Bu oldukça güzel ve pek çok kişiye hitap eden bir soru. Bu kafa karışıklığının sebebi öncelikle okulların, bilimin özünde ne olduğu üzerinde yeterince durmadan; kendi yapıları gereği fizik, kimya ve biyoloji gibi bilimleri öğrenilmesi gereken bilgiler külliyatı gibi göstermesidir. Halbuki bilim dediğimiz şey senin benim gibi insanların geliştirdiği bir doğayı anlama çabasından ibarettir. Bilimin kendisi öğreneceğin bir bilgi değil, kullanacağın bir yöntemdir. Bilimsel yöntemi kullanarak düşündüğünde zaten "bilim yapmış" oluyorsun.
"Cahil miyim?" endişesi ise yine pek çok insanda bulunuyor. Bir alanda yeni şeyler öğrenmeye başlayıp çok hızlı olan temeli kavrama aşamasını atladıktan sonra aslında bunun daha hiçbir şey olduğunu ve önünde hala inanılmaz uzun bir yol olduğunu anladığında bu soruyu kendine sormaya başlarsın. Bu senin öğrenmeye devam etmenin yakıtı ve cehaletinin azalmaya başladığının göstergesidir çünkü bu neyi bilmediğini bilmeye başladığını gösterir, buna [Dunning-Kruger Etkisi](https://evrimagaci.org/dunningkruger-etkisi-nedir-neyi-bildigimizi-ve-neyi-bilmedigimizi-ne-kadar-biliyoruz-2799) denir. Bu etki; "Aptallık Dağı, Umutsuzluk Vadisi, Aydınlanma Yokuşu" gibi kavramlarla tek bir grafikte basitçe anlaşılabiliyor.
Ayrıca insanların kafalarında oluşturdukları kalıpların aksine, popüler bilim ile akademik düzeyde bilim arasında keskin bir ayrım bulunmuyor. Şu an anladığın düzeyde popüler bilim içerikleri tüketip kendini geliştirdikçe daha da ilerlemeni durduracak bir şey bulunmuyor. Okullardaki öğrenim yöntemi aşağıdan yukarıya önce basit ve temel şeyleri öğrenmek iken belki de senin için uygun olan yukarıdan aşağıya önce sonuca bakıp sonra nedenleri takip ederek öğrenmek olabilir. Örneğin manyetizmanın nasıl ortaya çıktığını anlamıyorsan gidip "Akım nedir?" sorusundan başlamak yerine geri adım ata ata "Özel Görelilik nedir?" "Eylemsiz referans sistemi nedir?" gibi sorularla tersine mühendislik yöntemiyle anlamadığın konuyu öğrenmeye çalışabilirsin.
Okuldaki derslerinde yeterince başarılı değilsen "bilim yapamazsın" diye bir şey yok. Popüler bilim içerikleri tüketmeye ve derinleşmeye devam ettikçe elbet bir gün yolun matematiğe de düşecektir. Böylelikle matematiği, kendi doğasına uygun şekilde doğayı anlamak için bir araca ihtiyacın olduğundan öğreneceksin ve bu ne olduğunu bilmeden ezberlediğin onlarca kuralın ve formülün anlamını sana öğretecektir. Sen ilerlemek için azme sahipsen gerisi zaten gelecektir.
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.