YKS yaklaşırken motivasyonu sürekli yüksek tutmaya çalışmak bazen daha çok yorar. Çünkü insan makine değil, bazı günler iyi geçer, bazı günler kötü. Önemli olan her gün mükemmel hissetmek değil, kötü hissettiğin günlerde bile tamamen kopmamaktır. Son haftalarda insanların yaptığı en büyük hata, eksiklerine bakıp paniklemek oluyor. Halbuki bu süreçte seni ileri taşıyacak şey mucize değil: düzenli tekrar, uyku düzeni ve zihni gereksiz stresle doldurmamak. Kendini sürekli başkalarıyla kıyaslamak da motivasyonu düşüren en büyük etkenlerden biri. Sosyal medyada herkes günde 14 saat çalışıyorum havasında ama çoğu gerçekte düşündüğünden daha dağınık ilerliyor. Bu sınav senin karakterini ya da zekanı ölçen kutsal bir sistem değil: sadece belirli bir dönemin sonucu. Hedefim yoksa nasıl meslek seçeceğim konusu da çok normal bir durum. İnsanların büyük kısmı bu yaşlarda ne istediğini bilmiyor zaten. Bazen meslek seçiminde hayalim diye bir şey olmaz, insan önce dayanabileceği, yaparken tamamen tükenmeyeceği alanı bulur, sonra zamanla o alanın içinde kendine bir yön çizer. Her şeyi tutkuyla yapmak zorundaymışız gibi anlatılıyor ama gerçek hayat çoğu zaman böyle işlemiyor. Bu yüzden kendine şu soruları sormak daha gerçekçi olabilir:
Nasıl bir hayat istemiyorum?
Hangi çalışma düzeni bana daha uygun?
İnsanlarla yoğun iletişim mi yoksa daha bireysel işler mi?
Riskli ve değişken işler mi, daha stabil alanlar mı?
Bazen insan hedefini seçmez yaşadıkları, ortamı ve deneyimleri zamanla onu bir yere götürür. Şu an her şeyi çözmek zorunda değilsin. Öncelikle önündeki süreci olabildiğince sağlıklı tamamlamaya odaklanmak daha önemli. Ayrıca tek bir sınavın hayatın tamamını belirlediği düşüncesi de çok abartılıyor. Evet, önemli bir dönemeç ama geri dönüşü olmayan bir kader değil. Üniversiteye girdikten sonra bölüm değiştiren, başka alanlara yönelen ya da yaptığı işi tamamen değiştiren binlerce insan var. Şu an önündeki belirsizlik seni kötü hissettirebilir ama çoğu insanın hayatı zaten düz bir çizgide ilerlemiyor. İnsan bazen ne istediğini başarılarından değil, neyi istemediğini yaşayarak anlıyor.
Şimdiden sınavın için sana başarılar diliyorum...[1]
Maddi yetersizlik gerçekten insanı kısıtlayan bir durumdur.Yaşadığımız sistemde çoğu kişi bunu yaşamıştır, herkesin aklında güzel fikirler bulunabilir bazıları ise farklı konularda yetenekli olabilir ama maddi yetersizlik bunun önünde en büyük engellerden biridir.Bu durumlar insanı üzebilir ruhsal olarak sarsabilir.
Bazı insanlar bu durum yüzünden hayatı kendi elleriyle kendi için çekilmez bir hale getirebilir. Bunun önüne geçmek için kanımca beyni meşgül etmek gerekir resim yapmak ,kitap okumak vb.
Ama bana sen bu durumda ne yaparsın yada ne yapıyorsun diye sorarasan ben bilime yada felsefeye yönelirdim aradın pek çok sorunun cevabı felsefede var. Buna nazaran bilimede yönelebilirsin mesala Evren beni her zaman büyüler karadelikler gezegenler ve diğerleri.
Yada en basit şekilde dışarı çıkmalısın ve her şeye rağmen mutlu olmak için çabalamalısın. Sonucu yada sebebi ne olursa olsun.
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.