Kısa ve net cevap: Evet, kesinlikle mümkün. Hatta sadece mümkün olmakla kalmıyor, viroloji ve genetik alanında on yıllardır kapalı kapılar ardındaki laboratuvarlarda bizzat yapılıyor. Bilim camiasında biz buna janjanlı bir isim de bulduk: İşlev Kazanımı (Gain-of-Function) araştırmaları.
Bahsettiğin genetiği değiştirilmiş bebekler vakası (Çinli araştırmacı He Jiankui'nin CRISPR ile giriştiği o malum skandal) doğrudan insan genetiğine müdahale olduğu için ortalığı haklı olarak ayağa kaldırmıştı. Ancak virüslerin genetiğiyle oynamak, akademik dünyada çok daha sıradan bir mesai. Akademinin o bitmek bilmez fon kapma ve prestij yarışında bazı araştırma grupları, "Doğada potansiyel olarak pandemilere yol açabilecek virüsleri laboratuvarda daha ölümcül veya daha bulaşıcı hale getirip inceleyelim ki, ileride doğada kendiliğinden mutasyona uğrarlarsa hazırlıksız yakalanmayalım" diyerek devasa hibeler alıyorlar.
Bunun en meşhur kavgası 2011-2012 yıllarında koptu. Ron Fouchier ve Yoshihiro Kawaoka adında iki virolog, memeliler arasında kolay bulaşmayan Kuş Gribi (H5N1) virüsünün genetiğiyle oynadılar. Birkaç spesifik mutasyon ekleyerek virüsü, yaban gelincikleri arasında (ki solunum yolu araştırmalarında mükemmel bir insan modelidir) hapşırma yoluyla havadan bulaşabilir hale getirdiler. Sonuçlar ortaya çıkınca akademi kelimenin tam anlamıyla ikiye bölündü. Uluslararası kurullar, "Bu makaleleri yayınlarsak biyoteröristlerin eline resmen kullanma kılavuzu vermiş oluruz" diyerek yayınları bir süre engelledi. Tabii klasik akademik bürokrasi işledi, bolca toplantı yapılıp raporlar yazıldı ve bir süre sonra araştırmalar (ve makaleler) kaldığı yerden devam etti.
Yani filmlerde gördüğün o "laboratuvarda modifiye edilmiş ölümcül virüs" konsepti sadece bir senarist fantezisi değil. Günümüzün CRISPR-Cas9 veya tersine genetik (reverse genetics) teknolojileriyle bir virüsün yüzey proteinlerini değiştirip hücrelerimize daha iyi tutunmasını sağlamak genetik mühendisleri için oldukça yapılabilir bir iş. Elbette amaç dünyayı yok etmek değil, virüsün evrimsel hamlelerini önceden tahmin edip aşı geliştirmek. Ama biyogüvenlik seviyesi en yüksek (BSL-4) laboratuvarların bile ne kadar "sızdırmaz" olduğu ve insan hatası faktörü, bizim de kongre molalarında kahve içerken hep endişeyle konuştuğumuz konuların başında geliyor.
Kaynaklar
-
Herfst, S., Fouchier, R. ve diğerleri. Airborne Transmission Of Influenza A/H5N1 Virus Between Ferrets. Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı
-
Selgelid, M. J.. Gain-Of-Function Research: Ethical Analysis. Alındığı Yer:
| Arşiv Bağlantısı