Bilimsel Tartışma - 4: Appeal To Authority / Otoriteye Başvurmak

Bu yazının içerik özgünlüğü henüz kategorize edilmemiştir. Eğer merak ediyorsanız ve/veya belirtilmesini istiyorsanız, gözden geçirmemiz ve içerik özgünlüğünü belirlememiz için evrimagaci@gmail.com üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Otoriteye başvurma safsatası, bir argümanın sahibinin ilgili alanda otorite olmasının, o argümanın otomatik olarak doğru olmasını gerektirdiğini düşünme hatasıdır. Birkaç sayfa önce verdiğimiz Einstein örneğini hatırlayın. Einstein’ın fizik dalında bir argüman üretmiş olması, o argümanın doğru olmasını gerektirmez. Einstein ne kadar başarılı olursa olsun, bu başarıları onun argümanını doğru kılmak için yeterli neden değildir. Bir hekimin homeopatik ilaçları önermesi, homeopatik ilaçların herhangi bir faydası olduğu anlamına gelmemektedir. Kişinin hekim olması, argümanını otomatik olarak doğru kılmaz.

“İyi ama tabii ki bir doktorun tıp ile ilişkili bir konuda fikir beyan etmesi, sıradan bir insanın beyanından daha geçerli olacak. Bu neden safsata olsun ki?” dediğinizi duyar gibiyiz. Elbette! Bir uzman, boşuna “uzman” olmamaktadır. Dolayısıyla uzmanlık alanında ürettiği argümanların doğru olma ihtimali oldukça yüksek olacaktır. Ancak bu noktada “uzmanlığa güven” ile “otoriteye başvurma safsatası” arasındaki çizgi tespit etmesi kolay olmayan; fakat çok kritik bir çizgidir. Bir uzmanın kendi uzmanlık alanındaki argümanının doğruluğu, onun uzmanlığından bağımsızdır. Bir argümanın doğruluk (veya gerçeklik) değeri, onu söyleyenin uzmanlık alanından bağımsızdır. Elbette uzmanlar, kendi alanlarında daha fazla sayıda doğru ve daha az sayıda yanlış bilgiye sahip olmalıdırlar. “Uzmanlık”, bunu gerektirir. Fakat o doğru olan bilgilerin doğru olma nedeni, uzman söylediği için değildir. Uzman, gerçeğin aktarıcısı konumundadır. Gerçeğin yaratıcısı değil. İşte bu nedenle uzmanlığı bir argümanın geçerliliği için yeterli neden olarak görmek hata olacaktır.

Bu noktada, “yeterlilik” ve “geçerlilik” kavramlarını tanımlamak faydalı olacaktır. Ad hominem örneklerini hatırlayın. Bir kişinin tutarsız olması, o kişinin argümanlarının zayıf olması için geçerli bir nedendir; ancak yeterli bir neden değildir. Tutarsızlığın uyarı sinyallerini devreye sokması çok normaldir (tutarsızlık, “geçerli” bir nedendir). Ancak sırf tutarsızlıktan yola çıkarak argümanı yok saymak, safsata olacaktır (tutarsızlık, “yeterli” neden değildir). Benzer şekilde, bir uzmanın ağzından çıkan argümana güvenmek geçerli bir neden olsa da, yeterli bir neden değildir. Yeterlilik kıstasını sağlayacak olan, uzmanlıklardan veya kişisel özelliklerden bağımsız olarak, bilimsel ve objektif incelemeler ve bunların neyi gösterdiğidir. Muhtemelen bir uzmanın argümanı doğru olacaktır; ancak meşhur Dr. Mehmet Öz’ün mahkemelik olduğu iddialarında gördüğümüz gibi, uzmanlık dürüstlüğü garanti etmemektedir.

Uç bir örnekle bunu görmek mümkündür. Şöyle düşünün: Evinize gelen bir tesisatçı “Borularınızı tıkayan şey kötü cinlerdir, bana inanın, tesisatçılık alanında ustalık belgem var!” deseydi tepkiniz ne olurdu? Burada sorgulanan şey tesisatçının yetenekleri değildir. Borulardaki tıkanıklığın sebebinin cinler olduğu argümanının geçerliliğidir. Unutmayın: Uzmanlık, bir argümanın doğruluğuna güvenmek için geçerli bir nedendir; ancak yeterli bir neden değildir! Şimdi konumuza geri dönüp, birkaç örnek verelim:

Otoriteye başvurma safsatasının temel formülü şöyledir:

  1. A Kişisi, S Alanı'nda otorite kabul edilmekte ya da otorite olduğu iddia edilmektedir.
  2. A Kişisi, S Alanı ile ilgili olarak, C İddiası'nda bulunmaktadır.
  3. O zaman C İddiası doğrudur.

Bu safsatadan korunmak için, Bölüm I’de verdiğimiz testi uygulayabilirsiniz. Ancak bu testin de ötesinde, şu noktalara dikkat etmek, internette sıklıkla görebileceğiniz hatalı argümanlardan korunmanızı sağlayabilecektir:

  • Söz konusu konuda yeterli ve geçerli uzmanlık eğitimlerinin alınmış olması: Bir uzmanın resmi eğitimi, akademik performansı, aldığı ve verdiği dersler, araştırma konuları, yayınları, profesyonel cemiyetlere üyeliği, sunulan makaleleri, kazanılan ödülleri, vs., o kişinin alanında ne kadar saygın ve güvenilir olduğunu belirleyen faktörlerdir.
  • İddia sahibinin uzmanlık alanında iddialarda bulunması: Ne yazık ki günümüzde herkesin, her konuda bir fikri var. Uzmanlık ise, fikir sahibi olmadan önce bilgi sahibi olmayı gerektirmektedir. Stephen Hawking’in Yapay Zeka ile ilgili görüşleri kıymetlidir; ancak bu konuda en güncel bilgileri ve gelecek tahminlerini Yapay Zeka Güvenliği alanında akademik çalışmalar yapan uzmanlardan almak daha sağlıklı olacaktır.
  • Söz konusu konuda, alanın diğer uzmanları arasında yeterli ortak kabulün bulunması: Çeşitli konularda bilim camiasında ortak kabuller (“konsensus”) bulunuyor olabilir. Bu, her zaman doğru bilgiyi garanti etmez (“yeterli” bir neden değildir); ancak doğru olan bilgiye işaret etmesi açısından değerli bir bilgi parçasıdır (“geçerli” bir nedendir). Örneğin birkaç bilim insanı evrimi reddediyor olsa da, sayısız akademik çalışmanın gösterdiği üzere, bilim camiasının %90’ından fazlası, biyoloji ve ilgili alanlardaki bilim insanlarının %99’undan fazlası evrimi bir gerçek olarak kabul etmektedir. Bu, şahsi bir inanç veya bir “cemaat” olmaktan değil, bilimsel gerçekleri anlamak ve araştırmaktan kaynaklanmaktadır. Bu nedenle bu tip bir konsensus, önemli bir dayanaktır.
  • İddiayı yapan kişinin belirgin bir önyargısı olmaması: Bazı kişiler önyargıları gereği gerçekleri kabullenmeye ayak direrler. Eğer ki münazara kuralları takip edilirse, bu kişiler kolaylıkla tespit edilebilir ve zaman kayıplarının önüne geçilebilir. Yaratılışçılığı savunan ve evrim hakkında hiçbir akademik geçmişi olmayan birinin herhangi bir kanıt sunmaksızın yaratılışçılığı savunması çok normaldir. Bu argümanların geçerli olma ihtimali dikkate değer miktarda düşük olacaktır.
  • İddia sahibinin uzmanlık alanı resmi bir alan olması: Ne yazık ki günümüzde pekçok uydurma uzmanlık alanı bulunmaktadır. Bunun en güzel örneği “astrolog” gibi unvanlardır. İngiliz "astrolog" Kenelm Digby'nin insan yaşamı hakkında ileri süreceği iddiaların geçerli olma ihtimali oldukça düşüktür; çünkü astroloji bir bilim veya uzmanlık değildir. Bu alandaki kişilerin akademik çalışmaları bulunmamaktadır.
  • Otoritenin tanımlanabilir olması: Bu madde, safsatanın özel bir türü olan Tanımlanamayan Otoriteye Başvurma safsatasını içermektedir. Bir argümanın içeriğindeki otoritelerin net olarak belirlenmesi gerekmektedir. Örneğin pekçok evrim karşıtı, iddialarını "Bilim insanlarının çalışmaları göstermiştir ki...", “Bilim evrimi yalanlıyor.” gibi sansasyonel başlık ve içeriklerle sunmaktadırlar. ürmektedir. Bu bilim insanlarının kim olduğu, ne tip araştırmalar yaptıkları, bunları nerelerde yayınladıkları, bilim camiasının bu araştırmalara ne tip tepkiler verdikleri gibi konular büyük öneme sahiptir. Bunların hiçbirine cevap verilemediği sürece, gösterilen bu kaynakların hiçbir değeri, önemi ve anlamı yoktur.

Bu ve bunun gibi bazı temel noktalara dikkat edildiği sürece, elbette ki otoritelere belli düzeylerde güvenmemiz normaldir. Örneğin bir doktora yüksek ateşle gittiğinizde, doktor size soğuk algınlığı teşhisi koyarsa, eğer doktor bu saydığımız kriterlere uyuyorsa, ona güvenmek makul ve mantıklıdır. Ancak yukarıdakilere uyulmayan durumlarda, belki argümanı hemen yok saymak iyi bir fikir olmasa da, en azından uyarı çanları çalmalıdır.

Birkaç örnek verelim. Diyelim ki Mete ve Babür, kürtajın etik sorunları üzerine tartışmaktadırlar:

Mete: "Bence kürtaj ahlaki ve etik olarak kabul edilebilirdir. Sonuçta bir kadının kendi vücudu konusunda karar verme hakkı olmalıdır."

Babür: "Kesinlikle katılmıyorum. Dr. Johan Skarn'ın dediğine göre kürtaj, durumlardan bağımsız olarak, her zaman ahlaki ve etik olarak yanlıştır. Haklı olmalı, sonuçta kendi alanında çok saygın bir bilim insanı."

Mete: "Dr. Skarn da kimmiş, hiç duymadım adını?"

Babür: "Soğuk füzyon konusunda yaptığı araştırmalarla Fizik dalında Nobel Ödülü'nü alan adam."

Mete: "Anlıyorum. Peki ahlak ya da etik konusunda herhangi bir uzmanlığı var mı?"

Babür: "Bilmem. Ama sonuçta dünyaca ünlü bir uzman, ona inanıyorum."

Az önce izah ettiğimiz gibi, bir kürtajla ilgili bir konuda bir fizikçinin -ya da başka daldan bir insanın- uzmanlığının herhangi bir geçerliliği bulunmamaktadır. Bir kişinin kendi uzmanlık alanı dışında yaptığı hiçbir açıklama "otorite açıklaması" değeri taşımaz. İster Nobel Ödülü almış olsun, ister daha da büyük başarılara imza atmış olsun. Hatta kişinin kendi uzmanlık alanında yaptığı argümanların bile her seferinde doğru olmak zorunda olmadığını hatırlayınız.

Başka bir örnek verelim. Diyelim ki Kaan ile Tuğrul Stalin'in Sovyetler Birliği'ndeki hakimiyeti üzerine tartışmaktadırlar. Kaan Stalin'in harika bir lider olduğunu düşünmekte, Tuğrul ise karşı çıkmaktadır. Şöyle bir diyalog hayal edelim:

Tuğrul: "Stalin'in harika bir lider olduğunu söylebildiğine inanamıyorum. Milyonlarca insanı öldürdü, Sovyet ekonomisini süründürdü, pek çok insanı korku içerisinde bıraktı ve tüm Doğu Avrupa'da etkili olacak vahşi kurumları kurdu."

Kaan: "Evet, bunu sen söylüyorsun. Öte yandan evimde Stalin'in herkesin iyiliği için çalıştığını anlatan bir kitap var. Öldürülen milyonlar devletin hain düşmanlarıydı ve masum vatandaşların korunması için öldürülmeleri gerekiyordu. Bu kitabı yazan bir tarihçi. Söyledikleri bu yüzden doğru olmalı."

Bu, Tanımlanamayan Otoriteye Başvurma durumuna bir örnektir. Kitabın yazarının bir “tarihçi” olması, onun güvenilirliği ile ilgili yeterli bir bilgi değildir. Söz konusu tarihçinin yazdığı bilgiler doğru veya yanlış olabilir. Ancak bu doğruluk değerleri, kişinin otorite olmasından bağımsız olarak doğru veya yanlıştır.

Bilimsel Tartışma - 3: Argumentatum Ad Hominem / Kişiliğe Saldırı

Evrim Nereye Gidiyor? Gelecekte Neye Evrimleşeceğiz? Türlerin Geleceği Üzerine...

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler
  • Anasayfa
  • Gece Modu

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim