Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.
En zor şey harekete geçme kararıdır.
Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Kimya ve Biyokimya konusunda geliştirebilirsin.
Düne gitmenin bir anlamı yok; çünkü dün, başka bir insandım.
Eğer beynin bir orkestra olduğunu düşünürsek, prefrontal korteks onun şefi olurdu: Siz konuşurken, düşünürken ve başkalarıyla etkileşime girerken beyninizin diğer kısımlarının ne yaptığını düzenler ve planlar. Bu bölgelerinde hasar görmüş kişiler dürtülerini kontrol etme konusunda zorluk yaşarlar, etkili biçimde planlama yapamaz karar veremezler ve diğer insanların hareketlerini yorumlayıp kendi sosyal davranışlarını kontrol etme konusunda zorlanırlar. Başka bir deyişle, prefrontal korteks, işbirliğinde bulunmanıza ve stratejik davranmanıza yardımcı olur.
Merhaba
“Hareket etmeden yol almak” ifadesi, gündelik dilde çelişkili görünse de, ışık söz konusu olduğunda meseleye farklı bir referans çerçevesinden bakmak gerekiyor.
Şöyle ki;
Öncelikle şunu netleştireyim: Işık için “hareket etmemek” diye bir durum fiziksel olarak tanımlı değildir. Zira özel görelilik bağlamında, ışık hızında hareket eden bir parçacık (yani fotonlar) için bir durgunluk referans sistemi kurulamaz. Yani bizim “hareket” dediğimiz şey, aslında gözlemciye bağlı bir kavramdır ve ancak ışık için böyle bir gözlemci perspektifi tanımlanamaz. Daha teknik bir ifade ile açıklamaya çalışayım: Işık her zaman vakumda sabit bir hızla yayılır ve bu hız tüm eylemsiz referans sistemlerinde aynıdır. Bu nedenle, ışığın kendi açısından zamanın akmadığı söylenir. Lakin genellikle bu noktada şu kritik yorum yapılıyor: Zamanın akmadığı bir varlık için “yol almak” kavramı da anlamsallaşır çünkü yol ve zaman birlikte tanımlanır. Başka bir deyişle, ışık açısından başlangıç ve varış noktası arasında geçen süre yoktur. Dolayısıyla burada ortaya çıkan ifade şudur: Işık, bizim referans çerçevemizde hareket ederek yol alır. Lakin ışığın kendisine ait bir referans sistemi tanımlayamadığımız için “hareket etmeden yol alıyor” gibi bir ifade, fiziksel bir gerçeklikten ziyade matematiksel bir sınır durumun yorumudur. Kısaca toparlayım: Işık aslında hareket etmeden yol almaz zira biz, zamanın ışık için tanımsız hale geldiği sınır durumda, klasik hareket kavramını yanlış bir bağlamda yorumladığımız için böyle bir algıya düşeriz. Bence bu, fiziksel bir paradokstan çok, kavramsal bir yanılsamadır.[1] Umarım anlatabilmişimdir. Saygılarımla
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.