Modern fizik perspektifinden bakıldığında geleceğe gitmek teorik olarak mümkün kabul edilebilir; ancak gelecekte olup biteni bilmek, yalnızca kaderi öğrenmek değil, eylemlerin sonuçlarını önceden görmek anlamına gelir. Bu durum, bireyin yaşamını “nasıl yaşayacağını bilmesi”nden ziyade, hangi eylemin hangi sonucu doğuracağını bilerek yaşamını yönlendirmesi demektir.
Böyle bir bilinç durumunda unutmak, basit bir bilgi kaybı değil; özgür iradenin ve zihinsel bütünlüğün korunmasını sağlayan zorunlu bir sınırlamaya dönüşür. Unutma, geleceği rasyonel olarak manipüle etme gücünü kısıtlarken, bireyin insan kalmasını ve yaşamı salt sonuç optimizasyonuna indirgememesini mümkün kılar.
Bilim doğayı gözlemleme, hipotez kurma, test etme ve yanlışları düzeltme aracıdır.i Ahlakı, amacı ve yönü yoktur. Yönü veren şey onu kullanan insanlardır. Aynı fizik bilgisiyle antibiyotik de ürettik, atom bombası da. Aynı kimya ile hem temiz suya eriştik hem de zehirli gazlar icat ettik.
Olay bilginin hangi toplumsal yapı içinde, hangi teşviklerle ve hangi etik sınırlarla kullanıldığı.
Yaşı doğumdan itibaren geçen zaman olarak tanımladığımız için ,ikizlerde ilk doğan daha büyük olur.
Rahimde kalma süresine göre hesaplanıyor olsaydı ikinci doğan daha büyük olurdu çünkü genelde ilk oluşan embriyo rahimde daha yukarıya yerleşir, rahme daha yakın olan bebek ise doğum sırasında daha geç dünyaya gelir. Bu yüzden rahimde kalma süresi biraz daha uzun olan, yani ikinci doğan bebek rahme göre daha büyük kabul edilir.
Ancak yaş rahimde durma süresine göre değil doğumdan itibaren hesaplandığı için ilk doğan daha büyük olur.
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.