Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Altay Kenger
Seslendiren 7 Nisan 2020 7:27
Limbik sistem genel olarak duygusal beyin olarak bilinir. Beynin en ilkel kısmı ve hayatta kalmamızda kritik rol sahibi olan amigdala da burada bulunur....
36
Ece Müker
Ece Müker
605.9K UP
5 gün önce
Dünya’nın jeolojik kayıtlarında yaklaşık bir milyar yıllık zaman dilimini temsil eden ve “Büyük Uyumsuzluk” olarak bilinen boşluğun nedeni yeni bir araştırmayla netleşti. Bulgular, 23 Şubat 2026’da Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlandı.

Büyük Uyumsuzluk, yaklaşık 500 milyon yıllık tortul kayaçların, çoğu zaman 1,7 milyar yıldan daha eski “temel kayaçların” doğrudan üzerinde bulunmasıyla tanımlanıyor. Aradaki eksik katmanlar, bazı bölgelerde birkaç milyon yılı, bazı yerlerde ise bir milyar yılı aşkın bir süreyi kapsıyor. Bu durum, 150 yılı aşkın süredir bilim insanlarını şaşırtıyordu.

Yeni çalışma, söz konusu boşluğun nedeninin “Kar Topu Dünya” gibi küresel buzullaşma olayları ya da Kambriyen dönemdeki yaşam patlaması olmadığını; esas olarak kıtaların hareketi ve buna bağlı geniş çaplı erozyon süreçleriyle ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmacılara göre levha tektoniğiyle bağlantılı bu süreçler, geniş alanlarda kayaçların aşınmasına ve jeolojik kaydın silinmesine yol açtı.

Sonuçlar, Dünya’nın erken jeolojik evrimi ve kıtasal hareketlerin gezegen tarihindeki rolü hakkında daha net bir çerçeve sunuyor.

470 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
14
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 23 Eylül 2014 36 dk.

Altın oran 1.618033... diye giden bir sayıdır. Yunanca φ\varphi veya ϕ\phi veya Φ\Phi işaretiyle gösterilen altın oran, "kutsal oran", "ilahi oran" veya "altın sayı" gibi isimlerle bilinmektedir. Bu abartılı isimlerin nedeni, 2400 yıl önce yaşamış Öklid'e kadar giden bir süredir insanların, Evren'deki olay, olgu ve süreçlerin bu sayı etrafında şekillendiğine inanmış olmasıdır. Gelmiş geçmiş en popüler kurgu yazarlarından Dan Brown'un Da Vinci Şifresi kitabı gibi eserleri bu inancın halk arasında pekişmesine katkı sağlamıştır. Bu inanca göre altın oran, elde edilebilecek en estetik, en ilahi geometrileri vermektedir. 

Altın oranı veya φ\varphi sayısını elde etmenin 3 temel yolu vardır: Bunlardan ikisi geometriye, biriyse aritmetiğe dayanmaktadır. Önce geometrik altın orana bakalım. Bir şeyin altın orana uyduğunu bulmak için uzun ve kısa kenarlarının toplamını, uzun kenarına bölmeniz gerekmektedir. Örneğin elinizde, aşağıdaki gibi iki segmente bölünmüş bir doğru parçası olduğunu düşünelim:

145
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Yapay Zeka konusunda geliştirebilirsin.

Eda Alparslan
Aktaran 27 Ekim 2024 2 dk.

Yeni bir araştırmaya göre, erkek sivrisinekler de dişiler kadar kana susamış olabilir! Bu bulgu, sadece dişi sivrisineklerin bizi ısırdığı, kanımızı emdiği ve hastalık yaydığı yönündeki genel kanıya ters düşüyor. Yani, erkek sivrisinekler tamamen zararsız değil ve bazı hastalıkların yayılmasına yol açıyorlar.

Çalışmaya göre normal şartlarda kan emmekle ilgilenmeyen Culex tarsalis ve Aedes aegypti erkekleri yiyecek şeker bulamazlarsa ve hava da kuruysa kan içebiliyor. Penn State'de Jason Rasgon'ın laboratuvarında çalışan böcek bilimci (entemolojist), nem seviyesi düşürüldüğünde ve normalde beslendikleri şekerli solüsyon düzenekten kaldırıldığında erkek sivrisineklerin yapay bir zarı "ısırarak" kanla beslendiklerini gözlemledi.

25
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 21 Ekim 2020 27 dk.

Doğada neredeyse hiçbir olgu, son haliyle, birdenbire var olmaz. Her zaman daha eski, daha basit, daha başka nedenlerle var olan unsurların dönüşümüyle yeni yapıların geliştiğini görürüz. İnsanı "insan" yapan en sıra dışı unsurlardan biri gibi gözüken mizah ve espri anlayışı da bundan muaf değildir. Mizahın yazılı kökenlerini, profesyonel "jestçilerin" ve "şaka kitapları"nın olduğu Antik Yunan'a kadar takip etmek mümkündür. Hatta MÖ 460'ta doğmuş olan Demokritos, "gülen filozof" olarak anılırdı; çünkü oldukça espritüel biriydi ve çağdaşlarının "aptallıklarına" gülmesiyle bilinirdi.[1] Ama mizahın kökenleri orada durmaz. Avustralya Aborijinleri'ne yönelik antropolojik çalışmalar, mizahın Homo sapiens içindeki kökenlerinin en az 35.000 yıllık olduğunu düşündürmektedir. Fakat karşılaştırmalı etoloji (hayvan davranışları) çalışmalarından gelen veriler, mizahın davranışsal kökenlerini Homo sapiens türünden çok daha öncesine, günümüzden yaklaşık 16-10 milyon yıl öncesine dayanıyor olabileceğini göstermektedir.[2][3]

Mizahın evrimsel kökenlerini anlamak için, onun davranışsal öncülleri ile davranışsal ardıllarını incelemek gerekmektedir: Espri ve şaka gibi tüm bileşenleriyle bir arada değerlendirilebilecek olan "mizah" kavramının öncülü; sözlerle veya davranışlarla icra edilen soyut bir oyundur. Mizahın kalbinde yer alan espri veya şakanın kendisi, birbiriyle bağdaşmaz gibi gözüken unsurları barındıran bir bağlama veya bağlamlara sahiptir. Çözümlenmesi gereken bir bilinmezi barındırır (size anlatılmaya yeni başlanan bir fıkrayı düşünün) veya sıra dışı bir fiziksel davranışı barındırır (bir "eşek şakası"nı düşünün). Bu bilinmezlik ve bağdaşmazlık, kişide psikolojik bir gerilime neden olur. Ancak mizahın az önce tanımladığımız oyuncu doğası içerisinde, esas mesaj (İng: "punchline") verildiğinde ve espri patlatıldığında veya fiziksel şaka sonlandığında, bağdaşmaz bağlam da çözüme kavuşur ve şakanın hedefindeki kişi, gerilimin ortadan kalkmasıyla genellikle güler veya kahkahaya tutulur. İşte bu duygusal iniş çıkışlar, sosyal hayvan türlerini birbirine bağlayan önemli bir davranış kalıbına karşılık gelir. Dolayısıyla mizahın kökenlerinin sırları, insan-harici sosyal hayvanlardaki oyun, mizah algısı ve kahkaha davranışlarında yatar. Bu yazımızda, bu faktörlere, bunların evrimine ve modern mizah ile ilişkisine bir bakış atacağız.

168
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hüseyin Aça
Hüseyin Aça
42.7K UP
Yazar 31 Ocak 2019 13 dk.

Çoktan seçmeli matematik sınavlarında, eğer cevaba ulaşacak analitik yaklaşım geliştiremediysek, seçenekleri deneyerek çözüme ulaşma yoluna gideriz. Aslında hayatta karşılaştığımız birçok problemi deneme yanılma yöntemi ile çözeriz. Dil öğrenme, enstrüman çalma, bisiklete binme, araba kullanma gibi birçok becerinin analitik sihirli bir formülü yoktur. Eylemi ne kadar çok deneyimlersek, o alanda o kadar uzmanlaşırız. 

Sulama kanalları, matematik, bilardo ve evrim konuları birbirleriyle alakasız görünseler de deneme yanılma yönteminin sıra dışı gücü onları ortak bir paydada birleştirir. 

84
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 14 Şubat 2019
Özgürlüğün bedeli, ebediyen ihtiyatlı olmaktır.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
24
1 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

H. Kumsal Taştepe
Uyarlayan 13 Ekim 2021 8 dk.

Küresel Volkanizma Programı'nın verilerine göre, Dünya genelinde volkanik faaliyetin arttığını gösteren hiçbir kanıt bulunmamaktadır. Bu yazıda, bu veriler incelenecek ve volkanik faaliyetin yıldan yıla artıyormuş gibi gözükme nedenleri (ve bununla ilgili yanlış yorumlanan veriler) analiz edilecektir.

Volkanik patlamalar ile ilgili veriler Küresel Volkanizma Programı'na kaynak sağlamak amacıyla 1968'den beri Smithsonian Enstitüsü tarafından derlenmektedir. Bu yazımızdaki görseller ve tartışma konuları, Volcanoes of the World (Dünyanın Volkanları) isimli eserin giriş bölümünden alıntılanmıştır. Kullanacağımız veriler, 2009 yılına aittir ve isteyenler daha güncel verilere de buradan erişebilirler. Güncel volkanolojik kayıtları bilmenin önemi şüphesiz büyüktür; fakat bu verilerin sınırları, her zaman bariz değildir. Bu sebeple okuyucularımızı, "volkanik faaliyet kayıtları" ile "gerçek volkanik faaliyet" kavramlarını birbirine karıştırmamaları konusunda önemle uyarıyoruz.

18
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Sinan Arslan
Sinan Arslan
108.2K UP
Gözlemi Yapan 6 gün önce Türkiye, Eskişehir
Suricata suricatta
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hüseyin Efe
Platon 5 gün önce Sen de Cevap Ver


Kurtların atası, yaklaşık 40–50 milyon yıl önce yaşamış olan ilkel etçil memelilerdir. Bu canlılar:

Küçük,

Ağaçlara tırmanabilen,

Hem et hem de bitkiyle beslenebilen türlerdi.

Zamanla bu canlılar iki ana kola ayrıldı:

Kedigiller (Felidae) kolu

Köpekgiller (Canidae) kolu

Köpekgiller kolu içinden sırasıyla şu evrimsel basamaklar ortaya çıktı:

Miacis benzeri ilkel etçiller (en eski ortak ata)

Hesperocyon türleri (ilk köpekgiller)

Borophaginae (soyu tükenmiş “kemik kıran köpekler”)

Canis cinsi (modern kurt, çakal, köpek)

Yaklaşık 1 milyon yıl önce günümüzde bildiğimiz gerçek kurt türü (Canis lupus) şekillendi.

1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Şafak Aki
Şafak Aki
118.0K UP
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
Ne değerli oluyor elde edemediklerimiz. Bir kere de elde ettik mi, başka şeye yöneliyor tutku. Dinmez, onulmaz bir susuzlukla bağlıyız yaşama.
Kaynak: Mutlu Olma Sanatı / Arthur Schopenhauer
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ebrar Özgen Arslan
Yazar 6 gün önce 4 dk.

Elektronlar gibi temel parçacıklar elektrik yüküne sahiptir ve kuantum spin özelliği taşır. Elektronların spinleri ve çekirdek etrafındaki yörüngesel hareketleri, atomik ölçekte manyetik alanlar oluşmasına neden olur.[2] Bu etki, çok sayıda atomun bir araya gelmesiyle gözlemlenebilir manyetik davranışlarına dönüşür. Bu tür sistemlerin oluşturduğu manyetik etki, manyetik moment veya manyetik dipol momenti kavramları ile tanımlanır.

Manyetik moment, bir nesne veya sistemin manyetik alan ürettiğinde sahip olduğu manyetik güç ve yönelimleri belirleyen vektörel niceliktir. Örneğin elektrik akımı döngüleri, bazı astronomik cisimler ve temel parçacıklar manyetik momente sahip nesnelerdir. Nesnelerin konumları bu vektörün manyetik alan çizgilerine paralel hale gelme eğilimindedir.

13
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ali Ferruh Ekiz
Çeviren 2 Şubat 2014
Yutu uzay aracı Ay’da nerelerdeydi? 2013 yılının Aralık ayı ortasında Ay’a ulaşan Çin’in robotik uzay aracı Yutu, son bir buçuk ayını Dünya’nın uydusu Ay’ın Mare Imbrium (Yağmur Düzlüğü) bölgesini keşfederek geçirdi. Güneş enerjisiyle çalışan Yutu (Jade Tavşanı), iki hafta süren uzun Ay gecesi boyunca hayatta kalabilmek için uyku moduna geçiyor. Yukarıdaki fotoğraf, Chang’e 3 iniş aracının çevresini gösteren dijital olarak hazırlanmış hızlandırılmış bir panorama kompoziti. Bu görüntü, masa boyutundaki uzay aracını üç farklı pozisyonda yakalayarak oluşturulmuş. Fotoğrafın en sağında Yutu, büyük olasılıkla bir daha iniş aracına geri dönmemek üzere, yeni hedeflere doğru güneye ilerlerken görülüyor.
1
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Ferit Görür
Ferit Görür
78.1K UP
Uyarlayan 6 gün önce 2 dk.

İskoçya'nın kayalıklarla çevrili bir plajında, şiddetli bir fırtınanın ardından köpeklerini gezdiren bir çift, nemli zeminde alışılmadık işaretlere rastladı. Bu desenler, eski insan ve hayvan ayak izlerini andırıyordu.

Bu keşif, izlerin dalgalar arasında kaybolmadan önce belgelenmesi ve incelenmesi için zamana karşı bir arkeolojik yarış başlattı. Aberdeen Üniversitesinden arkeolog Kate Britton, bulguyla ilgili yayınlanan bir videoda durumu şöyle ifade ediyor:

17
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Ezgi Karasözen
Ezgi Karasözen
23.2K UP
Yazar 21 Ocak 2024 11 dk.

Şili ve Japonya örneklerinin ortaya koyduğu gibi depremle yaşamak mümkün. Peki Türkiye'de yanlış giden ne? Önemli bilimsel gelişmelere rağmen, Türkiye hâlâ depremlere karşı savunmasız ve bunun en son örneğini Şubat 2023'te trajik bir şekilde gördük. Kahramanmaraş (Mw 7.8) ve Elbistan (Mw 7.6) depremlerinin bilançosu, yapı yönetmeliklerinin uygulanması ve deprem farkındalığına ilişkin sorunları yüzümüze çarpmakta; aynı zamanda, deprem tehlikesi ve riski üzerine edinilmiş bilgilerin toplum nezdinde karşılık bulmadığına, dolayısıyla ciddi bir bilim-toplum iletişim kopukluğuna işaret etmektedir.[1]

1999 İzmit depreminde (Mw 7.4) çocuk olan biz genç Türk bilim insanları, bugün, Şubat 2023 felaketiyle bir kez daha sarsıldık. Bizler, artık Türkiye'de ve dünyada benzer felaketlerin yaşanmaması için, tüm bilim insanlarını, bilim ve toplum arasındaki bu feci iletişim kopukluğunu nasıl onarabileceğimiz üzerine düşünmeye davet ediyoruz!

45
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Berk Mutlu
Berk Mutlu
12.1K UP
İnceleyen 4 gün önce
Bu film herhangi bir film izlenip geçilebilir. Veya filmin insanlık tarihindeki değişimlerin toplumları nasıl etkilediğini net bir şekilde ortaya koyduğunu görebilirsiniz.
Truman Show sanıldığı kadar basit bir film değil. İzlemeden önce bunun bilincinde olmalısınız.

ps: Asgari seviyede spoiler içerir, spoiler deneceğini bile sanmıyorum.

THE TRUMAN SHOW

Genel Bakış

Başrolünde Jim Carrey'in(Truman Burbank) yer aldığı, Peter Weir tarafından yönetilen Truman Show, Truman Burbank'ın yaşadığını sandığı gündelik hayatından bir sahne ile başlıyor ancak ilerleyen kısımlarda Truman bazı şeylerden şüphelenmeye başlayacak ve yaşadığı Dünya'ya karşı kuşkular duyacak.
Bütün hayatının bir aldatmadan oluştuğunu fark eden Truman, bütünüyle birlikte her şeyi açığa kavuşturmak için çalışıyor.

Truman Burbank

Truman, gündelik hayatında son derece pozitif ve kana yakın,neşeli, kaşif olmak ve Dünyayı gezmek isteyen birisi ayrıca bir koca.
Ancak Truman'ın bile kendi hakkında bilmediği bazı şeyler var. O ne gerçek annesini ne de gerçek babasını tanıyor, aslında onları tanıdığını sanıyor. Truman bir şirket tarafından doğduğu anda sahiplenilmiş bir projedir. Truman, bütün hayatı boyunca onun izni veyahut haberi olmadan bir TV yıldızı olmuştu ancak onun Dünyasında değil.

Lauren(by Natasha McElhone)

Filmde pek bir sahnesi olmamasına rağmen filmin kilit karakterlerinden Biri. Lauren ile Truman bir kütüphanede tanışıyorlar ve direk o an kütüphaneden çıkıp beraber akşamın tadını çıkarıyorlar(kısa bir süreliğine de olsa),ayrılmadan önce o gece Lauren,Truman'a Bir kağıt parçası veriyor. Truman evli olmasına rağmen Lauren onun için adeta karanlık bir gökyüzündeki dolunay gibiydi...
Lauren, ayrılmadan önce ayrıca bütün filmin akışını(basit bir sitcom veya dram filmi olmanın dışına çıkacak)değiştirecek, Truman'ı yiyip bitirecek onun hakkında kendisi hariç herkesin bildiği bazı şeylerden bahsediyor. Ve gerçek "Truman Show" başlıyor.

Peter Weir, Director

ps: Normalde Yönetmenler hakkında pek bir yorumum olmaz ama kaçınılmaz bir başarıydı...

Filmin sahneleri arasındaki geçişleri kişiyi duygu halinde tutacak biçimde hazırlanmıştı, özellikle son sahnelerde Truman Show'u izleyen seyirciler ile gerçek seyirciler yani bizler adeta birbirlerimizle karşı karşıya vermiş 'Herkes o an Truman'ı izliyordu' ve tamda filmin konusu. Herkes Truman'ı izliyor...
Peter Weir, izleyici ile aktör/oyuncu arasındaki empati,kişisel bağlanma sürecini okadar kısa bir süre içinde okadar güçlü bir bağ haline getiriyorki adeta kendi kurtuluşunuzmuşcasına her şeyi iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Ağlayacaksınız, üzüleceksiniz, kızacaksınız, küfürler edip sinirleneceksiniz, içiniz ısınacak...

Neden Sanıldığı Kadar Basit Değil

ps: Bu kısmı filmi izledikten sonra okursanız daha net bir biçimde anlayacaksınız ama filmi izlerken daha gerçekçi bir tutuma sahip olmak isterseniz okuyabilirsiniz,ben olsam izlemeden okurdum çünkü keşke alt yapı ile izleseydim filmi diyorum.)

Truman Show'da işlenen bir çok konu var: Medya, Teknoloji, Çevremiz, Gerçeklik, Hırs, Çıkarcılık, Etik Kurallar, Kişisel haklarımız...(kişisel en önemli gördüğüm kısmı anlatıyorum altta)
Basit bir soru: Hiç çevrenizdeki yerleşkelere dikkatlice baktınız mı ? Hiç bir gariplik olup olmadığına dikkat ettiniz mi ? Veya Çevrenizdeki kişilerin davranışları ve cümlelerine, tutarlılıklarına dikkat ettiniz mi ?
Hatta daha minimize bir düşünce, hepimiz zaman zaman izlediğimizi hissetmişizdir.
Olan her şeyin bir nedeni olduğunu film bize açıkça gösteriyor, boşuna demiyorlar her şey ayrıntılarda gizli diye.

Kişisel Yorumlar

Film benim ne zamandır ertelediğim filmlerden biriydi, herkes diyordu güzel diye ama bana göre basit bir komedi,sitcom belki dram diyebileceğim bir filmdi. Açıkça demek istiyorum ki herkesin hayatında en az 1 kere izlemesi gereken bir filmdir Truman Show.
Herkes gibi ben de bazı "en"lerde kararsız birisiyim ama bu film kesin bir şekilde demek istiyorumki benim için genel anlamda en başarılı film olduğunu söyleyebilirim. İZLEYİN.

Ek Notlar

Filmde bir tek ben mi Lauren'e bu kadar takıldım bilmiyorum ama Truman ile ikisi arasındaki ilişki beni çok kötü yaptı dürüstçe söylemek gerekirse. Özellikle "Every Breathe You Take" şarkısının bu film için yazılmış olmasını dilerdim... Okadar uyumlu ki yani elimden tek gelen bunu alıntılamak:
Every breath you take
And every move you make
Every bond you break,every step you take
I'll be watching you
Beni bitiren bir alıntı daha izninizle:

Truman - Was nothing real ?
Christof - You were real.

Buraya kadar okuyan herkese teşekkürler; Good Afternoon, Good Evening and Good Night.
9.9/10
(201 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : The Truman Show
Yönetmen: Peter Weir
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ufuk Derin
Ufuk Derin
3.3M UP
Öğrenci-Okur 9 Mart 2022 Sen de Cevap Ver

En son bölümde nasıl gördüğümüzü ve gözün katkısını kısaca özetledim, isterseniz bakabilirsiniz ama ben doğrudan esas konuya gireceğim. "Duymak" ve "kulak" da aynı mantıkta işliyor, o yüzden sadece görme eylemine odaklanacağım.

Görme eyleminde görev alan organlar ve etkileşimler "görmez." Biz, bunların tamamının yaşattığı deneyime "görme" eylemi diyoruz. Bu, çok klasik bir mantık safsatası. Kompozisyon Safsatası (İng: "Composition Fallacy"), bir bütünü oluşturan parçalardan herhangi birinin özelliklerinin, bütünün tamamında bulunması gerektiğini savunduğunuzda ortaya çıkar.[1]

Mesela bir arabanın pistonları kendi başlarına ileri gidemezler; ancak arabanın tamamı "ileri gitme" işini yapabilir. Atomlar ve bilinç için de aynı şey geçerlidir. Hatta atomlar ile her şey için aynı şey geçerlidir: Hiçbir atomun sertliği de yoktur; ancak metal serttir. Hiçbir atomun kokusu yoktur; ancak çiçekler kokar. Hiçbir atomun bilinci yoktur; ama canlıların bilinci vardır.[2]

Yani "görmeyen" etkileşimler ve organlar bilinçsiz bir evrim süreci sonunda "görmeye" sebep olabilir. Görmeye sebep olan her etkileşim ve her organ, her "parça", bütünün her yaptığını yapabilmek zorunda değildir. Bu etkileşimler ve organlar bunu "bilerek" de yapmak zorunda değil, bu bilinçsiz bir seçilim sürecinin sonucu. Burada anlatmıştım.

---

Ekstra: Görmenin kısa bir özeti.

Bildiğimiz gibi göz, 5 temel duyu organından biridir. Işık ışınlarına duyarlı reseptörleri barındıran bir organdır ve temel olarak etraftaki varlıkların görsel bilgilerini beyne iletmeye yarayan organdır. Bu işi, dediğimiz gibi yapısında bulunan elektrokimyasal reseptörler aracılığıyla yapar. Hayatın her alanında olduğu gibi, bu konuda somut bir şekilde izah edilebilir. Bu çalışma prensibine çok kısaca bakacak olursak:

Uzayda bazı kaynaklar, bazı fiziksel ve kimyasal sebeplerle ışık ışını paketleri (fotonlar) yayarlar. Bu ışınlar, Dünya'ya (ya da herhangi bir başka yere) ulaşırlar ve bu gezegenlere ve üzerlerindeki ulaşabildikleri her yere çarpıp, yine fizik yasaları etkisi altında yansırlar. Bu yansıma bütün cisimlerin fiziksel özelliklerinin de fotonların yansıma ve kırılma biçimlerinden ötürü dolaylı olarak fotonlarla birlikte taşınmasına sebep olur. Örneğin kıvrımlı bir yüzeyin her noktasına düşen ışık ışınları, farklı yönlere doğru kırılacaktır. Göz, çevreden sürekli olarak gelen bu fotonları yakalamak için özelleşmiş bir organdır. Gözün giriş bölgesi olan göz bebeği'nden (pupil) geçerek içeri giren ışık ışınları, daha sonra özelleşmiş sinir tabakasına ulaşarak geliş açıları, şiddetleri, vb. fiziksel özelliklerine göre çeşitli biçimlerdeki elektrokimyasal sinyallere dönüştürülürler. Bu sinyaller, sinir hücreleri üzerinde beyne taşınır ve beyinde bu sinyalleri okumak üzere özelleşmiş diğer sinir hücrelerince değerlendirilirler. Bu değerlendirme sonucunda bazı kimyasallar oluşturulur ve biz buna uygun tepkiler (düşünce, refleks, vb.) geliştirdiğimizi "sanarız" (aslında verilen bu tepkiler biyokimyasal tepkimelerden başka bir şey değildir).

Burada önemli bir noktayı belirtmekte fayda vardır: herhangi bir şeyi gören, gözümüz değildir; beynimizdir. Gözün tek görevi, etraftan gelen ışık ışınlarını elektrokimyasal sinyallere dönüştürerek, beyne bilgi sağlamaktır. Beyinde gözden gelen sinyalleri değerlendirmek üzere özelleşmiş olan bölgelere hiyerarşik olarak iletilir ve değerlendirilirler. Bu sinyaller sonucunda, beynin farklı bölgelerindeki hücreler, farklı kimyasallar salgılayarak gördüğümüz "şey"in algılanmasını sağlarlar.[3]

Kaynaklar

  1. E. Alparslan. Parça-Bütün Safsataları: Parçaların Özellikleri Bütünde, Bütünün Özellikleri Parçalarında Görülmek Zorunda Mı?. (14 Şubat 2022). Alındığı Yer: Evrim Ağacı | Arşiv Bağlantısı
  2. Ç. M. Bakırcı. Herhangi̇ Zekası Veya Bilinci Bulunmayan Atomlardan Oluşan Beynimizin Nasıl Düşünme Yetisi Ve Bilinci Var?. (29 Haziran 2019). Alındığı Yer: Evrim Ağacı S&C | Arşiv Bağlantısı
  3. Ç. M. Bakırcı. Gözün Evrimi: Görme, Göz Kusurları, Gözde Evrimsel Hatalar Ve Çok Daha Fazlası.... (21 Haziran 2011). Alındığı Yer: Evrim Ağacı | Arşiv Bağlantısı
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)