Aslında dediğin çok doğru. Kloroplastları olmayan prokaryot hücreler fotosentez yapabiliyor. Ve zaten bu da aslında endosimbiyoz teorisinin bitki kolu. Endosimbiyoz teorisine göre küçük bir prokaryot hücre büyük bir prokaryot hücre tarafından "yutuldu" ve bu olaydan sonra küçük olan sindirilmek yerine aralarında anlaşma yaptılar. Bu hücrenin soyundan gelen koldaki hücrelerde bu küçük prokaryot hücreye mitokondri deniyor. Mitokondriye sahip olan bu torunlardan birinde aynı olay bu sefer fotosentez yapabilen bir prokaryot hücreyle yaşandığında oluşan hücrenin torunlarında bu prokaryot hücre kloroplasta dönüştü. Ancak bir istisna var ve adı Kleptoplasti. Elysia chlorotica (Güneş Enerjili Deniz Salyangozu) bir hayvan yani ökaryot hücreye sahip olmasına rağmen yediği alglerin kloroplastını sindirmeden onları kendi hücrelerine yerleştirir. Aylarca yemek yemeden bu şekilde yaşayabilir ama sonuç olarak yine kloroplast kullanılmış olur.[1]
Seçimlerimiz, kendi özgür irademizle seçtiğimiz istekler olmasından çok bize sunulan seçeneklerden seçim yapmamızdır. Bu seçenekleri belirleyenlerin kim olduğu aslında yaşanan olayların sorumlusunu belirlememize yardımcı olabilir. Seçenekleri herkese dayatıyorlar, burada bile rahat yok.yatılan seçeneklerden istediklerine yatkınlık oluşturma veya başka yollarla istedikleri seçeneğe yöneltme sanatına da propaganda/algı operasyonu diyorum.
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.