İnternet Yasaları: Kendiliğinden Oluşan Satirik İnternet Örüntüleri

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Her yıl 3.5 milyar civarında insanın diğer insanlar ve o insanların ürünleriyle etkileşmek için kullandıkları internet, devasa bir bilgi ağına ev sahipliği yapıyor. Bu bilgi otobanında kişiler her gün birbiriyle yüzleşiyor, konuşuyor, tartışıyor, fikir alışverişinde bulunuyor. Böylesine karmaşık sistemlerde, zaman içinde kendini tekrar eden örüntüler görmek çok da zor olmuyor. İşte internetteki bu örüntüleri, tıpkı doğadaki örüntüler gibi birer "yasa" olarak düşünecek olursak, internette de oldukça sıradışı yasaların belirmeye başladığını görebiliriz.

Elbette, bunların birçoğu "satirik" yasalar. Daha doğrusu birer "adaj" (vecize) veya epigram (taşlama)... Yani gerçek bir bilimsel değere sahip olan, bilimsel olarak araştırılmış olgular değiller. Ancak internetteki deneyimlerinizi genelleyecek olursanız, bunların isabetliliğini siz de görebilirsiniz. Dahası, bu "yasaların" nasıl çalıştığını anlamak, onları daha etkili bir şekilde kullanıp, çeşitli kararları almamızı o kadar kolaylaştırabilir.

Gelin internette sadece birkaç yıl içinde belirmeye başlayan bu yasalara bir göz atalım:

Streisand Etkisi

İnternette bir bilgiyi ne kadar çok sansürlemeye çalışırsanız; o bilgi insanlar arasında o kadar hızlı yayılır.

Bu etki, ismini ABD'li meşhur şarkıcı ve aktör Barbra Streisand'den almaktadır. Streisand'in Malibu, Kaliforniya'daki rezidansının fotoğrafları 2003 yılında internete düşmüştü. Bir sebeple bundan rahatsızlık duyan Streisand, fotoğrafları çekip Pictopia.com sitesinden yayınlayan fotoğrafçı Kenneth Adelman'a dava açarak, mahkeme kararı ile sayısız internet sitesi, dosya ve hatta çeşitli sayıları bile sansürlemeye çalıştı. Ne var ki bu girişim ters tepti ve konuya ilgi çok daha fazla büyüdü, konu hakkında çok daha fazla internet sitesi, video, görsel üretildi, başka birçok ülkede benzer siteler oluşturularak Streisand alay konusu haline getirildi.

Streisand'ın sansürlemeye çalıştığı rezidans fotoğrafı...
Streisand'ın sansürlemeye çalıştığı rezidans fotoğrafı...
Wikipedia

Bu durumu, interneti sansürlemeye çalışan sayısız ülkenin girişimlerinde görmek mümkündür. Bir konu ne kadar çok sansürlenmeye çalışırsa, o ülkelerde (ve dünyada) o kadar fazla ilgi konusu olmaktadır. Dolayısıyla sansür amacını yitirmekte, normalde olacağından çok daha fazla kişi konudan haberdar olmaktadır.

Örneğin Güney Afrika hükümetindeki yozlaşmayı anlatan Presidents Keepers isimli kitabı, yayınlandıktan sonra dikkate değer miktarda satış yapmamıştır. Ancak hükümetin kitabı sansürleyeceğini ilan etmesi sonrasında, sansürün devreye girmesinden 24 saat öncesinde kitap ulusal ölçekte tükenmiştir; sonrasındaysa birkaç baskı birden yaparak ulusal çok satanlar listesine girmiştir.

Benzer bir şekilde, Samsung'un Galaxy S4 isimli modelinin beklenmedik bir şekilde alev aldığını ilan eden ghostlyrich isimli YouTuber, Samsung tarafından tehdit ile sansürlenmiş, videosunu silmesi talep edilmiştir. Bu noktada video sadece birkaç yüz defa görüntülenmiştir. Samsung'un tehdit mektubunun internete koyulması sonrasında video 1 hafta içinde 1.2 milyon kez izlenmiştir.

Poe Yasası

Belli bir düzeyden sonra, ekstremist görüşleri, bu görüşlerle alay eden kişilerin görüşlerinden ayırt etmek imkansızlaşır.

İlk olarak gerici yaratılışçıların internette yayılmasıyla fark edilen bu yasa, yaratılışçıların çılgın iddiaları ve saçma iddiaları ile, bunlarla alay eden insanların yaptıkları satirik yorumların ayırt edilmesinin pek mümkün olmadığını söylemektedir. İlk olarak Christian Forums isimli sitedeki Nathan Poe isimli kullanıcı tarafından fark edilen bu yasa, kullanıcı tarafından şöyle ifade edilmiştir:

Eğer hiçbir gülen surat koymazsanız veya şaka yaptığınızı belirtmezseniz, bir yaratılışçıyla alay etmenizin bir yolu yoktur; çünkü sizin yazdıklarınızı okuyanlar, sizin de gerçekten yaratıcı olduğunuzu sanacaktır.

Bunu şöyle düşünebilirsiniz. Yaratılışçılar, evrimdeki ara form kavramının iki modern tür arasında, kafası timsah vücudu ördek tarzı canlılar olduğuna inanmaktadırlar. Benzer şekilde yaratılışçılar, ara formların beş kafalı, yedi kollu, dokuz ayaklı canlılar olduğu sanrısına sahiptir. Bu, düpedüz saçmalıktır; ciddiye alınacak hiçbir tarafı yoktur ve kişilerin evrime dair en ufak fikri olmadığını gösterir. Ancak bununla dalga geçmek adına kafası goril, vücudu gergedan olan bir canlıyı paylaşacak olursanız ve "geyik" yaptığınıza dair hiçbir ibare göstermeyecek olursanız, sizin satirik yorumlarınız da bir yaratılışçınınki ile birebir aynı olacaktır. Dolayısıyla bu paylaşımınızı okuyan bir kişi, sizin dalga mı geçtiğinizi, yoksa gerçekten bir yaratılışçı mı olduğunuzu ayırt etmesi mümkün olmayacaktır.

Muphry Yasası

Eğer bir yorumcunun yorumunu düzelten bir yorum yapacak olursanız, sizin yorumunuzda da mutlaka düzeltilecek bir hata olacaktır.

Bir diğer "vecize yasa" olan Murphy Yasası'na gönderme olarak geliştirilen Muphry ("Murphy" değil!) Yasası, özellikle de yazım ve dilbilgisine takılıp, diğer insanların yazımlarını düzelten kişilerde neredeyse her zaman gördüğünüz bir durumdur. Şu diyalogu mutlaka yaşamışsınızdır:

  • Bence Nafizde bu konu da haksızdır.
  • Siz önce kendinize bakmalısınız .Türkçe'mizi düzgün kullanmalıyız: "Nafiz de bu konuda haksız" olmalı.

Halbuki diğer kişinin Türkçesini düzeltmeye çalışan şahsın düzeltmesinde de mutlaka hatalar olacaktır. Örneğin dillere gelen ekler kesme işaretiyle ayrılmaz; dolayısıyla doğru yazım "Türkçemizi" olmalıdır. Keza, yazı dilinde noktalama işaretlerinden önce değil, sonra bir adet boşluk bırakılır. Bu ve bunun gibi hatalar, kişi gerçekten Türkçeyi çok doğru kullanıyor olsa bile, kaçınılmaz olarak yapılacaktır.

Muphry Yasası'nın gönderme yaptığı Murphy Yasası ise, yanlış gitme ihtimali olan her şeyin yanlış gideceğini söyleyen bir vecizedir. Elbette her zaman geçerli değildir; ancak yanlış giden şeyler daha çok aklımızda kaldığı için, sanki en olmadık şeyler hep yanlış gidiyormuş gibi bir algıya sahibizdir. Ayrıca, tabii ki, bir şeylerin yanlış gidebileceği yolların sayısı, doğru gidebileceği yolların sayısından genellikle daha fazladır. Bu da, olasılıksal bir yanlış gidebilirlik durumunu doğurmaktadır.

Godwin Yasası

Dijital bir muhabbet ne kadar fazla uzarsa, konunun Naziler ve Hitler'e gelme olasılığı %100'e o kadar yakınsar.

İnternette özellikle de politik bir tartışma yapıyorsanız, konuşmanın mutlaka bir yerden Naziler'e ve Hitler'e bağlandığını görebilirsiniz. Bu o kadar yaygın bir tespittir ki, Oxford İngilizce Sözlüğü 2012 yılında Godwin Yasası'nı sözlüğüne dahil etmiştir.

Bunun bir versiyonu da Amerikalılar ile yapılan sohbetlerde görülür. Armstrong Yasası denen yasa şöyledir:

Eğer bir tartışma yeterince uzarsa fakat Amerika'dan henüz söz açılmamışsa, ortamda bulunan Amerikalı'nın Ay Görevleri'ni gündeme getirme ihtimali o kadar yüksektir.

Bu iki durum, evrimsel psikolojinin memetik sahası tarafından da çalışılmıştır.

Cunningham Yasası

Kafanızda olan bir soruya cevap almanın en etkili yollarından birisi, o soruyu bizzat hatalı bir şekilde yanıtlayıp, bir başkasının sizi düzeltmesini beklemektir.

Bu yasa, internette kişilerin sorulara sıfırdan cevap yazmak yerine, başkalarının hatalarını düzeltmeye daha meyilli olmalarına dair gözlemden doğmuştur. İnternetin ilk kollektif sayfasını ("wiki"sini) üreten Howard G. "Ward" Cunningham, kendisine atfedilen bu yasanın kendisinden çıktığını reddetmektedir.

Bu konu, internette hatalı bilgilerin neden ve nasıl bu kadar hızlı yayılabildiğinin de güzel bir örneğidir. Çünkü eğer yeterince bilgili kişiler, insanların karmaşık olabilen sorularını yeterince tatmin edici bir şekilde cevaplamazsa, kişiler soruları yanlış şekillerde cevaplayıp, birbirlerini yanlış şekillerde düzelterek cehaletin yayılmasına katkı sağlayacaklardır. Bu nedenle internette güvenilir bilim sitelerinin olması ve konulara bilimsel perspektiften, objektif ve güçlü cevaplar vermesi büyük önem taşımaktadır.

Kural 34

Eğer bir şey hayal edilebiliyorsa, onun pornosu vardır. Eğer henüz yoksa, yakında olacaktır.

Günümüzde yaklaşık 100 milyar doları aşmış bir bütçeye sahip olan porno endüstrisi, insanın aklının alabileceği (ve hatta alamayacağı) her türlü konuda porno üretmiştir ve üretmeye devam etmektedir. Örneğin en meşhur porno sitelerinden PornHub, 2017 senesindeki her bir saniyede 75 GB büyüklüğünde porno içeriği göstermiştir ve toplamda 87.8 milyar izlenmeye ulaşmıştır (bu sayı; Netflix, Amazon ve Twitter'a erişenlerin toplamından daha fazladır!). PornHub, Brazzers, YouPorn ve Reality Kings gibi porno sitelerin sahibi olan Mind Geek'in bant genişliği kullanımı, Google ve Netflix ile hemen hemen aynıdır.

Özellikle de konulardaki pornografik içeriklere talep oluştukça, porno endüstrisi de buna cevaplar üretmeye çalışmaktadır. Bu, "İnternetin 34 Numaralı Kuralı" olarak bilinir.

Bu kuralın tam olarak nereden çıktığı bilinmemektedir; ancak tahminlere göre ilk olarak 4chan sitesindeki bir internet kuralları listesinde bu kural 34. sırada verildiği için ismi böyle kalmıştır.

"Go FAQ Yourself" Yasası

Bir internet sitesinin Sık Sorulan Sorular ("Frequenty Asked Questions", ya da kısaca FAQ) kısmına yazdığı sorular, her hafta en az 1 defa tekrar sorulacaktır.

Her oluşum, kendisiyle ilgili çok sayıda tekrar eden soru alır. Bu soruları "Sık Sorulan Sorular" adı verilen bir köşede yanıtlarlar. Bunda amaç, tekrar tekrar sorulan sorulara tekrar tekrar cevap verme derdinden kurtulmaktır. Ne var ki internet kullanıcılarında bu kısımları okuma kültürü pek yer etmediği için, o sorular tekrar tekrar sorulur. Neyse ki S.S.S. kısımları oluşturmanın güzel tarafı, tek bir bağlantı vererek, soru soran herkese aynı cevabı verebilmektir.

Ünlem (Büyük Harf) Yasası

Bir içerikte (veya e-postada) ne kadar fazla sayıda ünlem veya tamamı büyük harfle yazılmış kelime varsa, içeriğin tamamen uydurma olma ihtimali o kadar yüksektir.

İlk olarak FactCheck.org tarafından 2008 yılında ifade edilen bu yasa, yine birçokları tarafından deneyimlenmiş olduğunu tahmin ettiğimiz bir durumu yansıtmaktadır. İnternet kültürü, kendi ifade ve algılarını doğurmuştur. Ünlem ve büyük harfle yazma, internette bağırma olarak algılanır. Yeri geldiğinde bunların etkili kullanımı önemli olsa da, bunun abartılması durumunda gerçeklik değeri kuşkulu bir hale düşecektir.

Wadsworth Sabiti

İnternetteki bir videonun ilk %30'luk kısmında işe yarar hiçbir bilgi bulunmaz.

İlk olarak Reddit'teki "Wadsworth" isimli bir kullanıcı tarafından ifade edilen bu yasa, internette üretilen içeriklerin ilk %30'luk kısmının "giriş" olduğu ve genellikle işe yarar herhangi bir bilgi içermediğini öngörür.

Elbette ki, içeriklerin o kısımları da izleyici ile etkileşmek ve konuya giriş yapmak adına önemlidir. Ancak bilgi tüketiminin aşırı boyutlara ulaştığı günümüzde, bu kısımların atlanma çabasının nedeni aşikardır.

Örneğin bu yazının başındaki girizgah, başlıktaki "internet yasaları"na giriş yapmak haricinde herhangi bir işlevsel bilgi içermemektedir. Yasa doğrulandı!

Kaynaklar ve İleri Okuma:

Plastik Yiyen Mantarlar: Türkiye'de de Bulunan Mantar, Plastikleri Yok Ediyor!

Invasive Species and Cancer: How Do These Seemingly Separate Concepts Relate?

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim