Asal sayıların dağılımı matematiğin en önemli konularından biridir. Klasik sonuç şudur:
π(x)~x/logx
Asal sayıların dağılımı matematiğin en önemli konularından biridir. Klasik sonuç şudur:
π(x)~x/logx
Bu metni, hazır bir ideolojinin savunusu olarak değil; bir eksikliği fark etmenin sonucu olarak yazdım. Uzun süre boyunca eşitlik, özgürlük, adalet, devrim, sistem değişimi gibi kavramları inceledim. Felsefede, siyasette ve ekonomide sayısız teori vardı. Her biri dünyayı düzeltmeyi vaat ediyordu. Fakat dikkatimi çeken bir şey vardı: Neredeyse bütün tartışmalar sistemin biçimi üzerineydi; sistemin merkezindeki özne üzerine değil.
Kapitalizm mi sorunlu, sosyalizm mi? Devlet mi fazla güçlü, piyasa mı? Demokrasi mi yetersiz, otorite mi gerekli?
Eğer bir önceki ay yaptığım işlerin aynısını yapıyor ve ilerleme kaydedemiyorsam, burada bir yanlışlık var ve kendimi, düşündüklerimi hayata geçirememişim demektir. Ama eğer kendimi geliştirmem başkalarına bağlıysa daha büyük bir yanlışlık var ve kendimi keşfedememişim demektir.
Kur’an ile modern biyolojik evrim teorisinin özellikle insanın kökeni konusunda ciddi bir gerilim taşıdığı söylenebilir. Bu gerilim, daha çok Hz. Âdem’in yaratılış anlatımından kaynaklanır.
Kur’an’da insanın yaratılışı birçok yerde özel ve doğrudan bir fiil olarak anlatılır. Hicr 26’da insanın “kuru bir çamurdan” yaratıldığı, Sad 72’de Allah’ın Âdem’e ruhundan üflediği belirtilir. Bakara 30–34’te ise Âdem’in meleklere tanıtılması ve ona secde edilmesi anlatılır. Bu anlatım, klasik İslam tefsir geleneğinde ilk insanın doğrudan ve özel yaratıldığı şeklinde anlaşılmıştır. Ayrıca Âl-i İmran 59’da Âdem’in yaratılışı, babasız yaratılan İsa’ya benzetilir; bu da mucizevi ve doğrudan bir yaratım vurgusu olarak yorumlanır.
Modern evrim teorisi ise insanın, diğer canlılarla ortak ataya sahip olduğunu ve doğal seçilim gibi biyolojik mekanizmalarla uzun bir süreçte ortaya çıktığını savunur. İnsan, bu modele göre ayrı ve özel bir başlangıçla değil; biyolojik süreklilik içinde evrimleşmiştir. Bu noktada temel farklılık şudur: Kur’an’ın klasik yorumunda insan ontolojik olarak ayrı ve özel bir yaratımken, evrimsel biyolojide insan diğer canlı türlerinin devamı olan bir türdür.
Bazı ayetlerde geçen “sizi evrelerden geçirerek yarattı” (Nuh 14) veya “her canlıyı sudan yarattı” (Nur 45) ifadeleri evrimle uyumlu şekilde yorumlanabilir. Ancak bağlam incelendiğinde bu ayetlerin doğrudan türler arası evrim mekanizmasına işaret ettiği açık değildir. Klasik tefsir literatüründe de bu ayetler Darwinci evrim anlamında yorumlanmamıştır. Bu nedenle modern evrim teorisini doğrudan Kur’an’dan çıkarmak yorum genişletmesi olur.
Sonuç olarak, Kur’an metni modern biyolojik evrimi açıkça tartışmaz; ancak Hz. Âdem’in özel ve doğrudan yaratıldığı yönündeki geleneksel anlayış esas alındığında, insanın başka canlılardan evrimleştiğini savunan teoriyle teolojik bir çelişki ortaya çıkar. Bu çelişki özellikle insanın kökeni meselesinde belirgindir[1]
Evrim Ağacı'nın %100 okur destekli bir bilim platformu olduğunu biliyor muydunuz? Evrim Ağacı'nın maddi destekçileri arasına katılarak Türkiye'de bilimin yayılmasına güç katın.