Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Mehmet Demiryay
Mehmet Demiryay
175.6K UP
Çeviren 2 Temmuz 2019 3 dk.

Sevgili öğrenenler, karşınızda Károly Zsolnai-Fehér ile Two Minute Papers.

Bugün gördüklerinize inanamayacaksınız çünkü bugün o sıradan akışkanları simüle etmeyeceğiz. Hayır! Bugün ferro sıvıları (ferrofluids) simüle edeceğiz.

60
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Eyüp Akman
Eyüp Akman
128.8K UP
Çeviren 12 Mart 2022
Gökyüzü neden dev, tekrar eden bir gökkuşağı gibi parlasın ki? Airglow. Aslında hava her zaman ışıldar; ama çoğu zaman fark etmek zordur. Yine de yaklaşan bir fırtına gibi bir etki, Dünya’nın atmosferinde belirgin dalgalanmalar oluşturabilir. Bu yerçekimi dalgaları, durgun suya bir taş atıldığında oluşanlara benzer biçimde, havadaki salınımlardır. Kırmızı airglow büyük olasılıkla, Güneş’ten gelen morötesi ışık tarafından uyarılan ve yaklaşık 87 kilometre yükseklikte bulunan OH moleküllerinden kaynaklanır. Turuncu ve yeşil airglow ise muhtemelen biraz daha yukarıdaki sodyum ve oksijen atomlarından gelir. Fotoğrafçı birkaç yıl önce Çin’deki Qinghai Provence bölgesinde, Keluke Lake yakınlarında araç kullanırken ilk olarak daha çok Samanyolu Gökadası’nın etkileyici merkez şeridini fark etmişti. Onu fotoğraflamak için durduğunda, beklenmedik biçimde, ortaya çıkan hassas kamera görüntüsü airglow şeritlerinin son derece belirgin olduğunu ve tüm gökyüzüne yayıldığını gösterdi. Bu görselde renkleri daha canlı göstermek için dijital iyileştirme uygulanmıştır.
0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
⚡ Kinetik enerji, bir cismin hareket hâlinde olmasından kaynaklanan enerji türüdür. Bir cisim duruyorsa kinetik enerjisi yoktur, hareket etmeye başladığı anda ise sahip olduğu hız ve kütleye bağlı olarak kinetik enerji kazanır. Bu nedenle kinetik enerji, doğrudan hareket kavramıyla ilişkilidir.

📏 Klasik mekaniğe göre bir cismin kinetik enerjisi, cismin kütlesi (m) ve hızı (v) ile tanımlanır. Bu ilişki genellikle Ek = 1/2 · m · v² ifadesiyle gösterilir. Burada önemli olan nokta, hızın karesinin enerji üzerinde belirleyici olmasıdır. Bu durum, hızdaki artışların enerji üzerinde orantısız derecede büyük etkiler yaratmasına neden olur.

🚗 Örneğin aynı kütleye sahip iki araçtan biri diğerinden iki kat daha hızlıysa taşıdığı kinetik enerji iki kat değil, dört kat fazla olur. Bu yüzden trafik kazalarında hız artışı, çarpışma etkisini beklenenden çok daha fazla büyütür. Fren mesafelerinin uzaması ve çarpışma şiddetinin artması da bu fiziksel ilişkiyle doğrudan bağlantılıdır.

🔄 Kinetik enerji yalnızca doğrusal hareketle sınırlı değildir. Dönen cisimler de kinetik enerjiye sahiptir ve bu durum “dönme kinetik enerjisi” olarak ele alınır. Örneğin dönen bir tekerlek ya da pervane, hem dönme hareketinden hem de varsa ilerleme hareketinden kaynaklanan kinetik enerji taşır.

🧲 Kinetik enerji kendiliğinden artmaz, artması için cisme bir kuvvet uygulanması ve bu kuvvetin cisim üzerinde iş yapması gerekir. Aynı şekilde kinetik enerji kaybolmaz; sürtünme, hava direnci veya çarpışma gibi süreçlerde ısı, ses ya da başka enerji türlerine dönüşebilir.

📊 Bu yönüyle kinetik enerji, hareketin fiziksel sonuçlarını anlamak için temel kavramlardan biridir ve mekanikteki pek çok olgunun açıklanmasında merkezi bir rol oynar.

Yazar: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Ferit Görür
Ferit Görür
78.2K UP
Çeviren 6 gün önce 5 dk.

Doğa korumacıların kayıp yaşam alanlarının bir kısmını eski haline getirmek için başlattıkları proje sayesinde, kaplanlar 70 yılı aşkın bir süredir ilk kez yakında Kazakistan topraklarında yeniden dolaşmaya başlayacak.

Kazakistan'ın Hazar kaplanlarının sonuncusu; yıllarca süren avlanma, habitat kaybı ve av hayvanlarının sayısındaki düşüşün ardından 1940'ların sonlarında ortadan kayboldu. Şimdi ise Orta Asya ülkesi, dünyanın en büyük kedigillerini tarihsel dağılım alanlarına geri kazandırmayı hedefleyen iddialı bir yeniden yerleştirme programı yürütüyor.

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 29 Ekim 2016 10 dk.

Albert Einstein, 17 Eylül 1933 tarihinde Türkiye'ye bir mektup göndererek 40 Yahudi bilim insanının Türkiye'de idame edilmesi talebinde bulunmuştur. Mektubun gerçekliği, 1949 yılında Princeton Üniversitesi'nde öğrenci olan Münir Ülgür tarafından da doğrulanmaktadır. Ülgür, Einstein ile konuştuğunda, laf Türkiye ve Mustafa Kemal Atatürk'ten de açılmıştır. Ülgür'ün anlattığına göre Einstein şöyle demiştir:

Bir süre daha sohbet eden ikilinin arasında geçen konuşmada Einstein'ın söylediği şu sözler de ilgi çekicidir:

227
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Zişan Işık
Zişan Işık
113.6K UP
Yazar 1 gün önce 6 dk.

Nöron kodlama denildiğinde çoğu zaman akla ilk olarak önceki makalelerimizde açıkladığımız ışıkla ya da kimyasal maddelerle yapılan müdahaleler gelir. Optogenetik ve kemogenetik yaklaşımlar, nöronların ne zaman aktif olacağını veya susturulacağını belirlememizi sağlar ancak bu yöntemlerin nöronun mevcut biyolojik altyapısını korumak gibi ortak bir özelliği vardır. Genetik kodlama ise bu noktada radikal biçimde ayrılır. Bu yaklaşımda amaç, nörona geçici bir kontrol mekanizması eklemek değil; nöronun hangi tür bir hücre olduğu, hangi proteinleri ürettiği, nasıl elektriksel davrandığı ve hangi sinyallere duyarlı olduğu gibi temel özelliklerini DNA düzeyinde yeniden tanımlamaktır.

Başka bir deyişle genetik kodlama, nöronun davranışını yönetmekten ziyade nöronun ne olduğu sorusuna cevap verir. Bu nedenle genetik kodlama, nöron programlamanın altyapısıdr.

8
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 10 Ocak 2015 6 dk.

Evrimle ilgili sık düşülen hatalardan bir tanesi, evrimsel değişimlerin bir canlıda topyekün, her özelliğin bir arada, aynı anda evrimleşmesi gerektiği yönündedir. Bu doğru değildir. Evet, çoğu zaman sistemlerin ve organların düzgün çalışması birbirine bağlı veya en azından ilişkili olduğu için, her açıdan uyumlu kombinasyonlar bir arada evrimleşirler. Fakat evrimsel süreçte sıklıkla bu sürecin dışına çıkıldığı görülür. 

Örneğin korunmuş karakterler denen bazı özellikler evrimsel süreçte çok az değişirler. Bunlara ara sıra "hiç değişmemiş özellikler" dense de, çoğu zaman bu doğru değildir. Yeterli süre verildiğinde, her özellik çok az da olsa değişir. Üzerinde seçilim baskısı olmayan karakterler (özellikler) bile, evrimin Genetik Sürüklenme mekanizması gibi şans faktörüne bağlı süreçlerin etkisiyle belli miktarda değişirler. Fakat bu değişimler yeterince az ise, canlının o özelliğinin pek değişmediği söylenir.

77
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Beril Işık
Beril Işık
25.4K UP
Çeviren 3 Nisan 2021 4 dk.

Güney Florida Üniversitesi’nde profesör olan Jennifer Bugos, dedesine ve ninesine müzik çaldığında sihir gibi bir şey oldu.

Onların bu tepkileri Bugos'a müzik eğitiminin yaşlı kişilerde ilerlemiş hastalık evrelerinin nasıl önleyebileceğini veya potansiyel bilişsel kayıpları hafifletebileceğini araştırması için ilham oldu.

33
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 21 Ocak 2018 7 dk.

Evrime dair halk arasına bilerek yayılmış yalanlardan birisi, evrimin sadece veya çoğu zaman "fonksiyon kaybettirici" yönde işlediğine dair bir argümandır. Bu görüşe göre evrim, en başından kusursuz bir şekilde yaratılmış olan türleri bozacak ve daha kusurlu hale getirecek biçimde işlemektedir. Elbette bu argümanın bilimsel olarak desteklenen herhangi bir tarafı yoktur ve bu argüman, evrimsel sürece dair bilgisizliği yansıtmaktadır. Ancak şu soru samimiyetle sorulabilir: Evrimde yeni bir fonksiyon nasıl kazanılır? Yani bir yeni bir fiziksel özellik veya yeni bir davranış, yani yeni bir "bilgi", genlere nasıl "işlenir"? 

Bu sorunun evrimle ilgili temel varsayımlar açısından hatasını buradaki kısa yazımızda izah etmiş ve buradaki yazımızda da fonksiyon kazandırıcı özelliklere bir örnek vermiştik. Bu yazıda ise bir diğer örnek vererek, evrimde yeni özelliklerin nasıl kazanıldığına bir bakış atacağız.

97
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sertaç Oral
2 gün önce
Ezilmekten kurtulan aşağılık insan, bu kez başkalarını ezmeye başlar.” 

Dostoyevski | Stepançikovo Köyü

39 görüntülenme
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hakan Orhan
Hakan Orhan
86.3K UP
Uyarlayan 1 gün önce 5 dk.

Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre; kırsal alanlarda yaşayan insanlar, Alzheimer hastalığı geliştirme açısından daha düşük risk altında olabilir.

Yeni Güney Galler’de yaşayan ve 45 yaşın üzerinde olan 260.000’den fazla yetişkinden elde edilen veriler analiz edildiğinde dikkat çekici bir sonuç ortaya çıktı. Buna göre, eyaletin kırsal ya da daha uzak bölgelerinde yaşayan kişilerin, şehirlerde yaşayanlara kıyasla 11 yıllık takip süresi boyunca Alzheimer hastalığı teşhisi alma riskinin %6 ile %19 arasında daha düşük olduğu görüldü.

5
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
163.1K UP
İnceleyen 3 gün önce
Merhaba
Bazen bir kitabı okumaya başlamadan önce, onunla kavga edeceğimi hissederim. Daha kapağını açmadan içimde hafif bir gerilim olur. Çünkü bazı metinler sadece bilgi vermez; insanın inandığı, tutunduğu, hatta sığındığı yerlere dokunur. İnancın Sonu tam da böyle bir kitap. Okurken sadece satırları değil, kendi zihnimi de tarttım. Nerede savunmaya geçiyorum, nerede susuyorum, nerede hak veriyorum diye.

İnancın Sonu, Sam Harris’in inanç ile aklı bir düelloya çıkardığı metni. Bu kitapta uzlaşma yok. Yumuşatma yok. Harris, modern dünyanın en büyük sorunlarından birinin sorgulanmayan dini inanç olduğunu söylüyor ve bunu neredeyse bir cerrah soğukkanlılığıyla masaya yatırıyor.

Kitabın ruhunu taşıyan cümlelerden biri olan “Dini inançlar eleştiriden muaf tutulduğu sürece, insanlığın ilerlemesi her zaman tehlike altında olacaktır.” Bu cümle bir iddia değil sadece; bir meydan okuma. Çünkü Harris’e göre din, diğer tüm düşünce sistemleri gibi eleştirilebilir olmalı. Bilim hata yapabilir, siyaset yanlışlanabilir, felsefe çürütülebilir. Ama din çoğu zaman “kutsal” olduğu için tartışma dışı bırakılır. O ise tam tersini yapıyor: Kutsalın üzerine ışık tutuyor.

Bir başka bir ifadede ise şunu söyler . “İnsanlar, kanıt olmadan inanmayı bir erdem haline getirdiler.”
Burada durup düşünmemek zor. Çünkü gerçekten de birçok kültürde “iman”, sorgulamamakla eş anlamlıdır. Oysa Harris için kanıtsız inanç bir erdem değil; epistemolojik bir boşluk. Ona göre akıl, insanlığın en güçlü aracıdır ve bu araç, inanç söz konusu olduğunda askıya alınmamalıdır.

Kitap özellikle dini şiddet üzerinden çarpıcı bir analiz yapar ve şu cümleyle hafızayı kazımaya çalışır .
“İntihar bombacısını motive eden şey umutsuzluk değil, cennete olan inancıdır.” Bu söz ürpertici. Çünkü burada din, teselli veren bir sistem değil; eylemi, hatta ölümü anlamlandıran bir güç olarak resmedilir. Harris’e göre iyi niyetli insanlar, kutsal bir amaç uğruna korkunç şeyler yapabilir. Bana kalırsa en çok tartışılması gereken cümle şudur. “İyi niyetli insanların kötü şeyler yapabilmesi için din gerekir.” Bu iddia abartılı mı? Belki. Ama insan tarihi düşünüldüğünde tamamen yabana atılacak bir söz de değil. İnanç, insanı yüceltebildiği kadar, körleştirebilir de. İşte Harris bu kör noktaya bakıyor. Kitap boyunca hissettiğim bir eksiklik var: İnancın içsel, varoluşsal boyutu. Mesela Søren Kierkegaard inancı bir “atlayış” olarak tanımlar; aklın ötesine geçen ama insanın varoluşunu derinleştiren bir deneyim olarak görür. Ya da William James, dini deneyimi psikolojik gerçeklik üzerinden anlamaya çalışır. Harris ise daha keskin bir yerde durur. Onun için soru nettir: “Doğru mu, yanlış mı?”

Ama insan sadece doğru veya yanlış çizgisinde yaşamıyor. Bazen inanmak, anlam arayışıdır. Bazen yalnızlığa karşı bir dirençtir. Bazen ölüm korkusuna karşı sessiz bir cevaptır. Harris bu duygusal ve sembolik alanı pek dikkate almaz; o daha çok inancın toplumsal ve politik sonuçlarına odaklanır.
belki de kitabın en çarpıcı yanı burada , İnancı kutsallıktan indirip tartışılabilir bir nesne haline getirmesi. Bu kolay değil. Hele inancın kimlik haline geldiği toplumlarda hiç değil. İnancın Sonu bir saldırı mı, yoksa bir uyarı mı? Belki ikisi de. Okurken insan ya savunmaya geçiyor ya da düşünmeye başlıyor. Ama kayıtsız kalmak mümkün değil.

Ben kitabı kapattığımda şunu düşündüm: İnanç ile mantık gerçekten düşman mı? Yoksa biz mi onları düşmanlaştırıyoruz? Belki mesele inancın varlığı değil, sorgusuz kabul edilişi. Belki de asıl korkulan şey, Tanrı’nın değil, soruların gücü. Bazen bir kitap, cevap vermek için değil, insanın içindeki sessiz çatışmayı görünür kılmak için yazılır. Bu kitap tam olarak bunu yapıyor sanırım.
Puan Ver
İNANÇ VE MANTIĞIN KAFA KAFAYA ÇARPIŞMASI
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Nusret Kağan Bilen
Alıntıyı Ekleyen 29 Mart 2024
Hakikat, üzerinde uzlaşılan bir yalandan başka nedir ki?
Kaynak: Hayat Dediğin Nedir ki? (Kitap)
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Bora Cüneyt Akçakın
Seslendiren 19 Kasım 2024 15:25
LingoSat Nedir? - Starship 6. Kez Fırlatılıyor!
24
Sertaç Oral
3 gün önce
Akademik düzeyde entelektüel eserler üretebilen siyasetçiler istiyorum.
Ülkemde, kendini geliştirmiş ve modern dünyanın parametrelerini bilen hem yöneticiler hem de muhalefet görmek istiyorum.
Devlet kadrolarının, nitelikli ve donanımlı insanlardan oluşmasını diliyorum.

41 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 1 Ekim 2019
Profesyonel bir gerici, gerçek değişimin potansiyel kaldıracını hemen fark eder ve bundan nefret eder.
Kaynak: Bu sözü gazeteci Stephen Buranyi, iklim değişimi aktivisti Greta Thunberg'e dünyanın çeşitli yerlerinden yöneltilen nefret söylemlerini ve saldırıları analiz ederken söylemiştir. (The Guardian)
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
22
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Bilim ve bilimseverler sıkıcı değildir! Evrim Ağacı Etkinlik Platformu'nu kullanarak bulunduğun şehirde veya internet üzerinde toplantılar, etkinlikler, buluşmalar düzenleyebilir, diğerlerinin düzenlediği etkinliklere katılabilirsin. Ayrıca eğer bilimle ilgili bir iş, staj, burs veya eğitim arıyorsan veya bu pozisyonları dolduracak bilimseverler, bilim insanları ve öğrenciler arıyorsan, Evrim Ağacı İlan Platformu'nu kullanarak Türkiye'deki ve Dünya'nın her yanındaki bilimseverlerin oluşturduğu ağa katılabilir, bu ağa güç katabilirsin!

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)