Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Taraf Olmanın Bedeli: Fanatizm Nedir? Futbolda Fanatizm, Holiganlık ve Şiddet Neden Bu Kadar Yaygın?

Taraf Olmanın Bedeli: Fanatizm Nedir? Futbolda Fanatizm, Holiganlık ve Şiddet Neden Bu Kadar Yaygın? Daily Beast
15 dakika
16,416
  • Spor Psikolojisi
  • Davranış Analizi

"Endüstriyel futbol" 2000'li yıllar öncesinde sıkça dillendirilen ve artık kitlelerce kabul edilen bir kavramdır. Bu tanımı esasen, bütün profesyonel spor dalları için genişleterek "endüstriyel spor" kavramından söz etmek mümkündür; ancak bu tariften anlaşılması gereken, elbette sporun yapılış şeklinin değil, "yapılanın" bir endüstri haline geldiğidir. "Endüstriyel futbol" bağlamında düşünüldüğünde; saygın denetim kuruluşlarından Deloitte’un araştırmasına göre 2018 yılında sadece Avrupa’da, futbolun toplam pazar büyüklüğü 28.4 milyar avro olarak kayıtlara geçmiştir.[1] Statista futbolun pazar büyüklüğünün 2019 yılında 28.9 milyar avro olduğu belirtmektedir.[2]

Futbol, böylesine devasa ve büyümeye açık bir pazar haline gelmişken 20. yüzyılın ilk yarısında başlayan "taraftarlık" kültürü, zaman içinde fanatizme dönüşüp keskinleştirerek bugün de varlığını devam ettiriyor. Takım taraftarlığının aidiyet hissi ya da toplumsal kimliği tamamlayan / tanımlayan bir şekilde ortaya çıktığı gerçeği varken sermayenin, bu denli merkeze oturduğu bir dönemde dahi en keskin hâli ile varlığını sürdürmesi nasıl açıklanabilir? Buna fanatizmin, bizzat spor ve futbol sermaye düzeninin devam edebilmesinin garantisi konumunda olduğunu da eklersek, durum biraz daha karmaşık hale geliyor.

Bu Reklamı Kapat

Bu yazımızda spor fanatizmi ve futbol özelinde holiganlığın ne olduğunu, tarihsel süreçlerine ve hakkında yapılan psikolojik ve sosyolojik araştırmalara bakarak motivasyonunu nereden aldığını ve son olarak da tehlikeleri ile olası faydalarını tartışacağız. Spor fanatizmi üzerine incelemeye geçmeden önce, kavramların temel anlamlarına ve tarihselliğine bir göz atalım.

Fanatizm Nedir?

"Fanatizm", temel olarak bir düşünceye, bir hobiye, bir dine, bir spora, bir siyasi görüşe veya bu tip bir olguya saplantılı bir şekilde inanmak ve ateşli bir şekilde o görüşün/davranışın doğruluğunu, üstünlüğünü, geçerliliğini savunmak demektir. Fanatiklere göre savundukları görüş ya da davranış, kesinlikle doğru olmak durumundadır ve aksi herhangi bir iddiada bulunulamaz.

Bu Reklamı Kapat

"Fanatizm" kelimesi Latince fanaticus sözcüğünden gelmektedir. Kelime kökeni ise "bir tanrıdan esinlenen" ya da "tapınak" anlamlarına gelen fanum sözcüğüdür. İngilizce "fanatic" ve/veya "fanatical" sözcükleri de fanum kökenini karşılarcasına "coşku, delilik, tapınma" anlamlarına gelecek şekilde kullanılmaktadır.

Burada, yazımızın konusu olan spor/futbol taraftarlığı için kullanılan "fan" kelimesinin de "fanatik" kelimesinin kısaltması olması, fanatizm ile taraf tutmanın ve tapınmanın etimolojik ve tarihsel açıdan doğal olarak birbirine içkin olduğunu düşündürmektedir. Fanatizm kelimesi, siyaset ve felsefede "köktendincilik" (İng: "fundamentalism") ile benzer anlamlarda da kullanılır; keza az önce belirttiğimiz gibi, fanatizm ile tapınma arasında da tarihsel bir ilişki bulunmaktadır.

Bu yazımızda futbol fanatizmi üzerinden gideceğimiz için şimdi bu konuya biraz bakalım. Sonrasında diğer fanatizm tiplerine de hızlı bir bakış atıp, bu davranışın psikolojisine ve bilimsel analizine de yer vereceğiz.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Holiganlık: Futbol, Neden Fanatizm ve Kutuplaşma Yaratıyor?

Fanatizmin futboldaki karşılığına holiganizm denmektedir. Cambridge sözlüğü, "holigan" kelimesini şöyle tanımlamaktadır:

Halka açık yerlerde kavga eden veya hasara neden olan şiddet dolu/vahşi kişi.

Bu kelime, kullanım itibariyle "vandallık yapan genç" anlamına da gelmektedir. Şiddet eylemleri sergileyen futbol taraftarı grupları için de İngiltere'de zaten var olan holigan kelimesi "futbol holiganı" olarak kullanılmaya başlanmıştır. Tıpkı "fanatik" kelimesinin takım taraftarlığını ileri götürenler için kullanıldığı gibi... O halde bu tanımlar, taraf tutma ile bu taraftarlıktan mütevellit eyleme hatta şiddet eylemine geçme durumunu karşımıza çıkarmaktadır.

Ancak çoğu durumda fanatizm bireysel olarak sergilenen bir davranış değildir; daha ziyade bir grubun ortak hareketinin sonucudur. Dolayısıyla bireyden gruba giden yolda bir diğer kavram karşımıza çıkmaktadır: Örgütlenme.

Futbolun tarihçesi, farklı coğrafyalarda ve farklı şekillerde çok eskiye dayansa da bugün bildiğimiz anlamda futbolun bir disiplin kurumsallığında doğduğu yer İngiltere olarak kabul edilmektedir.[3] Aynı zamanda futbolun, Türkiye de dahil olmak üzere, dünyanın birçok ülkesine İngiltere'den taşındığı düşünülmektedir. Dolayısıyla ilk taraftar gruplarının doğduğu yer de yine İngiltere, daha geniş anlamda Britanya Krallığı'dır.

1863 yılında 7 farklı okul kulübünün bir araya gelerek kurduğu Football Association (FA) yani bugünkü İngiltere Futbol Federasyonu'na, Sanayi Devrimi sonrası kurulan fabrikaların takımları da zamanla eklenmiştir. Bu takımların futbolcuları, bizzat o fabrikaların işçileri ve yine o şehirlerde yaşayan kişilerdir.

Bu Reklamı Kapat

Burada yeri gelmişken tarihsel bir not düşmekte de fayda var, Amerika Birleşik Devletleri'nde "soccer" olarak bilinen futbolun ismi, ABD'de Amerikan Futbolu ile bildiğimiz futbolu ayırt etmek için uydurulmuş değildir; tam tersine, İngiltere'de "association football" sözcüğü içerisindeki "soc" sözcüğünden türetilmiştir. İngiltere'de o dönemde sözcüklerin sonuna "-er" (Türkçedeki "-ci" veya "cı") eki takarak yeni kelimeler türetmek modaydı ve "birlikçi" anlamında "associationer" üzerinden zamanla sözcük "soccer" sözcüğüne evrimleşti ve ABD'de iki ayrı sporu ayırt etmekte kullanıldı.

Futbol Takımı Aidiyetinin Dinamikleri

Konumuza dönelim: Futbolu, en başta "elinde tutan" okul kulüplerinin futbolcuları da "aristokrat sınıfın temsilcileri"ydi. Yani, futbolun kurallara bağlanarak "kurumsal bir lig" hâline dönüşmesinin köklerinde aidiyet vardır ve bu aidiyet, bizzat sahada olan futbolcularla başlar.

Futbolun bir takım sporu olmasının ötesinde, sahada fiziksel temasa dayalı ve adeta bir "savaş"ı andıran mücadeleci yapısını da eklediğimizde, taraftarlığın aidiyetle beraber militer (askerî) bir zafer kazanma yönünün de olduğunu görebiliriz. Futbol taraftarlığında örgütlenmeyi sağlayan ana motivasyonlar, öncelikle bu iki bileşen olarak karşımıza çıkıyor. İngiltere örneğinde de işçi sınıfı ile aristokrat sınıfın karşı karşıya geldiğini görüyoruz. Bu durumda taraftar örgütlenmesinin siyasi yönü de rahatlıkla öne çıkıyor. Eduardo Galeano, Gölgede ve Güneşte Futbol adlı kitabında şöyle yazıyor:

Bir taraftarın, "Bugün benim takımım oynuyor." dediği pek görülmez. Çoğunlukla "Biz oynuyoruz." denir.

Yani taraftarlığın tarihçesinde aidiyet vardır ve taraftar, "ben"den "biz"e geçiş yapar.

Bu Reklamı Kapat

İnsanlar Neye Göre Takım Tutar?

Peki, bunu neye göre seçer? Futbol taraftarlarının bir takımı tutma kararı ve örgütlenme kriteri nedir? Bununla ilgili örneklere göz gezdirelim.

  • Sınıf Takımları: İngiltere'de tarihsel olarak Liverpool ve Blackburn, "işçilerin takımı"dır. Öte yandan İspanya'da Real Madrid, diktatör Franco döneminde hükümet tarafından kollanmıştır ve İspanya'nın başkenti Madrid'in takımıdır. Türkiye'de hükümet tarafından direkt olarak desteklenen takımlar (örneğin Ankaraspor ve Başakşehir) buna örnektir.
  • Etnisite Takımları: İspanya'da Barcelona, Katalanların; Athletic Bilbao ise "Baskların takımı"dır. Türkiye'de Amedspor gibi örnekler ve bunlara karşı gösterilen tepkiler de etnisite takımlarına örnek verilebilir.
  • Din Takımları: İskoçya örneğinde, başkent Glasgow'un iki ezeli rakip takımından Celtics'in taraftarları Katolik, Rangers'ın taraftarları ise Protestan'dır.
  • Şehir Takımları: Birçok ülkede takımlar, bir tür "şehir milliyetçiliği" denebilecek şekilde, şehre aidiyet üzerinden gelişmektedir. Bu, özellikle Türkiye'de belirgindir: Trabzonspor, Bursaspor, Eskişehirspor, Sakaryaspor... Benzer şekilde Barcelona ve Real Madrid de yine şehir takımlarına örnek olarak verilebilir.
  • İlçe Takımları: Aynı şehir içerisinde bile coğrafyaya dayalı kültürel ve dolayısıyla takımsal öbeklenmeler görülebilir. Örneğin İzmir’de Göztepe ile Karşıyaka'nın şehrin iki yakasını paylaşmaları, Karşıyaka taraftarının kendilerine İzmir'in plaka numarası olan 35'ten hareketle 35,5 demeleri de coğrafi aidiyetin keskinliğine bir örnektir.

Elbette takımlar büyüdükçe ve ün kazandıkça, taraftar gruplarının çeşitliliği de artar ve buna bağlı olarak farklı fanatizm türleri birbirine karışmaya başlar. Örneğin Barcelona ve Real Madrid'in rekabeti artık sadece şehre veya tarihselliğe veya etnisiteye indirgenemez; hepsi bir aradadır (hatta bu takımların en iyi kabul edilen oyuncuları etrafında bile bir fanatizm oluşabilmektedir). Benzer şekilde Türkiye'de İstanbul özelinde "3 büyük kulüp" olarak anılan Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş taraftarları, aynı şehrin farklı ilçelerini temsil etseler de rekabetleri bundan ibaret değildir; rekabetlerini kimi zaman sınıfsal, kimi zaman siyasi, kimi zamansa salt sportif başarılar üzerine kurarlar.

Anlayacağınız, taraftarlığının örgütlenme biçimlerine bakıldığında sınıf, din/mezhep, etnisite/milliyet, coğraf ya temellerini net bir şekilde görülmektedir. Tüm bu örgütlenme biçimlerinin, saf bir ait olma hâlinin ötesine geçerek kutsal değerler üzerinden atıflara sahip olduğunu ve bunların tamamının, tarihte yaşanmış çatışma, çekişme ve savaşların önemli bir nedeni olduğunu hatırladığımızda, şiddete yönelimin kaçınılmaz hâle gelmesi kulağa pek de şaşırtıcı gelmemektedir.

Futbolun oynanma biçiminin savaşı andırmasının yanında, basketbol gibi karşılıklı mücadeleye dayalı takım sporlarından daha kolay anlaşılır, daha basit, daha sürprize açık bir dış saha sporu olma özelliklerinin, taraftarların takibini ve fikren dahil olmasını kolaylaştıran etkenler olduğu söylenebilir.

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
Celestron PowerSeeker 80EQ Teleskop (80x900)

PowerSeeker serisi, astronomi ve yeryüzü gözlemlerine ilk adım atmak isteyen çocuklar ve aileler için çok uygun giriş seviyesi teleskoplardır.

  • Celestron Türkiye distribütöründen direkt ve ücretsiz kargo
  • Karasal ve astronomik kullanım için idealdir.
  • 80mm (3.1″) çap refraktör
  • 900mm odak uzunluğu (f/11)
  • Alman ekvatoryel kundak ile RA ve DEC yavaş hareketli kontrol ve ayar skalası
  • 5×24 bulucu dürbün
  • 20mm gözmerceği (45x) – 1-1/4″
  • 4mm gözmerceği (225x) – 1-1/4″
  • Görüntü düzeltici diyagonal- 1-1/4″
  • Barlow mercek 3x – 1-1/4″
  • Ayarlanabilir aluminyum tripod ile aksesuar tablası
  • “The Sky Level 1” CD-Rom.
  • Ağırlık: 7.4 kg
  • Renk: Siyah
Devamını Göster
₺4,800.00
Celestron PowerSeeker 80EQ Teleskop (80x900)

Futbol başta olmak üzere genel anlamda takım taraftarlığı kültünün erkek egemen bir dünyanın ürünü olarak gelişmesi ve kazanmaya dönük tatminle iktidar ilişkisi üzerine kurgulanmış olması beraberinde eril bir dilin de bu alana hakim olmasını getirmiştir. Taraftar gruplarının tezahüratlarının çokça cinsiyetçi hakaretler içermesi buna verilecek en iyi örnektir. Dolayısıyla buraya kadar, spor fanatizminin politik ve tarihsel sürecini taraf olma, tapınma, aidiyet, savaş, kutsallara dayalı örgütlenme ve eril dil bağlamında özetleyebiliriz.

Pixabay

Spor Fanatizmi Üzerine Sosyolojik ve Psikolojik Çalışmalar

Spor fanatizminin, geride kalan yüzyılda; ölümlere, yaralanmalara, maddi zararlara sebep olduğu onlarca olay var. Bu alanda yapılan akademik çalışmalar ve yazılan kitaplar da belirli bir olay üzerinden olduğu gibi çeşitli örneklemler üzerinden de yapıldı. Burada spor fanatizmi/ holiganizm nedeniyle ortaya çıkan şiddetin nedenlerini daha iyi anlamak için yapılan çalışmalardan iki örneğe değinelim.

1967 Kayserispor - Sivasspor Faciası

İlki Kenan Başaran tarafından yazılan Sivas-Kayseri: Türkiye'nin En Büyük Futbol Faciası isimli kitaptır.[4] 1967 yılında Kayseri'de oynanan ve 43 kişinin ölümü, yüzlerce kişinin yaralanması ile sonuçlanan Kayserispor-Sivasspor maçını detayları ile ele alan Başaran, Birikim Dergisi’nde İsmail Melenağzı'ya verdiği röportajında bu facianın nedeni olarak bazı çevrelerce söylenen mezhepsel-sosyoekonomik açıklamasının pek karşılığı olmadığını ve esasen suni nedenlerle ortaya çıkmış komşu şehir rekabetinin temel neden olduğunu söylemektedir.

Olayın kendisine dönersek, yaşanan facia sonrasında iki şehrin gazeteleri de karşı şehri suçlarken Sivas'ta çıkan Sivas Haber gazetesindeki yazı, Başaran'ın kitabında şu şekilde verilmiştir:

(...) bizleri vururken, onların Türklüğünden şüphe ediyoruz. Hiçbir Kayserili çıkıp da ben Türküm diyemez, dese dahi yaptıkları hareket bizim kaybettiklerimizi geri getiremez. Bundan böyle Kayserilileri Türk toprakları içinde yaşayan casus olarak tanıyacağız.

Buradaki ifadelerin içeriği de şehir aidiyeti üzerinden çıkan çatışmanın, milliyetçilik tartışmasına nasıl dönüştüğüne verilecek iyi bir örnek.

Avrupa'da Spor Şiddeti

Bu alanda yapılan bir başka çalışma da Ian Taylor'a aittir. Sosyoloji ve Antropoloji alanında bir akademisyen olan Taylor, futbol şiddeti ile ilgili önemli akademik araştırmalar yapmış ve bu konuda tezler sunmuş bir isim. Avrupa'da Futbol Şiddeti isimli araştırmasında şöyle yazıyor:[5]

İkinci Dünya Savaşı sonrası, kulüplerin topluluk özelliğini yitirip ticari niteliğinin öne çıkarılmasıyla değişen spor yapısının futbol holiganizmine yol açtığı, işçi sınıfının yabancılaşmasında oyunun ticarileşmesinin önemli payı vardır.

İlk örnekte, aidiyet temelli yönelimleri ortaya çıksa da bununla beraber aidiyet hissinin arka planının da -takım taraftarlığı yönünden bakıldığında- "suni olduğu" görülebilmektedir. Örneğin, neden bir Fenerbahçe taraftarı, Fenerbahçeli olmuştur? Normal şartlarda, sabah akşam birbirine selam veren iki komşunun, hafta sonu bir maçta karşılıklı iki tribünden birbirlerine her türlü küfrü edecek duruma gelmesi rasyonel bir insan davranışı olarak izah edilebilir mi? Bu perspektif hakkında daha fazla bilgi almak için Sosyal Kimlik Teorisi ile ilgili yazımızı okumanızı öneririz.

İkinci çalışmanın yaklaşımını ise ticarileşen spor yapısında, aidiyetlerin somut olmaktan çıkıp "bir boşluğu doldurma" ve bunun devamında "şiddete yönelme sonucunun" kaçınılmaz olduğu ortaya çıkmaktadır. Eskilerin deyimiyle: "Maça git, deşarj ol!" Bunun anlamı, kendi hayatında yaşadığı sıkıntıların çözümünü kendi hayatı içinde bulamayan insanların, futbol sevsin sevmesin, tribünde ne şekilde olursa olsun bağırarak kendisini sağaltması talebidir. Diğer yandan takımına bağlı bir taraftarın psikolojisi de tribünde, hem kendisi ile aynı düşüncede olan insanlarla bir arada olmanın verdiği güçlülük ve pozitif duygu, hem de kendi yaşadığı/yaşayacağı duyguları takımı üzerinden anlamlandırma olarak karşılanabilir. Yazının başında tartıştığımız "fanatizm" ile "tapınma" arasındaki ilişkiye bakılarak takım taraftarlığının psikolojik açılımı da bu yönden ayrıca araştırmaya muhtaç görünmektedir.

Spor Fanatizmi Tehlikeli mi, Faydalı mı?

Spor fanatizminin gerek tarihsel süreci gerekse de bizzat aidiyet ve kazanma üzerine kurulmuş olması nedeniyle ortaya çıkardığı şiddet ve çatışma, elbette hem kamusal hem de bireysel yönden zararlıdır. Bu durumun sosyolojik ve psikolojik nedenlerini, bu nedenlerin spor fanatizmini nasıl şekillendirdiğini tartışmaya çalıştık.

Diğer yandan başta statlarda olmak üzere, takım taraftarlığı üzerinden her türlü şiddetin önlenmesi için özellikle 2000’li yılların başından bu yana, yasal düzenlemelerden sivil toplum kampanyalarına; UEFA ve FIFA gibi futbol birliklerinden kulüp yönetimlerinin kendilerine kadar çaba gösterildiği âşikardır. Bu noktada, yazının başında pazar büyüklüğünü verdiğimiz ve adına "endüstriyel futbol" denilen yeni dönemin sermaye yapısı da devreye girmektedir. 1960-70'li yıllarda, Barcelona takımının bir Katalan'a "Katalanlığı" üzerinden ifade ettikleri, bugün Barcelona’da milyon dolarlık yıldızlar oynarken de aynı düşünce ve hissiyatı koruyabilir mi? Bunun tartışmaya açık bir soru olduğu açıktır.

Bu Reklamı Kapat

Spor fanatizminin ortaya koyduğu bir başka gerçek de örgütlenme deneyimidir. Bu deneyimin ise bir başka güç tarafından kullanılabilir olması bir riski ifade ederken, aynı deneyimin daha somut ve insani ihtiyaçlara yanıt vermek üzere bizzat örgütlenenler tarafından kullanılması da belki faydalar arasında görülebilir. Örneğin; Portekiz diktatör Salazar'a atfedilen, ülkeyi 3F (Fado, Futbol, Fatima) yani "müzik, futbol ve din" ile yönettiğine dair sözünden, İspanya diktatörü Franco'nun Real Madrid'e yakınlığı, Adolf Hitler'in Berlin Olimpiyatları gövde gösterisi ve son 5 yılda Türkiye'de tartışılan ve geçen sezon şampiyon olan Başakşehir'in mevcut hükümete yakınlığı gibi örnekler, futbol-taraftar ilişkisinin makrosiyaseti yakından ilgilendiren bir durum olduğunu göstermektedir.

2013 yılında yaşanan Gezi olaylarında Beşiktaş'ın Çarşı grubu başta olmak üzere Fenerbahçe ve Galatasaray'ın bazı taraftar gruplarının da meydanlarda hükümete karşı durması ya da tam tersi Konyaspor taraftarının hükümet lehine bir tutumda bulunması gibi etmenler de yeni dönemde taraftarların bizzat makrosiyaset alanına kendi örgütlükleri ile müdahale etmesine örnek gösterilebilir. Benzer şekilde, Amed Sportif ile Kürt kimliğinin yan yana anılması ya da Karşıyaka taraftarının "İzmir Marşı" rutinleri de buna başka örneklerdir. Sürekli yeni mevziler kazanan feminist hareketin de kadın futbolunun gelişimine paralel taraftarlık alanına müdahalesi ile tribün kültüründeki eril dilin değişimi ya da daha fazla olumsuz bir şekilde eleştirilerek tartışılmasını da bekleyebiliriz. Tüm bunlar, "Futbol, asla sadece futbol değildir." sözünün anlamını da daha belirginleştirmektedir.

Fanatizmin Kusurları

Fanatizm hangi aidiyet duygusunun bir uzantısı olarak gelişiyor olursa olsun, bazı kritik sorunlardan mustariptir. Bunları analiz etmek, hayatınızdaki fanatizm unsurlarını azaltmanıza yardımcı olabilir.

İdefiks: Sabit Fikirlilik

Rasyonel ve bilimsel perspektife sahip kişiler için fanatizmle birlikte gelen sabit fikirlilik, kritik bir sorun yaratmaktadır. Bilimsel sorgulamada kesin fikirlerden bahsetmeyiz. Doğruluğundan oldukça emin olduğumuz bazı gerçekler bilsek de (kütleçekimi veya evrim gibi), bunları ne düzeyde anlayabildiğimize ve ölçebildiğimize yönelik kabiliyetimiz ve dolayısıyla bu gözlemlerden yola çıkarak geliştirdiğimiz izahlarımız konusunda her zaman şüpheci yaklaşırız. Özellikle de kendi kendini doğrulayan inançlardan, ispatlanmamış sonuçlardan, doğrulama önyargısına dayalı kabullerden ve şahsi duygularımızdan kaynaklı fikirlerden uzak durmaya çalışırız.

Bu Reklamı Kapat

Dolayısıyla aşırı duygusal bağlılık ile karakterize edilen fanatizmin ana arteri hatalı bir varsayım üzerine kurulmuştur. Fanatiği olduğumuz "şey", her ne ise, onun diğerlerinden objektif olarak üstün olduğunu göstermemizin bir yolu yoktur. Özellikle de küçüklüğümüzden beri dikte edilen "başkalarının doğruları" (bu "başkaları" akrabalarımız da olabilir) etrafında şekillenen fanatizm, muhtemelen fanatiği olduğumuz şeye yönelik nesnel bir analizin ürünü değil, alışagelmişliğin bir tuzağıdır.

Fanatikler, doğru bildikleri görüşün, savundukları takım, siyasi parti, din, görüş ve benzerinin kesinlikle en iyisi, en doğrusu, en güçlüsü olduğunu düşünürler. Bu, makul bir iddia değildir. En güvenilir bilimsel veriler dahi, bu kadar üst düzeyde bir kesinlik sağlayamaz.

Aidiyetin Büyüsü

İnsan gibi sosyal hayvan türleri, bir grup içerisinde var olmak zorundadırlar; çünkü milyonlarca yıldır sosyal olacak şekilde evrimleşmiştirler. Örneğin insanlar ve insansı bile olmayan ataları yaklaşık 40 milyon yıldır sosyaldir; insansılar (hominidler) ise en azından 6 milyon yıldır sosyal hayvanlar olarak yaşamaktadırlar.

Bu sosyallik, türün toplam popülasyonu kalabalık değilken, tek bir grup olarak var olabilir. Ancak sayı artıp, yaşanılan alan genişledikçe (insan türünde olduğu gibi Dünya'ya yayıldıkça), yine sosyal gruplar bulunur; ancak bu grupların sayısı oldukça artar. Günümüzde genel olarak Dünya'yı "oyun alanı"mız olarak düşünürsek, kıtalar, ülkeler, eyaletler, şehirler, semtler, mahalleler, siteler, apartmanlar, daireler hep farklı boyuttaki sosyal gruplar olarak düşünülebilir. Belki de şehir yaşantısına geçen insanlar bunlarla yetinmeyerek, kendisine yeni gruplar yaratma ihtiyacı hissetmiştir. Çünkü bildiğimiz kadarıyla fanatizmin tarihi, evrimsel sürecin 4 milyar yıllık tarihine nazaran çok da eski sayılmaz. Yani insanlar, şehir hayatında birbirlerilye gün geçtikçe bağlarının kopması sonucu insanlar kendilerini yalnız hissetmiş olabilirler ve bu yüzden başka gruplar kurarak ya da var olan gruplara bağlanarak aidiyet duygularını tatmin etmiş olabilirler. Zaman içerisinde bu aidiyet duygularının, özellikle var edilen bu grupların çıkarları ve görüşlerinin de çatışmaya başlamasıyla, psikolojik bir savunma hissiyatı içerisinde gruplarını savunmaya başlamış olabilirler. Bu sebeple de fanatizm zamanla gelişmiş ve gelişen toplum yapısında karmaşıklaşan insan ilişkileri sonucunda iyice ateşlenmiş olabilir.

Sonuç

Sonuç olarak, spor fanatizminin tarihsel sürecinde aidiyet/mülkiyet bağlamında bir gelişimle her türlü iktidar ve egemenlik araçlarının kullanımı ve buna bağlı olarak şiddet karşımıza çıkmaktadır. Birey psikolojisi yönünden ise kişinin kendi hayatına ait olan duyguları, bağlı olduğu takımına delege ederek yaşama isteği öne çıkmaktadır. İleri dönemde futbolda ticari alanın daha da genişlemesi, iletişim olanaklarının gelişimi ile bu alandaki psikolojik ve sosyolojik tablonun daha da değişeceğini ve şiddet faktörünün de belki azaltılabileceğini ummak mümkündür.

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 7
  • Muhteşem! 1
  • İnanılmaz 1
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 13/08/2022 15:44:28 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/9827

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Editör Seçkisi
Köpek
Özel Görelilik
Tespit
İklim Değişimi
Sosyal Medya
Dalga
Eşeyli Üreme
Bakteri
Küresel Salgın
Beslenme Davranışı
Kedigiller
Davranış
Yörünge
Haber
Arkeoloji
Coğrafya
Psikiyatri
Sahtebilim
Göğüs Hastalığı
Normal Doğum
Çocuklar
Lgbt
Bilgi Felsefesi
Maymun
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.