Termodinamik Yasaları ve Evrimin Bunlarla İlişkisi

Termodinamik Yasaları ve Evrimin Bunlarla İlişkisi Wikipedia
14 dakika
53,082 Okunma Sayısı
Notlarım
Reklamı Kapat
Evrim Ağacı Akademi: Bilim Dışı İddialara Bilimsel Cevaplar Yazı Dizisi

Bu yazı, Bilim Dışı İddialara Bilimsel Cevaplar yazı dizisinin 10. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Kızım Sana Söylüyorum Gelinim Sen Anla: Alabama Eyaleti Eğitim Müdürlüğü'ne..." başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al

Evrimsel biyoloji ile ilgili bugüne kadar en bilgisizce ve temelsiz olarak ileri sürülen iddialardan bir tanesi, Termodinamiğin İkinci Yasası'nın evrim ile çelişiyor olduğu, dolayısıyla evrimin gerçek olamayacağı iddiasıdır. Bu makalemizde sizlerle bu argümanın hatalarını inceleyecek ve yaşam ile evrimin Termodinamiğin İkinci Yasası ile ne kadar alakalı olduğunu ve ne kadar uyumlu olduğunu izah edeceğiz. 

Termodinamik, çok geniş ve başlı başına bir bilim dalıdır. Hem fizik bilimi dahilinde, hem de uygulamalı bilimler (başlıca mühendislik) dahilinde çok derince çalışılan ve çok kapsamlı olarak kullanılan bir konudur. Genellikle ısı transferi ve enerji gibi konularda çok ciddi öneme sahiptir ve bilimin vazgeçilmez yasalarından oluşur. Ancak bunun haricinde, evrenin genişlemesi ve genel olarak kozmoloji için de çok büyük öneme sahiptir ve geniş bir biçimde kullanılmaktadır. 

Termodinamiğin evrimle çelişiyor olduğu iddiasının ardındaki bilgisizlik, evrimle ilgili bilgisizlikten ziyade, termodinamik yasaları ile ilgili bilgisizlikten ileri gelmektedir. Dolayısıyla, bu konuyu anlayabilmek için öncelikle termodinamik yasalarının neler söylediği incelenmelidir.

Reklamı Kapat

Termodinamiğin 4 Temel Yasası

Termodinamik'in temel olarak 4 ana yasası vardır: Sıfırıncı Yasa, Birinci Yasa, İkinci Yasa ve Üçüncü Yasa. Kısaca ne olduklarına bakacak olursak:

Termodinamiğin Sıfırıncı Yasası

Temel olarak şunu söyler: Eğer A ve B cisimleri termal olarak dengedeyse (aralarında ısı alışverişi yoksa, yani sıcaklıkları eşitse) ve eğer sıcaklığını bilmediğimiz bir C maddesini, önce A'ya, sonra B'ye (veya tam tersi) değdirdiğimizde, bu 3 cisim arasında da ısı transferi olmuyorsa, C'nin sıcaklığı da A ve B ile aynıdır. Aslında dikkatli okunduğunda anlaması çok basit olan bu yasayı biraz daha açalım: 

Termodinamik'in Sıfırıncı Yasası
Termodinamik'in Sıfırıncı Yasası

Örneğin elinizde, yukarıda gösterildiği gibi 3 tane küp var: Bunlardan A ile B'yi birbirine değdiriyorsunuz ve sıcaklık değişimlerini ölçüyorsunuz. Eğer hiçbir değişim olmuyorsa, bu ikili arasında ısı transferi yok demektir. Bu da, A ile B'nin sıcaklıklarının aynı olduğu anlamına gelir. Bu durumda, üçüncü bir cisim olan C cisminin sıcaklığını ölçmenin, doğrudan termometre ile ölçmek haricindeki bir yolu bu yasadan geçer: C'yi, önce A'ya veya B'ye dokundurun ve sıcaklık değişimlerine bakın. Eğer ki hiçbir değişim yoksa, yani ısı transferi gerçekleşmiyorsa, dokundurduğunuz cisim ile C cismi dengededir. Sonra, diğerine (örneğin B'ye) dokundurduğunuzda, yine değişim gözlenmiyorsa, B ve C de dengededir. İşte sıfırıncı yasa, aralarında ısı transferi olmayan cisimlerin termal (ısıl, ısı ile ilgili) olarak dengede olduğunu söyler.

Bu yasanın adının bu şekilde olmasının sebebi, birinci ve ikinci yasadan sonra ileri sürülmesi ve yasalaştırılmasıdır. Ancak bilim literatürüne son derece yer etmiş olan 1. ve 2. yasaların sayılarını kaydırmak istemedikleri için, en başa koyarak Sıfırıncı Yasa adını vermişlerdir. Bu yasa, kulağa çok basit geliyor olsa da, bilimin tarihsel gelişimi içerisinde sıcaklık kavramının ne olduğunun ifade edilmesini ve anlaşılmasını sağlamıştır, bu açıdan büyük bir öneme sahiptir. Aslında sıcaklığın tam olarak ne olduğu tartışması, oldukça derin bir konudur ve apayrı bir makale olabilir. O yüzden şimdilik bu konuyu burada bırakacağız. Devam edelim:

Termodinamik'in Birinci Yasası

Özünde şu temeli sağlar: Isı, bir enerji formudur. Dolayısıyla, tüm diğer enerji korunumlarında olduğu gibi, ısının da transferinde bir korunum söz konusudur. Dolayısıyla, bir sisteme giren ısı enerjisiyle, sistemden ayrılan ısı enerjisi arasındaki fark, sistemde kalan ısı enerjisine eşit olmak zorundadır. Bir diğer deyişle, bir cismin ısıl dengede olabilmesi için, o sisteme giren ve çıkan ısı enerjisi birbirine eşit olmak zorundadır; aksi takdirde denge sağlanamaz. Bu yasayı birçok farklı şekilde de ele almak mümkündür. Örneğin, sadece ısı enerjisi olarak değil; aynı zamanda sistem tarafından yapılan iş açısından da incelemek mümkündür. Ancak çok fazla teknik detaya girerek konuyu boğmak istemiyoruz. 

Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Termodinamik'in Birinci Yasası
Termodinamik'in Birinci Yasası
Termodinamik'in Birinci Yasası
Termodinamik'in Birinci Yasası

Evrimden anlamayan insanların buraya kadar pek sıkıntısı yoktur, çünkü zaten birçoğu, Termodinamiğin İkinci Yasası haricindeki yasaları tanımlayamaz ve bu konulardan bihaberdir. Çoğunlukla, bilimi çarpıtma amacıyla kurulmuş ve bundan prim elde etmeye çalışan grupların hazırladıkları materyallerin ezberlenmesiyle süregelen bu argüman, bunu savunan kişilerin bilgisinden oldukça bağımsızdır. Termodinamiğin İkinci Yasası'nın evrimle çeliştiğini söyleyen ve bunu ballandıra ballandıra anlatan insanlara, Sıfırıncı veya Birinci yasayı sorduğunuzda veya genel olarak termodinamiğin ne olduğunu sorduğunuzda, muhtemelen herhangi dişe dokunur bir açıklama yapamayacaklardır. Çünkü amaç bilimsel bir argüman geliştirmekten ziyade, evrime kör bir şekilde saldırma merakı ve bundan prim elde etme çabasıdır. Yine de, siz okurlarımızın tam bir kavrayışa erişmesini istediğimiz için, ilk 2 yasayı da vermek ve izah etmek istedik. Şimdi, güya evrim ile sorunu olduğu iddia edilen ikinci yasaya bir bakalım:

Termodinamiğin İkinci Yasası: Nedir ve Evrimle Alakası Nedir?

Termodinamiğin İkinci Yasası

Isı, asla daha soğuk ve düşük enerjili bir bölgeden, daha sıcak yani yüksek enerjili bir bölgeye akamaz. Yani enerji, dışarıdan bir etki olmaksızın, her zaman yüksek enerjiden düşük enerjiye doğru akarlar. Burada insan bir anlık şoke olabilecektir. Birçoğunuzun aklından şunun geçtiğine eminiz: "İyi de bunun evrim ile ne alakası var?" İzah edeceğiz.

Bu yasanın aslen ifade edilişi yukarıdaki gibidir. Ancak sonradan, aynı konunun farklı ifadeleri ve izahatleri de gelişmiştir. Bunların başlıcası ise şu şekildedir: "Hiçbir enerji akışı, düşük enerji konumundan yüksek enerji konumuna olamaz." Şimdi evrimle belki biraz daha ilişkilendirdiniz, ancak halen alakasız geliyor olabilir. Bir diğer ifade biçimine bakalım. Bunu anlamak için, enerji ile düzen arasındaki ilişki öğrenilmelidir. Genellikle, karmaşık ve düzensiz sistemlerin enerjisi de düşüktür. Organize ve düzenli sistemlerin ise enerjisi yüksektir. Bu durumda, karşımıza bir önceki ifadenin şu versiyonu çıkar: "Hiçbir enerji akışı, düzensizlikten düzene doğru olamaz." veya "Bütün sistemler, evrenin yapısı gereği düzensizliğe doğru gitmeye mahkumdur." veya "Yapılar, her zaman düzenli bir halden, düzensiz bir hale doğru ilerlerler." İfade biçimi değiştikçe, orjinalden daha kapsamlı ve orjnal konudan daha bağımsız gibi gelen ifadelere ulaşmaktayız. Ancak aynı zamanda, yasanın özünden uzaklaştıkça, evrim ile alakası da ortaya çıkmaya başlamaktadır. Kısaca iddia şudur: "Eğer ki sistemler her zaman düzensizliğe doğru gidiyorsa, nasıl olur da evrimsel süreçler sonucunda, düzensiz ve daha basit yapılı canlılardan, düzenli ve daha karmaşık yapılı canlılar oluşur?" Bu noktada, argümanın mantıklı olduğunu düşünmeye başlamış olabilirsiniz; eğer ki termodinamiğe ve enerji konusuna hakim değilseniz. Şimdi, adım adım ilerleyerek konuyu irdeleyelim ve argümanın ne kadar saçma ve bilgisizce inşa edildiğini görelim.

İlk olarak, ikinci yasanın en net örneklerinden birine bakalım: bir bardak, üzerine uygulanacak ufacık bir kuvvetle bile, bir masanın üzerinden düşebilir ve binbir parçaya bölünebilir. Yani düzenli bir halden, düzensiz bir hale geçebilir. Ancak bir bardak, hiçbir zaman, ufak bir kuvvetle (ve hatta büyük bir kuvvetle bile), yerde parçalanmış halde dururken, masanın üzerine çıkarak bir araya gelemez ve bütün bir bardağı oluşturamaz. İşte burada, entropi (düzensizlik) devreye girmektedir. Sistemler, genel olarak düzensizliklerini arttırmaya meyillidirler. Yani ne olursa olsun, yeterli zaman tanındığında, cisimlerin düzensizliği artacaktır, artmaya mahkumdur. İşte bu sebeple, şu anda etrafımızda gördüğümüz her sistem ve yapı, yeterli süre geçtikten sonra kaçınılmaz olarak maksimum düzensizliğe doğru bozunacak ve dağılacaktır. Bu konuyla ilgili olarak, evrenin yeterince zaman geçtikten sonra başından geçecekleri "Uzak Geleceğin Kronolojisi: Dünya'ya ve Evrene Gelecekte Ne Olacak?" başlıklı makalemizden okuyabilirsiniz.

Reklamı Kapat

Termodinamiğin Üçüncü Yasası 

Bu yasa sıcaklık ile entropi ilişkisi üzerinedir ve şunu söyler: Bir sistemin sıcaklığı, mutlak sıfır sıcaklığına (-273 Santigrad derece veya 0 Kelvin) yaklaştıkça, sistemdeki tüm işlemler ve süreçler yavaşlar ve sonunda durur. Bu noktada entropi, sabit bir sayıya ulaşır ve değişmez. Bunun sebebi, mutlak sıfır noktasında artık iş üretebilecek hiçbir iç enerjinin kalmıyor oluşudur. Bu, şu anda konumuzla ilgili olmadığından, sadece kenarda dursun.

Şimdi tekrar ikinci yasaya dönelim: eğer ki varlıkların düzensizliği artmaya mahkumsa, nasıl olur da evrim ile daha düzenli yapılar oluşur? Hatta bunu bir adım öteye götürerek şu da sorulabilir: eğer evrenin düzensizliği artmak zorundaysa, nasıl olur da sistemler, galaksiler, yıldız kümeleri gibi düzenli yapılar var olabilir? İşte bu noktada devreye, bu yasaların geçerli olduğu veya genellenmesinden önce anlaşılması gereken 2 sistem türü girmektedir: Kapalı sistemler ve açık sistemler.

Kapalı sistemler, en basit tanımıyla, dışarısı ile kütle, iş ve enerji alışverişi yapmayan (ya da kimi durumda, sadece belli tip alışverişleri yapan) sistemlerdir. Örneğin ağzı mühürlenmiş ve ideal bir şekilde izole edilmiş bir kabın içerisi, kapalı bir sistemi teşkil eder. Bu kabın içerisine, ağzı mühürlü olduğu için kütle, ideal bir şekilde izole edildiği için ısı enerjisi giremez. Ancak örneğin bu sisteme, radyoaktif dalgalar erişebilir; dolayısıyla kusursuz bir kapalı sistem değildir. Fakat bu alışveriş, sistemi doğrudan etkilemiyor olabilir veya araştırmanın ilgi alanı olmayabilir. Çoğunlukla kapalı sistemler, belli tür enerji ve kütle transferlerinin sistem üzerindeki etkisini incelemek için kullanılır. Eğer ki elinizde kapalı bir sistem varsa, yukarıda saydığımız yasaların ele alınışı ve sistemdeki değişimleri incelemek için yapılacak hesaplamalar kendine hastır ve aşağıda izah ettiğimiz açık sistemlerden farklıdır. Genellikle, termodinamik analizler dahilinde kapalı sistemler, etrafıyla ısı ve iş alışverişi yapabilen; ancak kütle alışverişi yapamayan sistemlerdir.

Açık sistemlerde ise, dışarıdan iş, enerji ve kütle girişi ve sistem dışarısına iş, enerji ve kütle kaybı olur olur. Örneğin Dünya, açık bir sistemdir. Sürekli olarak uzaydan ve Güneş'ten enerji ve kütle girişi olur; aynı zamanda sürekli uzaya doğru kütle (özellikle gaz olarak) ve enerji kaybı olmaktadır. Aşağıdaki denklemleri inceleyerek, açık ve kapalı sistemlerde, örneğin Termodinamiğin Birinci Yasası'nın nasıl farklılaştığını görebilirsiniz:

Reklamı Kapat

Kapalı sistemler için Termodinamiğin Birinci Yasası...
Kapalı sistemler için Termodinamiğin Birinci Yasası...
Açık sistemler için Termodinamiğin Birinci Yasası...
Açık sistemler için Termodinamiğin Birinci Yasası...

O Meşhur Soru: Gerçekten Evrim, Termodinamiğin İkinci Yasasıyla Çelişir mi?

Bahsettiğimiz gibi, bu argümanın çıkış noktası, ikinci yasanın şu şekilde yorumlanmasından kaynaklanmaktadır: "Kapalı bir sistemin entropisi (düzensizliği) asla azalamaz; her zaman artmak zorundadır." Bunu anlamak için, entropinin sadece düzensizlik olarak düşünülmemesi gerektiğinin anlaşılması şarttır. Entropi, enerji söz konusu olduğunda bir tür "kullanılamaz enerji" anlamına gelmektedir. Yani sistemler varlıklarını sürdürdükleri müddetçe, kullanılamaz halde olan enerjileri, yani entropileri giderek artar. Bu oldukça mantıklıdır da. Tıpkı kullanılan bir yakıtın zamanla tükenmesi gibi, sistemlerin enerjisi de zamanla azalmaktadır.

Bu argümanın en temel hatası, yaşamın kapalı bir sistem olarak yorumlanamayacak olmasıdır. Yaşam, bütün ihtişamı ve içeriğiyle açık bir sistemdir. Güneş Sistemi dahilinde, en temel enerji kaynağı olan Güneş'in varlığı, Dünya'daki neredeyse hiçbir noktanın ideal bir kapalı sistem olamayacağını gösterir ve her zaman açık bir sistem olarak değerlendirilmesi gerekir. Bunun en basit göstergesi şudur: bir bitki tohumu içerisindeki kullanılabilir enerji miktarı, o tohumdan gelişen bitkideki kullanılabilir enerji miktarına göre çok daha düşüktür. Yani bitki, tohumundan büyüdükçe, kullanılabilir enerji miktarı da giderek artar. Bu durumda, domateslerin varlığı Termodinamiğin İkinci Yasası ile çelişmekte midir? Elbette hayır. Çünkü bir canlı türü, açık bir sistemdir ve etraftan enerji alarak düzensizlik artışına geçici olarak karşı koyabilir. Ancak burada anahtar kelime, geçici sözcüğüdür. Evrenin dokusundan ötürü, etrafımızdaki tüm varlık ve sistemler geçicidir. Bunların bazılarının düzensizliklerini, geçici olarak, dışarıdan enerji uygulayarak azaltmak mümkündür. Ancak nihayetinde, gerekirse katrilyonlarca yıl geçtikten sonra, evrenin bütünüyle birlikte düzensizliğe mahkum olacaklardır, ikinci yasanın söylediği budur.

Bunu şöyle de anlayabilirsiniz: masanın üzerinden yere düşen bardağı hatırlayınız. Hiçbir bardağın yerdeki parçalarının birleşerek bütün haline dönüşmeyeceğini biliriz. Çünkü bunu sağlayabilecek doğal bir kuvvet yoktur. Ancak örneğin bir insan, gerekli enerjiyi bardak parçalarına vererek (yani iş yaparak), parçalanmış bir bardağı birleştirip, eski haline yakın bir forma döndürebilir. Benzer bir şekilde, kırılmış bardak parçalarını eritip yeniden, birebir aynı bardağı elde edebiliriz. Ancak tüm bunlarda kritik olan nokta, bardağın bu durumda kapalı bir sistem olmaması, dışarıdan iş, enerji ve kütle alabiliyor olmasıdır. Doğaya baktığımızda, biyokimyasal moleküller üzerinde iş yaparak daha karmaşık yapılara erişmelerini sağlayan sayısız kuvvet ve tepkime görürüz. Tıpkı insanın iş yaparak düzensizliği geçici olarak azaltabilmesi veya artışı durdurabilmesi gibi, doğa da karmaşık yapıları geçici olarak üretebilir. Bu noktada, tepkime türlerine de bakmak gerekir; ancak bu konumuzu fazlasıyla uzatacaktır. Bu yüzden, Abiyogenez yazı dizimize dönerek oradaki süreçleri okumanızı tavsiye ederiz. Üstelik canlılık bunun tek örneği değildir, doğada, tıpkı galaksiler ve sistemler gibi, düzensizlikten düzenin oluştuğu birçok doğal süreç vardır: kar taneleri, kum tepeleri, hortumlar, sarkıt ve dikitler, kademeli nehir yatakları, yıldırımlar ve daha nicesi, kaotik ve düzensiz yapıların, düzenli yapılara dönüşümü ile oluşmaktadır. 

Bu noktada, evrimin aslında ikinci yasa ile ne kadar uyumlu olduğunu bir örnekle görebiliriz: evrim, hiçbir zaman bir anda devasa değişimleri öngörmez, böyle bir değişimin var olamayacağını söyler. Örneğin iki bacaklı bir canlı, bir anda dört bacaklı bir canlıya dönüşmez. Bir dinozor, bir anda kanatlar oluşturarak uçmaya başlamaz. Evrim, devasa yapıdaki canlıların içerisindeki ufacık atomlardan oluşan moleküllerdeki ufacık değişimlerin, nesiller içerisinde ufak ufak birikimiyle olur. Bunun hiçbir noktasında, düzensizliği ciddi bir biçimde etkileyecek bir sıçrama yoktur. Evrim, popülasyon içerisindeki genlerin dağılım sıklıklarındaki değişimdir. Evrimi, düzensiz yapıların düzenli yapılara dönüşümü olarak tanımlamak, oldukça indirgeyici ve gerçek dışı bir tanım olacaktır. Evrimde illa daha karmaşık yapıların evrimleşmesi şart değildir. Önemli olan, var olan varyasyonların, var olan çevre koşullarına göre hayatta kalması veya elenmesi, böylece kendini tanımlayan genleri daha fazla aktarması veya aktaramamasıdır.

Bir diğer önemli yorum ise, kapalı sistemlerde bile zaman zaman yerel (lokal) bazı bölgelerde, daha düşük entropili sistemlerin var olabileceğidir. Yani bir sistemin boyutu ve karmaşıklığı da önemlidir. Büyük ve karmaşık bir sistem içerisindeki yerel noktalar, sistemin geneline göre daha düzenli olabilirler. Örneğin evrenin bazı noktaları, geneline göre daha düzenli olabilir. Ancak bir bütün olarak sistem, düzensizliğe doğru ilerlemektedir. 

Abiyogenez yazı dizimizden hatırlanabileceği gibi, canlılığı zaten "canlı" yapan özellik, kendi düzensizliğini aktif olarak azaltma çabasıdır. Bunu yapmanın tek yolu beslenmedir ve tüm canlılar, öyle veya böyle, etraflarından besin ve enerji almak zorundadırlar. Aksi takdirde, düzensizliğe yenik düşecektirler ve ölürler. Zaten tam olarak bu sebeple, ölmüş canlıların bedenleri bozunur ve ayrışır. Artık aktif olarak enerji tüketemediği için, yapısal bütünlüğünü ve düzenini koruyamaz. Bahsettiğimiz geçici düzenlilik halini yitirir, zamanının sonuna ulaşmıştır. Canlılar, aslında Termodinamiğin İkinci Yasası'nı zaten ihlal etmemektedirler: çünkü canlılar, etraflarını sürekli düzensiz hale getirerek, kendi düzenlerini korumaktadırlar. Bir aslanın avlanması ve sonunda, düzenli haldeki avını parçalaması, bir bakterinin etraftaki düzenli şeker moleküllerini parçalayarak (düzensiz hale getirerek) kendi düzenini koruması, bunun birkaç örneğidir. Kısaca canlılar, ölüm adını verdiğimiz çevre ile mutlak denge haline ulaşmamak için, sürekli olarak dengesizlik yaratmaktadırlar. Bu dengesizlik sayesinde, ömürleri boyunca düzenlerini geçici olarak koruyabilirler. Bu süreçte de üreyerek, varlıklarını genetik bir biçimde sürdürülebilir kılmayı hedeflerler.

Agora Bilim Pazarı
Algoritmalara Giriş

Boyut: 20,5×23,5
Sayfa Sayısı: 1292
Basım: 3
ISBN No: 9786053556497

Devamını Göster
₺128.00 ₺135.00
Algoritmalara Giriş

Uzun lafın kısası, termodinamiğin yaşam ile doğrudan bir ilgisi olmasa da, elbette fiziksel bir olgu olan yaşamın da termodinamik yasaları ile çeşitli ilişkileri vardır. Bu ilişkilerin hiçbiri, herhangi bir çelişkiye dayanmamaktadır. Yaşam ve evrim de, tüm diğer doğa yasaları gibi termodinamiğin yasaları ile birebir uyumludur. 1965 yılında Nobel Ödülü'ne layık görülen Jacques Monod'un sözlerine kulak verelim:

"Biyosferimiz içerisindeki evrim, zaman içerisinde bir yön belirleyen, tersinmez bir süreçtir. Bu zaman yönü, entropi artışı yasası, yani Termodinamiğin İkinci Yasası'nın gösterdiği ile aynı yöndür. Bu, sıradan bir kıyaslamadan çok daha ötedir: ikinci yasa, evrimin tersinmezliği ile birebir aynı gözlemler üzerine kuruludur. Aslında, evrimin tersinmezliğini, biyosfer içerisindeki Termodinamiğin İkinci Yasası'nın bir ifadesi olarak görmemiz gerekir."

Evrimin tersinmezliği ile ilgili olarak "Geri Evrim (Reverse Evolution) Nedir?" ve "Dollo ''Yasası'' (Hipotezi) Nedir?" başlıklı makalelerimizi okuyabilirsiniz.

Okundu Olarak İşaretle
Bu İçerik Size Ne Hissettirdi?
  • Muhteşem! 19
  • Tebrikler! 11
  • Mmm... Çok sapyoseksüel! 5
  • Bilim Budur! 4
  • Korkutucu! 2
  • Güldürdü 1
  • Merak Uyandırıcı! 1
  • İnanılmaz 0
  • Umut Verici! 0
  • Üzücü! 0
  • Grrr... *@$# 0
  • İğrenç! 0
Kaynaklar ve İleri Okuma
  • H. Leff, et al. (2002). Maxwell's Demon 2 Entropy, Classical And Quantum Information, Computing. ISBN: 9780750307598. Yayınevi: CRC Press.
  • Y. A. Çengel, et al. (2002). Thermodynamics: An Engineering Approach. ISBN: 0071150714. Yayınevi: McGraw-Hill Education.
  • MIT. Thermodynamics And Propulsion. (14 Aralık 2018). Alındığı Tarih: 14 Aralık 2018. Alındığı Yer: MIT | Arşiv Bağlantısı
  • S. Freske. Creationist Misunderstanding, Misrepresentation, And Misuse Of The Second Law Of Thermodynamics. (01 Mart 1981). Alındığı Tarih: 14 Aralık 2018. Alındığı Yer: NCSE | Arşiv Bağlantısı
  • Talk Origins. Thermodynamics, Evolution And Creationism. (14 Aralık 2018). Alındığı Tarih: 14 Aralık 2018. Alındığı Yer: Talk Origins | Arşiv Bağlantısı
  • T. Physicist. Why Doesn’t Life And Evolution Violate The Second Law Of Thermodynamics? Don’t Living Things Reverse Entropy?. (24 Mart 2013). Alındığı Tarih: 14 Aralık 2018. Alındığı Yer: Ask A Mathematician / Ask A Physicist | Arşiv Bağlantısı
  • Pharyngula. Entropy And Evolution. (10 Kasım 2008). Alındığı Tarih: 14 Aralık 2018. Alındığı Yer: Science Blogs | Arşiv Bağlantısı
  • R. N. Oerter. Does Life On Earth Violate The Second Law Of Thermodynamics?. (01 Mart 2006). Alındığı Tarih: 14 Aralık 2018. Alındığı Yer: George Mason University | Arşiv Bağlantısı
  • F. L. Lambert. The Second Law Of Thermodynamics And Evolution. (14 Aralık 2018). Alındığı Tarih: 14 Aralık 2018. Alındığı Yer: 2nd Law | Arşiv Bağlantısı
  • E. Kozliak, et al. (2018). Residual Entropy, The Third Law And Latent Heat. Entropy, sf: 274-284. | Arşiv Bağlantısı
  • M. Planck. (1914). The Theory Of Heat Radiation. ISBN: 000000000. Yayınevi: P. Blakiston's Son & Co.
  • C. Caratheodory. (1909). Examination Of The Foundations Of Thermodynamics. Mathematische Annalen, sf: 355-386. | Arşiv Bağlantısı
Evrim Ağacı Akademi: Bilim Dışı İddialara Bilimsel Cevaplar Yazı Dizisi

Bu yazı, Bilim Dışı İddialara Bilimsel Cevaplar yazı dizisinin 10. yazısıdır. Bu yazı dizisini okumaya, serinin 1. yazısı olan "Kızım Sana Söylüyorum Gelinim Sen Anla: Alabama Eyaleti Eğitim Müdürlüğü'ne..." başlıklı makalemizden başlamanızı öneririz.

Yazı dizisi içindeki ilerleyişinizi kaydetmek için veya kayıt olun.

EA Akademi Hakkında Bilgi Al

Evrim Ağacı'na her ay sadece 1 kahve ısmarlayarak destek olmak ister misiniz?

Şu iki siteden birini kullanarak şimdi destek olabilirsiniz:

kreosus.com/evrimagaci | patreon.com/evrimagaci

Çıktı Bilgisi: Bu sayfa, Evrim Ağacı yazdırma aracı kullanılarak 21/10/2021 00:15:33 tarihinde oluşturulmuştur. Evrim Ağacı'ndaki içeriklerin tamamı, birden fazla editör tarafından, durmaksızın elden geçirilmekte, güncellenmekte ve geliştirilmektedir. Dolayısıyla bu çıktının alındığı tarihten sonra yapılan güncellemeleri görmek ve bu içeriğin en güncel halini okumak için lütfen şu adrese gidiniz: https://evrimagaci.org/s/103

İçerik Kullanım İzinleri: Evrim Ağacı'ndaki yazılı içerikler orijinallerine hiçbir şekilde dokunulmadığı müddetçe izin alınmaksızın paylaşılabilir, kopyalanabilir, yapıştırılabilir, çoğaltılabilir, basılabilir, dağıtılabilir, yayılabilir, alıntılanabilir. Ancak bu içeriklerin hiçbiri izin alınmaksızın değiştirilemez ve değiştirilmiş halleri Evrim Ağacı'na aitmiş gibi sunulamaz. Benzer şekilde, içeriklerin hiçbiri, söz konusu içeriğin açıkça belirtilmiş yazarlarından ve Evrim Ağacı'ndan başkasına aitmiş gibi sunulamaz. Bu sayfa izin alınmaksızın düzenlenemez, Evrim Ağacı logosu, yazar/editör bilgileri ve içeriğin diğer kısımları izin alınmaksızın değiştirilemez veya kaldırılamaz.

Reklamı Kapat
Size Özel
İçerikler
Instagram
Tahmin
Şehir Hastanesi
Pandemik
Araştırma
Atmosfer
Hominidae
Beyin
Yumurtalık
Diş Hastalıkları
Uterus
Amerika Birleşik Devletleri
Beslenme Biçimi
Elektromanyetizma
Maskeler
İngiltere
Kütleçekimi
Radyasyon
Endokrin Sistemi
Hamile
Jinekoloji
Sağlık Personeli
Saç
Zaman
Cinsellik
Sağlık Bilimleri
Daha Fazla İçerik Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katmak için hemen buraya tıklayın.
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
EA Akademi
Evrim Ağacı Akademi (ya da kısaca EA Akademi), 2010 yılından beri ürettiğimiz makalelerden oluşan ve kendi kendinizi bilimin çeşitli dallarında eğitebileceğiniz bir çevirim içi eğitim girişimi! Evrim Ağacı Akademi'yi buraya tıklayarak görebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
Etkinlik & İlan
Bilim ile ilgili bir etkinlik mi düzenliyorsunuz? Yoksa bilim insanlarını veya bilimseverleri ilgilendiren bir iş, staj, çalıştay, makale çağrısı vb. bir duyurunuz mu var? Etkinlik & İlan Platformumuzda paylaşın, milyonlarca bilimsevere ulaşsın.
Podcast
Evrim Ağacı'nın birçok içeriğinin profesyonel ses sanatçıları tarafından seslendirildiğini biliyor muydunuz? Bunların hepsini Podcast Platformumuzda dinleyebilirsiniz. Ayrıca Spotify, iTunes, Google Podcast ve YouTube bağlantılarını da bir arada bulabilirsiniz.
Yazı Geçmişi
Okuma Geçmişi
Notlarım
İlerleme Durumunu Güncelle
Okudum
Sonra Oku
Not Ekle
Kaldığım Yeri İşaretle
Göz Attım

Evrim Ağacı tarafından otomatik olarak takip edilen işlemleri istediğin zaman durdurabilirsin.
[Site ayalarına git...]

Filtrele
Listele
Bu yazıdaki hareketlerin
Devamını Göster
Filtrele
Listele
Tüm Okuma Geçmişin
Devamını Göster
0/10000

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim Gönder
Reklamsız Deneyim

Evrim Ağacı'nın çalışmalarına Kreosus, Patreon veya YouTube üzerinden maddi destekte bulunarak hem Türkiye'de bilim anlatıcılığının gelişmesine katkı sağlayabilirsiniz, hem de site ve uygulamamızı reklamsız olarak deneyimleyebilirsiniz. Reklamsız deneyim, Evrim Ağacı'nda çeşitli kısımlarda gösterilen Google reklamlarını ve destek çağrılarını görmediğiniz, daha temiz bir site deneyimi sunmaktadır.

Kreosus

Kreosus'ta her 10₺'lik destek, 1 aylık reklamsız deneyime karşılık geliyor. Bu sayede, tek seferlik destekçilerimiz de, aylık destekçilerimiz de toplam destekleriyle doğru orantılı bir süre boyunca reklamsız deneyim elde edebiliyorlar.

Kreosus destekçilerimizin reklamsız deneyimi, destek olmaya başladıkları anda devreye girmektedir ve ek bir işleme gerek yoktur.

Patreon

Patreon destekçilerimiz, destek miktarından bağımsız olarak, Evrim Ağacı'na destek oldukları süre boyunca reklamsız deneyime erişmeyi sürdürebiliyorlar.

Patreon destekçilerimizin Patreon ile ilişkili e-posta hesapları, Evrim Ağacı'ndaki üyelik e-postaları ile birebir aynı olmalıdır. Patreon destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi 24 saat alabilmektedir.

YouTube

YouTube destekçilerimizin hepsi otomatik olarak reklamsız deneyime şimdilik erişemiyorlar ve şu anda, YouTube üzerinden her destek seviyesine reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. YouTube Destek Sistemi üzerinde sunulan farklı seviyelerin açıklamalarını okuyarak, hangi ayrıcalıklara erişebileceğinizi öğrenebilirsiniz.

Eğer seçtiğiniz seviye reklamsız deneyim ayrıcalığı sunuyorsa, destek olduktan sonra YouTube tarafından gösterilecek olan bağlantıdaki formu doldurarak reklamsız deneyime erişebilirsiniz. YouTube destekçilerimizin reklamsız deneyiminin devreye girmesi, formu doldurduktan sonra 24-72 saat alabilmektedir.

Diğer Platformlar

Bu 3 platform haricinde destek olan destekçilerimize ne yazık ki reklamsız deneyim ayrıcalığını sunamamaktayız. Destekleriniz sayesinde sistemlerimizi geliştirmeyi sürdürüyoruz ve umuyoruz bu ayrıcalıkları zamanla genişletebileceğiz.

Giriş yapmayı unutmayın!

Reklamsız deneyim için, maddi desteğiniz ile ilişkilendirilmiş olan Evrim Ağacı hesabınıza üye girişi yapmanız gerekmektedir. Giriş yapmadığınız takdirde reklamları görmeye devam edeceksinizdir.

Destek Ol
Sizi Takip Ediyor

Devamını Oku
Evrim Ağacı Uygulamasını
İndir
Chromium Tabanlı Mobil Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
İlk birkaç girişinizde zaten tarayıcınız size uygulamamızı indirmeyi önerecek. Önerideki tuşa tıklayarak uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu öneriyi, yukarıdaki videoda görebilirsiniz. Eğer bu öneri artık gözükmüyorsa, Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Chromium Tabanlı Masaüstü Tarayıcılar (Chrome, Edge, Brave vb.)
Yeni uygulamamızı kurmak için tarayıcı çubuğundaki kurulum tuşuna tıklayın. "Yükle" (Install) tuşuna basarak kurulumu tamamlayın. Dilerseniz, Evrim Ağacı İleri Web Uygulaması'nı görev çubuğunuza sabitleyin. Uygulama logosuna sağ tıklayıp, "Görev Çubuğuna Sabitle" seçeneğine tıklayabilirsiniz. Eğer bu seçenek gözükmüyorsa, tarayıcının Ayarlar/Seçenekler (⋮) ikonuna tıklayıp, Uygulamayı Yükle seçeneğini kullanabilirsiniz.
Safari Mobil Uygulama
Sırasıyla Paylaş -> Ana Ekrana Ekle -> Ekle tuşlarına basarak yeni mobil uygulamamızı kurabilirsiniz. Bu basamakları görmek için yukarıdaki videoyu izleyebilirsiniz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayın