Rusya, ABD'nin Ay'a Gidip Gitmediğini Kontrol Etmek İçin Ay Görevi Düzenleyecek mi?

Bu içerik, Evrim Ağacı'nın Gerçeklik Analizi Araştırmaları'nın bir parçasıdır. Bu sistem çerçevesinde analiz edilen iddialar, "Gerçek", "Karışık", "Sahte" şeklinde üç sınıfa ayrılmaktadır. Aynı analiz sistemi çerçevesinde, ünlü insanlara atfedilen sözler de incelenmektedir. Bu sözler, "Gerçek", "Hatalı Atıf", "İspatsız" ve "Sahte" şeklinde dört sınıfa ayrılmaktadır.

İddia

Rusya, ABD'nin Ay'a gidip gitmediğini doğrulayacak.

Gerçek mi?

Karışık

Gerçek Taraflar

Rus Uzay Ajansı ROSCOSMOS Başkanı Dmitry Rogozin, Moldova Cumhurbaşkanı Igor Dodon ile yaptığı bir sohbette, Dodon'un sorusu üzerine gerçekten de ABD'nin Ay'a iniş yapıp yapmadığını tespit edeceklerine yönelik bir cümle kullandığı doğrudur. Ayrıca Rusya'nın 2040 yılına kadar Ay'da bir uzay üssü kurmaya ve önce Ay'a, sonra Mars'a insan göndermeye yönelik görev planları olduğu doğrudur.

Sahte Taraflar

Haber sitelerinin başlıklarının iddia ettiğiniz aksine Başkan Rogozin, bunu şaka yollu söyledi ve ciddi değildi. Sputnik Haber Ajansı şöyle yazıyor:

Amerikalı astronotların Ay'a inip inmediği sorulduğunda, Rogozin sırıtarak "Öyle olduğunu iddia ediyorlar, biz de gidip göreceğiz." dedi.

İddianın Kökeni

21. yüzyılın başında uzay yarışının yeniden kızışmasıyla birlikte karşılıklı göndermeler de artmaya başladı. Ana akım medyanın bu atışmayı popülist bir düzlemde çarpıtma ve başlıklarını buna yönelik olarak tık tuzağı şeklinde tasarlaması, halk arasında hatalı algıların nedeni olmakta.

Bilgiler

Yaygın kanının aksine ABD Uzay Ajansı NASA, Ay üzerine toplamda 8 insanlı araç gönderdi; bunlar içinde 24 astronot vardı ve bunların 12'si Ay'a ayak bastı. Dolayısıyla bu başarı tek seferlik bir başarı değildi, tekrar tekrar başarıldı ve tüm Dünya (ve NASA'nın birincil olan ve olmayan bütün çalışanları) bu başarıları ve bu görevlerin öncülü olan sayısız başarısızlıkları ve ölümleri başından sonuna kadar deneyimledi. Bu konuda kapsamlı bilgiler için buradaki yazımızı okuyabilirsiniz.

Bu kadar büyük ve uzun yıllara yayılan bir başarının, komplo teorisyenlerinin iddia ettiği gibi baştan sona uydurma ve stüdyo çekimi olması pratik olarak imkansızdır; hele ki ABD'nin NSA gibi üst düzey güvenlikli kurumlarındaki devlet sırlarını bile sızdırmayı önlemek konusundaki beceriksizliği düşünülecek olursa...

Ay Görevleri ile ilgili iddialar ve bunların bilimsel analizler karşısında ne kadar geçerli olduğunu öğrenmek için buradaki yazımızı okuyabilirsiniz.

Diğer Ülkelerden Gelen Doğrulamalar

Bunun ötesinde, ABD'nin Ay'a iniş yaptığı bugüne kadar zaten üçüncü parti dış kaynaklarca doğrulanmıştır. Bunların kısa bir listesini verecek olursak:

  1. İngiltere'de bulunan Kettering Dil Okulu'nun amatör radyo ve uydu ekibi, ABD ve Sovetler'in Ay görevleri boyunca yaptıklarını iddia ettikleri görevleri bağımsız radyo ekipmanları ile tespit etmeye çalışıp, elde ettikleri bulguları yayınlamışlardır. Aralık 1972'de Apollo 17'nin Ay'a gidişini bağımsız olarak tespit ettiklerini bildirmişlerdir.
  2. 2008 yılında Japonya Uzay Araştırma Ajansı (JAXA), SELENE Ay aracı ile ABD'nin 4. insanlı Ay inişi olan Apollo 15'in iniş yaptığı Ay bölgelerini fotoğraflamıştır. Burada, NASA'nın iniş yaptığı yerin izleri gözlenebilmiştir.
  3. Hindistan Uzay Araştırma Organizasyonu (ISRO) tarafından 2008 yılında gönderilen Chandrayaan-1 Ay aracı, Apollo 15 iniş bölgesini inceleyerek JAXA'dan bağımsız olarak inişin yaşandığını doğrulamıştır.
  4. Çin Ulusal Uzay Ajansı (CNSA) tarafından 2010 yılında gönderilen Ay aracı Chang'e 2, Apollo inişlerinin yapıldığı bölgeleri 1.3 metre çözünürlük düzeyinde görüntülemeyi başardı.

Tekil Görevlere Yönelik Doğrulamalar

Bunun ötesinde her bir görev, sayısız bağımsız gözlemci tarafından daha görev sürdürülürken gözlenmiş, raporlanmış ve analiz edilmiştir. Bunların kısaltılmış bir listesini sunacak olursak:

  1. Apollo 8 görevinin S-IVB ücüncü kademe roketinden düşen yakıt deposu, 21 Aralık 1968 günü İngiltere'deki amatör astronomlar tarafından görüntülenmiştir. Fransa'daki Pic du Midi Gözlemevi'nden Dr. Michael Moutsoulas, 60 santimetrelik bir teleskop kullanarak doğu yönünde ilerleyen bir aracı tespit etmiş ve Apollo 8'in bildirilen konumuyla eşleştirmeyi başarmıştır.
  2. NASA ile bir bağlantısı olmayan Northwestern Üniversitesi'nin artık işlevini durdurmuş olan Corralotis Gözlemevi, NASA'dan yapılan yayına ek olarak kendi gözlemlerini CBS kanalı ile canlı olarak paylaşmış, Apollo 10 görevinin gerçekten yapıldığını doğrulamıştır.
  3. Almanya'daki Bochum Gözlemevi'nden Prof. Dr. Heinz Kaminski, hem Sovyet hem de ABD uzay ajanslarından bağımsız olarak Apollo 11 görevi ile ilgili olarak yayınlanan veri ve iddiaları kendi gözlemleriyle doğrulamıştır. İngiltere'deki Jodrell Bank Gözlemevi, kendi teleskoplarını kullanarak önce Sovyetler'in Sputnik aracını, sonrasında ise Apollo 11 görevini bağımsız olarak gözlemişlerdir. Aynı zamanda Sovyet uzay aracı Luna 15'in de gerçekten başarıyla fırlatıldığını doğrulamışlardır. Bunlar halka arz edilmiş bilgilerdir.
  4. Dijital bir planetaryum olan Chabot Uzay ve Bilim Merkezi, Apollo 13'ün yörüngesini optik takip araçlarıyla bağımsız olarak gözlemiştir.
  5. Corralitos Gözlemevi, Apollo 14'ün fotoğraflarını bizzat yakalamayı başarmıştır.
  6. Bağımsız araştırmacılar Paul Wilson ve Richard Knadle, kendi radyo ekipmanlarını kullanarak Apollo 15 kumanda merkezinden yayılan radyo sinyallerini yakalayıp, bu sinyallerde bahsedilen olaylarla göreve yönelik kendilerinin bağımsız olarak çektikleri fotoğrafları eşleştirmeyi başarmışlardır. Bu çalışmalarını QST dergisinde yayımlamışlardır.
  7. Washington Eyalet Üniversitesi, Apollo 16'yı kendi araçlarıyla gözlemeyi başarmışlardır. Ayrıca 2 ayrı amatör radyocu, ev yapımı ekipmanları ile Apollo 16 görev modülünden gelen sinyalleri yakalamayı başarmıştır. Bochum Gözlemevi de, bağımsız olarak astronotları takip etmiş ve Ay'dan Houston'a gönderilen sinyalleri yakalayarak kendi görüntülerini elde etmişlerdir. Bu görüntüleri 625 satırlık 2 inç siyah-beyaz video teyplere kaydetmiş ve saniyede 25 kare ile oynatmayı başarmışlardır. Bu görüntülerde Houston'daki yönetim merkezindeki kimsenin sesleri yoktur; çünkü gözlemevi doğrudan Ay'dan gelen sinyalleri yakalayarak filme çevirmiştir!
  8. İsveç uzay programından Sven Grahn, Florida'da Apollo 17'yi kendi gözlemleriyle yakalamayı başarmıştır.

Sovyetler Birliği, ABD'nin Ay İnişlerini Asla Yalanlamadı!

20. yüzyılın uzay yarışı sırasında bile Sovyet Uzay Ajansı, ABD'nin Ay'a iniş yaptığı konusunda herhangi bir reddiyede bulunmamış, bu başarıyı görmezden gelerek "çirkef" olarak tabir edilen tutuma başvurmamıştır. Üstelik bu, Sovyetler Birliği'nin askeri kapasitesi dahilindeyken! Amerikalı David Randolph Scott ile Rus Alexei Leonov'un yazdığı Ay'ın İki Yüzü: Soğuk Savaş'taki Ay Yarışı Hikayemiz isimli kitabında, Sovyetler Birliği'nin Uzay İletişim Birimi, "en modern istihbarat toplama ve bireysel takip ekipmanları ile donatılmış" olarak tanımlanmaktadır. Dolayısıyla bunu rahatlıkla tespit edebilirlerdi; ancak bunu yapmadılar. Öyle ki, Soğuk Savaş sonrasında iki ülke el ele vererek uzay programlarını daha da öteye götürmeyi başarmışlardır.

Dolayısıyla, ROSCOSMOS'un 21. yüzyılda bu doğrulamayı bir kez daha yapmasında herhangi bir sakınca yoktur; hatta bu paranoya yaklaşımını dizginlemek açısından faydalı bile olacaktır! Ancak Ay görevlerinin gerçekliğini bir kez daha doğrulamanın bize herhangi bir ek bilgi vermeyeceği gerçeği düşünüldüğünde, Rogozin'in ve benzerlerinin şakayla karışık yaklaşımlarının yersiz birer espri ve halk arasındaki paranoyayı gereksiz yere körükleyecek bir kaynak olduklarıgörülebilir. Öte yandan tekrar kızışan uzay yarışı sürecinde, bu tarz çarpıtma ve iğneleyici sözler beklenmedik değildir.

Şakayla Karışık Paranoya

Örneğin, başkan Nikita Khrushchev'in yönetiminde Sovyetler Birliği Sputnik 1 uydusunu ve Yuri Gagarin'i uzaya göndermeyi başarmışlardı. Scientific American'ın Khrushchev'in oğlu Sergei ile yaptığı bir röportajda, Neil Armstrong'un Ay'a ayak bastığı sırada nerede olduğu sorulduğunda, şöyle bir cevap veriyor:

Ay'a iniş gününü çok iyi hatırlıyorum. 34 yaşındaydım. Arkadaşlarımla bir tatildeydik. Hemen hemen hepsi Chelomei Tasarım Bürosu'nda çalışırlardı. Ayrıca aramızda KGB'den de bir görevli vardı. Ukrayna'da, Çernobil'deydik. Daha sonradan adı çıkacak olan Çernobil Nükleer Santrali'nin bulunduğu yerdeydik. KGB görevlisi Afrika'dan yeni dönmüştü ve yanında ufak da bir teleskop getirmişti. Bu teleskobu kullanarak Ay'a baktık ama iniş falan göremedik. Dolayısıyla o zamanlarda bizim için halen şüpheli bir durumdu. (Gülüyor)
Sergei Khrushchev
Sergei Khrushchev
Scientific American

Görüldüğü üzere, bu tarz "şakayla karışık" yaklaşımlar Ruslar'da halen süregelen bir durum. Ancak kendisine Rusya'nın Ay inişine yakın olup olmadığı sorulduğunda şöyle cevap veriyor:

Ruslar yakın falan değildi. Hatta bence Rusya'nın, [Rus Uzay Programı başkanı] Sergei Korolev ve onun sonradan yerini alan Vasili Mishin ile Amerika'nın ilerisine geçme şansı hiç yoktu. Korolev bir bilim insanı değildi, bir tasarımcı bile değildi. Harika bir yöneticiydi. Ancak mentalitesi, onun en büyük problemiydi. Elindeki N1 isimli araç ile uzaya gitmeyi kafasına takmıştı; ancak araç 1958'de tamamen başka amaçlarla tasarlanmıştı, yük kapasitesi sadece 70 tondu. Onun aklındaki şey, hiçbir ara görev basamağı kullanmadan, tek seferde uzaya gitmeyi denemekti. Eğer sürekli denersek, başaracağımıza inanıyordu. Lunnik görevleri ile çok sayıda deneme ve yanılma yapıldı. Bir insanı Ay'a göndermek fazlasıyla karmaşık bir iş, hele ki o tarz bir yaklaşım ile düşünüldüğünde. Bence en başından başarısızlığa mahkumdu. Tabii şunu da anlamalısınız, ben onun rakibi olarak konuşuyorum. Biz de Büro ile kendi tasarımımız üzerinde çalışıyorduk. Bizler belki de daha gerçekçiydik. Ancak Amerikalılar'ı o dönemde yenebileceğimizi hiç sanmıyorum. Rus Uzay Programı'ndan bahsederken, batılı medyanın yaptığı bir hata var: Merkezi bir program olduğunu ima ediyorlar. Gerçekte ise bizim programımız tek bir merkeze bağlı değildi; en azından ABD'ye nazaran. Onların tek bir odağı vardı: Apollo görevi. Sovyetler'de ise birbiriyle yarışan farklı tasarımcılar vardı.

Bir diğer örneği ele alalım: 2015 yılında Rus gazetesi Izvestia'da bir köşe yazısı yazan hükümet sözcüsü Vladimir Markin'in ABD'nin Ay görevlerini araştıracak bir komite kurulması talebi de bunun bir benzeridir. Ancak bu kişiler bile Ay görevlerini komplo teorisyenleri gibi reddetmemektedirler; sadece Ay görevlerinin sadece bir NASA başarısı olmadığının, insanlığın ortak kültürel değeri olduğunun tespit edilmesini ve görevde toplanan bütün veri ve örneklerin halka arz edilmesini talep etmişlerdir. Moscow Times gazetesi, Markin'in bu talebini şöyle yazıyor:

Biz [ABD'nin] Ay'a gitmediğini, bunun yerine sadece bir film çektiklerini iddia etmiyoruz. Ancak tüm bilimsel, belki de kültürel kalıntılar, insanlığın ortak değeridir. Bunların arkalarında iz bırakmadan kaybolması, ortak kaybımız olacaktır.

Ay Görevlerine Yönelik Kuşkular

Tüm sağlam kanıtlara rağmen, ABD'nin Ay'a asla iniş yapmadığına yönelik halk arasındaki paranoya, komplo teorisyenlerinin yaydıkları sahte bilgiler ile güçlü tutulmaya çalışılmaktadır.

Haziran 2018'de yapılan Rus Halk Görüşü Anketi'ne göre Rusların %57'si ABD'nin Ay'a ayak basmadığına inanmaktadır. 2016 yılında Birleşik Krallık'ta yapılan bir anket, İngilizlerin %52'sinin Ay inişinin sahte olduğuna inandığını göstermektedir. 2013 yılında Pew Araştırma Merkezi'nin yaptığı bir anket çalışması ise, Amerikalılar'ın %7'sinin Ay görevlerinin sahte olduğuna inandığını göstermektedir.

Komplo Teorileri Sadece Amerikalılar'a Yönelik Değil!

Tabii ki gerçek ile bağlantısı kesilmiş olan kişilerin hedefinde olan tek ülke ABD değil. Sovyetler Birliği'nin uzay programıyla ilgili de bol miktarda komplo teorisi bulmak mümkün. Bunlardan en meşhurlarından birisi, aslında Sovyetler Birliği'nin Ay'a ABD'den 12 sene önce insan gönderdiği; ancak bu kozmonotların hiçbirinin geri dönemediğine, Sovyetler Birliği'nin de bu görevin sonuçlarını gizlediğine yönelik komplo teorisi.

İnsanların bu tarz komplo teorilerine neden inandığını merak ediyorsanız, buradaki, buradaki ve buradaki yazılarımızı okıuyabilirsiniz. Bunlarla nasıl mücadele edilebileceğine yönelik bilgileri ise buradaki veya buradaki yazılarımızdan alabilirsiniz.

Kaynaklar ve İleri Okuma:

Omurgalılarda Vücut Isısı ve Metabolizma İle Olan İlişkisi

Arkeologlar ve Paleontologlar Fosil Gibi Buluntuları Yalayarak Tespit Edebilir mi?

Yazar

Çağrı Mert Bakırcı

Çağrı Mert Bakırcı

Yazar

Evrim Ağacı'nın kurucusu ve idari sorumlusudur. Popüler bilim yazarı ve anlatıcısıdır. Doktorasını Texas Tech Üniversitesi'nden almıştır. Araştırma konuları evrimsel robotik, yapay zeka ve teorik/matematiksel evrimdir.

Konuyla Alakalı İçerikler

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close
Geri Bildirim