Evrim Ağacı

Limitless, NZT 48 İlacı ve Bilim: Bir Hap, Beynin Zincirlerini Kırabilir mi?

İnsanın "Üst İnsan"a Kolay Yoldan Ulaşma Arzusunun Dışavurumu Olan Filmler ve Beyin Hakkında Gerçekler

Limitless, NZT 48 İlacı ve Bilim: Bir Hap, Beynin Zincirlerini Kırabilir mi? Letterboxd
Tavsiye Makale

Bu yazı, Evrim Ağacı'na ait, özgün bir içeriktir. Konu akışı, anlatım ve detaylar, Evrim Ağacı yazarı/yazarları tarafından hazırlanmış ve/veya derlenmiştir. Bu içerik için kullanılan kaynaklar, yazının sonunda gösterilmiştir. Bu içerik, diğer tüm içeriklerimiz gibi, İçerik Kullanım İzinleri'ne tabidir.

2011 yapımı bir Hollywood filmi olan Limitless, NZT-48 isimli bir sözde ilaç sayesinde beyin bağlantılarını güçlendirerek insanın doğduğundan beri deneyimlediği (okuduğu, duyduğu, izlediği, vs.) her şeyi iç tutarlılığa sahip ve üstün bir şekilde zihninde birleştirebildiği ve hafızasının her parçasına erişebildiği bir dünya hayal ediyor.

Film, ne yazık ki beynin sadece bir kısmının kullanılabildiğini, yani insanların beyinlerinin %100'ünü kullanmadığı uydurmasını (mitini) tekrar ediyor. Bu iddianın en ufak bir doğruluk payı olmadığını, Lucy isimli Hollywood filminin bilimsel altyapısını incelediğimiz buradaki yazımızda anlatmıştık. Beynimizin %100'ünü kullanmanın ne anlama geldiğini ise buradaki detaylı yazımızdan öğrenebilirsiniz.

Ancak Hollywood'un abartıları bir yana, ilaçlar beyin fonksiyonlarımızı gerçekten güçlendirebilir mi? Dahası, Limitless gerçekten de ilk bakışta görüldüğü gibi bir "süperzeki insan filmi" mi? Bu yazımızda, sonradan çekilen televizyon serisinden değil, sadece filmden söz ettiğimizi vurgulamak isteriz. Öyleyse, başlayalım:

Nootropik İlaçlar: İlaçlarla Beyni Güçlendirmek Mümkün mü?

Beynin kullanım yüzdesiyle ilgili iddiaları bir yana bırakacak olursak, nootropik ilaçlar (Yunancadaki nóos yani "zihin" sözcüğü ile, tropḗ yani "dönüştürmek" sözcüklerinin birleşiminden türetilmiş bir isim) adı verilen bir ilaç grubu sayesinde, beynin nörobiyolojik faaliyetlerini pekiştirme hayali pek de bilimkurgu sayılmaz. 1972 yılında Romanyalı bir psikolog ve kimyager olan Corneliu E. Girugea, geliştirdiği Piracetam isimli bir ilaç için "nootropik" sözcüğünü geliştirdi. Nootropik, beynin üst düzey bütünleşik faaliyetlerini arttırmaya yardımcı olan moleküllere verilen genel bir isimdir.

Ne var ki Limitless gibi kurgu ürünleri başta olmak üzere, insanların kolay yoldan "süperinsan" olma merakını tatmin edecek ilaçların gerçekliği son derece kuşkuludur. Örneğin az önce sözünü ettiğimiz Piracetam'ın bilişsel fonksiyonları arttırdığına yönelik bulgular son derece şaibelidir.

Bir nörotransmiter olan GABA'nın bir türevi olan 2-oxo-1-pyrrolidin asetamit kimyasal ismiyle satışa sunulan Piracetam'ın yapısı, piroglutamik asit (PCA) olarak bilinen bir aminoaside oldukça benzerdir. İddiaya göre, Piracetam kullanan kişilerde demans ve diğer bilişsel problemler azalmakta, sağlıklı insanlarınsa zihin kapasitesi pekiştirilebilmektedir. İddialara göre ilaç, nöronal ve vasküler fonksiyonları etkileyerek, herhangi bir yatıştırıcı veya uyarıcı etkiye sahip olmaksızın bilişsel fonksiyonları güçlendirmektedir. Bunun ana mekanizması, beyindeki AMPA reseptörlerine bağlanarak nöron uyarılabilirliğini arttırmaktır. Ayrıca muskarinik kolinerjik (Ach) reseptörleri aracılığıyla da bir nörotransmiter olan asetilkolinin fonksiyonunu pekiştirdiği, bu sayede hafızayı güçlendirdiği ileri sürülmektedir.

Fakat bugüne kadar yapılan sistematik çalışmalar, bu ilaçların gerçekten de bu etkiye sahip olduğunu göstermeyi başaramamıştır. Özellikle de 2004 yılında yayınlanan bir Cochrane Sistematik Araştırması'nda, toplamda yaklaşık 12.000 kişiyi kapsayan 24 akademik çalışma incelendikten sonra, Piracetam'ın demans veya bilişsel bozulmalar konusunda bile herhangi bir faydaya sahip olduğu gösterilememiştir. 2005 yılında yapılan bir diğer çalışmada, sadece yaşlı deneklerde bir miktar gelişme görülmüştür. Ne var ki 2008 yılında yapılan bir diğer araştırmada, daha önceden yapılan çalışmaların bir kısmında tespit edilen, demansa fayda sağladığını gösteren zayıf bulguların bile hatalı metodolojiler üzerine kurulu olduğu gösterilmiştir. Yani Piracetam'ın beyne dikkate değer bir faydası olduğunu söylemek mümkün değildir.

Bu tablo, diğer bütün benzer nootropik ilaçlarda da tekrar etmektedir. Rasetam adı verilen bu tarz nootropik ilaçlarda 2-Pirrolidon isimli bir organik bileşik vardır. Bugüne kadar üretilen, Limitless filminde gösterilene benzer şekilde etkileri olduğu iddia edilen "rasetam ilaçların" (anirasetam, oksirasetam, pramirasetam, fenilpirasetam, vb.) işlevselliğine yönelik güvenilir veriler bulunmamaktadır.

Bu ilaçlar, birçok ülkede reçetesiz bir şekilde satılmaktadır ve herhangi bir fayda sağlamamalarına rağmen, kolay yoldan zekileşmek isteyen veya başarılarına katkı sağlayacağına inanan insanların sırtından çok ciddi bir ekonomi döndürmektedirler. Bu tarz ilaçların satılması ABD Besin ve İlaç Başkanlığı'nca yasaklanmış olmasına rağmen, halen "diyet hapı" başlığı altında bu ilaçların ABD'de satıldığı görülmektedir. Avrupa'da da bu ilaçlara erişmek oldukça kolaydır.

Diyet Haplarıyla Zihin Pekiştirme Safsatası

Söylediğimiz gibi, Besin ve İlaç Başkanlığı'ndan izin alamayan üreticiler, halka sahte ürünler pazarlamanın yolunu, ilaçlarını "besin takviyesi" veya "diyet hapı" olarak kategorize etmekte bulmuştur. Ancak bu tür ilaçların içeriğinde sıklıkla bulunan kimyasalların hiçbirinin bilişsel fonksiyonlar üzerinde dikkate değer bir etkisi olduğu tespit edilememiştir.

2015 yılında yapılan bir meta analize göre, omega-3, B vitamini ve E vitamini içeren haplarının hiçbiri orta yaşlı ve yaşlı insanlarda herhangi bir bilişsel faydaya neden olmamaktadır. Aynı araştırmada, bu bileşenlere yönelik eksikliğe sahip olan hastalar haricinde B6, B12, E vitaminleri ve folat alımında hiçbir bilişsel fayda gözlenmemiştir. Benzer şekilde, omega-3 içerikli diyet haplarını ele alan iki ayrı Cochrane araştırmasında ise, ADHD veya diğer öğrenme bozukluklarına sahip olan kişilerde bile bu hapların faydasına yönelik kanıtlar oldukça kısıtlı olduğu gösterilmiştir.

Gerçek Merkezi Sinir Sistemi Uyaranları

Tüm bunlara karşılık, bugüne kadar merkezi sinir sistemini uyarma yoluyla insan bilişsel fonksiyonlarını pekiştirme potansiyeli olan birçok ilaç geliştirilmiştir. Örneğin ADHD, narkolepsi ve obezite tedavisinde kullanılan amfetaminin düşük dozlarda kullanılması halinde baskılayıcı kontrol, episodik hafıza, çalışan hafıza ve dikkat konusunda gelişme gözlenmiştir. Benzer şekilde Ritalin adı altında satılan metilfenidat da hafıza, dikkat ve planlama açısından sağlıklı insanlarda bile bir miktar fayda sağlayabilmektedir (ancak yüksek dozlarda öğrenme güçlüğüne sebep olduğu bilinmektedir).

Tabii ki uykuyu bastıran tüm kimyasallar da bilişsel fonksiyonları arttırıcı etkiye sahiptir. Bunların başında meşhur kafein gelir. Kafeinle ilgili daha fazla bilgiyi buradaki yazımızdan veya aşağıdaki videodan alabilirsiniz.

Bir diğer meşhur uyaran, nikotindir. Ancak nikotinin yüksek bağımlılık yapıcı özelliği ve dahası, sigara içindeki diğer kimyasallarla birlikte alındığında insan sağlığını ciddi miktarda etkilemesi dolayısıyla riskleri göz önüne alınmalıdır. Bu konuda daha fazla bilgiyi buradaki yazımızdan alabilirsiniz.

Son olarak, ögeroikler olarak bilinen armodafinil ve modafinil gibi kimyasalların da ADHD olmayan gençlerde bile mantıklama becerisine ve problem çözme yeteneklerine katkı sağladığı görülmüştür. 2015 yılında yapılan ufak ölçekli bir çalışmada, modafinil alan kişilerde yönetim becerilerinin arttığı görülmüştür.

Limitless Aslında Neyi Anlatıyor?

Tüm bu "gerçek ilaçların" etkisi, Limitless filminde anlatılan zihinsel kapasite edinimine göre yok denecek kadar az fayda sağlıyor. Buna rağmen birçok genç, sınav stresi ve başarma baskısı altında bu tarz ilaçlara başvurarak zihinlerini güçlendirmeye çalışıyor. Bu "kolay yoldan zekileşme" veya "zekayı ölçtüğü iddia edilen sınavlarda başarılı olma zorunluluğu", insanların hayal dünyasına kapılmasına ve olmadık ilaçlara bel bağlamalarına neden oluyor.

Bu, öylesine kitlesel bir histeri ki, internette "NZT-48" ismiyle yapılan bir aramada bilimsellikten tamamen uzak, süslü ve bilimsel gibi gözüken sözcüklerle bezeli bir dolu internet sitesi çıkıyor. Bunların birçoğu, çeşitli şekillerde zekayı pekiştirme vaadiyle açık açık insanlara ilaçlar satma vaadinde bulunuyor. Bu sitelerden bazılarında "Ölümünüz halinde biz sorumlu değiliz." sözcükleri, dipnot olarak sitelerin dibine iliştirilmiş halde bulunuyor!

Limitless filmi biraz daha gerçekçi bir perspektiften incelendiğinde, şu gerçek yüzümüze çarpıyor: Film, aslında insanların bu kolay yoldan zeki olma merakının sıradan bir bağımlılıktan hiçbir farkı olmadığını gösteriyor. Filmin sonu her ne kadar "kahramanımız için zafer ile bitmiş" gibi gözükse de (ve belki de bu anlatı, kitlesel histeriyi gereğinden fazla pekiştirse de), aslında film boyunca yapılan anlatım, NZT-48 isimli ilacın kokain ya da eroin gibi ölümcül uyuşturuculardan farkı olmadığı ve bunun müdavimlerinin başlarını benzer şekilde dertlere soktuğu gösteriliyor. Bunu, insanların kolay yoldan zekileşme çabasının bir uyuşturucuya benzetilmesi olarak görebiliriz.

Filmin daha da önemli bir eleştirisi, güç kazanan insanların politik süreçlerdeki etkisi ve bu etkinin ne kadar kaçınılmaz olduğu üzerine... En basit insanlar bile, güç ve şöhret basamaklarını tırmandıkça kaçınılmaz olarak "güçlü arkadaşlar" edinmektedir ve bu arkadaşlarla kurdukları ilişkiler, geriye kalan hepimizin hayatlarını etkileyecek politik kararların alınmasında direkt bir rol oynamaktadır. Paranın ve gücün dahil olduğu politik ilişkiler, neredeyse hiçbir zaman toplumsal fayda ile sonuçlanmamakta; her zaman bireylerin kendi ego ve ihtiyaçlarını tatmin etme çabasına evrimleşmektedir. Elbette "filmin kahramanına" bu egoya yenik düşmeme gücü "bahşedilmişse" de, gerçekte bu süreçlerin nasıl sonuçlandığını hepimiz çok iyi bilmekteyiz.

Sonuç

Beynimizin bir boş levha (tabulae rasae) olmadığını, doğuştan gelen ve tamamen genetik altyapıya sahip bazı davranışlara sahip olduğumuzu biliyoruz. Ancak bunu diğer uca taşıyıp, beynin kusursuz bir kayıt makinası olduğu veya her bilgiye doğuştan sahip olduğumuz, ne var ki buna erişemediğimiz iddiası da tamamen hatalıdır.

Bilgi kavramının ne olduğuna dair oldukça iyi bir fikrimiz var ve beynin tüm bilgilere kadir olarak var olmadığını, karmakarışık bir nörobiyolojik yığın olduğunu ve eğitim, deneyim, çalışma, pratik gibi faaliyetlerle bağlantılar kazanarak yeni bilgileri oluşturduğunu ve hatta basit bir ameliyat veya beklenmedik bir travma sonucunda öğrenilen bilgilerin tamamen silinebildiğini biliyoruz. Deneysel olarak anıların silinebildiğini ve hatta sahte anılar üretilebildiğini biliyoruz. Bu nedenle beyinde, "aslında var olup da bizim erişemediğimiz" iddia edilen bilgiler bulunmuyor. Doğuştan gelen bir takım refleksif davranışlara sahibiz, belli başlı öğrenme becerilerine sahibiz ve geri kalanı, doğduktan sonra deneyimlediklerimiz ışığında şekillenen bilgiler...

Dahası, beynin kusursuz bir kayıt makinası olmadığını da biliyoruz. Hafızamızın oldukça başarısız bir kayıt cihazı olduğunu gösteren çok sayıda delil var. Bundan da önemlisi, hafızamızın çok büyük bir kapasiteye sahip olsa da, sonsuz kapasiteye sahip olmadığını da biliyoruz. Dolayısıyla gerçekten de beynimiz, gereksiz gördüğü birçok bilgiyi depolamadan yok etmektedir. Bazı bilgiler gerçekten de bilinçaltımıza itilmiş halde bulunabilir; ancak "her bilgi ve deneyimin" kusursuz bir şekilde beyinde depolandığını iddia etmek, sinirbilimsel temeli bulunmayan, bu yönde veriye sahip olmadığımız bir iddia olacaktır.

Belki de anlamamız gereken en önemli gerçek şu: Bize zekamızı, hafızamızı, bilincimizi, vb. üst düzey bilişsel özelliklerimizi veren tek bir sihirli anahtar yok. Tek bir kimyasal, tek bir ilaç, tek bir yaklaşım üst düzey bilişsel fonksiyonlarımızın hepsini, aynı anda, bir bütün olarak pekiştiremez. Bizler, bu karmaşık zihnimizi çok uzun bir evrimsel sürecin mirası olarak, çok parçalı bir şekilde aldık. Bu süreçte yaşanan modüler evrim, her parçanın farklı şekillerde optimize olmasına neden oldu. Dolayısıyla "üst insana erişmeyi", tek bir ilaca veya sihirli değneğe indirgemek, her ne kadar kolaya kaçmayı seven zihinlerimiz için basit bir uyuşturucu olsa da, muhtemelen asla erişemeyeceğimiz bir teknoloji. Belki genlerimizi değiştirerek, evrime yön vererek, çeşitli ilaç takviyeleriyle beynimizi gelecekte şekillendireceğiz. Fakat metamfetamin gibi ölümcül bir uyuşturucuya benzeyen tek bir hap ile zihnimizin zincirlerini kırmak uzak ve zayıf bir hayalden fazlası değil.

Her ne kadar Hollywood filmleri, hayal gücümüzü pekiştirerek "Ne olabilirdi?" sorusuna yanıtlar arasa da, bu soruya verdiğimiz yanıtların hiçbirini "Gerçek olan nedir?" sorusuyla karıştırmadığımızdan emin olmalıyız. Limitless ve bu filmin popüler kültürde yarattığı etki, bu iki sorunun birbirine ne kadar kolay karıştırıldığını harika bir şekilde gösteriyor.

Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 5
  • Tebrikler! 19
  • Bilim Budur! 5
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 2
  • Güldürdü 2
  • İnanılmaz 4
  • Umut Verici! 5
  • Merak Uyandırıcı! 3
  • Üzücü! 2
  • Grrr... *@$# 1
  • İğrenç! 1
  • Korkutucu! 1
Kaynaklar ve İleri Okuma

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 31/05/2020 05:16:44 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/8145

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Evrim Ağacı %100 okur destekli bir bilim platformudur. Maddi destekte bulunarak Türkiye'de modern bilimin gelişmesine güç katmak ister misiniz?
Destek Ol
Gizle
Güncel
Teknoloji
Zehir
Hayvan Davranışları
Yiyecek
Galaksi
Darwin
Covid-19
Abiyogenez
Coronavirus
Besin Değeri
Kedi
Evrimsel Antropoloji
Ara Geçiş Türleri
Göğüs Hastalığı
Nörobilim
Mühendislik
Kelebek
Paleontoloji
Çekirdek
Ekoloji
Öğrenme Teorileri
İhtiyoloji
Memeli
Kuantum Fiziği
Solunum
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
“Bilim, en üst düzey sağduyudur. Sağlam bir gözleme dayanır ve mantıksal safsatalara karşı acımasızdır.”
Thomas Huxley
Geri Bildirim Gönder