Son derece yetenekli büyük dil modellerinin (LLM) hızla yayılması, eğitim dünyasında hararetli bir tartışmayı beraberinde getirdi. Bir yanda öğrencilerin 7/24 ulaşabilecekleri bir öğretmen görevi görebilen bu araçlar, öğrenme süreçlerine büyük katkı sağlayabilirken diğer yanda ne yazık ki kopya çekme gibi etik sorunlara da zemin hazırlıyor.
LLM'lerin eğitimdeki potansiyel fayda ve zararları geniş çapta tartışılsa da bu teknolojilerin sınıflara, müfredatlara ve genel olarak çalışmalara entegrasyonuna rehberlik edecek sağlam, deneysel kanıtlara ihtiyacımız büyük. "ChatGPT'nin Öğrencilerin Öğrenme Performansı, Öğrenme Algısı ve Üst Düzey Düşünme Üzerindeki Etkisi: Bir Meta-Analizden Çıkarımlar" başlıklı yeni bir çalışma, anekdotsal anlatımların ve oldukça sınırlı çalışmaların ötesine geçerek bugüne kadarki en kapsamlı nicel değerlendirmelerden birini sunuyor. Hangzhou Normal Üniversitesi Çin Eğitim Modernizasyonu Araştırma Enstitüsü'nden Jin Wang ve Wenxiang Fan tarafından hazırlanan makale bu ay Nature Publishing grubuna ait Humanities and Social Sciences Communications dergisinde yayımlandı.