Hayır.
Söylediğin şeylerin hiçbir geçerliliği ve mantıklı yanı yok. İnternette rastgele bir site açıp sen de bir inanç uydurabilirsin. Eğer peşine yeterli bir kitle takarsan, bu uydurduğun inancı yayman da mümkün olur. Dolayısıyla “bir inancın var olması” onun gerçek olduğu anlamına gelmez; sadece yeterince insanın ona inanmayı tercih ettiğini gösterir.
Aynı durum Ashtar Sheran, Agartha veya Yeni Çağ inançlarının büyük kısmı için de geçerli. Bilimsel kaynaklarda bu iddiaların hiçbirini destekleyen doğrulanabilir kanıt yok. Kanıt yokken ortaya atılan olağanüstü iddialar, ancak kişisel inanç veya belki mitoloji kategorisinde değerlendirilebilir.
Tarih boyunca bunun birçok örneği var:
Heaven’s Gate tarikatı, bir uzay gemisinin dünyaya gelip onları alacağına inanıyordu. İnanç sistemini tamamen kurucularının iddiaları üzerine inşa ettiler.
Flat Earth toplulukları, bilimsel kanıtların aksine hâlâ Dünya’nın düz olduğuna inanır; çünkü kendilerini ikna eden kapalı bir anlatı sistemine sahiptirler.
“Kristal enerji”, “üçüncü göz açma”, “ışık varlıklar” gibi Yeni Çağ öğretilerinin pek çoğu, hiçbir deneysel temele sahip değildir; buna rağmen binlerce takipçisi vardır.
İnsanlar belirsizlikte anlam arama eğiliminde olduğu için, bu tür sistemler kolayca taraftar bulabilir. Ama bu, iddiaların gerçek olduğu anlamına gelmez.