İçerikler
Bugün
Bugün bölümü hazırlanıyor.
Bugün bölümü hazırlanıyor.
Şiir düzyazıya çevrilirken dize düzeni bırakılmakta, şiirde açıkça söylenen ve satır aralarında ima edilen bütün anlam tonlarının farklı sözcüklerle yeniden kurulması amaçlanmaktadır.[1][2] Edebiyat çalışmalarında aktarma veya parafraz (İng: "paraphrase") adıyla anılan bu uygulama, metni dize yapısından çıkarıp doğal cümle düzenine taşımaktadır.[1][4] Amaç güzelliği kopyalamak değildir.[1] Amaç, sözcük dizilişini anlaşılır bir söz dizimine göre yeniden düzenlemek ve şiirdeki dil bilgisel kişi ile zamanı koruyarak düz anlamı eksiksiz biçimde açıklamaktır.[1]
Şiiri düzyazıya aktarmak, dize sonlarını silip mısraları yan yana dizmek değildir.[1] Metni kısa bir özete indirmek de değildir.[2] Çünkü şiir dili az sayıda sözcüğe birden fazla çağrışım ve örtük ilişki sığdırmaktadır, bu yüzden yoğunlaştırılmış anlamı cümlecik cümlecik açmak çoğu zaman özgün şiirden biraz daha uzun bir düzyazı metni ortaya çıkarmaktadır.[1][3][4] Elbette hiçbir aktarım şiirin yerini tutmamaktadır.[8] Ama düz anlamı açmaktadır.[1]
Evrimsel süreçte kimi zaman bildiğimiz hiçbir canlı grubuna uymayan, öylesine tuhaf ve büyüleyici organizmalarla karşılaşırız ki paleontologların bu canlıları sınıflandırmakta neden bu kadar zorlandığını çok iyi anlarız. İşte Tully canavarı (Lat: "Tullimonstrum gregarium") tam olarak böylesi bir canlıdır. Yaklaşık 300 milyon yıl önce, günümüzde Illinois sınırları içerisinde kalan çamurlu haliçlerde yüzen bu yumuşak dokulu deniz canlısı, aradan geçen onca zamana rağmen evrimsel biyolojinin en büyük bilmecelerinden biri olmayı sürdürüyor.
Fosil kayıtlarında karşılaştığımız pek çok tür, günümüzdeki akrabalarıyla belirgin anatomik benzerlikler taşır ancak bu canlı, bilinen hiçbir kalıba sığmayan anatomisiyle ilk andan itibaren uzmanları çaresiz bıraktı. Canlının vücut planı, bildiğimiz hiçbir hayvan şubesine doğrudan yerleştirilemeyecek kadar sıra dışıydı.
Uyku hem zihinsel hem de fiziksel esenliğimizin temel taşıdır. Yılda iki kez yapılan saat değişimlerini sonlandırarak kalıcı yaz saati uygulaması rejimine geçme kararları; Kanada'nın Britanya Kolumbiyası, Kuzeybatı Toprakları, Alberta, Manitoba ve kuzeybatı Ontario gibi bölgelerinde yaşayan pek çok kişi için uyku düzeninin bozulması riskini beraberinde getirmektedir. Mevsimsel saat değişikliklerinin kaldırılması uzun süredir tartışılan bir konu olsa da seçilen saatin türü büyük bir önem taşımaktadır.
Yaz saatine geçiş dönemlerinde artan kalp krizleri ve ölümcül trafik kazaları gibi ciddi sağlık riskleri, makalenin yazarı da dahil olmak üzere birçok uyku ve kronobiyoloji uzmanını, mevsimsel saat değişimlerinin kalıcı kış saati (standart saat) lehine sonlandırılmasını savunmaya yöneltti. Hükümetler ise akşam saatlerinde gün ışığından daha fazla yararlanılmasını sağlamak, akşam aktivitelerini kolaylaştırmak, komşu bölgelerle uyum yakalamak ve genel sağlığı teşvik etmek gibi gerekçelerle kalıcı yaz saatini tercih etmektedir.
Başarılı bir yolculuk planlamak zor olabilir, hedef uzay olduğunda ise iş çok daha zorlaşır. Uzay görevleri henüz fırlatılmadan önce bile olağanüstü miktarda bilimsel hazırlık ve veri analizi gerektirir. Bu süreç yıllar sürebilir. Uzay ajansları Ay'da kalıcı bir varlık kurmak için yarışırken bu bilgileri tek bir sistemde birleştiren yapay zekâ görev planlamasını çok daha verimli hâle getirebilir.
Bu sistemlerden birini Ohio State Üniversitesinde inşaat, çevre ve jeodezi mühendisliği alanında doktora adayı olan Gokce Inal geliştirdi. Sistem, bilim insanlarının olası Ay iniş bölgelerini değerlendirmesine yardımcı olmak üzere tasarlanmış bir yapay zekâ çerçevesi. Aynı zamanda gelecekteki mürettebatın karşılaşabileceği tehlikeleri belirliyor ve bilimsel açıdan değerli jeolojik yapılar için yeni bölgeleri tarıyor.
Günlük beslenme düzenimizde et tüketimini azaltmanın; sağlık risklerini düşürdüğünü, çevresel sürdürülebilirliği artırdığını ve hayvan refahına katkı sağladığını biliyoruz. Peki çocukların besin tercihleri söz konusu olduğunda empati duygusu ne kadar belirleyici olabiliyor? Polonya'daki SWPS Üniversitesinden araştırmacılar tarafından yürütülen yeni bir çalışma, bir tavuğa isim vermenin ve onun günlük alışkanlıklarını tanıtmanın, okul öncesi çocukların kümes hayvanı etini daha az tercih etmesini sağladığını gösterdi. Üstelik bu etki hem çocukların sözel ifadelerine hem de tabaklarındaki somut seçimlere yansıyor ancak damak tadı çoğu zaman empatiye üstün geliyor.
Daha önce yapılan psikolojik araştırmalar, bir bireyi ismiyle tanımlamanın hem insanlara hem de hayvanlara karşı olumlu tutumlar geliştirmede düşük maliyetli fakat son derece güçlü bir müdahale olduğunu ortaya koymuştu. İnsan ilişkilerinde belirlenebilir kurban etkisi olarak adlandırılan bu olgu, bireylerin yardım etme isteğini artırıyor ve bağış yapma gibi toplum yanlısı davranışları belirgin biçimde teşvik ediyor.
/content/d49d9270-307a-47f9-a80e-9923529e0c18.jpeg)
/content/0ba42a6a-6849-489a-8120-cbde5f99a373.jpeg)
/content/9ee448b2-5673-46f5-a76f-60745c3f2d5d.jpeg)
/content/4dedfcb8-8eb3-489d-9c63-188f1d9b78dc.jpeg)
/content/f3dbbc66-e349-4015-bc5e-f5a63a44818b.jpeg)