Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
EtkinlikKültürel Etkinlik
Evrim Ağacı Ankara Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 1 hafta önce Ankara₺310,00 - ₺450,0020 Aralık
Jeolojik Çağlar Sunumu ve MTA Doğa Tarihi Müzesi Gezisi
20 Aralık 2025 10:30 tarihinden 20 Aralık 2025 16:00 tarihine kadar.

Evrim Ağacı Jeolojik Çağlar Sunumu ve MTA Doğa Tarihi Müzesi Gezisi etkinliği 20 Aralık 2025 tarihinde saat 10.30’da başlayacaktır. 


Etkinlik 45 dakikalık 2 oturum sunum ve bir gezi halinde yapılacaktır. 



Etkinlik Konuları ve Planı:

1. Jeolojik Çağlar

2. MTA Doğa Tarihi Müzesi Gezisi

Konuşmacı: Dr. Babür Erdem, Evrim Ağacı Ortak Kurucusu
Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Biyolojik Bilimler Bölümü’nde doktorasını tamamlamıştır. Araştırma alanları davranış biyolojisi, hesaplamalı biyoloji ve evrimsel biyolojidir ve bu konularda yayımlanan çeşitli makaleleri vardır. Ayrıca TÜBİTAK destekli projelerde yürütücülük yapmış ve birçok projede yer almıştır. Şu anda ODTÜ Robotik ve Yapay Zekâ Merkezi’nde arılar ve davranışları üzerine araştırmacı olarak çalışmaktadır.

Etkinlik, 30 kişilik kontenjan ile sınırlıdır. 30 kişiye ulaşılması durumunda kayıtlar kapanacaktır. Kontenjan dolduktan sonra yatırılan ücretler iade edilecektir.

Fiyatlandırma Bilgisi:
Dersler, öğrenci ve tam olmak üzere iki fiyatlandırmaya tabi olacaktır. Aktif olarak bir eğitim kurumunda öğrenim gören kişiler “öğrenci” sayılacaktır ve bu fiyat üzerinden ödeme yapacaktır. Diğer kişiler ise “tam” sayılacaktır ve bu fiyat üzerinden ödeme yapacaktır.
Ayrıca bankanıza bağlı olarak İYİZİCO üzerinden etkinliklerimize taksit imkânı bulunmaktadır.

Sunum Bilet Öğrenci: 310 ₺

Sunum Bilet Tam: 450 ₺
Gezi Bilet: 400 ₺

Devamını Göster
6
2 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ali Arif Çekici
Türü Ekleyen 13 Mayıs 2021
Pars, bir diğer adıyla leopar, kedigiller ailesinin bir üyesi olan 5 panter türünden birisidir. Aslan, kaplan, jaguar ve kar leoparı ile yakın olan pars, bu türlerin içinde kar leoparından sonra en küçük olandır. Fakat kimi habitatlarda kar leoparından daha iri parslar kaydedilmiştir.[11]
0
İbrahim Uzun
Seslendiren 14 Şubat 2022 12:34
Yeninin iyi olduğu yanılgısı, bir şeyin sırf yeni olduğu için, diğerlerinden daha iyi veya daha üstün olduğu düşünüldüğünde ortaya çıkan mantıksal bir...
Bionluk Logo sponsorluğunda seslendirildi.
43
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Jeoloji konusunda geliştirebilirsin.

Depremler
Depremler
26 Makale
4 saat 44 dakika
Öğrenmeye Başla
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 7 Mayıs 2019 48 dk.

Uyku, birçok hayvan türünde ortak olarak paylaşılan bir özelliktir. 2012 itibariyle Türkiye’de doğan bebeklerin ömür uzunluğu beklentisi ortalamada 75 yıl civarıdır. Bu kadar yaşayacak insanların ortalamada 25 yıllarını gözleri ve algıları kapalı bir şekilde, uyku halinde geçireceklerini düşünürsek, uykunun türümüz için ne kadar önemli olduğunu fark etmek mümkündür. Sadece türümüz için de değil… Neredeyse beynin ilk evrimleştiği zamanlardan beri çeşitli uyku formları da canlılara eşlik etmiştir. Bu durumda, eğer ki evrimsel tarihimizi aydınlatmak, beyinlerimizin nasıl çalıştığını anlamak ve kendimizi daha iyi tanımak için uykunun nasıl evrimleştiğini ve neden var olduğunu anlamamız gerekmektedir. Günümüzde uykunun hem evrimine, hem de canlılardaki işlevine yönelik çok kapsamlı ve çok yönlü birçok araştırma yürütülmektedir. Bu yazıda, güncel uyku araştırmalardan bazı örnekler ve sonuçlar sunarak sizlere sadece uykuyu, evrimini ve hayatımızdaki yerini anlatmakla kalmayacağız; aynı zamanda uykuyla yakından ilişkilendirilen birçok ilginç konuyu (örneğin rüyaları, uyku sırasındaki düşme hissinin neden yaşandığını, vb.) en temel düzeyde ve basit bir dille anlatmaya çalışacağız. Umarım faydalı olacaktır.

Eğer ki uykuyu anlamak istiyorsak, öncelikle onu tanımlamamız gerekmektedir. Ancak biz insanlar da dâhil olmak üzere binlerce farklı hayvan türünün her gün saatlerce yaptığı bu davranışı tanımlamanın çok da kolay olmadığı görülecektir. Merriam-Webster sözlüğü uykuyu “gözlerinizin ve bilincinizin kapalı olduğu doğal dinlenme hali” olarak tanımlamaktadır. Bu daha ziyade halka yönelik ve bilimselliğe pek de ağırlık vermeyen bir tanımdır. Türk Dil Kurumu ise bu olguyu “Dış uyaranlara karşı bilincin, bütünüyle veya bir bölümünün yittiği, tepki gücünün zayıfladığı ve her türlü etkinliğin büyük ölçüde azaldığı dinlenme durumu” olarak tanımlamaktadır. Bu tanımın özellikle “her türlü etkinliğin büyük ölçüde azaldığı” kısmının aslında bir yanılgı ve hata olduğunu yazının ilerleyen kısımlarında göreceğiz. Bu hatadan biraz daha arındırılmış ve biraz daha bilimsel bir tanım, Macmillian tarafından basılan Öğrenciler İçin Sözlük’te bulunabilir: “Uyku, bilinç düzeyinin değiştiği, duyusal aktivitenin ve neredeyse tüm istemli kasların baskılandığı doğal olarak kendini tekrar eden bir durumdur.”

360
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Damla Şahin Uçar
Çeviren 6 gün önce 3 dk.

Bir organizasyonda çalışan herkes bilir: Toplantılar çılgın bir hızla birbirini takip eder. Yöneticiler haftada ortalama 23 saatini toplantılarda geçirir. Bu toplantılarda olup bitenlerin büyük bir kısmı düşük değerli, hatta tamamen ters etki yaratan faaliyetler olarak görülür. İşin paradoksu şu: Kötü toplantılar, önceki toplantıların yarattığı hasarı gidermek için daha fazla toplantıya yol açar.

Yine de toplantılar uzun süre yönetim araştırmalarının konusu olmadı. 2015 tarihli bir el kitabı, yeni ortaya çıkan “Toplantı Bilimi” alanının temellerini attı. Bu araştırmalar, asıl sorunun toplantıların sayısı değil; tasarlanma biçimleri, amaçlarının belirsizliği ve çoğu zaman fark edilmeyen eşitsizlikleri pekiştirme biçimleri olduğunu ortaya koydu.

19
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ege Can Karanfil
Ege Can Karanfil
133.8K UP
Çeviren 7 Haziran 2021
Jüpiter’in bulutlarında ne görüyorsunuz? En geniş ölçekte, Gezegen değişen ışık bölgeleri ve kırmızımsı-kahverengi kuşaklarla çevrelenmektedir. Çoğunluğu hidrojen ve helyumdan oluşan yükselen bölge gazı, genellikle yüksek basınçlı bölgelerin etrafında döner. Bu duruma zıt şekilde, düşen kuşak gazı ise çoğunlukla düşük basınç bölgelerinde dönmektedir. Tıpkı Dünya’daki siklonlar ve kasırgalar gibi. Kuşak fırtınaları, büyük ve uzun ömürlü beyaz oval yapılar ya da uzun ve kırmızı lekeler şeklinde oluşabilir. NASA’nın robotik Juno uzay aracı, 2017 yılında, dev gezegene gerçekleştirdiği 6. geçişteki 2 aylık döngüsel yörünge hareketi, perivoje 6 sırasında bulut yapılarının çoğu yakalandı. Ancak paylaşılan görüntüde dikkatinizi çeken şey kesinlikle bu bulutların kendisi değil, onların dizilişidir. Jovey McJupiterFace lakaplı göze çarpan yüz, komşu fırtına bulutları dönene kadar belki de birkaç hafta görülebilmekteydi. Juno şimdi Jüpiter’in etrafındaki 33. turunu tamamladı ve daha dün Güneş sistemimizin en büyük uydusu olan Ganymede’nin yakınından geçti.
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sena Küçükkıvanç
Bilgisayar Mühendisi 30 Ağustos 2024 Sen de Cevap Ver

Ben de bir bilgisayar mühendisi olarak bu alanı biraz daha yakından tanıyorum. Şöyle söyleyeyim bilgisayar mühendisliği günümüzde adeta sihirli anahtar. Neredeyse her sektörün kapısını açıyor. Bankacılıktan sağlığa, eğitimden oyun geliştirmeye kadar aklınıza gelebilecek her alanda bilgisayar mühendislerine ihtiyaç var.

Artıları:

  • Mezun olduğunda iş bulma konusunda çok fazla sıkıntı çekmezsin. Özellikle yazılım alanında sürekli açık pozisyonlar oluyor.
  • Özellikle yurt dışında ve büyük teknoloji şirketlerinde maaşlar oldukça tatmin edici. Tabii bu senin yeteneklerine ve deneyimine de bağlı. Ayrıca öğrendiğin dillere bağlı.
  • Birçok şirkette uzaktan çalışma veya esnek çalışma saatleri imkanı sunuluyor.
  • Teknoloji sürekli değişiyor bu yüzden kendini geliştirmeyi seviyorsan bu alan tam sana göre.

Eksileri:

  • Popüler bir alan olduğu için rekabet de yüksek. İyi bir iş bulmak için kendini diğerlerinden farklı kılman gerekiyor.
  • Özellikle proje teslim tarihlerine yakın zamanlarda stresli olunabiliyor.
  • Günün büyük bir kısmını bilgisayar başında geçireceğin için sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmek önemli. Bu işi yapacaksan bir kondisyon bisikleti lazım.

Uçak mühendisliği de bir o kadar heyecan verici bir alan. Uçakların tasarımından üretimine, bakımından onarımına kadar her aşamada görev alıyorsun.

Artıları:

  • Uçak mühendisliği oldukça saygın bir meslek.
  • Havacılık sektörü sürekli olarak yenilikçi teknolojiler kullanıyor.
  • Havacılık sektörü global bir sektör olduğu için yurt dışında çalışma imkanları da bulunuyor.

Eksileri:

  • Bilgisayar mühendisliğine kıyasla iş imkanları daha sınırlı.
  • Uçakların güvenliği söz konusu olduğu için oldukça sorumluluk gerektiriyor.
  • Bazen uzun saatler çalışman veya seyahat etmen gerekebiliyor.

Hangisinin daha mantıklı olup olmadığı tamamen senin ilgi alanlarına ve hedeflerine bağlı. Eğer teknolojiye, yazılıma ve sürekli değişime ayak uydurmaya meraklıysan bilgisayar mühendisliği senin için daha uygun olabilir. Ama eğer havacılığa, uçaklara ve gökyüzüne tutkuyla bağlıysan uçak mühendisliği de seni mutlu edebilir.

Her iki alanda da yurt dışında çalışma imkanları mevcut. Ancak bilgisayar mühendisleri için bu imkanlar genellikle daha fazla. Maaş konusunda da yine bilgisayar mühendisleri özellikle yurt dışında daha avantajlı. Uçak mühendisi daha fazla kazanabilir ancak efor ve vakit göz önüne alındığında bilgisayar mühendisi tek atar.

3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 22 Mart 2021 19 dk.

Son dönemde haberlerde veya internette bolca adını duymuş olabileceğiniz "NFT", yani "Non-Fungible Tokens" kavramını Türkçeye Gayrı-Misli Jetonlar olarak çevirebiliriz. "Misli ürünler", yerine yenisini koyabileceğiniz ürünlerdir. Örneğin mutfağınızda 1 kilogram un varsa, bu un tükendiğinde markete gidip, onunla eşdeğer olan ("değer" bakımından özünde farklı olmayan) 1 kilogram daha un alabilirsiniz. Ama evinizde (veya müzenizde) Van Gogh'un Yıldızlı Gece'si varsa, bunu çaldırmanız halinde yerine değer olarak onunla aynı bir çizimi koymanız imkânsızdır. O üründen Dünya'da 1 tane vardır. İşte yerine yenisi konulamayacak ürünlere "misli-olmayan" anlamında "gayrı-misli" ürünler denir. Elbette bu iki ucun arasında gri bir bölge de vardır: Örneğin Porsche 916'nız varsa, teknik olarak yerini doldurabilirsiniz; ancak Dünya'da bu arabadan, tekrar üretilmemek üzere, sadece 11 tane üretilmiştir ve dolayısıyla kaybınızın yerini doldurmak epey zor olacaktır. Sonuç olarak, dijital sanat eserlerinin kriptoparalarla alınıp satılmasına dayalı olan NFT kültürü, "gayrı-misli ürünler" ile ilgilenmektedir. Yani bunlardan 1 tanesine sahipseniz, oldukça eşsiz bir ürüne sahipsiniz demektir.

Tanımın ikinci kısmı olan "jetonları" anlayabilmek için, blockchain ("blokzincir") teknolojisine kısaca bir bakış atmamız gerekir. Ancak bu teknik tarafa geçmeden önce, NFT dendiğinde ne düşünmeniz gerektiğini ve internette duymuş olabileceğiniz "1 tweet 2.5 milyon dolara satıldı." veya "1 dijital resim 69.3 milyon dolara satıldı." gibi haberlere nasıl anlam verebileceğinize yönelik hızlı bir bilgi verelim. Eğer vaktiniz yoksa, 1 dakikada işin özetini aşağıdaki videodan alabilirsiniz:

47
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Bizler, iki ayağı üzerine doğrulmuş maymunlarız; gökten inmiş melekler değil!
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
26
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'na katkı sağlamanın bir yolu, Agora Bilim Pazarı'na uğrayarak, burada bilimseverlerle buluşturduğumuz bilim kitapları, ders kitapları, hediyelik eşyalar ve diğer ürünlerden satın almak. Bir göz atın, hoşunuza giden bir şeyler bulacağınıza hiç kuşkumuz yok!

Yaşam Ağacı Gözlemi
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
160.7K UP
Gözlemi Yapan 5 gün önce Türkiye, İzmir
📍 Yer bilgisi: İzmir
📅 Tarih ve saat: 7 Aralık 2025
🌡️ Hava durumu: Parçalı bulutlu / hafif yağışlı
🌡️ Sıcaklık: 12 °C
💧 Nem ve yağış durumu: Orta–yüksek nem
🌿 Habitat tipi: Maki+odunsu bitki örtüsü
🪨 Zemin özellikleri: Humuslu, organik maddece zengin toprak
🧭 Yön / konum: Kuzey
16
1 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
60.4K UP
İnceleyen 5 gün önce
Rebecca Zlotowski’nin A Private Life (Vie privée) filmi, dışarıdan “başarılı” ve “özgür” görünen modern bireyin iç dünyasında giderek derinleşen çatlakları incelikli ama rahatsız edici bir dille ele alan bir yapım olarak okunabilir. Film, mahremiyet kavramını yalnızca bedensel ya da mekânsal bir alan olarak değil; kimlik, arzu, güç ve toplumsal baskılar arasında sıkışmış bir ruh hâli olarak sorgular.
Zlotowski’nin sinemasında sıkça gördüğümüz feminist bakış açısı bu filmde de belirgindir. Özel hayat, özellikle kadın karakter üzerinden, bireyin kendine ait olduğu varsayılan alan olmaktan çıkar; aksine toplumun, normların ve beklentilerin sürekli müdahalesine açık kırılgan bir zemine dönüşür. Film, kadının bedeni ve duygularının hâlâ kamusal tartışmaların nesnesi hâline gelmesini doğrudan slogan atmadan, gündelik deneyimler üzerinden görünür kılar.
Anlatı, dramatik zirveler ya da büyük olaylar üzerine kurulmaz; bunun yerine küçük anlar, suskunluklar ve bakışlar üzerinden ilerler. Bu tercih, karakterin içsel yalnızlığını ve yabancılaşmasını daha güçlü hissettirir. Zlotowski, seyirciyi rahatlatmak yerine bilinçli olarak huzursuz eder; çünkü film, mahremiyetin gerçekten var olup olmadığını sorgularken izleyiciyi de kendi “özel alan” algısıyla yüzleştirir.
A Private Life, modern yaşamda özgürlüğün ne kadar gerçek olduğuna dair sessiz ama derin bir soru sorar: Seçimlerimiz bize mi aittir, yoksa biz farkında olmadan şekillendirilmiş bir çerçeve içinde mi hareket ederiz? Zlotowski’nin cevabı kesin değildir; film gücünü de tam olarak bu belirsizlikten alır. Bu yönüyle yapım, yalnızca bir karakter portresi değil, çağdaş bireyin varoluşsal kırılganlığı üzerine düşünsel bir davettir.
Puan Ver
Orjinal Adı : A Private Life, Vie privée
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 1 gün önce 12:17
Kuantum fiziği, genellikle baştan sona göz korkutucu bir saha olarak görülür. Her gün bunlarla uğraşan fizikçilere bile alandaki bazı konular hem ilginç...
1
Burak Albayrak
Burak Albayrak
355.7K UP
Ekleyen 21 Kasım 2022 36 dk.

Kuduz; çoğunlukla enfekte bir hayvanın ısırması yoluyla bulaşan, insanlarda ve diğer memelilerde ensefalite (beyin iltihabına) neden olan, aşı yoluyla kolaylıkla önlenebilen ancak önlenmediği takdirde çok ölümcül olan, viral bir hastalıktır. Kuduz virüsü (Rabies lyssavirus), memelilerin merkezi sinir sistemini enfekte eder ve nihayetinde beyinde hastalık oluşmasına ve ölüme neden olur. Virüs, genellikle ısırıkları, sıyrıkları ve yaraları kontamine eden tükürük veya mukozal maruziyet yoluyla bulaşır. Ayrıca nakledilen nörolojik dokular (örneğin kornea) ve katı organlar yoluyla kuduz geçişi de belgelenmiştir.

Kuduzun ilk belirtileri; halsizlik veya rahatsızlık, ateş veya baş ağrısı dahil olmak üzere gribe benzer olabilir. Ayrıca ısırık bölgesinde rahatsızlık, karıncalanma veya kaşıntı hissi olabilir. Bu belirtiler günlerce sürebilir. Semptomlar daha sonra serebral disfonksiyon, anksiyete, konfüzyon ve ajitasyon şeklinde ilerler. Hastalığa yakalanma ile semptomların başlaması arasındaki süre genellikle 1-3 aydır ancak bu süre 1 haftadan az veya 1 yıldan fazla olacak şekilde değişebilir. Aradaki süre, virüsün merkezi sinir sistemine ulaşmak için periferik sinirler boyunca kat etmesi gereken mesafeye (dolayısıyla ısırığın vücuttaki konumuna) bağlıdır.

113
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
🧬 Bilimle eğlenceyi birleştiren “Evrim: Bilimsel Kutulu Masa Oyunu” ile evrimsel biyolojiyi keşfe çıkın! 🎲

👨‍👩‍👧 7 yaş ve üzeri için uygun bu oyun, çocuklar ve yetişkinler için hem öğretici hem keyifli bir deneyim sunuyor.

📚 Panama Yayıncılık iş birliğiyle hazırlanan Türkiye’nin ilk evrim oyunu, yüksek puanlı yorumlarıyla dikkat çekiyor: 45 incelemeye göre 5 üzerinden 4,8 puan almış!

🛒 Bilimsel öğrenmeye destek olmak ve ailecek oynayacağınız kaliteli bir oyun edinmek için Agora Bilim Pazarı’ndan şimdi satın alın.
İnceleme
Fatma Nur İnakçı
İnceleyen10 7 Kasım 2024
Michael Caine Başlangıç filminin senaryosunu okuduğunda, "Nerenin rüya, nerenin gerçek olduğunu anlamıyorum" demişti. Christopher Nolan ise ona, "Sahnede sen varsan, gerçeklik orada; sen yoksan, o zaman sadece rüya" şeklinde cevap vermişti. Bu son sahneyi açıklamakta yeter de artar bile.. Aslında totemin bir önemi yok. Belki de herşey rüyadır, önemli olan kendi kafamızın içindekileri yenebilmek.
9.8/10
(184 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
23
9 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 22 Haziran 2011 51 dk.

Nikola Tesla, 10 Temmuz 1856’da Hırvatistan’ın bir köyünde yaşayan Sırp-Ortodoks bir ailenin dördüncü çocuğu olarak dünyaya geldi, daha sonra bir kardeşi daha oldu. Nikola’nın annesi ev işlerini kolaylaştırmak için küçük icatlar yapan bir kadındı, bir keresinde mekanik yumurta çırpıcısı tasarlamıştı. Aynı zamanda okumayı çok sever ve okudukları hafızasından çıkmazdı; Nikola’nın mucit dehasının annesinden miras kaldığı söylenir. Nikola zor bir çocukluk geçirmişti; ailesi onu hep ağabeyi ile karşılaştırıyordu. Ağabeyi 12 yaşındayken attan düşüp öldü. Ailesi atı korkuttuğu için Nikola’yı sorumlu tutmuşlardı. Ailesinin Nikola’ya davranışlarının onun psikolojisini etkilediği ve içine kapanık bir insan olmasının önünü açtığı düşünülür.

Nikola çocukken şiir yazmayı ve okumayı severdi. Müthiş bir hatırlama kabiliyetine sahipti; gördüğü, duyduğu ve okuduğu hiçbir şeyi unutmuyordu, özellikle görsel hafızası müthişti. Buluşlarına çok erken yaşta başlamıştı, daha 6 yaşındayken kendi su çarkını yapmıştı. Fakat gariplikleri olan bir çocuktu. Örneğin, kimsenin saçına dokunamıyordu ve yürürken adımlarını sayıyordu. Parlak cisimlere karşı çok büyük zaafı vardı. Ayrıca, her zaman yemeğinin kübik içeriğini hesaplıyor, bunu başaramazsa yemek yemeyi reddediyordu.

210
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yasin Kayalar
Yasin Kayalar
213.8K UP
1 gün önce
Şunu biliyoruz sen evrenin içinde Evren (sınırlı bir halde olsa da) senin içinde var olmadan gerçeklik deneyimi var olamaz. İkisinden birini tercih etmek zorunda değiliz, gerçek için ikisini de kabul etmek zorundayız. Bugüne kadar tartışmalar hep ikisinden birini seçenlerin arasında sürüp gitti. Oysa her ikisi de doğru olarak kabul edilmedikçe hep yanılgı devam edecektir. 
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
60.4K UP
İnceleyen 5 gün önce
Fakir Baykurt – Yarım Ekmek, yoksulluğu romantize etmeden, onu gündelik hayatın sessiz ama sürekli bir gerilimi olarak anlatan; toplumsal eşitsizliğin insan ruhunda bıraktığı izleri sade ama sarsıcı bir dille görünür kılan bir kitaptır. Baykurt bu eserde büyük olaylardan çok küçük eksikliklerin –yarım kalan bir ekmek, tamamlanamayan bir hayat– etrafında örülen bir gerçekliği merkezine alır.

Kitabın temel izleği, yoksulluğun yalnızca maddi bir yetersizlik değil, insanın onurunu, ilişkilerini ve hayallerini aşındıran yapısal bir sorun olduğudur. “Yarım ekmek” metaforu, hayatta kalmaya yeten ama insanı doyurmayan bir düzeni simgeler. Karakterler aç değildir; fakat hiçbir zaman tam da doymamışlardır. Bu arada kalmışlık hâli, Baykurt’un toplumcu gerçekçi edebiyatının en güçlü yanlarından biridir.

Fakir Baykurt’un anlatımı didaktik olmaktan bilinçli biçimde kaçınır. Yoksulluğu anlatırken ajitasyona başvurmaz; sistemin adaletsizliğini karakterlerin sessiz kabullenişleri, küçük isyanları ve iç kırılmaları üzerinden gösterir. Bu yönüyle Yarım Ekmek, yoksulluğu bir “kader” olarak değil, normalleştirilmiş bir eşitsizlik olarak ele alır. Okuyucuya sürekli şu soruyu sordurur: Bir toplumda bazı insanlar neden hep yarım yaşar?

Eserde dikkat çeken bir diğer tema, alışılmış yoksulluğun yarattığı duyarsızlıktır. Karakterler, yoksunluğa öylesine alışmıştır ki, eksikliği artık sorgulamaz hale gelmişlerdir. Bu psikolojik boyut, Baykurt’un sadece sosyolojik değil, aynı zamanda derin bir insan gözlemcisi olduğunu da gösterir. Yoksulluk, yalnızca dış koşulların değil, iç dünyaların da bir parçası hâline gelmiştir.

Dil ve üslup açısından Baykurt, yalın ama güçlü bir gerçekçilik kurar. Köy edebiyatı geleneğinden beslenen anlatı, gündelik konuşma diliyle şekillenir; bu da metne hem sahicilik hem de duygusal yoğunluk kazandırır. Ancak bu dil, yerelliğe hapsolmaz; tam tersine, anlatılan yoksulluk deneyimi evrensel bir yankı üretir.

Sonuç olarak Yarım Ekmek, yoksulluğu büyük sloganlarla değil, küçük paylarla anlatan bir romandır. Fakir Baykurt, okuyucuyu acımaya değil, düşünmeye ve rahatsız olmaya çağırır. Bu kitap, toplumcu gerçekçi edebiyatın yalnızca geçmişin bir tanığı olmadığını; bugün hâlâ güncelliğini koruyan bir adalet ve eşitlik çağrısı olduğunu hatırlatır.
Kitap
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sonya Demirboğa
Sonya Demirboğa
71.4K UP
Üye 3 gün önce 6 Cevap
"Hiç kadın zihninde derinlik ya da kalbinde adalet olduğunu söyleyen, bunu doğrulayan bi kadın gördünüz mü? Kadınların en çok bizim tarafımızdan değil de, yine kadınlar tarafından küçümsendiği doğru değil mi?" Bu söz hakkındaki yorumlarınızı ve düşüncelerinizi merak ediyorum. Sizce doğruluk payı nedir?
1,189 görüntülenme
Friedrich Nietzsche'nin 'İyinin ve Kötünün Ötesinde' kitabında geçen kadınlarla ilgili bu söz hakkında ne düşünüyorsunuz?
Friedrich Nietzsche'nin 'İyinin ve Kötünün Ötesinde' kitabında geçen kadınlarla ilgili bu söz hakkında ne düşünüyorsunuz?
Cevap Ver 1,000 UP
11
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Evrim Ağacı'na Destek Ol
İlanPsikolojik Yardım ve Terapi
Dilan Kavak
Dilan Kavak
20.3K UP
İlanı Ekleyen 3 gün önce Çevrimiçi₺750,00 - ₺850,0012 Aralık
Psikolojik danışmanlık
12 Aralık 2025 00:07 tarihinden 10 Ocak 2026 12:08 tarihine kadar.

Merhaba, ben Psikolog Dilan Kavak. Atılım Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden 2023 yılında onur öğrencisi olarak mezun oldum. Eğitim hayatım boyunca birçok seminer ve sempozyuma katıldım. Ayrıca stajımı The American Psychology Neuropsychology Center'da gerçekleştirdim. Staj sürecimde, oyun terapisi ve MOXO dikkat testlerinde gözlemci olarak yer aldım ve birçok farklı testin değerlendirilmesinde görev aldım. 

Bunların dışında, Marmara Psikoloji - Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) eğitimini almış ve Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri (MMPI) testinin uygulayıcı eğitimini tamamladım. Ayrıca, Bambu eğitimde sınav kaygısı yaşayan öğrencilere gönüllü olarak danışmanlık hizmeti verdim.

Detaylı özgeçmişim için benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlgilendiğim alanlar;
 

ergen ve yetişkin psikolojisi (14 yaş ve üzeri)

depresyon

kaygı bozuklukları (sosyal kaygı, sınav kaygısı, fobiler vb.)

ilişki ve özgüven sorunları.

Devamını Göster
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close