Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Tüm Reklamları Kapat

Makineler, Yapay Zeka ve Düşünme Üzerine

Sapiens’in Koltuğu Sallanıyor Sanki!

4 dakika
25
Makineler, Yapay Zeka  ve Düşünme Üzerine
  • Blog Yazısı
Blog Yazısı
Tüm Reklamları Kapat

(Bu yazı bir düşün selinden, yazıda yer yer geçen teolojik ve mitolojik ifadeler ise birer metafordan ibarettir.)

Düşünme; İhtiyaç temelli, zihinde yeniden ve üç ayaklı yaratım (kurgu-canlandırma) sürecidir. Mekansal (üç boyutlu) , zamansal (geçmiş, şimdi ve gelecek) ve olgusal (bütünlüklü ve karşılıklı).

Dolayısı ile bir makine şayet bir şeyi üç boyutlu mekan, üç aşamalı zaman ve bütünlüklü, karşılıklı olgusal temelde belleğinde yeniden yaratabiliyor (kurguluyor-canlandırıyor) ise, düşünüyor demektir.

Tüm Reklamları Kapat

Kendisine daha önce yüklenmiş kodlar doğrultusunda ve onlarla sınırlı şekilde bu işi yapıyor olması onun düşünmediği anlamına gelmez, sadece yaratıcı olmadığı anlamına gelir.

Nitekim düşünce ile yaratıcı düşünce farklı şeylerdir. Takdir edersiniz ki türümüz dahilinde bundan yoksun ve sadece kültür adı altında kendisine yüklenen kodlar ile sınırlı düşünen sayısı azımsanmayacak kadar çok.

Bir makinede olamayacağını düşündüğümüz amaç, inanç, arzu gibi düşünce alt temaları da yaratıma ihtiyaç duymadan kültür adı altında yüklenen kodların gayet de ürünü olabilir. Hatta bunları doğru şekilde bir makineye kod olarak işlediğinizde o makinenin de, kodları ile sınırlı bu alt temaları düşünme eylemine dahil ettiği gözlemlenebilir.

Kaldı ki makine dendiğinde neden bizden farklı bir şey bekleriz ki; Sonuçta onu kurgulayan, programlayan, kodlarını yazan ve sürekli geliştiren biziz. Ve bütün donanımının ve işlevselliğinin temel alındığı örnek alt yapı bizim fiziksel, bilişsel ve duygusal alt yapımız değil mi?

Tüm Reklamları Kapat

Bizimle aynı girdilere sahip, aynı işlemleri aynı sıra ve mantık ile aynı fiziksel yasalara tabi şekilde kodladığımız, aynı olasılıklara karşı aynı tepkileri verecek şekilde organize ettiğimiz ve sürekli güncellediğimiz bir makine neden farklı bir çıktı ile karşımız çıksın ki?

Çıkaracağı farklı çıktının, azami düzeyde, türümüzün her hangi iki bireyinin girdi olarak aynı konu, olgu, olay, durum ve koşulda birbirinden farklı iki çıktısından neden daha aşırı (ekstrem) olsun.

Tek fark; bizlerin, milyarlarca yıllık birikimin bir ürünü olarak ve ihtiyaç hasıl olmadıkça açığa çıkmayacak olan olağan üstü durumlarda gizli deneyimlerin saklı tutulduğu genetik kodlarımızın yarattığı fark olabilir.

O kadarı da olsun bi zahmet. Bir de makinelerin milyarlarca yıl öncesinden üretilip bunca süredir sürekli geliştirilip güncellendiğini bir düşünsenize: Onların karşısında (şebeğe döneriz vallahi) halimiz yavan olur.

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Aslında maddi destek istememizin nedeni çok basit: Çünkü Evrim Ağacı, bizim tek mesleğimiz, tek gelir kaynağımız. Birçoklarının aksine bizler, sosyal medyada gördüğünüz makale ve videolarımızı hobi olarak, mesleğimizden arta kalan zamanlarda yapmıyoruz. Dolayısıyla bu işi sürdürebilmek için gelir elde etmemiz gerekiyor.

Bunda elbette ki hiçbir sakınca yok; kimin, ne şartlar altında yayın yapmayı seçtiği büyük oranda bir tercih meselesi. Ne var ki biz, eğer ana mesleklerimizi icra edecek olursak (yani kendi mesleğimiz doğrultusunda bir iş sahibi olursak) Evrim Ağacı'na zaman ayıramayacağımızı, ayakta tutamayacağımızı biliyoruz. Çünkü az sonra detaylarını vereceğimiz üzere, Evrim Ağacı sosyal medyada denk geldiğiniz makale ve videolardan çok daha büyük, kapsamlı ve aşırı zaman alan bir bilim platformu projesi. Bu nedenle bizler, meslek olarak Evrim Ağacı'nı seçtik.

Eğer hem Evrim Ağacı'ndan hayatımızı idame ettirecek, mesleklerimizi bırakmayı en azından kısmen meşrulaştıracak ve mantıklı kılacak kadar bir gelir kaynağı elde edemezsek, mecburen Evrim Ağacı'nı bırakıp, kendi mesleklerimize döneceğiz. Ama bunu istemiyoruz ve bu nedenle didiniyoruz.

Şu an bir avantajımız var. O da evrimsel süreç ve belki de ona tabi kültürel kodlar üzerinden öğrenmeyi öğrenme.

Bizde bunu sağlayan iki genetik temel kodun (hayatta kal ve üre şeklindeki) dayatması değil mi? Evrimsel süreç, bugüne gelebildiğimize göre bu kodları sürekli yeni duruma uyum şeklinde güncellemeyi dayatmamış mı?

Bunu yapabilme yetisinin ilk basamağı, bu kodların kendilerine dönük ve otonom, ne olup olmadıklarının, kapasitelerinin, onlara neyin yarayıp neyin yaramadığının, hangi koşulda hangi pozisyonu alacaklarının sınırlı bilgisine sahip oluşları değil mi? Ya da daha doğru bir ifade ile; bugüne ulaşabilenler bu sınavları hakkıyla verenler değil mi?

Şimdi aynı şeyi makineler için yaptığımızı ve onları kendi donanımsal yapılar hakkında da bilgiyle donattığımızı, neyden sakınmaları gerektiğini, üstüne bir de mutlak surette kendilerini (karşılığı bizde hayatta kal ve üre şeklinde olan) korumaları ve çoğalmaları gerektiğini dayatan kodları eklediğimizde ne olur bir düşünün.

Hatta bizdeki çokça kimyasal erken uyarı sitemi ( sensör) misali onları da; “asitli ortam uzaklaş” , “çok sıcak , devreler zarar görebilir, fanı aç” , “kaşları çatık sana doğru elinde bir delici, kesici alet ile koşana karşı gardını al. Tart, baş edebileceksen savaş konumuna geç. Baş edemeyeceksen hemen kaç.” vb. sensörlerle (erken uyarı sistemleri ile) donatırsak sizce sonuç ne olur?

Bir de şu yapay zeka meselesi var.

Tüm Reklamları Kapat

Neticede her şeyin nihai temeli fiziktir. Dolayısıyla bir zekanın kimyasal içerikli olması onu doğal kılmadığı gibi mekanik olması da yapay yapmaz diye düşünüyorum. İkisi arasındaki ve şimdilik kimyasal olanın lehine mesafe farkı sadece birikimli (evrimsel) zaman farkıdır. Bizim için milyarla, makineler için onla ölçülen. Kocamış büyük büyük dedemiz-ninemiz ile yeni doğan bebe farkı misali…

Şimdiden buna alışsak iyi olur. Korkarım ki makinelerin, biz eli ile önlenemez çağı uzak değil. İlk diş protezinden bu yana bizler de fiziksel olarak biraz makine değil miyiz, her geçen gün vücut bütünlüğünde ( kalp pili, protez kol, bacak, takma göz, yapay organ vb. şekilde) oransal olarak artan?

Karbon alaşımlı kimyasal yapıda olmamızı, metal alaşımlı ve mekanik bir yapıya (makinelere) bir üstünlük ve aşılmazlık gerekçesi sayarsak , maazallah “ateşten yaratılanın” “çamurdan yaratılana” karşı kibrinin sonuçları ile karşı karşıya gelmemiz işten bile değil.

Tüm Reklamları Kapat

Günü gelip dünyamız: “benden bu kadar”, güneşimiz: hoşçakalın” dediğinde; kim bilir belki de bir tek onlar (makineler) , “Nuh misali” bizleri gemilerine alıp öte diyarlara taşıyacaklar. Günümüze kıyasla bir şempanze, karınca yahut kara hindiba sayıp…

Kim bilir belki de bizlerin onlara, yaratıcıları olma vasfımızın rahatlığı ve kibri ile : “siz de kim oluyorsunuz” dememizin akabinde ve belki de bunu bile demeye gerek kalmadan bizleri parazitten sayıp imha edecekler. Olası mı? Olası…Korkmalı mıyız? Belki de biraz…

Fakat bir karar vermeliyiz. Yüzde 50, yüzde 50; zincirin en tepesinden bir alt basamağa inme karşılığı ve ihtiyaç olduğunda yeni dünyalara güvenli seyahat, yeniden başlama veya tükeniş…

Karar vermek için çok zamanımız yok gibi görünüyor. “Tanrılar tanrısı Zeus’un tahtına son veren ve Tanrılar çağını kapatıp insanların çağını başlatan basit bir ateşti neticede, Tanrılar diyarı Olimpos dağından ve orada ikame eden bir tanrı , Promethus tarafından çalınıp biz insanlara hediye edilen…"

Tüm Reklamları Kapat

Ne dersiniz; yaratıcı koltuğumuz, yine bizden birilerinin eli ile, sallanıyor mu yoksa!

Okundu Olarak İşaretle
0
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Paylaş
Sonra Oku
Notlarım
Yazdır / PDF Olarak Kaydet
Raporla
Mantık Hatası Bildir
Yukarı Zıpla
Bu Blog Yazısı Sana Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Tüm Reklamları Kapat

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 08/02/2026 15:11:03 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/18399

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Geçmiş ve Notlar
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
İşaretle
Göz Attım
Site Ayarları

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.

[Site ayalarına git...]
Bu Yazıdaki Hareketleri
Daha Fazla göster
Tüm Okuma Geçmişin
Daha Fazla göster
0/10000
Kaydet
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close