Yapay Zekâ; akıl yürütme, öğrenme, algoritma oluşturma ve komutları gerçekleştirme olaylarının, insanların sinir sistemlerinden ilham alınarak geliştirilen ve bir dizi hesaplama teknolojisine dayanan bir bilimdir. Sanayi devrimi ile temelleri atılan makineleşme, önceleri sadece fiziksel işlerde insanlığa yardım ederken günümüzde insanlık düşünce ve bilgi işlem gerektiren durumlarda da yapay zekâya danışabilmektedir. Bundan dolayı yapay zekâ son yıllarda hayatımızın bir parçası haline gelmiştir.
Günlük işlemlerimizden en komplike işlemlere kadar insanlığa her konuda destek sağlayan yapay zekâ, tıp alanında da etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Teknoloji geliştikçe yapay zekânın bu alanda daha fazla kullanılacağı ve kendisine verilen görevlerin daha da karmaşıklaşacağı tahmin edilebilir. Bu kulağa her ne kadar iyi ve yararlı bir gelişme gibi gelse de bilgisayar uzmanlarının ve hekimlerin yapay zekânın nasıl davranması gerektiği ve etik açısından bizleri nasıl etkileyeceği hakkında oldukça yoğun şüpheleri vardır. Bu şüphelerin nedeni, bilim insanlarının yapay zekâyı tıp etiğinin ilkelerini benimseyecek şekilde eğitmenin mümkün olup olmayacağı hakkında emin olamamalarıdır.[1][2]