Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
1,000 ATP Ödüllü Soru: “İnsanların başkalarını mutlu etmeye çalışması evrimsel açıdan gerçekten faydalı bir davranış mıdır, yoksa günümüz toplumunun yarattığı bir alışkanlık mıdır? Hemen cevapla! 500 ATP Ödüllü Soru: Son yıllarda neden bazı dizilerin ve özellikle filmlerin devamı veya o evrenin farklı bir zamanını anlatan olaylar çekiliyor? Hemen cevapla! Hatice Kutbay'ın cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Tüm Reklamları Kapat

Ölüm Korkusu Üzerine

6 dakika
17
Ölüm Korkusu Üzerine
  • Blog Yazısı
Blog Yazısı
Tüm Reklamları Kapat

Ölümden korkar mısınız? Ben korkmam. Çünkü ölümü bilirim. Ölümün ne olduğundan ziyade ne olmadığını bilirim. Ölüm korkusu, ölümün ne olduğunun anlaşılmamasından, daha doğrusu ne olduğunun anlaşıldığının sanılmasından kaynaklanır.

Ölümden korkmak ne demektir? Bunu anlamak için ilk olarak korkunun ne olduğunu anlamaya çalışalım. İşe "korku" kavramının ne olduğunu tanımlayarak başlayalım. "Korku" kavramının tanımı; "tehlike, tehdit veya acı karşısında uyanan yoğun, rahatsız edici duygusal ve fizyolojik tepki" şeklindedir. Yani korku; bir deneyimin, deneyimi deneyimleyen kişide uyandırdığı olumsuz diyebileceğimiz, rahatsızlık verici yoğun tepkilerdir. Bu tanımdan yola çıkaraktan şunu söyleyebiliriz ki ortada bir korkunun olabilmesi için; korkuya sebebiyet verecek bir etkiye, etkiye karşı verilen bir tepkiye ve tepkinin olabilmesi için etkiyi hissedip tepki verecek bir özneye ihtiyaç vardır. Korku denilen şeyi ortaya çıkaran bu üç faktörden birisi bile olmazsa ortada herhangi bir korkudan bahsetmek hâliyle mümkün olmaz. Etki olmadığı vakit, tepki de olmaz, özne olmadığı vakit gene tepki olmaz. Bir şeyden korkabilmek için, yaşadığımız deneyimin bizde rahatsız edici bir tepkiye dönüşmesi gerekir ve bunun için de hem bir etkiye hem de bu etkiyi deneyimleyebilecek bir özneye ihtiyaç vardır.

Bir şeyden korkabilmek için yani deneyimlenen olumsuz, rahatsız edici bir deneyime tepki verebilmek için, o deneyimi hâliyle daha öncesinde deneyimlemiş olmamız gerekir. Bir kimsenin köpeklerden korkabilmesi için daha öncesinde en az bir köpekle karşılaşmış olması gerekir, bir kimsenin yüksekten korkabilmesi için daha öncesinde yüksek bir yerde bulunmuş olması gerekir. Bir kimse daha öncesinde uçağa binmemiş olmasına rağmen yine de uçaklardan korktuğunu söyleyebilir. Bunun nedeni, kişinin uçakta olmanın neye benzeyeceğini, kendisini nasıl hissettireceğini tahmin edebilmesidir. Sonuçta daha öncesinde uçağa binmemesine rağmen uçaktan korkan bir kimse, uçakların yerden birkaç bin metre yukarıdan gittiğini bilir ve bu kişi eğer ki yüksekten korkuyorsa hâliyle uçağa binmenin de nasıl bir şey olduğunu kestirebilir ve bu, o kimse için uçaklardan korkmaya yeter. İster daha öncesinde deneyimlenen bir şeyden doğan bir korku olsun, ister daha öncesinde deneyimlenmemiş ancak deneyimlemenin nasıl bir his yaratacağını tahmin etmekten doğan bir korku olsun, günün sonunda korkulan şey bir deneyim ve bu deneyimin kişinin üzerinde yaratacağı etkiye karşı verilecek olan tepkidir.

Tüm Reklamları Kapat

Peki ya "ölüm" dediğimiz şey, nasıl bir deneyimdir? Ölümü deneyimlemek neye benzer? Ölümü deneyimlemek en başta mümkün müdür? Cevap: Hayır.

Ölüm, deneyimin bittiği yerdir. Ölmek demek; her türlü deneyimin, hissiyatın, farkındalığın ve bilincin ortadan kalkması demektir. Ölüm deneyimi, herhangi bir şeye benzemez çünkü en temelde ölüm deneyimi diye bir şey yoktur, ölümü deneyimlemek mümkün değildir. Eğer ki herhangi bir yolla bir deneyim sahibiyseniz, bu, henüz ölmediğiniz anlamına gelir. Ölüm, farkındalığın sona ermesi anlamına gelir. Farkındalık sona erdiği vakit, farkındalığın sona erdiğinin farkına varmak dahi mümkün olmayacaktır. Bu durumu kısmen Alzheimer hastalarının yaşadıklarına benzetebiliriz. Alzheimer hastaları, unuturlar ama sadece unutmuzlar, unuttuklarını dahi unuturlar. Birisiyle muhabbet ederken bir şey söyleyeceksinizdir ama söyleyeceğini şeyi unutursunuz ancak bir şeyi unuttuğunuzun farkındasınızdır ve bu sayede unuttuğunuz şeyi hatırlamaya çalışırsınız. Farz edin ki konuşma esnasında aklınızda olan bir şeyi söylemeyi unutuyorsunuz ama daha sonrasında sadece unuttuğunuz şeyi değil bir şeyi unuttuğunuzu da unutuyorsunuz, bu durumda "unutulan şey" sizin nezdinizde unutulmamıştır çünkü o şeyin unutulmuş olduğunu bilebilmeniz için bir şeyi unuttuğunuzun farkında olmanız gerekir, bu farkındalık olmadığı vakit, unuttuğunuzu da unutursunuz ve bu yüzden kendi nezdinizde aslında hiçbir şeyi "unutmamış" olursunuz. Farkındalığın ortadan kalkması da buna benzer, farkındalığınız üçüncü bir şahıs nezdinde ortadan kalkmış olur ancak kendi nezdinizde bunu söylemek mümkün değildir çünkü farkındalığınızı yitirdiğinizde farkındalığınızı yitirdiğinizin bile farkında olmayacaksınız, mantıksal olarak siz, hiçbir zaman kendi nezdinizde farkındalığınızı kaybetmeyeceksiniz çünkü birinci şahıs nezdinde farkındalığın kaybedilmesi demek, kaybedilen farkındalığın da farkındalığının kaybedilmesi demektir, aynı unuttuğunu unutmakta olduğu gibi.

Farkındalığın ortadan kalkması, deneyimin de ortadan kalkması demektir, çünkü bir deneyimin deneyimlenebilmesi için farkındalık ya da bilinç sahibi diyebileceğimiz bir özneye ihtiyaç vardır. Ölüm demek farkındalığın sona ermesi demekse ve farkındalığın sona ermesi de deneyimin sona ermesi demekse, bu, ölümü deneyimlemenin mümkün olmadığı anlamına gelir, keza ölüm, deneyimin kendisinin son bulması demektir. Eğer ki farkındalığın ve farkındalığın sona ermesi sonucu olarak deneyimin kendisinin sona ermesi dolayısıyla ölümü deneyimlemek ve böylelikle ölümden korkmak mümkün değilse, ölüm korkusu denilen şey ne? Ölüm korkusu denilen şey, ölüme atfedilen ve ölümle ilişkilendirilmeye çalışılan deneyimlerden duyulan korkudur.

Ölümü kimi boşlukla, kimi karanlıkla, kimi yalnızlıkla, kimi ıssızlıkla, kimi de acı çekmeyle ilişkilendirir ve insanlar bu deneyimlerden korktukları için ve ölümü de bu deneyimlerle bağdaştırdıkları için, ölümden korkarlar. Halbuki insanların ölüm ile ilişkilendirdikleri bütün bu deneyimler ve bu deneyimlerden doğan korkular, yazının başında da bahsettiğim üzere bir etki, tepki, özne zincirini zorunlu kılar. Daha öncesinde karanlıkta kalmışsınızdır ve bu karanlık deneyimini olumsuz, rahatsız edici denilebilecek bir şekilde algılamışsınızdır ve bu algınıza yönelik bir "korku" tepkisi geliştirmişsinizdir ve bu yüzden karanlıktan korkuyorsunuzdur ve ölümü de karanlık ile ilişkilendirdiğiniz vakit daha öncesinde ölümü deneyimlememiş olmanıza rağmen ölümün nasıl bir şey olduğunu tahmin etmeye çalışaraktan ölümden korkarsınız. Aynısı; boşluk, ıssızlık, yalnızlık, acı ve ölüm ile ilişkilendirilen her türlü, bir özneyi zorunlu kılan deneyim için geçerlidir. Özne, farkındalık sahibi olandır. Öznenin farkındalığını yitirmesi demek öznenin kendisini yitirmesi demektir. Deneyimler ve deneyimlere karşı verilen tepkiler ancak deneyimi deneyimleyebilecek ve deneyimlenen deneyime yönelik tepki verecek farkındalık sahibi bir özne ile mümkün olur ve ortada deneyimi deneyimleyecek farkındalık sahibi bir özne yok ise, ortada deneyim diye bir şey de yoktur, deneyim yoksa deneyime verilecek bir tepki de yoktur, dolayısıyla korkulacak bir şey de yoktur.

Tüm Reklamları Kapat

Bazıları ölümü deneyiminden korkmaktan ziyade ölüm dolayısıyla deneyimin bitmesinden korkarlar. Fakat deneyimin bitmesinden korkabilmek için deneyimin bittiğinin farkında olmak gerekir ama eğer ki ölüm ile birlikte farkındalık da ortadan kalkıyorsa, deneyimin sonlandığının farkına varılamayacağından ötürü bundan korkulamaz da. Ölüm, ölenin kendi nezdinde mümkün değildir. Aslında bir bakımdan ölümsüzsünüz çünkü kendi nezdinizde hiçbir zaman ölemeyeceksiniz. Bir deneyimi yaşayabilmeniz için farkındalığa ihtiyaç duyarsınız, farkına varamadığınız bir deneyim sizin nezdinizde yoktur. Ölüm tanımı gereği her türlü bilincin, algının ve farkındalığın sona ermesidir. Farkındalık yoksa deneyim yoktur, deneyim yoksa ölüm deneyimi de yoktur, ölüm deneyimi yoksa ölüm korkusu da yoktur.

Bir kişi kendi ölümünü deneyimleyemez ve üçüncü bir şahıs da ölen kişinin ölümünü deneyimleyemez, böylelikle ölümü hiç kimse deneyimleyemez, üçüncü şahıs olarak yalnızca ölümün varlığını gözlemleyebiliriz.

Farkındalık yoksa deneyim de yoktur, deneyim yoksa gerçeklik adını verdiğimiz deneyim de yoktur. Bir kişi için "gerçeklik deneyimi" o kişinin algıladığı, farkına vardığı deneyimlerin bütünüdür ve eğer ki ölüm ile birlikte bu farkındalık son buluyorsa, gerçeklik deneyimi de son bulur ancak kişi, gerçeklik deneyiminin sona erdiğinin ya da başka bir değişle öldüğünün, yok olduğunun farkına varamaz keza o kişi için farkındalık denilen şeyin kendisi ortadan kalkmıştır. Farkındalığın ortadan kalkmasıyla öznenin kendisi yitmiştir. Öznenin yitişi, etkiye verilecek olan korku tepkisinin yitişidir. Korku tepkisinin yitişi, ölüm korkusunun yitişidir.


Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Sinan Ertaş 30.03.2026


Okundu Olarak İşaretle
3
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Raporla
Mantık Hatası Bildir
Yukarı Zıpla
Bu Blog Yazısı Sana Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 04/04/2026 13:56:16 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22597

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Geçmiş ve Notlar
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
İşaretle
Göz Attım
Site Ayarları

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.

[Site ayalarına git...]
Bu Yazıdaki Hareketleri
Daha Fazla göster
Tüm Okuma Geçmişin
Daha Fazla göster
0/10000
Kaydet
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Bilgelik, vazgeçilmez olmadığınızı fark etmekle başlar."
Richard E. Byrd
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)