Dünyadaki yaşamın prebiyotik evresinden protohücre aşamasına geçişte, enerjinin depolanması ve aktarılması için kullanılan tek birimin ATP (Adenozin Trifosfat) olup olmadığı, astrobiyoloji ve moleküler evrim disiplinlerinin en yoğun tartıştığı konulardan biridir. Modern biyokimyada ATP, tüm taksonomik alemlerde (Arke, Bakteri, Ökaryot) evrensel enerji para birimidir. Ancak, "RNA Dünyası" ve "Metabolizma İlk" teorileri, ATP'den önce daha basit fosfat bileşiklerinin veya farklı nükleotidlerin hüküm sürdüğünü öne sürmektedir.
1. ATP Öncesi Dönem: Polifosfatlar ve Tiolesterler
Termodinamik açıdan bakıldığında, ATP oldukça karmaşık bir moleküldür. Erken dünyadaki hidrotermal bacalarda ve jeokimyasal gradyanlarda, enerjinin inorganik polifosfatlar (polyP) veya tiolester bağları aracılığıyla transfer edildiği düşünülmektedir. Bu moleküller, ATP'nin sentezlenmesi için gereken enzimatik makineler (ATP sentaz gibi) henüz evrimleşmeden önce, ilkel metabolik döngüleri (örneğin Redüktif TCA döngüsü) besleyen "enerji fosilleri" olarak kabul edilir.
2. Neden ATP Seçildi?
Neden GTP, CTP veya UTP değil de ATP? Bu, rastgele bir seçimden ziyade kimyasal bir optimizasyonun sonucudur. Adenin molekülü, prebiyotik koşullarda (HCN polimerizasyonu yoluyla) diğer azotlu bazlara göre çok daha kolay sentezlenebilmektedir. Ayrıca, adenin molekülünün magnezyum iyonları ile kurduğu koordinasyon, fosfat bağlarının hidrolizini "işlevsel" bir hızda tutarak enerjinin kontrollü salınımını sağlar.
3. Bugün Var Olmayan Canlılar
Bugün var olmayan ancak yaşamın ağacında derin dallarda yer alan (extinct) canlı formlarının büyük çoğunluğu, muhtemelen LUCA sonrası evrimleştikleri için ATP kullanıyordu. Ancak, yaşamın başladığı "kök" noktadaki protohücrelerde, ATP'nin yerini tutan daha basit nükleozid monofosfatlar veya pirofosfatlar (PP_i) mevcuttu. Dolayısıyla, ATP'nin evrenselliği bir "doğal seçilim" sonucudur; daha verimli, daha stabil ve sentezi (enzimler var olduğunda) daha kolay olduğu için diğer enerji birimlerini elemiştir.[1]