Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Berber Cerrahlar: Orta Çağ'da Berberler, Aynı Zamanda Cerrahlardı!

Berber Cerrahlar: Orta Çağ'da Berberler, Aynı Zamanda Cerrahlardı! My Heritage
7 dakika
18,145
Tüm Reklamları Kapat

Günümüzde tıp doktorluğunun en saygın dallarından birisi kuşkusuz cerrahlıktır. Öte yandan klasik halk zanaatinin en önemli parçalarından birisi berberliktir. Peki bundan birkaç asır önce, bu ikisinin aynı meslek olduğunu biliyor muydunuz?

Berber-cerrahlık, kökenleri 13. yüzyıla kadar takip edilebilen bir meslektir. Bu dönemde şehirler henüz oldukça küçüktü ve birçok "popülasyon merkezi"nin kendisine ait bir hekimi ve hamamı ("banyo evi") bulunuyordu. İşte berber-cerrahlar, bu mini-şehirlerde görevlerini icra eden, hem saç ve sakal kesip, peruk takımı gibi kozmetik prosedürleri uygulayan, hem de kırık-çıkık düzeltme, ot-temelli tedaviler uygulama, kanama durdurma, diş çekimi, katarakt temizleme, kangrenli uzuvlara ampütasyon gibi çeşitli cerrahi operasyonları gerçekleştiren uzmanlardı. Ayrıca kupalama ve sülük tedavisi gibi sahtebilim uygulamaları da bu dönemde berber-cerrahlar tarafından uygulanıyordu. Bu kişilere "uzman" diyoruz; çünkü berber-cerrah olmak için bir kişinin 7 yılı bulabilen süreler boyunca çıraklık yapması gerekiyordu. Bu, birçok diğer meslekten daha uzun bir eğitim dönemi demektir.

Bu berber-cerrahlar, operasyonlarını gizli ve steril ortamlarda değil; halka açık ve genellikle şehir merkezindeki bir gösteri ile icra ederlerdi; çünkü bir berber-cerrah ameliyatı, halkın eğlencelerinden birisiydi. İnsanlar operasyon etrafında toplanır, berber-cerrahın mesleğini icra etmesini izlerlerdi.

Tüm Reklamları Kapat

Franz Anton Maulbertsch'in "The Quack" isimli tablosunda berber-cerrahların çalışması görülüyor (c. 1785)
Franz Anton Maulbertsch'in "The Quack" isimli tablosunda berber-cerrahların çalışması görülüyor (c. 1785)
Wikipedia

İşin berberlik ayağı da oldukça ilginçti: Günümüzdeki berber/kuaför salonlarının dedikodu ve iletişim kaynakları olması tesadüf değil. Bundan asırlar önce, Bolonya'daki berber-cerrahların berber salonlarında Roma ve Venedik'ten gelen havadislerin yüksek sesle ve halka açık şekilde okunduğuna dair bazı tarihi kanıtlar bulmak mümkün.

Neden Hekimler Değil de Berberler?

Burada aklınıza takılabilir: O dönemde hekimlik zaten vardı; hatta çeşitli tıbbi uzmanlıklar da şekillenmeye başlamıştı. Cerrahlık gibi önemli bir dal, nasıl oldu da diğer hekimler tarafından değil, berberler tarafından icra edilmeye başlandı?

Bunun da ilginç ve karmaşık bir hikayesi var. Her şey; dini inançlar, hekimler arasında cerrahî uygulamalara yönelik bakış açısı ve... Rahiplerin saçları (veya kellikleri) ile başladı.

Dini İnançlar

İşin dini inançlar ayağında Katolik Kilisesi ve Hristiyanlık bulunuyordu. Tıp tarihinde cerrahi işlerle uğraşan ve hekim olmayan tek meslek grubu berberler değildi. 1215 senesine kadar cerrahi işlemler rahipler tarafından yapılmaktaydı; çünkü hem bu kişiler bir toplumun en eğitimli ve yetkin kişileri olarak görülüyordu, hem de insan vücudunu açmanın, insanın tanrısal kutsallığına potansiyel bir zarar verebileceğine inanılıyordu. Hatta öyle ki, 1200'lü yıllarda Katolik Kilisesi, hiçbir Hristiyan'ın kan dökmemesi gerektiğini ilan etti; bu da, hekimlerin berberlere daha da "kasap" gözüyle bakmasına, böylece cerrahinin saygın bir meslek değil, insanlık-dışı bir uygulama olarak görülmesine neden oldu. İşte bu, hekimler arasında cerrahî uygulamaların saygınlığını iyice azalttı.

Tüm Reklamları Kapat

Berber-Cerrah (Miguel March)
Berber-Cerrah (Miguel March)
My Heritage

Hekimler Arasında Cerrahîye Bakış

Bu saygınlık değişimine bağlı olarak hekimlerin cerrahîye bakış açısı tamamen değişti. Orta Çağ'daki hekimler arasında cerrahlık, "daha düşük seviyeli bir uğraş" olarak görülüyor, bir uzmanlık yerine teknisyenlik olarak algılanıyordu. Hekimler, cerrahi işlemden geçmesi gereken kişilere danışmanlık yapsalar da, bizzat operasyon yapmaktan kendilerini uzak tutmaktalardı. Bunun yerine ya akademik işlerle uğraşıyorlardı ya da zenginlerin kalelerinde aile hekimliği ile uğraşıyorlardı. Dolayısıyla doktorlar cerrahi gibi "düşük seviyeli" bir işe zaman ayırmak istemiyorlardı.

Rahiplerin Kelliği

Peki ya iş nasıl berberlere kaldı? Rahiplerin kelliklerinden ötürü! Katolik kiliselerindeki hijyen standartlarından ötürü rahiplerin kafalarının üst kısmında kel bir bölge (İng: "tonsure") bırakmaları gerekiyordu. Bu nedenle her kilisede bir berber bulunması veya yetiştirilmesi gerekiyordu. Bu geleneğin tarihini 1000'li yıllara kadar takip etmek mümkün. Bu kişiler, sadece saç işleri ile uğraşmamak adına, bu kiliselerde diş çekme gibi operasyonları yapmayı ve kupa çekme gibi sahtebilimsel uygulamaları da öğrenmişlerdi. Öte yandan berberler, zaten halihazırda makas, ustura, jilet, bıçak gibi kesici ve delici aletlere sahip bir meslek grubu olarak, halkın cerrahî ihtiyaçlarını gidermeye en iyi aday olarak belirdiler.

St. Bartholomew'in Kelliği (Carlo Crivelli, 1473)
St. Bartholomew'in Kelliği (Carlo Crivelli, 1473)
Wikipedia

Papa Honorius III'ün rahiplerin cerrahî uygulama yetkisini elinden alarak, cerrahi işleri yapma yetkisini halka vermesi üzerine; hekimler arasında cerrahinin ilgi çekici olmayan bir çaba olmasından da ötürü, berberler bu görevi üstlendiler. Böylece rahipler, insan "ruhunu" hasta eden sebepleri tespit eden tanı koyucular konumuna geldiler; berberler ise buna bağlı olarak cerrahi operasyonlar yapan uzmanlar konumuna...

Bu durum, 1638 senesine kadar böyle devam etti. Bu süre zarfında berber-cerrahlar, kendilerine ait "odalar" inşa ettiler, organize oldular ve söz konusu uzmanlıklarını ellerinden gelen en iyi şekilde icra etmek için sınavlar, eğitimler, çıraklık okulları geliştirdiler. Her ne kadar hekimlik bu dönemde halihazırda oturmuş ve gelişmekte olan bir uzman mesleği olsa da, yine de modern tıbbın yanında neredeyse bir hiçti. Hele ki 14. ve 15. yüzyıllarda "ameliyat" kavramı daha halen bebeklik aşamasındaydı; neredeyse hiç gelişmemişti. Şöyle düşünün: Matbaa, 1452 yılında icat edildi. Amerika kıtaları, Avrupalılar tarafından 1492 yılında keşfedildi. Dolayısıyla bu dönemde insanlığın dünya algısı oldukça kısıtlıydı. İnsan vücudunu açmak, çeşitli hastalıkların sebeplerinden anlamak, bunları cerrahi yöntemlerle temizlemek gibi kavramlar halen bir uzmanlık olmaktan fazlasıyla uzaktı.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Hekimler Arası Gerginlik ve Hiyerarşi

İşin akademik çekişmeler ayağında da oldukça ilginç ve günümüzdeki rekabet ortamını yansıtan parçalar bulmak mümkün.

St. Cosme Koleji'nde iki ayrı hekimlik seviyesi bulunmaktaydı: Cerrahî yetkisi bulunan hekimler ve bulunmayan hekimler. Bunlardan ilkine uzun kuyruklu bir cübbe verilmekteydi; ikinci grubun cübbesi ise kısa kuyrukluydu. Bu kısa kuyruklu cübbeli hekimlerin cerrah olabilmeleri için ek bir sınavdan geçmeleri gerekiyordu. Bu cübbe uzunluğu arasındaki fark, hekimler arasında rekabet ve çekememezliği doğuruyordu; çünkü kısa-kuyruklu hekimlere göre, uzun-kuyruklu hekimler burnubüyük ve diğerlerine tepeden bakan bir yaklaşıma sahipti.

İşte bu nedenle kısa-kuyruklu hekimler, Paris'teki berberler ile işbirliği kurmaya başladılar. Onlara gizlice dersler vererek, insan anatomisi öğrettiler. Karşılığında ise çeşitli çevrelerde kısa-kuyruklu hekimlerin, güçlü bir dayanışmaya sahip berberler tarafından desteklenmesini bekliyorlardı. Bir grup hekim ile berberler arasındaki bu gizli anlaşma 1210'lu yıllardan 1499 yılına kadar devam etti.

1499 yılında berber-cerrahlar artık o kadar yerleşik ve donanımlıydılar ki, anatomik çalışmalarını sürdürmek için kendi kadavralarını talep ederek, anlaşmanın gizliliğini bozdular. Berber-cerrahların Fransa'daki cerrahî üstünlüğü, 1660 senesine kadar devam etti. O noktadan sonra ise hekimlerin cerrahî üstünlüğüne boyun eğmek durumunda kaldılar.

Cerrahinin Berberlikten Ayrılışı

17. yüzyılda ise, özellikle de İtalya'dan yayılan bir akım, berberlik ile cerrahiyi birbirinden ayırmaya başladı. İtalya'da cerrahi, berberlik ile pek ilişkili değildi; çünkü Bolonya, Salerno ve Padua'daki tıp okulları, hekim adaylarına üst düzey cerrahi eğitimi vermekteydi ve cerrahinin sınırlarını zorlayan araştırmalara imza atmaktaydı. Bu çalışmalar her geçen gün gelişip, bunlara bağlı olarak tıbbi prosedürler karmaşıklaştıkça; hekimlerin alandaki yetkinliği berberlerinkinin çok ötesine geçti. Böylece cerrahi, tekrardan tıbbi bir alan olmaya doğru kaymaya başladı.

1540 yılında Cerrahlar Birliği ile Berberler Birliği birleşerek Berber-Cerrahlar Birliği'ni kurmuşlardı. Ancak cerrahinin karmaşık bir uzmanlık alanı olmaya başlamasıyla birlikte, 1745 yılında İngiliz hekimler, berber-cerrahlar üzerine giderek artan bir baskı uygulamaya başladılar. Bu baskı, belli bir noktadan sonra iki birliğin yeniden ayrılmasına neden oldu. 1800 yılında Cerrahlar Birliği'ne "kraliyet odası" statüsü verildi ve böylece, Londra'da bulunan Cerrahî Kraliyet Okulu kurulmuş oldu.

Tüm Reklamları Kapat

18'inci yüzyıldan itibarense berberlik ile cerrahî, tamamen ayrı bir şekilde yollarına devam ettiler. Birkaç sembolizm haricinde...

Berber-Cerrahlardan Arta Kalan Sembolizm

Orta Çağ'ın berber-cerrahlarından geriye kalan tek şey, bir grup sembolizm olmuştur. Örneğin Avrupa ve Kuzey Amerika'daki berber salonlarında görülen meşhur kırmızı-beyaz berber direği, berber-cerrahlardan kalma bir işarettir. Bu direkteki kırmızının akan kan, beyazın ise o kanamayı durduran sargı bezi olduğu ileri sürülür. Mavi ise, genellikle sadece ABD'de eklenen bir renktir ve Amerikan bayrağının renkleriyle uyumlu olması için eklenmektedir.

ABD'den bir berber direği...
ABD'den bir berber direği...
Today I Found Out

Bir diğer sembolizm ise, günümüz İngilteresi'nde MRCS veya FRCS diplomasını alarak cerrah olan kişilerin "Doktor" ("Dr.") unvanını değil de, "Bay" ("Mr.") unvanını kullanmasıdır. Günümüzde cerrahi uzmanlığı, temel tıbbî eğitimi, doktora eğitimini ve en az birkaç yıllık cerrahî özel eğitimini gerektirse de; Orta Çağ'da herhangi bir eğitim almaksızın, sadece çıraklık ile elde edilebilen bir uzmanlık olarak görülmekteydi.

doi: 10.47023/ea.bilim.7388

Bu Makaleyi Alıntıla
Okundu Olarak İşaretle
101
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • İnanılmaz 40
  • Tebrikler! 20
  • Merak Uyandırıcı! 18
  • Bilim Budur! 9
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 8
  • Muhteşem! 7
  • Güldürdü 2
  • Umut Verici! 2
  • Korkutucu! 2
  • Üzücü! 1
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 28/05/2024 01:39:53 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/7388

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Kategoriler ve Etiketler
Tümünü Göster
Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Şeker
İnsan
Balıkçılık
Nörobiyoloji
Yeşil
Kuantum
Mantar
Kanser
İnfografik
Önyargı
Okyanus
Hindistan
Diyabet
Beslenme Bilimi
Uçuş
Sosyal Mesafelendirme
Yumurtalık
Davranış
Samanyolu Galaksisi
Alan
Asteroid
Dışkı
Organizma
Küresel Isınma
Şehir Hastanesi
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Gündem
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Ekle
Soru Sor
Sosyal
Yeniler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Bu Makaleyi Alıntıla
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
Ç. M. Bakırcı. Berber Cerrahlar: Orta Çağ'da Berberler, Aynı Zamanda Cerrahlardı!. (4 Eylül 2018). Alındığı Tarih: 28 Mayıs 2024. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/7388 doi: 10.47023/ea.bilim.7388
Bakırcı, Ç. M. (2018, September 04). Berber Cerrahlar: Orta Çağ'da Berberler, Aynı Zamanda Cerrahlardı!. Evrim Ağacı. Retrieved May 28, 2024. from https://doi.org/10.47023/ea.bilim.7388
Ç. M. Bakırcı. “Berber Cerrahlar: Orta Çağ'da Berberler, Aynı Zamanda Cerrahlardı!.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 04 Sep. 2018, https://doi.org/10.47023/ea.bilim.7388.
Bakırcı, Çağrı Mert. “Berber Cerrahlar: Orta Çağ'da Berberler, Aynı Zamanda Cerrahlardı!.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, September 04, 2018. https://doi.org/10.47023/ea.bilim.7388.
ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close