Evrim Ağacı Soru & Cevap
Reklamı Kapat

Sahtebilim & Şüphecilik

Sonuçları Filtrele Seçki
33K
Ecem Kaya
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Cevap
Şükrü Özay , Şükrü Özay, Sert yüzey üzerine baskı yapan bir kuruluşta teknisyen

Evet gerçektir.

Bu videoda görülen, kağıt, karton vb. düz bir medya üzerine serigrafi yöntemiyle baskı yapılmakta olan basit bir el tezgahıdır. Serigrafi (ipek baskı=screen printing), bir çerçeveye gerilmiş ince delikli (çoğunlukla ipek, bazı durumlarda metal) bir eleğin, boya geçmesi istenmeyen bölgesi kimyasal bir çözelti ile kaplanarak elde edilmiş kalıplar kullanılarak görüntü elde etme yöntemidir. Basılması istenen görselin önce aynen modern ofset matbaa makinalarında olduğu gibi renk ayrımı yapılır. Ardından ayrılmış renklerin filmleri özel bir ışınlama yöntemiyle kalıplara aktarılır. Genellikle sarı, mavi, macenta (koyu pembe)ve siyah renkleri temsil eden kalıplar, ilgili renklerin (elbette her baskıdan sonra buradaki arkadaşın yaptığı gibi aktarılan boyayı kurutarak) üst üste basılmasıyla görsel oluşturulur.

Aşağıya, basit bir düzenekle T_shirt üzerine serigraf baskının nasıl yapılabileceğini gösteren bir arkadaşın videosunu kaynak olarak ekliyorum.

Puan Ver
1
Puan Ver
Teşekkür (1)
Paylaş

Kaynaklar

  1. youtube.com
Devamını Göster
Reklamı Kapat
33K
Ecem Kaya
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip
Paylaş
Güvenli bir kaynaktan olursa sevinirim , haber sitelerine pek güvenemiyorum . Şimdiden teşekkürler .
1,621
Ahmet Akbulut
Teşekkür (2)
Hatırla
Takip
Paylaş
Yani bir şeyin yüzde yüz gerçek olduğunu söylemek için doğada sonsuz gözlem yapmak gerekmez mi? Çünkü bir şeyin doğa yasası olduğunu söylemek,doğanın her yerinde bunu test etmeyi gerektirmez mi?
Öne Çıkarılan Cevap Öne Çıkarılan Cevap

Bilim tarihine baktığımızda, kanun tanımının çok ciddi hataları olduğunu görürürüz. Bunlardan ilki, günümüzden birkaç asır önce yaşamış ve bu kanun tanımını yapmış insanların, kanunların evrenin her noktasında aynı şekilde geçerli olduğunu düşünmeleriydi. İkinci ciddi hata ise, insanların kanunların değişmez/değiştirilemez unsurlar olması gerektiğini düşünmeleri ve bunu tanım dahilinde kullanmış olmalarıdır.

Bu tanım, bilimin güç kazandığı 16. yüzyıl ve sonrasındaki birkaç asır için oldukça mantıklıydı. Örneğin Newton'un fizik alanında, birçok bilim insanının kimya ve hatta bir miktar biyoloji alanında keşfettikleri kanunlar, hiçbir zaman değişmez ve her koşulda etkili gibi gözükmekteydi. Örnek olarak Newton'un Kütleçekimi "Kanunu"nu ele alacak olursak, gerçekten de "elmanın, Dünya'nın çekiminden ötürü her zaman yere düşmesi ve bunun çekimin olduğu her ortam için bu şekilde olması gerektiği" düşünülmekteydi. İlerleyen yıllarda önce İzafiyet Kuramı'nın, sonrasında ise Kuantum Kuramı'nın Newton'un değişmez ve evrensel olarak görülen, en temel "yasalarına" darbeler indirmesi ve bilim camiasının "varlık" ve "oluş" fikirlerine klasik görüşlerden tamamen farklı bakmamız gerektiğini göstermesi, öncelikle fizik dünyasını, sonrasında ise bütün bilim camiasını "kanun" kelimesi literatürden kaldırmaya; en azından yukarıda verdiğimiz tanımını gözden geçirmeye zorlamıştır. Bu noktadan birçok sonuç çıkarmak mümkündür:

İlk olarak, Fizik'teki gelişmeler bize her şeyin göreceli olduğunu, hiçbir şeyin sabit olmak zorunda olmadığını ve hatta çoğu zaman olamayacağını da göstermiştir. Çünkü Evren'imiz tek olmak zorunda değildir, Büyük Patlama'nın sonucunda oluşabilecek değişkenler de sadece bu şekilde değildir. Dolayısıyla her Evren'de, her koşulda, farklı sonuçlar elde etmek, farklı "yasaların" etki etmesi ve bunların değişime açık olması son derece muhtemeldir.

İkinci olarak, bu Evren içerisinde dahi her "yasa", her koşulda geçerli olamaz. Örneğin cisimler arasında bir "çekim kuvveti"nin olduğunu söyleyen Newton Yasaları, atom altı parçacık seviyesinde kesinlikle kullanılamayacak kadar hatalıdır. Her ne kadar günlük yaşantıda, milimetreler ile kilometreler arasında ifade ettiğimiz boyutlarda bu "yasalar" kullanışlı ve iyi bir yakınsama olsa da, gerçeği tam olarak yansıtmamaktadır. Sadece boyut kavramı bile, yasaların değişmesini gerektirmektedir.

Son olaraksa kanunlar her ne kadar değişmezlik ve evrensellik konusunda yanılıyor olsa da, esasında bir konuda doğrudurlar: etrafımızda olan olaylara bir yaklaşım sunmakta ve onların ne olduğunu açıklamaktadırlar. Dolayısıyla kanunların bu tek olumlu tarafını alıp, ya terminolojik tanımını gözden geçirmemiz, ya da yeni bir terim geliştirmemiz gerekmektedir. Kaynaktan kaynağa bu yaklaşım farklı olabilmektedir. Kimi bilimsel kaynak "kanun" derken esasında aşağıda yapacağımız tanımı kullanmaktayken kimisi "kanun" ya da "yasa" kelimesini literatürlerinden tamamen çıkarmıştır. Biz, Evrim Ağacı olarak aşağıdaki terimi ve tanımı tercih etmekteyiz, ancak eğer ki herhangi bir noktada "yasa"lardan bahsedecek olursak, bilin ki bahsettiğimiz yine de aşağıdaki tanımıyla kanunlar olacaktır:

Bilimsel gerçekler (doğa yasaları/kanunları veya doğal gerçekler), en genel tanımlarıyla, içinde yaşadığımız Evren'in koşulları sabit kaldığı sürece geçerli olan, içeriğini tekrar eden ya da sürdüren, Evren'in var oluşundan ve bu var oluşa bağlı olarak ortaya çıkan, doğadaki olgu (fenomen) ve olayların tümüdür. Kısaca ve daha basitçe tanımlamak gerekirse doğa yasaları, doğayı gözlediğinizde, sabit olarak gerçekleşen ve pek çok durumda geçerli olan bilgilerdir. Örneğin Dünya üzerinde bir topu havada nerede bırakırsanız bırakın, top yere doğru hareket eder. Bu bir bilimsel gerçektir.

En yukarıda yaptığımız tanımıyla bir kanun değildir, çünkü hem Evren'in her köşesindeki yapı ve süreçlerin birbiriyle tamamen aynı olup olmadığını bilememekteyiz, hem de top, Evren'deki her yerde düşmek zorunda değildir (örneğin uzay boşluğunda). Yani etrafımızda sürelene olay ve olguların sınırları net olarak tanımlanmak zorundadır: "Top, üzerinde belli bir yer çekimi olan ve bu çekimin düşüşe engel olabilecek bütün kuvvetleri yendiği durumlarda, normal koşullarda, havada serbest düşmeye bırakıldığında her zaman yere doğru hareket eder."

Fakat bu kısıtlandırmada da karşımıza çıkan sorun, kısıtlandırmaya giderken varsayımlar yapmak zorunda kalmamızdır. Bu varsayımlarımız ise, artık bilimsel gerçeklerden çıkıp, bilimsel açıklamalar yapıyor olduğumuzun göstergesidir ve terminolojik olarak "bilimsel gerçek/doğa yasaları" kavramının sınırlarını aşmamızı gerektirmektedir. Bu da, hata yapmamız demektir. Örneğin yukarıdaki kısıtlandırmada, topun yere düşmesinin "yerin onu çekmesinden ötürü" olduğu iddia edilmektedir. Ancak İzafiyet Kuramı ve Kuantum Mekaniği'ne göre, esasında cisimler arasında bir "çekim" kuvveti bulunmamaktadır. Büyük cisimlerin uzay/zaman düzlemini bükmesinden ötürü, daha ufak cisimlerin yörünge hareketleri, bizde cisimlerin "düşüyor gibi" görünmesi hissini yaratmaktadır. Bu sebeple, varsayımımız hatalıdır veya her daim, hatalı olmaya açıktır.

Daha düzgün bir önerme, şu şekilde olabilir: Dünya üzerinde, yerden yüksek bir noktadan serbest bırakılan cisimler, yere doğru hareket ederler. Bu ise bir "kanun" olmaktan çok, bir gerçeği anlatmaktadır. İşte bu sebeple, kanunları kullanmak yerine, doğal gerçeklere başvurmak daha isabetli olacaktır.

Bu kısmı özetlememiz gerekirse:

Eğer ki kanunları genel-geçer olarak kullanacaksak ve değişmez/evrensel, olduğunu iddia edeceksek, gerçekçilikten uzaklaşmış oluyoruz ve dolayısıyla bilim sınırları dışına çıkıyoruz.

Eğer ki kanunları daha sıkı ve net bir şekilde tanımlayacak olursak, varsayımlar yapmak zorunda kalıyoruz ve bunların test edilmesinin gerekliliği ve her kişinin farklı varsayımlardan yola çıkabileceğinin getirdiği öznellik sorunu, yine bilim sınılarının dışına çıkmamız demektir.

Bu sebeplerle, bu yazıdan çıkarmamız gereken dersleri, yeri geldikçe verecek olursak:

Bilimde, kanun diye bir kavram yoktur! Modern bilim sınırları dahilinde, eğer ki "kanun" veya "yasa" kelimelerini kullanıyorsanız, bahsettiğinizin değişmez/evrensel olamayacağını ve zaman/mekana göre tanımlanmış olduğunu unutmamanız gerekmektedir. Bu bağlamda, etrafımızda olan ve kendini tekrar eden olay ve olguları doğa/bilim gerçekleri olarak tanımlamak daha güvenli ve isabetli olacaktır. Kanun derken bundan bahsediliyorsa, sorun yoktur.

151 görüntülenme
Puan Ver
3
Puan Ver
Teşekkür
Paylaş

Kaynaklar

  1. Evrim Ağacı
Devamını Göster
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Hayatta hiçbir şey ısrarla çalışmanın yerini alamaz. Yetenek alamaz; başarısız yeteneklilerden bol bir şey yoktur. Zeka alamaz; 'ödüllendirilmemiş deha' bir deyim olacak kadar yaygındır. Eğitim alamaz; Dünya eğitimli cahillerle doludur. Azim ve kararlılık her şeydir.”
Calvin Coolidge
Geri Bildirim Gönder