Hiçbir şeyden mutlak emin olmayın.
Delilleri gizleyerek ilerlemenin bir anlamı olmadığını düşünün, çünkü deliller mutlaka ortaya çıkacaktır.
Hiçbir zaman düşünmeyi engellemeye çalışmayın, çünkü mutlaka başaracaksınız.
Karşılaştığınız muhalefet, kocanızdan veya çocuklarınızdan bile gelse, onu otoriteye dayanarak değil, argümanla yenmeye çalışın. Çünkü otoriteye dayalı bir zafer gerçek dışı ve yanıltıcıdır.
Başkalarının otoritesine saygı duymayın, çünkü her zaman karşıt otoriteler bulunur.
Kötü niyetli olduğunu düşündüğünüz fikirleri bastırmak için güç kullanmayın, çünkü bunu yaparsanız fikirler sizi bastırır.
Görüşlerinizde eksantrik olmaktan korkmayın, çünkü bugün kabul gören her görüş bir zamanlar eksantrikti.
Pasif bir mutabakattan ziyade akıllıca bir muhalefetten daha fazla zevk alın, çünkü eğer zekâya gerektiği gibi değer veriyorsanız, ilki ikincisinden daha derin bir mutabakat anlamına gelir.
Modern dünyadaki temel sorun, aptalların küstahça kendinden emin, zekilerin ise şüphe dolu olmasıdır.
Çağımızın en büyük sorunu; akıllılar hep kuşku içindeyken aptallar küstahça kendinden emindir.
Bilim, ne bildiğimizdir.
Hiçbir şey bilmemek, her şeyi bildiğini sanmaktan iyidir.
Dünyadaki bütün sorunun nedeni, aptallar ve fanatiklerin kendilerinden daima emin, daha bilge insanlarınsa kuşkuyla dolu olmasıdır.
Eğer Kepler, Galileo ve Newton daha bebekken ölselerdi, şimdi içinde yaşadığımız dünyanın, XVI. yüzyıldaki dünyadan pek, ama pek az bir farkı olurdu. Bundan da, ilerlemenin hep sürüp gideceğinden emin olunamayacağı hissesi çıkarılabilir: Eğer seçkin insanlar yetiştirmekle devam edilemezse, ilerleme yeteneğini kaybetmiş Bizansla aynı duruma düşeceğimizden kuşku yoktur.