Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Kafana takılan neler var?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Meriç Öztürk
Seslendiren 18 Mayıs 2024 22:50
Meriç Öztürk & Erinç Yurtman - Biyolojik anlamda ilk iç güveysi denemesi: Endosimbiyoz - Ne yediğine dikkat edeceksin: Kambriyen Patlamasına Giden...
31
Tüm Reklamları Kapat
Gülşah Oral
3 gün önce
Porsuk ağacı araştırma ödevi yapmam gerekiyor göster 
52 görüntülenme
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 18 Nisan 2011 17 dk.

İnternette kimi zaman "İnsanlarla sineklerin de genlerinin %60'ı benzer, demek ki sinekten geliyoruz." ya da "Patateslerin de 48 kromozomu var, şempanzelerin de; belki de patatesten geldik." gibi düşük seviyeli ama halkın kafasını karıştırabilecek argümanlar görmek mümkündür. Bu yazımızda, bu argümanların hatalarını izah edeceğiz.

Genetik benzerlik, ele alınan iki türün ya da tür grubunun genomlarının (var olan bütün genlerinin toplamının) birbirlerine olan benzerlik oranı olabileceği gibi, bu tür veya tür gruplarının sadece belli başlı gen bölgelerinin birbirine benzerliği anlamına da gelebilmektedir. 

115
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 18 Ocak 2019
Biz bilim insanları kumsalda çakıl taşları arayan çocuklar gibiyizdir. Eğer ben, arkadaşlarımdan biraz daha fazla, biraz daha renkli çakıl taşları toplayabildiysem bunun nedeni dizlerime kadar suya girmeye cesaret edebilmiş olmamdır.
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
29
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Mehmet Salih Özsoy
İnceleyen 12 Aralık 2024
2024 Yılının Mart ayında girdim ben de Star Wars Dünyasına. Daha önceleri Star Trek ile Star Wars arasında bir paralellik olduğunu düşünürken -ki biliyorsunuz iki yapım da sinema dünyasına hemen hemen aynı dönemlerde girmişlerdi- Star Trek'teki yalın ifadenin Star Wars'ın karmaşası ve içindeki futuristik kültüründe anlatılandan daha çekici olduğunu düşünmüştüm.

Ancak; ilk filmi izledikten sonra, bir konu yada film hakkında bir yargıya varmadan önce, onun enine boyuna tüm elementleriyle iyice anlaşılmış olması gerektiği kanaatine vardım. Çünkü öyle bir film serisi ki, tüm hayatınız boyunca insanların bu seriden bahsettiğini duyuyorsunuz, sinemaya yeni filmlerinin çıktığını görüyorsunuz. Ama izlemek için doğru zamanı seçmek istiyorsunuz. İşte o zaman, benim için bu sene başında işe uzun bir ara vermiş olduğum mart ayıydı ve şuana kadar Star Wars serisinin çekilmiş olan tüm filmlerini arka arkaya çok kısa molalar vererek evden hiç çıkmadan izledim.

Spoiler vermekten pek haz etmediğim için, özetle hikayenin bütününden söz edeceğim: şuana kadar bu kadar süreğen ve hikayeyi bozmadan yapılmış bir seri çok nadiren yapılmıştır. Güç, iktidar, ahlak, erdem, özgürlük, bilgelik gibi kavramların harmanlanarak ortaya çıkarılan bu eserde, insana dair bir takım değişmesi zor dürtülerin birbirleriyle mücadelesi anlatılıyor. İnanç vs benmerkezcilik, güce tapma vs gücü dengeleme, diktatörlük vs halkın iradesi gibi günümüzde sahip olduğumuz pozitif ve negatif insan özelliklerinin gelecekte bizi bir taraftan nasıl tehlikeye sokacağı ve aynı zamanda da bu tehlikeli ve karanlık öngörüden de nasıl kurtulabileceğimizi anlatan müthiş bir yapıt.

Geleceğin dünyasında; şuanda sahip olduğumuz bir takım dürtüleri neden kontrol altına almamız gerektiğini, erdemin ve ahlakın ne kadar önemli değerler olduğunu ve şuanda bireysel tehdit katsayımızın çok da büyük olmadığı küçücük dünyamızda sahip olduğumuz tehlikeli dürtüleri törpülemediğimiz takdirde, gelecekte insanlığı nasıl bir tehlikenin beklediğini bir görsel şölen eşliğinde izliyoruz bu seride.

Filmdeki kusurlarla ilgili de konuşmak isterdim ama, bu tarz bir yapımı eleştirmek için bence onun gibi veya daha iyi bir seriyi yapabilmek gerekir. O yüzden burada arkadaşlara keyifli seyirler dilemek istiyorum sadece.
Youtube Kanalı
9.5/10
(8 Kişi)
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nevzat Keskin
Seslendiren 4 gün önce 7:17
Muazzam petrol zenginliği Suudi Arabistan'ın küresel sporlarda, elektrikli arabalarda ve teknoloji girişimlerinde baskın roller üstlenmesini sağladı....
11
Eser
Ece Müker
Ece Müker
598.5K UP
Eseri Ekleyen 3 gün önce Film
Puan Ver
Orjinal Adı : Greenland 2: Migration
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Libre Texts
Libre Texts
128.5K UP
Yazar 13 Aralık 2022 19 dk.

Genel olarak bakıldığında bir türün popülasyonlarının başka bir türün popülasyonlarından izole olarak yaşadığını görmek mümkün değildir. Belirli bir habitatta bulunan ve birbirleriyle etkileşim halinde olan popülasyonlar ekolojik bir topluluk oluşturur ve bu habitatta bulunan türlerin sayısı ve bollukları, topluluğun çeşitliliği olarak bilinir. Tür çeşitliliğinin düşük olduğu Antarktika buzullarında bile çok sayıda canlı organizma bulunur; bununla beraber tropikal yağmur ormanları habitatlarının barındırdığı türlerin çeşitliliği tahmin edilemeyecek kadar büyüktür. Bilim insanları da bu çerçevede türlerin birbirleriyle ne tür etkileşimlerde bulunduklarını anlamak ve aynı kaynaklar için nasıl rekabet ettiklerini bulgulamak amacıyla topluluk seviyesinde ekolojik gözlemlerde bulunurlar.

Türler arası etkileşimin belki de en klasik örneği av-avcı ilişkisidir. Avcı-av etkileşiminin en dar tanımı, bir popülasyonun bireylerinin başka bir popülasyonun bireylerini öldürüp tüketmesi şeklindedir. Bir topluluktaki avcıların ve avların popülasyon büyüklükleri sabit değildir ve birbirleriyle ilişkili gibi görünen döngüler çerçevesinde değişebilirler. Av-avcı popülasyon dinamiklerinin en sık verilen örneği vaşak (avcı) ve Amerika tavşanı (av) döngüsüdür (Şekil 19.4.1).

19
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 22 Haziran 2011 12 dk.

Evrimsel biyolojinin gelişmesi ve interdisipliner olarak hemen her bilim dalında kullanılmaya başlanmasıyla birlikte artık kesin olarak biliyoruz ki insan da sıradan bir hayvan türüdür. Her canlı gibi, insan da diğer tüm canlılarla evrimsel bir geçmişi paylaşmaktadır.

Benzer şekilde kesin olarak bildiğimiz bir diğer nokta, insanın bu akıl almaz sayıdaki canlıların her biriyle akraba olduğu, ancak en yakın akrabasının Pan cinsi, yani şempanzeler ve bonobolar olduğudur. Ondan sonra sırasıyla goriller ve orangutanlar gelir.

144
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
🧠 Osteopati, vücudun kas-iskelet sistemine odaklanan bir manuel terapi yaklaşımıdır. Osteopatik uygulamalar; eklem mobilizasyonu, yumuşak doku teknikleri ve vücut bütünlüğünü gözeten dokunma temelli müdahaleler gibi yöntemleri kapsar.

🔬 Bununla birlikte, osteopatinin bilimsel olarak etkinliği ve mekanizmalarının ne ölçüde kanıtlandığı konusu uzun süredir tartışmalı. Bazı çalışmalar, belirli kas-iskelet ağrısı ve fonksiyon bozukluklarında olumlu sonuçları gösterirken; diğer çalışmalar bu yöntemlerin etkinliğini destekleyecek yeterli bilimsel kanıtın henüz mevcut olmadığını vurguluyor.

📊 Özellikle bel ve boyun ağrısı, baş ağrısı ve bazı eklem problemleri gibi durumlarda osteopatik müdahalelerin etkisi üzerine çeşitli araştırmalar yapılmış olsa da, bunların sonuçları arasında tutarlı ve geniş çapta genellenebilir bir bilimsel destek düzeyi konusunda fikir birliği bulunmadığı belirtiliyor. Yani bu alanın daha net kanıtlar için araştırma ihtiyacı taşıdığı düşünülüyor.

🧪 Osteopatinin farklı tekniklerinin karmaşık yapısı, kontrol grubu oluşturma ve plasebo etkilerini ayırt etme gibi metodolojik zorluklar nedeniyle sistematik değerlendirmeleri zorlaştırabiliyor. Bu da, elde edilen sonuçların genel popülasyona nasıl uygulanabileceği konusunda belirsizliklere yol açıyor.

💡 Özetle, osteopati bazı kişilerde fayda sağlayabilir; ancak genel olarak bilimsel kanıtlar daha geniş ve güçlü çalışmalara ihtiyaç duyduğunu düşündürebilir. Bu nedenle bu yaklaşımın etkinliği ve kapsamı hâlen bilimsel çalışmalarda daha net belirlenmeye çalışılıyor.

Yazar: Jonathan Jarry M.sc
Çeviren: Sıla Gürçınarlı
Editör: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
EtkinlikKültürel Etkinlik
Okan Nurettin Okur
Etkinliği Ekleyen 3 gün önce ÇevrimiçiÜcretsiz15 Şubat
Stoacılıkta Doğaya Uygun Yaşamak
15 Şubat 2026 13:00 tarihinden 15 Şubat 2026 15:00 tarihine kadar.

Doç. Dr. Melike Molacı ile Stoacı felsefede doğaya uygun yaşama üzerine konuşacağız Ankara Felsefe Radyosu’nun yeni yayınına davetlisiniz! Daha fazla felsefe yayını için YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz

 https://youtube.com/@AnkaraFelsefeRadyosu


 

Devamını Göster
3
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Nujin Dede
Nujin Dede
34.8K UP
Yazar 2 Nisan 2020 7 dk.

Bu müthiş hikâyeye kara deliklerden bahsederek başlayalım.

Çoğu kara delik, ölmekte olan yıldızların yakıtlarının bitimiyle birlikte, kabuktan patlamayla (süpernova), daha sonra çekirdeğin kütle çekimine daha fazla dayanamamasıyla içe çöküşü sonucu oluşur. Etraflarındaki uzay-zamanı bükerler ve muazzam çekim güçlerine karşı koyabilen neredeyse hiçbir madde yoktur. 

82
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Mehmet Orakcı
Mehmet Orakcı
104.3K UP
Üye 1 gün önce
Nikola Tesla’nın aforizmalarında geçen ‘3, 6 ve 9’un ihtişamını bilseydiniz evrenin anahtarını elde edebilirdiniz’ ifadesi ne anlama gelmektedir? Tesla bu sözle matematiksel-fiziksel bir düzeni mi, yoksa doğadaki simetri ve döngüleri sembolik olarak mı anlatmak istemiştir?
2 Cevap - 396 görüntülenme
"3, 6 ve 9’un ihtişamını bilseydiniz evrenin anahtarını elde edebilirdiniz" ifadesi ne anlama gelmektedir?
"3, 6 ve 9’un ihtişamını bilseydiniz evrenin anahtarını elde edebilirdiniz" ifadesi ne anlama gelmektedir?
Cevap Ver 2,500 UP
6
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Elif Helvacı
Elif Helvacı
14.1K UP
Uyarlayan 25 Eylül 2011 15 dk.

Hieronymus Bosch'un üç kanatlı, ünlü tablosunda (The Garden of Earthly Delights; Dünyevi Zevkler Bahçesi) âlem yapan çıplak figürler, cennetvâri masumiyete bir methiye, bir övgü gibidir. Bu tablo, püriten uzmanlarca sıklıkla ileri sürülen "ahlakın çöküşü" ve "günah tasviri" olarak yorumlanabilmesi için bana kalırsa fazla mutlu ve huzurlu görünmektedir. Daha ziyade, insanoğlunun dünyaya düşmeden önceki utanç ve suçluluk duygularından muaf halini temsil etmektedir. Benim gibi primatologlar için, çıplaklık (cinsellik ve doğurganlığa referansla), kuşların ve meyvelerin bolluğu ve gruplar halinde hareket etmek oldukça tanıdıktır ve dini ya da ahlaki yorumlamaları gerektirmez. Bosch, insanlığı en doğal haliyle tasvir etmiş görünmekle birlikte, kendi ahlaki bakış açısını da üç kanatlı tablonun orta kısmında resmettiği eğlenen insanların değil de, en sağdaki kısmında rahiplerin, rahibelerin, açgözlü oburların, kumarbazların, savaşçıların ve ayyaşların cezalandırılması resmederek gösterir.

Beş yüzyıl sonra, hala dinin toplumdaki rolünün ne olduğu ile ilgili tartışmaya devam ediyoruz. Tıpkı Bosch'un yaşadığı dönemde de olduğu gibi, ana temamız "ahlak". Tanrısız bir dünya öngörebilir miyiz? Böyle bir dünya "iyi" olur muydu? Bir dakikalığına günümüzde biyoloji ile köktendincilik arasındaki savaşı bir kenara bırakalım. Günümüzde, evrimden şüphe etmek için kanıtlara karşı oldukça dirençli olmak gerekmektedir; bu yüzden de evrimden şüphe duyanları ikna etmek amacıyla hazırlanan kitaplar ve belgeseller, aslında boşa emek kaybıdır! Bu materyaller dinlemeye hazır olanlara yardımcı olabilir;ancak esas hedef kitleye ulaşmada başarısızdır. Tartışma gerçeğin ne olduğundan ziyade, bu gerçekle nasıl baş edeceğimizle ilgilidir. Ahlakın doğrudan yaratıcı Tanrı'dan geldiğine inananlar için, evrimi kabul etmek ahlaki bir cehenneme açılan kapı gibidir.

139
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 4 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
9
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 26 Aralık 2020 6 dk.

Eğer Dünya'nın düz olduğunu, dağlar ve vadiler dolayısıyla fazlasıyla pürüzlü olduğunu veya kendi etrafında döndüğünü hissetmediğiniz için hareketsiz olduğunu zannediyorsanız, tamamen yanılıyorsunuz, bunu daha önceki yazılarımızda anlatmıştık. Benzer şekilde, Güneş'in Dünya etrafında döndüğünü zannetmek veya Güneş'in hareketsiz bir gök cismi olduğunu zannetmek, yani kendi etrafında dönmediğini veya bir diğer gök cismi etrafında yörüngede olmadığını sanmak da sık yapılan hatalar arasında yer alıyor. Ancak halk arasında astronomiye yönelik en yaygın hata, kuşkusuz, mevsimlerin oluşma nedenidir.

Birçok insan; Dünya'daki ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış gibi mevsimleri oluşturan ana unsurun, Dünya'nın eliptik yörüngesinden kaynaklandığını düşünür. Daha önceden izah ettiğimiz gibi, Dünya gerçekten de Güneş etrafındaki yörüngesi boyunca kimi zaman Güneş'e 147 milyon kilometre kadar yakındır, kimi zamansa Güneş'ten 152 milyon kilometre kadar uzaktır. Yani gezegenimizin yörüngesi dairesel değil, eliptiktir. Ancak bu durumun Dünya'da mevsimlerin oluşumuyla hiçbir alakası yoktur; hatta ilginç bir şekilde, Dünya'nın Güneş'e en yakın olduğu dönemde (yani 147 milyon kilometrelik mesafede) kuzey yarımkürede yaz değil, kış yaşanır! Benzer şekilde, Dünya'nın Güneş'e en uzak olduğu dönemde (yani 152 milyon kilometrelik mesafede) kuzey yarımkürede kış değil, yaz yaşanır! Neler oluyor?

56
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 4 gün önce
Şapka 1 ila 3 cm çapında ve 0,3 ila 1 cm kalınlığındadır, sık sık bitişik şapkalarının kenarlarına kaynaşmıştır. Beyaz ve tüylüdür, yumuşak dokulu gibi gözükür ancak oldukça serttir. sap çok kısadır ve genellikle substrat yüzeyinin üzerinde görünmez. Ölü odun üzerinde veya canlı odun üzerinde ara sıra parazit olarak yaşar. Çoğunlukla kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde (kalas ve tahtalar üzerinde bile) yıl boyunca gözlemlenir (büzüşerek ve daha fazla nem bekleyerek hayatta kalır).
3
Blog Yazısı
Yalın İnce
Yalın İnce
145.8K UP
Blog Yazarı 11 dk.

Araçlarımızın üzerinde gitmesi için birçok şekilde, boyutta ve yerde yollar karşımıza çıkar. Bu yollar bulundukları yere göre ikiye ayrılır.[1] Bunlardan ilki, yüksek hızlarda ve en kısa sürede bir şehirden diğerine gitmemiz için tasarlanmış olan şehirlerarası yollardır. İkincisi ise şehrin içindeki kısa mesafeli yolculuklarımızda kullandığımız, düşük hızlı sokak ve caddelerdir.[2] Bu yollardan bazıları yüksek hızlarda gitmek için olsa da diğerleri düşük hızlar içindir.[1][2]

Aşırı hız, özellikle yaya ve bisikletlilerin bulunduğu yollarda büyük bir tehlike yaratmaktadır. Dünyada meydana gelen kazaların yaklaşık %13'ü aşırı hız kaynaklı kazalardır.[3] Bir araç bir yayaya veya bisikletliye çarparsa aracın hızı, yayanın veya bisikletlinin hayatta kalabileceğini veya kalamayacağını belirleyen etkenlerden biridir.

4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close