Evrim Ağacı Soru & Cevap

Psikoloji & Psikiyatri

Puan Ver
0
Puan Ver
460
Aleyna Halıcı
Teşekkür
Hatırla
Takip
Paylaş
Suçluluk psikolojisi nedir?
Cevap
Puan Ver
1
Puan Ver

Suçluluk, eylemlerimiz ya da eylemsizliğimizin fiziksel, duygusal ya da başka bir şekilde başkalarına zarar vermesi ya da verme ihtimalinin bizde yarattığı duygusal sıkıntı sinyalleridir. Günlük hayatımızda oynadığı önemli rolü göz ardı ettiğimiz için suçluluk genellikle küçük patlamalar ile sinyallerini verir. Bu nedenle suçluluk hakkında aşağıdaki gerçekleri öğrenmek bizim için sürpriz olabilir.

Suçluluk ilişkilerimizi korur. Suçluluk öncelikle kişilerarası bağlamlarda oluşur ve başkalarıyla iyi ilişkiler sürdürmeye yardımcı olduğundan bir “pro-sosyal” duygu olarak kabul edilir. Özünde suçluluk, sen uygun eylemi alana kadar kafanda devamlı yanıp sönen sinyal gibidir (Bugün Anneler Günü: Annemi aramayı unutmamalıyım!).

Haftada 5 saat suçluluk duygusunu deneyimleriz. Bir çalışmada hafif ya da orta derecede geçirilen tüm suçluluk zamanları birbirine eklendiğinde zamanın önemli bir parçasını oluşturduğu bulundu. Suçluluk duygusu küçük dozlarda yararlı olduğu için önemlidir.

Çözülmemiş suçluluk kafanızda alarmı kapatılmamış çalar saat gibidir. Eğer başınızda bir türlü kapatılmayan alarm var ise dikkatiniz sürekli zarar verici suçluluk duygusu patlamalarında olduğu için başka şeylere konsantre olmanız zorlaşacaktır. Çözülmemiş suçluluk duygusunun zararlı etkisi olabilir.

Suçluluk duyguları düzgün düşünebilmeyi zorlaştırır. Suçluluk duyguları iş, okul ya da genel hayat talepleri ile yarışırsa suçluluk genellikle kazanır. Çalışmalar aktif olarak suçlu hissedildiğinde konsantrasyon, yaratıcılık ve verimliliğin anlamlı ölçüde düştüğünü göstermiştir.

Suçluluk duygusu hayatın tadını çıkarmada bizi isteksiz hale getirir. Hatta hafif suçluluk duygusu da yaşam sevincini kucaklamada tereddüt ettirir. Örneğin doğum gününü kutlamamayı seçtirebilir.

Suçluluk kendini cezalandırmanı sağlayabilir. Öğrencilerle yapılan bir çalışmada, piyango biletinden mahrum kalan (1-2 dolar değerinde) öğrencilere karşı suçluluk duyan diğer öğrencilerin kendilerine elektrik şoku vermede istekli oldukları görülmüştür. Ancak her suçlu hissettiğimizde kendimizi cezalandırmayız.

Suçluluk acı verdiğin kişiden kaçınmanı sağlar. Bu eğilim ayrıca ilgili kişileri ya da mekânları uzak tutmayı da sağlar (Örneğin: “Ayrılık konuşmasını yaptığımız restorana bir daha gitmem”).

Suçluluk, suçlu hissettirdiği gibi dargın da hissettirir. Diğer kişileri manipüle etmek ya da kontrol etmek için suçluluk duygusunu kullanan kişilere kızgınlık miktarını da düşünün. Örneğin: “Beni hiç aramıyorsun?” diyen bir kişiyi gelecekte arama isteği düşük olacaktır.

Suçlu hissetmeye eğilimli kişiler başkalarına zarar vermemiş olsalar bile zarar verdiklerini varsayarlar. Aslında suçluluk bizim tahmin ettiğimizden daha fazla yolda yük olabilmektedir.

Suçluluk duyguları kişiyi daha ağır hissettirecektir. Çalışmalar suçlu hisseden kişilerin ağırlıklarını suçlu hissetmeyenlere oranla belirgin olarak daha ağır değerlendirdiklerini göstermiştir.

Teşekkür (1)
Paylaş

Kaynaklar

  1. SUÇLULUK SUÇLULUK
Devamını Göster
Puan Ver
2
Puan Ver
7K
Zeynep X
Teşekkür (2)
Hatırla
Takip (1)
Paylaş
cok sordum ;(
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
7
Puan Ver

Sigaranın içerisinde bulunan nikotin isimli madde seratonin ve endorfin üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir.Sigara alındığı zamanki ruh haline bağlı olarak beyindeki"ödül mekanizması" dediğimiz sistemi etkiler ve bu da bağımlılık diye nitelendirdiğimiz duruma yol açar.Sigara içildikten itibaren ağız yoluyla alınan sigara dumanı akciğerlere, oradan da kan dolaşımına geçer. Dolaşım yoluyla tüm vücudu dolaşan nikotin beyinden geçerken endorfin denen mutluluk hormonu salgılanmasına neden olur. Bunun sonucu olarak beyin belirli aralıklarla bu maddeyi ister. Verilmediği takdirde o kişide huzursuzluk, sinirlilik ve depresif hareketler başlar. Madde alındığında yeniden rahatlama olur. Bu bir kısır döngüdür.Yani sigaranın aslında "acı dindirme" veya "rahatlatma" gibi etkileri bulunmaz bu tamamen bizim psikolojimizin bir sonucudur .Bu bağımlılık-mutluluk kısır döngüsü sadece sigaraya özel bir durum değildir,bizim için bağımlılık denebilecek tüm olaylarda aynı şeyler geçerlidir. Mesela video oyunu oynamak,çikolata yemek gibi alışkanlıklar da yine aynı şekilde beyindeki ödül mekanizmasının sonucudur.

Teşekkür (2)
Paylaş
Devamını Göster
Puan Ver
0
Puan Ver
7K
Zeynep X
Teşekkür (1)
Hatırla
Takip
Paylaş
Kabul Edilen Cevap Kabul Edilen Cevap
Puan Ver
2
Puan Ver

Kesinlikle aynı şey değildir ve birbirlerine karıştırılmamalıdır.Bağımlılık beynin ödül mekanizmasının bir sonucudur.Bağımlılıkları basitçe insanın haz aldığı eylemi tekrardan yapmak isteme gereksinimi olarak tanımlayabiliriz.Belli seviyeyi aşan bağımlılıklar hastalık olarak nitelendirilir. Takıntı veya aşırı takıntı (Obsesif Kompulsif Bozukluk) ise başka bir hastalıktır.Takıntı hastalığı obsesyon adı verilen takıntılı düşünce, fikir ve dürtüler ile kompulsiyon adı verilen yineleyici davranışlar ve zihinsel eylemlerden oluşan, takıntılı düşüncelerin günlük yaşamı etkileyecek düzeye gelmesidir. Obsesif-kompülsif bozukluğu olan kişiler, kontrol edemedikleri yinelenen ve stres yaratan düşünceler ve korkular nedeniyle huzursuz olurlar. Bu düşüncelerin yarattığı stres bozukluğu bazı hareketleri ya da rutinleri acil olarak gerçekleştirme ihtiyacına neden olur. Ritüeller takıntılı düşünceleri önleme veya akıldan uzaklaştırma girişimiyle yapılır.Tekrarlanan hareketler gerginliği geçici olarak durdurur, obsesif düşünceler tekrar oluştuğunda kişinin bu hareketleri hemen tekrar etmesi gerekir. takıntı hastalığı olan kişiler saplantılarının ve takıntılarının gerçek dışı veya manasız olduğunun farkında olabilirler, fakat kendilerini durduramazlar.Kısacası takıntı ayrı bir şey bağımlılık ayrı bir şeydir.

Teşekkür (2)
Paylaş
Devamını Göster
Tüm Sorular
Evrim Ağacı Soru & Cevap Platformu, Türkiye'deki bilimseverler tarafından kolektif ve öz denetime dayalı bir şekilde sürdürülen, özgür bir ortamdır. Evrim Ağacı tarafından yayınlanan makalelerin aksine, bu platforma girilen soru ve cevapların içeriği veya gerçek/doğru olup olmadıkları Evrim Ağacı yönetimi tarafından denetlenmemektedir. Evrim Ağacı, bu platformda yayınlanan cevapları herhangi bir şekilde desteklememekte veya doğruluğunu garanti etmemektedir. Doğru olmadığını düşündüğünüz cevapları, size sunulan denetim araçlarıyla işaretleyebilir, daha doğru olan cevapları kaynaklarıyla girebilir ve oylama araçlarıyla platformun daha güvenilir bir ortama evrimleşmesine katkı sağlayabilirsiniz.
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bizler, ortalama bir yıldızın etrafında dönen, önemsiz bir gezegeni üzerinde bulunan, fazlaca gelişmiş bir maymun türüyüz. Ancak biz, Evren'i anlayabiliyoruz. Bu, bizi özel kılıyor.”
Stephen Hawking
Geri Bildirim Gönder