Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Uyarlayan 19 Eylül 2021 11 dk.

Bilim nedir? Hiç düşündünüz mü, "bilimsel yöntem" derken kastettiğimiz şey aslında ne? Bu yazıda oturup size bunun resmî tanımı üzerinden giderek, "Efendim işte bir gözlem yaparız, oradan yola çıkarak bir hipotez geliştiririz, onu test ederiz, yanlışlayabilirsek hipotezi terk eder veya değiştiririz." gibi şeyler anlatmayacağız. Bunlar, bilimin kağıt üzerinde nasıl işlediğidir. Bilimin kalbinde ne var? Cevap çok basit: Kandırılmamak. Öyle eş dost tarafından kandırılmamak da değil; doğa tarafından kandırılmamak. Kendimiz tarafından kandırılmamak. Richard Feynman bunu çok güzel bir şekilde ifade etmişti:

Yani "bilimsel metot" dediğimiz şey, Neil deGrasse Tyson'ın ifadesiyle şöyle özetlenebilir:

115
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
130.1K UP
İnceleyen 4 gün önce
Sefiller’i okurken insanın içi hem ağırlaşıyor hem de garip bir umutla doluyor. Çünkü bu kitap, dünyanın ne kadar acımasız olabildiğini gösterirken, insanın içindeki iyiliğin de kolay kolay yok olmadığını söylüyor. Jean Valjean’ı tanıdıkça şunu hissediyorsun: İnsan bazen bir suçtan değil, hayattan ceza alıyor.

Jean Valjean’ın dönüşümü bir mucize gibi değil; küçük ama etkili bir iyilikle başlıyor. Birinin ona güvenmesi, “sen hâlâ iyi birisin” demesi bütün hayatını değiştiriyor. Ve bu çok tanıdık geliyor, çünkü çoğumuzun ihtiyacı olan şey de tam olarak bu.

Javert ise kitabın en sert tarafı. Kuralların arkasına saklanan, merhameti zayıflık sanan biri. Onu okurken kızıyorsun ama bir yandan da düşünüyorsun: Adalet gerçekten sadece kanunlardan mı ibaret?

Fantine, Cosette, Gavroche… Hepsi ayrı ayrı içini acıtıyor. Hugo’nun derdi sadece hikâye anlatmak değil; sana dönüp “bak, bunlar da insan” demek.

Sefiller bitince şunu fark ediyorsun: Dünya adil olmayabilir ama iyi olmak hâlâ bir seçim. Ve belki de en zor ama en değerli olanı bu.
9.6/10
(25 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi CCL (250) - Fransızca Aslından Çeviren: Volkan Yalçıntoklu
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ebrar Özgen Arslan
Aktaran 23 Haziran 3 dk.

James Webb Uzay Teleskobu sayesinde araştırmacılar "anormal", "kaotik" ve "garip" olarak tasvir edilen 14 Herculis gezegen sistemine daha yakından bir bakış atabildi. Dünya’dan 60 ışık yılı uzakta bulunan 14 Herculis yıldızının yörüngesinde yer alan 14 Herculis c gezegeni Webb’in NIRCam’i ile başarıyla gözlemlendi. Keşfedilen yaklaşık 6 bin dış gezegenin yalnızca bir kısmı doğrudan görüntülenirken bu gezegenlerin pek çoğunun sıcaklıkları yüzlerce hatta binlerce Fahrenheit değerindeydi. 14 Herculis c ise bu dış gezegenlere kıyasla çok daha soğuk ve bugüne kadar görüntülenen en soğuk gezegenlerden biri. Ulaşılan yeni verilere göre bu gezegen -3 °C sıcaklığında ve Jüpiter’in 7 katı büyüklükte. Johns Hopkins Üniversitesi'nde lisansüstü öğrencisi William Balmer 14 Herculis c hakkında şöyle söylüyor:

Çeşitli gözlemevleri tarafından detaylıca incelenen 14 Herculis c astrofizik camiasında alışılmadık bir gezegen sistemi biçimine işaret ediyor. Merkez yıldızı olan 14 Herculis yörüngesinde 14 Herculis c ile birlikte 14 Herculis b de bulunuyor. Alışılmadık olan ise bu gezegenlerin yıldızları çevresinde aynı düzlemde ilerlememesi, gezegenlerin yörüngeleri ana yıldızı merkezde bırakacak şekilde bir X şekli oluşturarak birbirlerini kesiyor. Yanı 14 Herculis b ve 14 Herculis c gezegenleri birbirlerine 40 derecelik bir açıyla eğimli yörüngelerinde ana yıldızın etrafını dolanırken birbirlerini bazen çekerken bazen de itiyorlar.

76
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Fatih Birinci
Fatih Birinci
400.6K UP
Yazar 12 Ekim 2024 24 dk.

Masal sonlarında dendiği gibi, sonsuza dek mutlu mesut yaşamak mümkün mü? Bunu en çok sağlayabileceğini düşündüğümüz sıra dışı bir duruma bakalım: Piyangoda büyük ikramiyeyi kazandınız! Artık hiçbir sıkıntınızın kalmayacağını varsayabilirsiniz. Hayatınızın geri kalanında istediğinizi yer içer, istediğiniz yere gider, istediğiniz her şeyi alırdınız. Eh, bu durumda artık sürekli mutlu bir insan olurdunuz…

Bir de bu durumun duygusal olarak tam tersi bir şey düşünelim: Bir kaza sonucu bacaklarınız felç oluyor ve artık yürüyemeyeceğinizi öğrendiniz. Bu durumda, kalan hayatınızda sizi sürekli bir mutsuzluğun bekleyeceğini düşünebilirsiniz. Öyle ya, sadece bir hayatınız var ve dünyadaki sürenizin kalanında hayattan tat almanızı engelleyecek çok travmatik bir deneyim yaşadınız.

35
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Deniz Altan Uğur
Üye 2 gün önce Henüz cevap yok.
Bir popüler bilim kitabı yazıyorum da sizlerin de fikrini merak ettim
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikSeminer
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 4 hafta önce İstanbul₺250,0017 Ocak
Egzersiz Üzerine: Hareketin Evrimi ve Modern Hareketsizlik
17 Ocak 2026 14:00 tarihinden 17 Ocak 2026 17:00 tarihine kadar.

İlk insanların doğal olarak hareketli yaşam tarzından modern dünyanın uzun süreli oturmaya dayalı düzenine geçişi ele alınacaktır. Hareketsizliğin omurga, eklem ve kas sistemi üzerindeki etkileri; ağrı, fonksiyon kaybı ve postür bozuklukları gibi sonuçlar bilimsel veriler ışığında incelenecektir. M.Sc. Egzersiz Uzmanı Doğa Altıntaç’ın sunumuyla doğru egzersiz prensipleri, hareket kalıpları ve günlük yaşamda uygulanabilir çözümler üzerinde durulacaktır.

Tarih: 17 Ocak 2026, Cumartesi
Saat: 14.00 – 17.00
Yer: Vogs Coffee, Bahariye

Katılımcılar için temel amaç: vücut farkındalığı kazanmak, hareketsizliğin fizyolojik etkilerini anlamak ve bunlarla başa çıkmak için uygulanabilir, bilim temelli stratejiler edinmek.

Devamını Göster
19
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
EtkinlikSeminer
Evrim Ağacı İstanbul Topluluğu
Etkinliği Ekleyen 4 hafta önce İstanbul₺250,0017 Ocak
Egzersiz Üzerine: Hareketin Evrimi ve Modern Hareketsizlik
17 Ocak 2026 14:00 tarihinden 17 Ocak 2026 17:00 tarihine kadar.

İlk insanların doğal olarak hareketli yaşam tarzından modern dünyanın uzun süreli oturmaya dayalı düzenine geçişi ele alınacaktır. Hareketsizliğin omurga, eklem ve kas sistemi üzerindeki etkileri; ağrı, fonksiyon kaybı ve postür bozuklukları gibi sonuçlar bilimsel veriler ışığında incelenecektir. M.Sc. Egzersiz Uzmanı Doğa Altıntaç’ın sunumuyla doğru egzersiz prensipleri, hareket kalıpları ve günlük yaşamda uygulanabilir çözümler üzerinde durulacaktır.

Tarih: 17 Ocak 2026, Cumartesi
Saat: 14.00 – 17.00
Yer: Vogs Coffee, Bahariye

Katılımcılar için temel amaç: vücut farkındalığı kazanmak, hareketsizliğin fizyolojik etkilerini anlamak ve bunlarla başa çıkmak için uygulanabilir, bilim temelli stratejiler edinmek.

Devamını Göster
19
0 Yorum
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Tıp konusunda geliştirebilirsin.

Sibel Özkan
Sibel Özkan
172.4K UP
Uyarlayan 5 gün önce 10 dk.

Matematik felsefesi, kendi başına bir araştırma konusu olarak analitik felsefede önemli bir rol oynar. Matematiksel bilginin açıklanması epistemoloji açısından da önemlidir. Soyut kavramlara örnek verebileceğimiz sayılar, kümeler gibi matematiksel nesneler; zaman ve mekandan bağımsız ele alınır. Bu tür nesneler ontoloji ve metafizik konusu olarak kendilerine daha geniş bir düşünce çerçevesinde yer bulur.

Matematiksel Realizm ya da diğer adıyla Matematiksel Platonculuk, soyut matematiksel nesnelerin varlığının dilimizden, düşüncelerimizden ve uygulamalarımızdan bağımsız olduğu metafiziksel görüştür. Elektronların ve gezegenlerin bizden bağımsız olarak var olması gibi sayılar ve kümeler de bizden bağımsız olarak var olurlar. Ayrıca elektronlar ve gezegenler hakkındaki ifadelerin, ilgili oldukları nesneler ve bu nesnelerin bütünüyle nesnel özellikleri tarafından doğru ya da yanlış kılınması gibi, sayılar ve kümeler hakkındaki ifadeler de aynı şekilde doğru ya da yanlış kılınır. Bu nedenle matematiksel doğrular icat edilmez, keşfedilir.

11
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ahmet Berke Candan
Seslendiren 17 Eylül 2020 7:01
Geceleri yemek yemek aslında birçoğumuzun sahip olduğu kötü alışkanlıklardan. Bütün dünyada olduğu gibi Türk yemek kültüründe de yeri var. Ülkemizdeki...
26
Emre Odabaş
Emre Odabaş
96.9K UP
Yazar 4 gün önce 12 dk.

Fenoloji; bitkiler, hayvanlar ve diğer organizmaların mevsimsel döngülerini ve bu döngülerin çevresel faktörlerle olan ilişkilerini inceleyen bilim dalıdır. Bu disiplin; özellikle sıcaklık, ışık, yağış ve diğer iklimsel değişkenlerin organizmaların gelişim evreleri ve üreme biyolojileri üzerindeki etkilerini anlamak için kullanılır. Fenolojik olaylar arasında çiçek açma, yaprak dökme, meyve olgunlaşması, göç ve üreme dönemleri yer alır. Bu olayların sistematik izlenmesi, ekosistem dinamiklerinin ve iklim değişikliğinin biyolojik süreçler üzerindeki etkilerinin anlaşılmasını sağlar.[1]

Fenoloji çalışmaları, iklim değişikliğinin biyolojik zamanlamalar üzerindeki etkilerini ortaya koymak için kritik öneme sahiptir. Örneğin, küresel ısınma nedeniyle bazı bitki türlerinin çiçek açma dönemleri öne çekilmiş, bazı hayvan türlerinin göç zamanları değişmiştir. Bu tür değişikliklerin izlenmesi, ekolojik uyum mekanizmalarının ve biyoçeşitliliğin korunması için temel veri sağlar. Ayrıca tarım, ormancılık ve doğal kaynak yönetimi gibi uygulamalı alanlarda fenolojik gözlemler, üretim planlaması ve zararlı yönetimi için kullanılmaktadır.[2]

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cennet Kalkan
Cennet Kalkan
3,265 UP
Çeviren 15 Ağustos 2017 11 dk.

Dünya, insanlığın varlığı için gerekli olan besin, ilaç ve diğer altyapıyı sağlayan muhteşem bir çeşitliliğe ev sahipliği yapmaktadır. Peki, türler arasında sınırlı kaynaklar için olan yoğun rekabet göz önünde bulundurulduğunda, bu çeşitlilik nasıl korunmaktadır?

Çevrebilimciler, türlerin çevreleriyle nasıl etkileşimde bulunduğu konusundaki farklılıkların, daha üstün türlerin daha güçsüz olan rakiplerini geçtiklerinde oluşan kaçınılmaz biyolojik çeşitlilik kaybıyla başa çıktığını ortaya çıkarmışlardır.

53
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
İrem Kaplan
İrem Kaplan
187.3K UP
Türü Ekleyen 21 saat önce
Anguilliformes, uzun, silindirik ve yılanı andıran vücut yapılarıyla tanınan, çoğunluğu denizel ortamlarda yaşayan ışın yüzgeçli balıkları kapsayan bir balık takımıdır. Bu takım üyeleri genellikle dorsal, anal ve kaudal yüzgeçlerin birleştiği kesintisiz bir yüzgeç yapısına sahiptir ve göğüs yüzgeçleri indirgenmiş ya da tamamen kaybolmuştur. Bu morfolojik özellikler, dar kaya aralıkları, çamurlu zeminler ve resif oyukları gibi sınırlı alanlarda yüksek manevra kabiliyeti sağlar.

Yılan balıkları hem kıyısal hem de derin deniz ekosistemlerinde bulunabilir ve mercan resifleri, kumluk tabanlar, çamurlu zeminler ve açık okyanus ortamlarına uyum sağlamış türler içerir. Takım içerisindeki bazı gruplar tamamen denizel yaşam sürerken, bazıları (örneğin Anguilla cinsi) yaşam döngülerinin bir bölümünü tatlı sularda geçirir. Bu çeşitlilik, Anguilliformes’i ekolojik açıdan son derece geniş bir adaptasyon spektrumuna sahip bir takım hâline getirir.

Beslenme açısından çoğu yılan balığı etçildir ve balıklar, kabuklular, yumuşakçalar ve bentik omurgasızlarla beslenir. Gececil yaşam tarzı yaygındır ve koku alma duyuları oldukça gelişmiştir. Görme çoğu türde ikincil öneme sahiptir. Üreme stratejileri genellikle pelajik yumurtlama ve leptosefalus adı verilen şeffaf larva evresiyle karakterizedir; bu larval evre, balıklar arasında benzersiz bir gelişim aşaması sunar.

Anguilliformes takımı, deniz ekosistemlerinde hem avcı hem de av konumunda yer alarak trofik dengenin korunmasına katkı sağlar. Aynı zamanda müren balıkları (Muraenidae), konger yılan balıkları (Congridae) ve tatlı su yılan balıkları (Anguillidae) gibi morfolojik ve davranışsal açıdan oldukça farklı familyaları bünyesinde barındırmasıyla dikkat çeker. Bu yönüyle Anguilliformes, ışın yüzgeçli balıklar içinde evrimsel çeşitliliğin güçlü bir temsilcisidir.
1
Pedram Türkoğlu
Yazar 3 Nisan 2018 1 dk.

Hindistan'ın Mumbai şehrinde 30 cm'lik ve 1.9 kg'luk şimdiye kadarki en büyük beyin tümörü tespit edildi ve 7 saatlik bir operasyon ardından başarıyla çıkarıldı.

Operasyon sırasında hasta, tam 3,5 litre kan kaybettiği için 11 ünite kan gerekti. Tümörün %10'luk kısmı kafatası içinden oksipital loba baskı yaptığı için hastaya görme kayıpları yaşattı. Geriye kalan %90'lık kısım, kafatası (cranium) ile scalp (kafa derisi) arasında büyüyordu.

19
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sizden Gelenler
Sezai Berat Ünal
Üye
Gerçekten çok güzel işler çıkartıyorsunuz. Ümit ediyorum ki Evrim Ağacı sayesinde bugünün neslinin attığı bilim tohumları; gelecek neslin topraklarında filizlenir, büyür ve kök salarak asırları devirir. Nice bilim dolu yıllara!
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Çağrı Mert Bakırcı
PhD 30 Aralık 2023 Sen de Cevap Ver

Maddenin enerjiye, enerjinin de maddeye dönüşümü tipik olarak Einstein'ın meşhur formülüyle tarif edilir. Bu tarife göre enerji ve madde aynı şeylerdir ve birbirlerine dönüştürülebilirler. Örneğin 80 kilogramlık durgun bir insan kütlesinin tamamını enerjiye dönüştürecek olsak, yaklaşık 41 katrilyon joule enerji elde ederdik. Benzer şekilde, 41 katrilyon joule enerjiyi kayıpsız bir şekilde kütleye çevirecek olsak, 80 kilogram kütlemiz olurdu.

Ne var ki bunu (özellikle de enerjinin kütleye dönüşümünü) gündelik yaşamda pek görmüyoruz; çünkü bunların her ikisi de ekstrem koşullar gerektiren olaylar. Mesela saf kütlenin enerjiye dönüşümü anca atom bombası gibi olaylarda gözleyebildiğimiz şeyler. Enerjinin kütleye dönüşümü daha da nadir gözlenebilecek bir şey, çünkü etrafımızda süregelen olaylar sırasında harcanan veya dönüştürülen enerjinin kütle karşılığı, atom altı parçacıkların oluşması için bile yeterli değil.

Bunun sebebi, formülündeki o kısmının aşırı büyük bir sayı olmazı. Formülü düzenleyip, kütleden enerji elde etmek isteyecek olsanız elde ediyorsunuz. Yani elinizdeki enerji ne kadar büyük olsa da absürt bir sayıya bölünerek pratik olarak sıfıra iniyor.

Ama doğru şartlarda enerji pekâlâ maddeye dönüşebiliyor: Örneğin özellikle de yüksek enerji fiziğinde, enerjinin madde parçacıklarına dönüştüğünü gözleyebiliyoruz. Bu, genellikle yüksek enerjili çarpışmaların meydana geldiği parçacık hızlandırıcılarında gerçekleşiyor. Örneğin, parçacıklar yüksek hızlarda çarpıştığında, çarpışmanın kinetik enerjisi kütleye dönüştürülerek yeni parçacıklar yaratılabiliyor.

Sadece bu da değil: Enerjiden maddeye dönüşümün yaygın bir örneği parçacık çiftlerinin üretimi. Yeterli enerjiye sahip bir foton, çekirdek gibi ağır bir parçacıkla etkileşime girdiğinde, sahip olduğu enerji, elektron gibi madde ile pozitron gibi bir antimadde çiftine dönüşebiliyor. Bu olduğunda orijinal foton yok oluyor ve taşıdığı enerji, elektron ve pozitronun kütlesine ve kinetik enerjisine dönüşüyor.

Keza Evren'in ilk zamanlarında var olan ekstrem koşullar da madde ve enerji arasında rahat rahat ve bol miktarda dönüşüm olacak şekildeydi. Büyük Patlama'dan kısa bir süre sonra Evren, son derece sıcak ve yoğundu, bu da enerji ve çeşitli madde parçacıkları arasında sürekli bir dönüşüme izin veriyordu. Bu sırada enerji kütleye dönüştü.

Yani bu olası ve sürekli de bir yerlerde oluyor; ama bunları kolay kolay gözlemek pek olası değil. Doğru şartlar sağlandığındaysa gözlemek oldukça kolay.

148 görüntülenme
Bu cevabın içeriği ve doğruluğu, Evrim Ağacı editörleri tarafından kontrol edilmiş ve onaylanmıştır.
26
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close