Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Beyniniz, Sizi Uykudan Nasıl Uyandırıyor? Uyanma Sırasında Bilinçsiz Halden Bilinçli Hale Nasıl Geçiyorsunuz?

Beyniniz, Sizi Uykudan Nasıl Uyandırıyor? Uyanma Sırasında Bilinçsiz Halden Bilinçli Hale Nasıl Geçiyorsunuz?
11 dakika
23,319
  • Sinirbilim (Nörobiyoloji)

Uykudayken tamamen ölü gibi görünmemize rağmen, uyandığımızda bir anda ayağa kalkabiliriz. Beyin nasıl oluyor da farkındalığı ve bilinci "çalıştırabiliyor"? Bu soru, bilim insanlarının kafasını yüzyıllar boyunca kurcaladı ve hala kurcalamaya devam ediyor.[1]

Bilim insanları buna şu an bu soruya net cevap veremeseler de uyku ile uyanıklık arasında geçiş yapan insanlar üzerinde çalışarak birtakım ipuçları buluyorlar.

Bu Reklamı Kapat

Beynin İçinde Olup Bitenler...

Bilim insanlarının beyin aktivitesi üzerine çalışma yöntemlerinden biri, "elektroensefalografi" (EEG) adı verilen cihazdır. EEG cihazı, nöron adı verilen binlerce beyin hücresinden gelen elektriksel sinyalleri ölçer. Üzerinde çalışılan kişi kafasına bilgisayara bağlı olan, acıtmayan ama oldukça komik görünümlü bir şapka takar. Bu cihaz sayesinde beyindeki elektriksel aktivite, dalgalı şeritler halinde kaydedilebilir ve bilim insanları, bu dalgalara bakarak beynin ne tür bir durumda olduğunu (uyku hali, uyarılmış bir hal, vs.) tespit edebilirler.

EEG Ölçümü Yapmaya Yarayan Şapka
EEG Ölçümü Yapmaya Yarayan Şapka
Bitbrain

Örneğin uyurken bilinciniz kapandığı için beyninizin de kapandığını ya da çok düşük bir faaliyet ile dinlendiğini düşünebilirsiniz; fakat eğer uyurken EEG ile beyin sinyallerinizi takip edecek olsaydınız, aslında uyku boyunca beyin aktivitesinin inişli çıkışlı bir şekilde devam ettiğini görürdünüz: Bunları, EEG cihazında çizdikleri grafiklerin niteliklerine bağlı olarak 4 farklı uyku aşamasına bölebiliriz.

Bu Reklamı Kapat

Bunlardan biri, REM (İng: "rapid eye movement", Tr: "hızlı göz hareketi") adını verdiğimiz ve genellikle rüyaların ortaya çıktığı aşamadır. Rüyalar ilginçtir; çünkü kendimizi bilinçli zannederiz; fakat aslında uyanıkken olduğu gibi bilinçli değilizdir. Dolayısıyla rüyalar sırasında beyinde neler olup bittiğine bakmak, bilinç ile bilinçsizlik arasındaki geçişi keşfetmeyi kolaylaştırabilir.

Beynin derinliklerine indiğinizde, bu uyku evrelerinin her birinin en temelde beyindeki kimyasallar ile de ilişkili olduğunu görürsünüz. Bunlara nörokimyasallar (veya nörotransmiterler) adı verilir. Bu nörokimyasallar, nöronların birbiriyle iletişimini sağlar. Nörokimyasalların salgılanmasına ve miktarına bağlı olarak beynin farklı kısımları, farklı şekillerde aktive veya deaktive olur. İşte bu, bilinç-bilinçsizlik geçişinde yatan anahtar süreçtir.

Uyanma Sırasında Bilinç Aktivasyonu ile İlgili Neler Biliyoruz?

Yapılan çalışmalar, beyinde yer alan ve uyanmamızı sağlayan başlıca sistemlerden birisinin Retiküler Aktivasyon Sistemi (RAS) olarak bilinen bir beyin bölgesi olduğunu gösteriyor. Retiküler Aktivasyon Sistemi, omurganın hemen üstünde konumlanana, en eski atalarımızdan bize miras kalan, çok temel bir beyin bölgesidir - ki bu mantıklı, çünkü sadece biz değil, pratik olarak bütün Hayvanlar Alemi uyur ve uyanır; dolayısıyla bu özelliği denetleyen sinir sistemi bölgelerinin en eski atalarda evrimleşip, gelecekteki tüm torunlara miras kalması oldukça makuldür. Bu bakımdan, Retiküler Aktivasyon Sistemi'nin beynimizin en antik bölgelerinde bulunması hiç de şaşırtıcı değildir.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Retiküler Aktivasyon Sistemi Nasıl Çalışır?

Retiküler Aktivasyon Sistemi, yaklaşık 5,08 cm (2 inç) uzunluğunda ve bir kalem kadar genişliğe sahiptir. Aslında bu sistemin tek görevi uyku-uyanıklık halini kontrol etmek değildir. Retiküler Aktivasyon Sistemi'nin ana görevi, beyin için bir filtre görevi görmek ve adeta bekçilik yapmaktır.[2] Bir diğer deyişle, vücudumuzdan beynimize gelen sinyalleri denetler ve gelmesi gerekenden daha fazla bilginin beyne ulaşmadığından emin olur.

Retiküler Aktivasyon Sistemi, bunu yapabilmek için bir çeşit sinyal kontrolü yapar. O anda içinde bulunulan bağlama göre önemli olabilecek bilgileri algılar ve bunların beynin diğer bölgelerine iletilmesini sağlar. İşte bu sırada, beynin ilgili bölümlerini uyaracak nörokimyasallar salgılar. Bu nörokimyasalların en önemlileri arasında norepinefrin, histamin ve serotonin bulunur. Eğer bu nörokimyasallar, bilincin oluştuğu beyin bölgelerini tetikleyecek olursa, uyku halinden uyanıklık haline geçeriz.

Bu arada, bunun tam tersi de geçerlidir: Uyanık kalmamıza engel olan nörokimyasallar da mevcuttur. Bu kimyasalların beyinde birikmesi sonucunda uykululuk gelişir. Örneğin adenozin isimli bir diğer molekül sinir hücrelerinin ucunda birikerek, sinyal iletişimini yavaşlatır ve uyku halini getirir. Zaten kafeinin yaptığı da, adenozin moleküllerinin bağlandığı sinir reseptörlerine bağlanarak, adenozinin bağlanmasına engel olmak ve bu sayede adenozin kaynaklı yorgunluk hissini almaktır. Uyanık kaldığınız süre boyunca adenozin vücudunuzda birikmeye devam eder ve Retiküler Aktivasyon Sistemi, gün boyunca düzenli olarak farklı beyin bölgelerine nörokimyasallar salgılayarak bu birikime karşı bizi gün boyunca uyanık tutar. Aslına bakarsanız, gün boyu uyanık kalmanızı sağlayan nörokimyasallar ile, uyku halinden uyanıklık haline geçmenizi sağlayan nörokimyasallar aynıdır.

Gece yarısı uykudan uyandığımız ve lavaboya gideceğimiz durumu ele alalım. Bu durumda Retiküler Aktivasyon Sistemi vücudumuzdaki idrar torbasından gelen sinyalleri algılar ve tıpkı bir ışığı açan bir şaltermişçesine beyni uyandırır.[3] Aynı zamanda vücut dışından gelen alarmın çalması veya uyandırılmak gibi durumlar da Retiküler Aktivasyon Sistemi uyarır.

Neden Alarm Çalınca Uyku Sersemi Hissediyoruz?

Hatta işte bu süreç, uyku sersemliğini de açıklar: Eğer normal uyku döngünüzün bir parçası olarak değil de, dış bir uyaranın beklenmedik bir şekilde sizi uyandırması sonucu bilinciniz açılırsa, Retiküler Aktivasyon Sistemi şalteri açıldığında, sizi uyku halinde tutan nörokimyasalların beyninizin ve vücudunuzun genelinden temizlenmesi biraz zaman alacaktır. Alarm çaldığında uyku sersemi hissetmenizin sebebi budur. Ancak daha doğal bir şekilde uyuyup, daha sıradan bir şekilde uyandığınızda, Retiküler Aktivasyon Sistemi sizi tam olarak uyandırmadan önce bu nörokimyasalların büyük bir kısmını temizlediği için, daha dinlenmiş ve dinç bir şekilde uyandığınızı hissedersiniz.

Bu Reklamı Kapat

Bunu lehinize çevirebilirsiniz: Uykunun her evresinde sizi uykuda tutan nörokimyasalların miktarı aynı değildir; zaten buna bağlı olarak halk arasında "ağır uyku" ve "hafif uyku" olarak bilinen farklar oluşur. Beyin, gerçekten de uyku boyunca derin ve hafif çeşitli evrelerden geçer. Eğer alarmımız, uykunun derin evresinde çalarsa, beynin bütün bölümlerini uyandırmak zaman alır ve kendinizi sersemlemiş hissedersiniz. Ancak eğer vücudunuzun hafif titremelerine ve göz hareketleri gibi detaylara veya uykuya daldığınızdan beri geçen süreye bağlı olarak uyku evrelerini takip eden bir uygulama kullanırsanız, bu uygulama uykunuzun en hafif noktasında alarmı çalarak daha dinç bir şekilde uyanmanızı sağlayabilir.

Neden Gün Başında En Dinç, Gün Sonunda En Yorgun Hissetmiyoruz?

Teoride, eğer uyuduğunuz süre boyunca enerjiniz doluyorsa, uyandığınız anda en dinç olmanız, tam yatağa gitmeden önce ise en yorgun olmanız gerekirdi. Ancak uyandığınızda sanki hiç uyumamış gibi hissettiğinizi, günün ortasında uykunun bastırdığını, gece yatmadan önce gözlerinizin bir baykuş gibi açık olduğunu ve kendinizi çok enerjik hissettiğinizi deneyimlemişsinizdir. Bu her gün olmaz; ancak herkesin başına mutlaka gelir.

Bunun olma nedeni, uyku/uyuma döngülerinin iki süreç tarafından kontrol edilmesidir: uyku/uyanıklık homeostazisi (dengesi) ve sirkadyen biyolojik saat. Bunlardan ilki, yukarıdaki teorinin ana sebebidir: Gerçekten de uyanık kaldığınız süre zarfı boyunca uyku ihtiyacınız kademeli olarak artar. Dolayısıyla vücudunuzun uyku ihtiyacı, gece yatmadan önce en fazladır.

Eğer sadece bu sistem devrede olsaydı, tıpkı yer temizleme robotları gibi, şarja takılmadan hemen önce bataryamız en düşük seviyede olurdu. Ama gün içinde enerji seviyemizin dalgalanmasına neden olan şey, ikinci parça, yani sirkadyen biyolojik saatimiz. Gün içindeki hormonal salgılarımız doğrusal olmadığı için, yani sabah bir hormon salgılanmaya başlayıp da akşama kadar azalarak veya artarak salgılanmadığı için, bir diğer deyişle, bunun yerine hormon salgılarımız gün içerisinde çevresel uyaranlara ve genlerimize bağlı olarak değiştiği için, otomatik bir elektrik süpürgesinden farklı olarak, batarya seviyemize yönelik algılarımız da gün boyunca değişir.

Bu Reklamı Kapat

Bu, uyku hali sırasında da böyledir: Aslında en "uykulu" olduğunuz zaman, yatağa yatmadan hemen önce değil, gece saat 2 ila 4 saatleri arasındadır. Bununla neredeyse eşit seviyede uykulu hissettiğiniz ikinci zaman aralığı ise öğlen 1 ila 3 saatleri arasındadır.[4] Bu ikili döngünün nedeni, atalarımızın aslında tek fazlı uyku uyumamış olması, bunun yerine çift vardiyalı bir uyku döngüsüne sahip olmaları olabilir. Ancak ne olursa olsun, gece iyi bir uyku çekmek, bu en enerjisiz zamanları en etkili şekilde atlatmanızı sağlayacaktır.

Vücudumuzun iç saati (sirkadyen ritmi), suprakiyazmatik nükleus adı verilen bir diğer beyin bölgesince kontrol edilir. Bu bölge, hipotalamus içinde yer alır. Suprakiyazmatik nükleus, karanlık ve aydınlığa duyarlı bir beyin bölgesidir ve gözümüzü beynimize bağlayan optik sinirlerden aldığı bilgiye bağlı olarak kortizol ve diğer hormonları salgılayarak bizi uyanık tutar (veya uyku halindeysek, ışığa bağlı olarak uyanmamızı sağlar). Benzer şekilde, karanlık çöktüğünde suprakiyazmatik nükleus, epifiz bezini uyararak melatonin hormonunun salgılanmasına neden olur. Melatonin, uykulu hissetmenize neden olur ve sizi yatağa hazırlar.

Siz, Nörotransmiterlerin Esirisiniz!

Uyku boyunca bazı nörotransmiterler enerjinizin yeniden dolmasını sağlar; hatta bunların bir kısmı, gün boyunca öğrendiğiniz, duyduğunuz veya gördüğünüz şeyleri daha iyi hatırlamanızı bile sağlar! Bunlardan en önemlisi, asetilkolin isimli bir nörotransmiterdir. Asetilkolin, az önce söz ettiğimiz REM uykusu sırasında ve siz uyanıkken en aktif olan moleküllerden birisidir. Gün boyu öğrendiğiniz bilgilerin akılda yer etmesine yardımcı olur ve siz uyurken, bu bilgilerin hafızaya yerleşmesine katkı sağlar. İşte tam da bu nedenle, akşam saatlerinde üzerinde çalıştığınız bir konuyu anlamakta zorlanıyorsanız, halk arasında "üzerine yatmak" olarak bilinen şekilde uyku çekmek, ertesi gün o konuyu daha iyi anlamanızı sağlayabilir.

Eğer nörotransmiter dengeniz bozulursa, siz de bozulursunuz: Örneğin eğer dopamin salgınız bozulursa, huzursuz bacak sendromu gibi uyku hastalıkları çekmeye başlarsınız ve bu, bilişsel süreçlerinizi olumsuz etkiler. Örneğin birkaç gün boyunca, ihtiyacınız olandan sadece 1 saat bile eksik uyku almak, performans düşmesine, ruh halinizin bozulmasına ve düşünme zorluklarına neden olur.

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
İrrasyonel

Stuart Sutherland’ın İngiltere’de külte dönüşmüş ve yıllardır çok satanlar listesinde bulunan etkileyici kitabı İrrasyonel, pek çok psikoloji deneyinden ve gündelik yaşamdan çoğu zaman sizi şaşkınlığa sürükleyecek örnekler sunarak, irrasyonelliğin yaygınlığını ve olağanlığını gözler önüne seriyor. Yanlış gözlem, uyum gösterme ihtiyacı, yersiz tutarlılık, kanıtları gözardı etmek, hatalı neden sonuç ilişkileri kurmak ya da aşırı özgüven gibi bizi irrasyonel kararlara sürükleyen sebepleri ortaya koyuyor ve Pearl Harbor bombardımanından şampuan reklamlarına kadar pek çok farklı olayı inceleyerek, “içimizdeki düşmanın” nelere neden olabileceğini gösteriyor.
“…Hangisi daha muhtemel: Mavi gözlü annenin kızının mavi gözlü olması mı, yoksa mavi gözlü kızın annesinin mavi gözlü olması mı? Sigara içmek akciğer kanseri riskini on, ölümcül kalp hastalığı riskini ise iki kat artırıyorsa akciğer kanserinden ölen tiryakilerin sayısı kalp hastalığı sonucu ölen tiryakilerden daha mı çok? Bir işi iyi yaptıkları için insanları ödüllendirmek faydalı mı? Bir psikoloji deneyi için, birine öldürücü olabilecek şoklar vermeyi kabul eder miydiniz? Dönme dolaba binmek mi yoksa bisiklet sürmek mi daha tehlikeli?

Kitabın isminden dolayı tetikte değilseniz, bu sorulara verdiğiniz yanıtlardan bazıları muhtemelen irrasyonel. Dahası, tüm soruları yanıtladıysanız kesinlikle irrasyonelsiniz, çünkü kimisinde yanıt vermeye yetecek kadar bilgi yok. Mutlaka bir yargıya varma ihtiyacı ise irrasyonelliğin sık rastlanan sebeplerinden biri…” (giriş bölümünden)

“İnanılmaz sürükleyici ve fevkalade iyi yazılmış” Richard Dawkins

“Ürkütücü, yer yer komik ama kesinlikle büyüleyici” Oliver Sacks

“Bu kitabı almalısınız, her evde bir tane bulunmalı. Dahası, uygarlığımızın gelişimi adına otel odalarının başucu çekmecelerine bu kitabı koymalılar.” Nicholas Lezard, The Guardian

“…kitabı neredeyse bir solukta okudum ve kendi kendime de, ‘Neden bunu satın alır almaz okumadım’ diye kızdım.” İsmet Berkan, Radikal

“Baştan sona canlı, eğlenceli ve etkileyici” British Journal of Psychiatry

Bilgiler ve Uyarılar:

  1. Bu ürün sipariş alındıktan 1-3 gün içinde postalanacaktır.
  2. Lütfen sipariş vermeden önce iade ve ürün değişikliği ile ilgili bilgilendirmemizi okuyunuz.
  3. Bu kampanya, Domingo Yayınevi tarafından Evrim Ağacı okurlarına sunulan fırsatlardan birisidir.
Devamını Göster
₺68.00
İrrasyonel

Hızla Uyanmayı Sağlayan Ne?

Bu konuda 2015 yılında yapılan bir çalışma, ilginç bulgular sunuyor: Bern Üniversitesi'nden Antoine Adamantidis ve Carolina Gutierrez Herrera, hipotalamus ile talamus arasında yer alan yeni bir nöral devre keşfettiler ve bu devrenin aktivasyonu, az önce sözünü ettiğimiz EEG cihazını kullanarak beyin faaliyetleriyle ilişkilendirmeyi başardılar: Bu nöral devrenin aktive edilmesi, hafif uykunun anında kesilmesine neden oluyor! [5]

Işık ile genleri etkileştirmeye dayalı optogenetik sahasını kullanarak, hipotalamusun kontrolünü ele geçirdiler ve milisaniyelik ışık darbeleriyle, aniden uyanmayı sağlayan bu devreyi tetiklemeyi başardılar. Eğer devre geçişken bir şekilde aktive edilecek olursa, hafif uykudan hızlıca uyanmayı sağlıyor; ancak eğer durmaksızın aktive edilecek olursa, devre, bireyin uyanıklık halinin sürmesini sağlıyor. Öte yandan, eğer bu devreyi susturacak olursanız, stabil bir hafif uyku hâli elde etmeniz mümkün oluyor ve suskunluğun sürmesi, hafif uykunun devamlılığını sağlıyor.

Eğer bu devre aşırı aktive edilecek olursa, insomni, gereğinden az aktive edilecek olursa hiposomni gibi hastalıkların tetiklenmesi kaçınılmaz olacaktır; çünkü hafif uyku haline geçmeniz çok zor olacaktır. Bunu keşfetmek, bu devreyi hedef alan ilaçların geliştirilmesini ve bu hastalıkların tedavisini mümkün kılabilir. Daha da önemlisi, bilincin açılması sürecine bir pencere aralayabilir; çünkü bu devre, öylesine güçlü bir devre ki, eğer yersiz bir şekilde aktive edilecek olursa, anestezik maddelerin etkisinden çıkarak uyanmayı ve bilincin geri kazanılmasını hızlandırabiliyor! Sırf bu keşif bile, bireyleri bitkisel hâlden ve komadan çıkarma konusundaki araştırmalara yepyeni perspektifler kazandırabilir.

Uykudan Uyanırken Kademeli Bilinçlenme

Uyku halinden uyanıklık haline geçişi araştırmanın en etkili yöntemlerinden birisi, beyinde o sırada olan bitenleri yakından takip etmektir. Fareleri kullanarak bunu yapan bir grup araştırmacı, uyanmanın gerçekleşip de beynin bilinç kazanma sürecinde birden fazla durum arasında geçiş yapıldığını ve bu geçişlerin bir kısmının birbiriyle öbek halinde bulunduğunu, bu durumlar ve öbekler arasındaki her geçişin mümkün olmadığını (sadece belli durumlardan belli durumlara geçişin mümkün olduğunu), dolayısıyla uykudan uyanırken bilincin kazanılabilmesi için bu durumların kademeli olarak yaşanabilmesinin gerektiğini keşfettiler.

Bu demek değil ki bir kişinin uyanabilmesi için sadece 1 yol var; tam tersine, birçok kombinasyon mümkün. Ancak hangi kombinasyonla uyanacak olursanız olun, en nihayetinde beynin, o kombinasyona ait durum değişimlerini doğru bir sırada başarabilmesi gerekiyor.

Çözülmeye Muhtaç Gizemler…

Anlayacağınız, beyninizde üretilip tüketilen kimyasal kokteyl, sizi uykululuk ve uykusuzluk arasındaki bir döngüde tutar; bunun en hâli, tamamen uyuduğunuz ve bu noktada bilincinizin kapandığı durumdur. Yine de, o "uyanma anı" hakkında hâlâ öğrenmemiz gereken çok şey var. Bilim insanları hayatımızın üçte birini uykuda geçirmemize rağmen, henüz uykunun amacını tamamen anlayabilmiş değiller.

Bilim insanları, sağlık için uykunun hayati önem taşıdığının farkında; özellikle de hâlâ büyüme çağında olan çocuklar için... Uyku; bağışıklık sistemini yeniler, hafızayı güçlendirir ve ruh sağılığını destekler.[6], [7], [8] Doktorların bebekler, çocuklar ve yetişkinler için önerdiği uyku süreleri sizi hayrete düşürebilir (yenidoğanlar için 14-17 saat, 1-2 yaşındaki çocuklar için 11-14 saat).[9]

Buradaki en büyük problem, aslında uykunun da ötesinde, sinirbilim, zihin felsefesi ve bilinç araştırmalarını bir bütün olark ilgilendiren bilincin zor problemi adı verilen problem. Bu problem, sinir faaliyetinin nasıl olup da etrafımızda gördüğümüz muazzam canlılık ve gerçeklikte bir deneyime dönüşebildiğini sorgulayan bir problemdir. Özellikle de kualia gibi bireye özgü deneyimlere neden sahip olduğumuzu, neden "birinci şahısta" bir deneyime sahip olduğumuzu, doğumdan sonra bunun nasıl oluştuğunu, ölümde bunun neden ve nasıl kapandığını, neden yapabildiğimiz her şeyi birebir yapan ama bunun bilincinde olmayan "zombiler" şeklinde evrimleşmediğimizi inceleyen bir sorundur.

Bu büyük problemi çözmeksizin, uykudan uyanıklık haline geçerken tam olarak neyin yaşandığını keşfetmek çok zor; ancak öte yandan, uykudan uyanıklık haline geçmeyi inceleyerek, bilincin nasıl "kapalı" konumdan "açık" konuma geçtiğini anlayabilir ve ortada bu tür bir problemin daha ilk etapta var olup olmadığını araştırabiliriz. Çünkü bazı filozoflar ve sinirbilimciler, ortada bu tür bir problemin bile olduğunu kabul etmiyorlar ve bilinç dediğimiz şeyin, zaten nöral faaliyetin ta kendisi olduğunu, dolayısıyla nöral faaliyet olan her yerde bilincin de oluşması gerektiğini savunuyorlar.[10], [11]

Bilim insanları, uykudan uyanma anında bilincin aktivasyonuyla ilgili kimi parçalar bulmuş olsalar da beynin bilinci neden ve nasıl oluşturduğu henüz çözülebilmiş değil. Bu nedenle gelecek, meraklı bilim insanlarına ihtiyaç duyuyor.

Belki de bunlardan biri sizsinizdir.

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 33
  • İnanılmaz 18
  • Merak Uyandırıcı! 16
  • Tebrikler! 15
  • Muhteşem! 10
  • Bilim Budur! 5
  • Umut Verici! 5
  • Güldürdü 2
  • Grrr... *@$# 2
  • Korkutucu! 1
  • Üzücü! 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  1. Türev İçerik Kaynağı: The Conversation | Arşiv Bağlantısı
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 10/08/2022 22:30:19 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/10238

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Spor
Dinozor
Işık
Beslenme Biçimi
Moleküler Biyoloji
Pandemik
Lgbt
Hastalık Dağılımı
Olasılık
Semptom
Diş Gelişimi
Dünya Dışı Yaşam
Evrimleşme
Görme
Evrim Ağacı Duyurusu
Saç
Sinir Hücresi
Evrim Ağacı
Astronomi
Homeostasis
Albert Einstein
Sayı
Maske Takmak
Devir
Karar Verme
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Kafana takılan neler var?
Bağlantı
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.