Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
2,500 ATP Ödüllü Soru: Kötü hissettiğinizde müzik dinlemekle aslında beyninizi susturarak duygularınızı manipüle mi ediyorsunuz Yoksa bu bir duygusal rahatlama mı? Hemen cevapla! 500 ATP Ödüllü Soru: Neden farklı sistemlerde farklı karakteristik empedansa sahip iletim hatları kullanıyoruz? Hemen cevapla! Esat Kudret'in cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Tüm Reklamları Kapat
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Volkan Doğan
Volkan Doğan
52.0K UP
Çeviren 1 saat önce

Yolcu koltuğunda seyahat ederken midesi bulanmaya yatkın olan kişilere genellikle bir şeyler okumayı bırakmaları, ekranlara bakmaktan kaçınmaları ve düzenli molalar vermeleri tavsiye edilir. Bazı insanlar skopolamin ve antihistaminikler gibi ilaçlardan da fayda görebilir.

Ancak radyoyu açmak da oldukça etkili bir çözüm olabilir. Nitekim bu yaklaşımın işe yaradığını, Çin'de yapılan yakın tarihli bir araştırmada da görüyoruz. Söz konusu araştırmada yolcular, bir sürüş simülatöründe üç dakika geçirdikten sonra bir dakika boyunca ya müzik dinlediler ya da meditasyon yaptılar.

0
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Egemen Öner
Egemen Öner
85.5K UP
Yazar 1 saat önce 8 dk.

Ay, geçmiş yüzyıllar içinde hatta genel olarak dünyamız üzerinde yaşamış birçok canlının gök yüzünde fark ettiği gök cisimlerinden biridir. Noktürnal yani gececil hayvanların üreme döngüleri, avlanma alışkanlıkları ve yön bulma yetenekleri üzerinde ayın doğrudan etkileri bulunur. Ay, neden olduğu gelgitler ve yaydığı ışık vasıtasıyla bu canlılar içi doğal bir navigasyon aracı işlevi görür. Nitekim bazı türlerin dolunay evresinde belirgin davranışsal değişiklikler gösterdiği bilinmektedir.[1] Ancak şimdi durumlar farklı. Teknolojinin gelişmesiyle kontrolsüz ve motorsuz uçan insanlık çok uzak olmayan bir tarihte Ay'a tekrar dönmeye hazırlanıyor.[2]

1959 yılında Sovyet yapımı insansız uzay aracı Luna 1 ile başlayan ay yolculukları Apollo 11 ile ilk kez Ay yüzeyine bir insanın ayak basmasıyla 1972 yılına kadar devam etti.[3] Ardından insanlı Ay uçuşlarının durdurulması yani Apollo programının kapatılmasıyla insanlı Ay görevleri çok uzun süredir bilinmezler içinde kayboldu. Yakın tarihlerde ise NASA Artemis görevleriyle Ay'a dönüyor.[4] Projenin bu aşamadaki amacı Ay'da kalıcı bir yerleşim birimi kurmaktan ziyade, oradaki doğal kaynaklardan yararlanarak kendi kendine yetebilen bir keşif altyapısı geliştirmektir.[14]

0
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ceren Aydın
Ceren Aydın
52.0K UP
Çeviren 1 saat önce 3 dk.

Kahverengi deniz yosunu olan Sargassum filipendula kullanılarak yapılan un, glütensiz kurabiyelerin besin değerini ve sindirilebilirliğini artırabiliyor. Bu sonuç, Food Research International dergisinde yayımlanan yeni bir çalışmaya dayanıyor.

Brezilya'daki São Paulo eyaletinde yer alan Campinas Devlet Üniversitesinde doktora sonrası araştırmalarını yürüten Bruna Lago Tagliapietra, bu çalışmayı gerçekleştiren isim oldu. Araştırma, Gıda Mühendisliği Fakültesinde görev yapan Prof. Dr. Maria Teresa Pedrosa Silva Clerici'nin danışmanlığında yürütüldü. Çalışmada ayrıca İspanya'nın başkenti Madrid'de bulunan Gıda Bilimi, Teknolojisi ve Beslenme Enstitüsünden Cristina Martinez-Villaluenga ile de iş birliği yapıldı.

0
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Esra Polat
Esra Polat
52.0K UP
Çeviren 1 saat önce 6 dk.

Bir canlının yaşadığı çevre, onun uyum sağlayabileceğinden daha hızlı değiştiğinde hayatta kalma şansının sıfıra inebileceğini biliyoruz. Aynı durum popülasyonlar ve hatta tüm türler için geçerlidir. MIT ve Leicester Üniversitesinden araştırmacılar, evrimsel uyum sağlama hızı ile çevresel değişim hızı arasındaki bu bağlantının küresel ölçekte de geçerli olduğunu ve yaşamın kitlesel yok oluşlara karşı ne kadar savunmasız olduğunu belirleyebileceğini buldular. Ekip, bu olgunun teorik bir modelini geliştirdi ve çalışmalarını Physical Review Letters dergisinde yayımladı.

Araştırmacılar geliştirdikleri modeli, geçmişteki büyük kitlesel yok oluşlara ait mevcut verilerle karşılaştırdılar. Bu verilere, her bir olayın yaşandığı dönemde küresel çevrenin ne kadar hızlı değiştiği bilgisi de dâhildi. Model; dünya tarihindeki kitlesel yok oluşların çoğunun şiddetini, yani uyum sağlayamayan ve bu nedenle yok olan canlıların oranını başarıyla tahmin etti.

0
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Can Yılmaz
Can Yılmaz
52.0K UP
Çeviren 1 saat önce 2 dk.

Bilim insanları, yaygın olarak kullanılan kemirgen zehirlerinin etkisini giderek yitiriyor olabileceği konusunda uyarıyor. Bizim de evrimsel biyoloji bağlamında sıkça vurguladığımız gibi güncel araştırmalar farelerin ve sıçanların bu zehirlere karşı her geçen gün daha fazla direnç evrimleştirdiğini gösteriyor.

Yeni bir çalışmadan elde edilen veriler, endişe verici sayıda ev faresinin, kemirgen ilaçlarına karşı dirençle ilişkili genetik bir mutasyon taşıdığını ortaya koydu. Bu durum, farelerin haşere kontrolünde yaygın olarak güvenilen zehirlerden sağ çıkma olasılığını artırıyor.

0
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Evrimin ışığı olmaksızın, biyolojide hiçbir şeyin anlamı yoktur."
Theodosius Dobzhansky
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)