Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
İnceleme
Eren Gürleyük
İnceleyen10 3 gün önce
Raskolnikov’un cinayeti yoksullukla açıklanamaz; Dostoyevski gerekçeyi romanın ortasında açıkça verir. Raskolnikov’a göre insanlar ikiye ayrılır: sıradanlar ve özel insanlar. Özel olanlar, tarihe yön verme iddiasıyla amaçları uğruna suç işleyebilir; hatta toplum bile bu hakkı onlara tanır. Bu düşünce Napolyon Bonapart örneğiyle temellendirilir: binlerce insanın ölümüne rağmen tarihte hâlâ bir kahraman olarak durur. Cinayet, Raskolnikov için bir deneydir: Ben de onlardan mıyım?

Sonya’ya yakınlığı da buradan doğar. Raskolnikov başkasını öldürerek, Sonya ise kendini feda ederek “sınırı” aşmıştır. Sonya’nın vicdanen daha berrak oluşu, onu Raskolnikov’un gözünde daha “özel” kılar.

Bu teorinin karşısında ise Razumihin durur: eylemi ideolojiyle aklamayan, acıyı soyutlamayan, insanı merkeze alan bir ahlak. Razumihin, Raskolnikov’un çöküşünün değil; başka bir insan olma ihtimalinin adıdır.

Özetle: Cinayet yoksulluktan değil, ahlakı aşabileceğini sanan kibirden doğar; ve Dostoyevski bu kibri Razumihin’le sessizce mahkûm eder.
Kitap
9.3/10
(30 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi XLV (45) - Rusça Aslından Çeviren: Mazlum Beyhan
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Serra Kutlu
Serra Kutlu
72.1K UP
Çeviren 3 gün önce 7 dk.

Freddie Chipres, dışarıdan bakıldığında “şükredecek çok şeye sahip” gibi görünen, hayatının kenarlarında dolaşan melankoliyi bir türlü üzerinden atamıyordu. Zaman zaman, özellikle evden çalıştığı dönemlerde, kendini yalnız hissediyordu. Evli, 31 yaşındaki ipotek danışmanı, bir şeylerin ters gittiğini düşünüyordu: Depresyonda olabilir miydi?

Chipers, terapiste gidip olumlu deneyimler yaşayan arkadaşlarını tanıyordu. Bu fikre her zamankinden daha açıktı ama bu aynı zamanda birini bulmayı ve randevu almayı gerektiriyordu. Aslında tek istediği, ruh sağlığı hakkında biraz geri bildirim almaktı.

32
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 6 gün önce 18:36
Türler arası melezleşmenin mümkün olduğu; katırlar, "çakupek", "kaslan", "grolar", "leopan" veya melezleşerek türleşen ispinozlar[14] gibi sayısız canlı...
23
Burak Albayrak
Burak Albayrak
355.9K UP
Ekleyen 18 Temmuz 2024 46 dk.

Katatoni; anormal hareketler, anormal davranışlar ve içe kapanma ile karakterize karmaşık bir nöropsikiyatrik sendromdur. Bu durum, hastaların çoğunlukla hareketsiz ve sessiz kalmalarından bazen de aşırı ajitasyon ve hareketlilik göstermelerine kadar oldukça geniş bir yelpazede belirtiler sergilemelerine neden olur.

Katatoninin etiyolojik temelleri hâlâ anlaşılamamış olmasına rağmen genellikle sayısız psikiyatrik ve tıbbi durumla ilişkilendirilmektedir. Katatoni; özellikle şizofreni, bipolar bozukluk, depresyon ve bazı nörolojik hastalıklarla birlikte görülebilir. Bu durumların her biri katatoni belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olabilir ve belirtilerin şiddeti ile tipi hastadan hastaya büyük farklılıklar gösterebilir.

23
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Doğan Kısa
Doğan Kısa
70.1K UP
3 gün önce
Evrim Ağacı Keşif listesinde "Bir enstrüman çalmayı öğren" görevini tamamlamayı başardım! Sana bu görev konusunda yardım etmemi istersen veya bir sonraki keşfi benimle yapmak istersen yorumlara yaz!
İş birliği teklif et! Doğan Kısa'nın Keşif Listesi
5
2 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
124.0K UP
İnceleyen 4 gün önce
uyguların Kültürel Politikası, duyguları bireyin iç dünyasına ait, kendiliğinden ve doğal tepkiler olarak ele alan yaygın anlayışı kökten sarsan bir eserdir. Sara Ahmed, bu kitabında duyguların yalnızca “hissedilen” şeyler olmadığını; aynı zamanda üretilen, dolaşıma sokulan, yönlendirilen ve siyasal anlamlar yüklenen toplumsal pratikler olduğunu ileri sürer. Ona göre duygular, bedenlerin içinde hapsolmuş öznel deneyimler değil; kültür, iktidar ve ideoloji aracılığıyla hareket eden ilişkiseldir.

Ahmed’in temel iddiası şudur:

“Duygular nesnelere yapışır; bazı bedenleri yakınlaştırırken bazılarını uzaklaştırır.”

Bu yaklaşım, duyguları sabit özler olmaktan çıkarıp toplumsal sınırları kuran dinamik güçler hâline getirir. Sevgi, korku, nefret, utanç ya da mutluluk; bireysel psikolojinin değil, kolektif anlatıların ve tarihsel ilişkilerin ürünüdür.

Kitabın en güçlü yanlarından biri, duyguların politik işlevini görünür kılmasıdır. Ahmed, özellikle korku ve nefretin “öteki”nin inşasında nasıl kullanıldığını gösterir. Ulus, kimlik ve aidiyet söylemlerinde bazı bedenlerin tehdit, bazı bedenlerin ise korunması gereken değerler olarak kodlanması, duyguların bilinçli biçimde dolaşıma sokulmasıyla mümkün olur. Bu bağlamda duygular, yalnızca hissettirmez; yönlendirir, hizaya sokar ve normatif düzeni yeniden üretir.

Ahmed’in mutluluk eleştirisi de kitabın dikkat çekici bölümlerindendir. Mutluluk, genellikle evrensel ve masum bir ideal gibi sunulurken, Ahmed bunun aslında güçlü bir normatif araç olduğunu savunur. “Mutlu olman gereken” yaşam biçimleri, ilişkiler ve kimlikler dayatılır; bu normların dışında kalanlar ise sorunlu, eksik ya da mutsuz olarak etiketlenir. Böylece mutluluk, özgürleştirici değil, disipline edici bir işlev kazanır.

Feminist ve postkolonyal perspektifin güçlü biçimde hissedildiği kitapta Ahmed, bedenlerin duygular aracılığıyla nasıl konumlandırıldığını gösterir. Özellikle kadın bedenleri, göçmen bedenleri ve “öteki” olarak işaretlenen gruplar, belirli duygularla özdeşleştirilerek siyasal söylemlerde sabitlenir. Bu yönüyle kitap, duyguların iktidarın sessiz ama etkili araçları olduğunu ikna edici biçimde ortaya koyar.

Dil olarak yoğun, kavramsal ve yer yer zorlayıcı olsa da Duyguların Kültürel Politikası, okurdan sabır isteyen ama karşılığında güçlü bir düşünsel dönüşüm sunan bir metindir. Ahmed, duyguları anlamanın, yalnızca bireyi değil; toplumu, siyaseti ve kültürel yapıları anlamanın anahtarı olduğunu gösterir.

Sonuç olarak bu kitap, duygulara “masum” bir iç deneyim olarak bakma alışkanlığını terk etmek isteyenler için sarsıcı ve ufuk açıcıdır. Duyguların Kültürel Politikası, hissettiklerimizin bize ait olmaktan çok, bizi biçimlendiren tarihsel ve politik güçlerin izlerini taşıdığını hatırlatan güçlü bir düşünsel davettir.
Puan Ver
Orjinal Adı : The Cultural Politics of Emotion
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Yunus Emre Kapu
Alıntıyı Ekleyen 4 gün önce
Per Aspera Ad Astra
(Zorlukların içinden yıldızlara)
Kaynak: Bu söz kısa ve anlamlı bir cümle olmaktan çok bir hayat felsefesi. En azından benim için. Sözün kaynağının Antik Roma Felsefi düşüncesine dayandığı bilinir. Özellikle Stoacılık. Zamanla değişimlere uğramış ve bugünkü halini almış. Kimi zaman havacılık ile ilgili kuruluşların, kimi zaman askeri kurumların, kimi zamansa zorluklarla başa çıkmadan nbaşarı elde edilmeyeceğini bilenlerin yaşam felsefesi haline gelmiştir. İlginçtir, ben bu söz ile küçükken oynadığım bir oyunda karşılaşmıştım, oyunun son bölümünün ismi bu sözdü. Büyüdükçe daha fazla dikkatimi çekti ve araştırdığımda ise benimde hayat felsefem oldu.
3
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 18 Nisan 2011 17 dk.

İnternette kimi zaman "İnsanlarla sineklerin de genlerinin %60'ı benzer, demek ki sinekten geliyoruz." ya da "Patateslerin de 48 kromozomu var, şempanzelerin de; belki de patatesten geldik." gibi düşük seviyeli ama halkın kafasını karıştırabilecek argümanlar görmek mümkündür. Bu yazımızda, bu argümanların hatalarını izah edeceğiz.

Genetik benzerlik, ele alınan iki türün ya da tür grubunun genomlarının (var olan bütün genlerinin toplamının) birbirlerine olan benzerlik oranı olabileceği gibi, bu tür veya tür gruplarının sadece belli başlı gen bölgelerinin birbirine benzerliği anlamına da gelebilmektedir. 

115
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Meriç Öztürk
Seslendiren 5 Eylül 2024 34:30
Andımız, İlk okul ve üniversite anıları, Bilimsel Boş, 10. Yıl Marşı ve Kapanış - Meriç Öztürk & Eda Alparslan
32
Mina Duman
Mina Duman
57.2K UP
Uyarlayan 14 Ekim 2021 5 dk.

Pfizer’ın mRNA aşısının temel mantığı, COVID-19'a sebep olan SARS-CoV-2 isimli koronavirüsün mızrak ("spike") proteinlerinin üretiminde rol oynayan mRNA'ları bağışıklık sistemimize tanıtmaktır. Bu süreç, aşağıda izah edeceğimiz basamaklardan geçerek gelişir.

Milyonlarca doz aşının üretimiyle sonuçlanacak sürecin ilk adımı Chesterfield, Missouri’de bulunan Pfizer laboratuvarlarında gerçekleşir ve yaklaşık 60 gün kadar sürer: Öncelikle plazmidlere koronavirüsün mızrak proteinlerini kodlayan gen aktarılır. Bu plazmidler, -150°C derece sıcaklıkta saklanır. Bu plazmidler, aşının ham maddeleridir ve insanların koronavirüs proteinlerini üretebilmesi için gerekli genetik yönergelerdir.

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Sahtebilim ve Şüphecilik konusunda geliştirebilirsin.

Sahtebilim
Sahtebilim
98 Makale
19 saat 9 dakika
Öğrenmeye Başla
Komplo Teorileri
Komplo Teorileri
14 Makale
3 saat 50 dakika
Öğrenmeye Başla
Astroloji
Astroloji
4 Makale
1 saat 5 dakika
2 Soru
Öğrenmeye Başla
UFO ve Uzaylılar
UFO ve Uzaylılar
17 Makale
2 saat 44 dakika
Öğrenmeye Başla
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Vedat Koçoğlu
Vedat Koçoğlu
109.7K UP
23 saat önce
Fraktalist bir joker daha çizdim 
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 18 Aralık 2019 30 dk.

Evren'deki her şeyin, ama her şeyin nereden geldiği sorusu, binlerce yıldır insanların sormakta olduğu ve halen tam olarak yanıtlanamamış bir sorudur. Antik Yunan'dan, hatta öncesinden beri birçok düşünür, bu soruya çeşitli yanıtlar aramıştır.

Bu yanıtların en meşhuru, kuşkusuz ki yaratıcı bir süpergücün her şeyi belli bir plana veya isteğe göre yaratmış olmasıdır. Eğer her şey, o "her şey"den üstün ve onların var olmasını arzu eden bir yaratıcı gücün eseri ise, her şeyin var olması son derece beklendiktir. Bu durumda insanlara düşen, her şeyin nasıl var olduğu sorusuna değil, neden var olduğu sorusuna kafa yormak olacaktır. Yani var oluşun süreçleri ve mekanizmaları üzerine kafa yormak (bilimin yaptığı) bir "hobi" olarak keyifli olabilir; ancak aslolan, bizim bu çerçevede/resimde var oluş sebebimizdir.

402
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 29 Mayıs 2017 6 dk.

Evren, her şeydir: Etrafımızda var olan, gözleyebileceğimiz ve gözleyemeyeceğimiz, bugüne kadar gözleyebildiğimiz ve henüz gözleyemediğimiz her şeyi oluşturan uzayı, zamanı, maddeyi ve enerjiyi içeren, var olduğu söylenen her şeyi bünyesinde barındıran, 13.82 milyar yıl yaşında olduğu hesaplanan genel yapının ismidir. Dolayısıyla siz de Evren'in bir parçasısınız. Elbette, bizim Evren'imizin dışında başka evrenler bulunma ihtimali de var; ancak bugünkü konumuz bu değil. Bu yazımızda, Evren dediğimiz bu devasa yapının tam olarak ne kadar büyük olduğunu anlatmaya çalışacağız.

"Gözlenebilir Evren" terimini mutlaka duymuşsunuzdur. Evren içerisinde herhangi bir noktadan, herhangi bir yöne doğru bakıp, teorik olarak görebileceğiniz en uzak mesafelerin oluşturduğu küre, sizin "Gözlenebilir Evren"inizdir. Bunun için özel bir terime sahibiz, çünkü ışığın hızı sabit. Dolayısıyla, ışığın Evren içerisinde ilk defa var olduğu andan, bize ulaşana kadar geçebilecek süre de belirli: En güncel analizlere göre 13.82 milyar yıl. Dolayısıyla, gözünüz kusursuz ve sonsuz güçte bir teleskop olsaydı ve Evren hiç genişlemiyor olsaydı (burada ufak ama önemli bir detay var, az sonra geleceğiz), Dünya'nın herhangi bir noktasından, Evren içerisinde herhangi bir yöne baktığınızda en fazla 13.82 milyar ışık yılı, yani ışığın 13.82 milyar yılda kat edebileceği mesafeden gelen ışıkları görebilirsiniz. Ötesi? Adeta sonsuz bir karanlık... Gerçek anlamıyla karanlık, çünkü Evren içerisinde hiçbir şey ışık hızından hızlı gidemeyeceği için, bundan ötesinden bir ışığın size ulaşması imkansız olacaktır. Bu durumda Evren dediğimiz bu devasa yapı, yalnızca 13.82 milyar ışık yılı yarıçapında bir küreden mi ibaret?

84
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Bu, bir vampir kalamar!
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close