Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat
Tüm Reklamları Kapat

Evrim ve İdeoloji: Sosyal Darwinizm Nedir? Öjeni Nedir?

Siyasal İdeolojiler Evrim Kuramı'yla Bağlantılı mıdır?

Evrim ve İdeoloji: Sosyal Darwinizm Nedir? Öjeni Nedir? MintPress News
18 dakika
46,307
  • Sosyoloji
  • Bilimsel Irkçılık

Evrim Teorisi ile ilgili yaygın bir kullanım, teorinin birbirinden farklı ve çoğu zaman birbirine zıt (örneğin komünizm ve kapitalizm gibi veya bireycilik ve toplumculuk gibi) ideolojiler için dayanak olarak kullanılmasıdır. Bu durumda şu soru doğmaktadır: Evrim Teorisi, herhangi bir ideoloji ile doğrudan ilişkili olabilir mi? Cevap açıktır; ancak iki basamaklıdır: Hayır; Evrim Teorisi hiçbir siyasi ideoloji ile doğrudan ilişkili değildir. Ancak evet, çok sayıda ve hatta birbirine karşı olan siyasi ideolojiler Evrim Teorisi'ni doğrudan veya dolaylı olarak kullanmışlar ve bilimin bu önemli sahasının bilgilerinden faydalanmışlardır.

Söz konusu ideolojiler, Evrim Teorisi'ni kendilerine araç olarak kullanmıştır ve yer yer halen kullanmaya devam etmektedirler. Evrim Teorisi ise, diğer tüm bilim sahaları gibi, bu ideolojilerin hiçbirine diğerlerinden daha yakın veya uzak değildir. Dolayısıyla herhangi bir siyasi ideoloji ile herhangi bir bilim dalı arasındaki ilişki kat'i suretle tek yönlüdür.

Tüm Reklamları Kapat

Siyasi İdeolojilerde Evrim

Temel bilimler ve bu bilimler tarafından keşfedilen gerçekler ve bu gerçeklere dayanarak inşa edilen teoriler, herhangi bir siyasi ideoloji ile ilgili olarak doğrudan bir çıkarım yapamaz; şu doğrudur veya bu yanlıştır diyemez. Bilimin işi gerçeği ortaya koymaktır; ondan nasıl istifade edileceği insanların bileceği iştir. İnsanların çıkarımlarından ve uygulamalarından bilim asla sorumlu değildir; zira biz o uygulamayı yapsak da, yapmasak da veya yaptığımız herhangi bir uygulamayı o veya bu şekilde yapsak da, gerçek her zaman "gerçek" olacaktır. Bizim anlayış, davranış ve kabiliyetlerimizden tamamen bağımsızdır.

Evrim de bir doğa yasası olması bakımından, onun nasıl kullanılacağından %100 bağımsız olarak, hayata ışık tutan ve doğanın kalbinde yatan bir gerçektir. Tüm diğer canlılarla birlikte insanların da kökenini ve sayısız özelliğinin neden ve nasıl o şekilde olduğunu başarıyla açıklar. İnsanın geliştirdiği siyasi ideolojilerin de öyle veya böyle kendi doğasını yansıttığı düşünülürse; Evrim Teorisi içerisinde bu ideolojilere yönelik birçok destekleyici unsurun bulunması işten bile değildir. Bu, teorinin bir aksaklığı, hatası veya suçu değildir; tam tersine, doğamızı başarıyla açıklayabildiğinin güçlü bir göstergesidir.

Tüm Reklamları Kapat

Sağcı İdeolojide Evrim

Örneğin Sosyal Darwinizm, Charles Darwin'in evrim kuramının oluşturulmasında argüman olarak sunduğu "Ortama uyum sağlamakta güçlük çeken zayıf canlılar zaman içinde yerlerini, ortama daha kolay ayak uydurabilen daha güçlü canlılara bırakırlar" görüşünün, bazı toplumsal düşünürler tarafından Sosyoloji'de bir veri olarak alınmasıyla doğmuştur. Bu yalın gerçekten yola çıkan bazı insanlar kendi toplumları düzeyinde bu cümleyi ele alarak faşizm, ırkçılık, milliyetçilik, sosyal Darwinizm gibi siyasi ideolojilere, çeşitli miktarlarda araç olarak kullanmışlardır. Aynı fikirden yola çıkan bazı diğer insanlar, bunu ekonomik ilişkilere de uyarlayarak kapitalizmin bazı alt başlıklarında olduğu gibi ezen-ezilen grupları makul ve normal gören fikirleri desteklemek için kullanmışlardır.

Ancak en basitinden, burada gözden kaçan durum, Evrim Teorisi'nin "en güçlünün hayatta kalması" değil; "en uyumlunun, değişime en açık olanın hayatta kalması" olduğu gerçeğidir. Örneğin bu kısa anlatımı "güçlü" olarak kullanan ilk kişi, aynı zamanda Sosyal Darwinizm'i geliştiren Herbert Spencer olmuştur. Lakin Darwin, ısrarla doğrusunun "güçlü" değil, "değişime açıklık ve uyumluluk" olduğunu vurgulamıştır; bunu daha en başlardan savunmuştur. Hatta kendi kuzeni Francis Galton'ın Evrim Teorisi'ne dayanan ve sadece en sağlıklı/verimli insanların üremesine izin verilip, diğerlerinin üremesine engel olarak daha başarılı insan toplumları yaratılması gerektiği görüşünü ileri süren Öjeni fikrine de ömrü boyunca sert ve net bir şekilde karşı çıkmıştır. Öyle ki Galton; ancak Darwin'in ölümünden sonra bu fikirlerini kurumlaştırabilmiş ve hayata geçirebilmiştir.

Karikatürde Darwin, kapitalizmi ve öjeniyi simgeleyen unsurları "Evimden defolun!" diyerek kovuyor.
Karikatürde Darwin, kapitalizmi ve öjeniyi simgeleyen unsurları "Evimden defolun!" diyerek kovuyor.

Solcu İdeolojide Evrim

Öte yandan Evrim Teorisi sadece salt bir var olma mücadelesinden ibaret de değildir. Bu mücadelenin varlığı tartışılmaz sayılabilecek bir gerçektir; ancak yaşamı bu mücadeleden ibaret görmek, teorinin birçok detayını görmezden gelmeyi ve sadece birkaç mekanizmasına odaklanmayı gerektirir.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Örneğin Evrim Teorisi sadece bu mücadeleyi değil, bu mücadele içerisindeki stratejileri de incelemektedir. Bu incelemeler göstermektedir ki, sosyal bir dayanışma, paylaşım ve altruizm (özgecilik) gibi insani açıdan "ahlaklı" bulunabilecek nitelikleri barındıran popülasyonlar; tekilci, bireyci, izole edici stratejilere sahip popülasyonlara uzun vadede her zaman üstün gelmektedir. Bu fikir, rahatlıkla Sosyal Demokrasi, Sosyalizm, Komünizm gibi az öncekilerle taban tabana zıt ideolojilere araç olarak kullanılabilir ve tarihte sayısız defalar kullanılmıştır da!

Dahası, kısa vadede tekilliğin ve yalnızlığın en üst düzeyde fayda sağlayabiliyor olması ise yine genellikle sağcılık ile ilişkilendirilen Bireycilik, Tekilcilik, Pragmatizm veya genellikle solculuk ile ilişkilendirilen Materyalizm, Natüralizm gibi düşünceleri ve hatta diğer siyasi ideolojileri desteklemekte kullanılabilir ve kullanılmıştır da... Evrim Teorisi'nin sayısız diğer içeriği, sayısız diğer ideoloji ve felsefeyi desteklemek için araç olarak görülebilir.

Öjeni Nedir?

Öjeni, kelime anlamıyla, insan popülasyonlarının genetik frekanslarının kontrollü yönlendirmeyle iyileştirilmesi demektir. Yani, insan toplumlarının gen dağılımlarına müdahale ederek, bu dağılımların istenen bir yönde değiştirilmesi anlamına gelir. Bu müdahale, teknik olarak tamamen bilimsel olan bir müdahaledir: popülasyon içerisinde kimlerin çiftleşip kimlerin çiftleşemeyeceğine bir dış güç tarafından karar verilerek en uygun genetik kombinasyonların yaratılması hedeflenir. Bu sayede, "üstün insan ırkı"nın yaratılması amaçlanır. Ancak daha tanımından anlaşılabileceği gibi, bu isteğin etik ve ahlak ile çok ciddi sorunları bulunmaktadır. Dolayısıyla bilim tarafından çözülmesi zor bir problem olarak karşımıza çıkar.

Yapabilmek ile Yapmak...

Burada karşımıza çıkan sorun şudur: Bunu yapabiliyor olmamız, yapmamız gerektiği anlamına gelir mi? 

Bu sorunun cevabı bilimsel bir cevap olamamaktadır. Çünkü bilim bize iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı öğretmek konusunda pek başarılı değildir. Bilim bize evrensel gerçekleri sunar, o gerçeklerle ne yapacağımız bizim ahlaki olgunluğumuza ve hayat görüşümüzün kapsayıcılığına ve derinliğine bağlıdır.

Tüm Reklamları Kapat

Ancak toplumun dinamiklerini bilen ve anlayan herhangi bir şahıs, kendisinin diğerlerinin özgürlükleri hakkında karar verecek bir konumda olmadığını anlayabilmelidir. Çünkü öjenik bir müdahale, insanın "insan" olmasından ötürü özgür olması gerektiği düşüncesine karşıdır. Bu durumda öjeniyi savunacak biri, baskıcılığı ve zorbalığı savunmak durumundadır. Bu da, bireyin özgürlükçülüğe karşı olması anlamına gelir. Dolayısıyla öjeni, her baskıcı düşünce gibi bir düğüm yaratır: Kimin kiminle çiftleşeceğine kim karar verecektir? Kimin üreyemeyeceğine kim karar verecektir? Bu kişilerin bu kararı almak konusundaki yetkinliğinden nasıl emin olabiliriz? Bir diğer deyişle, kimin diğerlerinin doğuştan gelen özgürlüklüklerine müdahale etme hakkı olacaktır? Bu düğüm mantıklı ve bilimsel bir şekilde çözülemez. 

Öjeninin aslında çok "güzel" bir analojisi (benzeşimi) bulunmaktadır: Atomun parçalanması. Atomun parçalanması, radyografi, radyoloji ve nükleer santraller gibi çok önemli bilimsel araçların ve yöntemlerin ortaya çıkmasını sağladığı gibi, nükleer silahların ve acı dolu ölümlerin de ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Görülebileceği gibi atomun parçalanması ile bu parçalanmadan doğan sonuçların iyiliği ve kötülüğü ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Çünkü atomun parçalanabileceğinin bilinmesi, doğanın bir gerçeğinin keşfidir. Biz onu keşfetmesek de, haberdar olmasak da, göz ardı etsek de bu gerçek, gerçek olacaktır. Bu gerçeğin ne yönde kullanılacağı, tamamen insanların kendi ahlak ve etik anlayışlarıyla ilgilidir. Bir taraf bu bilimsel keşfi kullanarak milyonların hayatını kurtaracak çözüm yolları üretirken, bir diğer taraf aynı bilimsel gerçekten yola çıkarak ölümcül bir silah yaratabilmektedir. Öjeni, yani yapay seçilim de doğanın bir yasasıdır; bu yasaya hükmetmek elimizdedir; ancak bunun nasıl yapılacağı veya yapılmasının ahlaki olup olmadığı gibi konulara bilim şu anda yön veremez.

Öjeninin Tarihi

Aslında öjeninin çok eski bir tarihi vardır. Platon, devletin vatandaşların üreme aktivitelerini kontrol etmesi gerektiğini ileri süren ilk düşünürdür. Platon'a göre devlet, insanların üremesi bir kontrollü bir piyango oyunu ile kararlaştırmalıydı. Her bir çiftin bir "evlilik numarası" olmalıydı ve bu numara, bireylerin sağlıklılık, beceriler, vb. değişkenlerine göre belirlenmeliydi. Bu piyangoda, yüksek sayılara sahip olanların üreme şansının fazla olması gerekiyordu. Bu sebeple Platon'un görüşleri, Mendel'den önceki ilk genetik kalıtım düzenlemesi olarak görülmektedir. 

Daha sonradan gelen bazı antik toplumlar da bu tip öjenik yaklaşımlarda bulunmuşlardır. Spartalılar'da, doğan bebek yaşlılarca kontrol edilir ve yaşamını sürdürüp sürdürmeyeceğine onlar karar verirdi. Ölmesi gerektiği düşünülenler, Taygetus Dağı'na götürülür ve orada öldürülürdü. Bu şekilde, daha çok erkekler öldürülürdü, çünkü erkeklerin hayatta kalması için beklenen özellikler çok daha fazlaydı ve onlara göre sadece güçlü erkekler hayatta kalmalıydı. Adolf Hitler, bu eleme yöntemlerinden dolayı Spartalılar'ı övmüş ve göklere çıkartmıştır.

Tüm Reklamları Kapat

Romalılar da, benzer bir şekilde öjeni uygulamaktaydılar. Uygun bulmadıkları bebekleri Tiber Nehri'nde boğarak öldürürlerdi. 

Tüm bunlar bir yana, öjeniyi ilk defa bilimsel bir tabana oturtup, sistematikleştiren kişi, Charles Robert Darwin'in kuzeni Francis Galton'dır. Galton, fikirlerinin temelini Darwin'in Evrim Kuramı'na dayandırmaktadır. Galton, daha zeki insanların, daha az zeki insanlardan daha az çocuk doğurduklarını düşünüyordu. Bu sebeple de insan popülasyonları çok yavaş bir şekilde ilerleyebiliyordu. Galton'a göre bu doğumlar kontrol altına alınabilirse, sadece zekilerin daha fazla çocuk yapmasına izin verilebilir, böylece de insanlar sürekli daha zeki toplumlara doğru evrimleşebilirdi.

Darwin, ömrü boyunca kuzeninin bu fikirlerini "sapkınlık" olarak değerlendirdi ve çok şiddetli bir şekilde karşı çıktı. Darwin'e göre insani değerler de bilim kadar önemliydi ve hiçbiri diğerinin önüne geçmemeliydi. Kuzeni Galton'ın fikirleri ise açık bir şekilde insani değerlerin ihlaliydi. Kimse, bir diğerinin üreme davranışlarına karışmamalı, ailevi yaşantısına müdahale edememeliydi. Galton, Darwin'e duyduğu sonsuz saygıdan dolayı sesini çıkartamadı ve Darwin'in hayatı boyunca fikirlerini kendi içerisinde yaşadı. Ancak Darwin'in 19 Nisan 1882 yılında ölümünden 1 sene sonra, 1883 yılında yazdığı İnsan Fakültesi ve Gelişimi Üzerine Araştırmalar isimli kitabında "öjeni" (Yunanca: eu-genēs: iyi-doğan) kelimesini ortaya attı. 1904 yılında ise öjeniyi "insanın doğum kalitesini arttırma ve en yüksek avantajı sağlama bilimi" olarak tanımladı. Galton, düşüncelerinin çoğunu Adolphe Quetelet'in istatistiki hesaplarına dayandırmıştır. Quetelet, kendi tanımıyla "sosyal fizik" alanıyla ilgilenmekteydi. 

Daha sonradan, bu düşünceler Charles Davenport tarafından ele alındı. Amerikalı bir bilim insanı olan Davenport, günümüzde de Dünyaca meşhur bir öjenikçi olarak bilinmektedir. Davenport, 1904 yılında Biyolojik Deney İstasyonu'nu kurdu ve 1910'da Öjeni Kayıtları Ofisi'ni hayata geçirdi. Bu kurumlar, öjeni kurallarını belirleyecek olan kurumlar haline gelecekti. 

Tüm Reklamları Kapat

Agora Bilim Pazarı
Bialetti Moka Pot Express 6 Cup Siyah

Bialetti Moka Pot Express 6 Cup Siyah

Moka Pot Nedir?

Başta İtalya olmak üzere Avrupa ve Güney Amerika’da evde pratik kahveler demlemek için alüminyum cezveler kullanılır. Bu cezvelere moka pot ismi verilir. Bialetti, Dünyanın en köklü ve kaliteli moka cezve üreticilerindendir. Espresso makinesine ihtiyaç duymadan ocağınızda nefis Espressolar demleyebilirsiniz. Düdüklü tencere gibi çalışır ve kaynayan suyun basıncıyla kahvenizi demler. Kaliteli ve dayanıklı alüminyum malzemelerden üretilir. Kullanıldıkça alüminyum malzeme kahvenin içindeki yağlarla kaplanır. Bu durum zamanla kahvelerinize muhteşem bir lezzet katar. Moka pot cezveler saf ve lezzetli bir espresso demlemenin en kolay yoludur. İnce öğütülmüş kahve ile kısa bir sürede pratik ve kıvamlı bir espresso demlemenize imkan verir. Moka pot cezve üç bölümden oluşur. Soğuk su koyacağınız su haznesi, kahveyi koyacağınız filtre ve Espressonuzun hazır olacağı gövde.

Bialetti Moka Pot Çeşitleri:

Kullanım alanına göre 1 cup, 2 cup, 3 cup, 4 cup ve 6 cup kahve demleyebileceğiniz boyut seçenekleri bulunur.

Nerelerde Kullanılır?

Evde, ofiste, seyahatlerinizde gazlı ve elektrikli ocaklarınızda kullanabilirsiniz.

Nasıl Kullanılır?
Kullanımı çok basittir. A haznesine su, B haznesine çekilmiş kahveyi koyun. Su kaynayarak kahvenin içerisinden geçip C haznesinde birikir ve 2 bar basınçla espressonuz hazır olur. Eğer kahveniz sert gelirse sıcak su ekleyerek Amerikano yapabilirsiniz. Tercihinize göre süt köpüğü ekleyerek cappuccino elde etmeniz de mümkün. Espresso bazlı tüm kahveleri demleyebilirsiniz.

Moka Pot ile nasıl kahve demlenir?

Devamını Göster
₺952.00
Bialetti Moka Pot Express 6 Cup Siyah

Öjeni, tüm Dünya'da hızla yayıldı ve 20. yüzyılın ortalarında en üst noktasına ulaştı. Öjeni; Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Avusturalya, Brezilya, Kanada, Almanya, Japonya, Çin, İsveç, Danimarka, Estonya, Finlandiya, Fransa, İzlanda, Norveç ve İsviçre'de farklı şekillerde hayata geçirildi ve bir nevi uygulandı. Bu ülkelerde belirli dönemlerde devletin hangi çocukların sağlıklı, hangilerinin eksik olduğunu belirleme yetkisi olduğu ilan edildi. Bunlara burada girerek yüzlerce örnek vermek istemiyoruz. Çünkü hepsi temelde aynı mantığı paylaşıyordu: Belirli gruplar, belirli diğer grupların üreme aktivitelerine müdahale edebilmeli, böylece üstün insan türleri evrimleştirilebilmeliydi.

Öjeni, Bilimsel midir? Doğal mıdır?

Öjeninin ardında yatan Yapay Seçilim, elbette ki son derece bilimsel ve evrim üzerinde birebir etkili olan bir uygulamadır. Yani gerçekten de insanların gen haritaları çıkarılarak, en uyumlu genetik ürünlerin (yavruların), en azından belli başlı konularda istenen özelliklerin elde edilmesi sağlanabilir. Bu uygulama sürekli sürdürüldüğünde, nihayetinde atalarına göre istenen özellikler açısından (zihin, fiziksel kapasite, vs.) üstün bireyler elde edilebilecektir. Çünkü evrim bir doğa yasasıdır ve yöntemleri oldukça açıktır.

İnsan da, sıradan bir hayvan türü olduğu için, bütün doğa yasalarına, dolayısıyla da evrime tabidir. Yani insan popülasyonlarını da, tıpkı diğer hayvan ve bitki türleri gibi belirli yönlerde seçerek ve üremelerini kısıtlayarak istediğiniz özelliklere sahip insanlar elde etmeye çalışabilirsiniz.

Bu tip bir uğraşı etkileyen birkaç önemi nokta vardır: İlk olarak, insanı yapay olarak seçebilecek olan tek tür, yine insandır. Dolayısıyla bilim insanları ile deneklerin ömürleri birbirine hemen hemen eşittir. Bu da, çok uzun süreli uğraşlar demektir. Çünkü evrim, yavaş bir değişim yasasıdır. Bu yasayı uygulamak için de, çok uzun zamanlar gerekmektedir. Deneyi yapacak olan bilim insanlarının ömürleri, herhangi bir değişim gözlemeye yetmeyecektir. Dolayısıyla çok kontrollü ve muhtemelen devlet tarafından desteklenmesi gereken, uzun soluklu deneyler planlanmalıdır. Örneğin bir kuruma bu görev verilmeli, denekler için (insanlar) çok geniş bir habitat (mümkünse koca bir ada ya da dışarıyla bağlantısı kesilecek olan bir şehir) oluşturulmalı ve kurum, yüzyıllar, hatta bin yıllar boyunca bu deneyi sürdürmelidir. Bu kadar uzun bir süre boyunca devlete, özel sektöre, spesifik bir kuruma güvenmemiz mümkün müdür?

Burada bir diğer önemli nokta, genetik müdahalelerdir. Genetik biliminin ilerlemesi sayesinde bu süreçler belli oranlarda hızlandırılabilmektedir. Ancak yine de, bir hayvana (insan) genetik müdahalede bulunduğumuzda ne tip yan etkiler oluşturacağını öngörmek mümkün olmamaktadır. Dolayısıyla yukarıdaki paragraftaki gibi herhangi bir genetik müdahale olmayan bir deney, çok daha sağlıklı olacaktır.

Bu konuyu karmaşıklaştıran bir diğer meselese, öjeninin aslen hedef aldığı üst düzey bilişsel fonksiyonlarımız gibi özelliklerimizin tekil genlerle kontrol edilmiyor oluşudur. Dolayısıyla bu fonksiyonlar üzerine yapay seçilim uygulamak oldukça güçtür. Ancak sistemli bir çalışma bunu çok büyük ihtimalle mümkün kılabilir, türümüzün bir alt popülasyonunun, zeka ve biliş gibi açılardan daha karmaşık becerilere erişmesini sağlayabilirdi.

Öjeniye Gerçekten Gerek Var mı?

Esasında genetik biliminin varlığı, öjeni fikrini bir nevi anlamsızlaştırmaktadır. Çünkü öjeni gibi yavaş bir evrimsel değişimi insanlara yapay yollarla uygulamayı hedeflemektense, genetik bilimini geliştirerek istediğimiz değişimleri yaratabileceğimiz teknolojileri desteklemek çok daha kolay bir yöntem olacaktır. Çünkü genlere doğrudan müdahale edebildikten sonra, seçilimin iş görmesini beklemek anlamsız olacaktır.

Ancak şu anda genetikte her türlü müdahaleyi istediğimiz gibi yapamamaktayız (CRISPR-Cas yöntemi bu işi büyük oranda değiştirmiş olsa da). Gen düzenlemedeki en büyük sorunlardan birisi, genleri kapsamlı olarak değiştirmeye kalktığımızda elde ettiğimiz dengesiz yapılar. Dahası, tüm genlerin tam olarak ne işe yaradığını bilmiyor olmak, büyük riskleri beraberinde getiriyor. Yine de bu teknolojilerin geliştirilmesine çaba sarf etmek, öjeniyi kullanarak sonuç elde etmekten çok daha kolay olacaktır.

İnsanın Evrimine Yön Vermek "Doğal" mı?

Tabii ki, tüm bu tarafsız yaklaşımın karşısına koca bir engel çıkmaktadır: Etik (ahlak felsefesi). Başından beri bahsettiğimiz gibi, insan türünün biyolojik evrimi haricinde yadsınamaz bir de kültürel evrimi bulunmaktadır. Dolayısıyla, sadece biyolojik yapımız üzerine eğilmek, türümüzü biraz hafife almak, biraz da eksik analiz etmek olacaktır.

Kültürel yapımız içerisinde geliştirdiğimiz bazı evrensel normlar, bize bazı net yasalar kazandırmaktadır. Örneğin, insan üzerinde deney yapabilecek kadar bilimsel gelişmişliğe sahip ülkelerin hemen hepsinde insanlar üzerinde deney yapılması yasaktır veya kısıtlandırılmıştır. Ancak diyelim ki bu yasaların "gereksiz" olduğu kanaatine vardık ve öjeniye izin verdik. İnsanların kendi evrimlerine yön vermesini doğal bir müdahale olarak görebilir miyiz?

Tüm Reklamları Kapat

Bu, iki uçlu bir mızraktır. Bir bakış açısına göre bu doğal olabilir. Bir diğerine göre ise kesinlikle doğal değildir:

Bir takım bilim insanları bu tip görüşleri sapkınlık olarak değerlendirir ve kesinlikle kabul etmezler. Dayandıkları nokta, bu tip kavramların doğada asla görülmemesidir. Hiçbir hayvan, kendi türünün hayatta kalma veya üreme mücadelesini engelleyemez ya da destekleyemez. Doğada bu süreçler normal ve "sakin" bir şekilde işler, gider.

Bir diğer grup bilim insanına göre ise bu gayet doğal bir düşüncedir (bu, uygulanması gereklidir demekle aynı şey değildir; sadece doğal bir düşünce olduğu belirtilmektedir). Çünkü insan da bir tür hayvandır ve ne olursa olsun, evrimleşen organı zeka olduğu için, bu zekadan doğan her türlü ürün de doğal sayılmalıdır. Doğa, sonuçlarını bilerek adım atmamaktadır. Tamamen rastlantısal olarak, belirli parametrelere bağlı olarak ilerler. Canlılar da, bu doğa koşullarına göre evrim geçirirler. İnsan da evrimini bu yönde geçirmiş olan bir hayvan türüdür.

Biz, Evrim Ağacı olarak bu iki görüşü birleştirmekten yanayız:

Tüm Reklamları Kapat

Evet, öjeni, doğal bir olgudur, insan zihninin basit bir ürünüdür. Ancak aynı şekilde, ahlak yargıları ve etik de insan aklının diğer ürünleridir. Dolayısıyla bunlar arasında bir denge aranmalıdır. İnsan, her ne kadar bilimsel olarak öjeni ile "üstün ırk"a, yani "şu andakine nazaran belirli kişi ve grupların daha çok arzuladığı özellikleri daha çok sergileyen insanlara" ulaşabilecek olsa da, herhangi bir insanın diğerine genel (doğuştan gelen ve evrensel) bir üstünlüğü bulunmadığı için, hiçbir insanın diğerinin üreme aktivitesini kısıtlandırma yetkisi de bulunmamaktadır. Devlet, insanların üzerinde olan bir kurum değil, insanlara hizmet etmek için var olan bir uşaktır. Dolayısıyla hiçbir zaman devlete, üreme faaliyetlerinin, en azından öjenik açıdan denetimi verilemez. Devlet, kimi durumda (bkz: Çin) üreme kısıtlaması getirebilir ya da üremeyi teşvik edebilir (bkz: İsveç). Ancak bu illa uygulanacaksa (ki bu ülkelerin sebepleri anlaşılırdır), tüm vatandaşlara eşit olarak uygulanmalıdır ve hiçbir ayrım gözetilmemelidir. Öjeni, günümüzde etkisini kaybetmiş ve ırkçılık ile karışmış bir sahte-bilim türü olarak görülmektedir.

Çok büyük bir ihtimalle insanın sonu, herhangi bir doğa olayından değil, kendi kendini yok etmesi şeklinde olacaktır (doğa olayı sebebiyle olsa da, bu olaydan insanlar sorumlu olması muhtemeldir). Bu sebeple, insanların bir an önce o çok övündükleri "zekalarını" kullanmaya başlayıp, birbirleriyle boğuşmak ve üstünlük sağlamak yerine, ortak "düşmanımız" olan hastalıklara, gök cisimlerine, vb. olgulara karşı bilimi geliştirmeli ve güçlendirmelidirler. İnsan, Evren'in çok küçük bir kısmını görebilmekte, kendi doğasını henüz yeni keşfetmeye başlamaktadır. Buna rağmen birbirine olan üstünlük savaşı binlerce yıllık bir geçmişe sahiptir. 

Unutmamalıyız ki, muhtemel ve istatistiki olarak yakın bir gelecekte (birkaç bin ya da on bin yıl içerisinde) Dünya'ya çarpacak bir göktaşı, bütün insan türünü ortadan kaldırabilecektir. O zaman, bu tip genetik üstünlüklerin veya ülkeler arası savaşların hiçbir anlamı kalmayacaktır. Sık sık tekrar ettiğimiz gibi: 65 milyon yıl önce Dünya'nın hakimi dinozorları haritadan silen göktaşı 10 km. çapındadır. Günümüzdeki teknoloji ile, elimizdeki tüm nükleer silahları da seferber etsek, bu göktaşını bırakın yörüngesinden çıkarmayı, üzerinden işe yarar bir parça koparmamız bile olanaksız olarak değerlendirilmektedir. Bu sebeple aklımızı başımıza almakta fayda görüyoruz. "Üstün ırk" gibi farazi emelleri hedef koymaktansa, elimizde halihazırda bulunan zekamızı ve insani değerlerimizi kullanarak kendimizi geliştirmeliyiz. Çünkü şu anda bile, insanlık olarak esasında olabileceğimiz noktadan çok uzağız. Çünkü birbirimizi yemekle ve bu tip anlamsız ve işe yaramaz hayaller peşinde yüz yıllardır koşmaktayız. 

Bunları aşıp, bilimsel bir olgunluğa erişmenin vakti çoktan geçiyor.

Tüm Reklamları Kapat

İdeolojik Eğilimlerimiz Tercihtir, Gerçekler İse Değil!

İşte tüm bunlardan da görülebileceği gibi siyasi ideolojiler, bilimin verilerini, gerçeklerini ve teorilerini -normal olarak- kullanmakta ve kendi görüşlerini desteklemek için kullanmaktadırlar. Evrim Teorisi'ni kullanarak insan ahlakına aykırı, insan haklarına karşı gelen ideolojileri savunan insanları sebep göstererek bilimin gerçeklerine göz yummak veya onları karalamak akıl dışıdır. Önemli olan bu ideolojilerle (eğer gerek görülüyorsa) mücadele edilmesi veya mümkünse daha insani olacak şekilde düzeltilmesi, geliştirilmesi, değiştirilmesi veya tamamen terk edilmesidir. Bu ideolojilerin varlığından bilim sorumlu ya da suçlu değildir.

Sosyal Darwinizm'in kurucusu Charles Darwin olmadığı gibi, bu evrimsel ilkelerin insan topluluklarına da uygulanması gerektiği veya uygulanabileceği düşüncesi Charles Darwin'e ait değildir. Şayet öyle olsaydı bile bu durum, evrimin bir doğa yasası, Evrim Teorisi'nin bu doğa yasasını açıklayan bir bilim teorisi olduğu gerçeğini asla değiştirmezdi. Çünkü bilim yapanlar ile bu kişilerin bilim harici konulardaki görüşleri, bilimin çalışma metodolojilerinden bağımsızdır. Eğer ki bir bilim insanı bir teoriyi kendi şahsi ideolojilerini desteklemek için ileri sürecek olursa bu, diğer bilim insanları tarafından çok kısa sürede fark edilebilir ve o teori, Evrim Teorisi gibi gelmiş geçmiş en güçlü teorilerden biri olmanın yanına uzaktan bile yaklaşamadan yok olur gider. Çünkü bilimde, teorisyenlerin ideolojileri değil, ileri sürdükleri fikirler ve onu hangi yöntemlerle, ne şekilde, ne kadar güçlü destekleyebildiklerine bakılır. Bu bakımdan Evrim Teorisi, zamanın ve bilimin bütün testlerini net ve karşı konulamaz bir başarıyla geçmiş; çok güçlü bir teoridir. Tüm şahsi ideolojilerden bağımsızdır.

Sonuç

Kısacası, bilimsel bir teoriden yola çıkarak geliştirilmiş politik veya sosyolojik sistemlerin ahlaki arka planından, o bilimsel teori ve kurucuları/geliştiricileri sorumlu tutulamaz. Atomun parçalanabileceğinin önce teorik olarak keşfi, sonrasında pratik olarak hayata geçirilmesi, blimin müthiş başarılarından birisidir. Ancak bu gerçeğin nasıl kullanılacağı insanın kendi bileceği iştir; kendi ahlakına, geçmişine, insanlık algısına, niyetlerine bağlıdır. Atomun parçalanmasını kullananan kimi insanlar milyonlarca insanın hayatını kurtaran ve halen kurtarmakta olan radyoloji ve radyografi gibi teknolojileri mümkün kılmıştır; bazı diğerleri daha da derinlere inerek kozmosun sırlarını açığa çıkarmayı başarmıştır. Ancak aynı yalın gerçeği, atomun parçalanabilir olduğu gerçeğini kullanan bazı diğer insanlar, birkaç saniye içerisinde yüz binlerce veya milyonlarca insanı haritadan silebilecek silahlar geliştirmişlerdir. İki uygulama da, atomun parçalanabilir olduğu gerçeğini değiştirmemektedir. Bilimin işi bu gerçeği bulmak ve insanlığa sunmaktır. Ondan nasıl istifade edileceği, insanlığın geleceğini şekillendirecek olan karardır. Bunun sonuçlarından asla bilim sorumlu tutulamaz. Dolayısıyla herhangi bir siyasi ideolojiden ötürü Evrim Teorisi asla kınanamaz, sorumlu tutulamaz, küçümsenemez, hor görülemez veya buna dayanarak bilimsel gerçekliğine ve gücüne yönelik argümanlar geliştirilemez.

Bu konularla ilgili buradaki, buradaki, buradaki ve buradaki yazılarımızı okumanızı tavsiye ederiz.

Alıntı Yap
Okundu Olarak İşaretle
59
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Bize Ulaş
Yukarı Zıpla

İçeriklerimizin bilimsel gerçekleri doğru bir şekilde yansıtması için en üst düzey çabayı gösteriyoruz. Gözünüze doğru gelmeyen bir şey varsa, mümkünse güvenilir kaynaklarınızla birlikte bize ulaşın!

Bu içeriğimizle ilgili bir sorunuz mu var? Buraya tıklayarak sorabilirsiniz.

Soru & Cevap Platformuna Git
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 48
  • Muhteşem! 15
  • Bilim Budur! 7
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 7
  • Merak Uyandırıcı! 6
  • Umut Verici! 5
  • Güldürdü 3
  • Korkutucu! 3
  • İnanılmaz 1
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 08/12/2022 00:01:41 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/5520

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Tüm Reklamları Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Doğa Yasası
Sosyal
Müzik
Sahte
Cinsiyet
Yanlış
Biyokimya
Wuhan Koronavirüsü
Astronomi
Evrimsel Biyoloji
Çeşitlilik
Manyetik
Su Ayısı
Karanlık Madde
Obezite
Kimya Tarihi
Lgbt
Tedavi
Avcı
Göğüs Hastalığı
Doğru
Savunma
Önlem
Nasa
Atmosfer
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Bu platformda cevap veya yorum sistemi bulunmamaktadır. Dolayısıyla aklınızdan geçenlerin, tespit edilebilir kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000
Alıntı Yap
Evrim Ağacı Formatı
APA7
MLA9
Chicago
Ç. M. Bakırcı. Evrim ve İdeoloji: Sosyal Darwinizm Nedir? Öjeni Nedir?. (24 Nisan 2013). Alındığı Tarih: 8 Aralık 2022. Alındığı Yer: https://evrimagaci.org/s/5520
Bakırcı, Ç. M. (2013, April 24). Evrim ve İdeoloji: Sosyal Darwinizm Nedir? Öjeni Nedir?. Evrim Ağacı. Retrieved December 08, 2022. from https://evrimagaci.org/s/5520
Ç. M. Bakırcı. “Evrim ve İdeoloji: Sosyal Darwinizm Nedir? Öjeni Nedir?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, 24 Apr. 2013, https://evrimagaci.org/s/5520.
Bakırcı, Çağrı Mert. “Evrim ve İdeoloji: Sosyal Darwinizm Nedir? Öjeni Nedir?.” Edited by Çağrı Mert Bakırcı. Evrim Ağacı, April 24, 2013. https://evrimagaci.org/s/5520.

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'ndaki reklamları, bütçenize uygun bir şekilde, kendi seçtiğiniz bir süre boyunca kapatabilirsiniz. Tek yapmanız gereken, kaç ay boyunca kapatmak istediğinizi aşağıdaki kutuya girip tek seferlik ödemenizi tamamlamak:

10₺/ay
x
ay
= 30
3 Aylık Reklamsız Deneyimi Başlat
Evrim Ağacı'nda ücretsiz üyelik oluşturan ve sitemizi üye girişi yaparak kullanan kullanıcılarımızdaki reklamların %50 daha az olduğunu, Kreosus/Patreon/YouTube destekçilerimizinse sitemizi tamamen reklamsız kullanabildiğini biliyor muydunuz? Size uygun seçeneği aşağıdan seçebilirsiniz:
Evrim Ağacı Destekçilerine Katıl
Zaten Kreosus/Patreon/Youtube Destekçisiyim
Reklamsız Deneyim
Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve en iyi cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Aşağıdaki "Soru" kutusunu sadece soru sormak için kullanınız. Bu kutuya soru formatında olmayan hiçbir cümle girmeyiniz. Sorunuzla ilgili ek bilgiler vermek isterseniz, "Açıklama" kısmına girebilirsiniz. Soru kısmının soru cümlesi haricindeki kullanımları sorunuzun silinmesine ve UP kaybetmenize neden olabilir.
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.