İçerikler
Bugün
Bugün bölümü hazırlanıyor.
Bugün bölümü hazırlanıyor.
Osmanlı Devleti, yaklaşık 1300 yılında Anadolu'nun kuzeybatısında ortaya çıkmış ve kurucusu Osman Bey olmuştur.[2] Osmanlı'nın doğuşunun hangi dinamikle gerçekleştiği, tarihçiler arasında tartışmalıdır. Verilen yanıtlar ise birbirinden oldukça farklıdır. Nitekim kimi araştırmacılar beyliğin yükselişini yerel unsurların din değiştirerek kaynaşmasına bağlarken, kimileri Anadolu'daki kurumsal sürekliliği, kutsal savaş ideolojisini, göçebe aşiret yapısını ya da ganimet ortaklığını merkeze koymaktadır.
Geleneksel anlatıda devletin bağımsızlık ilanı 1299 yılıyla ilişkilendirilmektedir. Halil İnalcık ise Bafeus Savaşı'nı 1993 tarihli makalesinde 1301 yazına tarihlemiştir. Bir etkinlik kaydına göre İnalcık 2011 tarihli mesajında kuruluşu 1302'deki savaşa bağlamıştır. Kuruluşun tartışmasız kesin günü ve Osman Bey'in ayrıntılı, kesinleşmiş soy ağacı belirlenememiştir. Kanıt azdır. Yorum çoktur. Kuruluş tartışmasını anlamak, eldeki sınırlı kanıtların nasıl değerlendirildiğini ve farklı tarihyazımı modellerinin bu kanıtları nasıl yorumladığını birlikte incelemeyi gerektirmektedir. Tarihçilerin geliştirdiği bu farklı modelleri doğru tartabilmek için öncelikle beyliğin doğduğu on üçüncü yüzyıl sonu Anadolu coğrafyasına bakmak gerekmektedir. Ardından erken dönem kaynaklarının neden sorunlu olduğunu, klasik ve revizyonist kuruluş tezlerinin hangi kanıtlara dayandığını ve fethedilen ilk şehirlerdeki somut gözlemlerin nasıl bir devlet düzeni yansıttığını adım adım ele almak gerekmektedir. Revizyonist tarihçilik, yerleşik açıklamaları yeni yöntemlerle yeniden sorgulayan yaklaşımlara verilen genel addır.
Limit hız (İng: "terminal velocity"), bir akışkan içinde hareket eden katı bir cismin karşılaştığı akışkan direncinin hareketi sürdüren kuvvete eşitlenmesiyle ulaştığı sabit hız değeridir. İster atmosferde paraşütü henüz açılmamış bir paraşütçü ister durgun bir gölde dibe çöken mikroskobik bir tortu tanesi olsun, akışkan içindeki her cisim hızlandıkça büyüyen bir direnç kuvvetiyle karşılaşmaktadır. Hareketin başlangıcında sürücü kuvvet dirençten büyük olduğu için cisim ivmelenmektedir. Ancak hız arttıkça direnç kuvveti de büyümekte ve nihayet sürücü kuvveti dengelemektedir. Başka bir deyişle iki kuvvet birbirine eşitlendiği anda net kuvvet sıfırlanmaktadır. Böylece ivme ortadan kalkmaktadır. Cisim ise yoluna sabit bir hızla devam etmektedir.
Hava direncinin kurduğu bu denge olmasaydı yağmur damlalarının yeryüzüne çarpma sürati çok daha büyük olurdu. Örneğin yükseklikteki bir buluttan serbest bırakılan kütleli bir model damla, hiçbir hava direnciyle karşılaşmasaydı yere süratle çarpardı. Oysa doğrusal direnç modelinde aynı model damla kısa sürede dengeye ulaşmakta ve yeryüzüne limit hızla inmektedir. Benzer şekilde yüksek irtifadan atlayan bir paraşütçü vücut duruşunu değiştirerek limit hızını düzeyinden yaklaşık değerine çekebilmektedir. Paraşütünü açtığında ise hız çok daha düşmekte, böylece iniş yumuşamaktadır.
Çokgen, sonlu sayıda doğru parçasıyla sınırlanan ve her parçanın iki uç noktasında başka bir parçayla birleştiği kapalı, iki boyutlu bir düzlem şeklidir.[1][2] Şekli oluşturan doğrusal parçalara kenar, kenarların birleştiği uç noktalara ise köşe adı verilmektedir. Temel tanımda bu sınır hiçbir noktada kendini kesmemektedir. Böylece düzlem üzerinde kapalı bir bölge oluşmaktadır.
Günlük yaşamda karşılaşılan trafik işaretleri, mobilyalar, kitaplar, bilgisayarlar ve telefonlar çokgensel biçimlerin üzerine kurulmakta, kumaşlarda, perdelerde ve döşemelerde kullanılan geometrik desenler de bu düzlemsel şekillerin estetik uyumundan yararlanmaktadır. Ancak bir şeklin beşgen ya da altıgen diye adlandırılması, bütün kenarlarının eşit uzunlukta olduğu anlamına gelmemektedir.[7] Dahası, kenarları ve açıları eşit olan düzgün çokgenlerin bile sadece bir kısmı pergel ve cetvelle çizilebilmekte, yine sadece bir kısmı bir zemini boşluk bırakmadan tek başına döşeyebilmektedir. Bu makalede çokgenlerin yapı taşlarından içbükey ve dışbükey sınıflandırma ölçütlerine, açı ve alan bağıntılarından antik geometrideki çizim ve kaplama problemlerine uzanan matematiksel yapı adım adım incelenmektedir.
/content/ad2dc565-3f7c-4f90-a190-faeef0fe2a5f.jpeg)
/content/19c2de0c-2ecc-4cd2-8e5d-1ec7ed7d1f82.jpeg)
/content/c80d859d-51ca-4fc4-8fd8-e77c5b3f6aeb.jpeg)