Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Okan Alver'in cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Tüm Reklamları Kapat

Zenon'un Ok Paradoksu (Hareketin İmkansızlığı Üzerine)

7 dakika
600
Zenon'un Ok Paradoksu (Hareketin İmkansızlığı Üzerine)
  • Blog Yazısı
Blog Yazısı
Tüm Reklamları Kapat

Bir okçu farz edelim. Bu okçu, elinde bir ok ile yay tutsun. Yayı gererekten oku iki yüz metre ötedeki bir ağaca atıp saplasın ve ok, yaydan çıktıktan sonra beş saniye içerisinde hedefini (ağacı) bulmuş olsun. Bu durumda ok hareket etmiş midir? İlk bakışta bu soru oldukça saçma gözükebilir çünkü zaten, anlatımda, okun yaydan ağaca doğru hareket ettiğini belirtiyoruz. Ama ‘biz’ belirtiyoruz.

Dilerseniz okun hareket edip etmediğini ‘hareket’ kavramının tanımından yola çıkaraktan anlamaya çalışalım. ‘Hareket, bir cismin sabit bir noktaya göre yerinin zamana karşı değişimidir’, bu ‘hareket’ kavramının tanımıdır. Şimdi de bu tanım ile örneğimizi bağdaştırmaya çalışalım. Öncelikle örneğimizde bir hareketten bahsedebilmek için bir cisme ve bir de sabit bir noktaya ihtiyacımız vardır. Örneğimizde her ikisini de bulmak mümkündür; cismimiz ok, sabit noktamız ise ağaçtır. Hareketin mümkün olabilmesi için geriye kalan, cismin zamana karşı değişimidir. Cismin değişim miktarının iki yüz metre olduğunu ve bu değişimin de beş saniye içerisinde gerçekleştiğini biliyoruz. Böylelikle bakıldığı vakit örneğimiz, ‘hareket’ kavramının tanımını karşılamış oluyor ve bu sayede de örneğimizdeki cismin yani okun hareket ettiğini söyleyebiliriz...miyiz? Evet, ‘biz’ söyleyebiliriz çünkü zamanın değişim miktarını aklımızda tutabiliyoruz. Bu da ne demek oluyor diye soruyor olabilirsiniz.

Hepimiz şimdide yaşarız. Hepimizden kastım bütün varlıklardır. Şu an önümde bir saat var, bu saate ‘var’ dememdeki sebep, şu anda var olmasıdır. Cisimler, geçmişte de var olabilirler. Mesela şu an önümde duran saat bundan on dakika önce de vardı, on gün önce de vardı, bir yıl önce de vardı ama bu saatin ‘var’ olduğunu söylemek istiyorsam saatin şu anki durumunu değerlendirmek zorundayım. Eğer ki saat bundan bir yıl önce bozulmuş, işlevliliğini yitirmiş ve atılmış olsaydı o halde o saat için ‘vardı’ demem gerekirdi. Bir cismin varlığı şu anki durumuna göre değerlendirilir. Bunun çok derin bir felsefi düşünce olduğunu düşünmeyin, söylediklerim kanımca anlaşılması gayet kolay şeylerdir. Öyleyse bunları neden anlatıyorsun diye soracak olursanız, bunları anlatmamın sebebi az sonra anlatacaklarıma temel oluşturacak olmasıdır.

Tüm Reklamları Kapat

Bu yazıyı okuyan herkesin şimdide yaşadığı, şimdide var olduğu konusunda hemfikir olduğumuzu düşünüyorum. Peki geçmiş nedir? Örnekteki ok, ağaca saplandığında bu okun beş saniye önce yaydan çıktığını nereden biliyoruz? Açıkçası bunu bilmek çok da zor bir şey değildir. Ok tam yaydan çıkarken kronometreyi başlatırız ve tam ağaca saplandığı anda da kronometreyi durdururuz ve böylelikle arada geçen zamanı hesaplayabiliriz. Örneğimizde, ok ağaca saplandığı vakit kronometremizde ‘5’ sayısını göreceğiz. Peki bu ‘5’ sayısı ne anlama geliyor? Sonuçta ‘5’ kronometremizde gördüğümüz bir sembolden ibarettir ve bize geçmişi gösteremez, yalnızca okun beş saniye önce yayda bulunduğunu 'hatırlamamıza' yardımcı olur. Geçmiş dediğimiz şey yalnızca bir hatıradır. Ben şu anda masamın başından kalkıp mutfağa doğru gidersem hareket ettiğimi düşünürüm bunu düşünmemdeki sebep, belli bir vakit önce masamın başında olduğumu hatırlamamdır. Az önce masamın başındaydım, şu anda ise mutfaktayım bundan mütevellit hareket etmiş olmam gerekir. Demek istediğim, geçmişte olmuş bir olayı tekrardan görmemiz veya yaşamamız imkansızdır (eğer ki ışıktan daha hızlı gidemiyorsak). Olmuş bir olayı kameraya alsak bile kamerada görmüş olduğumuz, olmuş bir olaydan çıkan ışığın bir kısmının yakalanıp tekrardan oynatılmasıdır, ancak yine de geçmiş bir olayı yüzde yüz kesinlikle az önce kendi perspektifimizden gördüğümüz şekliyle tekrardan göremeyiz, kamera da ışık yoluyla bize geçmişi hatırlatmaya yarayan bir araçtır yalnızca. Yani ‘geçmiş’ denilen şey hatırlama kabiliyetine sahip varlıklara özgüdür. ‘Ok hareket etti’ dememizdeki sebep, okun az önce yayda olduğunu hatırlamamızdan kaynaklıdır.

Peki bir ok geçmişi hatırlayabilir veya deneyimleyebilir mi? Her cismin şu anda var olduğunu daha öncesinde belirtmiştik ve geçmiş denilen şeyin de sadece hatırlama kabiliyetine sahip olanlar nezlinde var olduğunu söylemiştik. Ok yayda bulunurken durağandır çünkü tam olarak kendi boyutunda bir yer kaplayan bir cisim durağandır. Ok, yaydan çıktıktan sonra bir devinim kazanır ancak ok yaydan çıktıktan hemen sonra olayı bir video misali durdurursak, okun yine kendi hacminde bir yer kapladığını ve sabit olduğunu fark ederiz. Ok, yolun yarısındayken videoyu tekrardan durdurursak okun yine kendi hacminde bir yer kapladığını ve sabit olduğunu görürüz. En sonunda ok ağaca saplandığı vakit de kendi hacminde bir yer kaplıyor ve durağan halde oluyor olacaktır. Yani ok, olay sırasında sürekli bir şekilde duracaktır. Fark ettiyseniz burada olayı tekrardan kendi perspektifimizden değerlendirdik ve olayı, olaydan bağımsız bir şekilde dışarıdan incelemiş olduk.

Şimdi de isterseniz çıtayı yükseltelim ve kendimizi ok yerine koyalım. Kendimizi ok yerine koyabilmemiz için ilk olarak kendimizi insani özelliklerimizden sıyırmalıyız. Unutmayın geçmiş, yalnızca geçmişi hatırlayanlar için vardır. Tam şu anda bir ok olarak yaydasınız ve sabitsiniz, okçu yayı geriyor ve oku yani sizi fırlatıyor, tam bu anda siz, ok olarak ileri gitmiş olursunuz...mu acaba? Hayır, ileri gitmiş olmazsınız çünkü ileri gitmiş olabilmeniz için bir vakit bulunduğunuz konumdan daha geride olmanız gerekir. 'Zaten az önce daha gerideydim' diyebilirsiniz ve haklısınız da, ancak ileri gittiğiniz vakit az önce gerideydim diyebilmeniz için bir 'hatır'a yani hatırlama kabiliyetine sahip olmanız gerekir ancak unutmayın siz bir oksunuz ve hatırlama kabiliyetine sahip değilsiniz. O yüzden siz hiçbir zaman geride değildiniz çünkü geride bulunmak, şu ana kıyasla geçmişte yaşanmış bir şeydir ve geçmiş de yalnızca geçmişi hatırlayanlara özgüdür. Dolayısıyla bir ok için geri diye bir şey yoktur, geri diye bir şey yok ise haliyle ileri diye de bir şey yoktur.

Böylelikle bir ok olarak ileri gitmenin imkansız olduğunu belirtmiş olduk. Yaydan çıktıktan sonra (ki bunu bir ok olarak söylemek oldukça mantıksızdır çünkü ‘sonra’ olabilmesi için ‘önce’ olması gerekir) sadece şimdiyi yaşarsınız, sürekli bir biçimde her an anlamını yitiren şimdiye hapsolursunuz. Ağaca doğru giderken ileri veya geri gitmiş olmazsınız, sürekli olarak 'şimdi'de durmuş olursunuz. Peki duraraktan nasıl ağaca varılabilir diye sorarsanız, bu saçma bir soru olur çünkü bir yere varmak için bir hareket gerekir A noktasından B noktasına varabilmek için ortada bir hareket olmalıdır (A ve B noktalarının farklı konumlarda olduğunu varsayarsak).Cisimlerin kendi içlerinde hareket edemediklerini daha öncesinde belirtmiştik, peki eğer ki A noktasından B noktasına gidemiyorsak ağaca nasıl varacağız? Eğer ki bir yere varmak imkansızsa o zaman bir yerde sabit bir şekilde durmalıyız, peki eğer ki her yerde sürekli olarak duruyorsak tam olarak hangi noktada durduğumuzu söyleyebilir miyiz? Bu tarz sorular şu ana kadar yaptığımız çıkarımlardan geriye havada kalan sorulardır. Unutmayın, hareket imkansızdır derken insanın veya hatırlama kabiliyetine sahip olan herhangi bir varlığın düzenekte olmadığı bir sistemdeki hareketin imkansızlığından bahsediyoruz. Ancak sisteme insan gibi hatırlama kabiliyetine sahip olan bir varlık girdiğinde işin içine; önce, sonra, ileri, geri gibi kavramlar girer ve o zaman hareket mümkün hale gelir.

Tüm Reklamları Kapat

Bu yazıda, Zenon’un ok paradoksunu kendi yorumumu kataraktan irdeledim ve Zenon ile hocası Parmenides’ten taraf tutaraktan hareketin bir noktada imkansız olabileceğini açıklamaya çalıştım. Unutmamak gerekir ki Zenon büyük oranda hocası Parmenides tarafından etkilenmiştir ve Zenon’un oluşturduğu paradokslar bir bakımdan Parmenides’i haklı çıkarmayı yani her şeyin, en azından metafiziksel (gördüğümüz, hissettiğimiz fiziksel gerçekliğin ötesi) alemde; ebedi, değişmez, bozulmaz ve sabit yani ‘hareketsiz’ olduğu savını desteklemeyi amaçlamıştır. Parmenides, fiziksel alemin ötesinde fiziksel maddeye bağlı olmayan bir gerçekliğin, en azından insanların algılarına ters bir varoluşun var olduğunu belirtmiştir ve eğer ki metafiziksel evrende zaman yoksa hareketinde olamayacağı yani her şeyin sabit kalacağı en azından Parmenides’in metafiziksel gerçeklik hakkındaki görüşlerini kabul ettiğimizde kulağa hiç de mantıksız gelmez.

Peki eğer ki hareket ve zamanın olmadığı metafiziksel bir 'üst' gerçeklik varsa be bizler insanlar olarak bu 'üst' gerçekliği algılayamıyorsak, bizlerin algılayamamış olması, ‘üst’ gerçekliğin olmadığı anlamına gelir mi? Veya biz insanların, 'üst' gerçekliğin bir yansıması içerisinde yaşamadığımızı kanıtlayabilir miyiz? Ya elimiz kolumuz bağlı bir mağarada oturuyorsak ve yalnızca önümüzdeki gölgeleri görebiliyorsak ve asıl gerçekliğin arkada olup bittiğini bilmiyorsak ve tek gerçekliğin önümüze düşen gölgeler içerisine hapsolmuş olduğunun da farkında değilsek? Platon der ki; biz insanların, en azından filozofların görevi bu üst gerçekliğin farkına varmaktır peki sizce böyle bir şey mümkün müdür?

Sinan Ertaş 01.09.2022

Okundu Olarak İşaretle
5
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Raporla
Mantık Hatası Bildir
Yukarı Zıpla
Bu Blog Yazısı Sana Ne Hissettirdi?
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 1
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 14/03/2026 16:36:36 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/12351

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Geçmiş ve Notlar
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
İşaretle
Göz Attım
Site Ayarları

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.

[Site ayalarına git...]
Bu Yazıdaki Hareketleri
Daha Fazla göster
Tüm Okuma Geçmişin
Daha Fazla göster
0/10000
Kaydet
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Gerçek güçlüdür ve galip gelir."
Sojourner
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)