Gece Modu

Bu içerik, Evrim Ağacı'nın Hastalık Kataloğu projesinin bir parçası olarak hazırlanmıştır. Hastalık Kataloğu projesinin amacı, başta nadir hastalıklar ve Türkiye'yi etkileyen hastalıklar olmak üzere Dünya'da görülen bütün hastalıkları bir katalog halinde biriktirmek ve bunlara yönelik halka açık bir bilgilendirme ve endeks sistemi sunmaktır.

Bu içerik tıp ve sağlık ile ilişkilidir. Sadece bilgi amaçlı olarak hazırlanmıştır. Bireysel bir tıbbi tavsiye olarak görülmemelidir. Evrim Ağacı'ndaki hiçbir içerik, profesyonel bir hekim tarafından verilen tıbbi tavsiyelerin, konulan bir teşhisin veya önerilen bir tedavinin yerini alacak biçimde kullanılmamalıdır. Daha fazla bilgi için buraya tıklayınız.

Genel Bilgiler: Patoloji ve Mekanizma

2019-nCoV isimli (resmi ismiyle SARS-CoV-2), pozitif polariteli tek zincirli bir RNA virüsüdür. Virüs, insanlarda Koronavirüs Hastalığı 2019 (COVID-19) adı verilen, bulaşıcı bir hastalığa sebep olmaktadır. Virüs, SARS (İng: "Severe Acute Respiratory Syndrome", Tr: "Şiddetli Akut Solunum Sendromu") isimli hastalığa neden olan SARS-CoV isimli virüsün yakın bir kuzenidir.

Güncel veriler için COVID-19 istatistik raporumuza bakabilirsiniz.

Yapılan ilk genom analizleri, 2019-nCoV takma isimli virüsün genomunun en az %80-90 oranında SARS-CoV ile aynı olduğunu gösteriyordu. Gerçekten de 11 Şubat 2020 tarihinde, virüslere resmi isimlerini veren Uluslararası Virüs Taksonomisi Komitesi'nin Koronavirüs Araştırma Grubu, virüse resmî olarak SARS-CoV-2 ismini verdi ve hastalığın Şiddetli Akut Solunum Sendromu salgınına neden olan SARS-CoV'un yakın bir akrabası (bir "kardeşi") olduğunu ilan etti.

SARS-CoV-2, 60-140 nanometre arasında değişen bir büyüklükte olabiliyor; mor ötesi ışınlara ve sıcaklığa hassas bir virüs olarak karşımıza çıkıyor. Yağlı ikili katman (İng: "lipid bilayer") yapısından ötürü %75 etanol, klorin içerikli dezenfektanlar, peroksiasetik asit ve klorheksidin harici kloroformlara karşı hassas olduğu biliniyor.

Salgın halen devam ettiği için SARS-CoV-2'nin henüz SARS virüsü kadar ölümcül olup olmadığı bilinmiyor. Ancak güncel tahminler şu yönde:

  • 2019-nCoV'un (SARS-CoV-2'nin) vaka öldürücülük oranı ilk tahminlere göre %2.9 olarak belirlendi.
  • Salgının ilk 2 haftasında bu oran %4 olarak güncellendi.
  • 4 Şubat 2020 itibariyle, Çin genelindeki öldürücülük oranı %2.1, salgının başladığı Wuhan bölgesindeki öldürücülük oranı %3.1 civarındaydı.
  • Genel öldürücülük ortalamasının %2 civarında kaldığı hesaplanıyor.
  • JAMA dergisinde 24 Şubat 2020'de yayınlanan ve 72.314 hasta üzerinde yapılan bir analizde, virüsün genel öldürücülük oranı %2.3 olarak belirlendi.
  • 8 Mart 2020 itibariyle NIH tarafından tutulan günceye göre öldürücülük oranı %1-2 arasında değişiyor ve bu sayı, ülkeye ve nasıl ölçüldüğüne göre değişebiliyor.

Kıyas olması bakımından, 2003 yılında salgına dönüşen SARS, bulaştığı her 10 kişiden 1'ini öldürdü; yani SARS-CoV'un öldürücülük oranı %10 idi.

Bu ikilinin yakın bir diğer kuzeni ise, Orta Doğu'da (özellikle Suudi Arabistan'da) görülen MERS (İng: "Middle East Respiratory Syndrome", Tr: "Orta Doğu Solunum Sendromu") salgınına sebep olan MERS-CoV isimli virüstü. MERS salgını sırasında her 10 kişiden 4'ü ölmüştü; yani MERS-CoV'un öldürücülük oranı %40 idi.

COVID-19 hastalığına sebep olan SARS-CoV-2 virüsünün diğer solunum yolu enfeksiyonlarına sebep olan virüslerle kıyaslaması
COVID-19 hastalığına sebep olan SARS-CoV-2 virüsünün diğer solunum yolu enfeksiyonlarına sebep olan virüslerle kıyaslaması
Prof. Dr. Akiko Iwasaki

Virüs, kuzenlerine göre daha bulaşıcı ve Ebola gibi virüslerin aksine vücut sıvıları yoluyla değil, solunum yoluyla, insandan insana bulaşıyor. Üstelik virüs, henüz "kuluçka" evresindeyken, yani bulaştığı kişilerde semptomlar belirmeden önce diğer insanlara da bulaşabiliyor. Benzer şekilde, her hasta, hastalığı benzer şiddet ve semptomlarla geçirmiyor; dolayısıyla daha az şiddette geçirenler hastanelere başvurmayabilir ve hastalığın yayılmasına sebep olabilirler. Bunlar çok tehlikeli, çünkü karantina ve önlem ihtimalini neredeyse yok ediyor. Amerikan Hastalık Kontrol Merkezi (CDC), şu anda kuluçka öncesi bulaşmaya yönelik kanıt olmadığını ileri sürüyor.

Temel Üreme Sayısı ve Salgın Boyutu

Virüsün temel üreme sayısı (R0R_0) olarak bilinen özelliğinin 1.4-2.5 arasında olduğu düşünülüyor; yani virüsün bulaştığı her bir kişi, kendisinden başka ortalamada 1.4 ila 2.5 kişiye (ya da kabaca 1-3 kişiye) bulaştırabiliyor. Bu sayı, MERS salgınında görülen 0.7 civarındaki temel üreme sayısından epey büyük. SARS için bu değer 2-5 arasıydı ve bu salgın sırasında 8000 insan hastalanmış ve en az 774 ölüm yaşanmıştı. Ayrıca SARS-CoV-2'nin zincir halinde 4 kişiye kadar bulaşabildiği hesaplanıyor.

Bu veriler önemli, çünkü bundan yola çıkarak salgının küresel bir krize dönüşüp dönüşmeyeceği, eğer dönüşecekse de bu şekilde bir salgına dönüşmesinin önüne geçmek için virüsün bulaşıcılığının ne kadar önlenmesi gerektiği tespit edilebiliyor. Bir virüsün küresel salgına dönüşebilmesi için R0R_0 değerinin 1'den büyük olması gerekiyor. Bu nedenle MERS çok ciddi bir küresel salgına dönüşmemişti; ancak SARS, pandemik olmasa bile 26 ülkeyi etkileyen büyük bir epidemik salgına (çok sayıda ülkeyi etkileyen ama küresel olmayan salgına) dönüşmüştü. SARS-CoV-2'nin 1.4-2.5 düzeyindeki değeri, küresel salgın ihtimaline işaret ediyordu. Buna ek olarak, an itibariyle eldeki veriler, virüs bulaşabilirliğinin en az %60'ı bloke edilmezse, salgının önüne geçemeyeceğimizi gösteriyordu. Gerçekten de Dünya Sağlık Örgütü, 11 Mart 2020'de salgını bir "pandemik" (küresel salgın) ilan etti.

Temel üreme sayısı hakkında daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Dünya Sağlık Örgütü Küresel Kriz Bildirisi

Ocak ayı boyunca yaptığı toplantılarda küresel bir kriz ilanı yapmak için erken olduğunu vurgulayan Dünya Sağlık Örgütü, 30 Ocak 2020 günü Wuhan Koronavirüsü dolayısıyla küresel halk sağlığı krizi (PHEIC) ilanında bulundu. Bu ilanın yapılması için 3 şartın sağlanması gerekiyor:

  1. Olay (örneğin salgın), olağanüstü veya beklenmedik olmalı.
  2. Salgın, başladığı ülke haricindeki ülkeleri de tehdit edecek boyutta olmalı.
  3. Salgının kontrol altına alınması için küresel bir çabanın gerekmesi.

An itibariyle 3 şart da sağlanıyor.

Peki bu ne anlama geliyor? Bireysel olarak sizin için pek bir şey ifade ettiği söylenemez. Bu yazımız içinde bireysel olarak yapabileceklerinizi "Önlem" alt başlığından okuyabilirsiniz. Bu konuda herhangi bir değişim yok.

Dünya Sağlık Örgütü'nün küresel kriz ilan etmesi halinde salgına yönelik fon artışı sağlanabiliyor. Bu, Dünya Sağlık Örgütü'nün Dünya'ya bir nevi "İş ciddi. Siper alın ve çalışmaları hızlandırın." deme yolu olarak görülebilir. Bu süreçte Dünya Sağlık Örgütü, yönlendirici bir çatı kurum olarak faaliyet gösterebiliyor. Ayrıca bu uyarı sayesinde Dünya Sağlık Örgütü, çeşitli ülkelere karşı geçici seyahat kısıtları uygulayabiliyor.

Gerçekten de, 5 Şubat 2020 tarihinde Dünya Sağlık Örgütü şu kararları aldı:

  • Acil Durum Fonu'ndan 9 milyon dolar, bu salgına ayrılacak.
  • Etkilenen 24 ülkeye 500.000 maske, 350.000 çift eldiven, 40.000 respiratör, 18.000 izolasyon kıyafeti gönderilecek.
  • 70'ten fazla referans laboratuvarına 250.000 adet test gönderilecek.
  • Daha fazla ülkeye bulaşmayı önlemek için Stratejik Hazırlık ve Tepki Planı hayata geçirilecek. Planın fonlanması için 3 aylığına 675 milyon dolara ihtiyaç duyuluyor.

Dünya Sağlık Örgütü Pandemi Bildirisi

11 Mart 2020'de Dünya Sağlık Örgütü, SARS-CoV-2 salgınını bir "pandemi" (yani küresel salgın) ilan etti. WHO Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus şöyle diyor:

Bu hastalığın pandemi olarak tanımlanması, virüsün sebep olduğu tehdide yönelik Dünya Sağlık Örgütü analizini değiştirmiyor. Ülkelerin yapması gerekenleri de değiştirmiyor. Dünya Sağlık Örgütü, viral yayılma ve ciddiyetin boyutundan derinden endişe duymaktadır ve son 2 haftada Çin-harici COVID-19 vakaları 13 kat artmış, etkilenen ülke sayısı 3 kat artmıştır.

Eskiden daha sistemli bir şekilde tanımlanan pandemiler için günümüzde çok sistemli bir sınıflandırma birimi bulunmuyor. Dolayısıyla pandemi, Dünya Sağlık Örgütü'nün işin ciddiyetini ve durumunu ilan etmekte kullandığı genel bir kategorizasyon olarak karşımıza çıkıyor ve ülkelere yapılabilecek son uyarı olarak görülüyor.

Evrim, Taksonomi ve Filogenetik

SARS, MERS ve 2019-nCoV virüslerinin her biri bir koronavirüstür. Koronavirüsler (Coronaviridae ailesi), Hayvanlar Alemi'nde yaygın olarak görülen bir virüs grubudur. Alfakoronavirüsler, Betakoronavirüsler, Gamakoronavirüsler ve Deltakoronavirüsler olarak 4 alt gruba ayrılan koronavirüsler, kimi zaman tür içinde kalmak yerine, bir türden diğer türe, örneğin diğer hayvan türlerinden insanlara ("zoonotik" olarak) bulaşabiliyorlar. Suşların evrimsel akrabalıklarının gösterildiği analize bu veri tabanından ulaşabilirsiniz.

An itibariyle, insana bulaşabilen 7 koronavirüs biliniyor: 229E, NL63, OC43, HKU1, MERS-CoV, SARS-CoV, SARS-CoV-2. Aslında koronavirüsler çok nadiren ölümcül olan virüsler; ancak kimi zaman evrimsel süreç içinde değişerek ölümcül hale de gelebiliyorlar.

Hem SARS, hem de MERS koronavirüsleri, betakoronavirüs olarak bilinen bir alt aileye aitler. Daha spesifik olarak, SARS-CoV ve SARS-CoV-2 virüsleri Sarbecovirus adı verilen bir altcinse aitler. Bu tarz virüslerin RNA nükleotit uzunluğu 30.000 baz (30 kilobaz) civarındadır.

Genel olarak betakoronavirüsler, tıpkı alfakoronavirüsler gibi yarasa kökenli virüslerdir; yani aslen yarasalarda bulunan koronavirüslerin evrimleşmiş torunlarıdır. Örneğin SARS'ın, özellikle de Rhinolophus sinicus türü yarasalardan köken aldığı düşünülmektedir.

SARS-CoV isimli virüsün köken aldığı "Rhinolophus sinicus" türü yarasalar
SARS-CoV isimli virüsün köken aldığı "Rhinolophus sinicus" türü yarasalar
Flickr

Virüslerin köken aldığı canlılara virüs rezervuarı adı verilir. Ancak insanlara virüsün bulaşma kaynağı her zaman ana rezervuar olmayabilir; aracı hayvanlardan da bulaşabilir. Örneğin SARS insanlara misk kedileri aracılığıyla, MERS ise tek hörgüçlü develer aracılığıyla bulaşmıştı. En azından, en olası kaynakların bu hayvanlar olduğu düşünülüyor; çünkü her zaman virüslerin ana kaynağını hatasız bilmek mümkün değildir.

SARS-CoV-2'nin ana kaynağının ise çok-bantlı bungarus (Bungarus multicinctus) olarak bilinen, aşağıdaki fotoğrafta gördüğünüz yılan türü olduğu iddia edilmişti. Ancak güncel veriler, bunun pek de mümkün olmayabileceğini gösteriyor.

Virüsün ana kaynağı olduğu iddia edilen çok-bantlı bungarus ("Bungarus multicinctus").
Virüsün ana kaynağı olduğu iddia edilen çok-bantlı bungarus ("Bungarus multicinctus").
Journal of Medical Virology

SARS-CoV-2'nin genomik analizi, Rhinolophus sinicus türü yarasalardan alınan genomlara %80 civarında benzemektedir. Yapılan bir diğer çalışmada, R. sinicus'un yakın akrabalarından Rhinolophus affinis türü yarasalardan örnekler alınmış ve SARS-CoV-2 genomunun bu genom ile %96 oranında benzeştiği ileri sürülmüştür.

Rhinolophus sinicus
Rhinolophus sinicus
SARS-benzeri Koronavirüslerin Evrim Ağacı. 2019-nCoV, kırmızı ile işaretlenmiştir. Maviler, diğer SARS ile ilişkili koronavirüs soy hatlarını temsil etmektedir.
SARS-benzeri Koronavirüslerin Evrim Ağacı. 2019-nCoV, kırmızı ile işaretlenmiştir. Maviler, diğer SARS ile ilişkili koronavirüs soy hatlarını temsil etmektedir.
Next Strain

7 Şubat 2020'de Çinli araştırmacılar, SARS-CoV-2'nin genetik sekansının pangolin adı verilen bir hayvandan aldıkları genlerle %99 oranında örtüştüğünü bulduklarını ilan ettiler; ancak akademik çalışmalarını henüz yayınlamadılar.

Pangolin
Pangolin

Bu nedenle henüz ana kaynak net değil; ancak en olası adaylar arasında yarasalar ve pangolinler bulunuyor diyebiliriz. Bu konuda araştırmalar devam ediyor. Virüsün evrimsel kökenine yönelik çalışmalar da devam etmekte ve her yeni bulguyla netlik kazanmaktadır.

Belirti ve Semptomlar

İlk hasta, sebebi bilinmeyen bir pnömoni (zatürree) geliştirmişti ve sonradan sebebin 2019-nCoV olduğu tespit edildi. Hastalarda genel olarak görülen semptomlar ve bu semptomların hastalarda görülme sıklığı şu şekilde:

  • Ateş (%98)
  • <37.3 (%2)
  • 37.3 - 38 (%20)
  • 38.1 - 39 (%44)
  • >39 (%34)
  • Öksürük (%76)
  • Nefes Zorluğu/Darlığı (%55)
  • Bitkinlik veya Kas Ağrısı (%44)
  • Balgam Üretimi (%28)
  • Baş Ağrısı (%8)
  • Kanlı Tükürük (%5)
  • İshal (%3)

Bakteriyel pnömonilerin aksine viral pnömonilerde balgamlı öksürük görülmeyebilir. Ateş yerine subfebril ateş denilen daha düşük vücut sıcaklıkları da olabilir.

Bu semptomların şiddeti hafif-orta arası olarak tanımlanıyor. Büyük oranda nezleye benzetmek mümkün. Tıpkı nezlede olduğu gibi, koronavirüs bulaştığında da burnunuz akabilir, öksürebilirsiniz, boğazınız ağrıyabilir, baş ağrısı yaşayabilirsiniz, ateşiniz çıkabilir. Buna prodromal belirtiler denir, çoğu viral hastalığın akut başlangıç kliniği bu şekildedir.

2019-nCoV bulaşan hastalarda hafif bir öksürük görülüyor; sonrasında 1 hafta boyunca süren nefes darlığı yaşanabiliyor. Şu ana kadar bu vakaların %15-20 arasının ciddi bir tehlikeye dönüştüğü ve hastanede ventilasyon gibi bir müdahaleyi gerektirdiği belirlendi.

Hastalıkla İlişkili Genler, Etken Faktörler ve Risk Faktörleri

24 Ocak 2020 itibariyle virüsün bulaştığı kişilerin %73 civarının erkek olduğu ve ortanca yaşın 49 olduğu tespit edildi. Bir grup hasta, birbiriyle aynı evde yaşayan bir aileydi. 24 Şubat 2020'de JAMA'da yayınlanan ve 72.314 vakayı kapsayan bir analize göre, vakaların:

  • %3'ü 80 yaş üstüydü.
  • %87'si 30-79 yaş arasıydı.
  • %8'i 20-29 yaş arasıydı.
  • %1'i 10-19 yaş arasıydı.
  • %1'i 10 yaş altıydı.

29 Ocak 2020 itibariyle elde edilen, 99 hasta üzerinde yapılan ve The Lancet dergisinde yayınlanan verilere göre, tıpkı grip vakalarında olduğu gibi daha yaşlı ve halihazırda hasta olan (savunma sistemleri zayıf) kişiler hastalıktan daha çok etkilenmektedir (bununla ilgili daha fazla bilgiyi, yazımızın Müddet Tahmini kısmından alabilirsiniz); ancak hastalar arasında hemen yaştan insan bulmak mümkündür. Ciddi vakaların sadece %10'u 40 yaş altı insanlardır. Ancak bu veriye dikkatli yaklaşmakta fayda var; çünkü araştırma verileri 14+ yaşa hizmet veren hastanelerdeki hastalardan seçilmiştir; yine de gençlerin ve yetişkinlerin ezici çoğunluğunu kapsaması bakımından önemli bir araştırmadır.

4 Şubat 2020 itibariyle, Çin'de ölen 425 kişinin (tüm Dünya'daki ölümlerin %99.5'inin) %80'inin 60 yaş üstü olduğu ve %75'inin salgın sırasında devam eden başka bir hastalığı olduğu belirlendi.

17 Şubat 2020'de Çince olarak yayınlanan ve sonrasında sözünü ettiğimiz JAMA araştırmasında da tekrar edilen verilere göre COVID-19'un öldürücülük oranı yaşa göre (yani hastalığa yakalanılması halinde yaşa bağlı olarak ölüm riski) şöyle değişiyor:

  • 80+ yaş: %14.8
  • 70-79 yaş: %8
  • 60-69 yaş: %3.6
  • 50-59 yaş: %1.3
  • 40-49 yaş: %0.4
  • 30-39 yaş: %0.2
  • 20-29 yaş: %0.2
  • 10-19 yaş: %0.2
  • 0-9 yaş: 0 ölüm

Ayrıca doğum sonrası problemler ile hastalık arasında da henüz bilinen bir ilişki bulunmuyor. Ancak SARS ve MERS salgınlarında ileri düzey hastalarda ve bu virüslerle ilişkili diğer hastalıklarda ölü doğumlar, anne ölümleri, spontane kürtaj görülmüştü. The Lancet dergisinde 12 Şubat 2020'de yayımlanan bir makalede, gebeliklerinin 3. trimesterinde hastalığa yakalanan 9 annenin hiçbirinde (ve bebeklerin de hiçbirinde) sağlık sorunu bulunmadığı ilan edildi. Bu, olumlu bir gelişme olsa da henüz genelleme yapmak için fazlasıyla ufak bir örneklem.

Teşhis Yöntemleri

An itibariyle koronavirüsün türü sadece hastanelerde ve özel laboratuvarlarda, rRT-PCR (ters transkriptaz polimeraz zincir tepkimesi) adı verilen bir yöntemle, kan örneği veya solunum yolundan alınan mukus örneğiyle teşhis edilebiliyor. Sonuçlar genellikle birkaç saat ila birkaç gün içinde elde edilebiliyor.

Bir kliniğe gidecek olursanız, karşılaşmayı bekleyebileceğiniz prosedürü, The Lancet dergisinde yayımlanan bir makaleye dayanarak, şu şekilde anlatabiliriz: Öncelikle semptomlarınıza bakılacak; eğer öksürük, soğuk terleme veya boğaz ağrısı varsa ve nefes darlığı çekiyorsanız (oksijen seviyeleriniz %93'ün altındaysa) size oksijen verilebilir ve hemen yalıtım altına alınabilirsiniz. Tedavi olaraksa arbidol ve nemonaksin (veya linezolid) verilebilir. Ayrıca her halükarda, şüphe halinde kan sayımınız yapılacaktır ve ateşiniz ölçülecektir. Eğer ateşiniz 37.3oC üzerindeyse, göğüs tomografiniz çekilerek solunum virüslerinin varlığına bakılacaktır.

The Lancet

Eğer ateşiniz yoksa, lenfosit sayımınız yapılacak ve litre başına 1100μ\mu altında olup olmadığı incelenecektir. Eğer durum buysa, yine göğüs tomografiniz çekilecektir. Eğer bu durumda virüs teşhis edilirse, viral zatürre tanısı koyulabilir. Bu durumda yalıtım altına alınarak SARS-CoV-2 testi uygulanacaktır. İlaç olarak solunum kuinolonları ve arbidol uygulanacaktır. Test pozitif gelirse, derhal COVID-19 konusunda özelleşmiş hastanelere sevk edilirsiniz.

Eğer viral zatürre teşhisi konamazsa, herhangi bir diğer zatürre olup olmadığı incelencektir. Eğer başka bir zatürre tipine rastlanırsa, o zatürreye uygun tedaviye başlanacaktır. Bu süreçte başka bir hastaneye sevk edilebilir veya eve gönderilebilirsiniz.

Eğer başka bir zatürre tespit edilemezse veya lenfosit sayınız 1100'ün altında değilse, evde tedavi tavsiye edilebilir ve oral azithromisin veya amoksisilin uygulanabilir.

Çin'deki araştırmacılar, koronavirüsü 8-15 dakika içinde tespit edebilecek bir kit geliştirmeyi başardıklarını duyurdular.

24 Şubat 2020'de JAMA'da yayınlanan ve 72.314 vakayı kapsayan analize göre, vakaların:

  • %62'sinin COVID-19'a yönelik viral nükleik asit test sonuçları pozitif geldi.
  • %22'si, test kapasitesi yetersizliği dolayısıyla semptom ve maruziyete bağlı olarak hasta kategorisine alındı.
  • %15'i Çin'in Hubei bölgesinde kullanılan "klinik olarak tanılanmış vaka" kategorisindeydi. Bunlara da test uygulanmadı ama semptom ve akciğer görüntülerine bağlı olarak bu tanı yapıldı.
  • %1'i asimptomatik vakalardı; yani nükleik asit testleri pozitif geldi ama hastalarda ateş, kuru öksürük, bitkinlik gibi belirtiler yoktu.

Tedaviler veya İdare Yöntemleri

Salgının başlamasından sonraki haftalarda çok sayıda araştırmacı, çok sayıda tedavi yöntemi denemişse de başarı elde edilememişti. Ancak ilk önemli haber 31 Ocak 2020'de The New England Journal of Medicine dergisinden geldi: ABD'deki ilk koronavirüs hastası, SARS ve MERS CoV dahil RNA virüslerine karşı etkili olan remdesivir ile tedavi edildiğinde, ertesi gün iyileşme emareleri gösterdi. 35 yaşındaki hastanın ateşi sadece 1 günde 39.4'ten 37.3'e geriledi ve oksijen satürasyon değerleri %94'ten %96'ya yükseldi. Ayrıca akciğer alt loplarında duyulan çift taraflı hırıltılar ("ral") kayboldu. 5 günlük uygulama sonrasında ateşi tamamen düştü ve öksürük haricindeki tüm semptomları iyileşti.

Ancak bu acil durum denemeleri haricinde remdesivir, aslen Ebola salgını için üretilmekteydi ve 2019-nCoV'a karşı çalışabilirliğine yönelik deneyler sadece insan-harici hayvanlar üzerinde yapıldı. Örneğin 4 Şubat 2020'de Nature dergisinde yayınlanan bir makalede remdesivir olası bir ilaç olarak tespit edildi. Aslen Ebola ve Marburg gibi virüslere karşı üretilen remdesivir, genel olarak RNA virüsleri üzerinde (örneğin Junin, Lassa, Hendra virüsleri üzerinde) özellikle etkili bir ilaç. Ve MERS ile SARS da dahil, koronavirüslere karşı da etkili! Umut, buradan kaynaklanıyor.

Aynı araştırmada, anti-sıtma / anti-otoimmün ilacı olarak kullanılan klorokin'in 2019-nCoV'u efektif olarak durdurabildiği gösterildi. Ancak bu deney, birçok diğer deney gibi hayvanlar üzerinde yapılmıştı (spesifik olarak, Afrika yeşil maymunlarından elde edilen Vero E6 böbrek hücrelerinde).

2019-nCoV ile enfekte edilmiş hücreler, 48 saat boyunca farklı dozda remdesivir ve klorokin ile tedavi edildi.
2019-nCoV ile enfekte edilmiş hücreler, 48 saat boyunca farklı dozda remdesivir ve klorokin ile tedavi edildi.
Nature

Buna rağmen ilacın umut verici olmasından ötürü salgına yönelik en etkili tedavi bu olduğu düşünülüyor. Bu nedenle Çin, 31 Ocak 2020'de yaptığı bir açıklama ile, remdesivir'i hastalar üzerinde deneyeceğini duyurdu. 2 Şubat 2020'de 270 civarı hasta ile başlayacak olan Faz-3 Klinik Araştırma (randomize, çifte kör, plasebo-kontrollü deney), 27 Nisan 2020'de bitecek ve sonuçlara bağlı olarak adımlar atılacak.

Genel olarak viral hastalıklar iki şekilde tedavi edilebiliyor: Virüslerin üremekte kullandığı proteinlerine engel olan moleküller kullanmak veya antijenler kullanarak virüsleri yok etmek. Bu yöntemlerden ilki, eğer çalışırsa, tedavi açısından çok etkili olsa da, ne yazık ki bu amaçla üretilmeye çalışılan ilaçların %99'u başarısız oluyor. Bu nedenle araştırmalar, antijen üretimine odaklanıyor. Sağlıklı bir insanın doğal yollarla antijen üretmesi 2 haftayı bulabiliyor. Bu süreçte antijen içeren ilaçlarla tedaviler, savunma sistemine süre tanıyor ve kişilerin iyileşmesini sağlayabiliyor.

Yaygın olarak etkili olduğu ispatlanan bir tedavi üretilene kadar, hastalığın kendisinden ziyade, hastalığın semptomları tedavi edilerek, bağışıklık sistemine yardımcı olunmaya çalışılıyor. 1 Şubat 2020 itibariyle, üzerinde çalışılan tedavi yöntemleri ve yaklaşımlar arasında şunlar bulunuyor:

  • Çin'deki bir ekip, 2019-nCoV'a bağlanan bir antijen üretmeyi başardılar. Aynı ekip, 2002 yılında SARS için de bir antijen üretmeyi başarmıştı. Ne yazık ki bu antijenden ilaç üretebilmek için gereken antijen miktarına ulaşmak için birkaç ay boyunca uğraşmak gerekiyor. O noktadan sonra hayvanlarda ve insanlarda deneyler yapılabiliyor.
  • Regeneron isimli bir biyoteknoloji firması, MERS'e karşı 2 ayrı antijen üretmişti. Ne yazık ki bu antijenlerin 2019-nCoV'da da çalışması beklenmiyor; ancak firma, Ebola'ya karşı insan testlerine geçilebilecek düzeydeki bir antijeni 6 ay içinde hazırlamayı başarmıştı.
  • WuXi Biyolojik isimli bir diğer Çin firması, 2019-nCoV'u tedavi etmek için 100 kişilik bir ekiple çalışmaya devam ediyor. Hedefleri, bir rekor olarak görülebilecek 4-5 ay içinde tedaviyi geliştirebilmek.
  • ABD'li RenBio firması, bacak kaslarına enjekte edilen genler yoluyla antijen üretmeye çalışıyor.
  • HIV için kullanılan ilaçlardan bazılarının 2019-nCoV için de çalışması mümkün. Örneğin ABD'li BioCryst Farmakoloji isimli firmanın ürettiği, Ebola tedavisinde de kullanılan galidesivir isimli bir ilaç, koronavirüsü de tedavi etmeyi sağlayabilir.
  • ABD'li Gilead firması, remdesivir kullanarak 2019-nCoV'u tedavi etmeye çalışıyor. Çinli yetkililer 31 Ocak'ta bunu hastalar üzerinde denemeyi kabul etti. Ancak bu ilaç henüz herhangi bir tedavi için önerilen bir ilaç değil ve akademik çalışmalar sadece insan-harici hayvanlarda yapıldı. Acil durumdan ötürü bazı denemeler yapılabilir; ancak ticari kullanımının zaman alması olası.
  • Moderna ve Johnson & Johnson gibi firmalar da profilaktik aşılar üreterek hastalığa karşı önlem geliştirmeye çalışıyorlar.
  • Dünya'nın en büyük aşı üreticilerinden GlaxoSmithKline, 2 Şubat 2020'de yaptığı bir açıklama ile, kendilerinin geliştirdiği yeni bir aşı üretim teknolojisini diğer firmalara açacaklarını ve koronavirüs aşısı üretimini bu sayede hızlandırmayı umduklarını açıkladı. Bu teknoloji, aynı miktarda malzeme ile daha fazla doz aşı üretilmesini ve dolayısıyla test edilebilmesini mümkün kılıyor. Firma, Epidemik Hazırlık İnovasyonları Koalisyonu isimli bir uluslararası ajans ile birlikte çalışıyor.

Bir yandan virüse özel bir aşı üzerinde çalışılıyor; ancak Dünya Sağlık Örgütü'nün bildirdiğine göre süreç oldukça yavaş işliyor ve yakın vadede bir aşı üretilmesi beklenmiyor. Pasteur Enstitüsü, aşı üretiminin 20 ayı bulabileceğini ilan etti.

Eğer sözünü ettiğimiz semptomlara sahipseniz, lütfen önce gitmeyi düşündüğünüz hastaneyi telefonla arayarak durumunuz hakkında bilgi veriniz, sonrasında onlardan sizi yönlendirmelerini isteyiniz. Acil durumlar haricinde, doğrudan doğruya hastaneye gitmekten kaçınınız. COVID-19 şüphesi duymanız halinde yapmanız gerekenler hakkında daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Müddet Tahminleri (Prognoz)

Hastalığın SARS ve MERS gibi hastalıklardan oransal olarak kısmen daha az ölümcül olduğu, hastalığın seyrinin de daha yavaş olduğunu söyleyebiliriz.

Şu ana kadar yayınlanan akademik istatistiklerden birine göre, hastaneye kaldırılan 41 hastadan 6'sı (hastaların %15'i) hayatını kaybetti. Hastaların hastaneye kaldırılmasına kadar geçen süre ortancada 7. günde, nefes darlığı geçmesi 8. günde, Akut Nefes Darlığı Sendromu (ADRS) çekmeye başlaması 9. günde, mekanik ventilasyona başlama ve acil bakım ünitesine kaldırılma gereksinimi 10,5'inci günde yaşandı.

Hastalığın seyrini gösteren kronolojik bir grafik
Hastalığın seyrini gösteren kronolojik bir grafik
The Lancet

Dünya Sağlık Örgütü tarafından, hastalığa yakalanan 44.000 kişi üzerinde yapılan bir incelemede ise şu istatistiklere ulaşıldı:

  • Hastalığın belirtilerinin ortaya çıkması için gereken medyan süre 14 gün; ancak belirtilerin ortaya çıkması 6-41 gün arasında değişebiliyor.
  • Hastaların %80'inde hastalık zayıf/orta şiddette seyrediyor.
  • Hastaların %14'ünde zaatürre (pnömoni) gibi daha şiddetli hastalıkların oluştuğu görülüyor.
  • Hastaların %5'inde hastalık kritik düzeye ulaşıyor.
  • Hastaların %2'si hayatını kaybediyor.
  • Ölen hastaların çoğunluğunda hipertansiyon, diyabet, kalp ve damar hastalıkları gibi, halihazırda devam eden hastalıklar bulunuyor.

24 Şubat 2020'de JAMA'da yayınlanan ve 72.314 vakayı kapsayan bir analize göre, vakaların:

  • %81'i orta şiddetliydi.
  • %14'ü ağır hastaydı.
  • %5'i kritik düzeye ulaştı.

Görülme Sıklığı ve Dağılımı (Epidemiyoloji)

Güncel veriler için COVID-19 istatistik raporumuza bakabilirsiniz.

Virüs, ilk olarak 31 Aralık 2019'da, Çin'de raporlandı. Çin'in önlem olarak uyguladığı tam ve kısmî karantinalar, 60 milyon civarında insanı etkiledi.

Virüsün merkez üssü olarak Wuhan Güney Çin Hayvan Pazarı tespit edildi. Pazarda bol miktarda egzotik et bulmak mümkün. CDC tarafından şu açıklama yapıldı:

585 çevre örneği içinden tespit edilen 33 pozitif örneğin 31 tanesi, hayvan pazarının batısından geliyordu. Bu bölge, vahşi yaşam ticaretinin en yoğun yapıldığı kısımdı. Sonuçlar, yeni koronavirüs salgınının vahşi hayvanların ticareti ile yakından ilişkili olduğunu gösteriyor.

Hayvanlarla bu kadar iç içe olan ortamlarda hijyen çok büyük öneme sahip ve buna dikkat edilmezse, salgınların başlaması işten bile değil. Hatta öyle ki, bu bölgelerde aslında çok daha fazla hastalık olduğu ancak nadiren küresel bir boyuta ulaştığı düşünülüyor. Yani bu salgın biraz da algıda seçiciliği tetikliyor, çünkü sadece Çin'deki ufak bir bölge etkilenmiyor ve dolayısıyla haberimiz oluyor. Hijyen ve denetim, bu tarz salgınların başlamaması gerçekten çok büyük öneme sahip!

Önlem Yöntemleri

Hastalığın ve genel olarak koronavirüslerin henüz bir aşısı bulunmuyor. Şu anda paniğe kapılmayı gerektiren bir durum yok; çünkü tüm ülkeler tehlikenin farkında ve gerekli önlemler alınıyor gibi gözüküyor. Bir kulağınızın bu konudaki gelişmelerde olmasını önemle tavsiye ederiz. O zamana dek, şu faydalı uygulamaları takip edebilirsiniz:

  • Elinizi en az 20 saniye boyunca su ve sabunla yıkayın. Eğer bunlara erişiminiz yoksa, alkol-temelli bir dezenfektan kullanın.
  • Ellerinizi yıkamış olsanız bile ağzınıza, gözünüze, burnunuza dokunmaktan kaçının.
  • Pişmemiş etten uzak durun.
  • Hastaysanız, evden çıkmayın.
  • Ağzınızı ve burnunuzu bir mendil ile kapatarak öksürün veya hapşırın. Sonrasında mendili çöpe atın.
  • Sıklıkla dokunduğunuz yüzeyleri dezenfekte edin.
  • Genel olarak hasta kişilerden uzak durun.
  • Wuhan bölgesini yakın dönemde ziyaret etmiş olabilecek kişilerden uzak durun.
  • Çin'e seyahat edecekseniz canlı hayvan marketlerinden uzak durmanızı ve salgın semptomlarına karşı uyanık olun.

Etimoloji

2019-nCoV isimlendirmesi, 2019 yılında yayılmaya başlayan, "yeni" (İng: "novel", Lat. "novo") bir koronavirüs (CoV) olduğunu belirtmek için kullanılıyor.

Wuhan Salgını ise, virüs ilk olarak Çin'in Wuhan bölgesinde görüldüğü için bu şekilde anılıyor. Wuhan, Yangtze Nehri'nin güney tarafında yer alan Wuchang şehri ile kuzey tarafında yer alan Hankou şehrinin isimlerinden türetilmiş bir isim. Şehir, 11 milyon nüfus ile Çin'in en büyük yedinci kenti.

Virüsler ile hastalıkların isimleri farklı olabiliyor: Tıpkı HIV isimli virüsün sebep olduğu hastalığa AIDS denmesi gibi... AIDS'e neden olan da birden fazla HIV bulunuyor ve bunlara HIV-1 ve HIV-2 gibi isimler veriliyor. SARS-CoV'un neden olduğu hastalığa SARS, SARS-CoV-2'nin neden olduğu hastalığa ise COVID-19 deniyor.

Bu isimlendirmelerde takip edilen standartlar şu şekilde:

  • Herhangi bir coğrafyaya, hayvana, tekil veya bir grup insana yönelik isim olmamalı,
  • Kolayca söylenebilir olmalı,
  • Hastalığın doğasıyla ilişkili olmalı.

Dünya Sağlık Örgütü, resmi isimlendirmelerin önemli olduğunu söylüyor; çünkü "Wuhan Koronavirüsü" veya "Çin Virüsü" tarzı isimler kişi ve gruplara karşı önyargılar oluşturabiliyor ve hatalı iddiaları doğuruyor.

Diğer Başlıklar

Virüs Cansız Yüzeylerde Ne Kadar Süre Aktif Kalır?

Yüzeye ve ortam koşullarına bağlı olarak birkaç saat ila birkaç gün boyunca aktif kalabildiği düşünülmektedir. Bu konuda bilgiyi buradaki yazımızdan alabilirsiniz.

Çin'den Gelen Kargo Paketleri Güvenli mi?

Çin'den Türkiye'ye birkaç günden daha uzun sürede gelen kargo paketleri konusunda pek fazla endişelenmenize gerek yok. Eğer endişe ediyorsanız, Çin'den gelen paketlere dokunmadan önce paketleri dezenfekte edebilir; sonrasında mutlaka ellerinizi yıkayarak ek önlem alabilirsiniz.

Evcil Hayvanlar Tehlikede mi?

Evcil hayvanlara da koronavirüs bulaşabileceği ve onları da ciddi derecede hasta edebileceği; hatta evcil hayvan ölümlerinin görülebileceği konusunda da uyaralım. Hatta insanlardan evcil köpeklere SARS-CoV-2 geçişiyle ilgili bazı bulgular mevcut.

Ancak en azından koronavirüs (ve kedilerde de görülebilen SARS) vakalarında, hayvanlardan insanlara bulaşan hiçbir örneğe rastlanmadı. Buna rağmen, evcil hayvanlara dokunduktan sonra ellerinizi yıkamanızı tavsiye edebiliriz.

Türkiye'de Vaka Var mı?

Evet, Türkiye'de de COVID-19 hastaları bulunuyor.

Hasta Olmak İçin Ne Kadar Virüs Bulaşmalı?

Bu konuyla ilgili henüz net bir çalışma bulunmuyor; ancak ortalamada tek 1 adet MERS-CoV'un fareleri hasta edebildiğini, ortalamada 10 tanesinin ölümcül olmak için yeterli olduğunu biliyoruz. Bu konuda daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Maske Takmalı mıyım?

Maske, 2019-nCoV gibi virüslere karşı normal bir koruma uygulaması değil. Bu yazıda anlattığımız diğer önlemleri aldığınız müddetçe, maske takmanızda bir sakınca yok; ancak maskeler tek başına koruyucu değiller ve N95 gibi respiratörler bile (çoğu durumda olanın aksine, düzgün takıldığını varsaysak bile) virüsü tek başına durduramayabilirler. Bu konuda daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Salgından Çin'deki Yarasa Çorbası Gibi Beslenme Pratikleri mi Sorumlu?

Hayır, henüz bu tarz yüksek isabetlilikte bir köken tahmini yapmamız çok zor. Dahası, Çin'deki beslenme pratikleriyle ilgili internette bolca yanlış bilgi bulunuyor. Canlı hayvan pazarlarında toplum sağlığını olumsuz etkileyen pratikler olduğu doğru; ancak spesifik bir beslenme pratiği ile bu salgını ilişkilendirmek şimdilik mümkün değil. Bu konuda daha kapsamlı bir analizimizi buradan okuyabilirsiniz.

Antibiyotikler Koronavirüsü Tedavi Edebilir mi?

Hayır. Antibiyotikler, canlı (biyotik) varlık formları olan bakterilere karşı geliştirilen ilaçlardır. Koronavirüs (veya influenza) gibi virüsler, cansız (abiyotik) varlık formlarıdır. Virüslerin tedavisinde antiviral ilaçlar kullanılmaktadır ve bunlar, antibiyotiklerden farklı yapıdadır. Buna rağmen antiviral tedaviye ek olarak antibiyotik tedavi de uygulanabilir; fakat bunun amacı virüsleri öldürmek değil, virüslere ek olarak görülen bakteri enfeksiyonlarına (koenfeksiyonlara) müdahale etmektir.

Zatürre Aşısı Olmuştum, 2019-nCoV'a Karşı Korunur muyum?

Hayır. Virüs yeni bir virüs türü olduğu için, var olan zatürre aşıları ne yazık ki bu virüse karşı koruyuculuk sağlamıyor. Virüse özel bir aşı üzerinde çalışılıyor.

Komplo Teorileri Haklı mı?

Bu konulardaki inceleme yazımızı buradan okuyabilirsiniz.

Paniğe Kapılmalı mıyız?

Hayır. 2019-nCoV'un yakın kuzenleri olan SARS ve MERS de küresel endişe yaratmıştı. Her ikisi de 2019-nCoV'dan çok daha yüksek bir öldürücülüğe sahipti. Ancak küresel çabalarla bunları da durdurmayı başardık. Aynı çabalar, çok daha küresel bir boyutta bu salgın için sürdürülüyor. Elbette koronavirüs durdurulamazsa veya yayılmayı sürdürürse daha çok can alacak ve oranlar değişecektir. Benzer şekilde, bir hastalık dolayısıyla hayatınızı yitirip yitirmeyeceğiniz birçok faktöre bağlıdır; bu nedenle genel geçer bir şey söylemek zor.

Aklı ve mantığı yitirmeden, paniğe kapılmadan, gerekli önlemlerinizi alıp güncel gelişmeleri takip edin. Zaten rasyonel olmayan bir düzeyde korkmanın, paniğe kapılmanın sonuca pozitif bir etkisi yok. İsterseniz panik yapabilirsiniz tabii ki. Salgınlar her zaman ürkütücüdür ve tarihte milyonları öldüren çok sayıda salgın yaşandı (teknik olarak, halen devam eden sezonluk grip de bunlardan birisi). Ancak kıyamet senaryolarına kapılmak sonuca herhangi bir fayda sağlar mı, onu size bırakıyoruz.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 37
  • Tebrikler! 103
  • Bilim Budur! 44
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 9
  • Güldürdü 1
  • İnanılmaz 14
  • Umut Verici! 16
  • Merak Uyandırıcı! 34
  • Üzücü! 5
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 29
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • J. Christensen, et al. Coronavirus Explained: What You Need To Know. (2020, Ocak 22). Alındığı Tarih: 23 Ocak 2020. Alındığı Yer: CNN | Arşiv Bağlantısı
  • R. Feltman. The Wuhan Coronavirus Has Officially Hit The Us—But Don’t Panic. (2020, Ocak 21). Alındığı Tarih: 23 Ocak 2020. Alındığı Yer: Popular Science | Arşiv Bağlantısı
  • Wikipedia. 2019–20 Outbreak Of Novel Coronavirus (2019-Ncov). (2020, Ocak 23). Alındığı Tarih: 23 Ocak 2020. Alındığı Yer: Wikipedia | Arşiv Bağlantısı
  • C. Fernandez. Factbox: Key Facts About Wuhan, Epicenter Of China's Virus Outbreak. (2020, Ocak 23). Alındığı Tarih: 23 Ocak 2020. Alındığı Yer: Reuters | Arşiv Bağlantısı
  • W. Ji. (2020). Homologous Recombination Within The Spike Glycoprotein Of The Newly Identified Coronavirus May Boost Cross‐Species Transmission From Snake To Human. Journal of Medical Virology | Arşiv Bağlantısı.
  • K. Andersen. Ncov-2019 Codon Usage And Reservoir (Not Snakes V2). (2020, Ocak 24). Alındığı Tarih: 24 Ocak 2020. Alındığı Yer: Viological | Arşiv Bağlantısı
  • CBC. China Confirms Human-To-Human Transmission Of New Coronavirus. (2020, Ocak 20). Alındığı Tarih: 27 Ocak 2020. Alındığı Yer: CBC | Arşiv Bağlantısı
  • N. Musumeci. Coronavirus Origin Traced To Animal Market In Wuhan, Tests Confirm. (2020, Ocak 27). Alındığı Tarih: 27 Ocak 2020. Alındığı Yer: New York Post | Arşiv Bağlantısı
  • D. Benvenuto. (2020). The 2019-New Coronavirus Epidemic: Evidence For Virus Evolution. bioRxiv | Arşiv Bağlantısı.
  • P. Zhou, et al. (2020). Discovery Of A Novel Coronavirus Associated With The Recent Pneumonia Outbreak In Humans And Its Potential Bat Origin. bioRxiv | Arşiv Bağlantısı.
  • N. Imai. (2020). Transmissibility Of 2019-Ncov. MRC Centre for Global Infectious Disease Analysis | Arşiv Bağlantısı.
  • M. Aly, et al. (2017). Occurrence Of The Middle East Respiratory Syndrome Coronavirus (Mers-Cov) Across The Gulf Corporation Council Countries: Four Years Update. PLOS One | Arşiv Bağlantısı.
  • A. Badawi, et al. (2016). Prevalence Of Comorbidities In The Middle East Respiratory Syndrome Coronavirus (Mers-Cov): A Systematic Review And Meta-Analysis. International Journal of Infectious Diseases | Arşiv Bağlantısı, sf: 129-133.
  • M. Le Page. New Coronavirus: How Soon Will A Treatment Be Ready And Will It Work?. (2020, Ocak 30). Alındığı Tarih: 31 Ocak 2020. Alındığı Yer: New Scientist | Arşiv Bağlantısı
  • N. Chen, et al. (2020). Epidemiological And Clinical Characteristics Of 99 Cases Of 2019 Novel Coronavirus Pneumonia In Wuhan, China: A Descriptive Study. The Lancet | Arşiv Bağlantısı.
  • M. Wang, et al. (2020). Remdesivir And Chloroquine Effectively Inhibit The Recently Emerged Novel Coronavirus (2019-Ncov) In Vitro. Nature | Arşiv Bağlantısı.
  • M. L. Holshue, et al. (2020). First Case Of 2019 Novel Coronavirus In The United States. The New England Journal of Medicine | Arşiv Bağlantısı.
  • J. Nathan-Kazis. Gilead Might Have A Coronavirus Treatment. Its Stock Is Rising.. (2020, Şubat 03). Alındığı Tarih: 05 Şubat 2020. Alındığı Yer: Barron's | Arşiv Bağlantısı
  • G. Kampf. (2020). Persistence Of Coronaviruses On Inanimate Surfaces And Its Inactivation With Biocidal Agents. Journal of Hospital Infection | Arşiv Bağlantısı.
  • H. Chen, et al. (2020). Clinical Characteristics And Intrauterine Vertical Transmission Potential Of Covid-19 Infection In Nine Pregnant Women: A Retrospective Review Of Medical Records. The Lancet | Arşiv Bağlantısı.
  • CDC. Real-Time Rt-Pcr Panel For Detection 2019-Novel Coronavirus. (2020, Şubat 22). Alındığı Tarih: 22 Şubat 2020. Alındığı Yer: CDC | Arşiv Bağlantısı
  • H. Brueck. There's Only One Way To Know If You Have The Coronavirus, And It Involves Machines Full Of Spit And Mucus. (2020, Ocak 30). Alındığı Tarih: 22 Şubat 2020. Alındığı Yer: Business Insider | Arşiv Bağlantısı
  • Z. Wu. (2020). Characteristics Of And Important Lessons From The Coronavirus Disease 2019 (Covid-19) Outbreak In China. JAMA | Arşiv Bağlantısı.
  • J. Zhang, et al. (2020). Therapeutic And Triage Strategies For 2019 Novel Coronavirus Disease In Fever Clinics. The Lancet | Arşiv Bağlantısı.

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 08/04/2020 08:58:39 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8217

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Soru Sorun!
Öğrenmeye Devam Edin!
Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bilime dayanmayan felsefe boştur. Bilim keşfeder, felsefe yorumlar.”
Albert Einstein
İnsan Zekasının Evrimi: Neden Sadece İnsanın Beyni Bu Kadar Evrimleşmiştir?
Geri Bildirim Gönder