Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Tolga Sazak
Tolga Sazak
3,335 UP
Çeviren 12 Ağustos 2017 12 dk.

Hayvan göçü, binlerce yıldır insanların ilgisini çekmektedir. Kıyı çamur çulluğunun Pasifik Okyanusu boyunca 9 günlük kesintisiz uçuşu gibi dayanıklılığın en şaşırtıcı girişimlerinden bazılarının uzak mesafe göçmenleri tarafından gerçekleştirilmesi bu ilginin geçerli bir sebebidir. 

Çoğu insan, göçü bir kuş sürüsünün üreme ve konaklama bölgeleri arasındaki mevsimsel hareketi olarak düşünür. Aslında, kuş göçü muhtemelen halk arasında en çok ilgi çeken biyolojik fenomendir ve ayrıca biyolojideki yerleşik bilimsel araştırma yöntemleri arasında en eski geçmişe sahip dallardan biridir (Berthold 2001). Fakat hayvan göçünün doğu batı arasındaki yolculuklar, kara ve okyanus içeren karmaşık gidiş dönüşler, okyanus ve göllerin su kolonları boyunca gerçekleştirilen düşey hareketler ve inişli çıkışlı yüksek dağ yolculukları gibi daha başka birçok şekli vardır (Hoare 2009). Göçü diğer hareket biçimlerinden ayıran şey, göçün tipik olarak bir tür yaşam alanından diğerine geçişi içermesidir (Aidley 1981).

67
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 6 Ekim 2011 30 dk.

Körelmiş organlar (vestigial organs, vestigials) ya da Körelmiş yapılar (vestigial structures) temel olarak Evrimsel süreçte değişen çevre koşullarından ötürü eskiden yapmakta oldukları işlerin yapılmamasıyla birlikte bir organın evrim ekonomisi dahilinde giderek körelmesi, işlevsizleşmesi ve nihayetinde yok olmasıdır. Bu tanım biraz üzeri kapalı olsa da, adım adım yazımızda önemli noktalarını açarak sizleri bilgilendireceğiz.

Bildiğiniz gibi evrim, doğa şartlarına bağlı olarak işleyen bir süreçtir. Doğa şartları ise, katrilyonlarca parametrenin etkisi altında sürekli, an be an değişirler, küçük ya da büyük miktarlarda. İşte bu değişimler, canlıların doğada hayatta kalma ve üreme başarılarını birebir etkilerler. Her türün bireyleri, bireysel olarak birbirlerinden farklıdırlar. Buna, genetik farklılıklar sebep olabileceği gibi, çevrenin de etkisi sebep olabilir. Bunun en güzel örneği, farklı ailelerde büyüyen ama genetik olarak tıpatıp aynı olan tek yumurta ikizlerinin arasında fiziksel ve davranışsal pek çok fark olmasıdır. İşte bu tür içi bireysel farklılıklar (ki bunların sayısı da katrilyonlarla ifade edilebilir), sayısız çevresel etmene karşı bir nevi sınav içerisindedirler. Bu sınavda çevre şartlarına en uyumlu olanlar daha kolay hayatta kalır ve daha kolay/çok üreyebilirler. Böylece kendilerini bu şartlara karşı güçlü kılan genleri ve dolayısıyla bu genlerin etkilerini yavrularına aktarabilirler. Bunun sonucunda da, nesiller sonunda, çevre şartları tamamen değişmediği müddetçe, o şartlara daha önceki nesillerden çok daha uyumlu türler evrimleşir.

207
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Aktaran 23 Ağustos 2024 4 dk.

Küresel iklim eylemi için etkili adımlar atmanın aciliyeti giderek artarken, "türünün ilk örneği" olan bir analiz, dünya çapında gezegenimizi ısıtan kirliliği dizginlemede en etkili olan politikaları belirledi ve bazı şaşırtıcı sonuçlar ortaya koydu.

Avrupa'daki çeşitli iklim kurumlarından araştırmacılar, Science dergisinde yayınlanan bir çalışmada son yirmi yılda 41 ülkedeki 1.500 iklim politikasının etkinliğini analiz etti.[1]

11
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
155.5K UP
İnceleyen 5 gün önce
Braudel’i okumak biraz sabır ister, dürüst olayım. Maddi Uygarlık – Dünyanın Zamanı öyle bir roman gibi akıp gitmez. Ama bir noktadan sonra insanı içine çeken tuhaf bir büyüsü vardır. Çünkü Braudel sana tek tek olayları değil, zamanın kendisini anlatır.

Onun en çarpıcı fikri şudur. Tarih sadece kralların, savaşların, devrimlerin tarihi değildir. Asıl tarih, insanların gündelik hayatında, mutfakta kaynayan çorbada, kullanılan kumaşta, fiyatı yavaş yavaş artan buğdayda gizlidir. Braudel bunu “uzun süre” (longue durée) kavramıyla açıklar. Yani yüzeyde fırtınalar koparken, dipte ağır ağır akan bir akıntı vardır.

Şöyle demiştir. “Uygarlıklar, yüzeydeki olayların altında, ağır ve yavaş akan bir zamana dayanır.”
Bu cümle kitabın kalbi gibi. Çünkü Braudel’in derdi şu: Biz hep dramatik anlara bakıyoruz ama asıl belirleyici olan, yüzyıllarca değişmeden süren ekonomik ve toplumsal yapılardır.

Kitap üç katmanlı bir dünya çizer ve en altta gündelik hayat (ekmek, ev, alışkanlıklar), ortada piyasa ekonomisi, en üstte ise kapitalizm. Braudel çok net bir ayrım yapar. Kapitalizm serbest piyasa romantizmi değildir. Tam tersine, güçlülerin ayrıcalıklı alanıdır. Büyük tüccarlar, finans çevreleri, devletle iç içe geçmiş çıkar ağları. Kapitalizm çoğu zaman “serbestlik” değil, imtiyaz üretir.


“Kapitalizm, pazar ekonomisinin en üst katında, ayrıcalıklı bir alanda yaşar.” Bu cümle insanı sarsıyor. Çünkü modern dünyada kapitalizmi çoğu zaman doğal ve kaçınılmaz bir süreç gibi düşünmeye alışmışız. Braudel ise bunun tarihsel, katmanlı ve güç ilişkileriyle örülü bir yapı olduğunu gösteriyor.

Ben bu kitabı okurken şunu hissettim. Zaman sandığımızdan çok daha ağır ilerliyor. Devrimler bir gecede olmuyor; yüzyılların birikimiyle oluyor. Bugünkü dünya da bir anda ortaya çıkmadı. 15. ile 18. yüzyıl arasındaki ticaret ağları, liman kentleri, para akışları bugünün küreselleşmesinin temellerini attı.

Braudel’i özel yapan şey ise O dramatik anlatmaz. Heyecanlı bir tarihçi değildir. Ama derin anlatır. Sayfalarca tahıl fiyatı, deniz ticareti, nüfus hareketi okursun. Sonra bir anda fark edersin ki aslında insanlığın kaderini okuyorsun. Belki de en etkileyici tarafı şu düşüncedir. Biz olayların içinde yaşıyoruz ama olaylar her zaman tarihi belirlemiyor. Asıl belirleyen, yavaş, inatçı, görünmez yapılar.

Maddi Uygarlık – Dünyanın Zamanı bana hep şunu düşündürdü. Biz bugün kendimizi çağımızın merkezinde sanıyoruz. Oysa Braudel’in gözünden bakınca, hepimiz uzun bir zaman nehrinin küçük dalgalarıyız sadece. Ve o nehir, biz fark etsek de etmesek de ağır ağır akmaya devam ediyor.
Puan Ver
Orjinal Adı : Civilisation matérielle, économie et capitalisme, XVe–XVIIIe siècle
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nadir Kerem Dağ
Çeviren 2 gün önce 2 dk.

Araştırmacılar, 15 Ocak'ta Cell Communication and Signaling dergisinde yayınladıkları bir çalışmada, farelerde ağızda bulunan bir bakterinin mevcut tümörlerin boyutunu şişirebildiğini ve hatta kanser öncesi oluşumların ortaya çıkmasını tetikleyebildiğini bildiriyor.

Çalışma, ağızdaki zararlı bakterilerin kana karışarak meme dokusuna ulaşabildiğini ve burada sağlıklı hücrelere ciddi zarar verebildiğini ortaya koyuyor. Daha önceki çalışmalar ağız hastalıkları ile meme kanseri arasında bağlantılar ortaya koymuştu ancak Johns Hopkins Tıp Fakültesi'nde onkoloji araştırmacısı olan Dipali Sharma, "Şimdi doğrudan bir bağlantımız var," diyor.

5
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Emircan Direbol
Emircan Direbol
103.7K UP
5 gün önce
Evrim Ağacı Keşif listesinde "Bir ay içinde 10 kitap oku" görevini tamamlamayı başardım! Sana bu görev konusunda yardım etmemi istersen veya bir sonraki keşfi benimle yapmak istersen yorumlara yaz!
54 görüntülenme
İş birliği teklif et! Emircan Direbol'un Keşif Listesi
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yasin Kayalar
Yasin Kayalar
214.5K UP
Bilim ve felsefe okuru 27 Nisan 2022 Sen de Cevap Ver

Eğer bir çocuğa tecavüzün kabul edilmezliğine sonradan toplumun yararı için çıkmış bir durum derseniz, bunu işlevsellik ve toplumsal yarar gibi gerekçelerle açıklamaya çalışırsanız çocuğa tecavüzün örneğin üreme için faydalı olduğu durumları ahlaksızlık olarak nitelendiremez ve savunamazsınız. Böyle bir toplumsal faydacı ahlak anlayışının hiç bir ahlaki temeli gerçekte yoktur. Kendi kendini çürüten bir ahlak anlayışıdır. Aslında burada gerçekte bir ahlak anlayışı bile yoktur. Çünkü bu ahlak anlayışı durum ve şartlara göre değişir ve temeli yoktur. Ahlak benlikten gelmiyorsa yani örneğin çocuğa tecavüz sizin için 'içinizin almadığı' veya kabul edemediğiniz bir eylem değilse ahlakın anlamı kalmaz ve yok edilir. Bu gibi durumlarda benliğinizin hissettiği şeyi görmezden gelmemeniz gerek. Ahlaki birseysel yerine toplumsal tanımlamak ahlakın temeline dinamit koymakla eş değerdir.

1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yasemin Akın
Yasemin Akın
207.2K UP
Yazar 7 Şubat 2021 27 dk.

Saflaştırma ve ayrıştırma işlemleri, saf olarak elde edilmek istenen maddenin belirli tekniklerle, saf olmayan karışımdan elde edilmesi için kullanılır. Saflaştırmanın gıda mühendisliğinden farmasötiğe, petrol endüstrisinden suyun saflaştırılmasına kadar birçok alanda uygulaması vardır. Bunun yanında kullanılan teknikler, temelde benzer bir mantığa sahiptir.

Saflaştırma işlemleri, ister mikron düzeyinde boyuttaki bir hücreden nanogramlarla ölçülen DNA'nın saflaştırılması olsun, ister tonlarca litre suyun su arıtma tesislerinde saflaştırılması olsun, bir ürünün elde edilmesinde kullanılan ilk ve en önemli adımdır. Bilim insanları, bir organik ya da inorganik maddenin kantitatif ve kalitatif özelliklerini incelemek için o maddenin tamamen saflaştırılmış olmasını isterler çünkü herhangi bir bulaşkan deneyin doğruluğunu saptırır. Buna ek olarak gıda ve su üretiminde yeterli ve kaliteli düzeyde saflaştırmalar, tüketilen maddenin içerisinde sağlığa zarar verecek herhangi bir mikroorganizma veya inorganik çevre kaynaklı bulaşkanın olmamasını garanti eder. Çoğu durumda, özellikle yakıtlar için, bir madde ne kadar saf ise işlevi doğrultusunda sağladığı yarar o kadar fazla olacaktır. Tüm bu saflaştırma işlemleri genelde uzun zaman alır ve maliyetlidir fakat sonuç olarak her biri gereklidir.

65
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
155.5K UP
İnceleyen 5 gün önce
Karartma Geceleri’ni okurken insanın içi sadece savaş karanlığıyla değil, insanın kendi içindeki korkuyla da kararır. Rıfat Ilgaz burada güldüren, hafif bir kalem değil; daha suskun, daha ağır bir sesle konuşur. Çünkü mesele artık sınıfın yaramaz çocukları değil, bir ülkenin karanlık günleridir.

Roman, II. Dünya Savaşı yıllarında İstanbul’da geçer. Şehirde ışıklar söndürülür; ama asıl karartılan şey düşüncedir. Başkahraman Mustafa Ural bir öğretmendir, bir aydındır. Yazdığı bir yazı yüzünden “sakıncalı” sayılır ve bir anda hayatı dar bir çembere sıkışır. Evinden çıkamaz, saklanmak zorunda kalır, dostlarına bile temkinle yaklaşır. Ilgaz o baskıyı öyle sade bir dille anlatır ki insanın boğazı düğümlenir.

Şu cümle romanın ruhunu taşır, “İnsan korkuya alışıyor ama aşağılanmaya alışamıyor.” Bu cümleyi okuduğumda uzun süre sustuğumu hatırlıyorum. Çünkü korku bir refleks belki, ama onurun ezilmesi daha derin bir yara. Mustafa’nın yaşadığı şey sadece kaçak hayatı değil; bir insanın yavaş yavaş toplumdan soyutlanması.

Ilgaz’ın dili gösterişsizdir. Ama tam da bu yüzden güçlüdür. Sokaklar karanlık, evler puslu, insanlar fısıltıyla konuşuyor. Herkes birbirinden şüphe eder halde. Karartma geceleri sadece uçaklara karşı alınan bir önlem değildir; insanların birbirine duyduğu güvenin de söndüğü gecelerdir.

Romanın bir yerinde şöyle der. “Gece uzadıkça insanın içi daralıyor.” Bu fiziksel bir gece değildir sadece. Uzayan baskı, bitmeyen tedirginlik, yarına dair belirsizliktir. insanın en çok yorulduğu şey belirsizliktir.

Rıfat Ilgaz burada açıkça bir dönemi eleştirir ama bunu bağırarak yapmaz. İnce bir sitemle, insan hikâyesi anlatarak yapar. Mustafa ne kahramandır ne devrimci bir ikon. O, sıradan bir insandır. Ve belki de romanın gücü buradadır. Çünkü baskı çoğu zaman sıradan insanın hayatını ezer.

Ben Karartma Gecelerini okurken hep şunu düşündüm . Baskı dönemlerinde en büyük direniş bazen sadece insan kalabilmektir. Mustafa’nın saklanırken bile düşünmeye, yazmaya, onurunu korumaya çalışması sessiz ama güçlü bir direniştir.

Ilgaz bize şunu hissettirir. Karanlık ne kadar koyu olursa olsun, insanın içinde küçük bir ışık kalır. Belki zayıf, belki titrek ama tamamen sönmez.

Roman bittiğinde insan rahatlamıyor. Ama garip bir dayanıklılık hissi kalıyor içinde. Çünkü anlıyorsun ki tarih boyunca karartma geceleri oldu, yine olacak. Mesele, o gecelerde kim olduğun. Ilgaz’ın romanı tam da bunu soruyor.
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Taci Rüzgar Aşkan
Türü Ekleyen 3 gün önce
Amanita phalloides, Amanitaceae familyasından olan ve dünyadaki en zehirli mantar türlerinden biri olarak kabul edilen, halk arasında "Köygöçüren" adıyla bilinen bir mantardır. Genellikle zeytin yeşili veya sarımsı bir şapkaya sahip olan bu tür, yapısında bulunan alfa-amanitin maddesi nedeniyle karaciğer ve böbrek yetmezliğine yol açarak ölümcül sonuçlar doğurabilir. Geniş yapraklı ağaçlarla simbiyotik bir ilişki içinde yaşayan bu mantar, beyaz lamelleri ve sap tabanındaki belirgin volvası ile ayırt edilir ancak benzer yenilebilir türlerle karıştırılma riski hayati tehlike taşır.
1
Evrim Ağacı
Çeviren 18 Aralık 2017 4 dk.

Finlandiya’da bir kilisenin tutmuş olduğu kayıtlar incelendiğinde, zorlu zamanlarda doğan erkek çocukların, sıkıntının daha az olduğu dönemlerde doğan erkek çocuklarına nazaran daha güçlü bir şekilde hayatla mücadele edebildiği ortaya çıkmıştır. Bu çalışma, gebe kadınların erkek bebeklerini düşürmeye neden meyilli hale gelmiş olabileceklerini açıklayarak, düşük yapmanın biyolojisinin daha iyi anlaşılmasını sağlıyor.

Erkeklerin anne rahminde ölme olasılığı dişilere kıyasla daha yüksektir. Aşırı soğuk havalar, deprem, doğal afet ve hatta New York’taki 11 Eylül terör saldırısı gibi olaylardan sonra doğan erkek çocuk sayısının doğan kız çocuğu sayısının altına düşmesi (normalde 105’e 100 olan oranın çok altında kalması), aradaki bu farkın vahim bir şekilde arttığına işaret etmektedir.

14
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ela Kursak
Seslendiren 7 Kasım 2022 15:28
Ela ile Eddie, bu bölümde Kromozom Nedir, onu öğreniyorlar!
40
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Söz
Rasul Nurullazade
Alıntıyı Ekleyen 5 saat önce
Bilim, elde tutulacak bir ödül değil, peşinden gidilecek bir ufuktur.
Kaynak: Esrarengiz Kasaba (Gravity Falls) Sezon 2 Bölüm 6. Neil deGrasse Tyson, Waddles karakterini seslendirirken.
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Louise Shoulder
Gözlemi Yapan 6 gün önce Türkiye, Antalya
Ilıca Mahallesi, Manavgat, Antalya. Just appeared on my raised balcony. There has been recent flooding in the area and drains are overflowing. May be coincidence.
8
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
601.1K UP
2 Kasım 2024
Yeni bir çalışma, evrenin hızla genişlemesine neden olan karanlık enerjinin kara deliklerle bağlantılı olabileceğine dair ilk ipuçlarını ortaya koyuyor. Araştırmacılar, kara deliklerin büyüyen kütlesi ile evrendeki karanlık enerji yoğunluğunun paralellik gösterdiğini buldu. Bu hipotez, kozmolojideki mevcut bilinmezliklerden biri olan Hubble gerilimi gibi sorunlara potansiyel bir açıklama sunabilir. Ancak bilim insanları, kesin sonuçlara ulaşmak için daha fazla gözleme ihtiyaç olduğunu belirtiyor.
158 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close