Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
2,500 ATP Ödüllü Soru: “Tüylü hayvanlar neden tek ayak üzerinde durmayı tercih eder"? Hemen cevapla!
Tüm Reklamları Kapat

Evren Bir Dilek Makinesi Değil: İnsanlığın En Büyük Yanılgısı

Tanrı, özgür irade, ahlak ve vicdan üzerine; insanın kendini evrenin merkezi sanma yanılgısını sorgulayan felsefi bir deneme.

6 dakika
11
Evren Bir Dilek Makinesi Değil: İnsanlığın En Büyük Yanılgısı Evren Bir Dilek Makinesi Değil: İnsanlığın En Büyük Yanılgısı
  • Blog Yazısı
Created by AI
Blog Yazısı
Tüm Reklamları Kapat

Bir an için evrenin zannettiğimizden ya da bize anlatılandan çok daha farklı bir yapısı olduğunu düşünelim… Bildiğimiz tüm anlatılanların eksik olduğunu… Aynı zamanda evrenin kendisinin de bilinç taşıyan bir bütün olduğunu hayal edin misal…

Gözle görebildiğimiz evren belki de bilmediğimiz bir bedenin yapı taşları, zaman ise o bedenin bilinci gibi… Zira; Kosmotelyum Teorisi ama özellikle de 3.0 ve akabinde kaleme aldığım diğer denemelerimin ana fikri hep evrenin bilinçli olduğu varsayımı üzerinden şekillendi…

Bugünlerdeyse; “evren gerçekten bilinçliyse, insanın en büyük yanılgısı ne olabilir?” diye düşünmekten alamıyorum kendimi… “Tanrı’yı gökyüzünde aramak mı?” yoksa, “kendisini evrenin yalnızca küçük ve itaatkar bir hizmetkarı sanması mı?”

Tüm Reklamları Kapat

Bana göre insanların büyük çoğunluğu Tanrı’yı bir yerlerde arıyor; fakat kendisini evrenin hizmetkarı olarak gören pek yok. Elbette Tanrı’nın kulu olduğunu düşünenler var, hatta kendisini evrenin bir parçası ya da “Tanrı parçacığı” olarak tanımlayanlar da bulunuyor. Ancak bu bakış açısı bile çoğu zaman insanın kendini evrenin hizmetinde görmesine yol açmıyor. Aksine, insanların büyük bir kısmı kendisini kutsal, özel, tek ve en zeki varlık olarak konumlandırıyor. Evrenin sanki yalnızca onun yaşayabilmesi için var edildiğine, Tanrı’nın da onu özellikle seçip kutsadığına inanıyor.

İşte insanlığın en büyük yanılgısı da tam burada başlıyor. İnsan, Tanrı’nın başka galaksilerde başka uygarlıklar ya da yaşam biçimleri yaratmış olabileceği ihtimalini neredeyse hiç önemsemiyor. Bunun yerine kendisini merkeze koyuyor, kutsallaştırıyor ve evrenin sanki yalnızca onun varlığı için yaratıldığına inanıyor.

Bence insan; özgür gibi görünen, içgüdüleri veya zamanın bilgeliğinden öğrendiği atasözleri ve dogmalarla ama öyle ama böyle seçim yapıp, gözlemlerini gerçekliğe dönüştüren, ve fakat zamanın bilgeliği ile özgür iradesi sınırlanmış ama yine de kimilerinin kendi gerçekliğini aramaya cüret ettiği, evrenin bilinci olarak tanımladığım zamanın bilgi ile gelişimine katkı sunan, dolayısıyla zamanın bilgeleşerek evrim geçirmesi için durmaksızın çalışan bir işçi. Tıpkı bir arayüz gibi; 3 boyutlu evren + 1 zaman boyutunun kendi kendini deneyimlediği…

Demem o ki; insan özgür değil. Dogmaların, zamanın, kültürün, korkunun ve biyolojik şartlanmanın içinde ama dogmalarla ama içgüdülerle ama bilmediğimiz bir DNA sarmalı ile ve fakat bence programlanmış bir bilinçli organizma…

Tüm Reklamları Kapat

Hatta özgürlük arayışımız bile çoğu zaman gerçek özgürlük değil, yeni bir kimlik, yeni bir etiket, yeni bir “ben” inşası derdindeyiz hepimiz. Bu yüzden “kendi gerçekliğini arayan” bilinçli organizma sayısı gerçekten yokmuş gibi geliyor çoğunlukla bana…

Ya da çoğunluğumuz hazır gerçeklikleri tüketiyor ya, hani; sorgulamadan biat, bu mu yoksa en büyük yanılgımız, şimdi emin olamadım.

Tüm bu paradoksun içinde “dua eden mi daha yanılsamalı yoksa ben kaderimi yazarım, diyen mi” diye de sık sık geçiyor içimden…

Her dua edenin duasının kabul olduğuna inanmıyorum. Eğer tek başına dua yeterli olsaydı din adamlarının tamamı ultra zengin olur, tüm iktidarlar kendilerinin uhdesinde seçilir, tüm o dev şirketlerin yöneticileri onların evlatları ve sair olurdu. Tamam… Kabul, din istismarlığı ile de yönetilen pek çok toplum ya da zenginleşen pek çok din adamı elbette mevcut. Ama bu onlar doğru dua ettiği için değil, toplum onları yeterince sorgulamayıp, kurumların da yeterince denetlememesi sebebiyle…

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Keşke tüm dualar kabul olsa da bilgelik kürsülerde, ahlak başta iktidarlar ve yönetim organları olmak üzere toplumun tüm damarlarına yerleşse…

Ben duaların ya da mucizelerin özgür bir vicdan, halis niyet ve beyinle çatışmayan bir yüreğin evrenle kurduğu iletişimle kabul olduğunu düşünüyorum. Çabasız da olmaz, bence yani…

Tarih de bunu destekliyor gibi…

Her şeyi mistik sırlara, kadim, spiritüel, tinsel ya da kültsel öğretilere bağlayarak gayret yerine medet umanlar bence yanılıyor, evren bir dilek makinası olamaz çünkü. Ama “ben kendi kaderimi kendim yazarım” diyen de yanılıyor. Evreni kendi egosunun hizmetkarı sanıyor. Yine de kendi kaderini yazdığını zanneden, en azından bir neden-sonuç zincirine dahil olup sorguluyor… Bu yüzden belki de bile isteye en azından daha mantıklı hatalar yapıyor.

Demem o ki; itaat sorgulamayı yok ediyor, gözleri köreltiyor ama kibir de vicdanları öldürüyor hatta insanoğlunu çürütüyor. Her halükarda ikisi de toplumu felakete sürüklüyor… İşte tarihin o tozlu sayfalarını kanla yazanların bugüne, bize bıraktığı mirası…

Ortak yaratıcılık mı?

Tüm Reklamları Kapat

Birlikte gelişme, birlikte çözüm üretme, topyekün teslimiyet, dogmalar, tinsel, kültsel tüm kabuller; tembellik veya bir çeşit çaresizlik hatta bazen patolojik bir bakış açısı gibi gelir bana… Öğretilmiş çaresizlik tam da bu galiba…

Seçilmişlik hissini de kozmik bir narsistlik diye tanımlıyorum ben… Seçilmiş olduğuna inanan, seçilmiş olduğunu söyleyen insanlar, diğerlerini tarihler boyunca en büyük felaketlere ya da yanlışlara sürükleyen insanlar bence… Toplumu ayrıştırmayı, ötekileştirmeyi ilke edinmekle kalmamışlar, kendi “doğru” diye tanımladıkları her şeyin de herkesçe kabul edilmesi için pek çok defa zulm etmiş insanlar çünkü… Dili, dini, kültürü bu rolde hiç fark etmemiş.

Bilincin fark etmeye başlaması mı, yoksa gerçek bir uyanış mı? İnsanoğlunun çoğu zaman birbirine karıştırdığı bireysel aydınlanma; yalnızca sorgulamak değil, aynı zamanda evrensel etik değerlere sahip çıkabilme cesaretini de gerektirir. Bu yetiye sahip olanlar, kendilerini evrenin merkezine koymak yerine ona saygı duyarak yaşamayı seçebilenler bence… Hatta bu yüzden, zamanın içinden geçerken zamana çözüm üretmeyi kaç kez denediler, kim bilir… Kaç kere zamana kulak verdiler, doyasıya acısıyla tatlısıyla yaşadılar, üstün olma yerine sorumlu olmayı seçtiler kim bilir…

Tüm Reklamları Kapat

Belki de insanlığın kurtuluşu; daha özel ya da kutsal olmakta değil, daha küçük olduğunu kabul edebilmesindedir. “Eğer kimse seni izlemiyorsa, seni yargılamıyorsa, ödül ya da ceza yoksa… yine de iyi bir insan olur muydun?” sorusuna verdiğin cevapta belki de… Seni izleyen bir Tanrı için değil de kendinle, içsesinle birlikte yaşayabilmektir…

Kötülük yapınca rahatlamaz çünkü insanoğlu… Sessizleşir belki hatta içten içe ağırlaşır, biraz da duyarsızlaşır… Bu duyarsızlık işte zevk sandığı şey… Çünkü kötülük bir kez bulaştı mı içerisinden çıkmak zor olur. Her “suç teşkil eden hareketini” meşrulaştırma çabası patolojik bir kitlenme gibi çıkmaz bir bataklığa dönüşür. Battıkça daha çok çırpınırsın, çırpındıkça daha da çok batarsın… Bitmeyen kredi taksitleri gibi…

Halbuki; Tanrı korkusu gidince ahlak neden çöksün ki? Ahlakın kaynağı korku olsaydı Dünya’nın en ahlaklı toplumları en dindar ülkeler olurdu.

Dinsiz Japonya, seküler Fransa, Yeni Zelanda ve sair… Düşük dini inançlarına rağmen yüksek toplumsal saygı oranına sahip ülkeler. Daha da ilginci henüz din ile hiç tanışmamış toplumlar bile doğaya, çocuğa, yaşlıya, toplumsal değerlere daha saygılı pek çok ülkenin aksine… Demek ki ahlak Tanrı’dan önce vardı demeden duramıyor insan… Hatta kitaplardan, devletlerden bile önce demek ki… Adeta birlikte yaşayabilme refleksi gibi.

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı

Gözeten göz acaba insanları dizginlemek için mi türetildi? Gerçi ahlak değil korku üretti daha çok ama… Neyse…

Yine de insan hala daha insan kaldı.

Belki de iyi ve kötü evrenin zıt kutupları gibi bir denge dinamiği… Gece ve gündüz gibi, sabah ve akşam gibi, doğum ve ölüm gibi… Bazısı geceyi seçiyor demek mi bazısı da gündüzü… Ama evren işte her ikisini de kendiliğinden üretiyor.

İnsan iyi olmak zorunda değildir belki de… Ama iyi olmayı seçtiğinde evrenin yükünü hafifletir. Belki de gerçek ahlak budur; gözetlenmediğin halde yıkmamayı seçmek.

Peki; “ahlakın sahibi kim ben mi evren mi?”

Düşünüyorum da “ben.”

Eğer evren beni affetseydi, vicdanım susardı çünkü… Yaramazlık yaptığımda ya da etik kuralları aştığımda içimde yankılanan o ince sızı olmazdı zaten. Gece yatağa girdiğimde kalbim kendi kararlarımla yüzleşmezdi de…

Ama hepsi oluyor.

Demek ki affeden bir gök yok, hesap soran bir iç kuvvet var. Bu durumda Cehennem uzak bir mekân da değil… İnsanın kendi bilincinde kurduğu bir ütopya… Belki de insanın en ağır yükü cehennem korkusu değil, kendi vicdanıyla baş başa kalma cesaretidir.

Çünkü affedilmeyi beklemek kolay, sorumluluk almak zor.

Okundu Olarak İşaretle
0
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Raporla
Mantık Hatası Bildir
Yukarı Zıpla
Bu Blog Yazısı Sana Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 21/03/2026 04:30:12 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22525

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Geçmiş ve Notlar
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
İşaretle
Göz Attım
Site Ayarları

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.

[Site ayalarına git...]
Bu Yazıdaki Hareketleri
Daha Fazla göster
Tüm Okuma Geçmişin
Daha Fazla göster
0/10000
Kaydet
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Bir uzay aracı içerisinde Dünya’nın yörüngesinde dolaştığımda, gezegenimizin ne kadar güzel olduğunu ilk defa gördüm. Ey, insanlık! Lütfen onu koruyalım ve güzelliğini arttıralım. Onu yok etmeyelim!"
Yuri Gagarin
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)