Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
500 ATP Ödüllü Soru: Yapay zekalar kapatılırken sistemler arası ileti artışı yaşanır mı? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat

Zihnimizi Yapay Zekâya Aktarırsak İnsanlığı Kurtarır mıyız – Dijital Ölümsüzlük

Yapay zekâ etiği, transhümanizm ve ölümü yenmenin görünmeyen bedeli üzerine bir keşif.

8 dakika
4
Zihnimizi Yapay Zekâya Aktarırsak İnsanlığı Kurtarır mıyız – Dijital Ölümsüzlük Zihnimizi Yapay Zekâya Aktarırsak İnsanlığı Kurtarır mıyız – Dijital Ölümsüzlük
  • Blog Yazısı
Created by AI
Blog Yazısı
Tüm Reklamları Kapat

Teknolojinin baş döndürücü bir hızla ilerlediği, insanın kendi zihnine bile yetişmekte zorlandığı bir çağdayız. Yapay zekâ, bilinç transferi, ölümsüzlük projeleri… Bunların her biri insanlığın kaderine doğrudan temas eden, ürkütücü olduğu kadar kaçınılmaz sorular doğuran alanlar.

Gerekli mi, gereksiz mi, etik mi, değil mi sorunsalları arasında belki de asıl mesele; bu soruların hiçbirine kesin bir cevap veremeyişimiz.

Ben de zaman zaman sorguluyorum; neden bu kadar köklü dönüşümlerin net ve evrensel etik sınırları yok?

Tüm Reklamları Kapat

Ama bir yanım da biliyor ki, insanlık tarihi hiçbir zaman “önce etik, sonra keşif” sırasıyla ilerlemedi. Aksine, çoğu zaman merakın gözü karalığı, sınır tanımayan deneme yanılmalar ve hatta haddini aşma cesareti taşıdı bizi bugüne. Zira; haddini bilseydi Fatih, gemileri karadan yürütüp kuşatabilir miydi koca şehir-i İstanbul’u?

Büyük kırılmalar, çoğu zaman sınır ihlali sayılan cesaretlerin sonucuydu, kabulüm. İnsanlık ilerlemeyi çoğu kez kontrollü adımlarla değil, bilinmezin eşiğine basarak öğrendi, buna da kabulüm. Belki de bugün yaşadığımız kafa karışıklığı, insan olmanın en doğal hâli. Çünkü bilim ilerlerken ahlak geriden gelir; anlam ise her zaman sonradan yetişir. Biz ise bu üçü arasında sıkışmış, hem korkan hem merak eden hem de fütursuzca deneyen bir türüz.

Belki de doğru soru şu; bilim ne kadar ileri gidecek değil… İnsan, kendi yarattığı gücün karşısında ne kadar insan kalabilecek?

Bilmiyorum.

Tüm Reklamları Kapat

Ama “Şayet insanlık, bilincini ve hatıralarını biyolojik bedenden tamamen ayırıp dijital ya da yapay bir taşıyıcıya aktarabilecek noktaya gelirse; insan türü kurtulmuş mu olur, yoksa sessizce yok mu olmuş olur?” düşünmeden de geçemiyorum.

Çünkü bu sorunun cevabı, insan nedir sorusunu organik bir bedenden koparabilir.

Dahası, ölüm korkusu mu yoksa anlam korkusu mu diye, beni sert bir yüzleşmeye maruz bıraktığını da inkar edemem. Ölümden korkmam evet ancak; anlam üreteceğim diye de robot bir bedende bilincim yaşasın istemem.

Güçlü ve yeni bir soru bu…

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Eğer insanlık, bilincini ve hatıralarını biyolojik bedenden tamamen ayırıp dijital ya da yapay bir taşıyıcıya aktarabilecek noktaya gelirse insan türü sessizce yok olmuş olur…

Benim cevabım net.

Çünkü bilinç robotik bir taşıyıcıya aktarıldığında, organik bedenle bütünleştirip tanımladığımız insan olmazsın artık. Bilinçli bir robot olabilirsin. Belki maksimum işlem gücüne sahip, süper analiz yapabilen, sonsuz veriyle beslenen bir varlık olursun ama bilincin özgür iradenin kontrolünde değildir artık.

Muhtemelen hafızandaki tüm veriler aynı zamanda süper bir yapay zeka ile bütünleşecek… O süper yapay zeka, senin özgür iradeni mutlak doğruya doğru manipüle edeceğinden, bu tek yönlü gelişim geçmişte bazı şeyleri deneyimlemiş de olsan, o andan itibaren robot bedenindeki bilinci kusursuz olarak evrimleştirir. Organik bedenden robotik bedene geçişle duyularını kaybetmiştin zaten… Organik bilincinin yapay bir süper zeka ile birleşmesi de eski duygularını tek yöne doğru evrimleştirir.

Hiç yanılma payınız olmadan hep mutlak doğru ile yüzleşip hep başardığınızı düşünün. Kusursuz analizler yapıyorsunuz, uzun hesaplamalardan, deneme yanılmalardan, seçim yapabilme, düşünme ya da çok yönlü araştırıp analiz etme yeteneğinizin körelmesinden bahsetmiyorum bile. Hep başarmanın size vereceği tek yönlü bir hazdan bahsediyorum. Hayalkırıklığı yok, sinirden ağlama yok, psikolojik iç savaş yok, kendinizi sorgulama yok, yaratıcılık yok, çöp olan onlarca eskiz yok, zorlama yok, acı yok, önsezi yok, korku yok, uykusuzluk yok… Duygu diye tanımladığımız tüm hisler yok.

Ama duyularımız da yok; düşmeyeceğiz hiç mesela… Kanamayacak dizlerimiz. Saçlarımız seyreldi diye üzülemeyeceğiz, hem abartarak yemek yiyip hem de göbeğimizden yakınamayacağız… Aşk da tarihe karışır bu durumda, robot bedenli yapay bir zeka aşkı ne kadar kusursuz kopyalasa da o organik ve tensel çekim gücünü yaşatamaz asla… Zevkten kudurmak, seks sonrası boşalmak, doyasıya kahkaha atmak, sinirden burnundan kulaklarından duman çıkarmak, bunların hepsi de tarih olur bu durumda.

Tüm Reklamları Kapat

Vidaların düşse, robot bedenin acıyı taklit etse de, bilincinin duyu organların ile bütünleştiğinde var olan o ruhun yoktur artık. Dalgalarla güreşmek nedir bilemezsin mesela, rüzgarla dans etmek, yağmurda sırılsıklam titremek, karda kayıp düşmek nedir asla öğrenemezsin.

Robotik bir bedende yüksek yapay zeka seviyesine sahip olsan bile görmediğin, bilmediğin, yaşamadığın, hissetmediğin her şeye dair gerçek bir körelme başlar mevcut benliğinde…

İşte bu körelme insanlığın sonu olur. Yeni bir kimliğe bürünürsün, ama isteyerek ama istemsizce…

Tüm Reklamları Kapat

İnsanı; bilinci ve tüm duyu organları ile birlikte deneyimleyen, öyle ya da böyle, seçimleri ile zamanın bilgeliğine mana üreten bir organik ara yüz olarak tanımlıyorum ben. Kaldı ki; ölüm de benim için korku değil yeni bir başlangıç ama tinlerde ya da mitlerde kaleme alındığı hali ile değil… Ve fakat insanlığın büyük bir kısmı ölümden korkuyor. Belki de tinlerde anlatılan o Cennet, Cehennem veya Tanrı figürünün gerçek olması ihtimalinden, bu gerçekliğin acısı ile yüzleşmekten çekiniyor…

Kimse de ölümsüzlük ya da her şeyi bilmek çok da iyi olmayabilir demiyor gibi… Evrenin entropi dengesine yani düzensizliğin oluşturduğu gerçekliğe nihai bir son yaratabilir diye yeterince düşünmüyoruz belki de…

Dahası; insanın amacı kalmadığında, herkesin ölümsüz olduğu bir evrende, herkes her şeyi çok bilse ve sair; sıkıcı olmaz mı hayat? Sanki varoluşun etiği ve gereği biter.

Diyelim ki bilincimizi kurtardık, sonsuzluğa emanet ettik, bu durumda tüm bildiğimizi sandıklarımızı yapay zekanın evrimleştireceği sorunsalına değinmeden, ama insan olmayı kaybettikse; aslında neyi kurtardık?

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Evrim Ağacı Kahvesi v2: "Insomnia Omni Roast" (The Coffee Belt, 250-1000 gr.)

Evrim Ağacı ve Kahve Ambarı işbirliğinin ikinci meyvesi olan “Insomnia Omni Roast” nihayet sizlerle!

Evolution Blend‘e gönderdiğiniz olağanüstü geri bildirimler bize ilham oldu ve oradan edindiğimiz deneyim ve talepleriniz üzerine Insomnia’yı yarattık. Mesela Evolution Blend filtre kahve olarak harikaydı ama espressoda birazcık zorlanıyordu (sizden gelen bir geri bildirim de bu yöndeydi); Insomnia’yı hem filtre hem espressoya uygun şekilde hazırladık. Bu, yaptığımız dokunuşlardan sadece biri!

Evolution Blend‘de ne demiştik? “Merak bilimin motoruysa, kahve de yakıtıdır.” Insomnia, bunu bir adım öteye götürecek!

Tabii ki burada kahve bahane, onu unutmamak lazım: Başka yerlerden almak yerine, Agora Bilim Pazarı veya KahveAmbari.com üzerinden alacağınız kahvelerle Evrim Ağacı’nın bilim iletişim çalışmalarına direkt olarak katkı sağlamış olacaksınız. Leziz bir kahve de işin cabası olacak. 😉

Her ürün, size özel olarak hazırlanmakta ve tercihinize göre siparişiniz üzerine işlenmektedir. Kahvemiz, 3 ayrı orijinden derlenmiş olup, %100 Arabica’dır. Reçetesi, Nazmi Karabulut tarafından Evrim Ağacı’na özel olarak geliştirilmiştir ve gizli tutulmaktadır.

Umuyoruz ağzınızın tadına uygun bir ürün çıkarabilmişizdir. Afiyet olsun!

Kargo Bilgileri ve Ambalaj Detayları:

  • 250 gr ve 500 gr ürünlerde kargo ücreti alıcıya aittir.
  • 1000 gr ürünlerde ise kargo ücretsizdir.
  • 250 gram, 500 gram ve 1000 gram olarak alınan tüm ürünler, flatbottom+valfli ve zipli ambalajlarda gönderilecektir.
  • Satın alınan miktar ne olursa olsun, ürünler tek bir paket halinde kargoya verilecektir.
Devamını Göster
₺365.00
Evrim Ağacı Kahvesi v2:

Bence hiç bir şeyi…

Bu günlerde ütopya olarak dile getirdiğimiz o kozmik ve teknolojik kıyameti tetiklemiş, entropi dengesizliğini tek gerçekliğe doğru hızla tüketmeye başlamış, kendi gerçekliğimize son vermiş bile olabiliriz.

Hafızamız, anılarımız mı? Hani o yapay robotlara yüklediğimiz, yapay zeka ile birleştirdiğimiz? Kah aklımızda kalan kah hiç hatırlamadığımız çöp kutusundan bile kalıcı olarak silinmiş dosyalar öylesine…

Seçimle yapılan gözlemlerin duyusu, duygusu yok artık.

Acı olmadan bilgelik olur mu bilemem ama bilgelik yapay zekaya yüklenmiş bilgilerin toplamına eş değer olamaz. Bilgelik, deneyimle, üstüne katlaya katlaya elde edilen bir ünvan. Yapay zekaya yüklenen her şey, her seferinde aynı sonucu verecek sanal bir ansiklopedi demek. Hatta analiz yapabilen ama üst üste katlanarak deneyimleyemeyen bir ansiklopedi…

Bedensiz bilinç ise sürgünden de beter, hapis olmak gibi bir şey, kozmik hapishane bizim için belki de. Zamanın bilinci ile birlikte deneye, seçe, evrile, evrimleşe gelişemeyeceksem, pek de önemi yok gibi var olmamın. Çünkü deneyim kanalların kapandığında, evrenle temasın kesilir.

Duyar gibiyim: “Peki ya bedenin kendisi insanın en büyük hapishanesiyse? Hangisi daha ağır zincir: metal mi, et mi?”

Bence organik beden insanın en büyük hapishanesi değil, robotik beden bir hapishane olabilir ama…

Neden değil, çünkü; insanın hapishanesi bilinçtir, vicdandır… Hatta vicdanla yoğurulmuş bilinçtir desem daha doğru olur. Görmezden gelen gözlerin, duymazdan gelen kulakların, çalışmayan, çalışmayı reddeden duyu organlarının, insanın kendini her hata ya da yanlış seçiminde, iç sesiyle yüzleşmeye zorlamasıdır.

Metal beden zaten başlı başına bir hapishanedir. Üstelik belki geri dönüşü de artık mümkün olmayan.

Tüm Reklamları Kapat

Ama diyeceksin ki; yapay organik bedenler, klonlama, biyonik organ veya uzuvlar gibi yöntemler ile canlı ya da yarı canlı yeni organizmalar üretip, dahası ölümsüz bedenlere ölen insanların zihnini mi kopyalarsak?

Bence bu da hapishane olur. Çünkü evrenin kuralı basit; herşey doğar, varolur ve ölür. Evrendeki her şey, sen ölüme meydan okursan hızla ortadan kalkar. Yineliyorum; ölümsüzlük kıyamete tüm evremi sürükleyen bir kozmik çöküşün fitilini ateşleyebilir. Bedenin teneke, metal ve sair olması sorun değil. Metal beden ağır da değil, ağır olan tek şey gerçekliktir. Bedenin kendisi değil, benliğin kendisi hapsedilmiştir her iki durumda da çünkü…Demem o ki; şu anki organik bedenlerimiz hapishane değil, öylesine bir yaşam formu, kozmosun duyusal anteni gibi… İleri gitmek bezen de durmaktır, bilin isterim.

Eğer bilinç hapishaneyse… O zaman özgürlük unutmak mıdır, hatırlamak mı? Bu muhteşem soruyu zamanında bir okuyucum sormuştu bana.

Özgürlük; başka hiç bir canlının yaşam hakkını gasp etmeden yaşamaya devam edebilmektir.

Tüm Reklamları Kapat

Bazen unutmak, bazen ağlamak, bazen hatırlamak, bazen kavga etmek ve sair ise; ancak ve ancak özgürlüğün o anki anahtarları olabilir.

Peki; eğer özgürlük başkasına zarar vermeden var olabilmekse ve sadece varlığımız bile bir başkasına zarar veriyorsa? O zaman insan olmak başlı başına etik bir suç mudur?

Ne alaka?

Asla insan olmanın bir suç olduğunu düşünmüyorum ancak bazen bazı insanların hayat için yük olduklarını görüyorum.

Tüm Reklamları Kapat

Kaldı ki ben, bana iftira atanların, yalan söyleyenlerin, tembelliğini başkalarının emeğine yükleyenlerin karşısında kavga ederek ya da hukuken kazanamadığım anlarda kendi adaletimi kesmeye çalışarak var olmuyorum. En güzel, en mutlu halimle, dimdik durarak var oluyorum. O kadar.

Benim duruşum, kahkaham, topuk sesim, sözlerimin en sade insanı bile ikna edebilecek o özenli bilgeliği ya da bazen yerin dibine sokan bakışlarım… Tüm bunlar karşı taraf için yeter. Varlığım onlara zarar versin, sağlıklı düşünemesinler, hatalarıyla içten içe yüzleşsinler, bocalasınlar, titresinler diye değil; ama varlığımın ağırlığı altında gerçeklerle baş başa kalsınlar diye.

Çünkü bugün bana zarar veren, yarın başkasına da kolaylıkla zarar verebilir. Ve benim varlığım, onların vicdanında kurulmuş bir psikolojik hapishanedir esasında.

İnsan olmaksa asla bir suç değildir, her şeyi deneyimlemek, yaşamak ve yine de iyi kalmayı seçmektir.

Tüm Reklamları Kapat

“Birini rahatsız ettiğimde kendimi güçlü mü hissediyorum, yoksa sadece bütün mü?” açıkçası düşünmedim… Gerçi kimseyi asla gidip özellikle rahatsız da etmedim. Sadece benliğimi, duruşumu, omurgamı gösterdim, o kadar.

Adalet sizin için çalışmasa bile, ben sizin kötülüğünüzün içinde boğulup kalmayacağım… Ben kendim olmaktan vazgeçmeyeceğim… Bu başkasını rahatsız ediyorsa, bu onların iç çatışmasıdır, der gibi…

Çünkü özgürlük, başkasını titreterek değil; kendini kirletmeden var olabilmektir, iyi bilirim.

Okundu Olarak İşaretle
1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Raporla
Mantık Hatası Bildir
Yukarı Zıpla
Bu Blog Yazısı Sana Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 21/03/2026 06:10:06 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22521

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Geçmiş ve Notlar
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
İşaretle
Göz Attım
Site Ayarları

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.

[Site ayalarına git...]
Bu Yazıdaki Hareketleri
Daha Fazla göster
Tüm Okuma Geçmişin
Daha Fazla göster
0/10000
Kaydet
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Bilim bize gerçeği vadetti. Barışı veya mutluluğu değil."
Gustave Le Bon
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)