Zihnimizdeki her türlü deneyim, "farklılıklar"dan öte gelir. Kırmızı renk nedir? Kırmızı renk, kırmızı olmayan diğer bütün renklerin bir "değili"dir. Kırmızı rengi kırmızı renk yapan şey, o rengin; sarı, mavi, yeşil ya da siyah gibi "diğer" renkler olmayışıdır. Kırmızı renkte bir elmaya baktığınız vakit, gördüğünüz bu kırmızı elma adını verdiğiniz şey, beyninizin hiçbir yerinde kelimenin tam anlamıyla "kırmızı elma" şeklinde yoktur. Kırmızı bir elmaya baktığınızda "gördüğünüz" şey kırmız elma adını verdiğiniz cisme çarpan fotonların gözünüze ulaşması ve bu fotonların retinada elektrik sinyallerine dönüştürülerekten beynin görme merkezine iletilmesi ve iletilen bu elektrik sinyallerin görme merkezinde oluşturduğu nörolojik aktivitedir, daha doğrusu oluşan bu nörolojik aktivitenin sebebiyet verdiği "kırmızı elma" deneyimidir. Yani "kırmızı elma"nın varlığını, beyninizin bir parçası olan görme korteksindeki belli başlı nörolojik aktivitlere borçlusunuz. Gerçekten de kırmızı bir elmaya baktığınız vakit beyninizin görme korteksinde faaliyet gösteren nörolojik aktiviteleri bir beyin tarayıcısıyla gözlemlemek mümkündür. Ancak unutmayın ki gözlemlenilen şey yalnızca bir nörolojik aktivitedir. Beyninizin içi açılıp incelendiği vakit, ortada bildiğimiz anlamda kırmızı bir elma gözlemlenmez. Kırmızı elmayı kırmızı elma yapan şey, beyninizdeki bir takım nörolojik aktivite ise ve bu nörolojik aktivitenin hiçbir yerinde belli başlı elektrik sinyalleri dışında bildiğimiz anlamıyla kırmızı bir elma gözlemlenemiyorsa, ortada nasıl kırmızı bir elmanın varlığından söz edilebilir? Sorunun cevabı, belki ilginç gelebilir ama "farklılık"tır.
Kırmızı elma deneyimini kırmızı elma deneyimi yapan şey, nöral aktivitelerinizin "sarı" bir elma görme deneyimine sebebiyet veren spesifik bir nörolojik aktiviteden "farklı" bir nörolajik aktivitede bulunmasıdır. Algılanan her türlü deneyim, o deneyimin, o deneyimden farklı bir deneyimden "farklı" bir deneyim olmasına bağlıdır. Algılanan her şey, algınan şeylerin değilleri sayesinde algılanır. Kırmızı rengi kırmızı renk yapan şey, kırmızı olanın kırmızı olmayandan "farkı"dır. Beyninizin içerisindeki kırmızı elmanın algısına sebebiyet veren nörolojik aktivite, sarı elmaya sebebiyet veren nörolojik aktiviteden farklı olacaktır. Eğer ki aynı olsaydı iki elmanın da rengi aynı olurdu ve ortada sarı elma ve kırmızı elma diye bir şey olmazdı, elmaların ya ikisi de sarı ya ikisi de kırmızı ya da ikiside farklı bir şekilde adlandırılan ama aynı olan bir renge sahip olurdu. "Kırmızı elma"ya sebebiyet veren nörolojik aktivite incelendiği vakit beyinde "kırmızı elma" şeklini andıran bir nörolojik aktivite gözlemlenmez, gözlemlenen nörolojik aktivite, kırmızı elma deneyimi olmayan diğer her türlü deneyime sebebiyet veren nörolojik aktivitelerden "farklı" bir nörolojik aktiviteye sahip bir nörolojik aktivitedir. Bir "kırmızı elma"ya baktığınız vakit "kırmızı elma"yı kendisi olmayan diğer her şeyden bağımsız olarak var olan bir "kırmızı elma" olarak görmezsiniz, bir farklılık görürsünüz. "Kırmızı elma" deneyimine sebebiyet veren şey de bu farklılıktır. "Kırmızı elma"ya baktığınız vakit "kırmızı elma" ile birlikte "kırmızı elmanın değilleri" olan diğer şeyleri de görürsünüz ve kırmızı elmaya has olan deneyim, kırmızı elma adı verilen şeyin kırmızı elma olmayan diğer şeylerden olan farklılığından ortaya çıkar. Kırmızı elmaya baktığınız vakit kendisi olmayan diğer şeylere bakmayıp sadece kırmızı elma adı verilen şeye bakmazsınız, kırmızı elma olmayan diğer şeylere de bakarsınız ve "kırmızı elma" deneyimi "kırmızı elma olan" ve "kırmızı elma olmayanın" farklılığı olarak karşınıza çıkar.
Başparmağınıza baktığınız vakit görsel deneyimine sahip olduğunuz iki "farklı" şey olan "deri" ve "tırnak" adı verilen şeyler, beyninizdeki farklı nörolojik aktivitelerin birer sonucudur ve başparmağınıza baktığınız vakit zihninizde oluşan deri adını verdiğiniz görsel deneyime sebebiyet veren şey, deri adı verilen görsel deneyime sebebiyet veren nörolojik aktivitenin, tırnak adı verilen görsel deneyime sebebiyet veren nörolojik aktiviteden "farklı" bir nörolojik aktivite olmasından kaynaklanır ve aynısı tam tersi için de geçerlidir. Kırmızı bir elmaya baktığınız vakit beyninizde, bildiğimiz şekliyle kırmızı bir elma oluşmaz, oluşan şey, kırmızı elma olmayan bir şeyin deneyimine sebebiyet verecek olan nörolojik aktiviteden "farklı" olan spesifik bir nörolojik aktivitedir. Algılanan her türlü deneyimin algısı (ses, tat, görsel, his, düşünce) o deneyimin, o deneyimin değilleri olmamasındadan kaynaklanır.
Dışarıda bir kuşun ötmesinin algısı, beyninizdeki spesifik bir nörolojik aktivitenin sonucudur. Köpeğin havlaması veya kedinin miyavlaması da aynı şekilde spesifik nörolojik aktivitelerin birer sonucudur. Bir kuşun ötüşünü, beynimizle algılarız. Kulak, yalnızca kuşun ağzından çıkan seslerin toplanıp elektrik sinyallerine dönüştürülüp beyne iletilmesinden sorumlu bir aracıdır. Beynin işitmekten sorumlu kısmı eğer ki atıl durumda ise, ortada sağlıklı kulaklar olsa bile işitme eğlemi gerçekleşmez çünkü işitme eylemi diğer bütün deneyimler gibi beyindeki belli başlı nörolojik faaliyetler sonucunda gerçekleşir. Bir kuşun ötüşünü işittiğini iddia eden birisinin beyni açılıp, taranıp, incelendiği vakit beynin içerisinde öten veya ses çıkaran herhangi bir şeyle karşılaşılmaz. Beynin içerisinde, kişinin kuşun ötüşünü işittiğini gösteren tek şey, beynin işitmekten sorumlu kısmında gerçekleşen belli başlı nörolojik faaliyetlerdir ve bu faaliyet beyni dışarıdan inceleyen biri için ortaya bir ötüş veya ses çıkarmaz, ortada yalnızca bir takım elektrik sinyalleri gözlemlenir. Peki o halde ötüş dediğimiz şey nerededir? Ses, nerededir? Ortada ötüş veya ses yoktur, daha doğrusu vardır ama bildiğimiz anlamıyla değil. Ortada olan şey; kuş ötüş sesi dışında hiçbir başka sese sebebiyet veremeyecek olan sadece kuş sesi algısına sebebiyet veren ve kuş sesi olmayan "diğer" herhangi bir sese sebebiyet vermeyen spesifik bir nörolojik faaliyettir. Yani bir kimse kuş ötüş sesi duyduğunda beyninin işitmekten sorumlu olan kısmında herhangi bir şey ötmez veya ses çıkarmaz, olan şey, kişinin "kuş ötüş sesi" adını verdiği ve sadece adını verdiği bu deneyime tekabül eden ve "köpek havlaması sesi"ne veya "kedi miyavlaması sesi"ne tekabül etmeyen, herhangi bir "kuş ötüş sesi" adı verilen deneyimden "farklı" bir deneyime tekabül etmeyen, sadece "kuş ötüş sesi"ne tekabül eden ve bu deneyime ait olan ve bu deneyimin diğerleri olan deneyimlere ait olmayan, spesifik bir nörolojik aktivitedir. Ben karşımda bir insan "gördüğüm" vakit beynimde kelimenin tam anlamıyla bir insan belirmez. Beliren şey, insan olmayan şeylerin deneyimine sebebiyet verecek olan nörolojik faaliyetlerden "farklı" bir nörolojik faaliyettir. Gördüğüm şeyin "insan" adı verilen görsel deneyim olmasının sebebi, beynimdeki nörolojik faaliyetlerin "insan" adı verilen görsel deneyimden "farklı" bir görsel deneyime sebebiyet verecek olan nörolojik faaliyetlerden "farklı" bir nörolojik faaliyette bulunmasıdır. Algılanan her türlü "şey" (tat, görsel, ses, his, düşünce) algılanan şeyin algınan şeyden farklı olan bir şey olmayışından kaynaklanır. Yani her türlü algı, bir farka dayanır ve bir farkın ürünüdür. Bunun tek istisnası, bilincin, yani algılanan her şeyin algısıdır. Algılanan her şeyin dışında algılanacak herhangi bir şey olamayacağı için "bilinç"in yani algılanan şeylerin tümünün ne olduğunu algılamak, kendisinden farklı bir şey olmadığından ve olamayacağından ötürü mümkün değildir. "Bilinç" algılanan şeylerin tümü için kullanılan bir addır ve "bilinç"i yalnızca algılayabiliriz ama neliğini yani ne olduğununu bilebilmek, ortada kendisinden "farklı" bir şey olamayacağı için mümkün değildir.
Yukarıda açıklamaya çalıştıklarım, bir çukur kazmaya benzer. Düz bir arazide çukur kazmak isterseniz, aynı zamanda bir tümsek oluşturmak zorundasınızdır. Ortada bir çukurun olabilmesi için aynı zamanda bir tümsek, bir tümseğin olabilmesi için de aynı zamanda bir çukura ihtiyaç vardır. Çukur yoksa tümsek de olamaz, tümsek yoksa çukur da olamaz. Bu iki "farklı" şeyin varlığı (çukur ve tümsek) doğrudan birbirlerinin varlığına bağlıdır. Düz bir arazide bir çukur, asla tek başına var olamaz. Çukurun varlığı bir tümseği, tümseğin varlığı bir çukuru zorunlu kılar. Çukuru çukur yapan şey, tümseğin varlığıdır ve tümseği tümsek yapan şey de çukurun varlığıdır. Bir şeyin "değili" yoksa ya o şey de yoktur ya da o şey "her şey"dir. Bu anolojide çukur ve tümsek, tikel varlıkları temsil ederken çukurun ve tümseğin içerisinde bulunduğu yani tikellere ev sahipliği yapan arazi, tümeli temsil eder ve tümelin değili yoktur çünkü tikel yani değili olan çukur da tümsek de tümel olan arazinin içindedir ve araziyi arazinin dışında olan herhangi bir şeyle yani değiliyle karşılaştırmak mümkün değildir. O halde arazinin bir değili olmadığı için arazi ya yoktur ya da her şeydir. Eğer ki çukurun ve tümseğin varlıklarından bahsedebiliyorsak en azından "bir şey" vardır ve eğer ki "bir şey" varsa aynı zamanda "her şey"de olmak zorundadır çünkü "her şey", var olan şeylerin tümü anlamına gelir. En az "bir şey" var ise o "bir şey" var olan şeylerin tümü olacağı için o "bir şey"e "her şey" diyebiliriz ve eğer ki birden fazla şey var ise gene bu şeylerin tümümüne "her şey" diyebiliriz. Yani "her şey"in olabilmesi için en az bir şeye ihtiyaç vardır ve eğerki en az bir şeyin varlığından emin isek "her şey" vardır diyebiliriz. Anolojimizde eğer ki çukur ve tümsek denilen şeyler varsa ve var olan şeyler sadece bu ikisi ise bu, bir arazinin yani tümsek ve çukurun bir araya gelerekten oluşturduğu tümlüğün varlığını yani olan şeylerin tümü olan "her şey"in varlığını zorunlu kılar. O halde "her şey" vardır ve "herhangi bir şey olmayan" yoktur dememizde herhangi bir sakınca yoktur.
Sinan Ertaş 30.03.2026
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 04/04/2026 12:14:32 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/22596
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.