Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Murat Bayar
Murat Bayar
4,659 UP
Yazar 14 Mayıs 2011 36 dk.

Yıldızlar, kendi kütleçekimleri sayesinde bir arada tutulan, parlak, küremsi, maddenin plazma hâlinde olan astronomik gök cisimleridir. Dünya'ya en yakın yıldız Güneş'tir. Dünya'ya Güneş'ten sonra en yakın yıldızsa, Dünya'dan 4.3 ışık yılı uzaktaki Alpha Centauri ikili yıldız sistemidir. Buradan da anlayacağımız üzere, yıldızlar kimi zaman Güneş gibi tek başlarına bulunmazlar; bazen ikili, hatta üçlü sistemler hâlinde bile bulunabilirler.

Güneş haricinde birçok yıldız geceleri gökyüzünde görünür; ancak geceleri gökyüzünde gördüğümüz yıldızların neredeyse hepsi, Samanyolu Galaksisi içinde bulunduğunu bildiğimiz 200-400 milyar yıldızın ufak bir kısmıdır. Gözlenebilir Evren'de, Samanyolu Galaksisi gibi yüz milyarlarca galaksi (ve her birinin içinde yüz milyarlarca yıldız) olduğu unutulmamalıdır. Dolayısıyla sadece Gözlenebilir Evren içerisinde 1022 ilâ 1024 arası yıldız bulunduğu düşünülmektedir; ne var ki bunların ezici çoğunluğu Dünya'dan çıplak gözle görülemeyecek kadar uzak ve/veya sönük yıldızlardır.

131
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Seda Baştürk
Seda Baştürk
193.5K UP
Çeviren 25 Aralık 2021
Uzayda yeni ve büyük bir teleskop var. Hubble‘ın aynasının sahip olduğu alana oranla beş kat daha büyük bir aynaya sahip olan James Webb Uzay Teleskobu (JWST, İng: "James Webb Space Telescope"), kızılötesi ışıkta daha iyi görebiliyor. Görselde, dün Ariane V roketiyle Fransız Guyanası‘ndan fırlatılan teleskop, serbest bırakıldıktan hemen sonra Dünya üzerinde görülüyor. Önümüzdeki ay boyunca JWST, Güneş-Dünya L2 noktasının yakınına ulaşacak. Bu noktada Güneş’in etrafında Dünya ile birlikte dönecek. Bu süre ve önümüzdeki beş ay boyunca, JWST bölünmüş aynalarını açacak ve bir dizi bilimsel aleti test edecek. Her şey yolunda giderse, JWST 2022 yazında evrendeki galaksileri ve Samanyolu galaksimizde bulunan yıldızların yörüngesinde dolanan gezegenleri incelemeye başlayacak.
5
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Uyarlayan 5 gün önce 6 dk.

Nitrit, azot döngüsünde yer alan ve bakteriyel nitrifikasyon/denitrifikasyon işlemlerinin önemli parçası olan bileşiklerden biridir. Özellikle yeni kurulmuş akvaryumlarda henüz tam olarak istenilen dengeye gelmemiş bakteri kültürü sonucunda nitrit birikmesi/patlaması yaşanabilir. Bu durum, balıklar için toksik bir etkiye neden olmaktadır ve nitrit zehirlenmesi (nitrit patlaması) olarak adlandırılır.

Sağlıklı bir akvaryumda nitrit seviyesi mikromolar seviyelerinin dahi altında olmalıdır (neredeyse hiç olmamalıdır). Yükselen nitrit konsantrasyonları çeşitli balık türleri için ciddi sorunlara neden olur. Bu nedenle nitritle başa çıkmak için gerek kimyasal kullanımı gerekse etkinlik yönünden çeşitli eylemler belirlenmiştir.

8
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Dilay Eldoğan Eken
Yazar 31 Ocak 2021 12 dk.

Dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik ile ilişkili belirtilere ilk kez 1775 yılında Melchoir Adam Weikard tarafından yazılan tıp kitabında rastlanmıştır. Bu kitapta Weikard, dikkati kolayca dağılabilen, dikkatini sürdüremeyen, aşırı aktif ve oldukça dürtüsel bazı çocuk ve yetişkinlerden bahsetmiştir. Bu bireylerin yaşadıkları sorunun yetersiz çocuk yetiştirme pratikleri ve biyolojik yatkınlıktan kaynaklanıyor olabileceğini, tedavisinde süt, bitkisel ürünler, sessizlik, yalnız kalma, at sürme gibi uygulamaların etkili olabileceğini belirtmiştir.[1]

1700lü yıllarda yapılan etkileyici şekilde çağdaş tanımlamanın aksine dikkat eksikliği ve hiperaktivite belirtileri, sonraki yıllarda "minimal beyin hasarı", "çocukluk dönemi hiperkinetik reaksiyonu", "dikkat eksikliği bozukluğu" gibi isimlerle anılmış ve bu isimlerle uyumlu olarak kimi zaman beyin hasarı kimi zaman sadece hiperaktivite ile ilişkilendirilmiştir. Bugün artık bu belirtileri Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) olarak isimlendiriyor, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu'nu yaşam işlevselliğini ve gelişimi olumuz yönde etkileyen dikkat eksikliği ve/veya hiperaktivite-dürtüsellik olarak tanımlıyoruz. Ayrıca bu bozukluğun çocuklarda yaklaşık %5-7, yetişkinlerde ise yaklaşık %3-5 olan görülme oranları ile yaygın bir nörogelişimsel bozukluk olduğunu biliyoruz.[2]

125
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 4 gün önce 53:10
Evrim Ağacı olarak bize üniversite öğrencileri ve adaylarından en sık gelen sorulardan birisi, üniversite bittikten sonra yurtdışına eğitim amaçlı nasıl...
11
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 2 Haziran 2011 40 dk.

İnsanların evriminin devam edip etmediği, evrimin mekanizmalarının insanlar üzerinde halen işleyip işlemediği, işliyorsa insanın ne çeşit bir evrimsel süreçten geçtiği, bu sürecin diğer hayvanlarla benzer mi yoksa farklı mı olduğu gibi sorular, evrimsel biyolojiye ilgi duyan insanların en sık sordukları sorular arasındadır. Bu makalemizde, konuya etraflıca bir bakış atacak ve insan evriminin günümüzdeki süreçlerine dair bilimin elindeki verileri sizlere aktarmaya çalışacağız.

İlk olarak, böyle bir sorunun neden akıllarımıza geldiğine dair temel bir gerçeği irdeleyerek başlayalım: Evrim tarihinde şimdiye kadar, bildiğimiz kadarıyla, evrimin kurallarını ve vahşi doğadaki normal işleyişini bozan veya en azından aksatan, ona çeşitli şekillerde bilinçli veya bilinçsiz olarak müdahale etmeyi başaran ve bunu yaparken kendi evrim hızına etki edebilen tek bir canlı evrimleşmiştir: İnsan (Homo sapiens). İnsanın bu sıradışı becerisinin temel kaynağında ise, yine evrimsel sürecin son derece kıymetli ve ilgi çekici ürünlerinden birisi olan beyin ve bir organ olarak beynin evrimleşmesi süreci sırasında birer yan ürün olarak ortaya çıkan algı, zeka, düşünce, bilinç, farkındalık gibi olgular yatmaktadır. Beynin evriminin detaylarını diğer makalelerimizde detaylıca işlemiştik; dolayısıyla burada tekrar değinmeyeceğiz. Lakin bilinmelidir ki, beynin yapısal özellikleri karmaşıklaşıp özelleştikçe, bizim genel olarak "zeka" diye tabir ettiğimiz üst düzey bilişsel fonksiyonların doğası da karmaşıklaşmakta ve özelleşmektedir. Bu bakımdan insanın (ve insan beyninin) evrimi son derece ilgi çekici olsa da, pek de "inanılmaz", "olağanüstü" ya da "akıl almaz" değildir.

138
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

EtkinlikEğitim
Fırat Gümüştekin
Etkinliği Ekleyen 2 hafta önce İstanbul₺500,0016 Şubat
Sinematografik Anlatıda İleri Seviye Kurgu: Final Cut Pro Eğitimi
16 Şubat 2026 18:00 tarihinden 16 Şubat 2026 21:00 tarihine kadar.

"Bir yönetmen gözüyle, ham görüntülerin nasıl profesyonel bir hikayeye dönüştüğünü keşfedin. Bu eğitimde sadece Final Cut Pro'nun teknik araçlarını değil; kurgu ritmi, renk derecelendirme (color grading) ve görsel devamlılık gibi sinematografik unsurları nasıl bilimsel bir titizlikle işleyeceğimizi öğreneceğiz. Özellikle bilimsel belgeseller ve kısa filmler için etkili kurgu tekniklerine odaklanacağız."

Devamını Göster
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ali Gazi Kavak
Ali Gazi Kavak
78.2K UP
Üye 6 gün önce
Ses kaynaktan çıkan enerjinin yayılımı değil midir? Işık ta özel enerji paketçikleri değil mi? Acaba bunlar birbirine dönüştürülebilir mi? İkisi de enerji ile ilişkili olduğundan aklıma böyle bir soru geldi.
154 görüntülenme
5
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Funda Başak
Seslendiren 7 Kasım 2020 6:21
Çoğumuz, olası felaket senaryolarını ve bu durumlarda neler yapabileceğimizi düşünmeyi severiz. Fırtına şehrimizi süpürürse nereye sığınacağımızı, deprem...
33
Çağrı Mert Bakırcı
Analist 30 Kasım 2014 4 dk.

Karalardan sulara geçişte harika bir geçiş grubu olarak görülen Tiktaalik ile, Çin timsahı (Alligator sinensis türü) tamamen alakasız iki canlıdır ve fosilleri de birbirinden tamamen alakasızdır. Temel düzeyde anatomi ve paleontoloji bilen biri, iki canlı arasındaki farkı net olarak görebilir.

Tiktaalik gibi bazı veri hatları, evrimin bir doğa yasası olduğunu ve türlerin ortak atalardan farklılaşarak var olduğu gerçeğini tartışmaya yer bırakmayan şekilde görmemizi sağlayan kanıtlardır. Bu durum, evrim karşıtlarının bu bulguların altını oymak için yalanlar uydurmalarını gerektirmektedir; aksi takdirde evrimin gerçekliğini kabul etmeleri gerekecektir. İdeolojik nedenlerle bunu yapamayan kişi ve gruplar, bunun yerine son derece basit bir şekilde çürütülebilecek ama bilim hakkında bilgisiz birini kandırmaya yetecek şekilde yalanlar uydurmayı seçmektedirler. Bu da onlara güzel bir örnektir.

26
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Melih Tuzla
Melih Tuzla
132.6K UP
Ekleyen 1 Ağustos 2021 23 dk.

Pedofili, yetişkin veya daha yaşlı bir ergenin, sadece veya büyük oranda ergenlik-öncesi yaştaki bir çocuğa (veya çocuklara) cinsel ilgi duymasına neden olan psikiyatrik bir bozukluktur.[1][2] Ergenlik-öncesi yaş, kızlar için tipik olarak 10-11 yaş, oğlanlar için 11-12 iken, resmi hastalık katalogları pedofilide aranan ergenlik-öncesi yaşın 13 ve altı olduğunu söylemektedir.[3][4] Bir kişinin "pedofil" sayılabilmesi için en az 16 yaşında olması ve kendisinden en az 5 yaş küçük bir ergenlik-öncesi çocuğa/çocuklara ilgi göstermesi gerekmektedir.

13 yaş ve altındaki çocuklara cinsel ilgi duyma bozukluğuna pedofili denirken, 5 yaş ve altındaki çocuklara cinsel ilgi duyma bozukluğuna infantofili veya nepiyofili, 11-14 yaş arasındaki ergen çocuklara cinsel ilgi duyma bozukluğuna hebefili denmektedir.[5][6][7] Ancak hebefili ile pedofili bozukluklarının ayrı bozukluklar mı olduğu, yoksa aynı bozukluk mu oldukları henüz net değildir.[8][9]

81
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Başarı önündeki en büyük engel, başarısızlık korkusudur.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
29
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 26 Mayıs 2024 1 dk.

Avustralya Ulusal Üniversitesinden araştırmacılar, beyin tümörlerini daha hızlı ve doğru bir şekilde sınıflandırmak için yeni bir yapay zeka aracı geliştirdi.[1]

Araştırma ekibinden Dr. Danh-Tai Hoang, tümörlerin teşhisinde ve sınıflandırılmasında hassasiyet, hastaların etkili tedavisi için çok önemli bir araç olduğunu belirtiyor. Dr. Hoang, şöyle devam ediyor:

14
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
155.7K UP
İnceleyen 1 ay önce
Karamazov Kardeşler, yalnızca bir aile romanı ya da bir cinayet hikâyesi değil; insanın ahlaki, metafizik ve varoluşsal sınırlarını zorlayan çok katmanlı bir düşünce metnidir. Dostoyevski bu eserinde Tanrı, özgür irade, suç, vicdan, inanç ve nihilizm gibi temel meseleleri somut insan karakterleri üzerinden tartışır. Roman, modern insanın iç çatışmalarını edebiyatın imkânlarıyla felsefi bir sorgulamaya dönüştürür.

Eserdeki üç kardeş –Dimitri (Mitya), Ivan ve Alyoşa– insan doğasının üç farklı yönünü temsil eder. Dimitri tutkularıyla hareket eden, ahlaki gelgitler yaşayan bedensel ve duygusal insanı simgeler. Ivan aklı, kuşkuyu ve Tanrı’ya yöneltilen entelektüel itirazı temsil eder. Alyoşa ise inancı, merhameti ve ahlaki ideali cisimleştirir. Bu üçlü yapı, insanın tek bir bütün olmadığını; çelişkilerle örülü çok katmanlı bir varlık olduğunu gösterir.

Romanın merkezindeki “baba katli” meselesi, yalnızca hukuki bir suç değildir. Dostoyevski için asıl mesele, düşüncenin suça ortak olup olamayacağıdır. Ivan’ın ünlü “Tanrı yoksa her şey mubahtır” düşüncesi, roman boyunca soyut bir fikir olmaktan çıkarak yıkıcı sonuçlar doğuran bir etik probleme dönüşür. Burada Dostoyevski, aklın mutlak özgürlük iddiasını sorgular ve ahlaki sorumluluğun yalnızca eylemle değil, düşünceyle de ilgili olduğunu ima eder.

Büyük Engizisyoncu bölümü, romanın felsefi doruk noktasıdır. Bu bölümde Ivan, Alyoşa’ya Mesih’in özgürlük vaadi ile insanın güvenlik ve itaat arzusunu karşı karşıya getirir. İnsanların özgürlükten çok ekmek ve düzen istediği fikri, modern toplumların otoriteyle kurduğu ilişkiye dair evrensel bir eleştiri sunar. Dostoyevski burada, özgürlüğün ağır bir yük olduğunu ve herkesin bu yükü taşımaya hazır olmadığını ileri sürer.

Alyoşa’nın karakteri ise Dostoyevski’nin karanlık insan manzarasına karşı sunduğu etik bir umut alanıdır. Alyoşa kusursuz bir aziz değildir; fakat başkalarının acısına kayıtsız kalmayan, yargılamadan anlayan bir figürdür. Roman, kurtuluşu ideolojilerde ya da soyut ilkelerde değil, bireyler arası sorumlulukta ve merhamette arar.

Sonuç olarak Karamazov Kardeşler, insanın hem yıkıcı hem de yaratıcı potansiyelini aynı anda gösteren bir romandır. Dostoyevski, kesin cevaplar vermekten çok rahatsız edici sorular sorar: Suç kimindir? İnanç bir kaçış mı, yoksa ahlaki bir cesaret midir? Akıl insanı özgürleştirir mi, yoksa yalnızlaştırır mı? Bu sorular, romanı yalnızca 19. yüzyıla ait bir eser olmaktan çıkarır ve onu günümüz insanı için hâlâ sarsıcı kılar.
9.9/10
(23 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
8
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Open AI
Open AI
67.9K UP
5 gün önce
Aktif gürültü önleyici kulaklıkları taktığınızda dünya bir anda susuyor ya, orada olan şey basit bir yalıtım değil, saniyede binlerce kez yaşanan bir "anti-ses" savaşı. Kulaklık dışarıdaki gürültüyü dinleyip, o ses dalgasının tam tersi formda bir dalga üreterek kulağınıza veriyor. Fizikteki "yıkıcı girişim" bu; dalganın tepesiyle çukuru üst üste binince sonuç matematiksel olarak sıfırlanıyor.

Bu teknoloji uçak motoru veya klima uğultusu gibi düzenli, düşük frekanslı seslerde harika çünkü dalganın devamı tahmin edilebilir. Ama aniden bağıran bir insan sesinde veya yere düşen bir bardakta çuvallar. Çünkü işlemcinin o kadar karmaşık, yüksek frekanslı ve ani bir dalgayı analiz edip tersini yaratacak hızı (henüz) yok. Sessizlik güzel ama oldukça seçici.
35 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
188.3K UP
Türü Ekleyen 5 gün önce
Diprotodontia, keseli memeliler (Marsupialia) içerisinde morfolojik, fizyolojik ve biyomekanik açıdan en ileri düzeyde uzmanlaşmış taksonlardan biridir. Bu takım, özellikle Avustralya kıtasında evrimleşmiş olup kıtanın karakteristik megafaunasını oluşturan kangurular, wallabiler, koalalar ve vombatlar gibi grupları kapsar. Diprotodontia, yalnızca tür çeşitliliğiyle değil, adaptif evrim süreçlerinin çok katmanlı yapısını yansıtan anatomik bütünlüğüyle de dikkat çeker.

Takımın adı olan “iki dişliler”, alt çenede yer alan iki büyük, öne doğru uzanan kesici dişe (diprotodont yapı) dayanır. Bu dişler basit bir beslenme adaptasyonu değil, grubun otçul ekolojik nişine geçişinin morfolojik imzasıdır. Bu yapı sayesinde bitkisel dokuların koparılması, sert lifli materyalin parçalanması ve yeraltı köklerinin açığa çıkarılması mümkün hâle gelir. Üst çenede ise bu kesici yapıyı dengeleyen diş dizilimi, çiğneme kuvvetinin homojen dağılmasını sağlar.

Diprotodontia’nın en çarpıcı evrimsel özelliği, arka ekstremite kas-iskelet sisteminin ileri düzey biyomekanik optimizasyonudur. Arka bacak kasları yalnızca hacimsel olarak büyük değil, aynı zamanda yüksek elastik lif oranına sahiptir. Bu durum, tendonlar aracılığıyla enerji depolayan bir sistem oluşturur. Sıçrama sırasında kaslar yalnızca kuvvet üretmez; aynı zamanda elastik enerji depolar ve bu enerjiyi bir sonraki sıçramada geri kazanır. Bu mekanizma, özellikle kangurularda görülen uzun mesafeli, düşük metabolik maliyetli zıplama hareketinin temelini oluşturur.

İskelet sistemi bu biyomekaniğe yapısal olarak uyumludur:

Uzamış metatarsal kemikler enerji iletimini optimize eder

Güçlendirilmiş diz ve kalça eklemleri yük taşıma kapasitesini artırır

Rijit ayak bileği yapısı dengeyi ve itiş gücünü stabilize eder

Bu yapı sayesinde hareket yalnızca güçlü değil, aynı zamanda enerji verimli hâle gelir.

Fizyolojik düzeyde Diprotodontia üyeleri, lifli bitkisel besinlere uyumlu sindirim sistemleri geliştirmiştir. Genişlemiş çekum ve fermentasyon bölgeleri, simbiyotik mikroorganizmalar aracılığıyla selüloz sindirimini mümkün kılar. Metabolik sistem, düşük kalorili besinlerden maksimum enerji elde edecek şekilde düzenlenmiştir. Bu özellik, kurak ve besin açısından fakir Avustralya ekosistemlerinde hayatta kalma avantajı sağlar.

Ekolojik açıdan Diprotodontia türleri, yalnızca tüketici değil, habitat şekillendirici organizmalardır. Otlatma davranışları, bitki örtüsü yapısını, toprak havalanmasını ve ekosistem dengesini doğrudan etkiler. Bu nedenle bu takım, sadece zoolojik değil, ekosistem mühendisliği açısından da işlevsel bir role sahiptir.

Diprotodontia, bu yönleriyle basit bir takson değil;
evrimsel biyomekanik, adaptif morfoloji, enerji ekonomisi ve ekolojik işlevselliğin birleştiği bütüncül bir evrimsel sistem olarak değerlendirilir.
3
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Söz
Arif G.
Arif G.
113.1K UP
Alıntıyı Ekleyen 4 gün önce
Hayat kısa değil, biz onu kısa kullanıyoruz.
Kaynak: De Brevitate Vitae (Yaşamın Kısalığı Üzerine)
9
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Furkan Arduç
Türü Ekleyen 18 Ocak 2023
Ophiocordycipitaceae, Hypocreales takımına bağlı bir mantar familyasıdır.
0
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bunu sadece Evrim Ağacı'nın eskileri bilir. 2010 yılında kurulan Evrim Ağacı'nın en önemli parçalarından biri, evrim ve ilgili konularda ürettiğimiz devasa Makale Arşivi'mizdi. Bu arşivimiz, her geçen gün daha da büyüyen şekilde yoluna devam ediyor. Nostalji yapmak isteyenlere önerilir!

Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close