İstanbul, binlerce yıllık tarihi, 2 kıtayı birbirinden ayıran Boğazı ve güzel deniziyle bilinse de, jeolojik geçmişi çok daha ilginçtir. Günümüzden yaklaşık 419 ila 359 milyon yıl önce, yani balıkların altın çağı olarak da bilinen Devoniyen Dönemi’nde, bugün üzerinde yürüdüğümüz İstanbul sokakları aslında Ekvator'un güneyinde sıcak ve sığ bir tropikal denizin tabanıydı. Bu sularda minik balıklar mercanlar arasında yüzüyor, trilobitler sürünerek hareket ediyor, Orthoceras gibi uzun kabuklular ise planktonlarla besleniyordu.
Jeoloji literatüründe "İstanbul Zonu" veya "İstanbul Paleozoyik İstifi" olarak adlandırılan bu bölge, o dönemde Gondvana süper kıtasının kuzey kenarında, kıta sahanlığı içerisinde yer alıyordu. Bu antik denizde yaşayan canlılar, arkalarında bugün İstanbul'un belli bölgelerinin altını dolduran ve dünya çapında jeologların ilgisini çeken muazzam bir fosil mirası bıraktı.[1]