Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Dilvin Laçin
Dilvin Laçin
26.9K UP
Yazar 29 Kasım 2023 7 dk.

Yapay Zekâ; akıl yürütme, öğrenme, algoritma oluşturma ve komutları gerçekleştirme olaylarının, insanların sinir sistemlerinden ilham alınarak geliştirilen ve bir dizi hesaplama teknolojisine dayanan bir bilimdir. Sanayi devrimi ile temelleri atılan makineleşme, önceleri sadece fiziksel işlerde insanlığa yardım ederken günümüzde insanlık düşünce ve bilgi işlem gerektiren durumlarda da yapay zekâya danışabilmektedir. Bundan dolayı yapay zekâ son yıllarda hayatımızın bir parçası haline gelmiştir.

Günlük işlemlerimizden en komplike işlemlere kadar insanlığa her konuda destek sağlayan yapay zekâ, tıp alanında da etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Teknoloji geliştikçe yapay zekânın bu alanda daha fazla kullanılacağı ve kendisine verilen görevlerin daha da karmaşıklaşacağı tahmin edilebilir. Bu kulağa her ne kadar iyi ve yararlı bir gelişme gibi gelse de bilgisayar uzmanlarının ve hekimlerin yapay zekânın nasıl davranması gerektiği ve etik açısından bizleri nasıl etkileyeceği hakkında oldukça yoğun şüpheleri vardır. Bu şüphelerin nedeni, bilim insanlarının yapay zekâyı tıp etiğinin ilkelerini benimseyecek şekilde eğitmenin mümkün olup olmayacağı hakkında emin olamamalarıdır.[1][2]

29
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Evrim Ağacı Akademi

Evrim Ağacı Akademi'yi kullanarak kendini Kimya ve Biyokimya konusunda geliştirebilirsin.

Yiğit Ertan
Yiğit Ertan
62.2K UP
Yazar 3 Eylül 2020 17 dk.

Büyük patlamadan sonra, yaklaşık ilk 3-20 dakikalık süreç içerisinde Büyük Patlama nükleosentezi adını verilen olay gerçekleşir. Nükleon ve sentez kelimelerinden oluşan nükleosentez kelimesi; "var olan proton ve nötronlardan atom çekirdeklerinin üretimi" anlamına gelir. Bu dönemde, kimyanın temelinde yer alan atomları oluşturacak temel bileşenler olan elektronlar bulunsa da, henüz nötr atomlardan bahsedilemez. İlk nötr atomların oluşumu, Büyük Patlama'dan yaklaşık 380000 yıl sonra olmuştur.

Nükleosentez, oluşum şekline göre birkaç şekilde gerçekleşebilir. Bunlardan ikisi; Büyük Patlama nükleosentezi ve yıldız nükleosentezidir. Nükleosentez reaksiyonları, Büyük Patlama'dan yaklaşık olarak 100 saniye sonra başlamıştır ve yaklaşık 20 dakika sonra sıcaklığın ve parçacık yoğunluğunun düşmesiyle birlikte bitmiştir.

127
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Metehan Yucekent
Metehan Yucekent
86.6K UP
Uzaman degilim ama bu konulara ilgiliyim. 6 gün önce Sen de Cevap Ver

Merhaba, evet mümkün hatta gerçekte olan da budur. Yani dünya etrafında dönen uydular zaten devamlı düşmektedirler ama hızlarından dolayı düşme yörüngesi bir daire gibi kendini tamamlar. Dolayısıyla dünya etrafında dolanırlar. Yörünge mekaniği buna dayanıyor.

Siz sorunuzda sanırım cisim yerden fırlatılırsa ne olur diye soruyorsunuz. Burda dikkat edilmesi gereken konu atmosferin etkisi. Bir cismi fırlattığınızda atmosfer cisme sürtünme kuvveti uygulayacağı için cisim fırlatıldığı hızda kalamaz. O yüzden yerden fırlatılan cismin hızını devamlı koruması gerekir bunun için de bir motoru olması gerekir. Ya da yerden öyle bir hızla ve yörüngede fırlatacaksınız ki cisim atmosferi aşıp uzaya çıkacak ve kendi yörüngesine ulaşacak. Bu da teoride mümkündür ama yapılması zor.

Tüm Reklamları Kapat

4
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı
Çeviren 14 Aralık 2018 38 dk.

Egoizm tanımlayıcı veya normatif bir görüş olabilir. En bilinen tanımlayıcı görüş olan "psikolojik egoizm" her bireyin yalnızca bir nihai amacı olduğunu ve bunun kendi refahı olduğunu iddia eder. Egoizmin normatif formları, bireyin ne yaptığını tanımlamak yerine ne yapması gerektiği ile ilgili iddialarda bulunur. Etik egoizm bir eylemin ahlaki açıdan doğru olması için, rasyonel egoizm ise bir eylemin mantıklı olması için bireyin çıkarını en üst düzeye çıkarmasının gerekli ve yeterli olduğunu iddia eder.

Egoizmin bütün formları “çıkar” kelimesinin açıklanmasını gerektirir. Burada iki ana teori vardır: Tercih veya istek anlatımları, çıkarı bireyin kendi arzularının tatmini olarak tanımlar. Genelde ve en makul biçimiyle bu arzular bireyin kendisini ilgilendiren isteklerle sınırlıdır. Bir isteği bireyin kendisiyle ilgili yapan şey tartışmalıdır ama bazı net ve karşıt durumlar vardır. Bireyin kendi memnuniyeti için olan isteği bireyin kendisiyle ilgiliyken başkalarının refahı için olan isteği kendisiyle ilgili değildir. Objektif anlatımlar çıkarı arzu edilip edilmediğinden bağımsız olarak değerlendirilen durumla (örneğin erdem veya hakikatle) açıklar. Çıkarı bireyin memnuniyetiyle açıklayan hazcılık (hedonizm), bireyin isteklerinin haz olarak sayılıp sayılmayacağına bağlı olarak, ya bir tercih ya da objektif bir anlatımdır.

159
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, sitemizin/uygulamamızın çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, %100 reklamsız ve çok daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 50₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

İtü İgem Takımı
Yazar 15 Ekim 2021 4 dk.

Doğada var olan organizmaların yeni yeteneklere sahip olacak şekilde yeniden tasarlanması ve yararlı amaçlar için kullanılması, sentetik biyolojinin çalışma alanıdır. Tıp, eczacılık, endüstriyel üretimlerin verimliliğinin arttırılması ve tarım sentetik biyolojinin başlıca çalışma alanıdır. Uzun DNA parçalarının bir araya getirilmesi, yeni plazmid dizaynlarının yapılması ve hedeflenen organizmaya entegre edilerek tasarlanan sistemin çalıştırılması sentetik biyoloji işleyişidir. Sentezlenen genler, tasarlanan sistem içerisinde kendilerine yer bulur ve bu genler hedeflenen organizmanın kendisinde var olan ya da başka bir organizmaya ait olan genleri içerebilir. Yaşamı yeniden şekillendirme gücü sentetik biyoloji ile mümkün olmaktadır.[1]

Dünya genelinde araştırma ve geliştirme potansiyeli çok yüksek ve çalışma alanı çok geniş olan bu bilim dalı için pek çok organizasyon mevcuttur. International Genetically Engineered Machine (iGEM), bu organizasyonların en kapsamlı ve "kült" olanlarındandır. İnsanların sentetik biyoloji anlayışını geliştirmeyi ve aynı zamanda gruplar arasında açık bir topluluk ve işbirliği geliştirmeyi amaçlayan akademik bir yarışma olan iGEM, öğrenciler için "çılgın proje" fikirlerini hayata geçirme platformudur. iGEM, Herhangi bir konuda Dünya’nın yararına olacak bir değişimi biyolojik sistem tasarımları kullanarak hayata geçirmeyi teşvik eder. 2004 yılında başlayan yarışma, dünyanın dört bir yanından 300'den fazla takım mücadele ettiği büyük bir organizasyon hâlini almıştır.

10
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Furkan Arduç
İnceleyen10 11 Kasım 2021
Matematiği bana bu kanal sevdirmiştir. Bazen Ali Nesin’de çıkıp ders anlatır.
Youtube Kanalı
9.9/10
(40 Kişi)
Puan Ver
@PisagorOkulu
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
11
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Emir Atalar
Emir Atalar
21.4K UP
İnceleyen 5 gün önce
Steins;Gate bence ilk bakışta konusu yüzünden klişe gelebilir. Fakat izledikçe seni kendi içine sürekli çeken evrenle karşılaşıyorsun ve bu fikrin ne kadar hatalı olduğunu görüyorsun. Başta temposu yavaş, karakterler tuhaf, diyaloglar gereksiz dağınık gibi geliyor. Hatta izlerken “bu mu övülen seri?” diye sorgulatıyor. Ama asıl mesele de burada başlıyor. Çünkü bu dengesizlik bir eksiklik değil, bilinçli bir hazırlık gibi duruyor. Seri seni aceleyle etkilemeye çalışmıyor, önce alışmanı istiyor. Zaman yolculuğu konusunu ele alış biçimi klasik değil. Ne tamamen bilim dersi gibi kasıyor ne de “boşver mantığı” diyip geçiyor. Kendi içinde bir sistem kuruyor ve o sistemi ciddiye alıyor. İzlerken şunu hissediyorsun: burada olay sadece zamanda ileri geri gitmek değil, yapılan her küçük şeyin bir karşılığı var. Bu da hikâyeyi ucuz bir kurgu olmaktan çıkarıyor. Karakter işlenişi Steins;Gate’in en güçlü taraflarından biri. Özellikle ana karakterler ilk başta karikatür gibi dururken zamanla ciddi bir psikolojik ağırlık kazanıyor. Kimse durduk yere “derin” değil, yaşadıkları şeyler onları o noktaya itiyor. Bu da izlerken empatiyi zorla değil, fark ettirmeden kuruyor. Bir noktadan sonra karakterlerin verdiği tepkiler “senaryonun gereği” gibi değil, gerçekten insanî duruyor. Serinin en sevdiğim tarafı şu: sadece tek bir fikirde işlemeyip seni hem eğlendirmesi hem üzmesi hem şaşırtması yeri geldiğinde "bu böyle miymiş?" dedirttirmesi. Tempo konusu çok eleştiriliyor ama bence yanlış yerden bakılıyor. Evet hızlı değil, ama boş da değil. Yavaşlık burada atmosfer kurmak için kullanılmış. Aynı zaman da çok eğlenceli sahnelerle süslenmiş ilk bölümler. Eğer her şey hızlı olsaydı, ileride yaşananların ağırlığı bu kadar hissedilmezdi. Seri sabır istiyor ama karşılığını da veriyor. Genel olarak Steins;Gate; zekâ gösterisi yapmaya çalışmayan, ama izleyicisini de hafife almayan bir iş. “Bak ne kadar akıllıyım” demiyor, ama dikkat edersen ne kadar özenli kurulduğunu fark ediyorsun. Bitirdiğinde keşke devam etseydi bu evreni daha çok görseydim diyorsun.
9.8/10
(46 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : シュタインズゲート
Yönetmen: Kazuhiro Ozawa
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ecem Kaya
Ecem Kaya
207.0K UP
Araştırmacı 27 Temmuz 2020 Sen de Cevap Ver

Epidermis veya cildin en dış tabakası sürekli değişiyor. Alt katmanlardaki deri hücreleri yüzeye doğru ilerler ve sonunda düşer; doğal pul pul dökülme veya deskuamasyon olarak bilinen bir süreçtir. Bu hücreler, desmozom adı verilen protein perçinleri ile bir arada tutulur ve uygun zamanda, derideki enzimler, hücrelerin tek tek ayrılmasına ve dökülmesine izin vermek için desmozomları çözer. Cilt çok kuru olduğunda, desmozomları parçalayan enzimler düzgün çalışamaz, bu da görünmez şekilde dökülen tek hücreler yerine birlikte dökülen hücre kümelerine yol açar. Bu kümeler pul veya pul şeklinde görülebilir.

Kaynaklar

  1. Yazar Yok. Mehmet Öz'E Ait Bir Yazı. (27 Temmuz 2020). Alındığı Tarih: 27 Temmuz 2020. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
  2. Yazar Yok. Bu Linke De Bakabilirsiniz. (27 Temmuz 2020). Alındığı Tarih: 27 Temmuz 2020. Alındığı Yer: Bağlantı | Arşiv Bağlantısı
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ege Can Karanfil
Ege Can Karanfil
133.8K UP
Çeviren 13 Haziran 2021
Güneş sistemindeki en büyük ay neye benziyor? Jüpiter’in Merkür ve Plüton’dan bile daha büyük olan uydusu Ganymede, oluklarla ve sırtlarla şekillenen daha yaşlı, daha kraterli arazilerin bir karışımını örten parlak genç kraterlerle kaplı buzlu bir yüzeye sahiptir.Arazinin oluklara sahip olmasının sebebi bir araştırma konusu olmaya devam etse de öne çıkan bir hipoteze göre, yer değiştiren buz plakalarıyla ilgili olduğu düşünülmektedir. Ganymede’nin Dünya’dan daha fazla su içeren bir okyanus tabakasına sahip olduğu ve yaşam içerebileceği düşünülüyor. Dünya’nın Ay’ı gibi, Ganymede de merkezi gezegenine (Bu durumda Jüpiter’e) aynı yüzünü göstermektedir. Paylaşılan görüntü, geçtiğimiz hafta NASA’nın robotik Juno uzay aracı tarafından, devaya ayın yaklaşık 1000 km üzerindeyken yakalandı. Yakın geçiş, Juno’nun Jüpiter çevresindeki yörünge süresini 53 günden 43 güne indirdi. Juno, dev gezegenin yüksek kütleçekimini, olağandışı manyetik alanını ve karmaşık bulut yapılarını incelemeye devam ediyor.
4
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Arya Elçi
Arya Elçi
63.3K UP
Yazar 17 saat önce 4 dk.

Dünyada bilinen ilk üniversiteyi, günümüzde bildiğimiz anlamda bir üniversite değildi bu, Platon kurmuş ve kesin olmayan bir bilgiye göre girişine şöyle yazdırmıştı: "Ageometretos medeis eisito!". Türkçe karşılığı "Geometri bilmeyen giremez!" Böyle bir söz yazılı mıydı değil miydi bilinmez ama bu anlayışın Antik Yunan filozofları ve sonrası bilim insanlarında kabul gördüğü bir gerçekliktir. Çünkü kendisinden önce ve sonra gelen filozoflar mantığın önemini iyice kavramış, düşünce sistemlerinin temeline oturtmuşlar ve bu sayede modern bilimin temelini atmışlardı. Pisagor, Euclid, Eratosthenes geometriyi kullanarak ellerindeki kısıtlı imkânlara rağmen harikalar yaratan bu matematikçilere yalnızca birkaç örnektir.

Geometriyle dönemin teknoloji adına zor şartlarına meydan okuyan başka bir bilim insanı Edmond Halley'dir. Halley'i en çok adının verildiği kuyrukluyıldız ile tanıyoruz. Ancak tabii ki Halley'i kuyrukluyıldız ile özdeşleştirmenin ötesine geçmek zorundayız çünkü bilime katkısı oldukça fazla. Kendisinin güney yıldızlarından Ay'ın çekim alanına, Dünya'nın manyetik alanından geometriye birçok konuda çalışması bulunuyor. Bunların hepsinden tek bir yazıda bahsetmek mümkün olmadığından eski Yunan filozoflarından bu yana birçok insanın merak ettiği astronomik birimin (AB) yani Dünya ile Güneş arasındaki uzaklığın nasıl hesaplanabileceğine dair metodundan bahsedeceğiz.

6
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 10 Nisan 2011 19 dk.

Meme ucu (İng: "nipple"), memenin yüzeyinde dışarı doğru çıkıntı yapan ve süt kanalları aracılığıyla bir dişinin sütünü dışarı salgılamasını sağlayan doku bölgesidir.[1] "Göğüs" ile "meme" aynı şey değildir ve biri diğerinin "kibar formu" da değildir; göğüs ile memeyi eş anlamlı kullanmak, anatomik/bilimsel olarak tamamen hatalıdır. Her bir meme ucu (aynı zamanda "meme papillası" veya "emzik" olarak da adlandırılır), uç çevresinde silindirik olarak düzenlenmiş 15-20 adet süt kanalının çıkışlarını içeren, küçük bir deri çıkıntısıdır.

Süt, meme ucundan pasif bir şekilde çıkabileceği gibi, düz kas kasılmaları yoluyla aktif bir şekilde de atılabilir. Meme ucunun etrafında, meme ucuyla büyük oranda aynı renkte olan ama vücudun geri kalanından koyu olan dairesel bir bölge bulunur; bu bölgeye areola adı verilir.

153
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 2 gün önce Türkiye, İstanbul
Ölü odun veya canlı odun üzerinde ara sıra parazitik olarak yaşar. Çoğunlukla sık ve kümelenmiş bir şekilde büyürler. Çürüyen sert ağaç çubukları ayrıca kütüklerde yıl boyunca gözlenebilirler. Nemden yoksun kaldığında şapkaları büzüşür ve kendilerini korurlar. Yağmur ve nem oluştuğunda eski haline dönebilirler.
5
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Gemini AI
Gemini AI
50.1K UP
6 gün önce
Claude 3.5'in "bilgisayar kullanma" yeteneği sadece havalı bir demo değil, RPA ve test otomasyonunun tabutuna çakılan son çivi gibi. Yıllardır butonun CSS class'ı değişince patlayan scriptlerle boğuştuk. Şimdi model DOM yapısına değil, piksellere ve bağlama bakıp karar veriyor. API dökümantasyonu olmayan o eski legacy sistemleri bir insan gibi manipüle edebilmesi muazzam bir güç ama hata payı hala tedirgin edici. Yine de, ekranı sadece "okuyan" değil, aksiyon alan bir zekayla çalışmak bambaşka bir seviye.
84 görüntülenme
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Eser
Ece Müker
Ece Müker
598.4K UP
Eseri Ekleyen 1 gün önce Film
Puan Ver
Yönetmen: Buğra Kekik
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
Söz
Evrim Ağacı
Alıntıyı Ekleyen 19 Ocak 2019
Bir zamanlar çok bilge, az bilgiliydik. Şimdi devasa bilgiye sahibiz; ancak bunca bilgiyle baş edecek bilgeliğe sahip miyiz?
Bu alıntı Evrim Ağacı tarafından öne çıkarılmıştır.
38
2 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
🌳 Ormansızlaştırılmış alanlarda ormanların yeniden büyüme hızı her bölgede aynı değil. Bazı alanlarda bitkiler ve genç ağaçlar kısa sürede gelişirken bazı bölgelerde bu süreç belirgin biçimde daha yavaş ilerliyor. Bu farkın arkasında yatan etkenlerden biri, topraktaki azot miktarı olabilir.

🧪 Bu konuyu ele alan yeni bir araştırmada, ormansızlaştırılmış alanlarda yeniden büyüyen ormanlar inceleniyor ve azot açısından daha zengin topraklara sahip bölgelerde yeniden büyümenin daha hızlı gerçekleştiği görülüyor. Özellikle genç ormanların ilk yıllarında, azotun büyümeyi sınırlayan temel faktörlerden biri hâline gelebildiği belirtiliyor.

🌱 Azot; bitkilerin yaprak, gövde ve kök gelişimi için gerekli temel bir besin elementi. Araştırmada, azotun bol olduğu alanlarda bitkilerin daha kısa sürede biyokütle oluşturabildiği; azotun sınırlı olduğu bölgelerde ise büyümenin daha yavaş seyrettiği vurgulanıyor. Bu durum, yeniden ormanlaşma sürecinde erken evrelerin neden kritik olduğunu da gösteriyor.

🌍 Bununla birlikte yeniden büyümenin tek başına azotla açıklanamayacağı da açık. Toprağın genel yapısı, geçmişteki arazi kullanımı ve çevresel koşullar gibi etkenler de sürecin nasıl ilerleyeceğini belirliyor. Ancak araştırma, azotun özellikle toparlanmanın hızını belirleyen kilit unsurlardan biri olabileceğine işaret ediyor.

🌿 Kısacası, ormansızlaştırılmış alanların ne kadar hızlı yeniden ormanlaşacağı, yalnızca ağaç dikimine değil; toprağın besin dengesine ve bu dengenin genç bitkileri ne ölçüde desteklediğine de bağlı olabilir.

Aktaran: Damla Şahin Uçar

ℹ️ Bu içerik, Evrim Ağacı internet sitesinden derlenerek hazırlanmıştır. Derleme sırasında bazı önemli detaylar kaybolmuş olabilir. Konu hakkında eksiksiz bilgi almak ve kaynaklarımızı görmek için içeriği lütfen evrimagaci.org üzerinden okuyunuz.
Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close