Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
5,000 ATP Ödüllü Soru: Hem belirgin olan hemde görece fark edilmesi zor olan üstün zeka belirtileri nelerdir? Hemen cevapla! 2,000 ATP Ödüllü Soru: Pdi (Pauli dışlama ilkesi) iki özdeş fermiyonun aynı anda aynı kuantum durumunda bulunamayacağını belirtir. Ya evrene dışına çıkılan ve içine girebilen bi olgu olarak görürsek bunu baypas edebilir miyiz? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat

Vejetaryenlerin/Veganların Yüzde 84'ü Neden Et Yemeye Geri Dönüyor?

Bunun sebeplerini anlamak, ot ağırlıklı beslenme prensiplerinin yaygınlaşmasında kilit rol oynayabilir!

12 dakika
84,587
Vejetaryenlerin/Veganların Yüzde 84'ü Neden Et Yemeye Geri Dönüyor? Stratega Magazine
Tüm Reklamları Kapat

Bu Makalede Neler Öğreneceksiniz?

  • ABD'de yapılan araştırma, et yemeyi bırakanların tek nedenle bırakanların çok daha kolay geri döndüğünü, birden fazla nedenle bırakanların ise daha kalıcı olduğunu gösteriyor.
  • Vejetaryen/vegan diyetin sürdürülebilirliği için ani ve tamamen geçişler yerine, kademeli ve çoklu motivasyonlara dayalı uzun vadeli kararlar alınması gerektiği vurgulanmaktadır.
  • Araştırma, hayvan hakları savunucularının tamamen etten vazgeçmeyi hedeflemektense, et tüketimini azaltmaya odaklanmasının daha etkili ve gerçekçi olduğunu ortaya koymaktadır.

ABD'deki vejetaryenlerin beslenme alışkanlıklarına yönelik yapılan ilk araştırma, tek bir nedenle (örneğin "sadece sağlık" nedeniyle) et yemeyi bırakanların, birden fazla nedenle (örneğin "sağlık, hayvan hakları ve çevresel nedenlerle") et yemeyi bırakanlara göre ete geri dönmeye çok daha yatkın olduğunu ortaya koydu. Kendisi de 13 yaşından beri vegan olan Psychology Today yazarı Dr. Hal Herzog, "Vejetaryen ve Veganların %84'ü Et Yemeye Dönüyor. Neden?" başlıklı yazısında şöyle yazıyor:

Hayvan aktivistleri et tüketimini azaltmaya odaklanmalı; tamamen durdurmaya değil. (...) Bu araştırmanın sonuçları çok önemli. Amerikalılar'ın sadece %2'si hiç et yemiyor ve bu sayı son 20 yılda pek değişmedi. Dahası, her 6 vejetaryenden 5 tanesinin yeniden et tüketmeye dönmesi, tamamen vegan bir diyetin birçoklarının uzun vadede sürdüremeyeceği kadar zor bir diyet olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla araştırmacıların argümanı, hayvan korumacılarının çabalarını et tüketimini azaltabilecek çoğunluğa odaklaması gerektiğini ve etten tamamen kopabilecek azınlığa odaklanmayı bırakması gerektiğini gösteriyor. Bu, bana da doğru geliyor.

17 yaşın üzerindeki 1313 eski ve yeni vegan ve vejetaryen üzerinde yapılan çalışma, her ne kadar bu kişilerin yine de ortalamadan daha az et tüketse de, etten tamamen uzaklaşanların bu alışkanlığı sürdürmekte zorlandığını gösterdi.

Hayvan haklarıyla ilgili çalışmalar yürütmek üzere kurulan ABD İnsancıl Araştırma Konseyi (yeni adıyla Faunalytics; yani "Hayvan Analitiği") tarafından yapılan çalışma, Amerikan halkının etsiz diyetlerini teşvik etmek için yaptıkları çalışmada, eğer ki uzun sürecek bir değişim hedefleniyorsa, insanlara tamamen vejetaryen bir diyettense, az et içeren bir diyeti tavsiye etmenin daha makul olduğunu gösterdi.

Tüm Reklamları Kapat

Faunalytics

Araştırmada yer almayan Dr. Herzog şöyle yazıyor:

The Humane Research Council [İnsancıl Araştırma Konseyi] hayvan problemleriyle ilgili ilk başvurduğum, doğru bilgilerin bulunduğu bir kaynak. Buraya tıklayarak harika makalelerine ve araştırma güncellemelerine kayıt olabilirsiniz.

Araştırmaya göre ABD içerisinde an itibariyle %2'lik bir popülasyon kendilerini "vegan ya da vejetaryen" olarak, %10'luk bir popülasyon ise eskiden vegan/vejetaryen olarak, %88'i ise "asla vegan/vejetaryen olmamış" olarak tanımlıyor. Fast Company'den Jessica Leber şöyle söylüyor:

Buna bir diğer açıdan bakacak olursak, her 5 vejetaryenden/vegandan sadece 1 tanesi bu diyeti sürdürüyor. Veganların %84'ü, nihayetinde et ve diğer hayvan ürünleri yemeye geri dönüyor.

Araştırmanın Amacı, İnsanları Vejetaryenlikten Soğutan Nedenleri Tespit Etmek!

Araştırma, şu anda ve eskiden vejetaryen/vegan olan %12'lik kitleye odaklanarak, bu insanların neden diyetlerinden vazgeçtiğini tespit etmeyi hedefliyor. Böylece daha fazla insanı vejetaryen diyete teşvik etmek için yapılabilecek çalışmaların ne gibi amaçlar hedeflemesi gerektiğinin daha sağlıklı bir şekilde belirlenebilmesi umuluyor.

Vejetaryen/Vegan Diyete Ne Kadar Hızlı Geçiliyor?

Araştırmaya göre önceden vejetaryen/vegan olanların %65'i etsiz diyete birkaç gün ila haftada geçerken, şu anda halen vejetaryen/vegan olanların %53'ü aynı süre zarfında bu geçişi yaptı. Yani eğer ki gerçekten vejetaryen/vegan bir hayat sürdürülmek isteniyorsa, daha uzun vadeli kararlarla etsiz diyete geçiş yapılmalı.

Tüm Reklamları Kapat

Ayrıca, eskiden vejetaryen/vegan olanların %33'ü etsiz diyete geçmelerinden sonraki 3 ay içerisinde, toplamda %50'den fazlası ise ilk 1 yılın sonunda tekrar et yemeye geri döndüler ve etsiz diyeti bırakma kararı aldılar.

Araştırmacılara göre insanların etsiz diyetten vazgeçme nedenlerinin sosyal sebepler mi (vejetaryen/veganların bu diyetlerinden ötürü azınlık baskısı gördükleri araştırmalarla kanıtlanmıştır), yoksa diyetin kendisinin zorluklarından mı (sağlık ve ekonomik nedenlerle) olduğu çok net değil. Leber'e göre, sevgili durumu da önemli bir faktör: eski vejetaryen/veganların %33'ü, etsiz diyetten vazgeçtiklerinde, et yiyen bir kişiyle ilişki içerisinde olduklarını belirtti. Araştırmacılar, makalelerinde şöyle bir sonuca varıyorlar:

Araştırmamız, etsiz diyetten vazgeçen vejetaryenlerin/veganların birçok ortak noktası olduğunu gösterdi: örneğin, etsiz diyete çok hızlı geçmek, diğer vejetaryen insanlarla sosyal iletişim içerisinde olmamak veya bazı yiyecek isteklerini baskılayamamak gibi. Araştırmamız ayrıca şu andaki vejetaryen/veganların bu şekilde kalmaya devam etmelerini sağlayan çok çeşitli motivasyon kaynakları olduğunu da gösterdi. Bu da, daha genel bir mesaj vermenin ve daha geniş alanlarda fon ayırmanın olumlu bir etkisi olabileceğini gösteriyor. (...) Son bulgularımız, hayvansal besinleri tamamen diyetten çıkarmaktansa, azaltmayı hedeflemenin çok daha etkili olabileceğini ve toplamdaki hayvan tüketiminin azalmasına katkı sağlayabileceğini göstermektedir. Bu diyetin savunucularının, diyeti 'ya hep ya hiç' şeklinde sunmamalarını tavsiye ederiz.

İlginç bir şekilde, şu anda vejetaryen/vegan olanların bu diyeti seçme nedenleri incelendiğinde, birden fazla nedenle (hayvan hakları, çevresel endişeler, sağlık nedenleri gibi) bunu seçenlerin daha çoğunlukta olduğu görüldü. Eski vejetaryenlerin/veganların ise yarısından fazlası tek bir nedenle bunu seçmişti: sağlık. Dolayısıyla eğer ki uzun soluklu bir vejetaryen/vegan diyet izlenecekse, bunu seçme nedeni sadece tek bir nedene indirgenmemeli: daha geniş bir yelpazede nedenlerle bu karar alınmalı. 

Vejetaryen ve Veganlarla İlgili İlginç İstatistikler

Araştırma aynı zamanda ABD'deki vejetaryen ve veganlarla ilgili ilginç istatistiki bilgileri de ortaya koydu. Örneğin eskiden vejetaryen/vegan olanların ortalama yaşı 48 ve bu diyeti ortalamada ilk olarak 34 yaşında benimsemişler. Vejetaryen/vegan diyete geçip, sonra et tüketimine geri dönenlerin %44'ü ise 50 yaşın üzerinde. Ayrıca et tüketmeye geri dönen vejetaryen/veganların %69'u kadın.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Günümüzde halen vejetaryen/vegan olan kişilerin yaş ortalaması ise 42. Yani daha genç olan nesil, bu diyete daha uzun bağlı kalabiliyor gibi gözüküyor. Bu kişilerin %60'ı 30-49 yaş arasında, %74'ü ise kadın. Bu kişilerin %52'si kendilerini liberal olarak tanımlıyor; %14'ü ise muhafazakar olduklarını belirtiyor. Ayrıca daha sıklıkla bu kişiler, herhangi bir dinin gereksinimlerini yerine getirmediklerini belirtiyorlar.

Faunalytics

Vejetaryen/vegan olmayı bırakan kişilerin %43'ü, "saf bir şekilde etsiz" diyeti sürdürmekte zorlandıklarını belirttiler. Dolayısıyla doğrudan tamamen etten arınmış bir diyet yerine, kademeli bir geçiş daha sürdürülebilir gözüküyor. Ayrıca bırakanların %49'u, diyetten vazgeçtiklerinde sevgilileri, eşleri veya partnerleri ile yaşıyorlardı. Aynı grubun %33 civarı, bu partnerlerinin vejetaryen veya vegan olmadıklarını belirttiler. Bu da, partnerinizin diyetinin sizinkini etkileyebildiğini düşündürüyor.

Vejetaryen/vegan diyete geçip de bunu bırakan kişilerin %58'i, sağlıkla ilgili nedenlerin kendilerini en çok motive eden neden olduğunu belirtiyor. %27'si, hayvan haklarını gerekçe olarak gösterse de, bu kişilerin sonradan tekrar et yemeye döndükleri görülüyor. Öte yandan halen vejetaryen/vegan olan kişiler, birden fazla neden saymaya meyilliler.

Durum, (Doğru Yaklaşılırsa) O Kadar da Vahim Değil!

Eski Vejetaryenler Geri Dönmek İstiyor!

Vejetaryenliği/veganlığı bırakıp da tekrardan et tüketmeye yönelen kişilerin %37'si, etsiz diyete geri dönmeye istekli olduklarını belirtti. Bu, ABD popülasyonunun %4 civarına denk geliyor. Ola ki bu kişiler vejetaryen/vegan diyete geri dönecek olurlarsa, şu andaki vejetaryen/vegan diyeti takip eden insan sayısı 3'e katlanırdı! Geri dönmek isteyen bu kişiler, geri dönme isteklerinin gerekçesi olarak şunları sayıyor:

  • Sağlık (%75)
  • Tat tercihleri (%42)
  • Hayvan korumacılığı (%39)
  • Hayvan ürünlerinden tiksinme (%38)
  • Çevreyle ilgili endişeler (%37)
  • Maliyet (%23)
  • Sosyal adalet ve dünya açlığı (%18)
  • Dini/ruhani nedenler (%14)
  • Sosyal etki (%8)
  • Bir beslenme trendini takip etme isteği (%5)

"Militan Veganlık" Bir Engel!

İşin ilginç tarafı, eskiden vejetaryen/vegan olanların %63'ü, bu diyetin kendilerini halk arasında fazlasıyla sivriltiyor, yani "dikkat çektiriyor" olmasından rahatsızlık duyduklarını belirttiler. Bu durum, militan şekilde vejetaryenizm/veganizm savunusu yapanların, kendi savundukları komüniteye yarardan çok zarar sağladığını düşündürüyor.

Faunalytics

Bu saldırganlığın dindirilmesi konusunda da umutlu olmak mümkün: Şu anda halen vejetaryen/vegan olan kişilerin %41'i de bu durumdan muzdarip olduklarını söylüyor! Buna ek olarak, eski vejetaryen/veganların %58'i, beslenme biçimlerini kendilerinin kimliği olarak görmediklerini belirtiyor. Dolayısıyla veganlık/vejetaryenlik üzerinden kimlik politikası yaratmaya çalışmak da davaya zarar veriyor gibi gözüküyor.

Tüm Reklamları Kapat

Ne Yapmalı?

Faunanalytics'in yaptığı çalışmanın sonuçlarına göre, atılması gereken veri-temelli ve bilimsel adımları şu 4 ana başlıkta toplamak mümkün:

  • Tavuk ve balık tüketimi azaltılmalı. Çünkü vejetaryenliği/veganlığı bırakıp da tekrar et yemeye dönen kişilerin çoğu, tavuk ve balığı tercih ediyor. Bu, genel popülasyon için de geçerli bir et tüketimi davranışı. Eğer amaç hayvanların hayatını kurtarmaksa, sayısal anlamda tavuk ve balıktan başlamak şart gözüküyor.
  • Diyet seçiminde nedenlerin yanı sıra nasıllar da göz önüne alınmalı. Vejetaryen/vegan olup da et tüketmeye dönenlerin oranının %84 olması ürkütücü bir grafik. Ancak bu dönüşün nedenlerini sorguladığımızda, diyet değişikliği tercihine sebep olan nedenlerden ziyade, bunların çeşitliliği ve o diyet geçişinin nasıl yapıldığının önemi görülüyor. Kişi birdenbire diyet değişimi yaptığında, yeni diyet sürdürülebilir olmuyor.
  • Vejetaryen/Vegan mücadelesi uzun süreli ilişki yönetimi gibi olmalı; tekil bir reklam kampanyası değil! Çeşitli kişi, grup ve örgütlerin militanca ama tekil reklamlara, duygu sömürüsüne dayanan mesajlara, bireysel tercihlere odaklandıkları çalışmalar dikkate değer bir değişim yaratamıyor. Bunlar, anlık ve tekil tepkilere neden oluyor. Bunun yerine kişilerin vegan/vejetaryen diyeti uzun dönemde nasıl sürdürebileceklerine yönelik eğitim ve fikirlere odaklanılmalı.
  • Sabır şart! İnsan doğası, ani değişimlere direnç göstermeye meyillidir. Vejetaryen/vegan savunucuları ani ama geçici değişimler yerine, ufak adımlarla gelen büyük değişimlere odaklanmalılar. Bu değişimin sürdürülebilir olmasının yolları her zaman araştırılmalı ve yeni yöntemler geliştirilebilmeli.

Araştırmanın Kısıtları

Bu tarz bir konu, özellikle bu araştırmanın da gösterdiği gibi sosyal baskıların vejetaryenleri et yemeye yöneltmesinden ötürü bu diyeti benimsemiş veya destekleyen kişilerce "saldırgan" görülebilmektedir. Bu kişiler, tekil bir araştırmadan bu sonuçların çıkarılamayacağını düşünmekte, bu nedenle araştırmanın ne yönlerden kısıtlı olduğuna odaklanmaktadır. Şeffaflık adına, araştırmacıların bildirdiği araştırma kısıtlarını ("limitasyonları") sizlerle paylaşalım:

  • Araştırmada bireylerin kendi kendileri hakkında bilgi raporlamaları istenmiştir. Özellikle de eski vejetaryenlerin bu beslenme tercihinden dönmelerinden bu yana zaman geçtiği için, hafızada hatalar oluşmuş olabilir.
  • Özellikle de eski vejetaryenler ve veganlar arasında sosyal arzulanabilirlik önyargısı olabilir.
  • Ankette yer almak istemeyen kişiler, verilerin sapmasına neden olmuş olabilir (buna "cevap vermeme önyargısı" denmektedir).
  • Araştırmaya katılan kişilerin verdikleri cevaplar arasındaki tutarsızlıklar, tamamlanmamış anket formları, vb. sorun yaratabilir.
  • Araştırmacıların sunduğu güven aralıklarına bakılacak olursa, genel popülasyona göre biraz daha yaşlı, zengin, eğitimli; etnik olarak daha az çeşitli ve ABD'nin orta-batısı ve kuzey doğusundaki kadınların daha fazla yanıt verdiği bir çalışma olmuştur.

Bu tarz sınırların her araştırmada bulunduğu (örneğin veganların çok başarılı bir şekilde diyetlerine devam ettiği bir çalışma olsaydı, onda da bulunacağı) ve tek başına herhangi bir anlam ifade etmediği hatırlanmalıdır. Bu araştırmaların benzerleri yapıldıkça, tüm bu çalışmaları bir arada inceleyen "değerlendirme makaleleri" yayınlanacak ve o çalışmalarda bu limitasyonların genel çerçevede ne anlama geldiği anlaşılabilecektir.

Tüm Reklamları Kapat

Veganlık, Havalı Trendlerle Değil, Bilinçli Tercihle Olmalı!

Evrim Ağacı olarak bizim de, kör cahil bir et-karşıtı militanlığı değil de, yazı içerisinde de sözü edilen türden bir "eğitimli vegan tercihini" desteklediğimizi bu araştırmanın yayınlanmasından çok çok önce, 22 Şubat 2014'te yazdığımız yazıda net bir şekilde söylemiştik.

Dahası, insanların otçul hayvanlar olmamalarından ötürü, birdenbire uygulanmaya başlanan, tamamen etsiz bir diyetin onlara uygun olamayacağını, en azından bu şekilde biyolojiye aykırı bir geçişin ani ve akıl/mantık yerine geçici heves ve heyecanlara dayalı nedenlerle, makul bir çaba dahilinde, işe yarar bir süre boyunca sürdürülmesinin pek mümkün olmadığını da o yazıda belirtmiştik. Aralıklarla da vegan okurlarımızın sağlığını olumlu yönde geliştirecek araştırmalardan bahsetmeye çalışmaktayız. Bu alandaki gelişmeleri okurlarımıza duyurmaya çalışmaktayız; potansiyel tehditler ve sosyokültürel tercihlere yönelik bilimsel analizler konusunda okurlarımızı bilinçlendirme çabasını göstermekteyiz.

Tüm bunlara rağmen, bu tercihte bulunanların tercihlerini diğer insanlara olur olmadık şekillerde empoze etmedikleri sürece, girişimlerinin takdire şayan olduğunu buradaki makalemizde izah etmiştik. Vejetaryen diyete geçmenin veya en azından et tüketimimizi azaltmanın kendimiz ve dünya için faydalı olabileceğini farklı yazılarımızda ele aldık.

Böylece bu araştırma, Evrim Ağacı olarak besin tercihleri ve bunların değişimleri konusunda ne kadar yerinde tavsiyelerde bulunduğumuzu ortaya koymuş oldu. Bu, bizim açımızdan sevindiricidir.

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Edebiyat Seti 3 (6 kitap)

Dilenciler ve Kibirliler

Albert Cossery

“Hayatı yaşamadan öğretmek cehaletin işlediği en iğrenç suçtu.”

İnsan ilişkilerine ve topluma getirdiği nüktedan ve kışkırtıcı bakışla Batı kültürünün son gerçek anarşist yazarı kabul edilen Albert Cossery’nin döneminin avangard yazarlarının aksine can sıkıntısı ve muğlaklıklardan uzak romanı, adaletsiz toplumların düzenini bozan hırsızlar, züppeler, dilenciler ve yersiz yurtsuzlardan oluşuyor. Eski felsefe hocası ve dilenci Gohar, uyuşturucu satıcısı ve şair Yeghen, otoriter ve eşcinsel polis amiri Nur El Dine, Kahire sokaklarında bir araya geliyor. Peki, toplumsal norm ve heveslere karşı çıkarken iç huzuru nasıl koruyorlar? Fakirliğin ortasında, usanmaz devlet güçlerinin durduramadığı yaşam enerjisini nasıl muhafaza ediyorlar?

“Karakterlerinin içinden geçtiği dinmeyen hüzne ve beyhudeliğe rağmen, Cossery her eserinde boyunduruğa karşı insanlardaki inatçı inancın gücünü göstermeye devam ediyor.”

—Henry Miller

“Bir efsane… Otoritenin tüm biçimlerini çürüten yakıcı bir hiciv onunkisi. Mesajı çok açık: Cennet kaybolmadı, sadece hepimiz dünyanın cennetvari sadeliğinin tadına varamayacak kadar meşgulüz.”

—Guardian

“Camus gibi Cossery de ahlaki soruları absürdün filtresinden geçirerek inceler; Miller gibi o da başıboşları kucaklar. Bununla birlikte onun yazınında çok güçlü bir politik görev duygusu vardır. Cossery’e göre en şiddetli isyan edimi,iştirak etmemeyi tercih etmektir.”

—Los Angeles Times

“Albert Cossery… her gün karşımıza çıkması gereken bir isim. O kadar iyi ki: kusursuz bir üslupçu, boyun eğmez bir mizahçı, en önemli meselesi ise “her şeyin yanlış olduğu bir dünyada” hevesin beyhudeliği.”
—David Ulin, Los Angeles Times

Düzen Adamı

Alberto Moravia

Düzen Adamı çocukluğundan itibaren normalliğin peşine düşen Marcello’nun hayatı ekseninde toplumsal

alışkanlıkların ikiyüzlülüğünü ortaya koyuyor. Alberto Moravia kahramanı Marcello’nun takıntı

derecesindeki normallik arzusunu bir dürtü olarak tarif ediyor: “Kabul gören genel bir kurala uyma

iradesiydi, farklı olmak suçlu olmak anlamına geldiğine göre başkalarına benzeme isteğiydi” onunki.

“Maneviyatla sanatsal bütünlüğün nadiren rastladığımız birleşimi Moravia’yı Avrupa’nın en iyi yazarları

arasına yerleştiriyor.”

– John Burnside, Guardian

“En önemli romanı Düzen Adamı’nda Moravia, sinik fırsatçılar ülkesinde cinsellikle siyaset arasındaki

karmaşık ilişkiyi keşfediyor.”

– Rachel Donadio, New York Times

HAV

Jan Morris

Ursula K. Le Guin’in Önsözüyle

Hav kurmaca bir şehir devleti, bir Akdeniz şehri, sokaklarında Türkçenin, Ermenicenin, Rumcanın, Arapçanın, Rusçanın, İtalyancanın bir arada duyulduğu bir coğrafya. Yirmi yıl arayla bu coğrafyaya giden bir seyyah yazar, şehrin iki yakın dönemi arasındaki siyasi, kültürel, yaşamsal doku değişimlerini nefis bir dille anlatıyor.

Önce 1985 yılının Hav’ını tanımaya başlıyoruz, sonra bir “Müdahale” oluyor, altüst oluyor şehir, yirmi yılın ardından aynı yere dönüyoruz, yirmi birinci yüzyılın Yeni Hav’ına, Kutsal Mirmidon Cumhuriyeti’ne. Eskisinin izini sürmeye çalışsak da zorlanıyoruz, şehrin tarihini bağnaz bir bakışla baştan yazanların eliyle görgüsüzlüğün tüm şehirde itinayla teşhir edildiğini görüyoruz.

Hav hibrit edebiyatın usta bir örneği, seyahat edebiyatıyla bilimkurguyu bir araya getiriyor. Hav diye bir şehir yok ama pekâlâ olabilir.

“Hav, tüm Akdeniz tarihinin, âdetlerinin ve politikasının birkaç bin yılına tutulmuş bir ayna gibi… Suudi Arabistan, Türkiye veya Downing Street’in geçmişine ve mevcut haline gerçekten vâkıf, son derece gerçekçi, kesinlikle gözleme dayanan bir eser. Ciddi bilimkurgu eserleri hayal ürünlerinin değil bir gerçekçiliğin biçemidir; Hav alternatif bir coğrafyanın ne kadar kullanışlı olabileceğine mükemmel bir örnek. Eğer bilimkurguyu bilmedikleri nispetle küçük gören üstatların ahmakça züppelikleri aklınızı çelip de Hav’a sırtınızı çevirirseniz hem yazık olur hem de çok büyük bir kayıp.”

Ursula K. Le Guin

“Hav’ı okuyan hangi seyahat yazarı gerçekten var olan bir yeri anlatmaya devam etsin ki? Hibrit edebiyatın güçlü bir örneği Hav; hem başlı başına mükemmel bir kurmaca hem de Lawrence, Burton ve Blanch gibi yenilmez seyahat yazarlarına nükteli bir saygı duruşu.”
Elaine Kendall, Los Angeles Times

“Dokunaklı bir aşk mektubu [Hav], görünmez bir şehre değil, yaşamın kendisine yazılmış. Morris bize ‘şimdi ve burada’yı anlatmak için hayali bir gurbetin hikâyesini kaleme almış.”

Peter J. Conradi, The Independent

“Jan Morris gezegende ilginç neresi varsa neredeyse hepsini anlamak için edebi kabiliyetiyle muhabirlik görüsünü işe koşuyor. Kaleme aldıkları arasında Hav’ın eşsiz bir yeri var, belki de kavrayış bakımından en kuvvetli eserlerinden biri.”

Donald Morrison, Time

“1985’te ilk yayımlandığında gerçek bir yer sanılarak kafası karışmış seyahat acentelerini boş yere aramış insanlar. Boşuna değil ama, Morris’in hayal gücü hayranlık uyandırıyor, kurmaca şehir devleti dört başı mamur bir yer ve olağanüstü bir yer. Hav, Akdeniz Yarımadası’nın doğusunda, soğan kubbeleri, minareleri ve parlak olduğu kadar karmaşık tarihiyle insana son derece inandırıcı geliyor. Hav’ın geçmişi yaşanmış olaylarla ustaca örülmüş; şimdisiyse soluk ve yalıtılmış, insana rahatsız edici bir şekilde kayıp bir dünyayı gözetliyormuş hissi veriyor.”
Publishers Weekly

“Şehrin tüm tarihi bu güzel edisyonda bir araya geliyor. Okurlarsa en çok ilk bölümü sevmeye devam ediyor, yani Akdeniz Ekspres’in son durağı olan Hav’ın ilk haline yapılan o nostaljik gezinin güzel anlatımını. O romantik hırpani şehir (eğer bir zamanlar gerçekten vardıysa bile) artık yok. Fakat ne yazık ki Kutsal Mirmidon Cumhuriyeti (başka başka isimlerde) bugün hâlâ gerçekliğini koruyor.”

Michael Dirda, The Washington Post

Müzikli Beyin
Latin Amerika’nın usta kalemi César Aira, kısacık romanlarının yanı sıra öyküleriyle de tecrübeli edebiyat okurunun radarına takılıyor. Sıradan olayların, hatta kendi hayatına dair bazı unsurların üzerine kurguladığı, bağlamından sapan gerçeküstü metinleriyle Aira okurunu, zihninin karmaşık ve soyut patikalarında beraber çıkacakları kısa yürüyüşlere davet ediyor.

Tanrı’nın doğum gününü kutlayan maymunlar, varoluşunu sorgulayan çömleçikuşu, Mona Lisa’nın dünyaya yayılıp kendilerine yeni hayatlar kuran boya partikülleri, yolunu kaybetmiş çizgi roman serserileri, gezici sirklerin doğaüstü yaratıkları… Aira’nın hikâyelerinde tüm bu tuhaf karakterler, gündelik hayatın sıradanlığı içinde ete kemiğe bürünüyor.

“Aira’yı okumaya başladığınızda, durmak istemeyeceksiniz.”

Roberto Bolano

“Arjantinli yazar César Aira, avangard tekniklerle uğraşan seçkin bir minyatürcü. Çalışmalarındaki neşeli edebi oyunculuğu ve hikâye-içinde-hikâyeleriyle, Vladimir Nabokov ve Italo Calvino’yu andırıyor.”

The Wall Street Journal

Sessizliğin Yanıtı – Bir Dağ Hikâyesi

Max Frisch

Sonsöz: Peter von Matt

“Rüzgârlar gibidir hayatımızın imkânları, yine de insan neden cesaret etmez ki yelken açmaya? Her şey yaşanmamış bir hayattan daha iyidir, hatta felaket bile – acı, ümitsizlik, cürüm, her şey ama her şey boşluktan daha iyidir!”

Sessizliğin Yanıtı hayatın sıradanlığına, beyhudeliğine katlanamayan otuz yaşındaki bir adamın varoluşunun sınırlarını zorladığı bir kendini arayış hikâyesi. Max Frisch, kendi yaşamından da ipuçları barındıran bu ilk dönem eserinde, heba edilmiş bir hayatın tek sorumlusunun o hayatın sahibi olduğunu gösteriyor bize.

“Sessizliğin Yanıtı burjuva dünya görüşünün hayata geçirilmesi fikriyle uzlaşmanın peşi sıra gelecek krizi daha başından ele alır.”

– Peter von Matt

Yedi Deli Adam

Roberto Arlt

Yedi Deli Adam, kendisine sürekli acı veren ruhunu görüp anlamaya çalışan bahtsız bir adamı ve etrafında şekillenen karanlık, absürd olaylar silsilesini anlatıyor. Delilik nöbetleriyle, ruhun ve zihnin tikleriyle, birbirinden ilginç karakterlerle, devrimci, anarşist yaklaşımlarla dolu, yazıldığı dönemin Buenos Aires’inin çarpıcı bir portresini çizen roman, Roberto Arlt’ın başyapıtı kabul ediliyor.

“Âcizane, Arlt’ın İsa olduğunu varsayalım. Dolayısıyla Arjantin İsrail, Buenos Aires de Kudüs’tür… Arlt keskin zekâlı, tehlikeyi göze alan, koşullara ayak uydurabilen, doğuştan hayatta kalma becerisine sahip biri… hiç kuşkusuz Arjantin ve Latin Amerika edebiyatının önemli bir parçası.”

— Roberto Bolaño

“Kitaptaki karakterler okurun ruhuna adeta musallat oluyor.”

—Julio Cortázar

“Bu kıyılarda edebiyat dâhisi olarak adlandırılacak biri varsa o Roberto Arlt’tır… sanattan ve büyük, tuhaf bir sanatçıdan… doğduğu şehri herkesten daha iyi, muhtemelen ölümsüz tangolar yazmış olanlardan bile daha derin anlamış birinden bahsediyorum.”

—Juan Carlos Onetti

Devamını Göster
₺1,584.00
Edebiyat Seti 3 (6 kitap)

Bu Sadece Veganlar ile İlgili Bir Durum Değil; Kilo Verenlerde de Görülüyor!

Tekil nedenlerle yaşam biçimini değiştirmenin problemlerini vejetaryenlik ve veganlığın ötesinde, kilo kaybetmek isteyen insanlarda görmek de mümkündür. Yapılan çalışmaların hemen hemen hepsi, tekil nedenlerle (örneğin düğünde bir kıyafeti giyebilmek gibi) kilo kaybeden kişilerin, oldukça kısa sürelerde eski kilolarına geri döndüğü; hatta eski kilolarını bile aşabildikleri biliniyor.

Örneğin obezite araştırmalarında geçerliliğini kısmen yitirmiş olsa bile halen yaygın olarak bahsedilen bir istatistik, obezite tedavisi sonrası ortalamada 9.1 kilogram kaybeden insanların sadece %2'sinin, bu kilo kaybını 2 yıldan uzun bir süre boyunca koruyabildiğini (yani %98'inin eski kilosuna geri döndüğünü) gösteren bir araştırmadır.

2013'te yapılan bir diğer araştırmada, 9-12 ay içinde çeşitli seviyelerde kilo kaybı yaşayan insanların hepsi, 1 kilo hariç bu kiloların hepsini, istedikleri kiloya ulaştıktan sonraki 2-5 yıl içinde geri almaktadır.

Yani bu tarz yaşam biçimi değişiklikleri gerçekten de çok yönlü şekilde desteklenmeli ve sadece bireysel kararlarla değil; çevrenin desteğiyle sürdürülmelidir.

Son Bir Not: İçeriği Okumadan Eleştirmek... 

Doğru düzgün okumadan, sanki "etçil" bir kaynak bu araştırmayı yapmış gibi göstermeye çalışan, Evrim Ağacı'nın vejetaryen diyete karşı olduğunu ya da bu araştırmanın "vejetaryenliğin kötü bir şey olduğunu" göstermeye çalışıyormuş gibi lanse eden yorumlar gördüğümüz için, yazı içerisindeki kalınlaştırılmış vurgulamaları kendimiz ekledik. Bir itham ve iddiada bulunmadan önce daha dikkatli okuyunuz.

Araştırmayı yapanlar, muhtemelen bizi eleştiren bu kişiler gibi vegan/vejetaryen olan; ancak bize saldıran bu kişilerin yaşam görüşünün aksine, veri-odaklı bilimden, akıl ve mantıktan haberdar olan bilim insanları ve araştırmacılardır.

Çalışmanın yöntemi veya sonuçları ile ilgili bir endişeniz varsa, aşağıdaki kaynakları kullanarak araştırmacılarla bizzat irtibata geçebilirsiniz.

Evrim Ağacı, sizlerin sayesinde bağımsız bir bilim iletişim platformu olmaya devam edecek!

Evrim Ağacı'nda tek bir hedefimiz var: Bilimsel gerçekleri en doğru, tarafsız ve kolay anlaşılır şekilde Türkiye'ye ulaştırmak. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi Türkiye'de bilim anlatmak hiç kolay bir iş değil; hele ki bir yandan ekonomik bir hayatta kalma mücadelesi verirken...

O nedenle sizin desteklerinize ihtiyacımız var. Eğer yazılarımızı okuyanların %1'i bize bütçesinin elverdiği kadar destek olmayı seçseydi, bir daha tek bir reklam göstermeden Evrim Ağacı'nın bütün bilim iletişimi faaliyetlerini sürdürebilirdik. Bir düşünün: sadece %1'i...

O %1'i inşa etmemize yardım eder misiniz? Evrim Ağacı Premium üyesi olarak, ekibimizin size ve Türkiye'ye bilimi daha etkili ve profesyonel bir şekilde ulaştırmamızı mümkün kılmış olacaksınız. Ayrıca size olan minnetimizin bir ifadesi olarak, çok sayıda ayrıcalığa erişim sağlayacaksınız.

Avantajlarımız
"Maddi Destekçi" Rozeti
Reklamsız Deneyim
%10 Daha Fazla UP Kazanımı
Özel İçeriklere Erişim
+5 Quiz Oluşturma Hakkı
Özel Profil Görünümü
+1 İçerik Boostlama Hakkı
ve Daha Fazlası İçin...
Aylık
Tek Sefer
Destek Ol
₺50/Aylık
Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
49
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

Makalelerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu makalemizle ilgili merak ettiğin bir şey mi var? Buraya tıklayarak sorabilirsin.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu Makale Sana Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 31
  • Merak Uyandırıcı! 7
  • Muhteşem! 5
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 3
  • Bilim Budur! 2
  • Umut Verici! 2
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Türev İçerik Kaynağı: Science Daily | Arşiv Bağlantısı
  • BEC Crew. New Study Reveals 84% Of Vegetarians Return To Meat. (11 Aralık 2004). Alındığı Tarih: 25 Ekim 2018. Alındığı Yer: Science Alert | Arşiv Bağlantısı
  • Faunalytics. How Many Former Vegetarians And Vegans Are There?. (2 Aralık 2014). Alındığı Tarih: 25 Ekim 2018. Alındığı Yer: Faunalytics | Arşiv Bağlantısı
  • H. Herzog. 84% Of Vegetarians And Vegans Return To Meat. Why?. (2 Aralık 2014). Alındığı Tarih: 25 Ekim 2018. Alındığı Yer: Psychology Today | Arşiv Bağlantısı
  • J. Leber. The Vast Majority Of Vegetarians And Vegans Eventually Return To Meat. (12 Eylül 2014). Alındığı Tarih: 25 Ekim 2018. Alındığı Yer: Fast Company | Arşiv Bağlantısı
  • Human Research Council. Study Of Current And Former Vegetarians And Vegans. (1 Aralık 2014). Alındığı Tarih: 5 Ağustos 2019. Alındığı Yer: Human Research Council | Arşiv Bağlantısı
  • Human Research Council. Study Of Current And Former Vegetarians And Vegans Tables & Methodology. (1 Aralık 2014). Alındığı Tarih: 5 Ağustos 2019. Alındığı Yer: Human Research Council | Arşiv Bağlantısı
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 25/03/2026 08:38:52 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/3140

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Tüm Reklamları Kapat
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Geçmiş ve Notlar
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
İşaretle
Göz Attım
Site Ayarları

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.

[Site ayalarına git...]
Bu Yazıdaki Hareketleri
Daha Fazla göster
Tüm Okuma Geçmişin
Daha Fazla göster
0/10000
Kaydet
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
Ç. M. Bakırcı. Vejetaryenlerin/Veganların Yüzde 84'ü Neden Et Yemeye Geri Dönüyor?. (12 Aralık 2014). Alındığı Tarih: 25 Mart 2026. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/3140
Bakırcı, Ç. M. (2014, December 12). Vejetaryenlerin/Veganların Yüzde 84'ü Neden Et Yemeye Geri Dönüyor?. Evrim Ağacı. Retrieved March 25, 2026. from https://evrimagaci.org/s/3140
Ç. M. Bakırcı. “Vejetaryenlerin/Veganların Yüzde 84'ü Neden Et Yemeye Geri Dönüyor?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 12 Dec. 2014, https://evrimagaci.org/s/3140.
Bakırcı, Çağrı Mert. “Vejetaryenlerin/Veganların Yüzde 84'ü Neden Et Yemeye Geri Dönüyor?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, December 12, 2014. https://evrimagaci.org/s/3140.
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Bilgi, güçtür."
Francis Bacon
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)