Evrim Ağacı
Reklamı Kapat

İnsan ve Şempanze Çiftleşebilir mi? İnsan-Şempanze Melezi Mümkün mü?

İnsan ve Şempanze Çiftleşebilir mi? İnsan-Şempanze Melezi Mümkün mü?
Editör Seçkisi
Reklamı Kapat

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

Türler arası melezleşmenin mümkün olduğu; katırlar, "çakupek", "kaslan", "grolar", "leopan" veya melezleşerek türleşen ispinozlar[14] gibi sayısız canlı sayesinde net bir şekilde bilinmektedir. Bu, ilginç bir soruyu doğurmaktadır: İnsan, diğer hayvanlarla melezleşebilir mi? Daha spesifik olarak, insan, şempanzeler veya bonobolar gibi çok yakın akrabalarıyla melezleşebilir mi?

İnsan-şempanze veya şempanze-bonobo gibi birbirinden ayrı olan ama evrimsel açıdan çok yakın akraba türlerin verimli döller verecek (veya vermeyecek) biçimde çiftleşip, yavrular üretme ihtimali (yani "melezlenme ihtimali") üzerinde durmadan önce, ayrı türleri yaratan evrimsel mekanizmaları ve türleşme kavramını kısaca hatırlamamız gerekiyor.

Türleşme Nasıl Yaşanır?

Evrimsel süreçte çeşitli izolasyon mekanizmaları (zamansal, coğrafi, gametik, mekanik ve davranışsal olmak üzere 5 kategoride incelenebilir), aynı türden bireylerden oluşan popülasyonları 2 veya daha fazla gruba bölebilir. Bu izolasyonlar, farklı seçilim baskıları ve iç melezlenmeler sonucunda birbirinden giderek farklılaşan 2 veya daha fazla grubun oluşması demektir. İşte türleşme, bu farklılıkların nesiller boyu birikmesiyle oluşur.

Bu gruplar birbirinden o kadar farklılaşır ki, artık onları aynı gruba koymak mümkün olmaz. Türleşmenin tamamlandığını (veya artık bariz türlerin evrimleştiğini), genellikle söz konusu canlı gruplarının birbiriyle çiftleşemeyecek kadar farklılaşmasından anlarız. Şuna dikkat etmekte fayda var: Türleşme aslında "tamamlanan" veya sıklıkla "matematiksel olarak ölçülebilen" bir şey değildir. Artık tek bir tür yerine, iki veya daha fazla türden bahsedebileceğimiz kadar türleşme/evrim sürecinin ileri evrelerinden bahsetmek için bu şekilde kullanılır.

Burada, şunu da vurgulamak gerekir: Çiftleşme (veya daha doğrusu "çiftleşememe"), türleşmenin yaşandığını belirlemenin tek kriteri değildir. Modern zamanlarda, çiftleşme becerisinden ziyade moleküler genetikten gelen verilere bakarak çok daha isabetli bir şekilde türleri ayıklayabilmekteyiz. Ancak yine de artık çiftleşemeyecek kadar farklılaşmak, türleşmeyi gözlemek için başvurulan en güçlü ve en kolay yollardan birisidir.

Fakat dediğimiz gibi, türleşmenin tek göstergesi çiftleşebilmek değildir ve kimi zaman, genetik, morfolojik, davranışsal, vb. açılardan bariz bir şekilde farklılaşmış, dolayısıyla türleşmenin tamamlandığı* türler, halen birbirleriyle çiftleşebilirler. Türleşmeyle ilgili yazı dizimizde açıkladığımız gibi, bu yavrular her zaman verimli ya da hayatta kalabilir değildir. Fakat yine de, eğer ki üreme organları, sperm/yumurta yapısı, kromozom sayısı gibi nitelikler aşırı miktarda değişmediyse, yavru üretmek mümkün olabilir. Buna rağmen, bu canlılar birbirlerinden o kadar farklılaşmıştır ki, vahşi hayatta bir arada bulunsalar bile çiftleşmeyi tercih etmezler. Fakat laboratuvar koşullarında veya koruma altındayken bu yavrular elde edilebilir.

İnsan-Şempanze-Bonobo Türleşmesi

Türleşme ve farklı türlerin çiftleşmesine yönelik en ilginç örneklerinden birini insan (Homo sapiens), şempanze (Pan troglodytes) ve bonobo (Pan paniscus) türlerinde görmekteyiz: İnsanların genomu, şempanzelerle %98.77 oranında aynıdır ve iki türün soy hatları, 6 milyon yıl kadar önce ayrılmıştır.

6-7 milyon yıl kadar önce yaşamış olan Orrorin tugenensis türü (veya onunla çok yakın akraba bir başka tür), saydığımız bu 3 türün ve o türler evrimleşene kadar var olup yok olan tüm ara basamak türlerin ortak atasıdır. Bu canlının popülasyonu, farklı evrimsel izolasyonlar nedeniyle birçok alt dala ayrılmış, birçok yeni tür evrimleşmiş, bu torun türlerin birçoğu yok olmuştur.

Eğer ki Evrim Ağacı'nın bu ortak atadan başlayıp şempanze ve bonoboya gidecek olan dalını inceleyecek olursak, bu dal ayrılmadan hemen önce, insana kadar gelecek dalı başlatan ilk canlı (dış grup), türümüzün en erken atalarından olan Ardipithecus cinsi olacaktır. Ondan sonra Australopithecus, Kenyanthropus ve nihayetinde, günümüzden 2-3 milyon yıl kadar önce Homo cinsleri evrimleşmiştir. Sadece Homo cinsi içerisinde bile 15 civarında farklı insan türü evrimleşmiş, bunlardan sadece Homo sapiens günümüze kadar gelebilmiştir.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Şempanzelere giden kolda da ara türlerden geçildikten sonra, 2 milyon yıl kadar önce şempanzeler ve bonobolar birbirinden ayrılmışlardır. Bu türleşmeye, Kongo Nehri'nin yatağında meydana gelen ciddi bir değişim sonucu, şempanze ve bonobo popülasyonlarının ortak atasının popülasyonunun birçok alt gruba ayrılmasının neden olduğu düşünülmektedir.

Yani insanların şempanze ve bonobolardan ayrımı çok daha önce, 6 milyon yıl önceki bir ortak ataya dayanır. Şempanze ve bonobonunki ise çok daha yakın, 2 milyon yıl önce yaşamış bir türe dayanır. Bu nedenle şempanze ve bonobonun birbirine yakınlığı, bu ikisinden herhangi birinin insana olan yakınlığından çok daha fazladır - ki bunu, şimdi işleyeceğimiz üreme kapasitesinde de görebiliriz.

İnsan, Şempanze ve/veya Bonobo Melezi Mümkün mü?

İnsan ve Bonobo/Şempanze Melezleri

Her ne kadar bilinen, resmi bir araştırma olmasa da, insanların şempanzelerle de, bonobolarla da yavru üretebilecek biçimde çiftleşemeyeceği düşünülmektedir; ancak tarihte, bu tür bir çiftleşmenin yapay bir şekilde gerçekleştirildiği ve başarıyla sonuçlandığı iddia edilmiştir (fakat ispatlanamamıştır).

Öz-farkındalık kavramının test edilmesine yönelik olarak ayna deneylerini icat eden, Albany Üniversitesi evrimsel psikologlarından Dr. Gordon Gallup, aynı zamanda insanze (İng: "humanzee") teriminin de mucididir. Dr. Gallup, 20. yüzyıl boyunca bu tür bir melez yaratmak için çok sayıda deneme yapıldığını ve bunların başarılı bile olduğunu iddia etmiştir. The Sun gazetesine verdiği bir röportajda, şöyle demiştir[4]:

Bugüne kadar yapılan en ilginç insan-şempanze melezi deneylerinden birisi, 1920'lerde yapılmıştır. Dişi bir şempanze, kimliği açıklanmayan erkek bir insanın spermi ile döllenmiştir. Bu şempanze sadece hamile kalmamış, aynı zamanda gebeliği başarıyla tamamlanmış ve canlı bir doğum da yaşanmıştır. Ancak birkaç gün veya hafta içinde, deneyi sürdüren doktorlar etik ve ahlaki nedenlerle yavruyu ötenazi ile öldürmüşlerdir.

Unutmamak gerekiyor ki bu, sadece bir söylentiden ibarettir ve ispatlanmış değildir. Her ne kadar Dr. Gallup, bizzat deneyi yapan profesörlerle görüştüğü ve onlarca bu iddiaların teyit edildiğinde ısrarcı olsa da, bilimsel olarak anlamlı olan ve anekdotal kanıtın ötesine geçebilen herhangi bir bulgu sunulamamıştır.

Tarih boyunca bu tür melezlerle ilgili birçok iddia ileri sürülmüştür: 1920'li yıllarda Rus biyologu Ilya Ivanovich Ivanov'un Sovyet süper-askerleri yaratmak için insan ve şempanze üreme hücrelerini birleştirdiği söylenir[13]; ancak bu denemeler başarısız olmuştur. 1967 yılında Çin'de dişi bir primatın insan erkeği spermiyle döllendiği; ancak Çin Kültürel Devrimi sonrasında profesörlerin bu araştırmayı yarıda kesmek zorunda kaldığı ve dolayısıyla 3 aylık gebeliğin durdurulduğu iddia edilmektedir[15]. Bu iddiaların da hiçbiri bilimsel olarak ispatlanmış değildir.

Dr. Gallup'un en meşhur insanze iddialarından bir diğeri, 1970'lerde popüler olan Oliver isimli bir hayvandır. Bir şempanze gibi gözüken, konuşamayan, insansı bir yüze sahip olan ve iki ayak üzerinde yürüyebilen bu canlının, bir insan-şempanze hibriti olduğu iddia edilmiştir. Ancak 1996 yılında canlının kromozomları üzerinde yapılan bir araştırma, bu canlının 48 kromozomu olduğunu ve dolayısıyla bariz bir şekilde şempanze olduğunu doğrulamıştır (aşağıda bu konuya daha detaylıca döneceğiz).

Oliver'ın bir insan-şempanze melezi olduğu iddia edilmiş; ancak genetik testler bu iddiayı çürütmüştür.
Oliver'ın bir insan-şempanze melezi olduğu iddia edilmiş; ancak genetik testler bu iddiayı çürütmüştür.
Corbis

Dr. Gallup, genetik testlerin sonuçlarının ikna edici olduğunu söylemektedir. Buna rağmen Oliver'ın son derece sıra dışı bir birey olduğunu, iki ayak üzerinde dik durarak yürüyebilmesinin ve insansı bir şekilde, çıkıntılı bir burna sahip olmasının son derece etkileyici olduğunu da eklemektedir.

Oliver'a ait bir başka fotoğraf
Oliver'a ait bir başka fotoğraf
Corbis

Konu hakkında bazı şaibeler de vardır: Örneğin Dr. Gallup, hangi profesörün kendisine bu bilgileri verdiğini açıklamamaktadır. Ayrıca sözünü ettiği deneylerin yapıldığı enstitünün gerçekliği (veya hangisi olduğu) oldukça şaibelidir. Dr. Gallup, bu laboratuvarın Yerkes Ulusal Primat Araştırma Merkezi olduğunu söylemektedir; ancak bu merkez, Dr. Gallup'un iddia ettiği gibi 1920'lerde değil, 1930'larda açılmıştır. Bu merkez, daha önceden Yale Primat Biyolojisi Laboratuvarı ve İnsansı Çiftleştirme ve Deney Merkezi gibi isimlerle de anılmış ve birkaç kez taşınmıştır. Dr. Gallup'un sözünü ettiği merkez, muhtemelen bunlardan sonuncusudur.

Bu merkezlerin başındaki isim, Robert Yerkes'tir. Yerkes, son derece tartışmalı bir figürdür ve hem öjeni gibi etik olmayan uygulamaları savunmuş, hem de primat davranışları konusunda çok büyük katkılar sağlamıştır. Dr. Gallup, 2009 yılında röportaj verdiği bir belgeselde, güvenilir bir kaynağın bir insanze doğumuna tanıklık ettiğini iddia etmiş; ancak sonrasında bu iddialarını geri çekmiştir[11]. Bir ara Wikipedia'da yer alan, sonradan kaldırılan (ama birçok forum sitesinde halen erişilebilir olan) bir paragraf şöyle demektir:

Gallup, bu hikayeyi genç bir lisansüstü öğrencisiyken, kendine güvenen daha yaşlı bir akademisyenden duymuştur. Gallup, çalışma arkadaşının anlattıklarına yürekten inandığını söylemiş, ancak bu anlatıların gerçekliğini veya sahteliğini hiçbir zaman kanıtlayamadığını söylemektedir.

Yani Dr. Gallup'un iddialarının geçerliliğini muhtemelen asla bilemeyeceğiz. Bunu, Times-Union köşe yazarı Bill Foley, 1998 yılında şöyle anlatmaktadır[11]:

Yerkes'in merkezi hakkında o kadar çok gizem vardı ki, binlerce kamp ateşi etrafında utanmazca ve abartılı bir şekilde anlatılan karanlık ve derin spekülasyonların bir parçası haline gelmiştir.

Şempanze Harici Maymunlarla Çiftleşme Mümkün mü?

Tabii ki insanın şempanze-harici kuyruksuz maymunlar (mesela goriller veya orangutanlar) ile de çiftleşip çiftleşemeyeceği sorulabilir ve buna yönelik de bolca kriptozoolojik iddiada bulunulmuştur. Ancak bu tür bir çiftleşme de bugüne kadar hiçbir zaman ispatlanamamıştır ve goril ile orangutanların, şempanzelerden daha uzak akrabamız oldukları düşünülecek olursa, öncelikle şempanze-insan melezlerine odaklanmak ve bunun mümkün olup olmadığını ispatlamak önem arz etmektedir.

Buna rağmen, akademik çalışmalarda oldukça sıra dışı sonuçlar bulmak mümkündür: Örneğin The Anatomical Record dergisinde yayınlanan bir araştırmada[5], Cornell Üniversitesi'nden Dr. Michael J. Bedford, insan spermi ile diğer maymunların yumurtalarının ne düzeyde birbiriyle uyumlu olduğunu araştırmıştır. Çalışması sırasında, insan sperminin hem canlı içinde (in vivo), hem de deney tüpünde (in vitro) bir şekilde gibon yumurtalarına yapışabildiğini tespit etmiştir. Ancak babunlar ve rhesus maymunları gibi diğer "aşağı primatlar"da aynı sonucu elde edememiştir.

Dr. Bedford, bu tür bir çiftleşmenin şempanze, bonobo, goril ve orangutan gibi kuyruksuz maymunlar ile de olamayacağını iddia etmiştir; ancak bunu hiçbir zaman deneysel olarak test etmemiştir. 1992 yılında Molecular Reproduction & Development dergisinde yayınlanan bir çalışmada[7], insan spermlerinin goril yumurtaların, insan yumurtalarına olduğu düzeyde iyi bir şekilde yapılabildiği gösterilmiştir (ancak goril spermi, insan yumurtasına yapışamamıştır).

Görülebileceği gibi, akademik camiada bu "tabu" konunun sınırlarında dolaşılmış; ancak şempanze ve insanın çiftleşebilirliği ile ilgili nihai cevapları verecek sonuçlar henüz güvenilir bir şekilde üretilmemiştir. Eğer Dr. Bedford ve benzerlerinin araştırmaları çerçevesinde, insan sperminin şempanze yumurtalarına yapışamadığı bulgusuna da genellenebilirse, insan-şempanze melezi gibi bir ihtimal (en azından doğal yollarla bu tür bir melezlenmenin yaşanma ihtimali) fazlasıyla ortadan kaldırılacaktır.

Bu Tür Bir Melez Neden Olası Değil; Ancak Yine de Olabilir?

Tüm etik problemler bir yana, genetik bariyerler buna muhtemelen engel olacaktır: Evrimin çok net kanıtı olan bir şekilde, insanda 46, şempanze ve bonoboda ise 48 kromozom vardır. Tıpkı at ve eşekte olduğu gibi, insan ile şempanze/bonobo çiftleşmesinden doğacak canlı da tek sayılı kromozoma sahip olabilecektir. Çünkü insan sperm/yumurtası 23 kromozom, şempanze/bonobo sperm/yumurtası 24 kromozom taşıyacaktır. Bunların birleşimi, 47 kromozom verir. Tek başına bu bilgi, bu canlının yaşayamayacağı anlamına gelmez; ancak bu tür bir durum, verimli döller verme ihtimalini oldukça düşürmektedir.

Ancak bu ihtimali "sıfır" yapmamaktadır. Ancak ve ancak çok sayıda 47 kromozomlu olarak bir arada bulunursa ve sperm/yumurta üretiminde sıkıntı olmazsa, kimi zaman bu sperm ve yumurtalar 23 veya 24 kromozomlu olabilmektedir ve böylece iki melez birbiriyle çiftleşip verimli döller verebilecek şekilde çift sayılı kromozomlu bireylerin doğmasına neden olabilmektedir. Kimi zaman da melezler, kendilerini oluşturan atalarla (bu örnekte insan veya şempanze/bonobo ile) çiftleşerek de verimli döller verebilmektedir. Fakat bunlar, oldukça nadir görülen durumlardır. Çoğu zaman kısırlığa neden olsa da, benzer verimli döllere, at-eşek-katır durumunda da rastlamaktayız.

Bir ihtimal, insan ve şempanze gametleri birleşip bir zigot (döllenmiş yumurta) oluşturabilir; ancak bunun embriyoya dönüşüp dönüşemeyeceği, dönüşebilirse düzgün bir şekilde gelişip gelişemeyeceği, gelişebilirse canlı bir doğum yaşanıp yaşanamayacağı, yaşanabilirse yavrunun kısır veya yaşayabilir bir birey olup olmayacağı son derece tartışmalıdır. Örneğin, şempanzeler ile insanlar genetik olarak çok benzer olsa da, 6 milyon yıllık evrimsel ayrışmanın bir ürünü olarak, fiziksel yapımız bu kuzenlerimizle oldukça farklıdır ve bu nedenle bir melezin başarılı bir şekilde ana rahminde gelişebilmesi ihtimali bir oldukça düşüktür.

İnsan-Şempanze Melezleri Mümkün Kılınabilir mi?

Ancak bu sorunları, tek bir kelime (veya kısaltma) çözebilir: CRISPR.

Günümüzde genetik mühendisliği ve biyomedikal alanlarında yapılan atılımlar, genlere yapılacak dikkatli müdahaleler ile, şempanzeler ile insanlar arasındaki %1'lik genomik farkın etkilerini ortadan kaldırmakta kullanılabilir. Eğer bu başarılabilirse, sıra dışı melezler de sıradan bir gerçeklik hale gelebilir.

Tabii bir şeyin yapılabilecek olması bir şeydir, yapılmasının etik olup olmadığı ise bambaşka bir konudur.

İnsanların Ataları ile Şempanzeler Çiftleştiler mi?

Bu tür bir çiftleşmenin bugün yaşanıp yaşanamayacağının son derece kuşkulu olması gibi, insan ve şempanzelerin evrimsel geçmişlerinin herhangi bir noktasında melezlenip melezlenmediği konusu da son derece tartışmalıdır. Günümüzde, ayrı türler olduklarını bildiğimiz Neandertaller ile biz insanların çiftleştiğini ve karıştığını net bir şekilde bilmekteyiz; öyle ki, günümüzde bu çiftleşmenin kanıtlarını genlerimizde halen taşıyoruz!

Peki şempanzelerle insanlar (daha doğrusu insanların Australopithecus cinsi ataları), belki bugün değil ama, evrimsel olarak ayrıldıkları 6 milyon yıl kadar önce çiftleşmiş olabilirler mi?

2006 yılında Nature dergisinde yayınlanan bir makalede[3] şempanze ve insanların evrimlerinin erken evrelerinde birbirleriyle çiftleşerek melezlendiği iddia edilmiştir. Araştırmacıların iddiasının dayanak noktası, X kromozomu üzerindeki genetik ayrışma tarihlemesinin çok erken (neredeyse teorik limit düzeyinde erken) bir ayrışmaya işaret ediyor olmasıdır. Uzmanlar bunu, iki tür birbiriyle ayrıştıktan sonra tekrardan bir araya gelip çiftleşmeleri ile izah etmeye çalışmışlardır.

Ancak evrimsel biyologlar bu ihtimale fazlasıyla şüpheci yaklaşmışlardır. 2008 yılında bu makaleye cevaben yazılan bir diğer Nature makalesinde[2] uzmanlar, insan-şempanze melezi iddiasını destekleyecek istatistiki analizlerin yapılmadığını, dolayısıyla argümanın geçersiz olduğunu ileri sürmüşlerdir. Dahası, X kromozomundaki ayrışma tarihinin erken kökenlerinin insan ve şempanzelerin ortak ataları üzerindeki doğal seçilim baskısı, mutasyon oranlarının erkekler ile dişiler arasındaki oranının zaman içinde değişmesi ve genetik göç mekanizmasının etkisi gibi başka hipotezlerle de açıklanabileceğini ileri sürmüşlerdir. Bu açıklamalar orijinal iddia sahiplerini tatmin etmemiş olsa da[16], insan ve şempanzeler arasında tarihi bir çiftleşme ihtimali günümüzde pek ciddiye alınan bir argüman değildir.

Şempanze ve Bonobo Melezleri Mümkün mü?

Şempanze ile bonoboda ise durum, bariz olarak bilinen bir şekilde farklıdır.

1979 senesinde Fransa'daki bir sirk yöneticisi erkek şempanze olduğunu sandığı bir hayvan satın aldı; ancak satın aldığı aslında bir şempanze değil, bir bonoboydu. Bu bonobo, sirkteki 2 dişi şempanze ile çiftleşti. Bu çiftleşmelerden 1991-2000 yılları arasında 7 yavru doğdu. Bunların hepsi de, sağlıklı bir şekilde hayatta kaldı. Dolayısıyla böyle bir melezin mümkün olabileceğini biliyoruz.

Fakat ilginç sayılabilecek bir şekilde, bu tür bir meleze doğal ortamda hiçbir zaman rastlanmamıştır. Çünkü doğada türler, kendi türlerinden bireylerle çiftleşmeyi tercih ederler. Nasıl ki bizler bir aslanla ve hatta bir şempanzeyle çiftleşmeye yönelik bir dürtüyü içimizde hissetmiyorsak, şempanzeler de bir bonobo ile çiftleşmeyi istememektedirler. Buna neden olan, türlerin kendi türünden bireylere yönelmesini kontrol eden genlerin güçlü bir seçilim baskısı altında olmasıdır. Çünkü rastgele herhangi bir türle çiftleşmeye çalışacak bir birey, üreyemeyeceği ve hatta bunu denerken muhtemelen öleceği için popülasyondan hemen elenir. Bu nedenle, evrimsel süreçte tür-içi çiftleşmeyi garanti eden ve sürdüren feromonlar ve sinir yolakları evrimleşmiştir.

Şempanzeler ile bonoboların vahşi yaşamda çiftleşememesinin bir diğer nedeni ise, sözünü ettiğimiz gibi Kongo Nehri'nin akışındaki değişim sonucu bir türün nehrin bir tarafında, diğerinin diğer tarafında kalarak bu bölgelerde evrimleşmesidir. İki tür de sudan korkarlar ve yüzmeye pek yanaşmazlar. Bu yüzden birbirleriyle neredeyse asla temas kuramazlar (ki 2 milyon yıldır aralarında bulunan izolasyon budur). Ayrıca Kongo Nehri, bol miktarda timsahla kaplıdır, bu sebeple yüzmeye meyilli olanlar bile karşı tarafa ulaşmayı pek beceremez.

Sonuç

Sonuç olarak, insanlar ile şempanze ve bonoboların melezlenip melezlenemeyeceği henüz kesin değildir. Hem lehte, hem aleyhte bolca veri bulmak mümkündür; ancak bunu nihai olarak ispatlayabilecek araştırmalar etik nedenlerle yürütülmemektedir. Tarihsel olarak bu konuda ileri sürülen iddialar her zaman anekdotal düzeyde kalmış, hiçbiri bilimsel olarak ispatlanamamıştır. Dolayısıyla ya bu konuda daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir ya da bu araştırmalar yapılmayacaksa, bu konuya şüpheyle yaklaşmak gerekmektedir.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Merak Uyandırıcı! 5
  • Tebrikler! 3
  • Bilim Budur! 2
  • Korkutucu! 2
  • Muhteşem! 1
  • Üzücü! 1
  • Grrr... *@$# 1
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • E. M. McCarthy. Bonobo-Chimpanzee Hybrids. (26 Temmuz 2020). Alındığı Tarih: 26 Temmuz 2020. Alındığı Yer: Macro Evolution | Arşiv Bağlantısı
  • ^ J. Wakeley. (2008). Complex Speciation Of Humans And Chimpanzees. Nature, sf: 3-4. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ N. Patterson, et al. (2006). Genetic Evidence For Complex Speciation Of Humans And Chimpanzees. Nature, sf: 1103-1108. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ M. Hodge. Inside The Bizarre World Of Human-Chimp Hybrids Known As Humanzees – As A Renowned Scientist Claims One Was Born In A Florida Lab Before Being Killed By Panicked Doctors. (02 Ağustos 2019). Alındığı Tarih: 26 Temmuz 2020. Alındığı Yer: The Sun | Arşiv Bağlantısı
  • ^ J. M. Bedford. (1997). Sperm/Egg Interaction: The Specificity Of Human Spermatozoa. The Anatomical Record, sf: 477-487. | Arşiv Bağlantısı
  • S. Schuster. Creating A ‘Humanzee’ – Science Or Fiction?. (11 Ocak 2017). Alındığı Tarih: 26 Temmuz 2020. Alındığı Yer: Neuromag | Arşiv Bağlantısı
  • ^ S. E. Lanzendorf, et al. (1992). Hemizona Assay For Measuring Zona Binding In The Lowland Gorilla. Molecular Reproduction & Development, sf: 264-267. | Arşiv Bağlantısı
  • L. Villazon. Is It Possible For Humans And Chimpanzees To Interbreed?. (26 Temmuz 2020). Alındığı Tarih: 26 Temmuz 2020. Alındığı Yer: Science Focus | Arşiv Bağlantısı
  • D. P. Barash. It’s Time To Make Human-Chimp Hybrids. (08 Mart 2018). Alındığı Tarih: 26 Temmuz 2020. Alındığı Yer: Nautilus | Arşiv Bağlantısı
  • P. Dockrill. Scientist Claims Us Lab Engineered 'Humanzee' Human-Chimp Hybrid 100 Years Ago. (31 Ocak 2018). Alındığı Tarih: 26 Temmuz 2020. Alındığı Yer: Science Alert | Arşiv Bağlantısı
  • ^ a b C. Patton. Rumors Still Abound About Orange Park’s ‘Monkey Farm’. (26 Temmuz 2020). Alındığı Tarih: 26 Temmuz 2020. Alındığı Yer: The Florida Times-Union | Arşiv Bağlantısı
  • K. Hugo. Could Chimps And Humans Mate? Tales Of 'Humanzee' Hybrid Are Murky And Likely Impossible. (01 Şubat 2018). Alındığı Tarih: 26 Temmuz 2020. Alındığı Yer: Newsweek | Arşiv Bağlantısı
  • ^ S. Pain. Blasts From The Past: The Soviet Ape-Man Scandal. (20 Ağustos 2008). Alındığı Tarih: 26 Temmuz 2020. Alındığı Yer: New Scientist | Arşiv Bağlantısı
  • ^ S. Lamichhaney, et al. (2018). Rapid Hybrid Speciation In Darwin’s Finches. Science, sf: 224-228. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ T. McNulty. (Gazete, 1981). Chinese Aim to Implant Human Sperm in Chimps. Not: The Evening Independent.
  • ^ N. Patterson, et al. (2008). Patterson Et Al. Reply. Nature, sf: 4. | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 21/09/2020 03:56:08 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/2946

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Çin
Matematik
Yörünge
Kan Hastalıkları
Yılan
Fotosentez
Kertenkele
Yayılım
Aminoasit
Uterus
Lhc (Büyük Hadron Çarpıştırıcısı)
Bilgisayar
Küresel Salgın
Klinik Mikrobiyoloji
Elektrik
Dişler
Kütleçekimi
Maymun
Hücre
Mers
Şüphecilik
Kemik
Zeka
Protein
Primatlar
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Reklamı Kapat
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bilgeliğin yarısı, öğrendiklerinizden hangilerini unutacağınızı bilmektir.”
Larry Niven
Geri Bildirim Gönder