Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Premium
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Aklımdan Geçen
Tür Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Topluluk Kuralları
Bu alan, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu türün ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu alanın amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim topluluğuna değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Kemal Yüksel
Kemal Yüksel
136.9K UP
Yazar 1 saat önce 7 dk.

İslam tarihinde ‘zındıklık’ kavramı, ilk bakışta dinî inanç alanındaki sapmaları ifade eden bir kategori gibi görünmektedir. Ancak kavramın farklı dönemlerdeki kullanımına bakıldığında, teolojik sapkınlık iddiasının çoğu zaman siyasal otorite, toplumsal düzen ve meşruiyet tartışmalarıyla iç içe geçtiği görülmektedir.

Tarihte devletler hangi düşüncenin kendilerince meşru bir zeminde, hangisinin ise oldukça tehlikeli bir yerde olduğuna karar vererek kendi siyasal düzenlerini korumaya çalışmışlardır. Bu süreçte dinî kavramlar çoğu zaman yalnızca inanç alanına dahil olmaktan çıkarak siyasal otoritenin kullandığı araçlardan biri hâline gelmiştir. İslamiyet tarihinde önemli bir yere sahip olan zındıklık kavramı da bunun dikkat çekici örneklerinden biridir. İlk bakışta dinî sapkınlığı ifade eden suçlayıcı bir ifade gibi görünse de, tarihî örnekler kavramın bazı dönemlerde devletin benimsediği dinî anlayışa, toplumsal düzene veya siyasal otoriteye meydan okuyan kişi ve hareketleri tanımlamak için de kullanıldığını göstermektedir. Bu çalışmada zındıklık kavramının tarihsel gelişimi ele alınacak; Hurûfîlik, Kalenderîlik ve Şeyh Bedreddin örnekleri üzerinden Osmanlı'da din, siyaset ve meşruiyet arasındaki ilişkinin nasıl şekillendiği incelenecektir.

0
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tuğba Tekin
Tuğba Tekin
55.8K UP
Çeviren 2 gün önce 5 dk.

Yakın zamanda tanık olduğumuz bu felakette, Himalayalar'ın yüksek kesimlerindeki bir buzul çöküşüyle tetiklendiği değerlendirilen devasa bir su, çamur ve moloz dalgası Nepal ile Çin sınırındaki köyleri ve hidroelektrik santrallerini yerle bir etti. Yaşanan bu ani taşkının ardından en az 1.399 kişinin yaşamını yitirdiği doğrulanırken 5.200'den fazla kişinin ise hâlâ kayıp olduğu bildiriliyor.

Yaşanan bu trajedi, gelecekte karşılaşabileceğimiz tehlikelerin habercisi olabilir. Uzmanlar dünyanın buzullarla kaplı dağlık bölgelerinde gökyüzünden inen ölümcül bir tsunaminin yeniden yaşanmasının bir olasılık değil, yalnızca zaman meselesi olduğunu vurguluyor; üstelik bu risk Birleşik Devletler için de geçerli.

5
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tolga Güler
Tolga Güler
56.0K UP
Çeviren 2 gün önce 2 dk.

Bedenimizi yapay yöntemlerle doğal ve en verimli durumuna kavuşturma fikrine aslında yabancı değiliz. Numaralı gözlükler takarak görme kusurlarımızı düzeltebiliyor, işitme cihazları sayesinde duyma kayıplarını hafifletebiliyoruz. Günümüzde ise insan bedenini yalnızca onarmakla kalmayıp onu biyolojik sınırlarının ötesine taşımayı ve şimdiye dek yapabildiklerimizden çok daha fazlasını başarmamızı hedefleyen yeni teknolojiler geliştiriliyor.

Bu tür yeni teknolojileri kullanan bireyler insan ve makinenin bir araya geldiği birer sayborga dönüşüyor, bedenlerini geliştirerek bir zamanlar imkânsız görülen beceriler kazanıyor. Üstelik bu araçlar yalnızca kurgusal ya da kavramsal tasarımlardan ibaret değil. Bahsi geçen sistemlerin bir kısmı hâlihazırda ticari olarak satışa sunulmuş durumda, diğer kısmı ise çok yakında piyasaya çıkmaya hazırlanıyor.

4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Merve Yıldırım
Çeviren 2 gün önce 4 dk.

Günümüzde biyolojik sistemleri yeniden programlayarak onları yaşayan birer üretim tesisine dönüştürme hedefi, sentetik biyolojinin en heyecan verici alanlarından birini oluşturuyor. Ancak bu süreçte hücrelerin protein üretim mekanizmalarını yönetirken sıklıkla kritik moleküler engellerle karşılaşıyoruz. Yakın zamanda geliştirilen yeni bir sentetik biyoloji teknolojisi, mikrobiyal hücrelerin içinde kolayca parçalanan doğrusal mesajcı RNA moleküllerini halka formuna dönüştürerek protein üretiminde dikkat çekici bir artış sağlamayı başardı.

Seul Ulusal Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya ve Biyoloji Mühendisliği Bölümünden Prof. Sang Woo Seo liderliğindeki bir araştırma ekibi, mikrobiyal hücrelerin içinde doğrusal mRNA moleküllerini halkasal bir yapıya kavuşturan yenilikçi bir yöntem geliştirdi. Bu yöntem sayesinde hem mRNA kararlılığı hem de protein üretim verimliliği eş zamanlı olarak artırıldı. Ekip geliştirdiği bu teknolojiye CRESEnT adını verdi.

4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ozan Yıldız
Ozan Yıldız
52.8K UP
Çeviren 2 gün önce 6 dk.

Günlük hayatımızda "alışkanlık" sözcüğünü oldukça rahat kullanırız. Doktorunuz günde beş porsiyon meyve ve sebze tüketerek "iyi bir alışkanlık" edinmenizi tavsiye eder, bir arkadaşınız gece uyumadan önce sosyal medyayı kontrol etme şeklindeki "kötü alışkanlığından" yakınır, belki de bir müzik öğretmeniniz etütlerinizi "alışkanlık hâline gelene kadar" tekrarlamanız için üzerinizde baskı kurmuştur. Hatta haftada iki gün spor salonuna gitmeyi bir alışkanlığa dönüştürmek istediğinizi kendi kendinize defalarca söylemiş olabilirsiniz.

Gündelik konuşma dilinde bu tür ifadeler oldukça makul görünse de psikologlar bu kavramı tanımlarken çok daha titiz davranır. Gerçekte sıkça veya düzenli olarak yaptığımız ya da yapmayı arzuladığımız her davranış teknik anlamda bir alışkanlık değildir.

2
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"İnsan beyni tek seferde sadece bir güçlü duyguyu barındırabilir. İşte o yüzden eğer bilimsel arzu veya merak ile dolu bir beyinde korkuya yer yoktur."
Arthur Conan Doyle
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)