Bu Reklamı Kapat
Bu Reklamı Kapat

Kualia ve Renkler: Herkes Renkleri Aynı mı Görür?

Senin "Kırmızı" Dediğinle Benim "Kırmızı" Dediğim Aynı mı?

Kualia ve Renkler: Herkes Renkleri Aynı mı Görür?
11 dakika
42,839
  • Bilişsel (Kognitif) Biyoloji
  • Zihin Felsefesi
Evrim Ağacı Akademi: İnsan Evriminde Özel Konular Yazı Dizisi

Bu yazı, İnsan Evriminde Özel Konular yazı dizisinin 14. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Gen Benzerliği (Genetik Benzerlik) Nedir? İnsan Genomu, Diğer Canlılara Ne Kadar Benzer?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al

Bu, herkesin hayatının bir evresinde mutlaka keşfettiği, kendisine sorduğu veya birilerinden duyduğu bir sorudur: Bütün renkleri, hepimiz, aynı mı görüyoruz? "Ben ve sen, aynı kırmızıyı mı görüyoruz?"

Yani bizim "Bakın bu araba kırmızıdır." dediğimiz arabaya baktığınızda, siz de birebir bizim gördüğümüz rengi mi görüyorsunuz? Yoksa siz, aslında bizim size göre "yeşil" olarak tanımlayacağınız şeyi görüyorsunuz da, doğuştan beri o renk size "kırmızı" olarak isimlendirildiği için o şekilde mi kullanıyorsunuz? 

Bu Reklamı Kapat

Elbette, renk körlüğü gibi bazı hastalıklar nedeniyle insanların renk ve görüş algısı değişiyor. Bu bilinen bir şey. Ancak genetik ve fizyolojik nedenleri gayet iyi bilinen bu tür hastalıkları bir kenara bırakacak olursak, geriye kalan "normal" popülasyon aynı renkleri mi görüyor? Aynı şeyi görüp görmediğimizden emin olabilir miyiz?

Açıkçası, bunun tam olarak gösterilebilmesinin bir yolu yok. Küçüklükten itibaren renklerin renkleri yaratan dalgaboyları veya renklerin diğer "içsel nitelikleri" temelinde değil, cisimler temelinde öğreniyoruz. Yani ebeveynlerimiz bize kırmızı renge sebep olan dalgaboyunu bir şekilde gösterip de bu dalgaboyundaki ışık ışınlarına "kırmızı" diyeceğimizi söylemiyor. Evlerin çatıların, bazı spor arabaların, itfaiye araçlarının kırmızı olduğunu öğreniyoruz. Bu cisimler herkese aynı mı gözüküyor? Bilmek zor. Ancak küçüklükten itibaren "kırmızı" kelimesi altında öğrendiğimiz renk hangisiyse, onu her gördüğümüzde ona "kırmızı" diyoruz. Herkes aynısını yaptığı için, bireysel farklılıklar varsa bile görünmez hale geliyor.

Bu Reklamı Kapat

Fizik ve Sinirbilim: Renk Algısının Temeli

Buna rağmen renk algımızı irdelememiz mümkün. İlk olarak şunu anlamamız gerekiyor: "Renk" dediğimiz olgu, aslında fiziksel dünyada bulunan bir olgu değildir. Örneğin "kütleçekimi" ya da "proton", bizden bağımsız olarak Evren içerisinde var olan fiziksel olgulardır. Renkler ise, beynimiz içerisinde yaratılan bir olgudur. Elbette bu demek değildir ki renkler "doğaüstü" veya "fizik ötesi" olgulardır. Evren içerisindeki istisnasız her şey gibi, renkler de tamamen fizikseldir. Sadece onları algılayış biçimimiz alışageldiğimizden birazcık farklıdır.

Basitçe olan, ışığın farklı dalgaboylarına göre zihnimizdeki algının değişiyor olmasıdır. Gözümüze elektomanyetik spektrumun farklı bölgelerindeki frekans ve dalga boylarına sahip dalgalar sürekli olarak gelir. Beynimiz, bu farklı frekans ve dalga boylarını, farklı renkler olarak değerlendirir. Bu sayede etrafımızı renkli görürüz. Yoksa örneğin önünüzdeki masadan, elinizdeki kahve fincanından, klavyenizden, giydiğiniz kıyafetten yayılan dalgaların renkleri, aslen o cisimlerin özünde bulunan renkler değildir. Sadece o cisimlerin etrafa saçtıkları (daha doğrusu üzerine düşen beyaz ışıktan soğurduklarından sonra arta kalanları geri yansıttıkları) dalgaların dalga boylarıdır. İşte bu dalgaların fiziksel tüm özelliklerini tamamiyle ölçebiliriz; ancak birbirimizin beynine girip de, o dalga boyunu tam olarak nasıl algıladığınızı şimdilik tam olarak bilmemizin herhangi bir yolu yoktur.

Örneğin 700-635 nanometrelik dalga boyuna sahip ışığın rengine "kırmızı" deriz. Bu, böyle kabul edilmektedir ve cisimlerden yansıyan ışığın dalgaboyu bu ise, rengi tartışmasız olarak kırmızıdır. Diğer her isimlendirmede olduğu gibi, bu da bir genel kabuldür: Örneğin ağaca neden "ağaç" dediğimizi (ama "sapaç" demediğimizi) bilmiyoruz; buna linguistikte (dilbilimde) "nedensizlik ilkesi" denmektedir.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Sinirbilim Çalışmaları ve Renk Algısı

2009 yılında Nature dergisinde yayınlanan bir makalede, Dr. Jay Neitz insanlar arası renk algısının birebir aynı olmadığı görüşünde. Normalde, dikromatik (çift renk görüşlü) olan sincap maymunları, sadece mavi ve yeşil renkleri görebilir. Ancak ekip, genetik olarak kendilerinin yarattıkları bir virüsle, bir maymunun gözündeki yeşile duyarlı koni hücrelerini değiştirebilmektedirler. Bu virüsün DNA'sı, yeşil koni hücrelerini enfekte ettiğinde, bu hücrelerin DNA'larını değiştirerek onları kırmızı koni hücreleri, yani kırmızıya duyarlı hücreler haline getirmektedir. Dolayısıyla, aslında kırmızıyı göremeyen bir canlının beynine (ki beyni de buna adapte olacak şekilde evrimleşmemiştir), gözlerinden kırmızı renge dair bilgiler gitmeye başlamıştır. Kısa bir süre sonra, beyin plastisitesi (değişebilirliği) sebebiyle bu maymunlar, kırmızı rengi ayırt edebilmeye ve algılamaya başlamışlardır. Yani gri noktaların içerisinde, kırmızı noktaları ayırt edip seçebilmeye başlamışlardır. 

Bu, renk körlüğü için bir tedavi umudu doğuruyor olsa da, daha önemli bir diğer sonucu vardır: Dediğimiz gibi, her ne kadar maymunun beynindeki renk algılayıcı nöronlar, yeşil rengi algılamak üzere evrimleşmiş olsalar da, kısa bir süre içerisinde kırmızıyı da algılayabilmeye başlamışlardır. Burada, Dr. Neitz'in sorduğu soru şudur: "Peki, bir maymun, kırmızıyı ilk kez algıladığında, ne gördüğünü düşünmüştür?"

Bu soru üzerinde biraz düşünecek olursanız, renklerin her birimiz tarafından aynı algılanmayacağını fark edebilirsiniz. Çünkü genetik yapımızdaki bireysel farklılıklar (varyasyonlar), bu kadar kolay, bu kadar devasa bir renk değişikliğini bile sağlayabilen beyinlerimizin, renkleri farklı algılamasına neden olabilecektir. Dolayısıyla beynimizdeki bu nöronlar, bireysel farklılıklarımıza göre renkleri bireysel olarak algılayacaklardır. Belki bu farklılıklar devasa değildir (tür içerisindeki birçok varyasyonun devasa olmadığı gibi), ancak yine de doğal süreç içerisinde seçilim baskısı altında evrime sebep olabilecek kadar fazladır.

Renkleri algılamamıza sebep olan nöronlar, doğuşumuzdan itibaren özelleşmiş değildirler (ki beynimizin oksipital lobunda, en arka kısmında, renkler algılanmaktadır). Dolayısıyla, bireysel farklılıklar, renkleri farklı algılıyor olmamıza neden olabilecektir. Yani biz, sizin mavi olarak isimlendirdiğiniz rengi, sizin kırmızı olarak isimlendireceğiniz renk şeklinde görmemize rağmen, evrensel olarak "mavi" ve "kırmızı" tanımları bebeklikten itibaren yapıldığı için, sorunsuz olarak iletişim kurabiliriz. Ancak aynı renkleri, aynı şekilde görüyor olsak da, aynı şekilde algılamıyor olabiliriz. Unutmamalı ki, göz sadece bilgiyi iletir, gören ise beyindir.

Kualia: Cisimlerin Zihinlerimizdeki Yansıması

Bu durumda, ikimiz de aynı çileğe bakıp da, aynı kırmızıyı gördüğümüzden nasıl emin olabiliriz? Ben, "gerçek kırmızıyı", sense "bana göre yeşil olan rengi" görüyor olabilirsin. Bana göre "gerçek kırmızı", bir başkasına göre "gerçek mavi" olabilir. Ancak her birimiz içine doğduğumuz dilin tanımlarına uyduğumuz için, renkleri halkın kullandığı isimlerle öğreniriz. Bu, onları gerçekte ne renk gördüğümüzden tamamen bağımsızdır. Böylece her bir rengin ismi normalize olur ve halk arasında birebir aynı şekilde isimlendirilir. Halbuki teorik olarak her birimiz tamamen farklı renkleri görüyor olabiliriz! İsimlendirme, sadece iletişimi kolaylaştıran bir araçtır. Ancak gerçek, isimlendirmeden bağımsızdır.

Bu Reklamı Kapat

İşte her birimizin cisimlerin özellikleriyle ilişkilendirerek değerlendirdiği bu öznel, bilinçli algı ve deneyimlere felsefede ve bilimde "qualia" (Türkçede "kualia" olarak kullanabiliriz) adını vermekteyiz. Cisimlerin kualia denen bu özelliklerinin var olması, her birimizin zihinlerimiz içerisinde tamamen yalnız olduğumuzun göstergesidir. Çünkü kualia, şimdilik herhangi bir şekilde ölçülebilir bir olgu değildir. Bu durum, fizik gibi bilimler ile metafizik gibi felsefi akımların sıkça çatışmasına neden olmaktadır.

Renk, cisimlerin veya olguların sahip olduğu tek kualia değildir. Diyelim ki bir uzaylıyla tanıştınız. Uzaylı, bildiğimiz insanın neredeyse birebir kopyası... Ancak tek bir büyük fark var: Uzaylı, hiçbir şekilde "acı" denen şeyi hissedemiyor. Dünya'mıza gelen uzaylı dostumuz, bizim "acı" dediğimiz şeyle ilgili istisnasız her şeyi öğrenebilir: Acıyla ilişkilendirilen nöronları, bu sinir hücrelerinin çalışma biçimini, reseptör elektrokimyasını, beynin hangi bölgelerinin acıyı algıladığını, acının neden evrimleştiğini, acının insanlar tarafından genellikle kötü bir deneyim olarak algılandığını ve daha nicesini... Öyle ki, bu uzaylı dostumuz, inşa edebileceğimiz en zorlu "acı biyolojisi" sınavını tam puanla geçecek kadar her şeyi bilebilir, öğrenebilir, bilgilerini sıfırdan inşa edebilir.

Ancak acıyla ilgili ne kadar bilgiye sahip olursa olsun, hiçbir zaman bu olguyu "hissedemeyecektir". Dolayısıyla acının gerçekten nasıl bir deneyim olduğunu asla algılayamayacaktır. İşte bu, kualianın bir diğer örneğidir. Fark edebileceğiniz gibi, bir olgunun bireyle bağlantısını fiziksel, biyolojik, kimyasal olarak izah etmek ile; o olgunun bireyin kendi deneyimleme biçimini izah edebilmek arasında bir uyumsuzluk, bir sorun bulunmaktadır. Filozoflar bu uyumsuzluğa "açıklama/izah boşluğu" adını verirler. 

Bu boşluğu en güzel örnekleyen soru, yine klişeleşmiş sorudur: "Doğuştan görme engelli bir insana beyaz rengi nasıl anlatırsın?" Beyazın sende hissettirdiklerini, beyazın elektromanyetik spektrumdaki karşılığını, beyaz gördüğünde yüzünde neler hissettiğini ve daha nicesini bireye anlatabilirsiniz. "Kırmızı sıcaktır." diyebilirsiniz mesela... "Mavi, soğuktur." Birey bunları öğrenip, senin kabaca neler yaşadığını anlayabilir. Ancak doğuştan görme engelli bir birey, hiçbir şekilde beyaz, kırmızı veya mavi rengi deneyimleyemez. Ona bunları anlatmak, onun bunu deneyimleyebilmesi için yeterli değildir. Ne kadar anlatırsanız anlatın, hiçbir noktada izah etmeye çalıştığınız kişi, "Ah, evet, tamamdır. Şimdi bu rengi deneyimledim." diyemeyecektir. İzah boşluğu, tam olarak budur.

Bu Reklamı Kapat

Belki Dilimiz Yetersizdir?

Kualianın varlığı, dillerimizin deneyimleri izah etmek için yetersiz olmasından kaynaklanıyor olabilir mi? Yani belki de hiçbir zaman kendi deneyimlerimizi anlatmaya çalışmadığımız; ancak bunun yerine olguların neler ve nasıl olduklarını izah edecek şekilde bir dil geliştirdiğimiz için, kendi iç deneyimlerimizi anlatmakta güçlük çekiyoruzdur? Belki de ileride bunları anlatmanın bir yolunu bulacağız? Böylelikle bireyler de, daha önce deneyimleyemedikleri şeyleri sözel anlatım sonunca "A ha, tamamdır, şimdi anladım ve deneyimledim." diyebileceklerdir belki de...

Bunun için öyle bir anlatım gereklidir ki, fiziksel olarak ışık gözümüzün retinasına düşmüyor olmasına rağmen, seçilen kelimeler beynimizde o rengin oluşmasını tetikleyebilmelidir. Bir diğer deyişle, insan dillerindeki milyonlarca ve milyarlarca kelime, öylesine spesifik bir sıra ve biçimde kullanılmalıdır ki, beyinde söz konusu rengi oluşturabilmelidir. Bunun yapılıp yapılamayacağı şu anda bilinmemektedir. 

Bu, en azından teorik anlamda sinirbilimsel olarak olası gözükmektedir. Çünkü her bir elektromanyetik dalganın beyinde yarattığı spesifik bir elektrokimyasal tetikleme mevcuttur. Gözden bu renge ait dalga gelmeden, söz konusu sinir yolağı da tetiklenmez. Dolayısıyla beyinde bu algı yaratılmaz. Ancak eğer ki beyni daha iyi anlar ve onu nasıl tetikleyebileceğimizi daha iyi öğrenirsek, söz konusu yolakları bizzat tetikleyerek birey o rengi hiçbir zaman deneyimlememiş olmasına rağmen, bireyin o rengi görmesini sağlayabiliriz. İşte bunu yapmaksızın, tüm insanların birebir aynı rengi gördüğünden emin olmamız mümkün değildir. 

Belki bir gün dilimiz renkleri değil de, "renk deneyimlerimizi" ("kualia"yı) birbirimize anlatabileceğimiz kadar gelişecektir. Belki de asla gelişmeyecektir ve kendi zihinlerimizde hapis yaşamayı sürdüreceğizdir. Belki teknolojinin gelişimi ve beynin sırlarının çözülmesi, şu anda aklımıza dahi gelmeyen yepyeni bilgileri açığa çıkaracaktır. Bu sayede, an itibariyle izah bile etmekte zorlandığımız şeyleri, "çocuk oyuncağı" diyebileceğimiz kadar basit bir şekilde, günlük dilimizi kullanarak birbirimize aktarabileceğiz. 

Bu Reklamı Kapat

Agora Bilim Pazarı
Dünya Küresi: Fiziki ve Siyasi, 20 cm, Işıklı

Işığı kapalı vaziyette yeryüzünün dağlarını, ovalarını, nehirlerini kısaca fiziki durumunu gösteren küremiz, ışığı yanınca dünya ülkelerini gösteren “Siyasi Küre” görünümüne kavuşmaktadır. Öğrenciler ve öğretmenler için mükemmel bir eğitim materyali olan küremiz aynı zamanda şık bir aksesuar özelliği taşımaktadır.

  • Harita Türü: Fiziki ve Siyasi
  • Çap: 20 santimetre
  • Işık Durumu: Işıklı
Devamını Göster
₺155.00
Dünya Küresi: Fiziki ve Siyasi, 20 cm, Işıklı

Kapalı Kutu: Beyin

Beynin halen büyük oranda bir kapalı kutu olması ve bilimin çoğu zaman yaptığının aksine, parçalardan bütüne gitmek yerine beyin konusunda bütünden parçalara ulaşma zorunluluğu, beyinle ilgili bu tür soru işaretlerini gidermekte zorlanmamıza neden olmaktadır. Beyni her geçen gün çok daha iyi anlıyoruz ve daha önceden izah edemediğimiz birçok şeyin mekanik alt yapısını öğrenebiliyoruz. Kualia konusu da, geleceğin sıradan bir fiziksel mekanizmasının günümüzde açıklayamadığımız için geliştirdiğimiz bir "joker sözcük" olabilir. 

Ancak umut var, onu söyleyebiliriz. İlginç gelecek belki ama, "insan" olduğumuz için umut var. Genellikle insanlık yıkım ve umutsuzluk getirmiştir. Fakat kendimizi tanımak, Evren'i anlamak, bu tür uç kavramları açıklayabilmek gibi beceriler söz konusu olduğunda, insanı "insan" yapan nitelikler umut vaadetmektedir. Neden mi? Çünkü bizler, en yüksek öz farkındalığa sahip hayvan türüyüz. Kendi kendimizin farkındayız. Düşünebildiğimizin farkındayız. Benliğimizin farkındayız. Kualia dediğimiz deneyimlerin farkında olmamız ve her birimizin birbirinden farklı kualiaları olabileceğini algılayabiliyor olmamız, beynimizin diğer tüm kuzenlerimizin çok ötesinde olduğunu göstermektedir. Diğer hayvanlar (özellikle şempanzeler, yunuslar, köpekler, kargalar vb.) sıradışı zeka emareleri gösterebilirler. Bazı konularda bizim ötemize bile geçebilirler (örneğin yakın dönem hafıza konusunda şempanzeler insanların çok ötesindedir). 

İnsanların, Hayvanlar Alemi'nde zeka konusunda en fazla özelliğin evrimleştiği canlıdır. En karmaşık niteliklere ve en yüksek kapasiteye sahip hayvandır. Bugüne kadar hayvanlar iş birliği, duyguları deneyimleme, hafıza, alet kullanımı, iletişim gibi zeka gerektiren sayısız farklı konuda hayret verici beceriler sergilemiştir. Bazı maymunlar, bizimle işaret dili kullanarak iletişim kurabilmeyi bile öğrenmiştir! Ancak hiçbir hayvan türünün ve insan haricindeki hiçbir kuyruksuz maymunun yapamadığı (en azından bugüne kadar görmediğimiz) tek bir şey vardır: soru sormak. Bugüne kadar hiçbir maymun soru sormamıştır. İşaret diliyle cümleler inşa etmiş, isteklerini belirtmiş, duygularını davranışları aracılığıyla sergilemiştir. Ancak soru soran hiçbir canlıya rastlamadık. Bu, yüksek bir öz farkındalığı ve çevre algısını gerektirmektedir. Bu da, şimdilik sadece insan türünün erişebildiği bir evrim düzeyi olarak görülebilir.

Dolayısıyla siz, bizimle aynı rengi görüyor musunuz, şu anda bilemiyoruz. Ancak bunu sorabiliyor olmamız, bunun üzerine kafa yorabiliyor olmamız, hatta böyle bir soru işaretinin var olduğundan haberdar olmamız, o bilinmezin de üzerine giderek bilim ve felsefe sayesinde nihai olarak çözebilmemiz konusunda umut vaadediyor. Belki 1 yıl, belki 100 yıl sonra... Belki hiçbir zaman... Ancak yine de umudumuz var. Sinir sistemini, beyni, bunların çalışma prensiplerini, etraftan gelen sinyallerin nasıl "algı" dediğimiz olguya dönüştürdüğümüzü ve benzeri bilinmezleri çözdükçe, ister istemez "renk sorunu" gibi sorunları da çözebileceğiz diye ümit ediyoruz. 

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Tebrikler! 31
  • Merak Uyandırıcı! 22
  • İnanılmaz 11
  • Muhteşem! 10
  • Bilim Budur! 8
  • Umut Verici! 7
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 6
  • Güldürdü 3
  • Korkutucu! 2
  • Üzücü! 1
  • Grrr... *@$# 1
  • İğrenç! 1
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • VSauce. Is Your Red The Same As My Red?. (17 Şubat 2013). Alındığı Tarih: 16 Nisan 2019. Alındığı Yer: YouTube | Arşiv Bağlantısı
  • K. Mancuso, et al. (2009). Gene Therapy For Red–Green Colour Blindness In Adult Primates. Nature, sf: 784-787. | Arşiv Bağlantısı
  • N. Wolchover.. Your Color Red Really Could Be My Blue. (26 Temmuz 2018). Alındığı Tarih: 16 Nisan 2019. Alındığı Yer: LiveScience | Arşiv Bağlantısı
  • J. Carroll, et al. (2009). Cone Photoreceptor Mosaic Disruption Associated With Cys203Arg Mutation In The M-Cone Opsin. PNAS, sf: 20948-20953. | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı Akademi: İnsan Evriminde Özel Konular Yazı Dizisi

Bu yazı, İnsan Evriminde Özel Konular yazı dizisinin 14. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Gen Benzerliği (Genetik Benzerlik) Nedir? İnsan Genomu, Diğer Canlılara Ne Kadar Benzer?" başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al
Bu Reklamı Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 19/08/2022 21:17:35 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/3755

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Bu Reklamı Kapat
Size Özel (Beta)
İçerikler
Sosyal
Gönderiler
Komplo Teorisi
Gözlem
Dağılım
Popülasyon
Yağ
Hukuk
Süpernova
İklim Değişikliği
Bebek
Ara Geçiş Türleri
Astrofotoğrafçılık
Yeşil
Doğa
Elementler
İletişim
Maskeler
Bilimsel
Genler
Nükleer Enerji
Toprak
Tarih
Hastalık Dağılımı
Savunma
Kurbağa
Çin
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Bağlantı
Gönder
Ekle
Soru Sor
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Paylaş
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nda reklamları 2 şekilde kapatabilirsiniz:

  1. Ücretsiz üye girişi yapmak: Sitedeki reklamların %50 kadarını kapatmak için ücretsiz bir Evrim Ağacı üyeliği açmanız ve sitemizi/uygulamamızı kullanmanız yeterli!

  2. Maddi destekçilerimiz arasına katılmak: Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın

Önizleme
Görseli Kaydet
Sıfırla
Vazgeç
Ara
Raporla

Raporlama sisteminin amacı, platformu uygunsuz biçimde kullananların önüne geçmektir. Lütfen bir içeriği, sadece düşük kaliteli olduğunu veya soruya cevap olmadığını düşündüğünüz raporlamayınız; bu raporlar kabul edilmeyecektir. Bunun yerine daha kaliteli cevapları kendiniz girmeye çalışın veya diğer kullanıcıları oylama, teşekkür ve kabul edilen cevap araçları ile daha kaliteli cevaplara teşvik edin. Kalitesiz bulduğunuz içerikleri eleyebileceğiniz, kalitelileri daha ön plana çıkarabileceğiniz yeni araçlar geliştirmekteyiz.

Soru Sor
Görsel Ekle
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform, aklınıza takılan soruları sorabilmeniz ve diğerlerinin sorularını yanıtlayabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Gerçekten soru sorun, imâdan ve yüklü sorulardan kaçının.
Sorularınızın amacı nesnel olarak gerçeği öğrenmek veya fikir almak olmalıdır. Şahsi kanaatinizle ilgili mesaj vermek için kullanmayın; yüklü soru sormayın.
2
Bilim kimliğinizi kullanın.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla sorular ve cevaplar, bilimsel perspektifi yansıtmalıdır. Geçerli bilimsel kaynaklarla doğrulanamayan bilgiler veya reklamlar silinebilir.
3
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Sahtebilimi desteklemek yasaktır.
Sahtebilim kategorisi altında konuyla ilgili sorular sorabilirsiniz; ancak bilimsel geçerliliği bulunmayan sahtebilim konularını destekleyen sorular veya cevaplar paylaşmayın.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Soru Ara
Aradığınız soruyu bulamadıysanız buraya tıklayarak sorabilirsiniz.
Alıntı Ekle
Eser Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, fark edildiğinde ufku genişleten tespitler içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Formu olabildiğince eksiksiz doldurun.
Girdiğiniz sözün/alıntının kaynağı ne kadar açıksa o kadar iyi. Açıklama kısmına kitabın sayfa sayısını veya filmin saat/dakika/saniye bilgisini girebilirsiniz.
2
Anonimden kaçının.
Bazı sözler/alıntılar anonim olabilir. Fakat sözün anonimliğini doğrulamaksızın, bilmediğiniz her söze/alıntıya anonim yazmayın. Bu tür girdiler silinebilir.
3
Kaynağı araştırın ve sorgulayın.
Sayısız söz/alıntı, gerçekte o sözü hiçbir zaman söylememiş/yazmamış kişilere, hatalı bir şekilde atfediliyor. Paylaşımınızın site geneline yayılabilmesi için kaliteli kaynaklar kullanın ve kaynaklarınızı sorgulayın.
4
Ofansif ve entelektüel düşünceden uzak sözler yasaktır.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Sözlerinizi tırnak (") içine almayın.
Sistemimiz formatı otomatik olarak ayarlayacaktır.
Gönder
Tavsiye Et
Aşağıdaki kutuya, [ESER ADI] isimli [KİTABI/FİLMİ] neden tavsiye ettiğini girebilirsin. Ne kadar detaylı ve kapsamlı bir analiz yaparsan, bu eseri [OKUMAK/İZLEMEK] isteyenleri o kadar doğru ve fazla bilgilendirmiş olacaksın. Tavsiyenin sadece negatif içerikte olamayacağını, eğer bu sistemi kullanıyorsan tavsiye ettiğin içeriğin pozitif taraflarından bahsetmek zorunda olduğunu lütfen unutma. Yapıcı eleştiri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı okuyabilirsin.
Kurallar
Platform Kuralları
Bu platform; okuduğunuz kitaplara, izlediğiniz filmlere/belgesellere veya takip ettiğiniz YouTube kanallarına yönelik tavsiylerinizi ve/veya yapıcı eleştirel fikirlerinizi girebilmeniz içindir. Tavsiye etmek istediğiniz eseri bulamazsanız, buradan yeni bir kayıt oluşturabilirsiniz. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu platformun ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Önceliğimiz pozitif tavsiyelerdir.
Bu platformu, beğenmediğiniz eserleri yermek için değil, beğendiğiniz eserleri başkalarına tanıtmak için kullanmaya öncelik veriniz. Sadece negatif girdileri olduğu tespit edilenler platformdan geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
2
Tavsiyenizin içeriği sadece negatif olamaz.
Tavsiye yazdığınız eserleri olabildiğince objektif bir gözlükle anlatmanız beklenmektedir. Dolayısıyla bir eseri beğenmediyseniz bile, tavsiyenizde eserin pozitif taraflarından da bahsetmeniz gerekmektedir.
3
Negatif eleştiriler yapıcı olmak zorundadır.
Eğer tavsiyenizin ana tonu negatif olacaksa, tüm eleştirileriniz yapıcı nitelikte olmak zorundadır. Yapıcı eleştiri kurallarını buradan öğrenebilirsiniz. Yapıcı bir tarafı olmayan veya tamamen yıkıcı içerikte olan eleştiriler silinebilir ve yazarlar geçici veya kalıcı olarak engellenebilirler.
4
Düzgün ve insanca iletişim kurun.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
5
Türkçeyi düzgün kullanın.
Şair olmanızı beklemiyoruz; ancak yazdığınız içeriğin anlaşılır olması ve temel düzeyde yazım ve dil bilgisi kurallarına uyması gerekmektedir.
Eser Ara
Aradığınız eseri bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.
Tür Ekle
Üst Takson Seç
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, yaşamış ve yaşayan bütün türleri filogenetik olarak sınıflandırdığımız ve tanıttığımız Yaşam Ağacı projemize, henüz girilmemiş taksonları girebilmeniz için geliştirdiğimiz bir platformdur. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Takson adlarını doğru yazdığınızdan emin olun.
Taksonların sadece ilk harfleri büyük yazılmalıdır. Latince tür adlarında, cins adının ilk harfi büyük, diğer bütün harfler küçük olmalıdır (Örn: Canis lupus domesticus). Türkçe adlarda da sadece ilk harf büyük yazılmalıdır (Örn: Evcil köpek).
2
Taksonlar arası bağlantıları doğru girin.
Girdiğiniz taksonun üst taksonunu girmeniz zorunludur. Eğer üst takson yoksa, mümkün olduğunca öncelikle üst taksonları girmeye çalışın; sonrasında daha alt taksonları girin.
3
Birden fazla kaynaktan kontrol edin.
Mümkün olduğunca ezbere iş yapmayın, girdiğiniz taksonların isimlerinin birden fazla kaynaktan kontrol edin. Alternatif (sinonim) takson adlarını girmeyi unutmayın.
4
Tekrara düşmeyin.
Aynı taksonu birden fazla defa girmediğinizden emin olun. Otomatik tamamlama sistemimiz size bu konuda yardımcı olacaktır.
5
Mümkünse, takson tanıtım yazısı (Taksonomi yazısı) girin.
Bu araç sadece taksonları sisteme girmek için geliştirilmiştir. Dolayısıyla taksonlara ait minimal bilgiye yer vermektedir. Evrim Ağacı olarak amacımız, taksonlara dair detaylı girdilerle bu projeyi zenginleştirmektir. Girdiğiniz türü daha kapsamlı tanıtmak için Taksonomi yazısı girin.
Gönder
Tür Gözlemi Ekle
Tür Seç
Fotoğraf Ekle
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu platform, bizzat gözlediğiniz türlerin fotoğraflarını paylaşabilmeniz için geliştirilmiştir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Net ve anlaşılır görseller yükleyin.
Her zaman bir türü kusursuz netlikte fotoğraflamanız mümkün olmayabilir; ancak buraya yüklediğiniz fotoğraflardaki türlerin özellikle de vücut deseni gibi özelliklerinin rahatlıkla ayırt edilecek kadar net olması gerekmektedir.
2
Özgün olun, telif ihlali yapmayın.
Yüklediğiniz fotoğrafların telif hakları size ait olmalıdır. Başkası tarafından çekilen fotoğrafları yükleyemezsiniz. Wikimedia gibi açık kaynak organizasyonlarda yayınlanan telifsiz fotoğrafları yükleyebilirsiniz.
3
Paylaştığınız fotoğrafların telif hakkını isteyemezsiniz.
Yüklediğiniz fotoğraflar tamamen halka açık bir şekilde, sınırsız ve süresiz kullanım izniyle paylaşılacaktır. Bu fotoğraflar nedeniyle Evrim Ağacı’ndan telif veya ödeme talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Kendi fotoğraflarınızı başka yerlerde istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.
4
Etik kurallarına uyun.
Yüklediğiniz fotoğrafların uygunsuz olmadığından ve başkalarının haklarını ihlâl etmediğinden emin olun.
5
Takson teşhisini doğru yapın.
Yaptığınız gözlemler, spesifik taksonlarla ilişkilendirilmektedir. Takson teşhisini doğru yapmanız beklenmektedir. Taksonu bilemediğinizde, olabildiğince genel bir taksonla ilişkilendirin; örneğin türü bilmiyorsanız cins ile, cinsi bilmiyorsanız aile ile, aileyi bilmiyorsanız takım ile, vs.
Gönder
Tür Ara
Aradığınız türü bulamadıysanız buraya tıklayarak ekleyebilirsiniz.