Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Pınar Koç
Pınar Koç
56.9K UP
Çeviren 2 gün önce 2 dk.

DGIST Fizik ve Kimya Bölümü'nden Prof. Dr. Sungwon Lee liderliğindeki bir araştırma ekibi, polimer nanolifler üzerinde doğrudan grafen nanoduvarlar büyüterek hiyerarşik bir nano-üzeri-nano yapı geliştirdi. Araştırmacılar bu yapıyı, giyilebilir gaz sensörlerinin algılama performansını artırmak için başarıyla kullandılar.

Geliştirilen bu teknolojinin, bireylerin solunum ortamlarını veya endüstriyel ortamlardaki tehlikeli gazları gerçek zamanlı olarak izlemek için yeni nesil giyilebilir sensörlere uygulanmasını bekliyoruz.

2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 11 saat önce
İnsanların varlığını belirleyen bilinçleri değildir; tersine, bilinçlerini belirleyen toplumsal varlıklarıdır.
Karl MarxDoğrulanmış
Kaynak: Marx’ın Zur Kritik der Politischen Ökonomie (1859) eserinin ön sözündendir. Türkçe metin Almanca aslından editoryal çeviridir.
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Rustin Cohle
Rustin Cohle
50.8K UP
İnceleyen10 4 gün önce
Bu kitabı üçüncü kez elime aldığımda anladım ki Scott D. Sampson’ın Dinozorların Destansı Yolculuğu (Dinosaur Odyssey) eseri, popüler kültürün bize dayattığı o yüzeysel "kükreyen dev canavarlar" illüzyonunu kökünden yıkan devasa bir derin zaman manifestosu. Sampson, okuru fosil kemiklerinin soğuk dünyasından çıkarıp biyoenerji, ekolojik ağlar ve levha tektoniğinin muazzam dansına davet ediyor. Sayfalar ilerledikçe Mesozoik Çağ’ın sadece dev yırtıcılardan ibaret olmadığını; toprağın, yaprağın ve görünmez ayrıştırıcıların inşa ettiği devasa bir canlı piramidi olduğunu kavramaya başlıyorsunuz.
Sampson’ın kurduğu büyüleyici anlatı, enerjinin ilk kaynağına, yani Mesozoik florasına inerek başlıyor. Triyas ve Jura dönemlerinin yeşil örtüsünü oluşturan Sikadlar (Cycadophyta), Bennetitler (Bennettitales), Mabet ağaçları (Ginkgoales), iğne yapraklı kozalaklılar (Coniferales ailesinden Araucariaceae, Podocarpaceae, Taxodiaceae) ve taban florayı kaplayan dev ağaç eğreltileri ile atkuyrukları (Equisetales), dönemin enerjisini depolayan ana makinelerdir. Kretase Dönemi’ne gelindiğinde ise ilk manolyamsı bitkiler, defnegiller ve su zambaklarıyla başlayan kapalı tohumlu Çiçekli Bitkiler Devrimi (Angiospermler) yaşanır. Bu devrimle birlikte polenleyici kınkanatlılar, ilk arı ve kelebek benzeri böcek gruplarının ko-evrimi tetiklenir. Yüzeyde yaşanan bu muazzam biyokütle üretiminin besin döngüsünü sağlayan ve ekosistemin sürdürülebilirliğini üstlenen gizli kahramanlar ise termitler, gübre böcekleri (coprophagous beetles) ve mantar topluluklarından oluşan ayrıştırıcılardır.
Bu ekolojik sahnenin üzerinde yükselen Archosauria (Hakim Sürüngenler) klanı, Pseudosuchia (timsah çizgisi) ve Avemetatarsalia (kuş çizgisi) olarak iki dev kola ayrılır. Sampson, dinozorların doğrudan öncelleri olan basal Dinosauromorpha üyelerini (Marasuchus, Lagerpeton, Silesaurus) incelerken, dönemin gökyüzünü ve denizlerini paylaşan diğer sürüngen gruplarını da unutmaz. Gökyüzünde uzun kuyruklu Rhamphorhynchoidea öncülerinden, ibikli Tapejara, devasa Pteranodon ve kütlesel Quetzalcoatlus gibi gelişkin Pterodactyloidea üyelerine uzanan Pterosauria ailesi süzülür. Denizlerde ise balık biçimli Ichthyosauria, uzun boyunlu Plesiosaurus, apex yırtıcı Pliosaurus ve Geç Kretase sularını domine eden Mosasauridae klanı hüküm sürer.
Dinozorlar âleminin evrimsel yelpazesi ise kalça kemiklerinin yapısına göre Saurischia (kertenkele kalçalılar) ve Ornithischia (kuş kalçalılar) olmak üzere iki ana takıma ayrılır. Saurischia takımının teropod kollarında gezinirken; basal formlar Herrerasaurus, Eoraptor ve Coelophysis’in ardından güney kıtalarının hakimi Abelisauridae üyeleri Majungasaurus ile Carnotaurus’a ve sıradışı diş yapısıyla Masiakasaurus’a rastlarız. Suda avlanmaya uyum sağlamış konik dişli yelkenliler Spinosaurus ve Baryonyx, dev karasal avcılar Allosaurus, Carcharodontosaurus, Giganotosaurus ve Acrocanthosaurus ile devam eden bu çizgi; Coelurosauria grubunda apex yırtıcılar Tyrannosaurus rex, Gorgosaurus ve Tarbosaurus’a ulaşır. Bu gruptaki Compsognathidae üyeleri, dev pençeli otçul teropod Therizinosaurus, kuşsı yapılı Chirostenotes ve Oviraptor, ölümcül ayak pençeleriyle Dromaeosauridae üyeleri (Deinonychus, Velociraptor, Utahraptor), zeki Troodon ve kuşların doğrudan öncülü Avialae üyesi Archaeopteryx bu evrimsel çeşitliliğin zirvesidir. Saurischia’nın diğer kanadı Sauropodomorpha ise ilksel Plateosaurus ve Riojasaurus gibi prosauropodlardan, devasa Neosauropodlara (Diplodocus, Apatosaurus, Camarasaurus, Brachiosaurus) ve Geç Kretase’nin zırhlı titanlarına (Argentinosaurus, Puertasaurus, Saltasaurus, Rapetosaurus) uzanır.
Kuş kalçalı Ornithischia takımı ise tamamen farklı bir otçul savunma stratejisi geliştirmiştir. Zırhlı Thyreophora grubunda plaklı Stegosaurus ve Kentrosaurus başı çekerken; Ankylosauria klanı kuyruk topuzuna sahip Ankylosauridae (Ankylosaurus, Euoplocephalus) ve kuyruk topuzu bulunmayıp belirgin omuz dikenleri taşıyan Nodosauridae (Edmontonia, Nodosaurus, Sauropelta) olarak ayrışır. Marginocephalia grubunda kubbe kafataslı Pachycephalosaurus ve Stegoceras ile ilksel Psittacosaurus’tan yaka ve boynuz harikası devlere (Centrosaurus, Styracosaurus, Triceratops, Torosaurus) uzanan Ceratopsia üyeleri bulunur. Ornithopoda hattında ise çevik Hypsilophodon, ardından Iguanodon ve Tenontosaurus gibi geçiş formları yer alırken; ördek gagalı Hadrosauridae ailesi düz kafataslı Saurolophinae (Edmontosaurus, Saurolophus) ve kafataslarında oyuklu ibikler taşıyan Lambeosaurinae (Parasaurolophus, Corythosaurus, Lambeosaurus) olarak çeşitlenir.
Sampson’ın kendi araştırma kariyerinin odağı olan Madagaskar Mahajanga Havzası çalışmaları, kitaba adeta gerilim dolu bir saha günlüğü havası katar. Gondvana’nın parçalanma sürecinde izole olan bu adada, kendi türüne ait diş izlerini taşıyan fosiliyle yamyamlığı (cannibalism) kesinleşen apex yırtıcı Majungasaurus crenatissimus, yatık dişli Masiakasaurus knopfleri, tüy adaptasyonlu avialan Rahonavis ostromi, küt burunlu otçul timsah Simosuchus kurri ve dev yılan Madtsoia gibi sıra dışı türler gün yüzüne çıkarılır. Sampson, bu bulgulardan yola çıkarak kıtaların ayrılmasında canlıların coğrafi izolasyonla farklılaşmasını savunan Varyans (Vicariance) hipotezi ile ada zincirleri üzerinden göçü açıklayan Dağılım (Dispersal) hipotezini karşılaştırır.
Eser, paleontolojinin bir dedektiflik sanatı olduğunu kanıtlayan mikro bulgularla doludur. Karen Chin’in T. rex koprolitleri (fosil dışkı) üzerindeki çalışmaları, etçillerin avlarının kemiklerini kırıp iliğini dahi sindirebildiğini ortaya koyarken; otçul dışkılarındaki bitki kutikula parçaları ve sporangiumlar beslenme tercihlerini belgeler. Sauropod ve Ceratopsian karınlarında bulunan cilalı gastrolitler (mide taşları), selülozun dişlerle değil midede öğütüldüğünü doğrular. Fosil kemiklerdeki ısırma izleri av-avcı ilişkilerini çözerken, Hadrosaurid ve Ceratopsian’ların yüzlerce dişten oluşan diş bataryaları üzerindeki mikroskobik aşınma analizleri, sert angiosperm liflerinin nasıl işlendiğini gösterir.
Bütün bu verileri sentezleyen Sampson, üç temel hipotezle tezini tamamlar. İlk olarak dinozorların ne soğukkanlı kertenkeleler ne de standart sıcakkanlı memeliler olduğunu; kemik histolojisindeki büyüme halkalarının gösterdiği üzere Mesotermi veya dev boyutların sağladığı ısıl kararlılık olan Gigantotermi metabolizmasına sahip olduklarını savunur. İkinci olarak çiçekli bitkiler ile gelişkin otçul diş bataryalarının birlikte evriminin enerjiyi üst basamaklara daha verimli aktardığını ve bu trofik akışın Tyrannosauridae gibi devasa apex yırtıcıları beslediğini açıklar. Son olarak, Ceratopsian yakaları, Hadrosaurid ibikleri ve Stegosaur plaklarının sanıldığı gibi birincil olarak savunma ya da ısı ayarı için değil; tür içi tanıma, sosyal hiyerarşi ve cinsel seçilim sergileri için evrimleştiğini vurgular.
Scott D. Sampson’ın bu başyapıtı, derin zamanın kapılarını aralayıp gezegenimizdeki yaşamın kırılgan ama bir o kadar da muhteşem dengesini kavramak isteyen herkes için benzersiz bir başucu eseri.
10.0/10
(6 Kişi)
Puan Ver
Orijinal Adı : Dinosaur Odyssey: Fossil Threads in the Web of Life
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Ece Erdem
Ece Erdem
71.5K UP
İnceleyen7 28 Eylül 2024
Büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
Montaigne 'in denemelerinden oluşan bu
kitap, onun 10 yillik emeğidir. 10 yilinı verdiği bu
denemeler, hayatın neredeyse her alanı hakkında
okuyucuya anlattığı deneyimleridir. Tamamen
dürüst olduğunu, önceliğinin düşünme ve
sorgulama olduğunu söyler ve kitap boyunca
da üsttekileri eleştirmekten çekinmez, değişimi
savunur. Bu önemli çünkü yazıldığı dönem
skolastik düşünceye hapsolmuş insanlarla
doludur.
Kitabın bir diğer konusu da kendidir. Kendini,
çıkardığı dersleri, fikirlerini ve düşüncelerini bize
anlatır. Kendini tanıdığı kadarıyla bize de tanıtır.
Neredeyse her konu üstüne düşüncelerini söyler.
Hepsine katılmak mümkün değil. Zaten kitabın
yarısı alıntılar üstünedir. Oysaki özgür düşünme
bu değildir. Friedrich Nietzsche Ecce
Homo 'da yani nasil kendin olursun kitabinda çok
okumanın özgür düşünmeyi yok ettiğini çünkü o
zaman insanın bütün enerjisini kitaptaki fikirleri
onaylayıp onaylamayacağına yönelttiğini söyler. İnsan o zaman kendi düşüncelerini göremez olur. Böylece kitabımız yarı aforizma yarı da denemelerden oluşmuştur diyebiliriz.
Montaigne denemeleri çoğunlukla insan
duygularına yöneliktir. Soyut düşüncelerine anlam
katarak bize anlatır. Dostluk, yalnızlık, yaşam,
ölüm, sağlık, aşk, ruh gibi bir sürü geniş konu.
Tabii yaşam bütün bunların başlangıcıdır. Yazmak,
okumak, hissetmek yaşam belirtisidir. Yaşıyorsak
eğer bunlar bizim için geçerlidir. Yaşamı anlamak
ölümü anlamaya çalışmaktan daha önemidir.
Çünkü:
"Ben düşündükçe var dünya, ben yok o da yok.
Ömer Hayyam
Kitap
9.8/10
(37 Kişi)
Puan Ver
Orijinal Adı : Les Essais
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
6
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Utku Derin
Utku Derin
385.3K UP
Alıntıyı Ekleyen 3 Ağustos 2023
(...) Bu sözcükler, kendi başlarına olumsuz anlama sahip sözcükler değildir. Genellikle bunun sebebi; şüpheciliği kötümserlik ya da agnostisizm/bilinemezcilik ile, sorgulamayı inançsızlık ile, eleştirmeyi laf dalaşı ile ve tartışmayı kavga etmek ile karıştırıyor olmamızdır. (...)
Kaynak: Bu söz kitabın 26. sayfasında geçmektedir. (3. basım)
9.9/10
(197 Kişi)
Puan Ver
Bilgi Çağında Gerçeği Bulmak
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
12
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Ali Aldı
Ali Aldı
138.7K UP
İnceleyen9 2 Mayıs 2023
Zamanın Ötesinde, zekice kurgulanmış bir bilimkurgu filmi. Sıra dışı bir zamanda yolculuk hikayesi anlatan film, sürprizlerle dolu bir senaryoya sahip. Ethan Hawke'un muhteşem performansı ve çarpıcı görsel efektlerle, izleyicilere gerilim ve düşündürücü bir deneyim sunuyor. Eğer bilimkurgu ve zaman yolculuğu konularını seviyorsanız, Zamanın Ötesinde'yi kesinlikle izlemelisiniz.
9.7/10
(250 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Evrim Ağacı
Türü Ekleyen 17 saat önce
0
NOAA Okyanus ve Atmosfer
1 gün önce
Yellowstone’da Ağustos ayı normal seyrinde ama hareketli geçti. Gözlemevi raporuna göre sismik aktivite olağan seviyelerde seyrediyor. Ay boyunca 61 deprem kaydedildi (en büyüğü 2.0), kaldera ise 2026 başından beri yaklaşık 1 cm yükseldi. Giant Geyser iki kez püskürürken, Black Diamond Pool’da Ağustos başında gece vakti gerçekleşen büyük bir patlama dahil çeşitli hareketlilikler gözlendi.

📷: Grand Prismatic Spring. Fotoğraf: Jake Frank, Yellowstone Ulusal Parkı, 7 Ağustos 2026.
0 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
İlhan Taşlı
İnceleyen 6 gün önce
İyilik ve kötülük nedir? Ahlaklı veya ahlaksız olmak hangi davranışlarımızın bir sonucu olarak değerlendirilebilir? Mesela; bir babanın yeni doğmuş çocuğunu öldürüp arkadaşları ile bir mağarada yaktığı ateşte pişirip yemesi hangi ahlak ve iyilik kıstası ile açıklanabilir? Aynı şekilde bir annenin yeni doğmuş çocuğunu boğması...? Veya yaşlanmış olan anne babamızı ıssız bir ortamda terk etmek veya aç-susuz bırakmak veya ciddi ciddi çıplak ellerimizle boğmak iyilik midir? Yeni doğmuş bir kız çocuğunu bir domuz karşılığında evlenme taahhüdünde bulunup, ilk adeti gerçekleştikten sonra evlendiren ebeveynler ahlaklı mıdır? Veya domuzu verip satın alan kişi...?

Bu sitede iyi kötü beni tanıyanlar bu sorulardan sonra "yaşlandıkça bunama belirtileri göstermeye başladı galiba" yakıştırmalarından önce şunu bilmelerini isterim ki; atalarınız binlerce hatta onbinlerce yıl boyunca bu şekilde yaşadı ve o dönemki yargımıza göre yukarıda saydığım eylemleri yapan insanları bırakın dışlamayı veya cezalandırmayı "onurlandırıyorlardı veya olması gerekeni yapıyordu" şeklinde tavır sergiliyorlardı.
Evet "Düne Kadar Dünya" bizi bize anlatan muhteşem bir eser. Yazarın araştırmalarının yanı sıra, dünyaca ünlü antropologların çalışmalarının derlendiği; Ache, Kung, Aka pigmeleri, Yeni Gine yerlileri, Kaoling, Agta ve daha pek çok avcı-toplayıcı veya yarı yerleşik kabilelerin; savaş-barış, ticaret, dost-düşman, aile, adalet, yönetim, din ve daha pek çok alanda anlayış ve kültürlerini ortaya koyuyor.
Benim kişisel tespitime göre: Bu kabilelerin davranışsal özellikleri ile geçmiş dönemlerimize ait kültürel antropoloji buluntuları arasında da birbirleriyle örtüşen pek çok nokta var. Örneğin; 30.000-40.000 yıl öncesine dayanan ve insan aktivitelerinin bulunduğu mağaralarda pek çok pişirilmiş yeni doğan kemiğinin bulunması gibi.

Elbette günümüzde bize korkunç görünen bu eylemlerin o dönem yapılmasının bir anlamı var. Anlamını merak ediyorsanız Jared Diamond'un bu kitabı dahil tüm kitaplarını öneririm.
Puan Ver
Gleneksel Toplumlardan Ne Öğrenebiliriz?
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Yasin Ünal
Yasin Ünal
70.8K UP
Gözlemi Yapan 3 gün önce Türkiye, Manisa
İtalian arum halk arasında yılan yastığı olarak bilinir
Manisa alaşehirde dağlık alanda
38° 21′ 41″ K 28° 31′ 38″ D
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'na katkı sağlamanın bir yolu, Agora Bilim Pazarı'na uğrayarak, burada bilimseverlerle buluşturduğumuz bilim kitapları, ders kitapları, hediyelik eşyalar ve diğer ürünlerden satın almak. Bir göz atın, hoşunuza giden bir şeyler bulacağınıza hiç kuşkumuz yok!

Okan Yıldız
Okan Yıldız
132.9K UP
Mühendis - Uygulamalı Fizikçi 6 gün önce Sen de Cevap Ver

Aslında çok basit ama karmaşık görünüyor gerçekten. Bende akışkanlar mekaniği dersi alana kadar bu konuları anlamamışım lisede hiç farkında bile değilmişim. Şimdi bir deneyeyim anlatmayı.

Hidrostatik dengede duran bir sıvıda bir şekilde yüzey gerilmesi oluşuyor değil mi. Nasıl oluştuğunun şuan detayına girmeye gerek yok enerji durumları falan oralara gidicek iş ama yüzey gerilmesi oluşuyor bir şekilde bu önemli.

Şimdi yüzey gerilmesinin dikey yönde bir kuvvet oluşturduğunu da biliyoruz. Sıvı yüzeyinde hafif maddeler böcekler falan yürüyebiliyor. Önemli olan şey şuan bizim için, gerilmenim oluşturduğu dikey kuvvet ne yöne olacak onu tayin edebilmek. Yukarı yönde mi yoksa aşağı yani sıvının içine doğru mu? Bunu bulmaya çalışıcaz şimdi.

Şimdi ilk önce kohezyon kuvveti adezyon kuvvetinden düşük olan durumu ele alalım. Tüp malzememiz cam olsun mesela sıvımızda su olsun. Tüp suyun içine daldırılınca cam suyu kendine doğru çekecek. Yüzeydeki gerilme kuvveti de dışarı doğru çekmeye başlayacak altındaki su kütlesini. Cam suyu çeperlerden çektikçe yüzey gerilmesi sayesinde yüzeyin altındaki kütlede gelecek yukarya. Su da bir sıvı olduğu için mukavemeti yok, yukarı doğru çekilirken sanki naylonla yük taşıyormuş gibi ortası çökecek. İçbükey bir bombe oluşacak yani yüzeyde. Peki bu yukarı çekilme nereye kadar sürecek? Sıvının dışarıdaki serbest yüzeyinden itibaren, tüp içindeki üst yüzeye kadar olan hacimdeki sıvı ağırlığını artık yüzey gerilmesinin kuvveti taşıyamayana kadar. Yani anlıyoruz ki kılcal etki aslında, durağan haldeki suya aniden elektrostatik kuvvet uygulayan bir borunun sokulmasıyla mikroskobik kuvvetlerin dengelenebilmesi için oluşan bir durum. Tüm amaç statik dengeye geri dönmek.

Şimdi bir de kohezyon kuvvetinin adezyondan fazla olduğu duruma bakalım. Yine cam tüp kullanıcaz o zaman bu sefer mikroyapı olarak camı ıslatamayan bir sıvı kullanmamız lazım. Cıva mesela böyle bir sıvı. Cıvanın içine tüpü daldırdığımızda bu sefer camın cıvaya uyguladığı elektrostatik kuvvet cıva moleküllerinin kendilerini çekmesini yenemeyecek. Tüp içindeki cıva yüzeyinde oluşan yüzey gerilmesi kuvveti bu defa sıvıyı aşağıya doğru itecek. Peki bu durumda cıvayı içeri iten kuvveti ne dengeliyor? Cıvanın kaldırma kuvveti dengeliyor. İşte burayı anlarsan hacimle alakalı problemini çözmüş olucaz. Cıva tüpün içinde aşağı doğru inerken tüpün dışındaki cıva hacmi tüp içindeki boşalan hacim kadar artacak. Yani tüpü daldırdığın cıvanın bulunduğu kaptaki seviyesini ölçersen yükseldiğini göreceksin. Sıvı seviyesinin içine giren bir madde yüzünden yükselmesi = kaldırma kuvveti oluşumu. İşte bu seferde tüp içindeki yüzey gerilmesi kuvveti ile cıvanın dışarıdaki yükselmesine bağlı kaldırma kuvveti dengelenene kadar cıva aşağı doğru inecek.

Çok fazla hidrostatik sorusu sorduğunu gördüm. Bir tane akışkanlar mekaniği kitabı alıp hidrostatik kısmını okuyabilirsin.

1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ferit Görür
Ferit Görür
299.3K UP
1 gün önce
Hobbit denilen o minik, soyu tükenmiş kuzenlerimizin kalça kemiklerini incelemişler. Eskiden düşündüğümüzden daha çok bize benziyorlarmış bu kemikler. Yani iki ayak üzerinde dik yürüyorlarmış ama yavaş ve kısa mesafeler için.

Bu da ne kadar komplike bir tablo aslında. Sadece kemiğe bakıp "insan gibi" demekle bitmiyor iş. Yürüyüşleri bizimki kadar hızlı ya da dayanıklı değilmiş, belki ağaçlara da tırmanıyorlardı hala. Bir canlının yürüme biçimi, kalça kemiklerinin genişliği (iliak flare) gibi detaylarla yakından ilgili. Bizimki gibi kısa ve geniş kalçalar, ağırlığı dengede tutarak verimli yürümemizi sağlarken, onlarınki bu kadar hızlı tempoya uygun değilmiş.

Yine de asıl gizem, kökenleri. Bu kadar minik ve kendine özgü bir tür nasıl ortaya çıktı? Bir zamanlar büyükken adada küçüldüler mi (ada cüceleşmesi), yoksa zaten küçük bir Homo türünden mi geldiler? DNA olsa çözülürdü belki, ama fosil DNA'sı zor iş. Vay be.
0 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Betül Parlak
Seslendiren 2 gün önce 17:48
Kendimiz dışındaki herhangi bir insanla iletişim kurmak, yani sosyal temaslarda bulunmak için karşıdaki bireye hissettiklerimizi ifade edebilmek ve onun...
1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"İnsan türü, isterse kendini aşabilir; hem de burada bir birey şu yolla, orada bir birey başka yolla gibi gelişigüzel değil, bütün olarak insanlık biçiminde. Bu yeni inanç için bir ada ihtiyacımız var. Belki de insan, insan olarak kalırken insan doğasının yeni olanaklarını gerçekleştirerek kendini aştığı için buna transhümanizm diyebiliriz."
Julian Huxley
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)