İnsanlarda Irkların Olmadığını Kanıtlayan Bulgular Nelerdir?

Yazdır İnsanlarda Irkların Olmadığını Kanıtlayan Bulgular Nelerdir?

Daha önceki birçok yazımızda çeşitli açılardan ele aldığımız gibi, insanlarda biyolojik ırk denen kavram bulunmamaktadır. İnsan türü, tek bir ırktır. Coğrafi farklılıklardan veya yaşanan ülkelerden yola çıkarak ırk tanımları yapılamaz ve çeşitli ırk iddialarının (Türk, Çerkez, Kürt, Rus, Çinli, Aborijin, vs.) sosyal ayrımlar ve politik çıkarımlar haricinde biyolojik açıdan hiçbir anlamı yoktur. Peki buna yönelik biyolojiden ne tip kanıtlar sunabiliriz? Bu yazımızda birazcık buna değineceğiz. Açıkçası insanlarda ırkların var olmadığına dair o kadar fazla sayıda kanıt vardır ki, bunların hepsini Türkçeye kazandırmak yıllarımızı alırdı. Ancak yine de burada, olabildiğince fazlasına kaynaklarıyla yer vererek, sizleri en azından doğru yöne yönlendirmeye çalışacağız.

Öncelikle şunu söylememiz gerekiyor: İnsanlarda elbette ki coğrafi konumlardan ve bu coğrafyalarda yaşanan tarihten ötürü çeşitli farklılıklar, hatta yerel öbeklenmeler vardır. Ancak bu, "ırk" tanımı yapmak için yeterli değildir. Sorun bu noktada başlamaktadır. Biyolojide, aralarında birazcık fiziksel farklılıklar bulunan her topluma "ırk" denmez! Bunun yerine, "klin" adı verilen bir terim kullanılır. "Irk" sözcüğü, bu söz konusu yerel farklılıkların süreğe/sürekli ("continuous") olmadığı, kesintili ("discrete") olduğu iddiasını bünyesinde barındırır. Yani bir Çinli ile bir Afrikalı arasında hiçbir ara geçiş grubunun bulunmadığı iddiasını taşır (bu "ara geçiş", tür anlamında değil de, fiziksel görünüm bakımından ara geçişe işaret etmektedir). Bu, tamamen hatalıdır. Şu anda insan popülasyonları içerisinde "ırk" tanımı yapmamıza yetecek tek bir farklılık bile bulunmamaktadır! Çünkü eğer ki gerçekten inceleme zahmetine girecek olursanız, her insan grubu arasında geçiş özelliği gösteren başka insan grupları görmeniz mümkün olacaktır. Bunun en güzel örneği, deri renginin kategorizasyonunda karşımıza çıkmaktadır:

deri rengi kategorizasyonu

Görülebileceği gibi, en uç deri renkleri arasında neredeyse kusursuz bir geçiş bulunmaktadır ve bu görselde verilen her sayıya uygun deri renginden insan ve toplum bulmak mümkündür. 

Daha önemlisi, biyolojik olarak ırk tanımı yapabilmemiz için, ayrı "ırk" iddiasında bulunduğumuz iki grup arasındaki genetik çeşitlilik (varyasyon) miktarının, grupların her ikisi içerisindeki çeşitlilik miktarından daha fazla olması gerekmektedir. Ancak insan toplumlarında böyle bir şey bulunmaz! Kendilerinin ayrı bir "ırk" olduğu iddiasında bulunan grupların kendi içerisindeki genetik çeşitlilik farkı, çoğu zaman kendilerinden başka bir ırk olarak gördükleri insan toplumlarıyla aralarındaki genetik çeşitlilik farkından daha yüksektir! 

Bu demek değildir ki genlerimizdeki yüzlerce, binlerce, milyonlarca bölgeye bir arada bakarak, bir insanın hangi kıtadaki veya kıta içerisindeki belirli bölgelerden köken aldığı tespit edilemez. Elbette edilebilir ve bunu yapan birçok firma vardır. Kimi zaman sadece 100 gen bölgesine (lokus) bakarak bile oldukça isabetli tahminlerde bulunabilirsiniz. Ancak eğer ki sadece birkaç gene, hatta birkaç on gene bakacak olursanız, böyle bir ayrımı ve coğrafi köken tespiti yapmanız imkansız olacaktır. Ayrı ırk oldukları iddia edilen kimi insan toplumları için yüzlerce genin analizi bile güvenli tespitlerde bulunmanız için yeterli olmayabilir! Halbuki biyolojide, ayrı ırklardan gelen bireylerin genomları kolaylıkla tespit edilebilirdir.

İnsanlarda bunu yapamıyor olmamızın nedeni, insan türü içerisindeki genetik çeşitliliğin diğer türlerdekine nazaran dikkate değer miktarda az olmasıdır. Bu durum, insanlarda ırkların oluşumuna engel olmaktadır. Örneğin yaşayan en yakın kuzenimiz şempanzelerdeki genetik çeşitlilik, insanlarınkinden daha fazladır! Halbuki şempanze deyince birçok kişinin aklına tipik bir hayvan gelir ve "çeşitlilik" kavramı pek göz önünde değildir. Peki ya kurtlar? Kurtlar arasındaki genetik çeşitlilik, insanlar arasındaki genetik çeşitlilikten 4 kata kadar daha fazladır!

memelilerde türler içerisindeki genetik çeşitlilik

Bu kadar da değil. Genetik araştırmalarından gelen veriler ışığında, insanları bi-modal (ikili) bir ırksal ayrıma götürmek imkansızdır. Örneğin, sıkça düşünülenin aksine, siyahi insanların bacaklarında ekstradan kaslar bulunmaz! Batı Afrikalılar'ın dünyanın geri kalanına nazaran daha iyi koşucu olmalarını sağlayan bir gene sahip oldukları iddialarının bilimsel hiçbir temeli bulunmamaktadır. Çünkü yapılan araştırmalar, ne Batı Afrikalılar'da daha yaygın olarak bulunduğu iddia edilen ATCN3 geninin siyahilerde daha yaygın olduğuna dair veriler sunmaktadır, ne de bu genin hızlı koşma ile bir alakası olduğu ispatlanabilmiştir. Elbette ki bazı toplumların belirli alanlarda diğerlerine göre birazcık daha başarılı olması olasıdır. Ancak bunların arkasında yatan nedenler, genlerden ziyade çevre ve yaşam alanlarının etkisi ile çok daha iyi açıklanabilmektedir. Irklardan söz edebilmemiz için genetik farklılıklar tespit etmemiz zorunludur ve bunu yapamamaktayız.

Irkçılarla ilgili en büyük sorunlardan birisi ise, "ırk" kavramıyla karşılamaya çalıştıkları insan gruplarının bazı bir alanda diğerlerinden üstün olduğunu, diğer bir diğer alanda ise kötü olduğunu düşünmeye meyilli olmalarıdır. Örneğin "matematikte iyi ama koşuda kötü" gibi... Yani bu insanların dünya algısı, bir masa oyunundaki (Dungeons & Dragons gibi) karakterlerin yaratımından farksızdır. Bunun böyle olduğunu düşünmemiz için geçerli ve yeterli hiçbir neden bulunmamaktadır; zira insanlık, geride bıraktığımız 10.000 yıl boyunca neredeyse birebir aynı seçilim baskıları altında kalmıştır. Dolayısıyla evrimsel farklılaşmaların yaşanabilmesi için yeterli seçilim farklılığı ve zaman bulunmamaktadır. 

Her ne kadar genomlarımızda, yakın geçmişte yaşanan bazı evrimsel değişimlere dair izler olsa da, bunların "ırklardan" söz edebileceğimiz kadar kapsamlı olduğunu iddia etmek mümkün değildir. Bu farklılıklar genellikle heterozigot avantajı denen bir durumdan doğar: Bir özellik bakımından heterozigot olan bireyler (yani o genin 1 baskın, 1 çekinik alelini -versiyonunu- bünyesinde barındıranlar), homozigotlara göre (aynı alelden 2 kopya barındıranlara göre) avantajlı olabilmektedir. Bunun en tipik örneği ovalositoz veya orak hücre anemisi gibi hastalıkların, daha ölümcül başka hastalıkların bulunduğu ortamlarda heterozigotlara hayatta kalma avantajı sağlıyor olmasıdır. Görülebileceği gibi bu adaptasyonlar, ırkçıların iddia ettiği gibi "koşuda iyi ama matematikte kötü" gibi basit çıkarımlara indirgenemeyecek evrimsel değişimlerdir. İnsanların yakın tarihte yaşadığı diğer yerel evrimsel değişiklikler arasında yüksek bölgelerde yaşayanlarda düşük oksijen seviyelerine uyumlu biçimde oksijen taşıma sistemleri evrimleşmesi, Arktik bölgelerde yaşayan insanlarda soğuktan kaynaklı bazı kan akışı durumlarına diğerlerine göre daha adaptif olmaları veya sütü sindirebilme gibi özelliklerdir. Çoğu zaman gelişim biçiminden kaynaklı "koşabilme", "matematikte iyi olma", "ticaret kafasına sahip olma" gibi özelliklerin belli sözde-ırklarda tespit edilebileceği iddiası tamamen asılsızdır.

Irkçılığı ispatlamaya çalışan bazı bilim insanları da tarihte yaşamıştır (ve günümüzde de vardır). Ne yazık ki bu kişilerin çalışmalarını inceleyecek olursanız, son derece zayıf ve kabul edilemez içerikte olduğunu görmeniz mümkündür. Çalışmaları ve konu algılarında, kalıtım gibi en basit kavramlara dair bile çok ciddi teorik eksiklikler bulunmaktadır. Başka bilim insanlarının çalışmalarını ciddi anlamda çarpıtmaya meyillidirler. İleri sürdükleri matematiksel modellerde sayısız abartı ve yanlış bulunmaktadır ve bunu yapma nedenleri, gerçeği ortaya koymak yerine, istedikleri sonuçları almak isteyişleridir. Bağımsız olarak yapılan tekrar deneyleri, onların ırk iddialarını destekleyen sonuçları üretememektedir. En önemlisi, bulgularının işaret ettiği sonuçları abartmakta ve olduğundan önemliymiş gibi göstermeye çalışmaktadırlar. Bunlar, bilimsel olduğu iddia edilen argümanlarının altını oyan ve onları otomatik olarak geçersiz kılan sorunlardır.

Tüm bunlar bir arada değerlendirildiğinde, modern bilimsel gerçekler çerçevesinde insan türünde hiçbir ırktan söz edemeyeceğimiz görülecektir. Diğer yazılarımızda da iddia ettiğimiz üzere ırk kavramı, siyasi emellerle sürdürülen ve gündeme getirilen bir oyuncaktan fazlası değildir. Bilimsel bir temelde hiçbir geçerliliği yoktur ve ırk-temelli hiçbir argüman bilimsel olarak kabul edilmemelidir. İnsanlarımız, kişilerin argümanlarında ırk-temelli açıklamalar olduğunda uyanık olmalı, kişilerin muhtemelen manipülatif bireyler olduklarını düşünmeye meyilli olmalıdır.

Kaynaklar ve İleri Okuma:

  1. Current Anthropology
  2. Genetics
  3. High Altitude Medicine & Biology
  4. Canadian Journal of Physiology and Pharmacology
  5. Anthtopological Theory
  6. Intelligence
  7. Evolution and Human Behavior
  8. New York University
  9. Forbes
  10. Quora
6 Yorum