Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Goktug Han'ın cevabı ödüllü bir soruda en iyi cevap seçildi! Ödüllü cevabı okumak için tıklayın!
Tüm Reklamları Kapat
Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Dişler
Kemik
Komplo Teorisi
Pediatri
Hastalık Dağılımı
Facebook
Yumurta
Doğru
Karanlık Enerji
Mitler Ve Gerçekler
Karanlık Madde
Bitkiler
Hayvanlar
Burun
Uzay
Biliş
Mavi
Kilo
Kuyrukluyıldız
Yeşil
Tutarlılık
Olumsuz
Gebelik
Cinsellik
Homo Sapiens
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
207.5K UP
İnceleyen 16 dakika önce
Merhaba
Sanırım lise yıllarımda okul kütüphanesinden alıp okumuştum bu kitabı. Kitaplığımda da mevcut şuan .Lisedeki edebiyat dersim için :)).O zamanlar ki yorumumu çok beğenmemişti Murat hocam. Tabi sonra yetişkinlik dönemimde farklı bir gözle tekrar okudum kendime yetişkin dediğim bir dönem de öyle miydim bilmiyorum :)) Şimdi Murat hocam bu yorumu görse ne derdi bilmem yaşıyor mu onu da bilmiyorum .Edebiyat konusunda her şeyi ona ve ablalarıma borçluyum .

İmparatorluktan ulus devlete geçişin hem siyasal hem de edebi tanıklarından biri olan Memduh Şevket, Otlakçı ’da gösterişten uzak, sade ama canlı bir anlatımla kaleme aldığı öykülerini bir araya getirir. Yer yer dağınık gibi görünen bu üslup, aslında hayatın doğallığını ve akışını yansıtan bir samimiyet taşır. Esendal’ın sıradan insanları ve gündelik anları anlatmadaki özgün yaklaşımı, onu Türk hikayeciliğinde özel bir yere yerleştirir.

Yazar, öykülerindeki atmosferi dışarıdan gözlemleyen biri olarak değil, doğrudan hayatın içinden geçen bir anlatıcı gibi kurar. Onda bir Çehov tarzı var .olaydan ziyade durum öykücülüğü yapar. Gereksiz betimlemelerden kaçınır, konuşma diline yakın, duru ve akıcı bir Türkçe kullanır. Okuru, uzaktan bakılan hayatların içine çekerek, pencerelerin ardında konuşulanları duyar hale getirir. Toplumsal gerçekliği aktarırken bireyin hikayesini göz ardı etmeyen Memduh Şevket, insanın hüzünlü yanlarını bile kendine özgü bir sıcaklık ve ince bir mizahla dile getirir. Memduh Şevket Esendal öyle bir anlatır ki, hikayedeki kişi bir başkası olmaktan çıkar, usulca gelip senin yanına oturur. “Otlakçı” ilk bakışta basit bir durumdur; birinin bir yerlerden, birilerinden geçinmesi, fırsat buldukça kendini kurtarması ama Esendal’ın ustalığı, bu küçük durumun içinden insanın büyük zaaflarını çekip çıkarmasında saklıdır.

Hikayede asıl çarpıcı olan, otlakçının kötü biri olarak çizilmemesidir. Tam tersine, neredeyse tanıdık, sıradan bir yüzdür o. Belki bir dost sohbetinde rastladığın biri, belki bir akraba, belki de fark etmeden kendin. İşte metni huzursuz eden şey de budur. O karakter sana yabancı değildir.

Esendal’ın dili sade, duru, gösterişsiz ama bu yalınlığın içinde ince bir keskinlik vardır. Yazar, insanın içindeki o küçük hesapları, kimsenin yüksek sesle dile getirmediği o “idare etme” hâlini yakalar. Otlakçı' lık burada bir davranıştan çok, bir eğilimdir; insanın içindeki o küçük boşlukları doldurma çabasıdır. Metin boyunca kimse yargılanmaz. Bu yüzden okur da kendini savunamaz. Hikaye bittiğinde geriye sessiz bir soru kalır. “Ben olsam ne yapardım?” Bu soru, kolay kolay peşini bırakmaz.

Ben bu hikayeyi ikinci kez okuduktan sonra şunu düşündüm. İnsan çoğu zaman büyük hatalarla değil, küçük kaymalarla değişir. O küçük kaymalar bir gün bir karaktere dönüşür. “Otlakçı” tam da o dönüşümün en sessiz, en görünmez anını yakalayan bir metin. Bu yüzden de kısa olmasına rağmen insanın içinde uzun süre kalan bir iz bırakıyor.
Kitap
Puan Ver
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
2
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Söz
Oğuz Sertkaya
Oğuz Sertkaya
21.6K UP
Alıntıyı Ekleyen 45 dakika önce
Yalnızca erdem yüce ve gururludur. Büyük olup da sakın olmayan hiçbir şey yoktur.
Kaynak: Öfke üzerine (www.kitapyurdu.com)
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Arif G.
Arif G.
151.3K UP
Blog Yazarı 2 saat önce 5 dk.

Bir sabah kalkıyorsunuz. Yirmi üç yaşındasınız, yirmi dört, yirmi beş, fark etmiyor. Gün başlıyor, bir şeyler yapıyorsunuz, akşam oluyor. Ama içinizde bir şey tam oturmuyor. Doğru yerde misiniz, doğru şeyleri mi yapıyorsunuz, bu his ne zaman geçecek. Cevap gelmiyor. Yarın da gelmeyecek büyük ihtimalle.

Bu his yirmili yaşların en tanıdık hissi ve kimse bunu tam anlatmıyor. Çünkü anlatması zor, çünkü o dönemden çıkanlar unutuyor, çünkü içindeyken kelimeler bulunamıyor ama tam ortasındaysanız, biliyorsunuz. Çok iyi biliyorsunuz. Yirmili yaşlar garip bir eşik. Çocukluk bitti, yetişkinlik başladı, ama ne bitti ne başladı tam olarak netleşmedi. İki dünyanın arasındasınız. Bir ayağınız geride, bir ayağınız ileride, ikisi de tam tutmuyor. Çocukken kim olduğunuzu size söylüyorlardı. Aileniz söylüyordu, okulunuz söylüyordu, çevreniz söylüyordu. "Uslu çocuksun", "matematikçisin", "sanatçısın", "en küçüksün." Bunlar kimlik değildi, kimlik kılavuzuydu. Hazır cevaplar, hazır çerçeveler. Sormak zorunda kalmıyordunuz çünkü cevaplar zaten oradaydı. Şimdi o çerçeveler yetmiyor. "Ben kimim" sorusu ilk kez gerçekten ciddileşiyor. Soyut bir soru değil artık, hayatınızın her kararında karşınıza çıkıyor. Ne okuyacaksınız, nerede yaşayacaksınız, kimi seveceksiniz, neye inanacaksınız, hangi işi yapacaksınız. Her tercih bir cevap veriyor o soruya ve her cevap sizi biraz daha şekillendiriyor. Ama bunu fark etmeden yapıyorsunuz çoğunlukla. Seçimler birikip karaktere dönüşüyor, karakter oluşurken izlemiyorsunuz. Sonra bir gün eski bir fotoğrafa bakıyorsunuz ve "ben buydum" diyorsunuz. Hem tanıyorsunuz hem de yabancı biri.

1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Eyüp Gassaloğlu
İnceleyen10 4 saat önce
Bu eser sadece bir belgesel değil; bilimin şiirsel bir dille anlatıldığı, insanlığın evrendeki yerini sorgulayan görsel bir başyapıttır. Carl Sagan'ın sunduğu orijinal serinin mirasını devralan bu yapım, bilgiyi sadece aktarmayı değil, hissettirmeyi amaçlar. Yapımın en güçlü yönü, karmaşık astrofizik kavramlarını hikayeleştirme yeteneğidir. Tyson, izleyiciyi bir profesör gibi karşısına alıp ders anlatmak yerine, "Hayal Gücü Gemisi" ile bir yolculuğa çıkarır. Evrenin 13.8 milyar yıllık tarihini bir takvim yılına sığdıran "Kozmik Takvim" fikri, insanın evrendeki kısalığını ve aynı zamanda bu devasa yapıyı anlama yetisinin büyüklüğünü vurgular. Bizler evrenin merkezinde değiliz! Buna rağmen, evreni anlayabilecek tek biyolojik donanıma biz sahibiz. Dünya, "Soluk Mavi Nokta", sahip olduğumuz tek yuvadır ve onu korumak bilimsel bir zorunluluktur. Sonuç olarak cosmos, Tyson’ın liderliğinde bilimi popüler kültürün bir parçası haline getirmeyi başarmıştır. İzleyiciye sadece bilgi vermez; ona gece gökyüzüne baktığında hissettiği o tarif edilemez küçüklük duygusunu, bilimsel bir gurura dönüştürme fırsatı sunar. Eser, iklim değişikliğinden evrime kadar tartışmalı konulara korkusuzca girmesiyle, modern çağın en önemli "bilim okuryazarlığı" araçlarından biri olarak kabul edilir.
9.8/10
(136 Kişi)
Puan Ver
Orjinal Adı : Cosmos: A Spacetime Odyssey
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yusuf Asaf Güven
4 saat önce
12 Öfkeli Adam filminin tiyatro uyarlaması "12 Öfkeli" tiyatrosunu oynadım 8 numara olarak. Ve tiyatroyu oynarken kendimi suçlanan çocuk yerine koydum. İnsanların önyargısı ve mantıksız argümanları adaleti bile değiştirip masum bir çocuğun canının kıyılmasına (babasını öldürmekle suçlanan idam cezasına çarptırılmış bir çocuk) bile sebep olabiliyor. Hemde o çocuk masumken, hiçbir şey yapmamışken, en büyük değerini en sevdiği şeyi kaybetmişken birde toplumda ki önyargılara maruz kalarak ölüme terk ediliyor... Günümüzde ki sosyal medya bunun en büyük örneği! Bir insana hüküm koşmadan önce daha da detaylı düşünmenizi tavsiye ederim.
0
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
NASA Uzay
NASA Uzay
50.7K UP
5 saat önce
Evet, bu bir ay. Kontrol ettik!

NASA'nın Cassini aracı, Satürn'ün buzlu ayı Mimas'ın pek çok yakın çekim görüntüsünü alıp, oradan sağ salim ayrılmayı ve verileri bize ulaştırmayı başardı.

Mimas yaklaşık 394 kilometre genişliğinde. Herschel adı verilen devasa krater ise yaklaşık 130 kilometreye yayılıyor. Bu çarpışma, küçük ayı neredeyse parçalayacaktı.

Uzaydaki keşifleriniz daim olsun!
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor
Türkiye'deki bilimseverlerin buluşma noktasına hoşgeldiniz!

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
"Çoğu zaman ekonomistlerin insanlardan beklediği gibi davranmayız; çünkü onların sandığından çok daha az bencil ve çok daha az rasyoneliz."
Frans De Waal
Kapak Görseli Seç
Videodan otomatik olarak çıkartılan karelerden birini seçin.
Kareler yükleniyor…
Videoyu kaydırarak istediğiniz kareyi seçin.
0:00 / 0:00
Kendi kapak görselinizi yükleyin. Görsel otomatik olarak kırpılacaktır.
Görseli sürükleyin veya tıklayın PNG, JPG veya WEBP (Maks. 10MB)