Tümevarım da tümdengelim de bilimden koparılamayacak, birbirinden farklı iki yaklaşımdır. Bilim, onun ilgi alanına fazla girmeyen ve üzerine yeterince düşünmeyenler tarafından genellikle klasik tanımıyla bilinir: bilim deney ve gözleme dayanır. Ancak bu tanım, madalyonun yalnızca bir yüzünü, yani tümevarımsal yönünü gösterir.
Tümevarım, tekilleri keşfetme ve inceleme konusunda elimizdeki en güçlü yöntemdir; fakat olguları sınama ve açıklama iddiasına geldiğinde yetersiz kalır. İşte bu noktada tümdengelim devreye girer. Bilimi bilim yapan şey yalnızca deney ve gözlem değildir; zira demircilik de, pazarcılık da kendi alanlarında deney ve gözleme dayanarak çalışır. Bilimi özgül kılan, teori üretmesi ve bu teorileri sistemli biçimde test etmesidir.
Karl Popper’a göre bu süreç ancak tümdengelim yöntemiyle mümkün olabilir. Tümdengelim, genel bir kuram ortaya atar ve eleştirel bir yaklaşımla bu kuramın tekil sonuçlarını sınamaya tâbi tutar. Sürekli farklı bakış açılarıyla eleştiri bombardımanına tutulan teori, bu yolla ya geçici olarak kabul görür ve başka bir teori tarafından yanlışlanana kadar ayakta kalır ya da eleştiriler sonucunda terk edilir.
Sonuç olarak, tümevarımın temel problemi, tek başına ele alındığında dogmalaşmaya açık olmasıdır. Çözüm ise, her iki yöntemin birlikte kullanımını bilimsel bilgiye ulaşmanın anahtarı olarak kabul etmektir.
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.