Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Savaş Yücel
Savaş Yücel
24.5K UP
Yazar 12 Ocak 2021 30 dk.

Bir anlığına durup düşünün: Yaşadığınız kısacık ömür içerisinde bilim ve teknoloji ne kadar gelişti? 1980'lerde doğan birinin günümüzdeki yetişkinlik hayatına erişene dek IBM tarafından üretilen bilgisayarlar, Apple'ın Macintosh cihazları, dijital cep telefonları, dijital yanıtlama makinaları, web üzerinden televizyon izleyebilmemizi sağlayan teknolojiler, "segway" isimli ulaşım araçları, akıllı telefonlar, flash bellekler, Skype gibi görüntülü iletişim teknolojileri, Google gibi arama motorları, Google Maps gibi dijital haritalar, insan genomundaki 3.2 milyar baz çiftini tek tek tespit etmemizi sağlayan gen dizileme teknolojileri, YouTube gibi dijital video koleksiyonları, grafen gibi eşsiz özelliklere sahip malzemeler, Bluetooth iletişim cihazları, Facebook gibi sosyal medya teknolojileri, Curiosity gibi Mars araçları, Tesla gibi elektrikle çalışan ve hatta sürücüsüz giden arabalar, atom altı dünyasını aydınlatan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı gibi cihazlar, yapay kalpler, 3 boyutlu yazıcılar, Amazon Kindle gibi dijital okuma araçları, kök hücre teknolojileri, SpaceX tarafından üretilen Falcon roketleri gibi tekrar kullanılabilir roket teknolojileri ve CRISPR gibi gen düzenleme teknolojileri girdi. Sadece 40 yıl içerisinde tüm bunlar ve burada sayamayacağımız kadar fazla gelişme yaşandı!

Böylesine büyük teknolojik atılımların, ülke politikalarına ve kamu yönetimine ne kadar köklü bir şekilde etki ettiği aşikardır. Bir sosyal medya aracının kısıtlanması, diğer ülkelerin yeni teknolojiler sayesinde öne geçmesi, yeni bilimsel atılımlar dolayısıyla bizim erişemediğimiz sağlık teknolojileriyle başkalarının ömürlerini uzatması son derece rahatsız edici, hatta kimi durumda kabul edilemez olabilir. Bu nedenle, iyi liderlerin ülkelerini bilim ve teknoloji alanında modern medeniyetlerle aynı seviyede tutabilecek politikalar takip etmesi büyük öneme sahiptir.

100
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 15 Mart 2013 2 dk.

Bilim insanları yoktan ışık yaratmış olabilirler mi? Eğer bu doğruysa, yakın tarihte kuantum mekaniği ile ilgili en güçlü ve en sıradışı kanıtlardan biri elde edilmiş olacak.

İsveç, Gothenburg'daki Chalmers Teknoloji Üniversitesi'nden araştırmacılar, yaptıkları uç bir deneyden bahsettikleri bir makaleyi geçtiğimiz günlerde yayınladılar. Elbette, söz konusu kuantum mekaniği olduğu için, gerçek algısının garip bir yorumunu beklemek çok doğal. Bu deney, uzay boşluğunun aslında bir "boşluk" olmadığı gerçeğine odaklanıyor. Bu arada, burada "boşluk"tan kasıt elbette uzayın içerisindeki cisimlerin (gezegenler ve yıldızlar gibi) yer kaplamadığı bir alan değildir. Boşluk derken, gerçekten mutlak bir "boşluk"tan bahsetmekteyiz, içerisinde hiçbir atomik parçacığın dahi bulunmadığı, vakumlanmış bir boşluktan... 

34
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
2
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Nadir Kerem Dağ
Çeviren 4 gün önce 2 dk.

Araştırmacılar, 15 Ocak'ta Cell Communication and Signaling dergisinde yayınladıkları bir çalışmada, farelerde ağızda bulunan bir bakterinin mevcut tümörlerin boyutunu şişirebildiğini ve hatta kanser öncesi oluşumların ortaya çıkmasını tetikleyebildiğini bildiriyor.

Çalışma, ağızdaki zararlı bakterilerin kana karışarak meme dokusuna ulaşabildiğini ve burada sağlıklı hücrelere ciddi zarar verebildiğini ortaya koyuyor. Daha önceki çalışmalar ağız hastalıkları ile meme kanseri arasında bağlantılar ortaya koymuştu ancak Johns Hopkins Tıp Fakültesi'nde onkoloji araştırmacısı olan Dipali Sharma, "Şimdi doğrudan bir bağlantımız var," diyor.

7
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 4 gün önce
Şapka ve gövde biridir. Kulağa benzer bir görünümü vardır. Kuru havalarda kırılgan - kuru olup, ıslandıktan sonra ilk haline ve dokusuna yeniden döner. Genellikle sarkık bir kulağı andırır, ancak fincan şeklinde de olabilir. Kırmızımsı-kahverengidir ve morumsu renklere de rastlanabilir. Ölü veya canlı ağaçlarda yıl boyu bulunabilir. Özellikle Sambucus nigra olmak üzere yaprak döken ağaçların ve çalıların odununda yetişir. Ayrıca Acer pseudoplatanus, Fagus sylvatica, Fraxinus excelsior, Euonymus europaeus üzerinde sıkça görülür. enilebilir olmasına rağmen, mutfak açısından yüksek bir değere sahip değildir.
2
İnceleme
Dwae8Bin ★
İnceleyen10 6 gün önce
İlk öncelikle söylemeliyim ki çok güzel bir filmdi. İzlerken uğraşıldığını ve emek sarf edildiğini hissettim. Bir müzik grubu için gayet güzel bir filmdi. Bence filme gitmek için grubu tanımaya gerek yok, filmi izlerken salondaki insanlardan zaten hazır bir elektrik alıyorsunuz. Özellikle filmde üyelerin sözleri bazen insanı düşündürüyor; "benim sevdiğim grup neler yaşıyor?" veya "bu grubu sevmeli miyim?". Herkesin gitmesini tavsiye ederim, ama bu benim şahsi görüşüm. Hareketli, rock tarzı, EDM türü müzikler seviyorsanız gidebilirsiniz. Seviyorsanız yeni bir grup keşfetmiş olursunuz. Umarım yorumum bazı insanları düşündürür -iyi veya kötü yönlü olsa da- iyi günler :)
10.0/10
(1 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Stray Kids: The dominATE Experience
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı üyeliği tamamen ücretsiz ve sitemizi çok daha etkili, interaktif ve keyifli bir şekilde kullanmanızı sağlayacak. Üye değilseniz, birkaç saniyede üyelik oluşturabilirsiniz! Üyeyseniz de giriş yapmanızı tavsiye ederiz.

Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 2 Aralık 2012 22 dk.

Bu makalemizde, 1 Aralık Dünya AIDS Günü'nün başrol oyuncusu ve Dünya çapında 30 milyon insanın katili, 34 milyon insanınsa tehdit unsuru olan AIDS (Acquired Immunodeficiency Syndrome: Edinsel Bağışıklık Yetmezliği Sendromu) hastalığının kaynağı HIV (Human Immunodeficiency Virüs: İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü) isimli virüsü tanıyacağız ve bu virüsün evrim açısından önemini göreceğiz. Umuyoruz ki hepinize faydalı olacaktır. 

HIV isimli virüs ("HIV virüsü" kullanımı edebi olarak yanlıştır), Lentivirus isimli bir cinsin altında bulunan bir virüs türüdür. Esasında virüsler, zorunlu hücre içi parazitleridir. Nükleik asitleri ya (tek/çift iplik) DNA ya da (tek/çift iplik) RNA'dan oluşur. DNA ve RNA beraber bulunmaz. En içerde nükleik asit ve onu saran, koruyan, morfolojisini veren kapsid (kılıf) bulunur. Bütün virüsler kendi kapsid proteinlerini kodlarlar. Birçok kaynak tarafından "cansızlıktan canlılığa geçiş" veya "canlılık özelliği gösteren ama canlı olmayan biyokimyasal moleküller" şeklinde tanımlanır. Aynı zamanda birçok mikrobiyoloji/viroloji kaynağında da "hücresel olmayan yaşam" veya "psödo (yalancı) canlı" gibi ifadeler kullanılabilir. Ancak genetik materyallerinin bulunuyor olması, onların taksonomik olarak sınıflandırılabilmesini sağlamaktadır. Bu yüzden, onların da kendi evrimsel geçmişleri analiz edilebilmekte ve sınıflandırmaları yapılabilmektedir.

110
2
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Meltem Çetin Sever
Yazar 20 Mayıs 2020 4 dk.

İngiltere'nin Derby şehrinde, şehre yakın doğa alanlarında gödüğümüz yetişkin bir öter ardıç.

Üst tüyleri kahverengi olup, alt tüyleri ise kara benekli krem ya da ten rengidir ve tanınan üç alt türü vardır. Kendine özgü şakımalarıyla bilinirler. Boyları 20 ila 23.5 cm uzunluğunda olup, ağırlıkları 50-107 gram civarındadır. Bir öter ardıç yumurtası yaklaşık 6 gram ağırlığında olup ve bunun % 6'sı kabuktur. Yumurtalar gök mavisi renginde olup siyak noktalar içerir. Cinsler birbirine benzerdir, düz kahverengi sırtları ve siyah benekli altları ve pembe ayaklar ve bacakları vardır. Yavrular yetişkine benzer, ancak arka ve kanat örtülerinde turuncu çizgiler vardır.

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Şule Ölez
Şule Ölez
1.3M UP
Uyarlayan 13 Nisan 2014 7 dk.

Evrim Ağacı Uyarısı: Başlığın toplumumuzla daha ilişkili olabilmesi için orjinalinde "Jennifer Aniston" (Amerikalı aktris) olan isimleri yer yer "Türkan Şoray" olarak değiştirdik. Çünkü konu dahilinde, genel toplum tarafından yakından bilinen bir yüz olduğu sürece yazı aynen geçerliliğini koruyor. Bu yazı, Jennifer Aniston'a özel bir durum değil. Genel olarak toplumdaki bilindik simalar için geçerli. Aniston, sadece sinirbilimciler arasında sıklıkla kullanılan bir örnek. Yani toplum içerisinde çok uzun yıllardır yer etmiş diğer aktör ve aktrisleri kullanarak da yazıyı değiştirebilirsiniz, geçerliliği değişmeyecektir. Yazıyı Türkiye'yle ilişkilendirmek için Evrim Ağacı olarak parantezler içinde bazı bilgiler ekledik. Böylece anlamanız daha kolay olacaktır. İyi okumalar.

Jeniffer’ı, veya hep söylediğimiz gibi “Jen”i düşünün (veya o ayırt edici beni ve yüz yapısıyla Türkan Şoray'ı). Büyüleyici gülümseyişiyle Jen, muhteşem çenesiyle Jen, saçını açık bırakmış hâliyle Jen, Rachel rolünde Jen, Brad’le Jen, Brad’siz Jen, Vince’le Jen, Oscar töreninde Jen ve tabii ki temporal lobun orta kısmındaki sinir hücresi olarak Jen.

41
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Orhan Alp Cingöz
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
Bir kıvılcım çakalım bu ateş tutuşur. Kimin tutuşturduğu önemli değil biz vazifemizi yapmış oluruz.
Kaynak: Özdemir Bayraktar: Bu Dünyadan Bir Akıncı Geçti
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ece Müker
Ece Müker
601.2K UP
1 gün önce
Bugün (17 Şubat 2026), dünya genelinde merakla beklenen ancak sadece şanslı bir azınlığın tanıklık edebileceği halkalı güneş tutulması gerçekleşiyor. Gökyüzünde büyüleyici bir "Ateş Çemberi" oluşturacak olan bu olay, yılın ilk güneş tutulması olma özelliğini taşıyor.

Neden "Ateş Çemberi"? Ay, Dünya’dan en uzak konumundayken Güneş’in önüne geçtiği için güneş diskini tamamen kapatamıyor; bu da Ay’ın etrafında parlak bir halka görünmesine neden oluyor.

Kimler İzleyebiliyor? Tutulmanın tam halkalı hali maalesef dünya nüfusunun yalnızca %2’si tarafından görülebiliyor. En net manzara Antarktika üzerinden geçerken; Güney Afrika, Şili ve Arjantin'in güney bölgeleri tutulmayı kısmi olarak izleyebiliyor.

Güvenlik Uyarısı: Bu bir tam tutulma olmadığı için Güneş hiçbir zaman tamamen kararmaz. İzlemek isteyenlerin mutlaka ISO sertifikalı tutulma gözlüğü kullanması hayati önem taşıyor.

Sırada Ne Var? 2026 gökyüzü takvimi oldukça yoğun. 28 Şubat’ta altı gezegenin dizileceği bir "gezegen geçidi" ve 3 Mart’ta muazzam bir "Kanlı Ay" (tam ay tutulması) bizi bekliyor.

93 görüntülenme
Bu gönderi Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
157.9K UP
İnceleyen 13 saat önce
Merhaba
Bu kitabı okurken insan kendini bir konferans salonunda değil de, sakin bir odada, pencerenin kenarında oturmuş Virginia Woolf ’la çay içiyormuş gibi hissediyor. Sana bir ders vermiyor; daha çok düşünmeye davet ediyor. “Kadınlar neden büyük edebiyat eserleri üretmedi?” sorusuyla başlıyor ama aslında sorduğu şey çok daha derin: Bir insanın yaratabilmesi için neye ihtiyacı vardır?

Woolf’ net ve açık bir cevap verir .Bir kadının yazabilmesi için paraya ve kendine ait bir odaya ihtiyacı vardır.” Bu cümle çok sade , basit geliyor fakat biraz düşününce insanı etkiler .Çünkü burada oda sadece dört duvar değil. O oda; özgürlük, ekonomik bağımsızlık, bölünmeyen zaman ve zihinsel alan temsil eder. Kitap boyunca Woolf’un dili hem zarif hem ironik. Erkek egemen akademik dünyayı anlatırken alttan alta ince bir mizah var. Mesela erkeklerin kadınlar hakkında yazdığı kalın kitapları düşünürken, onların öfkesini ve savunmacılığını fark ediyor. Şunu sezdiriyor: Kadınları küçük görmek bazen erkeklerin kendilerini büyük hissetme ihtiyacından doğar. Ama Woolf’un metni bir öfke metni değil. Daha çok bir bilinç metni. “Androjen zihin” Woolf'un manifestosu olarak bilinir. Woolf bu fikrini ortaya atıyor; yaratıcı zihnin kadınsı ya da erkeksi değil, ikisinin dengesi olduğunu söylüyor.

Bana göre sadece kadınlar için değil, herkes için yazılmış gibi. Çünkü aslında mesele üretmek. Düşünmek. Kendin olabilmek. Hepimizin hayatında bir “oda” ihtiyacı yok mu? Gürültüden uzak, kimsenin müdahale etmediği, sadece kendimize ait bir alan.

Kitap bittiğinde Woolf bağırmaz , slogan atmaz, Woolf'un sözlerinde şunu duyarsınız “Yetenek vardır. Ama koşullar yoksa o yetenek filizlenemez.” insan dönüp kendi hayatına bakıyor. Ki bu çoğu zaman bir çok kadının yaptığı bir davranış. Benim odam var mı? Benim özgür zamanım var mı? Ben gerçekten düşünebiliyor muyum? Woolf’un sorusu burada çok kişisel bir yere çarpıyor: “Benim odam var mı?” Türkiye’de birçok kadın bu soruyu hayatının farklı dönemlerinde kendine soruyor. Evlenmeden önce, evlendikten sonra, çocuk sahibi olduktan sonra, akademide, iş hayatında… “Ben gerçekten düşünebiliyor muyum?” sorusu bazen daha da ağır: “Ben gerçekten kendim için düşünebiliyor muyum?” Aslında mesele sadece kadın meselesi de değil; ama kadınlar için daha yoğun. Çünkü toplumsal roller zihinsel alanı daraltabiliyor. Woolf’un dediği gibi yetenek var. Türkiye’de de var. Çok var. Ama o yeteneğin filizlenmesi için sadece bireysel çaba yetmiyor; sosyal yapı, ekonomik şartlar ve kültürel kodlar da alan açmalı. insan ister istemez şunu fark ediyor: Kendine ait bir oda bazen bir kapı değil, bir cesaret. Ama o cesaretin sürdürülebilmesi için de gerçekten biraz sessizlik, biraz para ve biraz da müdahalesiz zaman gerekiyor.Bu yüzden Kendine Ait Bir Oda sadece feminist bir metin değil; bir varoluş çağrısı gibi. Sessiz ama güçlü. İnce ama derin. Okurken insan hem biraz üzülüyor hem de tuhaf bir şekilde güçleniyor.

Sanırım bu duyguyu boyunda üniversitede çocukları olan ,40 dan sonra tekrar üniversite okuyan ve etraftakilerin bu yaştan sonra ne uğraşıyorsun yada akdedeme deki hocaların bazılarının yaşından dolayı yatırım yapmak istemediği yüksek lisans yapmaya çalışan biri olarak ben çok iyi biliyorum .

Kendime soruyorum , Benim odam var mı? Benim özgür zamanım var mı? Ben gerçekten düşünebiliyor muyum?
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
4
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)