PRİMİTİVE WAR FİLM İNCELEMESİ VE ELEŞTİRİSİ
Azıcıkta Jurassic Park Rebith Eleştirisi

- Blog Yazısı
GİRİŞ
En sevdiğim yazım tarzı, film eleştirisi ve bilimsel inceleme yazısı. Yeni bir film vizyona girdiğinde, sanki perde beni çağırıyormuş gibi hissederim, hele ki takip ettiğim bir seri ise. Bu sene sağolsun film olarak beni tatmin eden filmler geldi. Bazıları beni inanılmaz hayal kırıklığına uğrattı, bazıları da beklentimi aşarak hiç beklemediğim kadar çok sevdim. Normalde ben bu yazıyı Jurassic Park Rebirth için yazacaktım, fakat film çok hüsrandı ya. Gerçekten incelemeye değer, bilimsel analize gerekli küçücük bir şey dahi yoktu. Primitive War filmi de hiçbir beklentim olmadan gittiğim halde beni şaşırtarak beğendiğim bir iş çıkartmışlar.
Şimdi asıl eleştiriye geçmeden önce birkaç şey bilmeniz gerekiyor. Jurassic Park 90’lardaki dinozor tasvirleriyle ilk filmlerini çıkartıp gişe rekorları kırmış bir ilk filmden sonra gelecek filmler de ilk film konseptine sadık kalmıştır. Yani Jurassic Park filmleri aslında 90’ların dinozor bilgilerinde çekilmiş filmlerdir. Bütçesi ise 180 milyon dolarlık devasa bütçe ile hazırlanmış bir filmdir, yani gerçekten uğraşılmış bir film var karşımızda. Primitive War ise 7 milyon dolara Macaristan’da adını sanını duymadığımız bir yapım olarak karşımıza çıktı. Haliyle bir beklenti oluşmamıştı bende, lakin bilime daha çok sadık kaldılar ve özellikle modellemeler konusunda çok başarılı buldum filmi.
JURASSİC PARK REBİRTH
Jurassic Park serisi çok tuhaf bir şekilde, beğenilmeyen filmler çıkmasına rağmen her yeni filmde gişe rekoru kırıyor. Anlamıyorum tuhaf bir çekiciliği var, hem insanı itiyor hem de çekiyor. Ne kadar saçma da olsa kendini izlettiriyor. Bide seriyi inanılmaz uzattılar, 32 yıldır devam ediyor seri. 3 adet Jurassic Park filmi, 4 adet Jurassic World filmi, 3 adet dizisi var. Eee haliyle izlediğimiz şey sadece filme özgü “klişe” işler barındırıyor. Bilirsiniz işte tatil yapıyordum dinozor adasına gittim, canım sıkıldı macera istedim dinozor adasına gittim, çişim geldi uçağım dinozor adasında durdu vesaire. Bu sefer de dünya nüfusu tehlikede dinozor kanı bulmamız lazım diyerek yeniden adaya gidiyorlar, teknik detaylara girmiyorum.
Bilimsel anlamda hiç değinmek istemiyorum çünkü film dinozor filminden artık uzaylı filmine döndü. Şaka yapmıyorum ha D-rex dedikleri şeyi de alien filmindeki xenomorph’a özenilerek tasarlanmış bir dinozor. Hatta dinozor demeye bile bin şahit ister buna. 4 kollu 2 bacaklı devasa boyutlu ucube mutant bir varlık aslında bu. Mutadon var başka o da hayali mutant bir dinozor. Yarı dinozor yarı kuş tuhaf bir varlık. Aslında düşününce film gerilim olarak başarılıydı. Onun dışında başarısızdı. Şahsen ben dinozor diye bambaşka bir varlık gösterilmesi benim hoşuma gitmiyor, bunlar dinozor değil canavarımsı yaratıklar.
Quetzalcoatlus’u keşfetmişler artık tebrik ediyorum. Onun dışında film sonunda dinozor dövüşü göremedik. Bunu “bunca zamandır dinozorlar kavga etmemiş beraber hayatta kalmışlar, film sonunda da dövüş olmasın” demişler ve sadece ara film olmaktan öteye geçememiş. O kadar çok para kazandılar ki kesinlikle bu adada yeni bir film gelecek. Bu adanın özelliği ismini hatırlamadığım genetikçi bilim adamı burayı deneysel mutant dinozorları deneysel olarak ölçmek için kullanmış. O sebeple ada ucubelerle dolu. Bilimsel olarak incelenmeye değer bir film değil, çünkü gerçeklik değil yaratık dövüşüne dönüştürmüşler filmi.
PRİMİTİVE WAR: BİLİMSEL İNCELEME
Film basit haliyle Vietnam savaşında Sovyetler Birliğinin geçmişe gitme deneyini yapıp, geçmişten dinozorlar getirip ABD birliklerinden birinin başına gelen olayları anlatıyor. Filmde Vietnam ormanlarında dinozorlar asker avlıyor. Film genel haliyle bu, ama çok uzatmışlar filmi sonu gelene kadar biraz sıkıldım, 90dk olması gereken film 2 saat oldu. Ayrıca içinde çok anti-Sovyet propagandası da vardı. Onları şeytani deneyler yapan, otoriteyi sorgulamayan kana susamış insanlar olarak betimlemişler. Halbuki tarihe baktığımızda, ABD askerleri sırf dillerini bilmediği için komünist olmayan çiftçileri bile öldürdüğü yazılıdır, çocuk ölümlerini düşünmemeleri için askerlere madalya taktılar mesela hadi bunları da konuşalım. Her neyse artık tarihe girmicem ve paleontolojiye giriş yapıcam.
Filmin en sevdiğim yanıyla başlamak istiyorum, film belgeseller hariç gördüğüm en güzel dinozor tasarımına sahip. Özellikle Utahraptor tam olarak bilinen şekilde en güzel haliyle filme taşımışlar. Asıl korkunç dinozor odur mesela, niye şu zamana kadar göremedik bilmiyorum. Tüyleri kanatları her şeyiyle çok gerçekçiydi. Sadece utahraptor değil, velociraptor ya da trex de aynı şekilde çok gerçekçiydi. Tüyleri vardı hepsinde öncelikle gerçekten Jurassic Park gibi keltoş kalmamış tüm sürüngenler, olması gerektiği gibi aktarılmış ve kükreme de yoktu. Bir önceki yazım gibi dinozorlar kükreyemiyordu. İlla bir hata bulmam gerekirse triceratops görseli hatalıydı onu JP nasıl yapmışsa aynen tekrar etmişler. Yakası dikenli olması, tüysüz olması ya da ayaklarının filler gibi olması sebebiyle onun modeli hatalı onun dışında bir hata göremedim ben.

Filmde beni asıl sinirimi bozan şey silahların dinozorlara işlememesi. Elinizdeki silahlar Ak47 ya da M16 gibi silahlar. Bakın Trex derisi yaklaşık 5-10cm kalınlığında kemikleri ise memelilerden bile hem daha kalın hem daha dayanıklı bir maddedir. AK47, 1 kurşun sıksan öldürmez Trex’i, ama kaburgalarını bile çatlatacak kadar bir delik açılır. Bakın Trex eğer bir av sırasında AK47 mermisi yer ise bir irkilir, korkar ve geri çekilir. Lan filmde üzerine gitmeye devam ediyor, bu imkansız bir şey iste. Bir hayvanın hayatta kalma içgüdüsü bir insandan daha az değil, siz nasıl ölümü göze alamıyorsanız Trex de alamaz ve üzerine gitmez geri çekilirdi. Ayrıca 12 metrelik dinozoru nasıl 1den fazla mermi değdiremiyor profesyonel askerlerden bahsediyoruz. Bakın bunları görünce kafamı yoldum, heleki filmin sonlarına doğru palayla Utahraptor’un kafasını koparması daha büyük fiyasko idi.
Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.
Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.
Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.
Bir diğer sinir olduğum konu ise dinozorlardaki aile bağları çok iyi yansıtılamıyor oluşu. Size 2 şey söyleyeceğim. İlki Trex’ler de yavru bakımı yok idi. Çiftleşme sonrası erkek tarafı yuvayı terk eder, anne Trex ise kısa süreliğine yavruya bakarlar. Filmdeki aile bağı oluşması da bilimsel anlamda hatadır. Heleki hayvanlar alemi intikamcı kinci değildir. Kin tutan hayvanlar var kabul ama genel olarak hiçbir hayvan intikam almaz. Yani filmde yavruları öldürülen Trex’ler yavrularının intikamı için koşturup duruyorlar. Bakın hayvanlar aleminde bir hayvanın peşinden koşmak intikam istemek, hem yaralanma ölme ihtimalini artırır, hem de muazzam bir enerji israfına sokturur dışarıdan bakınca hayvan için. O sebeple hayvanlar intikam almazlar, insanlarda sadece bu duygu vardır. Filmde bu kısmı da hatalı idi.
Şimdi en sinir olduğum ve JP döneminden kalma bir klişe daha söyleyeceğim: Spinasourus güçlü bir dinozor değildir! JP 3. Filmde Trex ile teke tek kavga edip yenmiştir mesela. Bakın spinasourus o gün bu gündür sürekli abartılıp duruluyor. Yalan bu hayvan güçsüzdür. 4 ton ağırlığa sahip Trex’in yarısı yani, Spinasourus’un ısırma gücü Trex ile kıyasla beşte biri kadardır. Spinasourus güçsüzdür, yarı sucul küçük dinozor ve balıkları avlarlar. İyi yüzücü de değildir, yelkenleri su basıncını arttır ve yavaşlatır onu. Ayrıca devasa kuyruğu çok kemikli ve kas yönünden azdır, haliyle yüzerken sallamak için kötü bir anatomik yapıya sahiptir. Bu dinozor bacaklarını geçmeyecek kadar sığ sularda avlanırdı, Trex bile kendisinden daha iyi yüzücü idi. Haliyle bu dinozoru nehirlerin efendisi, herkesin korktuğu bir dinozor olarak tasarlamaktan vazgeçin, böyle ir dinozor değil kendisi. Model de hatalı çok tombik şekilde çizilmiş bir modeli vardı filmde.

SONUÇ
Her ne kadar Primitive War, kısıtlı bütçesine rağmen dinozor modellemelerindeki bilimsel sadakati ve sürükleyici atmosferiyle dikkat çekse de; gerçekten Jurassic Park’la boy ölçüşecek bir rakip haline gelmesi için senaryo derinliğinde, karakter inşasında ve görsel anlatımda biraz daha cesur adımlar atması gerekiyor. Yine de bu yapım, dinozor sinemasında taze bir soluk açtı ve gelecek filmlerin hem bilime hem de sinematik heyecana daha da odaklanarak çıtayı yükselteceğine dair umut uyandırdı. İnşallah önümüzdeki projelerde, beyaz perdede daha başarılı film serisiyle yeniden buluşuruz.
- 1
- 1
- 1
- 1
- 1
- 1
- 1
- 0
- 0
- 0
- 0
- 0
Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?
Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:
kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci
Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 30/08/2025 00:57:16 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/21390
İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.