Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Paylaşım Yap
Keşfet
Akış
İçerikler
Gündem
Argüman
Higgs Bozonu (Parçacığı)
Evrimsel Psikoloji
Hamile
Hafıza
Teknoloji
Yanlış
Karar
Biyocoğrafya
Gebelik
Yaşlanma
Sıcak
Bakteri
Bebek Doğumu
Nötron
Şüphecilik
Facebook
Hasta
Kimyasal Bağ
Alan
Korku
Besin
Entropi
Canlılık Cansızlık
Öğrenme Teorileri
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Kafana takılan neler var?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Rastgele Soru
Aziz Ruvshanov
Aziz Ruvshanov
100.1K UP
Üye 3 saat önce Henüz cevap yok.
Egzotik maddeyi bulduğumuz da ya da onun yapımını öğrendigimiz de zamanı büken uzay araçları ya da solucan deliğini kendimiz yapacağımızı sadece teorik olarak düşünülüyor bunun hakkında araştırma yapan ya da bilgisi olup basit anlatımla anlatabilecek varmı son zamanlarda çok ilgimi çeken tek şey oldu geleceğimiz hakkında.
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
142.4K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 5 saat önce Sen de Cevap Ver

Merhaba

Bu günlük hayatta çok sık yaşanılan tanık olunan bir duygu. Birinin utanç verici bir anına tanık olduğumuzda hissettiğimiz utanma duygusu, yalnızca kişisel bir hassasiyet değil; sosyolojik, evrimsel ve ahlaki kökleri olan derin bir tepkidir. Bu duygu, insanın hem toplumsal hem de tarihsel bir varlık oluşundan beslenir.

Sosyolojik açıdan bakıldığında utanma, toplumun yazısız kurallarının birey üzerindeki etkisidir. Émile Durkheim toplumun birey üzerindeki bu görünmez baskısını anlatırken, “Toplumsal olgular bireyin dışında var olur ve birey üzerinde zorlayıcı bir güce sahiptir” der. Birinin rezilliğine tanık olduğumuzda duyduğumuz utanç, bu zorlayıcı gücün duygusal bir yansımasıdır. O sahnede yalnızca bireysel bir hata değil, toplumun normlarıyla yaşanan bir çatışma görürüz. Utanç bu yüzden bulaşıcıdır; çünkü o an hepimiz aynı toplumsal sahnenin içindeyiz.

Tüm Reklamları Kapat

Evrimsel açıdan utanma, hayatta kalmayı kolaylaştıran bir uyum mekanizmasıdır. Charles Darwin, İnsanın Türeyişi adlı eserinde utanç ve yüz kızarmasını “toplumsal değerlendirilmenin bedensel ifadesi” olarak tanımlar. Grup içinde kabul görmek, insan için tarih boyunca hayati öneme sahip olmuştur. Başkasının herkesin önünde küçük düşmesi, beynimize şu mesajı verir ,''Sosyal sınırlar aşıldığında bedel vardır.” Bu yüzden utanırız; çünkü o bedelin bize de kesilebileceğini biliriz. Utanç, bizi grup dışına düşmekten koruyan evrimsel bir uyarı sistemidir.

Ahlaki açıdan ise bu duygu, empatiyle doğrudan bağlantılıdır. Adam Smith, Ahlaki Duygular Kuramı’nda ahlakın temelini şu sözle açıklar, Kendimizi başkasının yerine koyabilme yetisi, ahlaki yargının başlangıç noktasıdır.” Başkasının rezilliğinde utanmak, onu tamamen yabancılaştırmadığımızın göstergesidir. Eğer karşımızdaki kişiyi yalnızca izlenecek bir nesne gibi görseydik, bu duygu ortaya çıkmazdı. Utanç, “ben olsaydım” düşüncesinin sessiz ve bedensel hâlidir.

Bu noktada Erving Goffman’ın “gündelik hayat bir sahnedir” yaklaşımı da anlamlıdır. Goffman’a göre insanlar sürekli bir sosyal performans içindedir ve utanç, bu performansın bozulduğu anlardır. Başkasının sahnede tökezlemesi, izleyiciyi de rahatsız eder; çünkü aynı sahneye her an kendisi de çıkabilir.

Sonuç olarak, başkasının rezilliğinde duyduğumuz utanma duygusu; toplumun normlarını içselleştirdiğimizin, evrimsel olarak gruba bağlı yaşadığımızın ve ahlaki olarak başkasının kırılganlığını tanıyabildiğimizin bir göstergesidir. Rahatsız edici olsa da bu duygu, insan olmanın en sessiz ama en güçlü işaretlerinden biridir.

Soruyu soran arkadaşımıza ve vakit ayırıp cevabımı okuyacak herkese teşekkür ederim.[1]

Kaynaklar

  1. Hatice Kutbay. (). Sosyal Antropoloji Dersinde Okuduğum Ve Öğrendiklerim.
0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ali Gazi Kavak
Ali Gazi Kavak
76.6K UP
Üye 5 saat önce Henüz cevap yok.
Beyni veya temel sinir sistemi olmayıpta bilinçli olan bir canlı var mı ?
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Alperen Karaçor
Alperen Karaçor
66.3K UP
Öğrenciyim. 5 saat önce Sen de Cevap Ver

Joanne Baker, Gerçekten Bilmeniz Gereken 50 Fizik Fikri

Isaac Mcphee -Fizik: Kuarklardan Kuasarlara: Uzay ve Zaman İçinde Maceralar

Feynman – Fizik Yasaları Üzerine

Tüm Reklamları Kapat

Neil deGrasse Tyson-Astrophysics for Young People in a Hurry

Hepsi Amazon'da satılıyor dostum orada bulamazsan D&R'a bakabilirsin.

Kaynaklar

  1. J. Baker. (2023). 50 Physics Ideas You Really Need To Know. ISBN: 9781847240071.
  2. N. D. Tyson. (2019). Astrophysics For Young People In A Hurry. ISBN: 9780393356519. Yayınevi: W. W. Norton & Company.
  3. R. P. Feynman. (2012). Fizik Yasaları Üzerine. ISBN: 9786051066509. Yayınevi: Alfa Yayıncılık.
  4. I. McPhee. (2021). Physics From Quarks To Quasars: Adventures In Space And Time. ISBN: 9781802420197. Yayınevi: New Burlington Books.
1
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
142.4K UP
ANTROPOLOJİ DE YÜKSEK LİSANS YAPIYORUM 5 saat önce Sen de Cevap Ver

Merhaba

Bazı sabahlar uyanınca şunu düşünüyorum: Az önce yaşadıklarım gerçekten olmadıysa, neden bu kadar gerçek hissetti? Bir mekânda yürümüş, birine dokunmuş, korkmuş ya da sevinmişim gibi… O an bitmiş olsa bile duygusu içimde kalıyor. Rüyalar bana hep şunu hatırlatıyor: Beyin, gerçekliği dışarıdan almak zorunda değil; isterse onu içeriden, hem de kusursuz bir ikna gücüyle üretebiliyor. Belki de bu yüzden rüyalar sadece uykuya ait değil; insanın bilincini, sınırlarını ve “gerçek” dediği şeyin ne kadar kırılgan olduğunu sorgulatan sessiz deneyler gibi. :))

Rüyalarımızı daha gerçekçi yaşamak mümkün mü sorusunun kısa cevabı, teoride evet, pratikte henüz tam anlamıyla değil. Beyin zaten rüya sırasında yaşananları gerçek sanacak şekilde çalışıyor; bizim aradığımız şey bu deneyimi bilinçli, kontrollü ve daha yoğun hâle getirmek.

Tüm Reklamları Kapat

Rüyayı, beynin gece kendine kurduğu bir sanal gerçeklik ortamı gibi düşünebiliriz. Görüntüler, sesler, duygular ve hatta bedensel hisler beynin kendi üretimi. Rüya sırasında görsel alanlar ve duygusal merkezler çok aktifken, mantık ve gerçeklik denetiminden sorumlu bölgeler büyük ölçüde baskılanıyor. Bu yüzden rüyada olan biteni sorgulamıyor, en tuhaf şeyleri bile doğal kabul ediyoruz. Yani beyin için rüya zaten “gerçek”.

Bugün bu deneyimi daha yoğun yaşamanın en bilinen yolu nun bilinçli rüya, yani lucid dreaming olarak adlandırılıyor. Kişi rüya gördüğünün farkına vardığında rüyayı yönlendirebiliyor, ortamı değiştirebiliyor ve duyuları daha güçlü hissedebiliyor. Bunun nedeni, normalde kapalı olan mantık merkezlerinin kısmen yeniden devreye girmesi. Ancak bu beceri herkes için kolay değil ve sürekliliği zor.

Bilimsel olarak beynin dışarıdan uyarılması da deneniyor. Manyetik veya çok düşük elektriksel uyarımlar, ses, ışık ya da koku gibi uyaranlarla rüyanın içeriğini ve netliğini etkilemek mümkün olabiliyor. Bu yöntemler rüyanın gerçeklik hissini artırabiliyor ama henüz tam kontrol sağlamıyor; daha çok rüyaya küçük yönlendirmeler yapabilen teknikler bunlar.

Gelecekte asıl büyük adım beyin–bilgisayar ara yüzleriyle atılabilir. Beyin dalgalarının okunması, rüyadaki sahnelerin çözülmesi ve dışarıdan doğrudan rüyaya müdahale edilmesi teorik olarak mümkün olabilir diye düşünüyorum. Ancak bu teknoloji henüz çok erken aşamada ve beraberinde ciddi etik ve psikolojik sorular getirebilir.

Tüm Reklamları Kapat

Aslında önemli bir nokta şu: rüyayı “daha gerçek” yapmak istememizin nedeni rüyanın eksikliği değil, uyanık bilincimizin şüphesi. Rüyanın içindeyken beyin için gerçek ile rüya arasında fark yok. Belki de mesele rüyayı yaşamaktan çok, uyanıkken hissetmediğimiz yoğunlukları gece telafi etmemizdir. İnsan çoğu zaman rüyada yeni bir hayat yaşamaz; gündüz eksik kalan duyguları tamamlar.

Soruyu hazırlayan ark[1]adaşımıza ve vakit ayırıp cevabımı okuyan herkese teşekkür ederim.

Kaynaklar

  1. Hatice Kutbay. (). Kendi Yorumum.
3
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Blog Yazısı
Ali Koray Kaya
Ali Koray Kaya
126.0K UP
Blog Yazarı 5 saat önce

Osmanlı'yı abartarak önümüze sunmaya çalışan ve onu efsaneleştiren bir kitle var ülkemizde. Bunun için de tarihi çarpıtmaktadırlar. İddiaya göre Osmanlı'nın en önemli padişahlarından biri olan Kanuni Sultan Süleyman, padişahlık döneminin çoğunu seferlerde ve at sırtında geçirmiş. Şimdi bir de gerçeğe bakalım...

Kanuni 13 seferde ordunun başındaydı ve bu 13 seferde Kanuni, ordunun başında 10 yıl 1 ay bulunmuştur. Geriye kalan 36 yıllık saltanatı da İstanbul ve Edirne'de geçti. [1]

0
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Daha Fazla İçerik Göster
Popüler Yazılar
30 gün
90 gün
1 yıl
Evrim Ağacı'na Destek Ol

Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.

Evrim Ağacı'nı Takip Et!
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close