Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 19 Nisan 2011 29 dk.

Hayat Molekülleri, ya da diğer bir ismiyle organik moleküller en azından bizim bildiğimiz ve tanımladığımız anlamıyla canlılığın var olabilmesi ve varlığını sürdürebilmesi için gereken kimyasal moleküllerdir. Temel olarak nükleotitler, lipitler, proteinler ve karbonhidratlar "hayat molekülleri"dir. Bu moleküllerin hepsinin genel formları az çok benzer olsa da, işlevleri kimyasal ve fiziksel özelliklerinden dolayı birbirlerinden tamamen farklıdır.

Bu farklı özelliklerin toplamı, bugün bizlerin "canlı" olarak isimlendirdiği varlık formlarını meydana getirir. Daha doğrusu, canlılık için gereken aktivite ve organizasyon şartlarının istikrarlı bir şekilde sağlanabilmesi için bu kimyasallardan oluşan bir yapı ve bu yapının uzun süreli deneme-yanılma ve eleme-seçme mekanizmalarından geçmesi gerekmektedir. Dolayısıyla, şimdilik bildiğimiz kadarıyla, bu moleküllerden oluşmayan bir varlığın canlılığın ilkelerini bir arada bulundurması pek mümkün değildir. Bunda, bu moleküllerin istikrarlı yapısının (tepkimeler, radyoaktivite, vb. kimyasal özellikler bakımından) çok büyük önemi olduğunu unutmamak gerekmektedir.

173
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Özgür Arslan
Özgür Arslan
83.5K UP
İnceleyen10 22 Ocak 2022
Alcatraz'dan Kaçış, Don Siegel'in yönetmenliğini yaptığı ve Clint Eastwood'un başrolde yer aldığı 1979 ABD yapımı hapishane filmi. Film gerçek olaylara dayanmaktadır ve Alcatraz Adası üzerinde bulunan maksimum güvenlikli hapishaneden muhtemelen tek başarılı kaçış denemesini dramatize etmektedir.
9.4/10
(8 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Escape from Alcatraz
Yönetmen: Don Siegel
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 11 Ağustos 2016 19 dk.

Astroloji, buradaki yazımızda etraflıca işlediğimiz gibi, gök cisimleriyle davranışlarımız ve kişilik özelliklerimiz arasında anlamlı ilişkiler olduğunu iddia eden bir sahtebilim türüdür. Bu bakımdan astroloji, bilimsel geçerliliği olan bir pratik değildir. Bilimin temel kriterlerine neden uymadığını buradaki yazımızda anlatmıştık. Tüm bunlara rağmen insanların astrolojinin iddialarının kendilerine neden uyduğunu sandıklarını, yani astrologların insanları nasıl kandırdığının psikolojisini ise buradaki yazımızda anlatmıştık. Modern bilim, astrolojinin antik zamanlarda kalma, bilimin en temel ilkeleriyle çelişmesi dolayısıyla bilimsel geçerliliği bulunmayan, çoğunlukla kendini astrolog olarak gören kişilerin hayal gücüyle beslenen bir sahtebilim olduğu konusunda hemfikirdir. Bu konularda daha fazla bilgi edinmek için, Dr. Tevfik Uyar tarafından kaleme alınan Astrolojinin Bilimle İmtihanı isimli eseri edinmenizi tavsiye ederiz.

Astrolojinin iddiaları akademik çalışmalarla tekrar tekrar çürütülmüştür. 2006 yılında Personality and Individual Differences dergisinde yayınlanan akademik bir çalışmada, 15.000'den fazla kişinin doğum tarihleri ile kişilik özellikleri arasındaki ilişki incelenmiş ve tek bir kişide bile istatistiki olarak anlamlı sonuç elde edilememiştir.

190
3
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Alperen Karaçor
Dizi izliyorum. 6 gün önce Sen de Cevap Ver

Şahsen ben eğlenirken gayet eğlendim ve akıcı şekilde izledim. (tabi 4. sezondan sonra dizinin kalitesi yavaş yavaş düşüyor ama onlar da yine de eğlenceli)

Yani polisiye ve gerilim seviyorsan izlenir, izlemesi keyifli

Tüm Reklamları Kapat

Kaynaklar

  1. Alperen Karaçor. (). Dexter Izledim.
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
🧠 Sinir hücreleri (nöronlar), elektriksel ve kimyasal sinyallerle iletişim kuran karmaşık yapılar olarak bilinir. Son yıllarda geliştirilen “kemogenetik” yaklaşımlar, bu hücrelerin davranışlarını genetik olarak belirlenmiş kimyasal anahtarlarla kontrol etmeyi amaçlayan deneysel yöntemleri ifade ediyor.

🔬 Kemogenetikte belirli moleküller nöronlara duyarlı hâle getirilir, bu da araştırmacıların kimyasal bir bileşiğe yanıt veren nöron alt kümelerini seçici olarak aktive etmelerini ya da baskılamalarını mümkün kılabilir. Bu yöntem, nöronların devre düzeyindeki işlevlerini daha hassas şekilde çözümlemek için kullanılan güçlü bir araç olarak değerlendiriliyor.

🧪 Örneğin bazı çalışmalar, kemogenetik anahtarların belirli nöron gruplarını hedefleyerek davranışsal tepkileri değiştirebildiğini gösteriyor. Bu tür yaklaşımlar, beynin hangi parçalarının belirli işlevlerden sorumlu olduğunu ortaya koymada optogenetik gibi tekniklere alternatif ya da tamamlayıcı rol oynayabilir.

🧬 Ayrıca kemogenetik yöntemler, sinir sistemindeki bozuklukları ve hastalık süreçlerini anlamak, potansiyel tedavi stratejileri geliştirmek gibi uygulama alanlarında da bir araç olarak değerlendiriliyor. Ancak bu alan hâlâ yeni ve deneysel kabul ediliyor; etik ve teknik sınırlamalar da hâlen tartışma konusu.

Yazar: Zişan Işık
Editör: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 3 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Silinmiş Üye
Silinmiş Üye Okur 7 Ocak 2021 Sen de Cevap Ver

Hidratasyon

Portland çimentosu su ile karıştırıldığında, “klinker mineralleri” ile “su” arasında malzemenin sertleşmesine ve katılaşmasına neden olan bir kimyasal reaksiyon süreci meydana gelir. Bu süreç “hidratasyon” olarak adlandırılır ve süreç sonunda “hidratasyon ürünleri” oluşur.

Hidratasyonun ortaya ısı çıkaran davranışı pek çok sakıncalara neden olur. Priz ve sertleşme esnasında meydana gelen ısı sonunda betonun sıcaklık derecesi artar. Betonun sıcaklık derecesinin artması ile yapılarda çatlakların meydana gelmesine neden olur.

Tüm Reklamları Kapat

Beton üretiminde öngörülen amaç basınç dayananımı, betonun sertleşme sürecindeki hidratasyon olayının tamamlanması ile doğrudan ilişkilidir. Betonda hidratasyon olayının tamamlanması için gerekli olan unsurlar; karışıma giren su miktarını karakterize eden w/c oranı, betonun prizini aldıktan sonra kür şartlarının gerçekleşebilme durumuna büyük ölçüde bağlı olduğu bilinmektedir. Yüksek hidratasyon ısısının betonun basınç dayanımını olumsuz yönde etkilememesi için çoğu kez, beton üretiminde kullanılan çimentonun hidratasyon ısısını düşürme çabaları üretim sırasında ön plana çıkartılmaktadır. Bu amaç doğrultusunda çimentoya puzolanik katkı maddeleri katılmakta ve böylece çimentonun hidratasyon ısısının düşürülmesi sağlanmaktadır.

Çimentonun hidratasyonu dıştan merkeze doğru gelişir ve sürekli hidratasyon hızında azalma görülür. Ancak uzun zaman geçmesine rağmen çimento tanesinin büyük bir kısmı hidrate olmayabilir. Mesela, 28 günlük su ile temas halindeki bir çimento tanesinin ancak 4μm derinliğe kadar hidrate olduğu ve bir sene sonra 8 μm kenardan tane içine suyun nüfuz ettiği yapılan son çalışmalarda belirlenmiştir.

Kendim Düşüncem :

Baya bi araştırdım . Hidratasyon konusunda nasıl Isısını engelleyeceğim yada Bunu engeleyecek Bazı formuller düşünmeye bile başladım .

Tüm Reklamları Kapat

Her ne kadar ilgi alanım inşaat değilsede Kimya ile birçok alanla ilgilendiğim için araştırdıgım için Şunu yapsam nasıl olur diye fikirlerim oldu . Güzel bir konuydu

Umarım Yardımcı Olabilmişimdir

Kaynaklar

  1. Admin, et al. Hidratasyon Nedir? Hidratasyona Etki Eden Faktörler. (16 Temmuz 2019). Alındığı Tarih: 7 Ocak 2021. Alındığı Yer: insapedia; | Arşiv Bağlantısı
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çınar Civan
Çınar Civan
622.9K UP
Çeviren 22 Ağustos 2023
Uzaydan geldi. Bu durumda, kum büyüklüğünde bir kuyruklu yıldız çekirdeği parçası muhtemelen yıllar önce Güneş'in yörüngesindeki Swift-Tuttle Kuyruklu Yıldızı'ndan fırlatılmıştı. Ancak daha sonra tek başına Güneş'in etrafında dönmeye devam etti. Dünya bu yörüngeden geçtiğinde, kuyruklu yıldızın enkazı güzel gezegenimizin atmosferine çarptı ve bir meteor olarak görüldü. Meteor bozunarak onu oluşturan elementlerin yaydığı renklerde parlayan gazların yayılmasına neden oldu. Bu görüntü, geçen hafta İspanya'nın Castilla La Mancha şehrinde, Perseid Meteor Yağmuru'nun zirve yaptığı gecede çekildi. Pitoresk meteor izi, Andromeda Galaksisi'ni de içeren 50 kareden yalnızca birinde göründü. Çerçevede her biri meteordan çok daha uzakta bulunan yıldızlar yer alıyor. Andromeda Galaksisi (M31), yıldızlarla kıyaslandığında çok daha uzakta yer almaktadır.
11
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Yazar 3 gün önce 54s

Son birkaç gün içinde bazı "gazete"ler (!) de dahil olmak üzere sosyal medyadaki birtakım hesapların, Evrim Ağacı olarak 2013 yılında Richard Dawkins ile ilişkili bir ismi Türkiye'de ağırlamış olmamızdan ve Richard Dawkins'in bilimsel çalışmalarından bahsetmemizden yola çıkarak ve Dawkins'in de Epstein'le (o yönde hiçbir kanıt olmamasına rağmen) kriminal bir bağlantısı olduğu varsayımıyla, Evrim Ağacı olarak bizim de Jeffrey Epstein ile bir bağlantımız olduğu yönünde abesle iştigal ve çocukça bir iddiası, artık tetikçilik boyutuna ulaşacak seviyede paylaşıldığı için, bu açıklamayı yapmak elzem olmuştur.

Bunu açıklamak zorunda kalmak bile utanç verici olsa da Jeffrey Epstein adlı canavar veya onunla işbirliği yaptığı bilinen herhangi bir kişiyle herhangi bir maddi veya manevi işbirliğimiz bulunmamaktadır. Benzer şekilde, Richard Dawkins'den veya vakfından hiçbir şekilde para almadığımız gibi, herhangi bir dernek, vakıf, örgüt, devlet vb. kurumla hiçbir ilişkimiz bulunmamaktadır.

20
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 15 Temmuz 2018 10 dk.

Bilime ve bilimsel gerçeklere karşı kuşku uyandırmaya çalışan kişilerin en sık gündeme getirdikleri konulardan birisi, bilimin sıklıkla kendini yenilediği, bundan birkaç sene önce "doğru" dediğine şimdi "yanlış" diyebilmesi, yani zaman içinde güncellenmesidir. Bu şekilde sürekli değişen ve kendini yenileyen bilime güvenebilir miyiz? Şu anda "doğru" kabul ettiğimiz şeylerin, bundan birkaç on sene sonra "yanlış" olmadığını nereden bilebiliriz?

İlk olarak şunu net olarak söyleyerek başlayalım: Evet, bilime güvenebiliriz! Hatta öyle ki, bilime güvenme nedenlerimizin başlıcası, bilimin kendini yeniliyor ve güncelliyor olmasıdır. Bir diğer deyişle, tam da bu "yenilenme" özelliği nedeniyle bilime güvenmeliyiz. İzah edelim:

183
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sıla Uçar
Sıla Uçar
44.4K UP
Yazar 8 Aralık 2022 6 dk.

Kafeinsizleştirme, kahvedeki kafeini tamamen ortadan kaldırmasa da büyük çoğunluğunu ortadan kaldırmayı hedefleyen, fiziksel ve kimyasal bir işlemdir. Bir kahvenin "kafeinsiz" olarak kabul edilmesi için eşik, Avrupa'da %0.1 seviyesinde kafein iken, ABD'de bu oran %3'ün altı olarak belirlenmiştir.

Kafeinsizleştirme genellikle daha az aromalı kahve ile ilişkilendirilir. Çünkü çok sayıda aroma kimyasalı arasından bu aromalara dokunmadan sadece kafeini çıkarmak zor bir işlemdir. Üstelik, kafeinsiz çekirdeklerin düzgün bir şekilde kavrulması da zor bir süreç gerektirir. Kafeinsizleştirme işlemi, çiğ kahve çekirdeklerinde kavurma işleminden önce yapılmaktadır. Geleneksel yöntemler; organik çözücü ekstraksiyonu, su kafeinsizleştirme ve süperkritik karbondioksit ekstraksiyonu yöntemleridir.

49
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Selçuk İlanbey
Selçuk İlanbey
41.9K UP
Yazar 17 Nisan 2022 14 dk.

Haçlı Seferleri, genel tanımı itibarıyla, 1096-1292 tarihleri arasını kapsayan 200 yıllık bir süreçte, Katolik Avrupa toplumlarının Müslüman Orta Doğu coğrafyası üzerine, kutsal toprakları ele geçirme maksadıyla yapmış olduğu dokuz büyük seferden oluşan istila hareketleri olarak kabul görmektedir. Ne var ki bu hareketlerin alt başlıkları incelendiğinde, seferlerin bahsedildiği kadar tekdüze, sıralı ve sadece bir amaca yönelik olmadığı karşımıza çıkmaktadır.

Misal olarak, Dördüncü Haçlı Seferi, Kudüs'ü Müslümanlar'dan alma maksadıyla başlamış ve dönemin Doğu Roma İmparatorluğu başkenti Konstantinopolis'in işgaliyle sona ermiştir. Yine, Haçlı Seferleri sadece Yakın Doğu üzerinde değil, Avrupa içerisinde de Roma Katolik Kilisesi'nin otoritesini pekiştirmek amacıyla, "sapkın mezhep" kabul edilen Katharlar'a karşı Güney Fransa'ya, Bogomiller üzerine Balkanlar'a, Pagan halklara karşı da Kuzey Avrupa'ya yönelik olarak da yapılmıştır. Bunların yanı sıra Avrupa içerisinde isyan eden halklar ve Papalık ile anlaşmazlık yaşayan imparatorluklar üzerine de seferler düzenlenmiştir. Bunlar gibi, çok sayıda irili ufaklı akın, çeşitli coğrafyalara ve farklı amaçlarla yapılmıştır. Tüm bunlar, Haçlı Seferleri'ni genel bağlamından uzaklaştırmış olup, sadece "dokuz büyük hareket" alt başlığında incelenemeyecek kadar girift bir konu haline geldiğini bizlere göstermektedir.

50
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 15 Mart 2013 2 dk.

İnsan, Dünya'nın ve Evren'in yaşı, evrimsel geçmiş, jeolojik ve astronomik değişimler, vb. makro boyuttaki değişimler açısından önemsenmeyecek kadar kısa bir ömre sahiptir. Bu da, birçok değişimi hissedememize neden olmaktadır. Zaten evrimsel değişimleri anlamama sebeplerimizin başında da bu kısa ömrümüz gelir. 

Bu yavaş ama istikrarlı değişimlerden en önemlilerinden biri de Dünya'mızın dönüş hızındaki değişimlerdir. Dünya, Güneş Sistemi içerisinde 4.54 milyar yıl kadar önce oluştuğunda, bugünkünden daha hızlı dönmekteydi. Ancak zaman içerisinde dönüş hızı yavaşladı ve halen de her 100 yılda bir 2.3 milisaniye civarında yavaşlıyor. Buna bağlı olarak gün uzunlukları da giderek artıyor. Eğer bu trend hiç değişmeden devam edecek olursa, Dünya'nın tamamen durması için yaklaşık 4-5 milyar yıl geçmesi gerekirdi. Güneş'in geri kalan ömrünün 4.5 milyar yıl olduğunu düşünecek olursak, muhtemelen bunu asla göremeyeceğiz. Ancak yavaşlıyor olsak bile, gezegenimizin var olduğundan beri süregelen dönüş nedeniyle geceler ve gündüzler oluşmaya devam etmektedir (ve bu, daha çok uzun yıllar boyunca devam edecek).

30
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Cemgil Bilici
Cemgil Bilici
174.0K UP
Uyarlayan 2 gün önce 6 dk.

Dünya genelinde su kıtlığı, 21. yüzyılın en acil sorunlarından biri olarak ortaya çıkmaktadır. İklim değişikliği, nehirleri ve akiferleri benzeri görülmemiş aşırı durumlara itmekte, kuraklıklar ve seller şiddetlenmekte, nüfus artışı ve ekonomik gelişmeyle birlikte tatlı su talebi artmaktadır.

Ancak Water Resources Research dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, genellikle göz ardı edilen bir demografik değişim olan doğum oranlarının düşmesi ve yaşam beklentisinin artması sonucu toplumların yaşlanmasının, küresel su talebi üzerinde şaşırtıcı derecede büyük bir etkiye sahip olabileceğini ve bu yüzyılın ortasına kadar su çekimini %31'e kadar azaltabileceğini ortaya koyuyor.

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Ardil Yıldırım
İnceleyen10 1 gün önce
Tolstoy'un en önemli üç eserinden biri olan "Diriliş"te; insanın hayvani yönü ve bu hayvani yönün değişim ve dönüşümü üzerinde durulmuştur. Kitabın ilk bölümünde insanın tamamen sezgisel ve Tolstoy'un deyişiyle "hayvani yönünü" anlatır. Bu hikâyede aslında ana karakterlerden olan "Nehlüdov" ve "Maslova" ön plandadır. Maslova, Nehlüdov'un bir aynası niteliğindedir.
Hikâyenin ikinci bölümünde Nehlüdov; kendinin bulunduğu iğrenç ve pis kokan dünyada bir piyon olduğunu ve var olan duyguların yapaylığını fark edip kendi dönüşümünü başlatmıştır. Bu dönüşümde toprak mülkiyeti gibi temel felsefelere de atıfta bulunulur. Nehlüdov toprakları tamamen bedava vermek ister; ancak köylülerin bunu onur meselesi yapacağını veya sistemin buna izin vermeyeceğini anlayınca, geliri yine köylülerin ortak ihtiyaçları için kullanılacak olan sembolik, çok düşük bir kira (Henry George’un "tek vergi" sistemine atıfla) belirler. Çünkü ona göre toprak herkesindir ve hiç kimseye ait olamaz.
Bu farkındalık içerisinde; özellikle cezaevlerinde tutuklu bulunan ve çoğu suçsuz olan insanları ve Nehlüdov'un geçmiş hatalarından kaynaklı cezaevine düşen Maslova'yı kurtarmaya çalışmak için çabalar. Bu süreçte kendi eski ve pis kokan dünyasından yardım alma zorunluluğu duyar. En sonunda Tolstoy bizlere; "hayvani yönü baskın olan bir insanın" gerçeklik perdesini aralaması sonucu aydınlığa ulaşmasındaki aşama ve zorluğu dile getirir.
( Yazım tamamen bana aittir. Lakin sadece noktalama işaretleri bir yardımcı tarafından düzenlenmiştir)
Kitap
10.0/10
(7 Kişi)
Puan Ver
Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi CXI (111) - Fransızca Aslından Çeviren: Alev Özgüner
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Sizden Gelenler
İyi ki varsın Evrim Ağacı...... Görememe ihtimalim çok yüksek olsa da nice nice 10 yıllara ...
Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
10
Blog Yazısı
Eren Baydoğan
Eren Baydoğan
3,034 UP
Blog Yazarı 2 dk.

Arduino genç yada çocuk fark etmeksizin herkesin kolayca kullandığı bir geliştirme kartıdır. Kolay öğrenilmesi ve ucuz olması nedeniyle tercih edilir. Arduino, Massimo Banzi ve Casey Reas öncülüğünde İtalya'da bulunan Ivrea Interaction Design Institu' de hızlı modelleme yapmak için bir araç olarak doğdu. Arduino kartlarının hepsi açık kaynaklıdır. Yani siz kurup ihtiyaçlarınıza göre ekleyebilirsiniz.[3]

Arduino, donanım yazılıma dayalı açık kaynak imkanlı bir geliştirme platformudur.[1] Donanım kısmı üzerinde analog ve dijital pin giriş çıkışları bulunur. İdeal 7.4 V ile çalışır. Gerekli fiziksel bağlantıları yapılan bir kart bilgisayara bağlanır ve donanıma uygun kütüphaneler kurulur.

9
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Bilim harika bir oyundur. İlham vericidir ve tazeleyicidir. Oyun alanıysa Evren'in ta kendisidir.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
19
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Discord
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Evrimsel Biyoloji konusunda geliştirebilirsin.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close