Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Alev Kıratlı
Alev Kıratlı
23.2K UP
Çeviren 5 gün önce 5 dk.

Görüntülü görüşmelerdeki canlı konuşma çevirilerinden TikTok'taki otomatik dublajlara kadar, dil engellerini ortadan kaldıran teknoloji artık hayatımızın tam içinde yer alıyor. Yapay zekâ destekli gerçek zamanlı çeviri, günümüzde günlük yaşamımızın ayrılmaz bir parçası hâline geldi.

OpenAI, Meta, Google ve diğer pek çok şirketin sunduğu araçlar, onlarca dil arasında neredeyse anında çeviri imkânı sunuyor ve bu sistemler her geçen gün gelişmeye devam ediyor.

15
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Alev Kıratlı
Alev Kıratlı
23.2K UP
Çeviren 2 gün önce 4 dk.

Buğday, pirinç ve mısır gibi tohumlar; küresel gıda arzının merkezinde yer alır. Dünya çapında tüketilen günlük kalorinin büyük bir kısmını sağlarlar. Ancak bu önemlerine rağmen bilim insanları, bu tohumların büyümesini ve besinleri taşımasını sağlayan temel biyolojik süreçlerin birçoğunu henüz tam olarak anlayabilmiş değiller. Ayrıca tohumların, tarımsal ürünlerin direncini belirleyen özellikleri nasıl geliştirdiği de tam olarak bilinmiyor.

Tarımı tehdit eden dalgalı çevresel koşullar ve diğer stres faktörleri göz önüne alındığında sıcağa ve kuraklığa daha iyi dayanabilen tarım ürünleri geliştirmemiz gerekiyor. Değişen toprak koşullarına uyum sağlayabilen, daha dayanıklı ekinlere olan ihtiyaç her geçen gün artıyor. Bu hedefe ulaşmak isteyen araştırmacılar, tohum gelişiminin ardında yatan gizli biyolojiyi anlamaya giderek daha fazla odaklanıyorlar.

4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
İrem Kaplan
İrem Kaplan
206.2K UP
Gözlemi Yapan 5 gün önce Türkiye, Antalya
Gözlem Tarihi: 9 Mayıs 2026 (Larva için)

Habitat: İğne yapraklı kızılçam (Pinus brutia) orman tabanı.

Uçuş Dönemi Notu: Ergin uçuş dönemi Haziran - Ağustos ayları arasıdır. Mayıs ayındaki saha kaydı sadece larva evresini kapsamaktadır; ekteki ergin görseli karşılaştırma amaçlı geçmiş bir gözleme aittir.

Saha Gözlem Notu ve Açıklama
"Bu kayıt, aynı türe (Dendrolimus pini) ait iki farklı zaman dilimindeki morfolojik evreleri bir araya getiren bir 'yaşam döngüsü' verisidir.

Ana gözlemimiz 9 Mayıs tarihinde Antalya lokasyonunda yapılmıştır ve bu tarihte türün larva (tırtıl) evresi canlı olarak kaydedilmiştir. Yan tarafta paylaşılan ergin (güve) birey görseli ise, bu gözleme ait olmayıp, türün ergin morfolojisini ve uçuş dönemini doğrulamak amacıyla arşivimden eklediğim daha önceki bir gözlem kaydına aittir. Dendrolimus pini erginlerinin Akdeniz popülasyonlarında uçuş zamanı Haziran’dan Ağustos’a kadar sürer; dolayısıyla Mayıs ayında sahada ergin bireyle değil, pupa (koza) evresine geçmeye hazırlanan olgun larvayla karşılaşılması türün fenolojisiyle tamamen uyumludur."

Türlerin Kısa Morfolojik ve Gözlem Detayları
Larva (Tırtıl) Gözlemi
Morfoloji: Mayıs ayında fotoğraflanan larva, gelişiminin son evrelerine gelmiş olgun bir bireydir. Gövde üzerinde dikey hat boyunca uzanan kesikli beyaz lekeler ve lateral (yan) kısımlardaki yoğun, gri-kahverengi tüylü (setae) yapı en belirgin karakteridir. Bu tüyler predatörlere karşı mekanik koruma sağlar.

Gözlem Notu: Larva, beslendiği kızılçam ağacının tacından inerek orman tabanındaki taşlık ve odunsu döküntüler arasında, koza örmek için korunaklı bir mikro-habitat ararken (aktif halde) tespit edilmiştir.

Ergin (Güve) Gözlemi (Geçmiş Tarihli Kayıt)
Morfoloji: Lasiocampidae familyasına özgü heybetli ve tüylü bir vücut yapısına sahiptir. Ön kanatların tam ortasında yer alan kontrast, net beyaz renkli minik discal leke (nokta) türün en tipik morfolojik imzasıdır. Kanat genelindeki kahverengi, gri ve kızıl dalgalı bantlar çam kabuğuyla kusursuz bir mimesis (kamuflaj) sağlar.

Gözlem Notu: Gececil (nocturnal) bir tür olan ergin birey, uçuş dönemi içerisinde (Haziran-Ağustos) gündüz saatlerinde predatör baskısını azaltmak amacıyla bir çam gövdesinde tamamen hareketsiz ve pasif halde dinlenirken fotoğraflanmıştır.
2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
639.2K UP
5 gün önce
SpaceX, bu Salı günü (20 Mayıs) Starship'in yeni nesli olan V3'ü ilk kez fırlatmayı planlıyor. Saat 18:30 EDT'de Texas'taki Starbase tesisinden kalkış yapması beklenen bu uçuş, hem NASA'nın Ay programı hem de SpaceX'in yaklaşan halka arzı açısından kritik bir öneme sahip.
 
408 feet (yaklaşık 124 metre) yüksekliğiyle önceki versiyondan birkaç fit daha uzun olan Starship V3, Raptor 3 motorları, genişletilmiş yakıt tankı ve yeniden düzenlenmiş rehberlik sistemi gibi köklü güncellemeler içeriyor. Toplam itme gücü yaklaşık 8 milyon kilogramı aşıyor. Bu uçuşta Super Heavy güçlendiricisinin Körfez Meksika'daki deniz üssüne inmesi planlanırken üst kademe Ship, Hint Okyanusu'na çarpmadan önce 22 sahte Starlink uydusu fırlatacak ve kritik bir motor yeniden ateşleme denemesi yapacak.
 
Motor yeniden ateşleme deneyi özellikle önemli; çünkü Starship'in Ay görevlerinde Dünya yörüngesinde yakıt ikmali yapabilmesi için bu teknoloji gerekiyor. SpaceX bu manevrayı henüz gerçekleştirmedi.
 
Geçen yıl kontrol dışı yeniden giriş ve iki patlama yaşayan program, bu uçuşla rayına girmek istiyor. NASA'nın 2027'de planladığı Artemis III görevinde Starship'in Orion kapsülüyle alçak Dünya yörüngesinde buluşması gerekiyor; 2028'deki Artemis IV'te ise astronotları doğrudan Ay yüzeyine taşıması hedefleniyor. Zaman son derece kısıtlı.

Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
221.7K UP
İnceleyen 4 gün önce
Merhaba
İlk ise yıllarımda okuduğum bir kitaptı. Sergüzeşt, Türk Edebiyatına batı tarzını getiren yazarlardan Samipaşazade Sezai‘nin roman türündeki tek eseridir. 1888 yılında yayınlanan eser, realizm akımının etkisinde yazılmıştır ancak dönemin romantizm etkisini de barındırır.

Samipaşazade Sezai (1859–1936), Türk edebiyatında özellikle realist ve toplumsal yönü güçlü eserleriyle tanınan önemli bir yazar, diplomat ve devlet adamıdır. En çok, Osmanlı edebiyatının ilk gerçekçi sosyal romanlarından biri kabul edilen Sergüzeşt adlı eseriyle bilinir.

Sergüzeşt, ilk olarak 1887 yılında Kitapçı Arakel tarafından yayınlandı. Dönemin otoriter yönetiminin gölgesinde, Samipaşazade Sezai’nin otosansürü fark ediliyordu. Bu sansüre rağmen saray için yenilikçi ve dikkat edilmesi gereken bir yazar olarak mimlendi. Saray tarafından sıkı bir takibe alınmasının ardından, 1901 yılında Paris’e kaçtı ve Jön Türkler’e katıldı.(Jön Türkler, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde meşrutiyet rejimini yeniden getirmek ve devleti dağılmaktan kurtarmak amacıyla örgütlenen muhalif aydın, asker ve bürokratlardan oluşan siyasi bir harekettir.)

Roman, edebiyatımızdaki romantizmden realizme geçiş döneminin sembol eseri olarak kabul edilmektedir. Edebi yönünün dışında, ele aldığı konu itibariyle de dönemi için yenilikçi ve dikkat çekici bir eserdir. Dilber isimli esir bir kızın yaşam hikayesi üzerinden, Osmanlı toplumundaki esir ticaretini yansıtır. 19. yüzyılda halen sürmekte olan bu ticaretin, bireylerde ve toplumda yol açtığı yıkıma dikkat çeker. Roman, Batum’dan gelen ve Tophane’ye yanaşan bir vapurdaki esirlerden bazılarının, sandallarda bekleyen esirciler tarafından satın alınmalarını anlatarak başlar. Hacı Ömer isimli bir esirci, ticaret yapmak üzere ikisi on altı on yedi yaşlarında, üçüncüsü ise dokuz yaşında üç esir alır. Oldukça zayıf olan bu küçük kıza, satıldığı ilk evde Dilber adı verilir. Oldukça zalim bir hanıma hizmet eden Dilber, küçük yaşına rağmen büyük eziyetlerle karşılaşır. Sonunda bir gece dayanamayarak kaçar ancak bu onun kurtuluşu değildir. Dilber’in İstanbul’dan Mısır’a uzanan esirlik macerasının yalnızca başlangıcıdır. Yazar, romanda sadece Dilber’in yaşamını değil, zaman zaman onun karşılaştığı kişileri de okuyucuya aktarır.

Sergüzeşt, benim için sadece eski bir edebiyat metni olmadı insanın içini burkan, zaman geçse de bazı acıların değişmediğini hissettiren bir roman. Kitabı okurken insan bir yandan “Ne kadar eski bir hikaye” diye düşünüyor, bir yandan da şaşırtıcı şekilde bugüne benzeyen duygularla karşılaşıyor: güçsüzlük, yalnızlık, ait olamama ve özgürlük özlemi. Özellikle Dilber’in hikayesi insanın içine sessiz bir hüzün bırakıyor.

Kişisel olarak kitabı okurken beni en çok etkileyen şey, Dilber’in yalnızca bir karakter gibi değil, gerçekten yaşamış bir insan gibi hissettirmesiydi. Küçük yaşta Kafkasya’dan koparılıp köle olarak satılan bir çocuğun, sevgiye ve aidiyete duyduğu ihtiyaç o kadar gerçek anlatılıyor ki bazen insan kitabı bırakıp düşünmek istiyor: Bir insanın hayatı, doğduğu yer ve içine düştüğü şartlar yüzünden ne kadar değişebilir? En acısı da Dilber’in çoğu zaman kendi hayatı üzerinde söz hakkının olmaması. Sezai burada yalnızca bir aşk hikayesi anlatmıyor; insanın insan üzerindeki tahakkümünü, sınıf ayrımını ve kadınların toplumdaki kırılgan yerini de gösteriyor.

Bana göre kitabın en güçlü yanı, okuru büyük olaylarla değil küçük kırgınlıklarla etkilemesi. Çünkü bazen bir insanın sessizce üzülmesi, bağırıp çağırmasından daha ağır gelir. En acısı bu değil mi zaten.Hangimiz zaman zaman bu duyguları hissetmiyor ki? Dilber’in yaşadığı yalnızlık da tam olarak böyle bir şey. Okurken insan ister istemez “Bir insan biraz sevgi görseydi hayatı değişir miydi?” diye düşünüyor.

Şunu da itiraf etmem lazım lise yıllarımda ilk okumamda toplumsal gerçekliğini anlayamadığım ve kavrayamadığım bir kitaptı. Yetişkinlik dönemimde okuduğumda derinliğini anladığım bir bir eser oldu.
Kitap insana şu duyguyu bırakıyor. İnsan yalnızca zincirlerle değil, toplumun kurallarıyla da esir olabilir. Sergüzeşt, eski bir roman olmasına rağmen özgürlük, insan onuru ve merhamet üzerine bugün bile düşündüren güçlü bir eser. Bitirdiğimde içimde kalan duygu bir hüzündü ve daha fazlası...
Kitap
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
9
4 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 2 gün önce 6:16
Kelebekler, her gördüğümüzde içimizi kıpır kıpır eden başkalaşım (metamorfoz) olayının muhteşem ürünleridir. Doğa yürüyüşlerinde gözlerimiz her yerde...
6
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
206.2K UP
Türü Ekleyen 5 gün önce
Anthemis rosea, Asteraceae familyası içerisinde yer alan, Akdeniz iklim kuşağına uyum sağlamış otsu bir bitki türüdür. Özellikle pembe tonlara çalan çiçek yapısıyla diğer Anthemis türlerinden ayrılır ve bu özelliği nedeniyle halk arasında “gül papatya” olarak adlandırılır.

Bu tür, genellikle kurak ve yarı kurak habitatlarda, taşlık alanlarda ve bozkır ekosistemlerinde gelişim gösterir. Akdeniz yaz kuraklığına uyum sağlamış olması, onu düşük su potansiyeline sahip topraklarda dahi yaşayabilen dayanıklı bir bitki haline getirir. Kısa yaşam döngüsü içinde hızlı çiçeklenme ve tohum üretimi, türün çevresel stres koşullarında sürekliliğini sağlar.

Morfolojik olarak ince parçalı yapraklara ve dallanmış otsu gövdeye sahiptir. Çiçek yapısı kapitulum formundadır ve merkezde tüpsü çiçekler, çevrede ise ligulat çiçekçikler bulunur. Pembe tonların yoğunluğu, genetik varyasyon ve çevresel faktörlere bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Bu nedenle bazı popülasyonlarda daha soluk, bazı popülasyonlarda ise daha belirgin renklenme gözlemlenebilir.

Ekolojik açıdan Anthemis rosea, bulunduğu habitatlarda önemli bir polinatör bitkisidir. Arılar, kelebekler ve diğer nektar tüketen böcekler için besin kaynağı sağlar. Bu etkileşim, hem türün üreme başarısını hem de yerel ekosistemlerdeki biyolojik çeşitliliği destekler.

Taksonomik olarak Anthemis cinsi içerisinde yer alan bu tür, Akdeniz havzasındaki floristik çeşitlenmenin bir parçasıdır. Tür içi varyasyonlar zaman zaman alt tür veya popülasyon düzeyinde ayrımlara yol açabilmektedir.

Anthemis rosea, yalnızca bir kır çiçeği değil;
Akdeniz ekosistemlerinde kuraklığa adaptasyon, polinasyon ilişkileri ve bitkisel çeşitliliğin zarif bir temsilcisi olan önemli bir otsu türdür.
2
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Öne Çıkan İnceleme
Sabri Küsüroğlu
İnceleyen10 28 Ağustos 2024
İnsan zihni, belki de evrenin en büyük gizemlerinden biri. Yüzyıllardır bilim insanları, filozoflar ve sanatçılar, zihnin nasıl çalıştığını, bilincin ne olduğunu ve bu karmaşık yapının nasıl oluştuğunu anlamaya çalışıyor. Ancak tüm bu çabalar, genellikle bir bulmaca gibi, her çözümle daha fazla soru doğuruyor. V. S. Ramachandran'ın Beyindeki Hayaletler adlı kitabı, bu gizemi bir nebze olsun aydınlatma arzusuyla kaleme alınmış ve insan zihninin en derin köşelerine cesur bir yolculuk yapıyor.

Ramachandran, sinirbilimin Sherlock Holmes’u olarak anılıyor ve bu unvanı sonuna kadar hak ediyor. Kitap boyunca, okuyucuyu birbirinden ilginç nörolojik vakalarla tanıştırıyor ve bu vakalar üzerinden, beyin ile zihin arasındaki o ince, ama bir o kadar da karmaşık bağı çözümlemeye çalışıyor. Hayalet uzuv sendromu, beden algısı ve benliğin doğası gibi konular, Ramachandran'ın ustalıkla ele aldığı ve büyük bir titizlikle incelediği alanlar arasında yer alıyor.

Kitabın her sayfasında, insan zihninin karmaşıklığı ve bir o kadar da kırılgan yapısı gözler önüne seriliyor. Ramachandran, sadece beyni değil, aynı zamanda insan olmanın ne anlama geldiğini de sorguluyor. "Ben kimim? Zihnim gerçekten sadece beynimdeki sinir hücrelerinden mi ibaret? Özgür irade diye bir şey var mı?" gibi sorular, kitabın ana eksenini oluşturuyor ve okuyucuya, beynin kendisini anlama çabasının ne denli büyüleyici olduğunu gösteriyor.

Ramachandran, nörolojik bozuklukları sadece birer hastalık olarak değil, aynı zamanda insan zihnini anlama yolunda ipuçları sunan değerli birer anahtar olarak görüyor. Bu bağlamda, nöroloji hastalarının yaşam öyküleri, sadece bireysel trajediler değil, aynı zamanda insan doğasına dair derinlemesine birer inceleme fırsatı sunuyor.

Beynin, başka beyinleri ve kendi varlığını anlamak için verdiği mücadele, kitabın belki de en can alıcı noktası. Ramachandran'ın şu sözleri bu durumu özetler nitelikte: "Beyin, kendi varlığıyla ilgili sorular sormaya başladığında, işte o zaman gerçek bir mucizeyle karşı karşıyayız." Bu ifade, kitabın genel tonunu ve insan zihninin keşfedilmemiş derinliklerine yapılan bu heyecan verici yolculuğu en iyi şekilde yansıtıyor.

Ramachandran'ın Beyindeki Hayaletler kitabı, hem bilimsel bilgi arayışındaki okuyuculara hem de insan zihninin sırlarına merak duyan herkese hitap ediyor. Kitabı okurken, bir yandan beynin ne denli karmaşık ve etkileyici bir organ olduğunu keşfederken, diğer yandan da insan olmanın anlamını yeniden sorgulamaya başlayacaksınız. Sonuç olarak, bu kitap, insan doğası ve zihnine dair birçok yönü aydınlatan, büyüleyici ve düşündürücü bir eser olarak karşımıza çıkıyor.
9.8/10
(8 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Phantoms in the Brain: Human Nature and the Architecture of the Mind
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
Bu inceleme Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Asya Çelik
Üye 1 gün önce
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
İnceleme
Batuhan Öztürk
Batuhan Öztürk
51.6K UP
İnceleyen10 19 saat önce
Kitapta altını çizdiğim pek çok yer var ve pek çok hayvan grubunun (balinalar, insanlar, kılıç dişli kediler, vb.) evrimsel tarihi ile geçmiş formları hakkında bilgi veriyor. Üstelik kitap son bölümlerinde paleoantropolojiye değiniyor. Akademik bir ders kitabı değil, popüler bilim kitabıdır. Bu kitabı okumadan önce aynı yazarın eseri olan ''Dinozorların Yükselişi ve Çöküşü'' kitabını okumanızı öneririm.
10.0/10
(2 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Rise and Reign of the Mammals: A New History, from the Shadow of the Dinosaurs to Us
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Psikoloji konusunda geliştirebilirsin.

Söz
Sümeyye ¿
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
Köye bakan mezarlıkta tek başımaydım, ta ki gebe bir kadın gelene kadar.O ceset taşıyıcısına yakından bakmak zorunda kalmayayım, şişkin bir karın ile dümdüz olmuş mezarlar arasındaki, yalancı bir vaat ile her vaadin sonu arasındaki karşıtlığa kafamı takmayayım diye hemen çıktım oradan.
Kaynak: Doğmuş Olmanın Sakıncası Üstüne
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bilim ve bilimseverler sıkıcı değildir! Evrim Ağacı Etkinlik Platformu'nu kullanarak bulunduğun şehirde veya internet üzerinde toplantılar, etkinlikler, buluşmalar düzenleyebilir, diğerlerinin düzenlediği etkinliklere katılabilirsin. Ayrıca eğer bilimle ilgili bir iş, staj, burs veya eğitim arıyorsan veya bu pozisyonları dolduracak bilimseverler, bilim insanları ve öğrenciler arıyorsan, Evrim Ağacı İlan Platformu'nu kullanarak Türkiye'deki ve Dünya'nın her yanındaki bilimseverlerin oluşturduğu ağa katılabilir, bu ağa güç katabilirsin!

Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Cehalet, korkunun anasıdır."
Herman Melville
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)