
Çeviren 1 gün önce 3 dk.

Arkeologlar, Alamo Muharebesi'nde kullanılmış sağlam bir bronz top güllesi gün yüzüne çıkardılar. Araştırmacılar bu keşfi, Meksika birlikleri ile Teksas'taki yerleşimciler arasındaki tarihi çatışmanın 190. yıl dönümünden sadece bir gün önce gerçekleştirdi. Bizim için de tarihin tozlu sayfalarını aralamak adına oldukça heyecan verici olan bu gelişme, dönemin askeri stratejilerine ve mühimmat kullanımına dair yeni ipuçları sunuyor.

Alamo'nun arkeoloji müdürü Tiffany Lindley, bu buluntuyu 19 Mart Perşembe günü gerçekleştirilen bir podcast yayınında duyurdu. "Stories Bigger than Texas" adlı programda konuşan Lindley, tarihi eseri buldukları andaki hislerini şu sözlerle ifade etti:

2
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Gizem Çetin
Gizem Çetin
128.8K UP
İnceleyen9 5 gün önce
Lazerler hakkında bilimsel bir kitap. Kolay okunabilir, akıcı bir dille yazılmış ve konuyu geniş çerçevede ele almış.

Lazer bir ışık türü olduğu için, kitap önce ışığın yapısını anlatarak başlıyor. Işığın dalga ve parçalık doğasını ayrı ayrı ele alıyor. İkinci bölümde lazer ışığının özelliklerini anlatıyor. Tek renkli, eşevreli olması lazer ışığının pek saçılmamasını sağlıyor ve gücünü artırıyor.

Üçüncü bölümde lazer ışığının üretilmesi, dördüncü bölümde lazerin tarihi; beşinci bölümde tıbbi alanda, altıncı bölümde sanayi alanında, yedinci bölümde iletişimde, sekizinci bölümde veri okuma ve yazmada, dokuzuncu bölümde ölçüm alanında kullanımı anlatılıyor.

Onuncu bölüm, yani "holografi", benim en sevdiğim bölüm oldu. Hologramlar yani bir manada "ışık heykelleri" de lazerlerden faydalanarak yapılıyor.

Küçük iki genel kültür bilgisi verip yorumu sonlandırıyorum:
- Lazerin mucidi Amerikalı Gordon Gould.
- Biz telaffuzuyla "lazer" desek de İngilizce orijinal "LASER" kelimesi de esasında bir kısaltma ve anlamı şu: "Uyarılmış Salınım Işımasıyla Işık Yükseltmesi" (Light Amplification by Stimulated Emission of Radiation)

Konuyla ilgilenen bütün okurlara tavsiye ediyorum.
9.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Lasers: The Technology and Uses of Crafted Light (Science and Technology in Focus)
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Makine Olmak

2018 WELLCOME KİTAP ÖDÜLÜ
2017 KRALİYET AKADEMESİ BİLİM KİTABI ÖDÜLÜ FİNALİSTİ
2017 BAILLIE-GIFFORD KURGUDIŞI KİTAP ÖDÜLÜ FİNALİSTİ
Bu kitap size Jules Verne’in fantastik yolculuklarını anımsatabilir ya da engin bir hayal gücünün ürünü gibi gelebilir. Sorun şu ki, değil. Phoenix Havaalanı’nın yakınındaki kriyonik muhafaza deposunda metal silindirlerin içinde, sonsuzluğa uyanmayı bekleyen ilk insan bedenleri bulunuyor. Ünlü mucit Ray Kurzweil sonsuzluğu yakalama umuduyla günde 100 adet hap yutuyor. Sayıları giderek büyüyen bir kalabalık, insanın ölümü yeneceğine inanıyor.

İnsanın biyolojik sınırlarını esnetme uğraşındaki transhümanizm hareketi altın çağını yaşıyor. Elon Musk’ın yapay zekâyı beynimize eklemleme, Google’ın yaşlanma sorunumuzu çözme hedefiyle biyoteknoloji yatırımları yaptığı bir dünyada ölümsüzlüğe oynamak artık eskisi kadar marjinal görülmüyor. Gazeteci Mark O’Connell, MAKİNE OLMAK’ta hareketin içine doğru büyüleyici –ve ürkütücü– bir keşfe çıkıyor. Laboratuvarlarına giriyor, siborga dönüşmek için ciltlerinin altına çipler yerleştiren bir biyo-hacker topluluğuyla bodrumlarında tanışıyor; buralarda insanı afallatan yeni teknolojik olasılıklar ve bunların yarattığı ahlaki ikilemlerle yüzleşiyor. Makine Olmak, insanın mümkün geleceğini –ve mümkünün sınırlarını– görebilmek için ufuk açıcı bir kitap.

Devamını Göster
₺303.00
Makine Olmak
Hasan Eren Altıntaş
fiziği seven makaleler yapay zeka gibi şeyler ile araştıran biriyim 4 gün önce Sen de Cevap Ver

Kaynak .[1](Bu kaynağı vermeyi tercih ettim çünkü tam olarak ışıktan hızlı gittiğimiz senaryoları gözeten pek bi makale bulamadım) Işık hızını aşmakla ilgili senaryolar tamamen farazi olsa da, fiziksel tutarlılık çerçevesinde şunları söyleyebiliriz:Öncelikle, ışık hızını (c) aşmak teorik olarak mümkün değildir; çünkü bu, evrenin temel sistemi olan nedenselliği bozar. Ancak tüm fiziksel engelleri bir anlığına yok sayıp bu sınırı aşabilseydik karşılaşacağımız tablo kağıt üzerindeki "zamanda geriye gitme" olayından çok daha farklı olurdu. Sonsuz Kütleçekimide es geçmemek lazım, Einstein’ın E=mc^2 denklemince ; Sonsuz Enerji = Sonsuz Kütle demek. Evrenin bir noktasında yaratacağınız bu sonsuz enerji yoğunluğu, beraberinde sonsuz bir kütleçekim alanını getirir. Bu çekim o kadar şiddetli olurdu ki, evrenin geri kalan genişleme ivmesini saniyeler içinde yutarak tüm maddeyi ve uzay-zamanın kendisini o noktaya toplardı. Bu, evrenin tam anlamıyla bir tekilliğe (singularity) çökerek yok olması anlamına gelir. Görsel yanılsama ve fiziksel gerçeklik:Eğer radyasyon ve "yok oluş" gibi tüm teknik sorunları bir mucizeyle bertaraf edebilseydik; evet, aslında geçmişi "izleyebilirdik". Işıktan hızlı hareket ederek, Dünya’dan çok önceden ayrılmış olan fotonları (görüntü paketlerini) arkadan yakalayıp "geçmişi hızla geriye saran bir film" gibi görebilirdik.Ancak burada kritik bir nokta var ki muhtemelen hiçbir şey göremezdik. Işıktan hızlı hareket ettiğiniz için fotonlar gözünüze normal bir şekilde ulaşamazdı. Göreceğiniz şey muhtemelen mutlak bir karanlık ya da bir kara deliğin olay ufku içerisindeki o tanımlanamaz, bozulmuş görüntülerden ibaret olurdu. Kısacası; geçmişe giderken bişeyleri göremezdik ama gittiğin yerde hareketi kesip durduğunda gerçekten geçmişte olabilirdin ama tamamen farazi bi düşünce gerçekten ne aşmak ne de tüm kuralları yıkmak mümkün.

Kaynaklar

  1. D. Kurkcuoglu. Işıktan Hızlı Gitmek. (29 Ağustos 2016). Alındığı Tarih: 20 Mart 2026. Alındığı Yer: Bilim Ne Güzel Lan | Arşiv Bağlantısı
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 5 gün önce Türkiye, İstanbul
Amaryllidaceae familyasına ait çok yıllık, soğanlı bir bitki türüdür. Erken ilkbaharda çiçek açan bu tür, belirgin sarı renkli periant segmentleri ve merkezde yer alan tüp şeklindeki korona yapısıyla tanınır. Tozlaşma genellikle böcekler aracılığıyla gerçekleşir ve çiçek morfolojisi, polinatör çekimine uygun olarak evrimleşmiş yapı sergiler.
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikSeminer
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 3 hafta önce İstanbul₺250,00 - ₺350,0028 Mart
Işık Kirliliği ( EA İstanbul Topluluğu )
Bu Etkinlik sona ermiştir
Lütfen başvuruda bulunmaya çalışmayınız.
28 Mart 2026 14:00 tarihinden 28 Mart 2026 18:00 tarihine kadar.

🌌 Işık Kirliliği: Çözümü Yerel Olan Küresel Bir Problem
Geceyi neden aydınlatıyoruz? Daha iyi görmek, daha güvende hissetmek ya da estetik kaygılarla mı?

Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu olarak, Türkiye’de ışık kirliliği farkındalığının öncü isimlerinden Prof. Dr. Dursun Koçer ile bu kritik meseleyi tüm boyutlarıyla ele alıyoruz.

🔭 Etkinliğin Odak Noktası
Işık kirliliği sadece yıldızları görememek değildir. Prof. Dr. Dursun Koçer’in de belirttiği gibi; ışığın yanlış yerde, yanlış miktarda, yanlış yönde ve yanlış zamanda kullanılmasıdır. Bu söyleşide, gökyüzünün doğal karanlığını bozan yapay ışığın; ekonomiden sağlığa, ekosistemden astronomiye kadar uzanan geniş etkilerini akademik bir perspektifle tartışacağız.

📝 Neler Konuşacağız?

  • Ekonomik Kayıp ve Enerji: Yanlış aydınlatma nedeniyle boşa giden enerjinin ve kamu kaynaklarının verimli kullanımı.
  • Biyoçeşitlilik ve Ekosistem: Gecenin doğal karanlığının bozulmasının bitkiler, hayvanlar ve doğal çevre üzerindeki yıkıcı etkileri.
  • Astronomi Çalışmaları: 21. yüzyılın en büyük hedefleri olan astronomi çalışmalarının ışık kirliliği nedeniyle engellenmesi.
  • Mevzuat ve Çözüm: Dünyada meclislerden yasa geçirilerek kontrol altına alınan bu problemin Türkiye’deki yasalaşma süreci ve “Karanlık Gökyüzü Turizmi” gibi yenilikçi fırsatlar.
  • Disiplinlerarası Bakış: Fizikten mimariye, şehircilikten sosyolojiye ışık kirliliğiyle mücadele.

🎙️ Konuşmacı Hakkında
Prof. Dr. Dursun Koçer
İstanbul Kültür Üniversitesi Fizik Bölümü öğretim üyesi olan hocamız, 1998 yılında TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi’nde başlatılan ışık kirliliği çalışmalarının bayrak taşıyıcılarından biridir. Bilimin ışığında, gelecek nesillerin karanlık bir gökyüzü altında büyümesi için farkındalık çalışmalarını sürdürmektedir.

📍 Etkinlik Bilgileri
Tarih: 28 Mart 2026, Cumartesi

Saat: 14:00

Mekan: Vogs Coffee, Kadıköy Bahariye

“Işık kirliliğini engellemek, enerjiyi ve doğayı korumaktır.” Bu önemli farkındalığın bir parçası olmak için hepinizi bekliyoruz.

Devamını Göster
6
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Felsefe, bütün bilimlerin anasıdır."
Marcus Tullius Cicero
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)