Doğal Denge Noktaları: Arılar Yok Olursa, İnsanlar da Yok Olur mu?

Bu içerik, Evrim Ağacı'nın Gerçeklik Analizi Araştırmaları'nın bir parçasıdır. Bu sistem çerçevesinde analiz edilen iddialar, "Gerçek", "Karışık", "Sahte" şeklinde üç sınıfa ayrılmaktadır. Aynı analiz sistemi çerçevesinde, ünlü insanlara atfedilen sözler de incelenmektedir. Bu sözler, "Gerçek", "Hatalı Atıf", "İspatsız" ve "Sahte" şeklinde dört sınıfa ayrılmaktadır.

İddia

Eğer arılar yok olursa, insanlar da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır.

Gerçek mi?

Gerçek

İddianın Kökeni

İddia, arıların bitki tozlaşmasında kilit bir role sahip olmasından ve insanların da sayısız bitkiye bağımlı olmasından dolayı ileri sürülmüştür.

Bilgiler

"Arılar yok olursa, insanlar yok olur!" iddiasını mutlaka duymuşsunuzdur. Peki bu iddianın aslı var mı? Bu soruya verebileceğimiz en kısa ve dolambaçsız cevap, "Evet!" olacaktır. Fakat bunun çok basamaklı bir denklem olduğunu ve arılar yok oldu diye bir anda insanların yok oluvermeyeceğini belirtelim.

Ayrıca hangi arılardan söz ettiğimiz de önemlidir. Örneğin bal arıları, her ne kadar en çok göz önünde olan arılar olsa da, bu arıların yok olması sonucu tüm ekosistemin etkilenmesi pek olası gözükmemektedir. Öte yandan Bombus cinsi tozlaştırıcı arıların yok olması, daha geniş ekosistemleri etkileme potansiyeline sahiptir.

Dahası, bu tür iddialar genellikle evrimin adapte edici gücü göz ardı edilerek yapılan yorumlardır. Popülasyon içi gen dağılımlarını ve çevrenin öngörülemez şekilde değişmesine bağlı olarak bunlar üzerinde oluşabilecek seçilim baskılarını öngörmek çok güç olduğu için; yüksek bir kesinlikle hangi türün yok olup, hangilerinin hayatta kalacağını kestirmek zordur. Ne var ki, doğadaki bazı türlerin yok olması halinde, zincirleme olarak birçok diğer türün, hatta insanların bile soyunun tükenebileceği doğrudur.

Ekosistem, evrimsel süreç içerisinde çeşitli denge noktalarında sabitlenir (örneğin "Nash Dengesi", bunlardan birisidir). Fakat bu dengeler statik değildir; çevre kaotik ve öngörülemez olarak değiştikçe, bu denge noktaları da durmaksızın değişir. İşte bu değişime türler, evrimsel olarak farklılaşarak tepki gösterirler. Tabii ki bunu bilinçli olarak yapmazlar: Değişerek "yeni standart" haline gelen çevre koşullarına en uyumlu olanlar hayatta kalır ve ürer, diğerleri yok olur. Böylece nesiller geçtikçe canlıların özellikleri yeni denge noktasına uyum sağlarlar.

Yavaş Değişimler ve Düzen Yanılgısı

Belirttiğimiz gibi, çevrenin değişimine ve popülasyonların gen dağılımlarının bu değişen çevresel koşullarla etkileşimine bağlı olarak denge noktaları, tıpkı çevrenin kendisi gibi, kaotik ve öngörülemez bir şekilde değişir. Bu değişim genellikle oldukça yavaştır. Zaten etrafımızda bir "düzen yanılgısı" görmemiz bu değişimin yavaşlığındandır. Kendimizi içinde bulduğumuz düzen, sürekli değişim halinde olan bir düzendir. Bu değişim çok yavaş olduğu için; jeolojik, astronomik ve ekolojik süreçlerin uzunluğuna nazaran göz açıp kapayıncaya kadar kısa ömürlere sahip olan biz insanlar, değişimi algılamakta zorlanırız. Buna bağlı olarak da içinde bulunduğumuz ortamın (gezegenimizin, yıldız sistemimizin, galaksimizin veya Evren'imizin) kusursuz olduğu sanrısına kapılırız. Bu büyük bir hatadır.

Dahası, bu değişimler kimi zaman hızlanır, kimi zaman daha da yavaşlar. Hızlandığı dönemlerde kimi zaman kontrolsüzleşebilir bile! Bunun en güzel örneği, bundan 65 milyon yıl önce Dünya'ya çarpan göktaşıyla başlayan aşırı kaotik ve hızlı değişim dönemidir. Bu kaos içerisinde bile bazı denge noktaları bulunmaktadır; ancak pek az canlının gen havuzu (popülasyon içerisinde bulunan genlerin tümü), bu denge noktalarına ulaşabilecek kadar çeşitliliği içerisinde barındırır. Bu nedenle ani değişim zamanlarında çoğunlukla toplu ve kitlesel yok oluşlar görürüz. Yine de bazı şanslı türler bu denge noktalarına ulaşırlar ve hayatlarını sürdürürler. Böylece evrim yepyeni patikalara girerek sürekli olarak ilerler.

Bu ani değişimlerin tek nedeni, göktaşı çarpmaları, volkanik patlamalar, şiddetli depremler gibi devasa fiziksel etkiler değildir. Kimi zaman, içerisinde bulunduğumuz denge haline katkı sağlayan önemli canlılar çeşitli nedenlerle etkisiz hale gelirler veya yok olurlar. Bu dengeyi sürdürücü önemli canlılara ekolojide kimi zaman anahtar türler adı verilir. Bu anahtarı olması gereken yerden çektiğinizde, tüm denge bir anda alt üst olur. Elbette yine, bu kaos içerisinde bile yeni denge noktaları bulunur. Ancak o noktalara ulaşabilecek türlerin sayısı çoğu zaman epey azdır. Burada anlaşılması gereken daha önemli nokta ise, söz konusu dengeyi sağlayıcı türlerin "bu görev onlara verildiği" için değil, evrimsel süreçte karşılıklı olarak evrimleştikleri canlılarla olan ilişkileri bu tür kritik görevleri doğurduğu için bu görevleri üstlenmiş olmalarıdır. Bunun en güzel örneği de arılardır!

Anahtar Tür Olarak Arılar

Arılar (ve diğer bazı böcekler), bitkilerin en önde gelen polinatörleridir (polen taşıyıcılarıdır). Evrimsel süreçte arılar ve bitkiler, karşılıklı evrim denen bir süreçle, birbirlerine bağlı olarak evrimleşmişlerdir. Bitkiler arıları üzerlerine çekecek ama aynı zamanda onlara besin değeri olan nektarlar üretirler; arılarsa bu nektarı toplarken ister istemez vücutlarına yapışan polenleri diğer çiçeklere taşırlar. Böylece bitkiler sürekli olarak çoğalır, arılar da sürekli olarak kolonilerini doyurabilir. Eğer arıları bu denklemden çekecek olursanız, çiçekli bitkilerin önemli bir bölümü inanılmaz büyük yaralar alacaktır. Çoğu yok olacaktır. Bu çiçekli bitkilerinse önemli bir bölümü, insanların tükettiği bitkilerdir! İşte bu nedenle insanlar da beslenme konusunda ciddi yaralar alabilecektir.

Dahası, söz konusu bitkilerin yok olması, sayısız diğer canlının yaşam alanlarını da tahrip edecektir. Buna bağlı olarak arı-bitki ekosistemleriyle alakası bile olmayan canlılar hızla yaşam alanlarını yitirecektir. Bu da, alakasız diğer denge sistemlerinin çökmesi veya yer değiştirmesiyle sonuçlanacaktır. İşte bu nedenle arıların yok oluşu risklidir. Her canlının yok oluşu, ekosistem üzerinde böylesi katastrofik (aşırı yıkıcı) etkiye sahip değildir. Örneğin evcil köpeklerin yok olması böyle bir dengesizliği doğurmaz. Öte yandan yılanların yok olması, birçok ekosistemi bozabilir; fakat süreci arılar kadar etkilemeyebilir. Arılar anahtar türler dahilindeki en etkili türlerden biri olmaları bakımından bu kadar önemlidirler ve göz önündedirler.

İnsan Teknolojisi Çözüm Olabilir!

Tabii ki bu felaket senaryolarının göz ardı ettiği bir diğer nokta, insan teknolojisidir. Teknolojimiz ilerleyip güçlendikçe, arıların yarattığı boşluğu doldurabilecek ilaçlar ve yöntemler geliştirmemiz mümkün olabilir. Fakat şu anda elimizde böylesine kapsamlı ve uzun vadede etkili olabilecek hiçbir yöntem bulunmamaktadır. Üstelik arılar doğal bir şekilde bu işi yaparken, sırf aç gözlülüğümüz ve kontrolsüzlüğümüz nedeniyle böylesine devasa bir yıkım yaratmak anlamsız ve aptalca bir risk olacaktır. Bunun yerine derhal arıları koruyucu araştırmalara ağırlık verilmeli ve ekosistem dengesinin doğal seyri sürdürülmelidir.

Yoksa çok daha zorlu testlerle başa çıkmamız gerekecek.

Yok Olan Arılar!

Bu konuyla ilgili harika bir görseli de sizlerle Türkçe olarak paylaşalım:

Yok olan arılar...
Yok olan arılar...
Visually


Kaynaklar ve İleri Okuma:

Çocuk Filmlerindeki Sevilen 50 Karakterden Hayatla İlgili Öğütler

Kuzey Amerika'nın 42 Kelebeği ve Hareketli Kanat Çırpışları

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Katkı Sağlayanlar

Neşe Abbak
Neşe Abbak
Görsel Düzenleme
Şule Ölez
Şule Ölez
Görsel Çevirmeni
Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim