Beyin-Bilgisayar Arayüzleri: Telepati ve Telekineziyi Mümkün Kılan Teknolojiler!

Beyin-Bilgisayar Arayüzleri: Telepati ve Telekineziyi Mümkün Kılan Teknolojiler!
11 dakika
45 Okunma Sayısı
Notlarım
Reklamı Kapat

Beyin-bilgisayar arayüzü (veya nöral kontrol arayüzü, zihin-makine arayüzü, direkt nöral arayüz, beyin-makine arayüzü), bir beyin ile bilgisayar arasında kurulan kablolu veya kablosuz iletişim teknolojilerine verilen genel bir isimdir. Beyin-bilgisayar arayüzü (yani beyinden bilgisayara bağlantı) ile bilgisayar-beyin arayüzü (yani bilgisayardan beyne bağlantı) teknolojilerini bir arada içeren sistemlere beyin-beyin arayüzü de denmektedir.

Bu teknolojilerin genel amacı, insanların bilişsel fonksiyonları ve duyusal motor fonksiyonları üzerinde araştırmalar yapmak, bunların beyindeki faaliyetlerini haritalandırmak, bu konularda sorun yaşayan kişilere yardımcı olmak veya bu açılardan insan zihninin yapabileceklerini bilgisayar yardımıyla desteklemektir. Bu çalışmaların ek bir çıktısı ise beyinden beyine doğrudan iletişim sistemleri (yani "bilimsel bir telepati aracı"), bir kişinin beyninden diğer bir kişinin kaslarına doğrudan bağlantı (yani "bilimsel bir telekinezi aracı") ve hatta hafıza silme, hafıza oluşturma, rüya görüntüleme gibi sıra dışı araştırma sahalarıdır. Alandaki çalışmalar sayesinde; epilepsi, Alzheimer, Parkinson ve benzeri nörobiyolojik hastalıkların tedavisi yönünde de biyomedikal teknolojiler geliştirilmektedir.

Beyinden Beyine Telepatik Bir Köprü!

Bu alanda yapılan çalışmalara bir örnek verelim: Hindistan'ın Trivandrum (veya yeni ismiyle Thiruvananthapuram) kentinden 1 katılımcı ile Fransa'nın Strazburg kentinden ise 3 katılımcının yer aldığı bir deneyde, Hindistan'daki deneğin beyni, elektroensefalografi, ya da kısaca EEG adı verilen bir cihazla, bir bilgisayara bağlandı.[1]

Ana görselde görebileceğiniz komik görünümlü şapka, deneğin beynindeki elektriksel faaliyeti anlık olarak takip etmeye yaramaktadır. Bir kasınızı kasmak istediğinizde veya herhangi bir şey düşündüğünüzde, beyninizin belli bölgeleri ateşlenir. Asırlara yayılan sinirbilim araştırmaları sayesinde, hangi beyin bölgelerinin hangi durumlarda ateşlendiğine yönelik geniş bir bilgimiz mevcuttur. İşte uzmanlar, EEG yardımıyla bu sinyalleri okuyabilmektedirler.

Reklamı Kapat

Pong Oyunu
Pong Oyunu

Hindistan'daki deneğe, bir bilgisayar ekranında oynanan bir Pong oyunu izletildi (yukarıdaki oyunun sadece sağ yarısını hayal edebilirsiniz). Sol taraftan bir top, ekrana giriyordu ve sabit bir hızla sağ taraftaki çubuğa doğru yol alıyordu. Eğer top, çubuğa ekranın alt kısmında çarparsa, deneğin ayaklarını hareket ettirdiğini hayal etmesi istenmişti. Ama burada kritik nokta şu: Kişinin, ayaklarını gerçekten hareket ettirmesi istenmemişti; sadece hayal etmeleri istenmişti.

Bu "hayal" veya "düşünce", EEG tarafından bir sinyal olarak algılanıyordu. İşte bu sinyal, bu deney kapsamında, bilgisayar dilindeki 0 bitine karşılık gelecek şekilde ayarlandı. Eğer top, ekranın üst yarısında çubuğa çarparsa, o zaman deneğin ellerini hareket ettirdiğini hayal etmesi istendi. Yine, denekler gerçekten ellerini hareket ettirmediler, sadece hayal ettiler! Bu da EEG tarafından algılandı. Bu da bilgisayar dilinde 1 bitine karşılık getirildi. İşte bu iki biti kullanarak, bir bilgisayara istediğimiz her mesajı kodlamamız mümkündür ve bu deneyde de yapılan budur.

Bu deneyde, 0 ve 1'lerle kodlanan mesaj, e-posta yoluyla Fransa'nın Strazburg kentindeki deneklere gönderildi. Örneğin İspanyolcada "merhaba" demek olan "hola" sözcüğü ile, İtalyancada merhaba ve "hoşçakal" anlamına gelen "ciao" sözcükleri, bu şekilde sadece düşünme yoluyla bilgisayara kodlandı ve 7772 kilometre uzaktaki Strazburg'a gönderildi. Fransa'daki deneklerin beyni ise, EEG'ye değil de transkranyal manyetik uyarıcısı, ya da kısaca TMS adı verilen bir diğer cihaza bağlıydı. Bu cihaz, elektromanyetik alanı kullanarak nöronların elektrik faaliyetini değiştirebilmektedir; yani onları dışarıdan ateşleyebilmektedir.

Bu deneklere, Hindistan'daki beyinden "1" sinyali geldiğinde, beyinlerine manyetik bir şok gönderildi ve beynin görüntü işleme bölgesindeki sinirler ateşlendi. Bu denekler, bu sinyallerin dışarıdan ateşlenmesi sonucunda gözleri önünde fosfen adı verilen beyaz ışıklar gördüler. Eğer "0" bilgisi gelirse, gözleri önünde o ışıklar çakmadı. Böylece, o ışıkları görme veya görmeme durumuna göre Fransa'daki denekler, Hindistan'dan gelen veri bitlerini tek tek okuyabildiler.

Bu deneyde denekler, gönderilen mesajı, kaslarını bile kıpırdatmadan, sadece zihin yoluyla okumuş oldular. Üstelik bu deneklerin beyinlerinin açılmasına gerek bile kalmamıştı; çünkü EEG de, TMS de tamamen kafanın dışından veri okuyup yazan cihazlardır.

Bu veri okuma ve yazma işini hızlandırmayı başardığımızda, neler olacak dersiniz? Burada akla, Arthur C. Clarke'ın o meşhur sözü gelmektedir:

Yeterince gelişmiş bir teknoloji, sihirden ayırt edilemez.

Bir İnsanın Beyninden Diğerinin Kaslarına Gerçek Telekinezi!

Telepati ve telekinezi hakkında daha önceden yazdığımız yazılarda da anlattığımız sebeplerle, beyin sinyallerini sadece odaklanarak, meditasyon yaparak veya sadece "çok isteyerek" diğer bir insana iletemezsiniz. Modern bilim çerçevesinde bildiklerimiz dâhilinde, bu tür bir şeyi başarabilmek için teknolojiye ihtiyacınız vardır.

Ancak beyin görüntüleme teknolojilerindeki, yapay zeka alanındaki ve sinirbilim sahasındaki atılımlar sayesinde bu teknolojiler, giderek daha erişilebilir hale gelmektedir. Çünkü beyin sinyallerini daha hızlı okuyabildikçe, yapay zeka algoritmalarını kullanarak, hangi kasların hangi beyin bölgeleriyle ilişkili olduğunu makinalara öğretebiliriz.

Reklamı Kapat

Örneğin eğer amacınız telekinezi ise, yani uzaktan bir diğer insanın vücudunu kontrol etmek istiyorsanız, o kişinin kaslarına veya sinirlerine elektrotlar yerleştirebilirsiniz. Bu elektrotları, ilk kişinin beyin sinyallerine göre ateşlerseniz, o kişi düşündüğünde, diğer kişinin kasları hareket edebilir. Bu, temel düzeyde telekinezi olarak görülebilir. Sahtebilimsel anlamıyla bir telekinezi değildir; ancak en azından sahtebilimcilerin iddia ettiğiniz aksine, bu türden bir telekinezi gerçektir!

Buna da hemen bir telekinezi örnek verelim. Aşağıda Türkçe altyazılarıyla izleyebileceğiniz video, bir TED konuşması sırasında canlı canlı bilimsel telekineziyi gösteren Greg Gage'e aittir. Bir sinirbilimci olan Gage, bir gönüllünün direkt beyninden değil ama, beyninden bilek kaslarına giden sinirlerden topladığı sinyalleri, ikinci bir gönüllünün aynı kaslarına giden sinirlerine, bir bilgisayar aracılığıyla bağlamaktadır. Bunun sonucunda, ilk gönüllü bileğini kastığı anda, ikinci gönüllü de tamamen istemsiz bir şekilde aynı kaslarını kasmaktadır. Ama ilk gönüllü kaslarını beyninden gelen bir sinyalle değil de, Gage'in dışarıdan müdahalesiyle kasacak olursa, ikinci gönüllünün kasları kasılmamaktadır. Çünkü sinyalin normalde beyinden kola gittiği sinirlerinden sinyal geçmemiş olmaktadır. Sensör, bunu algılayamadığı için bilgiyi iletememektedir ve ikinci gönüllünün parmakları kasılmamaktadır.

İşte beynin ve nörobiyolojinin bu temel prensibinden faydalanarak üretilen bilim ve teknoloji sahasına Beyin-Bilgisayar Arayüzleri ve Beyin-Beyin Arayüzleri diyoruz. Gerçek dünyada telepatiye en çok yaklaşabileceğimiz teknolojiler bunlardır. Bu sahada, 1970'lerden beri çok sayıda atılım yaşanmıştır. Bu yazıda tüm araştırmalara ve her birinin sonuçlarına girmemiz elbette imkansız, ama burada sahanın ana hedeflerinden bahsedeceğiz. Çünkü bilimkurgu sandığımız bazı şeyler, bilim ve teknoloji sayesinde her gün biraz daha mümkün olmaktadır.

Beyin-Bilgisayar Arayüzü Teknolojisinin Ana Araştırma Sahaları

Beyinden Veri Okuma

Beyin-Bilgisayar Arayüzleri sahasındaki ana araştırma sahalarından birisi, beyinden kaslara giden sinyalleri yakalayıp, o sinyalleri başka şekillerde yönetmeyi hedeflemektedir. Buna, "beyni okumak" diyebiliriz; tıpkı bir CD'deki veriyi okumak gibi...

Reklamı Kapat

Örneğin omuriliği hasar gördüğü için felç olan, dolayısıyla kollarını ve bacaklarını hareket ettiremeyen biri, kolunu hareket ettirecek sinyalleri beyninde üretebilir ama omurilik hasarlı olduğu için o sinyal kaslara iletilemez. Halbuki kaslarda da bir sorun yoktur, eğer sinyal gelebilecek olsa, kaslar kasılacak ve hareket edebilecektir. Aradaki köprü olan omurilik sinirleri çalışmamaktadır. İşte eğer ki beyindeki sinyali toplayıp, omuriliği es geçerek bu sinyali doğrudan kaslara iletebilseydik, felcin birçok türünü büyük oranda ortadan kaldırabilirdik. Bu yönde çok kıymetli çalışmalar, oldukça olumlu sonuçlar vermektedir.[2]

Aynı şey, Stephen Hawking'in ömrü boyunca mücadele ettiği ALS motor nöron hastalığı için de geçerlidir. Nöronlar işlevlerini yitirse de, henüz işlevini yitirmemiş nöronlardan gelen sinyalleri bilgisayar yardımıyla konuşmaya veya harekete dönüştürmek mümkün olabilir. Örneğin 2020 yılında, ALS hastası olan iki kişi, beyinlerini kullanarak ve tamamen kablosuz iletişimle, bildiğiniz Windows 10 işletim sistemi üzerinden sevdiklerine mesajlar ve e-postalar gönderebildiler, alışveriş ve banka işlemleri yapabildiler.[3] Üstelik bunu doğrudan beyni açarak yapmak zorunda da kalmadılar, damara yerleştirilen bir stent ile, beynin birincil motor korteksinden gelen sinyalleri okuyabildiler.[4]

Daha da ilginci, örneğin rüyalar sırasında ne tür sinyaller üretildiğini ve bunların görsel kortekste nasıl görüntüye dönüştüğünü anlayabilirsek, rüyaları görüntüye dönüştürüp kaydetmek mümkün olabilir. Bununla ilgili iki ayrı araştırma, çok sayıda fotoğraf, karakter ve videoyu deneklere gösterip, beyinlerinin bunlara bakarken nasıl ateşlendiğini takip etmiştir.[5], [6] Sonrasında sadece beyindeki ateşlenmelere bakarak, o kişilerin gördüklerini yeniden inşa etmek mümkün olmuştur.

Şu anda bu teknoloji kusursuz değildir, ama yukarıdaki videolarda gördüklerinizin ne kadar düzey teknolojilerin önünü açabileceğini hayal edebilirsiniz. Benzer şekilde, bu teknolojiyi kullanarak, Locked-in Sendromu'nda olduğu gibi, bilinci yerinde olan ama vücudu tamamen felç olmuş kişilerle iletişim kurabiliriz.[7], [8], [9] Cep telefonlarımıza, televizyonlarımıza, bilgisayarlarımıza ve hatta arabalarımızdaki direksiyona dokunmadan onları kontrol edebilecek teknolojiler geliştirebiliriz. Ya da kelimeleri düşündüğünüz anda yabancı dile çeviren evrensel çeviriciler geliştirebiliriz, böylece Dünya'daki herkesle onların dilinde konuşmak mümkün olabilir.

Tüm bunları önce sinirbilim alanında, sonra insan medeniyetinde yaratacağı devrim açıktır. Sadece zihin gücünüzle arabanızı veya bir oyundaki karakteri kontrol edebildiğinizi bir hayal edin!

Beyne Veri Yazma

Beyin-Bilgisayar Arayüzleri'nin ikinci amacı ise, vücudun dört bir yanına yayılmış reseptörlerden, yani etrafı algılamamızı sağlayan sensör nöronlardan gelen veriyi toplayıp, beyne yapay olarak iletmektir. Bunu, ilk hedefin tam tersi olarak düşünebilirsiniz. Bu defa beyni okumak değil de, beyne bir şeyler yazmak istiyoruz, tıpkı CD'ye veri yazar gibi...

Agora Bilim Pazarı
Akışkanlar Mekaniği (Fox)

Boyut: 21,5×27,5
Sayfa Sayısı: 875
Basım: 8
ISBN No: 9786053553793

Devamını Göster
₺130.00 ₺137.00
Akışkanlar Mekaniği (Fox)

Biyonik Hisler

Bu sahayı da iki alt hedefe ayırabiliriz: İlki biyonik araçlardan, mesela kolu ampüte edilerek kesilmiş bir hastanın kullandığı robotik kollardan gelen sinyalleri doğrudan beyne yazmak... Çünkü ilk anlattığımız beyin okuma teknolojileriyle, beyin sinyallerini toplayıp o biyonik kolu kontrol edebilirsiniz; ama, o kolun, mesela biyonik parmak uçlarının algıladıklarını beyne hissettirmek bambaşka bir zorluktur.[10], [11] Bu sayede o kolun dokunduğu şeyden aldığı hisleri, beyinde yeniden yaratabiliriz. Böylece uzuvlarının yitirmiş kişilerin sadece bir şeyleri tutmalarını sağlamakla kalmayız, aynı zamanda tuttukları şeyleri yeniden hissetmelerini sağlayabiliriz. Bu, muazzam bir başarı olurdu ama bunu yapabilmek, ilk kısımdan biraz daha zordur; çünkü beyne bir şeyler yazabilmek, beyni ve nasıl çalıştığını çok daha iyi tanımamızı gerektirmektedir. 

Anı Yaratımı

Beyne veri yazabilmenin ikinci alt amacı ise, beyne çeşitli anılar yazmak veya var olan anıları silmek gibi daha bilimkurgusal uğraşlardır. Örneğin 2014 yılında araştırmacılar, farelerin beyinlerine, aslında daha önce hiç elektrik şokuna maruz kalmadıkları bir ortamda, sanki elektrik şokuna maruz kalmışlar gibi sahte anılar yazmayı başarmışlardır.[12] Aynı yıl yapılan bir başka araştırmada, bu elektrik şokuyla ilişkilendirilen bir ortamda korku tepkisi gösteren farelerin beyinlerinden, bu korku tepkisine neden olan anılar başarıyla silinmiştir.[13] Tüm bunlar, insanların beyne hükmetmesi konusunda muhteşem başarılardır.

Elbette bu, her teknoloji gibi art niyetli olarak da kullanılabilir. Ancak işin fayda tarafında, travma sonrası stres bozukluğu gibi milyonları etkileyen hastalıkları kökünden çözmek de bulunmaktadır.[14] Benzer şekilde, eğer bu teknolojiyi çok uç düzeyde geliştirebilirsek, belli başlı fonksiyonları Matrix'te olduğu gibi beyne tanıtmak mümkün olabilir. Belki Kung Fu gibi kas gücü de gerektiren yetenekleri beyne yazamayız veya yazsak da kaslarımızdaki eksiklerden dolayı bu pek bir işe yaramaz; ama, en azından, dil öğrenme gibi daha bilişsel fonksiyonları hızlandırabilir ve kolaylaştırabiliriz.

Beyinde Eş Zamanlı Olarak Veri Okuma ve Yazma

Bu sahadaki üçüncü bir hedef de bu iki amacı birleştirmektir: Hem beyni okumak, hem beyne yazmak. Bu konudaki bir videomuzu aşağıdan izleyebilirsiniz:

Bu tür bir başarıya erişebilirsek, beyne yerleştirilecek bir çip ile epilepsi nöbetleri sırasında beyinde kontrolsüz bir şekilde üretilen hatalı sinyalleri anlık olarak tespit edip, daha o sinyaller kaslara ulaşmadan, zıt yönlü sinyalleri beyne göndererek o hatalı sinyalleri sönümleyebiliriz. Böylece vücudu kontrolsüzce kasacak o sinyaller asla kaslara ulaşamamış olur ve nöbet, daha başlamadan bitirilir. Bu tür bir uygulamada hem beyni okuma, hem de beyne yazma vardır.

Evrimsel Takas İlkesi ve Sinyal Evrenselliği

Örnekleri oldukça arttırmak mümkün; ancak burada daha fazla ilerlemeden, dikkat çekmek istediğimiz önemli bir mevzu, sinir sistemlerinin tür içi (hatta çoğu durumda türler arası) evrenselliğidir: Örneğin Greg Gage'in TED konuşmasında veya bu yazı boyunca verdiğimiz diğer videolarda izlediğiniz sinyal iletiminin (ve bundan doğan kas hareketinin) mümkün olabilmesinin tek yolu, kasların ve hatta beynin sinyalin nereden geldiğini objektif olarak anlamasının mümkün olmamasıdır.

Yani nasıl ki bilgisayarınız, bir hacker'ın sinyallerini ayırt edip de "Aaa bu bir hacker, bunu dinlemeyeyim." diyemiyorsa, vücudunuz da sinyalin kaynağının yabancı olduğunu fark edip de işlememezlik edememektedir. İşlenebilir ve doğru bir sinyal olduğu müddetçe, ne sinyal gelirse gelsin vücutta işlenmektedir.

Reklamı Kapat

Bu, telekineziyle ilgili daha önceki yazımızda ele aldığımız takas ilkesi ile de uyumludur: Sinir sistemleri, evrimsel tarih boyunca neredeyse hiçbir durumda, yabancı sinyalleri algılayabilmeyi ve bloke etmeyi gerektirecek veya vücut içindeki sinyallerin "eşsizliğini" veya "özgünlüğünü" sınayacak bir seçilim baskısı altında kalmamıştır. Çünkü hiçbir tür, bir diğerinin sinir sistemini bir bütün olarak ele geçirememektedir (nadir görülen "zombileştirici türler" haricinde). Dolayısıyla evrimsel süreçte bu tür bir önlem mekanizmasının evrimleşmesi için bir gerekçe bulunmamaktadır. Bu, sözünü ettiğimiz bu tür teknolojileri mümkün kılan ana detaydır.

Sonuç

Sonuç olarak Bilgisayar-Beyin Arayüzleri sahası, modern teknolojinin en heyecan verici sahalarından birisidir. Elbette, burada tüm detaylarını veremediğimiz diğer birçok açıdan bahsetmek mümkündür: Örneğin mesela beyni açmayı gerektiren yöntemler ile beyni açmaksızın sinyal okuma ve yazmayı mümkün kılan faktörlerden bahsedebiliriz. İşin yasal ve etik boyutuna girebiliriz. Her bir deneyde neler yapıldığına ve ne tür sonuçlar elde edildiğine değinebiliriz. Fakat bu yazımızın, sahanın geneli hakkında bir fikir verdiğini düşünüyoruz. Umuyoruz faydalı olmuştur.

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 0
  • Tebrikler! 0
  • Bilim Budur! 0
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 0
  • Güldürdü 0
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Merak Uyandırıcı! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
  • Korkutucu! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • ^ C. Grau, et al. (2014). Conscious Brain-To-Brain Communication In Humans Using Non-Invasive Technologies. PLOS ONE, sf: e105225. doi: 10.1371/journal.pone.0105225. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ L. R. Hochberg, et al. (2006). Neuronal Ensemble Control Of Prosthetic Devices By A Human With Tetraplegia. Nature, sf: 164-171. doi: 10.1038/nature04970. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ S. Bryson. Stentrode Device Allows Computer Control By Als Patients With.... (05 Kasım 2020). Alındığı Tarih: 05 Mayıs 2021. Alındığı Yer: ALS News Today | Arşiv Bağlantısı
  • ^ T. J. Oxley, et al. (2021). Motor Neuroprosthesis Implanted With Neurointerventional Surgery Improves Capacity For Activities Of Daily Living Tasks In Severe Paralysis: First In-Human Experience. Journal of NeuroInterventional Surgery, sf: 102-108. doi: 10.1136/neurintsurg-2020-016862. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ S. Nishimoto, et al. (2011). Reconstructing Visual Experiences From Brain Activity Evoked By Natural Movies. Current Biology, sf: 1641-1646. doi: 10.1016/j.cub.2011.08.031. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ Y. Miyawaki, et al. (2008). Visual Image Reconstruction From Human Brain Activity Using A Combination Of Multiscale Local Image Decoders. Neuron, sf: 915-929. doi: 10.1016/j.neuron.2008.11.004. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ P. R. Kennedy, et al. (2003). Restoration Of Neural Output From A Paralyzed Patient By A Direct Brain Connection. Ovid Technologies (Wolters Kluwer Health), sf: 1707-1711. doi: 10.1097/00001756-199806010-00007. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ G. Gallegos-Ayala, et al. (2014). Brain Communication In A Completely Locked-In Patient Using Bedside Near-Infrared Spectroscopy. Neurology, sf: 1930-1932. doi: 10.1212/WNL.0000000000000449. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ U. Chaudhary, et al. (2017). Brain–Computer Interface–Based Communication In The Completely Locked-In State. PLOS Biology, sf: e1002593. doi: 10.1371/journal.pbio.1002593. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ L. R. Hochberg, et al. (2012). Reach And Grasp By People With Tetraplegia Using A Neurally Controlled Robotic Arm. Nature, sf: 372-375. doi: 10.1038/nature11076. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ J. L. Collinger, et al. (2013). High-Performance Neuroprosthetic Control By An Individual With Tetraplegia. The Lancet, sf: 557-564. doi: 10.1016/S0140-6736(12)61816-9. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ S. Ramirez, et al. (2013). Creating A False Memory In The Hippocampus. Science, sf: 387-391. doi: 10.1126/science.1239073. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ M. T. Rich, et al. (2019). Plasticity At Thalamo-Amygdala Synapses Regulates Cocaine-Cue Memory Formation And Extinction. Cell Reports, sf: 1010-1020.e5. doi: 10.1016/j.celrep.2018.12.105. | Arşiv Bağlantısı
  • ^ J. Hu, et al. (2017). Selective Erasure Of Distinct Forms Of Long-Term Synaptic Plasticity Underlying Different Forms Of Memory In The Same Postsynaptic Neuron. Current Biology, sf: 1888-1899.e4. doi: 10.1016/j.cub.2017.05.081. | Arşiv Bağlantısı

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 18/06/2021 11:17:53 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/10438

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Güncel
Karma
Agora
Zihin
Kedi
Aşı
Dişler
Nöron
Karar
Hızlı
Kalıtım
Balık
Tarım
Büyük Patlama
Rna
Transkripsiyon
İklim Değişimi
Küresel Isınma
Epidemik
Hastalık Kataloğu
Toprak
Evrim Ağacı Duyurusu
Moleküler Biyoloji
Cansız
Örümcek
Kuyrukluyıldız
İnsanın Evrimi
Sıcaklık
Daha Fazla İçerik Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Sizi Takip Ediyor

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın